200
Kullanım
10
Lemma
64
Türev
81
Anlam
10 lemma, 64 türev form
Örnek Ayetler (4 / 22)
Amos 2:1
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה עַל־שְׁלֹשָׁה֙ פִּשְׁעֵ֣י מוֹאָ֔ב וְעַל־אַרְבָּעָ֖ה לֹ֣א אֲשִׁיבֶ֑נּוּ עַל־שָׂרְפ֛וֹ עַצְמ֥וֹת מֶֽלֶךְ־אֱד֖וֹם לַשִּֽׂיד
Yahve şöyle dedi: 'Moav'ın üç isyanı için ve dört isyanı için onu geri çevirmeyeceğim; çünkü Edom kralının kemiklerini kireç için yaktı.'
Hezekiel 37:1
·
Tevrat
הָיְתָ֣ה עָלַי֮ יַד־יְהוָה֒ וַיּוֹצִאֵ֤נִי בְר֨וּחַ֙ יְהוָ֔ה וַיְנִיחֵ֖נִי בְּת֣וֹךְ הַבִּקְעָ֑ה וְהִ֖יא מְלֵאָ֥ה עֲצָמֽוֹת
Yahve'nin eli üzerimdeydi ve Yahve'nin ruhuyla beni çıkardı ve beni vadinin ortasına bıraktı; ve orası kemiklerle doluydu.
Hezekiel 37:7
·
Tevrat
וְנִבֵּ֖אתִי כַּאֲשֶׁ֣ר צֻוֵּ֑יתִי וַֽיְהִי־ק֤וֹל כְּהִנָּֽבְאִי֙ וְהִנֵּה־רַ֔עַשׁ וַתִּקְרְב֣וּ עֲצָמ֔וֹת עֶ֖צֶם אֶל־עַצְמֽוֹ
Bana buyrulduğu gibi peygamberlik ettim; ben peygamberlik ederken bir ses oldu ve işte bir sarsıntı, ve kemikler yaklaştılar, kemik kemiğine.
2. Samuel 21:12
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ דָּוִ֗ד וַיִּקַּ֞ח אֶת־עַצְמ֤וֹת שָׁאוּל֙ וְאֶת־עַצְמוֹת֙ יְהוֹנָתָ֣ן בְּנ֔וֹ מֵאֵ֕ת בַּעֲלֵ֖י יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֑ד אֲשֶׁר֩ גָּנְב֨וּ אֹתָ֜ם מֵרְחֹ֣ב בֵּֽית־שַׁ֗ן אֲשֶׁ֨ר תְּלָא֥וּם שָׁ֨מָּה֙ פְּלִשְׁתִּ֔ים בְּי֨וֹם הַכּ֧וֹת פְּלִשְׁתִּ֛ים אֶת־שָׁא֖וּל בַּגִּלְבֹּֽעַ
Davut gitti ve Şaul'un kemiklerini ve oğlu Yonatan'ın kemiklerini Yaveş-Gilat adamlarından aldı; onlar, Filistlilerin Gilboa'da Şaul'u vurduğu gün Filistlilerin onları oraya astığı Beyt-Şan meydanından onları çalmışlardı.
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hezekiel 24:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם כְּתָב־לְךָ֙ אֶת־שֵׁ֣ם הַיּ֔וֹם אֶת־עֶ֖צֶם הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה סָמַ֤ךְ מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֙ אֶל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם בְּעֶ֖צֶם הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Adem oğlu, bu günün adını, tam bu günün adını kendine yaz; Babil kralı tam bu günde Yeruşalim'e dayandı.
Hezekiel 40:1
·
Tevrat
בְּעֶשְׂרִ֣ים וְחָמֵ֣שׁ שָׁנָ֣ה לְ֠גָלוּתֵנוּ בְּרֹ֨אשׁ הַשָּׁנָ֜ה בֶּעָשׂ֣וֹר לַחֹ֗דֶשׁ בְּאַרְבַּ֤ע עֶשְׂרֵה֙ שָׁנָ֔ה אַחַ֕ר אֲשֶׁ֥ר הֻכְּתָ֖ה הָעִ֑יר בְּעֶ֣צֶם הַיּ֣וֹם הַזֶּ֗ה הָיְתָ֤ה עָלַי֙ יַד־יְהוָ֔ה וַיָּבֵ֥א אֹתִ֖י שָֽׁמָּה
Sürgünümüzün yirmi beşinci yılında, yılın başında, ayın onuncu gününde, şehir vurulduktan on dört yıl sonra, tam bu günde Yahve'nin eli üzerimde oldu ve beni oraya getirdi.
Yeşu 5:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אכְל֜וּ מֵעֲב֥וּר הָאָ֛רֶץ מִמָּֽחֳרַ֥ת הַפֶּ֖סַח מַצּ֣וֹת וְקָל֑וּי בְּעֶ֖צֶם הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Fısıh'ın ertesi günü, tam bu günde, yerin ürününden mayasız ekmek ve kavrulmuş tahıl yediler.
Eyüp 21:23
·
Tevrat
זֶ֗ה יָ֭מוּת בְּעֶ֣צֶם תֻּמּ֑וֹ כֻּ֝לּ֗וֹ שַׁלְאֲנַ֥ן וְשָׁלֵֽיו
Biri kusursuzluğunun gücünde, tamamen rahat ve huzurlu olarak ölür.
Yaratılış 7:13
·
Tevrat
בְּעֶ֨צֶם הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ בָּ֣א נֹ֔חַ וְשֵׁם־וְחָ֥ם וָיֶ֖פֶת בְּנֵי־נֹ֑חַ וְאֵ֣שֶׁת נֹ֗חַ וּשְׁלֹ֧שֶׁת נְשֵֽׁי־בָנָ֛יו אִתָּ֖ם אֶל־הַתֵּבָֽה
Tam bu günde Nuh, Nuh'un oğulları Sem, Ham ve Yafet, Nuh'un karısı ve onlarla birlikte oğullarının üç karısı gemiye girdiler.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 2:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י בֶּן־אָדָם֙ שׁוֹלֵ֨חַ אֲנִ֤י אֽוֹתְךָ֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶל־גּוֹיִ֥ם הַמּוֹרְדִ֖ים אֲשֶׁ֣ר מָרְדוּ־בִ֑י הֵ֤מָּה וַאֲבוֹתָם֙ פָּ֣שְׁעוּ בִ֔י עַד־עֶ֖צֶם הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, ben seni İsrail oğullarına, bana isyan eden isyancı uluslara gönderiyorum; onlar ve babaları bu günün kendisine kadar bana karşı suç işlediler.
Hezekiel 24:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם כְּתָב־לְךָ֙ אֶת־שֵׁ֣ם הַיּ֔וֹם אֶת־עֶ֖צֶם הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה סָמַ֤ךְ מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֙ אֶל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם בְּעֶ֖צֶם הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Adem oğlu, bu günün adını, tam bu günün adını kendine yaz; Babil kralı tam bu günde Yeruşalim'e dayandı.
Hezekiel 37:7
·
Tevrat
וְנִבֵּ֖אתִי כַּאֲשֶׁ֣ר צֻוֵּ֑יתִי וַֽיְהִי־ק֤וֹל כְּהִנָּֽבְאִי֙ וְהִנֵּה־רַ֔עַשׁ וַתִּקְרְב֣וּ עֲצָמ֔וֹת עֶ֖צֶם אֶל־עַצְמֽוֹ
Bana buyrulduğu gibi peygamberlik ettim; ben peygamberlik ederken bir ses oldu ve işte bir sarsıntı, ve kemikler yaklaştılar, kemik kemiğine.
Hezekiel 39:15
·
Tevrat
וְעָבְר֤וּ הָעֹֽבְרִים֙ בָּאָ֔רֶץ וְרָאָה֙ עֶ֣צֶם אָדָ֔ם וּבָנָ֥ה אֶצְל֖וֹ צִיּ֑וּן עַ֣ד קָבְר֤וּ אֹתוֹ֙ הַֽמְקַבְּרִ֔ים אֶל־גֵּ֖יא הֲמ֥וֹן גּֽוֹג
Ve geçenler yerde geçecekler ve insanın kemiğini görecek ve gömenler onu Gog Kalabalığı Vadisi'ne gömene kadar yanına işaret yapacak.
Yeşu 10:27
·
Tevrat
וַיְהִ֞י לְעֵ֣ת בּ֣וֹא הַשֶּׁ֗מֶשׁ צִוָּ֤ה יְהוֹשֻׁ֨עַ֙ וַיֹּֽרִידוּם֙ מֵעַ֣ל הָעֵצִ֔ים וַיַּ֨שְׁלִכֻ֔ם אֶל־הַמְּעָרָ֖ה אֲשֶׁ֣ר נֶחְבְּאוּ־שָׁ֑ם וַיָּשִׂ֜מוּ אֲבָנִ֤ים גְּדֹלוֹת֙ עַל־פִּ֣י הַמְּעָרָ֔ה עַד־עֶ֖צֶם הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Güneş batarken Yeşu buyurdu ve onları ağaçların üzerinden indirdiler ve onları saklandıkları mağaraya attılar; ve mağaranın ağzına büyük taşlar koydular, tam bugüne kadar.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 19:13
·
Tevrat
אַחַ֣י אַתֶּ֔ם עַצְמִ֥י וּבְשָׂרִ֖י אַתֶּ֑ם וְלָ֧מָּה תִהְי֛וּ אַחֲרֹנִ֖ים לְהָשִׁ֥יב אֶת־הַמֶּֽלֶךְ
Siz benim kardeşlerimsiniz, siz benim kemiğim ve etimsiniz; kralı geri getirmekte neden sonuncular oluyorsunuz?
2. Samuel 19:14
·
Tevrat
וְלַֽעֲמָשָׂא֙ תֹּֽמְר֔וּ הֲל֛וֹא עַצְמִ֥י וּבְשָׂרִ֖י אָ֑תָּה כֹּ֣ה יַֽעֲשֶׂה־לִּ֤י אֱלֹהִים֙ וְכֹ֣ה יוֹסִ֔יף אִם־לֹ֠א שַׂר־צָבָ֞א תִּהְיֶ֧ה לְפָנַ֛י כָּל־הַיָּמִ֖ים תַּ֥חַת יוֹאָֽב
Amasa'ya deyin: Sen benim kemiğim ve etim değil misin? Eğer bütün günler önümde Yoav'ın yerine ordu komutanı olmazsan, Tanrı bana böyle yapsın ve böyle eklesin.'
Mezmurlar 6:3
·
Tevrat
חָנֵּ֥נִי יְהוָה֮ כִּ֤י אֻמְלַ֫ל אָ֥נִי רְפָאֵ֥נִי יְהוָ֑ה כִּ֖י נִבְהֲל֣וּ עֲצָמָֽי
Lütfet bana Yahve, çünkü ben zayıf düştüm; şifa ver bana Yahve, çünkü kemiklerim sarsıldı.
Mezmurlar 32:3
·
Tevrat
כִּֽי־הֶ֭חֱרַשְׁתִּי בָּל֣וּ עֲצָמָ֑י בְּ֝שַׁאֲגָתִ֗י כָּל־הַיּֽוֹם
Çünkü sustuğumda, bütün gün inlememden kemiklerim eridi.
Mezmurlar 102:6
·
Tevrat
מִקּ֥וֹל אַנְחָתִ֑י דָּבְקָ֥ה עַ֝צְמִ֗י לִבְשָׂרִֽי
İniltimin sesinden kemiğim etime yapıştı.
Örnek Ayetler (2 / 8)
Çölde Sayım 9:12
·
Tevrat
לֹֽא־יַשְׁאִ֤ירוּ מִמֶּ֨נּוּ֙ עַד־בֹּ֔קֶר וְעֶ֖צֶם לֹ֣א יִשְׁבְּרוּ־ב֑וֹ כְּכָל־חֻקַּ֥ת הַפֶּ֖סַח יַעֲשׂ֥וּ אֹתֽוֹ
Sabaha kadar ondan bırakmayacaklar ve onda kemik kırmayacaklar; Fısıh'ın bütün kurallarına göre onu yapacaklar.
Mısır'dan Çıkış 12:46
·
Tevrat
בְּבַ֤יִת אֶחָד֙ יֵאָכֵ֔ל לֹא־תוֹצִ֧יא מִן־הַבַּ֛יִת מִן־הַבָּשָׂ֖ר ח֑וּצָה וְעֶ֖צֶם לֹ֥א תִשְׁבְּרוּ־בֽוֹ
Bir evde yenecek; etten evden dışarıya çıkarmayacaksın ve onda kemik kırmayacaksınız.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 23:9
·
Tevrat
לַנְּבִאִ֞ים נִשְׁבַּ֧ר לִבִּ֣י בְקִרְבִּ֗י רָֽחֲפוּ֙ כָּל־עַצְמוֹתַ֔י הָיִ֨יתִי֙ כְּאִ֣ישׁ שִׁכּ֔וֹר וּכְגֶ֖בֶר עֲבָ֣רוֹ יָ֑יִן מִפְּנֵ֣י יְהוָ֔ה וּמִפְּנֵ֖י דִּבְרֵ֥י קָדְשֽׁוֹ
Peygamberler için içimde kalbim kırıldı, bütün kemiklerim titredi; Yahve'nin yüzünden ve kutsal sözlerinin yüzünden sarhoş bir adam gibi ve şarabın onu aştığı bir adam gibi oldum.
Yeşaya 38:13
·
Tevrat
שִׁוִּ֤יתִי עַד־בֹּ֨קֶר֙ כָּֽאֲרִ֔י כֵּ֥ן יְשַׁבֵּ֖ר כָּל־עַצְמוֹתָ֑י מִיּ֥וֹם עַד־לַ֖יְלָה תַּשְׁלִימֵֽנִי
Sabaha kadar yatıştırdım, bir aslan gibi, öyle kıracak bütün kemiklerimi; günden geceye kadar beni bitireceksin.'
Mezmurlar 22:15
·
Tevrat
כַּמַּ֥יִם נִשְׁפַּכְתִּי֮ וְהִתְפָּֽרְד֗וּ כָּֽל־עַצְמ֫וֹתָ֥י הָיָ֣ה לִ֭בִּי כַּדּוֹנָ֑ג נָ֝מֵ֗ס בְּת֣וֹךְ מֵעָֽי
Su gibi döküldüm ve bütün kemiklerim ayrıldı; kalbim balmumu gibi oldu, bağırsaklarımın içinde eridi.
Mezmurlar 22:18
·
Tevrat
אֲסַפֵּ֥ר כָּל־עַצְמוֹתָ֑י הֵ֥מָּה יַ֝בִּ֗יטוּ יִרְאוּ־בִֽי
Bütün kemiklerimi sayabilirim; onlar bakarlar, bende görürler.
Mezmurlar 35:10
·
Tevrat
כָּ֥ל עַצְמוֹתַ֨י תֹּאמַרְנָה֮ יְהוָ֗ה מִ֥י כָ֫מ֥וֹךָ מַצִּ֣יל עָ֭נִי מֵחָזָ֣ק מִמֶּ֑נּוּ וְעָנִ֥י וְ֝אֶבְי֗וֹן מִגֹּזְלֽוֹ
Bütün kemiklerim diyecek: 'Yahve, kim senin gibidir, düşkünü ondan güçlüden ve düşkünü ve yoksulu onu soyandan kurtaran?'
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 37:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֶּן־אָדָ֕ם הֲתִחְיֶ֖ינָה הָעֲצָמ֣וֹת הָאֵ֑לֶּה וָאֹמַ֕ר אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה אַתָּ֥ה יָדָֽעְתָּ
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, bu kemikler yaşayacak mı?' Ve dedim: 'Efendi Yahve, sen bildin.'
Hezekiel 37:4
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י הִנָּבֵ֖א עַל־הָעֲצָמ֣וֹת הָאֵ֑לֶּה וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם הָעֲצָמוֹת֙ הַיְבֵשׁ֔וֹת שִׁמְע֖וּ דְּבַר־יְהוָֽה
Ve bana dedi: 'Bu kemikler üzerine peygamberlik et ve onlara diyeceksin: Kuru kemikler, Yahve'nin sözünü işitin.'
Hezekiel 37:11
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֮ אֵלַי֒ בֶּן־אָדָ֕ם הָעֲצָמ֣וֹת הָאֵ֔לֶּה כָּל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל הֵ֑מָּה הִנֵּ֣ה אֹמְרִ֗ים יָבְשׁ֧וּ עַצְמוֹתֵ֛ינוּ וְאָבְדָ֥ה תִקְוָתֵ֖נוּ נִגְזַ֥רְנוּ לָֽנוּ
Bunun üzerine bana dedi: 'Adam oğlu, bu kemikler bütün İsrail evidir; işte diyorlar: Kemiklerimiz kurudu ve umudumuz yok oldu, biz kesildik.'
2. Krallar 23:16
·
Tevrat
וַיִּ֣פֶן יֹאשִׁיָּ֗הוּ וַיַּ֨רְא אֶת־הַקְּבָרִ֤ים אֲשֶׁר־שָׁם֙ בָּהָ֔ר וַיִּשְׁלַ֗ח וַיִּקַּ֤ח אֶת־הָֽעֲצָמוֹת֙ מִן־הַקְּבָרִ֔ים וַיִּשְׂרֹ֥ף עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ וַֽיְטַמְּאֵ֑הוּ כִּדְבַ֣ר יְהוָ֗ה אֲשֶׁ֤ר קָרָא֙ אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֣ר קָרָ֔א אֶת־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Yoşiya döndü ve orada dağda olan mezarları gördü; gönderdi ve mezarlardan kemikleri aldı, sunak üzerinde yaktı ve onu kirletti; bu sözleri seslenen Tanrı adamının seslendiği Yahve'nin sözüne göre.
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 34:21
·
Tevrat
שֹׁמֵ֥ר כָּל־עַצְמוֹתָ֑יו אַחַ֥ת מֵ֝הֵ֗נָּה לֹ֣א נִשְׁבָּֽרָה
Bütün kemiklerini korur; onlardan biri kırılmaz.
Eyüp 20:11
·
Tevrat
עַ֭צְמוֹתָיו מָלְא֣וּ עֲלוּמָ֑יו וְ֝עִמּ֗וֹ עַל־עָפָ֥ר תִּשְׁכָּֽב
Kemikleri gençliğiyle doludur ve onunla toprak üzerinde yatacak.
Eyüp 21:24
·
Tevrat
עֲ֭טִינָיו מָלְא֣וּ חָלָ֑ב וּמֹ֖חַ עַצְמוֹתָ֣יו יְשֻׁקֶּֽה
Onun kovaları sütle doludur; ve kemiklerinin iliği nemlidir.
Eyüp 33:21
·
Tevrat
יִ֣כֶל בְּשָׂר֣וֹ מֵרֹ֑אִי וְשֻׁפּ֥וּ עַ֝צְמוֹתָ֗יו לֹ֣א רֻאּֽוּ
Onun eti görünmekten tükenir, ve görülmeyen kemikleri çıplak kalır.
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 13:31
·
Tevrat
וַיְהִי֮ אַחֲרֵ֣י קָבְר֣וֹ אֹתוֹ֒ וַיֹּ֤אמֶר אֶל־בָּנָיו֙ לֵאמֹ֔ר בְּמוֹתִי֙ וּקְבַרְתֶּ֣ם אֹתִ֔י בַּקֶּ֕בֶר אֲשֶׁ֛ר אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִ֖ים קָב֣וּר בּ֑וֹ אֵ֚צֶל עַצְמֹתָ֔יו הַנִּ֖יחוּ אֶת־עַצְמֹתָֽי
Onu gömdükten sonra oğullarına konuşarak dedi: 'Öldüğümde beni Tanrı adamının gömülü olduğu mezara gömün; kemiklerimi onun kemiklerinin yanına koyun.'
Yaratılış 50:25
·
Tevrat
וַיַּשְׁבַּ֣ע יוֹסֵ֔ף אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר פָּקֹ֨ד יִפְקֹ֤ד אֱלֹהִים֙ אֶתְכֶ֔ם וְהַעֲלִתֶ֥ם אֶת־עַצְמֹתַ֖י מִזֶּֽה
Yusuf İsrail'in oğullarına yemin ettirdi ve dedi: 'Tanrı sizi kesinlikle yoklayacak ve kemiklerimi buradan çıkaracaksınız.'
Mısır'dan Çıkış 13:19
·
Tevrat
וַיִּקַּ֥ח מֹשֶׁ֛ה אֶת־עַצְמ֥וֹת יוֹסֵ֖ף עִמּ֑וֹ כִּי֩ הַשְׁבֵּ֨עַ הִשְׁבִּ֜יעַ אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר פָּקֹ֨ד יִפְקֹ֤ד אֱלֹהִים֙ אֶתְכֶ֔ם וְהַעֲלִיתֶ֧ם אֶת־עַצְמֹתַ֛י מִזֶּ֖ה אִתְּכֶֽם
Musa Yusuf'un kemiklerini yanına aldı; çünkü o, İsrail oğullarına kesinlikle yemin ettirmiş ve demişti: 'Tanrı sizi kesinlikle yoklayacak ve kemiklerimi buradan sizinle birlikte çıkaracaksınız.'
Örnek Ayetler (2)
Amos 6:10
·
Tevrat
וּנְשָׂא֞וֹ דּוֹד֣וֹ וּמְסָרְפ֗וֹ לְהוֹצִ֣יא עֲצָמִים֮ מִן־הַבַּיִת֒ וְאָמַ֞ר לַאֲשֶׁ֨ר בְּיַרְכְּתֵ֥י הַבַּ֛יִת הַע֥וֹד עִמָּ֖ךְ וְאָמַ֣ר אָ֑פֶס וְאָמַ֣ר הָ֔ס כִּ֛י לֹ֥א לְהַזְכִּ֖יר בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה
Ve amcası ve onu yakan kişi, kemikleri evden çıkarmak için onu taşıyacak; ve evin en iç kısımlarındakine diyecek: 'Yanında daha var mı?' Ve o diyecek: 'Yok.' Ve o diyecek: 'Sus, çünkü Yahve'nin adını anmamalıyız.'
Hezekiel 24:4
·
Tevrat
אֱסֹ֤ף נְתָחֶ֨יהָ֙ אֵלֶ֔יהָ כָּל־נֵ֥תַח ט֖וֹב יָרֵ֣ךְ וְכָתֵ֑ף מִבְחַ֥ר עֲצָמִ֖ים מַלֵּֽא
Onun parçalarını, her iyi parçayı, uyluk ve omuzu içine topla; seçme kemiklerle doldur.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 23:18
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ הַנִּ֣יחוּ ל֔וֹ אִ֖ישׁ אַל־יָנַ֣ע עַצְמֹתָ֑יו וַֽיְמַלְּטוּ֙ עַצְמֹתָ֔יו אֵ֚ת עַצְמ֣וֹת הַנָּבִ֔יא אֲשֶׁר־בָּ֖א מִשֹּׁמְרֽוֹן
Ve dedi: 'Onu bırakın, kimse onun kemiklerini kımıldatmasın.' Böylece onun kemiklerini, Samiriye'den gelen peygamberin kemikleriyle kurtardılar.
1. Krallar 13:31
·
Tevrat
וַיְהִי֮ אַחֲרֵ֣י קָבְר֣וֹ אֹתוֹ֒ וַיֹּ֤אמֶר אֶל־בָּנָיו֙ לֵאמֹ֔ר בְּמוֹתִי֙ וּקְבַרְתֶּ֣ם אֹתִ֔י בַּקֶּ֕בֶר אֲשֶׁ֛ר אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִ֖ים קָב֣וּר בּ֑וֹ אֵ֚צֶל עַצְמֹתָ֔יו הַנִּ֖יחוּ אֶת־עַצְמֹתָֽי
Onu gömdükten sonra oğullarına konuşarak dedi: 'Öldüğümde beni Tanrı adamının gömülü olduğu mezara gömün; kemiklerimi onun kemiklerinin yanına koyun.'
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 32:27
·
Tevrat
וְלֹ֤א יִשְׁכְּבוּ֙ אֶת־גִּבּוֹרִ֔ים נֹפְלִ֖ים מֵעֲרֵלִ֑ים אֲשֶׁ֣ר יָרְדֽוּ־שְׁא֣וֹל בִּכְלֵֽי־מִלְחַמְתָּם֩ וַיִּתְּנ֨וּ אֶת־חַרְבוֹתָ֜ם תַּ֣חַת רָאשֵׁיהֶ֗ם וַתְּהִ֤י עֲוֺֽנֹתָם֙ עַל־עַצְמוֹתָ֔ם כִּֽי־חִתִּ֥ית גִּבּוֹרִ֖ים בְּאֶ֥רֶץ חַיִּֽים
Ve sünnetsizlerden düşen yiğitlerle birlikte yatmayacaklar, ki onlar savaş silahlarıyla Şeol'e indiler ve kılıçlarını başlarının altına koydular ve onların suçları onların kemikleri üzerinde oldu; çünkü yaşam diyarında yiğitlerin dehşeti vardı.
Mika 3:2
·
Tevrat
שֹׂ֥נְאֵי ט֖וֹב וְאֹ֣הֲבֵי רָ֑ע גֹּזְלֵ֤י עוֹרָם֙ מֵֽעֲלֵיהֶ֔ם וּשְׁאֵרָ֖ם מֵעַ֥ל עַצְמוֹתָֽם
İyilikten nefret edenler ve kötülüğü sevenler; onların üzerinden onların derisini ve onların kemiklerinin üzerinden onların etini koparanlar.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 5:1
·
Tevrat
וַיָּבֹ֜אוּ כָּל־שִׁבְטֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־דָּוִ֖ד חֶבְר֑וֹנָה וַיֹּאמְר֣וּ לֵאמֹ֔ר הִנְנ֛וּ עַצְמְךָ֥ וּֽבְשָׂרְךָ֖ אֲנָֽחְנוּ
İsrail'in bütün oymakları Hevron'a, Davut'a geldiler ve diyerek dediler: 'İşte biz senin kemiğin ve etiniz.'
1. Tarihler 11:1
·
Tevrat
וַיִּקָּבְצ֧וּ כָֽל־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־דָּוִ֖יד חֶבְר֣וֹנָה לֵאמֹ֑ר הִנֵּ֛ה עַצְמְךָ֥ וּֽבְשָׂרְךָ֖ אֲנָֽחְנוּ
Sonra bütün İsrail Hevron'da Davut'a toplandı ve dedi: 'İşte, biz senin kemiğin ve etiniz.'
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 31:11
·
Tevrat
כִּ֤י כָל֪וּ בְיָג֡וֹן חַיַּי֮ וּשְׁנוֹתַ֪י בַּאֲנָ֫חָ֥ה כָּשַׁ֣ל בַּעֲוֺנִ֣י כֹחִ֑י וַעֲצָמַ֥י עָשֵֽׁשׁוּ
Çünkü yaşamım kederle ve yıllarım inlemeyle tükendi; gücüm suçumda tökezledi ve kemiklerim zayıfladı.
Eyüp 30:30
·
Tevrat
ע֭וֹרִי שָׁחַ֣ר מֵעָלָ֑י וְעַצְמִי־חָ֝֗רָה מִנִּי־חֹֽרֶב
Derim üzerimde karardı ve kemiğim sıcaklık yüzünden yandı.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 109:18
·
Tevrat
וַיִּלְבַּ֥שׁ קְלָלָ֗ה כְּמַ֫דּ֥וֹ וַתָּבֹ֣א כַמַּ֣יִם בְּקִרְבּ֑וֹ וְ֝כַשֶּׁ֗מֶן בְּעַצְמוֹתָֽיו
Ve laneti giysisi gibi giydi; ve sular gibi içine ve yağ gibi kemiklerine girdi.
Süleyman'ın Özdeyişleri 12:4
·
Tevrat
אֵֽשֶׁת־חַ֭יִל עֲטֶ֣רֶת בַּעְלָ֑הּ וּכְרָקָ֖ב בְּעַצְמוֹתָ֣יו מְבִישָֽׁה
Erdemli kadın kocasının tacıdır; utandıran kadın ise onun kemiklerinde çürük gibidir.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 31:13
·
Tevrat
וַיִּקְחוּ֙ אֶת־עַצְמֹ֣תֵיהֶ֔ם וַיִּקְבְּר֥וּ תַֽחַת־הָאֶ֖שֶׁל בְּיָבֵ֑שָׁה וַיָּצֻ֖מוּ שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים
Kemiklerini aldılar, Yaveş'te ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.
Mika 3:3
·
Tevrat
וַאֲשֶׁ֣ר אָכְלוּ֮ שְׁאֵ֣ר עַמִּי֒ וְעוֹרָם֙ מֵעֲלֵיהֶ֣ם הִפְשִׁ֔יטוּ וְאֶת־עַצְמֹֽתֵיהֶ֖ם פִּצֵּ֑חוּ וּפָרְשׂוּ֙ כַּאֲשֶׁ֣ר בַּסִּ֔יר וּכְבָשָׂ֖ר בְּת֥וֹךְ קַלָּֽחַת
Ve ki halkımın etini yediler ve onların üzerinden onların derisini soydular ve onların kemiklerini kırdılar ve tencerede gibi ve kazanın içinde et gibi yaydılar.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 33:19
·
Tevrat
וְהוּכַ֣ח בְּ֭מַכְאוֹב עַל־מִשְׁכָּב֑וֹ וְר֖וֹב עֲצָמָ֣יו אֵתָֽן
Ve yatağının üzerinde acıyla azarlandı, ve kemiklerinin çokluğu süreklidir.
Eyüp 40:18
·
Tevrat
עֲ֭צָמָיו אֲפִיקֵ֣י נְחוּשָׁ֑ה גְּ֝רָמָ֗יו כִּמְטִ֥יל בַּרְזֶֽל
Onun kemikleri tunç borularıdır; onun iskeleti demir çubuk gibidir.
Örnek Ayetler (2)
Habakkuk 3:16
·
Tevrat
שָׁמַ֣עְתִּי וַתִּרְגַּ֣ז בִּטְנִ֗י לְקוֹל֙ צָלֲל֣וּ שְׂפָתַ֔י יָב֥וֹא רָקָ֛ב בַּעֲצָמַ֖י וְתַחְתַּ֣י אֶרְגָּ֑ז אֲשֶׁ֤ר אָנ֨וּחַ֙ לְי֣וֹם צָרָ֔ה לַעֲל֖וֹת לְעַ֥ם יְגוּדֶֽנּוּ
Duydum ve karnım titredi; seste dudaklarım sarsıldı, kemiklerime çürüklük girdi ve yerimde titredim; çünkü sıkıntı gününü, bize saldıracak halkın çıkmasını sessizce beklemeliyim.
Mezmurlar 38:4
·
Tevrat
אֵין־מְתֹ֣ם בִּ֭בְשָׂרִי מִפְּנֵ֣י זַעְמֶ֑ךָ אֵין־שָׁל֥וֹם בַּ֝עֲצָמַ֗י מִפְּנֵ֥י חַטָּאתִֽי
Öfken yüzünden etimde sağlamlık yoktur; günahım yüzünden kemiklerimde esenlik yoktur.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 13:2
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֤א עַל־הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ בִּדְבַ֣ר יְהוָ֔ה וַיֹּ֨אמֶר֙ מִזְבֵּ֣חַ מִזְבֵּ֔חַ כֹּ֖ה אָמַ֣ר יְהוָ֑ה הִנֵּֽה־בֵ֞ן נוֹלָ֤ד לְבֵית־דָּוִד֙ יֹאשִׁיָּ֣הוּ שְׁמ֔וֹ וְזָבַ֣ח עָלֶ֗יךָ אֶת־כֹּהֲנֵ֤י הַבָּמוֹת֙ הַמַּקְטִרִ֣ים עָלֶ֔יךָ וְעַצְמ֥וֹת אָדָ֖ם יִשְׂרְפ֥וּ עָלֶֽיךָ
Yahve'nin sözüyle sunağa karşı çağırdı ve dedi: 'Sunak, sunak! Yahve şöyle dedi: İşte, Davut evine adı Yoşiya olan bir oğul doğacak; senin üzerinde buhur yakan yüksek yerlerin kâhinlerini senin üzerinde kurban edecek ve senin üzerinde insan kemikleri yakacaklar.'
2. Tarihler 34:5
·
Tevrat
וְעַצְמוֹת֙ כֹּֽהֲנִ֔ים שָׂרַ֖ף עַל־מִזְבְּחוֹתָ֑ם וַיְטַהֵ֥ר אֶת־יְהוּדָ֖ה וְאֶת־יְרוּשָׁלִָֽם
Kâhinlerin kemiklerini sunaklarının üzerinde yaktı; Yahuda'yı ve Yeruşalim'i arındırdı.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 20:9
·
Tevrat
וְאָמַרְתִּ֣י לֹֽא־אֶזְכְּרֶ֗נּוּ וְלֹֽא־אֲדַבֵּ֥ר עוֹד֙ בִּשְׁמ֔וֹ וְהָיָ֤ה בְלִבִּי֙ כְּאֵ֣שׁ בֹּעֶ֔רֶת עָצֻ֖ר בְּעַצְמֹתָ֑י וְנִלְאֵ֥יתִי כַּֽלְכֵ֖ל וְלֹ֥א אוּכָֽל
Ve dedim: 'Onu anmayacağım ve artık onun adıyla konuşmayacağım'; ve kalbimde kemiklerimde kapatılmış yanan bir ateş gibi oldu, ve onu tutmaktan yoruldum ve yapamadım.
Ağıtlar 1:13
·
Tevrat
מִמָּר֛וֹם שָֽׁלַח־אֵ֥שׁ בְּעַצְמֹתַ֖י וַיִּרְדֶּ֑נָּה פָּרַ֨שׂ רֶ֤שֶׁת לְרַגְלַי֙ הֱשִׁיבַ֣נִי אָח֔וֹר נְתָנַ֨נִי֙ שֹֽׁמֵמָ֔ה כָּל־הַיּ֖וֹם דָּוָֽה
Yüksekten kemiklerime ateş gönderdi ve onlara egemen oldu; ayaklarıma ağ yaydı, beni geriye döndürdü; beni ıssız yaptı, bütün gün hasta yaptı.