105
Kullanım
8
Lemma
18
Türev
34
Anlam
8 lemma, 18 türev form
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hezekiel 10:4
·
Tevrat
וַיָּ֤רָם כְּבוֹד־יְהוָה֙ מֵעַ֣ל הַכְּר֔וּב עַ֖ל מִפְתַּ֣ן הַבָּ֑יִת וַיִּמָּלֵ֤א הַבַּ֨יִת֙ אֶת־הֶ֣עָנָ֔ן וְהֶֽחָצֵר֙ מָֽלְאָ֔ה אֶת־נֹ֖גַהּ כְּב֥וֹד יְהוָֽה
Ve Yahve'nin yüceliği keruvun üzerinden evin eşiğinin üzerine yükseldi; ve ev bulutla doldu ve avlu Yahve'nin yüceliğinin parıltısıyla doldu.
1. Krallar 8:11
·
Tevrat
וְלֹֽא־יָכְל֧וּ הַכֹּהֲנִ֛ים לַעֲמֹ֥ד לְשָׁרֵ֖ת מִפְּנֵ֥י הֶֽעָנָ֑ן כִּי־מָלֵ֥א כְבוֹד־יְהוָ֖ה אֶת־בֵּ֥ית יְהוָֽה
Ve kâhinler bulutun yüzünden hizmet etmek için duramadılar; çünkü Yahve'nin yüceliği Yahve'nin evini doldurmuştu.
Nehemya 9:19
·
Tevrat
וְאַתָּה֙ בְּרַחֲמֶ֣יךָ הָֽרַבִּ֔ים לֹ֥א עֲזַבְתָּ֖ם בַּמִּדְבָּ֑ר אֶת־עַמּ֣וּד הֶ֠עָנָן לֹא־סָ֨ר מֵעֲלֵיהֶ֤ם בְּיוֹמָם֙ לְהַנְחֹתָ֣ם בְּהַדֶּ֔רֶךְ וְאֶת־עַמּ֨וּד הָאֵ֤שׁ בְּלַ֨יְלָה֙ לְהָאִ֣יר לָהֶ֔ם וְאֶת־הַדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֥ר יֵֽלְכוּ־בָֽהּ
Ve sen çok merhametinle onları çölde terk etmedin; yolda onlara yol göstermek için gündüz bulut sütunu ve onlara onda gidecekleri yolu aydınlatmak için gece ateş sütunu üzerlerinden ayrılmadı.
2. Tarihler 5:14
·
Tevrat
וְלֹא־יָֽכְל֧וּ הַכֹּהֲנִ֛ים לַעֲמ֥וֹד לְשָׁרֵ֖ת מִפְּנֵ֣י הֶעָנָ֑ן כִּֽי־מָלֵ֥א כְבוֹד־יְהוָ֖ה אֶת־בֵּ֥ית הָאֱלֹהִֽים
Ve kâhinler bulutun yüzünden hizmet etmek için duramadılar; çünkü Yahve'nin yüceliği Tanrı'nın evini doldurmuştu.
Yasa'nın Tekrarı 5:22
·
Tevrat
אֶֽת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֡לֶּה דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה אֶל־כָּל־קְהַלְכֶ֜ם בָּהָ֗ר מִתּ֤וֹךְ הָאֵשׁ֙ הֶֽעָנָ֣ן וְהָֽעֲרָפֶ֔ל ק֥וֹל גָּד֖וֹל וְלֹ֣א יָסָ֑ף וַֽיִּכְתְּבֵ֗ם עַל־שְׁנֵי֙ לֻחֹ֣ת אֲבָנִ֔ים וַֽיִּתְּנֵ֖ם אֵלָֽי
Yahve bu sözleri dağda ateşin, bulutun ve koyu karanlığın içinden büyük sesle bütün topluluğunuza konuştu ve eklemedi; ve onları iki taş levhası üzerine yazdı ve onları bana verdi.
Örnek Ayetler (5 / 26)
Hezekiel 1:4
·
Tevrat
וָאֵ֡רֶא וְהִנֵּה֩ ר֨וּחַ סְעָרָ֜ה בָּאָ֣ה מִן־הַצָּפ֗וֹן עָנָ֤ן גָּדוֹל֙ וְאֵ֣שׁ מִתְלַקַּ֔חַת וְנֹ֥גַֽהּ ל֖וֹ סָבִ֑יב וּמִ֨תּוֹכָ֔הּ כְּעֵ֥ין הַחַשְׁמַ֖ל מִתּ֥וֹךְ הָאֵֽשׁ
Ve gördüm ve işte kuzeyden fırtına rüzgarı geliyordu, büyük bulut ve alevlenen ateş ve çevresinde ona parıltı vardı; ve onun içinden, ateşin içinden parlayan maden görünümü gibiydi.
Hezekiel 8:11
·
Tevrat
וְשִׁבְעִ֣ים אִ֣ישׁ מִזִּקְנֵ֣י בֵֽית־יִ֠שְׂרָאֵל וְיַאֲזַנְיָ֨הוּ בֶן־שָׁפָ֜ן עֹמֵ֤ד בְּתוֹכָם֙ עֹמְדִ֣ים לִפְנֵיהֶ֔ם וְאִ֥ישׁ מִקְטַרְתּ֖וֹ בְּיָד֑וֹ וַעֲתַ֥ר עֲנַֽן־הַקְּטֹ֖רֶת עֹלֶֽה
Ve İsrail evinin yaşlılarından yetmiş adam önlerinde duruyorlardı ve Şafan oğlu Yaazanyahu aralarında duruyordu; ve her adamın buhurdanı elindeydi ve buhur bulutunun bolluğu yükseliyordu.
Hezekiel 30:3
·
Tevrat
כִּֽי־קָר֣וֹב י֔וֹם וְקָר֥וֹב י֖וֹם לַֽיהוָ֑ה י֣וֹם עָנָ֔ן עֵ֥ת גּוֹיִ֖ם יִֽהְיֶֽה
Çünkü gün yakındır ve Yahve için gün yakındır; bulut günü, ulusların zamanı olacak.
Hezekiel 30:18
·
Tevrat
וּבִֽתְחַפְנְחֵס֙ חָשַׂ֣ךְ הַיּ֔וֹם בְּשִׁבְרִי־שָׁם֙ אֶת־מֹט֣וֹת מִצְרַ֔יִם וְנִשְׁבַּת־בָּ֖הּ גְּא֣וֹן עֻזָּ֑הּ הִ֚יא עָנָ֣ן יְכַסֶּ֔נָּה וּבְנוֹתֶ֖יהָ בַּשְּׁבִ֥י תֵלַֽכְנָה
Ve orada Mısır'ın boyunduruklarını kırdığımda Tahpanhes'te gün kararacak ve onda gücünün gururu duracak; onu bir bulut örtecek ve onun kızları tutsaklığa gidecekler.
Hezekiel 34:12
·
Tevrat
כְּבַקָּרַת֩ רֹעֶ֨ה עֶדְר֜וֹ בְּיוֹם־הֱיוֹת֤וֹ בְתוֹךְ־צֹאנוֹ֙ נִפְרָשׁ֔וֹת כֵּ֖ן אֲבַקֵּ֣ר אֶת־צֹאנִ֑י וְהִצַּלְתִּ֣י אֶתְהֶ֗ם מִכָּל־הַמְּקוֹמֹת֙ אֲשֶׁ֣ר נָפֹ֣צוּ שָׁ֔ם בְּי֥וֹם עָנָ֖ן וַעֲרָפֶֽל
Bir çobanın dağılmış sürüsünün içinde olduğu gün sürüsünü yokladığı gibi, sürümü öyle yoklayacağım; bulut ve koyu karanlık gününde dağıldıkları bütün yerlerden onları kurtaracağım.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hezekiel 1:28
·
Tevrat
כְּמַרְאֵ֣ה הַקֶּ֡שֶׁת אֲשֶׁר֩ יִֽהְיֶ֨ה בֶעָנָ֜ן בְּי֣וֹם הַגֶּ֗שֶׁם כֵּ֣ן מַרְאֵ֤ה הַנֹּ֨גַהּ֙ סָבִ֔יב ה֕וּא מַרְאֵ֖ה דְּמ֣וּת כְּבוֹד־יְהוָ֑ה וָֽאֶרְאֶה֙ וָאֶפֹּ֣ל עַל־פָּנַ֔י וָאֶשְׁמַ֖ע ק֥וֹל מְדַבֵּֽר
Yağmur gününde bulutta olan yayın görünümü gibi, çepeçevre parıltının görünümü öyleydi. O, Yahve'nin yüceliğinin benzerliğinin görünümüydü; ve gördüm ve yüzümün üzerine düştüm ve konuşan birinin sesini işittim.
Hezekiel 32:7
·
Tevrat
וְכִסֵּיתִ֤י בְכַבּֽוֹתְךָ֙ שָׁמַ֔יִם וְהִקְדַּרְתִּ֖י אֶת־כֹּֽכְבֵיהֶ֑ם שֶׁ֚מֶשׁ בֶּעָנָ֣ן אֲכַסֶּ֔נּוּ וְיָרֵ֖חַ לֹא־יָאִ֥יר אוֹרֽוֹ
Sen söndüğünde gökleri örteceğim ve onların yıldızlarını karartacağım; güneşi bulutla örteceğim ve ay ışığını aydınlatmayacak.
Mezmurlar 78:14
·
Tevrat
וַיַּנְחֵ֣ם בֶּעָנָ֣ן יוֹמָ֑ם וְכָל־הַ֝לַּ֗יְלָה בְּא֣וֹר אֵֽשׁ
Ve gündüzün bulutla, ve bütün gece ateş ışığıyla onlara yol gösterdi.
Ağıtlar 3:44
·
Tevrat
סַכּ֤וֹתָה בֶֽעָנָן֙ לָ֔ךְ מֵעֲב֖וֹר תְּפִלָּֽה
Duanın geçmemesi için kendini bulutla örttün.
Yaratılış 9:13
·
Tevrat
אֶת־קַשְׁתִּ֕י נָתַ֖תִּי בֶּֽעָנָ֑ן וְהָֽיְתָה֙ לְא֣וֹת בְּרִ֔ית בֵּינִ֖י וּבֵ֥ין הָאָֽרֶץ
Yayımı buluta verdim; ve benimle yer arasında antlaşma işareti olacaktır.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 38:9
·
Tevrat
וְעָלִ֨יתָ֙ כַּשֹּׁאָ֣ה תָב֔וֹא כֶּעָנָ֛ן לְכַסּ֥וֹת הָאָ֖רֶץ תִּֽהְיֶ֑ה אַתָּה֙ וְכָל־אֲגַפֶּ֔יךָ וְעַמִּ֥ים רַבִּ֖ים אוֹתָֽךְ
Ve çıkacaksın, fırtına gibi geleceksin, yeri örtmek için bulut gibi olacaksın, sen ve bütün birliklerin ve seninle birçok halklar.
Hezekiel 38:16
·
Tevrat
וְעָלִ֨יתָ֙ עַל־עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כֶּֽעָנָ֖ן לְכַסּ֣וֹת הָאָ֑רֶץ בְּאַחֲרִ֨ית הַיָּמִ֜ים תִּֽהְיֶ֗ה וַהֲבִאוֹתִ֨יךָ֙ עַל־אַרְצִ֔י לְמַעַן֩ דַּ֨עַת הַגּוֹיִ֜ם אֹתִ֗י בְּהִקָּדְשִׁ֥י בְךָ֛ לְעֵינֵיהֶ֖ם גּֽוֹג
Ve yeri örtmek için bir bulut gibi halkım İsrail'in üzerine çıkacaksın. Günlerin sonunda olacak; Gog, ulusların gözleri önünde senin aracılığınla kutsal kılındığımda beni bilmeleri için seni toprağımın üzerine getireceğim.
Hoşea 6:4
·
Tevrat
מָ֤ה אֶֽעֱשֶׂה־לְּךָ֙ אֶפְרַ֔יִם מָ֥ה אֶעֱשֶׂה־לְּךָ֖ יְהוּדָ֑ה וְחַסְדְּכֶם֙ כַּֽעֲנַן־בֹּ֔קֶר וְכַטַּ֖ל מַשְׁכִּ֥ים הֹלֵֽךְ
Sana ne yapayım ey Efrayim, sana ne yapayım ey Yahuda? Ve sadakatiniz sabah bulutu gibidir ve erkenden giden çiy gibidir.
Hoşea 13:3
·
Tevrat
לָכֵ֗ן יִֽהְיוּ֙ כַּעֲנַן־בֹּ֔קֶר וְכַטַּ֖ל מַשְׁכִּ֣ים הֹלֵ֑ךְ כְּמֹץ֙ יְסֹעֵ֣ר מִגֹּ֔רֶן וּכְעָשָׁ֖ן מֵאֲרֻבָּֽה
Bu nedenle sabah bulutu gibi ve erkenden giden çiy gibi, harman yerinden savrulan saman çöpü gibi ve bacadan duman gibi olacaklar.
Örnek Ayetler (4)
Nahum 1:3
·
Tevrat
יְהֹוָ֗ה אֶ֤רֶךְ אַפַּ֨יִם֙ וּגְדָל־כֹּ֔חַ וְנַקֵּ֖ה לֹ֣א יְנַקֶּ֑ה יְהוָ֗ה בְּסוּפָ֤ה וּבִשְׂעָרָה֙ דַּרְכּ֔וֹ וְעָנָ֖ן אֲבַ֥ק רַגְלָֽיו
Yahve öfkeye yavaştır ve gücü büyüktür ve kesinlikle aklamaz; Yahve'nin yolu kasırgada ve fırtınadadır ve bulut O'nun ayaklarının tozudur.
Çölde Sayım 10:34
·
Tevrat
וַעֲנַ֧ן יְהוָ֛ה עֲלֵיהֶ֖ם יוֹמָ֑ם בְּנָסְעָ֖ם מִן־הַֽמַּחֲנֶֽה
Ve ordugahtan yola çıktıklarında gündüz Yahve'nin bulutu onların üzerindeydi.
Mısır'dan Çıkış 14:24
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בְּאַשְׁמֹ֣רֶת הַבֹּ֔קֶר וַיַּשְׁקֵ֤ף יְהוָה֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה מִצְרַ֔יִם בְּעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ וְעָנָ֑ן וַיָּ֕הָם אֵ֖ת מַחֲנֵ֥ה מִצְרָֽיִם
Sabah nöbetinde Yahve ateş ve bulut sütunundan Mısır ordugahına baktı ve Mısır ordugahını karıştırdı.
Mısır'dan Çıkış 19:16
·
Tevrat
וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיֹ֣ת הַבֹּ֗קֶר וַיְהִי֩ קֹלֹ֨ת וּבְרָקִ֜ים וְעָנָ֤ן כָּבֵד֙ עַל־הָהָ֔ר וְקֹ֥ל שֹׁפָ֖ר חָזָ֣ק מְאֹ֑ד וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה
Üçüncü gün sabah olunca gök gürlemeleri, şimşekler, dağın üzerinde ağır bir bulut ve çok güçlü bir şofar sesi vardı; bunun üzerine ordugahtaki bütün halk titredi.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 10:3
·
Tevrat
וְהַכְּרֻבִ֗ים עֹֽמְדִ֛ים מִימִ֥ין לַבַּ֖יִת בְּבֹא֣וֹ הָאִ֑ישׁ וְהֶעָנָ֣ן מָלֵ֔א אֶת־הֶחָצֵ֖ר הַפְּנִימִֽית
Ve adam girdiğinde keruvlar evin sağında duruyorlardı; ve bulut iç avluyu doldurdu.
1. Krallar 8:10
·
Tevrat
וַיְהִ֕י בְּצֵ֥את הַכֹּהֲנִ֖ים מִן־הַקֹּ֑דֶשׁ וְהֶעָנָ֥ן מָלֵ֖א אֶת־בֵּ֥ית יְהוָֽה
Kâhinler kutsal yerden çıktıklarında, bulut Yahve'nin evini doldurdu.
Çölde Sayım 12:10
·
Tevrat
וְהֶעָנָ֗ן סָ֚ר מֵעַ֣ל הָאֹ֔הֶל וְהִנֵּ֥ה מִרְיָ֖ם מְצֹרַ֣עַת כַּשָּׁ֑לֶג וַיִּ֧פֶן אַהֲרֹ֛ן אֶל־מִרְיָ֖ם וְהִנֵּ֥ה מְצֹרָֽעַת
Bulut çadırın üzerinden çekildi ve işte Meryem kar gibi cüzamlıydı. Harun Meryem'e döndü ve işte o cüzamlıydı.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 26:9
·
Tevrat
מְאַחֵ֥ז פְּנֵי־כִסֵּ֑ה פַּרְשֵׁ֖ז עָלָ֣יו עֲנָנֽוֹ
Tahtın yüzünü örter, bulutunu onun üzerine yayar.
Eyüp 37:15
·
Tevrat
הֲ֭תֵדַע בְּשׂוּם־אֱל֣וֹהַּ עֲלֵיהֶ֑ם וְ֝הוֹפִ֗יעַ א֣וֹר עֲנָנֽוֹ
Tanrı'nın onlara buyruk verdiğini ve bulutunun ışığını parlattığını bilir misin?
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 14:14
·
Tevrat
וְאָמְר֗וּ אֶל־יוֹשֵׁב֮ הָאָ֣רֶץ הַזֹּאת֒ שָֽׁמְעוּ֙ כִּֽי־אַתָּ֣ה יְהוָ֔ה בְּקֶ֖רֶב הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה אֲשֶׁר־עַ֨יִן בְּעַ֜יִן נִרְאָ֣ה אַתָּ֣ה יְהוָ֗ה וַעֲנָֽנְךָ֙ עֹמֵ֣ד עֲלֵהֶ֔ם וּבְעַמֻּ֣ד עָנָ֗ן אַתָּ֨ה הֹלֵ֤ךְ לִפְנֵיהֶם֙ יוֹמָ֔ם וּבְעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ לָֽיְלָה
Ve bu yerin oturanına diyecekler; duydular ki sen Yahve bu halkın ortasındasın; ki sen Yahve göz göze görünüyorsun ve bulutun onların üzerinde duruyor ve gündüz bulut sütununda ve gece ateş sütununda onların önünde gidiyorsun.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 44:22
·
Tevrat
מָחִ֤יתִי כָעָב֙ פְּשָׁעֶ֔יךָ וְכֶעָנָ֖ן חַטֹּאותֶ֑יךָ שׁוּבָ֥ה אֵלַ֖י כִּ֥י גְאַלְתִּֽיךָ
İsyanlarını kalın bir bulut gibi ve günahlarını bir bulut gibi sildim; bana dön, çünkü seni kurtardım.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 1:33
·
Tevrat
הַהֹלֵ֨ךְ לִפְנֵיכֶ֜ם בַּדֶּ֗רֶךְ לָת֥וּר לָכֶ֛ם מָק֖וֹם לַֽחֲנֹֽתְכֶ֑ם בָּאֵ֣שׁ לַ֗יְלָה לַרְאֹֽתְכֶם֙ בַּדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר תֵּֽלְכוּ־בָ֔הּ וּבֶעָנָ֖ן יוֹמָֽם
Konaklamanız için size yer araştırmak üzere yolda önünüzde yürüyen, yürüyeceğiniz yolu size göstermek için geceleyin ateşte ve gündüzün bulutta olandır.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 4:13
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה כַּעֲנָנִ֣ים יַעֲלֶ֗ה וְכַסּוּפָה֙ מַרְכְּבוֹתָ֔יו קַלּ֥וּ מִנְּשָׁרִ֖ים סוּסָ֑יו א֥וֹי לָ֖נוּ כִּ֥י שֻׁדָּֽדְנוּ
İşte bulutlar gibi çıkıyor ve onun savaş arabaları kasırga gibidir, onun atları kartallardan daha hızlıdır. Vay bize, çünkü yıkıma uğradık!
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 21:6
·
Tevrat
וְהֶעֱבִ֤יר אֶת־בְּנוֹ֙ בָּאֵ֔שׁ וְעוֹנֵ֣ן וְנִחֵ֔שׁ וְעָ֥שָׂה א֖וֹב וְיִדְּעֹנִ֑ים הִרְבָּ֗ה לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֛ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָ֖ה לְהַכְעִֽיס
Ve oğlunu ateşten geçirdi, ve falcılık yaptı ve büyücülük yaptı, ve cinciler ve ruh çağıranlar kullandı; öfkelendirmek için Yahve'nin gözlerinde kötüyü yapmayı çoğalttı.
2. Tarihler 33:6
·
Tevrat
וְהוּא֩ הֶעֱבִ֨יר אֶת־בָּנָ֤יו בָּאֵשׁ֙ בְּגֵ֣י בֶן־הִנֹּ֔ם וְעוֹנֵ֤ן וְנִחֵשׁ֙ וְֽכִשֵּׁ֔ף וְעָ֥שָׂה א֖וֹב וְיִדְּעוֹנִ֑י הִרְבָּ֗ה לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֛ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָ֖ה לְהַכְעִיסֽוֹ
Ve o Hinnom oğlu vadisinde oğullarını ateşten geçirdi ve bulut falı baktı ve kehanette bulundu ve büyücülük yaptı ve cin çağıran ve bilici yaptı; onu öfkelendirmek için Yahve'nin gözlerinde kötüyü yapmayı çoğalttı.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 18:14
·
Tevrat
כִּ֣י הַגּוֹיִ֣ם הָאֵ֗לֶּה אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ יוֹרֵ֣שׁ אוֹתָ֔ם אֶל־מְעֹנְנִ֥ים וְאֶל־קֹסְמִ֖ים יִשְׁמָ֑עוּ וְאַתָּ֕ה לֹ֣א כֵ֔ן נָ֛תַן לְךָ֖ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ
Çünkü senin mülk edineceğin bu uluslar işaret yorumlayıcılarına ve falcılara dinlerler; ama sana gelince, Tanrın Yahve sana böyle vermedi.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 2:6
·
Tevrat
כִּ֣י נָטַ֗שְׁתָּה עַמְּךָ֙ בֵּ֣ית יַעֲקֹ֔ב כִּ֤י מָלְאוּ֙ מִקֶּ֔דֶם וְעֹֽנְנִ֖ים כַּפְּלִשְׁתִּ֑ים וּבְיַלְדֵ֥י נָכְרִ֖ים יַשְׂפִּֽיקוּ
Çünkü halkını, Yakup evini terk ettin; çünkü doğudan ve Filistliler gibi falcılarla doldular ve yabancıların çocuklarıyla el sıkışıyorlar.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 19:26
·
Tevrat
לֹ֥א תֹאכְל֖וּ עַל־הַדָּ֑ם לֹ֥א תְנַחֲשׁ֖וּ וְלֹ֥א תְעוֹנֵֽנוּ
Kanla yemeyeceksiniz; kehanette bulunmayacaksınız ve büyücülük yapmayacaksınız.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 27:9
·
Tevrat
וְ֠אַתֶּם אַל־תִּשְׁמְע֨וּ אֶל־נְבִיאֵיכֶ֜ם וְאֶל־קֹֽסְמֵיכֶ֗ם וְאֶל֙ חֲלֹמֹ֣תֵיכֶ֔ם וְאֶל־עֹֽנְנֵיכֶ֖ם וְאֶל־כַּשָּׁפֵיכֶ֑ם אֲשֶׁר־הֵ֞ם אֹמְרִ֤ים אֲלֵיכֶם֙ לֵאמֹ֔ר לֹ֥א תַעַבְד֖וּ אֶת־מֶ֥לֶךְ בָּבֶֽל
Ve siz, size 'Babil kralına hizmet etmeyeceksiniz' diyerek söyleyen peygamberlerinizi, falcılarınızı, rüyacılarınızı, büyücülerinizi ve efsuncularınızı dinlemeyin.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 18:10
·
Tevrat
לֹֽא־יִמָּצֵ֣א בְךָ֔ מַעֲבִ֥יר בְּנֽוֹ־וּבִתּ֖וֹ בָּאֵ֑שׁ קֹסֵ֣ם קְסָמִ֔ים מְעוֹנֵ֥ן וּמְנַחֵ֖שׁ וּמְכַשֵּֽׁף
Aranızda oğlunu ve kızını ateşten geçiren, fal bakan falcı, işaret yorumlayıcısı, kehanette bulunan ve büyücü bulunmayacaktır;
Örnek Ayetler (1)
Mika 5:11
·
Tevrat
וְהִכְרַתִּ֥י כְשָׁפִ֖ים מִיָּדֶ֑ךָ וּֽמְעוֹנְנִ֖ים לֹ֥א יִֽהְיוּ־לָֽךְ
Ve büyüleri elinden kesip atacağım ve sende falcılar olmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 9:37
·
Tevrat
וַיֹּ֨סֶף ע֣וֹד גַּעַל֮ לְדַבֵּר֒ וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּה־עָם֙ יֽוֹרְדִ֔ים מֵעִ֖ם טַבּ֣וּר הָאָ֑רֶץ וְרֹאשׁ־אֶחָ֣ד בָּ֔א מִדֶּ֖רֶךְ אֵל֥וֹן מְעוֹנְנִֽים
Gaal tekrar konuştu ve dedi: 'İşte, yerin göbeğinden bir halk iniyor; ve bir bölük Meonenim meşesinin yolundan geliyor.'