704
Kullanım
8
Lemma
118
Türev
117
Anlam
8 lemma, 118 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
עֹמְדוֹת | omedot | duranlar, durmak, dikilmek, kalmak | Fiil | 1 | ||
יַעֲמִיד | ya'amid | durduracak, durdurmak, dikmek, kurmak | Fiil | 1 | ||
עִמָּדִי Lemma | immadi | benimle, ile, yanında, beraber | Zamir | 48 | ||
מֵעִמָּדִי | meimmadi | yanımdan, yanında, ile, beraber | Zamir | 2 | ||
הָֽעַמּוּדִים Lemma | ha-ammudim | sütunlar, sütun, direk, dayanak | İsim | 23 | ||
עַמּוּדֵי | ammudey | sütunları, sütun, direk | İsim | 10 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10) Hakimler 16:29 · Tevrat וַיִּלְפֹּ֨ת שִׁמְשׁ֜וֹן אֶת־שְׁנֵ֣י עַמּוּדֵ֣י הַתָּ֗וֶךְ אֲשֶׁ֤ר הַבַּ֨יִת֙ נָכ֣וֹן עֲלֵיהֶ֔ם וַיִּסָּמֵ֖ךְ עֲלֵיהֶ֑ם אֶחָ֥ד בִּימִינ֖וֹ וְאֶחָ֥ד בִּשְׂמֹאלֽוֹ Şimşon evin üzerlerinde durduğu iki orta sütunu kavradı ve onlara yaslandı; biri sağında ve biri solundaydı. Yeremya 52:17 · Tevrat וְאֶת־עַמּוּדֵ֨י הַנְּחֹ֜שֶׁת אֲשֶׁ֣ר לְבֵית־יְהוָ֗ה וְֽאֶת־הַמְּכֹנ֞וֹת וְאֶת־יָ֧ם הַנְּחֹ֛שֶׁת אֲשֶׁ֥ר בְּבֵית־יְהוָ֖ה שִׁבְּר֣וּ כַשְׂדִּ֑ים וַיִּשְׂא֥וּ אֶת־כָּל־נְחֻשְׁתָּ֖ם בָּבֶֽלָה Ve Kildaniler, Yahve'nin evinde olan tunç sütunları ve ayaklıkları ve Yahve'nin evinde olan tunç denizi kırdılar; ve bütün tunçlarını Babil'e taşıdılar. 2. Krallar 25:13 · Tevrat וְאֶת־עַמּוּדֵ֨י הַנְּחֹ֜שֶׁת אֲשֶׁ֣ר בֵּית־יְהוָ֗ה וְֽאֶת־הַמְּכֹנ֞וֹת וְאֶת־יָ֧ם הַנְּחֹ֛שֶׁת אֲשֶׁ֥ר בְּבֵית־יְהוָ֖ה שִׁבְּר֣וּ כַשְׂדִּ֑ים וַיִּשְׂא֥וּ אֶת־נְחֻשְׁתָּ֖ם בָּבֶֽלָה Yahve'nin evindeki tunç sütunları, ayaklıkları ve Yahve'nin evindeki tunç denizi Kildaniler kırdılar; ve onların tuncunu Babil'e taşıdılar. 1. Krallar 7:2 · Tevrat וַיִּ֜בֶן אֶת־בֵּ֣ית יַ֣עַר הַלְּבָנ֗וֹן מֵאָ֨ה אַמָּ֤ה אָרְכּוֹ֙ וַחֲמִשִּׁ֤ים אַמָּה֙ רָחְבּ֔וֹ וּשְׁלֹשִׁ֥ים אַמָּ֖ה קוֹמָת֑וֹ עַ֗ל אַרְבָּעָה֙ טוּרֵי֙ עַמּוּדֵ֣י אֲרָזִ֔ים וּכְרֻת֥וֹת אֲרָזִ֖ים עַל־הָעַמּוּדִֽים Ve Lübnan Ormanı evini inşa etti; uzunluğu yüz kubit (~45 m), genişliği elli kubit (~22.5 m) ve boyu otuz kubit (~13.5 m) idi; dört sıra sedir sütunun üzerinde ve sütunların üzerinde sedir kirişler vardı. Ezgiler Ezgisi 5:15 · Tevrat שׁוֹקָיו֙ עַמּ֣וּדֵי שֵׁ֔שׁ מְיֻסָּדִ֖ים עַל־אַדְנֵי־פָ֑ז מַרְאֵ֨הוּ֙ כַּלְּבָנ֔וֹן בָּח֖וּר כָּאֲרָזִֽים Bacakları saf altın tabanlar üzerine kurulmuş mermer sütunlardır; görünüşü Lübnan gibidir, sedir ağaçları gibi seçkindir. | ||||||
עַמּוּד | ammud | sütun, sütun, direk, dayanak | İsim | 8 | ||
הָעַמּוּד | ha-ammud | sütun, sütun, direk | İsim | 7 | ||
בְּעַמּוּד | be-ammud | sütunda, sütun, direk, dayanak | İsim | 6 | ||
הָֽעַמֻּדִים | ha-ammudim | sütunlar, sütun, direk, dayanak | İsim | 5 | ||
עַמֻּדֵיהֶם | ammudeyhem | onların sütunları, sütun, direk, dayanak | Zamir | 5 | ||
הָעַמֻּדִים | ha-ammudim | sütunlar, sütun, direk, durma | İsim | 4 | ||
עַמּוּדֵיהֶם | ammudeyhem | onların sütunları, sütun, direk | Zamir | 4 | ||
עַמּוּדָיו | ammudav | onun sütunları, sütun, direk, dayanak | Zamir | 3 | ||
וּבְעַמּוּד | u-ve-ammud | ve sütunda, sütun, direk, dayanak | İsim | 3 | ||
וְעַמֻּדָיו | ve-ammudayv | ve direkleri, direk, sütun, dayanak | Zamir | 3 | ||
עַמּוּדִים | ammudim | sütunlar, sütun, direk, dayanak | İsim | 3 | ||
לַֽעַמּוּד | la-ammud | sütuna, sütun, direk, dayanak | İsim | 2 | ||
וְעַמּוּדָיו | ve-ammudav | ve onun sütunları, sütun, direk, dayanak | Zamir | 2 | ||
וְעַמּוּדֵי | ve-ammudey | ve sütunları, sütun, direk, dayanak | İsim | 2 | ||
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 122:2
·
Tevrat
עֹ֭מְדוֹת הָי֣וּ רַגְלֵ֑ינוּ בִּ֝שְׁעָרַ֗יִךְ יְרוּשָׁלִָֽם
Ayaklarımız kapılarında duruyordu, Yeruşalim.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 29:4
·
Tevrat
מֶ֗לֶךְ בְּ֭מִשְׁפָּט יַעֲמִ֣יד אָ֑רֶץ וְאִ֖ישׁ תְּרוּמ֣וֹת יֶֽהֶרְסֶֽנָּה
Kral adaletle yeri ayakta tutar, ve sunular adamı onu yıkar.
Örnek Ayetler (5 / 48)
Hakimler 17:10
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ ל֨וֹ מִיכָ֜ה שְׁבָ֣ה עִמָּדִ֗י וֶֽהְיֵה־לִי֮ לְאָ֣ב וּלְכֹהֵן֒ וְאָנֹכִ֨י אֶֽתֶּן־לְךָ֜ עֲשֶׂ֤רֶת כֶּ֨סֶף֙ לַיָּמִ֔ים וְעֵ֥רֶךְ בְּגָדִ֖ים וּמִחְיָתֶ֑ךָ וַיֵּ֖לֶךְ הַלֵּוִֽי
Mika ona dedi: 'Benimle otur ve bana baba ve kâhin ol; ve ben sana günler için on gümüş, bir takım giysi ve geçimini vereceğim.' Ve Levili gitti.
2. Samuel 10:2
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶעֱשֶׂה־חֶ֣סֶד עִם־חָנ֣וּן בֶּן־נָחָ֗שׁ כַּאֲשֶׁר֩ עָשָׂ֨ה אָבִ֤יו עִמָּדִי֙ חֶ֔סֶד וַיִּשְׁלַ֨ח דָּוִ֧ד לְנַחֲמ֛וֹ בְּיַד־עֲבָדָ֖יו אֶל־אָבִ֑יו וַיָּבֹ֨אוּ֙ עַבְדֵ֣י דָוִ֔ד אֶ֖רֶץ בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Davut dedi: 'Babası benimle sadakat yaptığı gibi, Nahaş oğlu Hanun'la sadakat yapacağım.' Ve Davut babası için onu teselli etmek üzere kullarının eliyle gönderdi. Davut'un kulları Ammon oğullarının diyarına geldiler.
2. Samuel 19:34
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר הַמֶּ֖לֶךְ אֶל־בַּרְזִלָּ֑י אַתָּה֙ עֲבֹ֣ר אִתִּ֔י וְכִלְכַּלְתִּ֥י אֹתְךָ֛ עִמָּדִ֖י בִּירוּשָׁלִָֽם
Kral Barzillay'a dedi: 'Sen benimle geç, Yeruşalim'de yanımda senin geçimini sağlayacağım.'
1. Samuel 20:14
·
Tevrat
וְלֹ֖א אִם־עוֹדֶ֣נִּי חָ֑י וְלֹֽא־תַעֲשֶׂ֧ה עִמָּדִ֛י חֶ֥סֶד יְהוָ֖ה וְלֹ֥א אָמֽוּת
Ve ben daha yaşarken, ölmeyeyim diye bana Yahve'nin sadakatini yapmayacak mısın?
1. Samuel 22:23
·
Tevrat
שְׁבָ֤ה אִתִּי֙ אַל־תִּירָ֔א כִּ֛י אֲשֶׁר־יְבַקֵּ֥שׁ אֶת־נַפְשִׁ֖י יְבַקֵּ֣שׁ אֶת־נַפְשֶׁ֑ךָ כִּֽי־מִשְׁמֶ֥רֶת אַתָּ֖ה עִמָּדִֽי
'Benimle otur, korkma; çünkü benim canımı arayan senin canını da arar. Çünkü benimle koruma altındasın.'
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 10:2
·
Tevrat
בְּלֶכְתְּךָ֤ הַיּוֹם֙ מֵעִמָּדִ֔י וּמָצָאתָ֩ שְׁנֵ֨י אֲנָשִׁ֜ים עִם־קְבֻרַ֥ת רָחֵ֛ל בִּגְב֥וּל בִּנְיָמִ֖ן בְּצֶלְצַ֑ח וְאָמְר֣וּ אֵלֶ֗יךָ נִמְצְא֤וּ הָאֲתֹנוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר הָלַ֣כְתָּ לְבַקֵּ֔שׁ וְהִנֵּ֨ה נָטַ֤שׁ אָבִ֨יךָ֙ אֶת־דִּבְרֵ֣י הָאֲתֹנ֔וֹת וְדָאַ֤ג לָכֶם֙ לֵאמֹ֔ר מָ֥ה אֶעֱשֶׂ֖ה לִבְנִֽי
Bugün yanımdan gittiğinde, Bünyamin sınırında, Tseltsah'ta Rahel'in mezarı yanında iki adam bulacaksın. Sana diyecekler: 'Aramaya gittiğin eşekler bulundu ve işte baban eşeklerin işini bıraktı ve sizin için kaygılandı, diyerek: Oğlum için ne yapayım?'
1. Samuel 20:28
·
Tevrat
וַיַּ֥עַן יְהוֹנָתָ֖ן אֶת־שָׁא֑וּל נִשְׁאֹ֨ל נִשְׁאַ֥ל דָּוִ֛ד מֵעִמָּדִ֖י עַד־בֵּ֥ית לָֽחֶם
Yonatan Şaul'a cevap verdi: 'Davut Beytlehem'e kadar benden kesinlikle izin istedi.'
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hakimler 16:25
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּט֣וֹב לִבָּ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ קִרְא֥וּ לְשִׁמְשׁ֖וֹן וִישַֽׂחֶק־לָ֑נוּ וַיִּקְרְא֨וּ לְשִׁמְשׁ֜וֹן מִבֵּ֣ית הָאֲסוּרִ֗ים וַיְצַחֵק֙ לִפְנֵיהֶ֔ם וַיַּעֲמִ֥ידוּ אוֹת֖וֹ בֵּ֥ין הָעַמּוּדִֽים
Kalpleri neşeliyken dediler: 'Şimşon'u çağırın ve bize oyun oynasın.' Şimşon'u tutsaklar evinden çağırdılar ve önlerinde oyun oynadı; ve onu sütunların arasında durdurdular.
Yeremya 52:20
·
Tevrat
הָעַמּוּדִ֣ים שְׁנַ֗יִם הַיָּ֤ם אֶחָד֙ וְהַבָּקָ֞ר שְׁנֵים־עָשָׂ֤ר נְחֹ֨שֶׁת֙ אֲשֶׁר־תַּ֣חַת הַמְּכֹנ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֛ה הַמֶּ֥לֶךְ שְׁלֹמֹ֖ה לְבֵ֣ית יְהוָ֑ה לֹא־הָיָ֣ה מִשְׁקָ֔ל לִנְחֻשְׁתָּ֖ם כָּל־הַכֵּלִ֥ים הָאֵֽלֶּה
İki sütun, bir deniz ve ayaklıkların altındaki on iki tunç sığır, ki kral Süleyman Yahve'nin evi için yapmıştı; bütün bu kapların tunçlarının ağırlığı yoktu.
2. Krallar 25:16
·
Tevrat
הָעַמּוּדִ֣ים שְׁנַ֗יִם הַיָּ֤ם הָֽאֶחָד֙ וְהַמְּכֹנ֔וֹת אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה שְׁלֹמֹ֖ה לְבֵ֣ית יְהוָ֑ה לֹא־הָיָ֣ה מִשְׁקָ֔ל לִנְחֹ֖שֶׁת כָּל־הַכֵּלִ֥ים הָאֵֽלֶּה
İki sütun, bir deniz ve Süleyman'ın Yahve'nin evi için yaptığı ayaklıklar; bütün bu kapların tuncunun tartısı yoktu.
1. Krallar 7:2
·
Tevrat
וַיִּ֜בֶן אֶת־בֵּ֣ית יַ֣עַר הַלְּבָנ֗וֹן מֵאָ֨ה אַמָּ֤ה אָרְכּוֹ֙ וַחֲמִשִּׁ֤ים אַמָּה֙ רָחְבּ֔וֹ וּשְׁלֹשִׁ֥ים אַמָּ֖ה קוֹמָת֑וֹ עַ֗ל אַרְבָּעָה֙ טוּרֵי֙ עַמּוּדֵ֣י אֲרָזִ֔ים וּכְרֻת֥וֹת אֲרָזִ֖ים עַל־הָעַמּוּדִֽים
Ve Lübnan Ormanı evini inşa etti; uzunluğu yüz kubit (~45 m), genişliği elli kubit (~22.5 m) ve boyu otuz kubit (~13.5 m) idi; dört sıra sedir sütunun üzerinde ve sütunların üzerinde sedir kirişler vardı.
1. Krallar 7:3
·
Tevrat
וְסָפֻ֣ן בָּאֶ֗רֶז מִמַּ֨עַל֙ עַל־הַצְּלָעֹת֙ אֲשֶׁ֣ר עַל־הָֽעַמּוּדִ֔ים אַרְבָּעִ֖ים וַחֲמִשָּׁ֑ה חֲמִשָּׁ֥ה עָשָׂ֖ר הַטּֽוּר
Ve sütunların üzerindeki kirişlerin üstünden sedirle kaplanmıştı; kırk beş taneydi, her sırada on beş tane vardı.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 16:29
·
Tevrat
וַיִּלְפֹּ֨ת שִׁמְשׁ֜וֹן אֶת־שְׁנֵ֣י עַמּוּדֵ֣י הַתָּ֗וֶךְ אֲשֶׁ֤ר הַבַּ֨יִת֙ נָכ֣וֹן עֲלֵיהֶ֔ם וַיִּסָּמֵ֖ךְ עֲלֵיהֶ֑ם אֶחָ֥ד בִּימִינ֖וֹ וְאֶחָ֥ד בִּשְׂמֹאלֽוֹ
Şimşon evin üzerlerinde durduğu iki orta sütunu kavradı ve onlara yaslandı; biri sağında ve biri solundaydı.
Yeremya 52:17
·
Tevrat
וְאֶת־עַמּוּדֵ֨י הַנְּחֹ֜שֶׁת אֲשֶׁ֣ר לְבֵית־יְהוָ֗ה וְֽאֶת־הַמְּכֹנ֞וֹת וְאֶת־יָ֧ם הַנְּחֹ֛שֶׁת אֲשֶׁ֥ר בְּבֵית־יְהוָ֖ה שִׁבְּר֣וּ כַשְׂדִּ֑ים וַיִּשְׂא֥וּ אֶת־כָּל־נְחֻשְׁתָּ֖ם בָּבֶֽלָה
Ve Kildaniler, Yahve'nin evinde olan tunç sütunları ve ayaklıkları ve Yahve'nin evinde olan tunç denizi kırdılar; ve bütün tunçlarını Babil'e taşıdılar.
2. Krallar 25:13
·
Tevrat
וְאֶת־עַמּוּדֵ֨י הַנְּחֹ֜שֶׁת אֲשֶׁ֣ר בֵּית־יְהוָ֗ה וְֽאֶת־הַמְּכֹנ֞וֹת וְאֶת־יָ֧ם הַנְּחֹ֛שֶׁת אֲשֶׁ֥ר בְּבֵית־יְהוָ֖ה שִׁבְּר֣וּ כַשְׂדִּ֑ים וַיִּשְׂא֥וּ אֶת־נְחֻשְׁתָּ֖ם בָּבֶֽלָה
Yahve'nin evindeki tunç sütunları, ayaklıkları ve Yahve'nin evindeki tunç denizi Kildaniler kırdılar; ve onların tuncunu Babil'e taşıdılar.
1. Krallar 7:2
·
Tevrat
וַיִּ֜בֶן אֶת־בֵּ֣ית יַ֣עַר הַלְּבָנ֗וֹן מֵאָ֨ה אַמָּ֤ה אָרְכּוֹ֙ וַחֲמִשִּׁ֤ים אַמָּה֙ רָחְבּ֔וֹ וּשְׁלֹשִׁ֥ים אַמָּ֖ה קוֹמָת֑וֹ עַ֗ל אַרְבָּעָה֙ טוּרֵי֙ עַמּוּדֵ֣י אֲרָזִ֔ים וּכְרֻת֥וֹת אֲרָזִ֖ים עַל־הָעַמּוּדִֽים
Ve Lübnan Ormanı evini inşa etti; uzunluğu yüz kubit (~45 m), genişliği elli kubit (~22.5 m) ve boyu otuz kubit (~13.5 m) idi; dört sıra sedir sütunun üzerinde ve sütunların üzerinde sedir kirişler vardı.
Ezgiler Ezgisi 5:15
·
Tevrat
שׁוֹקָיו֙ עַמּ֣וּדֵי שֵׁ֔שׁ מְיֻסָּדִ֖ים עַל־אַדְנֵי־פָ֑ז מַרְאֵ֨הוּ֙ כַּלְּבָנ֔וֹן בָּח֖וּר כָּאֲרָזִֽים
Bacakları saf altın tabanlar üzerine kurulmuş mermer sütunlardır; görünüşü Lübnan gibidir, sedir ağaçları gibi seçkindir.
Örnek Ayetler (4 / 8)
Hakimler 20:40
·
Tevrat
וְהַמַּשְׂאֵ֗ת הֵחֵ֛לָּה לַעֲל֥וֹת מִן־הָעִ֖יר עַמּ֣וּד עָשָׁ֑ן וַיִּ֤פֶן בִּנְיָמִן֙ אַחֲרָ֔יו וְהִנֵּ֛ה עָלָ֥ה כְלִיל־הָעִ֖יר הַשָּׁמָֽיְמָה
Ve şehirden duman sütunu yükselmeye başladı; Bünyamin arkasına döndü ve işte, şehrin bütünü göklere çıktı.
Nehemya 9:19
·
Tevrat
וְאַתָּה֙ בְּרַחֲמֶ֣יךָ הָֽרַבִּ֔ים לֹ֥א עֲזַבְתָּ֖ם בַּמִּדְבָּ֑ר אֶת־עַמּ֣וּד הֶ֠עָנָן לֹא־סָ֨ר מֵעֲלֵיהֶ֤ם בְּיוֹמָם֙ לְהַנְחֹתָ֣ם בְּהַדֶּ֔רֶךְ וְאֶת־עַמּ֨וּד הָאֵ֤שׁ בְּלַ֨יְלָה֙ לְהָאִ֣יר לָהֶ֔ם וְאֶת־הַדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֥ר יֵֽלְכוּ־בָֽהּ
Ve sen çok merhametinle onları çölde terk etmedin; yolda onlara yol göstermek için gündüz bulut sütunu ve onlara onda gidecekleri yolu aydınlatmak için gece ateş sütunu üzerlerinden ayrılmadı.
Yasa'nın Tekrarı 31:15
·
Tevrat
וַיֵּרָ֧א יְהוָ֛ה בָּאֹ֖הֶל בְּעַמּ֣וּד עָנָ֑ן וַיַּעֲמֹ֛ד עַמּ֥וּד הֶעָנָ֖ן עַל־פֶּ֥תַח הָאֹֽהֶל
Ve Yahve çadırda bulut sütununda göründü; ve bulut sütunu çadırın kapısında durdu.
Mısır'dan Çıkış 13:22
·
Tevrat
לֹֽא־יָמִ֞ישׁ עַמּ֤וּד הֶֽעָנָן֙ יוֹמָ֔ם וְעַמּ֥וּד הָאֵ֖שׁ לָ֑יְלָה לִפְנֵ֖י הָעָֽם
Gündüz bulut sütunu ve gece ateş sütunu halkın önünden ayrılmadı.
Örnek Ayetler (4 / 7)
2. Krallar 11:14
·
Tevrat
וַתֵּ֡רֶא וְהִנֵּ֣ה הַמֶּלֶךְ֩ עֹמֵ֨ד עַֽל־הָעַמּ֜וּד כַּמִּשְׁפָּ֗ט וְהַשָּׂרִ֤ים וְהַחֲצֹֽצְרוֹת֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וְכָל־עַ֤ם הָאָ֨רֶץ֙ שָׂמֵ֔חַ וְתֹקֵ֖עַ בַּחֲצֹֽצְר֑וֹת וַתִּקְרַ֤ע עֲתַלְיָה֙ אֶת־בְּגָדֶ֔יהָ וַתִּקְרָ֖א קֶ֥שֶׁר קָֽשֶׁר
Gördü ve işte, kral kurala göre sütunun üzerinde duruyordu; komutanlar ve borazanlar kralın yanındaydı. Yerin bütün halkı seviniyor ve borazanlar çalıyordu. Atalya giysilerini yırttı ve çağırdı: 'Komplo, komplo!'
2. Krallar 23:3
·
Tevrat
וַיַּעֲמֹ֣ד הַ֠מֶּלֶךְ עַֽל־הָ֨עַמּ֜וּד וַיִּכְרֹ֥ת אֶֽת־הַבְּרִ֣ית לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה לָלֶ֜כֶת אַחַ֤ר יְהוָה֙ וְלִשְׁמֹ֨ר מִצְוֺתָ֜יו וְאֶת־עֵדְוֺתָ֤יו וְאֶת־חֻקֹּתָיו֙ בְּכָל־לֵ֣ב וּבְכָל־נֶ֔פֶשׁ לְהָקִ֗ים אֶת־דִּבְרֵי֙ הַבְּרִ֣ית הַזֹּ֔את הַכְּתֻבִ֖ים עַל־הַסֵּ֣פֶר הַזֶּ֑ה וַיַּעֲמֹ֥ד כָּל־הָעָ֖ם בַּבְּרִֽית
Kral sütunun yanında durdu ve Yahve'nin ardınca yürümek, O'nun buyruklarını, tanıklıklarını ve kurallarını bütün kalple ve bütün canla tutmak, bu kitapta yazılı olan bu antlaşmanın sözlerini yerine getirmek için Yahve'nin önünde antlaşma yaptı. Ve bütün halk antlaşmada durdu.
2. Krallar 25:17
·
Tevrat
שְׁמֹנֶה֩ עֶשְׂרֵ֨ה אַמָּ֜ה קוֹמַ֣ת הָעַמּ֣וּד הָאֶחָ֗ד וְכֹתֶ֨רֶת עָלָ֥יו נְחֹשֶׁת֮ וְקוֹמַ֣ת הַכֹּתֶרֶת֮ שָׁלֹ֣שׁ אַמּוֹת֒ וּשְׂבָכָ֨ה וְרִמֹּנִ֧ים עַֽל־הַכֹּתֶ֛רֶת סָבִ֖יב הַכֹּ֣ל נְחֹ֑שֶׁת וְכָאֵ֛לֶּה לַֽעַמּ֥וּד הַשֵּׁנִ֖י עַל־הַשְּׂבָכָֽה
Bir sütunun boyu on sekiz kubitti (~810 cm) ve üzerinde tunç bir başlık vardı; ve başlığın boyu üç kubitti (~135 cm); ve başlığın etrafında ağ ve narlar vardı, hepsi tunçtu; ve ikinci sütun için ağın üzerinde de bunlar gibiydi.
1. Krallar 7:15
·
Tevrat
וַיָּ֛צַר אֶת־שְׁנֵ֥י הָעַמּוּדִ֖ים נְחֹ֑שֶׁת שְׁמֹנֶ֨ה עֶשְׂרֵ֜ה אַמָּ֗ה קוֹמַת֙ הָעַמּ֣וּד הָאֶחָ֔ד וְחוּט֙ שְׁתֵּים־עֶשְׂרֵ֣ה אַמָּ֔ה יָסֹ֖ב אֶת־הָעַמּ֥וּד הַשֵּׁנִֽי
Ve tunçtan iki sütun döktü; birinci sütunun boyu on sekiz kubit (~8.1 m) idi ve on iki kubitlik (~5.4 m) bir ip ikinci sütunu çevreliyordu.
Örnek Ayetler (4 / 6)
Mezmurlar 99:7
·
Tevrat
בְּעַמּ֣וּד עָ֭נָן יְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֑ם שָׁמְר֥וּ עֵ֝דֹתָ֗יו וְחֹ֣ק נָֽתַן־לָֽמוֹ
Bulut sütununda onlarla konuşuyordu; onun tanıklıklarını ve onlara verdiği kuralı tuttular.
Yasa'nın Tekrarı 31:15
·
Tevrat
וַיֵּרָ֧א יְהוָ֛ה בָּאֹ֖הֶל בְּעַמּ֣וּד עָנָ֑ן וַיַּעֲמֹ֛ד עַמּ֥וּד הֶעָנָ֖ן עַל־פֶּ֥תַח הָאֹֽהֶל
Ve Yahve çadırda bulut sütununda göründü; ve bulut sütunu çadırın kapısında durdu.
Çölde Sayım 12:5
·
Tevrat
וַיֵּ֤רֶד יְהוָה֙ בְּעַמּ֣וּד עָנָ֔ן וַֽיַּעֲמֹ֖ד פֶּ֣תַח הָאֹ֑הֶל וַיִּקְרָא֙ אַהֲרֹ֣ן וּמִרְיָ֔ם וַיֵּצְא֖וּ שְׁנֵיהֶֽם
Yahve bulut sütununda indi ve çadırın girişinde durdu. Harun'u ve Meryem'i çağırdı, ikisi çıktılar.
Mısır'dan Çıkış 13:21
·
Tevrat
וַֽיהוָ֡ה הֹלֵךְ֩ לִפְנֵיהֶ֨ם יוֹמָ֜ם בְּעַמּ֤וּד עָנָן֙ לַנְחֹתָ֣ם הַדֶּ֔רֶךְ וְלַ֛יְלָה בְּעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ לְהָאִ֣יר לָהֶ֑ם לָלֶ֖כֶת יוֹמָ֥ם וָלָֽיְלָה
Ve Yahve, gündüz ve gece gitmeleri için, yolda onlara kılavuzluk etmek üzere gündüz bulut sütunuyla, onları aydınlatmak üzere gece ateş sütunuyla onların önünde gidiyordu.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 16:26
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שִׁמְשׁ֜וֹן אֶל־הַנַּ֨עַר הַמַּחֲזִ֣יק בְּיָדוֹ֮ הַנִּ֣יחָה אוֹתִי֒ וַהֲמִשֵׁ֨נִי֙ אֶת־הָֽעַמֻּדִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הַבַּ֖יִת נָכ֣וֹן עֲלֵיהֶ֑ם וְאֶשָּׁעֵ֖ן עֲלֵיהֶֽם
Şimşon elinden tutan gence dedi: 'Beni bırak ve evin üzerlerinde durduğu sütunları bana dokundur, onların üzerine yaslanayım.'
Yeremya 27:19
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת אֶל־הָֽעַמֻּדִ֔ים וְעַל־הַיָּ֖ם וְעַל־הַמְּכֹנ֑וֹת וְעַל֙ יֶ֣תֶר הַכֵּלִ֔ים הַנּוֹתָרִ֖ים בָּעִ֥יר הַזֹּֽאת
Çünkü Ordular Yahvesi sütunlar hakkında, havuz hakkında, ayaklıklar hakkında ve bu şehirde kalan eşyaların geri kalanı hakkında şöyle dedi:
1. Krallar 7:21
·
Tevrat
וַיָּ֨קֶם֙ אֶת־הָֽעַמֻּדִ֔ים לְאֻלָ֖ם הַֽהֵיכָ֑ל וַיָּ֜קֶם אֶת־הָעַמּ֣וּד הַיְמָנִ֗י וַיִּקְרָ֤א אֶת־שְׁמוֹ֙ יָכִ֔ין וַיָּ֨קֶם֙ אֶת־הָעַמּ֣וּד הַשְּׂמָאלִ֔י וַיִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ בֹּֽעַז
Ve sütunları tapınağın eyvanına dikti; sağdaki sütunu dikti ve adını Yakin koydu, soldaki sütunu dikti ve adını Boaz koydu.
1. Krallar 7:41
·
Tevrat
עַמֻּדִ֣ים שְׁנַ֔יִם וְגֻלֹּ֧ת הַכֹּתָרֹ֛ת אֲשֶׁר־עַל־רֹ֥אשׁ הָֽעַמֻּדִ֖ים שְׁתָּ֑יִם וְהַשְּׂבָכ֣וֹת שְׁתַּ֔יִם לְכַסּ֗וֹת אֶת־שְׁתֵּי֙ גֻּלֹּ֣ת הַכֹּֽתָרֹ֔ת אֲשֶׁ֖ר עַל־רֹ֥אשׁ הָעַמּוּדִֽים
İki sütun, ve sütunların başı üzerindeki başlıkların iki tası; ve sütunların başı üzerindeki başlıkların iki tasını örtmek için iki ağ;
Mısır'dan Çıkış 27:11
·
Tevrat
וְכֵ֨ן לִפְאַ֤ת צָפוֹן֙ בָּאֹ֔רֶךְ קְלָעִ֖ים מֵ֣אָה אֹ֑רֶךְ וְעַמּוּדָ֣יו עֶשְׂרִ֗ים וְאַדְנֵיהֶ֤ם עֶשְׂרִים֙ נְחֹ֔שֶׁת וָוֵ֧י הָֽעַמֻּדִ֛ים וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף
Ve aynı şekilde kuzey tarafına uzunlamasına yüz uzunluğunda perdeler, onun yirmi direği ve onların yirmi tabanı tunçtu; direklerin kancaları ve onların çemberleri gümüştü.
Örnek Ayetler (5)
Mısır'dan Çıkış 27:12
·
Tevrat
וְרֹ֤חַב הֶֽחָצֵר֙ לִפְאַת־יָ֔ם קְלָעִ֖ים חֲמִשִּׁ֣ים אַמָּ֑ה עַמֻּדֵיהֶ֣ם עֲשָׂרָ֔ה וְאַדְנֵיהֶ֖ם עֲשָׂרָֽה
Ve avlunun batı tarafındaki genişliği elli kubit (~22.5 m) perdelerdir; direkleri on ve tabanları ondur.
Mısır'dan Çıkış 27:14
·
Tevrat
וַחֲמֵ֨שׁ עֶשְׂרֵ֥ה אַמָּ֛ה קְלָעִ֖ים לַכָּתֵ֑ף עַמֻּדֵיהֶ֣ם שְׁלֹשָׁ֔ה וְאַדְנֵיהֶ֖ם שְׁלֹשָֽׁה
Ve yan taraf için on beş kubit (~6.75 m) askı; onların üç direği ve üç tabanı vardı.
Mısır'dan Çıkış 27:15
·
Tevrat
וְלַכָּתֵף֙ הַשֵּׁנִ֔ית חְמֵ֥שׁ עֶשְׂרֵ֖ה קְלָעִ֑ים עַמֻּדֵיהֶ֣ם שְׁלֹשָׁ֔ה וְאַדְנֵיהֶ֖ם שְׁלֹשָֽׁה
Ve ikinci yan taraf için on beş perde vardı; onların sütunları üç ve onların tabanları üçtü.
Mısır'dan Çıkış 27:16
·
Tevrat
וּלְשַׁ֨עַר הֶֽחָצֵ֜ר מָסָ֣ךְ עֶשְׂרִ֣ים אַמָּ֗ה תְּכֵ֨לֶת וְאַרְגָּמָ֜ן וְתוֹלַ֧עַת שָׁנִ֛י וְשֵׁ֥שׁ מָשְׁזָ֖ר מַעֲשֵׂ֣ה רֹקֵ֑ם עַמֻּֽדֵיהֶם֙ אַרְבָּעָ֔ה וְאַדְנֵיהֶ֖ם אַרְבָּעָֽה
Ve avlunun kapısı için lacivert, mor, kırmızı ve bükülmüş ince ketenden nakışçı işi yirmi kubit (~900 cm) bir perde vardı; direkleri dört ve tabanları dörttü.
Mısır'dan Çıkış 38:15
·
Tevrat
וְלַכָּתֵ֣ף הַשֵּׁנִ֗ית מִזֶּ֤ה וּמִזֶּה֙ לְשַׁ֣עַר הֶֽחָצֵ֔ר קְלָעִ֕ים חֲמֵ֥שׁ עֶשְׂרֵ֖ה אַמָּ֑ה עַמֻּדֵיהֶ֣ם שְׁלֹשָׁ֔ה וְאַדְנֵיהֶ֖ם שְׁלֹשָֽׁה
Ve ikinci yan için, avlunun kapısına buradan ve oradan, perdeler on beş kubitti (~6.75 m); onların üç direği ve onların üç tabanı vardı.
Örnek Ayetler (4)
2. Tarihler 3:16
·
Tevrat
וַיַּ֤עַשׂ שַׁרְשְׁרוֹת֙ בַּדְּבִ֔יר וַיִּתֵּ֖ן עַל־רֹ֣אשׁ הָעַמֻּדִ֑ים וַיַּ֤עַשׂ רִמּוֹנִים֙ מֵאָ֔ה וַיִּתֵּ֖ן בַּֽשַּׁרְשְׁרֽוֹת
Ve iç odadaki gibi zincirler yaptı ve sütunların başına koydu; ve yüz nar yaptı ve zincirlere koydu.
Mısır'dan Çıkış 27:10
·
Tevrat
וְעַמֻּדָ֣יו עֶשְׂרִ֔ים וְאַדְנֵיהֶ֥ם עֶשְׂרִ֖ים נְחֹ֑שֶׁת וָוֵ֧י הָעַמֻּדִ֛ים וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף
Ve onun yirmi direği ve onların yirmi tabanı tunçtur; direklerin çengelleri ve onların çemberleri gümüştür.
Mısır'dan Çıkış 38:10
·
Tevrat
עַמּוּדֵיהֶ֣ם עֶשְׂרִ֔ים וְאַדְנֵיהֶ֥ם עֶשְׂרִ֖ים נְחֹ֑שֶׁת וָוֵ֧י הָעַמֻּדִ֛ים וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף
Onların yirmi direği ve onların yirmi tabanı tunçtandı; direklerin çengelleri ve onların çemberleri gümüştü.
Mısır'dan Çıkış 38:12
·
Tevrat
וְלִפְאַת־יָ֗ם קְלָעִים֙ חֲמִשִּׁ֣ים בָּֽאַמָּ֔ה עַמּוּדֵיהֶ֥ם עֲשָׂרָ֔ה וְאַדְנֵיהֶ֖ם עֲשָׂרָ֑ה וָוֵ֧י הָעַמֻּדִ֛ים וַחֲשׁוּקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף
Ve batı tarafı için perdeler elli kubitti (~22.5 m); onların on direği ve onların on tabanı vardı, direklerin çengelleri ve onların çemberleri gümüştü.
Örnek Ayetler (4)
Mısır'dan Çıkış 38:10
·
Tevrat
עַמּוּדֵיהֶ֣ם עֶשְׂרִ֔ים וְאַדְנֵיהֶ֥ם עֶשְׂרִ֖ים נְחֹ֑שֶׁת וָוֵ֧י הָעַמֻּדִ֛ים וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף
Onların yirmi direği ve onların yirmi tabanı tunçtandı; direklerin çengelleri ve onların çemberleri gümüştü.
Mısır'dan Çıkış 38:11
·
Tevrat
וְלִפְאַ֤ת צָפוֹן֙ מֵאָ֣ה בָֽאַמָּ֔ה עַמּוּדֵיהֶ֣ם עֶשְׂרִ֔ים וְאַדְנֵיהֶ֥ם עֶשְׂרִ֖ים נְחֹ֑שֶׁת וָוֵ֧י הָֽעַמּוּדִ֛ים וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף
Ve kuzey tarafı için yüz kubitti (~45 m); onların yirmi direği ve onların yirmi tabanı tunçtandı, direklerin çengelleri ve onların çemberleri gümüştü.
Mısır'dan Çıkış 38:12
·
Tevrat
וְלִפְאַת־יָ֗ם קְלָעִים֙ חֲמִשִּׁ֣ים בָּֽאַמָּ֔ה עַמּוּדֵיהֶ֥ם עֲשָׂרָ֔ה וְאַדְנֵיהֶ֖ם עֲשָׂרָ֑ה וָוֵ֧י הָעַמֻּדִ֛ים וַחֲשׁוּקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף
Ve batı tarafı için perdeler elli kubitti (~22.5 m); onların on direği ve onların on tabanı vardı, direklerin çengelleri ve onların çemberleri gümüştü.
Mısır'dan Çıkış 38:14
·
Tevrat
קְלָעִ֛ים חֲמֵשׁ־עֶשְׂרֵ֥ה אַמָּ֖ה אֶל־הַכָּתֵ֑ף עַמּוּדֵיהֶ֣ם שְׁלֹשָׁ֔ה וְאַדְנֵיהֶ֖ם שְׁלֹשָֽׁה
Bir yan için perdeler on beş kubitti (~6.75 m); onların üç direği ve onların üç tabanı vardı.
Örnek Ayetler (3)
Ezgiler Ezgisi 3:10
·
Tevrat
עַמּוּדָיו֙ עָ֣שָׂה כֶ֔סֶף רְפִידָת֣וֹ זָהָ֔ב מֶרְכָּב֖וֹ אַרְגָּמָ֑ן תּוֹכוֹ֙ רָצ֣וּף אַהֲבָ֔ה מִבְּנ֖וֹת יְרוּשָׁלִָֽם
Onun sütunlarını gümüş, arkalığını altın, oturağını erguvan yaptı; onun içi Yeruşalim kızlarından sevgiyle döşenmiştir.
Mısır'dan Çıkış 36:38
·
Tevrat
וְאֶת־עַמּוּדָ֤יו חֲמִשָּׁה֙ וְאֶת־וָ֣וֵיהֶ֔ם וְצִפָּ֧ה רָאשֵׁיהֶ֛ם וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם זָהָ֑ב וְאַדְנֵיהֶ֥ם חֲמִשָּׁ֖ה נְחֹֽשֶׁת
Ve onun beş direğini ve onların çengellerini; ve onların başlıklarını ve onların çemberlerini altınla kapladı; ve onların beş tabanı tunçtu.
Mısır'dan Çıkış 40:18
·
Tevrat
וַיָּ֨קֶם מֹשֶׁ֜ה אֶת־הַמִּשְׁכָּ֗ן וַיִּתֵּן֙ אֶת־אֲדָנָ֔יו וַיָּ֨שֶׂם֙ אֶת־קְרָשָׁ֔יו וַיִּתֵּ֖ן אֶת־בְּרִיחָ֑יו וַיָּ֖קֶם אֶת־עַמּוּדָֽיו
Musa konutu kurdu; onun tabanlarını verdi, onun tahtalarını koydu, onun sürgülerini verdi ve onun direklerini kurdu.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 9:12
·
Tevrat
וּבְעַמּ֣וּד עָנָ֔ן הִנְחִיתָ֖ם יוֹמָ֑ם וּבְעַמּ֥וּד אֵשׁ֙ לַ֔יְלָה לְהָאִ֣יר לָהֶ֔ם אֶת־הַדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֥ר יֵֽלְכוּ־בָֽהּ
Ve gündüz bulut sütunuyla onlara yol gösterdin ve gece onda gidecekleri yolu onlara aydınlatmak için ateş sütunuyla.
Çölde Sayım 14:14
·
Tevrat
וְאָמְר֗וּ אֶל־יוֹשֵׁב֮ הָאָ֣רֶץ הַזֹּאת֒ שָֽׁמְעוּ֙ כִּֽי־אַתָּ֣ה יְהוָ֔ה בְּקֶ֖רֶב הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה אֲשֶׁר־עַ֨יִן בְּעַ֜יִן נִרְאָ֣ה אַתָּ֣ה יְהוָ֗ה וַעֲנָֽנְךָ֙ עֹמֵ֣ד עֲלֵהֶ֔ם וּבְעַמֻּ֣ד עָנָ֗ן אַתָּ֨ה הֹלֵ֤ךְ לִפְנֵיהֶם֙ יוֹמָ֔ם וּבְעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ לָֽיְלָה
Ve bu yerin oturanına diyecekler; duydular ki sen Yahve bu halkın ortasındasın; ki sen Yahve göz göze görünüyorsun ve bulutun onların üzerinde duruyor ve gündüz bulut sütununda ve gece ateş sütununda onların önünde gidiyorsun.
Örnek Ayetler (3)
Çölde Sayım 3:36
·
Tevrat
וּפְקֻדַּ֣ת מִשְׁמֶרֶת֮ בְּנֵ֣י מְרָרִי֒ קַרְשֵׁי֙ הַמִּשְׁכָּ֔ן וּבְרִיחָ֖יו וְעַמֻּדָ֣יו וַאֲדָנָ֑יו וְכָל־כֵּלָ֔יו וְכֹ֖ל עֲבֹדָתֽוֹ
Ve Merari oğullarının sorumluluğunun gözetimi konutun çerçeveleri, onun sürgüleri, onun direkleri, onun tabanları, tüm onun eşyaları ve tüm onun hizmetiydi;
Mısır'dan Çıkış 27:10
·
Tevrat
וְעַמֻּדָ֣יו עֶשְׂרִ֔ים וְאַדְנֵיהֶ֥ם עֶשְׂרִ֖ים נְחֹ֑שֶׁת וָוֵ֧י הָעַמֻּדִ֛ים וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף
Ve onun yirmi direği ve onların yirmi tabanı tunçtur; direklerin çengelleri ve onların çemberleri gümüştür.
Mısır'dan Çıkış 39:33
·
Tevrat
וַיָּבִ֤יאוּ אֶת־הַמִּשְׁכָּן֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה אֶת־הָאֹ֖הֶל וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו קְרָסָ֣יו קְרָשָׁ֔יו בְּרִיחָ֖יו וְעַמֻּדָ֥יו וַאֲדָנָֽיו
Ve meskeni, çadırı ve bütün eşyalarını, kancalarını, tahtalarını, sürgülerini ve direklerini ve tabanlarını Musa'ya getirdiler.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 42:6
·
Tevrat
כִּ֤י מְשֻׁלָּשׁוֹת֙ הֵ֔נָּה וְאֵ֤ין לָהֶן֙ עַמּוּדִ֔ים כְּעַמּוּדֵ֖י הַחֲצֵר֑וֹת עַל־כֵּ֣ן נֶאֱצַ֗ל מֵהַתַּחְתּוֹנ֛וֹת וּמֵהַתִּֽיכֹנ֖וֹת מֵהָאָֽרֶץ
Çünkü onlar üç katlıydılar ve avluların sütunları gibi onların sütunları yoktu; bu yüzden yerden altlardan ve ortalardan ayrılmıştı.
2. Tarihler 3:15
·
Tevrat
וַיַּ֜עַשׂ לִפְנֵ֤י הַבַּ֨יִת֙ עַמּוּדִ֣ים שְׁנַ֔יִם אַמּ֕וֹת שְׁלֹשִׁ֥ים וְחָמֵ֖שׁ אֹ֑רֶךְ וְהַצֶּ֥פֶת אֲשֶׁר־עַל־רֹאשׁ֖וֹ אַמּ֥וֹת חָמֵֽשׁ
Evin önüne de otuz beş kubit (~15.75 metre) uzunluğunda iki sütun yaptı ve başının üzerindeki başlık beş kubitti (~225 cm).
2. Tarihler 4:12
·
Tevrat
עַמּוּדִ֣ים שְׁנַ֔יִם וְהַגֻּלּ֧וֹת וְהַכֹּתָר֛וֹת עַל־רֹ֥אשׁ הָעַמּוּדִ֖ים שְׁתָּ֑יִם וְהַשְּׂבָכ֣וֹת שְׁתַּ֔יִם לְכַסּ֗וֹת אֶת־שְׁתֵּי֙ גֻּלּ֣וֹת הַכֹּֽתָר֔וֹת אֲשֶׁ֖ר עַל־רֹ֥אשׁ הָֽעַמּוּדִֽים
İki sütun ve sütunların başındaki iki başlığın tasları ve sütunların başındaki başlıkların iki tasını örtmek için iki ağ;
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 52:22
·
Tevrat
וְכֹתֶ֨רֶת עָלָ֜יו נְחֹ֗שֶׁת וְקוֹמַ֨ת הַכֹּתֶ֥רֶת הָאַחַת֮ חָמֵ֣שׁ אַמּוֹת֒ וּשְׂבָכָ֨ה וְרִמּוֹנִ֧ים עַֽל־הַכּוֹתֶ֛רֶת סָבִ֖יב הַכֹּ֣ל נְחֹ֑שֶׁת וְכָאֵ֛לֶּה לַֽעַמּ֥וּד הַשֵּׁנִ֖י וְרִמּוֹנִֽים
Ve onun üzerinde tunç başlık vardı ve bir başlığın boyu beş kubitti (~45 cm); ve başlığın etrafında ağ işi ve narlar vardı, hepsi tunçtu; ve ikinci sütun ve narlar bunlar gibiydi.
2. Krallar 25:17
·
Tevrat
שְׁמֹנֶה֩ עֶשְׂרֵ֨ה אַמָּ֜ה קוֹמַ֣ת הָעַמּ֣וּד הָאֶחָ֗ד וְכֹתֶ֨רֶת עָלָ֥יו נְחֹשֶׁת֮ וְקוֹמַ֣ת הַכֹּתֶרֶת֮ שָׁלֹ֣שׁ אַמּוֹת֒ וּשְׂבָכָ֨ה וְרִמֹּנִ֧ים עַֽל־הַכֹּתֶ֛רֶת סָבִ֖יב הַכֹּ֣ל נְחֹ֑שֶׁת וְכָאֵ֛לֶּה לַֽעַמּ֥וּד הַשֵּׁנִ֖י עַל־הַשְּׂבָכָֽה
Bir sütunun boyu on sekiz kubitti (~810 cm) ve üzerinde tunç bir başlık vardı; ve başlığın boyu üç kubitti (~135 cm); ve başlığın etrafında ağ ve narlar vardı, hepsi tunçtu; ve ikinci sütun için ağın üzerinde de bunlar gibiydi.
Örnek Ayetler (2)
Çölde Sayım 4:31
·
Tevrat
וְזֹאת֙ מִשְׁמֶ֣רֶת מַשָּׂאָ֔ם לְכָל־עֲבֹדָתָ֖ם בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד קַרְשֵׁי֙ הַמִּשְׁכָּ֔ן וּבְרִיחָ֖יו וְעַמּוּדָ֥יו וַאֲדָנָֽיו
Buluşma Çadırı'ndaki bütün hizmetleri için yüklerinin gözetimi şudur: Konutun çerçeveleri, sürgüleri, direkleri ve tabanları;
Mısır'dan Çıkış 27:11
·
Tevrat
וְכֵ֨ן לִפְאַ֤ת צָפוֹן֙ בָּאֹ֔רֶךְ קְלָעִ֖ים מֵ֣אָה אֹ֑רֶךְ וְעַמּוּדָ֣יו עֶשְׂרִ֗ים וְאַדְנֵיהֶ֤ם עֶשְׂרִים֙ נְחֹ֔שֶׁת וָוֵ֧י הָֽעַמֻּדִ֛ים וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף
Ve aynı şekilde kuzey tarafına uzunlamasına yüz uzunluğunda perdeler, onun yirmi direği ve onların yirmi tabanı tunçtu; direklerin kancaları ve onların çemberleri gümüştü.
Örnek Ayetler (2)
Ester 1:6
·
Tevrat
ח֣וּר כַּרְפַּ֣ס וּתְכֵ֗לֶת אָחוּז֙ בְּחַבְלֵי־ב֣וּץ וְאַרְגָּמָ֔ן עַל־גְּלִ֥ילֵי כֶ֖סֶף וְעַמּ֣וּדֵי שֵׁ֑שׁ מִטּ֣וֹת זָהָ֣ב וָכֶ֗סֶף עַ֛ל רִֽצְפַ֥ת בַּהַט־וָשֵׁ֖שׁ וְדַ֥ר וְסֹחָֽרֶת
Beyaz keten, pamuk ve lacivert kumaş, ince keten ve erguvan iplerle gümüş halkalar ve mermer sütunlar üzerine tutturulmuştu; altın ve gümüş yataklar, porfir, mermer, sedef ve siyah mermer döşeme üzerindeydi.
Çölde Sayım 4:32
·
Tevrat
וְעַמּוּדֵי֩ הֶחָצֵ֨ר סָבִ֜יב וְאַדְנֵיהֶ֗ם וִֽיתֵדֹתָם֙ וּמֵ֣יתְרֵיהֶ֔ם לְכָל־כְּלֵיהֶ֔ם וּלְכֹ֖ל עֲבֹדָתָ֑ם וּבְשֵׁמֹ֣ת תִּפְקְד֔וּ אֶת־כְּלֵ֖י מִשְׁמֶ֥רֶת מַשָּׂאָֽם
Çevredeki avlunun direkleri, tabanları, kazıkları ve ipleri, bütün takımları ve bütün hizmetleri için; yüklerinin gözetimindeki takımları isimleriyle sayacaksınız.