3073
Kullanım
6
Lemma
107
Türev
85
Anlam
6 lemma, 107 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הָעָֽם Lemma | ha'am | halk, halk, topluluk, millet | İsim | 744 | ||
עַם | am | halk, akraba, ulus, topluluk, halk | İsim | 210 | ||
עַמִּי | ammi | halkım, halk, ulus, akraba | Zamir | 194 | ||
עִמּוֹ | immo | onunla, ile, yanında, beraberinde | Zamir | 99 | ||
לְעַם | le-am | halka, halk, ulus, topluluk | İsim | 92 | ||
עַמִּים | ammim | halklar, halk, kavim, akraba | İsim | 80 | ||
הָעַמִּים | haammim | halklar, halk, ulus, akraba | İsim | 71 | ||
עַמְּךָ | ammekha | senin akraban, akraba, halk, ulus | Zamir | 58 | ||
וְהָעָם | ve-ha'am | ve topluluk, topluluk, halk, kavim | İsim | 43 | ||
בָּעָם | ba-am | halkta, halk, topluluk, akraba | İsim | 26 | ||
עַמֶּךָ | ammekha | halkın, halk, topluluk, kavim | Zamir | 15 | ||
בָּעַמִּים | ba'ammim | halklarda, halk, kavim, topluluk, akraba | İsim | 14 | ||
לְעַמּֽוֹ | leammo | halkına, halk, ulus, akraba | Zamir | 12 | ||
וְעַמִּי | ve-ammi | ve halkım, halk, topluluk, akraba | Zamir | 12 | ||
וְעַם | ve'am | ve halk, akraba, topluluk, halk | İsim | 12 | ||
לְעַמִּי | le'ammi | halkıma, halk, topluluk, kavim | Zamir | 11 | ||
Örnek Ayetler (5 / 11) Hezekiel 13:18 · Tevrat וְאָמַרְתָּ֞ כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הוֹי֩ לִֽמְתַפְּר֨וֹת כְּסָת֜וֹת עַ֣ל כָּל־אַצִּילֵ֣י יָדַ֗י וְעֹשׂ֧וֹת הַמִּסְפָּח֛וֹת עַל־רֹ֥אשׁ כָּל־קוֹמָ֖ה לְצוֹדֵ֣ד נְפָשׁ֑וֹת הַנְּפָשׁוֹת֙ תְּצוֹדֵ֣דְנָה לְעַמִּ֔י וּנְפָשׁ֖וֹת לָכֶ֥נָה תְחַיֶּֽינָה Ve diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: Canları avlamak için ellerimin bütün eklemlerine bantlar dikenlere ve her boyun başına örtüler yapanlara vay! Halkımın canlarını mı avlayacaksınız ve kendiniz için canları yaşatacaksınız? Hezekiel 13:19 · Tevrat וַתְּחַלֶּלְ֨נָה אֹתִ֜י אֶל־עַמִּ֗י בְּשַׁעֲלֵ֣י שְׂעֹרִים֮ וּבִפְת֣וֹתֵי לֶחֶם֒ לְהָמִ֤ית נְפָשׁוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־תְמוּתֶ֔נָה וּלְחַיּ֥וֹת נְפָשׁ֖וֹת אֲשֶׁ֣ר לֹא־תִֽחְיֶ֑ינָה בְּכַ֨זֶּבְכֶ֔ם לְעַמִּ֖י שֹׁמְעֵ֥י כָזָֽב Arpa avuçları için ve ekmek parçaları için, ölmeyecek canları öldürmek ve yaşamayacak canları yaşatmak için, yalanı dinleyen halkıma yalan söylemenizle beni halkıma karşı kirlettiniz. Hezekiel 36:8 · Tevrat וְאַתֶּ֞ם הָרֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ עַנְפְּכֶ֣ם תִּתֵּ֔נוּ וּפֶרְיְכֶ֥ם תִּשְׂא֖וּ לְעַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֥י קֵרְב֖וּ לָבֽוֹא Ve siz, İsrail dağları, dallarınızı vereceksiniz ve halkım İsrail için meyvenizi taşıyacaksınız; çünkü gelmeye yaklaştılar. 2. Samuel 7:10 · Tevrat וְשַׂמְתִּ֣י מָ֠קוֹם לְעַמִּ֨י לְיִשְׂרָאֵ֤ל וּנְטַעְתִּיו֙ וְשָׁכַ֣ן תַּחְתָּ֔יו וְלֹ֥א יִרְגַּ֖ז ע֑וֹד וְלֹֽא־יֹסִ֤יפוּ בְנֵֽי־עַוְלָה֙ לְעַנּוֹת֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר בָּרִאשׁוֹנָֽה 'Halkım İsrail için bir yer belirleyeceğim ve onu dikeceğim; kendi yerinde oturacak ve artık titremeyecek; haksızlık oğulları onu eskisi gibi bir daha ezmeyecekler.' Yeremya 29:32 · Tevrat לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה הִנְנִ֨י פֹקֵ֜ד עַל־שְׁמַעְיָ֣ה הַנֶּחֱלָמִי֮ וְעַל־זַרְעוֹ֒ לֹא־יִהְיֶ֨ה ל֜וֹ אִ֣ישׁ יוֹשֵׁ֣ב בְּתוֹךְ־הָעָ֣ם הַזֶּ֗ה וְלֹֽא־יִרְאֶ֥ה בַטּ֛וֹב אֲשֶׁר־אֲנִ֥י עֹשֶֽׂה־לְעַמִּ֖י נְאֻם־יְהוָ֑ה כִּֽי־סָרָ֥ה דִבֶּ֖ר עַל־יְהוָֽה Bu yüzden Yahve şöyle dedi: İşte ben Nehelamlı Şemaya'yı ve soyunu yoklayacağım; onun bu halkın içinde oturan adamı olmayacak ve halkıma yaptığım iyiliği görmeyecek, Yahve'nin bildirisidir; çünkü Yahve'ye karşı isyan konuştu. | ||||||
וְעַמְּךָ | ve-ammekha | ve halkın, halk, topluluk, kavim | Zamir | 10 | ||
בְּעַמִּי | be'ammi | benim halkımda, halk, topluluk, kavim | Zamir | 9 | ||
לְעַמֶּֽךָ | le'ammekha | senin halkına, halk, topluluk, kavim | Zamir | 9 | ||
מֵעִמִּֽי | me-'immi | benim yanımdan, yanında, ile, beraber | İsim | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 744)
Hakimler 1:16
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י קֵינִי֩ חֹתֵ֨ן מֹשֶׁ֜ה עָל֨וּ מֵעִ֤יר הַתְּמָרִים֙ אֶת־בְּנֵ֣י יְהוּדָ֔ה מִדְבַּ֣ר יְהוּדָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּנֶ֣גֶב עֲרָ֑ד וַיֵּ֖לֶךְ וַיֵּ֥שֶׁב אֶת־הָעָֽם
Musa'nın kayınbabası Kenli'nin oğulları, Hurmalar şehrinden Yahuda oğullarıyla birlikte Arad'ın Necef'indeki Yahuda çölüne çıktılar; gidip halkla birlikte oturdular.
Hakimler 2:4
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּדַבֵּ֞ר מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּשְׂא֥וּ הָעָ֛ם אֶת־קוֹלָ֖ם וַיִּבְכּֽוּ
Yahve'nin elçisi bu sözleri bütün İsrail oğullarına konuştuğunda, halk sesini kaldırdı ve ağladı.
Hakimler 2:6
·
Tevrat
וַיְשַׁלַּ֥ח יְהוֹשֻׁ֖עַ אֶת־הָעָ֑ם וַיֵּלְכ֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אִ֥ישׁ לְנַחֲלָת֖וֹ לָרֶ֥שֶׁת אֶת־הָאָֽרֶץ
Yeşu halkı salıverdi ve İsrail oğulları yeri mülk edinmek için her adam kendi mirasına gitti.
Hakimler 2:7
·
Tevrat
וַיַּעַבְד֤וּ הָעָם֙ אֶת־יְהוָ֔ה כֹּ֖ל יְמֵ֣י יְהוֹשֻׁ֑עַ וְכֹ֣ל יְמֵ֣י הַזְּקֵנִ֗ים אֲשֶׁ֨ר הֶאֱרִ֤יכוּ יָמִים֙ אַחֲרֵ֣י יְהוֹשׁ֔וּעַ אֲשֶׁ֣ר רָא֗וּ אֵ֣ת כָּל־מַעֲשֵׂ֤ה יְהוָה֙ הַגָּד֔וֹל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
Halk Yeşu'nun bütün günleri boyunca ve Yeşu'dan sonra günleri uzayan, Yahve'nin İsrail için yaptığı bütün büyük işini gören ihtiyarların bütün günleri boyunca Yahve'ye kulluk etti.
Hakimler 3:18
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כַּאֲשֶׁ֣ר כִּלָּ֔ה לְהַקְרִ֖יב אֶת־הַמִּנְחָ֑ה וַיְשַׁלַּח֙ אֶת־הָעָ֔ם נֹשְׂאֵ֖י הַמִּנְחָֽה
Ve sunuyu sunmayı bitirdiğinde, sunuyu taşıyan halkı gönderdi.
Örnek Ayetler (5 / 210)
Hakimler 5:2
·
Tevrat
בִּפְרֹ֤עַ פְּרָעוֹת֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל בְּהִתְנַדֵּ֖ב עָ֑ם בָּרֲכ֖וּ יְהוָֽה
İsrail'de saçlar çözüldüğünde, halk gönüllü olduğunda, Yahve'yi bereketleyin.
Hakimler 5:11
·
Tevrat
מִקּ֣וֹל מְחַֽצְצִ֗ים בֵּ֚ין מַשְׁאַבִּ֔ים שָׁ֤ם יְתַנּוּ֙ צִדְק֣וֹת יְהוָ֔ה צִדְקֹ֥ת פִּרְזֹנ֖וֹ בְּיִשְׂרָאֵ֑ל אָ֛ז יָרְד֥וּ לַשְּׁעָרִ֖ים עַם־יְהוָֽה
Su çekme yerleri arasındaki okçuların sesinden uzakta, orada Yahve'nin doğru işlerini, İsrail'deki köylülerinin doğru işlerini anlatacaklar. O zaman Yahve'nin halkı kapılara indi.
Hakimler 5:13
·
Tevrat
אָ֚ז יְרַ֣ד שָׂרִ֔יד לְאַדִּירִ֖ים עָ֑ם יְהוָ֕ה יְרַד־לִ֖י בַּגִּבּוֹרִֽים
O zaman sağ kalan halkın soylularına indi; Yahve benim için yiğitler arasında indi.
Hakimler 5:18
·
Tevrat
זְבֻל֗וּן עַ֣ם חֵרֵ֥ף נַפְשׁ֛וֹ לָמ֖וּת וְנַפְתָּלִ֑י עַ֖ל מְרוֹמֵ֥י שָׂדֶֽה
Zevulun canını ölüme tehlikeye atan bir halktır, ve Naftali kırın yükseklerinde.
Hakimler 9:36
·
Tevrat
וַיַּרְא־גַּעַל֮ אֶת־הָעָם֒ וַיֹּ֣אמֶר אֶל־זְבֻ֔ל הִנֵּה־עָ֣ם יוֹרֵ֔ד מֵרָאשֵׁ֖י הֶהָרִ֑ים וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ זְבֻ֔ל אֵ֣ת צֵ֧ל הֶהָרִ֛ים אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה כָּאֲנָשִֽׁים
Gaal halkı gördü, ve Zevul'a dedi: 'İşte, dağların tepelerinden bir halk iniyor.' Ve Zevul ona dedi: 'Sen dağların gölgesini adamlar gibi görüyorsun.'
Örnek Ayetler (5 / 194)
Hakimler 14:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ אָבִ֣יו וְאִמּ֗וֹ הַאֵין֩ בִּבְנ֨וֹת אַחֶ֤יךָ וּבְכָל־עַמִּי֙ אִשָּׁ֔ה כִּֽי־אַתָּ֤ה הוֹלֵךְ֙ לָקַ֣חַת אִשָּׁ֔ה מִפְּלִשְׁתִּ֖ים הָעֲרֵלִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר שִׁמְשׁ֤וֹן אֶל־אָבִיו֙ אוֹתָ֣הּ קַֽח־לִ֔י כִּֽי־הִ֖יא יָשְׁרָ֥ה בְעֵינָֽי
Sonra babası ve annesi ona dedi: 'Kardeşlerinin kızları arasında ve bütün halkımın arasında bir kadın yok mu ki sen sünnetsiz Filistlilerden bir kadın almaya gidiyorsun?' Ve Şimşon babasına dedi: 'Onu bana al, çünkü o gözlerimde doğrudur.'
Hakimler 14:16
·
Tevrat
וַתֵּבְךְּ֩ אֵ֨שֶׁת שִׁמְשׁ֜וֹן עָלָ֗יו וַתֹּ֨אמֶר֙ רַק־שְׂנֵאתַ֨נִי֙ וְלֹ֣א אֲהַבְתָּ֔נִי הַֽחִידָ֥ה חַ֨דְתָּ֙ לִבְנֵ֣י עַמִּ֔י וְלִ֖י לֹ֣א הִגַּ֑דְתָּה וַיֹּ֣אמֶר לָ֗הּ הִנֵּ֨ה לְאָבִ֧י וּלְאִמִּ֛י לֹ֥א הִגַּ֖דְתִּי וְלָ֥ךְ אַגִּֽיד
Sonra Şimşon'un karısı onun üzerinde ağladı ve dedi: 'Sadece benden nefret ettin ve beni sevmedin; halkımın oğullarına bilmeceyi sordun ve bana bildirmedin.' Ve ona dedi: 'İşte babama ve anneme bildirmedim ve sana mı bildireceğim?'
Amos 7:8
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י מָֽה־אַתָּ֤ה רֹאֶה֙ עָמ֔וֹס וָאֹמַ֖ר אֲנָ֑ךְ וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹנָ֗י הִנְנִ֨י שָׂ֤ם אֲנָךְ֙ בְּקֶ֨רֶב֙ עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹֽא־אוֹסִ֥יף ע֖וֹד עֲב֥וֹר לֽוֹ
Ve Yahve bana dedi: 'Ne görüyorsun, Amos?' Ve dedim: 'Bir çekül.' Ve Efendi dedi: 'İşte, halkım İsrail'in ortasına bir çekül koyuyorum; bir daha onun yanından geçmeyeceğim.'
Amos 7:15
·
Tevrat
וַיִּקָּחֵ֣נִי יְהוָ֔ה מֵאַחֲרֵ֖י הַצֹּ֑אן וַיֹּ֤אמֶר אֵלַי֙ יְהוָ֔ה לֵ֥ךְ הִנָּבֵ֖א אֶל־עַמִּ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve Yahve beni sürünün arkasından aldı; ve Yahve bana dedi: 'Git, halkım İsrail'e peygamberlik et.'
Amos 8:2
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר מָֽה־אַתָּ֤ה רֹאֶה֙ עָמ֔וֹס וָאֹמַ֖ר כְּל֣וּב קָ֑יִץ וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י בָּ֤א הַקֵּץ֙ אֶל־עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹא־אוֹסִ֥יף ע֖וֹד עֲב֥וֹר לֽוֹ
Ve dedi: 'Ne görüyorsun, Amos?' Ve dedim: 'Bir sepet yaz meyvesi.' Ve Yahve bana dedi: 'Halkım İsrail'in üzerine son geldi; bir daha onun yanından geçmeyeceğim.'
Örnek Ayetler (5 / 99)
Hakimler 11:20
·
Tevrat
וְלֹא־הֶאֱמִ֨ין סִיח֤וֹן אֶת־יִשְׂרָאֵל֙ עֲבֹ֣ר בִּגְבֻל֔וֹ וַיֶּאֱסֹ֤ף סִיחוֹן֙ אֶת־כָּל־עַמּ֔וֹ וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּיָ֑הְצָה וַיִּלָּ֖חֶם עִם־יִשְׂרָאֵֽל
Fakat Sihon sınırından geçmesi için İsrail'e güvenmedi ve Sihon bütün halkını topladı ve Yahats'ta konakladılar ve İsrail ile savaştı.
Hakimler 11:21
·
Tevrat
וַ֠יִּתֵּן יְהוָ֨ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־סִיח֧וֹן וְאֶת־כָּל־עַמּ֛וֹ בְּיַ֥ד יִשְׂרָאֵ֖ל וַיַּכּ֑וּם וַיִּירַשׁ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֵ֚ת כָּל־אֶ֣רֶץ הָאֱמֹרִ֔י יוֹשֵׁ֖ב הָאָ֥רֶץ הַהִֽיא
Ve İsrail'in Tanrısı Yahve, Sihon'u ve bütün halkını İsrail'in eline verdi ve onları vurdular. Ve İsrail, o diyarda oturan Amorlunun bütün diyarını mülk edindi.
Hakimler 11:23
·
Tevrat
וְעַתָּ֞ה יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הוֹרִישׁ֙ אֶת־הָ֣אֱמֹרִ֔י מִפְּנֵ֖י עַמּ֣וֹ יִשְׂרָאֵ֑ל וְאַתָּ֖ה תִּירָשֶֽׁנּוּ
Ve şimdi İsrail'in Tanrısı Yahve, Amorluyu halkı İsrail'in önünden mülkünden etti ve sen onu mülk edineceksin.
2. Samuel 5:12
·
Tevrat
וַיֵּ֣דַע דָּוִ֔ד כִּֽי־הֱכִינ֧וֹ יְהוָ֛ה לְמֶ֖לֶךְ עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל וְכִי֙ נִשֵּׂ֣א מַמְלַכְתּ֔וֹ בַּעֲב֖וּר עַמּ֥וֹ יִשְׂרָאֵֽל
Davut Yahve'nin onu İsrail'in üzerine kral olarak pekiştirdiğini ve halkı İsrail uğruna krallığını yükselttiğini bildi.
2. Samuel 8:15
·
Tevrat
וַיִּמְלֹ֥ךְ דָּוִ֖ד עַל־כָּל־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיְהִ֣י דָוִ֗ד עֹשֶׂ֛ה מִשְׁפָּ֥ט וּצְדָקָ֖ה לְכָל־עַמּֽוֹ
Davut bütün İsrail üzerinde krallık yaptı; ve Davut bütün halkına adalet ve doğruluk yapıyordu.
Örnek Ayetler (5 / 92)
Hakimler 8:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לְאַנְשֵׁ֣י סֻכּ֔וֹת תְּנוּ־נָא֙ כִּכְּר֣וֹת לֶ֔חֶם לָעָ֖ם אֲשֶׁ֣ר בְּרַגְלָ֑י כִּי־עֲיֵפִ֣ים הֵ֔ם וְאָנֹכִ֗י רֹדֵ֛ף אַחֲרֵ֛י זֶ֥בַח וְצַלְמֻנָּ֖ע מַלְכֵ֥י מִדְיָֽן
Sukkot adamlarına dedi: "Lütfen ardımdaki halka ekmek somunları verin; çünkü onlar yorgundurlar ve ben Midyan kralları Zevah'ın ve Tsalmunna'nın ardından kovalıyorum."
Hakimler 20:10
·
Tevrat
וְלָקַ֣חְנוּ עֲשָׂרָה֩ אֲנָשִׁ֨ים לַמֵּאָ֜ה לְכֹ֣ל שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וּמֵאָ֤ה לָאֶ֨לֶף֙ וְאֶ֣לֶף לָרְבָבָ֔ה לָקַ֥חַת צֵדָ֖ה לָעָ֑ם לַעֲשׂ֗וֹת לְבוֹאָם֙ לְגֶ֣בַע בִּנְיָמִ֔ן כְּכָל־הַ֨נְּבָלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
İsrail'in bütün oymakları için yüz kişiden on adam, bin kişiden yüz ve on bin kişiden bin alacağız; halk için erzak almak üzere, Bünyamin'in Geva'sına geldiklerinde, İsrail'de yaptığı bütün alçaklığa göre yapmak için.
Hagay 1:13
·
Tevrat
וַ֠יֹּאמֶר חַגַּ֞י מַלְאַ֧ךְ יְהוָ֛ה בְּמַלְאֲכ֥וּת יְהוָ֖ה לָעָ֣ם לֵאמֹ֑ר אֲנִ֥י אִתְּכֶ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Ve Yahve'nin elçisi Hagay, Yahve'nin mesajıyla halka dedi, diyerek: 'Ben sizinleyim, Yahve'nin bildirisidir.'
Hezekiel 11:20
·
Tevrat
לְמַ֨עַן֙ בְּחֻקֹּתַ֣י יֵלֵ֔כוּ וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֥י יִשְׁמְר֖וּ וְעָשׂ֣וּ אֹתָ֑ם וְהָיוּ־לִ֣י לְעָ֔ם וַאֲנִ֕י אֶהְיֶ֥ה לָהֶ֖ם לֵאלֹהִֽים
Böylece kurallarımda yürüsünler, hükümlerimi tutsunlar ve onları yapsınlar; ve onlar bana halk olacaklar ve ben onlara Tanrı olacağım.
Hezekiel 14:11
·
Tevrat
לְ֠מַעַן לֹֽא־יִתְע֨וּ ע֤וֹד בֵּֽית־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאַֽחֲרַ֔י וְלֹֽא־יִטַּמְּא֥וּ ע֖וֹד בְּכָל־פִּשְׁעֵיהֶ֑ם וְהָ֥יוּ לִ֣י לְעָ֗ם וַֽאֲנִי֙ אֶהְיֶ֤ה לָהֶם֙ לֵֽאלֹהִ֔ים נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
İsrail evinin artık arkamdan sapmamaları ve bütün isyanlarıyla artık kirlenmemeleri amacıyla; ve bana halk olacaklar ve ben onlara Tanrı olacağım, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 80)
Hezekiel 3:6
·
Tevrat
לֹ֣א אֶל־עַמִּ֣ים רַבִּ֗ים עִמְקֵ֤י שָׂפָה֙ וְכִבְדֵ֣י לָשׁ֔וֹן אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־תִשְׁמַ֖ע דִּבְרֵיהֶ֑ם אִם־לֹ֤א אֲלֵיהֶם֙ שְׁלַחְתִּ֔יךָ הֵ֖מָּה יִשְׁמְע֥וּ אֵלֶֽיךָ
sözlerini anlamayacağın, dili derin ve dili ağır birçok halklara değil; eğer seni onlara gönderseydim, onlar seni dinlerlerdi.
Hezekiel 23:24
·
Tevrat
וּבָ֣אוּ עָלַ֡יִךְ הֹ֠צֶן רֶ֤כֶב וְגַלְגַּל֙ וּבִקְהַ֣ל עַמִּ֔ים צִנָּ֤ה וּמָגֵן֙ וְקוֹבַ֔ע יָשִׂ֥ימוּ עָלַ֖יִךְ סָבִ֑יב וְנָתַתִּ֤י לִפְנֵיהֶם֙ מִשְׁפָּ֔ט וּשְׁפָט֖וּךְ בְּמִשְׁפְּטֵיהֶֽם
Ve senin üzerine silahlarla, savaş arabası ve tekerlek ve halkların topluluğuyla gelecekler; çevrede senin üzerine büyük kalkan ve kalkan ve miğfer koyacaklar; ve onların önüne yargıyı vereceğim ve seni onların yargılarıyla yargılayacaklar.
Hezekiel 27:33
·
Tevrat
בְּצֵ֤את עִזְבוֹנַ֨יִךְ֙ מִיַּמִּ֔ים הִשְׂבַּ֖עַתְּ עַמִּ֣ים רַבִּ֑ים בְּרֹ֤ב הוֹנַ֨יִךְ֙ וּמַ֣עֲרָבַ֔יִךְ הֶעֱשַׁ֖רְתְּ מַלְכֵי־אָֽרֶץ
Senin malların denizlerden çıktığında birçok halkları doyurdun; senin servetinin ve senin takas mallarının çokluğuyla yerin krallarını zenginleştirdin.
Hezekiel 32:3
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וּפָרַשְׂתִּ֤י עָלֶ֨יךָ֙ אֶת־רִשְׁתִּ֔י בִּקְהַ֖ל עַמִּ֣ים רַבִּ֑ים וְהֶעֱל֖וּךָ בְּחֶרְמִֽי
Efendi Yahve şöyle dedi: Çok halkların topluluğunda senin üzerine ağımı sereceğim ve seni ağımda çıkaracaklar.
Hezekiel 32:9
·
Tevrat
וְהִ֨כְעַסְתִּ֔י לֵ֖ב עַמִּ֣ים רַבִּ֑ים בַּהֲבִיאִ֤י שִׁבְרְךָ֙ בַּגּוֹיִ֔ם עַל־אֲרָצ֖וֹת אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְדַעְתָּֽם
Senin yıkımını uluslar arasına, bilmediğin diyarlara getirdiğimde çok halkların kalbini öfkelendireceğim.
Örnek Ayetler (5 / 71)
Hakimler 2:12
·
Tevrat
וַיַּעַזְב֞וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י אֲבוֹתָ֗ם הַמּוֹצִ֣יא אוֹתָם֮ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ וַיֵּלְכ֞וּ אַחֲרֵ֣י אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֗ים מֵאֱלֹהֵ֤י הָֽעַמִּים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיב֣וֹתֵיהֶ֔ם וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם וַיַּכְעִ֖סוּ אֶת־יְהוָֽה
Onları Mısır diyarından çıkaran babalarının Tanrısı Yahve'yi bıraktılar ve çevrelerindeki halkların ilahlarından başka ilahların ardınca gittiler ve onlara secde ettiler; böylece Yahve'yi öfkelendirdiler.
Hezekiel 11:17
·
Tevrat
לָכֵ֣ן אֱמֹ֗ר כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ וְקִבַּצְתִּ֤י אֶתְכֶם֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְאָסַפְתִּ֣י אֶתְכֶ֔ם מִן־הָ֣אֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר נְפֹצוֹתֶ֖ם בָּהֶ֑ם וְנָתַתִּ֥י לָכֶ֖ם אֶת־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵֽל
Bu nedenle söyle: 'Efendi Yahve şöyle dedi: Sizi halklardan toplayacağım ve sizi dağıldığınız diyarlardan bir araya getireceğim ve İsrail'in toprağını size vereceğim.'
Hezekiel 20:34
·
Tevrat
וְהוֹצֵאתִ֤י אֶתְכֶם֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְקִבַּצְתִּ֣י אֶתְכֶ֔ם מִן־הָ֣אֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר נְפוֹצֹתֶ֖ם בָּ֑ם בְּיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבִזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבְחֵמָ֖ה שְׁפוּכָֽה
Ve sizi halklardan çıkaracağım ve onlarda dağıldığınız yerlerden güçlü elle ve uzatılmış kolla ve dökülmüş öfkeyle sizi toplayacağım.
Hezekiel 20:35
·
Tevrat
וְהֵבֵאתִ֣י אֶתְכֶ֔ם אֶל־מִדְבַּ֖ר הָֽעַמִּ֑ים וְנִשְׁפַּטְתִּ֤י אִתְּכֶם֙ שָׁ֔ם פָּנִ֖ים אֶל־פָּנִֽים
Ve sizi halkların çölüne getireceğim ve orada sizinle yüz yüze yargılaşacağım.
Hezekiel 20:41
·
Tevrat
בְּרֵ֣יחַ נִיחֹחַ֮ אֶרְצֶ֣ה אֶתְכֶם֒ בְּהוֹצִיאִ֤י אֶתְכֶם֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְקִבַּצְתִּ֣י אֶתְכֶ֔ם מִן־הָ֣אֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר נְפֹצֹתֶ֖ם בָּ֑ם וְנִקְדַּשְׁתִּ֥י בָכֶ֖ם לְעֵינֵ֥י הַגּוֹיִֽם
Sizi halklardan çıkardığımda ve onlarda dağıldığınız yerlerden sizi topladığımda hoş kokuyla sizden razı olacağım; ve ulusların gözleri önünde sizinle kutsal kılınacağım.
Örnek Ayetler (5 / 58)
Hezekiel 13:17
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם שִׂ֤ים פָּנֶ֨יךָ֙ אֶל־בְּנ֣וֹת עַמְּךָ֔ הַמִּֽתְנַבְּא֖וֹת מִֽלִּבְּהֶ֑ן וְהִנָּבֵ֖א עֲלֵיהֶֽן
Ve sen, insan oğlu, yüzünü kendi kalplerinden peygamberlik eden halkının kızlarına koy; ve onlara karşı peygamberlik et.
Hezekiel 33:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם דַּבֵּ֤ר אֶל־בְּנֵֽי־עַמְּךָ֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם אֶ֕רֶץ כִּֽי־אָבִ֥יא עָלֶ֖יהָ חָ֑רֶב וְלָקְח֨וּ עַם־הָאָ֜רֶץ אִ֤ישׁ אֶחָד֙ מִקְצֵיהֶ֔ם וְנָתְנ֥וּ אֹת֛וֹ לָהֶ֖ם לְצֹפֶֽה
İnsanoğlu, halkının oğullarıyla konuş ve onlara de: Bir yerin üzerine kılıç getirdiğimde, yerin halkı kendi aralarından bir adam alıp onu kendilerine gözcü olarak koyduğunda;
Hezekiel 33:12
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם אֱמֹ֤ר אֶל־בְּנֵֽי־עַמְּךָ֙ צִדְקַ֣ת הַצַּדִּ֗יק לֹ֤א תַצִּילֶ֨נּוּ֙ בְּי֣וֹם פִּשְׁע֔וֹ וְרִשְׁעַ֤ת הָֽרָשָׁע֙ לֹֽא־יִכָּ֣שֶׁל בָּ֔הּ בְּי֖וֹם שׁוּב֣וֹ מֵֽרִשְׁע֑וֹ וְצַדִּ֗יק לֹ֥א יוּכַ֛ל לִֽחְי֥וֹת בָּ֖הּ בְּי֥וֹם חֲטֹאתֽוֹ
Ve sen İnsanoğlu, halkının oğullarına söyle: Doğru kişinin doğruluğu, kendi isyanının gününde onu kurtarmayacaktır; ve kötü kişinin kötülüğü, kendi kötülüğünden döndüğü günde onu tökezletmeyecektir; ve doğru kişi, kendi günahının gününde onunla yaşayamayacaktır.
Hezekiel 33:17
·
Tevrat
וְאָמְרוּ֙ בְּנֵ֣י עַמְּךָ֔ לֹ֥א יִתָּכֵ֖ן דֶּ֣רֶךְ אֲדֹנָ֑י וְהֵ֖מָּה דַּרְכָּ֥ם לֹֽא־יִתָּכֵֽן
Ve halkının oğulları, 'Efendi'nin yolu doğru değildir' dediler; oysa onların kendi yolları doğru değildir.
Hezekiel 33:30
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֔ם בְּנֵ֣י עַמְּךָ֗ הַנִּדְבָּרִ֤ים בְּךָ֙ אֵ֣צֶל הַקִּיר֔וֹת וּבְפִתְחֵ֖י הַבָּתִּ֑ים וְדִבֶּר־חַ֣ד אֶת־אַחַ֗ד אִ֤ישׁ אֶת־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר בֹּֽאוּ־נָ֣א וְשִׁמְע֔וּ מָ֣ה הַדָּבָ֔ר הַיּוֹצֵ֖א מֵאֵ֥ת יְהוָֽה
Ve sen İnsanoğlu, duvarların yanında ve evlerin kapılarında senin hakkında konuşan halkının oğulları; her adam kardeşiyle, biri diğeriyle konuşup diyerek diyorlar: 'Lütfen gelin ve Yahve'nin yanından çıkan söz nedir işitin.'
Örnek Ayetler (5 / 43)
Hakimler 9:32
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ ק֣וּם לַ֔יְלָה אַתָּ֖ה וְהָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתָּ֑ךְ וֶאֱרֹ֖ב בַּשָּׂדֶֽה
Ve şimdi, sen ve seninle olan halk geceleyin kalkın; ve tarlada pusu kurun.
Hakimler 9:33
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה בַבֹּ֨קֶר֙ כִּזְרֹ֣חַ הַשֶּׁ֔מֶשׁ תַּשְׁכִּ֖ים וּפָשַׁטְתָּ֣ עַל־הָעִ֑יר וְהִנֵּה־ה֞וּא וְהָעָ֤ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֙ יֹצְאִ֣ים אֵלֶ֔יךָ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר תִּמְצָ֥א יָדֶֽךָ
Ve sabahleyin güneş doğarken erkenden kalkıp şehre saldıracaksın; ve işte, o ve onunla olan halk sana doğru çıkacaklar, ve elinin bulduğuna göre ona yapacaksın.
Hakimler 9:35
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֙ גַּ֣עַל בֶּן־עֶ֔בֶד וַיַּעֲמֹ֕ד פֶּ֖תַח שַׁ֣עַר הָעִ֑יר וַיָּ֧קָם אֲבִימֶ֛לֶךְ וְהָעָ֥ם אֲשֶׁר־אִתּ֖וֹ מִן־הַמַּאְרָֽב
Eved oğlu Gaal çıktı, ve şehrin kapısının girişinde durdu; ve Abimelek ile onunla olan halk pusudan kalktılar.
Hakimler 21:15
·
Tevrat
וְהָעָ֥ם נִחָ֖ם לְבִנְיָמִ֑ן כִּֽי־עָשָׂ֧ה יְהוָ֛ה פֶּ֖רֶץ בְּשִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Halk Bünyamin'e acıdı, çünkü Yahve İsrail'in oymaklarında bir gedik yapmıştı.
Hezekiel 33:6
·
Tevrat
וְ֠הַצֹּפֶה כִּֽי־יִרְאֶ֨ה אֶת־הַחֶ֜רֶב בָּאָ֗ה וְלֹֽא־תָקַ֤ע בַּשּׁוֹפָר֙ וְהָעָ֣ם לֹֽא־נִזְהָ֔ר וַתָּב֣וֹא חֶ֔רֶב וַתִּקַּ֥ח מֵהֶ֖ם נָ֑פֶשׁ ה֚וּא בַּעֲוֺנ֣וֹ נִלְקָ֔ח וְדָמ֖וֹ מִיַּֽד־הַצֹּפֶ֥ה אֶדְרֹֽשׁ
Ama gözcü kılıcın geldiğini görür de boruyu çalmazsa ve halk uyarılmazsa, kılıç gelip onlardan bir can alırsa; o kişi kendi suçuyla alınmıştır, ama onun kanını gözcünün elinden soracağım.
Örnek Ayetler (5 / 26)
Hakimler 5:9
·
Tevrat
לִבִּי֙ לְחוֹקְקֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הַמִּֽתְנַדְּבִ֖ים בָּעָ֑ם בָּרֲכ֖וּ יְהוָֽה
Kalbim İsrail'in yasa koyucularına, halk arasında gönüllü olanlaradır; Yahve'yi bereketleyin.
2. Samuel 17:9
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה עַתָּ֤ה הֽוּא־נֶחְבָּא֙ בְּאַחַ֣ת הַפְּחָתִ֔ים א֖וֹ בְּאַחַ֣ד הַמְּקוֹמֹ֑ת וְהָיָ֗ה כִּנְפֹ֤ל בָּהֶם֙ בַּתְּחִלָּ֔ה וְשָׁמַ֤ע הַשֹּׁמֵ֨עַ֙ וְאָמַ֔ר הָֽיְתָה֙ מַגֵּפָ֔ה בָּעָ֕ם אֲשֶׁ֖ר אַחֲרֵ֥י אַבְשָׁלֹֽם
İşte, şimdi o çukurların birinde veya yerlerin birinde saklanıyordur; ve başlangıçta onlardan düşenler olduğunda, duyan kişi duyacak ve diyecek: 'Avşalom'un ardındaki halkta bir yıkım oldu.'
2. Samuel 18:8
·
Tevrat
וַתְּהִי־שָׁ֧ם הַמִּלְחָמָ֛ה נָפֹ֖צֶת עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֑רֶץ וַיֶּ֤רֶב הַיַּ֨עַר֙ לֶאֱכֹ֣ל בָּעָ֔ם מֵאֲשֶׁ֥ר אָכְלָ֛ה הַחֶ֖רֶב בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא
Savaş orada bütün yerin yüzüne yayıldı; ve o gün orman, halkı yemekte kılıcın yediğinden daha çok oldu.
2. Samuel 24:16
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ יָד֨וֹ הַמַּלְאָ֥ךְ יְרֽוּשָׁלִַם֮ לְשַׁחֲתָהּ֒ וַיִּנָּ֤חֶם יְהוָה֙ אֶל־הָ֣רָעָ֔ה וַ֠יֹּאמֶר לַמַּלְאָ֞ךְ הַמַּשְׁחִ֤ית בָּעָם֙ רַ֔ב עַתָּ֖ה הֶ֣רֶף יָדֶ֑ךָ וּמַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ הָיָ֔ה עִם־גֹּ֖רֶן הָאֲרַ֥וְנָה הַיְבֻסִֽי
Ve haberci onu yok etmek için elini Yeruşalim'e uzattı; ve Yahve kötülükten vazgeçti ve halkı yok eden haberciye dedi: 'Yeter, şimdi elini çek.' Ve Yahve'nin habercisi Yevuslu Aravna'nın harman yerinin yanındaydı.
2. Samuel 24:17
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ דָּוִ֨ד אֶל־יְהוָ֜ה בִּרְאֹת֣וֹ אֶֽת־הַמַּלְאָ֣ךְ הַמַּכֶּ֣ה בָעָ֗ם וַיֹּ֨אמֶר֙ הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֤י חָטָ֨אתִי֙ וְאָנֹכִ֣י הֶעֱוֵ֔יתִי וְאֵ֥לֶּה הַצֹּ֖אן מֶ֣ה עָשׂ֑וּ תְּהִ֨י נָ֥א יָדְךָ֛ בִּ֖י וּבְבֵ֥ית אָבִֽי
Ve Davut halkı vuran haberciyi gördüğünde Yahve'ye dedi ve dedi: 'İşte ben günah işledim ve ben suç işledim; ama bu koyunlar ne yaptılar? Lütfen elin bana karşı ve babamın evine karşı olsun.'
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hezekiel 3:11
·
Tevrat
וְלֵ֨ךְ בֹּ֤א אֶל־הַגּוֹלָה֙ אֶל־בְּנֵ֣י עַמֶּ֔ךָ וְדִבַּרְתָּ֤ אֲלֵיהֶם֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֑ה אִֽם־יִשְׁמְע֖וּ וְאִם־יֶחְדָּֽלוּ
Ve git, sürgüne, halkının oğullarına var ve onlara konuş ve onlara de: Efendi Yahve şöyle dedi; ister dinlesinler ister vazgeçsinler.'
Yoel 2:17
·
Tevrat
בֵּ֤ין הָאוּלָם֙ וְלַמִּזְבֵּ֔חַ יִבְכּוּ֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים מְשָׁרְתֵ֖י יְהוָ֑ה וְֽיֹאמְר֞וּ ח֧וּסָה יְהוָ֣ה עַל־עַמֶּ֗ךָ וְאַל־תִּתֵּ֨ן נַחֲלָתְךָ֤ לְחֶרְפָּה֙ לִמְשָׁל־בָּ֣ם גּוֹיִ֔ם לָ֚מָּה יֹאמְר֣וּ בָֽעַמִּ֔ים אַיֵּ֖ה אֱלֹהֵיהֶֽם
Yahve'nin hizmetkârları kâhinler, eyvan ile sunak arasında ağlasınlar ve desinler: 'Halkına acı Yahve ve mirasını utanca, ulusların onlara egemen olmasına verme. Neden halklar arasında, Onların Tanrısı nerede, desinler?'
Habakkuk 3:13
·
Tevrat
יָצָ֨אתָ֙ לְיֵ֣שַׁע עַמֶּ֔ךָ לְיֵ֖שַׁע אֶת־מְשִׁיחֶ֑ךָ מָחַ֤צְתָּ רֹּאשׁ֙ מִבֵּ֣ית רָשָׁ֔ע עָר֛וֹת יְס֥וֹד עַד־צַוָּ֖אר סֶֽלָה
Halkının kurtuluşu için, meshedilmişinin kurtuluşu için çıktın; kötünün evinden başı ezdin, temeli boyna kadar açığa çıkardın. Sela.
1. Tarihler 29:18
·
Tevrat
יְהוָ֗ה אֱ֠לֹהֵי אַבְרָהָ֞ם יִצְחָ֤ק וְיִשְׂרָאֵל֙ אֲבֹתֵ֔ינוּ שֳׁמְרָה־זֹּ֣את לְעוֹלָ֔ם לְיֵ֥צֶר מַחְשְׁב֖וֹת לְבַ֣ב עַמֶּ֑ךָ וְהָכֵ֥ן לְבָבָ֖ם אֵלֶֽיךָ
Ey babalarımız İbrahim'in, İshak'ın ve İsrail'in Tanrısı Yahve, bunu sonsuza kadar halkının kalbinin düşüncelerinin eğilimi olarak koru ve onların kalbini sana yönelt.
Mezmurlar 28:9
·
Tevrat
הוֹשִׁ֤יעָה אֶת־עַמֶּ֗ךָ וּבָרֵ֥ךְ אֶת־נַחֲלָתֶ֑ךָ וּֽרְעֵ֥ם וְ֝נַשְּׂאֵ֗ם עַד־הָעוֹלָֽם
Halkını kurtar ve mirasını bereketle; onları güt ve sonsuza dek onları taşı.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 27:36
·
Tevrat
סֹֽחֲרִים֙ בָּ֣עַמִּ֔ים שָׁרְק֖וּ עָלָ֑יִךְ בַּלָּה֣וֹת הָיִ֔ית וְאֵינֵ֖ךְ עַד־עוֹלָֽם
Halklar arasındaki tüccarlar senin üzerine ıslık çaldılar; dehşetler oldun ve sonsuza dek olmayacaksın.
Hezekiel 28:19
·
Tevrat
כָּל־יוֹדְעֶ֨יךָ֙ בָּֽעַמִּ֔ים שָׁמְמ֖וּ עָלֶ֑יךָ בַּלָּה֣וֹת הָיִ֔יתָ וְאֵינְךָ֖ עַד־עוֹלָֽם
Halklar arasında seni bilen herkes senin üzerine dehşete düştüler; dehşetler oldun ve sonsuza kadar yoksun.
Hoşea 7:8
·
Tevrat
אֶפְרַ֕יִם בָּעַמִּ֖ים ה֣וּא יִתְבּוֹלָ֑ל אֶפְרַ֛יִם הָיָ֥ה עֻגָ֖ה בְּלִ֥י הֲפוּכָֽה
Efrayim halkların arasına karışır; Efrayim çevrilmemiş bir pide oldu.
Yeşaya 12:4
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֞ם בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא הוֹד֤וּ לַֽיהוָה֙ קִרְא֣וּ בִשְׁמ֔וֹ הוֹדִ֥יעוּ בָֽעַמִּ֖ים עֲלִֽילֹתָ֑יו הַזְכִּ֕ירוּ כִּ֥י נִשְׂגָּ֖ב שְׁמֽוֹ
O gün diyeceksiniz: Yahve'ye şükredin, onun adını çağırın; halklar arasında onun işlerini bildirin, adının yüce olduğunu anımsatın.
Yoel 2:17
·
Tevrat
בֵּ֤ין הָאוּלָם֙ וְלַמִּזְבֵּ֔חַ יִבְכּוּ֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים מְשָׁרְתֵ֖י יְהוָ֑ה וְֽיֹאמְר֞וּ ח֧וּסָה יְהוָ֣ה עַל־עַמֶּ֗ךָ וְאַל־תִּתֵּ֨ן נַחֲלָתְךָ֤ לְחֶרְפָּה֙ לִמְשָׁל־בָּ֣ם גּוֹיִ֔ם לָ֚מָּה יֹאמְר֣וּ בָֽעַמִּ֔ים אַיֵּ֖ה אֱלֹהֵיהֶֽם
Yahve'nin hizmetkârları kâhinler, eyvan ile sunak arasında ağlasınlar ve desinler: 'Halkına acı Yahve ve mirasını utanca, ulusların onlara egemen olmasına verme. Neden halklar arasında, Onların Tanrısı nerede, desinler?'
Örnek Ayetler (5 / 12)
1. Krallar 8:56
·
Tevrat
בָּר֣וּךְ יְהוָ֗ה אֲשֶׁ֨ר נָתַ֤ן מְנוּחָה֙ לְעַמּ֣וֹ יִשְׂרָאֵ֔ל כְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֣ר דִּבֵּ֑ר לֹֽא־נָפַ֞ל דָּבָ֣ר אֶחָ֗ד מִכֹּל֙ דְּבָר֣וֹ הַטּ֔וֹב אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֔ר בְּיַ֖ד מֹשֶׁ֥ה עַבְדּֽוֹ
Söylediği her şeye göre halkı İsrail'e rahat veren Yahve bereketli olsun; kulu Musa eliyle söylediği bütün iyi sözünden bir söz düşmedi.
Yoel 2:19
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן יְהוָ֜ה וַיֹּ֣אמֶר לְעַמּ֗וֹ הִנְנִ֨י שֹׁלֵ֤חַ לָכֶם֙ אֶת־הַדָּגָן֙ וְהַתִּיר֣וֹשׁ וְהַיִּצְהָ֔ר וּשְׂבַעְתֶּ֖ם אֹת֑וֹ וְלֹא־אֶתֵּ֨ן אֶתְכֶ֥ם ע֛וֹד חֶרְפָּ֖ה בַּגּוֹיִֽם
Yahve yanıtladı ve halkına dedi: 'İşte ben size tahıl, taze şarap ve taze yağ gönderiyorum ve onunla doyacaksınız; ve sizi artık uluslar arasında utanç etmeyeceğim.'
Yoel 4:16
·
Tevrat
וַיהוָ֞ה מִצִּיּ֣וֹן יִשְׁאָ֗ג וּמִירוּשָׁלִַ֨ם֙ יִתֵּ֣ן קוֹל֔וֹ וְרָעֲשׁ֖וּ שָׁמַ֣יִם וָאָ֑רֶץ וַֽיהוָה֙ מַֽחֲסֶ֣ה לְעַמּ֔וֹ וּמָע֖וֹז לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve Yahve Siyon'dan kükreyecek ve Yeruşalim'den sesini verecek ve gökler ve yer sarsılacak; ve Yahve halkı için sığınaktır ve İsrail'in oğulları için kaledir.
1. Tarihler 23:25
·
Tevrat
כִּ֚י אָמַ֣ר דָּוִ֔יד הֵנִ֛יחַ יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לְעַמּ֑וֹ וַיִּשְׁכֹּ֥ן בִּירוּשָׁלִַ֖ם עַד־לְעוֹלָֽם
Çünkü Davut dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve halkına rahatlık verdi ve sonsuza kadar Yeruşalim'de oturdu.'
Mezmurlar 29:11
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה עֹ֭ז לְעַמּ֣וֹ יִתֵּ֑ן יְהוָ֓ה יְבָרֵ֖ךְ אֶת־עַמּ֣וֹ בַשָּׁלֽוֹם
Yahve halkına güç verecek; Yahve halkını barışla bereketleyecek.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 12:2
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יִפְתָּח֙ אֲלֵיהֶ֔ם אִ֣ישׁ רִ֗יב הָיִ֛יתִי אֲנִ֛י וְעַמִּ֥י וּבְנֵֽי־עַמּ֖וֹן מְאֹ֑ד וָאֶזְעַ֣ק אֶתְכֶ֔ם וְלֹֽא־הוֹשַׁעְתֶּ֥ם אוֹתִ֖י מִיָּדָֽם
Ve Yiftah onlara dedi: 'Ben ve halkım Ammon oğullarıyla büyük bir çekişme içindeydik; ve sizi çağırdım, ama beni onların elinden kurtarmadınız.'
Yeremya 2:11
·
Tevrat
הַהֵימִ֥יר גּוֹי֙ אֱלֹהִ֔ים וְהֵ֖מָּה לֹ֣א אֱלֹהִ֑ים וְעַמִּ֛י הֵמִ֥יר כְּבוֹד֖וֹ בְּל֥וֹא יוֹעִֽיל
Bir ulus ilahlarını değiştirdi mi? Ve onlar ilahlar değilken; ama halkım yüceliğini yarar sağlamayanla değiştirdi.
Yeremya 2:32
·
Tevrat
הֲתִשְׁכַּ֤ח בְּתוּלָה֙ עֶדְיָ֔הּ כַּלָּ֖ה קִשֻּׁרֶ֑יהָ וְעַמִּ֣י שְׁכֵח֔וּנִי יָמִ֖ים אֵ֥ין מִסְפָּֽר
Erden kız süsünü, gelin kuşaklarını unutur mu? Fakat halkım sayısız günler beni unuttu.
Yeremya 5:31
·
Tevrat
הַנְּבִיאִ֞ים נִבְּא֣וּ־בַשֶּׁ֗קֶר וְהַכֹּהֲנִים֙ יִרְדּ֣וּ עַל־יְדֵיהֶ֔ם וְעַמִּ֖י אָ֣הֲבוּ כֵ֑ן וּמַֽה־תַּעֲשׂ֖וּ לְאַחֲרִיתָֽהּ
Peygamberler yalanla peygamberlik ettiler ve kâhinler onların elleriyle yönetirler ve halkım böyle sevdi; ve onun sonuna ne yapacaksınız?
Yeremya 8:7
·
Tevrat
גַּם־חֲסִידָ֣ה בַשָּׁמַ֗יִם יָֽדְעָה֙ מֽוֹעֲדֶ֔יהָ וְתֹ֤ר וְסִיס֙ וְעָג֔וּר שָׁמְר֖וּ אֶת־עֵ֣ת בֹּאָ֑נָה וְעַמִּ֕י לֹ֣א יָֽדְע֔וּ אֵ֖ת מִשְׁפַּ֥ט יְהוָֽה
Göklerdeki leylek bile kendi belirlenmiş zamanlarını bildi; kumru, kırlangıç ve turna gelme zamanlarını tuttular; ama halkım Yahve'nin hükmünü bilmedi.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 17:15
·
Tevrat
וַיִּמְרָד־בּ֗וֹ לִשְׁלֹ֤חַ מַלְאָכָיו֙ מִצְרַ֔יִם לָֽתֶת־ל֥וֹ סוּסִ֖ים וְעַם־רָ֑ב הֲיִצְלָ֤ח הֲיִמָּלֵט֙ הָעֹשֵׂ֣ה אֵ֔לֶּה וְהֵפֵ֥ר בְּרִ֖ית וְנִמְלָֽט
Ona atlar ve çok halk vermeleri için elçilerini Mısır'a göndererek ona isyan etti. Başarılı olacak mı? Bunları yapan kurtulacak mı? Antlaşmayı bozup kurtulacak mı?
Hezekiel 26:7
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנְנִ֧י מֵבִ֣יא אֶל־צֹ֗ר נְבוּכַדְרֶאצַּ֧ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֛ל מִצָּפ֖וֹן מֶ֣לֶךְ מְלָכִ֑ים בְּס֛וּס וּבְרֶ֥כֶב וּבְפָרָשִׁ֖ים וְקָהָ֥ל וְעַם־רָֽב
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben kuzeyden kralların kralı Babil kralı Nebukadnessar'ı atla, arabayla, atlılarla, bir toplulukla ve büyük bir halkla Sur'a getiriyorum.
Yeremya 37:2
·
Tevrat
וְלֹ֥א שָׁמַ֛ע ה֥וּא וַעֲבָדָ֖יו וְעַ֣ם הָאָ֑רֶץ אֶל־דִּבְרֵ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֔ר בְּיַ֖ד יִרְמְיָ֥הוּ הַנָּבִֽיא
Fakat o, kulları ve yerin halkı, Yahve'nin peygamber Yeremya eliyle konuştuğu sözleri dinlemedi.
Yeremya 44:21
·
Tevrat
הֲל֣וֹא אֶת־הַקִּטֵּ֗ר אֲשֶׁ֨ר קִטַּרְתֶּ֜ם בְּעָרֵ֤י יְהוּדָה֙ וּבְחֻצ֣וֹת יְרוּשָׁלִַ֔ם אַתֶּ֧ם וַאֲבֽוֹתֵיכֶ֛ם מַלְכֵיכֶ֥ם וְשָׂרֵיכֶ֖ם וְעַ֣ם הָאָ֑רֶץ אֹתָם֙ זָכַ֣ר יְהוָ֔ה וַֽתַּעֲלֶ֖ה עַל־לִבּֽוֹ
Sizin, babalarınızın, krallarınızın, komutanlarınızın ve yerin halkının Yahuda'nın şehirlerinde ve Yeruşalim'in sokaklarında buhur yaktığınız buhur yakmayı Yahve hatırlamadı mı, ve kalbinin üzerine çıkmadı mı?
Mezmurlar 74:18
·
Tevrat
זְכָר־זֹ֗את א֭וֹיֵב חֵרֵ֣ף יְהוָ֑ה וְעַ֥ם נָ֝בָ֗ל נִֽאֲצ֥וּ שְׁמֶֽךָ
Bunu hatırla, düşman Yahve'ye hakaret etti; ve akılsız halk adını hor gördü.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hezekiel 13:18
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֞ כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הוֹי֩ לִֽמְתַפְּר֨וֹת כְּסָת֜וֹת עַ֣ל כָּל־אַצִּילֵ֣י יָדַ֗י וְעֹשׂ֧וֹת הַמִּסְפָּח֛וֹת עַל־רֹ֥אשׁ כָּל־קוֹמָ֖ה לְצוֹדֵ֣ד נְפָשׁ֑וֹת הַנְּפָשׁוֹת֙ תְּצוֹדֵ֣דְנָה לְעַמִּ֔י וּנְפָשׁ֖וֹת לָכֶ֥נָה תְחַיֶּֽינָה
Ve diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: Canları avlamak için ellerimin bütün eklemlerine bantlar dikenlere ve her boyun başına örtüler yapanlara vay! Halkımın canlarını mı avlayacaksınız ve kendiniz için canları yaşatacaksınız?
Hezekiel 13:19
·
Tevrat
וַתְּחַלֶּלְ֨נָה אֹתִ֜י אֶל־עַמִּ֗י בְּשַׁעֲלֵ֣י שְׂעֹרִים֮ וּבִפְת֣וֹתֵי לֶחֶם֒ לְהָמִ֤ית נְפָשׁוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־תְמוּתֶ֔נָה וּלְחַיּ֥וֹת נְפָשׁ֖וֹת אֲשֶׁ֣ר לֹא־תִֽחְיֶ֑ינָה בְּכַ֨זֶּבְכֶ֔ם לְעַמִּ֖י שֹׁמְעֵ֥י כָזָֽב
Arpa avuçları için ve ekmek parçaları için, ölmeyecek canları öldürmek ve yaşamayacak canları yaşatmak için, yalanı dinleyen halkıma yalan söylemenizle beni halkıma karşı kirlettiniz.
Hezekiel 36:8
·
Tevrat
וְאַתֶּ֞ם הָרֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ עַנְפְּכֶ֣ם תִּתֵּ֔נוּ וּפֶרְיְכֶ֥ם תִּשְׂא֖וּ לְעַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֥י קֵרְב֖וּ לָבֽוֹא
Ve siz, İsrail dağları, dallarınızı vereceksiniz ve halkım İsrail için meyvenizi taşıyacaksınız; çünkü gelmeye yaklaştılar.
2. Samuel 7:10
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּ֣י מָ֠קוֹם לְעַמִּ֨י לְיִשְׂרָאֵ֤ל וּנְטַעְתִּיו֙ וְשָׁכַ֣ן תַּחְתָּ֔יו וְלֹ֥א יִרְגַּ֖ז ע֑וֹד וְלֹֽא־יֹסִ֤יפוּ בְנֵֽי־עַוְלָה֙ לְעַנּוֹת֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר בָּרִאשׁוֹנָֽה
'Halkım İsrail için bir yer belirleyeceğim ve onu dikeceğim; kendi yerinde oturacak ve artık titremeyecek; haksızlık oğulları onu eskisi gibi bir daha ezmeyecekler.'
Yeremya 29:32
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה הִנְנִ֨י פֹקֵ֜ד עַל־שְׁמַעְיָ֣ה הַנֶּחֱלָמִי֮ וְעַל־זַרְעוֹ֒ לֹא־יִהְיֶ֨ה ל֜וֹ אִ֣ישׁ יוֹשֵׁ֣ב בְּתוֹךְ־הָעָ֣ם הַזֶּ֗ה וְלֹֽא־יִרְאֶ֥ה בַטּ֛וֹב אֲשֶׁר־אֲנִ֥י עֹשֶֽׂה־לְעַמִּ֖י נְאֻם־יְהוָ֑ה כִּֽי־סָרָ֥ה דִבֶּ֖ר עַל־יְהוָֽה
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: İşte ben Nehelamlı Şemaya'yı ve soyunu yoklayacağım; onun bu halkın içinde oturan adamı olmayacak ve halkıma yaptığım iyiliği görmeyecek, Yahve'nin bildirisidir; çünkü Yahve'ye karşı isyan konuştu.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeremya 22:2
·
Tevrat
וְאָֽמַרְתָּ֙ שְׁמַ֣ע דְּבַר־יְהוָ֔ה מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה הַיֹּשֵׁ֖ב עַל־כִּסֵּ֣א דָוִ֑ד אַתָּ֤ה וַעֲבָדֶ֨יךָ֙ וְעַמְּךָ֔ הַבָּאִ֖ים בַּשְּׁעָרִ֥ים הָאֵֽלֶּה
Ve diyeceksin: Davut'un tahtının üzerinde oturan Yahuda kralı, sen, kulların ve bu kapılardan giren halkın, Yahve'nin sözünü dinle.
Hoşea 4:4
·
Tevrat
אַ֥ךְ אִ֛ישׁ אַל־יָרֵ֖ב וְאַל־יוֹכַ֣ח אִ֑ישׁ וְעַמְּךָ֖ כִּמְרִיבֵ֥י כֹהֵֽן
Ancak kimse çekişmesin ve kimseyi azarlamasın; ve senin halkın kâhinle çekişenler gibidir.
1. Krallar 8:30
·
Tevrat
וְשָׁ֨מַעְתָּ֜ אֶל־תְּחִנַּ֤ת עַבְדְּךָ֙ וְעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר יִֽתְפַּֽלְל֖וּ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וְ֠אַתָּה תִּשְׁמַ֞ע אֶל־מְק֤וֹם שִׁבְתְּךָ֙ אֶל־הַשָּׁמַ֔יִם וְשָׁמַעְתָּ֖ וְסָלָֽחְתָּ
Ve kulunun ve halkın İsrail'in bu yere edecekleri yakarışını işit; ve sen oturduğun yerinden, göklerden işit, ve işit ve bağışla.
1. Krallar 8:36
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה תִּשְׁמַ֣ע הַשָּׁמַ֗יִם וְסָ֨לַחְתָּ֜ לְחַטַּ֤את עֲבָדֶ֨יךָ֙ וְעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֥י תוֹרֵ֛ם אֶת־הַדֶּ֥רֶךְ הַטּוֹבָ֖ה אֲשֶׁ֣ר יֵֽלְכוּ־בָ֑הּ וְנָתַתָּ֤ה מָטָר֙ עַל־אַרְצְךָ֔ אֲשֶׁר־נָתַ֥תָּה לְעַמְּךָ֖ לְנַחֲלָֽה
Ve sen göklerden işit ve kullarının ve halkın İsrail'in günahını bağışla; çünkü onlara onda yürüyecekleri iyi yolu öğreteceksin; ve halkına miras olarak verdiğin diyarına yağmur ver.
1. Krallar 20:42
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה יַ֛עַן שִׁלַּ֥חְתָּ אֶת־אִישׁ־חֶרְמִ֖י מִיָּ֑ד וְהָיְתָ֤ה נַפְשְׁךָ֙ תַּ֣חַת נַפְשׁ֔וֹ וְעַמְּךָ֖ תַּ֥חַת עַמּֽוֹ
Ve ona dedi: 'Yahve şöyle dedi: Adanmış adamımı elden gönderdiğin için, onun canı yerine senin canın ve onun halkı yerine senin halkın olacak.'
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 21:17
·
Tevrat
זְעַ֤ק וְהֵילֵל֙ בֶּן־אָדָ֔ם כִּי־הִיא֙ הָיתָ֣ה בְעַמִּ֔י הִ֖יא בְּכָל־נְשִׂיאֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל מְגוּרֵ֤י אֶל־חֶ֨רֶב֙ הָי֣וּ אֶת־עַמִּ֔י לָכֵ֖ן סְפֹ֥ק אֶל־יָרֵֽךְ
Feryat et ve ağla, insanoğlu, çünkü o halkımda oldu, o İsrail'in bütün önderlerinde oldu; halkımla kılıca teslim edilenler oldular; bu yüzden uyluğa vur.
Yeremya 5:26
·
Tevrat
כִּי־נִמְצְא֥וּ בְעַמִּ֖י רְשָׁעִ֑ים יָשׁוּר֙ כְּשַׁ֣ךְ יְקוּשִׁ֔ים הִצִּ֥יבוּ מַשְׁחִ֖ית אֲנָשִׁ֥ים יִלְכֹּֽדוּ
Çünkü halkımda kötüler bulundu; kuş avcılarının pusuya yatması gibi gözetler, tuzak kurdular, insanları yakalarlar.
Yeremya 6:27
·
Tevrat
בָּח֛וֹן נְתַתִּ֥יךָ בְעַמִּ֖י מִבְצָ֑ר וְתֵדַ֕ע וּבָחַנְתָּ֖ אֶת־דַּרְכָּֽם
Seni halkımın içinde bir sınayıcı, bir kale kıldım; onların yolunu bilesin ve sınayasın.
1. Samuel 9:17
·
Tevrat
וּשְׁמוּאֵ֖ל רָאָ֣ה אֶת־שָׁא֑וּל וַיהוָ֣ה עָנָ֔הוּ הִנֵּ֤ה הָאִישׁ֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣רְתִּי אֵלֶ֔יךָ זֶ֖ה יַעְצֹ֥ר בְּעַמִּֽי
Ve Samuel Şaul'u gördü ve Yahve ona cevap verdi: 'İşte sana söylediğim adam; halkımı bu yönetecek.'
Yeşaya 65:19
·
Tevrat
וְגַלְתִּ֥י בִירוּשָׁלִַ֖ם וְשַׂשְׂתִּ֣י בְעַמִּ֑י וְלֹֽא־יִשָּׁמַ֥ע בָּהּ֙ ע֔וֹד ק֥וֹל בְּכִ֖י וְק֥וֹל זְעָקָֽה
Ve Yeruşalim'de coşacağım ve halkımda sevineceğim; onda artık ağlama sesi ve feryat sesi duyulmayacak.
Örnek Ayetler (5 / 9)
1. Krallar 8:36
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה תִּשְׁמַ֣ע הַשָּׁמַ֗יִם וְסָ֨לַחְתָּ֜ לְחַטַּ֤את עֲבָדֶ֨יךָ֙ וְעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֥י תוֹרֵ֛ם אֶת־הַדֶּ֥רֶךְ הַטּוֹבָ֖ה אֲשֶׁ֣ר יֵֽלְכוּ־בָ֑הּ וְנָתַתָּ֤ה מָטָר֙ עַל־אַרְצְךָ֔ אֲשֶׁר־נָתַ֥תָּה לְעַמְּךָ֖ לְנַחֲלָֽה
Ve sen göklerden işit ve kullarının ve halkın İsrail'in günahını bağışla; çünkü onlara onda yürüyecekleri iyi yolu öğreteceksin; ve halkına miras olarak verdiğin diyarına yağmur ver.
1. Krallar 8:50
·
Tevrat
וְסָלַחְתָּ֤ לְעַמְּךָ֙ אֲשֶׁ֣ר חָֽטְאוּ־לָ֔ךְ וּלְכָל־פִּשְׁעֵיהֶ֖ם אֲשֶׁ֣ר פָּשְׁעוּ־בָ֑ךְ וּנְתַתָּ֧ם לְרַחֲמִ֛ים לִפְנֵ֥י שֹׁבֵיהֶ֖ם וְרִֽחֲמֽוּם
Ve sana günah işleyen halkını ve sana isyan ettikleri bütün isyanlarını bağışla; ve onları esir alanların önünde onları merhamet için ver ve onlara merhamet etsinler.
2. Tarihler 6:27
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה תִּשְׁמַ֣ע הַשָּׁמַ֗יִם וְסָ֨לַחְתָּ֜ לְחַטַּ֤את עֲבָדֶ֨יךָ֙ וְעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֥י תוֹרֵ֛ם אֶל־הַדֶּ֥רֶךְ הַטּוֹבָ֖ה אֲשֶׁ֣ר יֵֽלְכוּ־בָ֑הּ וְנָתַתָּ֤ה מָטָר֙ עַֽל־אַרְצְךָ֔ אֲשֶׁר־נָתַ֥תָּה לְעַמְּךָ֖ לְנַחֲלָֽה
Ve sen göklerden işit ve kullarının ve halkın İsrail'in günahını bağışla; çünkü onlara onda yürüyecekleri iyi yolu öğretiyorsun; ve halkına miras olarak verdiğin yerinin üzerine yağmur ver.
2. Tarihler 6:39
·
Tevrat
וְשָׁמַעְתָּ֨ מִן־הַשָּׁמַ֜יִם מִמְּכ֣וֹן שִׁבְתְּךָ֗ אֶת־תְּפִלָּתָם֙ וְאֶת־תְּחִנֹּ֣תֵיהֶ֔ם וְעָשִׂ֖יתָ מִשְׁפָּטָ֑ם וְסָלַחְתָּ֥ לְעַמְּךָ֖ אֲשֶׁ֥ר חָֽטְאוּ־לָֽךְ
göklerden, oturma yerinden onların duasını ve yalvarışlarını işit, ve onların yargısını yap; ve sana karşı günah işleyen halkını bağışla.
Rut 1:10
·
Tevrat
וַתֹּאמַ֖רְנָה־לָּ֑הּ כִּי־אִתָּ֥ךְ נָשׁ֖וּב לְעַמֵּֽךְ
Ona dediler: 'Hayır, seninle birlikte halkına döneceğiz.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Ezra 3:3
·
Tevrat
וַיָּכִ֤ינוּ הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ עַל־מְכ֣וֹנֹתָ֔יו כִּ֚י בְּאֵימָ֣ה עֲלֵיהֶ֔ם מֵעַמֵּ֖י הָאֲרָצ֑וֹת וַיַּעֲל֨וּ עָלָ֤יו עֹלוֹת֙ לַֽיהוָ֔ה עֹל֖וֹת לַבֹּ֥קֶר וְלָעָֽרֶב
Ve sunağı temelleri üzerine kurdular, çünkü yerlerin halklarından üzerlerinde dehşet vardı; ve onun üzerinde Yahve'ye yakmalık sunular, sabah ve akşam yakmalık sunuları sundular.
Ezra 9:1
·
Tevrat
וּכְכַלּ֣וֹת אֵ֗לֶּה נִגְּשׁ֨וּ אֵלַ֤י הַשָּׂרִים֙ לֵאמֹ֔ר לֹֽא־נִבְדְּל֞וּ הָעָ֤ם יִשְׂרָאֵל֙ וְהַכֹּהֲנִ֣ים וְהַלְוִיִּ֔ם מֵעַמֵּ֖י הָאֲרָצ֑וֹת כְּ֠תוֹעֲבֹֽתֵיהֶם לַכְּנַעֲנִ֨י הַחִתִּ֜י הַפְּרִזִּ֣י הַיְבוּסִ֗י הָֽעַמֹּנִי֙ הַמֹּ֣אָבִ֔י הַמִּצְרִ֖י וְהָאֱמֹרִֽי
Ve bunlar bitince önderler bana yaklaştılar ve dediler: 'İsrail halkı ve kâhinler ve Levililer, Kenanlıların, Hititlerin, Perizlilerin, Yebusluların, Ammonluların, Moavlıların, Mısırlıların ve Amorluların iğrençliklerine göre kendilerini diyarların halklarından ayırmadılar.
Ezra 10:2
·
Tevrat
וַיַּעַן֩ שְׁכַנְיָ֨ה בֶן־יְחִיאֵ֜ל מִבְּנֵ֤י עֵילָם֙ וַיֹּ֣אמֶר לְעֶזְרָ֔א אֲנַ֨חְנוּ֙ מָעַ֣לְנוּ בֵאלֹהֵ֔ינוּ וַנֹּ֛שֶׁב נָשִׁ֥ים נָכְרִיּ֖וֹת מֵעַמֵּ֣י הָאָ֑רֶץ וְעַתָּ֛ה יֵשׁ־מִקְוֶ֥ה לְיִשְׂרָאֵ֖ל עַל־זֹֽאת
Ve Elam oğullarından Yehiel oğlu Şekanya yanıtladı ve Ezra'ya dedi: 'Biz Tanrımıza sadakatsizlik ettik ve yerin halklarından yabancı kadınlar oturttuk; ve şimdi bu konuda İsrail için umut vardır.
Ezra 10:11
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה תְּנ֥וּ תוֹדָ֛ה לַיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־אֲבֹתֵיכֶ֖ם וַעֲשׂ֣וּ רְצוֹנ֑וֹ וְהִבָּֽדְלוּ֙ מֵעַמֵּ֣י הָאָ֔רֶץ וּמִן־הַנָּשִׁ֖ים הַנָּכְרִיּֽוֹת
Ve şimdi atalarınızın Tanrısı Yahve'ye itiraf verin ve O'nun isteğini yapın; ve yerin halklarından ve yabancı kadınlardan ayrılın.'
Nehemya 10:29
·
Tevrat
וּשְׁאָ֣ר הָעָ֡ם הַכֹּהֲנִ֣ים הַ֠לְוִיִּם הַשּׁוֹעֲרִ֨ים הַמְשֹׁרְרִ֜ים הַנְּתִינִ֗ים וְֽכָל־הַנִּבְדָּ֞ל מֵעַמֵּ֤י הָאֲרָצוֹת֙ אֶל־תּוֹרַ֣ת הָאֱלֹהִ֔ים נְשֵׁיהֶ֖ם בְּנֵיהֶ֣ם וּבְנֹתֵיהֶ֑ם כֹּ֖ל יוֹדֵ֥עַ מֵבִֽין
Ve halkın kalanı, kâhinler, Levililer, kapı nöbetçileri, şarkıcılar, Netinimler ve yerlerin halklarından Tanrı'nın yasasına ayrılan herkes, karıları, oğulları ve kızları, bilen ve anlayan herkes,