5982
Kullanım
5
Lemma
62
Türev
59
Anlam
5 lemma, 62 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
עַל Lemma | al | üzerinde, üzerinde, hakkında, karşı | Edat | 3476 | ||
וְעַל | ve-al | ve üzerine, üzerine, hakkında, karşı | Edat | 514 | ||
עָלָיו | alav | onun üzerinde, üzerinde, yukarısında, hakkında | Zamir | 402 | ||
עָלַי | alay | üzerime, üzerinde, hakkında, karşı | Zamir | 246 | ||
עֲלֵיהֶם | aleyhem | onların üzerine, üzerinde, hakkında, karşı | Zamir | 221 | ||
מֵעַל | meal | üzerinden, üzerinden, yukarısından | Edat | 215 | ||
עָלֶיךָ | aleykha | senin üzerine, üzerinde, yukarısında, hakkında | Zamir | 198 | ||
עָלֶֽיהָ | aleha | onun üzerine, üzerinde, yanında, karşı | Zamir | 170 | ||
עֲלֵיכֶם | aleykhem | üzerinize, üzerinde, karşı, hakkında | Zamir | 101 | ||
עָלֵינוּ | aleynu | üzerimize, üzerinde, hakkında, karşı | Zamir | 91 | ||
מֵעָלָי | mealay | üzerimden, üzerinden, üstünden, yanından | Zamir | 35 | ||
מֵעָלָיו | me-alav | üzerinden, üzeri, yukarısı, üstü | Zamir | 26 | ||
מֵֽעָלֶיךָ | me-aleykha | üzerinden, üzerinde, yukarıda, hakkında | Zamir | 14 | ||
מֵֽעֲלֵיהֶם | me'aleyhem | onların üzerinden, üzerinden, yukarısından, hakkında | Zamir | 13 | ||
עָלֵימוֹ | aleymo | onların üzerine, üzerinde, hakkında, karşı, yanında | Zamir | 11 | ||
עֲלֵהֶם | alehem | onların üzerine, üzerinde, hakkında, karşı | Zamir | 10 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10) Yaratılış 47:20 · Tevrat וַיִּ֨קֶן יוֹסֵ֜ף אֶת־כָּל־אַדְמַ֤ת מִצְרַ֨יִם֙ לְפַרְעֹ֔ה כִּֽי־מָכְר֤וּ מִצְרַ֨יִם֙ אִ֣ישׁ שָׂדֵ֔הוּ כִּֽי־חָזַ֥ק עֲלֵהֶ֖ם הָרָעָ֑ב וַתְּהִ֥י הָאָ֖רֶץ לְפַרְעֹֽה Böylece Yusuf Mısır'ın bütün toprağını Firavun için satın aldı, çünkü Mısırlılar her adam kendi tarlasını sattı, çünkü kıtlık onların üzerinde güçlendi; ve yer Firavun'un oldu. Levililer 4:20 · Tevrat וְעָשָׂ֣ה לַפָּ֔ר כַּאֲשֶׁ֤ר עָשָׂה֙ לְפַ֣ר הַֽחַטָּ֔את כֵּ֖ן יַעֲשֶׂה־לּ֑וֹ וְכִפֶּ֧ר עֲלֵהֶ֛ם הַכֹּהֵ֖ן וְנִסְלַ֥ח לָהֶֽם Ve boğaya, günah sunusu boğasına yaptığı gibi yapacak, ona öyle yapacaktır; ve kâhin onlar için kefaret edecek ve onlar bağışlanacaktır. Çölde Sayım 4:27 · Tevrat עַל־פִּי֩ אַהֲרֹ֨ן וּבָנָ֜יו תִּהְיֶ֗ה כָּל־עֲבֹדַת֙ בְּנֵ֣י הַגֵּרְשֻׁנִּ֔י לְכָל־מַשָּׂאָ֔ם וּלְכֹ֖ל עֲבֹדָתָ֑ם וּפְקַדְתֶּ֤ם עֲלֵהֶם֙ בְּמִשְׁמֶ֔רֶת אֵ֖ת כָּל־מַשָּׂאָֽם Gerşon oğullarının bütün hizmeti, bütün yükleri ve bütün hizmetleri Harun'un ve oğullarının sözüne göre olacak; bütün yüklerini gözetim olarak onlara görev vereceksiniz. Çölde Sayım 7:9 · Tevrat וְלִבְנֵ֥י קְהָ֖ת לֹ֣א נָתָ֑ן כִּֽי־עֲבֹדַ֤ת הַקֹּ֨דֶשׁ֙ עֲלֵהֶ֔ם בַּכָּתֵ֖ף יִשָּֽׂאוּ Ve Kehat oğullarına vermedi; çünkü kutsalın hizmeti onların üzerinedir, omuzda taşıyacaklar. Çölde Sayım 14:14 · Tevrat וְאָמְר֗וּ אֶל־יוֹשֵׁב֮ הָאָ֣רֶץ הַזֹּאת֒ שָֽׁמְעוּ֙ כִּֽי־אַתָּ֣ה יְהוָ֔ה בְּקֶ֖רֶב הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה אֲשֶׁר־עַ֨יִן בְּעַ֜יִן נִרְאָ֣ה אַתָּ֣ה יְהוָ֗ה וַעֲנָֽנְךָ֙ עֹמֵ֣ד עֲלֵהֶ֔ם וּבְעַמֻּ֣ד עָנָ֗ן אַתָּ֨ה הֹלֵ֤ךְ לִפְנֵיהֶם֙ יוֹמָ֔ם וּבְעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ לָֽיְלָה Ve bu yerin oturanına diyecekler; duydular ki sen Yahve bu halkın ortasındasın; ki sen Yahve göz göze görünüyorsun ve bulutun onların üzerinde duruyor ve gündüz bulut sütununda ve gece ateş sütununda onların önünde gidiyorsun. | ||||||
וַעֲלֵיהֶם | va-aleyhem | ve üzerlerine, üzerinde, yukarısında, hakkında | Zamir | 10 | ||
עֲלֵיהֶן | aleyhen | onların üzerinde, üzerinde, hakkında, karşı | Zamir | 10 | ||
מֵֽעָלֶיהָ | me-aleyha | onun üzerinden, üzerinde, yukarısında, hakkında | Zamir | 8 | ||
וְעָלָיו | ve-alav | ve onun üzerinde, üzerinde, hakkında, karşı | Zamir | 7 | ||
Örnek Ayetler (4 / 3476)
Hakimler 3:10
·
Tevrat
וַתְּהִ֨י עָלָ֥יו רֽוּחַ־יְהוָה֮ וַיִּשְׁפֹּ֣ט אֶת־יִשְׂרָאֵל֒ וַיֵּצֵא֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וַיִּתֵּ֤ן יְהוָה֙ בְּיָד֔וֹ אֶת־כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתַ֖יִם מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַתָּ֣עָז יָד֔וֹ עַ֖ל כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתָֽיִם
Ve Yahve'nin Ruhu onun üzerindeydi ve İsrail'i yargıladı; ve savaşa çıktı ve Yahve Aram kralı Kuşan-Rişatayim'i onun eline verdi; ve onun eli Kuşan-Rişatayim'in üzerinde güçlendi.
Hakimler 3:12
·
Tevrat
וַיֹּסִ֨פוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה וַיְחַזֵּ֨ק יְהוָ֜ה אֶת־עֶגְל֤וֹן מֶֽלֶךְ־מוֹאָב֙ עַל־יִשְׂרָאֵ֔ל עַ֛ל כִּֽי־עָשׂ֥וּ אֶת־הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה
Ve İsrail oğulları Yahve'nin gözlerinde kötüyü tekrar yaptılar. Ve Yahve'nin gözlerinde kötüyü yaptıkları için, Yahve Moab kralı Eglon'u İsrail'e karşı güçlendirdi.
Hakimler 3:16
·
Tevrat
וַיַּעַשׂ֩ ל֨וֹ אֵה֜וּד חֶ֗רֶב וְלָ֛הּ שְׁנֵ֥י פֵי֖וֹת גֹּ֣מֶד אָרְכָּ֑הּ וַיַּחְגֹּ֤ר אוֹתָהּ֙ מִתַּ֣חַת לְמַדָּ֔יו עַ֖ל יֶ֥רֶךְ יְמִינֽוֹ
Ve Ehud kendisine iki ağızlı, uzunluğu gomed (~45 cm) olan kılıç yaptı; ve onu giysisinin altından sağ uyluğunun üzerine kuşandı.
Hakimler 4:9
·
Tevrat
וַתֹּ֜אמֶר הָלֹ֧ךְ אֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗ךְ אֶ֚פֶס כִּי֩ לֹ֨א תִֽהְיֶ֜ה תִּֽפְאַרְתְּךָ֗ עַל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה הוֹלֵ֔ךְ כִּ֣י בְֽיַד־אִשָּׁ֔ה יִמְכֹּ֥ר יְהוָ֖ה אֶת־סִֽיסְרָ֑א וַתָּ֧קָם דְּבוֹרָ֛ה וַתֵּ֥לֶך עִם־בָּרָ֖ק קֶֽדְשָׁה
Ve o dedi: 'Seninle kesinlikle gideceğim; ancak gittiğin yolda senin yüceliğin olmayacak, çünkü Yahve Sisera'yı bir kadının eline satacak.' Ve Debora kalktı ve Barak ile Kedeş'e gitti.
Örnek Ayetler (5 / 514)
Hakimler 5:17
·
Tevrat
גִּלְעָ֗ד בְּעֵ֤בֶר הַיַּרְדֵּן֙ שָׁכֵ֔ן וְדָ֕ן לָ֥מָּה יָג֖וּר אֳנִיּ֑וֹת אָשֵׁ֗ר יָשַׁב֙ לְח֣וֹף יַמִּ֔ים וְעַ֥ל מִפְרָצָ֖יו יִשְׁכּֽוֹן
Gilat Şeria'nın ötesinde oturdu; ve Dan neden gemilerde konaklıyor? Aşer denizlerin kıyısında oturdu ve körfezlerinin üzerinde oturuyor.
Hakimler 6:37
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה אָנֹכִ֗י מַצִּ֛יג אֶת־גִּזַּ֥ת הַצֶּ֖מֶר בַּגֹּ֑רֶן אִ֡ם טַל֩ יִהְיֶ֨ה עַֽל־הַגִּזָּ֜ה לְבַדָּ֗הּ וְעַל־כָּל־הָאָ֨רֶץ֙ חֹ֔רֶב וְיָדַעְתִּ֗י כִּֽי־תוֹשִׁ֧יעַ בְּיָדִ֛י אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּֽרְתָּ
İşte ben harmana yün yapağısı koyuyorum. Eğer yalnızca yapağının üzerinde çiy olur ve bütün yerin üzerinde kuruluk olursa, konuştuğun gibi İsrail'i benim elimle kurtaracağını bileceğim.'
Hakimler 6:39
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר גִּדְעוֹן֙ אֶל־הָ֣אֱלֹהִ֔ים אַל־יִ֤חַר אַפְּךָ֙ בִּ֔י וַאֲדַבְּרָ֖ה אַ֣ךְ הַפָּ֑עַם אֲנַסֶּ֤ה נָּא־רַק־הַפַּ֨עַם֙ בַּגִּזָּ֔ה יְהִי־נָ֨א חֹ֤רֶב אֶל־הַגִּזָּה֙ לְבַדָּ֔הּ וְעַל־כָּל־הָאָ֖רֶץ יִֽהְיֶה־טָּֽל
Gideon Tanrı'ya dedi ki: 'Bana karşı öfken alevlenmesin, sadece bu kez konuşayım. Lütfen sadece bu kez yapağıyla sınayayım; lütfen yalnızca yapağının üzerinde kuruluk olsun ve bütün yerin üzerinde çiy olsun.'
Hakimler 6:40
·
Tevrat
וַיַּ֧עַשׂ אֱלֹהִ֛ים כֵּ֖ן בַּלַּ֣יְלָה הַה֑וּא וַיְהִי־חֹ֤רֶב אֶל־הַגִּזָּה֙ לְבַדָּ֔הּ וְעַל־כָּל־הָאָ֖רֶץ הָ֥יָה טָֽל
Tanrı o gece böyle yaptı; yalnızca yapağının üzerinde kuruluk oldu ve bütün yerin üzerinde çiy oldu.
Hakimler 9:24
·
Tevrat
לָב֕וֹא חֲמַ֖ס שִׁבְעִ֣ים בְּנֵֽי־יְרֻבָּ֑עַל וְדָמָ֗ם לָשׂ֞וּם עַל־אֲבִימֶ֤לֶךְ אֲחִיהֶם֙ אֲשֶׁ֣ר הָרַ֣ג אוֹתָ֔ם וְעַל֙ בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם אֲשֶׁר־חִזְּק֥וּ אֶת־יָדָ֖יו לַהֲרֹ֥ג אֶת־אֶחָֽיו
Yerubbaal'ın yetmiş oğluna yapılan şiddet gelsin diye; ve onların kanı, onları öldüren kardeşleri Abimelek'in üzerine, ve kardeşlerini öldürmesi için onun ellerini güçlendiren Şekem'in sahiplerinin üzerine konsun diye.
Örnek Ayetler (5 / 402)
Hakimler 3:10
·
Tevrat
וַתְּהִ֨י עָלָ֥יו רֽוּחַ־יְהוָה֮ וַיִּשְׁפֹּ֣ט אֶת־יִשְׂרָאֵל֒ וַיֵּצֵא֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וַיִּתֵּ֤ן יְהוָה֙ בְּיָד֔וֹ אֶת־כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתַ֖יִם מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַתָּ֣עָז יָד֔וֹ עַ֖ל כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתָֽיִם
Ve Yahve'nin Ruhu onun üzerindeydi ve İsrail'i yargıladı; ve savaşa çıktı ve Yahve Aram kralı Kuşan-Rişatayim'i onun eline verdi; ve onun eli Kuşan-Rişatayim'in üzerinde güçlendi.
Hakimler 3:19
·
Tevrat
וְה֣וּא שָׁ֗ב מִן־הַפְּסִילִים֙ אֲשֶׁ֣ר אֶת־הַגִּלְגָּ֔ל וַיֹּ֕אמֶר דְּבַר־סֵ֥תֶר לִ֛י אֵלֶ֖יךָ הַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֣אמֶר הָ֔ס וַיֵּֽצְאוּ֙ מֵֽעָלָ֔יו כָּל־הָעֹמְדִ֖ים עָלָֽיו
Fakat kendisi Gilgal'daki putlardan geri döndü ve dedi: 'Ey kral, sana gizli sözüm var.' Ve o dedi: 'Sessiz ol.' Ve onun üzerinde duranların hepsi onun yanından çıktılar.
Hakimler 6:3
·
Tevrat
וְהָיָ֖ה אִם־זָרַ֣ע יִשְׂרָאֵ֑ל וְעָלָ֨ה מִדְיָ֧ן וַֽעֲמָלֵ֛ק וּבְנֵי־קֶ֖דֶם וְעָל֥וּ עָלָֽיו
İsrail ektiği zaman; Midyan, Amalek ve doğu oğulları çıkar ve onun üzerine gelirlerdi.
Hakimler 6:25
·
Tevrat
וַיְהִי֮ בַּלַּ֣יְלָה הַהוּא֒ וַיֹּ֧אמֶר ל֣וֹ יְהוָ֗ה קַ֤ח אֶת־פַּר־הַשּׁוֹר֙ אֲשֶׁ֣ר לְאָבִ֔יךָ וּפַ֥ר הַשֵּׁנִ֖י שֶׁ֣בַע שָׁנִ֑ים וְהָרַסְתָּ֗ אֶת־מִזְבַּ֤ח הַבַּ֨עַל֙ אֲשֶׁ֣ר לְאָבִ֔יךָ וְאֶת־הָאֲשֵׁרָ֥ה אֲשֶׁר־עָלָ֖יו תִּכְרֹֽת
O gece Yahve ona dedi: 'Babanın boğasını ve yedi yaşındaki ikinci boğayı al; babanın Baal sunağını yık ve üzerindeki Aşera'yı kes.'
Hakimler 6:28
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֜ימוּ אַנְשֵׁ֤י הָעִיר֙ בַּבֹּ֔קֶר וְהִנֵּ֤ה נֻתַּץ֙ מִזְבַּ֣ח הַבַּ֔עַל וְהָאֲשֵׁרָ֥ה אֲשֶׁר־עָלָ֖יו כֹּרָ֑תָה וְאֵת֙ הַפָּ֣ר הַשֵּׁנִ֔י הֹֽעֲלָ֔ה עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ הַבָּנֽוּי
Şehrin adamları sabah erkenden kalktılar ve işte, Baal sunağı yıkılmıştı, üzerindeki Aşera kesilmişti ve ikinci boğa inşa edilen sunağın üzerinde sunulmuştu.
Örnek Ayetler (4 / 246)
Hakimler 7:2
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־גִּדְע֔וֹן רַ֗ב הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֔ךְ מִתִּתִּ֥י אֶת־מִדְיָ֖ן בְּיָדָ֑ם פֶּן־יִתְפָּאֵ֨ר עָלַ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר יָדִ֖י הוֹשִׁ֥יעָה לִּֽי
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Midyan'ı onların eline vermem için seninle olan halk çoktur. İsrail, 'Kendi elim beni kurtardı' diyerek bana karşı övünmesin.
Hakimler 19:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הָאִ֤ישׁ הַזָּקֵן֙ שָׁל֣וֹם לָ֔ךְ רַ֥ק כָּל־מַחְסוֹרְךָ֖ עָלָ֑י רַ֥ק בָּרְח֖וֹב אַל־תָּלַֽן
Yaşlı adam dedi ki: 'Sana esenlik olsun; sadece bütün eksiğin benim üzerimedir; sadece meydanda geceleme.'
Hakimler 20:5
·
Tevrat
וַיָּקֻ֤מוּ עָלַי֙ בַּעֲלֵ֣י הַגִּבְעָ֔ה וַיָּסֹ֧בּוּ עָלַ֛י אֶת־הַבַּ֖יִת לָ֑יְלָה אוֹתִי֙ דִּמּ֣וּ לַהֲרֹ֔ג וְאֶת־פִּילַגְשִׁ֥י עִנּ֖וּ וַתָּמֹֽת
Giva'nın sahipleri bana karşı kalktılar ve gece evi üzerime kuşattılar; beni öldürmeyi düşündüler ve cariyemi alçalttılar ve o öldü.
Hezekiel 3:14
·
Tevrat
וְר֥וּחַ נְשָׂאַ֖תְנִי וַתִּקָּחֵ֑נִי וָאֵלֵ֥ךְ מַר֙ בַּחֲמַ֣ת רוּחִ֔י וְיַד־יְהוָ֥ה עָלַ֖י חָזָֽקָה
Ve ruh beni kaldırdı ve beni aldı; ve ruhumun öfkesi içinde acı çekerek gittim ve Yahve'nin eli üzerimde güçlüydü.
Örnek Ayetler (5 / 221)
Hakimler 6:4
·
Tevrat
וַיַּחֲנ֣וּ עֲלֵיהֶ֗ם וַיַּשְׁחִ֨יתוּ֙ אֶת־יְב֣וּל הָאָ֔רֶץ עַד־בּוֹאֲךָ֖ עַזָּ֑ה וְלֹֽא־יַשְׁאִ֤ירוּ מִֽחְיָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וְשֶׂ֥ה וָשׁ֖וֹר וַחֲמֽוֹר
Onlara karşı ordu kurarlar ve Gazze'ye varıncaya kadar yerin ürününü harap ederlerdi; İsrail'de yiyecek, koyun, sığır ve eşek bırakmazlardı.
Hakimler 9:8
·
Tevrat
הָל֤וֹךְ הָֽלְכוּ֙ הָעֵצִ֔ים לִמְשֹׁ֥חַ עֲלֵיהֶ֖ם מֶ֑לֶךְ וַיֹּאמְר֥וּ לַזַּ֖יִת מָלְכָ֥ה עָלֵֽינוּ
Ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek için giderek gittiler; ve zeytin ağacına dediler: 'Bize kral ol.'
Hakimler 9:25
·
Tevrat
וַיָּשִׂ֣ימוּ לוֹ֩ בַעֲלֵ֨י שְׁכֶ֜ם מְאָרְבִ֗ים עַ֚ל רָאשֵׁ֣י הֶהָרִ֔ים וַיִּגְזְל֗וּ אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־יַעֲבֹ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם בַּדָּ֑רֶךְ וַיֻּגַּ֖ד לַאֲבִימֶֽלֶךְ
Şekem'in sahipleri dağların tepelerinde ona karşı pusular kurdular; ve yolda yanlarından geçen herkesi soydular; ve bu Abimelek'e bildirildi.
Hakimler 9:43
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח אֶת־הָעָ֗ם וַֽיֶּחֱצֵם֙ לִשְׁלֹשָׁ֣ה רָאשִׁ֔ים וַיֶּאֱרֹ֖ב בַּשָּׂדֶ֑ה וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֤ה הָעָם֙ יֹצֵ֣א מִן־הָעִ֔יר וַיָּ֥קָם עֲלֵיהֶ֖ם וַיַּכֵּֽם
Halkı aldı ve onları üç bölüğe böldü ve kırda pusu kurdu; ve gördü, ve işte halk şehirden çıkıyor, onların üzerine kalktı ve onları vurdu.
Hakimler 9:49
·
Tevrat
וַיִּכְרְת֨וּ גַם־כָּל־הָעָ֜ם אִ֣ישׁ שׂוֹכֹ֗ה וַיֵּ֨לְכ֜וּ אַחֲרֵ֤י אֲבִימֶ֨לֶךְ֙ וַיָּשִׂ֣ימוּ עַֽל־הַצְּרִ֔יחַ וַיַּצִּ֧יתוּ עֲלֵיהֶ֛ם אֶֽת־הַצְּרִ֖יחַ בָּאֵ֑שׁ וַיָּמֻ֜תוּ גַּ֣ם כָּל־אַנְשֵׁ֧י מִֽגְדַּל־שְׁכֶ֛ם כְּאֶ֖לֶף אִ֥ישׁ וְאִשָּֽׁה
Bütün halk da, her adam kendi dalını kesti ve Abimelek'in arkasından gittiler, kalenin üzerine koydular ve kaleyi onların üzerine ateşle tutuşturdular; Şekem Kulesi'nin bütün adamları da, yaklaşık bin erkek ve kadın öldü.
Örnek Ayetler (5 / 215)
Hakimler 1:14
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹאָ֗הּ וַתְּסִיתֵ֨הוּ֙ לִשְׁא֤וֹל מֵֽאֵת־אָבִ֨יהָ֙ הַשָּׂדֶ֔ה וַתִּצְנַ֖ח מֵעַ֣ל הַחֲמ֑וֹר וַיֹּֽאמֶר־לָ֥הּ כָּלֵ֖ב מַה־לָּֽךְ
Geldiğinde, babasından tarlayı istemesi için onu kışkırttı ve eşeğin üzerinden indi; Kalev ona dedi: 'Neyin var?'
Hakimler 3:20
·
Tevrat
וְאֵה֣וּד בָּ֣א אֵלָ֗יו וְהֽוּא־יֹ֠שֵׁב בַּעֲלִיַּ֨ת הַמְּקֵרָ֤ה אֲשֶׁר־לוֹ֙ לְבַדּ֔וֹ וַיֹּ֣אמֶר אֵה֔וּד דְּבַר־אֱלֹהִ֥ים לִ֖י אֵלֶ֑יךָ וַיָּ֖קָם מֵעַ֥ל הַכִּסֵּֽא
Ve Ehud ona geldi; ve o, yalnız kendisi için olan serin üst odada oturuyordu. Ve Ehud dedi: 'Sana Tanrı'nın sözü var.' Ve o tahtın üzerinden kalktı.
Hakimler 3:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח אֵהוּד֙ אֶת־יַ֣ד שְׂמֹאל֔וֹ וַיִּקַּח֙ אֶת־הַחֶ֔רֶב מֵעַ֖ל יֶ֣רֶךְ יְמִינ֑וֹ וַיִּתְקָעֶ֖הָ בְּבִטְנֽוֹ
Ve Ehud sol elini uzattı ve kılıcı sağ uyluğunun üzerinden aldı; ve onu onun karnına sapladı.
Hakimler 4:15
·
Tevrat
וַיָּ֣הָם יְ֠הוָה אֶת־סִֽיסְרָ֨א וְאֶת־כָּל־הָרֶ֧כֶב וְאֶת־כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֛ה לְפִי־חֶ֖רֶב לִפְנֵ֣י בָרָ֑ק וַיֵּ֧רֶד סִֽיסְרָ֛א מֵעַ֥ל הַמֶּרְכָּבָ֖ה וַיָּ֥נָס בְּרַגְלָֽיו
Ve Yahve Sisera'yı, bütün arabaları ve bütün ordugahı Barak'ın önünde kılıcın ağzıyla şaşkına çevirdi; ve Sisera arabanın üzerinden indi ve ayaklarıyla kaçtı.
Hakimler 13:20
·
Tevrat
וַיְהִי֩ בַעֲל֨וֹת הַלַּ֜הַב מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ הַשָּׁמַ֔יְמָה וַיַּ֥עַל מַלְאַךְ־יְהוָ֖ה בְּלַ֣הַב הַמִּזְבֵּ֑חַ וּמָנ֤וֹחַ וְאִשְׁתּוֹ֙ רֹאִ֔ים וַיִּפְּל֥וּ עַל־פְּנֵיהֶ֖ם אָֽרְצָה
Alev sunağın üzerinden göklere çıkarken Yahve'nin elçisi sunağın alevinde çıktı; ve Manoah ve karısı görüyorlardı ve yüzleri üzerine yere düştüler.
Örnek Ayetler (5 / 198)
Hakimler 9:31
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֧ח מַלְאָכִ֛ים אֶל־אֲבִימֶ֖לֶךְ בְּתָרְמָ֣ה לֵאמֹ֑ר הִנֵּה֩ גַ֨עַל בֶּן־עֶ֤בֶד וְאֶחָיו֙ בָּאִ֣ים שְׁכֶ֔מָה וְהִנָּ֛ם צָרִ֥ים אֶת־הָעִ֖יר עָלֶֽיךָ
Abimelek'e gizlice elçiler gönderdi ve dedi: 'İşte, Eved oğlu Gaal ve kardeşleri Şekem'e geliyorlar; ve işte, şehri sana karşı kışkırtıyorlar.'
Hakimler 12:1
·
Tevrat
וַיִּצָּעֵק֙ אִ֣ישׁ אֶפְרַ֔יִם וַֽיַּעֲבֹ֖ר צָפ֑וֹנָה וַיֹּאמְר֨וּ לְיִפְתָּ֜ח מַדּ֣וּעַ עָבַ֣רְתָּ לְהִלָּחֵ֣ם בִּבְנֵי־עַמּ֗וֹן וְלָ֨נוּ֙ לֹ֤א קָרָ֨אתָ֙ לָלֶ֣כֶת עִמָּ֔ךְ בֵּיתְךָ֕ נִשְׂרֹ֥ף עָלֶ֖יךָ בָּאֵֽשׁ
Ve Efrayim adamları toplandı ve kuzeye geçti ve Yiftah'a dediler: 'Ammon oğullarıyla savaşmak için neden geçtin ve seninle gitmek için bizi çağırmadın? Evini senin üzerine ateşle yakacağız.'
Hakimler 16:9
·
Tevrat
וְהָאֹרֵ֗ב יֹשֵׁ֥ב לָהּ֙ בַּחֶ֔דֶר וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיְנַתֵּק֙ אֶת־הַיְתָרִ֔ים כַּאֲשֶׁ֨ר יִנָּתֵ֤ק פְּתִֽיל־הַנְּעֹ֨רֶת֙ בַּהֲרִיח֣וֹ אֵ֔שׁ וְלֹ֥א נוֹדַ֖ע כֹּחֽוֹ
Odada onun için pusu oturuyordu. Ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Kıtık ipinin ateşi kokladığında koptuğu gibi kirişleri kopardı ve onun gücü bilinmedi.
Hakimler 16:12
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח דְּלִילָה֩ עֲבֹתִ֨ים חֲדָשִׁ֜ים וַתַּאַסְרֵ֣הוּ בָהֶ֗ם וַתֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ פְּלִשְׁתִּ֤ים עָלֶ֨יךָ֙ שִׁמְשׁ֔וֹן וְהָאֹרֵ֖ב יֹשֵׁ֣ב בֶּחָ֑דֶר וַֽיְנַתְּקֵ֛ם מֵעַ֥ל זְרֹעֹתָ֖יו כַּחֽוּט
Delila yeni ipler aldı ve onu onlarla bağladı. Ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Ve pusu odada oturuyordu. Onları kollarının üzerinden iplik gibi kopardı.
Hakimler 16:14
·
Tevrat
וַתִּתְקַע֙ בַּיָּתֵ֔ד וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּיקַץ֙ מִשְּׁנָת֔וֹ וַיִּסַּ֛ע אֶת־הַיְתַ֥ד הָאֶ֖רֶג וְאֶת־הַמַּסָּֽכֶת
Kazıkla çaktı ve ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Uykusundan uyandı ve dokuma kazığını ve tezgâhı söktü.
Örnek Ayetler (5 / 170)
Hakimler 18:5
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמְרוּ ל֖וֹ שְׁאַל־נָ֣א בֵאלֹהִ֑ים וְנֵ֣דְעָ֔ה הֲתַצְלִ֣יחַ דַּרְכֵּ֔נוּ אֲשֶׁ֥ר אֲנַ֖חְנוּ הֹלְכִ֥ים עָלֶֽיהָ
Ona dediler: 'Lütfen Tanrı'ya sor, üzerinde gittiğimiz yolumuz başarılı olacak mı bilelim.'
Hakimler 19:30
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה כָל־הָרֹאֶ֗ה וְאָמַר֙ לֹֽא־נִהְיְתָ֤ה וְלֹֽא־נִרְאֲתָה֙ כָּזֹ֔את לְמִיּ֞וֹם עֲל֤וֹת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה שִֽׂימוּ־לָכֶ֥ם עָלֶ֖יהָ עֻ֥צוּ וְדַבֵּֽרוּ
Her gören dedi: 'İsrailoğulları'nın Mısır diyarından çıktığı günden bu güne kadar böyle bir şey olmadı ve görülmedi; bunun üzerine düşünün, öğütleşin ve konuşun.'
Hakimler 20:9
·
Tevrat
וְעַתָּ֕ה זֶ֣ה הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר נַעֲשֶׂ֖ה לַגִּבְעָ֑ה עָלֶ֖יהָ בְּגוֹרָֽל
Ve şimdi Giva'ya yapacağımız iş budur: Ona karşı kurayla.
Amos 4:7
·
Tevrat
וְגַ֣ם אָנֹכִי֩ מָנַ֨עְתִּי מִכֶּ֜ם אֶת־הַגֶּ֗שֶׁם בְּע֨וֹד שְׁלֹשָׁ֤ה חֳדָשִׁים֙ לַקָּצִ֔יר וְהִמְטַרְתִּי֙ עַל־עִ֣יר אֶחָ֔ת וְעַל־עִ֥יר אַחַ֖ת לֹ֣א אַמְטִ֑יר חֶלְקָ֤ה אַחַת֙ תִּמָּטֵ֔ר וְחֶלְקָ֛ה אֲשֶֽׁר־לֹֽא־תַמְטִ֥יר עָלֶ֖יהָ תִּיבָֽשׁ
Ve hasada daha üç ay varken ben sizden yağmuru esirgedim; bir şehre yağdırdım ve bir şehre yağdırmadım; bir tarla yağmur aldı ve üzerine yağmur yağmayan tarla kurudu.
Hezekiel 4:1
·
Tevrat
וְאַתָּ֤ה בֶן־אָדָם֙ קַח־לְךָ֣ לְבֵנָ֔ה וְנָתַתָּ֥ה אוֹתָ֖הּ לְפָנֶ֑יךָ וְחַקּוֹתָ֥ עָלֶ֛יהָ עִ֖יר אֶת־יְרוּשָׁלִָֽם
Ve sen, insanoğlu, kendine bir tuğla al ve onu önüne koy ve üzerine bir şehir, Yeruşalim'i kazı.
Örnek Ayetler (5 / 101)
Hakimler 9:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הָאָטָד֮ אֶל־הָעֵצִים֒ אִ֡ם בֶּאֱמֶ֣ת אַתֶּם֩ מֹשְׁחִ֨ים אֹתִ֤י לְמֶ֨לֶךְ֙ עֲלֵיכֶ֔ם בֹּ֖אוּ חֲס֣וּ בְצִלִּ֑י וְאִם־אַ֕יִן תֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מִן־הָ֣אָטָ֔ד וְתֹאכַ֖ל אֶת־אַרְזֵ֥י הַלְּבָנֽוֹן
Karaçalı ağaçlara dedi: 'Eğer beni gerçekten üzerinize kral olarak meshediyorsanız, gelin gölgeme sığının; ama eğer değilse, karaçalıdan ateş çıksın ve Lübnan sedirlerini yiyip bitirsin.'
Hakimler 9:17
·
Tevrat
אֲשֶׁר־נִלְחַ֥ם אָבִ֖י עֲלֵיכֶ֑ם וַיַּשְׁלֵ֤ךְ אֶת־נַפְשׁוֹ֙ מִנֶּ֔גֶד וַיַּצֵּ֥ל אֶתְכֶ֖ם מִיַּ֥ד מִדְיָֽן
Ki babam sizin için savaştı, ve canını tehlikeye attı, ve sizi Midyan'ın elinden kurtardı.
Amos 3:1
·
Tevrat
שִׁמְע֞וּ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עַ֚ל כָּל־הַמִּשְׁפָּחָ֔ה אֲשֶׁ֧ר הֶעֱלֵ֛יתִי מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לֵאמֹֽר
Ey İsrailoğulları, Yahve'nin sizin hakkınızda, Mısır diyarından çıkardığım bütün aile hakkında söylediği bu sözü işitin, diyerek:
Amos 3:2
·
Tevrat
רַ֚ק אֶתְכֶ֣ם יָדַ֔עְתִּי מִכֹּ֖ל מִשְׁפְּח֣וֹת הָאֲדָמָ֑ה עַל־כֵּן֙ אֶפְקֹ֣ד עֲלֵיכֶ֔ם אֵ֖ת כָּל־עֲוֺנֹֽתֵיכֶֽם
'Toprağın bütün ailelerinden sadece sizi bildim; bu yüzden bütün suçlarınızı sizin üzerinize yoklayacağım.'
Amos 4:2
·
Tevrat
נִשְׁבַּ֨ע אֲדֹנָ֤י יְהוִה֙ בְּקָדְשׁ֔וֹ כִּ֛י הִנֵּ֥ה יָמִ֖ים בָּאִ֣ים עֲלֵיכֶ֑ם וְנִשָּׂ֤א אֶתְכֶם֙ בְּצִנּ֔וֹת וְאַחֲרִיתְכֶ֖ן בְּסִיר֥וֹת דּוּגָֽה
Efendi Yahve kutsallığı üzerine yemin etti ki: 'İşte üzerinize günler geliyor; sizi kancalarla ve geride kalanlarınızı balık kancalarıyla taşıyacaklar.'
Örnek Ayetler (5 / 91)
Hakimler 9:8
·
Tevrat
הָל֤וֹךְ הָֽלְכוּ֙ הָעֵצִ֔ים לִמְשֹׁ֥חַ עֲלֵיהֶ֖ם מֶ֑לֶךְ וַיֹּאמְר֥וּ לַזַּ֖יִת מָלְכָ֥ה עָלֵֽינוּ
Ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek için giderek gittiler; ve zeytin ağacına dediler: 'Bize kral ol.'
Hakimler 9:10
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ הָעֵצִ֖ים לַתְּאֵנָ֑ה לְכִי־אַ֖תְּ מָלְכִ֥י עָלֵֽינוּ
Ağaçlar incir ağacına dediler: 'Sen gel, bize kral ol.'
Hakimler 9:12
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ הָעֵצִ֖ים לַגָּ֑פֶן לְכִי־אַ֖תְּ מָלְכִ֥י עָלֵֽינוּ
Ağaçlar asmaya dediler: 'Sen gel, bize kral ol.'
Hakimler 9:14
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ כָל־הָעֵצִ֖ים אֶל־הָאָטָ֑ד לֵ֥ךְ אַתָּ֖ה מְלָךְ־עָלֵֽינוּ
Tüm ağaçlar karaçalıya dediler: 'Sen git, bize kral ol.'
Hakimler 15:10
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ אִ֣ישׁ יְהוּדָ֔ה לָמָ֖ה עֲלִיתֶ֣ם עָלֵ֑ינוּ וַיֹּאמְר֗וּ לֶאֱס֤וֹר אֶת־שִׁמְשׁוֹן֙ עָלִ֔ינוּ לַעֲשׂ֣וֹת ל֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר עָ֥שָׂה לָֽנוּ
Yahuda adamları dediler: 'Neden üzerimize çıktınız?' Onlar da dediler: 'Şimşon'u bağlamak için çıktık, bize yaptığı gibi ona yapmak için.'
Örnek Ayetler (5 / 35)
Amos 5:23
·
Tevrat
הָסֵ֥ר מֵעָלַ֖י הֲמ֣וֹן שִׁרֶ֑יךָ וְזִמְרַ֥ת נְבָלֶ֖יךָ לֹ֥א אֶשְׁמָֽע
Şarkılarının gürültüsünü üzerimden uzaklaştır; ve çalgılarının ezgisini dinlemeyeceğim.
Hezekiel 6:9
·
Tevrat
וְזָכְר֨וּ פְלִֽיטֵיכֶ֜ם אוֹתִ֗י בַּגּוֹיִם֮ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁבּוּ־שָׁם֒ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֜רְתִּי אֶת־לִבָּ֣ם הַזּוֹנֶ֗ה אֲשֶׁר־סָר֙ מֵֽעָלַ֔י וְאֵת֙ עֵֽינֵיהֶ֔ם הַזֹּנ֕וֹת אַחֲרֵ֖י גִּלּֽוּלֵיהֶ֑ם וְנָקֹ֨טּוּ֙ בִּפְנֵיהֶ֔ם אֶל־הָֽרָעוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר עָשׂ֔וּ לְכֹ֖ל תּוֹעֲבֹתֵיהֶֽם
Kaçıp kurtulanlarınız, oraya esir edildikleri uluslar arasında beni hatırlayacaklar; benden sapan fahişelik eden kalpleriyle ve putlarının ardınca fahişelik eden gözleriyle nasıl kırıldığımı hatırlayacaklar. Bütün iğrençliklerine dair yaptıkları kötülükler yüzünden kendilerinden iğrenecekler.
Hezekiel 11:24
·
Tevrat
וְר֣וּחַ נְשָׂאַ֗תְנִי וַתְּבִיאֵ֤נִי כַשְׂדִּ֨ימָה֙ אֶל־הַגּוֹלָ֔ה בַּמַּרְאֶ֖ה בְּר֣וּחַ אֱלֹהִ֑ים וַיַּ֨עַל֙ מֵֽעָלַ֔י הַמַּרְאֶ֖ה אֲשֶׁ֥ר רָאִֽיתִי
Ruh beni kaldırdı ve Tanrı'nın ruhuyla görümde beni Kildaniler diyarına, sürgünlere getirdi; ve gördüğüm görüm üzerimden yükseldi.
Hezekiel 14:5
·
Tevrat
לְמַ֛עַן תְּפֹ֥שׂ אֶת־בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּלִבָּ֑ם אֲשֶׁ֤ר נָזֹ֨רוּ֙ מֵֽעָלַ֔י בְּגִלּֽוּלֵיהֶ֖ם כֻּלָּֽם
Hepsi putlarıyla benden ayrılan İsrail evini kalplerinden tutmak amacıyla.
Hezekiel 44:10
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־הַלְוִיִּ֗ם אֲשֶׁ֤ר רָֽחֲקוּ֙ מֵֽעָלַ֔י בִּתְע֤וֹת יִשְׂרָאֵל֙ אֲשֶׁ֣ר תָּע֣וּ מֵֽעָלַ֔י אַחֲרֵ֖י גִּלּֽוּלֵיהֶ֑ם וְנָשְׂא֖וּ עֲוֺנָֽם
Ancak İsrail putlarının ardından benden saptığında benden uzaklaşan Levililer, suçlarını taşıyacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 26)
Hakimler 3:19
·
Tevrat
וְה֣וּא שָׁ֗ב מִן־הַפְּסִילִים֙ אֲשֶׁ֣ר אֶת־הַגִּלְגָּ֔ל וַיֹּ֕אמֶר דְּבַר־סֵ֥תֶר לִ֛י אֵלֶ֖יךָ הַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֣אמֶר הָ֔ס וַיֵּֽצְאוּ֙ מֵֽעָלָ֔יו כָּל־הָעֹמְדִ֖ים עָלָֽיו
Fakat kendisi Gilgal'daki putlardan geri döndü ve dedi: 'Ey kral, sana gizli sözüm var.' Ve o dedi: 'Sessiz ol.' Ve onun üzerinde duranların hepsi onun yanından çıktılar.
Hakimler 8:3
·
Tevrat
בְּיֶדְכֶם֩ נָתַ֨ן אֱלֹהִ֜ים אֶת־שָׂרֵ֤י מִדְיָן֙ אֶת־עֹרֵ֣ב וְאֶת־זְאֵ֔ב וּמַה־יָּכֹ֖לְתִּי עֲשׂ֣וֹת כָּכֶ֑ם אָ֗ז רָפְתָ֤ה רוּחָם֙ מֵֽעָלָ֔יו בְּדַבְּר֖וֹ הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
"Tanrı, Midyan'ın komutanlarını, Orev'i ve Zeev'i elinize verdi; sizin gibi ne yapabildim?" O bu sözü konuştuğunda, ona karşı ruhları yatıştı.
Hakimler 16:19
·
Tevrat
וַתְּיַשְּׁנֵ֨הוּ֙ עַל־בִּרְכֶּ֔יהָ וַתִּקְרָ֣א לָאִ֔ישׁ וַתְּגַלַּ֕ח אֶת־שֶׁ֖בַע מַחְלְפ֣וֹת רֹאשׁ֑וֹ וַתָּ֨חֶל֙ לְעַנּוֹת֔וֹ וַיָּ֥סַר כֹּח֖וֹ מֵעָלָֽיו
Onu dizleri üzerinde uyuttu, adamı çağırdı ve başının yedi örgüsünü tıraş etti. Sonra onu ezmeye başladı ve gücü üzerinden ayrıldı.
Hakimler 16:20
·
Tevrat
וַתֹּ֕אמֶר פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּקַ֣ץ מִשְּׁנָת֗וֹ וַיֹּ֨אמֶר֙ אֵצֵ֞א כְּפַ֤עַם בְּפַ֨עַם֙ וְאִנָּעֵ֔ר וְהוּא֙ לֹ֣א יָדַ֔ע כִּ֥י יְהוָ֖ה סָ֥ר מֵעָלָֽיו
Ve dedi: 'Filistliler üzerine geliyor, Şimşon!' Uykusundan uyandı ve dedi: 'Her zamanki gibi çıkacağım ve silkeleneceğim.' Fakat o Yahve'nin üzerinden ayrıldığını bilmedi.
2. Samuel 13:9
·
Tevrat
וַתִּקַּ֤ח אֶת־הַמַּשְׂרֵת֙ וַתִּצֹ֣ק לְפָנָ֔יו וַיְמָאֵ֖ן לֶאֱכ֑וֹל וַיֹּ֣אמֶר אַמְנ֗וֹן הוֹצִ֤יאוּ כָל־אִישׁ֙ מֵֽעָלַ֔י וַיֵּצְא֥וּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָֽיו
Tavayı aldı ve onun önüne döktü, ama o yemeyi reddetti. Amnon dedi: 'Her adamı yanımdan çıkarın.' Ve her adam onun yanından çıktı.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 16:9
·
Tevrat
וָאֶרְחָצֵ֣ךְ בַּמַּ֔יִם וָאֶשְׁטֹ֥ף דָּמַ֖יִךְ מֵֽעָלָ֑יִךְ וָאֲסֻכֵ֖ךְ בַּשָּֽׁמֶן
Ve seni suyla yıkadım ve kanlarını üzerinden duruladım ve seni yağla yağladım.
Yeremya 11:15
·
Tevrat
מֶ֣ה לִֽידִידִ֞י בְּבֵיתִ֗י עֲשׂוֹתָ֤הּ הַֽמְזִמָּ֨תָה֙ הָֽרַבִּ֔ים וּבְשַׂר־קֹ֖דֶשׁ יַעַבְר֣וּ מֵֽעָלָ֑יִךְ כִּ֥י רָעָתֵ֖כִי אָ֥ז תַּעֲלֹֽזִי
Sevgilimin evimde ne işi var? O çoklarla komplo yapıyor; kutsal et üzerinden geçecek. Kötülüğün olunca o zaman sevinirsin.
1. Samuel 1:14
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלֶ֨יהָ֙ עֵלִ֔י עַד־מָתַ֖י תִּשְׁתַּכָּרִ֑ין הָסִ֥ירִי אֶת־יֵינֵ֖ךְ מֵעָלָֽיִךְ
Eli ona dedi: 'Ne zamana kadar sarhoş olacaksın? Şarabını üzerinden uzaklaştır.'
1. Samuel 15:28
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ שְׁמוּאֵ֔ל קָרַ֨ע יְהוָ֜ה אֶֽת־מַמְלְכ֧וּת יִשְׂרָאֵ֛ל מֵעָלֶ֖יךָ הַיּ֑וֹם וּנְתָנָ֕הּ לְרֵעֲךָ֖ הַטּ֥וֹב מִמֶּֽךָּ
Samuel ona dedi: 'Yahve bugün İsrail krallığını senin üzerinden yırttı ve onu senden iyi olan komşuna verdi.'
1. Samuel 17:46
·
Tevrat
הַיּ֣וֹם הַזֶּ֡ה יְסַגֶּרְךָ֩ יְהוָ֨ה בְּיָדִ֜י וְהִכִּיתִ֗ךָ וַהֲסִרֹתִ֤י אֶת־רֹֽאשְׁךָ֙ מֵעָלֶ֔יךָ וְנָ֨תַתִּ֜י פֶּ֣גֶר מַחֲנֵ֤ה פְלִשְׁתִּים֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה לְע֥וֹף הַשָּׁמַ֖יִם וּלְחַיַּ֣ת הָאָ֑רֶץ וְיֵֽדְעוּ֙ כָּל־הָאָ֔רֶץ כִּ֛י יֵ֥שׁ אֱלֹהִ֖ים לְיִשְׂרָאֵֽל
Bu gün Yahve seni elime teslim edecek, seni vuracağım ve başını üzerinden kaldıracağım; bu gün Filistlilerin ordugahının cesedini göklerin kuşuna ve yerin hayvanına vereceğim ve bütün yer bilecek ki İsrail için Tanrı vardır.
Örnek Ayetler (5 / 13)
2. Krallar 16:17
·
Tevrat
וַיְקַצֵּץ֩ הַמֶּ֨לֶךְ אָחָ֜ז אֶת־הַמִּסְגְּר֣וֹת הַמְּכֹנ֗וֹת וַיָּ֤סַר מֵֽעֲלֵיהֶם֙ אֶת־הַכִּיֹּ֔ר וְאֶת־הַיָּ֣ם הוֹרִ֔ד מֵעַ֛ל הַבָּקָ֥ר הַנְּחֹ֖שֶׁת אֲשֶׁ֣ר תַּחְתֶּ֑יהָ וַיִּתֵּ֣ן אֹת֔וֹ עַ֖ל מַרְצֶ֥פֶת אֲבָנִֽים
Kral Ahaz ayaklıkların çerçevelerini kesti ve kazanı onların üzerinden kaldırdı; denizi altındaki tunç sığırların üzerinden indirdi ve onu taş kaldırımın üzerine koydu.
Yeşaya 14:25
·
Tevrat
לִשְׁבֹּ֤ר אַשּׁוּר֙ בְּאַרְצִ֔י וְעַל־הָרַ֖י אֲבוּסֶ֑נּוּ וְסָ֤ר מֵֽעֲלֵיהֶם֙ עֻלּ֔וֹ וְסֻ֨בֳּל֔וֹ מֵעַ֥ל שִׁכְמ֖וֹ יָסֽוּר
Asur'u yerimde kırmak için ve dağlarımın üzerinde onu çiğneyeceğim; ve onun boyunduruğu onların üzerinden ayrılacak ve onun yükü onun omzunun üzerinden ayrılacak.
Yunus 1:5
·
Tevrat
וַיִּֽירְא֣וּ הַמַּלָּחִ֗ים וַֽיִּזְעֲקוּ֮ אִ֣ישׁ אֶל־אֱלֹהָיו֒ וַיָּטִ֨לוּ אֶת־הַכֵּלִ֜ים אֲשֶׁ֤ר בָּֽאֳנִיָּה֙ אֶל־הַיָּ֔ם לְהָקֵ֖ל מֵֽעֲלֵיהֶ֑ם וְיוֹנָ֗ה יָרַד֙ אֶל־יַרְכְּתֵ֣י הַסְּפִינָ֔ה וַיִּשְׁכַּ֖ב וַיֵּרָדַֽם
Ve denizciler korktular ve her adam kendi ilahına feryat etti; ve üzerlerinden hafifletmek için gemideki eşyaları denize fırlattılar. Ve Yunus geminin en diplerine inmişti, ve yatmıştı ve derin uykuya dalmıştı.
Mika 3:2
·
Tevrat
שֹׂ֥נְאֵי ט֖וֹב וְאֹ֣הֲבֵי רָ֑ע גֹּזְלֵ֤י עוֹרָם֙ מֵֽעֲלֵיהֶ֔ם וּשְׁאֵרָ֖ם מֵעַ֥ל עַצְמוֹתָֽם
İyilikten nefret edenler ve kötülüğü sevenler; onların üzerinden onların derisini ve onların kemiklerinin üzerinden onların etini koparanlar.
Mika 3:3
·
Tevrat
וַאֲשֶׁ֣ר אָכְלוּ֮ שְׁאֵ֣ר עַמִּי֒ וְעוֹרָם֙ מֵעֲלֵיהֶ֣ם הִפְשִׁ֔יטוּ וְאֶת־עַצְמֹֽתֵיהֶ֖ם פִּצֵּ֑חוּ וּפָרְשׂוּ֙ כַּאֲשֶׁ֣ר בַּסִּ֔יר וּכְבָשָׂ֖ר בְּת֥וֹךְ קַלָּֽחַת
Ve ki halkımın etini yediler ve onların üzerinden onların derisini soydular ve onların kemiklerini kırdılar ve tencerede gibi ve kazanın içinde et gibi yaydılar.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Mezmurlar 5:12
·
Tevrat
וְיִשְׂמְח֨וּ כָל־ח֪וֹסֵי בָ֡ךְ לְעוֹלָ֣ם יְ֭רַנֵּנוּ וְתָסֵ֣ךְ עָלֵ֑ימוֹ וְֽיַעְלְצ֥וּ בְ֝ךָ֗ אֹהֲבֵ֥י שְׁמֶֽךָ
Ve sana sığınan bütün herkes sevinsin, sonsuza dek sevinçle bağırsınlar; ve sen onları koru, adını sevenler seninle coşsunlar.
Mezmurlar 55:16
·
Tevrat
יַשִּׁ֤י מָ֨וֶת עָלֵ֗ימוֹ יֵרְד֣וּ שְׁא֣וֹל חַיִּ֑ים כִּֽי־רָע֖וֹת בִּמְגוּרָ֣ם בְּקִרְבָּֽם
Ölüm onları aldatsın; ölüler diyarına canlı olarak insinler. Çünkü kötülükler meskenlerinde, içlerindedir.
Mezmurlar 64:9
·
Tevrat
וַיַּכְשִׁיל֣וּהוּ עָלֵ֣ימוֹ לְשׁוֹנָ֑ם יִ֝תְנֹדֲד֗וּ כָּל־רֹ֥אֵה בָֽם
Ve dilleri kendi üzerlerine onu tökezlettiler; onları her gören baş sallayacak.
Eyüp 6:16
·
Tevrat
הַקֹּדְרִ֥ים מִנִּי־קָ֑רַח עָ֝לֵ֗ימוֹ יִתְעַלֶּם־שָֽׁלֶג
Onlar buzdan kararırlar, kar onların üzerinde gizlenir.
Eyüp 20:23
·
Tevrat
יְהִ֤י לְמַלֵּ֬א בִטְנ֗וֹ יְֽשַׁלַּח־בּ֭וֹ חֲר֣וֹן אַפּ֑וֹ וְיַמְטֵ֥ר עָ֝לֵ֗ימוֹ בִּלְחוּמֽוֹ
Karnını doldurmak için olsun, öfkesinin şiddetini ona gönderecek ve yiyeceği olarak üzerlerine yağdıracak.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yaratılış 47:20
·
Tevrat
וַיִּ֨קֶן יוֹסֵ֜ף אֶת־כָּל־אַדְמַ֤ת מִצְרַ֨יִם֙ לְפַרְעֹ֔ה כִּֽי־מָכְר֤וּ מִצְרַ֨יִם֙ אִ֣ישׁ שָׂדֵ֔הוּ כִּֽי־חָזַ֥ק עֲלֵהֶ֖ם הָרָעָ֑ב וַתְּהִ֥י הָאָ֖רֶץ לְפַרְעֹֽה
Böylece Yusuf Mısır'ın bütün toprağını Firavun için satın aldı, çünkü Mısırlılar her adam kendi tarlasını sattı, çünkü kıtlık onların üzerinde güçlendi; ve yer Firavun'un oldu.
Levililer 4:20
·
Tevrat
וְעָשָׂ֣ה לַפָּ֔ר כַּאֲשֶׁ֤ר עָשָׂה֙ לְפַ֣ר הַֽחַטָּ֔את כֵּ֖ן יַעֲשֶׂה־לּ֑וֹ וְכִפֶּ֧ר עֲלֵהֶ֛ם הַכֹּהֵ֖ן וְנִסְלַ֥ח לָהֶֽם
Ve boğaya, günah sunusu boğasına yaptığı gibi yapacak, ona öyle yapacaktır; ve kâhin onlar için kefaret edecek ve onlar bağışlanacaktır.
Çölde Sayım 4:27
·
Tevrat
עַל־פִּי֩ אַהֲרֹ֨ן וּבָנָ֜יו תִּהְיֶ֗ה כָּל־עֲבֹדַת֙ בְּנֵ֣י הַגֵּרְשֻׁנִּ֔י לְכָל־מַשָּׂאָ֔ם וּלְכֹ֖ל עֲבֹדָתָ֑ם וּפְקַדְתֶּ֤ם עֲלֵהֶם֙ בְּמִשְׁמֶ֔רֶת אֵ֖ת כָּל־מַשָּׂאָֽם
Gerşon oğullarının bütün hizmeti, bütün yükleri ve bütün hizmetleri Harun'un ve oğullarının sözüne göre olacak; bütün yüklerini gözetim olarak onlara görev vereceksiniz.
Çölde Sayım 7:9
·
Tevrat
וְלִבְנֵ֥י קְהָ֖ת לֹ֣א נָתָ֑ן כִּֽי־עֲבֹדַ֤ת הַקֹּ֨דֶשׁ֙ עֲלֵהֶ֔ם בַּכָּתֵ֖ף יִשָּֽׂאוּ
Ve Kehat oğullarına vermedi; çünkü kutsalın hizmeti onların üzerinedir, omuzda taşıyacaklar.
Çölde Sayım 14:14
·
Tevrat
וְאָמְר֗וּ אֶל־יוֹשֵׁב֮ הָאָ֣רֶץ הַזֹּאת֒ שָֽׁמְעוּ֙ כִּֽי־אַתָּ֣ה יְהוָ֔ה בְּקֶ֖רֶב הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה אֲשֶׁר־עַ֨יִן בְּעַ֜יִן נִרְאָ֣ה אַתָּ֣ה יְהוָ֗ה וַעֲנָֽנְךָ֙ עֹמֵ֣ד עֲלֵהֶ֔ם וּבְעַמֻּ֣ד עָנָ֗ן אַתָּ֨ה הֹלֵ֤ךְ לִפְנֵיהֶם֙ יוֹמָ֔ם וּבְעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ לָֽיְלָה
Ve bu yerin oturanına diyecekler; duydular ki sen Yahve bu halkın ortasındasın; ki sen Yahve göz göze görünüyorsun ve bulutun onların üzerinde duruyor ve gündüz bulut sütununda ve gece ateş sütununda onların önünde gidiyorsun.
Örnek Ayetler (5 / 10)
2. Samuel 16:1
·
Tevrat
וְדָוִ֗ד עָבַ֤ר מְעַט֙ מֵֽהָרֹ֔אשׁ וְהִנֵּ֥ה צִיבָ֛א נַ֥עַר מְפִי־בֹ֖שֶׁת לִקְרָאת֑וֹ וְצֶ֨מֶד חֲמֹרִ֜ים חֲבֻשִׁ֗ים וַעֲלֵיהֶם֩ מָאתַ֨יִם לֶ֜חֶם וּמֵאָ֧ה צִמּוּקִ֛ים וּמֵ֥אָה קַ֖יִץ וְנֵ֥בֶל יָֽיִן
Davut baştan biraz geçti ve işte Mefiboşet'in genci Tsiba onu karşılamak için oradaydı; eyerlenmiş bir çift eşek ve onların üzerinde iki yüz ekmek, yüz kuru üzüm, yüz yaz meyvesi ve bir tulum şarap vardı.
1. Tarihler 7:4
·
Tevrat
וַעֲלֵיהֶ֨ם לְתֹלְדוֹתָ֜ם לְבֵ֣ית אֲבוֹתָ֗ם גְּדוּדֵי֙ צְבָ֣א מִלְחָמָ֔ה שְׁלֹשִׁ֥ים וְשִׁשָּׁ֖ה אָ֑לֶף כִּֽי־הִרְבּ֥וּ נָשִׁ֖ים וּבָנִֽים
Ve onlarla birlikte, soylarına göre, babalarının evine göre, savaş ordusu birlikleri otuz altı bindi; çünkü kadınları ve oğulları çoğalttılar.
1. Tarihler 22:14
·
Tevrat
וְהִנֵּ֨ה בְעָנְיִ֜י הֲכִינ֣וֹתִי לְבֵית־יְהוָ֗ה זָהָ֞ב כִּכָּרִ֤ים מֵֽאָה־אֶ֨לֶף֙ וְכֶ֗סֶף אֶ֤לֶף אֲלָפִים֙ כִּכָּרִ֔ים וְלַנְּחֹ֤שֶׁת וְלַבַּרְזֶל֙ אֵ֣ין מִשְׁקָ֔ל כִּ֥י לָרֹ֖ב הָיָ֑ה וְעֵצִ֤ים וַאֲבָנִים֙ הֲכִינ֔וֹתִי וַעֲלֵיהֶ֖ם תּוֹסִֽיף
Ve işte, zahmetimle Yahve'nin evi için yüz bin talant (~34 kg) altın ve bir milyon talant (~34 kg) gümüş hazırladım; tunç ve demir için tartı yoktur, çünkü çoktu. Ağaçlar ve taşlar da hazırladım; sen de onların üzerine ekleyeceksin.
Nehemya 13:13
·
Tevrat
וָאוֹצְרָ֣ה עַל־א֠וֹצָרוֹת שֶׁלֶמְיָ֨ה הַכֹּהֵ֜ן וְצָד֣וֹק הַסּוֹפֵ֗ר וּפְדָיָה֙ מִן־הַלְוִיִּ֔ם וְעַל־יָדָ֔ם חָנָ֥ן בֶּן־זַכּ֖וּר בֶּן־מַתַּנְיָ֑ה כִּ֤י נֶאֱמָנִים֙ נֶחְשָׁ֔בוּ וַעֲלֵיהֶ֖ם לַחֲלֹ֥ק לַאֲחֵיהֶֽם
Ve hazinelerin üzerine kâhin Şelemya'yı ve yazıcı Sadok'u ve Levililerden Pedaya'yı atadım; ve onların yanında Mattanya oğlu Zakkur oğlu Hanan vardı; çünkü güvenilir sayıldılar ve kardeşlerine paylaştırmak onların üzerindeydi.
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:25
·
Tevrat
וְלַמּוֹכִיחִ֥ים יִנְעָ֑ם וַֽ֝עֲלֵיהֶ֗ם תָּב֥וֹא בִרְכַּת־טֽוֹב
Ve azarlayanlar için hoş olacaktır ve onların üzerine iyilik bereketi gelecektir.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hezekiel 13:17
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם שִׂ֤ים פָּנֶ֨יךָ֙ אֶל־בְּנ֣וֹת עַמְּךָ֔ הַמִּֽתְנַבְּא֖וֹת מִֽלִּבְּהֶ֑ן וְהִנָּבֵ֖א עֲלֵיהֶֽן
Ve sen, insan oğlu, yüzünü kendi kalplerinden peygamberlik eden halkının kızlarına koy; ve onlara karşı peygamberlik et.
Hezekiel 23:47
·
Tevrat
וְרָגְמ֨וּ עֲלֵיהֶ֥ן אֶ֨בֶן֙ קָהָ֔ל וּבָרֵ֥א אוֹתְהֶ֖ן בְּחַרְבוֹתָ֑ם בְּנֵיהֶ֤ם וּבְנֽוֹתֵיהֶם֙ יַהֲרֹ֔גוּ וּבָתֵּיהֶ֖ן בָּאֵ֥שׁ יִשְׂרֹֽפוּ
Ve topluluk onları taşla taşlayacak ve kılıçlarıyla onları kesecek; oğullarını ve kızlarını öldürecekler ve evlerini ateşte yakacaklar.
Yeşu 8:31
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁ֣ר צִוָּה֩ מֹשֶׁ֨ה עֶֽבֶד־יְהוָ֜ה אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל כַּכָּתוּב֙ בְּסֵ֨פֶר֙ תּוֹרַ֣ת מֹשֶׁ֔ה מִזְבַּח֙ אֲבָנִ֣ים שְׁלֵמ֔וֹת אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־הֵנִ֥יף עֲלֵיהֶ֖ן בַּרְזֶ֑ל וַיַּעֲל֨וּ עָלָ֤יו עֹלוֹת֙ לַֽיהוָ֔ה וַֽיִּזְבְּח֖וּ שְׁלָמִֽים
Yahve'nin kulu Musa'nın İsrail oğullarına buyurduğu gibi, Musa'nın yasası kitabında yazıldığı gibi, üzerlerine demir sallanmamış bütün taşlardan bir sunak; ve onun üzerinde Yahve'ye yakmalık sunular sundular ve esenlik kurbanları kurban ettiler.
Zekeriya 11:5
·
Tevrat
אֲשֶׁ֨ר קֹנֵיהֶ֤ן יַֽהֲרְגֻן֙ וְלֹ֣א יֶאְשָׁ֔מוּ וּמֹכְרֵיהֶ֣ן יֹאמַ֔ר בָּר֥וּךְ יְהוָ֖ה וַאעְשִׁ֑ר וְרֹ֣עֵיהֶ֔ם לֹ֥א יַחְמ֖וֹל עֲלֵיהֶֽן
Ki onları satın alanlar onları öldürür ve suçlu olmazlar; ve onları satanlar der: Yahve bereketli olsun ve zenginleştim; ve onların çobanları onlara acımaz.
Rut 1:19
·
Tevrat
וַתֵּלַ֣כְנָה שְׁתֵּיהֶ֔ם עַד־בֹּאָ֖נָה בֵּ֣ית לָ֑חֶם וַיְהִ֗י כְּבֹאָ֨נָה֙ בֵּ֣ית לֶ֔חֶם וַתֵּהֹ֤ם כָּל־הָעִיר֙ עֲלֵיהֶ֔ן וַתֹּאמַ֖רְנָה הֲזֹ֥את נָעֳמִֽי
İkisi Beytlehem'e gelene kadar yürüdüler. Beytlehem'e geldiklerinde bütün şehir onlardan dolayı çalkalandı ve dediler: 'Bu Naomi mi?'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 23:18
·
Tevrat
וַתְּגַל֙ תַּזְנוּתֶ֔יהָ וַתְּגַ֖ל אֶת־עֶרְוָתָ֑הּ וַתֵּ֤קַע נַפְשִׁי֙ מֵֽעָלֶ֔יהָ כַּאֲשֶׁ֛ר נָקְעָ֥ה נַפְשִׁ֖י מֵעַ֥ל אֲחוֹתָֽהּ
Ve onun fahişeliklerini açtı ve onun çıplaklığını açtı; ve canımın onun kız kardeşinin üzerinden koptuğu gibi benim canım ondan koptu.
Yeremya 49:19
·
Tevrat
הִ֠נֵּה כְּאַרְיֵ֞ה יַעֲלֶ֨ה מִגְּא֣וֹן הַיַּרְדֵּן֮ אֶל־נְוֵ֣ה אֵיתָן֒ כִּֽי־אַרְגִּ֤יעָה אֲרִיצֶ֨נּוּ מֵֽעָלֶ֔יהָ וּמִ֥י בָח֖וּר אֵלֶ֣יהָ אֶפְקֹ֑ד כִּ֣י מִ֤י כָמ֨וֹנִי֙ וּמִ֣י יֹעִידֶ֔נִּי וּמִי־זֶ֣ה רֹעֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר יַעֲמֹ֖ד לְפָנָֽי
İşte Şeria'nın gururundan kalıcı otlağa aslan gibi çıkacak; çünkü aniden onu onun üzerinden koşturacağım ve kim seçilmişse onun üzerine atayacağım. Çünkü kim benim gibidir ve kim beni çağırabilir? Peki benim önümde duracak bu çoban kimdir?
Yeremya 50:44
·
Tevrat
הִ֠נֵּה כְּאַרְיֵ֞ה יַעֲלֶ֨ה מִגְּא֣וֹן הַיַּרְדֵּן֮ אֶל־נְוֵ֣ה אֵיתָן֒ כִּֽי־אַרְגִּ֤עָה אֲרִיצֵם֙ מֵֽעָלֶ֔יהָ וּמִ֥י בָח֖וּר אֵלֶ֣יהָ אֶפְקֹ֑ד כִּ֣י מִ֤י כָמ֨וֹנִי֙ וּמִ֣י יוֹעִדֶ֔נִּי וּמִֽי־זֶ֣ה רֹעֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר יַעֲמֹ֖ד לְפָנָֽי
İşte Şeria'nın çalılığından sürekli otlağa bir aslan gibi çıkacak; çünkü aniden onları oradan koşturacağım ve seçilmiş olan kimi onun üzerine atayacağım? Çünkü kim benim gibidir ve kim beni çağıracak ve benim yüzümün önünde duracak o çoban kimdir?
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:8
·
Tevrat
הַרְחֵ֣ק מֵעָלֶ֣יהָ דַרְכֶּ֑ךָ וְאַל־תִּ֝קְרַ֗ב אֶל־פֶּ֥תַח בֵּיתָֽהּ
Yolunu ondan uzak tut ve evinin kapısına yaklaşma.
Yaratılış 24:46
·
Tevrat
וַתְּמַהֵ֗ר וַתּ֤וֹרֶד כַּדָּהּ֙ מֵֽעָלֶ֔יהָ וַתֹּ֣אמֶר שְׁתֵ֔ה וְגַם־גְּמַלֶּ֖יךָ אַשְׁקֶ֑ה וָאֵ֕שְׁתְּ וְגַ֥ם הַגְּמַלִּ֖ים הִשְׁקָֽתָה
'O acele etti, testisini üzerinden indirdi ve dedi: İç, develerine de içireceğim. Ben içtim, develere de içirdi.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 40:2
·
Tevrat
בְּמַרְא֣וֹת אֱלֹהִ֔ים הֱבִיאַ֖נִי אֶל־אֶ֣רֶץ יִשְׂרָאֵ֑ל וַיְנִיחֵ֗נִי אֶל־הַ֤ר גָּבֹ֨הַּ֙ מְאֹ֔ד וְעָלָ֥יו כְּמִבְנֵה־עִ֖יר מִנֶּֽגֶב
Tanrı'nın görümlerinde beni İsrail diyarına getirdi ve beni çok yüksek dağa indirdi; ve onun üzerinde güneyden şehir yapısı gibi vardı.
2. Samuel 20:8
·
Tevrat
הֵ֗ם עִם־הָאֶ֤בֶן הַגְּדוֹלָה֙ אֲשֶׁ֣ר בְּגִבְע֔וֹן וַעֲמָשָׂ֖א בָּ֣א לִפְנֵיהֶ֑ם וְיוֹאָ֞ב חָג֣וּר מִדּ֣וֹ לְבֻשׁ֗וּ וְעָלָ֞יו חֲג֥וֹר חֶ֨רֶב֙ מְצֻמֶּ֤דֶת עַל־מָתְנָיו֙ בְּתַעְרָ֔הּ וְה֥וּא יָצָ֖א וַתִּפֹּֽל
Onlar Givon'daki büyük taşın yanındayken, Amasa onların önüne geldi; Yoav giydiği giysisiyle kuşanmıştı ve onun üzerinde kınıyla beline bağlanmış bir kılıç kuşağı vardı; ve o çıkarken kılıç düştü.
1. Tarihler 11:42
·
Tevrat
עֲדִינָ֨א בֶן־שִׁיזָ֜א הָרֽאוּבֵנִ֗י רֹ֛אשׁ לָרֽאוּבֵנִ֖י וְעָלָ֥יו שְׁלוֹשִֽׁים
Rubenlilerin başı Rubenli Şiza oğlu Adina ve onun üzerinde otuzlar,
Mezmurlar 52:8
·
Tevrat
וְיִרְא֖וּ צַדִּיקִ֥ים וְיִירָ֗אוּ וְעָלָ֥יו יִשְׂחָֽקוּ
Ve doğrular görecekler ve korkacaklar ve ona gülecekler.
Mezmurlar 132:18
·
Tevrat
א֭וֹיְבָיו אַלְבִּ֣ישׁ בֹּ֑שֶׁת וְ֝עָלָ֗יו יָצִ֥יץ נִזְרֽוֹ
Onun düşmanlarına utanç giydireceğim; ve onun üzerinde tacı parlayacaktır.