1358
Kullanım
15
Lemma
197
Türev
208
Anlam
15 lemma, 197 türev form
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 12:3
·
Tevrat
וָֽאֶרְאֶ֞ה כִּֽי־אֵינְךָ֣ מוֹשִׁ֗יע וָאָשִׂ֨ימָה נַפְשִׁ֤י בְכַפִּי֙ וָֽאֶעְבְּרָה֙ אֶל־בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן וַיִּתְּנֵ֥ם יְהוָ֖ה בְּיָדִ֑י וְלָמָ֞ה עֲלִיתֶ֥ם אֵלַ֛י הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה לְהִלָּ֥חֶם בִּֽי
Ve kurtarıcı olmadığını gördüm ve canımı avucuma koydum ve Ammon oğullarına geçtim ve Yahve onları elime verdi. Ve bugün benimle savaşmak için neden bana çıktınız?'
Hakimler 15:10
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ אִ֣ישׁ יְהוּדָ֔ה לָמָ֖ה עֲלִיתֶ֣ם עָלֵ֑ינוּ וַיֹּאמְר֗וּ לֶאֱס֤וֹר אֶת־שִׁמְשׁוֹן֙ עָלִ֔ינוּ לַעֲשׂ֣וֹת ל֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר עָ֥שָׂה לָֽנוּ
Yahuda adamları dediler: 'Neden üzerimize çıktınız?' Onlar da dediler: 'Şimşon'u bağlamak için çıktık, bize yaptığı gibi ona yapmak için.'
Hezekiel 13:5
·
Tevrat
לֹ֤א עֲלִיתֶם֙ בַּפְּרָצ֔וֹת וַתִּגְדְּר֥וּ גָדֵ֖ר עַל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל לַעֲמֹ֥ד בַּמִּלְחָמָ֖ה בְּי֥וֹם יְהוָֽה
Yahve'nin gününde savaşta durmak için gediklere çıkmadınız ve İsrail evi için duvar örmediniz.
Yasa'nın Tekrarı 5:5
·
Tevrat
אָ֠נֹכִי עֹמֵ֨ד בֵּין־יְהוָ֤ה וּבֵֽינֵיכֶם֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא לְהַגִּ֥יד לָכֶ֖ם אֶת־דְּבַ֣ר יְהוָ֑ה כִּ֤י יְרֵאתֶם֙ מִפְּנֵ֣י הָאֵ֔שׁ וְלֹֽא־עֲלִיתֶ֥ם בָּהָ֖ר לֵאמֹֽר
O zamanda Yahve'nin sözünü size bildirmek için ben Yahve ile sizin aranızda duruyordum; çünkü ateşin yüzünden korktunuz ve dağa çıkmadınız, diyerek:
Örnek Ayetler (4)
Çölde Sayım 16:13
·
Tevrat
הַמְעַ֗ט כִּ֤י הֶֽעֱלִיתָ֨נוּ֙ מֵאֶ֨רֶץ זָבַ֤ת חָלָב֙ וּדְבַ֔שׁ לַהֲמִיתֵ֖נוּ בַּמִּדְבָּ֑ר כִּֽי־תִשְׂתָּרֵ֥ר עָלֵ֖ינוּ גַּם־הִשְׂתָּרֵֽר
'Bizi çölde öldürmek için süt ve bal akan diyardan bizi çıkardın, bu az mı ki üzerimize kesinlikle egemen oluyorsun?'
Çölde Sayım 20:5
·
Tevrat
וְלָמָ֤ה הֶֽעֱלִיתֻ֨נוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם לְהָבִ֣יא אֹתָ֔נוּ אֶל־הַמָּק֥וֹם הָרָ֖ע הַזֶּ֑ה לֹ֣א מְק֣וֹם זֶ֗רַע וּתְאֵנָ֤ה וְגֶ֨פֶן֙ וְרִמּ֔וֹן וּמַ֥יִם אַ֖יִן לִשְׁתּֽוֹת
'Bizi bu kötü yere getirmek için neden Mısır'dan çıkardınız? Tohum ve incir ve asma ve nar yeri değil; içmek için su da yok.'
Çölde Sayım 21:5
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֣ר הָעָ֗ם בֵּֽאלֹהִים֮ וּבְמֹשֶׁה֒ לָמָ֤ה הֶֽעֱלִיתֻ֨נוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם לָמ֖וּת בַּמִּדְבָּ֑ר כִּ֣י אֵ֥ין לֶ֨חֶם֙ וְאֵ֣ין מַ֔יִם וְנַפְשֵׁ֣נוּ קָ֔צָה בַּלֶּ֖חֶם הַקְּלֹקֵֽל
Halk Tanrı'ya ve Musa'ya karşı konuştu: 'Çölde ölmek için bizi neden Mısır'dan çıkardınız? Çünkü ekmek yok ve su yok; canımız bu değersiz ekmekten iğrendi.'
Mısır'dan Çıkış 17:3
·
Tevrat
וַיִּצְמָ֨א שָׁ֤ם הָעָם֙ לַמַּ֔יִם וַיָּ֥לֶן הָעָ֖ם עַל־מֹשֶׁ֑ה וַיֹּ֗אמֶר לָ֤מָּה זֶּה֙ הֶעֱלִיתָ֣נוּ מִמִּצְרַ֔יִם לְהָמִ֥ית אֹתִ֛י וְאֶת־בָּנַ֥י וְאֶת־מִקְנַ֖י בַּצָּמָֽא
Halk orada suya susadı ve halk Musa'ya karşı söylendi ve dedi: 'Beni, oğullarımı ve sürümü susuzlukla öldürmek için bizi neden Mısır'dan çıkardın?'
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 18:25
·
Tevrat
עַתָּה֙ הֲמִבַּלְעֲדֵ֣י יְהוָ֔ה עָלִ֛יתִי עַל־הַמָּק֥וֹם הַזֶּ֖ה לְהַשְׁחִת֑וֹ יְהוָה֙ אָמַ֣ר אֵלַ֔י עֲלֵ֛ה עַל־הָאָ֥רֶץ הַזֹּ֖את וְהַשְׁחִיתָֽהּ
Şimdi Yahve olmadan mı onu yok etmek için bu yerin üzerine çıktım? Yahve bana dedi: 'Bu yerin üzerine çık ve onu yok et.'
2. Krallar 19:23
·
Tevrat
בְּיַ֣ד מַלְאָכֶיךָ֮ חֵרַ֣פְתָּ אֲדֹנָי֒ וַתֹּ֗אמֶר בְּרֹ֥ב רִכְבִּ֛י אֲנִ֥י עָלִ֛יתִי מְר֥וֹם הָרִ֖ים יַרְכְּתֵ֣י לְבָנ֑וֹן וְאֶכְרֹ֞ת קוֹמַ֤ת אֲרָזָיו֙ מִבְח֣וֹר בְּרֹשָׁ֔יו וְאָב֨וֹאָה֙ מְל֣וֹן קִצֹּ֔ה יַ֖עַר כַּרְמִלּֽוֹ
Elçilerinin eliyle Efendi'yi aşağıladın ve dedin: 'Arabalarımın çokluğuyla dağların yüksekliğine, Lübnan'ın uçlarına ben çıktım; ve onun boylu sedirlerini, seçkin selvilerini keseceğim; ve onun en uçtaki konaklama yerine, Karmel'inin ormanına gireceğim.'
Yeşaya 36:10
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ הֲמִבַּלְעֲדֵ֣י יְהוָ֔ה עָלִ֛יתִי עַל־הָאָ֥רֶץ הַזֹּ֖את לְהַשְׁחִיתָ֑הּ יְהוָה֙ אָמַ֣ר אֵלַ֔י עֲלֵ֛ה אֶל־הָאָ֥רֶץ הַזֹּ֖את וְהַשְׁחִיתָֽהּ
Ve şimdi, Yahve olmadan mı onu yok etmek için bu yere çıktım? Yahve bana dedi: 'Bu yere çık ve onu yok et.'
Yeşaya 37:24
·
Tevrat
בְּיַ֣ד עֲבָדֶיךָ֮ חֵרַ֣פְתָּ אֲדֹנָי֒ וַתֹּ֗אמֶר בְּרֹ֥ב רִכְבִּ֛י אֲנִ֥י עָלִ֛יתִי מְר֥וֹם הָרִ֖ים יַרְכְּתֵ֣י לְבָנ֑וֹן וְאֶכְרֹ֞ת קוֹמַ֤ת אֲרָזָיו֙ מִבְחַ֣ר בְּרֹשָׁ֔יו וְאָבוֹא֙ מְר֣וֹם קִצּ֔וֹ יַ֖עַר כַּרְמִלּֽוֹ
Kullarının eliyle Efendi'ye hakaret ettin ve dedin: 'Arabalarımın çokluğuyla dağların yüksekliğine, Lübnan'ın uçlarına ben çıktım; onun uzun sedirlerini, seçkin servilerini keseceğim ve onun en yüksek ucuna, meyve bahçesi ormanına gireceğim.'
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 6:15
·
Tevrat
וְדָוִד֙ וְכָל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל מַעֲלִ֖ים אֶת־אֲר֣וֹן יְהוָ֑ה בִּתְרוּעָ֖ה וּבְק֥וֹל שׁוֹפָֽר
Davut ve bütün İsrail evi Yahve'nin sandığını sevinç çığlığıyla ve şofar sesiyle çıkarıyorlardı.
1. Tarihler 15:28
·
Tevrat
וְכָל־יִשְׂרָאֵ֗ל מַעֲלִים֙ אֶת־אֲר֣וֹן בְּרִית־יְהוָ֔ה בִּתְרוּעָה֙ וּבְק֣וֹל שׁוֹפָ֔ר וּבַחֲצֹצְר֖וֹת וּבִמְצִלְתָּ֑יִם מַשְׁמִעִ֕ים בִּנְבָלִ֖ים וְכִנֹּרֽוֹת
Ve bütün İsrail, Yahve'nin antlaşma sandığını sevinç çığlığıyla, şofar sesiyle, borularla, zillerle, lirlerle ve arplarla ses çıkararak çıkarıyordu.
2. Tarihler 24:14
·
Tevrat
וּֽכְכַלּוֹתָ֡ם הֵבִ֣יאוּ לִפְנֵי֩ הַמֶּ֨לֶךְ וִֽיהוֹיָדָ֜ע אֶת־שְׁאָ֣ר הַכֶּ֗סֶף וַיַּעֲשֵׂ֨הוּ כֵלִ֤ים לְבֵית־יְהוָה֙ כְּלֵ֣י שָׁרֵ֔ת וְהַעֲל֣וֹת וְכַפּ֔וֹת וּכְלֵ֥י זָהָ֖ב וָכָ֑סֶף וַ֠יִּֽהְיוּ מַעֲלִ֨ים עֹל֤וֹת בְּבֵית־יְהוָה֙ תָּמִ֔יד כֹּ֖ל יְמֵ֥י יְהוֹיָדָֽע
Bitirdiklerinde, gümüşün kalanını kralın ve Yehoyada'nın önüne getirdiler; ondan Yahve'nin evi için kaplar, hizmet ve sunu kapları, tavalar, altın ve gümüş kaplar yapıldı. Yehoyada'nın bütün günleri boyunca Yahve'nin evinde sürekli yakmalık sunular sundular.
Örnek Ayetler (3)
Amos 4:10
·
Tevrat
שִׁלַּ֨חְתִּי בָכֶ֥ם דֶּ֨בֶר֙ בְּדֶ֣רֶךְ מִצְרַ֔יִם הָרַ֤גְתִּי בַחֶ֨רֶב֙ בַּח֣וּרֵיכֶ֔ם עִ֖ם שְׁבִ֣י סֽוּסֵיכֶ֑ם וָאַעֲלֶ֞ה בְּאֹ֤שׁ מַחֲנֵיכֶם֙ וּֽבְאַפְּכֶ֔ם וְלֹֽא־שַׁבְתֶּ֥ם עָדַ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
'Mısır yolunda aranıza salgın hastalık gönderdim; atlarınızın esaretiyle birlikte gençlerinizi kılıçla öldürdüm ve ordugahlarınızın kokusunu burnunuza çıkardım; ama bana dönmediniz,' Yahve'nin bildirisidir.
1. Samuel 13:12
·
Tevrat
וָאֹמַ֗ר עַ֠תָּה יֵרְד֨וּ פְלִשְׁתִּ֤ים אֵלַי֙ הַגִּלְגָּ֔ל וּפְנֵ֥י יְהוָ֖ה לֹ֣א חִלִּ֑יתִי וָֽאֶתְאַפַּ֔ק וָאַעֲלֶ֖ה הָעֹלָֽה
Dedim ki: 'Şimdi Filistliler Gilgal'a, üzerime inecekler ve ben Yahve'nin yüzüne yalvarmadım.' Böylece kendimi zorladım ve yakmalık sunuyu sundum.'
Nehemya 12:31
·
Tevrat
וָאַעֲלֶה֙ אֶת־שָׂרֵ֣י יְהוּדָ֔ה מֵעַ֖ל לַחוֹמָ֑ה וָאַעֲמִ֡ידָה שְׁתֵּ֣י תוֹדֹת֩ גְּדוֹלֹ֨ת וְתַהֲלֻכֹ֤ת לַיָּמִין֙ מֵעַ֣ל לַחוֹמָ֔ה לְשַׁ֖עַר הָאַשְׁפֹּֽת
Ve Yahuda önderlerini duvarın üzerine çıkardım; ve iki büyük şükran korosu ve duvarın üzerinde sağa, Çöplük Kapısı'na doğru yürüyüşler atadım.
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 12:28
·
Tevrat
וַיִּוָּעַ֣ץ הַמֶּ֔לֶךְ וַיַּ֕עַשׂ שְׁנֵ֖י עֶגְלֵ֣י זָהָ֑ב וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם רַב־לָכֶם֙ מֵעֲל֣וֹת יְרוּשָׁלִַ֔ם הִנֵּ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר הֶעֱל֖וּךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Kral öğüt aldı ve iki altın buzağı yaptı; onlara dedi: 'Yeruşalim'e çıkmanız size çoktur; işte seni Mısır diyarından çıkaran ilahların, ey İsrail!'
Mısır'dan Çıkış 32:4
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח מִיָּדָ֗ם וַיָּ֤צַר אֹתוֹ֙ בַּחֶ֔רֶט וַֽיַּעֲשֵׂ֖הוּ עֵ֣גֶל מַסֵּכָ֑ה וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵ֤לֶּה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר הֶעֱל֖וּךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Onların ellerinden aldı, onu keskiyle şekillendirdi ve dökme bir buzağı yaptı. Dediler ki: 'İsrail, seni Mısır diyarından çıkaran ilahların bunlardır.'
Mısır'dan Çıkış 32:8
·
Tevrat
סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּיתִ֔ם עָשׂ֣וּ לָהֶ֔ם עֵ֖גֶל מַסֵּכָ֑ה וַיִּשְׁתַּֽחֲווּ־לוֹ֙ וַיִּזְבְּחוּ־ל֔וֹ וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵ֤לֶּה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר הֶֽעֱל֖וּךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Onlara buyurduğum yoldan çabucak saptılar. Kendilerine dökme bir buzağı yaptılar ve ona secde ettiler, ona kurban da kestiler, sonra dediler: 'İsrail, seni Mısır diyarından çıkaran ilahların bunlardır.'
Örnek Ayetler (3)
1. Tarihler 15:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם אַתֶּ֛ם רָאשֵׁ֥י הָאָב֖וֹת לַלְוִיִּ֑ם הִֽתְקַדְּשׁוּ֙ אַתֶּ֣ם וַאֲחֵיכֶ֔ם וְהַֽעֲלִיתֶ֗ם אֵ֣ת אֲר֤וֹן יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶל־הֲכִינ֖וֹתִי לֽוֹ
Onlara dedi: 'Siz Levililer'in babalarının başlarısınız; siz ve kardeşleriniz kendinizi kutsal kılın ve İsrail'in Tanrısı Yahve'nin sandığını ona hazırladığım yere çıkarın.'
Eyüp 42:8
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה קְחֽוּ־לָכֶ֣ם שִׁבְעָֽה־פָרִים֩ וְשִׁבְעָ֨ה אֵילִ֜ים וּלְכ֣וּ אֶל־עַבְדִּ֣י אִיּ֗וֹב וְהַעֲלִיתֶ֤ם עוֹלָה֙ בַּֽעַדְכֶ֔ם וְאִיּ֣וֹב עַבְדִּ֔י יִתְפַּלֵּ֖ל עֲלֵיכֶ֑ם כִּ֧י אִם־פָּנָ֣יו אֶשָּׂ֗א לְבִלְתִּ֞י עֲשׂ֤וֹת עִמָּכֶם֙ נְבָלָ֔ה כִּ֠י לֹ֣א דִבַּרְתֶּ֥ם אֵלַ֛י נְכוֹנָ֖ה כְּעַבְדִּ֥י אִיּֽוֹב
Ve şimdi kendinize yedi boğa ve yedi koç alın ve kulum Eyyup'a gidin ve kendiniz için yakmalık sunu sunun; ve kulum Eyyup sizin için dua edecektir. Çünkü onun yüzünü kabul edeceğim ki size akılsızca davranmayayım; çünkü kulum Eyyup gibi bana doğruyu konuşmadınız.
Mısır'dan Çıkış 13:19
·
Tevrat
וַיִּקַּ֥ח מֹשֶׁ֛ה אֶת־עַצְמ֥וֹת יוֹסֵ֖ף עִמּ֑וֹ כִּי֩ הַשְׁבֵּ֨עַ הִשְׁבִּ֜יעַ אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר פָּקֹ֨ד יִפְקֹ֤ד אֱלֹהִים֙ אֶתְכֶ֔ם וְהַעֲלִיתֶ֧ם אֶת־עַצְמֹתַ֛י מִזֶּ֖ה אִתְּכֶֽם
Musa Yusuf'un kemiklerini yanına aldı; çünkü o, İsrail oğullarına kesinlikle yemin ettirmiş ve demişti: 'Tanrı sizi kesinlikle yoklayacak ve kemiklerimi buradan sizinle birlikte çıkaracaksınız.'
Örnek Ayetler (3)
Yasa'nın Tekrarı 14:6
·
Tevrat
וְכָל־בְּהֵמָ֞ה מַפְרֶ֣סֶת פַּרְסָ֗ה וְשֹׁסַ֤עַת שֶׁ֨סַע֙ שְׁתֵּ֣י פְרָס֔וֹת מַעֲלַ֥ת גֵּרָ֖ה בַּבְּהֵמָ֑ה אֹתָ֖הּ תֹּאכֵֽלוּ
Ve hayvanda tırnak ayıran, iki tırnak yarığı yaran, geviş getiren her hayvanı, onu yiyeceksiniz.
Levililer 11:3
·
Tevrat
כֹּ֣ל מַפְרֶ֣סֶת פַּרְסָ֗ה וְשֹׁסַ֤עַת שֶׁ֨סַע֙ פְּרָסֹ֔ת מַעֲלַ֥ת גֵּרָ֖ה בַּבְּהֵמָ֑ה אֹתָ֖הּ תֹּאכֵֽלוּ
Hayvanlar arasında tırnağı bölen ve tırnakları yarık olan, geviş getiren her şeyi, onu yiyeceksiniz.
Levililer 11:6
·
Tevrat
וְאֶת־הָאַרְנֶ֗בֶת כִּֽי־מַעֲלַ֤ת גֵּרָה֙ הִ֔וא וּפַרְסָ֖ה לֹ֣א הִפְרִ֑יסָה טְמֵאָ֥ה הִ֖וא לָכֶֽם
Ve tavşanı; çünkü o geviş getirir ama tırnağı bölmez, o sizin için kirlidir.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 6:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֤יו גִּדְעוֹן֙ בִּ֣י אֲדֹנִ֔י וְיֵ֤שׁ יְהוָה֙ עִמָּ֔נוּ וְלָ֥מָּה מְצָאַ֖תְנוּ כָּל־זֹ֑את וְאַיֵּ֣ה כָֽל־נִפְלְאֹתָ֡יו אֲשֶׁר֩ סִפְּרוּ־לָ֨נוּ אֲבוֹתֵ֜ינוּ לֵאמֹ֗ר הֲלֹ֤א מִמִּצְרַ֨יִם֙ הֶעֱלָ֣נוּ יְהוָ֔ה וְעַתָּה֙ נְטָשָׁ֣נוּ יְהוָ֔ה וַֽיִּתְּנֵ֖נוּ בְּכַף־מִדְיָֽן
Gideon ona dedi ki: 'Lütfen efendim, eğer Yahve bizimleyse, bütün bunlar neden bizi buldu? Babalarımızın, 'Yahve bizi Mısır'dan çıkarmadı mı?' diyerek bize anlattıkları bütün harikaları nerede? Fakat şimdi Yahve bizi terk etti ve bizi Midyan'ın avucuna verdi.'
Mısır'dan Çıkış 32:1
·
Tevrat
וַיַּ֣רְא הָעָ֔ם כִּֽי־בֹשֵׁ֥שׁ מֹשֶׁ֖ה לָרֶ֣דֶת מִן־הָהָ֑ר וַיִּקָּהֵ֨ל הָעָ֜ם עַֽל־אַהֲרֹ֗ן וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ ק֣וּם עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁ֤ר יֵֽלְכוּ֙ לְפָנֵ֔ינוּ כִּי־זֶ֣ה מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֨נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ
Halk, Musa'nın dağdan inmekte geciktiğini gördü; bunun üzerine halk Harun'un üzerine toplandı ve ona dediler ki: 'Kalk, bize yüzümüzün önünde gidecek ilahlar yap; çünkü bizi Mısır diyarından çıkaran bu adam Musa'ya ne olduğunu bilmiyoruz.'
Mısır'dan Çıkış 32:23
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמְרוּ לִ֔י עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יֵלְכ֖וּ לְפָנֵ֑ינוּ כִּי־זֶ֣ה מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֨נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ
Ve bana dediler ki: 'Bize yüzümüzün önünde gidecek ilahlar yap; çünkü bizi Mısır diyarından çıkaran bu adam Musa'ya ne oldu bilmiyoruz.'
Örnek Ayetler (3)
1. Tarihler 21:24
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֤לֶךְ דָּוִיד֙ לְאָרְנָ֔ן לֹ֕א כִּֽי־קָנֹ֥ה אֶקְנֶ֖ה בְּכֶ֣סֶף מָלֵ֑א כִּ֠י לֹא־אֶשָּׂ֤א אֲשֶׁר־לְךָ֙ לַיהוָ֔ה וְהַעֲל֥וֹת עוֹלָ֖ה חִנָּֽם
Kral Davut Ornan'a dedi: 'Hayır, çünkü kesinlikle tam gümüşle satın alacağım; çünkü senin olanı Yahve'ye taşımayacağım ve karşılıksız yakmalık sunu sunmayacağım.'
2. Tarihler 24:14
·
Tevrat
וּֽכְכַלּוֹתָ֡ם הֵבִ֣יאוּ לִפְנֵי֩ הַמֶּ֨לֶךְ וִֽיהוֹיָדָ֜ע אֶת־שְׁאָ֣ר הַכֶּ֗סֶף וַיַּעֲשֵׂ֨הוּ כֵלִ֤ים לְבֵית־יְהוָה֙ כְּלֵ֣י שָׁרֵ֔ת וְהַעֲל֣וֹת וְכַפּ֔וֹת וּכְלֵ֥י זָהָ֖ב וָכָ֑סֶף וַ֠יִּֽהְיוּ מַעֲלִ֨ים עֹל֤וֹת בְּבֵית־יְהוָה֙ תָּמִ֔יד כֹּ֖ל יְמֵ֥י יְהוֹיָדָֽע
Bitirdiklerinde, gümüşün kalanını kralın ve Yehoyada'nın önüne getirdiler; ondan Yahve'nin evi için kaplar, hizmet ve sunu kapları, tavalar, altın ve gümüş kaplar yapıldı. Yehoyada'nın bütün günleri boyunca Yahve'nin evinde sürekli yakmalık sunular sundular.
2. Tarihler 35:16
·
Tevrat
וַ֠תִּכּוֹן כָּל־עֲבוֹדַ֨ת יְהוָ֜ה בַּיּ֤וֹם הַהוּא֙ לַעֲשׂ֣וֹת הַפֶּ֔סַח וְהַעֲל֣וֹת עֹל֔וֹת עַ֖ל מִזְבַּ֣ח יְהוָ֑ה כְּמִצְוַ֖ת הַמֶּ֥לֶךְ יֹאשִׁיָּֽהוּ
O gün kral Yoşiya'nın buyruğuna göre Fısıh kurbanını yapmak ve Yahve'nin sunağı üzerinde yakmalık sunuları sunmak için Yahve'nin bütün hizmeti hazırlandı.
Örnek Ayetler (3)
Yaratılış 41:2
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה מִן־הַיְאֹ֗ר עֹלֹת֙ שֶׁ֣בַע פָּר֔וֹת יְפ֥וֹת מַרְאֶ֖ה וּבְרִיאֹ֣ת בָּשָׂ֑ר וַתִּרְעֶ֖ינָה בָּאָֽחוּ
Ve işte Irmaktan güzel görünümlü ve semiz etli yedi inek çıkıyordu; ve sazlıkta otluyorlardı.
Yaratılış 41:18
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה מִן־הַיְאֹ֗ר עֹלֹת֙ שֶׁ֣בַע פָּר֔וֹת בְּרִיא֥וֹת בָּשָׂ֖ר וִיפֹ֣ת תֹּ֑אַר וַתִּרְעֶ֖ינָה בָּאָֽחוּ
Ve işte Irmaktan etli semiz ve güzel görünümlü yedi inek çıkıyordu ve sazlıkta otluyorlardı.
Yaratılış 41:22
·
Tevrat
וָאֵ֖רֶא בַּחֲלֹמִ֑י וְהִנֵּ֣ה שֶׁ֣בַע שִׁבֳּלִ֗ים עֹלֹ֛ת בְּקָנֶ֥ה אֶחָ֖ד מְלֵאֹ֥ת וְטֹבֽוֹת
Rüyamda gördüm; ve işte bir sapta dolu ve iyi yedi başak çıkıyordu.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 44:21
·
Tevrat
הֲל֣וֹא אֶת־הַקִּטֵּ֗ר אֲשֶׁ֨ר קִטַּרְתֶּ֜ם בְּעָרֵ֤י יְהוּדָה֙ וּבְחֻצ֣וֹת יְרוּשָׁלִַ֔ם אַתֶּ֧ם וַאֲבֽוֹתֵיכֶ֛ם מַלְכֵיכֶ֥ם וְשָׂרֵיכֶ֖ם וְעַ֣ם הָאָ֑רֶץ אֹתָם֙ זָכַ֣ר יְהוָ֔ה וַֽתַּעֲלֶ֖ה עַל־לִבּֽוֹ
Sizin, babalarınızın, krallarınızın, komutanlarınızın ve yerin halkının Yahuda'nın şehirlerinde ve Yeruşalim'in sokaklarında buhur yaktığınız buhur yakmayı Yahve hatırlamadı mı, ve kalbinin üzerine çıkmadı mı?
1. Krallar 10:29
·
Tevrat
וַֽ֠תַּעֲלֶה וַתֵּצֵ֨א מֶרְכָּבָ֤ה מִמִּצְרַ֨יִם֙ בְּשֵׁ֣שׁ מֵא֣וֹת כֶּ֔סֶף וְס֖וּס בַּחֲמִשִּׁ֣ים וּמֵאָ֑ה וְ֠כֵן לְכָל־מַלְכֵ֧י הַחִתִּ֛ים וּלְמַלְכֵ֥י אֲרָ֖ם בְּיָדָ֥ם יֹצִֽאוּ
Mısır'dan bir savaş arabası altı yüz gümüşe, bir at ise yüz elli gümüşe çıkıp geliyordu; ve böylece bütün Hitit kralları ve Aram kralları için onların eliyle çıkarıyorlardı.
1. Krallar 22:35
·
Tevrat
וַתַּעֲלֶ֤ה הַמִּלְחָמָה֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא וְהַמֶּ֗לֶךְ הָיָ֧ה מָעֳמָ֛ד בַּמֶּרְכָּבָ֖ה נֹ֣כַח אֲרָ֑ם וַיָּ֣מָת בָּעֶ֔רֶב וַיִּ֥צֶק דַּֽם־הַמַּכָּ֖ה אֶל־חֵ֥יק הָרָֽכֶב
O gün savaş şiddetlendi ve kral arabasında Aram'a karşı ayakta tutuldu; akşamleyin öldü ve yaranın kanı arabanın içine döküldü.
Örnek Ayetler (3)
Amos 8:10
·
Tevrat
וְהָפַכְתִּ֨י חַגֵּיכֶ֜ם לְאֵ֗בֶל וְכָל־שִֽׁירֵיכֶם֙ לְקִינָ֔ה וְהַעֲלֵיתִ֤י עַל־כָּל־מָתְנַ֨יִם֙ שָׂ֔ק וְעַל־כָּל־רֹ֖אשׁ קָרְחָ֑ה וְשַׂמְתִּ֨יהָ֙ כְּאֵ֣בֶל יָחִ֔יד וְאַחֲרִיתָ֖הּ כְּי֥וֹם מָֽר
Bayramlarınızı yasa ve bütün şarkılarınızı ağıda çevireceğim; bütün bellerin üzerine çul ve her başın üzerine kellik getireceğim; onu tek oğul yası gibi ve sonunu acı bir gün gibi yapacağım.
Hezekiel 26:3
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנְנִ֥י עָלַ֖יִךְ צֹ֑ר וְהַעֲלֵיתִ֤י עָלַ֨יִךְ֙ גּוֹיִ֣ם רַבִּ֔ים כְּהַעֲל֥וֹת הַיָּ֖ם לְגַלָּֽיו
Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben sana karşıyım, ey Sur; ve denizin dalgalarını çıkardığı gibi, sana karşı birçok ulus çıkaracağım.
Hezekiel 37:12
·
Tevrat
לָכֵן֩ הִנָּבֵ֨א וְאָמַרְתָּ֜ אֲלֵיהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ הִנֵּה֩ אֲנִ֨י פֹתֵ֜חַ אֶת־קִבְרֽוֹתֵיכֶ֗ם וְהַעֲלֵיתִ֥י אֶתְכֶ֛ם מִקִּבְרוֹתֵיכֶ֖ם עַמִּ֑י וְהֵבֵאתִ֥י אֶתְכֶ֖ם אֶל־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵֽל
Bu nedenle peygamberlik et ve onlara diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben mezarlarınızı açıyorum ve sizi mezarlarınızdan çıkaracağım, halkım; ve sizi İsrail toprağına getireceğim.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 2:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י אַֽחֲרֵי־כֵ֗ן וַיִּשְׁאַל֩ דָּוִ֨ד בַּֽיהוָ֤ה לֵאמֹר֙ הַאֶעֱלֶ֗ה בְּאַחַת֙ עָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וַיֹּ֧אמֶר יְהוָ֛ה אֵלָ֖יו עֲלֵ֑ה וַיֹּ֧אמֶר דָּוִ֛ד אָ֥נָה אֶעֱלֶ֖ה וַיֹּ֥אמֶר חֶבְרֹֽנָה
Bundan sonra Davut Yahve'ye sorarak dedi: 'Yahuda şehirlerinin birine çıkayım mı?' Yahve ona dedi: 'Çık.' Davut dedi: 'Nereye çıkayım?' O da dedi: 'Hevron'a.'
2. Samuel 5:19
·
Tevrat
וַיִּשְׁאַ֨ל דָּוִ֤ד בַּֽיהוָה֙ לֵאמֹ֔ר הַאֶֽעֱלֶה֙ אֶל־פְּלִשְׁתִּ֔ים הֲתִתְּנֵ֖ם בְּיָדִ֑י וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֶל־דָּוִד֙ עֲלֵ֔ה כִּֽי־נָתֹ֥ן אֶתֵּ֛ן אֶת־הַפְּלִשְׁתִּ֖ים בְּיָדֶֽךָ
Davut Yahve'ye diyerek sordu: 'Filistlilere çıkayım mı? Onları elime verecek misin?' Yahve Davut'a dedi: 'Çık, çünkü Filistlileri kesinlikle eline vereceğim.'
1. Tarihler 14:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁאַ֨ל דָּוִ֤יד בֵּאלֹהִים֙ לֵאמֹ֔ר הַאֶֽעֱלֶה֙ עַל־פְּלִשְׁתִּ֔ים וּנְתַתָּ֖ם בְּיָדִ֑י וַיֹּ֨אמֶר ל֤וֹ יְהוָה֙ עֲלֵ֔ה וּנְתַתִּ֖ים בְּיָדֶֽךָ
Davut Tanrı'ya sordu ve dedi: 'Filistliler üzerine çıkayım mı ve onları elime verecek misin?' Yahve ona dedi: 'Çık ve onları eline vereceğim.'
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 1:24
·
Tevrat
בְּנוֹת֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֶל־שָׁא֖וּל בְּכֶ֑ינָה הַמַּלְבִּֽשְׁכֶ֤ם שָׁנִי֙ עִם־עֲדָנִ֔ים הַֽמַּעֲלֶה֙ עֲדִ֣י זָהָ֔ב עַ֖ל לְבוּשְׁכֶֽן
İsrail kızları, sizi zevklerle kırmızıya giydiren, giysilerinizin üzerine altın süs takan Şaul için ağlayın.
Levililer 11:45
·
Tevrat
כִּ֣י אֲנִ֣י יְהוָ֗ה הַֽמַּעֲלֶ֤ה אֶתְכֶם֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לִהְיֹ֥ת לָכֶ֖ם לֵאלֹהִ֑ים וִהְיִיתֶ֣ם קְדֹשִׁ֔ים כִּ֥י קָד֖וֹשׁ אָֽנִי
Çünkü size Tanrı olmak için sizi Mısır diyarından çıkaran Yahve benim; ve kutsal olacaksınız, çünkü ben kutsalım.
Örnek Ayetler (2)
Levililer 24:2
·
Tevrat
צַ֞ו אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְיִקְח֨וּ אֵלֶ֜יךָ שֶׁ֣מֶן זַ֥יִת זָ֛ךְ כָּתִ֖ית לַמָּא֑וֹר לְהַעֲלֹ֥ת נֵ֖ר תָּמִֽיד
İsrail oğullarına buyur ve ışık için, kandili sürekli yakmak için sana saf dövülmüş zeytin yağı getirsinler.
Mısır'dan Çıkış 27:20
·
Tevrat
וְאַתָּ֞ה תְּצַוֶּ֣ה אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְיִקְח֨וּ אֵלֶ֜יךָ שֶׁ֣מֶן זַ֥יִת זָ֛ךְ כָּתִ֖ית לַמָּא֑וֹר לְהַעֲלֹ֥ת נֵ֖ר תָּמִֽיד
Ve sen İsrail oğullarına buyuracaksın ve sürekli kandil yakmak üzere ışık için sana saf, dövülmüş zeytinyağı alsınlar.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 7:5
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֤ן אֱלֹהַי֙ אֶל־לִבִּ֔י וָאֶקְבְּצָ֞ה אֶת־הַחֹרִ֧ים וְאֶת־הַסְּגָנִ֛ים וְאֶת־הָעָ֖ם לְהִתְיַחֵ֑שׂ וָֽאֶמְצָ֗א סֵ֤פֶר הַיַּ֨חַשׂ֙ הָעוֹלִ֣ים בָּרִאשׁוֹנָ֔ה וָאֶמְצָ֖א כָּת֥וּב בּֽוֹ
Tanrım kalbime koydu; soyluları, yetkilileri ve halkı soy kaydı yapmak için topladım; ve ilk başta çıkanların soy kaydı kitabını buldum ve içinde yazılı buldum:
Nehemya 7:61
·
Tevrat
וְאֵ֗לֶּה הָֽעוֹלִים֙ מִתֵּ֥ל מֶ֨לַח֙ תֵּ֣ל חַרְשָׁ֔א כְּר֥וּב אַדּ֖וֹן וְאִמֵּ֑ר וְלֹ֣א יָכְל֗וּ לְהַגִּ֤יד בֵּית־אֲבוֹתָם֙ וְזַרְעָ֔ם אִ֥ם מִיִּשְׂרָאֵ֖ל הֵֽם
Ve Tel-Melah, Tel-Harşa, Keruv, Addon ve İmmer'den çıkanlar bunlardır; ve atalarının evini ve soylarını, İsrail'den olup olmadıklarını bildiremediler:
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 10:3
·
Tevrat
וָאַ֤עַשׂ אֲרוֹן֙ עֲצֵ֣י שִׁטִּ֔ים וָאֶפְסֹ֛ל שְׁנֵי־לֻחֹ֥ת אֲבָנִ֖ים כָּרִאשֹׁנִ֑ים וָאַ֣עַל הָהָ֔רָה וּשְׁנֵ֥י הַלֻּחֹ֖ת בְּיָדִֽי
Böylece akasya ağaçlarından bir sandık yaptım ve ilkleri gibi iki taş levha yonttum; ve iki levha elimde olarak dağa çıktım.
Çölde Sayım 23:4
·
Tevrat
וַיִּקָּ֥ר אֱלֹהִ֖ים אֶל־בִּלְעָ֑ם וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אֶת־שִׁבְעַ֤ת הַֽמִּזְבְּחֹת֙ עָרַ֔כְתִּי וָאַ֛עַל פָּ֥ר וָאַ֖יִל בַּמִּזְבֵּֽחַ
Tanrı Balam'la karşılaştı ve o ona dedi: 'Yedi sunağı düzenledim ve sunakta boğa ve koç sundum.'
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 15:10
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ אִ֣ישׁ יְהוּדָ֔ה לָמָ֖ה עֲלִיתֶ֣ם עָלֵ֑ינוּ וַיֹּאמְר֗וּ לֶאֱס֤וֹר אֶת־שִׁמְשׁוֹן֙ עָלִ֔ינוּ לַעֲשׂ֣וֹת ל֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר עָ֥שָׂה לָֽנוּ
Yahuda adamları dediler: 'Neden üzerimize çıktınız?' Onlar da dediler: 'Şimşon'u bağlamak için çıktık, bize yaptığı gibi ona yapmak için.'
Yaratılış 44:24
·
Tevrat
וַיְהִי֙ כִּ֣י עָלִ֔ינוּ אֶֽל־עַבְדְּךָ֖ אָבִ֑י וַנַּ֨גֶּד־ל֔וֹ אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י אֲדֹנִֽי
Kulun babama çıktığımızda efendimin sözlerini ona bildirdik.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 12:28
·
Tevrat
וַיִּוָּעַ֣ץ הַמֶּ֔לֶךְ וַיַּ֕עַשׂ שְׁנֵ֖י עֶגְלֵ֣י זָהָ֑ב וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם רַב־לָכֶם֙ מֵעֲל֣וֹת יְרוּשָׁלִַ֔ם הִנֵּ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר הֶעֱל֖וּךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Kral öğüt aldı ve iki altın buzağı yaptı; onlara dedi: 'Yeruşalim'e çıkmanız size çoktur; işte seni Mısır diyarından çıkaran ilahların, ey İsrail!'
Nehemya 4:15
·
Tevrat
וַאֲנַ֖חְנוּ עֹשִׂ֣ים בַּמְּלָאכָ֑ה וְחֶצְיָ֗ם מַחֲזִיקִים֙ בָּֽרְמָחִ֔ים מֵעֲל֣וֹת הַשַּׁ֔חַר עַ֖ד צֵ֥את הַכּוֹכָבִֽים
Böylece biz işi yapıyorduk ve onların yarısı şafağın yükselmesinden yıldızların çıkmasına kadar mızrakları tutuyordu.