1358
Kullanım
15
Lemma
197
Türev
208
Anlam
15 lemma, 197 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וְהֶעֱלָה | ve-he'ela | ve çıkardı, fiziksel olarak çıkmak, çıkmak, yükselmek, sunmak | Fiil | 10 | ||
וְנַעֲלֶה | ve-na'ale | ve çıkacağız, çıkmak, yükselmek, sunmak | Fiil | 9 | ||
וַיַּעֲלֵהוּ | vayya'alehu | ve onu çıkardı, çıkarmak, yükseltmek, sunmak | Zamir | 8 | ||
עֹלִים | olim | çıkanlar, çıkmak, yükselmek, sunmak | Fiil | 7 | ||
תַעֲלוּ | ta'alu | çıkacaksınız, çıkmak, yükselmek, kalkmak | Fiil | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7) Amos 5:22 · Tevrat כִּ֣י אִם־תַּעֲלוּ־לִ֥י עֹל֛וֹת וּמִנְחֹתֵיכֶ֖ם לֹ֣א אֶרְצֶ֑ה וְשֶׁ֥לֶם מְרִיאֵיכֶ֖ם לֹ֥א אַבִּֽיט Çünkü bana yakmalık sunular ve tahıl sunularınızı sunarsanız kabul etmeyeceğim; ve besili hayvanlarınızın esenlik sunusuna bakmayacağım. Hoşea 4:15 · Tevrat אִם־זֹנֶ֤ה אַתָּה֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אַל־יֶאְשַׁ֖ם יְהוּדָ֑ה וְאַל־תָּבֹ֣אוּ הַגִּלְגָּ֗ל וְאַֽל־תַּעֲלוּ֙ בֵּ֣ית אָ֔וֶן וְאַל־תִּשָּׁבְע֖וּ חַי־יְהוָֽה Eğer sen fahişelik ediyorsan ey İsrail, Yahuda suçlu olmasın; ve Gilgal'a gelmeyin ve Beyt-Aven'e çıkmayın ve 'Yahve yaşıyor' diye yemin etmeyin. 1. Krallar 12:24 · Tevrat כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֡ה לֹֽא־תַעֲלוּ֩ וְלֹא־תִלָּ֨חֲמ֜וּן עִם־אֲחֵיכֶ֣ם בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל שׁ֚וּבוּ אִ֣ישׁ לְבֵית֔וֹ כִּ֧י מֵאִתִּ֛י נִהְיָ֖ה הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַיִּשְׁמְעוּ֙ אֶת־דְּבַ֣ר יְהוָ֔ה וַיָּשֻׁ֥בוּ לָלֶ֖כֶת כִּדְבַ֥ר יְהוָֽה 'Yahve şöyle dedi: Çıkmayacaksınız ve kardeşleriniz İsrail oğullarıyla savaşmayacaksınız; her adam evine dönsün, çünkü bu söz benden oldu.' Bunun üzerine Yahve'nin sözünü dinlediler ve Yahve'nin sözüne göre gitmek üzere döndüler. 2. Tarihler 11:4 · Tevrat כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֡ה לֹא־תַעֲלוּ֩ וְלֹא־תִלָּ֨חֲמ֜וּ עִם־אֲחֵיכֶ֗ם שׁ֚וּבוּ אִ֣ישׁ לְבֵית֔וֹ כִּ֧י מֵֽאִתִּ֛י נִהְיָ֖ה הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַֽיִּשְׁמְעוּ֙ אֶת־דִּבְרֵ֣י יְהוָ֔ה וַיָּשֻׁ֖בוּ מִלֶּ֥כֶת אֶל־יָרָבְעָֽם 'Yahve şöyle dedi: Çıkmayacaksınız ve kardeşlerinizle savaşmayacaksınız; her adam evine dönsün, çünkü bu söz benden oldu.' Ve Yahve'nin sözlerini dinlediler ve Yarovam'a gitmekten döndüler. Yasa'nın Tekrarı 1:42 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֱמֹ֤ר לָהֶם֙ לֹ֤א תַֽעֲלוּ֙ וְלֹא־תִלָּ֣חֲמ֔וּ כִּ֥י אֵינֶ֖נִּי בְּקִרְבְּכֶ֑ם וְלֹא֙ תִּנָּֽגְפ֔וּ לִפְנֵ֖י אֹיְבֵיכֶֽם Yahve bana dedi: 'Onlara söyle: Çıkmayın ve savaşmayın, çünkü ben aranızda değilim; düşmanlarınızın önünde yenilgiye uğramayın.' | ||||||
וְיַעֲלֶה | ve-ya'aleh | ve çıkacak, çıkmak, yükselmek, kalkmak | Fiil | 6 | ||
כַּעֲלוֹת | ka-'alot | çıkarken, çıkmak, yükselmek, yukarı gitmek | Fiil | 6 | ||
בַעֲלוֹת | ba-alot | çıkarken, çıkmak, yükselmek, sunmak | Fiil | 6 | ||
מַעֲלֶה | ma'aleh | yokuş, yokuş, çıkış, basamak | Fiil | 6 | ||
וְעָלְתָה | ve-aleta | ve çıktı, çıkmak, yükselmek, sunmak | Fiil | 6 | ||
הֶעֱלֵיתִי | he'eleti | çıkardım, çıkarmak, yükseltmek, sunmak | Fiil | 6 | ||
עֲלִי | ali | çık, çıkmak, yükselmek, kalkmak | Fiil | 6 | ||
הֶעֱלֵיתָ | he'eleyta | çıkardın, çıkarmak, yükseltmek, sunmak | Fiil | 5 | ||
וְעָלִיתָ | ve-alita | ve çıkacaksın, çıkmak, yükselmek, yukarı gitmek | Fiil | 5 | ||
לַעֲלֹת | la-'alot | çıkmak için, çıkmak, yükselmek, sunmak | Fiil | 4 | ||
בְּהַעֲלוֹת | be-ha'alot | çıkardığında, çıkarmak, yükseltmek, sunmak | Fiil | 4 | ||
הַמַּעֲלֶה | ha-mma'ale | çıkaran, çıkarmak, yükseltmek, sunmak | Fiil | 4 | ||
הַעֲלוֹת | ha'alot | çıkarmak, çıkarmak, yükseltmek, sunmak | Fiil | 4 | ||
וְהַעֲלֵיתָ | veha'aleta | ve çıkardın, çıkmak, yükselmek | Fiil | 4 | ||
מַעֲלֵה | ma'aleh | yokuş, yokuş, çıkış, basamak | Fiil | 4 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hezekiel 20:32
·
Tevrat
וְהָֽעֹלָה֙ עַל־ר֣וּחֲכֶ֔ם הָי֖וֹ לֹ֣א תִֽהְיֶ֑ה אֲשֶׁ֣ר אַתֶּ֣ם אֹמְרִ֗ים נִֽהְיֶ֤ה כַגּוֹיִם֙ כְּמִשְׁפְּח֣וֹת הָאֲרָצ֔וֹת לְשָׁרֵ֖ת עֵ֥ץ וָאָֽבֶן
Ve ruhunuzun üzerine çıkan kesinlikle olmayacak, ki siz diyorsunuz: Ağaca ve taşa hizmet etmek için uluslar gibi, yerlerin aileleri gibi olacağız.
Yeremya 48:44
·
Tevrat
הַנָּ֞ס מִפְּנֵ֤י הַפַּ֨חַד֙ יִפֹּ֣ל אֶל־הַפַּ֔חַת וְהָֽעֹלֶה֙ מִן־הַפַּ֔חַת יִלָּכֵ֖ד בַּפָּ֑ח כִּֽי־אָבִ֨יא אֵלֶ֧יהָ אֶל־מוֹאָ֛ב שְׁנַ֥ת פְּקֻדָּתָ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Dehşetin yüzünden kaçan çukura düşecek ve çukurdan çıkan tuzağa yakalanacak; çünkü onun üzerine, Moab'ın üzerine cezalandırılmalarının yılını getireceğim, Yahve'nin bildirisidir.
1. Krallar 9:25
·
Tevrat
וְהֶעֱלָ֣ה שְׁלֹמֹ֡ה שָׁלֹשׁ֩ פְּעָמִ֨ים בַּשָּׁנָ֜ה עֹל֣וֹת וּשְׁלָמִ֗ים עַל־הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ אֲשֶׁ֣ר בָּנָ֣ה לַיהוָ֔ה וְהַקְטֵ֣יר אִתּ֔וֹ אֲשֶׁ֖ר לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְשִׁלַּ֖ם אֶת־הַבָּֽיִת
Ve Süleyman yılda üç kez Yahve'ye inşa ettiği sunak üzerinde yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundu ve Yahve'nin önünde olanın yanında onunla buhur yaktı; ve evi tamamladı.
Eyüp 1:5
·
Tevrat
וַיְהִ֡י כִּ֣י הִקִּיפֽוּ֩ יְמֵ֨י הַמִּשְׁתֶּ֜ה וַיִּשְׁלַ֧ח אִיּ֣וֹב וַֽיְקַדְּשֵׁ֗ם וְהִשְׁכִּ֣ים בַּבֹּקֶר֮ וְהֶעֱלָ֣ה עֹלוֹת֮ מִסְפַּ֣ר כֻּלָּם֒ כִּ֚י אָמַ֣ר אִיּ֔וֹב אוּלַי֙ חָטְא֣וּ בָנַ֔י וּבֵרֲכ֥וּ אֱלֹהִ֖ים בִּלְבָבָ֑ם כָּ֛כָה יַעֲשֶׂ֥ה אִיּ֖וֹב כָּל־הַיָּמִֽים
Ziyafet günleri tamamlandığında Eyyup gönderirdi ve onları kutsal kılardı, sabahtan erken kalkardı ve hepsinin sayısınca yakmalık sunular sunardı; çünkü Eyyup derdi: 'Belki oğullarım günah işlediler ve kalplerinde Tanrı'yı bereketlediler.' Eyyup bütün günler böyle yapardı.
Yaratılış 50:24
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יוֹסֵף֙ אֶל־אֶחָ֔יו אָנֹכִ֖י מֵ֑ת וֵֽאלֹהִ֞ים פָּקֹ֧ד יִפְקֹ֣ד אֶתְכֶ֗ם וְהֶעֱלָ֤ה אֶתְכֶם֙ מִן־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֛ע לְאַבְרָהָ֥ם לְיִצְחָ֖ק וּֽלְיַעֲקֹֽב
Yusuf kardeşlerine dedi: 'Ben ölüyorum ve Tanrı sizi kesinlikle yoklayacak ve sizi bu diyardan İbrahim'e, İshak'a ve Yakup'a yemin ettiği diyara çıkaracak.'
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 18:9
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ ק֚וּמָה וְנַעֲלֶ֣ה עֲלֵיהֶ֔ם כִּ֤י רָאִ֨ינוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְהִנֵּ֥ה טוֹבָ֖ה מְאֹ֑ד וְאַתֶּ֣ם מַחְשִׁ֔ים אַל־תֵּעָ֣צְל֔וּ לָלֶ֥כֶת לָבֹ֖א לָרֶ֥שֶׁת אֶת־הָאָֽרֶץ
Dediler: 'Kalkın ve onların üzerine çıkalım; çünkü yeri gördük ve işte çok iyidir. Ve siz susuyorsunuz; gitmekten, varıp yeri miras almaktan tembellik etmeyin.'
Yeremya 6:4
·
Tevrat
קַדְּשׁ֤וּ עָלֶ֨יהָ֙ מִלְחָמָ֔ה ק֖וּמוּ וְנַעֲלֶ֣ה בַֽצָּהֳרָ֑יִם א֥וֹי לָ֨נוּ֙ כִּי־פָנָ֣ה הַיּ֔וֹם כִּ֥י יִנָּט֖וּ צִלְלֵי־עָֽרֶב
Ona karşı savaşı kutsal kılın; kalkın ve öğleyin çıkalım. Vay bize, çünkü gün döndü, çünkü akşamın gölgeleri uzuyor.
Yeremya 6:5
·
Tevrat
ק֚וּמוּ וְנַעֲלֶ֣ה בַלָּ֔יְלָה וְנַשְׁחִ֖יתָה אַרְמְנוֹתֶֽיהָ
Kalkın ve geceleyin çıkalım ve onun saraylarını yıkalım.
Yeremya 31:6
·
Tevrat
כִּ֣י יֶשׁ־י֔וֹם קָרְא֥וּ נֹצְרִ֖ים בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם ק֚וּמוּ וְנַעֲלֶ֣ה צִיּ֔וֹן אֶל־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵֽינוּ
Çünkü Efrayim dağında bekçilerin çağıracağı gün var: Kalkın ve Siyon'a, Tanrımız Yahve'ye çıkalım.
Yeşaya 2:3
·
Tevrat
וְֽהָלְכ֞וּ עַמִּ֣ים רַבִּ֗ים וְאָמְרוּ֙ לְכ֣וּ וְנַעֲלֶ֣ה אֶל־הַר־יְהוָ֗ה אֶל־בֵּית֙ אֱלֹהֵ֣י יַעֲקֹ֔ב וְיֹרֵ֨נוּ֙ מִדְּרָכָ֔יו וְנֵלְכָ֖ה בְּאֹרְחֹתָ֑יו כִּ֤י מִצִּיּוֹן֙ תֵּצֵ֣א תוֹרָ֔ה וּדְבַר־יְהוָ֖ה מִירוּשָׁלִָֽם
Ve birçok halklar gidecekler ve diyecekler: 'Gelin ve Yahve'nin dağına, Yakup Tanrısı'nın evine çıkalım; bize yollarından öğretsin ve onun yollarında yürüyelim.' Çünkü yasa Siyon'dan ve Yahve'nin sözü Yeruşalim'den çıkacak.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 39:5
·
Tevrat
וַיִּרְדְּפ֨וּ חֵיל־כַּשְׂדִּ֜ים אַחֲרֵיהֶ֗ם וַיַּשִּׂ֣גוּ אֶת־צִדְקִיָּהוּ֮ בְּעַֽרְב֣וֹת יְרֵחוֹ֒ וַיִּקְח֣וּ אֹת֗וֹ וַֽ֠יַּעֲלֻהוּ אֶל־נְבוּכַדְרֶאצַּ֧ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֛ל רִבְלָ֖תָה בְּאֶ֣רֶץ חֲמָ֑ת וַיְדַבֵּ֥ר אִתּ֖וֹ מִשְׁפָּטִֽים
Kildani ordusu onların ardına düştü ve Eriha düzlüklerinde Tsedekiya'ya yetiştiler. Onu aldılar ve Hamat diyarındaki Rivla'ya, Babil kralı Nebukadnessar'a çıkardılar; ve o, onunla hükümler konuştu.
1. Samuel 7:9
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח שְׁמוּאֵ֗ל טְלֵ֤ה חָלָב֙ אֶחָ֔ד וַיַּעֲלֵ֧הוּ עוֹלָ֛ה כָּלִ֖יל לַֽיהוָ֑ה וַיִּזְעַ֨ק שְׁמוּאֵ֤ל אֶל־יְהוָה֙ בְּעַ֣ד יִשְׂרָאֵ֔ל וַֽיַּעֲנֵ֖הוּ יְהוָֽה
Samuel süt emen bir kuzu aldı ve onu Yahve'ye tam bir yakmalık sunu olarak sundu. Samuel İsrail için Yahve'ye feryat etti ve Yahve ona cevap verdi.
2. Krallar 3:27
·
Tevrat
וַיִּקַּח֩ אֶת־בְּנ֨וֹ הַבְּכ֜וֹר אֲשֶׁר־יִמְלֹ֣ךְ תַּחְתָּ֗יו וַיַּעֲלֵ֤הוּ עֹלָה֙ עַל־הַ֣חֹמָ֔ה וַיְהִ֥י קֶצֶף־גָּד֖וֹל עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּסְעוּ֙ מֵֽעָלָ֔יו וַיָּשֻׁ֖בוּ לָאָֽרֶץ
Bunun üzerine kendi yerine kral olacak ilk doğan oğlunu aldı ve onu duvarın üzerinde yakmalık sunu olarak sundu. İsrail üzerinde büyük bir öfke oldu; onun yanından ayrıldılar ve yere döndüler.
2. Krallar 10:15
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֡ם וַיִּמְצָ֣א אֶת־יְהוֹנָדָב֩ בֶּן־רֵכָ֨ב לִקְרָאת֜וֹ וַֽיְבָרְכֵ֗הוּ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲיֵ֧שׁ אֶת־לְבָבְךָ֣ יָשָׁ֗ר כַּאֲשֶׁ֤ר לְבָבִי֙ עִם־לְבָבֶ֔ךָ וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹנָדָ֥ב יֵ֛שׁ וָיֵ֖שׁ תְּנָ֣ה אֶת־יָדֶ֑ךָ וַיִּתֵּ֣ן יָד֔וֹ וַיַּעֲלֵ֥הוּ אֵלָ֖יו אֶל־הַמֶּרְכָּבָֽה
Oradan gitti ve onu karşılamaya gelen Rekhav oğlu Yehonadav'ı buldu. Onu bereketledi ve ona dedi: 'Kalbimin senin kalbinle olduğu gibi, kalbin doğru mu?' Yehonadav dedi: 'Var.' 'Ve varsa elini ver.' Elini verdi ve onu yanına arabaya çıkardı.
1. Krallar 17:19
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֵלֶ֖יהָ תְּנִֽי־לִ֣י אֶת־בְּנֵ֑ךְ וַיִּקָּחֵ֣הוּ מֵחֵיקָ֗הּ וַֽיַּעֲלֵ֨הוּ֙ אֶל־הָעֲלִיָּ֗ה אֲשֶׁר־הוּא֙ יֹשֵׁ֣ב שָׁ֔ם וַיַּשְׁכִּבֵ֖הוּ עַל־מִטָּתֽוֹ
Ona dedi: 'Oğlunu bana ver.' Onu kucağından aldı ve orada oturduğu üst odaya çıkardı ve onu yatağının üzerine yatırdı.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 47:2
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה הִנֵּה־מַ֜יִם עֹלִ֤ים מִצָּפוֹן֙ וְהָיוּ֙ לְנַ֣חַל שׁוֹטֵ֔ף וְיִשְׁטְפוּ֙ אֶ֣רֶץ וּמְלוֹאָ֔הּ עִ֖יר וְיֹ֣שְׁבֵי בָ֑הּ וְזָֽעֲקוּ֙ הָֽאָדָ֔ם וְהֵילִ֕ל כֹּ֖ל יוֹשֵׁ֥ב הָאָֽרֶץ
Yahve şöyle dedi: 'İşte kuzeyden sular çıkıyor ve taşan bir ırmak olacaklar; yeri ve onun doluluğunu, şehri ve onda oturanları kaplayacaklar; insan feryat edecek ve yerde oturan herkes uluyacak.'
1. Samuel 9:11
·
Tevrat
הֵ֗מָּה עֹלִים֙ בְּמַעֲלֵ֣ה הָעִ֔יר וְהֵ֨מָּה֙ מָצְא֣וּ נְעָר֔וֹת יֹצְא֖וֹת לִשְׁאֹ֣ב מָ֑יִם וַיֹּאמְר֣וּ לָהֶ֔ן הֲיֵ֥שׁ בָּזֶ֖ה הָרֹאֶֽה
Onlar şehrin yokuşunda çıkıyorlardı ve su çekmek için çıkan genç kızlarla karşılaştılar ve onlara dediler: 'Gören burada mı?'
1. Samuel 10:3
·
Tevrat
וְחָלַפְתָּ֨ מִשָּׁ֜ם וָהָ֗לְאָה וּבָ֨אתָ֙ עַד־אֵל֣וֹן תָּב֔וֹר וּמְצָא֤וּךָ שָּׁם֙ שְׁלֹשָׁ֣ה אֲנָשִׁ֔ים עֹלִ֥ים אֶל־הָאֱלֹהִ֖ים בֵּֽית־אֵ֑ל אֶחָ֞ד נֹשֵׂ֣א שְׁלֹשָׁ֣ה גְדָיִ֗ים וְאֶחָד֙ נֹשֵׂ֗א שְׁלֹ֨שֶׁת֙ כִּכְּר֣וֹת לֶ֔חֶם וְאֶחָ֥ד נֹשֵׂ֖א נֵֽבֶל־יָֽיִן
Oradan öteye geçeceksin ve Tavor meşesine kadar geleceksin. Orada Beytel'e, Tanrı'ya çıkan üç adam seni bulacak; biri üç oğlak taşıyor, biri üç somun ekmek taşıyor ve biri bir tulum şarap taşıyor.
1. Samuel 28:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר לָ֥הּ הַמֶּ֛לֶךְ אַל־תִּֽירְאִ֖י כִּ֣י מָ֣ה רָאִ֑ית וַתֹּ֤אמֶר הָֽאִשָּׁה֙ אֶל־שָׁא֔וּל אֱלֹהִ֥ים רָאִ֖יתִי עֹלִ֥ים מִן־הָאָֽרֶץ
Kral ona dedi: 'Korkma; ne gördün?' Kadın Saul'a dedi: 'Yerden çıkan ilahlar gördüm.'
2. Tarihler 20:16
·
Tevrat
מָחָר֙ רְד֣וּ עֲלֵיהֶ֔ם הִנָּ֥ם עֹלִ֖ים בְּמַעֲלֵ֣ה הַצִּ֑יץ וּמְצָאתֶ֤ם אֹתָם֙ בְּס֣וֹף הַנַּ֔חַל פְּנֵ֖י מִדְבַּ֥ר יְרוּאֵֽל
Yarın onların üzerine inin; işte onlar Tsits yokuşundan çıkıyorlar ve onları Yeruel çölünün önünde, vadinin sonunda bulacaksınız.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Amos 5:22
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־תַּעֲלוּ־לִ֥י עֹל֛וֹת וּמִנְחֹתֵיכֶ֖ם לֹ֣א אֶרְצֶ֑ה וְשֶׁ֥לֶם מְרִיאֵיכֶ֖ם לֹ֥א אַבִּֽיט
Çünkü bana yakmalık sunular ve tahıl sunularınızı sunarsanız kabul etmeyeceğim; ve besili hayvanlarınızın esenlik sunusuna bakmayacağım.
Hoşea 4:15
·
Tevrat
אִם־זֹנֶ֤ה אַתָּה֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אַל־יֶאְשַׁ֖ם יְהוּדָ֑ה וְאַל־תָּבֹ֣אוּ הַגִּלְגָּ֗ל וְאַֽל־תַּעֲלוּ֙ בֵּ֣ית אָ֔וֶן וְאַל־תִּשָּׁבְע֖וּ חַי־יְהוָֽה
Eğer sen fahişelik ediyorsan ey İsrail, Yahuda suçlu olmasın; ve Gilgal'a gelmeyin ve Beyt-Aven'e çıkmayın ve 'Yahve yaşıyor' diye yemin etmeyin.
1. Krallar 12:24
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֡ה לֹֽא־תַעֲלוּ֩ וְלֹא־תִלָּ֨חֲמ֜וּן עִם־אֲחֵיכֶ֣ם בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל שׁ֚וּבוּ אִ֣ישׁ לְבֵית֔וֹ כִּ֧י מֵאִתִּ֛י נִהְיָ֖ה הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַיִּשְׁמְעוּ֙ אֶת־דְּבַ֣ר יְהוָ֔ה וַיָּשֻׁ֥בוּ לָלֶ֖כֶת כִּדְבַ֥ר יְהוָֽה
'Yahve şöyle dedi: Çıkmayacaksınız ve kardeşleriniz İsrail oğullarıyla savaşmayacaksınız; her adam evine dönsün, çünkü bu söz benden oldu.' Bunun üzerine Yahve'nin sözünü dinlediler ve Yahve'nin sözüne göre gitmek üzere döndüler.
2. Tarihler 11:4
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֡ה לֹא־תַעֲלוּ֩ וְלֹא־תִלָּ֨חֲמ֜וּ עִם־אֲחֵיכֶ֗ם שׁ֚וּבוּ אִ֣ישׁ לְבֵית֔וֹ כִּ֧י מֵֽאִתִּ֛י נִהְיָ֖ה הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַֽיִּשְׁמְעוּ֙ אֶת־דִּבְרֵ֣י יְהוָ֔ה וַיָּשֻׁ֖בוּ מִלֶּ֥כֶת אֶל־יָרָבְעָֽם
'Yahve şöyle dedi: Çıkmayacaksınız ve kardeşlerinizle savaşmayacaksınız; her adam evine dönsün, çünkü bu söz benden oldu.' Ve Yahve'nin sözlerini dinlediler ve Yarovam'a gitmekten döndüler.
Yasa'nın Tekrarı 1:42
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֱמֹ֤ר לָהֶם֙ לֹ֤א תַֽעֲלוּ֙ וְלֹא־תִלָּ֣חֲמ֔וּ כִּ֥י אֵינֶ֖נִּי בְּקִרְבְּכֶ֑ם וְלֹא֙ תִּנָּֽגְפ֔וּ לִפְנֵ֖י אֹיְבֵיכֶֽם
Yahve bana dedi: 'Onlara söyle: Çıkmayın ve savaşmayın, çünkü ben aranızda değilim; düşmanlarınızın önünde yenilgiye uğramayın.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 10:13
·
Tevrat
לְק֨וֹל תִּתּ֜וֹ הֲמ֥וֹן מַ֨יִם֙ בַּשָּׁמַ֔יִם וַיַּעֲלֶ֥ה נְשִׂאִ֖ים מִקְצֵ֣ה הָאָ֑רֶץ בְּרָקִ֤ים לַמָּטָר֙ עָשָׂ֔ה וַיּ֥וֹצֵא ר֖וּחַ מֵאֹצְרֹתָֽיו
Sesini verdiğinde göklerde suların gürültüsü olur ve yerin ucundan bulutları yükseltir; yağmur için şimşekler yapar ve depolarından rüzgar çıkarır.
Yeremya 21:2
·
Tevrat
דְּרָשׁ־נָ֤א בַעֲדֵ֨נוּ֙ אֶת־יְהוָ֔ה כִּ֛י נְבוּכַדְרֶאצַּ֥ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל נִלְחָ֣ם עָלֵ֑ינוּ אוּלַי֩ יַעֲשֶׂ֨ה יְהוָ֤ה אוֹתָ֨נוּ֙ כְּכָל־נִפְלְאֹתָ֔יו וְיַעֲלֶ֖ה מֵעָלֵֽינוּ
Lütfen bizim için Yahve'ye danış, çünkü Babil kralı Nebukadnessar bize karşı savaşıyor; belki Yahve bize tüm harikaları gibi yapar ve o üzerimizden çekilir.
1. Krallar 15:19
·
Tevrat
בְּרִית֙ בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֔ךָ בֵּ֥ין אָבִ֖י וּבֵ֣ין אָבִ֑יךָ הִנֵּה֩ שָׁלַ֨חְתִּֽי לְךָ֥ שֹׁ֨חַד֙ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֔ב לֵ֣ךְ הָפֵ֗רָה אֶת־בְּרִֽיתְךָ֙ אֶת־בַּעְשָׁ֣א מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֔ל וְיַעֲלֶ֖ה מֵעָלָֽי
'Benimle senin aranda, babamla baban arasında antlaşma vardır. İşte sana gümüş ve altın hediye gönderdim. Git, İsrail kralı Başa ile antlaşmanı boz ki üzerimden çekilsin.'
1. Krallar 16:17
·
Tevrat
וַיַּעֲלֶ֥ה עָמְרִ֛י וְכָל־יִשְׂרָאֵ֥ל עִמּ֖וֹ מִֽגִּבְּת֑וֹן וַיָּצֻ֖רוּ עַל־תִּרְצָֽה
Ve Omri ve onunla birlikte tüm İsrail Gibbeton'dan çıktı; ve Tirsa'yı kuşattılar.
1. Krallar 18:42
·
Tevrat
וַיַּעֲלֶ֥ה אַחְאָ֖ב לֶאֱכֹ֣ל וְלִשְׁתּ֑וֹת וְאֵ֨לִיָּ֜הוּ עָלָ֨ה אֶל־רֹ֤אשׁ הַכַּרְמֶל֙ וַיִּגְהַ֣ר אַ֔רְצָה וַיָּ֥שֶׂם פָּנָ֖יו בֵּ֥ין בִּרְכָּֽיו
Ahav yemek ve içmek için çıktı; ve İlyas Karmel'in tepesine çıktı, ve yere eğildi, ve yüzünü dizlerinin arasına koydu.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 19:25
·
Tevrat
וְלֹֽא־אָב֤וּ הָאֲנָשִׁים֙ לִשְׁמֹ֣עַֽ ל֔וֹ וַיַּחֲזֵ֤ק הָאִישׁ֙ בְּפִ֣ילַגְשׁ֔וֹ וַיֹּצֵ֥א אֲלֵיהֶ֖ם הַח֑וּץ וַיֵּדְע֣וּ א֠וֹתָהּ וַיִּֽתְעַלְּלוּ־בָ֤הּ כָּל־הַלַּ֨יְלָה֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר וַֽיְשַׁלְּח֖וּהָ כַּעֲל֥וֹת הַשָּֽׁחַר
Fakat adamlar onu dinlemek istemediler; bunun üzerine adam cariyesini tuttu ve onlara dışarı çıkardı; onu bildiler ve sabaha kadar bütün gece onunla oynadılar ve şafak sökerken onu salıverdiler.
1. Samuel 9:26
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֗מוּ וַיְהִ֞י כַּעֲל֤וֹת הַשַּׁ֨חַר֙ וַיִּקְרָ֨א שְׁמוּאֵ֤ל אֶל־שָׁאוּל֙ הַגָּ֣גָה לֵאמֹ֔ר ק֖וּמָה וַאֲשַׁלְּחֶ֑ךָּ וַיָּ֣קָם שָׁא֗וּל וַיֵּצְא֧וּ שְׁנֵיהֶ֛ם ה֥וּא וּשְׁמוּאֵ֖ל הַחֽוּצָה
Ve erken kalktılar; şafak çıkarken Samuel dama Şaul'a çağırdı diyerek: 'Kalk ve seni göndereyim.' Ve Şaul kalktı ve ikisi, o ve Samuel dışarıya çıktılar.
2. Krallar 3:20
·
Tevrat
וַיְהִ֤י בַבֹּ֨קֶר֙ כַּעֲל֣וֹת הַמִּנְחָ֔ה וְהִנֵּה־מַ֥יִם בָּאִ֖ים מִדֶּ֣רֶךְ אֱד֑וֹם וַתִּמָּלֵ֥א הָאָ֖רֶץ אֶת־הַמָּֽיִם
Sabah olunca, sununun sunulduğu vakitte, işte Edom yolundan sular geliyordu ve yer sularla doldu.
Yeşu 4:18
·
Tevrat
וַ֠יְהִי כַּעֲל֨וֹת הַכֹּהֲנִ֜ים נֹשְׂאֵ֨י אֲר֤וֹן בְּרִית־יְהוָה֙ מִתּ֣וֹךְ הַיַּרְדֵּ֔ן נִתְּק֗וּ כַּפּוֹת֙ רַגְלֵ֣י הַכֹּהֲנִ֔ים אֶ֖ל הֶחָרָבָ֑ה וַיָּשֻׁ֤בוּ מֵֽי־הַיַּרְדֵּן֙ לִמְקוֹמָ֔ם וַיֵּלְכ֥וּ כִתְמוֹל־שִׁלְשׁ֖וֹם עַל־כָּל־גְּדוֹתָֽיו
Yahve'nin antlaşma sandığını taşıyan kâhinler Şeria'nın ortasından çıktığında, kâhinlerin ayak tabanları kuru toprağa çekildi; ve Şeria'nın suları yerlerine döndü ve dün ve önceki gün olduğu gibi bütün kıyıları üzerine gitti.
Yeşu 6:15
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י וַיַּשְׁכִּ֨מוּ֙ כַּעֲל֣וֹת הַשַּׁ֔חַר וַיָּסֹ֧בּוּ אֶת־הָעִ֛יר כַּמִּשְׁפָּ֥ט הַזֶּ֖ה שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֑ים רַ֚ק בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא סָבְב֥וּ אֶת־הָעִ֖יר שֶׁ֥בַע פְּעָמִֽים
Yedinci gün şafak sökerken erkenden kalktılar ve şehri bu kurala göre yedi kez dolaştılar; sadece o gün şehri yedi kez dolaştılar.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 13:20
·
Tevrat
וַיְהִי֩ בַעֲל֨וֹת הַלַּ֜הַב מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ הַשָּׁמַ֔יְמָה וַיַּ֥עַל מַלְאַךְ־יְהוָ֖ה בְּלַ֣הַב הַמִּזְבֵּ֑חַ וּמָנ֤וֹחַ וְאִשְׁתּוֹ֙ רֹאִ֔ים וַיִּפְּל֥וּ עַל־פְּנֵיהֶ֖ם אָֽרְצָה
Alev sunağın üzerinden göklere çıkarken Yahve'nin elçisi sunağın alevinde çıktı; ve Manoah ve karısı görüyorlardı ve yüzleri üzerine yere düştüler.
Yeremya 35:11
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בַּעֲל֨וֹת נְבוּכַדְרֶאצַּ֥ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֮ אֶל־הָאָרֶץ֒ וַנֹּ֗אמֶר בֹּ֚אוּ וְנָב֣וֹא יְרוּשָׁלִַ֔ם מִפְּנֵי֙ חֵ֣יל הַכַּשְׂדִּ֔ים וּמִפְּנֵ֖י חֵ֣יל אֲרָ֑ם וַנֵּ֖שֶׁב בִּירוּשָׁלִָֽם
Babil Kralı Nebukadnessar ülkeye çıktığında dedik ki: Gelin, Kildanilerin ordusunun yüzünden ve Aram ordusunun yüzünden Yeruşalim'e gidelim; böylece Yeruşalim'de oturduk."
1. Krallar 11:15
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בִּֽהְי֤וֹת דָּוִד֙ אֶת־אֱד֔וֹם בַּעֲל֗וֹת יוֹאָב֙ שַׂ֣ר הַצָּבָ֔א לְקַבֵּ֖ר אֶת־הַחֲלָלִ֑ים וַיַּ֥ךְ כָּל־זָכָ֖ר בֶּאֱדֽוֹם
Davut Edom'dayken, ordu komutanı Yoav öldürülenleri gömmek için çıktığında, Edom'daki her erkeği vurdu.
1. Krallar 18:36
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּעֲל֣וֹת הַמִּנְחָ֗ה וַיִּגַּ֞שׁ אֵלִיָּ֣הוּ הַנָּבִיא֮ וַיֹּאמַר֒ יְהוָ֗ה אֱלֹהֵי֙ אַבְרָהָם֙ יִצְחָ֣ק וְיִשְׂרָאֵ֔ל הַיּ֣וֹם יִוָּדַ֗ע כִּֽי־אַתָּ֧ה אֱלֹהִ֛ים בְּיִשְׂרָאֵ֖ל וַאֲנִ֣י עַבְדֶּ֑ךָ וּבִדְבָרְךָ֣ עָשִׂ֔יתִי אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Sunu sunulurken peygamber İlyas yaklaştı ve dedi: 'İbrahim'in, İshak'ın ve İsrail'in Tanrısı Yahve, bugün bilinsin ki İsrail'de Tanrı Sensin, ve ben Senin kulunum; ve bütün bu şeyleri Senin sözünle yaptım.'
Yunus 4:7
·
Tevrat
וַיְמַ֤ן הָֽאֱלֹהִים֙ תּוֹלַ֔עַת בַּעֲל֥וֹת הַשַּׁ֖חַר לַֽמָּחֳרָ֑ת וַתַּ֥ךְ אֶת־הַקִּֽיקָי֖וֹן וַיִּיבָֽשׁ
Ertesi gün şafak sökerken Tanrı bir solucan atadı, o da bitkiye vurdu ve bitki kurudu.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 33:6
·
Tevrat
הִנְנִ֧י מַעֲלֶה־לָּ֛הּ אֲרֻכָ֥ה וּמַרְפֵּ֖א וּרְפָאתִ֑ים וְגִלֵּיתִ֣י לָהֶ֔ם עֲתֶ֥רֶת שָׁל֖וֹם וֶאֱמֶֽת
İşte ben ona şifa ve iyileşme getireceğim ve onları iyileştireceğim; ve onlara barışın ve sadakatin bolluğunu açığa çıkaracağım.
Yeremya 33:18
·
Tevrat
וְלַכֹּהֲנִים֙ הַלְוִיִּ֔ם לֹֽא־יִכָּרֵ֥ת אִ֖ישׁ מִלְּפָנָ֑י מַעֲלֶ֨ה עוֹלָ֜ה וּמַקְטִ֥יר מִנְחָ֛ה וְעֹ֥שֶׂה־זֶּ֖בַח כָּל־הַיָּמִֽים
Ve Levili kâhinler için, yüzümün önünden yakmalık sunu sunan, tahıl sunusu yakan ve bütün günler kurban kesen bir adam kesilmeyecektir.
Yeremya 48:35
·
Tevrat
וְהִשְׁבַּתִּ֥י לְמוֹאָ֖ב נְאֻם־יְהוָ֑ה מַעֲלֶ֣ה בָמָ֔ה וּמַקְטִ֖יר לֵאלֹהָֽיו
Ve Moab'dan yüksek yere çıkanı ve ilahlarına buhur yakanı keseceğim, Yahve'nin bildirisidir.
1. Samuel 7:10
·
Tevrat
וַיְהִ֤י שְׁמוּאֵל֙ מַעֲלֶ֣ה הָעוֹלָ֔ה וּפְלִשְׁתִּ֣ים נִגְּשׁ֔וּ לַמִּלְחָמָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיַּרְעֵ֣ם יְהוָ֣ה בְּקוֹל־גָּ֠דוֹל בַּיּ֨וֹם הַה֤וּא עַל־פְּלִשְׁתִּים֙ וַיְהֻמֵּ֔ם וַיִּנָּגְפ֖וּ לִפְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Samuel yakmalık sunuyu sunarken, Filistliler İsrail'le savaşmak için yaklaştılar. Yahve o gün Filistlilerin üzerine büyük bir sesle gürledi ve onları şaşkına çevirdi; İsrail'in önünde bozguna uğradılar.
Nahum 3:3
·
Tevrat
פָּרָ֣שׁ מַעֲלֶ֗ה וְלַ֤הַב חֶ֨רֶב֙ וּבְרַ֣ק חֲנִ֔ית וְרֹ֥ב חָלָ֖ל וְכֹ֣בֶד פָּ֑גֶר וְאֵ֥ין קֵ֨צֶה֙ לַגְּוִיָּ֔ה וְכָשְׁל֖וּ בִּגְוִיָּתָֽם
Şaha kalkan atlı ve kılıç alevi ve mızrak şimşeği ve yaralı çokluğu ve ceset ağırlığı; ve bedenin sonu yoktur ve onların bedenlerinde tökezlediler.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Amos 8:8
·
Tevrat
הַ֤עַל זֹאת֙ לֹֽא־תִרְגַּ֣ז הָאָ֔רֶץ וְאָבַ֖ל כָּל־יוֹשֵׁ֣ב בָּ֑הּ וְעָלְתָ֤ה כָאֹר֙ כֻּלָּ֔הּ וְנִגְרְשָׁ֥ה וְנִשְׁקְעָ֖ה כִּיא֥וֹר מִצְרָֽיִם
Bunun üzerine yer titremeyecek mi ve onda oturan herkes yas tutmayacak mı? Ve tamamı Nil gibi yükselecek, çalkalanacak ve Mısır'ın Nil'i gibi çökecek.
Amos 9:5
·
Tevrat
וַאדֹנָ֨י יְהוִ֜ה הַצְּבָא֗וֹת הַנּוֹגֵ֤עַ בָּאָ֨רֶץ֙ וַתָּמ֔וֹג וְאָבְל֖וּ כָּל־י֣וֹשְׁבֵי בָ֑הּ וְעָלְתָ֤ה כַיְאֹר֙ כֻּלָּ֔הּ וְשָׁקְעָ֖ה כִּיאֹ֥ר מִצְרָֽיִם
Ve Ordular Efendisi Yahve yere dokunur ve o erir, ve onda oturan herkes yas tutar; ve tamamı Nil gibi yükselir ve Mısır'ın Nil'i gibi çöker.
Yeşaya 34:13
·
Tevrat
וְעָלְתָ֤ה אַרְמְנֹתֶ֨יהָ֙ סִירִ֔ים קִמּ֥וֹשׂ וָח֖וֹחַ בְּמִבְצָרֶ֑יהָ וְהָיְתָה֙ נְוֵ֣ה תַנִּ֔ים חָצִ֖יר לִבְנ֥וֹת יַעֲנָֽה
Onun saraylarında dikenler bitecek, onun kalelerinde ısırgan ve çalı; çakalların yurdu, devekuşları için avlu olacak.
Zekeriya 14:13
·
Tevrat
וְהָיָה֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא תִּֽהְיֶ֧ה מְהֽוּמַת־יְהוָ֛ה רַבָּ֖ה בָּהֶ֑ם וְהֶחֱזִ֗יקוּ אִ֚ישׁ יַ֣ד רֵעֵ֔הוּ וְעָלְתָ֥ה יָד֖וֹ עַל־יַ֥ד רֵעֵֽהוּ
O gün onların arasında Yahve'nin büyük kargaşası olacak; her adam komşusunun elini tutacak ve onun eli komşusunun eline karşı kalkacak.
Yasa'nın Tekrarı 25:7
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֤א יַחְפֹּץ֙ הָאִ֔ישׁ לָקַ֖חַת אֶת־יְבִמְתּ֑וֹ וְעָלְתָה֩ יְבִמְתּ֨וֹ הַשַּׁ֜עְרָה אֶל־הַזְּקֵנִ֗ים וְאָֽמְרָה֙ מֵאֵ֨ין יְבָמִ֜י לְהָקִ֨ים לְאָחִ֥יו שֵׁם֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א אָבָ֖ה יַבְּמִֽי
Ve eğer adam yengesini almayı istemezse, yengesi kapıya yaşlılara çıkacak ve diyecek: 'Kayınbiraderim İsrail'de kardeşine isim kaldırmayı reddediyor, bana kayınbiraderlik yapmayı istemedi.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 6:8
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֧ח יְהוָ֛ה אִ֥ישׁ נָבִ֖יא אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֨אמֶר לָהֶ֜ם כֹּה־אָמַ֥ר יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אָנֹכִ֞י הֶעֱלֵ֤יתִי אֶתְכֶם֙ מִמִּצְרַ֔יִם וָאֹצִ֥יא אֶתְכֶ֖ם מִבֵּ֥ית עֲבָדִֽים
Yahve İsrail oğullarına peygamber bir adam gönderdi; ve onlara dedi ki: 'İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle dedi: Sizi Mısır'dan ben çıkardım ve sizi kullar evinden çıkardım.
Amos 2:10
·
Tevrat
וְאָנֹכִ֛י הֶעֱלֵ֥יתִי אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וָאוֹלֵ֨ךְ אֶתְכֶ֤ם בַּמִּדְבָּר֙ אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה לָרֶ֖שֶׁת אֶת־אֶ֥רֶץ הָאֱמֹרִֽי
Ve ben sizi Mısır diyarından çıkardım ve Amorlunun diyarını miras almanız için çölde kırk yıl sizi yürüttüm.
Amos 3:1
·
Tevrat
שִׁמְע֞וּ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עַ֚ל כָּל־הַמִּשְׁפָּחָ֔ה אֲשֶׁ֧ר הֶעֱלֵ֛יתִי מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לֵאמֹֽר
Ey İsrailoğulları, Yahve'nin sizin hakkınızda, Mısır diyarından çıkardığım bütün aile hakkında söylediği bu sözü işitin, diyerek:
Amos 9:7
·
Tevrat
הֲל֣וֹא כִבְנֵי֩ כֻשִׁיִּ֨ים אַתֶּ֥ם לִ֛י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל נְאֻם־יְהוָ֑ה הֲל֣וֹא אֶת־יִשְׂרָאֵ֗ל הֶעֱלֵ֨יתִי֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וּפְלִשְׁתִּיִּ֥ים מִכַּפְתּ֖וֹר וַאֲרָ֥ם מִקִּֽיר
Benim için Kuşluların oğulları gibi değil misiniz, ey İsrail oğulları? Yahve'nin bildirisidir; İsrail'i Mısır diyarından, Filistlileri Kaftor'dan ve Aram'ı Kir'den çıkarmadım mı?
1. Samuel 10:18
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אָנֹכִ֛י הֶעֱלֵ֥יתִי אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מִמִּצְרָ֑יִם וָאַצִּ֤יל אֶתְכֶם֙ מִיַּ֣ד מִצְרַ֔יִם וּמִיַּד֙ כָּל־הַמַּמְלָכ֔וֹת הַלֹּחֲצִ֖ים אֶתְכֶֽם
İsrail oğullarına dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle dedi: İsrail'i Mısır'dan ben çıkardım; sizi Mısır'ın elinden ve size baskı yapan bütün krallıkların elinden kurtardım.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 22:20
·
Tevrat
עֲלִ֤י הַלְּבָנוֹן֙ וּֽצְעָ֔קִי וּבַבָּשָׁ֖ן תְּנִ֣י קוֹלֵ֑ךְ וְצַֽעֲקִי֙ מֵֽעֲבָרִ֔ים כִּ֥י נִשְׁבְּר֖וּ כָּל־מְאַהֲבָֽיִךְ
Lübnan'a çık ve feryat et, Başan'da sesini ver ve Avarim'den feryat et; çünkü tüm aşıkların kırıldı.
Yeremya 46:11
·
Tevrat
עֲלִ֤י גִלְעָד֙ וּקְחִ֣י צֳרִ֔י בְּתוּלַ֖ת בַּת־מִצְרָ֑יִם לַשָּׁוְא֙ הִרְבֵּ֣ית רְפֻא֔וֹת תְּעָלָ֖ה אֵ֥ין לָֽךְ
Gilat'a çık ve pelesenk al, ey Mısır'ın erden kızı; boşuna ilaçları çoğalttın, senin için şifa yoktur.
1. Samuel 25:35
·
Tevrat
וַיִּקַּ֤ח דָּוִד֙ מִיָּדָ֔הּ אֵ֥ת אֲשֶׁר־הֵבִ֖יאָה ל֑וֹ וְלָ֣הּ אָמַ֗ר עֲלִ֤י לְשָׁלוֹם֙ לְבֵיתֵ֔ךְ רְאִי֙ שָׁמַ֣עְתִּי בְקוֹלֵ֔ךְ וָאֶשָּׂ֖א פָּנָֽיִךְ
Davut ona getirdiğini elinden aldı ve ona dedi: 'Evine esenlikle çık; gör, sesini dinledim ve yüzünü kaldırdım.'
Yeşaya 21:2
·
Tevrat
חָז֥וּת קָשָׁ֖ה הֻגַּד־לִ֑י הַבּוֹגֵ֤ד בּוֹגֵד֙ וְהַשּׁוֹדֵ֣ד שׁוֹדֵ֔ד עֲלִ֤י עֵילָם֙ צוּרִ֣י מָדַ֔י כָּל־אַנְחָתָ֖ה הִשְׁבַּֽתִּי
Bana çetin bir görüm bildirildi: Hain hainlik ediyor ve yıkıcı yıkıyor. Çık ey Elam, kuşat ey Medya! Onun bütün inlemesini durdurdum.
Yeşaya 40:9
·
Tevrat
עַ֣ל הַר־גָּבֹ֤הַ עֲלִי־לָךְ֙ מְבַשֶּׂ֣רֶת צִיּ֔וֹן הָרִ֤ימִי בַכֹּ֨חַ֙ קוֹלֵ֔ךְ מְבַשֶּׂ֖רֶת יְרוּשָׁלִָ֑ם הָרִ֨ימִי֙ אַל־תִּירָ֔אִי אִמְרִי֙ לְעָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה הִנֵּ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Yüksek bir dağa çık, ey Siyon'a iyi haber getiren; sesini güçle yükselt, ey Yeruşalim'e iyi haber getiren. Yükselt, korkma; Yahuda şehirlerine de: 'İşte Tanrınız!'
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 57:6
·
Tevrat
בְּחַלְּקֵי־נַ֣חַל חֶלְקֵ֔ךְ הֵ֥ם הֵ֖ם גּוֹרָלֵ֑ךְ גַּם־לָהֶ֞ם שָׁפַ֥כְתְּ נֶ֨סֶךְ֙ הֶעֱלִ֣ית מִנְחָ֔ה הַ֥עַל אֵ֖לֶּה אֶנָּחֵֽם
Vadinin pürüzsüz taşlarındadır senin payın; onlar, onlardır senin kuran; onlara da dökmelik sunu döktün, sunu çıkardın. Bunlar üzerine teselli mi bulayım?
Mezmurlar 30:4
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה הֶֽעֱלִ֣יתָ מִן־שְׁא֣וֹל נַפְשִׁ֑י חִ֝יִּיתַ֗נִי מִיָּֽרְדִי־בֽוֹר
Yahve, canımı Ölüler Diyarı'ndan çıkardın; çukura inenlerden beni yaşattın.
Çölde Sayım 14:13
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר מֹשֶׁ֖ה אֶל־יְהוָ֑ה וְשָׁמְע֣וּ מִצְרַ֔יִם כִּֽי־הֶעֱלִ֧יתָ בְכֹחֲךָ֛ אֶת־הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה מִקִּרְבּֽוֹ
Musa Yahve'ye dedi: 'Mısır duyacak ki, bu halkı gücünle onun ortasından çıkardın.'
Mısır'dan Çıkış 32:7
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֑ה לֶךְ־רֵ֕ד כִּ֚י שִׁחֵ֣ת עַמְּךָ֔ אֲשֶׁ֥ר הֶעֱלֵ֖יתָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve Yahve Musa'ya konuştu: 'Git, in; çünkü Mısır diyarından çıkardığın halkın bozuldu.'
Mısır'dan Çıkış 33:1
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֨ר יְהוָ֤ה אֶל־מֹשֶׁה֙ לֵ֣ךְ עֲלֵ֣ה מִזֶּ֔ה אַתָּ֣ה וְהָעָ֔ם אֲשֶׁ֥ר הֶֽעֱלִ֖יתָ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֣ר נִ֠שְׁבַּעְתִּי לְאַבְרָהָ֨ם לְיִצְחָ֤ק וּֽלְיַעֲקֹב֙ לֵאמֹ֔ר לְזַרְעֲךָ֖ אֶתְּנֶֽנָּה
Yahve Musa'ya konuştu: 'Git, sen ve Mısır diyarından çıkardığın halk buradan çıkın; İbrahim'e, İshak'a ve Yakup'a 'Senin soyuna onu vereceğim' diyerek ant içtiğim yere.'
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 38:9
·
Tevrat
וְעָלִ֨יתָ֙ כַּשֹּׁאָ֣ה תָב֔וֹא כֶּעָנָ֛ן לְכַסּ֥וֹת הָאָ֖רֶץ תִּֽהְיֶ֑ה אַתָּה֙ וְכָל־אֲגַפֶּ֔יךָ וְעַמִּ֥ים רַבִּ֖ים אוֹתָֽךְ
Ve çıkacaksın, fırtına gibi geleceksin, yeri örtmek için bulut gibi olacaksın, sen ve bütün birliklerin ve seninle birçok halklar.
Hezekiel 38:16
·
Tevrat
וְעָלִ֨יתָ֙ עַל־עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כֶּֽעָנָ֖ן לְכַסּ֣וֹת הָאָ֑רֶץ בְּאַחֲרִ֨ית הַיָּמִ֜ים תִּֽהְיֶ֗ה וַהֲבִאוֹתִ֨יךָ֙ עַל־אַרְצִ֔י לְמַעַן֩ דַּ֨עַת הַגּוֹיִ֜ם אֹתִ֗י בְּהִקָּדְשִׁ֥י בְךָ֛ לְעֵינֵיהֶ֖ם גּֽוֹג
Ve yeri örtmek için bir bulut gibi halkım İsrail'in üzerine çıkacaksın. Günlerin sonunda olacak; Gog, ulusların gözleri önünde senin aracılığınla kutsal kılındığımda beni bilmeleri için seni toprağımın üzerine getireceğim.
Yasa'nın Tekrarı 17:8
·
Tevrat
כִּ֣י יִפָּלֵא֩ מִמְּךָ֨ דָבָ֜ר לַמִּשְׁפָּ֗ט בֵּֽין־דָּ֨ם לְדָ֜ם בֵּֽין־דִּ֣ין לְדִ֗ין וּבֵ֥ין נֶ֨גַע֙ לָנֶ֔גַע דִּבְרֵ֥י רִיבֹ֖ת בִּשְׁעָרֶ֑יךָ וְקַמְתָּ֣ וְעָלִ֔יתָ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֥ר יִבְחַ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בּֽוֹ
Eğer kapılarında kanla kan arasında, davayla dava arasında ve yarayla yara arasında, tartışma konularında yargı için sana zor gelen bir şey olursa; kalkacaksın ve Tanrın Yahve'nin seçeceği yere çıkacaksın.
Mısır'dan Çıkış 19:24
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֤יו יְהוָה֙ לֶךְ־רֵ֔ד וְעָלִ֥יתָ אַתָּ֖ה וְאַהֲרֹ֣ן עִמָּ֑ךְ וְהַכֹּהֲנִ֣ים וְהָעָ֗ם אַל־יֶֽהֶרְס֛וּ לַעֲלֹ֥ת אֶל־יְהוָ֖ה פֶּן־יִפְרָץ־בָּֽם
Yahve ona dedi: 'Git, in; sen ve seninle birlikte Harun çıkacaksınız. Ama kâhinler ve halk Yahve'ye çıkmak için yıkıp geçmesinler, yoksa onlara karşı patlak verir.'
Mısır'dan Çıkış 34:2
·
Tevrat
וֶהְיֵ֥ה נָכ֖וֹן לַבֹּ֑קֶר וְעָלִ֤יתָ בַבֹּ֨קֶר֙ אֶל־הַ֣ר סִינַ֔י וְנִצַּבְתָּ֥ לִ֛י שָׁ֖ם עַל־רֹ֥אשׁ הָהָֽר
Sabaha hazır ol ve sabahtan Sina dağına çıkacaksın ve orada dağın başında benim için duracaksın.
Örnek Ayetler (4)
Yasa'nın Tekrarı 1:26
·
Tevrat
וְלֹ֥א אֲבִיתֶ֖ם לַעֲלֹ֑ת וַתַּמְר֕וּ אֶת־פִּ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Ama çıkmak istemediniz ve Tanrınız Yahve'nin ağzına isyan ettiniz.
Yasa'nın Tekrarı 1:41
·
Tevrat
וַֽתַּעֲנ֣וּ וַתֹּאמְר֣וּ אֵלַ֗י חָטָאנוּ֮ לַֽיהוָה֒ אֲנַ֤חְנוּ נַעֲלֶה֙ וְנִלְחַ֔מְנוּ כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖נוּ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וַֽתַּחְגְּר֗וּ אִ֚ישׁ אֶת־כְּלֵ֣י מִלְחַמְתּ֔וֹ וַתָּהִ֖ינוּ לַעֲלֹ֥ת הָהָֽרָה
Bunun üzerine cevap verdiniz ve bana dediniz: 'Yahve'ye karşı günah işledik; Tanrımız Yahve'nin bize buyurduğu her şeye göre çıkacağız ve savaşacağız.' Ve her adam savaş aletlerini kuşandı ve dağa çıkmaya cüret ettiniz.
Mısır'dan Çıkış 19:23
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־יְהוָ֔ה לֹא־יוּכַ֣ל הָעָ֔ם לַעֲלֹ֖ת אֶל־הַ֣ר סִינָ֑י כִּֽי־אַתָּ֞ה הַעֵדֹ֤תָה בָּ֨נוּ֙ לֵאמֹ֔ר הַגְבֵּ֥ל אֶת־הָהָ֖ר וְקִדַּשְׁתּֽוֹ
Musa Yahve'ye dedi: 'Halk Sina Dağı'na çıkamaz; çünkü sen, "Dağa sınır koy ve onu kutsal kıl" diyerek bizi uyardın.'
Mısır'dan Çıkış 19:24
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֤יו יְהוָה֙ לֶךְ־רֵ֔ד וְעָלִ֥יתָ אַתָּ֖ה וְאַהֲרֹ֣ן עִמָּ֑ךְ וְהַכֹּהֲנִ֣ים וְהָעָ֗ם אַל־יֶֽהֶרְס֛וּ לַעֲלֹ֥ת אֶל־יְהוָ֖ה פֶּן־יִפְרָץ־בָּֽם
Yahve ona dedi: 'Git, in; sen ve seninle birlikte Harun çıkacaksınız. Ama kâhinler ve halk Yahve'ye çıkmak için yıkıp geçmesinler, yoksa onlara karşı patlak verir.'
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 26:19
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה בְּתִתִּ֤י אֹתָךְ֙ עִ֣יר נֶחֱרֶ֔בֶת כֶּעָרִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־נוֹשָׁ֑בוּ בְּהַעֲל֤וֹת עָלַ֨יִךְ֙ אֶת־תְּה֔וֹם וְכִסּ֖וּךְ הַמַּ֥יִם הָרַבִּֽים
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: Seni oturulmayan şehirler gibi viran bir şehir yaptığımda, senin üzerine engini çıkardığımda ve çok sular seni örttüğünde,
Yeremya 37:11
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה בְּהֵֽעָלוֹת֙ חֵ֣יל הַכַּשְׂדִּ֔ים מֵעַ֖ל יְרֽוּשָׁלִָ֑ם מִפְּנֵ֖י חֵ֥יל פַּרְעֹֽה
Ve Firavun'un ordusu yüzünden Kildanilerin ordusu Yeruşalim'in üzerinden çekildiğinde,
2. Krallar 2:1
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בְּהַעֲל֤וֹת יְהוָה֙ אֶת־אֵ֣לִיָּ֔הוּ בַּֽסְעָרָ֖ה הַשָּׁמָ֑יִם וַיֵּ֧לֶךְ אֵלִיָּ֛הוּ וֶאֱלִישָׁ֖ע מִן־הַגִּלְגָּֽל
Yahve İlyas'ı kasırgayla göklere çıkarırken, İlyas ve Elişa Gilgal'dan gittiler.
2. Tarihler 35:14
·
Tevrat
וְאַחַ֗ר הֵכִ֤ינוּ לָהֶם֙ וְלַכֹּ֣הֲנִ֔ים כִּ֤י הַכֹּהֲנִים֙ בְּנֵ֣י אַהֲרֹ֔ן בְּהַֽעֲל֛וֹת הָעוֹלָ֥ה וְהַחֲלָבִ֖ים עַד־לָ֑יְלָה וְהַלְוִיִּם֙ הֵכִ֣ינוּ לָהֶ֔ם וְלַכֹּהֲנִ֖ים בְּנֵ֥י אַהֲרֹֽן
Sonra kendileri ve kâhinler için hazırladılar; çünkü Harun'un oğulları olan kâhinler geceye kadar yakmalık sunuyu ve yağları sunmaktaydılar. Böylece Levililer kendileri ve Harun'un oğulları olan kâhinler için hazırladılar.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 2:6
·
Tevrat
וְלֹ֣א אָמְר֔וּ אַיֵּ֣ה יְהוָ֔ה הַמַּעֲלֶ֥ה אֹתָ֖נוּ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם הַמּוֹלִ֨יךְ אֹתָ֜נוּ בַּמִּדְבָּ֗ר בְּאֶ֨רֶץ עֲרָבָ֤ה וְשׁוּחָה֙ בְּאֶ֨רֶץ֙ צִיָּ֣ה וְצַלְמָ֔וֶת בְּאֶ֗רֶץ לֹֽא־עָ֤בַר בָּהּ֙ אִ֔ישׁ וְלֹֽא־יָשַׁ֥ב אָדָ֖ם שָֽׁם
Ve demediler: 'Bizi Mısır diyarından çıkaran, bizi çölde, bozkır ve çukur diyarında, kuraklık ve ölüm gölgesi diyarında, içinden adamın geçmediği ve orada insanın oturmadığı diyarda yürüten Yahve nerede?'
2. Krallar 17:7
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כִּֽי־חָטְא֤וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֵיהֶ֔ם הַמַּעֲלֶ֤ה אֹתָם֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מִתַּ֕חַת יַ֖ד פַּרְעֹ֣ה מֶֽלֶךְ־מִצְרָ֑יִם וַיִּֽירְא֖וּ אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִֽים
İsrail oğulları kendilerini Mısır diyarından, Mısır kralı Firavun'un elinin altından çıkaran Tanrıları Yahve'ye karşı günah işlediler ve başka ilahlardan korktular.
Yeşu 24:17
·
Tevrat
כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ הוּא֩ הַמַּעֲלֶ֨ה אֹתָ֧נוּ וְאֶת־אֲבוֹתֵ֛ינוּ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם מִבֵּ֣ית עֲבָדִ֑ים וַאֲשֶׁ֧ר עָשָׂ֣ה לְעֵינֵ֗ינוּ אֶת־הָאֹת֤וֹת הַגְּדֹלוֹת֙ הָאֵ֔לֶּה וַֽיִּשְׁמְרֵ֗נוּ בְּכָל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר הָלַ֣כְנוּ בָ֔הּ וּבְכֹל֙ הָֽעַמִּ֔ים אֲשֶׁ֥ר עָבַ֖רְנוּ בְּקִרְבָּֽם
Çünkü Tanrımız Yahve, bizi ve atalarımızı Mısır diyarından, kullar evinden çıkaran O'dur; ve gözlerimizin önünde bu büyük belirtileri yapan ve yürüdüğümüz bütün yolda ve ortalarından geçtiğimiz bütün halkların arasında bizi koruyan O'dur.
Ezra 4:2
·
Tevrat
וַיִּגְּשׁ֨וּ אֶל־זְרֻבָּבֶ֜ל וְאֶל־רָאשֵׁ֣י הָֽאָב֗וֹת וַיֹּאמְר֤וּ לָהֶם֙ נִבְנֶ֣ה עִמָּכֶ֔ם כִּ֣י כָכֶ֔ם נִדְר֖וֹשׁ לֵֽאלֹהֵיכֶ֑ם וְל֣וֹ אֲנַ֣חְנוּ זֹבְחִ֗ים מִימֵי֙ אֵסַ֤ר חַדֹּן֙ מֶ֣לֶךְ אַשּׁ֔וּר הַמַּעֲלֶ֥ה אֹתָ֖נוּ פֹּֽה
Bunun üzerine Zerubbabel'e ve ataların başlarına yaklaştılar ve onlara dediler ki: 'Sizinle birlikte inşa edelim, çünkü sizin gibi biz de Tanrınızı arıyoruz ve bizi buraya çıkaran Asur kralı Esarhaddon'un günlerinden beri O'na kurban kesiyoruz.'
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 23:31
·
Tevrat
וּלְכֹ֨ל הַעֲל֤וֹת עֹלוֹת֙ לַיהוָ֔ה לַשַּׁבָּת֔וֹת לֶחֳדָשִׁ֖ים וְלַמֹּעֲדִ֑ים בְּמִסְפָּ֨ר כְּמִשְׁפָּ֧ט עֲלֵיהֶ֛ם תָּמִ֖יד לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Ve Şabatlarda, yeni aylarda ve belirlenmiş zamanlarda Yahve'ye tüm yakmalık sunuları sunmak için, onların üzerindeki kurala göre sayıyla Yahve'nin önünde sürekli bulunacaklardı.
Ezra 1:11
·
Tevrat
כָּל־כֵּלִים֙ לַזָּהָ֣ב וְלַכֶּ֔סֶף חֲמֵ֥שֶׁת אֲלָפִ֖ים וְאַרְבַּ֣ע מֵא֑וֹת הַכֹּ֞ל הֶעֱלָ֣ה שֵׁשְׁבַּצַּ֗ר עִ֚ם הֵעָל֣וֹת הַגּוֹלָ֔ה מִבָּבֶ֖ל לִירוּשָׁלִָֽם
Altın ve gümüş bütün eşyalar beş bin dört yüzdü; sürgünler Babil'den Yeruşalim'e çıkarılırken Şeşbassar hepsini çıkardı.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 6:26
·
Tevrat
וּבָנִ֨יתָ מִזְבֵּ֜חַ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ עַ֣ל רֹ֧אשׁ הַמָּע֛וֹז הַזֶּ֖ה בַּמַּֽעֲרָכָ֑ה וְלָֽקַחְתָּ֙ אֶת־הַפָּ֣ר הַשֵּׁנִ֔י וְהַעֲלִ֣יתָ עוֹלָ֔ה בַּעֲצֵ֥י הָאֲשֵׁרָ֖ה אֲשֶׁ֥ר תִּכְרֹֽת
Ve bu kalenin tepesinde düzenli bir şekilde Yahve Tanrın için bir sunak inşa et; ikinci boğayı al ve keseceğin Aşera'nın odunlarıyla yakmalık sunu sun.
Yeremya 38:10
·
Tevrat
וַיְצַוֶּ֣ה הַמֶּ֔לֶךְ אֵ֛ת עֶֽבֶד־מֶ֥לֶךְ הַכּוּשִׁ֖י לֵאמֹ֑ר קַ֣ח בְּיָדְךָ֤ מִזֶּה֙ שְׁלֹשִׁ֣ים אֲנָשִׁ֔ים וְֽהַעֲלִ֜יתָ אֶֽת־יִרְמְיָ֧הוּ הַנָּבִ֛יא מִן־הַבּ֖וֹר בְּטֶ֥רֶם יָמֽוּת
Bunun üzerine kral Kuşlu Eved-Melek'e buyurdu ve dedi: 'Yanına buradan otuz adam al ve peygamber Yeremya'yı ölmeden önce çukurdan çıkar.'
Yasa'nın Tekrarı 27:6
·
Tevrat
אֲבָנִ֤ים שְׁלֵמוֹת֙ תִּבְנֶ֔ה אֶת־מִזְבַּ֖ח יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְהַעֲלִ֤יתָ עָלָיו֙ עוֹלֹ֔ת לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶֽיךָ
Tanrın Yahve'nin sunağını bütün taşlardan yapacaksın ve onun üzerinde Tanrın Yahve'ye yakmalık sunular sunacaksın.
Mısır'dan Çıkış 40:4
·
Tevrat
וְהֵבֵאתָ֙ אֶת־הַשֻּׁלְחָ֔ן וְעָרַכְתָּ֖ אֶת־עֶרְכּ֑וֹ וְהֵבֵאתָ֙ אֶת־הַמְּנֹרָ֔ה וְהַעֲלֵיתָ֖ אֶת־נֵרֹתֶֽיהָ
Masayı getireceksin ve onun düzenini dizeceksin; kandilliği getireceksin ve onun kandillerini çıkaracaksın.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 66:3
·
Tevrat
שׁוֹחֵ֨ט הַשּׁ֜וֹר מַכֵּה־אִ֗ישׁ זוֹבֵ֤חַ הַשֶּׂה֙ עֹ֣רֵֽף כֶּ֔לֶב מַעֲלֵ֤ה מִנְחָה֙ דַּם־חֲזִ֔יר מַזְכִּ֥יר לְבֹנָ֖ה מְבָ֣רֵֽךְ אָ֑וֶן גַּם־הֵ֗מָּה בָּֽחֲרוּ֙ בְּדַרְכֵיהֶ֔ם וּבְשִׁקּוּצֵיהֶ֖ם נַפְשָׁ֥ם חָפֵֽצָה
Sığırı kesen adamı vuran gibidir, kuzuyu kurban eden köpeğin boynunu kıran gibidir, sunu sunan domuz kanı sunan gibidir, günnük anımsatıcı sunan kötülüğü bereketleyen gibidir; ayrıca onlar yollarını seçtiler ve canları iğrençliklerinden hoşlandı.
Yasa'nın Tekrarı 14:7
·
Tevrat
אַ֣ךְ אֶת־זֶ֞ה לֹ֤א תֹֽאכְלוּ֙ מִמַּֽעֲלֵ֣י הַגֵּרָ֔ה וּמִמַּפְרִיסֵ֥י הַפַּרְסָ֖ה הַשְּׁסוּעָ֑ה אֶֽת־הַ֠גָּמָל וְאֶת־הָאַרְנֶ֨בֶת וְאֶת־הַשָּׁפָ֜ן כִּֽי־מַעֲלֵ֧ה גֵרָ֣ה הֵ֗מָּה וּפַרְסָה֙ לֹ֣א הִפְרִ֔יסוּ טְמֵאִ֥ים הֵ֖ם לָכֶֽם
Ancak geviş getirenlerden ve yarık tırnak ayıranlardan bunu yemeyeceksiniz: deveyi, tavşanı ve kaya porsuğunu; çünkü onlar geviş getirendir ama tırnak ayırmadılar, onlar size kirlidir.
Levililer 11:4
·
Tevrat
אַ֤ךְ אֶת־זֶה֙ לֹ֣א תֹֽאכְל֔וּ מִֽמַּעֲלֵי֙ הַגֵּרָ֔ה וּמִמַּפְרִיסֵ֖י הַפַּרְסָ֑ה אֶֽת־הַ֠גָּמָל כִּֽי־מַעֲלֵ֨ה גֵרָ֜ה ה֗וּא וּפַרְסָה֙ אֵינֶ֣נּוּ מַפְרִ֔יס טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם
Ancak geviş getirenlerden ve tırnağı bölenlerden şunu yemeyeceksiniz: Deveyi; çünkü o geviş getirir ama tırnağı bölmez, o sizin için kirlidir.
Levililer 11:5
·
Tevrat
וְאֶת־הַשָּׁפָ֗ן כִּֽי־מַעֲלֵ֤ה גֵרָה֙ ה֔וּא וּפַרְסָ֖ה לֹ֣א יַפְרִ֑יס טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם
Ve kaya porsuğunu; çünkü o geviş getirir ama tırnağı bölmez, o sizin için kirlidir.