1423
Kullanım
7
Lemma
38
Türev
57
Anlam
7 lemma, 38 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וְעַד | ve'ad | ve -e kadar, -e kadar, süresince, tanık | Edat | 9 | ||
עַֽד | ad | -e kadar, -e kadar, süresince, sonsuzluk | Edat | 1 | ||
לְעֵד Lemma | le-ed | tanık için, tanık, şahit, kanıt | İsim | 20 | ||
וָעֶֽד | va-ed | ve sonsuzluk, ilerleme, süreklilik, sonsuzluk | İsim | 12 | ||
עַד | ad | -e kadar, -e kadar, süresince, sonsuzluk | Edat | 9 | ||
עֲדֵי | adey | -e kadar, -e kadar, süresince, kadar | Edat | 6 | ||
וָעֶד | va-ed | ve ilerisi, ilerisi, sonsuzluk, kadar | İsim | 3 | ||
עַֽד | ad | -e kadar, -e kadar, süresince, tanık | İsim | 1 | ||
עַד Lemma | ad | -e kadar, -e kadar, süresince, ileriye | İsim | 1 | ||
עַֽד | ad | -e kadar, -e kadar, süresince, sonsuzluk | İsim | 1 | ||
לְעַד | le-ad | sonsuza dek, sonsuzluk, daima, ilerisi | İsim | 1 | ||
עִדִּים Lemma | iddim | tanıklar, tanık, şahit, kanıt | İsim | 1 | ||
וְעַדְעָדָֽה Lemma | ve-ad'ada | ve Adada'ya, Adada, festival, toplanma | İsim | 1 | ||
בְּעֹד Lemma | be-od | henüz, henüz, tekrar, daha, devam etmek | Zarf | 1 | ||
עַד | ad | kadar, kadar, dek, süresince | Edat | 1016 | ||
וְעַד | ve-ad | ve kadar, kadar, dek, süresince | Edat | 222 | ||
Örnek Ayetler (3 / 222) Hakimler 11:13 · Tevrat וַיֹּאמֶר֩ מֶ֨לֶךְ בְּנֵי־עַמּ֜וֹן אֶל־מַלְאֲכֵ֣י יִפְתָּ֗ח כִּֽי־לָקַ֨ח יִשְׂרָאֵ֤ל אֶת־אַרְצִי֙ בַּעֲלוֹת֣וֹ מִמִּצְרַ֔יִם מֵאַרְנ֥וֹן וְעַד־הַיַּבֹּ֖ק וְעַד־הַיַּרְדֵּ֑ן וְעַתָּ֕ה הָשִׁ֥יבָה אֶתְהֶ֖ן בְּשָׁלֽוֹם Ammon oğullarının kralı Yiftah'ın habercilerine dedi: 'Çünkü İsrail Mısır'dan çıktığında Arnon'dan Yabbok'a ve Yarden'e kadar yerimi aldı. Ve şimdi onları barışla geri ver.' Hakimler 11:22 · Tevrat וַיִּ֣ירְשׁ֔וּ אֵ֖ת כָּל־גְּב֣וּל הָאֱמֹרִ֑י מֵֽאַרְנוֹן֙ וְעַד־הַיַּבֹּ֔ק וּמִן־הַמִּדְבָּ֖ר וְעַד־הַיַּרְדֵּֽן Ve Amorlunun bütün sınırını, Arnon'dan Yabbok'a kadar ve çölden Yarden'e kadar mülk edindiler. Hakimler 11:33 · Tevrat וַיַּכֵּ֡ם מֵעֲרוֹעֵר֩ וְעַד־בּוֹאֲךָ֨ מִנִּ֜ית עֶשְׂרִ֣ים עִ֗יר וְעַד֙ אָבֵ֣ל כְּרָמִ֔ים מַכָּ֖ה גְּדוֹלָ֣ה מְאֹ֑ד וַיִּכָּֽנְעוּ֙ בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן מִפְּנֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל Ve onları Aroer'den Minnit'e varıncaya kadar yirmi şehir ve Avel-Keramim'e kadar çok büyük bir vuruşla vurdu. Ve Ammon oğulları İsrail oğullarının önünde boyun eğdiler. | ||||||
עָדַי | aday | süslerim, süs, takı, güzellik | Zamir | 7 | ||
עֲדֵי | adey | süsleri, süs, takı, kadar | Edat | 6 | ||
עָדֶיךָ | adeykha | sana kadar, -e kadar, dek, süresince | Zamir | 3 | ||
בַּעֲדֵנוּ | ba'adenu | bizim için, arkasında, için, etrafında | Zamir | 2 | ||
Örnek Ayetler (3 / 9)
Ezra 5:16
·
Tevrat
אֱדַ֨יִן֙ שֵׁשְׁבַּצַּ֣ר דֵּ֔ךְ אֲתָ֗א יְהַ֧ב אֻשַּׁיָּ֛א דִּי־בֵ֥ית אֱלָהָ֖א דִּ֣י בִירוּשְׁלֶ֑ם וּמִן־אֱדַ֧יִן וְעַד־כְּעַ֛ן מִתְבְּנֵ֖א וְלָ֥א שְׁלִֽם
O zaman bu Şeşbatsar geldi, Yeruşalim'deki Tanrı evinin temellerini attı; ve o zamandan şimdiye kadar inşa ediliyor ve tamamlanmadı.
Ezra 7:22
·
Tevrat
עַד־כְּסַף֮ כַּכְּרִ֣ין מְאָה֒ וְעַד־חִנְטִין֙ כֹּרִ֣ין מְאָ֔ה וְעַד־חֲמַר֙ בַּתִּ֣ין מְאָ֔ה וְעַד־בַּתִּ֥ין מְשַׁ֖ח מְאָ֑ה וּמְלַ֖ח דִּי־לָ֥א כְתָֽב
yüz talant (~3400 kg) gümüşe, yüz kor (~22000 litre) buğdaya, yüz bat (~2200 litre) şaraba, yüz bat (~2200 litre) zeytinyağına ve sınırsız tuza kadar.
Daniel 2:20
·
Tevrat
עָנֵ֤ה דָֽנִיֵּאל֙ וְאָמַ֔ר לֶהֱוֵ֨א שְׁמֵ֤הּ דִּֽי־אֱלָהָא֙ מְבָרַ֔ךְ מִן־עָלְמָ֖א וְעַ֣ד־עָלְמָ֑א דִּ֧י חָכְמְתָ֛א וּגְבוּרְתָ֖א דִּ֥י לֵֽהּ־הִֽיא
Daniel cevap verip dedi: 'Tanrının adı sonsuzluktan sonsuzluğa dek bereketli olsun; çünkü bilgelik ve güç onundur.'
Örnek Ayetler (1)
Daniel 7:18
·
Tevrat
וִֽיקַבְּלוּן֙ מַלְכוּתָ֔א קַדִּישֵׁ֖י עֶלְיוֹנִ֑ין וְיַחְסְנ֤וּן מַלְכוּתָא֙ עַֽד־עָ֣לְמָ֔א וְעַ֖ד עָלַ֥ם עָלְמַיָּֽא
Ve Yüce Olan'ın kutsalları krallığı alacaklar ve sonsuza kadar ve sonsuzlukların sonsuzluğuna kadar krallığa sahip olacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Amos 1:11
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה עַל־שְׁלֹשָׁה֙ פִּשְׁעֵ֣י אֱד֔וֹם וְעַל־אַרְבָּעָ֖ה לֹ֣א אֲשִׁיבֶ֑נּוּ עַל־רָדְפ֨וֹ בַחֶ֤רֶב אָחִיו֙ וְשִׁחֵ֣ת רַחֲמָ֔יו וַיִּטְרֹ֤ף לָעַד֙ אַפּ֔וֹ וְעֶבְרָת֖וֹ שְׁמָ֥רָה נֶֽצַח
Yahve şöyle dedi: 'Edom'un üç isyanı için ve dört isyanı için onu geri çevirmeyeceğim; çünkü kardeşini kılıçla kovaladı ve merhametini bozdu, ve öfkesi sonsuza dek parçaladı ve gazabını sonsuza dek korudu.'
Yeşaya 64:8
·
Tevrat
אַל־תִּקְצֹ֤ף יְהוָה֙ עַד־מְאֹ֔ד וְאַל־לָעַ֖ד תִּזְכֹּ֣ר עָוֺ֑ן הֵ֥ן הַבֶּט־נָ֖א עַמְּךָ֥ כֻלָּֽנוּ
Çok öfkelenme Yahve ve sonsuza dek suç hatırlama; işte lütfen bak, hepimiz senin halkınız.
Mika 7:18
·
Tevrat
מִי־אֵ֣ל כָּמ֗וֹךָ נֹשֵׂ֤א עָוֺן֙ וְעֹבֵ֣ר עַל־פֶּ֔שַׁע לִשְׁאֵרִ֖ית נַחֲלָת֑וֹ לֹא־הֶחֱזִ֤יק לָעַד֙ אַפּ֔וֹ כִּֽי־חָפֵ֥ץ חֶ֖סֶד הֽוּא
Senin gibi suç bağışlayan ve mirasının kalıntısı için isyanı görmezden gelen Tanrı kimdir? Öfkesini sonsuza dek tutmaz, çünkü O merhametten hoşlanır.
1. Tarihler 28:9
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה שְׁלֹמֹֽה־בְנִ֡י דַּע֩ אֶת־אֱלֹהֵ֨י אָבִ֜יךָ וְעָבְדֵ֗הוּ בְּלֵ֤ב שָׁלֵם֙ וּבְנֶ֣פֶשׁ חֲפֵצָ֔ה כִּ֤י כָל־לְבָבוֹת֙ דּוֹרֵ֣שׁ יְהוָ֔ה וְכָל־יֵ֥צֶר מַחֲשָׁב֖וֹת מֵבִ֑ין אִֽם־תִּדְרְשֶׁ֨נּוּ֙ יִמָּ֣צֵא לָ֔ךְ וְאִם־תַּֽעַזְבֶ֖נּוּ יַזְנִיחֲךָ֥ לָעַֽד
Ve sen, oğlum Süleyman, babanın Tanrısını bil; tam bir kalple ve istekli bir canla ona kulluk et. Çünkü Yahve bütün kalpleri arar ve düşüncelerin bütün eğilimini anlar. Eğer onu ararsan sana bulunur, ve eğer onu bırakırsan seni sonsuza dek reddeder.
Mezmurlar 9:19
·
Tevrat
כִּ֤י לֹ֣א לָ֭נֶצַח יִשָּׁכַ֣ח אֶבְי֑וֹן תִּקְוַ֥ת עֲ֝נִיִּ֗ים תֹּאבַ֥ד לָעַֽד
Çünkü yoksul sonsuza dek unutulmayacak, düşkünlerin umudu sonsuza dek yok olmayacak.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Mika 4:5
·
Tevrat
כִּ֚י כָּל־הָ֣עַמִּ֔ים יֵלְכ֕וּ אִ֖ישׁ בְּשֵׁ֣ם אֱלֹהָ֑יו וַאֲנַ֗חְנוּ נֵלֵ֛ךְ בְּשֵׁם־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ לְעוֹלָ֥ם וָעֶֽד
Çünkü bütün halklar, herkes ilahının adıyla yürür; ama biz sonsuza dek Tanrımız Yahve'nin adıyla yürüyeceğiz.
Mezmurlar 9:6
·
Tevrat
גָּעַ֣רְתָּ ג֭וֹיִם אִבַּ֣דְתָּ רָשָׁ֑ע שְׁמָ֥ם מָ֝חִ֗יתָ לְעוֹלָ֥ם וָעֶֽד
Ulusları azarladın, kötüyü yok ettin; onların adını sonsuza dek sildin.
Mezmurlar 21:5
·
Tevrat
חַיִּ֤ים שָׁאַ֣ל מִ֭מְּךָ נָתַ֣תָּה לּ֑וֹ אֹ֥רֶךְ יָ֝מִ֗ים עוֹלָ֥ם וָעֶֽד
Senden yaşam istedi, ona verdin; sonsuz ve ebedi günlerin uzunluğunu.
Mezmurlar 45:18
·
Tevrat
אַזְכִּ֣ירָה שִׁ֭מְךָ בְּכָל־דֹּ֣ר וָדֹ֑ר עַל־כֵּ֥ן עַמִּ֥ים יְ֝הוֹדֻ֗ךָ לְעֹלָ֥ם וָעֶֽד
Senin adını her kuşakta anacağım; bu yüzden halklar sonsuza ve ebediyen sana şükredecekler.
Mezmurlar 52:10
·
Tevrat
וַאֲנִ֤י כְּזַ֣יִת רַ֭עֲנָן בְּבֵ֣ית אֱלֹהִ֑ים בָּטַ֥חְתִּי בְחֶֽסֶד־אֱ֝לֹהִ֗ים עוֹלָ֥ם וָעֶֽד
Ve ben Tanrı'nın evinde yeşil zeytin ağacı gibiyim; sonsuzlara dek Tanrı'nın sadakatine güvendim.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 3:28
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֤ע דָּוִד֙ מֵאַ֣חֲרֵי כֵ֔ן וַיֹּ֗אמֶר נָקִ֨י אָנֹכִ֧י וּמַמְלַכְתִּ֛י מֵעִ֥ם יְהוָ֖ה עַד־עוֹלָ֑ם מִדְּמֵ֖י אַבְנֵ֥ר בֶּן־נֵֽר
Davut bundan sonra duydu ve dedi: 'Ben ve krallığım, Ner oğlu Avner'in kanından Yahve nezdinde sonsuza kadar suçsuzuz.
Yeşaya 9:5
·
Tevrat
כִּי־יֶ֣לֶד יֻלַּד־לָ֗נוּ בֵּ֚ן נִתַּן־לָ֔נוּ וַתְּהִ֥י הַמִּשְׂרָ֖ה עַל־שִׁכְמ֑וֹ וַיִּקְרָ֨א שְׁמ֜וֹ פֶּ֠לֶא יוֹעֵץ֙ אֵ֣ל גִּבּ֔וֹר אֲבִי עַ֖ד שַׂר־שָׁלֽוֹם
Çünkü bize bir çocuk doğuruldu, bize bir oğul verildi; ve yönetim onun omzunun üzerinde oldu ve onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı, Sonsuzluğun Babası, Barış Yöneticisi çağrıldı.
Yeşaya 26:4
·
Tevrat
בִּטְח֥וּ בַֽיהוָ֖ה עֲדֵי־עַ֑ד כִּ֚י בְּיָ֣הּ יְהוָ֔ה צ֖וּר עוֹלָמִֽים
Sonsuza dek Yahve'ye güvenin; çünkü Yah Yahve sonsuzlukların kayasıdır.
Yeşaya 57:15
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר רָ֣ם וְנִשָּׂ֗א שֹׁכֵ֥ן עַד֙ וְקָד֣וֹשׁ שְׁמ֔וֹ מָר֥וֹם וְקָד֖וֹשׁ אֶשְׁכּ֑וֹן וְאֶת־דַּכָּא֙ וּשְׁפַל־ר֔וּחַ לְהַחֲיוֹת֙ ר֣וּחַ שְׁפָלִ֔ים וּֽלְהַחֲי֖וֹת לֵ֥ב נִדְכָּאִֽים
Çünkü sonsuzlukta oturan ve ismi kutsal olan, yüce ve kalkık olan şöyle dedi: Yüksekte ve kutsal yerde otururum; ve alçakgönüllülerin ruhunu yaşatmak ve ezilmişlerin kalbini yaşatmak için ezilmiş ve alçakgönüllü olanla birlikteyim.
Yeşaya 65:18
·
Tevrat
כִּֽי־אִם־שִׂ֤ישׂוּ וְגִ֨ילוּ֙ עֲדֵי־עַ֔ד אֲשֶׁ֖ר אֲנִ֣י בוֹרֵ֑א כִּי֩ הִנְנִ֨י בוֹרֵ֧א אֶת־יְרוּשָׁלִַ֛ם גִּילָ֖ה וְעַמָּ֥הּ מָשֽׂוֹשׂ
Ancak yarattığım şeyle sonsuza dek sevinin ve coşun; çünkü işte ben Yeruşalim'i coşku ve halkını sevinç yaratıyorum.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Mezmurlar 83:18
·
Tevrat
יֵבֹ֖שׁוּ וְיִבָּהֲל֥וּ עֲדֵי־עַ֗ד וְֽיַחְפְּר֥וּ וְיֹאבֵֽדוּ
Sonsuza dek utansınlar ve dehşete düşsünler ve rezil olsunlar ve yok olsunlar.
Mezmurlar 92:8
·
Tevrat
בִּפְרֹ֤חַ רְשָׁעִ֨ים כְּמ֥וֹ עֵ֗שֶׂב וַ֭יָּצִיצוּ כָּל־פֹּ֣עֲלֵי אָ֑וֶן לְהִשָּֽׁמְדָ֥ם עֲדֵי־עַֽד
Kötüler ot gibi filizlendiğinde ve bütün kötülük yapanlar çiçek açtığında, sonsuza dek yok edilmeleri içindir.
Mezmurlar 132:12
·
Tevrat
אִֽם־יִשְׁמְר֬וּ בָנֶ֨יךָ בְּרִיתִי֮ וְעֵדֹתִ֥י ז֗וֹ אֲלַ֫מְּדֵ֥ם גַּם־בְּנֵיהֶ֥ם עֲדֵי־עַ֑ד יֵ֝שְׁב֗וּ לְכִסֵּא־לָֽךְ
Eğer oğulların antlaşmamı ve onlara öğreteceğim bu tanıklığımı tutarlarsa; onların oğulları da sonsuza dek senin tahtına oturacaklar.
Mezmurlar 132:14
·
Tevrat
זֹאת־מְנוּחָתִ֥י עֲדֵי־עַ֑ד פֹּֽה־אֵ֝שֵׁ֗ב כִּ֣י אִוִּתִֽיהָ
Bu sonsuza dek benim dinlenme yerimdir; burada oturacağım, çünkü onu arzuladım.
Çölde Sayım 24:20
·
Tevrat
וַיַּרְא֙ אֶת־עֲמָלֵ֔ק וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר רֵאשִׁ֤ית גּוֹיִם֙ עֲמָלֵ֔ק וְאַחֲרִית֖וֹ עֲדֵ֥י אֹבֵֽד
Amalek'i gördü, meselini kaldırdı ve dedi: 'Ulusların ilki Amalek'tir, ama onun sonu yıkıma kadardır.'
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 10:16
·
Tevrat
יְהוָ֣ה מֶ֭לֶךְ עוֹלָ֣ם וָעֶ֑ד אָבְד֥וּ ג֝וֹיִ֗ם מֵֽאַרְצֽוֹ
Yahve sonsuzluk ve ebediyet kralıdır; uluslar onun yerinden yok oldu.
Mezmurlar 45:7
·
Tevrat
כִּסְאֲךָ֣ אֱ֭לֹהִים עוֹלָ֣ם וָעֶ֑ד שֵׁ֥בֶט מִ֝ישֹׁ֗ר שֵׁ֣בֶט מַלְכוּתֶֽךָ
Tahtın ey Tanrı sonsuz ve ebedidir; krallığının asası adalet asasıdır.
Mezmurlar 48:15
·
Tevrat
כִּ֤י זֶ֨ה אֱלֹהִ֣ים אֱ֭לֹהֵינוּ עוֹלָ֣ם וָעֶ֑ד ה֖וּא יְנַהֲגֵ֣נוּ עַל־מֽוּת
Çünkü bu Tanrı sonsuza dek bizim Tanrımızdır; o ölüme kadar bize rehberlik edecektir.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 45:17
·
Tevrat
יִשְׂרָאֵל֙ נוֹשַׁ֣ע בַּיהוָ֔ה תְּשׁוּעַ֖ת עוֹלָמִ֑ים לֹא־תֵבֹ֥שׁוּ וְלֹא־תִכָּלְמ֖וּ עַד־ע֥וֹלְמֵי עַֽד
İsrail Yahve tarafından sonsuz bir kurtuluşla kurtarıldı; sonsuzlukların sonsuzluğuna kadar utanmayacaksınız ve rezil olmayacaksınız.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 49:27
·
Tevrat
בִּנְיָמִין֙ זְאֵ֣ב יִטְרָ֔ף בַּבֹּ֖קֶר יֹ֣אכַל עַ֑ד וְלָעֶ֖רֶב יְחַלֵּ֥ק שָׁלָֽל
Bünyamin parçalayacak bir kurttur; sabahta avı yiyecek, ve akşamda ganimeti bölecek.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 33:23
·
Tevrat
נִטְּשׁ֖וּ חֲבָלָ֑יִךְ בַּל־יְחַזְּק֤וּ כֵן־תָּרְנָם֙ בַּל־פָּ֣רְשׂוּ נֵ֔ס אָ֣ז חֻלַּ֤ק עַֽד־שָׁלָל֙ מַרְבֶּ֔ה פִּסְחִ֖ים בָּ֥זְזוּ בַֽז
İplerin gevşedi; direklerinin tabanını sağlamlaştıramadılar, yelken açamadılar; o zaman bol ganimet payı bölüşüldü, topallar bile yağma yağmaladı.
Örnek Ayetler (1)
Sefanya 3:8
·
Tevrat
לָכֵ֤ן חַכּוּ־לִי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה לְי֖וֹם קוּמִ֣י לְעַ֑ד כִּ֣י מִשְׁפָּטִי֩ לֶאֱסֹ֨ף גּוֹיִ֜ם לְקָבְצִ֣י מַמְלָכ֗וֹת לִשְׁפֹּ֨ךְ עֲלֵיהֶ֤ם זַעְמִי֙ כֹּ֚ל חֲר֣וֹן אַפִּ֔י כִּ֚י בְּאֵ֣שׁ קִנְאָתִ֔י תֵּאָכֵ֖ל כָּל־הָאָֽרֶץ
Bu nedenle beni bekleyin, Yahve'nin bildirisidir, tanık olarak kalkacağım gün için; çünkü kararım ulusları toplamak, krallıkları bir araya getirmektir; üzerlerine öfkemi, kızgınlığımın tüm ateşini dökmek içindir; çünkü kıskançlığımın ateşiyle bütün yer yutulacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 64:5
·
Tevrat
וַנְּהִ֤י כַטָּמֵא֙ כֻּלָּ֔נוּ וּכְבֶ֥גֶד עִדִּ֖ים כָּל־צִדְקֹתֵ֑ינוּ וַנָּ֤בֶל כֶּֽעָלֶה֙ כֻּלָּ֔נוּ וַעֲוֺנֵ֖נוּ כָּר֥וּחַ יִשָּׂאֻֽנוּ
Ve hepimiz kirli gibi olduk ve bütün doğruluklarımız kirli giysi gibi oldu; ve hepimiz yaprak gibi solduk ve suçlarımız rüzgar gibi bizi taşıyor.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 15:22
·
Tevrat
וְקִינָ֥ה וְדִֽימוֹנָ֖ה וְעַדְעָדָֽה
Kina, Dimona ve Adada,
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 39:2
·
Tevrat
אָמַ֗רְתִּי אֶֽשְׁמְרָ֣ה דְרָכַי֮ מֵחֲט֪וֹא בִלְשׁ֫וֹנִ֥י אֶשְׁמְרָ֥ה לְפִ֥י מַחְס֑וֹם בְּעֹ֖ד רָשָׁ֣ע לְנֶגְדִּֽי
Dedim: 'Dilimle günah işlemekten yollarımı koruyacağım; kötü kişi karşımda oldukça ağzımı gem ile koruyacağım.'
Örnek Ayetler (5 / 1016)
Hakimler 1:21
·
Tevrat
וְאֶת־הַיְבוּסִי֙ יֹשֵׁ֣ב יְרֽוּשָׁלִַ֔ם לֹ֥א הוֹרִ֖ישׁוּ בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֑ן וַיֵּ֨שֶׁב הַיְבוּסִ֜י אֶת־בְּנֵ֤י בִנְיָמִן֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Binyamin oğulları Yeruşalim'de oturan Yebusluyu kovmadılar; böylece Yebuslu bu güne kadar Yeruşalim'de Binyamin oğullarıyla oturdu.
Hakimler 1:26
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ הָאִ֔ישׁ אֶ֖רֶץ הַחִתִּ֑ים וַיִּ֣בֶן עִ֗יר וַיִּקְרָ֤א שְׁמָהּ֙ ל֔וּז ה֣וּא שְׁמָ֔הּ עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Adam Hititlerin diyarına gitti, bir şehir inşa etti ve adını Luz koydu; bu güne kadar onun adı budur.
Hakimler 3:3
·
Tevrat
חֲמֵ֣שֶׁת סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וְכָל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַצִּ֣ידֹנִ֔י וְהַ֣חִוִּ֔י יֹשֵׁ֖ב הַ֣ר הַלְּבָנ֑וֹן מֵהַר֙ בַּ֣עַל חֶרְמ֔וֹן עַ֖ד לְב֥וֹא חֲמָֽת
Filistlilerin beş beyi, bütün Kenanlı, Tsidonlu ve Baal-Hermon dağından Hamat'ın girişine kadar Lübnan dağında oturan Hivli.
Hakimler 3:25
·
Tevrat
וַיָּחִ֣ילוּ עַד־בּ֔וֹשׁ וְהְנֵּ֛ה אֵינֶ֥נּוּ פֹתֵ֖חַ דַּלְת֣וֹת הָֽעֲלִיָּ֑ה וַיִּקְח֤וּ אֶת־הַמַּפְתֵּ֨חַ֙ וַיִּפְתָּ֔חוּ וְהִנֵּה֙ אֲדֹ֣נֵיהֶ֔ם נֹפֵ֥ל אַ֖רְצָה מֵֽת
Utanıncaya kadar beklediler; ve işte, üst odanın kapılarını açmıyordu. Anahtarı alıp açtılar; ve işte, efendileri yere ölü düşmüştü.
Hakimler 3:26
·
Tevrat
וְאֵה֥וּד נִמְלַ֖ט עַ֣ד הִֽתְמַהְמְהָ֑ם וְהוּא֙ עָבַ֣ר אֶת־הַפְּסִילִ֔ים וַיִּמָּלֵ֖ט הַשְּׂעִירָֽתָה
Ehud, onlar oyalanırken kaçtı; o, putları geçti ve Seira'ya kaçtı.
Örnek Ayetler (3 / 222)
Hakimler 11:13
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ מֶ֨לֶךְ בְּנֵי־עַמּ֜וֹן אֶל־מַלְאֲכֵ֣י יִפְתָּ֗ח כִּֽי־לָקַ֨ח יִשְׂרָאֵ֤ל אֶת־אַרְצִי֙ בַּעֲלוֹת֣וֹ מִמִּצְרַ֔יִם מֵאַרְנ֥וֹן וְעַד־הַיַּבֹּ֖ק וְעַד־הַיַּרְדֵּ֑ן וְעַתָּ֕ה הָשִׁ֥יבָה אֶתְהֶ֖ן בְּשָׁלֽוֹם
Ammon oğullarının kralı Yiftah'ın habercilerine dedi: 'Çünkü İsrail Mısır'dan çıktığında Arnon'dan Yabbok'a ve Yarden'e kadar yerimi aldı. Ve şimdi onları barışla geri ver.'
Hakimler 11:22
·
Tevrat
וַיִּ֣ירְשׁ֔וּ אֵ֖ת כָּל־גְּב֣וּל הָאֱמֹרִ֑י מֵֽאַרְנוֹן֙ וְעַד־הַיַּבֹּ֔ק וּמִן־הַמִּדְבָּ֖ר וְעַד־הַיַּרְדֵּֽן
Ve Amorlunun bütün sınırını, Arnon'dan Yabbok'a kadar ve çölden Yarden'e kadar mülk edindiler.
Hakimler 11:33
·
Tevrat
וַיַּכֵּ֡ם מֵעֲרוֹעֵר֩ וְעַד־בּוֹאֲךָ֨ מִנִּ֜ית עֶשְׂרִ֣ים עִ֗יר וְעַד֙ אָבֵ֣ל כְּרָמִ֔ים מַכָּ֖ה גְּדוֹלָ֣ה מְאֹ֑ד וַיִּכָּֽנְעוּ֙ בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן מִפְּנֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve onları Aroer'den Minnit'e varıncaya kadar yirmi şehir ve Avel-Keramim'e kadar çok büyük bir vuruşla vurdu. Ve Ammon oğulları İsrail oğullarının önünde boyun eğdiler.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Amos 4:6
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִי֩ נָתַ֨תִּי לָכֶ֜ם נִקְי֤וֹן שִׁנַּ֨יִם֙ בְּכָל־עָ֣רֵיכֶ֔ם וְחֹ֣סֶר לֶ֔חֶם בְּכֹ֖ל מְקוֹמֹֽתֵיכֶ֑ם וְלֹֽא־שַׁבְתֶּ֥ם עָדַ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
'Ve ben de bütün şehirlerinizde size diş temizliği ve bütün yerlerinizde ekmek eksikliği verdim; ama bana dönmediniz,' Yahve'nin bildirisidir.
Amos 4:8
·
Tevrat
וְנָע֡וּ שְׁתַּיִם֩ שָׁלֹ֨שׁ עָרִ֜ים אֶל־עִ֥יר אַחַ֛ת לִשְׁתּ֥וֹת מַ֖יִם וְלֹ֣א יִשְׂבָּ֑עוּ וְלֹֽא־שַׁבְתֶּ֥ם עָדַ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
'Ve iki üç şehir su içmek için bir şehre dolaştılar ve doymadılar; ama bana dönmediniz,' Yahve'nin bildirisidir.
Amos 4:9
·
Tevrat
הִכֵּ֣יתִי אֶתְכֶם֮ בַּשִּׁדָּפ֣וֹן וּבַיֵּרָקוֹן֒ הַרְבּ֨וֹת גַּנּוֹתֵיכֶ֧ם וְכַרְמֵיכֶ֛ם וּתְאֵנֵיכֶ֥ם וְזֵיתֵיכֶ֖ם יֹאכַ֣ל הַגָּזָ֑ם וְלֹֽא־שַׁבְתֶּ֥ם עָדַ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
'Sizi sam yeliyle ve küfle vurdum; bahçeleriniz, bağlarınız, incirleriniz ve zeytinleriniz çoğaldığında tırtıl yedi; ama bana dönmediniz,' Yahve'nin bildirisidir.
Amos 4:10
·
Tevrat
שִׁלַּ֨חְתִּי בָכֶ֥ם דֶּ֨בֶר֙ בְּדֶ֣רֶךְ מִצְרַ֔יִם הָרַ֤גְתִּי בַחֶ֨רֶב֙ בַּח֣וּרֵיכֶ֔ם עִ֖ם שְׁבִ֣י סֽוּסֵיכֶ֑ם וָאַעֲלֶ֞ה בְּאֹ֤שׁ מַחֲנֵיכֶם֙ וּֽבְאַפְּכֶ֔ם וְלֹֽא־שַׁבְתֶּ֥ם עָדַ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
'Mısır yolunda aranıza salgın hastalık gönderdim; atlarınızın esaretiyle birlikte gençlerinizi kılıçla öldürdüm ve ordugahlarınızın kokusunu burnunuza çıkardım; ama bana dönmediniz,' Yahve'nin bildirisidir.
Amos 4:11
·
Tevrat
הָפַ֣כְתִּי בָכֶ֗ם כְּמַהְפֵּכַ֤ת אֱלֹהִים֙ אֶת־סְדֹ֣ם וְאֶת־עֲמֹרָ֔ה וַתִּהְי֕וּ כְּא֖וּד מֻצָּ֣ל מִשְׂרֵפָ֑ה וְלֹֽא־שַׁבְתֶּ֥ם עָדַ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
'Tanrı'nın Sodom'u ve Gomora'yı yıkımı gibi aranızda yıktım ve yangından kurtarılmış bir odun gibi oldunuz; ama bana dönmediniz,' Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşaya 26:4
·
Tevrat
בִּטְח֥וּ בַֽיהוָ֖ה עֲדֵי־עַ֑ד כִּ֚י בְּיָ֣הּ יְהוָ֔ה צ֖וּר עוֹלָמִֽים
Sonsuza dek Yahve'ye güvenin; çünkü Yah Yahve sonsuzlukların kayasıdır.
Yeşaya 65:18
·
Tevrat
כִּֽי־אִם־שִׂ֤ישׂוּ וְגִ֨ילוּ֙ עֲדֵי־עַ֔ד אֲשֶׁ֖ר אֲנִ֣י בוֹרֵ֑א כִּי֩ הִנְנִ֨י בוֹרֵ֧א אֶת־יְרוּשָׁלִַ֛ם גִּילָ֖ה וְעַמָּ֥הּ מָשֽׂוֹשׂ
Ancak yarattığım şeyle sonsuza dek sevinin ve coşun; çünkü işte ben Yeruşalim'i coşku ve halkını sevinç yaratıyorum.
Mezmurlar 104:23
·
Tevrat
יֵצֵ֣א אָדָ֣ם לְפָעֳל֑וֹ וְֽלַעֲבֹ֖דָת֣וֹ עֲדֵי־עָֽרֶב
İnsan işine ve akşama kadar hizmetine çıkar.
Mezmurlar 147:6
·
Tevrat
מְעוֹדֵ֣ד עֲנָוִ֣ים יְהוָ֑ה מַשְׁפִּ֖יל רְשָׁעִ֣ים עֲדֵי־אָֽרֶץ
Yahve mazlumları destekler; kötüleri yere kadar alçaltır.
Eyüp 7:4
·
Tevrat
אִם־שָׁכַ֗בְתִּי וְאָמַ֗רְתִּי מָתַ֣י אָ֭קוּם וּמִדַּד־עָ֑רֶב וְשָׂבַ֖עְתִּי נְדֻדִ֣ים עֲדֵי־נָֽשֶׁף
Eğer yatarsam ve derim: 'Ne zaman kalkacağım?' Ve akşam uzar ve alacakaranlığa kadar dönüp durmalara doyarım.
Örnek Ayetler (3)
Mika 4:8
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה מִגְדַּל־עֵ֗דֶר עֹ֛פֶל בַּת־צִיּ֖וֹן עָדֶ֣יךָ תֵּאתֶ֑ה וּבָאָ֗ה הַמֶּמְשָׁלָה֙ הָרִ֣אשֹׁנָ֔ה מַמְלֶ֖כֶת לְבַ֥ת־יְרוּשָׁלִָֽם
Ve sen, sürü kulesi, Siyon kızının tepesi, sana gelecek; ve ilk egemenlik, Yeruşalim kızına krallık gelecek.
Mezmurlar 65:3
·
Tevrat
שֹׁמֵ֥עַ תְּפִלָּ֑ה עָ֝דֶ֗יךָ כָּל־בָּשָׂ֥ר יָבֹֽאוּ
Duayı işiten, her beşer sana gelecekler.
Eyüp 4:5
·
Tevrat
כִּ֤י עַתָּ֨ה תָּב֣וֹא אֵלֶ֣יךָ וַתֵּ֑לֶא תִּגַּ֥ע עָ֝דֶ֗יךָ וַתִּבָּהֵֽל
Çünkü şimdi sana geliyor ve yoruluyorsun; sana dokunuyor ve dehşete düşüyorsun.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 42:2
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֞וּ אֶֽל־יִרְמְיָ֣הוּ הַנָּבִ֗יא תִּפָּל־נָ֤א תְחִנָּתֵ֨נוּ֙ לְפָנֶ֔יךָ וְהִתְפַּלֵּ֤ל בַּעֲדֵ֨נוּ֙ אֶל־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּעַ֖ד כָּל־הַשְּׁאֵרִ֣ית הַזֹּ֑את כִּֽי־נִשְׁאַ֤רְנוּ מְעַט֙ מֵֽהַרְבֵּ֔ה כַּאֲשֶׁ֥ר עֵינֶ֖יךָ רֹא֥וֹת אֹתָֽנוּ
ve peygamber Yeremya'ya dediler: 'Lütfen yalvarışımız yüzünün önüne düşsün ve Tanrın Yahve'ye bizim için, bu bütün kalıntı için dua et; çünkü gözlerinin bizi gördüğü gibi çoktan az kaldık.
Yeremya 42:20
·
Tevrat
כִּ֣י הִתְעֵיתֶם֮ בְּנַפְשֽׁוֹתֵיכֶם֒ כִּֽי־אַתֶּ֞ם שְׁלַחְתֶּ֣ם אֹתִ֗י אֶל־יְהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ לֵאמֹ֔ר הִתְפַּלֵּ֣ל בַּעֲדֵ֔נוּ אֶל־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וּכְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר יֹאמַ֜ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ כֵּ֥ן הַגֶּד־לָ֖נוּ וְעָשִֽׂינוּ
Çünkü canlarınızı aldattınız; çünkü siz beni Tanrınız Yahve'ye gönderdiniz, diyerek: 'Bizim için Tanrımız Yahve'ye dua et; ve Tanrımız Yahve'nin diyeceği her şeye göre bize bildir, ve yapacağız.'