124
Kullanım
11
Lemma
43
Türev
71
Anlam
11 lemma, 43 türev form
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 46:10
·
Tevrat
מַשְׁבִּ֥ית מִלְחָמוֹת֮ עַד־קְצֵ֪ה הָ֫אָ֥רֶץ קֶ֣שֶׁת יְ֭שַׁבֵּר וְקִצֵּ֣ץ חֲנִ֑ית עֲ֝גָל֗וֹת יִשְׂרֹ֥ף בָּאֵֽשׁ
Yerin ucuna kadar savaşları durdurur; yayı kırar ve mızrağı parçalar, arabaları ateşte yakar.
Yaratılış 45:19
·
Tevrat
וְאַתָּ֥ה צֻוֵּ֖יתָה זֹ֣את עֲשׂ֑וּ קְחוּ־לָכֶם֩ מֵאֶ֨רֶץ מִצְרַ֜יִם עֲגָל֗וֹת לְטַפְּכֶם֙ וְלִנְשֵׁיכֶ֔ם וּנְשָׂאתֶ֥ם אֶת־אֲבִיכֶ֖ם וּבָאתֶֽם
Ve sen buyruluyorsun: Bunu yapın; çocuklarınız için ve kadınlarınız için Mısır diyarından kendinize arabalar alın ve babanızı taşıyın ve gelin.
Yaratılış 45:21
·
Tevrat
וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵן֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּתֵּ֨ן לָהֶ֥ם יוֹסֵ֛ף עֲגָל֖וֹת עַל־פִּ֣י פַרְעֹ֑ה וַיִּתֵּ֥ן לָהֶ֛ם צֵדָ֖ה לַדָּֽרֶךְ
Ve İsrail'in oğulları böyle yaptılar; ve Yusuf Firavun'un buyruğuna göre onlara arabalar verdi ve onlara yol için azık verdi.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 6:7
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה קְח֨וּ וַעֲשׂ֜וּ עֲגָלָ֤ה חֲדָשָׁה֙ אֶחָ֔ת וּשְׁתֵּ֤י פָרוֹת֙ עָל֔וֹת אֲשֶׁ֛ר לֹא־עָלָ֥ה עֲלֵיהֶ֖ם עֹ֑ל וַאֲסַרְתֶּ֤ם אֶת־הַפָּרוֹת֙ בָּעֲגָלָ֔ה וַהֲשֵׁיבֹתֶ֧ם בְּנֵיהֶ֛ם מֵאַחֲרֵיהֶ֖ם הַבָּֽיְתָה
'Şimdi alın ve yeni bir araba ile üzerlerine boyunduruk çıkmamış iki emzikli inek hazırlayın. İnekleri arabaya bağlayın ve yavrularını arkalarından eve geri götürün.'
1. Samuel 6:10
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂ֤וּ הָאֲנָשִׁים֙ כֵּ֔ן וַיִּקְח֗וּ שְׁתֵּ֤י פָרוֹת֙ עָל֔וֹת וַיַּאַסְר֖וּם בָּעֲגָלָ֑ה וְאֶת־בְּנֵיהֶ֖ם כָּל֥וּ בַבָּֽיִת
Adamlar böyle yaptılar; emziren iki inek aldılar ve onları arabaya bağladılar, yavrularını da eve kapattılar.
1. Tarihler 13:7
·
Tevrat
וַיַּרְכִּ֜יבוּ אֶת־אֲר֤וֹן הָאֱלֹהִים֙ עַל־עֲגָלָ֣ה חֲדָשָׁ֔ה מִבֵּ֖ית אֲבִינָדָ֑ב וְעֻזָּ֣א וְאַחְי֔וֹ נֹהֲגִ֖ים בָּעֲגָלָֽה
Ve Tanrı'nın sandığını Avinadav'ın evinden yeni bir arabaya bindirdiler; ve Uzza ve Ahyo arabayı sürüyorlardı.
Örnek Ayetler (3)
Çölde Sayım 7:6
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח מֹשֶׁ֔ה אֶת־הָעֲגָלֹ֖ת וְאֶת־הַבָּקָ֑ר וַיִּתֵּ֥ן אוֹתָ֖ם אֶל־הַלְוִיִּֽם
Ve Musa arabaları ve sığırları aldı, ve onları Levililere verdi.
Çölde Sayım 7:7
·
Tevrat
אֵ֣ת שְׁתֵּ֣י הָעֲגָלֹ֗ת וְאֵת֙ אַרְבַּ֣עַת הַבָּקָ֔ר נָתַ֖ן לִבְנֵ֣י גֵרְשׁ֑וֹן כְּפִ֖י עֲבֹדָתָֽם
İki arabayı ve dört sığırı Gerşon oğullarına hizmetlerine göre verdi.
Çölde Sayım 7:8
·
Tevrat
וְאֵ֣ת אַרְבַּ֣ע הָעֲגָלֹ֗ת וְאֵת֙ שְׁמֹנַ֣ת הַבָּקָ֔ר נָתַ֖ן לִבְנֵ֣י מְרָרִ֑י כְּפִי֙ עֲבֹ֣דָתָ֔ם בְּיַד֙ אִֽיתָמָ֔ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵֽן
Ve dört arabayı ve sekiz sığırı Merari oğullarına hizmetlerine göre, kâhin Harun'un oğlu İtamar'ın elinde verdi.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 28:28
·
Tevrat
לֶ֣חֶם יוּדָ֔ק כִּ֛י לֹ֥א לָנֶ֖צַח אָד֣וֹשׁ יְדוּשֶׁ֑נּוּ וְ֠הָמַם גִּלְגַּ֧ל עֶגְלָת֛וֹ וּפָרָשָׁ֖יו לֹֽא־יְדֻקֶּֽנּוּ
Ekmeklik tahıl ezilir, çünkü onu sonsuza dek döverek dövmez; ve arabasının tekerleğini ve atlılarını harekete geçirse de onu ezmez.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 45:27
·
Tevrat
וַיְדַבְּר֣וּ אֵלָ֗יו אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֤י יוֹסֵף֙ אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם וַיַּרְא֙ אֶת־הָ֣עֲגָל֔וֹת אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח יוֹסֵ֖ף לָשֵׂ֣את אֹת֑וֹ וַתְּחִ֕י ר֖וּחַ יַעֲקֹ֥ב אֲבִיהֶֽם
Ve Yusuf'un onlara konuştuğu bütün sözlerini ona konuştular; ve Yusuf'un onu taşımak için gönderdiği arabaları gördü ve babaları Yakup'un ruhu canlandı.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 6:14
·
Tevrat
וְהָעֲגָלָ֡ה בָּ֠אָה אֶל־שְׂדֵ֨ה יְהוֹשֻׁ֤עַ בֵּֽית־הַשִּׁמְשִׁי֙ וַתַּעֲמֹ֣ד שָׁ֔ם וְשָׁ֖ם אֶ֣בֶן גְּדוֹלָ֑ה וַֽיְבַקְּעוּ֙ אֶת־עֲצֵ֣י הָעֲגָלָ֔ה וְאֶת־הַ֨פָּר֔וֹת הֶעֱל֥וּ עֹלָ֖ה לַיהוָֽה
Araba Beyt-Şemeşli Yeşu'nun tarlasına geldi ve orada durdu; orada büyük bir taş vardı. Arabanın odunlarını yardılar ve inekleri Yahve'ye yakmalık sunu olarak sundular.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 7:3
·
Tevrat
וַיָּבִ֨יאוּ אֶת־קָרְבָּנָ֜ם לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה שֵׁשׁ־עֶגְלֹ֥ת צָב֙ וּשְׁנֵ֣י עָשָׂ֣ר בָּקָ֔ר עֲגָלָ֛ה עַל־שְׁנֵ֥י הַנְּשִׂאִ֖ים וְשׁ֣וֹר לְאֶחָ֑ד וַיַּקְרִ֥יבוּ אוֹתָ֖ם לִפְנֵ֥י הַמִּשְׁכָּֽן
Ve sunularını Yahve'nin önüne getirdiler: Altı örtülü araba ve on iki sığır; iki önder üzerine bir araba ve birine bir boğa; ve onları konutun önüne sundular.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 46:5
·
Tevrat
וַיָּ֥קָם יַעֲקֹ֖ב מִבְּאֵ֣ר שָׁ֑בַע וַיִּשְׂא֨וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־יַעֲקֹ֣ב אֲבִיהֶ֗ם וְאֶת־טַפָּם֙ וְאֶת־נְשֵׁיהֶ֔ם בָּעֲגָל֕וֹת אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח פַּרְעֹ֖ה לָשֵׂ֥את אֹתֽוֹ
Ve Yakup Beer-Şeva'dan kalktı; ve İsrail'in oğulları babaları Yakup'u ve çocuklarını ve kadınlarını, Firavun'un onu taşımak için gönderdiği arabalarda taşıdılar.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 48:34
·
Tevrat
מִזַּעֲקַ֨ת חֶשְׁבּ֜וֹן עַד־אֶלְעָלֵ֗ה עַד־יַ֨הַץ֙ נָתְנ֣וּ קוֹלָ֔ם מִצֹּ֨עַר֙ עַד־חֹ֣רֹנַ֔יִם עֶגְלַ֖ת שְׁלִֽשִׁיָּ֑ה כִּ֚י גַּם־מֵ֣י נִמְרִ֔ים לִמְשַׁמּ֖וֹת יִהְיֽוּ
Heşbon'un feryadından Elale'ye kadar, Yahats'a kadar onların sesini verdiler; Tsoar'dan Horonayim'e kadar, üç yaşında düve gibi; çünkü Nimrim'in suları da dehşetlere dönecek.
1. Samuel 16:2
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ אֵ֣יךְ אֵלֵ֔ךְ וְשָׁמַ֥ע שָׁא֖וּל וַהֲרָגָ֑נִי וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֗ה עֶגְלַ֤ת בָּקָר֙ תִּקַּ֣ח בְּיָדֶ֔ךָ וְאָ֣מַרְתָּ֔ לִזְבֹּ֥חַ לַֽיהוָ֖ה בָּֽאתִי
Samuel dedi: 'Nasıl gideyim? Şaul duyarsa beni öldürür.' Yahve dedi: 'Eline bir sığır düvesi al ve de ki: Yahve'ye kurban etmek için geldim.'
Yeşaya 7:21
·
Tevrat
וְהָיָ֖ה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא יְחַיֶּה־אִ֛ישׁ עֶגְלַ֥ת בָּקָ֖ר וּשְׁתֵּי־צֹֽאן
Ve o günde bir adam bir sığır düvesini ve iki koyun yaşatacaktır.
Yeşaya 15:5
·
Tevrat
לִבִּי֙ לְמוֹאָ֣ב יִזְעָ֔ק בְּרִיחֶ֕הָ עַד־צֹ֖עַר עֶגְלַ֣ת שְׁלִשִׁיָּ֑ה כִּ֣י מַעֲלֵ֣ה הַלּוּחִ֗ית בִּבְכִי֙ יַֽעֲלֶה־בּ֔וֹ כִּ֚י דֶּ֣רֶךְ חוֹרֹנַ֔יִם זַעֲקַת־שֶׁ֖בֶר יְעֹעֵֽרוּ
Kalbim Moav için çığlık atıyor, onun kaçakları Tsoar'a, üç yıllık düveye kadar; çünkü Luhit yokuşunda ağlayışla onda çıkıyor, çünkü Horonayim yolunda kırılma çığlığını uyandırıyorlar.
Yasa'nın Tekrarı 21:3
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה הָעִ֔יר הַקְּרֹבָ֖ה אֶל־הֶחָלָ֑ל וְלָֽקְח֡וּ זִקְנֵי֩ הָעִ֨יר הַהִ֜וא עֶגְלַ֣ת בָּקָ֗ר אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־עֻבַּד֙ בָּ֔הּ אֲשֶׁ֥ר לֹא־מָשְׁכָ֖ה בְּעֹֽל
Öldürülmüş olana yakın olan şehir olacak; ve o şehrin ihtiyarları, kendisiyle çalıştırılmamış, boyunduruk çekmemiş bir sığır düvesi alacaklar.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 46:20
·
Tevrat
עֶגְלָ֥ה יְפֵֽה־פִיָּ֖ה מִצְרָ֑יִם קֶ֥רֶץ מִצָּפ֖וֹן בָּ֥א בָֽא
Mısır çok güzel bir düvedir; kuzeyden bir at sineği geliyor, geliyor.
Hoşea 10:11
·
Tevrat
וְאֶפְרַ֜יִם עֶגְלָ֤ה מְלֻמָּדָה֙ אֹהַ֣בְתִּי לָד֔וּשׁ וַאֲנִ֣י עָבַ֔רְתִּי עַל־ט֖וּב צַוָּארָ֑הּ אַרְכִּ֤יב אֶפְרַ֨יִם֙ יַחֲר֣וֹשׁ יְהוּדָ֔ה יְשַׂדֶּד־ל֖וֹ יַעֲקֹֽב
Ve Efrayim harman dövmeyi seven eğitilmiş düvedir; ve ben onun boynunun güzelliği üzerinden geçtim; Efrayim'e bindireceğim, Yahuda sürecek, Yakup kendine tırmıklayacak.
Yaratılış 15:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו קְחָ֥ה לִי֙ עֶגְלָ֣ה מְשֻׁלֶּ֔שֶׁת וְעֵ֥ז מְשֻׁלֶּ֖שֶׁת וְאַ֣יִל מְשֻׁלָּ֑שׁ וְתֹ֖ר וְגוֹזָֽל
Ona dedi: 'Bana üç yaşında bir düve, üç yaşında bir keçi, üç yaşında bir koç, bir kumru ve bir güvercin yavrusu al.'
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 21:4
·
Tevrat
וְהוֹרִ֡דוּ זִקְנֵי֩ הָעִ֨יר הַהִ֤וא אֶת־הָֽעֶגְלָה֙ אֶל־נַ֣חַל אֵיתָ֔ן אֲשֶׁ֛ר לֹא־יֵעָבֵ֥ד בּ֖וֹ וְלֹ֣א יִזָּרֵ֑עַ וְעָֽרְפוּ־שָׁ֥ם אֶת־הָעֶגְלָ֖ה בַּנָּֽחַל
O şehrin ihtiyarları düveyi, içinde çalışılmayan ve ekilmeyen sürekli akan bir vadiye indirecekler; ve orada, vadide düvenin boynunu kıracaklar.
Yasa'nın Tekrarı 21:6
·
Tevrat
וְכֹ֗ל זִקְנֵי֙ הָעִ֣יר הַהִ֔וא הַקְּרֹבִ֖ים אֶל־הֶחָלָ֑ל יִרְחֲצוּ֙ אֶת־יְדֵיהֶ֔ם עַל־הָעֶגְלָ֖ה הָעֲרוּפָ֥ה בַנָּֽחַל
Ve öldürülmüş olana yakın olan o şehrin bütün ihtiyarları, vadide boynu kırılmış olan düvenin üzerinde ellerini yıkayacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 14:18
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמְרוּ לוֹ֩ אַנְשֵׁ֨י הָעִ֜יר בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י בְּטֶ֨רֶם֙ יָבֹ֣א הַחַ֔רְסָה מַה־מָּת֣וֹק מִדְּבַ֔שׁ וּמֶ֥ה עַ֖ז מֵאֲרִ֑י וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם לוּלֵא֙ חֲרַשְׁתֶּ֣ם בְּעֶגְלָתִ֔י לֹ֥א מְצָאתֶ֖ם חִידָתִֽי
Şehrin adamları yedinci günde güneş batmadan önce ona dediler: 'Baldan tatlı ne vardır ve aslandan güçlü ne vardır?' O da onlara dedi: 'Eğer düvemle sürmeseydiniz, bilmecemi bulamazdınız.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 50:11
·
Tevrat
כִּ֤י תִשְׂמְחוּ֙ כִּ֣י תַֽעֲלְז֔וּ שֹׁסֵ֖י נַחֲלָתִ֑י כִּ֤י תָפ֨וּשׁוּ֙ כְּעֶגְלָ֣ה דָשָׁ֔ה וְתִצְהֲל֖וּ כָּאֲבִּרִֽים
Çünkü seviniyorsunuz, çünkü coşuyorsunuz, ey mirasımı yağmalayanlar; çünkü otlayan düve gibi sıçrıyorsunuz ve aygırlar gibi kişniyorsunuz.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 21:4
·
Tevrat
וְהוֹרִ֡דוּ זִקְנֵי֩ הָעִ֨יר הַהִ֤וא אֶת־הָֽעֶגְלָה֙ אֶל־נַ֣חַל אֵיתָ֔ן אֲשֶׁ֛ר לֹא־יֵעָבֵ֥ד בּ֖וֹ וְלֹ֣א יִזָּרֵ֑עַ וְעָֽרְפוּ־שָׁ֥ם אֶת־הָעֶגְלָ֖ה בַּנָּֽחַל
O şehrin ihtiyarları düveyi, içinde çalışılmayan ve ekilmeyen sürekli akan bir vadiye indirecekler; ve orada, vadide düvenin boynunu kıracaklar.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 10:5
·
Tevrat
לְעֶגְלוֹת֙ בֵּ֣ית אָ֔וֶן יָג֖וּרוּ שְׁכַ֣ן שֹֽׁמְר֑וֹן כִּי־אָבַ֨ל עָלָ֜יו עַמּ֗וֹ וּכְמָרָיו֙ עָלָ֣יו יָגִ֔ילוּ עַל־כְּבוֹד֖וֹ כִּֽי־גָלָ֥ה מִמֶּֽנּוּ
Samiriye'nin oturanları Beyt-Aven'in buzağıları için korkacaklar; çünkü halkı onun için yas tuttu ve onun putperest kâhinleri onun yüceliği için sevinirlerdi, çünkü ondan sürgün edildi.
Örnek Ayetler (4)
1. Krallar 7:23
·
Tevrat
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַיָּ֖ם מוּצָ֑ק עֶ֣שֶׂר בָּ֠אַמָּה מִשְּׂפָת֨וֹ עַד־שְׂפָת֜וֹ עָגֹ֣ל סָבִ֗יב וְחָמֵ֤שׁ בָּֽאַמָּה֙ קוֹמָת֔וֹ וְקָו֙ שְׁלֹשִׁ֣ים בָּֽאַמָּ֔ה יָסֹ֥ב אֹת֖וֹ סָבִֽיב
Ve dökme denizi yaptı; kenarından kenarına on kubit (~4.5 m) idi, çepeçevre yuvarlaktı, boyu beş kubit (~225 cm) idi ve otuz kubitlik (~13.5 m) bir ip onu çepeçevre çevreliyordu.
1. Krallar 7:31
·
Tevrat
וּ֠פִיהוּ מִבֵּ֨ית לַכֹּתֶ֤רֶת וָמַ֨עְלָה֙ בָּֽאַמָּ֔ה וּפִ֨יהָ֙ עָגֹ֣ל מַעֲשֵׂה־כֵ֔ן אַמָּ֖ה וַחֲצִ֣י הָֽאַמָּ֑ה וְגַם־עַל־פִּ֨יהָ֙ מִקְלָע֔וֹת וּמִסְגְּרֹתֵיהֶ֥ם מְרֻבָּע֖וֹת לֹ֥א עֲגֻלּֽוֹת
Ve onun ağzı başlığın içinden ve yukarıya doğru bir kubit (~45 cm) idi; ve onun ağzı kaide işçiliği gibi yuvarlaktı, bir buçuk kubit (~68 cm) idi; ve ayrıca onun ağzının üzerinde oymalar vardı ve onların çerçeveleri kareydi, yuvarlak değildi.
1. Krallar 7:35
·
Tevrat
וּבְרֹ֣אשׁ הַמְּכוֹנָ֗ה חֲצִ֧י הָאַמָּ֛ה קוֹמָ֖ה עָגֹ֣ל סָבִ֑יב וְעַ֨ל רֹ֤אשׁ הַמְּכֹנָה֙ יְדֹתֶ֔יהָ וּמִסְגְּרֹתֶ֖יהָ מִמֶּֽנָּה
Ve ayaklığın başında yarım kubit (~23 cm) yükseklik vardı, çevresi yuvarlaktı; ve ayaklığın başı üzerinde onun kolları ve onun çerçeveleri ondandı.
1. Krallar 10:19
·
Tevrat
שֵׁ֧שׁ מַעֲל֣וֹת לַכִּסֵּ֗ה וְרֹאשׁ־עָגֹ֤ל לַכִּסֵּה֙ מֵאַֽחֲרָ֔יו וְיָדֹ֛ת מִזֶּ֥ה וּמִזֶּ֖ה אֶל־מְק֣וֹם הַשָּׁ֑בֶת וּשְׁנַ֣יִם אֲרָי֔וֹת עֹמְדִ֖ים אֵ֥צֶל הַיָּדֽוֹת
Tahtın altı basamağı vardı ve tahtın arkadan yuvarlak bir başı vardı; oturma yerinin bu yanında ve şu yanında kollar vardı ve kolların yanında duran iki aslan vardı.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 4:2
·
Tevrat
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַיָּ֖ם מוּצָ֑ק עֶ֣שֶׂר בָּֽ֠אַמָּה מִשְּׂפָת֨וֹ אֶל־שְׂפָת֜וֹ עָג֣וֹל סָבִ֗יב וְחָמֵ֤שׁ בָּֽאַמָּה֙ קֽוֹמָת֔וֹ וְקָו֙ שְׁלֹשִׁ֣ים בָּֽאַמָּ֔ה יָסֹ֥ב אֹת֖וֹ סָבִֽיב
Ve dökme denizi yaptı; kenarından kenarına on kubit (~4.5 metre), çevresi yuvarlak ve yüksekliği beş kubitti (~225 cm) ve otuz kubitlik (~13.5 metre) bir ip onun çevresini çevreliyordu.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 7:31
·
Tevrat
וּ֠פִיהוּ מִבֵּ֨ית לַכֹּתֶ֤רֶת וָמַ֨עְלָה֙ בָּֽאַמָּ֔ה וּפִ֨יהָ֙ עָגֹ֣ל מַעֲשֵׂה־כֵ֔ן אַמָּ֖ה וַחֲצִ֣י הָֽאַמָּ֑ה וְגַם־עַל־פִּ֨יהָ֙ מִקְלָע֔וֹת וּמִסְגְּרֹתֵיהֶ֥ם מְרֻבָּע֖וֹת לֹ֥א עֲגֻלּֽוֹת
Ve onun ağzı başlığın içinden ve yukarıya doğru bir kubit (~45 cm) idi; ve onun ağzı kaide işçiliği gibi yuvarlaktı, bir buçuk kubit (~68 cm) idi; ve ayrıca onun ağzının üzerinde oymalar vardı ve onların çerçeveleri kareydi, yuvarlak değildi.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 26:7
·
Tevrat
אֹ֥רַח לַצַּדִּ֖יק מֵֽישָׁרִ֑ים יָשָׁ֕ר מַעְגַּ֥ל צַדִּ֖יק תְּפַלֵּֽס
Doğru kişinin yolu düzlüktür; ey Doğru Olan, doğru kişinin yolunu düzlersin.
Mezmurlar 140:6
·
Tevrat
טָֽמְנֽוּ־גֵאִ֨ים פַּ֡ח לִ֗י וַחֲבָלִ֗ים פָּ֣רְשׂוּ רֶ֭שֶׁת לְיַד־מַעְגָּ֑ל מֹקְשִׁ֖ים שָֽׁתוּ־לִ֣י סֶֽלָה
Kibirli kişiler benim için tuzak ve ipler gizlediler; yolun kenarına ağ gerdiler; benim için kapanlar kurdular. Selah.
Süleyman'ın Özdeyişleri 2:9
·
Tevrat
אָ֗ז תָּ֭בִין צֶ֣דֶק וּמִשְׁפָּ֑ט וּ֝מֵישָׁרִ֗ים כָּל־מַעְגַּל־טֽוֹב
O zaman doğruluğu ve adaleti ve dürüstlüğü, her iyi yolu anlayacaksın.
Süleyman'ın Özdeyişleri 4:26
·
Tevrat
פַּ֭לֵּס מַעְגַּ֣ל רַגְלֶ֑ךָ וְֽכָל־דְּרָכֶ֥יךָ יִכֹּֽנוּ
Ayağının yolunu düzle ve bütün yolların kurulsun.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 2:18
·
Tevrat
כִּ֤י שָׁ֣חָה אֶל־מָ֣וֶת בֵּיתָ֑הּ וְאֶל־רְ֝פָאִ֗ים מַעְגְּלֹתֶֽיהָ
Çünkü onun evi ölüme çöker ve onun izleri ölülere.
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:6
·
Tevrat
אֹ֣רַח חַ֭יִּים פֶּן־תְּפַלֵּ֑ס נָע֥וּ מַ֝עְגְּלֹתֶ֗יהָ לֹ֣א תֵדָֽע
Yaşam yolunu düzlemesin diye, yolları dolaşır, o bilmez.