845
Kullanım
16
Lemma
165
Türev
172
Anlam
16 lemma, 165 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
עֲבָרָיו | avarav | onun karşı tarafları, karşı taraf, öte yaka, kenar | Zamir | 2 | ||
בְּעֶבְרֵי | be-evrey | karşı taraflarında, karşı taraf, öte yaka, geçiş | İsim | 2 | ||
הָעֵבֶר | ha-ever | karşı taraf, karşı taraf, öte yaka, geçiş | İsim | 1 | ||
עֶבְרֵיהֶם | evreyhem | onların karşı tarafları, karşı taraf, öte yaka, geçiş | Zamir | 1 | ||
לְעֶבְרוֹ | le-evro | onun karşı tarafına, karşı taraf, öte yaka, geçiş | Zamir | 1 | ||
הָעִבְרִים Lemma | ha-ivrim | İbraniler, İbrani, karşı taraftan olan, geçen | İsim | 25 | ||
Örnek Ayetler (5 / 25) 1. Samuel 4:6 · Tevrat וַיִּשְׁמְע֤וּ פְלִשְׁתִּים֙ אֶת־ק֣וֹל הַתְּרוּעָ֔ה וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֶ֠ה ק֣וֹל הַתְּרוּעָ֧ה הַגְּדוֹלָ֛ה הַזֹּ֖את בְּמַחֲנֵ֣ה הָעִבְרִ֑ים וַיֵּ֣דְע֔וּ כִּ֚י אֲר֣וֹן יְהוָ֔ה בָּ֖א אֶל־הַֽמַּחֲנֶֽה Filistliler gürültünün sesini duydular ve dediler: 'İbranilerin ordugahındaki bu büyük gürültünün sesi nedir?' Yahve'nin sandığının ordugaha geldiğini bildiler. 1. Samuel 13:3 · Tevrat וַיַּ֣ךְ יוֹנָתָ֗ן אֵ֣ת נְצִ֤יב פְּלִשְׁתִּים֙ אֲשֶׁ֣ר בְּגֶ֔בַע וַֽיִּשְׁמְע֖וּ פְּלִשְׁתִּ֑ים וְשָׁאוּל֩ תָּקַ֨ע בַּשּׁוֹפָ֤ר בְּכָל־הָאָ֨רֶץ֙ לֵאמֹ֔ר יִשְׁמְע֖וּ הָעִבְרִֽים Yonatan Geva'daki Filistli garnizonunu vurdu ve Filistliler bunu işittiler. Şaul, 'İbraniler işitsin' diyerek bütün yerde şofar çaldı. 1. Samuel 13:19 · Tevrat וְחָרָשׁ֙ לֹ֣א יִמָּצֵ֔א בְּכֹ֖ל אֶ֣רֶץ יִשְׂרָאֵ֑ל כִּֽי־אָמְר֣וּ פְלִשְׁתִּ֔ים פֶּ֚ן יַעֲשׂ֣וּ הָעִבְרִ֔ים חֶ֖רֶב א֥וֹ חֲנִֽית Bütün İsrail diyarında bir demirci bulunmuyordu; çünkü Filistliler, 'İbraniler kılıç veya mızrak yapmasın' demişlerdi. 1. Samuel 29:3 · Tevrat וַיֹּֽאמְרוּ֙ שָׂרֵ֣י פְלִשְׁתִּ֔ים מָ֖ה הָעִבְרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה וַיֹּ֨אמֶר אָכִ֜ישׁ אֶל־שָׂרֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים הֲלֽוֹא־זֶ֨ה דָוִ֜ד עֶ֣בֶד שָׁא֣וּל מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֨ר הָיָ֤ה אִתִּי֙ זֶ֤ה יָמִים֙ אוֹ־זֶ֣ה שָׁנִ֔ים וְלֹֽא־מָצָ֤אתִי בוֹ֙ מְא֔וּמָה מִיּ֥וֹם נָפְל֖וֹ עַד־הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה Filistlilerin komutanları dediler: 'Bu İbraniler nedir?' Akiş Filistlilerin komutanlarına dedi: 'Bu, İsrail kralı Saul'un kulu Davut değil mi? O günlerdir veya yıllardır benimledir ve düştüğü günden bu güne kadar onda hiçbir şey bulmadım.' Yaratılış 40:15 · Tevrat כִּֽי־גֻנֹּ֣ב גֻּנַּ֔בְתִּי מֵאֶ֖רֶץ הָעִבְרִ֑ים וְגַם־פֹּה֙ לֹא־עָשִׂ֣יתִֽי מְא֔וּמָה כִּֽי־שָׂמ֥וּ אֹתִ֖י בַּבּֽוֹר Çünkü İbranilerin diyarından kesinlikle çalındım; ve ayrıca burada hiçbir şey yapmadım ki beni çukura koydular. | ||||||
הָעִבְרִי | ha-ivri | İbrani, karşı taraftan olan, İbrani, geçen | İsim | 5 | ||
עִבְרִי | ivri | İbrani, İbrani, karşı taraftan olan, geçen | İsim | 5 | ||
הָֽעִבְרִיֹּת | ha-ivriyyot | İbrani kadınlar, İbrani kadınlar, karşıdan gelenler | İsim | 3 | ||
לָעִבְרִים | la-ivrim | İbranilere, İbrani, karşı taraftan olan, geçen | İsim | 2 | ||
עִבְרִים | ivrim | karşı taraftakiler, karşı taraf, geçen, İbrani | İsim | 2 | ||
הָֽעִבְרִיָּה | ha-ivriyya | İbrani, karşı taraftan olan, İbrani | İsim | 1 | ||
הָֽעִבְרִיּוֹת | ha-ivriyyot | İbrani kadınlar, İbrani, karşı taraftan olan | İsim | 1 | ||
וְהָעִבְרִיָּה | ve-ha-ivriyya | ve İbrani kadının, karşı taraftan olan kadın, İbrani kadın | İsim | 1 | ||
וְהָעִבְרִים | veha'ivrim | ve İbraniler, İbrani, karşı taraftan olan | İsim | 1 | ||
וְעִבְרִים | ve-ivrim | ve İbraniler, İbrani, karşı taraftan olan, geçen | İsim | 1 | ||
הָֽעִבְרִיִּים | ha-ivriyyim | İbraniler, İbrani, karşı taraftan olan, nehri geçen | İsim | 1 | ||
עֵבֶר Lemma | ever | karşı taraf, karşı taraf, öte yaka, geçiş | İsim | 7 | ||
עֵֽבֶר | ever | karşı taraf, karşı taraf, öte yaka, bölge | İsim | 4 | ||
וּלְעֵבֶר | u-le'ever | ve karşı tarafına, karşı taraf, öte yaka, geçiş | İsim | 2 | ||
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 49:32
·
Tevrat
וְהָי֨וּ גְמַלֵּיהֶ֜ם לָבַ֗ז וַהֲמ֤וֹן מִקְנֵיהֶם֙ לְשָׁלָ֔ל וְזֵרִתִ֥ים לְכָל־ר֖וּחַ קְצוּצֵ֣י פֵאָ֑ה וּמִכָּל־עֲבָרָ֛יו אָבִ֥יא אֶת־אֵידָ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Develeri yağma ve sürülerinin kalabalığı ganimet olacak; saçlarının kenarlarını kesenleri her rüzgara savuracağım ve onların felaketini her yönden getireceğim, Yahve'nin bildirisidir.
1. Krallar 5:4
·
Tevrat
כִּי־ה֞וּא רֹדֶ֣ה בְּכָל־עֵ֣בֶר הַנָּהָ֗ר מִתִּפְסַח֙ וְעַד־עַזָּ֔ה בְּכָל־מַלְכֵ֖י עֵ֣בֶר הַנָּהָ֑ר וְשָׁל֗וֹם הָ֥יָה ל֛וֹ מִכָּל־עֲבָרָ֖יו מִסָּבִֽיב
Çünkü o Irmak'ın ötesindeki her yere, Tifsah'tan Gazze'ye kadar, Irmak'ın ötesindeki bütün krallara egemendi; ve çevresindeki bütün taraflarından onun barışı vardı.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 48:28
·
Tevrat
עִזְב֤וּ עָרִים֙ וְשִׁכְנ֣וּ בַּסֶּ֔לַע יֹשְׁבֵ֖י מוֹאָ֑ב וִֽהְי֣וּ כְיוֹנָ֔ה תְּקַנֵּ֖ן בְּעֶבְרֵ֥י פִי־פָֽחַת
Şehirleri bırakın ve kayada oturun, Moav'ın oturanları; ve çukurun ağzının kenarlarında yuva yapan güvercin gibi olun.
Yeşaya 7:20
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֡וּא יְגַלַּ֣ח אֲדֹנָי֩ בְּתַ֨עַר הַשְּׂכִירָ֜ה בְּעֶבְרֵ֤י נָהָר֙ בְּמֶ֣לֶךְ אַשּׁ֔וּר אֶת־הָרֹ֖אשׁ וְשַׂ֣עַר הָרַגְלָ֑יִם וְגַ֥ם אֶת־הַזָּקָ֖ן תִּסְפֶּֽה
O günde Efendi, Irmağın ötesinden kiralanmış usturayla, Asur kralıyla başı ve ayakların kılını tıraş edecektir; ve ayrıca sakalı süpürecektir.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 26:13
·
Tevrat
וַיַּעֲבֹ֤ר דָּוִד֙ הָעֵ֔בֶר וַיַּעֲמֹ֥ד עַל־רֹאשׁ־הָהָ֖ר מֵֽרָחֹ֑ק רַ֥ב הַמָּק֖וֹם בֵּינֵיהֶֽם
Davut karşıya geçti ve uzaktan dağın tepesinde durdu; aralarındaki mesafe büyüktü.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 32:15
·
Tevrat
וַיִּ֜פֶן וַיֵּ֤רֶד מֹשֶׁה֙ מִן־הָהָ֔ר וּשְׁנֵ֛י לֻחֹ֥ת הָעֵדֻ֖ת בְּיָד֑וֹ לֻחֹ֗ת כְּתֻבִים֙ מִשְּׁנֵ֣י עֶבְרֵיהֶ֔ם מִזֶּ֥ה וּמִזֶּ֖ה הֵ֥ם כְּתֻבִֽים
Musa döndü ve dağdan indi, elinde de iki tanıklık tableti vardı. Tabletler iki tarafından yazılıydı; onlar bu taraftan ve o taraftan yazılıydı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 47:15
·
Tevrat
כֵּ֥ן הָיוּ־לָ֖ךְ אֲשֶׁ֣ר יָגָ֑עַתְּ סֹחֲרַ֣יִךְ מִנְּעוּרַ֗יִךְ אִ֤ישׁ לְעֶבְרוֹ֙ תָּע֔וּ אֵ֖ין מוֹשִׁיעֵֽךְ
Gençliğinden beri yorulduğun tüccarların sana böyle oldular; her adam kendi yönüne saptılar, seni kurtaran yok.
Örnek Ayetler (5 / 25)
1. Samuel 4:6
·
Tevrat
וַיִּשְׁמְע֤וּ פְלִשְׁתִּים֙ אֶת־ק֣וֹל הַתְּרוּעָ֔ה וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֶ֠ה ק֣וֹל הַתְּרוּעָ֧ה הַגְּדוֹלָ֛ה הַזֹּ֖את בְּמַחֲנֵ֣ה הָעִבְרִ֑ים וַיֵּ֣דְע֔וּ כִּ֚י אֲר֣וֹן יְהוָ֔ה בָּ֖א אֶל־הַֽמַּחֲנֶֽה
Filistliler gürültünün sesini duydular ve dediler: 'İbranilerin ordugahındaki bu büyük gürültünün sesi nedir?' Yahve'nin sandığının ordugaha geldiğini bildiler.
1. Samuel 13:3
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ יוֹנָתָ֗ן אֵ֣ת נְצִ֤יב פְּלִשְׁתִּים֙ אֲשֶׁ֣ר בְּגֶ֔בַע וַֽיִּשְׁמְע֖וּ פְּלִשְׁתִּ֑ים וְשָׁאוּל֩ תָּקַ֨ע בַּשּׁוֹפָ֤ר בְּכָל־הָאָ֨רֶץ֙ לֵאמֹ֔ר יִשְׁמְע֖וּ הָעִבְרִֽים
Yonatan Geva'daki Filistli garnizonunu vurdu ve Filistliler bunu işittiler. Şaul, 'İbraniler işitsin' diyerek bütün yerde şofar çaldı.
1. Samuel 13:19
·
Tevrat
וְחָרָשׁ֙ לֹ֣א יִמָּצֵ֔א בְּכֹ֖ל אֶ֣רֶץ יִשְׂרָאֵ֑ל כִּֽי־אָמְר֣וּ פְלִשְׁתִּ֔ים פֶּ֚ן יַעֲשׂ֣וּ הָעִבְרִ֔ים חֶ֖רֶב א֥וֹ חֲנִֽית
Bütün İsrail diyarında bir demirci bulunmuyordu; çünkü Filistliler, 'İbraniler kılıç veya mızrak yapmasın' demişlerdi.
1. Samuel 29:3
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ שָׂרֵ֣י פְלִשְׁתִּ֔ים מָ֖ה הָעִבְרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה וַיֹּ֨אמֶר אָכִ֜ישׁ אֶל־שָׂרֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים הֲלֽוֹא־זֶ֨ה דָוִ֜ד עֶ֣בֶד שָׁא֣וּל מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֨ר הָיָ֤ה אִתִּי֙ זֶ֤ה יָמִים֙ אוֹ־זֶ֣ה שָׁנִ֔ים וְלֹֽא־מָצָ֤אתִי בוֹ֙ מְא֔וּמָה מִיּ֥וֹם נָפְל֖וֹ עַד־הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Filistlilerin komutanları dediler: 'Bu İbraniler nedir?' Akiş Filistlilerin komutanlarına dedi: 'Bu, İsrail kralı Saul'un kulu Davut değil mi? O günlerdir veya yıllardır benimledir ve düştüğü günden bu güne kadar onda hiçbir şey bulmadım.'
Yaratılış 40:15
·
Tevrat
כִּֽי־גֻנֹּ֣ב גֻּנַּ֔בְתִּי מֵאֶ֖רֶץ הָעִבְרִ֑ים וְגַם־פֹּה֙ לֹא־עָשִׂ֣יתִֽי מְא֔וּמָה כִּֽי־שָׂמ֥וּ אֹתִ֖י בַּבּֽוֹר
Çünkü İbranilerin diyarından kesinlikle çalındım; ve ayrıca burada hiçbir şey yapmadım ki beni çukura koydular.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 34:9
·
Tevrat
לְ֠שַׁלַּח אִ֣ישׁ אֶת־עַבְדּ֞וֹ וְאִ֧ישׁ אֶת־שִׁפְחָת֛וֹ הָעִבְרִ֥י וְהָעִבְרִיָּ֖ה חָפְשִׁ֑ים לְבִלְתִּ֧י עֲבָד־בָּ֛ם בִּיהוּדִ֥י אָחִ֖יהוּ אִֽישׁ
Herkesin İbrani erkek hizmetçisini ve İbrani kadın hizmetçisini özgür bırakması; böylece kimsenin kardeşi olan bir Yahudi'yi köle etmemesiydi.
Yeremya 34:14
·
Tevrat
מִקֵּ֣ץ שֶׁ֣בַע שָׁנִ֡ים תְּֽשַׁלְּח֡וּ אִישׁ֩ אֶת־אָחִ֨יו הָעִבְרִ֜י אֲשֶֽׁר־יִמָּכֵ֣ר לְךָ֗ וַעֲבָֽדְךָ֙ שֵׁ֣שׁ שָׁנִ֔ים וְשִׁלַּחְתּ֥וֹ חָפְשִׁ֖י מֵֽעִמָּ֑ךְ וְלֹֽא־שָׁמְע֤וּ אֲבֽוֹתֵיכֶם֙ אֵלַ֔י וְלֹ֥א הִטּ֖וּ אֶת־אָזְנָֽם
Yedi yılın sonunda herkes kendisine satılan ve altı yıl sana hizmet eden İbrani kardeşini serbest bırakacak, onu yanından özgür göndereceksin; ama atalarınız beni dinlemediler ve kulaklarını eğmediler.
Yaratılış 14:13
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ הַפָּלִ֔יט וַיַּגֵּ֖ד לְאַבְרָ֣ם הָעִבְרִ֑י וְהוּא֩ שֹׁכֵ֨ן בְּאֵֽלֹנֵ֜י מַמְרֵ֣א הָאֱמֹרִ֗י אֲחִ֤י אֶשְׁכֹּל֙ וַאֲחִ֣י עָנֵ֔ר וְהֵ֖ם בַּעֲלֵ֥י בְרִית־אַבְרָֽם
Sonra kaçıp kurtulan biri geldi ve İbrani İbrahim'e bildirdi; ve o, Eşkol'un kardeşi ve Aner'in kardeşi Amori Mamre'nin meşeliklerinde çadır kurmuştu, ve onlar İbrahim'in antlaşma sahipleriydi.
Yaratılış 39:17
·
Tevrat
וַתְּדַבֵּ֣ר אֵלָ֔יו כַּדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה לֵאמֹ֑ר בָּֽא־אֵלַ֞י הָעֶ֧בֶד הָֽעִבְרִ֛י אֲשֶׁר־הֵבֵ֥אתָ לָּ֖נוּ לְצַ֥חֶק בִּֽי
Ve ona bu sözler gibi konuştu ve dedi: 'Bize getirdiğin İbrani hizmetçi benimle alay etmek için bana geldi.'
Yasa'nın Tekrarı 15:12
·
Tevrat
כִּֽי־יִמָּכֵ֨ר לְךָ֜ אָחִ֣יךָ הָֽעִבְרִ֗י א֚וֹ הָֽעִבְרִיָּ֔ה וַעֲבָֽדְךָ֖ שֵׁ֣שׁ שָׁנִ֑ים וּבַשָּׁנָה֙ הַשְּׁבִיעִ֔ת תְּשַׁלְּחֶ֥נּוּ חָפְשִׁ֖י מֵעִמָּֽךְ
Eğer İbrani kardeşin veya İbrani kadın sana satılırsa ve sana altı yıl hizmet ederse, yedinci yılda onu yanından özgür göndereceksin.
Örnek Ayetler (5)
Yunus 1:9
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֲלֵיהֶ֖ם עִבְרִ֣י אָנֹ֑כִי וְאֶת־יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י הַשָּׁמַ֨יִם֙ אֲנִ֣י יָרֵ֔א אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה אֶת־הַיָּ֖ם וְאֶת־הַיַּבָּשָֽׁה
Onlara dedi: 'Ben İbraniyim ve denizi ve karayı yapan göklerin Tanrısı Yahve'den korkuyorum.'
Yaratılış 39:14
·
Tevrat
וַתִּקְרָ֞א לְאַנְשֵׁ֣י בֵיתָ֗הּ וַתֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ לֵאמֹ֔ר רְא֗וּ הֵ֥בִיא לָ֛נוּ אִ֥ישׁ עִבְרִ֖י לְצַ֣חֶק בָּ֑נוּ בָּ֤א אֵלַי֙ לִשְׁכַּ֣ב עִמִּ֔י וָאֶקְרָ֖א בְּק֥וֹל גָּדֽוֹל
Evinin adamlarını çağırdı ve onlara diyerek dedi: 'Görün, bizimle eğlensin diye bize İbrani bir adam getirdi; benimle yatmak için bana geldi ve ben büyük bir sesle bağırdım.
Yaratılış 41:12
·
Tevrat
וְשָׁ֨ם אִתָּ֜נוּ נַ֣עַר עִבְרִ֗י עֶ֚בֶד לְשַׂ֣ר הַטַּבָּחִ֔ים וַנְּ֨סַפֶּר־ל֔וֹ וַיִּפְתָּר־לָ֖נוּ אֶת־חֲלֹמֹתֵ֑ינוּ אִ֥ישׁ כַּחֲלֹמ֖וֹ פָּתָֽר
Ve orada bizimle muhafızların komutanının hizmetçisi İbrani bir genç vardı; ona anlattık ve bize rüyalarımızı yorumladı, her kişiye rüyasına göre yorumladı.
Mısır'dan Çıkış 2:11
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֗ם וַיִּגְדַּ֤ל מֹשֶׁה֙ וַיֵּצֵ֣א אֶל־אֶחָ֔יו וַיַּ֖רְא בְּסִבְלֹתָ֑ם וַיַּרְא֙ אִ֣ישׁ מִצְרִ֔י מַכֶּ֥ה אִישׁ־עִבְרִ֖י מֵאֶחָֽיו
O günlerde Musa büyüdü ve kardeşlerine çıktı ve onların yüklerini gördü; ve Mısırlı bir adamın kardeşlerinden İbrani bir adama vurduğunu gördü.
Mısır'dan Çıkış 21:2
·
Tevrat
כִּ֤י תִקְנֶה֙ עֶ֣בֶד עִבְרִ֔י שֵׁ֥שׁ שָׁנִ֖ים יַעֲבֹ֑ד וּבַ֨שְּׁבִעִ֔ת יֵצֵ֥א לַֽחָפְשִׁ֖י חִנָּֽם
İbrani hizmetçi satın alırsan, altı yıl hizmet edecek ve yedincisinde karşılıksız özgürlüğe çıkacak.
Örnek Ayetler (3)
Mısır'dan Çıkış 1:15
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם לַֽמְיַלְּדֹ֖ת הָֽעִבְרִיֹּ֑ת אֲשֶׁ֨ר שֵׁ֤ם הָֽאַחַת֙ שִׁפְרָ֔ה וְשֵׁ֥ם הַשֵּׁנִ֖ית פּוּעָֽה
Sonra Mısır kralı, birinin adı Şifra ve ikincisinin adı Pua olan İbrani ebelere dedi:
Mısır'dan Çıkış 1:19
·
Tevrat
וַתֹּאמַ֤רְןָ הַֽמְיַלְּדֹת֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה כִּ֣י לֹ֧א כַנָּשִׁ֛ים הַמִּצְרִיֹּ֖ת הָֽעִבְרִיֹּ֑ת כִּֽי־חָי֣וֹת הֵ֔נָּה בְּטֶ֨רֶם תָּב֧וֹא אֲלֵהֶ֛ן הַמְיַלֶּ֖דֶת וְיָלָֽדוּ
Ebeler Firavun'a dediler: 'Çünkü İbrani kadınlar Mısırlı kadınlar gibi değildir; çünkü onlar güçlüdürler, ebe onlara gelmeden önce doğururlar.'
Mısır'dan Çıkış 2:7
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֲחֹתוֹ֮ אֶל־בַּת־פַּרְעֹה֒ הַאֵלֵ֗ךְ וְקָרָ֤אתִי לָךְ֙ אִשָּׁ֣ה מֵינֶ֔קֶת מִ֖ן הָעִבְרִיֹּ֑ת וְתֵינִ֥ק לָ֖ךְ אֶת־הַיָּֽלֶד
Bunun üzerine onun kız kardeşi Firavun'un kızına dedi: 'Gideyim mi ve sana İbrani kadınlardan emziren bir kadın çağırayım mı, ve sana çocuğu emzirsin?'
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 4:9
·
Tevrat
הִֽתְחַזְּק֞וּ וִֽהְי֤וּ לַֽאֲנָשִׁים֙ פְּלִשְׁתִּ֔ים פֶּ֚ן תַּעַבְד֣וּ לָעִבְרִ֔ים כַּאֲשֶׁ֥ר עָבְד֖וּ לָכֶ֑ם וִהְיִיתֶ֥ם לַאֲנָשִׁ֖ים וְנִלְחַמְתֶּֽם
'Güçlenin ve adamlar olun, ey Filistliler! Yoksa onların size kulluk ettiği gibi siz de İbranilere kulluk edersiniz; adamlar olun ve savaşın.'
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 14:11
·
Tevrat
וַיִּגָּל֣וּ שְׁנֵיהֶ֔ם אֶל־מַצַּ֖ב פְּלִשְׁתִּ֑ים וַיֹּאמְר֣וּ פְלִשְׁתִּ֔ים הִנֵּ֤ה עִבְרִים֙ יֹֽצְאִ֔ים מִן־הַחֹרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר הִתְחַבְּאוּ־שָֽׁם
İkisi de kendilerini Filistlilerin garnizonuna gösterdiler; Filistliler dediler: 'İşte İbraniler saklandıkları deliklerden çıkıyorlar.'
Mısır'dan Çıkış 2:13
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֙ בַּיּ֣וֹם הַשֵּׁנִ֔י וְהִנֵּ֛ה שְׁנֵֽי־אֲנָשִׁ֥ים עִבְרִ֖ים נִצִּ֑ים וַיֹּ֨אמֶר֙ לָֽרָשָׁ֔ע לָ֥מָּה תַכֶּ֖ה רֵעֶֽךָ
İkinci günde çıktı ve işte iki İbrani adam kavga ediyorlar; kötü olana dedi: 'Neden arkadaşına vuruyorsun?'
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 15:12
·
Tevrat
כִּֽי־יִמָּכֵ֨ר לְךָ֜ אָחִ֣יךָ הָֽעִבְרִ֗י א֚וֹ הָֽעִבְרִיָּ֔ה וַעֲבָֽדְךָ֖ שֵׁ֣שׁ שָׁנִ֑ים וּבַשָּׁנָה֙ הַשְּׁבִיעִ֔ת תְּשַׁלְּחֶ֥נּוּ חָפְשִׁ֖י מֵעִמָּֽךְ
Eğer İbrani kardeşin veya İbrani kadın sana satılırsa ve sana altı yıl hizmet ederse, yedinci yılda onu yanından özgür göndereceksin.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 1:16
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר בְּיַלֶּדְכֶן֙ אֶת־הָֽעִבְרִיּ֔וֹת וּרְאִיתֶ֖ן עַל־הָאָבְנָ֑יִם אִם־בֵּ֥ן הוּא֙ וַהֲמִתֶּ֣ן אֹת֔וֹ וְאִם־בַּ֥ת הִ֖יא וָחָֽיָה
Ve dedi: 'İbrani kadınları doğurttuğunuzda ve doğum taburesi üzerinde gördüğünüzde; eğer o oğulsa onu öldürün, ve eğer o kızsa yaşasın.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 34:9
·
Tevrat
לְ֠שַׁלַּח אִ֣ישׁ אֶת־עַבְדּ֞וֹ וְאִ֧ישׁ אֶת־שִׁפְחָת֛וֹ הָעִבְרִ֥י וְהָעִבְרִיָּ֖ה חָפְשִׁ֑ים לְבִלְתִּ֧י עֲבָד־בָּ֛ם בִּיהוּדִ֥י אָחִ֖יהוּ אִֽישׁ
Herkesin İbrani erkek hizmetçisini ve İbrani kadın hizmetçisini özgür bırakması; böylece kimsenin kardeşi olan bir Yahudi'yi köle etmemesiydi.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 14:21
·
Tevrat
וְהָעִבְרִ֗ים הָי֤וּ לַפְּלִשְׁתִּים֙ כְּאֶתְמ֣וֹל שִׁלְשׁ֔וֹם אֲשֶׁ֨ר עָל֥וּ עִמָּ֛ם בַּֽמַּחֲנֶ֖ה סָבִ֑יב וְגַם־הֵ֗מָּה לִֽהְיוֹת֙ עִם־יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר עִם־שָׁא֖וּל וְיוֹנָתָֽן
Dün ve önceki gün Filistlilerle olan ve onlarla birlikte çevredeki ordugaha çıkan İbraniler de, Saul ve Yonatan ile birlikte olan İsrail'le olmak için döndüler.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 13:7
·
Tevrat
וְעִבְרִ֗ים עָֽבְרוּ֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן אֶ֥רֶץ גָּ֖ד וְגִלְעָ֑ד וְשָׁאוּל֙ עוֹדֶ֣נּוּ בַגִּלְגָּ֔ל וְכָל־הָעָ֖ם חָרְד֥וּ אַחֲרָֽיו
İbraniler Şeria'yı geçip Gad ve Gilead diyarına gittiler; Şaul ise hala Gilgal'daydı ve bütün halk titreyerek onun ardınca gidiyordu.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 3:18
·
Tevrat
וְשָׁמְע֖וּ לְקֹלֶ֑ךָ וּבָאתָ֡ אַתָּה֩ וְזִקְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֗יִם וַאֲמַרְתֶּ֤ם אֵלָיו֙ יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י הָֽעִבְרִיִּים֙ נִקְרָ֣ה עָלֵ֔ינוּ וְעַתָּ֗ה נֵֽלֲכָה־נָּ֞א דֶּ֣רֶךְ שְׁלֹ֤שֶׁת יָמִים֙ בַּמִּדְבָּ֔ר וְנִזְבְּחָ֖ה לַֽיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ
Sesini dinleyecekler; sen ve İsrail'in ihtiyarları Mısır kralına geleceksiniz ve ona diyeceksiniz: İbranilerin Tanrısı Yahve bizimle karşılaştı; ve şimdi, lütfen çölde üç günlük yol gidelim ve Tanrımız Yahve'ye kurban keselim.
Örnek Ayetler (5 / 7)
1. Tarihler 1:25
·
Tevrat
עֵ֥בֶר פֶּ֖לֶג רְעֽוּ
Ever, Peleg, Reu,
1. Tarihler 8:12
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י אֶלְפַּ֔עַל עֵ֥בֶר וּמִשְׁעָ֖ם וָשָׁ֑מֶד ה֚וּא בָּנָ֣ה אֶת־אוֹנ֔וֹ וְאֶת־לֹ֖ד וּבְנֹתֶֽיהָ
Ve Elpaal oğulları: Ever, Mişam ve Şemet; o Ono'yu, Lod'u ve onun kızlarını inşa etti.
Yaratılış 10:21
·
Tevrat
וּלְשֵׁ֥ם יֻלַּ֖ד גַּם־ה֑וּא אֲבִי֙ כָּל־בְּנֵי־עֵ֔בֶר אֲחִ֖י יֶ֥פֶת הַגָּדֽוֹל
Bütün Eber oğullarının babası, büyük Yafet'in kardeşi Sem'in de çocukları oldu.
Yaratılış 11:15
·
Tevrat
וַֽיְחִי־שֶׁ֗לַח אַחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־עֵ֔בֶר שָׁלֹ֣שׁ שָׁנִ֔ים וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת
Şelah, Eber'in babası olduktan sonra dört yüz üç yıl yaşadı ve oğulların ve kızların babasıydı.
Yaratılış 11:16
·
Tevrat
וַֽיְחִי־עֵ֕בֶר אַרְבַּ֥ע וּשְׁלֹשִׁ֖ים שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־פָּֽלֶג
Eber otuz dört yıl yaşadı ve Peleg'in babasıydı.
Örnek Ayetler (4)
1. Tarihler 1:18
·
Tevrat
וְאַרְפַּכְשַׁ֖ד יָלַ֣ד אֶת־שָׁ֑לַח וְשֶׁ֖לַח יָלַ֥ד אֶת־עֵֽבֶר
Ve Arpakşad Şelah'ın babasıydı; ve Şelah Ever'in babasıydı.
Nehemya 12:20
·
Tevrat
לְסַלַּ֥י קַלָּ֖י לְעָמ֥וֹק עֵֽבֶר
Sallay için Kallay; Amok için Ever;
Yaratılış 10:24
·
Tevrat
וְאַרְפַּכְשַׁ֖ד יָלַ֣ד אֶת־שָׁ֑לַח וְשֶׁ֖לַח יָלַ֥ד אֶת־עֵֽבֶר
Arpakşad Şelah'ın babasıydı ve Şelah Eber'in babasıydı.
Yaratılış 11:14
·
Tevrat
וְשֶׁ֥לַח חַ֖י שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־עֵֽבֶר
Şelah otuz yıl yaşadı ve Eber'in babasıydı.
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 1:19
·
Tevrat
וּלְעֵ֥בֶר יֻלַּ֖ד שְׁנֵ֣י בָנִ֑ים שֵׁ֣ם הָאֶחָ֞ד פֶּ֗לֶג כִּ֤י בְיָמָיו֙ נִפְלְגָ֣ה הָאָ֔רֶץ וְשֵׁ֥ם אָחִ֖יו יָקְטָֽן
Ve Ever'e iki oğul doğdu; birinin adı Peleg'di, çünkü onun günlerinde yer bölündü, ve kardeşinin adı Yoktan'dı.
Yaratılış 10:25
·
Tevrat
וּלְעֵ֥בֶר יֻלַּ֖ד שְׁנֵ֣י בָנִ֑ים שֵׁ֣ם הָֽאֶחָ֞ד פֶּ֗לֶג כִּ֤י בְיָמָיו֙ נִפְלְגָ֣ה הָאָ֔רֶץ וְשֵׁ֥ם אָחִ֖יו יָקְטָֽן
Eber'e iki oğul doğdu; birinin adı Peleg'di, çünkü onun günlerinde yer bölündü ve kardeşinin adı Yoktan'dı.