22
Kullanım
1
Lemma
4
Türev
12
Anlam
1 lemma, 4 türev form
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 3:3
·
Tevrat
חֲמֵ֣שֶׁת סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וְכָל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַצִּ֣ידֹנִ֔י וְהַ֣חִוִּ֔י יֹשֵׁ֖ב הַ֣ר הַלְּבָנ֑וֹן מֵהַר֙ בַּ֣עַל חֶרְמ֔וֹן עַ֖ד לְב֥וֹא חֲמָֽת
Filistlilerin beş beyi, bütün Kenanlı, Tsidonlu ve Baal-Hermon dağından Hamat'ın girişine kadar Lübnan dağında oturan Hivli.
Hakimler 16:5
·
Tevrat
וַיַּעֲל֨וּ אֵלֶ֜יהָ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וַיֹּ֨אמְרוּ לָ֜הּ פַּתִּ֣י אוֹת֗וֹ וּרְאִי֙ בַּמֶּה֙ כֹּח֣וֹ גָד֔וֹל וּבַמֶּה֙ נ֣וּכַל ל֔וֹ וַאֲסַרְנֻ֖הוּ לְעַנֹּת֑וֹ וַאֲנַ֨חְנוּ֙ נִתַּן־לָ֔ךְ אִ֕ישׁ אֶ֥לֶף וּמֵאָ֖ה כָּֽסֶף
Filistlilerin beyleri ona çıktılar ve ona dediler: 'Onu kandır ve gör, onun gücü neyle büyüktür ve ona eziyet etmek için onu bağlamaya neyle üstün geliriz; ve biz her adam sana bin yüz gümüş vereceğiz.'
Hakimler 16:8
·
Tevrat
וַיַּעֲלוּ־לָ֞הּ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים שִׁבְעָ֛ה יְתָרִ֥ים לַחִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לֹא־חֹרָ֑בוּ וַתַּאַסְרֵ֖הוּ בָּהֶֽם
Filistlilerin beyleri ona kurumamış yedi yaş kiriş çıkardılar ve onu onlarla bağladı.
Hakimler 16:18
·
Tevrat
וַתֵּ֣רֶא דְלִילָ֗ה כִּֽי־הִגִּ֣יד לָהּ֮ אֶת־כָּל־לִבּוֹ֒ וַתִּשְׁלַ֡ח וַתִּקְרָא֩ לְסַרְנֵ֨י פְלִשְׁתִּ֤ים לֵאמֹר֙ עֲל֣וּ הַפַּ֔עַם כִּֽי־הִגִּ֥יד לִ֖י אֶת־כָּל־לִבּ֑וֹ וְעָל֤וּ אֵלֶ֨יהָ֙ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֔ים וַיַּעֲל֥וּ הַכֶּ֖סֶף בְּיָדָֽם
Delila onun kendisine bütün kalbini bildirdiğini gördü; gönderdi ve Filistlilerin beylerini çağırarak dedi: 'Bu kez çıkın, çünkü bana bütün kalbini bildirdi.' Bunun üzerine Filistlilerin beyleri ona çıktılar ve gümüşü ellerinde çıkardılar.
Hakimler 16:27
·
Tevrat
וְהַבַּ֗יִת מָלֵ֤א הָֽאֲנָשִׁים֙ וְהַנָּשִׁ֔ים וְשָׁ֕מָּה כֹּ֖ל סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֑ים וְעַל־הַגָּ֗ג כִּשְׁלֹ֤שֶׁת אֲלָפִים֙ אִ֣ישׁ וְאִשָּׁ֔ה הָרֹאִ֖ים בִּשְׂח֥וֹק שִׁמְשֽׁוֹן
Ev erkekler ve kadınlarla doluydu ve bütün Filistlilerin beyleri oradaydı; ve damın üzerinde Şimşon'un oyun oynamasına bakan yaklaşık üç bin erkek ve kadın vardı.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 16:23
·
Tevrat
וְסַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים נֶֽאֱסְפוּ֙ לִזְבֹּ֧חַ זֶֽבַח־גָּד֛וֹל לְדָג֥וֹן אֱלֹהֵיהֶ֖ם וּלְשִׂמְחָ֑ה וַיֹּ֣אמְר֔וּ נָתַ֤ן אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ בְּיָדֵ֔נוּ אֵ֖ת שִׁמְשׁ֥וֹן אוֹיְבֵֽינוּ
Filistlilerin beyleri ilahları Dagon'a büyük bir kurban kesmek ve sevinmek için toplandılar; ve dediler: 'İlahımız düşmanımız Şimşon'u elimize verdi.'
1. Samuel 6:12
·
Tevrat
וַיִשַּׁ֨רְנָה הַפָּר֜וֹת בַּדֶּ֗רֶךְ עַל־דֶּ֨רֶךְ֙ בֵּ֣ית שֶׁ֔מֶשׁ בִּמְסִלָּ֣ה אַחַ֗ת הָלְכ֤וּ הָלֹךְ֙ וְגָע֔וֹ וְלֹא־סָ֖רוּ יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֑אול וְסַרְנֵ֤י פְלִשְׁתִּים֙ הֹלְכִ֣ים אַחֲרֵיהֶ֔ם עַד־גְּב֖וּל בֵּ֥ית שָֽׁמֶשׁ
İnekler yolda, Beyt-Şemeş yolunda doğruca gittiler; tek bir anayolda giderek böğürdüler, sağa ve sola sapmadılar. Filistlilerin beyleri de onların arkasından Beyt-Şemeş sınırına kadar gittiler.
1. Samuel 29:2
·
Tevrat
וְסַרְנֵ֤י פְלִשְׁתִּים֙ עֹֽבְרִ֔ים לְמֵא֖וֹת וְלַאֲלָפִ֑ים וְדָוִ֣ד וַאֲנָשָׁ֗יו עֹֽבְרִ֛ים בָּאַחֲרֹנָ֖ה עִם־אָכִֽישׁ
Filistlilerin beyleri yüzler ve binler halinde geçiyorlardı; Davut ve adamları ise arkada Akiş ile geçiyorlardı.
1. Krallar 7:30
·
Tevrat
וְאַרְבָּעָה֩ אוֹפַנֵּ֨י נְחֹ֜שֶׁת לַמְּכוֹנָ֤ה הָֽאַחַת֙ וְסַרְנֵ֣י נְחֹ֔שֶׁת וְאַרְבָּעָ֥ה פַעֲמֹתָ֖יו כְּתֵפֹ֣ת לָהֶ֑ם מִתַּ֤חַת לַכִּיֹּר֙ הַכְּתֵפֹ֣ת יְצֻק֔וֹת מֵעֵ֥בֶר אִ֖ישׁ לֹיֽוֹת
Ve bir ayaklığın dört tunç tekerleği ve tunç dingilleri vardı; ve onun dört köşesinin onlara ait omuzları vardı; kazanın altında omuzlar dökülmüştü, her birinin karşısında çelenkler vardı.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 16:30
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שִׁמְשׁ֗וֹן תָּמ֣וֹת נַפְשִׁי֮ עִם־פְּלִשְׁתִּים֒ וַיֵּ֣ט בְּכֹ֔חַ וַיִּפֹּ֤ל הַבַּ֨יִת֙ עַל־הַסְּרָנִ֔ים וְעַל־כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁר־בּ֑וֹ וַיִּהְי֤וּ הַמֵּתִים֙ אֲשֶׁ֣ר הֵמִ֣ית בְּמוֹת֔וֹ רַבִּ֕ים מֵאֲשֶׁ֥ר הֵמִ֖ית בְּחַיָּֽיו
Şimşon dedi: 'Canım Filistlilerle ölsün.' Ve güçle eğildi; ev beylerin üzerine ve içindeki bütün halkın üzerine düştü. Böylece ölümünde öldürdüğü ölüler, yaşamında öldürdüklerinden çok oldu.
1. Samuel 6:18
·
Tevrat
וְעַכְבְּרֵ֣י הַזָּהָ֗ב מִסְפַּ֞ר כָּל־עָרֵ֤י פְלִשְׁתִּים֙ לַחֲמֵ֣שֶׁת הַסְּרָנִ֔ים מֵעִ֣יר מִבְצָ֔ר וְעַ֖ד כֹּ֣פֶר הַפְּרָזִ֑י וְעַ֣ד אָבֵ֣ל הַגְּדוֹלָ֗ה אֲשֶׁ֨ר הִנִּ֤יחוּ עָלֶ֨יהָ֙ אֵ֚ת אֲר֣וֹן יְהוָ֔ה עַ֚ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה בִּשְׂדֵ֥ה יְהוֹשֻׁ֖עַ בֵּֽית־הַשִּׁמְשִֽׁי
Altın fareler, surlu şehirden açık köye kadar beş beye ait bütün Filistli şehirlerinin sayısı kadardı; üzerine Yahve'nin sandığını koydukları büyük taşa kadar. O taş bugüne kadar Beyt-Şemeşli Yeşu'nun tarlasındadır.
1. Samuel 29:6
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אָכִ֜ישׁ אֶל־דָּוִ֗ד וַיֹּ֣אמֶר אֵ֠לָיו חַי־יְהוָ֞ה כִּי־יָשָׁ֣ר אַתָּ֗ה וְט֣וֹב בְּ֠עֵינַי צֵאתְךָ֨ וּבֹאֲךָ֤ אִתִּי֙ בַּֽמַּחֲנֶ֔ה כִּ֠י לֹֽא־מָצָ֤אתִֽי בְךָ֙ רָעָ֔ה מִיּ֛וֹם בֹּאֲךָ֥ אֵלַ֖י עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וּבְעֵינֵ֥י הַסְּרָנִ֖ים לֹֽא־ט֥וֹב אָֽתָּה
Akiş Davut'u çağırdı ve ona dedi: 'Yahve yaşıyor ki, sen doğrusun; ordugahta benimle çıkman ve girmen gözümde iyidir, çünkü bana geldiğin günden bu güne kadar sende kötülük bulmadım; ama beylerin gözünde sen iyi değilsin.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 6:4
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ מָ֣ה הָאָשָׁם֮ אֲשֶׁ֣ר נָשִׁ֣יב לוֹ֒ וַיֹּאמְר֗וּ מִסְפַּר֙ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֔ים חֲמִשָּׁה֙ טְחֹרֵ֣י זָהָ֔ב וַחֲמִשָּׁ֖ה עַכְבְּרֵ֣י זָהָ֑ב כִּֽי־מַגֵּפָ֥ה אַחַ֛ת לְכֻלָּ֖ם וּלְסַרְנֵיכֶֽם
Dediler: 'O'na geri ödeyeceğimiz suç sunusu nedir?' Dediler: 'Filistlilerin beylerinin sayısınca, beş altın ur ve beş altın fare; çünkü hepinizin ve beylerinizin üzerindeki bozgun aynıdır.'
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 16:18
·
Tevrat
וַתֵּ֣רֶא דְלִילָ֗ה כִּֽי־הִגִּ֣יד לָהּ֮ אֶת־כָּל־לִבּוֹ֒ וַתִּשְׁלַ֡ח וַתִּקְרָא֩ לְסַרְנֵ֨י פְלִשְׁתִּ֤ים לֵאמֹר֙ עֲל֣וּ הַפַּ֔עַם כִּֽי־הִגִּ֥יד לִ֖י אֶת־כָּל־לִבּ֑וֹ וְעָל֤וּ אֵלֶ֨יהָ֙ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֔ים וַיַּעֲל֥וּ הַכֶּ֖סֶף בְּיָדָֽם
Delila onun kendisine bütün kalbini bildirdiğini gördü; gönderdi ve Filistlilerin beylerini çağırarak dedi: 'Bu kez çıkın, çünkü bana bütün kalbini bildirdi.' Bunun üzerine Filistlilerin beyleri ona çıktılar ve gümüşü ellerinde çıkardılar.