65
Kullanım
5
Lemma
11
Türev
18
Anlam
5 lemma, 11 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הַסֶּלַע Lemma | ha-ssela | kaya, kaya, uçurum, sarp kayalık | İsim | 16 | ||
Örnek Ayetler (5 / 16) Hakimler 6:20 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו מַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֗ים קַ֣ח אֶת־הַבָּשָׂ֤ר וְאֶת־הַמַּצּוֹת֙ וְהַנַּח֙ אֶל־הַסֶּ֣לַע הַלָּ֔ז וְאֶת־הַמָּרַ֖ק שְׁפ֑וֹךְ וַיַּ֖עַשׂ כֵּֽן Tanrı'nın elçisi ona dedi: 'Eti ve mayasız ekmekleri al, bu kayanın üzerine koy ve suyu dök.' O da böyle yaptı. Hakimler 15:13 · Tevrat וַיֹּ֧אמְרוּ ל֣וֹ לֵאמֹ֗ר לֹ֚א כִּֽי־אָסֹ֤ר נֶֽאֱסָרְךָ֙ וּנְתַנּ֣וּךָ בְיָדָ֔ם וְהָמֵ֖ת לֹ֣א נְמִיתֶ֑ךָ וַיַּאַסְרֻ֗הוּ בִּשְׁנַ֨יִם֙ עֲבֹתִ֣ים חֲדָשִׁ֔ים וַֽיַּעֲל֖וּהוּ מִן־הַסָּֽלַע Ona diyerek dediler: 'Hayır, ancak seni kesinlikle bağlayacağız ve seni onların eline vereceğiz; ama seni kesinlikle öldürmeyeceğiz.' Onu iki yeni iple bağladılar ve onu kayadan çıkardılar. Yeremya 13:4 · Tevrat קַ֧ח אֶת־הָאֵז֛וֹר אֲשֶׁ֥ר קָנִ֖יתָ אֲשֶׁ֣ר עַל־מָתְנֶ֑יךָ וְקוּם֙ לֵ֣ךְ פְּרָ֔תָה וְטָמְנֵ֥הוּ שָׁ֖ם בִּנְקִ֥יק הַסָּֽלַע Satın aldığın, bellerinde olan kuşağı al ve kalk, Fırat'a git ve onu orada kayanın yarığında gizle. Yeremya 49:16 · Tevrat תִּֽפְלַצְתְּךָ֞ הִשִּׁ֤יא אֹתָךְ֙ זְד֣וֹן לִבֶּ֔ךָ שֹֽׁכְנִי֙ בְּחַגְוֵ֣י הַסֶּ֔לַע תֹּפְשִׂ֖י מְר֣וֹם גִּבְעָ֑ה כִּֽי־תַגְבִּ֤יהַ כַּנֶּ֨שֶׁר֙ קִנֶּ֔ךָ מִשָּׁ֥ם אֽוֹרִידְךָ֖ נְאֻם־יְהוָֽה Senin dehşetin, kalbinin kibri seni aldattı, ey kayanın yarıklarında oturan, tepenin yüksekliğini tutan! Yuvanı kartal gibi yükseltsen de, oradan seni indireceğim, Yahve'nin bildirisidir. 1. Samuel 14:4 · Tevrat וּבֵ֣ין הַֽמַּעְבְּר֗וֹת אֲשֶׁ֨ר בִּקֵּ֤שׁ יֽוֹנָתָן֙ לַֽעֲבֹר֙ עַל־מַצַּ֣ב פְּלִשְׁתִּ֔ים שֵׁן־הַסֶּ֤לַע מֵהָעֵ֨בֶר֙ מִזֶּ֔ה וְשֵׁן־הַסֶּ֥לַע מֵהָעֵ֖בֶר מִזֶּ֑ה וְשֵׁ֤ם הָֽאֶחָד֙ בּוֹצֵ֔ץ וְשֵׁ֥ם הָאֶחָ֖ד סֶֽנֶּה Yonatan'ın Filistlilerin garnizonuna geçmek istediği geçitlerin arasında, bu tarafta bir kaya dişi ve şu tarafta bir kaya dişi vardı; birinin adı Botsets, diğerinin adı Senne idi. | ||||||
סֶלַע | sela | kaya, kaya, uçurum, sarp kayalık | İsim | 16 | ||
בַּסֶּלַע | ba-ssela | kayada, kaya, uçurum, sarp kayalık | İsim | 7 | ||
הַסְּלָעִים | hassela'im | kayalar, kaya, uçurum, sığınak | İsim | 5 | ||
סַֽלְעִי | sal'i | kayam, kaya, sarp kayalık, sığınak | Zamir | 5 | ||
מִסֶּלַע | mi-ssela | kayadan, kaya, sarp kayalık, uçurum | İsim | 4 | ||
סְלָעִים | sela'im | kayalar, kaya, uçurum, sığınak | İsim | 3 | ||
וְסַלְעוֹ | ve-sal'o | ve onun kayası, kaya, uçurum, sığınak | Zamir | 1 | ||
מֵהַסֶּלַע | me-hassela | kayadan, kaya, sarp kayalık, taş | İsim | 1 | ||
וּבַסְּלָעִים | u-va-ssela'im | ve kayalarda, kaya, sarp kayalık, uçurum | İsim | 1 | ||
הַסָּלְעָם Lemma | ha-ssal'am | çekirgeyi, çekirge, kanatlı böcek | İsim | 1 | ||
הַֽמַּחְלְקֽוֹת Lemma | ha-mmahlekot | bölümler, bölüm, pay, sınıf | İsim | 1 | ||
סֶלַע Lemma | sela | kaya, kaya, uçurum | İsim | 1 | ||
הַסֶּלַע Lemma | ha-ssela | kaya, kaya, uçurum, sığınak | İsim | 1 | ||
סֶלַע | sela | kaya, kaya, uçurum, sığınak | İsim | 1 | ||
מִסֶּלַע | mi-ssela | kayadan, kaya, sarp kayalık, uçurum | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hakimler 6:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו מַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֗ים קַ֣ח אֶת־הַבָּשָׂ֤ר וְאֶת־הַמַּצּוֹת֙ וְהַנַּח֙ אֶל־הַסֶּ֣לַע הַלָּ֔ז וְאֶת־הַמָּרַ֖ק שְׁפ֑וֹךְ וַיַּ֖עַשׂ כֵּֽן
Tanrı'nın elçisi ona dedi: 'Eti ve mayasız ekmekleri al, bu kayanın üzerine koy ve suyu dök.' O da böyle yaptı.
Hakimler 15:13
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמְרוּ ל֣וֹ לֵאמֹ֗ר לֹ֚א כִּֽי־אָסֹ֤ר נֶֽאֱסָרְךָ֙ וּנְתַנּ֣וּךָ בְיָדָ֔ם וְהָמֵ֖ת לֹ֣א נְמִיתֶ֑ךָ וַיַּאַסְרֻ֗הוּ בִּשְׁנַ֨יִם֙ עֲבֹתִ֣ים חֲדָשִׁ֔ים וַֽיַּעֲל֖וּהוּ מִן־הַסָּֽלַע
Ona diyerek dediler: 'Hayır, ancak seni kesinlikle bağlayacağız ve seni onların eline vereceğiz; ama seni kesinlikle öldürmeyeceğiz.' Onu iki yeni iple bağladılar ve onu kayadan çıkardılar.
Yeremya 13:4
·
Tevrat
קַ֧ח אֶת־הָאֵז֛וֹר אֲשֶׁ֥ר קָנִ֖יתָ אֲשֶׁ֣ר עַל־מָתְנֶ֑יךָ וְקוּם֙ לֵ֣ךְ פְּרָ֔תָה וְטָמְנֵ֥הוּ שָׁ֖ם בִּנְקִ֥יק הַסָּֽלַע
Satın aldığın, bellerinde olan kuşağı al ve kalk, Fırat'a git ve onu orada kayanın yarığında gizle.
Yeremya 49:16
·
Tevrat
תִּֽפְלַצְתְּךָ֞ הִשִּׁ֤יא אֹתָךְ֙ זְד֣וֹן לִבֶּ֔ךָ שֹֽׁכְנִי֙ בְּחַגְוֵ֣י הַסֶּ֔לַע תֹּפְשִׂ֖י מְר֣וֹם גִּבְעָ֑ה כִּֽי־תַגְבִּ֤יהַ כַּנֶּ֨שֶׁר֙ קִנֶּ֔ךָ מִשָּׁ֥ם אֽוֹרִידְךָ֖ נְאֻם־יְהוָֽה
Senin dehşetin, kalbinin kibri seni aldattı, ey kayanın yarıklarında oturan, tepenin yüksekliğini tutan! Yuvanı kartal gibi yükseltsen de, oradan seni indireceğim, Yahve'nin bildirisidir.
1. Samuel 14:4
·
Tevrat
וּבֵ֣ין הַֽמַּעְבְּר֗וֹת אֲשֶׁ֨ר בִּקֵּ֤שׁ יֽוֹנָתָן֙ לַֽעֲבֹר֙ עַל־מַצַּ֣ב פְּלִשְׁתִּ֔ים שֵׁן־הַסֶּ֤לַע מֵהָעֵ֨בֶר֙ מִזֶּ֔ה וְשֵׁן־הַסֶּ֥לַע מֵהָעֵ֖בֶר מִזֶּ֑ה וְשֵׁ֤ם הָֽאֶחָד֙ בּוֹצֵ֔ץ וְשֵׁ֥ם הָאֶחָ֖ד סֶֽנֶּה
Yonatan'ın Filistlilerin garnizonuna geçmek istediği geçitlerin arasında, bu tarafta bir kaya dişi ve şu tarafta bir kaya dişi vardı; birinin adı Botsets, diğerinin adı Senne idi.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hakimler 15:8
·
Tevrat
וַיַּ֨ךְ אוֹתָ֥ם שׁ֛וֹק עַל־יָרֵ֖ךְ מַכָּ֣ה גְדוֹלָ֑ה וַיֵּ֣רֶד וַיֵּ֔שֶׁב בִּסְעִ֖יף סֶ֥לַע עֵיטָֽם
Onları bacak uyluk üzerine büyük bir vuruşla vurdu. Sonra inip Eytam kayasının yarığında oturdu.
Hakimler 15:11
·
Tevrat
וַיֵּרְד֡וּ שְׁלֹשֶׁת֩ אֲלָפִ֨ים אִ֜ישׁ מִֽיהוּדָ֗ה אֶל־סְעִיף֮ סֶ֣לַע עֵיטָם֒ וַיֹּאמְר֣וּ לְשִׁמְשׁ֗וֹן הֲלֹ֤א יָדַ֨עְתָּ֙ כִּֽי־מֹשְׁלִ֥ים בָּ֨נוּ֙ פְּלִשְׁתִּ֔ים וּמַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לָּ֑נוּ וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם כַּאֲשֶׁר֙ עָ֣שׂוּ לִ֔י כֵּ֖ן עָשִׂ֥יתִי לָהֶֽם
Yahuda'dan üç bin adam Eytam kayasının yarığına indiler ve Şimşon'a dediler: 'Filistlilerin bize egemen olduğunu bilmiyor musun? Bize yaptığın bu nedir?' O da onlara dedi: 'Bana yaptıkları gibi, ben de onlara öyle yaptım.'
Hakimler 20:45
·
Tevrat
וַיִּפְנ֞וּ וַיָּנֻ֤סוּ הַמִּדְבָּ֨רָה֙ אֶל־סֶ֣לַע הָֽרִמּ֔וֹן וַיְעֹֽלְלֻ֨הוּ֙ בַּֽמְסִלּ֔וֹת חֲמֵ֥שֶׁת אֲלָפִ֖ים אִ֑ישׁ וַיַּדְבִּ֤יקוּ אַחֲרָיו֙ עַד־גִּדְעֹ֔ם וַיַּכּ֥וּ מִמֶּ֖נּוּ אַלְפַּ֥יִם אִֽישׁ
Döndüler ve çöle, Rimmon kayasına kaçtılar; ve yollarda ondan beş bin adamı devşirdiler; Gidom'a kadar arkasından yetiştiler ve ondan iki bin adamı vurdular.
Hakimler 20:47
·
Tevrat
וַיִּפְנ֞וּ וַיָּנֻ֤סוּ הַמִּדְבָּ֨רָה֙ אֶל־סֶ֣לַע הָֽרִמּ֔וֹן שֵׁ֥שׁ מֵא֖וֹת אִ֑ישׁ וַיֵּֽשְׁבוּ֙ בְּסֶ֣לַע רִמּ֔וֹן אַרְבָּעָ֖ה חֳדָשִֽׁים
Altı yüz adam döndü ve çöle, Rimmon kayasına kaçtı; ve Rimmon kayasında dört ay oturdular.
Hezekiel 24:7
·
Tevrat
כִּ֤י דָמָהּ֙ בְּתוֹכָ֣הּ הָיָ֔ה עַל־צְחִ֥יחַ סֶ֖לַע שָׂמָ֑תְהוּ לֹ֤א שְׁפָכַ֨תְהוּ֙ עַל־הָאָ֔רֶץ לְכַסּ֥וֹת עָלָ֖יו עָפָֽר
Çünkü onun kanı onun içindeydi; onu çıplak kayanın üzerine koydu, onun üzerini toprakla örtmek için onu yere dökmedi.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 20:47
·
Tevrat
וַיִּפְנ֞וּ וַיָּנֻ֤סוּ הַמִּדְבָּ֨רָה֙ אֶל־סֶ֣לַע הָֽרִמּ֔וֹן שֵׁ֥שׁ מֵא֖וֹת אִ֑ישׁ וַיֵּֽשְׁבוּ֙ בְּסֶ֣לַע רִמּ֔וֹן אַרְבָּעָ֖ה חֳדָשִֽׁים
Altı yüz adam döndü ve çöle, Rimmon kayasına kaçtı; ve Rimmon kayasında dört ay oturdular.
Hakimler 21:13
·
Tevrat
וַֽיִּשְׁלְחוּ֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה וַֽיְדַבְּרוּ֙ אֶל־בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֔ן אֲשֶׁ֖ר בְּסֶ֣לַע רִמּ֑וֹן וַיִּקְרְא֥וּ לָהֶ֖ם שָׁלֽוֹם
Bütün topluluk haber gönderdi ve Rimmon kayasında olan Bünyamin oğullarına konuştu ve onlara esenlik ilan ettiler.
Amos 6:12
·
Tevrat
הַיְרֻצ֤וּן בַּסֶּ֨לַע֙ סוּסִ֔ים אִֽם־יַחֲר֖וֹשׁ בַּבְּקָרִ֑ים כִּֽי־הֲפַכְתֶּ֤ם לְרֹאשׁ֙ מִשְׁפָּ֔ט וּפְרִ֥י צְדָקָ֖ה לְלַעֲנָֽה
Atlar kayanın üzerinde koşar mı? Yoksa sığırlarla çift sürülür mü? Çünkü adaleti zehire, ve doğruluğun meyvesini pelin otuna çevirdiniz.
Yeremya 48:28
·
Tevrat
עִזְב֤וּ עָרִים֙ וְשִׁכְנ֣וּ בַּסֶּ֔לַע יֹשְׁבֵ֖י מוֹאָ֑ב וִֽהְי֣וּ כְיוֹנָ֔ה תְּקַנֵּ֖ן בְּעֶבְרֵ֥י פִי־פָֽחַת
Şehirleri bırakın ve kayada oturun, Moav'ın oturanları; ve çukurun ağzının kenarlarında yuva yapan güvercin gibi olun.
Yeşaya 22:16
·
Tevrat
מַה־לְּךָ֥ פֹה֙ וּמִ֣י לְךָ֣ פֹ֔ה כִּֽי־חָצַ֧בְתָּ לְּךָ֛ פֹּ֖ה קָ֑בֶר חֹצְבִ֤י מָרוֹם֙ קִבְר֔וֹ חֹקְקִ֥י בַסֶּ֖לַע מִשְׁכָּ֥ן לֽוֹ
Senin burada neyin var ve burada kimin var ki, kendine burada bir mezar yonttun? Yüksekte mezarını yontan, kayada kendine bir mesken kazan!
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 16:16
·
Tevrat
הִנְנִ֨י שֹׁלֵ֜חַ לְדַיָּגִ֥ים רַבִּ֛ים נְאֻם־יְהוָ֖ה וְדִיג֑וּם וְאַֽחֲרֵי־כֵ֗ן אֶשְׁלַח֙ לְרַבִּ֣ים צַיָּדִ֔ים וְצָד֞וּם מֵעַ֤ל כָּל־הַר֙ וּמֵעַ֣ל כָּל־גִּבְעָ֔ה וּמִנְּקִיקֵ֖י הַסְּלָעִֽים
İşte, ben birçok balıkçıya gönderiyorum, Yahve'nin bildirisidir, ve onları avlayacaklar; ve ondan sonra birçok avcıya göndereceğim ve onları her dağın üzerinden ve her tepenin üzerinden ve kayaların yarıklarından avlayacaklar.
Yeremya 51:25
·
Tevrat
הִנְנִ֨י אֵלֶ֜יךָ הַ֤ר הַמַּשְׁחִית֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה הַמַּשְׁחִ֖ית אֶת־כָּל־הָאָ֑רֶץ וְנָטִ֨יתִי אֶת־יָדִ֜י עָלֶ֗יךָ וְגִלְגַּלְתִּ֨יךָ֙ מִן־הַסְּלָעִ֔ים וּנְתַתִּ֖יךָ לְהַ֥ר שְׂרֵפָֽה
İşte ben sana karşıyım, ey yok eden dağ, Yahve'nin bildirisidir, bütün yeri yok eden; ve elimi senin üzerine uzatacağım, seni kayalardan yuvarlayacağım ve seni yanmış bir dağ yapacağım.
Yeşaya 2:21
·
Tevrat
לָבוֹא֙ בְּנִקְר֣וֹת הַצֻּרִ֔ים וּבִסְעִפֵ֖י הַסְּלָעִ֑ים מִפְּנֵ֞י פַּ֤חַד יְהוָה֙ וּמֵהֲדַ֣ר גְּאוֹנ֔וֹ בְּקוּמ֖וֹ לַעֲרֹ֥ץ הָאָֽרֶץ
Yeri sarsmak için kalktığında, Yahve'nin dehşeti yüzünden ve yüceliğinin görkeminden kayaların yarıklarına ve kayalıkların kovuklarına girmek için.
Yeşaya 7:19
·
Tevrat
וּבָ֨אוּ וְנָח֤וּ כֻלָּם֙ בְּנַחֲלֵ֣י הַבַּתּ֔וֹת וּבִנְקִיקֵ֖י הַסְּלָעִ֑ים וּבְכֹל֙ הַנַּ֣עֲצוּצִ֔ים וּבְכֹ֖ל הַנַּהֲלֹלִֽים
Ve hepsi gelecekler ve sarp vadilere, kayaların yarıklarına, bütün dikenliklere ve bütün otlaklara konacaklar.
Yeşaya 57:5
·
Tevrat
הַנֵּֽחָמִים֙ בָּֽאֵלִ֔ים תַּ֖חַת כָּל־עֵ֣ץ רַעֲנָ֑ן שֹׁחֲטֵ֤י הַיְלָדִים֙ בַּנְּחָלִ֔ים תַּ֖חַת סְעִפֵ֥י הַסְּלָעִֽים
Her yeşil ağacın altında ilahlarla kızışanlar; vadilerde, kayaların yarıkları altında çocukları kesenler.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 22:2
·
Tevrat
וַיֹּאמַ֑ר יְהוָ֛ה סַֽלְעִ֥י וּמְצֻדָתִ֖י וּמְפַלְטִי־לִֽי
Ve dedi: 'Yahve kayamdır ve hisarımdır ve benim için kurtarıcımdır;
Mezmurlar 18:3
·
Tevrat
יְהוָ֤ה סַֽלְעִ֥י וּמְצוּדָתִ֗י וּמְפַ֫לְטִ֥י אֵלִ֣י צ֭וּרִי אֶֽחֱסֶה־בּ֑וֹ מָֽגִנִּ֥י וְקֶֽרֶן־יִ֝שְׁעִ֗י מִשְׂגַּבִּֽי
Yahve kayam, hisarım ve kurtarıcımdır; Tanrım, ona sığındığım kayamdır; kalkanım ve kurtuluşumun boynuzu, yüksek kulemdir.
Mezmurlar 31:4
·
Tevrat
כִּֽי־סַלְעִ֣י וּמְצוּדָתִ֣י אָ֑תָּה וּלְמַ֥עַן שִׁ֝מְךָ֗ תַּֽנְחֵ֥נִי וּֽתְנַהֲלֵֽנִי
Çünkü kayam ve kalem Sensin; ve adının uğruna bana yol göster ve beni yönet.
Mezmurlar 42:10
·
Tevrat
אוֹמְרָ֤ה לְאֵ֥ל סַלְעִי֮ לָמָ֪ה שְׁכַ֫חְתָּ֥נִי לָֽמָּה־קֹדֵ֥ר אֵלֵ֗ךְ בְּלַ֣חַץ אוֹיֵֽב
Kayam Tanrı'ya derim: 'Neden beni unuttun? Neden düşmanın baskısıyla yaslı yürüyeyim?'
Mezmurlar 71:3
·
Tevrat
הֱיֵ֤ה לִ֨י לְצ֥וּר מָע֡וֹן לָב֗וֹא תָּמִ֗יד צִוִּ֥יתָ לְהוֹשִׁיעֵ֑נִי כִּֽי־סַלְעִ֖י וּמְצוּדָתִ֣י אָֽתָּה
Bana sürekli girmek için barınak kaya ol; beni kurtarmayı buyurdun, çünkü kayam ve hisarım sensin.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 5:3
·
Tevrat
יְהֹוָ֗ה עֵינֶיךָ֮ הֲל֣וֹא לֶאֱמוּנָה֒ הִכִּ֤יתָה אֹתָם֙ וְֽלֹא־חָ֔לוּ כִּלִּיתָ֕ם מֵאֲנ֖וּ קַ֣חַת מוּסָ֑ר חִזְּק֤וּ פְנֵיהֶם֙ מִסֶּ֔לַע מֵאֲנ֖וּ לָשֽׁוּב
Yahve, senin gözlerin sadakate değil mi? Onları vurdun ve acı çekmediler, onları tükettin; terbiye almayı reddettiler. Yüzlerini kayadan sertleştirdiler, dönmeyi reddettiler.
Mezmurlar 78:16
·
Tevrat
וַיּוֹצִ֣א נוֹזְלִ֣ים מִסָּ֑לַע וַיּ֖וֹרֶד כַּנְּהָר֣וֹת מָֽיִם
Ve kayadan akarsular çıkardı; ve suları ırmaklar gibi indirdi.
Nehemya 9:15
·
Tevrat
וְ֠לֶחֶם מִשָּׁמַ֜יִם נָתַ֤תָּה לָהֶם֙ לִרְעָבָ֔ם וּמַ֗יִם מִסֶּ֛לַע הוֹצֵ֥אתָ לָהֶ֖ם לִצְמָאָ֑ם וַתֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם לָבוֹא֙ לָרֶ֣שֶׁת אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־נָשָׂ֥אתָ אֶת־יָדְךָ֖ לָתֵ֥ת לָהֶֽם
Ve açlıkları için onlara göklerden ekmek verdin ve susuzlukları için onlara kayadan su çıkardın; ve onlara vermek için elini kaldırdığın diyarı mülk edinmek için girmelerini onlara dedin.
Yasa'nın Tekrarı 32:13
·
Tevrat
יַרְכִּבֵ֨הוּ֙ עַל־בָּ֣מֳתֵי אָ֔רֶץ וַיֹּאכַ֖ל תְּנוּבֹ֣ת שָׂדָ֑י וַיֵּנִקֵ֤הֽוּ דְבַשׁ֙ מִסֶּ֔לַע וְשֶׁ֖מֶן מֵחַלְמִ֥ישׁ צֽוּר
Onu yerin yüksek yerleri üzerine bindirdi ve tarlanın ürünlerini yedi; kayadan ona bal ve çakmaktaşı kayasından yağ emzirdi.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 33:16
·
Tevrat
ה֚וּא מְרוֹמִ֣ים יִשְׁכֹּ֔ן מְצָד֥וֹת סְלָעִ֖ים מִשְׂגַּבּ֑וֹ לַחְמ֣וֹ נִתָּ֔ן מֵימָ֖יו נֶאֱמָנִֽים
O yükseklerde oturacak, kayaların hisarları onun sığınağı olacak; ekmeği verilecek, suları güvenilir olacak.
1. Krallar 19:11
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר צֵ֣א וְעָמַדְתָּ֣ בָהָר֮ לִפְנֵ֣י יְהוָה֒ וְהִנֵּ֧ה יְהוָ֣ה עֹבֵ֗ר וְר֣וּחַ גְּדוֹלָ֡ה וְחָזָ֞ק מְפָרֵק֩ הָרִ֨ים וּמְשַׁבֵּ֤ר סְלָעִים֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה לֹ֥א בָר֖וּחַ יְהוָ֑ה וְאַחַ֤ר הָר֨וּחַ רַ֔עַשׁ לֹ֥א בָרַ֖עַשׁ יְהוָֽה
Dedi: 'Çık ve dağda Yahve'nin önünde dur.' Ve işte, Yahve geçiyordu; ve Yahve'nin önünde dağları parçalayan ve kayaları kıran büyük ve güçlü bir rüzgar vardı, ama Yahve rüzgarda değildi; ve rüzgardan sonra bir deprem oldu, ama Yahve depremde değildi.
Mezmurlar 104:18
·
Tevrat
הָרִ֣ים הַ֭גְּבֹהִים לַיְּעֵלִ֑ים סְ֝לָעִ֗ים מַחְסֶ֥ה לַֽשְׁפַנִּֽים
Yüksek dağlar dağ keçileri içindir; kayalar kaya porsukları için sığınaktır.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 31:9
·
Tevrat
וְסַלְעוֹ֙ מִמָּג֣וֹר יַֽעֲב֔וֹר וְחַתּ֥וּ מִנֵּ֖ס שָׂרָ֑יו נְאֻם־יְהוָ֗ה אֲשֶׁר־א֥וּר לוֹ֙ בְּצִיּ֔וֹן וְתַנּ֥וּר ל֖וֹ בִּירוּשָׁלִָֽם
Ve onun kayası dehşetten geçecek ve onun komutanları sancaktan dehşete düşecekler, Yahve'nin bildirisidir; ki onun ateşi Siyon'da ve onun fırını Yeruşalim'dedir.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 1:36
·
Tevrat
וּגְבוּל֙ הָאֱמֹרִ֔י מִֽמַּעֲלֵ֖ה עַקְרַבִּ֑ים מֵהַסֶּ֖לַע וָמָֽעְלָה
Amorlunun sınırı Akrabbim yokuşundan, kayadan ve yukarıyadır.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 13:6
·
Tevrat
וְאִ֨ישׁ יִשְׂרָאֵ֤ל רָאוּ֙ כִּ֣י צַר־ל֔וֹ כִּ֥י נִגַּ֖שׂ הָעָ֑ם וַיִּֽתְחַבְּא֣וּ הָעָ֗ם בַּמְּעָר֤וֹת וּבַֽחֲוָחִים֙ וּבַסְּלָעִ֔ים וּבַצְּרִחִ֖ים וּבַבֹּרֽוֹת
İsrail adamları sıkıntıda olduklarını, halkın sıkıştırıldığını gördüler; halk mağaralarda, çalılıklarda, kayalıklarda, mahzenlerde ve çukurlarda saklandı.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 11:22
·
Tevrat
אֶת־אֵ֤לֶּה מֵהֶם֙ תֹּאכֵ֔לוּ אֶת־הָֽאַרְבֶּ֣ה לְמִינ֔וֹ וְאֶת־הַסָּלְעָ֖ם לְמִינֵ֑הוּ וְאֶת־הַחַרְגֹּ֣ל לְמִינֵ֔הוּ וְאֶת־הֶחָגָ֖ב לְמִינֵֽהוּ
Onlardan şunları yiyeceksiniz: Türüne göre çekirgeyi ve türüne göre kel çekirgeyi ve türüne göre cırcır böceğini ve türüne göre küçük çekirgeyi.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 23:28
·
Tevrat
וַיָּ֣שָׁב שָׁא֗וּל מִרְדֹף֙ אַחֲרֵ֣י דָוִ֔ד וַיֵּ֖לֶךְ לִקְרַ֣את פְּלִשְׁתִּ֑ים עַל־כֵּ֗ן קָֽרְאוּ֙ לַמָּק֣וֹם הַה֔וּא סֶ֖לַע הַֽמַּחְלְקֽוֹת
Bunun üzerine Saul Davut'un ardına düşmekten döndü ve Filistlileri karşılamaya gitti; bu yüzden o yere Sela-Hamahlekot adını verdiler.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 23:28
·
Tevrat
וַיָּ֣שָׁב שָׁא֗וּל מִרְדֹף֙ אַחֲרֵ֣י דָוִ֔ד וַיֵּ֖לֶךְ לִקְרַ֣את פְּלִשְׁתִּ֑ים עַל־כֵּ֗ן קָֽרְאוּ֙ לַמָּק֣וֹם הַה֔וּא סֶ֖לַע הַֽמַּחְלְקֽוֹת
Bunun üzerine Saul Davut'un ardına düşmekten döndü ve Filistlileri karşılamaya gitti; bu yüzden o yere Sela-Hamahlekot adını verdiler.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 14:7
·
Tevrat
הוּא־הִכָּ֨ה אֶת־אֱד֤וֹם בְּגֵיא־מֶ֨לַח֙ עֲשֶׂ֣רֶת אֲלָפִ֔ים וְתָפַ֥שׂ אֶת־הַסֶּ֖לַע בַּמִּלְחָמָ֑ה וַיִּקְרָ֤א אֶת־שְׁמָהּ֙ יָקְתְאֵ֔ל עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
O, Tuz Vadisi'nde Edom'u on bin vurdu ve savaşta Sela'yı tuttu; bu güne kadar onun adını Yokteel çağırdı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 42:11
·
Tevrat
יִשְׂא֤וּ מִדְבָּר֙ וְעָרָ֔יו חֲצֵרִ֖ים תֵּשֵׁ֣ב קֵדָ֑ר יָרֹ֨נּוּ֙ יֹ֣שְׁבֵי סֶ֔לַע מֵרֹ֥אשׁ הָרִ֖ים יִצְוָֽחוּ
Çöl ve onun şehirleri, Kedar'ın oturduğu köyler kaldırsınlar; kayada oturanları sevinçle bağırsınlar, dağların başından haykırsınlar.