Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

סור

s-v-r — Kök Analizi

סור

314

Kullanım

3

Lemma

72

Türev

77

Anlam

3 lemma, 72 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

סָר

Lemma

sar

saptı, sapmak, ayrılmak, yoldan çıkmak

Fiil
32

וַיָּסַר

va-yyasar

ve saptı, sapmak, ayrılmak, yoldan çıkmak

Fiil
25

הֵסִיר

hesir

saptırdı, sapmak, uzaklaşmak, çıkarmak

Fiil
23

סָרוּ

saru

saptılar, sapmak, yoldan çıkmak, ayrılmak

Fiil
20

Örnek Ayetler (5 / 20)

Hakimler 2:17

·

Tevrat

וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן

Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar.

Yeremya 5:23

·

Tevrat

וְלָעָ֤ם הַזֶּה֙ הָיָ֔ה לֵ֖ב סוֹרֵ֣ר וּמוֹרֶ֑ה סָ֖רוּ וַיֵּלֵֽכוּ

Ve bu halkın inatçı ve isyankar bir kalbi vardı; saptılar ve gittiler.

1. Samuel 6:12

·

Tevrat

וַיִשַּׁ֨רְנָה הַפָּר֜וֹת בַּדֶּ֗רֶךְ עַל־דֶּ֨רֶךְ֙ בֵּ֣ית שֶׁ֔מֶשׁ בִּמְסִלָּ֣ה אַחַ֗ת הָלְכ֤וּ הָלֹךְ֙ וְגָע֔וֹ וְלֹא־סָ֖רוּ יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֑אול וְסַרְנֵ֤י פְלִשְׁתִּים֙ הֹלְכִ֣ים אַחֲרֵיהֶ֔ם עַד־גְּב֖וּל בֵּ֥ית שָֽׁמֶשׁ

İnekler yolda, Beyt-Şemeş yolunda doğruca gittiler; tek bir anayolda giderek böğürdüler, sağa ve sola sapmadılar. Filistlilerin beyleri de onların arkasından Beyt-Şemeş sınırına kadar gittiler.

1. Samuel 15:6

·

Tevrat

וַיֹּ֣אמֶר שָׁא֣וּל אֶֽל־הַקֵּינִ֡י לְכוּ֩ סֻּ֨רוּ רְד֜וּ מִתּ֣וֹךְ עֲמָלֵקִ֗י פֶּן־אֹֽסִפְךָ֙ עִמּ֔וֹ וְאַתָּ֞ה עָשִׂ֤יתָה חֶ֨סֶד֙ עִם־כָּל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בַּעֲלוֹתָ֖ם מִמִּצְרָ֑יִם וַיָּ֥סַר קֵינִ֖י מִתּ֥וֹךְ עֲמָלֵֽק

Şaul Kenlilere dedi: 'Gidin, ayrılın, Amaleklilerin içinden inin, yoksa seni onunla toplarım; sen Mısır'dan çıkarken bütün İsrail oğullarıyla sadakat yaptın.' Kenliler Amalek'in içinden ayrıldı.

2. Krallar 12:4

·

Tevrat

רַ֥ק הַבָּמ֖וֹת לֹא־סָ֑רוּ ע֥וֹד הָעָ֛ם מְזַבְּחִ֥ים וּֽמְקַטְּרִ֖ים בַּבָּמֽוֹת

Ancak yüksek yerler ortadan kalkmadı; halk hâlâ yüksek yerlerde kurban kesiyor ve buhur yakıyordu.

Tüm 20 kullanımı gör

יָסוּר

yasur

sapacak, sapmak, ayrılmak, yoldan çıkmak

Fiil
13

סוּר

sur

sapmak, sapmak, yoldan çıkmak, ayrılmak

Fiil
13

וְסָר

ve-sar

ve saptı, sapmak, ayrılmak, yoldan çıkmak

Fiil
12

סוּרוּ

suru

sapın, sapmak, yoldan çıkmak, ayrılmak

Fiil
11

הָסֵר

haser

kaldır, kaldırmak, uzaklaştırmak, çıkarmak

Fiil
9

יָסִיר

yasir

saptıracak, sapmak, uzaklaşmak, çıkarmak

Fiil
7

וַהֲסִרֹתִי

vahasiroti

ve saptırdım, sapmak, uzaklaşmak, çıkarmak

Fiil
7

הָסִירוּ

hasiru

kaldırın, kaldırmak, uzaklaştırmak, çıkarmak

Fiil
7

לְהָסִיר

le-hasir

sapmak için, sapmak, uzaklaştırmak, kaldırmak

Fiil
6

תָסוּר

tasur

sapacak, sapmak, ayrılmak, yoldan çıkmak

Fiil
6

וַיָּסִירוּ

vayyasiru

ve saptırdılar, sapmak, ayrılmak, kaldırmak

Fiil
6

יְסִירֶֽנָּה

yesirenna

saptıracak, sapmak, ayrılmak, çıkarmak

Zamir
6

וַיָּסֻרוּ

va-yyasuru

ve saptılar, sapmak, yoldan çıkmak, ayrılmak

Fiil
6

לָסוּר

lasur

sapmak, sapmak, yoldan çıkmak, ayrılmak

Fiil
5

אָסִיר

asir

bağlı, bağlı, tutsak, esir

Fiil
5

וְסוּר

ve-sur

ve sap, sapmak, ayrılmak, yoldan çıkmak

Fiil
4

סָר

Lemma

sarsaptı

32

וַיָּסַר

va-yyasarve saptı

25

הֵסִיר

hesirsaptırdı

23

סָרוּ

sarusaptılar

20

Örnek Ayetler (5 / 20)

Hakimler 2:17

·

Tevrat

וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן

Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar.

Yeremya 5:23

·

Tevrat

וְלָעָ֤ם הַזֶּה֙ הָיָ֔ה לֵ֖ב סוֹרֵ֣ר וּמוֹרֶ֑ה סָ֖רוּ וַיֵּלֵֽכוּ

Ve bu halkın inatçı ve isyankar bir kalbi vardı; saptılar ve gittiler.

1. Samuel 6:12

·

Tevrat

וַיִשַּׁ֨רְנָה הַפָּר֜וֹת בַּדֶּ֗רֶךְ עַל־דֶּ֨רֶךְ֙ בֵּ֣ית שֶׁ֔מֶשׁ בִּמְסִלָּ֣ה אַחַ֗ת הָלְכ֤וּ הָלֹךְ֙ וְגָע֔וֹ וְלֹא־סָ֖רוּ יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֑אול וְסַרְנֵ֤י פְלִשְׁתִּים֙ הֹלְכִ֣ים אַחֲרֵיהֶ֔ם עַד־גְּב֖וּל בֵּ֥ית שָֽׁמֶשׁ

İnekler yolda, Beyt-Şemeş yolunda doğruca gittiler; tek bir anayolda giderek böğürdüler, sağa ve sola sapmadılar. Filistlilerin beyleri de onların arkasından Beyt-Şemeş sınırına kadar gittiler.

1. Samuel 15:6

·

Tevrat

וַיֹּ֣אמֶר שָׁא֣וּל אֶֽל־הַקֵּינִ֡י לְכוּ֩ סֻּ֨רוּ רְד֜וּ מִתּ֣וֹךְ עֲמָלֵקִ֗י פֶּן־אֹֽסִפְךָ֙ עִמּ֔וֹ וְאַתָּ֞ה עָשִׂ֤יתָה חֶ֨סֶד֙ עִם־כָּל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בַּעֲלוֹתָ֖ם מִמִּצְרָ֑יִם וַיָּ֥סַר קֵינִ֖י מִתּ֥וֹךְ עֲמָלֵֽק

Şaul Kenlilere dedi: 'Gidin, ayrılın, Amaleklilerin içinden inin, yoksa seni onunla toplarım; sen Mısır'dan çıkarken bütün İsrail oğullarıyla sadakat yaptın.' Kenliler Amalek'in içinden ayrıldı.

2. Krallar 12:4

·

Tevrat

רַ֥ק הַבָּמ֖וֹת לֹא־סָ֑רוּ ע֥וֹד הָעָ֛ם מְזַבְּחִ֥ים וּֽמְקַטְּרִ֖ים בַּבָּמֽוֹת

Ancak yüksek yerler ortadan kalkmadı; halk hâlâ yüksek yerlerde kurban kesiyor ve buhur yakıyordu.

Tüm 20 kullanımı gör

יָסוּר

yasursapacak

13

סוּר

sursapmak

13

וְסָר

ve-sarve saptı

12

סוּרוּ

surusapın

11

הָסֵר

haserkaldır

9

יָסִיר

yasirsaptıracak

7

וַהֲסִרֹתִי

vahasirotive saptırdım

7

הָסִירוּ

hasirukaldırın

7

לְהָסִיר

le-hasirsapmak için

6

תָסוּר

tasursapacak

6

וַיָּסִירוּ

vayyasiruve saptırdılar

6

יְסִירֶֽנָּה

yesirennasaptıracak

6

וַיָּסֻרוּ

va-yyasuruve saptılar

6

לָסוּר

lasursapmak

5

אָסִיר

asirbağlı

5

וְסוּר

ve-surve sap

4
סור Kökü — Kelime Analizi | Vahiy.org