498
Kullanım
4
Lemma
97
Türev
97
Anlam
4 lemma, 97 türev form
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 49:6
·
Tevrat
לָ֣מָּה אִ֭ירָא בִּ֣ימֵי רָ֑ע עֲוֺ֖ן עֲקֵבַ֣י יְסוּבֵּֽנִי
Kötülük günlerinde, topuklarımın suçu beni kuşattığında neden korkayım?
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 52:21
·
Tevrat
וְהָעַמּוּדִ֗ים שְׁמֹנֶ֨ה עֶשְׂרֵ֤ה אַמָּה֙ קוֹמַת֙ הָעַמֻּ֣ד הָאֶחָ֔ד וְח֛וּט שְׁתֵּים־עֶשְׂרֵ֥ה אַמָּ֖ה יְסֻבֶּ֑נּוּ וְעָבְי֛וֹ אַרְבַּ֥ע אַצְבָּע֖וֹת נָבֽוּב
Ve sütunlar: bir sütunun boyu on sekiz kubit (~45 cm) idi ve on iki kubit (~45 cm) bir ip onu çevreliyordu; ve kalınlığı dört parmaktı, içi boştu.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 7:22
·
Tevrat
וַהֲסִבּוֹתִ֤י פָנַי֙ מֵהֶ֔ם וְחִלְּל֖וּ אֶת־צְפוּנִ֑י וּבָאוּ־בָ֥הּ פָּרִיצִ֖ים וְחִלְּלֽוּהָ
Yüzümü onlardan çevireceğim ve gizli yerimi kirletecekler; soyguncular ona girecekler ve onu kirletecekler.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 2:11
·
Tevrat
שֵׁ֥ם הָֽאֶחָ֖ד פִּישׁ֑וֹן ה֣וּא הַסֹּבֵ֗ב אֵ֚ת כָּל־אֶ֣רֶץ הַֽחֲוִילָ֔ה אֲשֶׁר־שָׁ֖ם הַזָּהָֽב
Birincisinin adı Pişon'dur; altının bulunduğu bütün Havila diyarını dolaşan odur.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 4:3
·
Tevrat
וּדְמ֣וּת בְּקָרִים֩ תַּ֨חַת ל֜וֹ סָבִ֤יב סָבִיב֙ סוֹבְבִ֣ים אֹת֔וֹ עֶ֚שֶׂר בָּֽאַמָּ֔ה מַקִּיפִ֥ים אֶת־הַיָּ֖ם סָבִ֑יב שְׁנַ֤יִם טוּרִים֙ הַבָּקָ֔ר יְצוּקִ֖ים בְּמֻֽצַקְתּֽוֹ
Onun altında ise çepeçevre sığırların benzerliği onu çevreliyordu, on kubit (~4.5 metre) denizin çevresini kuşatıyordu; sığırlar onun dökümünde iki sıra dökülmüştü.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 55:11
·
Tevrat
יוֹמָ֤ם וָלַ֗יְלָה יְסוֹבְבֻ֥הָ עַל־חוֹמֹתֶ֑יהָ וְאָ֖וֶן וְעָמָ֣ל בְּקִרְבָּֽהּ
Gündüz ve gece surları üzerinde onu dolaşırlar; kötülük ve zahmet onun içindedir.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 32:10
·
Tevrat
יִמְצָאֵ֨הוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִדְבָּ֔ר וּבְתֹ֖הוּ יְלֵ֣ל יְשִׁמֹ֑ן יְסֹֽבְבֶ֨נְהוּ֙ יְב֣וֹנְנֵ֔הוּ יִצְּרֶ֖נְהוּ כְּאִישׁ֥וֹן עֵינֽוֹ
Onu çöl diyarında ve uluyan ıssızlığın boşluğunda buldu; onu kuşattı, onunla ilgilendi, onu gözünün bebeği gibi korudu.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 7:24
·
Tevrat
וּפְקָעִים֩ מִתַּ֨חַת לִשְׂפָת֤וֹ סָבִיב֙ סֹבְבִ֣ים אֹת֔וֹ עֶ֚שֶׂר בָּֽאַמָּ֔ה מַקִּפִ֥ים אֶת־הַיָּ֖ם סָבִ֑יב שְׁנֵ֤י טוּרִים֙ הַפְּקָעִ֔ים יְצֻקִ֖ים בִּיצֻקָתֽוֹ
Ve kenarının altında onu çepeçevre saran kabaklar vardı, her kubitte (~45 cm) on tane olmak üzere denizi çepeçevre kuşatıyordu; kabaklar dökümünde iki sıra halinde dökülmüştü.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 16:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שְׁמוּאֵ֣ל אֶל־יִשַׁי֮ הֲתַ֣מּוּ הַנְּעָרִים֒ וַיֹּ֗אמֶר ע֚וֹד שָׁאַ֣ר הַקָּטָ֔ן וְהִנֵּ֥ה רֹעֶ֖ה בַּצֹּ֑אן וַיֹּ֨אמֶר שְׁמוּאֵ֤ל אֶל־יִשַׁי֙ שִׁלְחָ֣ה וְקָחֶ֔נּוּ כִּ֥י לֹא־נָסֹ֖ב עַד־בֹּא֥וֹ פֹֽה
Samuel İşay'a dedi: 'Gençler bitti mi?' O da dedi: 'Daha en küçüğü kaldı ve işte sürüyü güdüyor.' Samuel İşay'a dedi: 'Gönder ve onu al; çünkü o buraya gelene kadar oturmayacağız.'
Örnek Ayetler (1)
Ezra 6:22
·
Tevrat
וַיַּֽעֲשׂ֧וּ חַג־מַצּ֛וֹת שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים בְּשִׂמְחָ֑ה כִּ֣י שִׂמְּחָ֣ם יְהוָ֗ה וְֽהֵסֵ֞ב לֵ֤ב מֶֽלֶךְ־אַשּׁוּר֙ עֲלֵיהֶ֔ם לְחַזֵּ֣ק יְדֵיהֶ֔ם בִּמְלֶ֥אכֶת בֵּית־הָאֱלֹהִ֖ים אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve yedi gün sevinçle Mayasız Ekmek Bayramı'nı yaptılar; çünkü Yahve onları sevindirmişti ve İsrail'in Tanrısı olan Tanrı evinin işinde ellerini güçlendirmek için Asur kralının kalbini onlara döndürmüştü.
Örnek Ayetler (1)
Zekeriya 14:10
·
Tevrat
יִסּ֨וֹב כָּל־הָאָ֤רֶץ כָּעֲרָבָה֙ מִגֶּ֣בַע לְרִמּ֔וֹן נֶ֖גֶב יְרֽוּשָׁלִָ֑ם וְֽרָאֲמָה֩ וְיָשְׁבָ֨ה תַחְתֶּ֜יהָ לְמִשַּׁ֣עַר בִּנְיָמִ֗ן עַד־מְק֞וֹם שַׁ֤עַר הָֽרִאשׁוֹן֙ עַד־שַׁ֣עַר הַפִּנִּ֔ים וּמִגְדַּ֣ל חֲנַנְאֵ֔ל עַ֖ד יִקְבֵ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Bütün yer Geva'dan Yeruşalim'in güneyinde Rimmon'a kadar Araba gibi dönecek; ve o yükselecek ve Bünyamin kapısından İlk kapının yerine kadar, Köşeler kapısına kadar ve Hananel kulesinden kralın cenderelerine kadar kendi yerinde oturacak.
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 7:25
·
Tevrat
סַבּ֨וֹתִֽי אֲנִ֤י וְלִבִּי֙ לָדַ֣עַת וְלָת֔וּר וּבַקֵּ֥שׁ חָכְמָ֖ה וְחֶשְׁבּ֑וֹן וְלָדַ֨עַת֙ רֶ֣שַׁע כֶּ֔סֶל וְהַסִּכְל֖וּת הוֹלֵלֽוֹת
Ben ve kalbim bilmek, araştırmak, bilgelik ve hesap aramak ve akılsızlığın kötülüğünü ve deliliğin sefahatini bilmek için döndük.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 28:27
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֤א בֶֽחָרוּץ֙ י֣וּדַשׁ קֶ֔צַח וְאוֹפַ֣ן עֲגָלָ֔ה עַל־כַּמֹּ֖ן יוּסָּ֑ב כִּ֧י בַמַּטֶּ֛ה יֵחָ֥בֶט קֶ֖צַח וְכַמֹּ֥ן בַּשָּֽׁבֶט
Çünkü çörek otu dövenle dövülmez ve araba tekerleği kimyon üzerinde döndürülmez; çünkü çörek otu değnekle dövülür ve kimyon sopayla.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 31:22
·
Tevrat
עַד־מָתַי֙ תִּתְחַמָּקִ֔ין הַבַּ֖ת הַשּֽׁוֹבֵבָ֑ה כִּֽי־בָרָ֨א יְהוָ֤ה חֲדָשָׁה֙ בָּאָ֔רֶץ נְקֵבָ֖ה תְּס֥וֹבֵֽב גָּֽבֶר
Ne zamana kadar kararsız kalacaksın, dönek kız? Çünkü Yahve yerde yeni bir şey yarattı: Dişi erkeği saracak.
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 2:20
·
Tevrat
וְסַבּ֥וֹתִֽי אֲנִ֖י לְיַאֵ֣שׁ אֶת־לִבִּ֑י עַ֚ל כָּל־הֶ֣עָמָ֔ל שֶׁעָמַ֖לְתִּי תַּ֥חַת הַשָּֽׁמֶשׁ
Ve ben güneşin altında emek verdiğim bütün emeğin üzerine kalbimi umutsuzluğa düşürmek için döndüm.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 3:2
·
Tevrat
אָק֨וּמָה נָּ֜א וַאֲסוֹבְבָ֣ה בָעִ֗יר בַּשְּׁוָקִים֙ וּבָ֣רְחֹב֔וֹת אֲבַקְשָׁ֕ה אֵ֥ת שֶׁאָהֲבָ֖ה נַפְשִׁ֑י בִּקַּשְׁתִּ֖יו וְלֹ֥א מְצָאתִֽיו
Lütfen kalkayım ve şehirde, sokaklarda ve meydanlarda dolaşayım, canımın sevdiğini arayayım; onu aradım ama onu bulmadım.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 17:11
·
Tevrat
אַ֭שֻּׁרֵינוּ עַתָּ֣ה סְבָב֑וּנוּ עֵינֵיהֶ֥ם יָ֝שִׁ֗יתוּ לִנְט֥וֹת בָּאָֽרֶץ
Adımlarımızı şimdi kuşattılar; gözlerini bizi yere sermek için diktiler.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 28:11
·
Tevrat
מַעֲשֵׂ֣ה חָרַשׁ֮ אֶבֶן֒ פִּתּוּחֵ֣י חֹתָ֗ם תְּפַתַּח֙ אֶת־שְׁתֵּ֣י הָאֲבָנִ֔ים עַל־שְׁמֹ֖ת בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל מֻסַבֹּ֛ת מִשְׁבְּצ֥וֹת זָהָ֖ב תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָֽם
Taş ustası işi mühür oymalarıyla, iki taşı İsrail oğullarının adlarına göre oyacaksın; onları altın yuvalarla çevrelenmiş yapacaksın.
Mısır'dan Çıkış 39:6
·
Tevrat
וַֽיַּעֲשׂוּ֙ אֶת־אַבְנֵ֣י הַשֹּׁ֔הַם מֻֽסַבֹּ֖ת מִשְׁבְּצֹ֣ת זָהָ֑ב מְפֻתָּחֹת֙ פִּתּוּחֵ֣י חוֹתָ֔ם עַל־שְׁמ֖וֹת בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve altın yuvalarla çevrelenmiş, mühür oymaları gibi İsrail oğullarının adlarına göre oyulmuş oniks taşlarını yaptılar.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 39:13
·
Tevrat
וְהַטּוּר֙ הָֽרְבִיעִ֔י תַּרְשִׁ֥ישׁ שֹׁ֖הַם וְיָשְׁפֵ֑ה מֽוּסַבֹּ֛ת מִשְׁבְּצ֥וֹת זָהָ֖ב בְּמִלֻּאֹתָֽם
Ve dördüncü sıra: beril, oniks ve yeşim; yerleştirildiklerinde altın yuvalarla çevrelenmiş olacaklar.