2200
Kullanım
13
Lemma
152
Türev
142
Anlam
13 lemma, 152 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וְלָתֵת | ve-latet | ve vermek, vermek, koymak, atamak | Fiil | 8 | ||
נְתָנְךָ | netankha | sana verdi, vermek, koymak, teslim etmek | Zamir | 7 | ||
וּנְתַתִּים | u-netattim | ve onları verdim, vermek, koymak, atamak, teslim etmek | Zamir | 7 | ||
וָאֶתֶּנְךָ | va'ettenkha | ve verdim, vermek, koymak, teslim etmek | Zamir | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7) Hezekiel 5:14 · Tevrat וְאֶתְּנֵךְ֙ לְחָרְבָּ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה בַּגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ לְעֵינֵ֖י כָּל־עוֹבֵֽר Ve seni etrafındaki ulusların arasında, her geçenin gözleri önünde viraneye ve utanca çevireceğim. Hezekiel 16:27 · Tevrat וְהִנֵּ֨ה נָטִ֤יתִי יָדִי֙ עָלַ֔יִךְ וָאֶגְרַ֖ע חֻקֵּ֑ךְ וָאֶתְּנֵ֞ךְ בְּנֶ֤פֶשׁ שֹׂנְאוֹתַ֨יִךְ֙ בְּנ֣וֹת פְּלִשְׁתִּ֔ים הַנִּכְלָמ֖וֹת מִדַּרְכֵּ֥ךְ זִמָּֽה Ve işte elimi üzerine uzattım ve payını azalttım ve seni senden nefret edenlerin, ahlaksız yolundan utanan Filistli kızlarının isteğine verdim. Hezekiel 28:18 · Tevrat מֵרֹ֣ב עֲוֺנֶ֗יךָ בְּעֶ֨וֶל֙ רְכֻלָּ֣תְךָ֔ חִלַּ֖לְתָּ מִקְדָּשֶׁ֑יךָ וָֽאוֹצִא־אֵ֤שׁ מִתּֽוֹכְךָ֙ הִ֣יא אֲכָלַ֔תְךָ וָאֶתֶּנְךָ֤ לְאֵ֨פֶר֙ עַל־הָאָ֔רֶץ לְעֵינֵ֖י כָּל־רֹאֶֽיךָ Suçlarının çokluğundan, ticaretinin adaletsizliğiyle kutsal yerlerini kirlettin; böylece içinden ateş çıkardım, o seni yedi ve sana bakan herkesin gözleri önünde yerin üzerinde seni kül yaptım. Yeşaya 42:6 · Tevrat אֲנִ֧י יְהוָ֛ה קְרָאתִ֥יךָֽ בְצֶ֖דֶק וְאַחְזֵ֣ק בְּיָדֶ֑ךָ וְאֶצָּרְךָ֗ וְאֶתֶּנְךָ֛ לִבְרִ֥ית עָ֖ם לְא֥וֹר גּוֹיִֽם Ben Yahve, seni doğrulukla çağırdım ve elinden tutacağım; ve seni koruyacağım ve seni halkın antlaşması için, ulusların ışığı için vereceğim; Yeşaya 49:8 · Tevrat כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה בְּעֵ֤ת רָצוֹן֙ עֲנִיתִ֔יךָ וּבְי֥וֹם יְשׁוּעָ֖ה עֲזַרְתִּ֑יךָ וְאֶצָּרְךָ֗ וְאֶתֶּנְךָ֙ לִבְרִ֣ית עָ֔ם לְהָקִ֣ים אֶ֔רֶץ לְהַנְחִ֖יל נְחָל֥וֹת שֹׁמֵמֽוֹת Yahve böyle dedi: Kabul zamanında sana yanıt verdim ve kurtuluş gününde sana yardım ettim; ve seni koruyacağım ve yeri kaldırmak için, ıssız mirasları miras bırakmak için seni halkın antlaşması olarak vereceğim. | ||||||
תְּנִי | teni | ver, vermek, koymak, atamak | Fiil | 7 | ||
נָתוֹן | naton | vermek, vermek, koymak, atamak | Fiil | 6 | ||
בְּתִתִּי | betitti | verdiğimde, vermek, koymak, teslim etmek | Zamir | 6 | ||
וּנְתַתִּיו | unetattiv | ve onu vereceğim, vermek, koymak, yerleştirmek | Zamir | 5 | ||
וּנְתָנָם | unetenam | ve verdi onları, vermek, koymak, atamak | Zamir | 5 | ||
אֲתֹֽנְךָ | atonekha | dişi eşeğin, dişi eşek | Zamir | 5 | ||
וּנְתַתִּיהָ | unetattiha | ve vereceğim onu, vermek, koymak, atamak | Zamir | 5 | ||
נֽוֹתֵן | noten | veren, vermek, teslim etmek, koymak | Fiil | 5 | ||
נְתַתִּיהָ | netattiha | verdim onu, vermek, koymak, atamak | Zamir | 5 | ||
וּתְנוּ | u-tenu | ve verin, vermek, koymak, teslim etmek | Fiil | 5 | ||
נְתַתִּים | netattim | onları verdim, vermek, koymak, teslim etmek | Zamir | 4 | ||
יִתְּנֵנִי | yitteneni | verecek, vermek, koymak, teslim etmek | Zamir | 4 | ||
יִתְּנֶנָּה | yittenenna | onu verecek, vermek, koymak, teslim etmek | Zamir | 4 | ||
הַנּוֹתֵן | ha-nnoten | veren, vermek, koymak, atamak | Fiil | 4 | ||
וְתֶן | ve-ten | ve ver, vermek, koymak, atamak | Fiil | 4 | ||
וְנָתוֹן | ve-naton | ve kesinlikle vermek, vermek, koymak, atamak | Fiil | 4 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 17:10
·
Tevrat
אֲנִ֧י יְהוָ֛ה חֹקֵ֥ר לֵ֖ב בֹּחֵ֣ן כְּלָי֑וֹת וְלָתֵ֤ת לְאִישׁ֙ כִּדְרָכָ֔יו כִּפְרִ֖י מַעֲלָלָֽיו
Ben Yahve, kalbi araştıran, böbrekleri sınayanım; adama yollarına göre, eylemlerinin meyvesine göre vermek için.
Yeremya 19:12
·
Tevrat
כֵּֽן־אֶעֱשֶׂ֞ה לַמָּק֥וֹם הַזֶּ֛ה נְאֻם־יְהוָ֖ה וּלְיֽוֹשְׁבָ֑יו וְלָתֵ֛ת אֶת־הָעִ֥יר הַזֹּ֖את כְּתֹֽפֶת
Bu yere ve onun oturanlarına böyle yapacağım, Yahve'nin bildirisidir; ve bu şehri Tofet gibi vereceğim.
Ezra 9:8
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה כִּמְעַט־רֶגַע֩ הָיְתָ֨ה תְחִנָּ֜ה מֵאֵ֣ת יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֗ינוּ לְהַשְׁאִ֥יר לָ֨נוּ֙ פְּלֵיטָ֔ה וְלָתֶת־לָ֥נוּ יָתֵ֖ד בִּמְק֣וֹם קָדְשׁ֑וֹ לְהָאִ֤יר עֵינֵ֨ינוּ֙ אֱלֹהֵ֔ינוּ וּלְתִתֵּ֛נוּ מִֽחְיָ֥ה מְעַ֖ט בְּעַבְדֻתֵֽנוּ
Ve şimdi, bize bir kalıntı bırakmak ve kutsal yerinde bize bir çivi vermek için Tanrımız Yahve'den kısa bir an lütuf oldu; öyle ki Tanrımız gözlerimizi aydınlatsın ve köleliğimizde bize biraz canlanma versin.
Ezra 9:9
·
Tevrat
כִּֽי־עֲבָדִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ וּבְעַבְדֻ֔תֵנוּ לֹ֥א עֲזָבָ֖נוּ אֱלֹהֵ֑ינוּ וַֽיַּט־עָלֵ֣ינוּ חֶ֡סֶד לִפְנֵי֩ מַלְכֵ֨י פָרַ֜ס לָֽתֶת־לָ֣נוּ מִֽחְיָ֗ה לְרוֹמֵ֞ם אֶת־בֵּ֤ית אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ וּלְהַעֲמִ֣יד אֶת־חָרְבֹתָ֔יו וְלָֽתֶת־לָ֣נוּ גָדֵ֔ר בִּֽיהוּדָ֖ה וּבִירוּשָׁלִָֽם
Çünkü biz köleyiz; ve köleliğimizde Tanrımız bizi bırakmadı, ama Tanrımızın evini yükseltmek ve yıkıntılarını onarmak için bize canlanma vermek ve Yahuda'da ve Yeruşalim'de bize bir duvar vermek için Pers kralları önünde bize merhamet uzattı.
Daniel 12:11
·
Tevrat
וּמֵעֵת֙ הוּסַ֣ר הַתָּמִ֔יד וְלָתֵ֖ת שִׁקּ֣וּץ שֹׁמֵ֑ם יָמִ֕ים אֶ֖לֶף מָאתַ֥יִם וְתִשְׁעִֽים
Sürekli sununun kaldırıldığı ve viran eden iğrençliğin konduğu vakitten itibaren bin iki yüz doksan gün olacak.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 23:28
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנְנִי֙ נֹֽתְנָ֔ךְ בְּיַ֖ד אֲשֶׁ֣ר שָׂנֵ֑את בְּיַ֛ד אֲשֶׁר־נָקְעָ֥ה נַפְשֵׁ֖ךְ מֵהֶֽם
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben seni nefret ettiğinin eline, canının onlardan koptuğunun eline veriyorum.
Hezekiel 25:4
·
Tevrat
לָכֵ֡ן הִנְנִי֩ נֹתְנָ֨ךְ לִבְנֵי־קֶ֜דֶם לְמֽוֹרָשָׁ֗ה וְיִשְּׁב֤וּ טִירֽוֹתֵיהֶם֙ בָּ֔ךְ וְנָ֥תְנוּ בָ֖ךְ מִשְׁכְּנֵיהֶ֑ם הֵ֚מָּה יֹאכְל֣וּ פִרְיֵ֔ךְ וְהֵ֖מָּה יִשְׁתּ֥וּ חֲלָבֵֽךְ
Bu yüzden işte seni doğu oğullarına mülk olarak veriyorum; obalarını sende kuracaklar ve meskenlerini sende yapacaklar; onlar meyveni yiyecekler ve onlar sütünü içecekler.
Yeremya 20:4
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֡ה הִנְנִי֩ נֹתֶנְךָ֨ לְמָג֜וֹר לְךָ֣ וּלְכָל־אֹהֲבֶ֗יךָ וְנָֽפְל֛וּ בְּחֶ֥רֶב אֹיְבֵיהֶ֖ם וְעֵינֶ֣יךָ רֹא֑וֹת וְאֶת־כָּל־יְהוּדָ֗ה אֶתֵּן֙ בְּיַ֣ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְהִגְלָ֥ם בָּבֶ֖לָה וְהִכָּ֥ם בֶּחָֽרֶב
Çünkü Yahve şöyle dedi: 'İşte ben seni kendine ve bütün sevenlerine bir dehşet olarak veriyorum; ve onlar düşmanlarının kılıcıyla düşecekler ve senin gözlerin görecek; ve bütün Yahuda'yı Babil kralının eline vereceğim ve onları Babil'e sürecek ve onları kılıçla vuracak.'
Yeremya 29:26
·
Tevrat
יְהוָ֞ה נְתָנְךָ֣ כֹהֵ֗ן תַּ֚חַת יְהוֹיָדָ֣ע הַכֹּהֵ֔ן לִֽהְי֤וֹת פְּקִדִים֙ בֵּ֣ית יְהוָ֔ה לְכָל־אִ֥ישׁ מְשֻׁגָּ֖ע וּמִתְנַבֵּ֑א וְנָתַתָּ֥ה אֹת֛וֹ אֶל־הַמַּהְפֶּ֖כֶת וְאֶל־הַצִּינֹֽק
Yahve, Yahve'nin evinde deli ve peygamberlik eden her adam için gözetmenler olması için kâhin Yehoyada'nın yerine seni kâhin yaptı; onu tomruğa ve boyunduruğa koyacaksın.
1. Samuel 24:11
·
Tevrat
הִנֵּה֩ הַיּ֨וֹם הַזֶּ֜ה רָא֣וּ עֵינֶ֗יךָ אֵ֣ת אֲשֶׁר־נְתָנְךָ֩ יְהוָ֨ה הַיּ֤וֹם בְּיָדִי֙ בַּמְּעָרָ֔ה וְאָמַ֥ר לַהֲרָגֲךָ֖ וַתָּ֣חָס עָלֶ֑יךָ וָאֹמַ֗ר לֹא־אֶשְׁלַ֤ח יָדִי֙ בַּֽאדֹנִ֔י כִּי־מְשִׁ֥יחַ יְהוָ֖ה הֽוּא
İşte bu gün gözlerin gördü ki Yahve bugün mağarada seni benim elime verdi ve biri seni öldürmeyi söyledi ama gözüm sana acıdı ve dedim: 'Elimi efendime uzatmayacağım, çünkü o Yahve'nin meshedilmişidir.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 37:26
·
Tevrat
וְכָרַתִּ֤י לָהֶם֙ בְּרִ֣ית שָׁל֔וֹם בְּרִ֥ית עוֹלָ֖ם יִהְיֶ֣ה אוֹתָ֑ם וּנְתַתִּים֙ וְהִרְבֵּיתִ֣י אוֹתָ֔ם וְנָתַתִּ֧י אֶת־מִקְדָּשִׁ֛י בְּתוֹכָ֖ם לְעוֹלָֽם
Ve onlarla barış antlaşması yapacağım, onlarla sonsuz antlaşma olacak; ve onları yerleştireceğim ve onları çoğaltacağım, ve kutsal yerimi sonsuza dek ortalarına koyacağım.
Yeremya 15:4
·
Tevrat
וּנְתַתִּ֣ים לְזַֽעֲוָ֔ה לְכֹ֖ל מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֑רֶץ בִּ֠גְלַל מְנַשֶּׁ֤ה בֶן־יְחִזְקִיָּ֨הוּ֙ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה עַ֥ל אֲשֶׁר־עָשָׂ֖ה בִּירוּשָׁלִָֽם
Ve Yahuda kralı Hizkiya oğlu Manaşe yüzünden, Yeruşalim'de yaptığı şeyden dolayı, onları yerin bütün krallıklarına bir dehşet olarak vereceğim.
Yeremya 24:9
·
Tevrat
וּנְתַתִּים֙ לְזַעֲוָ֣ה לְרָעָ֔ה לְכֹ֖ל מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֑רֶץ לְחֶרְפָּ֤ה וּלְמָשָׁל֙ לִשְׁנִינָ֣ה וְלִקְלָלָ֔ה בְּכָל־הַמְּקֹמ֖וֹת אֲשֶֽׁר־אַדִּיחֵ֥ם שָֽׁם
Ve onları yerin bütün krallıklarına dehşet ve kötülük için, onları süreceğim bütün yerlerde utanç ve mesel, alay ve lanet için vereceğim.
Yeremya 29:18
·
Tevrat
וְרָֽדַפְתִּי֙ אַֽחֲרֵיהֶ֔ם בַּחֶ֖רֶב בָּרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר וּנְתַתִּ֨ים לְזַעֲוָ֜ה לְכֹ֣ל מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֗רֶץ לְאָלָ֤ה וּלְשַׁמָּה֙ וְלִשְׁרֵקָ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה בְּכָל־הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁר־הִדַּחְתִּ֥ים שָֽׁם
Arkalarından kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla kovalayacağım; onları yerin bütün krallıklarına dehşet için, onları sürdüğüm bütün uluslarda lanet, şaşkınlık, ıslık ve utanç için vereceğim.
Yeremya 46:26
·
Tevrat
וּנְתַתִּ֗ים בְּיַד֙ מְבַקְשֵׁ֣י נַפְשָׁ֔ם וּבְיַ֛ד נְבֽוּכַדְרֶאצַּ֥ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל וּבְיַד־עֲבָדָ֑יו וְאַחֲרֵי־כֵ֛ן תִּשְׁכֹּ֥ן כִּֽימֵי־קֶ֖דֶם נְאֻם־יְהוָֽה
Ve onları canlarını arayanların eline, ve Babil kralı Nebukadretsar'ın eline, ve kullarının eline vereceğim; ve ondan sonra eski günlerdeki gibi oturulacak, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 5:14
·
Tevrat
וְאֶתְּנֵךְ֙ לְחָרְבָּ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה בַּגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ לְעֵינֵ֖י כָּל־עוֹבֵֽר
Ve seni etrafındaki ulusların arasında, her geçenin gözleri önünde viraneye ve utanca çevireceğim.
Hezekiel 16:27
·
Tevrat
וְהִנֵּ֨ה נָטִ֤יתִי יָדִי֙ עָלַ֔יִךְ וָאֶגְרַ֖ע חֻקֵּ֑ךְ וָאֶתְּנֵ֞ךְ בְּנֶ֤פֶשׁ שֹׂנְאוֹתַ֨יִךְ֙ בְּנ֣וֹת פְּלִשְׁתִּ֔ים הַנִּכְלָמ֖וֹת מִדַּרְכֵּ֥ךְ זִמָּֽה
Ve işte elimi üzerine uzattım ve payını azalttım ve seni senden nefret edenlerin, ahlaksız yolundan utanan Filistli kızlarının isteğine verdim.
Hezekiel 28:18
·
Tevrat
מֵרֹ֣ב עֲוֺנֶ֗יךָ בְּעֶ֨וֶל֙ רְכֻלָּ֣תְךָ֔ חִלַּ֖לְתָּ מִקְדָּשֶׁ֑יךָ וָֽאוֹצִא־אֵ֤שׁ מִתּֽוֹכְךָ֙ הִ֣יא אֲכָלַ֔תְךָ וָאֶתֶּנְךָ֤ לְאֵ֨פֶר֙ עַל־הָאָ֔רֶץ לְעֵינֵ֖י כָּל־רֹאֶֽיךָ
Suçlarının çokluğundan, ticaretinin adaletsizliğiyle kutsal yerlerini kirlettin; böylece içinden ateş çıkardım, o seni yedi ve sana bakan herkesin gözleri önünde yerin üzerinde seni kül yaptım.
Yeşaya 42:6
·
Tevrat
אֲנִ֧י יְהוָ֛ה קְרָאתִ֥יךָֽ בְצֶ֖דֶק וְאַחְזֵ֣ק בְּיָדֶ֑ךָ וְאֶצָּרְךָ֗ וְאֶתֶּנְךָ֛ לִבְרִ֥ית עָ֖ם לְא֥וֹר גּוֹיִֽם
Ben Yahve, seni doğrulukla çağırdım ve elinden tutacağım; ve seni koruyacağım ve seni halkın antlaşması için, ulusların ışığı için vereceğim;
Yeşaya 49:8
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה בְּעֵ֤ת רָצוֹן֙ עֲנִיתִ֔יךָ וּבְי֥וֹם יְשׁוּעָ֖ה עֲזַרְתִּ֑יךָ וְאֶצָּרְךָ֗ וְאֶתֶּנְךָ֙ לִבְרִ֣ית עָ֔ם לְהָקִ֣ים אֶ֔רֶץ לְהַנְחִ֖יל נְחָל֥וֹת שֹׁמֵמֽוֹת
Yahve böyle dedi: Kabul zamanında sana yanıt verdim ve kurtuluş gününde sana yardım ettim; ve seni koruyacağım ve yeri kaldırmak için, ıssız mirasları miras bırakmak için seni halkın antlaşması olarak vereceğim.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 14:7
·
Tevrat
וְהִנֵּה֩ קָ֨מָה כָֽל־הַמִּשְׁפָּחָ֜ה עַל־שִׁפְחָתֶ֗ךָ וַיֹּֽאמְרוּ֙ תְּנִ֣י אֶת־מַכֵּ֣ה אָחִ֗יו וּנְמִתֵ֨הוּ֙ בְּנֶ֤פֶשׁ אָחִיו֙ אֲשֶׁ֣ר הָרָ֔ג וְנַשְׁמִ֖ידָה גַּ֣ם אֶת־הַיּוֹרֵ֑שׁ וְכִבּ֗וּ אֶת־גַּֽחַלְתִּי֙ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁאָ֔רָה לְבִלְתִּ֧י שִׂים־לְאִישִׁ֛י שֵׁ֥ם וּשְׁאֵרִ֖ית עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָֽה
Ve işte bütün aile kulunun üzerine kalktı ve dediler: 'Kardeşini vuranı ver, öldürdüğü kardeşinin canına karşılık onu öldürelim ve mirasçıyı da yok edelim.' Ve toprağın yüzü üzerinde kocam için bir isim ve kalıntı koymamak üzere kalan közümü söndürecekler.
Yeremya 22:20
·
Tevrat
עֲלִ֤י הַלְּבָנוֹן֙ וּֽצְעָ֔קִי וּבַבָּשָׁ֖ן תְּנִ֣י קוֹלֵ֑ךְ וְצַֽעֲקִי֙ מֵֽעֲבָרִ֔ים כִּ֥י נִשְׁבְּר֖וּ כָּל־מְאַהֲבָֽיִךְ
Lübnan'a çık ve feryat et, Başan'da sesini ver ve Avarim'den feryat et; çünkü tüm aşıkların kırıldı.
2. Krallar 6:28
·
Tevrat
וַיֹּֽאמֶר־לָ֥הּ הַמֶּ֖לֶךְ מַה־לָּ֑ךְ וַתֹּ֗אמֶר הָאִשָּׁ֨ה הַזֹּ֜את אָמְרָ֣ה אֵלַ֗י תְּנִ֤י אֶת־בְּנֵךְ֙ וְנֹאכְלֶ֣נּוּ הַיּ֔וֹם וְאֶת־בְּנִ֖י נֹאכַ֥ל מָחָֽר
Kral ona dedi: 'Neyin var?' O da dedi: 'Bu kadın bana dedi: Oğlunu ver, bugün onu yiyelim; yarın da benim oğlumu yeriz.'
2. Krallar 6:29
·
Tevrat
וַנְּבַשֵּׁ֥ל אֶת־בְּנִ֖י וַנֹּֽאכְלֵ֑הוּ וָאֹמַ֨ר אֵלֶ֜יהָ בַּיּ֣וֹם הָאַחֵ֗ר תְּנִ֤י אֶת־בְּנֵךְ֙ וְנֹ֣אכְלֶ֔נּוּ וַתַּחְבִּ֖א אֶת־בְּנָֽהּ
Böylece oğlumu haşladık ve onu yedik. Ertesi gün ona dedim: 'Oğlunu ver, onu yiyelim.' Ama o oğlunu sakladı.
Yeşaya 43:6
·
Tevrat
אֹמַ֤ר לַצָּפוֹן֙ תֵּ֔נִי וּלְתֵימָ֖ן אַל־תִּכְלָ֑אִי הָבִ֤יאִי בָנַי֙ מֵרָח֔וֹק וּבְנוֹתַ֖י מִקְצֵ֥ה הָאָֽרֶץ
Kuzeye: 'Ver', ve güneye: 'Alıkoyma' diyeceğim; oğullarımı uzaktan ve kızlarımı yerin ucundan getir.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 8:25
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֖וּ נָת֣וֹן נִתֵּ֑ן וַֽיִּפְרְשׂוּ֙ אֶת־הַשִּׂמְלָ֔ה וַיַּשְׁלִ֣יכוּ שָׁ֔מָּה אִ֖ישׁ נֶ֥זֶם שְׁלָלֽוֹ
Dediler ki: "Kesinlikle vereceğiz." Giysiyi serdiler ve her adam ganimetinin küpesini oraya attı.
Hakimler 11:30
·
Tevrat
וַיִּדַּ֨ר יִפְתָּ֥ח נֶ֛דֶר לַיהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אִם־נָת֥וֹן תִּתֵּ֛ן אֶת־בְּנֵ֥י עַמּ֖וֹן בְּיָדִֽי
Ve Yiftah Yahve'ye bir adak adadı ve dedi: 'Eğer Ammon oğullarını kesinlikle elime verirsen,
Nehemya 13:4
·
Tevrat
וְלִפְנֵ֣י מִזֶּ֔ה אֶלְיָשִׁיב֙ הַכֹּהֵ֔ן נָת֖וּן בְּלִשְׁכַּ֣ת בֵּית־אֱלֹהֵ֑ינוּ קָר֖וֹב לְטוֹבִיָּֽה
Ve bundan önce, Tanrımızın evinin odasına atanan kâhin Elyaşiv, Toviya'ya yakındı;
2. Tarihler 1:12
·
Tevrat
הַֽחָכְמָ֥ה וְהַמַּדָּ֖ע נָת֣וּן לָ֑ךְ וְעֹ֨שֶׁר וּנְכָסִ֤ים וְכָבוֹד֙ אֶתֶּן־לָ֔ךְ אֲשֶׁ֣ר לֹא־הָ֣יָה כֵ֗ן לַמְּלָכִים֙ אֲשֶׁ֣ר לְפָנֶ֔יךָ וְאַחֲרֶ֖יךָ לֹ֥א יִֽהְיֶה־כֵּֽן
Bilgelik ve bilgi sana verilmiştir; sana zenginlik, mal mülk ve yücelik de vereceğim ki, senden önceki krallarda böyle olmadı ve senden sonra da böyle olmayacak.
Ester 3:11
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ לְהָמָ֔ן הַכֶּ֖סֶף נָת֣וּן לָ֑ךְ וְהָעָ֕ם לַעֲשׂ֥וֹת בּ֖וֹ כַּטּ֥וֹב בְּעֵינֶֽיךָ
Ve kral Haman'a dedi: 'Gümüş sana verilmiştir ve halk da gözlerinde iyi olduğu gibi ona yapman için verilmiştir.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 25:17
·
Tevrat
וְעָשִׂ֤יתִי בָם֙ נְקָמ֣וֹת גְּדֹל֔וֹת בְּתוֹכְח֖וֹת חֵמָ֑ה וְיָֽדְעוּ֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בְּתִתִּ֥י אֶת־נִקְמָתִ֖י בָּֽם
Ve onlarda gazap azarlamalarıyla büyük öçler yapacağım; ve onlara öcümü verdiğimde benim Yahve olduğumu bilecekler.
Hezekiel 26:19
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה בְּתִתִּ֤י אֹתָךְ֙ עִ֣יר נֶחֱרֶ֔בֶת כֶּעָרִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־נוֹשָׁ֑בוּ בְּהַעֲל֤וֹת עָלַ֨יִךְ֙ אֶת־תְּה֔וֹם וְכִסּ֖וּךְ הַמַּ֥יִם הָרַבִּֽים
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: Seni oturulmayan şehirler gibi viran bir şehir yaptığımda, senin üzerine engini çıkardığımda ve çok sular seni örttüğünde,
Hezekiel 30:8
·
Tevrat
וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה בְּתִתִּי־אֵ֣שׁ בְּמִצְרַ֔יִם וְנִשְׁבְּר֖וּ כָּל־עֹזְרֶֽיהָ
Ve Mısır'da ateş verdiğimde ve bütün yardımcıları kırıldığında bilecekler ki ben Yahve'yim.
Hezekiel 30:25
·
Tevrat
וְהַחֲזַקְתִּ֗י אֶת־זְרֹעוֹת֙ מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֔ל וּזְרֹע֥וֹת פַּרְעֹ֖ה תִּפֹּ֑לְנָה וְֽיָדְע֞וּ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֗ה בְּתִתִּ֤י חַרְבִּי֙ בְּיַ֣ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְנָטָ֥ה אוֹתָ֖הּ אֶל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve Babil kralının kollarını güçlendireceğim ve Firavun'un kolları düşecek; ve kılıcımı Babil kralının eline verdiğimde ve onu Mısır diyarına uzattığında bilecekler ki ben Yahve'yim.
Hezekiel 32:15
·
Tevrat
בְּתִתִּי֩ אֶת־אֶ֨רֶץ מִצְרַ֜יִם שְׁמָמָ֣ה וּנְשַׁמָּ֗ה אֶ֚רֶץ מִמְּלֹאָ֔הּ בְּהַכּוֹתִ֖י אֶת־כָּל־י֣וֹשְׁבֵי בָ֑הּ וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Mısır diyarını ıssız ve yeri doluluğundan viran yaptığımda, onda oturanların hepsini vurduğumda, benim Yahve olduğumu bilecekler.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 7:21
·
Tevrat
וּנְתַתִּ֤יו בְּיַֽד־הַזָּרִים֙ לָבַ֔ז וּלְרִשְׁעֵ֥י הָאָ֖רֶץ לְשָׁלָ֑ל וְחִלְּלֽוּהוּ
Onu yağma için yabancıların eline ve ganimet için yerin kötüleri eline vereceğim; ve onu kirletecekler.
Hezekiel 17:19
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֨ר אֲדֹנָ֣י יְהוִה֮ חַי־אָנִי֒ אִם־לֹ֗א אָֽלָתִי֙ אֲשֶׁ֣ר בָּזָ֔ה וּבְרִיתִ֖י אֲשֶׁ֣ר הֵפִ֑יר וּנְתַתִּ֖יו בְּרֹאשֽׁוֹ
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Ben yaşıyorum, kesinlikle küçümsediği yeminimi ve bozduğu antlaşmamı onun başına vereceğim.
Hezekiel 21:32
·
Tevrat
עַוָּ֥ה עַוָּ֖ה עַוָּ֣ה אֲשִׂימֶ֑נָּה גַּם־זֹאת֙ לֹ֣א הָיָ֔ה עַד־בֹּ֛א אֲשֶׁר־ל֥וֹ הַמִּשְׁפָּ֖ט וּנְתַתִּֽיו
Yıkıntı, yıkıntı, yıkıntı yapacağım onu; hüküm kendisinin olan gelene kadar bu da olmayacak ve onu vereceğim.
1. Samuel 1:11
·
Tevrat
וַתִּדֹּ֨ר נֶ֜דֶר וַתֹּאמַ֗ר יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אִם־רָאֹ֥ה תִרְאֶ֣ה בָּעֳנִ֣י אֲמָתֶ֗ךָ וּזְכַרְתַּ֨נִי֙ וְלֹֽא־תִשְׁכַּ֣ח אֶת־אֲמָתֶ֔ךָ וְנָתַתָּ֥ה לַאֲמָתְךָ֖ זֶ֣רַע אֲנָשִׁ֑ים וּנְתַתִּ֤יו לַֽיהוָה֙ כָּל־יְמֵ֣י חַיָּ֔יו וּמוֹרָ֖ה לֹא־יַעֲלֶ֥ה עַל־רֹאשֽׁוֹ
Ve bir adak adadı ve dedi: 'Ordular Yahvesi, eğer kulunun sıkıntısını gerçekten görürsen ve beni hatırlarsan ve kulunu unutmazsan ve kuluna erkek soyu verirsen, yaşamının bütün günleri onu Yahve'ye vereceğim ve başının üzerine ustura çıkmayacak.'
Yaratılış 17:20
·
Tevrat
וּֽלְיִשְׁמָעֵ֘אל שְׁמַעְתִּיךָ֒ הִנֵּ֣ה בֵּרַ֣כְתִּי אֹת֗וֹ וְהִפְרֵיתִ֥י אֹת֛וֹ וְהִרְבֵּיתִ֥י אֹת֖וֹ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֑ד שְׁנֵים־עָשָׂ֤ר נְשִׂיאִם֙ יוֹלִ֔יד וּנְתַתִּ֖יו לְג֥וֹי גָּדֽוֹל
Ve İsmail için seni işittim; işte onu bereketledim, onu verimli kılacağım ve onu çok fazla çoğaltacağım; on iki beyin babası olacak ve onu büyük bir ulus yapacağım.
Örnek Ayetler (5)
Yasa'nın Tekrarı 7:2
·
Tevrat
וּנְתָנָ֞ם יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ לְפָנֶ֖יךָ וְהִכִּיתָ֑ם הַחֲרֵ֤ם תַּחֲרִים֙ אֹתָ֔ם לֹא־תִכְרֹ֥ת לָהֶ֛ם בְּרִ֖ית וְלֹ֥א תְחָנֵּֽם
ve Tanrın Yahve onları senin önüne verdiğinde ve onları vurduğunda; onları kesinlikle yok edeceksin, onlarla antlaşma yapmayacaksın ve onlara lütfetmeyeceksin.
Yasa'nın Tekrarı 7:15
·
Tevrat
וְהֵסִ֧יר יְהוָ֛ה מִמְּךָ֖ כָּל־חֹ֑לִי וְכָל־מַדְוֵי֩ מִצְרַ֨יִם הָרָעִ֜ים אֲשֶׁ֣ר יָדַ֗עְתָּ לֹ֤א יְשִׂימָם֙ בָּ֔ךְ וּנְתָנָ֖ם בְּכָל־שֹׂנְאֶֽיךָ
Ve Yahve her hastalığı senden uzaklaştıracak; ve bildiğin Mısır'ın bütün kötü hastalıklarını senin üzerine koymayacak ve onları senden nefret edenlerin hepsine verecektir.
Yasa'nın Tekrarı 7:23
·
Tevrat
וּנְתָנָ֛ם יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לְפָנֶ֑יךָ וְהָמָם֙ מְהוּמָ֣ה גְדֹלָ֔ה עַ֖ד הִשָּׁמְדָֽם
Ve Tanrın Yahve onları senin önüne verecektir ve onlar yok olana kadar onları büyük bir kargaşayla karıştıracaktır.
Yasa'nın Tekrarı 31:5
·
Tevrat
וּנְתָנָ֥ם יְהוָ֖ה לִפְנֵיכֶ֑ם וַעֲשִׂיתֶ֣ם לָהֶ֔ם כְּכָל־הַמִּצְוָ֔ה אֲשֶׁ֥ר צִוִּ֖יתִי אֶתְכֶֽם
Ve Yahve onları önünüze verecek ve onlara size buyurduğum bütün buyruğa göre yapacaksınız.
Levililer 15:14
·
Tevrat
וּבַיּ֣וֹם הַשְּׁמִינִ֗י יִֽקַּֽח־לוֹ֙ שְׁתֵּ֣י תֹרִ֔ים א֥וֹ שְׁנֵ֖י בְּנֵ֣י יוֹנָ֑ה וּבָ֣א לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה אֶל־פֶּ֨תַח֙ אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וּנְתָנָ֖ם אֶל־הַכֹּהֵֽן
Ardından sekizinci günde kendisi için iki kumru veya iki güvercin yavrusu alacak ve Yahve'nin önüne, buluşma çadırının kapısına gelecek ve onları kâhine verecek.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 26:21
·
Tevrat
בַּלָּה֥וֹת אֶתְּנֵ֖ךְ וְאֵינֵ֑ךְ וּֽתְבֻקְשִׁ֗י וְלֹֽא־תִמָּצְאִ֥י עוֹד֙ לְעוֹלָ֔ם נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהֹוִֽה
Seni dehşetlere vereceğim ve olmayacaksın; aranacaksın ama sonsuza dek bir daha bulunmayacaksın, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 35:9
·
Tevrat
שִֽׁמְמ֤וֹת עוֹלָם֙ אֶתֶּנְךָ֔ וְעָרֶ֖יךָ לֹ֣א תָשֹׁ֑בְנָה וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Seni sonsuz ıssızlıklar kılacağım ve şehirlerin dönmeyecek; ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Yeremya 38:16
·
Tevrat
וַיִּשָּׁבַ֞ע הַמֶּ֧לֶךְ צִדְקִיָּ֛הוּ אֶֽל־יִרְמְיָ֖הוּ בַּסֵּ֣תֶר לֵאמֹ֑ר חַי־יְהוָ֞ה אֲשֶׁר֩ עָשָׂה־לָ֨נוּ אֶת־הַנֶּ֤פֶשׁ הַזֹּאת֙ אִם־אֲמִיתֶ֔ךָ וְאִם־אֶתֶּנְךָ֗ בְּיַד֙ הָאֲנָשִׁ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֥ר מְבַקְשִׁ֖ים אֶת־נַפְשֶֽׁךָ
Bunun üzerine Kral Tsedekiya gizlice Yeremya'ya yemin etti ve dedi: 'Bize bu canı yapan Yahve yaşıyor ki, seni öldürmeyeceğim ve seni canını arayan bu adamların eline vermeyeceğim.'
Hoşea 11:8
·
Tevrat
אֵ֞יךְ אֶתֶּנְךָ֣ אֶפְרַ֗יִם אֲמַגֶּנְךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֵ֚יךְ אֶתֶּנְךָ֣ כְאַדְמָ֔ה אֲשִֽׂימְךָ֖ כִּצְבֹאיִ֑ם נֶהְפַּ֤ךְ עָלַי֙ לִבִּ֔י יַ֖חַד נִכְמְר֥וּ נִחוּמָֽי
Seni nasıl vereyim Efrayim, seni nasıl teslim edeyim İsrail; seni nasıl Adma gibi vereyim, seni nasıl Tsevoyim gibi koyayım; kalbim içimde döndü, merhametim birlikte alevlendi.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 25:10
·
Tevrat
לִבְנֵי־קֶ֨דֶם֙ עַל־בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן וּנְתַתִּ֖יהָ לְמֽוֹרָשָׁ֑ה לְמַ֛עַן לֹֽא־תִזָּכֵ֥ר בְּנֵֽי־עַמּ֖וֹן בַּגּוֹיִֽם
Ammon oğullarıyla birlikte doğu oğullarına onu mülk olarak vereceğim; öyle ki Ammon oğulları uluslar arasında hatırlanmasın.
Hezekiel 25:13
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְנָטִ֤תִי יָדִי֙ עַל־אֱד֔וֹם וְהִכְרַתִּ֥י מִמֶּ֖נָּה אָדָ֣ם וּבְהֵמָ֑ה וּנְתַתִּ֤יהָ חָרְבָּה֙ מִתֵּימָ֔ן וּדְדָ֖נֶה בַּחֶ֥רֶב יִפֹּֽלוּ
Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: Elimi Edom'un üzerine uzatacağım ve ondan insanı ve hayvanı kesip atacağım; onu Teman'dan itibaren viraneye çevireceğim ve Dedan'a kadar kılıçla düşecekler.
Yeremya 27:5
·
Tevrat
אָנֹכִ֞י עָשִׂ֣יתִי אֶת־הָאָ֗רֶץ אֶת־הָאָדָ֤ם וְאֶת־הַבְּהֵמָה֙ אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י הָאָ֔רֶץ בְּכֹחִי֙ הַגָּד֔וֹל וּבִזְרוֹעִ֖י הַנְּטוּיָ֑ה וּנְתַתִּ֕יהָ לַאֲשֶׁ֖ר יָשַׁ֥ר בְּעֵינָֽי
Büyük gücümle ve uzanmış kolumla yeri, yerin yüzü üzerinde olan insanı ve hayvanı ben yaptım; ve onu gözlerimde doğru olana verdim.
1. Krallar 11:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה לִשְׁלֹמֹ֗ה יַ֚עַן אֲשֶׁ֣ר הָֽיְתָה־זֹּ֣את עִמָּ֔ךְ וְלֹ֤א שָׁמַ֨רְתָּ֙ בְּרִיתִ֣י וְחֻקֹּתַ֔י אֲשֶׁ֥ר צִוִּ֖יתִי עָלֶ֑יךָ קָרֹ֨עַ אֶקְרַ֤ע אֶת־הַמַּמְלָכָה֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וּנְתַתִּ֖יהָ לְעַבְדֶּֽךָ
Yahve Süleyman'a dedi: 'Mademki bu seninle oldu ve sana buyurduğum antlaşmamı ve kurallarımı tutmadın, krallığı kesinlikle senden yırtıp alacağım ve onu kuluna vereceğim.
1. Krallar 11:35
·
Tevrat
וְלָקַחְתִּ֥י הַמְּלוּכָ֖ה מִיַּ֣ד בְּנ֑וֹ וּנְתַתִּ֣יהָ לְּךָ֔ אֵ֖ת עֲשֶׂ֥רֶת הַשְּׁבָטִֽים
Krallığı oğlunun elinden alacağım ve onu, on oymağı sana vereceğim.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 37:7
·
Tevrat
הִנְנִ֨י נוֹתֵ֥ן בּוֹ֙ ר֔וּחַ וְשָׁמַ֥ע שְׁמוּעָ֖ה וְשָׁ֣ב אֶל־אַרְצ֑וֹ וְהִפַּלְתִּ֥יו בַּחֶ֖רֶב בְּאַרְצֽוֹ
İşte ben ona bir ruh vereceğim, bir haber duyacak ve diyarına dönecek; onu diyarında kılıçla düşüreceğim.
Mezmurlar 145:15
·
Tevrat
עֵֽינֵי־כֹ֭ל אֵלֶ֣יךָ יְשַׂבֵּ֑רוּ וְאַתָּ֤ה נֽוֹתֵן־לָהֶ֖ם אֶת־אָכְלָ֣ם בְּעִתּֽוֹ
Herkesin gözleri sana umutla bakar ve sen onlara yiyeceklerini zamanında verirsin.
Mezmurlar 147:9
·
Tevrat
נוֹתֵ֣ן לִבְהֵמָ֣ה לַחְמָ֑הּ לִבְנֵ֥י עֹ֝רֵ֗ב אֲשֶׁ֣ר יִקְרָֽאוּ
Hayvana yiyeceğini, çağıran karga oğullarına verir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 26:8
·
Tevrat
כִּצְר֣וֹר אֶ֭בֶן בְּמַרְגֵּמָ֑ה כֵּן־נוֹתֵ֖ן לִכְסִ֣יל כָּבֽוֹד
Akılsıza yücelik veren, sapanın içine taş bağlayan gibidir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 28:27
·
Tevrat
נוֹתֵ֣ן לָ֭רָשׁ אֵ֣ין מַחְס֑וֹר וּמַעְלִ֥ים עֵ֝ינָ֗יו רַב־מְאֵרֽוֹת
Yoksula veren için eksiklik yoktur, ve gözlerini gizleyen için lanetler çoktur.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 23:9
·
Tevrat
לָכֵ֥ן נְתַתִּ֖יהָ בְּיַד־מְאַֽהֲבֶ֑יהָ בְּיַד֙ בְּנֵ֣י אַשּׁ֔וּר אֲשֶׁ֥ר עָגְבָ֖ה עֲלֵיהֶֽם
Bu yüzden onu aşıklarının eline, onlara şehvet duyduğu Asur oğullarının eline verdim.
Yaratılış 23:11
·
Tevrat
לֹֽא־אֲדֹנִ֣י שְׁמָעֵ֔נִי הַשָּׂדֶה֙ נָתַ֣תִּי לָ֔ךְ וְהַמְּעָרָ֥ה אֲשֶׁר־בּ֖וֹ לְךָ֣ נְתַתִּ֑יהָ לְעֵינֵ֧י בְנֵי־עַמִּ֛י נְתַתִּ֥יהָ לָּ֖ךְ קְבֹ֥ר מֵתֶֽךָ
'Hayır efendim, beni dinle; tarlayı sana verdim ve içindeki mağarayı sana verdim; halkımın oğullarının gözleri önünde onu sana verdim, ölünü göm.'
Yaratılış 38:26
·
Tevrat
וַיַּכֵּ֣ר יְהוּדָ֗ה וַיֹּ֨אמֶר֙ צָֽדְקָ֣ה מִמֶּ֔נִּי כִּֽי־עַל־כֵּ֥ן לֹא־נְתַתִּ֖יהָ לְשֵׁלָ֣ה בְנִ֑י וְלֹֽא־יָסַ֥ף ע֖וֹד לְדַעְתָּֽה
Ve Yahuda tanıdı ve dedi: 'O benden daha doğrudur; çünkü onu oğlum Şela'ya vermedim.' Ve onu bir daha bilmedi.
Yasa'nın Tekrarı 2:19
·
Tevrat
וְקָרַבְתָּ֗ מ֚וּל בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן אַל־תְּצֻרֵ֖ם וְאַל־תִּתְגָּ֣ר בָּ֑ם כִּ֣י לֹֽא־אֶ֠תֵּן מֵאֶ֨רֶץ בְּנֵי־עַמּ֤וֹן לְךָ֙ יְרֻשָּׁ֔ה כִּ֥י לִבְנֵי־ל֖וֹט נְתַתִּ֥יהָ יְרֻשָּֽׁה
Ammon oğullarının karşısına yaklaşacaksın; onları kuşatma ve onları kışkırtma; çünkü Ammon oğullarının yerinden sana mülk vermeyeceğim, çünkü onu Lut oğullarına mülk olarak verdim.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 8:24
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֜ם גִּדְע֗וֹן אֶשְׁאֲלָ֤ה מִכֶּם֙ שְׁאֵלָ֔ה וּתְנוּ־לִ֕י אִ֖ישׁ נֶ֣זֶם שְׁלָל֑וֹ כִּֽי־נִזְמֵ֤י זָהָב֙ לָהֶ֔ם כִּ֥י יִשְׁמְעֵאלִ֖ים הֵֽם
Gideon onlara dedi: "Sizden bir istek isteyeyim, her adam ganimetinin küpesini bana versin." Çünkü onların altın küpeleri vardı, çünkü onlar İsmaililerdi.
1. Krallar 3:25
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ גִּזְר֛וּ אֶת־הַיֶּ֥לֶד הַחַ֖י לִשְׁנָ֑יִם וּתְנ֤וּ אֶֽת־הַחֲצִי֙ לְאַחַ֔ת וְאֶֽת־הַחֲצִ֖י לְאֶחָֽת
Ve kral dedi: 'Yaşayan çocuğu ikiye bölün; ve yarısını birine, ve yarısını diğerine verin.'
Mezmurlar 81:3
·
Tevrat
שְֽׂאוּ־זִ֭מְרָה וּתְנוּ־תֹ֑ף כִּנּ֖וֹר נָעִ֣ים עִם־נָֽבֶל
Bir ezgi yükseltin ve tef çalın; arp ile tatlı liri.
Yaratılış 34:12
·
Tevrat
הַרְבּ֨וּ עָלַ֤י מְאֹד֙ מֹ֣הַר וּמַתָּ֔ן וְאֶ֨תְּנָ֔ה כַּאֲשֶׁ֥ר תֹּאמְר֖וּ אֵלָ֑י וּתְנוּ־לִ֥י אֶת־הַֽנַּעֲרָ֖ לְאִשָּֽׁה
Üzerime başlık ve armağanı çok çoğaltın ve bana dediğiniz gibi vereceğim; ve genç kızı bana eş olarak verin.
Çölde Sayım 16:7
·
Tevrat
וּתְנ֣וּ בָהֵ֣ן אֵ֡שׁ וְשִׂימוּ֩ עֲלֵיהֶ֨ן קְטֹ֜רֶת לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ מָחָ֔ר וְהָיָ֗ה הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־יִבְחַ֥ר יְהוָ֖ה ה֣וּא הַקָּד֑וֹשׁ רַב־לָכֶ֖ם בְּנֵ֥י לֵוִֽי
'Ve yarın Yahve'nin önünde onlara ateş koyun ve üzerlerine buhur koyun; ve Yahve'nin seçeceği adam, o kutsal olacaktır; size çoktur, Levi oğulları.'
Örnek Ayetler (4)
Yeşu 10:8
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֶל־יְהוֹשֻׁ֨עַ֙ אַל־תִּירָ֣א מֵהֶ֔ם כִּ֥י בְיָדְךָ֖ נְתַתִּ֑ים לֹֽא־יַעֲמֹ֥ד אִ֛ישׁ מֵהֶ֖ם בְּפָנֶֽיךָ
Yahve Yeşu'ya dedi: 'Onlardan korkma, çünkü onları senin eline verdim; onlardan hiçbir adam senin önünde duramayacak.'
Çölde Sayım 18:8
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֣ר יְהוָה֮ אֶֽל־אַהֲרֹן֒ וַאֲנִי֙ הִנֵּ֣ה נָתַ֣תִּֽי לְךָ֔ אֶת־מִשְׁמֶ֖רֶת תְּרוּמֹתָ֑י לְכָל־קָדְשֵׁ֣י בְנֵֽי־יִ֠שְׂרָאֵל לְךָ֨ נְתַתִּ֧ים לְמָשְׁחָ֛ה וּלְבָנֶ֖יךָ לְחָק־עוֹלָֽם
Ve Yahve Harun'a konuştu: Ve ben, işte sunularımın görevini sana verdim; İsrail oğullarının bütün kutsal şeyleri için onları meshedilme payı olarak sana ve oğullarına sonsuz bir kural olarak verdim.
Çölde Sayım 18:11
·
Tevrat
וְזֶה־לְּךָ֞ תְּרוּמַ֣ת מַתָּנָ֗ם לְכָל־תְּנוּפֹת֮ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ לְךָ֣ נְתַתִּ֗ים וּלְבָנֶ֧יךָ וְלִבְנֹתֶ֛יךָ אִתְּךָ֖ לְחָק־עוֹלָ֑ם כָּל־טָה֥וֹר בְּבֵיתְךָ֖ יֹאכַ֥ל אֹתֽוֹ
Ve İsrail oğullarının bütün sallamalık sunuları için onların armağanının sunusu senindir; onları sana, seninle birlikte oğullarına ve kızlarına sonsuz bir kural olarak verdim; evindeki her temiz olan onu yiyecek.
Çölde Sayım 18:12
·
Tevrat
כֹּ֚ל חֵ֣לֶב יִצְהָ֔ר וְכָל־חֵ֖לֶב תִּיר֣וֹשׁ וְדָגָ֑ן רֵאשִׁיתָ֛ם אֲשֶׁר־יִתְּנ֥וּ לַֽיהוָ֖ה לְךָ֥ נְתַתִּֽים
Taze yağın bütün en iyisini, yeni şarabın ve tahılın bütün en iyisini, Yahve'ye verecekleri onların ilk ürünlerini sana verdim.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 9:1
·
Tevrat
מִֽי־יִתְּנֵ֣נִי בַמִּדְבָּ֗ר מְלוֹן֙ אֹֽרְחִ֔ים וְאֶֽעֶזְבָה֙ אֶת־עַמִּ֔י וְאֵלְכָ֖ה מֵֽאִתָּ֑ם כִּ֤י כֻלָּם֙ מְנָ֣אֲפִ֔ים עֲצֶ֖רֶת בֹּגְדִֽים
Keşke çölde yolcuların konaklama yeri benim olsaydı da, halkımı bıraksaydım ve onlardan gitseydim! Çünkü hepsi zina edenlerdir, hainlerin meclisidir.
Yeşaya 27:4
·
Tevrat
חֵמָ֖ה אֵ֣ין לִ֑י מִֽי־יִתְּנֵ֜נִי שָׁמִ֥יר שַׁ֨יִת֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה אֶפְשְׂעָ֥ה בָ֖הּ אֲצִיתֶ֥נָּה יָּֽחַד
Bende öfke yok; savaşta bana diken ve çalı kim verecek, ona yürüyeyim, onu birlikte yakayım.
Eyüp 9:18
·
Tevrat
לֹֽא־יִ֭תְּנֵנִי הָשֵׁ֣ב רוּחִ֑י כִּ֥י יַ֝שְׂבִּעַ֗נִי מַמְּרֹרִֽים
Nefesimi geri almaya bana izin vermez; çünkü beni acılarla doyurur.
Eyüp 29:2
·
Tevrat
מִֽי־יִתְּנֵ֥נִי כְיַרְחֵי־קֶ֑דֶם כִּ֝ימֵ֗י אֱל֣וֹהַּ יִשְׁמְרֵֽנִי
Keşke önceki aylar gibi, Tanrı'nın beni koruduğu günler gibi olsaydım.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 23:9
·
Tevrat
וְיִתֶּן־לִ֗י אֶת־מְעָרַ֤ת הַמַּכְפֵּלָה֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ אֲשֶׁ֖ר בִּקְצֵ֣ה שָׂדֵ֑הוּ בְּכֶ֨סֶף מָלֵ֜א יִתְּנֶ֥נָּה לִ֛י בְּתוֹכְכֶ֖ם לַאֲחֻזַּת־קָֽבֶר
'Tarlasının ucunda olan, kendisine ait Makpela mağarasını bana versin; aranızda mezar mülkü olarak onu bana tam gümüşle versin.'
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 40:23
·
Tevrat
הַנּוֹתֵ֥ן רוֹזְנִ֖ים לְאָ֑יִן שֹׁ֥פְטֵי אֶ֖רֶץ כַּתֹּ֥הוּ עָשָֽׂה
Yöneticileri hiçliğe veren odur, yerin hakimlerini boşluk gibi yaptı.
Yeşaya 43:16
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הַנּוֹתֵ֥ן בַּיָּ֖ם דָּ֑רֶךְ וּבְמַ֥יִם עַזִּ֖ים נְתִיבָֽה
Denizde yol ve güçlü sularda patika veren Yahve şöyle dedi:
Mezmurlar 18:48
·
Tevrat
הָאֵ֗ל הַנּוֹתֵ֣ן נְקָמ֣וֹת לִ֑י וַיַּדְבֵּ֖ר עַמִּ֣ים תַּחְתָּֽי
Bana öçleri veren ve halkları altıma boyun eğdiren Tanrı'dır.
Mezmurlar 144:10
·
Tevrat
הַנּוֹתֵ֥ן תְּשׁוּעָ֗ה לַמְּלָ֫כִ֥ים הַ֭פּוֹצֶה אֶת־דָּוִ֥ד עַבְדּ֗וֹ מֵחֶ֥רֶב רָעָֽה
Krallara kurtuluş veren, kulu Davut'u kötü kılıçtan kurtarandır.
Örnek Ayetler (4)
Yeşu 7:19
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹשֻׁ֜עַ אֶל־עָכָ֗ן בְּנִי֙ שִֽׂים־נָ֣א כָב֗וֹד לַֽיהוָ֛ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל וְתֶן־ל֣וֹ תוֹדָ֑ה וְהַגֶּד־נָ֥א לִי֙ מֶ֣ה עָשִׂ֔יתָ אַל־תְּכַחֵ֖ד מִמֶּֽנִּי
Yeşu Akan'a dedi: 'Oğlum, lütfen İsrail'in Tanrısı Yahve'ye yücelik koy ve ona itirafta bulun; ne yaptığını lütfen bana bildir, benden gizleme.'
Yaratılış 47:19
·
Tevrat
לָ֧מָּה נָמ֣וּת לְעֵינֶ֗יךָ גַּם־אֲנַ֨חְנוּ֙ גַּ֣ם אַדְמָתֵ֔נוּ קְנֵֽה־אֹתָ֥נוּ וְאֶת־אַדְמָתֵ֖נוּ בַּלָּ֑חֶם וְנִֽהְיֶ֞ה אֲנַ֤חְנוּ וְאַדְמָתֵ֨נוּ֙ עֲבָדִ֣ים לְפַרְעֹ֔ה וְתֶן־זֶ֗רַע וְנִֽחְיֶה֙ וְלֹ֣א נָמ֔וּת וְהָאֲדָמָ֖ה לֹ֥א תֵשָֽׁם
Neden senin gözlerinin önünde ölelim, hem biz hem de toprağımız? Bizi ve toprağımızı ekmek karşılığında satın al; ve biz ve toprağımız Firavun'a kullar olalım; ve tohum ver ki yaşayalım ve ölmeyelim ve toprak ıssız kalmasın.
Çölde Sayım 17:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֣ח אֶת־הַ֠מַּחְתָּה וְתֶן־עָלֶ֨יהָ אֵ֜שׁ מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ וְשִׂ֣ים קְטֹ֔רֶת וְהוֹלֵ֧ךְ מְהֵרָ֛ה אֶל־הָעֵדָ֖ה וְכַפֵּ֣ר עֲלֵיהֶ֑ם כִּֽי־יָצָ֥א הַקֶּ֛צֶף מִלִּפְנֵ֥י יְהוָ֖ה הֵחֵ֥ל הַנָּֽגֶף
Musa Harun'a dedi: 'Buhurdanı al, üzerine sunağın üzerinden ateş koy, buhur koy ve onu hızla topluluğa götür ve onlar için kefaret et; çünkü Yahve'nin önünden öfke çıktı; salgın başladı.'
Mısır'dan Çıkış 16:33
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֚ח צִנְצֶ֣נֶת אַחַ֔ת וְתֶן־שָׁ֥מָּה מְלֹֽא־הָעֹ֖מֶר מָ֑ן וְהַנַּ֤ח אֹתוֹ֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה לְמִשְׁמֶ֖רֶת לְדֹרֹתֵיכֶֽם
Sonra Musa Harun'a dedi: 'Bir kavanoz al ve oraya omer (~2 litre) dolusu man koy ve kuşaklarınız boyunca koruma için onu Yahve'nin önüne bırak.'
Örnek Ayetler (4)
Ester 2:3
·
Tevrat
וְיַפְקֵ֨ד הַמֶּ֣לֶךְ פְּקִידִים֮ בְּכָל־מְדִינ֣וֹת מַלְכוּתוֹ֒ וְיִקְבְּצ֣וּ אֶת־כָּל־נַעֲרָֽה־בְ֠תוּלָה טוֹבַ֨ת מַרְאֶ֜ה אֶל־שׁוּשַׁ֤ן הַבִּירָה֙ אֶל־בֵּ֣ית הַנָּשִׁ֔ים אֶל־יַ֥ד הֵגֶ֛א סְרִ֥יס הַמֶּ֖לֶךְ שֹׁמֵ֣ר הַנָּשִׁ֑ים וְנָת֖וֹן תַּמְרוּקֵיהֶֽן
Ve kral krallığının bütün eyaletlerinde görevliler görevlendirsin; ve görünüşü iyi her bakire genç kızı Şuşan kalesine, kadınlar evine, kadınların koruyucusu kralın hadımı Hegay'ın eline toplasınlar; ve onların güzellik malzemeleri verilsin.
Ester 6:9
·
Tevrat
וְנָת֨וֹן הַלְּב֜וּשׁ וְהַסּ֗וּס עַל־יַד־אִ֞ישׁ מִשָּׂרֵ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ הַֽפַּרְתְּמִ֔ים וְהִלְבִּ֨ישׁוּ֙ אֶת־הָאִ֔ישׁ אֲשֶׁ֥ר הַמֶּ֖לֶךְ חָפֵ֣ץ בִּֽיקָר֑וֹ וְהִרְכִּיבֻ֤הוּ עַל־הַסּוּס֙ בִּרְח֣וֹב הָעִ֔יר וְקָרְא֣וּ לְפָנָ֔יו כָּ֚כָה יֵעָשֶׂ֣ה לָאִ֔ישׁ אֲשֶׁ֥ר הַמֶּ֖לֶךְ חָפֵ֥ץ בִּיקָרֽוֹ
Giysi ve at, kralın soylu komutanlarından bir adamın eline verilsin; kralın onurlandırmaktan zevk aldığı adamı giydirsinler, onu şehrin meydanında atın üzerinde gezdirsinler ve onun önünde şöyle çağırsınlar: 'Kralın onurlandırmaktan zevk aldığı adama böyle yapılır.'
Vaiz 8:9
·
Tevrat
אֶת־כָּל־זֶ֤ה רָאִ֨יתִי֙ וְנָת֣וֹן אֶת־לִבִּ֔י לְכָֽל־מַעֲשֶׂ֔ה אֲשֶׁ֥ר נַעֲשָׂ֖ה תַּ֣חַת הַשָּׁ֑מֶשׁ עֵ֗ת אֲשֶׁ֨ר שָׁלַ֧ט הָאָדָ֛ם בְּאָדָ֖ם לְרַ֥ע לֽוֹ
Bütün bunları gördüm ve güneşin altında yapılan her işe kalbimi verdim; insanın insana kötülük için egemen olduğu zamanı.
Yaratılış 41:43
·
Tevrat
וַיַּרְכֵּ֣ב אֹת֗וֹ בְּמִרְכֶּ֤בֶת הַמִּשְׁנֶה֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ וַיִּקְרְא֥וּ לְפָנָ֖יו אַבְרֵ֑ךְ וְנָת֣וֹן אֹת֔וֹ עַ֖ל כָּל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Onu kendisinin olan ikinci arabasına bindirdi ve önünde 'Diz çökün!' diye bağırdılar; ve onu bütün Mısır diyarının üzerine koydu.