Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

נתן

n-t-n — Kök Analizi

נתן

2200

Kullanım

13

Lemma

152

Türev

142

Anlam

13 lemma, 152 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

בְּתֵת

be-tet

verdiğinde, vermek, koymak, atamak

Fiil
4

Örnek Ayetler (4)

Hakimler 8:7

·

Tevrat

וַיֹּ֣אמֶר גִּדְע֔וֹן לָכֵ֗ן בְּתֵ֧ת יְהוָ֛ה אֶת־זֶ֥בַח וְאֶת־צַלְמֻנָּ֖ע בְּיָדִ֑י וְדַשְׁתִּי֙ אֶת־בְּשַׂרְכֶ֔ם אֶת־קוֹצֵ֥י הַמִּדְבָּ֖ר וְאֶת־הַֽבַּרְקֳנִֽים

Gideon dedi: "Bu yüzden Yahve Zevah'ı ve Tsalmunna'yı elime verdiğinde, etinizi çölün dikenleriyle ve çalılarıyla döveceğim."

Yeşu 2:14

·

Tevrat

וַיֹּ֧אמְרוּ לָ֣הּ הָאֲנָשִׁ֗ים נַפְשֵׁ֤נוּ תַחְתֵּיכֶם֙ לָמ֔וּת אִ֚ם לֹ֣א תַגִּ֔ידוּ אֶת־דְּבָרֵ֖נוּ זֶ֑ה וְהָיָ֗ה בְּתֵת־יְהוָ֥ה לָ֨נוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְעָשִׂ֥ינוּ עִמָּ֖ךְ חֶ֥סֶד וֶאֱמֶֽת

Adamlar ona dediler: 'Eğer bu işimizi bildirmezseniz, canımız sizin yerinize ölsün; ve Yahve yeri bize verdiğinde, sana sadakat ve gerçekle davranacağız.'

Çölde Sayım 5:21

·

Tevrat

וְהִשְׁבִּ֨יעַ הַכֹּהֵ֥ן אֶֽת־הָֽאִשָּׁה֮ בִּשְׁבֻעַ֣ת הָאָלָה֒ וְאָמַ֤ר הַכֹּהֵן֙ לָֽאִשָּׁ֔ה יִתֵּ֨ן יְהוָ֥ה אוֹתָ֛ךְ לְאָלָ֥ה וְלִשְׁבֻעָ֖ה בְּת֣וֹךְ עַמֵּ֑ךְ בְּתֵ֨ת יְהוָ֤ה אֶת־יְרֵכֵךְ֙ נֹפֶ֔לֶת וְאֶת־בִּטְנֵ֖ךְ צָבָֽה

Ve kâhin kadına lanet yeminiyle yemin ettirecek ve kâhin kadına diyecek: 'Yahve uyluğunu düşen ve karnını şişen kıldığında, Yahve seni halkının ortasında lanete ve yemine versin.

Mısır'dan Çıkış 16:8

·

Tevrat

וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה בְּתֵ֣ת יְהוָה֩ לָכֶ֨ם בָּעֶ֜רֶב בָּשָׂ֣ר לֶאֱכֹ֗ל וְלֶ֤חֶם בַּבֹּ֨קֶר֙ לִשְׂבֹּ֔עַ בִּשְׁמֹ֤עַ יְהוָה֙ אֶת־תְּלֻנֹּ֣תֵיכֶ֔ם אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם מַלִּינִ֖ם עָלָ֑יו וְנַ֣חְנוּ מָ֔ה לֹא־עָלֵ֥ינוּ תְלֻנֹּתֵיכֶ֖ם כִּ֥י עַל־יְהוָֽה

Ve Musa dedi: 'Yahve akşam yemek için size et ve sabah doymak için ekmek vermesinde, Yahve'nin ona karşı söylendiğiniz söylenmelerinizi işitmesinde; ve biz neyiz? Söylenmeleriniz bize karşı değildir, ancak Yahve'ye karşıdır.'

תִּתּוֹ

titto

vermesi, vermek, koymak, teslim etmek

Zamir
3

תִּתִּי

titti

vermem, vermek, koymak, teslim etmek

Zamir
3

וְתִנָּתֵֽן

ve-tinnaten

ve verilecek, vermek, koymak, teslim etmek

Fiil
3

נְתָנָֽנִי

netanani

bana verdi, vermek, koymak, teslim etmek

Zamir
3

לְתִתְּךָ

le-tittekha

seni vermek için, vermek, koymak, teslim etmek

Zamir
3

מִתִּתִּי

mi-ttitti

vermemden, vermek, teslim etmek, koymak

Zamir
3

וָאֶתְּנֵם

va-ettenem

ve onları verdim, vermek, koymak, atamak

Zamir
3

וַֽתִּתְּנֵם

va-ttittenem

ve onları verdi, vermek, koymak, teslim etmek

Zamir
3

וְיִנָּתֵֽן

ve-yinnaten

ve verilecek, verilmek, teslim edilmek, konulmak

Fiil
3

תַּתְּנַי

tattenay

Tattenay, Tattenay, verilmiş

Fiil
3

תִּתְּנֻֽהוּ

tittenuhu

onu vereceksiniz, vermek, koymak, teslim etmek

Zamir
2

לְתִתָּהּ

le-tittah

vermek, vermek, teslim etmek, koymak

Zamir
2

בְּתִתְּךָ

betittekha

verdiğinde, vermek, koymak, teslim etmek

Zamir
2

לְתִתִּי

le-titti

benim vermem, vermek, koymak, atamak

Zamir
2

נְתַתֶּם

netattem

verdiniz, vermek, teslim etmek, koymak

Fiil
2

מִתֵּת

mittet

vermekten, vermek, teslim etmek, koymak

Fiil
2

אֶתְּנָה

ettena

vereyim, vermek, koymak, teslim etmek

Fiil
2

נְתוּנִם

netunim

verilmiş, vermek, koymak, teslim etmek

Fiil
2

נְתַתָּנִי

netattani

bana verdin, vermek, koymak, teslim etmek

Zamir
2

בְּתֵת

be-tetverdiğinde

4

Örnek Ayetler (4)

Hakimler 8:7

·

Tevrat

וַיֹּ֣אמֶר גִּדְע֔וֹן לָכֵ֗ן בְּתֵ֧ת יְהוָ֛ה אֶת־זֶ֥בַח וְאֶת־צַלְמֻנָּ֖ע בְּיָדִ֑י וְדַשְׁתִּי֙ אֶת־בְּשַׂרְכֶ֔ם אֶת־קוֹצֵ֥י הַמִּדְבָּ֖ר וְאֶת־הַֽבַּרְקֳנִֽים

Gideon dedi: "Bu yüzden Yahve Zevah'ı ve Tsalmunna'yı elime verdiğinde, etinizi çölün dikenleriyle ve çalılarıyla döveceğim."

Yeşu 2:14

·

Tevrat

וַיֹּ֧אמְרוּ לָ֣הּ הָאֲנָשִׁ֗ים נַפְשֵׁ֤נוּ תַחְתֵּיכֶם֙ לָמ֔וּת אִ֚ם לֹ֣א תַגִּ֔ידוּ אֶת־דְּבָרֵ֖נוּ זֶ֑ה וְהָיָ֗ה בְּתֵת־יְהוָ֥ה לָ֨נוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְעָשִׂ֥ינוּ עִמָּ֖ךְ חֶ֥סֶד וֶאֱמֶֽת

Adamlar ona dediler: 'Eğer bu işimizi bildirmezseniz, canımız sizin yerinize ölsün; ve Yahve yeri bize verdiğinde, sana sadakat ve gerçekle davranacağız.'

Çölde Sayım 5:21

·

Tevrat

וְהִשְׁבִּ֨יעַ הַכֹּהֵ֥ן אֶֽת־הָֽאִשָּׁה֮ בִּשְׁבֻעַ֣ת הָאָלָה֒ וְאָמַ֤ר הַכֹּהֵן֙ לָֽאִשָּׁ֔ה יִתֵּ֨ן יְהוָ֥ה אוֹתָ֛ךְ לְאָלָ֥ה וְלִשְׁבֻעָ֖ה בְּת֣וֹךְ עַמֵּ֑ךְ בְּתֵ֨ת יְהוָ֤ה אֶת־יְרֵכֵךְ֙ נֹפֶ֔לֶת וְאֶת־בִּטְנֵ֖ךְ צָבָֽה

Ve kâhin kadına lanet yeminiyle yemin ettirecek ve kâhin kadına diyecek: 'Yahve uyluğunu düşen ve karnını şişen kıldığında, Yahve seni halkının ortasında lanete ve yemine versin.

Mısır'dan Çıkış 16:8

·

Tevrat

וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה בְּתֵ֣ת יְהוָה֩ לָכֶ֨ם בָּעֶ֜רֶב בָּשָׂ֣ר לֶאֱכֹ֗ל וְלֶ֤חֶם בַּבֹּ֨קֶר֙ לִשְׂבֹּ֔עַ בִּשְׁמֹ֤עַ יְהוָה֙ אֶת־תְּלֻנֹּ֣תֵיכֶ֔ם אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם מַלִּינִ֖ם עָלָ֑יו וְנַ֣חְנוּ מָ֔ה לֹא־עָלֵ֥ינוּ תְלֻנֹּתֵיכֶ֖ם כִּ֥י עַל־יְהוָֽה

Ve Musa dedi: 'Yahve akşam yemek için size et ve sabah doymak için ekmek vermesinde, Yahve'nin ona karşı söylendiğiniz söylenmelerinizi işitmesinde; ve biz neyiz? Söylenmeleriniz bize karşı değildir, ancak Yahve'ye karşıdır.'

תִּתּוֹ

tittovermesi

3

תִּתִּי

tittivermem

3

וְתִנָּתֵֽן

ve-tinnatenve verilecek

3

נְתָנָֽנִי

netananibana verdi

3

לְתִתְּךָ

le-tittekhaseni vermek için

3

מִתִּתִּי

mi-ttittivermemden

3

וָאֶתְּנֵם

va-ettenemve onları verdim

3

וַֽתִּתְּנֵם

va-ttittenemve onları verdi

3

וְיִנָּתֵֽן

ve-yinnatenve verilecek

3

תַּתְּנַי

tattenayTattenay

3

תִּתְּנֻֽהוּ

tittenuhuonu vereceksiniz

2

לְתִתָּהּ

le-tittahvermek

2

בְּתִתְּךָ

betittekhaverdiğinde

2

לְתִתִּי

le-tittibenim vermem

2

נְתַתֶּם

netattemverdiniz

2

מִתֵּת

mittetvermekten

2

אֶתְּנָה

ettenavereyim

2

נְתוּנִם

netunimverilmiş

2

נְתַתָּנִי

netattanibana verdin

2