2200
Kullanım
13
Lemma
152
Türev
142
Anlam
13 lemma, 152 türev form
Örnek Ayetler (5 / 331)
Hakimler 3:28
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ רִדְפ֣וּ אַחֲרַ֔י כִּֽי־נָתַ֨ן יְהוָ֧ה אֶת־אֹיְבֵיכֶ֛ם אֶת־מוֹאָ֖ב בְּיֶדְכֶ֑ם וַיֵּרְד֣וּ אַחֲרָ֗יו וַֽיִּלְכְּד֞וּ אֶת־מַעְבְּר֤וֹת הַיַּרְדֵּן֙ לְמוֹאָ֔ב וְלֹֽא־נָתְנ֥וּ אִ֖ישׁ לַעֲבֹֽר
Ve onlara dedi: 'Ardımdan kovalayın, çünkü Yahve düşmanlarınızı, Moab'ı elinize verdi.' Ve onun ardından indiler ve Moab'a giden Şeria geçitlerini ele geçirdiler; ve kimsenin geçmesine izin vermediler.
Hakimler 4:14
·
Tevrat
וַתֹּאמֶר֩ דְּבֹרָ֨ה אֶל־בָּרָ֜ק ק֗וּם כִּ֣י זֶ֤ה הַיּוֹם֙ אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן יְהוָ֤ה אֶת־סִֽיסְרָא֙ בְּיָדֶ֔ךָ הֲלֹ֥א יְהוָ֖ה יָצָ֣א לְפָנֶ֑יךָ וַיֵּ֤רֶד בָּרָק֙ מֵהַ֣ר תָּב֔וֹר וַעֲשֶׂ֧רֶת אֲלָפִ֛ים אִ֖ישׁ אַחֲרָֽיו
Ve Debora Barak'a dedi: 'Kalk, çünkü Yahve'nin Sisera'yı senin eline verdiği gün bugündür. Yahve senin önünden çıkmadı mı?' Ve Barak Tavor dağından indi ve on bin adam onun ardındaydı.
Hakimler 7:14
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן רֵעֵ֤הוּ וַיֹּ֨אמֶר֙ אֵ֣ין זֹ֔את בִּלְתִּ֗י אִם־חֶ֛רֶב גִּדְע֥וֹן בֶּן־יוֹאָ֖שׁ אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֑ל נָתַ֤ן הָֽאֱלֹהִים֙ בְּיָד֔וֹ אֶת־מִדְיָ֖ן וְאֶת־כָּל־הַֽמַּחֲנֶֽה
Arkadaşı cevap verdi ve dedi: "Bu, İsrail adamı Yoaş oğlu Gideon'un kılıcından başka bir şey değildir; Tanrı, Midyan'ı ve bütün ordugahı onun eline verdi."
Hakimler 7:15
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ גִּדְע֜וֹן אֶת־מִסְפַּ֧ר הַחֲל֛וֹם וְאֶת־שִׁבְר֖וֹ וַיִּשְׁתָּ֑חוּ וַיָּ֨שָׁב֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמֶר ק֔וּמוּ כִּֽי־נָתַ֧ן יְהוָ֛ה בְּיֶדְכֶ֖ם אֶת־מַחֲנֵ֥ה מִדְיָֽן
Gideon rüyanın anlatımını ve yorumunu duyduğunda secde etti. Sonra İsrail ordugahına döndü ve dedi: "Kalkın, çünkü Yahve Midyan ordugahını elinize verdi."
Hakimler 8:3
·
Tevrat
בְּיֶדְכֶם֩ נָתַ֨ן אֱלֹהִ֜ים אֶת־שָׂרֵ֤י מִדְיָן֙ אֶת־עֹרֵ֣ב וְאֶת־זְאֵ֔ב וּמַה־יָּכֹ֖לְתִּי עֲשׂ֣וֹת כָּכֶ֑ם אָ֗ז רָפְתָ֤ה רוּחָם֙ מֵֽעָלָ֔יו בְּדַבְּר֖וֹ הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
"Tanrı, Midyan'ın komutanlarını, Orev'i ve Zeev'i elinize verdi; sizin gibi ne yapabildim?" O bu sözü konuştuğunda, ona karşı ruhları yatıştı.
Örnek Ayetler (5 / 192)
Hakimler 1:4
·
Tevrat
וַיַּ֣עַל יְהוּדָ֔ה וַיִּתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־הַכְּנַעֲנִ֥י וְהַפְּרִזִּ֖י בְּיָדָ֑ם וַיַּכּ֣וּם בְּבֶ֔זֶק עֲשֶׂ֥רֶת אֲלָפִ֖ים אִֽישׁ
Sonra Yahuda çıktı ve Yahve Kenanlılar'ı ve Perizliler'i onların eline verdi; Bezek'te on bin adamı vurdular.
Hakimler 1:13
·
Tevrat
וַֽיִּלְכְּדָהּ֙ עָתְנִיאֵ֣ל בֶּן־קְנַ֔ז אֲחִ֥י כָלֵ֖ב הַקָּטֹ֣ן מִמֶּ֑נּוּ וַיִּתֶּן־ל֛וֹ אֶת־עַכְסָ֥ה בִתּ֖וֹ לְאִשָּֽׁה
Kalev'in kendisinden küçük kardeşi Kenaz oğlu Otniel onu ele geçirdi; böylece kızı Aksa'yı ona kadın olarak verdi.
Hakimler 1:15
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר ל֜וֹ הָֽבָה־לִּ֣י בְרָכָ֗ה כִּ֣י אֶ֤רֶץ הַנֶּ֨גֶב֙ נְתַתָּ֔נִי וְנָתַתָּ֥ה לִ֖י גֻּלֹּ֣ת מָ֑יִם וַיִּתֶּן־לָ֣הּ כָּלֵ֗ב אֵ֚ת גֻּלֹּ֣ת עִלִּ֔ית וְאֵ֖ת גֻּלֹּ֥ת תַּחְתִּֽית
Ona dedi: 'Bana bereket ver; çünkü bana Necef yerini verdin, bana su pınarları da ver.' Bunun üzerine Kalev ona yukarı pınarları ve aşağı pınarları verdi.
Hakimler 3:10
·
Tevrat
וַתְּהִ֨י עָלָ֥יו רֽוּחַ־יְהוָה֮ וַיִּשְׁפֹּ֣ט אֶת־יִשְׂרָאֵל֒ וַיֵּצֵא֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וַיִּתֵּ֤ן יְהוָה֙ בְּיָד֔וֹ אֶת־כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתַ֖יִם מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַתָּ֣עָז יָד֔וֹ עַ֖ל כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתָֽיִם
Ve Yahve'nin Ruhu onun üzerindeydi ve İsrail'i yargıladı; ve savaşa çıktı ve Yahve Aram kralı Kuşan-Rişatayim'i onun eline verdi; ve onun eli Kuşan-Rişatayim'in üzerinde güçlendi.
Hakimler 7:16
·
Tevrat
וַיַּ֛חַץ אֶת־שְׁלֹשׁ־מֵא֥וֹת הָאִ֖ישׁ שְׁלֹשָׁ֣ה רָאשִׁ֑ים וַיִּתֵּ֨ן שׁוֹפָר֤וֹת בְּיַד־כֻּלָּם֙ וְכַדִּ֣ים רֵקִ֔ים וְלַפִּדִ֖ים בְּת֥וֹךְ הַכַּדִּֽים
Üç yüz adamı üç bölüğe böldü; hepsinin eline şofarlar, boş testiler ve testilerin içine meşaleler verdi.
Örnek Ayetler (5 / 131)
Hakimler 9:29
·
Tevrat
וּמִ֨י יִתֵּ֜ן אֶת־הָעָ֤ם הַזֶּה֙ בְּיָדִ֔י וְאָסִ֖ירָה אֶת־אֲבִימֶ֑לֶךְ וַיֹּ֨אמֶר֙ לַאֲבִימֶ֔לֶךְ רַבֶּ֥ה צְבָאֲךָ֖ וָצֵֽאָה
Keşke bu halk benim elimde olsaydı! O zaman Abimelek'i uzaklaştırırdım. Ve Abimelek'e dedi: 'Ordunu çoğalt ve çık.'
Hakimler 21:1
·
Tevrat
וְאִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל נִשְׁבַּ֥ע בַּמִּצְפָּ֖ה לֵאמֹ֑ר אִ֣ישׁ מִמֶּ֔נּוּ לֹא־יִתֵּ֥ן בִּתּ֛וֹ לְבִנְיָמִ֖ן לְאִשָּֽׁה
İsrail adamları Mitspa'da yemin etti, diyerek: 'Bizden hiçbir adam kızını Bünyamin'e eş olarak vermeyecek.'
Amos 1:2
·
Tevrat
וַיֹּאמַ֓ר יְהוָה֙ מִצִיּ֣וֹן יִשְׁאָ֔ג וּמִירוּשָׁלִַ֖ם יִתֵּ֣ן קוֹל֑וֹ וְאָֽבְלוּ֙ נְא֣וֹת הָרֹעִ֔ים וְיָבֵ֖שׁ רֹ֥אשׁ הַכַּרְמֶֽל
Ve dedi: 'Yahve Siyon'dan kükreyecek ve Yeruşalim'den sesini verecek; çobanların otlakları yas tutacak ve Karmel'in başı kuruyacak.'
Hezekiel 18:7
·
Tevrat
וְאִישׁ֙ לֹ֣א יוֹנֶ֔ה חֲבֹלָת֥וֹ חוֹב֙ יָשִׁ֔יב גְּזֵלָ֖ה לֹ֣א יִגְזֹ֑ל לַחְמוֹ֙ לְרָעֵ֣ב יִתֵּ֔ן וְעֵירֹ֖ם יְכַסֶּה־בָּֽגֶד
Ve kimseye baskı yapmaz, borçlunun rehinini geri verir, soygun yapmaz, ekmeğini aca verir ve çıplağı giysiyle örter;
Hezekiel 18:8
·
Tevrat
בַּנֶּ֣שֶׁךְ לֹֽא־יִתֵּ֗ן וְתַרְבִּית֙ לֹ֣א יִקָּ֔ח מֵעָ֖וֶל יָשִׁ֣יב יָד֑וֹ מִשְׁפַּ֤ט אֱמֶת֙ יַֽעֲשֶׂ֔ה בֵּ֥ין אִ֖ישׁ לְאִֽישׁ
Faizle vermez ve artış almaz, elini haksızlıktan geri çeker, adamla adam arasında gerçek hüküm yapar;
Örnek Ayetler (5 / 117)
Hakimler 1:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֖ה יְהוּדָ֣ה יַעֲלֶ֑ה הִנֵּ֛ה נָתַ֥תִּי אֶת־הָאָ֖רֶץ בְּיָדֽוֹ
Yahve dedi: 'Yahuda çıkacak; işte, yeri onun eline verdim.'
Amos 4:6
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִי֩ נָתַ֨תִּי לָכֶ֜ם נִקְי֤וֹן שִׁנַּ֨יִם֙ בְּכָל־עָ֣רֵיכֶ֔ם וְחֹ֣סֶר לֶ֔חֶם בְּכֹ֖ל מְקוֹמֹֽתֵיכֶ֑ם וְלֹֽא־שַׁבְתֶּ֥ם עָדַ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
'Ve ben de bütün şehirlerinizde size diş temizliği ve bütün yerlerinizde ekmek eksikliği verdim; ama bana dönmediniz,' Yahve'nin bildirisidir.
Amos 9:15
·
Tevrat
וּנְטַעְתִּ֖ים עַל־אַדְמָתָ֑ם וְלֹ֨א יִנָּתְשׁ֜וּ ע֗וֹד מֵעַ֤ל אַדְמָתָם֙ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תִּי לָהֶ֔ם אָמַ֖ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ
Ve onları topraklarına dikeceğim; ve onlara verdiğim topraklarından bir daha sökülmeyecekler, dedi Tanrın Yahve.
Hezekiel 3:8
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה נָתַ֧תִּי אֶת־פָּנֶ֛יךָ חֲזָקִ֖ים לְעֻמַּ֣ת פְּנֵיהֶ֑ם וְאֶֽת־מִצְחֲךָ֥ חָזָ֖ק לְעֻמַּ֥ת מִצְחָֽם
İşte, senin yüzünü onların yüzlerine karşı sert ve senin alnını onların alınlarına karşı sert yaptım.
Hezekiel 3:9
·
Tevrat
כְּשָׁמִ֛יר חָזָ֥ק מִצֹּ֖ר נָתַ֣תִּי מִצְחֶ֑ךָ לֹֽא־תִירָ֤א אוֹתָם֙ וְלֹא־תֵחַ֣ת מִפְּנֵיהֶ֔ם כִּ֛י בֵּֽית־מְרִ֖י הֵֽמָּה
Alnını çakmaktaşından daha sert bir elmas gibi yaptım; onlardan korkma ve onların yüzlerinden dehşete düşme, çünkü onlar isyancı bir evdir.'
Örnek Ayetler (5 / 105)
Hakimler 1:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר כָּלֵ֔ב אֲשֶׁר־יַכֶּ֥ה אֶת־קִרְיַת־סֵ֖פֶר וּלְכָדָ֑הּ וְנָתַ֥תִּי ל֛וֹ אֶת־עַכְסָ֥ה בִתִּ֖י לְאִשָּֽׁה
Kalev dedi: 'Kim Kiryat-Sefer'i vurur ve onu ele geçirirse, kızım Aksa'yı ona kadın olarak vereceğim.'
Hakimler 7:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן בִּשְׁלֹשׁ֩ מֵא֨וֹת הָאִ֤ישׁ הַֽמֲלַקְקִים֙ אוֹשִׁ֣יעַ אֶתְכֶ֔ם וְנָתַתִּ֥י אֶת־מִדְיָ֖ן בְּיָדֶ֑ךָ וְכָל־הָעָ֔ם יֵלְכ֖וּ אִ֥ישׁ לִמְקֹמֽוֹ
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Sizi yalayan üç yüz adamla kurtaracağım ve Midyan'ı senin eline vereceğim. Bütün halk, her adam kendi yerine gitsin.'
Hakimler 14:12
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ שִׁמְשׁ֔וֹן אָחֽוּדָה־נָּ֥א לָכֶ֖ם חִידָ֑ה אִם־הַגֵּ֣ד תַּגִּידוּ֩ אוֹתָ֨הּ לִ֜י שִׁבְעַ֨ת יְמֵ֤י הַמִּשְׁתֶּה֙ וּמְצָאתֶ֔ם וְנָתַתִּ֤י לָכֶם֙ שְׁלֹשִׁ֣ים סְדִינִ֔ים וּשְׁלֹשִׁ֖ים חֲלִפֹ֥ת בְּגָדִֽים
Sonra Şimşon onlara dedi: 'Lütfen size bir bilmece sorayım; eğer ziyafetin yedi gününde onu bana kesinlikle bildirirseniz ve bulursanız, size otuz keten giysi ve otuz değişimlik giysi vereceğim.'
Hezekiel 3:20
·
Tevrat
וּבְשׁ֨וּב צַדִּ֤יק מִצִּדְקוֹ֙ וְעָ֣שָׂה עָ֔וֶל וְנָתַתִּ֥י מִכְשׁ֛וֹל לְפָנָ֖יו ה֣וּא יָמ֑וּת כִּ֣י לֹ֤א הִזְהַרְתּוֹ֙ בְּחַטָּאת֣וֹ יָמ֔וּת וְלֹ֣א תִזָּכַ֗רְןָ צִדְקֹתָו֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ve doğru kişi doğruluğundan döndüğünde ve haksızlık yaptığında ve ben onun önüne bir engel koyduğumda, o ölecektir; çünkü onu uyarmadın, günahıyla ölecektir ve yaptığı doğrulukları hatırlanmayacaktır; ve kanını elinden isteyeceğim.
Hezekiel 6:5
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֗י אֶת־פִּגְרֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לִפְנֵ֖י גִּלּֽוּלֵיהֶ֑ם וְזֵרִיתִי֙ אֶת־עַצְמ֣וֹתֵיכֶ֔ם סְבִיב֖וֹת מִזְבְּחוֹתֵיכֶֽם
İsrail oğullarının cesetlerini putlarının önüne koyacağım ve kemiklerinizi sunaklarınızın etrafına saçacağım.
Örnek Ayetler (5 / 97)
Hakimler 21:18
·
Tevrat
וַאֲנַ֗חְנוּ לֹ֥א נוּכַ֛ל לָתֵת־לָהֶ֥ם נָשִׁ֖ים מִבְּנוֹתֵ֑ינוּ כִּֽי־נִשְׁבְּע֤וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר אָר֕וּר נֹתֵ֥ן אִשָּׁ֖ה לְבִנְיָמִֽן
Ancak biz kızlarımızdan onlara kadınlar veremeyiz; çünkü İsrail oğulları yemin ettiler, diyerek: 'Bünyamin'e kadın veren lanetlidir.'
Hezekiel 17:15
·
Tevrat
וַיִּמְרָד־בּ֗וֹ לִשְׁלֹ֤חַ מַלְאָכָיו֙ מִצְרַ֔יִם לָֽתֶת־ל֥וֹ סוּסִ֖ים וְעַם־רָ֑ב הֲיִצְלָ֤ח הֲיִמָּלֵט֙ הָעֹשֵׂ֣ה אֵ֔לֶּה וְהֵפֵ֥ר בְּרִ֖ית וְנִמְלָֽט
Ona atlar ve çok halk vermeleri için elçilerini Mısır'a göndererek ona isyan etti. Başarılı olacak mı? Bunları yapan kurtulacak mı? Antlaşmayı bozup kurtulacak mı?
Hezekiel 20:28
·
Tevrat
וָאֲבִיאֵם֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֨אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לָתֵ֥ת אוֹתָ֖הּ לָהֶ֑ם וַיִּרְאוּ֩ כָל־גִּבְעָ֨ה רָמָ֜ה וְכָל־עֵ֣ץ עָבֹ֗ת וַיִּזְבְּחוּ־שָׁ֤ם אֶת־זִבְחֵיהֶם֙ וַיִּתְּנוּ־שָׁם֙ כַּ֣עַס קָרְבָּנָ֔ם וַיָּשִׂ֣ימוּ שָׁ֗ם רֵ֚יחַ נִיח֣וֹחֵיהֶ֔ם וַיַּסִּ֥יכוּ שָׁ֖ם אֶת־נִסְכֵּיהֶֽם
Ve onları, onlara vermek için elimi kaldırdığım yere getirdim; ve her yüksek tepeyi ve her sık ağacı gördüler ve orada kurbanlarını kurban kestiler ve orada sunularının öfkesini verdiler ve orada hoş kokularının kokusunu koydular ve orada dökme sunularını döktüler.
Hezekiel 20:42
·
Tevrat
וִֽידַעְתֶּם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בַּהֲבִיאִ֥י אֶתְכֶ֖ם אֶל־אַדְמַ֣ת יִשְׂרָאֵ֑ל אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֨אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לָתֵ֥ת אוֹתָ֖הּ לַאֲבֽוֹתֵיכֶֽם
Ve sizi İsrail toprağına, onu babalarınıza vermek için elimi kaldırdığım yere getirdiğimde benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 21:16
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֛הּ לְמָרְטָ֖ה לִתְפֹּ֣שׂ בַּכָּ֑ף הִֽיא־הוּחַ֤דָּה חֶ֨רֶב֙ וְהִ֣יא מֹרָ֔טָּה לָתֵ֥ת אוֹתָ֖הּ בְּיַד־הוֹרֵֽג
Ve avuçta tutulması için onu parlatılmasına verdi; o kılıç keskinleştirildi ve o parlatıldı, onu öldürenin eline vermek için.
Örnek Ayetler (5 / 81)
Hakimler 17:10
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ ל֨וֹ מִיכָ֜ה שְׁבָ֣ה עִמָּדִ֗י וֶֽהְיֵה־לִי֮ לְאָ֣ב וּלְכֹהֵן֒ וְאָנֹכִ֨י אֶֽתֶּן־לְךָ֜ עֲשֶׂ֤רֶת כֶּ֨סֶף֙ לַיָּמִ֔ים וְעֵ֥רֶךְ בְּגָדִ֖ים וּמִחְיָתֶ֑ךָ וַיֵּ֖לֶךְ הַלֵּוִֽי
Mika ona dedi: 'Benimle otur ve bana baba ve kâhin ol; ve ben sana günler için on gümüş, bir takım giysi ve geçimini vereceğim.' Ve Levili gitti.
Hagay 2:9
·
Tevrat
גָּד֣וֹל יִֽהְיֶ֡ה כְּבוֹד֩ הַבַּ֨יִת הַזֶּ֤ה הָאַֽחֲרוֹן֙ מִן־הָ֣רִאשׁ֔וֹן אָמַ֖ר יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת וּבַמָּק֤וֹם הַזֶּה֙ אֶתֵּ֣ן שָׁל֔וֹם נְאֻ֖ם יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Bu son evin yüceliği ilkinden büyük olacak, dedi Ordular Yahve; ve bu yerde barış vereceğim, Ordular Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 7:4
·
Tevrat
וְלֹא־תָח֥וֹס עֵינִ֛י עָלַ֖יִךְ וְלֹ֣א אֶחְמ֑וֹל כִּ֣י דְרָכַ֜יִךְ עָלַ֣יִךְ אֶתֵּ֗ן וְתוֹעֲבוֹתַ֨יִךְ֙ בְּתוֹכֵ֣ךְ תִּֽהְיֶ֔יןָ וִידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Gözüm sana acımayacak ve esirgemeyeceğim; çünkü yollarını üzerine vereceğim ve iğrençliklerin içinde olacak; ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 7:9
·
Tevrat
וְלֹא־תָח֥וֹס עֵינִ֖י וְלֹ֣א אֶחְמ֑וֹל כִּדְרָכַ֜יִךְ עָלַ֣יִךְ אֶתֵּ֗ן וְתוֹעֲבוֹתַ֨יִךְ֙ בְּתוֹכֵ֣ךְ תִּֽהְיֶ֔יןָ וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה מַכֶּֽה
Gözüm acımayacak ve esirgemeyeceğim; yollarını üzerine vereceğim ve iğrençliklerin içinde olacak; ve vuranın ben Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 11:19
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֤י לָהֶם֙ לֵ֣ב אֶחָ֔ד וְר֥וּחַ חֲדָשָׁ֖ה אֶתֵּ֣ן בְּקִרְבְּכֶ֑ם וַהֲסִ֨רֹתִ֜י לֵ֤ב הָאֶ֨בֶן֙ מִבְּשָׂרָ֔ם וְנָתַתִּ֥י לָהֶ֖ם לֵ֥ב בָּשָֽׂר
Onlara bir kalp vereceğim ve içinizde yeni bir ruh vereceğim; taş kalbi bedenlerinden kaldıracağım ve onlara et kalp vereceğim.
Örnek Ayetler (5 / 74)
Hakimler 11:9
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יִפְתָּ֜ח אֶל־זִקְנֵ֣י גִלְעָ֗ד אִם־מְשִׁיבִ֨ים אַתֶּ֤ם אוֹתִי֙ לְהִלָּחֵם֙ בִּבְנֵ֣י עַמּ֔וֹן וְנָתַ֧ן יְהוָ֛ה אוֹתָ֖ם לְפָנָ֑י אָנֹכִ֕י אֶהְיֶ֥ה לָכֶ֖ם לְרֹֽאשׁ
Yiftah Gilad ihtiyarlarına dedi: 'Eğer Ammon oğullarıyla savaşmak için beni geri götürürseniz ve Yahve onları önüme verirse, ben size baş olacağım.'
Hezekiel 23:46
·
Tevrat
כִּ֛י כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה הַעֲלֵ֤ה עֲלֵיהֶם֙ קָהָ֔ל וְנָתֹ֥ן אֶתְהֶ֖ן לְזַעֲוָ֥ה וְלָבַֽז
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: Onların üzerine bir topluluk çıkar ve onları dehşete ve yağmaya ver.
Hezekiel 26:8
·
Tevrat
בְּנוֹתַ֥יִךְ בַּשָּׂדֶ֖ה בַּחֶ֣רֶב יַהֲרֹ֑ג וְנָתַ֨ן עָלַ֜יִךְ דָּיֵ֗ק וְשָׁפַ֤ךְ עָלַ֨יִךְ֙ סֹֽלְלָ֔ה וְהֵקִ֥ים עָלַ֖יִךְ צִנָּֽה
Kırdaki kızlarını kılıçla öldürecek; ve sana karşı kuşatma duvarı yapacak, sana karşı rampa dökecek ve sana karşı kalkan kaldıracak.
Hezekiel 34:27
·
Tevrat
וְנָתַן֩ עֵ֨ץ הַשָּׂדֶ֜ה אֶת־פִּרְי֗וֹ וְהָאָ֨רֶץ֙ תִּתֵּ֣ן יְבוּלָ֔הּ וְהָי֥וּ עַל־אַדְמָתָ֖ם לָבֶ֑טַח וְֽיָדְע֞וּ כִּי־אֲנִ֣י יְהוָ֗ה בְּשִׁבְרִי֙ אֶת־מֹט֣וֹת עֻלָּ֔ם וְהִ֨צַּלְתִּ֔ים מִיַּ֖ד הָעֹבְדִ֥ים בָּהֶֽם
Kırın ağacı meyvesini verecek, yer ürününü verecek ve topraklarında güvenlik içinde olacaklar; boyunduruklarının bağlarını kırdığımda ve onları kendilerine kul edenlerin elinden kurtardığımda benim Yahve olduğumu bilecekler.
Hezekiel 45:19
·
Tevrat
וְלָקַ֨ח הַכֹּהֵ֜ן מִדַּ֣ם הַחַטָּ֗את וְנָתַן֙ אֶל־מְזוּזַ֣ת הַבַּ֔יִת וְאֶל־אַרְבַּ֛ע פִּנּ֥וֹת הָעֲזָרָ֖ה לַמִּזְבֵּ֑חַ וְעַ֨ל־מְזוּזַ֔ת שַׁ֖עַר הֶחָצֵ֥ר הַפְּנִימִֽית
Ve kâhin günah sunusunun kanından alacak ve evin sövesine, sunağın avlusunun dört köşesine ve iç avlunun kapısının sövesine koyacak.
Örnek Ayetler (5 / 71)
Hakimler 1:34
·
Tevrat
וַיִּלְחֲצ֧וּ הָאֱמֹרִ֛י אֶת־בְּנֵי־דָ֖ן הָהָ֑רָה כִּי־לֹ֥א נְתָנ֖וֹ לָרֶ֥דֶת לָעֵֽמֶק
Amorlu Dan oğullarını dağa sıkıştırdı, çünkü vadiye inmesine izin vermedi.
Hakimler 3:6
·
Tevrat
וַיִּקְח֨וּ אֶת־בְּנוֹתֵיהֶ֤ם לָהֶם֙ לְנָשִׁ֔ים וְאֶת־בְּנוֹתֵיהֶ֖ם נָתְנ֣וּ לִבְנֵיהֶ֑ם וַיַּעַבְד֖וּ אֶת־אֱלֹהֵיהֶֽם
Ve onların kızlarını kendilerine eşler olarak aldılar ve kendi kızlarını onların oğullarına verdiler; ve onların ilahlarına hizmet ettiler.
Hakimler 3:28
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ רִדְפ֣וּ אַחֲרַ֔י כִּֽי־נָתַ֨ן יְהוָ֧ה אֶת־אֹיְבֵיכֶ֛ם אֶת־מוֹאָ֖ב בְּיֶדְכֶ֑ם וַיֵּרְד֣וּ אַחֲרָ֗יו וַֽיִּלְכְּד֞וּ אֶת־מַעְבְּר֤וֹת הַיַּרְדֵּן֙ לְמוֹאָ֔ב וְלֹֽא־נָתְנ֥וּ אִ֖ישׁ לַעֲבֹֽר
Ve onlara dedi: 'Ardımdan kovalayın, çünkü Yahve düşmanlarınızı, Moab'ı elinize verdi.' Ve onun ardından indiler ve Moab'a giden Şeria geçitlerini ele geçirdiler; ve kimsenin geçmesine izin vermediler.
Hakimler 15:1
·
Tevrat
וַיְהִ֨י מִיָּמִ֜ים בִּימֵ֣י קְצִיר־חִטִּ֗ים וַיִּפְקֹ֨ד שִׁמְשׁ֤וֹן אֶת־אִשְׁתּוֹ֙ בִּגְדִ֣י עִזִּ֔ים וַיֹּ֕אמֶר אָבֹ֥אָה אֶל־אִשְׁתִּ֖י הֶחָ֑דְרָה וְלֹֽא־נְתָנ֥וֹ אָבִ֖יהָ לָבֽוֹא
Günler sonra, buğday hasadı günlerinde Şimşon bir keçi oğlağıyla karısını ziyaret etti ve dedi: 'Karıma, odaya gireceğim.' Ancak babası onun girmesine izin vermedi.
Hezekiel 3:25
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם הִנֵּ֨ה נָתְנ֤וּ עָלֶ֨יךָ֙ עֲבוֹתִ֔ים וַאֲסָר֖וּךָ בָּהֶ֑ם וְלֹ֥א תֵצֵ֖א בְּתוֹכָֽם
Ve sen, insanoğlu, işte üzerine ipler koydular ve onlarla seni bağladılar; ve onların arasına çıkmayacaksın.
Örnek Ayetler (5 / 64)
Hakimler 11:30
·
Tevrat
וַיִּדַּ֨ר יִפְתָּ֥ח נֶ֛דֶר לַיהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אִם־נָת֥וֹן תִּתֵּ֛ן אֶת־בְּנֵ֥י עַמּ֖וֹן בְּיָדִֽי
Ve Yiftah Yahve'ye bir adak adadı ve dedi: 'Eğer Ammon oğullarını kesinlikle elime verirsen,
Hezekiel 34:27
·
Tevrat
וְנָתַן֩ עֵ֨ץ הַשָּׂדֶ֜ה אֶת־פִּרְי֗וֹ וְהָאָ֨רֶץ֙ תִּתֵּ֣ן יְבוּלָ֔הּ וְהָי֥וּ עַל־אַדְמָתָ֖ם לָבֶ֑טַח וְֽיָדְע֞וּ כִּי־אֲנִ֣י יְהוָ֗ה בְּשִׁבְרִי֙ אֶת־מֹט֣וֹת עֻלָּ֔ם וְהִ֨צַּלְתִּ֔ים מִיַּ֖ד הָעֹבְדִ֥ים בָּהֶֽם
Kırın ağacı meyvesini verecek, yer ürününü verecek ve topraklarında güvenlik içinde olacaklar; boyunduruklarının bağlarını kırdığımda ve onları kendilerine kul edenlerin elinden kurtardığımda benim Yahve olduğumu bilecekler.
Hoşea 9:14
·
Tevrat
תֵּן־לָהֶ֥ם יְהוָ֖ה מַה־תִּתֵּ֑ן תֵּן־לָהֶם֙ רֶ֣חֶם מַשְׁכִּ֔יל וְשָׁדַ֖יִם צֹמְקִֽים
Onlara ver Yahve, ne vereceksin; onlara düşük yapan bir rahim ve kurumuş memeler ver.
1. Samuel 1:16
·
Tevrat
אַל־תִּתֵּן֙ אֶת־אֲמָ֣תְךָ֔ לִפְנֵ֖י בַּת־בְּלִיָּ֑עַל כִּֽי־מֵרֹ֥ב שִׂיחִ֛י וְכַעְסִ֖י דִּבַּ֥רְתִּי עַד־הֵֽנָּה
'Kulunu değersizlik kızı sayma; çünkü derdimin ve üzüntümün çokluğundan şimdiye kadar konuştum.'
1. Samuel 2:16
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הָאִ֗ישׁ קַטֵּ֨ר יַקְטִיר֤וּן כַּיּוֹם֙ הַחֵ֔לֶב וְקַ֨ח־לְךָ֔ כַּאֲשֶׁ֥ר תְּאַוֶּ֖ה נַפְשֶׁ֑ךָ וְאָמַ֥ר לֹא֙ כִּ֚י עַתָּ֣ה תִתֵּ֔ן וְאִם־לֹ֖א לָקַ֥חְתִּי בְחָזְקָֽה
Adam ona derse: 'Bugün yağı kesinlikle yaksınlar ve canının arzuladığı gibi kendine al'; o derdi: 'Hayır, çünkü şimdi vereceksin; ve eğer değilse zorla alacağım.'
Örnek Ayetler (5 / 58)
Hakimler 1:20
·
Tevrat
וַיִּתְּנ֤וּ לְכָלֵב֙ אֶת־חֶבְר֔וֹן כַּֽאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֣ר מֹשֶׁ֑ה וַיּ֣וֹרֶשׁ מִשָּׁ֔ם אֶת־שְׁלֹשָׁ֖ה בְּנֵ֥י הָעֲנָֽק
Musa'nın konuştuğu gibi Hevron'u Kalev'e verdiler; o da oradan Anak'ın üç oğlunu mülkünden etti.
Hakimler 9:4
·
Tevrat
וַיִּתְּנוּ־לוֹ֙ שִׁבְעִ֣ים כֶּ֔סֶף מִבֵּ֖יתּ בַ֣עַל בְּרִ֑ית וַיִּשְׂכֹּ֨ר בָּהֶ֜ם אֲבִימֶ֗לֶךְ אֲנָשִׁ֤ים רֵיקִים֙ וּפֹ֣חֲזִ֔ים וַיֵּלְכ֖וּ אַחֲרָֽיו
Ona Baal-Berit'in evinden yetmiş gümüş verdiler; ve Abimelek onlarla boş ve pervasız adamlar kiraladı, ve onun ardınca gittiler.
Hakimler 20:36
·
Tevrat
וַיִּרְא֥וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִ֖ן כִּ֣י נִגָּ֑פוּ וַיִּתְּנ֨וּ אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֤ל מָקוֹם֙ לְבִנְיָמִ֔ן כִּ֤י בָֽטְחוּ֙ אֶל־הָ֣אֹרֵ֔ב אֲשֶׁר שָׂ֖מוּ אֶל־הַגִּבְעָֽה
Bünyamin oğulları bozguna uğradıklarını gördüler; ve İsrail adamları Bünyamin'e yer verdiler, çünkü Giva'ya koydukları pusuya güvendiler.
Hakimler 21:14
·
Tevrat
וַיָּ֤שָׁב בִּנְיָמִן֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔יא וַיִּתְּנ֤וּ לָהֶם֙ הַנָּשִׁ֔ים אֲשֶׁ֣ר חִיּ֔וּ מִנְּשֵׁ֖י יָבֵ֣שׁ גִּלְעָ֑ד וְלֹֽא־מָצְא֥וּ לָהֶ֖ם כֵּֽן
O zamanda Bünyamin döndü ve Gilead Yaveş kadınlarından yaşattıkları kadınları onlara verdiler; ancak onlara yeterli bulmadılar.
Hezekiel 19:8
·
Tevrat
וַיִּתְּנ֨וּ עָלָ֥יו גּוֹיִ֛ם סָבִ֖יב מִמְּדִינ֑וֹת וַֽיִּפְרְשׂ֥וּ עָלָ֛יו רִשְׁתָּ֖ם בְּשַׁחְתָּ֥ם נִתְפָּֽשׂ
Ve eyaletlerden çevredeki uluslar ona karşı koydular; ve onun üzerine ağlarını yaydılar, onların çukurunda yakalandı.
Örnek Ayetler (4 / 41)
Hakimler 1:15
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר ל֜וֹ הָֽבָה־לִּ֣י בְרָכָ֗ה כִּ֣י אֶ֤רֶץ הַנֶּ֨גֶב֙ נְתַתָּ֔נִי וְנָתַתָּ֥ה לִ֖י גֻּלֹּ֣ת מָ֑יִם וַיִּתֶּן־לָ֣הּ כָּלֵ֗ב אֵ֚ת גֻּלֹּ֣ת עִלִּ֔ית וְאֵ֖ת גֻּלֹּ֥ת תַּחְתִּֽית
Ona dedi: 'Bana bereket ver; çünkü bana Necef yerini verdin, bana su pınarları da ver.' Bunun üzerine Kalev ona yukarı pınarları ve aşağı pınarları verdi.
Hezekiel 4:1
·
Tevrat
וְאַתָּ֤ה בֶן־אָדָם֙ קַח־לְךָ֣ לְבֵנָ֔ה וְנָתַתָּ֥ה אוֹתָ֖הּ לְפָנֶ֑יךָ וְחַקּוֹתָ֥ עָלֶ֛יהָ עִ֖יר אֶת־יְרוּשָׁלִָֽם
Ve sen, insanoğlu, kendine bir tuğla al ve onu önüne koy ve üzerine bir şehir, Yeruşalim'i kazı.
Hezekiel 4:2
·
Tevrat
וְנָתַתָּ֨ה עָלֶ֜יהָ מָצ֗וֹר וּבָנִ֤יתָ עָלֶ֨יהָ֙ דָּיֵ֔ק וְשָׁפַכְתָּ֥ עָלֶ֖יהָ סֹֽלְלָ֑ה וְנָתַתָּ֨ה עָלֶ֧יהָ מַחֲנ֛וֹת וְשִׂים־עָלֶ֥יהָ כָּרִ֖ים סָבִֽיב
Ve ona karşı kuşatma koy ve ona karşı kuşatma duvarı inşa et ve ona karşı rampa dök; ve ona karşı ordugahlar koy ve etrafına ona karşı koçbaşları yerleştir.
Hezekiel 4:3
·
Tevrat
וְאַתָּ֤ה קַח־לְךָ֙ מַחֲבַ֣ת בַּרְזֶ֔ל וְנָתַתָּ֤ה אוֹתָהּ֙ קִ֣יר בַּרְזֶ֔ל בֵּינְךָ֖ וּבֵ֣ין הָעִ֑יר וַהֲכִינֹתָה֩ אֶת־פָּנֶ֨יךָ אֵלֶ֜יהָ וְהָיְתָ֤ה בַמָּצוֹר֙ וְצַרְתָּ֣ עָלֶ֔יהָ א֥וֹת הִ֖יא לְבֵ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve sen kendine demir sac al ve onu seninle şehrin arasına demir duvar olarak koy; ve yüzünü ona çevir ve o kuşatmada olacak ve onu kuşatacaksın; o İsrail evine bir işarettir.
Örnek Ayetler (4 / 32)
Hakimler 6:9
·
Tevrat
וָאַצִּ֤ל אֶתְכֶם֙ מִיַּ֣ד מִצְרַ֔יִם וּמִיַּ֖ד כָּל־לֹחֲצֵיכֶ֑ם וָאֲגָרֵ֤שׁ אוֹתָם֙ מִפְּנֵיכֶ֔ם וָאֶתְּנָ֥ה לָכֶ֖ם אֶת־אַרְצָֽם
Sizi Mısır'ın elinden ve bütün sizi ezenlerin elinden kurtardım; onları önünüzden kovdum ve onların yerini size verdim.
Hezekiel 16:11
·
Tevrat
וָאֶעְדֵּ֖ךְ עֶ֑דִי וָאֶתְּנָ֤ה צְמִידִים֙ עַל־יָדַ֔יִךְ וְרָבִ֖יד עַל־גְּרוֹנֵֽךְ
Ve seni süsle süsledim ve kollarına bilezikler ve boynuna zincir koydum.
2. Samuel 12:8
·
Tevrat
וָאֶתְּנָ֨ה לְךָ֜ אֶת־בֵּ֣ית אֲדֹנֶ֗יךָ וְאֶת־נְשֵׁ֤י אֲדֹנֶ֨יךָ֙ בְּחֵיקֶ֔ךָ וָאֶתְּנָ֣ה לְךָ֔ אֶת־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל וִֽיהוּדָ֑ה וְאִ֨ם־מְעָ֔ט וְאֹסִ֥פָה לְּךָ֖ כָּהֵ֥נָּה וְכָהֵֽנָּה
Sana efendinin evini ve efendinin karılarını koynuna verdim; sana İsrail ve Yahuda evini verdim. Eğer az gelseydi, sana bunlar gibi ve bunlar gibi eklerdim.
1. Samuel 2:28
·
Tevrat
וּבָחֹ֣ר אֹ֠תוֹ מִכָּל־שִׁבְטֵ֨י יִשְׂרָאֵ֥ל לִי֙ לְכֹהֵ֔ן לַעֲל֣וֹת עַֽל־מִזְבְּחִ֗י לְהַקְטִ֥יר קְטֹ֛רֶת לָשֵׂ֥את אֵפ֖וֹד לְפָנָ֑י וָֽאֶתְּנָה֙ לְבֵ֣ית אָבִ֔יךָ אֶת־כָּל־אִשֵּׁ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Bana kâhin olması, sunağıma çıkması, buhur yakması, yüzümün önünde efod taşıması için onu tüm İsrail oymakları arasından seçtim. Ve İsrail oğullarının tüm ateş sunularını babanın evine verdim.
Örnek Ayetler (5 / 31)
Hakimler 5:25
·
Tevrat
מַ֥יִם שָׁאַ֖ל חָלָ֣ב נָתָ֑נָה בְּסֵ֥פֶל אַדִּירִ֖ים הִקְרִ֥יבָה חֶמְאָֽה
Su istedi, süt verdi; soylulara yaraşır kasede kaymak sundu.
Hakimler 18:10
·
Tevrat
כְּבֹאֲכֶ֞ם תָּבֹ֣אוּ אֶל־עַ֣ם בֹּטֵ֗חַ וְהָאָ֨רֶץ֙ רַחֲבַ֣ת יָדַ֔יִם כִּֽי־נְתָנָ֥הּ אֱלֹהִ֖ים בְּיֶדְכֶ֑ם מָקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אֵֽין־שָׁ֣ם מַחְס֔וֹר כָּל־דָּבָ֖ר אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
Vardığınızda güvende olan bir halka varacaksınız ve yer geniştir; çünkü Tanrı onu elinize verdi. Orada yerde olan hiçbir şeyin eksiği olmayan bir yerdir.
Hezekiel 11:15
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם אַחֶ֤יךָ אַחֶ֨יךָ֙ אַנְשֵׁ֣י גְאֻלָּתֶ֔ךָ וְכָל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל כֻּלֹּ֑ה אֲשֶׁר֩ אָמְר֨וּ לָהֶ֜ם יֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִַ֗ם רַֽחֲקוּ֙ מֵעַ֣ל יְהוָ֔ה לָ֥נוּ הִ֛יא נִתְּנָ֥ה הָאָ֖רֶץ לְמוֹרָשָֽׁה
İnsan oğlu, kardeşlerin, kardeşlerin, akrabalığının adamları ve İsrail'in bütün evi, tamamı, ki Yeruşalim'de oturanlar onlara dediler: 'Yahve'den uzaklaşın; yer miras olarak bize verildi.'
Hezekiel 32:20
·
Tevrat
בְּת֥וֹךְ חַלְלֵי־חֶ֖רֶב יִפֹּ֑לוּ חֶ֣רֶב נִתָּ֔נָה מָשְׁכ֥וּ אוֹתָ֖הּ וְכָל־הֲמוֹנֶֽיהָ
Kılıçla öldürülmüş olanların ortasında düşecekler; kılıca verildi, onu ve onun bütün kalabalığını sürükleyin.
Hezekiel 33:24
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם יֹ֠שְׁבֵי הֶחֳרָב֨וֹת הָאֵ֜לֶּה עַל־אַדְמַ֤ת יִשְׂרָאֵל֙ אֹמְרִ֣ים לֵאמֹ֔ר אֶחָד֙ הָיָ֣ה אַבְרָהָ֔ם וַיִּירַ֖שׁ אֶת־הָאָ֑רֶץ וַאֲנַ֣חְנוּ רַבִּ֔ים לָ֛נוּ נִתְּנָ֥ה הָאָ֖רֶץ לְמוֹרָשָֽׁה
İnsanoğlu, İsrail toprağında bu yıkıntılarda oturanlar şöyle diyerek diyorlar: 'İbrahim tek kişiydi ve yeri miras aldı; oysa biz çoğuz, yer bize miras olarak verildi.'
Örnek Ayetler (5 / 29)
Hezekiel 36:8
·
Tevrat
וְאַתֶּ֞ם הָרֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ עַנְפְּכֶ֣ם תִּתֵּ֔נוּ וּפֶרְיְכֶ֥ם תִּשְׂא֖וּ לְעַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֥י קֵרְב֖וּ לָבֽוֹא
Ve siz, İsrail dağları, dallarınızı vereceksiniz ve halkım İsrail için meyvenizi taşıyacaksınız; çünkü gelmeye yaklaştılar.
Hezekiel 44:28
·
Tevrat
וְהָיְתָ֤ה לָהֶם֙ לְֽנַחֲלָ֔ה אֲנִ֖י נַֽחֲלָתָ֑ם וַאֲחֻזָּ֗ה לֹֽא־תִתְּנ֤וּ לָהֶם֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל אֲנִ֖י אֲחֻזָּתָֽם
Ve onlara miras olacak, ben onların mirasıyım; ve İsrail'de onlara mülk vermeyeceksiniz, ben onların mülküyüm.
Hezekiel 44:30
·
Tevrat
וְרֵאשִׁית֩ כָּל־בִּכּ֨וּרֵי כֹ֜ל וְכָל־תְּר֣וּמַת כֹּ֗ל מִכֹּל֙ תְּרוּמ֣וֹתֵיכֶ֔ם לַכֹּהֲנִ֖ים יִֽהְיֶ֑ה וְרֵאשִׁ֤ית עֲרִסֽוֹתֵיכֶם֙ תִּתְּנ֣וּ לַכֹּהֵ֔ן לְהָנִ֥יחַ בְּרָכָ֖ה אֶל־בֵּיתֶֽךָ
Ve her şeyin bütün ilk ürünlerinin ilki ve bütün sunularınızdan her şeyin bütün sunusu kâhinlerin olacak; ve evine bereket bırakmak için hamurlarınızın ilkini kâhine vereceksiniz.
Hezekiel 45:6
·
Tevrat
וַאֲחֻזַּ֨ת הָעִ֜יר תִּתְּנ֗וּ חֲמֵ֤שֶׁת אֲלָפִים֙ רֹ֔חַב וְאֹ֗רֶךְ חֲמִשָּׁ֤ה וְעֶשְׂרִים֙ אֶ֔לֶף לְעֻמַּ֖ת תְּרוּמַ֣ת הַקֹּ֑דֶשׁ לְכָל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל יִהְיֶֽה
Ve şehrin mülkünü genişlik beş bin ve uzunluk yirmi beş bin vereceksiniz, kutsal sununun yanında; bütün İsrail evine olacak.
Hezekiel 47:23
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַשֵּׁ֔בֶט אֲשֶׁר־גָּ֥ר הַגֵּ֖ר אִתּ֑וֹ שָׁ֚ם תִּתְּנ֣וּ נַחֲלָת֔וֹ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve yabancı hangi oymakla konaklıyorsa, mirasını orada vereceksiniz, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 27)
Hezekiel 23:49
·
Tevrat
וְנָתְנ֤וּ זִמַּתְכֶ֨נָה֙ עֲלֵיכֶ֔ן וַחֲטָאֵ֥י גִלּוּלֵיכֶ֖ן תִּשֶּׂ֑אינָה וִידַעְתֶּ֕ם כִּ֥י אֲנִ֖י אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve alçaklığınızı üzerinize verecekler, ve putlarınızın günahlarını taşıyacaksınız; ve bileceksiniz ki ben Efendi Yahve'yim.
Hezekiel 25:4
·
Tevrat
לָכֵ֡ן הִנְנִי֩ נֹתְנָ֨ךְ לִבְנֵי־קֶ֜דֶם לְמֽוֹרָשָׁ֗ה וְיִשְּׁב֤וּ טִירֽוֹתֵיהֶם֙ בָּ֔ךְ וְנָ֥תְנוּ בָ֖ךְ מִשְׁכְּנֵיהֶ֑ם הֵ֚מָּה יֹאכְל֣וּ פִרְיֵ֔ךְ וְהֵ֖מָּה יִשְׁתּ֥וּ חֲלָבֵֽךְ
Bu yüzden işte seni doğu oğullarına mülk olarak veriyorum; obalarını sende kuracaklar ve meskenlerini sende yapacaklar; onlar meyveni yiyecekler ve onlar sütünü içecekler.
Hezekiel 33:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם דַּבֵּ֤ר אֶל־בְּנֵֽי־עַמְּךָ֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם אֶ֕רֶץ כִּֽי־אָבִ֥יא עָלֶ֖יהָ חָ֑רֶב וְלָקְח֨וּ עַם־הָאָ֜רֶץ אִ֤ישׁ אֶחָד֙ מִקְצֵיהֶ֔ם וְנָתְנ֥וּ אֹת֛וֹ לָהֶ֖ם לְצֹפֶֽה
İnsanoğlu, halkının oğullarıyla konuş ve onlara de: Bir yerin üzerine kılıç getirdiğimde, yerin halkı kendi aralarından bir adam alıp onu kendilerine gözcü olarak koyduğunda;
Yeremya 1:15
·
Tevrat
כִּ֣י הִנְנִ֣י קֹרֵ֗א לְכָֽל־מִשְׁפְּח֛וֹת מַמְלְכ֥וֹת צָפ֖וֹנָה נְאֻם־יְהוָ֑ה וּבָ֡אוּ וְֽנָתְנוּ֩ אִ֨ישׁ כִּסְא֜וֹ פֶּ֣תַח שַׁעֲרֵ֣י יְרוּשָׁלִַ֗ם וְעַ֤ל כָּל־חוֹמֹתֶ֨יהָ֙ סָבִ֔יב וְעַ֖ל כָּל־עָרֵ֥י יְהוּדָֽה
Çünkü işte ben kuzey krallıklarının tüm ailelerini çağırıyorum, Yahve'nin bildirisidir; gelecekler ve her biri tahtını Yeruşalim'in kapılarının girişine, çevresindeki tüm surları üzerine ve Yahuda'nın tüm şehirleri üzerine koyacaklar.
Yeremya 37:15
·
Tevrat
וַיִּקְצְפ֧וּ הַשָּׂרִ֛ים עַֽל־יִרְמְיָ֖הוּ וְהִכּ֣וּ אֹת֑וֹ וְנָתְנ֨וּ אוֹת֜וֹ בֵּ֣ית הָאֵס֗וּר בֵּ֚ית יְהוֹנָתָ֣ן הַסֹּפֵ֔ר כִּֽי־אֹת֥וֹ עָשׂ֖וּ לְבֵ֥ית הַכֶּֽלֶא
Önderler Yeremya'ya öfkelendiler, ona vurdular ve onu yazman Yonatan'ın evine, hapis evine koydular; çünkü orayı hapis evi yapmışlardı.
Örnek Ayetler (5 / 26)
Hakimler 2:14
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַֽיִּתְּנֵם֙ בְּיַד־שֹׁסִ֔ים וַיָּשֹׁ֖סּוּ אוֹתָ֑ם וַֽיִּמְכְּרֵ֞ם בְּיַ֤ד אֽוֹיְבֵיהֶם֙ מִסָּבִ֔יב וְלֹֽא־יָכְל֣וּ ע֔וֹד לַעֲמֹ֖ד לִפְנֵ֥י אוֹיְבֵיהֶֽם
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve onları yağmacıların eline verdi, onlar da onları yağmaladılar; onları çevredeki düşmanlarının eline sattı ve artık düşmanlarının önünde duramadılar.
Hakimler 6:1
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂ֧וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֛ל הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה וַיִּתְּנֵ֧ם יְהוָ֛ה בְּיַד־מִדְיָ֖ן שֶׁ֥בַע שָׁנִֽים
İsrail oğulları Yahve'nin gözlerinde kötüyü yaptılar; ve Yahve onları yedi yıl Midyan'ın eline verdi.
Hakimler 11:32
·
Tevrat
וַיַּעֲבֹ֥ר יִפְתָּ֛ח אֶל־בְּנֵ֥י עַמּ֖וֹן לְהִלָּ֣חֶם בָּ֑ם וַיִתְּנֵ֥ם יְהוָ֖ה בְּיָדֽוֹ
Böylece Yiftah onlarla savaşmak için Ammon oğullarına geçti ve Yahve onları onun eline verdi.
Hakimler 12:3
·
Tevrat
וָֽאֶרְאֶ֞ה כִּֽי־אֵינְךָ֣ מוֹשִׁ֗יע וָאָשִׂ֨ימָה נַפְשִׁ֤י בְכַפִּי֙ וָֽאֶעְבְּרָה֙ אֶל־בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן וַיִּתְּנֵ֥ם יְהוָ֖ה בְּיָדִ֑י וְלָמָ֞ה עֲלִיתֶ֥ם אֵלַ֛י הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה לְהִלָּ֥חֶם בִּֽי
Ve kurtarıcı olmadığını gördüm ve canımı avucuma koydum ve Ammon oğullarına geçtim ve Yahve onları elime verdi. Ve bugün benimle savaşmak için neden bana çıktınız?'
Hakimler 13:1
·
Tevrat
וַיֹּסִ֨פוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה וַיִּתְּנֵ֧ם יְהוָ֛ה בְּיַד־פְּלִשְׁתִּ֖ים אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָֽה
Ve İsrail oğulları Yahve'nin gözünde tekrar kötüyü yaptılar ve Yahve onları kırk yıl Filistlilerin eline verdi.
Örnek Ayetler (5 / 24)
1. Krallar 8:36
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה תִּשְׁמַ֣ע הַשָּׁמַ֗יִם וְסָ֨לַחְתָּ֜ לְחַטַּ֤את עֲבָדֶ֨יךָ֙ וְעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֥י תוֹרֵ֛ם אֶת־הַדֶּ֥רֶךְ הַטּוֹבָ֖ה אֲשֶׁ֣ר יֵֽלְכוּ־בָ֑הּ וְנָתַתָּ֤ה מָטָר֙ עַל־אַרְצְךָ֔ אֲשֶׁר־נָתַ֥תָּה לְעַמְּךָ֖ לְנַחֲלָֽה
Ve sen göklerden işit ve kullarının ve halkın İsrail'in günahını bağışla; çünkü onlara onda yürüyecekleri iyi yolu öğreteceksin; ve halkına miras olarak verdiğin diyarına yağmur ver.
1. Krallar 8:40
·
Tevrat
לְמַ֨עַן֙ יִֽרָא֔וּךָ כָּל־הַ֨יָּמִ֔ים אֲשֶׁר־הֵ֥ם חַיִּ֖ים עַל־פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֑ה אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תָּה לַאֲבֹתֵֽינוּ
Atalarımıza verdiğin toprağın yüzünde yaşadıkları bütün günler senden korkmaları için.
1. Krallar 8:48
·
Tevrat
וְשָׁ֣בוּ אֵלֶ֗יךָ בְּכָל־לְבָבָם֙ וּבְכָל־נַפְשָׁ֔ם בְּאֶ֥רֶץ אֹיְבֵיהֶ֖ם אֲשֶׁר־שָׁב֣וּ אֹתָ֑ם וְהִֽתְפַּֽלְל֣וּ אֵלֶ֗יךָ דֶּ֤רֶךְ אַרְצָם֙ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תָּה לַאֲבוֹתָ֔ם הָעִיר֙ אֲשֶׁ֣ר בָּחַ֔רְתָּ וְהַבַּ֖יִת אֲשֶׁר־בָּנִ֥יתִי לִשְׁמֶֽךָ
Ve onları esir alan düşmanlarının diyarında bütün kalpleriyle ve bütün canlarıyla sana dönerlerse ve atalarına verdiğin diyarlarının yoluna doğru, seçtiğin şehrin ve adına inşa ettiğim evin yoluna doğru sana dua ederlerse;
1. Krallar 9:13
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר מָ֚ה הֶעָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁר־נָתַ֥תָּה לִּ֖י אָחִ֑י וַיִּקְרָ֤א לָהֶם֙ אֶ֣רֶץ כָּב֔וּל עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve dedi: 'Bana verdiğin bu şehirler nedir, kardeşim?' Ve onları bu güne kadar Kavul diyarı diye çağırdı.
Yeşu 17:14
·
Tevrat
וַֽיְדַבְּרוּ֙ בְּנֵ֣י יוֹסֵ֔ף אֶת־יְהוֹשֻׁ֖עַ לֵאמֹ֑ר מַדּוּעַ֩ נָתַ֨תָּה לִּ֜י נַחֲלָ֗ה גּוֹרָ֤ל אֶחָד֙ וְחֶ֣בֶל אֶחָ֔ד וַֽאֲנִ֣י עַם־רָ֔ב עַ֥ד אֲשֶׁר־עַד־כֹּ֖ה בֵּֽרְכַ֥נִי יְהוָֽה
Yusuf oğulları Yeşu'yla konuştular ve dediler: 'Yahve şimdiye kadar beni bereketlediği için ben çok bir halkım, neden bana mülk olarak bir kura ve bir pay verdin?'
Örnek Ayetler (5 / 24)
2. Samuel 3:14
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח דָּוִד֙ מַלְאָכִ֔ים אֶל־אִֽישׁ־בֹּ֥שֶׁת בֶּן־שָׁא֖וּל לֵאמֹ֑ר תְּנָ֤ה אֶת־אִשְׁתִּי֙ אֶת־מִיכַ֔ל אֲשֶׁר֙ אֵרַ֣שְׂתִּי לִ֔י בְּמֵאָ֖ה עָרְל֥וֹת פְּלִשְׁתִּֽים
Sonra Davut, Şaul oğlu İş-Boşet'e elçiler gönderip dedi: 'Yüz Filistli sünnet derisiyle kendime nişanladığım karım Mihal'i ver.'
Hoşea 13:10
·
Tevrat
אֱהִ֤י מַלְכְּךָ֙ אֵפ֔וֹא וְיוֹשִֽׁיעֲךָ֖ בְּכָל־עָרֶ֑יךָ וְשֹׁ֣פְטֶ֔יךָ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֔רְתָּ תְּנָה־לִּ֖י מֶ֥לֶךְ וְשָׂרִֽים
O halde senin kralın nerede, bütün şehirlerinde seni kurtarsın? Ve senin hakimlerin, ki dedin: 'Bana kral ve önderler ver'?
1. Samuel 2:15
·
Tevrat
גַּם֮ בְּטֶרֶם֮ יַקְטִר֣וּן אֶת־הַחֵלֶב֒ וּבָ֣א נַ֣עַר הַכֹּהֵ֗ן וְאָמַר֙ לָאִ֣ישׁ הַזֹּבֵ֔חַ תְּנָ֣ה בָשָׂ֔ר לִצְל֖וֹת לַכֹּהֵ֑ן וְלֹֽא־יִקַּ֧ח מִמְּךָ֛ בָּשָׂ֥ר מְבֻשָּׁ֖ל כִּ֥י אִם־חָֽי
Ayrıca yağı yakmalarından önce kâhinin hizmetçisi gelirdi ve kurban eden adama derdi: 'Kâhine kızartmak için et ver; senden pişmiş et almayacak, ancak çiğ alacak.'
1. Samuel 8:6
·
Tevrat
וַיֵּ֤רַע הַדָּבָר֙ בְּעֵינֵ֣י שְׁמוּאֵ֔ל כַּאֲשֶׁ֣ר אָמְר֔וּ תְּנָה־לָּ֥נוּ מֶ֖לֶךְ לְשָׁפְטֵ֑נוּ וַיִּתְפַּלֵּ֥ל שְׁמוּאֵ֖ל אֶל־יְהוָֽה
'Bizi yargılaması için bize bir kral ver' dediklerinde, bu söz Samuel'in gözünde kötü oldu ve Samuel Yahve'ye dua etti.
1. Samuel 9:23
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ לַטַּבָּ֔ח תְּנָה֙ אֶת־הַמָּנָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לָ֑ךְ אֲשֶׁר֙ אָמַ֣רְתִּי אֵלֶ֔יךָ שִׂ֥ים אֹתָ֖הּ עִמָּֽךְ
Ve Samuel aşçıya dedi: 'Sana verdiğim, sana yanına koy dediğim payı ver.'
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hakimler 8:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לְאַנְשֵׁ֣י סֻכּ֔וֹת תְּנוּ־נָא֙ כִּכְּר֣וֹת לֶ֔חֶם לָעָ֖ם אֲשֶׁ֣ר בְּרַגְלָ֑י כִּי־עֲיֵפִ֣ים הֵ֔ם וְאָנֹכִ֗י רֹדֵ֛ף אַחֲרֵ֛י זֶ֥בַח וְצַלְמֻנָּ֖ע מַלְכֵ֥י מִדְיָֽן
Sukkot adamlarına dedi: "Lütfen ardımdaki halka ekmek somunları verin; çünkü onlar yorgundurlar ve ben Midyan kralları Zevah'ın ve Tsalmunna'nın ardından kovalıyorum."
Hakimler 20:13
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה תְּנוּ֩ אֶת־הָאֲנָשִׁ֨ים בְּנֵֽי־בְלִיַּ֜עַל אֲשֶׁ֤ר בַּגִּבְעָה֙ וּנְמִיתֵ֔ם וּנְבַעֲרָ֥ה רָעָ֖ה מִיִּשְׂרָאֵ֑ל וְלֹ֤א אָבוּ֙ בְּנֵ֣י בִּנְיָמִ֔ן לִשְׁמֹ֕עַ בְּק֖וֹל אֲחֵיהֶ֥ם בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵֽל
Ve şimdi Giva'daki o değersiz adamları verin, onları öldürelim ve İsrail'den kötülüğü yakıp yok edelim. Fakat Bünyaminoğulları kardeşleri İsrailoğulları'nın sesini dinlemek istemediler.
2. Samuel 20:21
·
Tevrat
לֹא־כֵ֣ן הַדָּבָ֗ר כִּ֡י אִישׁ֩ מֵהַ֨ר אֶפְרַ֜יִם שֶׁ֧בַע בֶּן־בִּכְרִ֣י שְׁמ֗וֹ נָשָׂ֤א יָדוֹ֙ בַּמֶּ֣לֶךְ בְּדָוִ֔ד תְּנֽוּ־אֹת֣וֹ לְבַדּ֔וֹ וְאֵלְכָ֖ה מֵעַ֣ל הָעִ֑יר וַתֹּ֤אמֶר הָֽאִשָּׁה֙ אֶל־יוֹאָ֔ב הִנֵּ֥ה רֹאשׁ֛וֹ מֻשְׁלָ֥ךְ אֵלֶ֖יךָ בְּעַ֥ד הַחוֹמָֽה
Söz böyle değildir; çünkü Efrayim dağından adı Bikri oğlu Şeva olan bir adam krala, Davut'a elini kaldırdı. Sadece onu verin, şehirden gideyim. Kadın Yoav'a dedi: 'İşte, onun başı duvarın üzerinden sana atılacak.'
Yeremya 13:16
·
Tevrat
תְּנוּ֩ לַיהוָ֨ה אֱלֹהֵיכֶ֤ם כָּבוֹד֙ בְּטֶ֣רֶם יַחְשִׁ֔ךְ וּבְטֶ֛רֶם יִֽתְנַגְּפ֥וּ רַגְלֵיכֶ֖ם עַל־הָ֣רֵי נָ֑שֶׁף וְקִוִּיתֶ֤ם לְאוֹר֙ וְשָׂמָ֣הּ לְצַלְמָ֔וֶת וְשִׁ֖ית לַעֲרָפֶֽל
O karanlık yapmadan ve ayaklarınız alacakaranlık dağlarında sendelemeden önce Tanrınız Yahve'ye yücelik verin; ve siz ışık beklersiniz ve O onu ölüm gölgesine çevirir ve koyu karanlık yapar.
Yeremya 29:6
·
Tevrat
קְח֣וּ נָשִׁ֗ים וְהוֹלִידוּ֮ בָּנִ֣ים וּבָנוֹת֒ וּקְח֨וּ לִבְנֵיכֶ֜ם נָשִׁ֗ים וְאֶת־בְּנֽוֹתֵיכֶם֙ תְּנ֣וּ לַֽאֲנָשִׁ֔ים וְתֵלַ֖דְנָה בָּנִ֣ים וּבָנ֑וֹת וּרְבוּ־שָׁ֖ם וְאַל־תִּמְעָֽטוּ
Kadınlar alın ve oğullar ve kızlar meydana getirin; oğullarınız için kadınlar alın ve kızlarınızı adamlara verin ve oğullar ve kızlar doğursunlar; orada çoğalın ve azalmayın.