871
Kullanım
9
Lemma
137
Türev
148
Anlam
9 lemma, 137 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
שְׂאִי | se'i | kaldır, kaldırmak, taşımak, yükseltmek | Fiil | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) Hezekiel 16:52 · Tevrat גַּם־אַ֣תְּ שְׂאִ֣י כְלִמָּתֵ֗ךְ אֲשֶׁ֤ר פִּלַּלְתְּ֙ לַֽאֲחוֹתֵ֔ךְ בְּחַטֹּאתַ֛יִךְ אֲשֶׁר־הִתְעַ֥בְתְּ מֵהֵ֖ן תִּצְדַּ֣קְנָה מִמֵּ֑ךְ וְגַם־אַ֥תְּ בּ֨וֹשִׁי֙ וּשְׂאִ֣י כְלִמָּתֵ֔ךְ בְּצַדֶּקְתֵּ֖ךְ אַחְיוֹתֵֽךְ Kız kardeşin için yargıladığın utancını sen de taşı; onlardan daha fazla iğrençlik yaptığın günahlarınla onlar senden daha doğru çıkarlar; kız kardeşlerini haklı çıkardığında sen de utan ve utancını taşı. Hezekiel 23:35 · Tevrat לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֚עַן שָׁכַ֣חַתְּ אוֹתִ֔י וַתַּשְׁלִ֥יכִי אוֹתִ֖י אַחֲרֵ֣י גַוֵּ֑ךְ וְגַם־אַ֛תְּ שְׂאִ֥י זִמָּתֵ֖ךְ וְאֶת־תַּזְנוּתָֽיִךְ Bunun için Efendi Yahve şöyle dedi: Beni unuttuğun ve beni sırtının arkasına attığın için, sen de alçaklığını ve fahişeliklerini taşı. Yeremya 3:2 · Tevrat שְׂאִֽי־עֵינַ֨יִךְ עַל־שְׁפָיִ֜ם וּרְאִ֗י אֵיפֹה֙ לֹ֣א שֻׁכַּ֔בְתְּ עַל־דְּרָכִים֙ יָשַׁ֣בְתְּ לָהֶ֔ם כַּעֲרָבִ֖י בַּמִּדְבָּ֑ר וַתַּחֲנִ֣יפִי אֶ֔רֶץ בִּזְנוּתַ֖יִךְ וּבְרָעָתֵֽךְ Gözlerini çıplak tepelere kaldır ve gör, nerede seninle yatılmadı? Çöldeki bir Arap gibi yollarda onlar için oturdun; fahişeliğinle ve kötülüğünle yeri kirlettin. 2. Krallar 4:36 · Tevrat וַיִּקְרָ֣א אֶל־גֵּיחֲזִ֗י וַיֹּ֨אמֶר֙ קְרָא֙ אֶל־הַשֻּׁנַמִּ֣ית הַזֹּ֔את וַיִּקְרָאֶ֖הָ וַתָּב֣וֹא אֵלָ֑יו וַיֹּ֖אמֶר שְׂאִ֥י בְנֵֽךְ Gehazi'ye seslendi ve dedi: 'Bu Şunemli kadını çağır.' Onu çağırdı ve kadın ona geldi; dedi: 'Oğlunu kaldır.' Yeşaya 49:18 · Tevrat שְׂאִֽי־סָבִ֤יב עֵינַ֨יִךְ֙ וּרְאִ֔י כֻּלָּ֖ם נִקְבְּצ֣וּ בָֽאוּ־לָ֑ךְ חַי־אָ֣נִי נְאֻם־יְהוָ֗ה כִּ֤י כֻלָּם֙ כָּעֲדִ֣י תִלְבָּ֔שִׁי וּֽתְקַשְּׁרִ֖ים כַּכַּלָּֽה Gözlerini çevrene kaldır ve gör, hepsi toplandılar, sana geldiler; ben yaşıyorum, Yahve'nin bildirisidir, ki hepsini süs gibi giyeceksin ve gelin gibi onları bağlayacaksın. | ||||||
וַיִּשָּׂאֻהוּ | va-yyissa'uhu | ve onu kaldırdılar, kaldırmak, taşımak, yükseltmek | Zamir | 6 | ||
שְׂאֵת | se'et | kaldırmak, kaldırmak, taşımak, yükseltmek | Fiil | 6 | ||
וְנָשָׂאתָ | venasata | ve kaldırdın, kaldırmak, taşımak, affetmek | Fiil | 5 | ||
הַנְּשִׂאִים | hannesi'im | yükseltilmiş olanlar, yükseltilmiş olan, lider, prens, bulut | Fiil | 5 | ||
יִנָּשֵֽׂאוּ | yinnase'u | kaldırılacaklar, kaldırmak, taşımak, yükseltmek | Fiil | 5 | ||
וּנְשׂוּא | u-nesu | ve kaldırılmış, kaldırmak, taşımak, affetmek | Fiil | 3 | ||
הַנֹּשֵׂא | ha-nnose | kaldıran, kaldırmak, taşımak, affetmek | Fiil | 3 | ||
נְשָׂאתַנִי | nesatani | beni kaldırdın, kaldırmak, taşımak, katlanmak, affetmek | Zamir | 3 | ||
יִֽשָּׂאֲךָ | yissa'akha | kaldıracak, kaldırmak, taşımak, affetmek | Zamir | 3 | ||
יִשָּׂאֵהוּ | yissa'ehu | onu kaldıracak, kaldırmak, taşımak, affetmek | Zamir | 3 | ||
וְשָׂא | ve-sa | ve kaldır, kaldırmak, taşımak, yükseltmek | Fiil | 3 | ||
מְנַשְּׂאִים | menasse'im | kaldıranlar, kaldırmak, taşımak, yükseltmek | Fiil | 3 | ||
תִּשְׂאִי | tis'i | kaldıracaksın, kaldırmak, taşımak, yükseltmek | Fiil | 3 | ||
וּֽנְשָׂאֲךָ | unesa'akha | ve seni kaldıracak, kaldırmak, taşımak, yükseltmek | Zamir | 2 | ||
וְהִשִּׂיאוּ | ve-hissiu | ve yükselttiler, kaldırmak, yükseltmek, taşımak | Fiil | 2 | ||
נָשְׂאָה | nas'a | kaldırdı, kaldırmak, taşımak, yükseltmek | Fiil | 2 | ||
שְׂאֵתִי | se'eti | kaldırmam, kaldırmak, taşımak, yükseltmek | Zamir | 2 | ||
יִשָּׂאוּם | yissa'um | kaldıracaklar onları, kaldırmak, taşımak, yükseltmek, katlanmak | Zamir | 2 | ||
וּנְשָׂאתֶם | u-nesatem | ve kaldırdınız, kaldırmak, taşımak, affetmek | Fiil | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 16:52
·
Tevrat
גַּם־אַ֣תְּ שְׂאִ֣י כְלִמָּתֵ֗ךְ אֲשֶׁ֤ר פִּלַּלְתְּ֙ לַֽאֲחוֹתֵ֔ךְ בְּחַטֹּאתַ֛יִךְ אֲשֶׁר־הִתְעַ֥בְתְּ מֵהֵ֖ן תִּצְדַּ֣קְנָה מִמֵּ֑ךְ וְגַם־אַ֥תְּ בּ֨וֹשִׁי֙ וּשְׂאִ֣י כְלִמָּתֵ֔ךְ בְּצַדֶּקְתֵּ֖ךְ אַחְיוֹתֵֽךְ
Kız kardeşin için yargıladığın utancını sen de taşı; onlardan daha fazla iğrençlik yaptığın günahlarınla onlar senden daha doğru çıkarlar; kız kardeşlerini haklı çıkardığında sen de utan ve utancını taşı.
Hezekiel 23:35
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֚עַן שָׁכַ֣חַתְּ אוֹתִ֔י וַתַּשְׁלִ֥יכִי אוֹתִ֖י אַחֲרֵ֣י גַוֵּ֑ךְ וְגַם־אַ֛תְּ שְׂאִ֥י זִמָּתֵ֖ךְ וְאֶת־תַּזְנוּתָֽיִךְ
Bunun için Efendi Yahve şöyle dedi: Beni unuttuğun ve beni sırtının arkasına attığın için, sen de alçaklığını ve fahişeliklerini taşı.
Yeremya 3:2
·
Tevrat
שְׂאִֽי־עֵינַ֨יִךְ עַל־שְׁפָיִ֜ם וּרְאִ֗י אֵיפֹה֙ לֹ֣א שֻׁכַּ֔בְתְּ עַל־דְּרָכִים֙ יָשַׁ֣בְתְּ לָהֶ֔ם כַּעֲרָבִ֖י בַּמִּדְבָּ֑ר וַתַּחֲנִ֣יפִי אֶ֔רֶץ בִּזְנוּתַ֖יִךְ וּבְרָעָתֵֽךְ
Gözlerini çıplak tepelere kaldır ve gör, nerede seninle yatılmadı? Çöldeki bir Arap gibi yollarda onlar için oturdun; fahişeliğinle ve kötülüğünle yeri kirlettin.
2. Krallar 4:36
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א אֶל־גֵּיחֲזִ֗י וַיֹּ֨אמֶר֙ קְרָא֙ אֶל־הַשֻּׁנַמִּ֣ית הַזֹּ֔את וַיִּקְרָאֶ֖הָ וַתָּב֣וֹא אֵלָ֑יו וַיֹּ֖אמֶר שְׂאִ֥י בְנֵֽךְ
Gehazi'ye seslendi ve dedi: 'Bu Şunemli kadını çağır.' Onu çağırdı ve kadın ona geldi; dedi: 'Oğlunu kaldır.'
Yeşaya 49:18
·
Tevrat
שְׂאִֽי־סָבִ֤יב עֵינַ֨יִךְ֙ וּרְאִ֔י כֻּלָּ֖ם נִקְבְּצ֣וּ בָֽאוּ־לָ֑ךְ חַי־אָ֣נִי נְאֻם־יְהוָ֗ה כִּ֤י כֻלָּם֙ כָּעֲדִ֣י תִלְבָּ֔שִׁי וּֽתְקַשְּׁרִ֖ים כַּכַּלָּֽה
Gözlerini çevrene kaldır ve gör, hepsi toplandılar, sana geldiler; ben yaşıyorum, Yahve'nin bildirisidir, ki hepsini süs gibi giyeceksin ve gelin gibi onları bağlayacaksın.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 6:3
·
Tevrat
וַיַּרְכִּ֜בוּ אֶת־אֲר֤וֹן הָֽאֱלֹהִים֙ אֶל־עֲגָלָ֣ה חֲדָשָׁ֔ה וַיִּשָּׂאֻ֔הוּ מִבֵּ֥ית אֲבִינָדָ֖ב אֲשֶׁ֣ר בַּגִּבְעָ֑ה וְעֻזָּ֣א וְאַחְי֗וֹ בְּנֵי֙ אֲבִ֣ינָדָ֔ב נֹהֲגִ֖ים אֶת־הָעֲגָלָ֥ה חֲדָשָֽׁה
Tanrı'nın sandığını yeni arabaya bindirdiler ve onu tepede olan Avinadav'ın evinden taşıdılar; Avinadav'ın oğulları Uzza ve Ahyo yeni arabayı sürüyorlardı.
2. Samuel 6:4
·
Tevrat
וַיִּשָּׂאֻ֗הוּ מִבֵּ֤ית אֲבִֽינָדָב֙ אֲשֶׁ֣ר בַּגִּבְעָ֔ה עִ֖ם אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֑ים וְאַחְי֕וֹ הֹלֵ֖ךְ לִפְנֵ֥י הָאָרֽוֹן
Onu Tanrı'nın sandığı ile tepede olan Avinadav'ın evinden taşıdılar; Ahyo sandığın yüzünün önünde gidiyordu.
2. Krallar 4:20
·
Tevrat
וַיִּשָּׂאֵ֔הוּ וַיְבִיאֵ֖הוּ אֶל־אִמּ֑וֹ וַיֵּ֧שֶׁב עַל־בִּרְכֶּ֛יהָ עַד־הַֽצָּהֳרַ֖יִם וַיָּמֹֽת
Onu taşıdı ve annesine getirdi; öğleye kadar onun dizleri üzerinde oturdu ve öldü.
2. Tarihler 24:11
·
Tevrat
וַיְהִ֡י בְּעֵת֩ יָבִ֨יא אֶת־הָֽאָר֜וֹן אֶל־פְּקֻדַּ֣ת הַמֶּלֶךְ֮ בְּיַ֣ד הַלְוִיִּם֒ וְכִרְאוֹתָ֞ם כִּי־רַ֣ב הַכֶּ֗סֶף וּבָ֨א סוֹפֵ֤ר הַמֶּ֨לֶךְ֙ וּפְקִיד֙ כֹּהֵ֣ן הָרֹ֔אשׁ וִיעָ֨רוּ֙ אֶת־הָ֣אָר֔וֹן וְיִשָּׂאֻ֖הוּ וִֽישִׁיבֻ֣הוּ אֶל־מְקֹמ֑וֹ כֹּ֤ה עָשׂוּ֙ לְי֣וֹם בְּי֔וֹם וַיַּֽאַסְפוּ־כֶ֖סֶף לָרֹֽב
Sandığı Levililerin eliyle kralın gözetimine getirdikleri zaman, gümüşün çok olduğunu gördüklerinde, kralın yazmanı ve başkâhinin görevlisi gelip sandığı boşaltırlardı; onu alıp yerine geri götürürlerdi. Günden güne böyle yaptılar ve bolca gümüş topladılar.
2. Tarihler 25:28
·
Tevrat
וַיִּשָּׂאֻ֖הוּ עַל־הַסּוּסִ֑ים וַֽיִּקְבְּר֥וּ אֹת֛וֹ עִם־אֲבֹתָ֖יו בְּעִ֥יר יְהוּדָֽה
Ve onu atlar üzerinde taşıdılar ve onu Yahuda şehrinde atalarıyla gömdüler.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 17:27
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֨א תִשְׁמְע֜וּ אֵלַ֗י לְקַדֵּשׁ֙ אֶת־י֣וֹם הַשַּׁבָּ֔ת וּלְבִלְתִּ֣י שְׂאֵ֣ת מַשָּׂ֗א וּבֹ֛א בְּשַׁעֲרֵ֥י יְרוּשָׁלִַ֖ם בְּי֣וֹם הַשַּׁבָּ֑ת וְהִצַּ֧תִּי אֵ֣שׁ בִּשְׁעָרֶ֗יהָ וְאָֽכְלָ֛ה אַרְמְנ֥וֹת יְרוּשָׁלִַ֖ם וְלֹ֥א תִכְבֶּֽה
Ama Şabat gününü kutsal kılmak için ve yük taşımamak ve Şabat gününde Yeruşalim'in kapılarından girmemek için beni dinlemezseniz; o zaman onun kapılarında bir ateş yakacağım ve Yeruşalim'in saraylarını yiyip bitirecek ve sönmeyecek.
Süleyman'ın Özdeyişleri 18:5
·
Tevrat
שְׂאֵ֣ת פְּנֵי־רָשָׁ֣ע לֹא־ט֑וֹב לְהַטּ֥וֹת צַ֝דִּ֗יק בַּמִּשְׁפָּֽט
Kötü kişinin yüzünü kaldırmak iyi değildir, yargıda doğru kişiyi saptırmak da.
Eyüp 27:1
·
Tevrat
וַיֹּ֣סֶף אִ֭יּוֹב שְׂאֵ֥ת מְשָׁל֗וֹ וַיֹּאמַֽר
Ve Eyyup deyişini tekrar kaldırdı ve dedi:
Eyüp 29:1
·
Tevrat
וַיֹּ֣סֶף אִ֭יּוֹב שְׂאֵ֥ת מְשָׁל֗וֹ וַיֹּאמַֽר
Ve Eyyup meselini tekrar kaldırdı ve dedi:
Yaratılış 44:1
·
Tevrat
וַיְצַ֞ו אֶת־אֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּיתוֹ֮ לֵאמֹר֒ מַלֵּ֞א אֶת־אַמְתְּחֹ֤ת הָֽאֲנָשִׁים֙ אֹ֔כֶל כַּאֲשֶׁ֥ר יוּכְל֖וּן שְׂאֵ֑ת וְשִׂ֥ים כֶּֽסֶף־אִ֖ישׁ בְּפִ֥י אַמְתַּחְתּֽוֹ
Evinin üzerinde olana buyurarak dedi: 'Adamların çuvallarını taşıyabilecekleri kadar yiyecekle doldur ve her adamın gümüşünü çuvalının ağzına koy.'
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 4:5
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י נָתַ֤תִּֽי לְךָ֙ אֶת־שְׁנֵ֣י עֲוֺנָ֔ם לְמִסְפַּ֣ר יָמִ֔ים שְׁלֹשׁ־מֵא֥וֹת וְתִשְׁעִ֖ים י֑וֹם וְנָשָׂ֖אתָ עֲוֺ֥ן בֵּֽית־יִשְׂרָאֵֽל
Ve ben onların suçunun yıllarını sana günlerin sayısı olarak, üç yüz doksan gün verdim; ve İsrail evinin suçunu taşıyacaksın.
Hezekiel 4:6
·
Tevrat
וְכִלִּיתָ֣ אֶת־אֵ֗לֶּה וְשָׁ֨כַבְתָּ֜ עַל־צִדְּךָ֤ הַיְמָנִי֙ שֵׁנִ֔ית וְנָשָׂ֖אתָ אֶת־עֲוֺ֣ן בֵּית־יְהוּדָ֑ה אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם י֧וֹם לַשָּׁנָ֛ה י֥וֹם לַשָּׁנָ֖ה נְתַתִּ֥יו לָֽךְ
Ve bunları bitirdiğinde, ikinci kez sağ yanının üzerine yatacaksın ve Yahuda evinin suçunu kırk gün taşıyacaksın; yıl için bir gün, yıl için bir gün onu sana verdim.
2. Krallar 19:4
·
Tevrat
אוּלַ֡י יִשְׁמַע֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֣י רַב־שָׁקֵ֗ה אֲשֶׁר֩ שְׁלָח֨וֹ מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֤וּר אֲדֹנָיו֙ לְחָרֵף֙ אֱלֹהִ֣ים חַ֔י וְהוֹכִ֨יחַ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖ע יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְנָשָׂ֣אתָ תְפִלָּ֔ה בְּעַ֥ד הַשְּׁאֵרִ֖ית הַנִּמְצָאָֽה
Belki senin Tanrın Yahve, efendisi Asur kralının yaşayan Tanrı'yı aşağılamak için gönderdiği Ravşake'nin bütün sözlerini işitir ve senin Tanrın Yahve işittiği sözlerle azarlar; ve sen bulunan kalanlar için dua yükseltirsin.
Yeşaya 14:4
·
Tevrat
וְנָשָׂ֜אתָ הַמָּשָׁ֥ל הַזֶּ֛ה עַל־מֶ֥לֶךְ בָּבֶ֖ל וְאָמָ֑רְתָּ אֵ֚יךְ שָׁבַ֣ת נֹגֵ֔שׂ שָׁבְתָ֖ה מַדְהֵבָֽה
Babil kralı üzerine bu deyişi kaldıracaksın ve diyeceksin: 'Ezen nasıl durdu, altın toplayan nasıl durdu!'
Yeşaya 37:4
·
Tevrat
אוּלַ֡י יִשְׁמַע֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֵ֣ת דִּבְרֵ֣י רַב־שָׁקֵ֗ה אֲשֶׁר֩ שְׁלָח֨וֹ מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֤וּר אֲדֹנָיו֙ לְחָרֵף֙ אֱלֹהִ֣ים חַ֔י וְהוֹכִ֨יחַ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖ע יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְנָשָׂ֣אתָ תְפִלָּ֔ה בְּעַ֥ד הַשְּׁאֵרִ֖ית הַנִּמְצָאָֽה
Belki Tanrın Yahve, efendisi Asur kralının yaşayan Tanrı'ya hakaret etmek için gönderdiği Rabşake'nin sözlerini duyar ve Tanrın Yahve duyduğu sözler için onu azarlar; bu yüzden bulunan kalıntı için dua yükselt.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 45:20
·
Tevrat
הִקָּבְצ֥וּ וָבֹ֛אוּ הִֽתְנַגְּשׁ֥וּ יַחְדָּ֖ו פְּלִיטֵ֣י הַגּוֹיִ֑ם לֹ֣א יָדְע֗וּ הַנֹּֽשְׂאִים֙ אֶת־עֵ֣ץ פִּסְלָ֔ם וּמִתְפַּלְלִ֔ים אֶל־אֵ֖ל לֹ֥א יוֹשִֽׁיעַ
Toplanın ve gelin, birlikte yaklaşın, ey ulusların kurtulanları! Kendi putlarının odununu taşıyanlar ve kurtaramayacak bir ilaha dua edenler bilmezler.
Yeşaya 46:3
·
Tevrat
שִׁמְע֤וּ אֵלַי֙ בֵּ֣ית יַעֲקֹ֔ב וְכָל־שְׁאֵרִ֖ית בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל הַֽעֲמֻסִים֙ מִנִּי־בֶ֔טֶן הַנְּשֻׂאִ֖ים מִנִּי־רָֽחַם
Beni dinleyin, ey Yakup evi ve İsrail evinin bütün geri kalanı; karından beri yüklenilenler, rahimden beri taşınanlar:
Zekeriya 2:4
·
Tevrat
וָאֹמַ֕ר מָ֛ה אֵ֥לֶּה בָאִ֖ים לַֽעֲשׂ֑וֹת וַיֹּ֣אמֶר לֵאמֹ֗ר אֵ֣לֶּה הַקְּרָנ֞וֹת אֲשֶׁר־זֵ֣רוּ אֶת־יְהוּדָ֗ה כְּפִי־אִישׁ֙ לֹא־נָשָׂ֣א רֹאשׁ֔וֹ וַיָּבֹ֤אוּ אֵ֨לֶּה֙ לְהַחֲרִ֣יד אֹתָ֔ם לְיַדּ֞וֹת אֶת־קַרְנ֣וֹת הַגּוֹיִ֗ם הַנֹּשְׂאִ֥ים קֶ֛רֶן אֶל־אֶ֥רֶץ יְהוּדָ֖ה לְזָרוֹתָֽהּ
Ve dedim: 'Bunlar ne yapmaya geliyorlar?' O da diyerek dedi: 'Bunlar, hiçbir adamın başını kaldıramayacağı kadar Yahuda'yı dağıtan boynuzlardır; ve bunlar, Yahuda diyarını dağıtmak için ona boynuz kaldıran ulusların boynuzlarını yere çalmak ve onları dehşete düşürmek için geldiler.'
1. Tarihler 15:27
·
Tevrat
וְדָוִ֞יד מְכֻרְבָּ֣ל בִּמְעִ֣יל בּ֗וּץ וְכָל־הַלְוִיִּם֙ הַנֹּשְׂאִ֣ים אֶת־הָאָר֔וֹן וְהַמְשֹׁ֣רְרִ֔ים וּכְנַנְיָ֛ה הַשַּׂ֥ר הַמַּשָּׂ֖א הַמְשֹֽׁרְרִ֑ים וְעַל־דָּוִ֖יד אֵפ֥וֹד בָּֽד
Ve Davut, sandığı taşıyan bütün Levililer, şarkıcılar ve şarkıcıların taşıma yöneticisi Kenanya ince keten cübbeye sarınmıştı; ve Davut'un üzerinde keten efod vardı.
Yasa'nın Tekrarı 31:9
·
Tevrat
וַיִּכְתֹּ֣ב מֹשֶׁה֮ אֶת־הַתּוֹרָ֣ה הַזֹּאת֒ וַֽיִּתְּנָ֗הּ אֶל־הַכֹּהֲנִים֙ בְּנֵ֣י לֵוִ֔י הַנֹּ֣שְׂאִ֔ים אֶת־אֲר֖וֹן בְּרִ֣ית יְהוָ֑ה וְאֶל־כָּל־זִקְנֵ֖י יִשְׂרָאֵֽל
Ve Musa bu yasayı yazdı ve onu Yahve'nin antlaşma sandığını taşıyan Levi oğulları kâhinlere ve İsrail'in bütün ihtiyarlarına verdi.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 1:19
·
Tevrat
וּבְלֶ֨כֶת֙ הַֽחַיּ֔וֹת יֵלְכ֥וּ הָאוֹפַנִּ֖ים אֶצְלָ֑ם וּבְהִנָּשֵׂ֤א הַֽחַיּוֹת֙ מֵעַ֣ל הָאָ֔רֶץ יִנָּשְׂא֖וּ הָאוֹפַנִּֽים
Ve canlılar gittiğinde, tekerlekler onların yanında giderdi; ve canlılar yerin üzerinden yükseldiğinde, tekerlekler yükselirdi.
Hezekiel 1:20
·
Tevrat
עַ֣ל אֲשֶׁר֩ יִֽהְיֶה־שָּׁ֨ם הָר֤וּחַ לָלֶ֨כֶת֙ יֵלֵ֔כוּ שָׁ֥מָּה הָר֖וּחַ לָלֶ֑כֶת וְהָאוֹפַנִּ֗ים יִנָּשְׂאוּ֙ לְעֻמָּתָ֔ם כִּ֛י ר֥וּחַ הַחַיָּ֖ה בָּאוֹפַנִּֽים
Ruhun gitmek için olduğu yere giderlerdi, ruhun gitmek için olduğu oraya; ve tekerlekler onlarla birlikte yükselirdi, çünkü canlının ruhu tekerleklerdeydi.
Hezekiel 1:21
·
Tevrat
בְּלֶכְתָּ֣ם יֵלֵ֔כוּ וּבְעָמְדָ֖ם יַֽעֲמֹ֑דוּ וּֽבְהִנָּשְׂאָ֞ם מֵעַ֣ל הָאָ֗רֶץ יִנָּשְׂא֤וּ הָאֽוֹפַנִּים֙ לְעֻמָּתָ֔ם כִּ֛י ר֥וּחַ הַחַיָּ֖ה בָּאוֹפַנִּֽים
Onlar gittiğinde giderlerdi ve onlar durduğunda dururlardı; ve onlar yerin üzerinden yükseldiğinde tekerlekler onlarla birlikte yükselirdi, çünkü canlının ruhu tekerleklerdeydi.
Süleyman'ın Özdeyişleri 30:13
·
Tevrat
דּ֭וֹר מָה־רָמ֣וּ עֵינָ֑יו וְ֝עַפְעַפָּ֗יו יִנָּשֵֽׂאוּ
Bir kuşak, gözleri ne kadar yüksektir; ve göz kapakları kalkıktır.
Daniel 11:14
·
Tevrat
וּבָעִתִּ֣ים הָהֵ֔ם רַבִּ֥ים יַֽעַמְד֖וּ עַל־מֶ֣לֶךְ הַנֶּ֑גֶב וּבְנֵ֣י פָּרִיצֵ֣י עַמְּךָ֗ יִֽנַּשְּׂא֛וּ לְהַעֲמִ֥יד חָז֖וֹן וְנִכְשָֽׁלוּ
O zamanlarda da birçokları Güney kralına karşı duracak; ve görümü gerçekleştirmek için senin halkının zorbalarının oğulları kaldırılacak, ama tökezleyecekler.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 3:3
·
Tevrat
שַׂר־חֲמִשִּׁ֖ים וּנְשׂ֣וּא פָנִ֑ים וְיוֹעֵ֛ץ וַחֲכַ֥ם חֲרָשִׁ֖ים וּנְב֥וֹן לָֽחַשׁ
ellilerin komutanını ve saygın kişiyi, öğütçüyü, zanaatkarların bilgesini ve fısıltıdan anlayanı.
Yeşaya 9:14
·
Tevrat
זָקֵ֥ן וּנְשׂוּא־פָנִ֖ים ה֣וּא הָרֹ֑אשׁ וְנָבִ֥יא מֽוֹרֶה־שֶּׁ֖קֶר ה֥וּא הַזָּנָֽב
Yaşlı ve yüzü kaldırılmış olan, odur baş; ve yalan öğreten peygamber, odur kuyruk.
Eyüp 22:8
·
Tevrat
וְאִ֣ישׁ זְ֭רוֹעַ ל֣וֹ הָאָ֑רֶץ וּנְשׂ֥וּא פָ֝נִ֗ים יֵ֣שֶׁב בָּֽהּ
Ve kol gücü olan adam, yer onundur; ve yüzü kaldırılmış olan onda oturur.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 7:7
·
Tevrat
ק֘וּמָ֤ה יְהוָ֨ה בְּאַפֶּ֗ךָ הִ֭נָּשֵׂא בְּעַבְר֣וֹת צוֹרְרָ֑י וְע֥וּרָה אֵ֝לַ֗י מִשְׁפָּ֥ט צִוִּֽיתָ
Kalk ey Yahve, öfkenle; düşmanlarımın taşkınlıklarına karşı yüksel ve benim için uyan, yargıyı buyurdun.
Mezmurlar 94:2
·
Tevrat
הִ֭נָּשֵׂא שֹׁפֵ֣ט הָאָ֑רֶץ הָשֵׁ֥ב גְּ֝מ֗וּל עַל־גֵּאִֽים
Yüksel yerin yargıcı; kibirlilerin üzerine karşılığını ver.
Levililer 11:25
·
Tevrat
וְכָל־הַנֹּשֵׂ֖א מִנִּבְלָתָ֑ם יְכַבֵּ֥ס בְּגָדָ֖יו וְטָמֵ֥א עַד־הָעָֽרֶב
Ve onların leşinden taşıyan herkes giysilerini yıkayacaktır ve akşama kadar kirli olacaktır.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 3:14
·
Tevrat
וְר֥וּחַ נְשָׂאַ֖תְנִי וַתִּקָּחֵ֑נִי וָאֵלֵ֥ךְ מַר֙ בַּחֲמַ֣ת רוּחִ֔י וְיַד־יְהוָ֥ה עָלַ֖י חָזָֽקָה
Ve ruh beni kaldırdı ve beni aldı; ve ruhumun öfkesi içinde acı çekerek gittim ve Yahve'nin eli üzerimde güçlüydü.
Hezekiel 11:24
·
Tevrat
וְר֣וּחַ נְשָׂאַ֗תְנִי וַתְּבִיאֵ֤נִי כַשְׂדִּ֨ימָה֙ אֶל־הַגּוֹלָ֔ה בַּמַּרְאֶ֖ה בְּר֣וּחַ אֱלֹהִ֑ים וַיַּ֨עַל֙ מֵֽעָלַ֔י הַמַּרְאֶ֖ה אֲשֶׁ֥ר רָאִֽיתִי
Ruh beni kaldırdı ve Tanrı'nın ruhuyla görümde beni Kildaniler diyarına, sürgünlere getirdi; ve gördüğüm görüm üzerimden yükseldi.
Mezmurlar 102:11
·
Tevrat
מִפְּנֵֽי־זַֽעַמְךָ֥ וְקִצְפֶּ֑ךָ כִּ֥י נְ֝שָׂאתַ֗נִי וַתַּשְׁלִיכֵֽנִי
Senin öfken ve senin gazabın yüzünden; çünkü beni kaldırdın ve beni fırlattın.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 18:12
·
Tevrat
וְהָיָ֞ה אֲנִ֣י אֵלֵ֣ךְ מֵאִתָּ֗ךְ וְר֨וּחַ יְהוָ֤ה יִֽשָּׂאֲךָ֙ עַ֚ל אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־אֵדָ֔ע וּבָ֨אתִי לְהַגִּ֧יד לְאַחְאָ֛ב וְלֹ֥א יִֽמְצָאֲךָ֖ וַהֲרָגָ֑נִי וְעַבְדְּךָ֛ יָרֵ֥א אֶת־יְהוָ֖ה מִנְּעֻרָֽי
Ve olacak ki ben yanından gideceğim ve Yahve'nin Ruhu seni bilmeyeceğim bir yere taşıyacak; ve Ahav'a bildirmek için geleceğim ve o seni bulamayacak ve beni öldürecek; oysa kulun gençliğimden beri Yahve'den korkandır.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 46:7
·
Tevrat
יִ֠שָּׂאֻהוּ עַל־כָּתֵ֨ף יִסְבְּלֻ֜הוּ וְיַנִּיחֻ֤הוּ תַחְתָּיו֙ וְיַֽעֲמֹ֔ד מִמְּקוֹמ֖וֹ לֹ֣א יָמִ֑ישׁ אַף־יִצְעַ֤ק אֵלָיו֙ וְלֹ֣א יַעֲנֶ֔ה מִצָּרָת֖וֹ לֹ֥א יוֹשִׁיעֶֽנּוּ
Onu omuz üzerinde taşırlar, onu yüklenirler ve onu yerine koyarlar ve durur; yerinden ayrılmaz; hatta ona feryat eder ve cevap vermez, sıkıntısından onu kurtarmaz.
Eyüp 27:21
·
Tevrat
יִשָּׂאֵ֣הוּ קָדִ֣ים וְיֵלַ֑ךְ וִֽ֝ישָׂעֲרֵ֗הוּ מִמְּקֹמֽוֹ
Doğu rüzgarı onu kaldıracak ve gidecek; ve onu yerinden süpürecek.
Yasa'nın Tekrarı 32:11
·
Tevrat
כְּנֶ֨שֶׁר֙ יָעִ֣יר קִנּ֔וֹ עַל־גּוֹזָלָ֖יו יְרַחֵ֑ף יִפְרֹ֤שׂ כְּנָפָיו֙ יִקָּחֵ֔הוּ יִשָּׂאֵ֖הוּ עַל־אֶבְרָתֽוֹ
Kartal gibi yuvasını uyandırır, yavruları üzerinde uçuşur; kanatlarını açar, onu alır, kanatları üzerinde onu taşır.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 25:18
·
Tevrat
רְאֵ֣ה עָ֭נְיִי וַעֲמָלִ֑י וְ֝שָׂ֗א לְכָל־חַטֹּאותָֽי
Düşkünlüğümü ve zahmetimi gör ve tüm günahlarımı kaldır.
Yasa'nın Tekrarı 3:27
·
Tevrat
עֲלֵ֣ה רֹ֣אשׁ הַפִּסְגָּ֗ה וְשָׂ֥א עֵינֶ֛יךָ יָ֧מָּה וְצָפֹ֛נָה וְתֵימָ֥נָה וּמִזְרָ֖חָה וּרְאֵ֣ה בְעֵינֶ֑יךָ כִּי־לֹ֥א תַעֲבֹ֖ר אֶת־הַיַּרְדֵּ֥ן הַזֶּֽה
Pisga'nın başına çık ve gözlerini batıya, kuzeye, güneye ve doğuya kaldır ve gözlerinle gör; çünkü bu Yarden'i geçmeyeceksin.
Çölde Sayım 3:40
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה פְּקֹ֨ד כָּל־בְּכֹ֤ר זָכָר֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל מִבֶּן־חֹ֖דֶשׁ וָמָ֑עְלָה וְשָׂ֕א אֵ֖ת מִסְפַּ֥ר שְׁמֹתָֽם
Ve Yahve Musa'ya dedi: İsrail oğulları için bir aylık ve daha yukarı yaştaki her ilk doğan erkeği say ve onların isimlerinin sayısını al.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 22:27
·
Tevrat
וְעַל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁר־הֵ֛ם מְנַשְּׂאִ֥ים אֶת־נַפְשָׁ֖ם לָשׁ֣וּב שָׁ֑ם שָׁ֖מָּה לֹ֥א יָשֽׁוּבוּ
Ve oraya dönmek için canlarını kaldırdıkları diyara, oraya dönmeyecekler.
Yeremya 44:14
·
Tevrat
וְלֹ֨א יִהְיֶ֜ה פָּלִ֤יט וְשָׂרִיד֙ לִשְׁאֵרִ֣ית יְהוּדָ֔ה הַבָּאִ֥ים לָגֽוּר־שָׁ֖ם בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְלָשׁ֣וּב אֶ֣רֶץ יְהוּדָ֗ה אֲשֶׁר־הֵ֜מָּה מְנַשְּׂאִ֤ים אֶת־נַפְשָׁם֙ לָשׁוּב֙ לָשֶׁ֣בֶת שָׁ֔ם כִּ֥י לֹֽא־יָשׁ֖וּבוּ כִּ֥י אִם־פְּלֵטִֽים
Ve orada Mısır diyarında konaklamak için gelen Yahuda'nın kalanından kaçıp kurtulan ve sağ kalan olmayacak; ve orada oturmak için dönmeye canlarını kaldırdıkları Yahuda diyarına dönmeyecekler; çünkü ancak kaçıp kurtulanlar dönecekler.
Ester 9:3
·
Tevrat
וְכָל־שָׂרֵ֨י הַמְּדִינ֜וֹת וְהָאֲחַשְׁדַּרְפְּנִ֣ים וְהַפַּח֗וֹת וְעֹשֵׂ֤י הַמְּלָאכָה֙ אֲשֶׁ֣ר לַמֶּ֔לֶךְ מְנַשְּׂאִ֖ים אֶת־הַיְּהוּדִ֑ים כִּֽי־נָפַ֥ל פַּֽחַד־מָרְדֳּכַ֖י עֲלֵיהֶֽם
Eyaletlerin tüm komutanları, satraplar, valiler ve kralın işini yapanlar Yahudileri yüceltiyorlardı; çünkü Mordekay'ın korkusu onların üzerine düşmüştü.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 16:54
·
Tevrat
לְמַ֨עַן֙ תִּשְׂאִ֣י כְלִמָּתֵ֔ךְ וְנִכְלַ֕מְתְּ מִכֹּ֖ל אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֑ית בְּנַחֲמֵ֖ךְ אֹתָֽן
Utancını taşıyasın ve onları teselli ettiğinde yaptığın her şeyden utanasın diye.
Hezekiel 23:27
·
Tevrat
וְהִשְׁבַּתִּ֤י זִמָּתֵךְ֙ מִמֵּ֔ךְ וְאֶת־זְנוּתֵ֖ךְ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְלֹֽא־תִשְׂאִ֤י עֵינַ֨יִךְ֙ אֲלֵיהֶ֔ם וּמִצְרַ֖יִם לֹ֥א תִזְכְּרִי־עֽוֹד
Ve senin kötülüğünü senden ve Mısır diyarından olan fahişeliğini durduracağım; ve senin gözlerini onlara kaldırmayacaksın ve Mısır'ı artık hatırlamayacaksın.
Hezekiel 36:15
·
Tevrat
וְלֹא־אַשְׁמִ֨יעַ אֵלַ֤יִךְ עוֹד֙ כְּלִמַּ֣ת הַגּוֹיִ֔ם וְחֶרְפַּ֥ת עַמִּ֖ים לֹ֣א תִשְׂאִי־ע֑וֹד וְגוֹיַ֨יִךְ֙ לֹא־תַכְשִׁ֣לִי ע֔וֹד נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve sana artık ulusların utancını işittirmeyeceğim ve halkların ayıbını artık taşımayacaksın; ve uluslarını artık tökezletmeyeceksin; Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 14:10
·
Tevrat
הַכֵּ֤ה הִכִּ֨יתָ֙ אֶת־אֱד֔וֹם וּֽנְשָׂאֲךָ֖ לִבֶּ֑ךָ הִכָּבֵד֙ וְשֵׁ֣ב בְּבֵיתֶ֔ךָ וְלָ֤מָּה תִתְגָּרֶה֙ בְּרָעָ֔ה וְנָ֣פַלְתָּ֔ה אַתָּ֖ה וִיהוּדָ֥ה עִמָּֽךְ
'Edom'u kesinlikle vurdun ve kalbin seni kaldırdı; yücel ve evinde otur. Neden kötülükle kışkırtıyorsun? Sen ve seninle Yahuda düşeceksin.'
2. Tarihler 25:19
·
Tevrat
אָמַ֗רְתָּ הִנֵּ֤ה הִכִּ֨יתָ֙ אֶת־אֱד֔וֹם וּנְשָׂאֲךָ֥ לִבְּךָ֖ לְהַכְבִּ֑יד עַתָּה֙ שְׁבָ֣ה בְּבֵיתֶ֔ךָ לָ֤מָּה תִתְגָּרֶה֙ בְּרָעָ֔ה וְנָ֣פַלְתָּ֔ אַתָּ֖ה וִיהוּדָ֥ה עִמָּֽךְ
Dedin: 'İşte Edom'u vurdun' ve kalbin yücelmek için seni kaldırdı; şimdi evinde otur, neden kötülükle kışkırtıyorsun ve sen ve seninle Yahuda düşeceksin?'
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 17:13
·
Tevrat
וְאִם־אֶל־עִיר֙ יֵֽאָסֵ֔ף וְהִשִּׂ֧יאוּ כָֽל־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־הָעִ֥יר הַהִ֖יא חֲבָלִ֑ים וְסָחַ֤בְנוּ אֹתוֹ֙ עַד־הַנַּ֔חַל עַ֛ד אֲשֶֽׁר־לֹא־נִמְצָ֥א שָׁ֖ם גַּם־צְרֽוֹר
Eğer bir şehre toplanırsa, bütün İsrail o şehre ipler getirecek; ve orada bir çakıl taşı bile bulunmayana kadar onu vadiye çekeceğiz.
Levililer 22:16
·
Tevrat
וְהִשִּׂ֤יאוּ אוֹתָם֙ עֲוֺ֣ן אַשְׁמָ֔ה בְּאָכְלָ֖ם אֶת־קָדְשֵׁיהֶ֑ם כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה מְקַדְּשָֽׁם
Kutsal şeylerini yediklerinde onlara suçluluk kötülüğünü yükleyecekler; çünkü onları kutsal kılan Yahve benim.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 30:25
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה עַל־כָּל־הַ֣ר גָּבֹ֗הַ וְעַל֙ כָּל־גִּבְעָ֣ה נִשָּׂאָ֔ה פְּלָגִ֖ים יִבְלֵי־מָ֑יִם בְּיוֹם֙ הֶ֣רֶג רָ֔ב בִּנְפֹ֖ל מִגְדָּלִֽים
Ve büyük katliam gününde, kuleler yıkıldığında, her yüksek dağ üzerinde ve her yükselmiş tepe üzerinde akarsular, su akıntıları olacak.
Ester 5:2
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִרְא֨וֹת הַמֶּ֜לֶךְ אֶת־אֶסְתֵּ֣ר הַמַּלְכָּ֗ה עֹמֶ֨דֶת֙ בֶּֽחָצֵ֔ר נָשְׂאָ֥ה חֵ֖ן בְּעֵינָ֑יו וַיּ֨וֹשֶׁט הַמֶּ֜לֶךְ לְאֶסְתֵּ֗ר אֶת־שַׁרְבִ֤יט הַזָּהָב֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָד֔וֹ וַתִּקְרַ֣ב אֶסְתֵּ֔ר וַתִּגַּ֖ע בְּרֹ֥אשׁ הַשַּׁרְבִֽיט
Kral, Kraliçe Ester'i avluda dururken görünce, o onun gözünde lütuf buldu; kral elindeki altın asayı Ester'e uzattı. Ester yaklaştı ve asanın ucuna dokundu.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 15:15
·
Tevrat
אַתָּ֧ה יָדַ֣עְתָּ יְהוָ֗ה זָכְרֵ֤נִי וּפָקְדֵ֨נִי֙ וְהִנָּ֤קֶם לִי֙ מֵרֹ֣דְפַ֔י אַל־לְאֶ֥רֶךְ אַפְּךָ֖ תִּקָּחֵ֑נִי דַּ֕ע שְׂאֵתִ֥י עָלֶ֖יךָ חֶרְפָּֽה
Sen biliyorsun, Yahve; beni hatırla ve beni yokla ve zulmedenlerimden benim için öç al. Öfkenin uzunluğunda beni alma; senin yüzünden kınama taşıdığımı bil.
Mezmurlar 89:51
·
Tevrat
זְכֹ֣ר אֲ֭דֹנָי חֶרְפַּ֣ת עֲבָדֶ֑יךָ שְׂאֵתִ֥י בְ֝חֵיקִ֗י כָּל־רַבִּ֥ים עַמִּֽים
Hatırla Efendi, senin kullarının utancını; bağrımda bütün çok halkları taşıdığımı.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 15:7
·
Tevrat
עַל־כֵּ֖ן יִתְרָ֣ה עָשָׂ֑ה וּפְקֻדָּתָ֔ם עַ֛ל נַ֥חַל הָעֲרָבִ֖ים יִשָּׂאֽוּם
Bu yüzden yaptığı bolluğu ve onların birikimini söğütler vadisinin üzerine taşıyacaklar.
1. Krallar 14:28
·
Tevrat
וַיְהִ֛י מִדֵּי־בֹ֥א הַמֶּ֖לֶךְ בֵּ֣ית יְהוָ֑ה יִשָּׂאוּם֙ הָֽרָצִ֔ים וֶהֱשִׁיב֖וּם אֶל־תָּ֥א הָרָצִֽים
Kral Yahve'nin evine her girdiğinde, koşucular onları taşırlardı ve onları koşucuların odasına geri getirirlerdi.
Örnek Ayetler (2)
Amos 5:26
·
Tevrat
וּנְשָׂאתֶ֗ם אֵ֚ת סִכּ֣וּת מַלְכְּכֶ֔ם וְאֵ֖ת כִּיּ֣וּן צַלְמֵיכֶ֑ם כּוֹכַב֙ אֱלֹ֣הֵיכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר עֲשִׂיתֶ֖ם לָכֶֽם
Ve kralınız Sikkut'u ve putlarınız Kiyyun'u, kendiniz için yaptığınız ilahlarınızın yıldızını taşıdınız.
Yaratılış 45:19
·
Tevrat
וְאַתָּ֥ה צֻוֵּ֖יתָה זֹ֣את עֲשׂ֑וּ קְחוּ־לָכֶם֩ מֵאֶ֨רֶץ מִצְרַ֜יִם עֲגָל֗וֹת לְטַפְּכֶם֙ וְלִנְשֵׁיכֶ֔ם וּנְשָׂאתֶ֥ם אֶת־אֲבִיכֶ֖ם וּבָאתֶֽם
Ve sen buyruluyorsun: Bunu yapın; çocuklarınız için ve kadınlarınız için Mısır diyarından kendinize arabalar alın ve babanızı taşıyın ve gelin.