871
Kullanım
9
Lemma
137
Türev
148
Anlam
9 lemma, 137 türev form
Örnek Ayetler (2)
Levililer 11:28
·
Tevrat
וְהַנֹּשֵׂא֙ אֶת־נִבְלָתָ֔ם יְכַבֵּ֥ס בְּגָדָ֖יו וְטָמֵ֣א עַד־הָעָ֑רֶב טְמֵאִ֥ים הֵ֖מָּה לָכֶֽם
Ve onların leşini taşıyan giysilerini yıkayacaktır ve akşama kadar kirli olacaktır; onlar sizin için kirlidir.
Levililer 11:40
·
Tevrat
וְהָֽאֹכֵל֙ מִנִּבְלָתָ֔הּ יְכַבֵּ֥ס בְּגָדָ֖יו וְטָמֵ֣א עַד־הָעָ֑רֶב וְהַנֹּשֵׂא֙ אֶת־נִבְלָתָ֔הּ יְכַבֵּ֥ס בְּגָדָ֖יו וְטָמֵ֥א עַד־הָעָֽרֶב
Ve onun leşinden yiyen giysilerini yıkayacaktır ve akşama kadar kirli olacaktır; ve onun leşini taşıyan giysilerini yıkayacaktır ve akşama kadar kirli olacaktır.
Örnek Ayetler (2)
Zekeriya 5:9
·
Tevrat
וָאֶשָּׂ֨א עֵינַ֜י וָאֵ֗רֶא וְהִנֵּה֩ שְׁתַּ֨יִם נָשִׁ֤ים יֽוֹצְאוֹת֙ וְר֣וּחַ בְּכַנְפֵיהֶ֔ם וְלָהֵ֥נָּה כְנָפַ֖יִם כְּכַנְפֵ֣י הַחֲסִידָ֑ה וַתִּשֶּׂ֨אנָה֙ אֶת־הָ֣אֵיפָ֔ה בֵּ֥ין הָאָ֖רֶץ וּבֵ֥ין הַשָּׁמָֽיִם
Gözlerimi kaldırdım ve gördüm, ve işte iki kadın çıkıyorlar ve onların kanatlarında rüzgar vardı, ve onların leyleğin kanatları gibi kanatları vardı; ve efayı (~22 litre) yerin ve göklerin arasına kaldırdılar.
Rut 1:9
·
Tevrat
יִתֵּ֤ן יְהוָה֙ לָכֶ֔ם וּמְצֶ֣אןָ מְנוּחָ֔ה אִשָּׁ֖ה בֵּ֣ית אִישָׁ֑הּ וַתִּשַּׁ֣ק לָהֶ֔ן וַתִּשֶּׂ֥אנָה קוֹלָ֖ן וַתִּבְכֶּֽינָה
'Yahve size versin ve her biriniz kocasının evinde rahatlık bulsun.' Onları öptü. Seslerini yükselttiler ve ağladılar.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 16:52
·
Tevrat
גַּם־אַ֣תְּ שְׂאִ֣י כְלִמָּתֵ֗ךְ אֲשֶׁ֤ר פִּלַּלְתְּ֙ לַֽאֲחוֹתֵ֔ךְ בְּחַטֹּאתַ֛יִךְ אֲשֶׁר־הִתְעַ֥בְתְּ מֵהֵ֖ן תִּצְדַּ֣קְנָה מִמֵּ֑ךְ וְגַם־אַ֥תְּ בּ֨וֹשִׁי֙ וּשְׂאִ֣י כְלִמָּתֵ֔ךְ בְּצַדֶּקְתֵּ֖ךְ אַחְיוֹתֵֽךְ
Kız kardeşin için yargıladığın utancını sen de taşı; onlardan daha fazla iğrençlik yaptığın günahlarınla onlar senden daha doğru çıkarlar; kız kardeşlerini haklı çıkardığında sen de utan ve utancını taşı.
Yeremya 7:29
·
Tevrat
גָּזִּ֤י נִזְרֵךְ֙ וְֽהַשְׁלִ֔יכִי וּשְׂאִ֥י עַל־שְׁפָיִ֖ם קִינָ֑ה כִּ֚י מָאַ֣ס יְהוָ֔ה וַיִּטֹּ֖שׁ אֶת־דּ֥וֹר עֶבְרָתֽוֹ
Saçını kes ve at ve çıplak tepeler üzerinde bir ağıt yükselt; çünkü Yahve gazabının neslini reddetti ve terk etti.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 3:12
·
Tevrat
וַתִּשָּׂאֵ֣נִי ר֔וּחַ וָאֶשְׁמַ֣ע אַחֲרַ֔י ק֖וֹל רַ֣עַשׁ גָּד֑וֹל בָּר֥וּךְ כְּבוֹד־יְהוָ֖ה מִמְּקוֹמֽוֹ
Ve ruh beni kaldırdı ve arkamda büyük bir gürültü sesi işittim: 'Yahve'nin yüceliği kendi yerinden bereketli olsun.'
Hezekiel 43:5
·
Tevrat
וַתִּשָּׂאֵ֣נִי ר֔וּחַ וַתְּבִיאֵ֕נִי אֶל־הֶֽחָצֵ֖ר הַפְּנִימִ֑י וְהִנֵּ֛ה מָלֵ֥א כְבוֹד־יְהוָ֖ה הַבָּֽיִת
Ve Ruh beni kaldırdı ve beni iç avluya getirdi; ve işte, Yahve'nin yüceliği evi doldurmuştu.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 5:21
·
Tevrat
וַיַּעַזְבוּ־שָׁ֖ם אֶת־עֲצַבֵּיהֶ֑ם וַיִּשָּׂאֵ֥ם דָּוִ֖ד וַאֲנָשָֽׁיו
Putlarını orada bıraktılar; Davut ve adamları onları kaldırdılar.
Levililer 10:5
·
Tevrat
וַֽיִּקְרְב֗וּ וַיִּשָּׂאֻם֙ בְּכֻתֳּנֹתָ֔ם אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר מֹשֶֽׁה
Yaklaştılar ve onları giysileriyle ordugahın dışına taşıdılar, Musa'nın konuştuğu gibi.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 40:24
·
Tevrat
אַ֣ף בַּל־נִטָּ֗עוּ אַ֚ף בַּל־זֹרָ֔עוּ אַ֛ף בַּל־שֹׁרֵ֥שׁ בָּאָ֖רֶץ גִּזְעָ֑ם וְגַם־נָשַׁ֤ף בָּהֶם֙ וַיִּבָ֔שׁוּ וּסְעָרָ֖ה כַּקַּ֥שׁ תִּשָּׂאֵֽם
Hatta dikilmediler, hatta ekilmediler, hatta onların gövdesi yerde kök salmadı; ve ayrıca onlara üfledi ve kurudular ve fırtına onları saman gibi taşıyacak.
Yeşaya 41:16
·
Tevrat
תִּזְרֵם֙ וְר֣וּחַ תִּשָּׂאֵ֔ם וּסְעָרָ֖ה תָּפִ֣יץ אוֹתָ֑ם וְאַתָּה֙ תָּגִ֣יל בַּֽיהוָ֔ה בִּקְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל תִּתְהַלָּֽל
Onları savuracaksın ve rüzgar onları taşıyacak ve fırtına onları dağıtacak; ve sen Yahve'de sevineceksin, İsrail'in Kutsalında övüneceksin.
Örnek Ayetler (2)
Malaki 1:8
·
Tevrat
וְכִֽי־תַגִּשׁ֨וּן עִוֵּ֤ר לִזְבֹּ֨חַ֙ אֵ֣ין רָ֔ע וְכִ֥י תַגִּ֛ישׁוּ פִּסֵּ֥חַ וְחֹלֶ֖ה אֵ֣ין רָ֑ע הַקְרִיבֵ֨הוּ נָ֜א לְפֶחָתֶ֗ךָ הֲיִּרְצְךָ֙ א֚וֹ הֲיִשָּׂ֣א פָנֶ֔יךָ אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve kurban etmek için körü yaklaştırdığınızda kötülük yok mu? Ve topalı ve hastayı yaklaştırdığınızda kötülük yok mu? Lütfen onu valine yaklaştır; senden razı olur mu veya yüzünü kaldırır mı? Ordular Yahve dedi.
Malaki 1:9
·
Tevrat
וְעַתָּ֛ה חַלּוּ־נָ֥א פְנֵי־אֵ֖ל וִֽיחָנֵ֑נוּ מִיֶּדְכֶם֙ הָ֣יְתָה זֹּ֔את הֲיִשָּׂ֤א מִכֶּם֙ פָּנִ֔ים אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve şimdi lütfen Tanrı'nın yüzünü yumuşatın ve bize lütfetsin; bu elinizden oldu, sizden yüz kaldırır mı? Ordular Yahve dedi.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 10:16
·
Tevrat
וּבְלֶ֨כֶת֙ הַכְּרוּבִ֔ים יֵלְכ֥וּ הָאוֹפַנִּ֖ים אֶצְלָ֑ם וּבִשְׂאֵ֨ת הַכְּרוּבִ֜ים אֶת־כַּנְפֵיהֶ֗ם לָרוּם֙ מֵעַ֣ל הָאָ֔רֶץ לֹא־יִסַּ֧בּוּ הָאוֹפַנִּ֛ים גַּם־הֵ֖ם מֵאֶצְלָֽם
Ve keruvlar gittiklerinde tekerlekler yanlarında giderlerdi; ve keruvlar yerin üzerinden yükselmek için kanatlarını kaldırdıklarında, tekerlekler de onların yanından dönmezlerdi.
Hezekiel 20:31
·
Tevrat
וּבִשְׂאֵ֣ת מַתְּנֹֽתֵיכֶ֡ם בְּֽהַעֲבִיר֩ בְּנֵיכֶ֨ם בָּאֵ֜שׁ אַתֶּם֩ נִטְמְאִ֤֨ים לְכָל־גִּלּֽוּלֵיכֶם֙ עַד־הַיּ֔וֹם וַאֲנִ֛י אִדָּרֵ֥שׁ לָכֶ֖ם בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל חַי־אָ֗נִי נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה אִם־אִדָּרֵ֖שׁ לָכֶֽם
Ve armağanlarınızı sunmanızda, oğullarınızı ateşte geçirmenizde siz bugüne kadar bütün putlarınıza kirleniyorsunuz; ve ben sizin tarafınızdan aranacak mıyım, İsrail evi? Varlığım hakkı için, Efendi Yahve'nin bildirisidir, sizin tarafınızdan aranmayacağım.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 50:2
·
Tevrat
הַגִּ֨ידוּ בַגּוֹיִ֤ם וְהַשְׁמִ֨יעוּ֙ וּֽשְׂאוּ־נֵ֔ס הַשְׁמִ֖יעוּ אַל־תְּכַחֵ֑דוּ אִמְרוּ֩ נִלְכְּדָ֨ה בָבֶ֜ל הֹבִ֥ישׁ בֵּל֙ חַ֣ת מְרֹדָ֔ךְ הֹבִ֣ישׁוּ עֲצַבֶּ֔יהָ חַ֖תּוּ גִּלּוּלֶֽיהָ
Uluslar arasında bildirin ve duyurun ve sancak kaldırın; duyurun, gizlemeyin; deyin ki: Babil ele geçirildi, Bel utandı, Merodak dehşete düştü, onun putları utandı, onun ilahları dehşete düştü.
Mezmurlar 24:9
·
Tevrat
שְׂא֤וּ שְׁעָרִ֨ים רָֽאשֵׁיכֶ֗ם וּ֭שְׂאוּ פִּתְחֵ֣י עוֹלָ֑ם וְ֝יָבֹא מֶ֣לֶךְ הַכָּבֽוֹד
Ey kapılar, başlarınızı kaldırın; ve ey sonsuzluk kapıları, kaldırın; ve yücelik Kralı gelsin.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 2:13
·
Tevrat
וְעַל֙ כָּל־אַרְזֵ֣י הַלְּבָנ֔וֹן הָרָמִ֖ים וְהַנִּשָּׂאִ֑ים וְעַ֖ל כָּל־אַלּוֹנֵ֥י הַבָּשָֽׁן
Ve Lübnan'ın bütün yüksek ve yükselmiş sedirlerinin üzerine ve Başan'ın bütün meşelerinin üzerine;
Nehemya 4:11
·
Tevrat
הַבּוֹנִ֧ים בַּחוֹמָ֛ה וְהַנֹּשְׂאִ֥ים בַּסֶּ֖בֶל עֹמְשִׂ֑ים בְּאַחַ֤ת יָדוֹ֙ עֹשֶׂ֣ה בַמְּלָאכָ֔ה וְאַחַ֖ת מַחֲזֶ֥קֶת הַשָּֽׁלַח
Duvarda inşa edenler ve yük taşıyanlar yükleniyorlardı; bir eliyle işi yapıyor, diğeri silahı tutuyordu.
Örnek Ayetler (2)
Yunus 1:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֗ם שָׂא֨וּנִי֙ וַהֲטִילֻ֣נִי אֶל־הַיָּ֔ם וְיִשְׁתֹּ֥ק הַיָּ֖ם מֵֽעֲלֵיכֶ֑ם כִּ֚י יוֹדֵ֣עַ אָ֔נִי כִּ֣י בְשֶׁלִּ֔י הַסַּ֧עַר הַגָּד֛וֹל הַזֶּ֖ה עֲלֵיכֶֽם
Onlara dedi: 'Beni kaldırın ve denize atın, deniz üzerinizden sakinleşecektir; çünkü biliyorum ki bu büyük fırtına benim yüzümden üzerinizdedir.'
Eyüp 21:3
·
Tevrat
שָׂ֭אוּנִי וְאָנֹכִ֣י אֲדַבֵּ֑ר וְאַחַ֖ר דַּבְּרִ֣י תַלְעִֽיג
Bana katlanın ve ben konuşacağım ve konuşmamdan sonra alay edersin.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 13:8
·
Tevrat
הֲפָנָ֥יו תִּשָּׂא֑וּן אִם־לָאֵ֥ל תְּרִיבֽוּן
O'nun yüzünü mü kaldıracaksınız, yoksa Tanrı için mi dava edeceksiniz?
Eyüp 13:10
·
Tevrat
הוֹכֵ֣חַ יוֹכִ֣יחַ אֶתְכֶ֑ם אִם־בַּ֝סֵּ֗תֶר פָּנִ֥ים תִּשָּׂאֽוּן
Eğer gizlice yüzleri kaldırırsanız, sizi kesinlikle azarlayacaktır.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 9:17
·
Tevrat
וּתְמַהֵ֕רְנָה וְתִשֶּׂ֥נָה עָלֵ֖ינוּ נֶ֑הִי וְתֵרַ֤דְנָה עֵינֵ֨ינוּ֙ דִּמְעָ֔ה וְעַפְעַפֵּ֖ינוּ יִזְּלוּ־מָֽיִם
Ve acele etsinler ve bizim için feryat yükseltsinler ki, gözlerimizden gözyaşı insin ve göz kapaklarımızdan sular aksın.
Rut 1:14
·
Tevrat
וַתִּשֶּׂ֣נָה קוֹלָ֔ן וַתִּבְכֶּ֖ינָה ע֑וֹד וַתִּשַּׁ֤ק עָרְפָּה֙ לַחֲמוֹתָ֔הּ וְר֖וּת דָּ֥בְקָה בָּֽהּ
Seslerini yükselttiler ve yine ağladılar. Orpa kaynanasını öptü, ama Rut ona yapıştı.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 17:8
·
Tevrat
אֶל־שָׂ֥דֶה טּ֛וֹב אֶל־מַ֥יִם רַבִּ֖ים הִ֣יא שְׁתוּלָ֑ה לַעֲשׂ֤וֹת עָנָף֙ וְלָשֵׂ֣את פֶּ֔רִי לִהְי֖וֹת לְגֶ֥פֶן אַדָּֽרֶת
Dal yapması, meyve taşıması ve görkemli bir asma olması için iyi tarlaya, çok sulara dikilmişti.
Vaiz 5:18
·
Tevrat
גַּ֣ם כָּֽל־הָאָדָ֡ם אֲשֶׁ֣ר נָֽתַן־ל֣וֹ הָאֱלֹהִים֩ עֹ֨שֶׁר וּנְכָסִ֜ים וְהִשְׁלִיט֨וֹ לֶאֱכֹ֤ל מִמֶּ֨נּוּ֙ וְלָשֵׂ֣את אֶת־חֶלְק֔וֹ וְלִשְׂמֹ֖חַ בַּעֲמָל֑וֹ זֹ֕ה מַתַּ֥ת אֱלֹהִ֖ים הִֽיא
Ayrıca Tanrı'nın kendisine zenginlik ve mallar verdiği, ve ondan yemesi, kendi payını alması ve emeğinde sevinmesi için ona yetki verdiği her insan; bu Tanrı'nın armağanıdır.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 4:19
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֶל־אָבִ֖יו רֹאשִׁ֣י רֹאשִׁ֑י וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־הַנַּ֔עַר שָׂאֵ֖הוּ אֶל־אִמּֽוֹ
Babasına dedi: 'Başım, başım!' Babası hizmetçiye dedi: 'Onu annesine taşı.'
Çölde Sayım 11:12
·
Tevrat
הֶאָנֹכִ֣י הָרִ֗יתִי אֵ֚ת כָּל־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אִם־אָנֹכִ֖י יְלִדְתִּ֑יהוּ כִּֽי־תֹאמַ֨ר אֵלַ֜י שָׂאֵ֣הוּ בְחֵיקֶ֗ךָ כַּאֲשֶׁ֨ר יִשָּׂ֤א הָאֹמֵן֙ אֶת־הַיֹּנֵ֔ק עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖עְתָּ לַאֲבֹתָֽיו
Bütün bu halka ben mi gebe kaldım, onları ben mi doğurdum ki bana diyorsun: 'Bakıcının emzikteki çocuğu taşıdığı gibi onları kucağında taşı, babalarına yemin ettiğin toprağa'?
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 28:2
·
Tevrat
שְׁמַ֤ע ק֣וֹל תַּ֭חֲנוּנַי בְּשַׁוְּעִ֣י אֵלֶ֑יךָ בְּנָשְׂאִ֥י יָ֝דַ֗י אֶל־דְּבִ֥יר קָדְשֶֽׁךָ
Sana yardım çağırdığımda, ellerimi senin kutsal iç odana doğru kaldırdığımda yalvarışlarımın sesini işit.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 24:7
·
Tevrat
יִֽזַּל־מַ֨יִם֙ מִדָּ֣לְיָ֔ו וְזַרְע֖וֹ בְּמַ֣יִם רַבִּ֑ים וְיָרֹ֤ם מֵֽאֲגַג֙ מַלְכּ֔וֹ וְתִנַּשֵּׂ֖א מַלְכֻתֽוֹ
Kovalarından su akacak ve tohumu çok sularda olacak; kralı Agag'dan yücelecek ve krallığı yükselecek.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 17:9
·
Tevrat
אֱמֹ֗ר כֹּ֥ה אָמַ֛ר אֲדֹנָ֥י יְהֹוִ֖ה תִּצְלָ֑ח הֲלוֹא֩ אֶת־שָׁרָשֶׁ֨יהָ יְנַתֵּ֜ק וְאֶת־פִּרְיָ֣הּ יְקוֹסֵ֣ס וְיָבֵ֗שׁ כָּל־טַרְפֵּ֤י צִמְחָהּ֙ תִּיבָ֔שׁ וְלֹֽא־בִזְרֹ֤עַ גְּדוֹלָה֙ וּבְעַם־רָ֔ב לְמַשְׂא֥וֹת אוֹתָ֖הּ מִשָּׁרָשֶֽׁיהָ
Söyle: Efendi Yahve şöyle dedi: Başarılı olacak mı? Onu köklerinden kaldırmak için büyük bir kolla ve çok halkla olmadan, onun köklerini koparmayacak mı ve onun meyvesini kesmeyecek mi, ve filizinin bütün yaprakları kuruyup kurumayacak mı?
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 18:26
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה אִם־אֶמְצָ֥א בִסְדֹ֛ם חֲמִשִּׁ֥ים צַדִּיקִ֖ם בְּת֣וֹךְ הָעִ֑יר וְנָשָׂ֥אתִי לְכָל־הַמָּק֖וֹם בַּעֲבוּרָֽם
Yahve dedi: 'Eğer Sodom'da, şehrin içinde elli doğru kişi bulursam, onların uğruna bütün yeri bağışlayacağım.'
Örnek Ayetler (1)
Ester 3:1
·
Tevrat
אַחַ֣ר הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֗לֶּה גִּדַּל֩ הַמֶּ֨לֶךְ אֲחַשְׁוֵר֜וֹשׁ אֶת־הָמָ֧ן בֶּֽן־הַמְּדָ֛תָא הָאֲגָגִ֖י וַֽיְנַשְּׂאֵ֑הוּ וַיָּ֨שֶׂם֙ אֶת־כִּסְא֔וֹ מֵעַ֕ל כָּל־הַשָּׂרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ
Bu sözlerden sonra Kral Ahaşveroş Agaglı Hammedata oğlu Haman'ı büyüttü ve onu yükseltti; ve onun tahtını onunla olan bütün prenslerin üzerine koydu.