480
Kullanım
5
Lemma
94
Türev
95
Anlam
5 lemma, 94 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיַּפֵּל Lemma | vayyappel | ve düşürdü, düşmek, düşürmek, yıkılmak | Fiil | 50 | ||
נָפָֽל | nafal | düştü, düşmek, yıkılmak, aşağı inmek | Fiil | 42 | ||
יִפְּלוּ | yippelu | düşecekler, düşmek, yıkılmak, aşağı inmek | Fiil | 34 | ||
נָפְלוּ | nafelu | düştüler, düşmek, yıkılmak, başarısız olmak | Fiil | 33 | ||
יִפֹּל | yippol | düşecek, düşmek, yıkılmak, inmek | Fiil | 29 | ||
וַֽיִּפְּלוּ | va-yyippelu | ve düştüler, düşmek, yıkılmak, secde etmek | Fiil | 29 | ||
וַתִּפֹּל | va-ttippol | ve düştü, düşmek, yıkılmak, yüzüstü kapanmak | Fiil | 18 | ||
Örnek Ayetler (5 / 18) Hakimler 19:26 · Tevrat וַתָּבֹ֥א הָאִשָּׁ֖ה לִפְנ֣וֹת הַבֹּ֑קֶר וַתִּפֹּ֞ל פֶּ֧תַח בֵּית־הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־אֲדוֹנֶ֥יהָ שָּׁ֖ם עַד־הָאֽוֹר Kadın sabaha karşı geldi ve ışığa kadar efendisinin orada olduğu adamın evinin kapısına düştü. Hezekiel 8:1 · Tevrat וַיְהִ֣י בַּשָּׁנָ֣ה הַשִּׁשִּׁ֗ית בַּשִּׁשִּׁי֙ בַּחֲמִשָּׁ֣ה לַחֹ֔דֶשׁ אֲנִי֙ יוֹשֵׁ֣ב בְּבֵיתִ֔י וְזִקְנֵ֥י יְהוּדָ֖ה יוֹשְׁבִ֣ים לְפָנָ֑י וַתִּפֹּ֤ל עָלַי֙ שָׁ֔ם יַ֖ד אֲדֹנָ֥י יְהֹוִֽה Altıncı yılda, altıncı ayın beşinde, ben evimde otururken ve Yahuda'nın yaşlıları önümde otururken, Efendi Yahve'nin eli orada üzerime düştü. Hezekiel 11:5 · Tevrat וַתִּפֹּ֣ל עָלַי֮ ר֣וּחַ יְהוָה֒ וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י אֱמֹר֙ כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָ֔ה כֵּ֥ן אֲמַרְתֶּ֖ם בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל וּמַעֲל֥וֹת רֽוּחֲכֶ֖ם אֲנִ֥י יְדַעְתִּֽיהָ Yahve'nin ruhu üzerime düştü ve bana dedi: 'Söyle, Yahve şöyle dedi: Böyle dediniz İsrail evi; ve ruhunuzun yükselenlerini ben bildim.' 2. Samuel 14:4 · Tevrat וַ֠תֹּאמֶר הָאִשָּׁ֤ה הַתְּקֹעִית֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וַתִּפֹּ֧ל עַל־אַפֶּ֛יהָ אַ֖רְצָה וַתִּשְׁתָּ֑חוּ וַתֹּ֖אמֶר הוֹשִׁ֥עָה הַמֶּֽלֶךְ Tekoalı kadın krala konuştu ve yüzü üzerine yere düştü ve eğildi ve dedi: 'Kurtar ey kral!' 2. Samuel 20:8 · Tevrat הֵ֗ם עִם־הָאֶ֤בֶן הַגְּדוֹלָה֙ אֲשֶׁ֣ר בְּגִבְע֔וֹן וַעֲמָשָׂ֖א בָּ֣א לִפְנֵיהֶ֑ם וְיוֹאָ֞ב חָג֣וּר מִדּ֣וֹ לְבֻשׁ֗וּ וְעָלָ֞יו חֲג֥וֹר חֶ֨רֶב֙ מְצֻמֶּ֤דֶת עַל־מָתְנָיו֙ בְּתַעְרָ֔הּ וְה֥וּא יָצָ֖א וַתִּפֹּֽל Onlar Givon'daki büyük taşın yanındayken, Amasa onların önüne geldi; Yoav giydiği giysisiyle kuşanmıştı ve onun üzerinde kınıyla beline bağlanmış bir kılıç kuşağı vardı; ve o çıkarken kılıç düştü. | ||||||
וְנָפְלוּ | ve-nafelu | ve düştüler, düşmek, yıkılmak, başarısız olmak | Fiil | 17 | ||
נָפְלָה | nafla | düştü, düşmek, yıkılmak, aşağı inmek | Fiil | 15 | ||
וְנָפַל | ve-nafal | ve düştü, düşmek, yıkılmak, aşağı inmek | Fiil | 14 | ||
יִפּוֹל | yippol | düşecek, düşmek, yıkılmak, atılmak | Fiil | 13 | ||
וְנָפְלָה | ve-nafla | ve düştü, düşmek, yıkılmak, başarısız olmak | Fiil | 9 | ||
נֹפְלִים | nofelim | düşenler, düşmek, yıkılmak, yere serilmek | Fiil | 7 | ||
תִּפּוֹל | tippol | düşecek, düşmek, yıkılmak, ölmek | Fiil | 7 | ||
בִּנְפֹל | binfol | düştüğünde, düşmek, yıkılmak, aşağı inmek | Fiil | 6 | ||
וָאֶפֹּל | va-eppol | ve düştüm, düşmek, yıkılmak, yere serilmek | Fiil | 6 | ||
הַנֹּפְלִים | ha-nnofelim | düşenler, düşmek, yıkılmak, aşağı inmek | Fiil | 5 | ||
לְהַפִּיל | lehappil | düşürmek için, düşürmek, yıkmak, atmak | Fiil | 5 | ||
נֹפֶלֶת | nofelet | düşen, düşmek, yıkılmak, aşağı inmek | Fiil | 5 | ||
לִנְפֹּל | li-npol | düşmek için, düşmek, yıkılmak, aşağı inmek | Fiil | 4 | ||
Örnek Ayetler (5 / 50)
Hakimler 4:16
·
Tevrat
וּבָרָ֗ק רָדַ֞ף אַחֲרֵ֤י הָרֶ֨כֶב֙ וְאַחֲרֵ֣י הַֽמַּחֲנֶ֔ה עַ֖ד חֲרֹ֣שֶׁת הַגּוֹיִ֑ם וַיִּפֹּ֞ל כָּל־מַחֲנֵ֤ה סִֽיסְרָא֙ לְפִי־חֶ֔רֶב לֹ֥א נִשְׁאַ֖ר עַד־אֶחָֽד
Barak savaş arabalarının ve ordugahın peşinden Haroşet-Hagoyim'e kadar kovaladı; Sisera'nın bütün ordugahı kılıcın ağzıyla düştü, bir kişi bile kalmadı.
Hakimler 7:13
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א גִדְע֔וֹן וְהִ֨נֵּה־אִ֔ישׁ מְסַפֵּ֥ר לְרֵעֵ֖הוּ חֲל֑וֹם וַיֹּ֜אמֶר הִנֵּ֧ה חֲל֣וֹם חָלַ֗מְתִּי וְהִנֵּ֨ה צְלִ֜יל לֶ֤חֶם שְׂעֹרִים֙ מִתְהַפֵּךְ֙ בְּמַחֲנֵ֣ה מִדְיָ֔ן וַיָּבֹ֣א עַד־הָ֠אֹהֶל וַיַּכֵּ֧הוּ וַיִּפֹּ֛ל וַיַּהַפְכֵ֥הוּ לְמַ֖עְלָה וְנָפַ֥ל הָאֹֽהֶל
Gideon geldi ve işte bir adam arkadaşına bir rüya anlatıyordu. Dedi ki: 'İşte bir rüya gördüm ve işte arpa ekmeği somunu Midyan ordusunda yuvarlanıyordu; çadıra kadar geldi, ona vurdu ve düştü, onu yukarıya çevirdi ve çadır düştü.'
Hakimler 12:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמְרוּ לוֹ֩ אֱמָר־נָ֨א שִׁבֹּ֜לֶת וַיֹּ֣אמֶר סִבֹּ֗לֶת וְלֹ֤א יָכִין֙ לְדַבֵּ֣ר כֵּ֔ן וַיֹּאחֲז֣וּ אוֹת֔וֹ וַיִּשְׁחָט֖וּהוּ אֶל־מַעְבְּר֣וֹת הַיַּרְדֵּ֑ן וַיִּפֹּ֞ל בָּעֵ֤ת הַהִיא֙ מֵֽאֶפְרַ֔יִם אַרְבָּעִ֥ים וּשְׁנַ֖יִם אָֽלֶף
Ve ona dediler: 'Lütfen Şibbolet söyle.' Ve o 'Sibbolet' dedi ve böyle konuşmayı doğru yapamadı. Ve onu tuttular ve Yarden'in geçitlerinde onu boğazladılar. Ve o zamanda Efrayim'den kırk iki bin düştü.
Hakimler 16:30
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שִׁמְשׁ֗וֹן תָּמ֣וֹת נַפְשִׁי֮ עִם־פְּלִשְׁתִּים֒ וַיֵּ֣ט בְּכֹ֔חַ וַיִּפֹּ֤ל הַבַּ֨יִת֙ עַל־הַסְּרָנִ֔ים וְעַל־כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁר־בּ֑וֹ וַיִּהְי֤וּ הַמֵּתִים֙ אֲשֶׁ֣ר הֵמִ֣ית בְּמוֹת֔וֹ רַבִּ֕ים מֵאֲשֶׁ֥ר הֵמִ֖ית בְּחַיָּֽיו
Şimşon dedi: 'Canım Filistlilerle ölsün.' Ve güçle eğildi; ev beylerin üzerine ve içindeki bütün halkın üzerine düştü. Böylece ölümünde öldürdüğü ölüler, yaşamında öldürdüklerinden çok oldu.
Hezekiel 13:11
·
Tevrat
אֱמֹ֛ר אֶל־טָחֵ֥י תָפֵ֖ל וְיִפֹּ֑ל הָיָ֣ה גֶּ֣שֶׁם שׁוֹטֵ֗ף וְאַתֵּ֜נָה אַבְנֵ֤י אֶלְגָּבִישׁ֙ תִּפֹּ֔לְנָה וְר֥וּחַ סְעָר֖וֹת תְּבַקֵּֽעַ
Harçla sıvayanlara de ki: Düşecek; sağanak yağmur olacak ve siz, ey dolu taşları, düşeceksiniz ve kasırga rüzgarı onu yaracak.
Örnek Ayetler (3 / 42)
Hakimler 3:25
·
Tevrat
וַיָּחִ֣ילוּ עַד־בּ֔וֹשׁ וְהְנֵּ֛ה אֵינֶ֥נּוּ פֹתֵ֖חַ דַּלְת֣וֹת הָֽעֲלִיָּ֑ה וַיִּקְח֤וּ אֶת־הַמַּפְתֵּ֨חַ֙ וַיִּפְתָּ֔חוּ וְהִנֵּה֙ אֲדֹ֣נֵיהֶ֔ם נֹפֵ֥ל אַ֖רְצָה מֵֽת
Utanıncaya kadar beklediler; ve işte, üst odanın kapılarını açmıyordu. Anahtarı alıp açtılar; ve işte, efendileri yere ölü düşmüştü.
Hakimler 4:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה בָרָק֮ רֹדֵ֣ף אֶת־סִֽיסְרָא֒ וַתֵּצֵ֤א יָעֵל֙ לִקְרָאת֔וֹ וַתֹּ֣אמֶר ל֔וֹ לֵ֣ךְ וְאַרְאֶ֔ךָּ אֶת־הָאִ֖ישׁ אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה מְבַקֵּ֑שׁ וַיָּבֹ֣א אֵלֶ֔יהָ וְהִנֵּ֤ה סִֽיסְרָא֙ נֹפֵ֣ל מֵ֔ת וְהַיָּתֵ֖ד בְּרַקָּתֽוֹ
Ve işte Barak Sisera'yı kovalıyordu; Yael onu karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Gel, aradığın adamı sana göstereyim.' Ona geldi, ve işte Sisera ölü düşmüş, kazık şakağındaydı.
Hakimler 5:27
·
Tevrat
בֵּ֣ין רַגְלֶ֔יהָ כָּרַ֥ע נָפַ֖ל שָׁכָ֑ב בֵּ֤ין רַגְלֶ֨יהָ֙ כָּרַ֣ע נָפָ֔ל בַּאֲשֶׁ֣ר כָּרַ֔ע שָׁ֖ם נָפַ֥ל שָׁדֽוּד
Ayaklarının arasında çöktü, düştü, yattı; ayaklarının arasında çöktü, düştü; çöktüğü yere, orada yıkılmış düştü.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Amos 7:17
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אִשְׁתְּךָ֞ בָּעִ֤יר תִּזְנֶה֙ וּבָנֶ֤יךָ וּבְנֹתֶ֨יךָ֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וְאַדְמָתְךָ֖ בַּחֶ֣בֶל תְּחֻלָּ֑ק וְאַתָּ֗ה עַל־אֲדָמָ֤ה טְמֵאָה֙ תָּמ֔וּת וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל גָּלֹ֥ה יִגְלֶ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: 'Karın şehirde fahişelik yapacak, ve oğulların ve kızların kılıçla düşecekler; ve toprağın iple bölünecek, ve sen kirli bir toprak üzerinde öleceksin; ve İsrail kesinlikle kendi toprağından sürgüne gidecek.'
Hezekiel 5:12
·
Tevrat
שְׁלִשִׁתֵ֞יךְ בַּדֶּ֣בֶר יָמ֗וּתוּ וּבָֽרָעָב֙ יִכְל֣וּ בְתוֹכֵ֔ךְ וְהַ֨שְּׁלִשִׁ֔ית בַּחֶ֖רֶב יִפְּל֣וּ סְבִיבוֹתָ֑יִךְ וְהַשְּׁלִישִׁית֙ לְכָל־ר֣וּחַ אֱזָרֶ֔ה וְחֶ֖רֶב אָרִ֥יק אַחֲרֵיהֶֽם
Üçte birin salgın hastalıkla ölecekler ve senin içinde kıtlıkla tükenecekler; ve üçte biri etrafında kılıçla düşecekler; ve üçte birini her rüzgara savuracağım ve arkalarından kılıç çekeceğim.
Hezekiel 6:11
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הַכֵּ֨ה בְכַפְּךָ֜ וּרְקַ֤ע בְּרַגְלְךָ֙ וֶֽאֱמָר־אָ֔ח אֶ֛ל כָּל־תּוֹעֲב֥וֹת רָע֖וֹת בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל אֲשֶׁ֗ר בַּחֶ֛רֶב בָּרָעָ֥ב וּבַדֶּ֖בֶר יִפֹּֽלוּ
Efendi Yahve şöyle dedi: Avucunla vur ve ayağınla yere vur ve de ki: 'Ah!' İsrail evinin bütün kötü iğrençlikleri için; ki kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla düşecekler.
Hezekiel 17:21
·
Tevrat
וְאֵ֨ת כָּל־מִבְרָחָ֤יו בְּכָל־אֲגַפָּיו֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וְהַנִּשְׁאָרִ֖ים לְכָל־ר֣וּחַ יִפָּרֵ֑שׂוּ וִידַעְתֶּ֕ם כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Ve bütün birliklerindeki kaçanların hepsi kılıçla düşecekler ve kalanlar her rüzgara dağılacaklar; ve benim, Yahve'nin konuştuğunu bileceksiniz.
Hezekiel 24:21
·
Tevrat
אֱמֹ֣ר לְבֵ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ הִנְנִ֨י מְחַלֵּ֤ל אֶת־מִקְדָּשִׁי֙ גְּא֣וֹן עֻזְּכֶ֔ם מַחְמַ֥ד עֵֽינֵיכֶ֖ם וּמַחְמַ֣ל נַפְשְׁכֶ֑ם וּבְנֵיכֶ֧ם וּבְנֽוֹתֵיכֶ֛ם אֲשֶׁ֥ר עֲזַבְתֶּ֖ם בַּחֶ֥רֶב יִפֹּֽלוּ
İsrail evine söyle: Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben gücünüzün gururunu, gözlerinizin arzusunu ve canınızın acımasını, kutsal yerimi bozuyorum; ve bıraktığınız oğullarınız ve kızlarınız kılıçla düşecekler.
Örnek Ayetler (5 / 33)
Hezekiel 27:34
·
Tevrat
עֵ֛ת נִשְׁבֶּ֥רֶת מִיַּמִּ֖ים בְּמַֽעֲמַקֵּי־מָ֑יִם מַעֲרָבֵ֥ךְ וְכָל־קְהָלֵ֖ךְ בְּתוֹכֵ֥ךְ נָפָֽלוּ
Denizlerden, suların derinliklerinde kırıldığın zaman, senin takas malın ve senin içindeki bütün topluluğun düştüler.
Hezekiel 31:12
·
Tevrat
וַיִּכְרְתֻ֧הוּ זָרִ֛ים עָרִיצֵ֥י גוֹיִ֖ם וַֽיִּטְּשֻׁ֑הוּ אֶל־הֶ֠הָרִים וּבְכָל־גֵּ֨אָי֜וֹת נָפְל֣וּ דָלִיּוֹתָ֗יו וַתִּשָּׁבַ֤רְנָה פֹֽארֹתָיו֙ בְּכֹל֙ אֲפִיקֵ֣י הָאָ֔רֶץ וַיֵּרְד֧וּ מִצִּלּ֛וֹ כָּל־עַמֵּ֥י הָאָ֖רֶץ וַֽיִּטְּשֻֽׁהוּ
Ulusların zalimleri olan yabancılar onu kestiler ve onu bıraktılar; dalları dağlara ve bütün vadilere düştü, sürgünleri yerin bütün derelerinde kırıldı; yerin bütün halkları onun gölgesinden indiler ve onu bıraktılar.
2. Samuel 1:10
·
Tevrat
וָאֶעֱמֹ֤ד עָלָיו֙ וַאֲמֹ֣תְתֵ֔הוּ כִּ֣י יָדַ֔עְתִּי כִּ֛י לֹ֥א יִֽחְיֶ֖ה אַחֲרֵ֣י נִפְל֑וֹ וָאֶקַּ֞ח הַנֵּ֣זֶר אֲשֶׁ֣ר עַל־רֹאשׁ֗וֹ וְאֶצְעָדָה֙ אֲשֶׁ֣ר עַל־זְרֹע֔וֹ וָאֲבִיאֵ֥ם אֶל־אֲדֹנִ֖י הֵֽנָּה
Üzerinde durdum ve onu öldürdüm; çünkü düştükten sonra yaşamayacağını biliyordum. Başının üzerindeki tacı ve kolunun üzerindeki bileziği aldım ve onları buraya, efendime getirdim.
2. Samuel 1:12
·
Tevrat
וַֽיִּסְפְּדוּ֙ וַיִּבְכּ֔וּ וַיָּצֻ֖מוּ עַד־הָעָ֑רֶב עַל־שָׁא֞וּל וְעַל־יְהוֹנָתָ֣ן בְּנ֗וֹ וְעַל־עַ֤ם יְהוָה֙ וְעַל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֥י נָפְל֖וּ בֶּחָֽרֶב
Şaul için, oğlu Yonatan için, Yahve'nin halkı için ve İsrail evi için akşama kadar yas tuttular, ağladılar ve oruç tuttular; çünkü kılıçla düşmüşlerdi.
2. Samuel 1:19
·
Tevrat
הַצְּבִי֙ יִשְׂרָאֵ֔ל עַל־בָּמוֹתֶ֖יךָ חָלָ֑ל אֵ֖יךְ נָפְל֥וּ גִבּוֹרִֽים
Ey İsrail'in güzelliği, yüksek yerlerinde vuruldun; yiğitler nasıl düştü!
Örnek Ayetler (5 / 29)
2. Samuel 14:11
·
Tevrat
וַתֹּאמֶר֩ יִזְכָּר־נָ֨א הַמֶּ֜לֶךְ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ מֵהַרְבַּ֞ת גֹּאֵ֤ל הַדָּם֙ לְשַׁחֵ֔ת וְלֹ֥א יַשְׁמִ֖ידוּ אֶת־בְּנִ֑י וַיֹּ֨אמֶר֙ חַי־יְהוָ֔ה אִם־יִפֹּ֛ל מִשַּׂעֲרַ֥ת בְּנֵ֖ךְ אָֽרְצָה
Ve dedi: 'Kan fidyecisinin yok etmeyi çoğaltmaması ve oğlumu yok etmemeleri için kral lütfen Tanrın Yahve'yi hatırlasın.' O da dedi: 'Yahve yaşıyor ki, oğlunun saçından yere düşmeyecek.'
2. Samuel 17:12
·
Tevrat
וּבָ֣אנוּ אֵלָ֗יו בְּאַחַ֤ד הַמְּקוֹמֹת֙ אֲשֶׁ֣ר נִמְצָ֣א שָׁ֔ם וְנַ֣חְנוּ עָלָ֔יו כַּאֲשֶׁ֛ר יִפֹּ֥ל הַטַּ֖ל עַל־הָאֲדָמָ֑ה וְלֹֽא־נ֥וֹתַר בּ֛וֹ וּבְכָל־הָאֲנָשִׁ֥ים אֲשֶׁר־אִתּ֖וֹ גַּם־אֶחָֽד
Onun bulunduğu yerlerin birinde onun üzerine varacağız ve çiyin toprağın üzerine düştüğü gibi onun üzerine ineceğiz; onda ve onunla olan bütün adamlarda bir kişi bile kalmayacak.
Yeremya 48:44
·
Tevrat
הַנָּ֞ס מִפְּנֵ֤י הַפַּ֨חַד֙ יִפֹּ֣ל אֶל־הַפַּ֔חַת וְהָֽעֹלֶה֙ מִן־הַפַּ֔חַת יִלָּכֵ֖ד בַּפָּ֑ח כִּֽי־אָבִ֨יא אֵלֶ֧יהָ אֶל־מוֹאָ֛ב שְׁנַ֥ת פְּקֻדָּתָ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Dehşetin yüzünden kaçan çukura düşecek ve çukurdan çıkan tuzağa yakalanacak; çünkü onun üzerine, Moab'ın üzerine cezalandırılmalarının yılını getireceğim, Yahve'nin bildirisidir.
1. Samuel 14:45
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הָעָ֜ם אֶל־שָׁא֗וּל הֲֽיוֹנָתָ֤ן יָמוּת֙ אֲשֶׁ֣ר עָ֠שָׂה הַיְשׁוּעָ֨ה הַגְּדוֹלָ֣ה הַזֹּאת֮ בְּיִשְׂרָאֵל֒ חָלִ֗ילָה חַי־יְהוָה֙ אִם־יִפֹּ֞ל מִשַּׂעֲרַ֤ת רֹאשׁוֹ֙ אַ֔רְצָה כִּֽי־עִם־אֱלֹהִ֥ים עָשָׂ֖ה הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וַיִּפְדּ֥וּ הָעָ֛ם אֶת־יוֹנָתָ֖ן וְלֹא־מֵֽת
Halk Şaul'a dedi: 'İsrail'de bu büyük kurtuluşu yapan Yonatan mı ölecek? Uzak olsun; Yahve yaşıyor, başının saçından yere düşerse! Çünkü bu gün Tanrı ile yaptı.' Halk Yonatan'ı fidyeyle kurtardı ve ölmedi.
1. Samuel 17:32
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר דָּוִד֙ אֶל־שָׁא֔וּל אַל־יִפֹּ֥ל לֵב־אָדָ֖ם עָלָ֑יו עַבְדְּךָ֣ יֵלֵ֔ךְ וְנִלְחַ֖ם עִם־הַפְּלִשְׁתִּ֥י הַזֶּֽה
Davut Saul'a dedi: 'Onun yüzünden insanın kalbi düşmesin; kulun gidecek ve bu Filistliyle savaşacak.'
Örnek Ayetler (5 / 29)
Hakimler 9:40
·
Tevrat
וַיִּרְדְּפֵ֣הוּ אֲבִימֶ֔לֶךְ וַיָּ֖נָס מִפָּנָ֑יו וַֽיִּפְּל֛וּ חֲלָלִ֥ים רַבִּ֖ים עַד־פֶּ֥תַח הַשָּֽׁעַר
Abimelek onu kovaladı ve o onun önünden kaçtı; kapının girişine kadar birçok yaralı düştü.
Hakimler 13:20
·
Tevrat
וַיְהִי֩ בַעֲל֨וֹת הַלַּ֜הַב מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ הַשָּׁמַ֔יְמָה וַיַּ֥עַל מַלְאַךְ־יְהוָ֖ה בְּלַ֣הַב הַמִּזְבֵּ֑חַ וּמָנ֤וֹחַ וְאִשְׁתּוֹ֙ רֹאִ֔ים וַיִּפְּל֥וּ עַל־פְּנֵיהֶ֖ם אָֽרְצָה
Alev sunağın üzerinden göklere çıkarken Yahve'nin elçisi sunağın alevinde çıktı; ve Manoah ve karısı görüyorlardı ve yüzleri üzerine yere düştüler.
Hakimler 20:44
·
Tevrat
וַֽיִּפְּלוּ֙ מִבִּנְיָמִ֔ן שְׁמֹנָֽה־עָשָׂ֥ר אֶ֖לֶף אִ֑ישׁ אֶת־כָּל־אֵ֖לֶּה אַנְשֵׁי־חָֽיִל
Bünyamin'den on sekiz bin adam düştü; bütün bunlar yiğit adamlardı.
Hezekiel 39:23
·
Tevrat
וְיָדְע֣וּ הַ֠גּוֹיִם כִּ֣י בַעֲוֺנָ֞ם גָּל֣וּ בֵֽית־יִשְׂרָאֵ֗ל עַ֚ל אֲשֶׁ֣ר מָֽעֲלוּ־בִ֔י וָאַסְתִּ֥ר פָּנַ֖י מֵהֶ֑ם וָֽאֶתְּנֵם֙ בְּיַ֣ד צָרֵיהֶ֔ם וַיִּפְּל֥וּ בַחֶ֖רֶב כֻּלָּֽם
Ve uluslar bilecekler ki İsrail evi bana sadakatsizlik ettikleri için suçları yüzünden sürgüne gittiler; ve yüzümü onlardan gizledim ve onları düşmanlarının eline verdim ve hepsi kılıçla düştüler.
2. Samuel 2:16
·
Tevrat
וַֽיַּחֲזִ֜קוּ אִ֣ישׁ בְּרֹ֣אשׁ רֵעֵ֗הוּ וְחַרְבּוֹ֙ בְּצַ֣ד רֵעֵ֔הוּ וַֽיִּפְּל֖וּ יַחְדָּ֑ו וַיִּקְרָא֙ לַמָּק֣וֹם הַה֔וּא חֶלְקַ֥ת הַצֻּרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בְּגִבְעֽוֹן
Her adam arkadaşının başından tuttu ve kılıcı arkadaşının böğründeydi ve birlikte düştüler; ve Givon'da olan o yere Helkat-Hatsurim çağrıldı.
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hakimler 19:26
·
Tevrat
וַתָּבֹ֥א הָאִשָּׁ֖ה לִפְנ֣וֹת הַבֹּ֑קֶר וַתִּפֹּ֞ל פֶּ֧תַח בֵּית־הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־אֲדוֹנֶ֥יהָ שָּׁ֖ם עַד־הָאֽוֹר
Kadın sabaha karşı geldi ve ışığa kadar efendisinin orada olduğu adamın evinin kapısına düştü.
Hezekiel 8:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּשָּׁנָ֣ה הַשִּׁשִּׁ֗ית בַּשִּׁשִּׁי֙ בַּחֲמִשָּׁ֣ה לַחֹ֔דֶשׁ אֲנִי֙ יוֹשֵׁ֣ב בְּבֵיתִ֔י וְזִקְנֵ֥י יְהוּדָ֖ה יוֹשְׁבִ֣ים לְפָנָ֑י וַתִּפֹּ֤ל עָלַי֙ שָׁ֔ם יַ֖ד אֲדֹנָ֥י יְהֹוִֽה
Altıncı yılda, altıncı ayın beşinde, ben evimde otururken ve Yahuda'nın yaşlıları önümde otururken, Efendi Yahve'nin eli orada üzerime düştü.
Hezekiel 11:5
·
Tevrat
וַתִּפֹּ֣ל עָלַי֮ ר֣וּחַ יְהוָה֒ וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י אֱמֹר֙ כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָ֔ה כֵּ֥ן אֲמַרְתֶּ֖ם בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל וּמַעֲל֥וֹת רֽוּחֲכֶ֖ם אֲנִ֥י יְדַעְתִּֽיהָ
Yahve'nin ruhu üzerime düştü ve bana dedi: 'Söyle, Yahve şöyle dedi: Böyle dediniz İsrail evi; ve ruhunuzun yükselenlerini ben bildim.'
2. Samuel 14:4
·
Tevrat
וַ֠תֹּאמֶר הָאִשָּׁ֤ה הַתְּקֹעִית֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וַתִּפֹּ֧ל עַל־אַפֶּ֛יהָ אַ֖רְצָה וַתִּשְׁתָּ֑חוּ וַתֹּ֖אמֶר הוֹשִׁ֥עָה הַמֶּֽלֶךְ
Tekoalı kadın krala konuştu ve yüzü üzerine yere düştü ve eğildi ve dedi: 'Kurtar ey kral!'
2. Samuel 20:8
·
Tevrat
הֵ֗ם עִם־הָאֶ֤בֶן הַגְּדוֹלָה֙ אֲשֶׁ֣ר בְּגִבְע֔וֹן וַעֲמָשָׂ֖א בָּ֣א לִפְנֵיהֶ֑ם וְיוֹאָ֞ב חָג֣וּר מִדּ֣וֹ לְבֻשׁ֗וּ וְעָלָ֞יו חֲג֥וֹר חֶ֨רֶב֙ מְצֻמֶּ֤דֶת עַל־מָתְנָיו֙ בְּתַעְרָ֔הּ וְה֥וּא יָצָ֖א וַתִּפֹּֽל
Onlar Givon'daki büyük taşın yanındayken, Amasa onların önüne geldi; Yoav giydiği giysisiyle kuşanmıştı ve onun üzerinde kınıyla beline bağlanmış bir kılıç kuşağı vardı; ve o çıkarken kılıç düştü.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Amos 3:14
·
Tevrat
כִּ֗י בְּי֛וֹם פָּקְדִ֥י פִשְׁעֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל עָלָ֑יו וּפָֽקַדְתִּי֙ עַל־מִזְבְּח֣וֹת בֵּֽית־אֵ֔ל וְנִגְדְּעוּ֙ קַרְנ֣וֹת הַמִּזְבֵּ֔חַ וְנָפְל֖וּ לָאָֽרֶץ
'Çünkü İsrail'in isyanlarını onun üzerinde yokladığım gün, Beytel'in sunaklarını da yoklayacağım; sunağın boynuzları kesilecek ve yere düşecek.'
Amos 8:14
·
Tevrat
הַנִּשְׁבָּעִים֙ בְּאַשְׁמַ֣ת שֹֽׁמְר֔וֹן וְאָמְר֗וּ חֵ֤י אֱלֹהֶ֨יךָ֙ דָּ֔ן וְחֵ֖י דֶּ֣רֶךְ בְּאֵֽר־שָׁ֑בַע וְנָפְל֖וּ וְלֹא־יָק֥וּמוּ עֽוֹד
Samiriye'nin suçu üzerine ant içenler ve 'Senin ilahın yaşıyor, ey Dan' ve 'Beer-Şeva'nın yolu yaşıyor' diyenler; düşecekler ve bir daha kalkmayacaklar.
Hezekiel 30:6
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה וְנָֽפְלוּ֙ סֹמְכֵ֣י מִצְרַ֔יִם וְיָרַ֖ד גְּא֣וֹן עֻזָּ֑הּ מִמִּגְדֹּ֣ל סְוֵנֵ֗ה בַּחֶ֨רֶב֙ יִפְּלוּ־בָ֔הּ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Yahve şöyle dedi: Ve Mısır'ı destekleyenler düşecek ve onun gücünün gururu inecek; Migdol'dan Sevene'ye kadar onda kılıçla düşecekler, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 38:20
·
Tevrat
וְרָעֲשׁ֣וּ מִפָּנַ֡י דְּגֵ֣י הַיָּם֩ וְע֨וֹף הַשָּׁמַ֜יִם וְחַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֗ה וְכָל־הָרֶ֨מֶשׂ֙ הָרֹמֵ֣שׂ עַל־הָֽאֲדָמָ֔ה וְכֹל֙ הָֽאָדָ֔ם אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֑ה וְנֶהֶרְס֣וּ הֶהָרִ֗ים וְנָֽפְלוּ֙ הַמַּדְרֵג֔וֹת וְכָל־חוֹמָ֖ה לָאָ֥רֶץ תִּפּֽוֹל
Ve denizin balıkları, göklerin kuşları, kırın canlıları, toprağın üzerinde sürünen her sürünen ve toprağın yüzü üzerinde olan bütün insanlar yüzümden sarsılacak; dağlar yıkılacak, sarp kayalıklar düşecek ve her duvar yere düşecek.
Yeremya 20:4
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֡ה הִנְנִי֩ נֹתֶנְךָ֨ לְמָג֜וֹר לְךָ֣ וּלְכָל־אֹהֲבֶ֗יךָ וְנָֽפְל֛וּ בְּחֶ֥רֶב אֹיְבֵיהֶ֖ם וְעֵינֶ֣יךָ רֹא֑וֹת וְאֶת־כָּל־יְהוּדָ֗ה אֶתֵּן֙ בְּיַ֣ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְהִגְלָ֥ם בָּבֶ֖לָה וְהִכָּ֥ם בֶּחָֽרֶב
Çünkü Yahve şöyle dedi: 'İşte ben seni kendine ve bütün sevenlerine bir dehşet olarak veriyorum; ve onlar düşmanlarının kılıcıyla düşecekler ve senin gözlerin görecek; ve bütün Yahuda'yı Babil kralının eline vereceğim ve onları Babil'e sürecek ve onları kılıçla vuracak.'
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hakimler 18:1
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם אֵ֥ין מֶ֖לֶךְ בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וּבַיָּמִ֣ים הָהֵ֗ם שֵׁ֣בֶט הַדָּנִ֞י מְבַקֶּשׁ־ל֤וֹ נַֽחֲלָה֙ לָשֶׁ֔בֶת כִּי֩ לֹֽא־נָ֨פְלָה לּ֜וֹ עַד־הַיּ֥וֹם הַה֛וּא בְּתוֹךְ־שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל בְּנַחֲלָֽה
O günlerde İsrail'de kral yoktu. Ve o günlerde Danlı oymağı oturmak için kendisine miras arıyordu; çünkü o güne kadar İsrail oymakları arasında ona miras düşmemişti.
Amos 5:2
·
Tevrat
נָֽפְלָה֙ לֹֽא־תוֹסִ֣יף ק֔וּם בְּתוּלַ֖ת יִשְׂרָאֵ֑ל נִטְּשָׁ֥ה עַל־אַדְמָתָ֖הּ אֵ֥ין מְקִימָֽהּ
İsrail bakiresi düştü, bir daha kalkmayacak; toprağı üzerinde bırakıldı, onu kaldıran yok.
2. Samuel 24:14
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר דָּוִ֛ד אֶל־גָּ֖ד צַר־לִ֣י מְאֹ֑ד נִפְּלָה־נָּ֤א בְיַד־יְהוָה֙ כִּֽי־רַבִּ֣ים רַֽחֲמָ֔יו וּבְיַד־אָדָ֖ם אַל־אֶפֹּֽלָה
Ve Davut Gad'a dedi: 'Çok sıkıntım var; lütfen Yahve'nin eline düşelim, çünkü onun merhameti çoktur; ve insanın eline düşmeyeyim.'
Yeremya 51:8
·
Tevrat
פִּתְאֹ֛ם נָפְלָ֥ה בָבֶ֖ל וַתִּשָּׁבֵ֑ר הֵילִ֣ילוּ עָלֶ֗יהָ קְח֤וּ צֳרִי֙ לְמַכְאוֹבָ֔הּ אוּלַ֖י תֵּרָפֵֽא
Babil aniden düştü ve kırıldı; onun üzerine feryat edin, onun acısı için pelesenk alın, belki şifa bulur.
Yeremya 51:44
·
Tevrat
וּפָקַדְתִּ֨י עַל־בֵּ֜ל בְּבָבֶ֗ל וְהֹצֵאתִ֤י אֶת־בִּלְעוֹ֙ מִפִּ֔יו וְלֹֽא־יִנְהֲר֥וּ אֵלָ֛יו ע֖וֹד גּוֹיִ֑ם גַּם־חוֹמַ֥ת בָּבֶ֖ל נָפָֽלָה
Ve Babil'de Bel'i cezalandıracağım ve onun yuttuğunu onun ağzından çıkaracağım; ve uluslar artık ona akmayacaklar; ayrıca Babil'in duvarı düştü.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hakimler 7:13
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א גִדְע֔וֹן וְהִ֨נֵּה־אִ֔ישׁ מְסַפֵּ֥ר לְרֵעֵ֖הוּ חֲל֑וֹם וַיֹּ֜אמֶר הִנֵּ֧ה חֲל֣וֹם חָלַ֗מְתִּי וְהִנֵּ֨ה צְלִ֜יל לֶ֤חֶם שְׂעֹרִים֙ מִתְהַפֵּךְ֙ בְּמַחֲנֵ֣ה מִדְיָ֔ן וַיָּבֹ֣א עַד־הָ֠אֹהֶל וַיַּכֵּ֧הוּ וַיִּפֹּ֛ל וַיַּהַפְכֵ֥הוּ לְמַ֖עְלָה וְנָפַ֥ל הָאֹֽהֶל
Gideon geldi ve işte bir adam arkadaşına bir rüya anlatıyordu. Dedi ki: 'İşte bir rüya gördüm ve işte arpa ekmeği somunu Midyan ordusunda yuvarlanıyordu; çadıra kadar geldi, ona vurdu ve düştü, onu yukarıya çevirdi ve çadır düştü.'
Hezekiel 6:7
·
Tevrat
וְנָפַ֥ל חָלָ֖ל בְּתֽוֹכְכֶ֑ם וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
İçinizde öldürülmüş olan düşecek ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
2. Samuel 3:29
·
Tevrat
יָחֻ֨לוּ֙ עַל־רֹ֣אשׁ יוֹאָ֔ב וְאֶ֖ל כָּל־בֵּ֣ית אָבִ֑יו וְֽאַל־יִכָּרֵ֣ת מִבֵּ֣ית יוֹאָ֡ב זָ֠ב וּמְצֹרָ֞ע וּמַחֲזִ֥יק בַּפֶּ֛לֶךְ וְנֹפֵ֥ל בַּחֶ֖רֶב וַחֲסַר־לָֽחֶם
Yoav'ın başına ve babasının bütün evinin üzerine dönsün; Yoav'ın evinden akıntılı, cüzamlı, iğ tutan, kılıçla düşen ve ekmek eksiği olan kesilmesin.'
Yeremya 21:9
·
Tevrat
הַיֹּשֵׁב֙ בָּעִ֣יר הַזֹּ֔את יָמ֕וּת בַּחֶ֖רֶב וּבָרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר וְהַיּוֹצֵא֩ וְנָפַ֨ל עַל־הַכַּשְׂדִּ֜ים הַצָּרִ֤ים עֲלֵיכֶם֙ וְחָיָ֔ה וְהָֽיְתָה־לּ֥וֹ נַפְשׁ֖וֹ לְשָׁלָֽל
Bu şehirde oturan kılıçla, kıtlıkla ve salgınla ölecek; ve çıkan ve sizi kuşatan Kildanilerin üzerine düşen yaşayacak ve canı ona ganimet olarak kalacak.
Yeremya 50:32
·
Tevrat
וְכָשַׁ֤ל זָדוֹן֙ וְנָפַ֔ל וְאֵ֥ין ל֖וֹ מֵקִ֑ים וְהִצַּ֤תִּי אֵשׁ֙ בְּעָרָ֔יו וְאָכְלָ֖ה כָּל־סְבִיבֹתָֽיו
Ve küstah tökezleyecek ve düşecek ve onu kaldıran olmayacak; onun şehirlerinde ateş tutuşturacağım ve onun bütün çevresini yiyecek.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Amos 9:9
·
Tevrat
כִּֽי־הִנֵּ֤ה אָֽנֹכִי֙ מְצַוֶּ֔ה וַהֲנִע֥וֹתִי בְכָֽל־הַגּוֹיִ֖ם אֶת־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֤ר יִנּ֨וֹעַ֙ בַּכְּבָרָ֔ה וְלֹֽא־יִפּ֥וֹל צְר֖וֹר אָֽרֶץ
Çünkü işte ben buyuruyorum ve İsrail evini bütün uluslar arasında sarsacağım, elekte sarsıldığı gibi; ve yere bir çakıl taşı düşmeyecek.
Hezekiel 6:12
·
Tevrat
הָרָח֞וֹק בַּדֶּ֣בֶר יָמ֗וּת וְהַקָּרוֹב֙ בַּחֶ֣רֶב יִפּ֔וֹל וְהַנִּשְׁאָר֙ וְהַנָּצ֔וּר בָּרָעָ֖ב יָמ֑וּת וְכִלֵּיתִ֥י חֲמָתִ֖י בָּֽם
Uzaktaki salgın hastalıkla ölecek ve yakındaki kılıçla düşecek; arta kalan ve kuşatılan kıtlıkla ölecek ve hiddetimi onlarda tüketeceğim.
Yeşaya 10:34
·
Tevrat
וְנִקַּ֛ף סִֽבְכֵ֥י הַיַּ֖עַר בַּבַּרְזֶ֑ל וְהַלְּבָנ֖וֹן בְּאַדִּ֥יר יִפּֽוֹל
Ormanın sık ağaçlarını demirle kesecek ve Lübnan güçlü olan tarafından düşecek.
Yeşaya 13:15
·
Tevrat
כָּל־הַנִּמְצָ֖א יִדָּקֵ֑ר וְכָל־הַנִּסְפֶּ֖ה יִפּ֥וֹל בֶּחָֽרֶב
Bulunan herkes deşilecek ve yakalanan herkes kılıçla düşecek.
Yeşaya 54:15
·
Tevrat
הֵ֣ן גּ֥וֹר יָג֛וּר אֶ֖פֶס מֵֽאוֹתִ֑י מִי־גָ֥ר אִתָּ֖ךְ עָלַ֥יִךְ יִפּֽוֹל
İşte, kesinlikle toplanacaklar, ama benden değil; sana karşı kim toplanırsa, senin yüzünden düşecek.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 13:14
·
Tevrat
וְהָ֨רַסְתִּ֜י אֶת־הַקִּ֨יר אֲשֶׁר־טַחְתֶּ֥ם תָּפֵ֛ל וְהִגַּעְתִּ֥יהוּ אֶל־הָאָ֖רֶץ וְנִגְלָ֣ה יְסֹד֑וֹ וְנָֽפְלָה֙ וּכְלִיתֶ֣ם בְּתוֹכָ֔הּ וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Kireçle sıvadığınız duvarı yıkacağım ve onu yere değdireceğim ve onun temeli açığa çıkacak; ve düşecek ve onun içinde tükeneceksiniz ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 47:14
·
Tevrat
וּנְחַלְתֶּ֤ם אוֹתָהּ֙ אִ֣ישׁ כְּאָחִ֔יו אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֨אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לְתִתָּ֖הּ לַאֲבֹֽתֵיכֶ֑ם וְנָ֨פְלָ֜ה הָאָ֧רֶץ הַזֹּ֛את לָכֶ֖ם בְּנַחֲלָֽה
Ve onu miras alacaksınız, her adam kardeşi gibi, onu atalarınıza vermek için elimi kaldırmıştım; ve bu yer size miras olarak düşecek.
Yeremya 9:21
·
Tevrat
דַּבֵּ֗ר כֹּ֚ה נְאֻם־יְהוָ֔ה וְנָֽפְלָה֙ נִבְלַ֣ת הָֽאָדָ֔ם כְּדֹ֖מֶן עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֑ה וּכְעָמִ֛יר מֵאַחֲרֵ֥י הַקֹּצֵ֖ר וְאֵ֥ין מְאַסֵּֽף
Konuş: Yahve'nin bildirisi şöyledir: İnsanın cesedi tarlanın yüzüne gübre gibi ve orakçının arkasından demet gibi düşecek ve toplayan olmayacak.
2. Krallar 7:4
·
Tevrat
אִם־אָמַרְנוּ֩ נָב֨וֹא הָעִ֜יר וְהָרָעָ֤ב בָּעִיר֙ וָמַ֣תְנוּ שָׁ֔ם וְאִם־יָשַׁ֥בְנוּ פֹ֖ה וָמָ֑תְנוּ וְעַתָּ֗ה לְכוּ֙ וְנִפְּלָה֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה אֲרָ֔ם אִם־יְחַיֻּ֣נוּ נִֽחְיֶ֔ה וְאִם־יְמִיתֻ֖נוּ וָמָֽתְנוּ
Eğer 'Şehre girelim' dersek, şehirde kıtlık var ve orada ölürüz; ve eğer burada oturursak, yine ölürüz. Şimdi gelin, Aram ordugahına düşelim; eğer bizi yaşatırlarsa yaşarız, ve eğer bizi öldürürlerse ölürüz.
Yeşaya 22:25
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא נְאֻם֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת תָּמוּשׁ֙ הַיָּתֵ֔ד הַתְּקוּעָ֖ה בְּמָק֣וֹם נֶאֱמָ֑ן וְנִגְדְּעָ֣ה וְנָפְלָ֗ה וְנִכְרַת֙ הַמַּשָּׂ֣א אֲשֶׁר־עָלֶ֔יהָ כִּ֥י יְהוָ֖ה דִּבֵּֽר
O günde, Ordular Yahvesi'nin bildirisidir, sağlam yere çakılmış kazık çıkacak, kesilecek ve düşecek; onun üzerindeki yük kesilip atılacak, çünkü Yahve konuştu.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 7:12
·
Tevrat
וּמִדְיָ֨ן וַעֲמָלֵ֤ק וְכָל־בְּנֵי־קֶ֨דֶם֙ נֹפְלִ֣ים בָּעֵ֔מֶק כָּאַרְבֶּ֖ה לָרֹ֑ב וְלִגְמַלֵּיהֶם֙ אֵ֣ין מִסְפָּ֔ר כַּח֛וֹל שֶׁעַל־שְׂפַ֥ת הַיָּ֖ם לָרֹֽב
Midyan, Amalek ve bütün doğu oğulları çoklukta çekirge gibi vadide yayılmışlardı; develerinin sayısı yoktu, çoklukta denizin kıyısında olan kum gibiydi.
Hezekiel 32:23
·
Tevrat
אֲשֶׁ֨ר נִתְּנ֤וּ קִבְרֹתֶ֨יהָ֙ בְּיַרְכְּתֵי־ב֔וֹר וַיְהִ֣י קְהָלָ֔הּ סְבִיב֖וֹת קְבֻרָתָ֑הּ כֻּלָּ֤ם חֲלָלִים֙ נֹפְלִ֣ים בַּחֶ֔רֶב אֲשֶׁר־נָתְנ֥וּ חִתִּ֖ית בְּאֶ֥רֶץ חַיִּֽים
Ki onun mezarları çukurun diplerine verildi ve onun topluluğu onun mezarının çevresinde oldu; hepsi öldürülmüş olanlardır, kılıçla düşenlerdir, ki yaşam diyarında dehşet verdiler.
Hezekiel 32:27
·
Tevrat
וְלֹ֤א יִשְׁכְּבוּ֙ אֶת־גִּבּוֹרִ֔ים נֹפְלִ֖ים מֵעֲרֵלִ֑ים אֲשֶׁ֣ר יָרְדֽוּ־שְׁא֣וֹל בִּכְלֵֽי־מִלְחַמְתָּם֩ וַיִּתְּנ֨וּ אֶת־חַרְבוֹתָ֜ם תַּ֣חַת רָאשֵׁיהֶ֗ם וַתְּהִ֤י עֲוֺֽנֹתָם֙ עַל־עַצְמוֹתָ֔ם כִּֽי־חִתִּ֥ית גִּבּוֹרִ֖ים בְּאֶ֥רֶץ חַיִּֽים
Ve sünnetsizlerden düşen yiğitlerle birlikte yatmayacaklar, ki onlar savaş silahlarıyla Şeol'e indiler ve kılıçlarını başlarının altına koydular ve onların suçları onların kemikleri üzerinde oldu; çünkü yaşam diyarında yiğitlerin dehşeti vardı.
1. Samuel 31:8
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיָּבֹ֣אוּ פְלִשְׁתִּ֔ים לְפַשֵּׁ֖ט אֶת־הַחֲלָלִ֑ים וַֽיִּמְצְא֤וּ אֶת־שָׁאוּל֙ וְאֶת־שְׁלֹ֣שֶׁת בָּנָ֔יו נֹפְלִ֖ים בְּהַ֥ר הַגִּלְבֹּֽעַ
Ertesi gün Filistliler vurulanları soymaya geldiklerinde, Şaul'u ve üç oğlunu Gilboa Dağı'nda düşmüş buldular.
1. Tarihler 10:8
·
Tevrat
וַיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיָּבֹ֣אוּ פְלִשְׁתִּ֔ים לְפַשֵּׁ֖ט אֶת־הַֽחֲלָלִ֑ים וַֽיִּמְצְא֤וּ אֶת־שָׁאוּל֙ וְאֶת־בָּנָ֔יו נֹפְלִ֖ים בְּהַ֥ר גִּלְבֹּֽעַ
Ertesi gün Filistliler vurulmuş olanları soymaya geldiklerinde, Şaul'u ve oğullarını Gilboa dağında düşmüş olarak buldular.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 23:25
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֨י קִנְאָתִ֜י בָּ֗ךְ וְעָשׂ֤וּ אוֹתָךְ֙ בְּחֵמָ֔ה אַפֵּ֤ךְ וְאָזְנַ֨יִךְ֙ יָסִ֔ירוּ וְאַחֲרִיתֵ֖ךְ בַּחֶ֣רֶב תִּפּ֑וֹל הֵ֗מָּה בָּנַ֤יִךְ וּבְנוֹתַ֨יִךְ֙ יִקָּ֔חוּ וְאַחֲרִיתֵ֖ךְ תֵּאָכֵ֥ל בָּאֵֽשׁ
Ve sana kıskançlığımı vereceğim ve sana öfkeyle yapacaklar; senin burnunu ve senin kulaklarını kesecekler ve senin sonun kılıçla düşecek; onlar senin oğullarını ve senin kızlarını alacaklar ve senin sonun ateşle yenecek.
Hezekiel 29:5
·
Tevrat
וּנְטַשְׁתִּ֣יךָ הַמִּדְבָּ֗רָה אוֹתְךָ֙ וְאֵת֙ כָּל־דְּגַ֣ת יְאֹרֶ֔יךָ עַל־פְּנֵ֤י הַשָּׂדֶה֙ תִּפּ֔וֹל לֹ֥א תֵאָסֵ֖ף וְלֹ֣א תִקָּבֵ֑ץ לְחַיַּ֥ת הָאָ֛רֶץ וּלְע֥וֹף הַשָּׁמַ֖יִם נְתַתִּ֥יךָ לְאָכְלָֽה
Seni ve ırmaklarının bütün balığını çöle bırakacağım; kırın yüzüne düşeceksin, toplanmayacaksın ve bir araya getirilmeyeceksin; yerin hayvanlarına ve göklerin kuşlarına seni yiyecek olarak verdim.
Hezekiel 38:20
·
Tevrat
וְרָעֲשׁ֣וּ מִפָּנַ֡י דְּגֵ֣י הַיָּם֩ וְע֨וֹף הַשָּׁמַ֜יִם וְחַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֗ה וְכָל־הָרֶ֨מֶשׂ֙ הָרֹמֵ֣שׂ עַל־הָֽאֲדָמָ֔ה וְכֹל֙ הָֽאָדָ֔ם אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֑ה וְנֶהֶרְס֣וּ הֶהָרִ֗ים וְנָֽפְלוּ֙ הַמַּדְרֵג֔וֹת וְכָל־חוֹמָ֖ה לָאָ֥רֶץ תִּפּֽוֹל
Ve denizin balıkları, göklerin kuşları, kırın canlıları, toprağın üzerinde sürünen her sürünen ve toprağın yüzü üzerinde olan bütün insanlar yüzümden sarsılacak; dağlar yıkılacak, sarp kayalıklar düşecek ve her duvar yere düşecek.
Hezekiel 39:4
·
Tevrat
עַל־הָרֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל תִּפּ֗וֹל אַתָּה֙ וְכָל־אֲגַפֶּ֔יךָ וְעַמִּ֖ים אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֑ךְ לְעֵ֨יט צִפּ֧וֹר כָּל־כָּנָ֛ף וְחַיַּ֥ת הַשָּׂדֶ֖ה נְתַתִּ֥יךָ לְאָכְלָֽה
İsrail dağlarının üzerinde düşeceksin; sen, bütün birliklerin ve seninle olan halklar. Seni her kanatlı yırtıcı kuşa ve kırın canlılarına yiyecek olarak verdim.
Hezekiel 39:5
·
Tevrat
עַל־פְּנֵ֥י הַשָּׂדֶ֖ה תִּפּ֑וֹל כִּ֚י אֲנִ֣י דִבַּ֔רְתִּי נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Kırın yüzü üzerinde düşeceksin; çünkü ben konuştum, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 30:4
·
Tevrat
וּבָאָ֥ה חֶ֨רֶב֙ בְּמִצְרַ֔יִם וְהָיְתָ֤ה חַלְחָלָה֙ בְּכ֔וּשׁ בִּנְפֹ֥ל חָלָ֖ל בְּמִצְרָ֑יִם וְלָקְח֣וּ הֲמוֹנָ֔הּ וְנֶהֶרְס֖וּ יְסוֹדֹתֶֽיהָ
Ve Mısır'a kılıç gelecek ve Mısır'da yaralı düştüğünde Kuş'ta titreme olacak; ve onun kalabalığını alacaklar ve onun temelleri yıkılacak.
Yeşaya 30:25
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה עַל־כָּל־הַ֣ר גָּבֹ֗הַ וְעַל֙ כָּל־גִּבְעָ֣ה נִשָּׂאָ֔ה פְּלָגִ֖ים יִבְלֵי־מָ֑יִם בְּיוֹם֙ הֶ֣רֶג רָ֔ב בִּנְפֹ֖ל מִגְדָּלִֽים
Ve büyük katliam gününde, kuleler yıkıldığında, her yüksek dağ üzerinde ve her yükselmiş tepe üzerinde akarsular, su akıntıları olacak.
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:17
·
Tevrat
בִּנְפֹ֣ל אֽ֭וֹיִבְךָ אַל־תִּשְׂמָ֑ח וּ֝בִכָּשְׁל֗וֹ אַל־יָגֵ֥ל לִבֶּֽךָ
Düşmanın düştüğünde sevinme ve o tökezlediğinde kalbin coşmasın.
Eyüp 4:13
·
Tevrat
בִּ֭שְׂעִפִּים מֵחֶזְיֹנ֣וֹת לָ֑יְלָה בִּנְפֹ֥ל תַּ֝רְדֵּמָ֗ה עַל־אֲנָשִֽׁים
İnsanların üzerine derin uyku düştüğünde, gece görümlerinden gelen düşüncelerde,
Eyüp 33:15
·
Tevrat
בַּחֲל֤וֹם חֶזְי֬וֹן לַ֗יְלָה בִּנְפֹ֣ל תַּ֭רְדֵּמָה עַל־אֲנָשִׁ֑ים בִּ֝תְנוּמ֗וֹת עֲלֵ֣י מִשְׁכָּֽב
Rüyada, gece görümünde, insanların üzerine derin uyku düştüğünde, yatağın üzerinde uyuklamalarda;
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 1:28
·
Tevrat
כְּמַרְאֵ֣ה הַקֶּ֡שֶׁת אֲשֶׁר֩ יִֽהְיֶ֨ה בֶעָנָ֜ן בְּי֣וֹם הַגֶּ֗שֶׁם כֵּ֣ן מַרְאֵ֤ה הַנֹּ֨גַהּ֙ סָבִ֔יב ה֕וּא מַרְאֵ֖ה דְּמ֣וּת כְּבוֹד־יְהוָ֑ה וָֽאֶרְאֶה֙ וָאֶפֹּ֣ל עַל־פָּנַ֔י וָאֶשְׁמַ֖ע ק֥וֹל מְדַבֵּֽר
Yağmur gününde bulutta olan yayın görünümü gibi, çepeçevre parıltının görünümü öyleydi. O, Yahve'nin yüceliğinin benzerliğinin görünümüydü; ve gördüm ve yüzümün üzerine düştüm ve konuşan birinin sesini işittim.
Hezekiel 3:23
·
Tevrat
וָאָקוּם֮ וָאֵצֵ֣א אֶל־הַבִּקְעָה֒ וְהִנֵּה־שָׁ֤ם כְּבוֹד־יְהוָה֙ עֹמֵ֔ד כַּכָּב֕וֹד אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי עַל־נְהַר־כְּבָ֑ר וָאֶפֹּ֖ל עַל־פָּנָֽי
Ve kalktım ve vadiye çıktım; ve işte orada Yahve'nin yüceliği, Kevar ırmağında gördüğüm yücelik gibi duruyordu; ve yüzümün üzerine düştüm.
Hezekiel 11:13
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּהִנָּ֣בְאִ֔י וּפְלַטְיָ֥הוּ בֶן־בְּנָיָ֖ה מֵ֑ת וָאֶפֹּ֨ל עַל־פָּנַ֜י וָאֶזְעַ֣ק קוֹל־גָּד֗וֹל וָאֹמַר֙ אֲהָהּ֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה כָּלָה֙ אַתָּ֣ה עֹשֶׂ֔ה אֵ֖ת שְׁאֵרִ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ben peygamberlik ederken Benaya oğlu Pelatyahu öldü; bunun üzerine yüzümün üzerine düştüm ve büyük bir sesle feryat ettim ve dedim: 'Ah Efendi Yahve, sen İsrail'in kalıntısına tam bir son mu yapıyorsun?'
Hezekiel 43:3
·
Tevrat
וּכְמַרְאֵ֨ה הַמַּרְאֶ֜ה אֲשֶׁ֣ר רָאִ֗יתִי כַּמַּרְאֶ֤ה אֲשֶׁר־רָאִ֨יתִי֙ בְּבֹאִי֙ לְשַׁחֵ֣ת אֶת־הָעִ֔יר וּמַרְא֕וֹת כַּמַּרְאֶ֕ה אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי אֶל־נְהַר־כְּבָ֑ר וָאֶפֹּ֖ל אֶל־פָּנָֽי
Ve gördüğüm görünüşün görünüşü gibiydi, şehri yok etmeye geldiğimde gördüğüm görünüş gibiydi; ve görünüşler Kevar ırmağında gördüğüm görünüş gibiydi; ve yüzümün üzerine düştüm.
Hezekiel 44:4
·
Tevrat
וַיְבִיאֵ֜נִי דֶּֽרֶךְ־שַׁ֣עַר הַצָּפוֹן֮ אֶל־פְּנֵ֣י הַבַּיִת֒ וָאֵ֕רֶא וְהִנֵּ֛ה מָלֵ֥א כְבוֹד־יְהוָ֖ה אֶת־בֵּ֣ית יְהוָ֑ה וָאֶפֹּ֖ל אֶל־פָּנָֽי
Sonra beni kuzey kapısı yoluyla evin önüne getirdi; ve gördüm, ve işte Yahve'nin yüceliği Yahve'nin evini doldurdu; ve yüzümün üzerine düştüm.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 20:46
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כָל־הַנֹּ֨פְלִ֜ים מִבִּנְיָמִ֗ן עֶשְׂרִים֩ וַחֲמִשָּׁ֨ה אֶ֥לֶף אִ֛ישׁ שֹׁ֥לֵֽף חֶ֖רֶב בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא אֶֽת־כָּל־אֵ֖לֶּה אַנְשֵׁי־חָֽיִל
O gün Bünyamin'den düşenlerin bütünü kılıç çeken yirmi beş bin adamdı; bütün bunlar yiğit adamlardı.
Hezekiel 32:22
·
Tevrat
שָׁ֤ם אַשּׁוּר֙ וְכָל־קְהָלָ֔הּ סְבִֽיבוֹתָ֖יו קִבְרֹתָ֑יו כֻּלָּ֣ם חֲלָלִ֔ים הַנֹּפְלִ֖ים בֶּחָֽרֶב
Orada Asur ve onun bütün topluluğu var; onun çevresinde onun mezarları var; hepsi öldürülmüş olanlardır, kılıçla düşenlerdir.
Hezekiel 32:24
·
Tevrat
שָׁ֤ם עֵילָם֙ וְכָל־הֲמוֹנָ֔הּ סְבִיב֖וֹת קְבֻרָתָ֑הּ כֻּלָּ֣ם חֲלָלִים֩ הַנֹּפְלִ֨ים בַּחֶ֜רֶב אֲֽשֶׁר־יָרְד֥וּ עֲרֵלִ֣ים אֶל־אֶ֣רֶץ תַּחְתִּיּ֗וֹת אֲשֶׁ֨ר נָתְנ֤וּ חִתִּיתָם֙ בְּאֶ֣רֶץ חַיִּ֔ים וַיִּשְׂא֥וּ כְלִמָּתָ֖ם אֶת־י֥וֹרְדֵי בֽוֹר
Orada Elam ve onun mezarının çevresinde onun bütün kalabalığı var; hepsi öldürülmüş olanlardır, kılıçla düşenlerdir, ki aşağı yere sünnetsizler olarak indiler, ki yaşam diyarında onların dehşetini verdiler ve çukura inenlerle birlikte onların utancını taşıdılar.
Yeşu 8:25
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כָל־הַנֹּ֨פְלִ֜ים בַּיּ֤וֹם הַהוּא֙ מֵאִ֣ישׁ וְעַד־אִשָּׁ֔ה שְׁנֵ֥ים עָשָׂ֖ר אָ֑לֶף כֹּ֖ל אַנְשֵׁ֥י הָעָֽי
O gün adamdan kadına kadar tüm düşenler on iki bindi; Ay'ın tüm adamlarıydı.
Mezmurlar 145:14
·
Tevrat
סוֹמֵ֣ךְ יְ֭הוָה לְכָל־הַנֹּפְלִ֑ים וְ֝זוֹקֵ֗ף לְכָל־הַכְּפוּפִֽים
Yahve bütün düşenleri destekler ve bütün eğilmişleri kaldırır.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 20:15
·
Tevrat
וַיָּבֹ֜אוּ וַיָּצֻ֣רוּ עָלָ֗יו בְּאָבֵ֨לָה֙ בֵּ֣ית הַֽמַּעֲכָ֔ה וַיִּשְׁפְּכ֤וּ סֹֽלְלָה֙ אֶל־הָעִ֔יר וַֽתַּעֲמֹ֖ד בַּחֵ֑ל וְכָל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אֶת־יוֹאָ֔ב מַשְׁחִיתִ֖ם לְהַפִּ֥יל הַחוֹמָֽה
Geldiler ve Beyt-Maaka'daki Avel'de onu kuşattılar, şehre karşı bir kuşatma rampası döktüler ve o dış surda durdu; Yoav ile birlikte olan bütün halk duvarı düşürmek için yıkıyordu.
Yeremya 42:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם כֹּֽה־אָמַ֥ר יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל אֲשֶׁ֨ר שְׁלַחְתֶּ֤ם אֹתִי֙ אֵלָ֔יו לְהַפִּ֥יל תְּחִנַּתְכֶ֖ם לְפָנָֽיו
ve onlara dedi: 'Yalvarışınızı yüzünün önüne düşürmek için beni kendisine gönderdiğiniz İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle dedi:
1. Samuel 18:25
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל כֹּֽה־תֹאמְר֣וּ לְדָוִ֗ד אֵֽין־חֵ֤פֶץ לַמֶּ֨לֶךְ֙ בְּמֹ֔הַר כִּ֗י בְּמֵאָה֙ עָרְל֣וֹת פְּלִשְׁתִּ֔ים לְהִנָּקֵ֖ם בְּאֹיְבֵ֣י הַמֶּ֑לֶךְ וְשָׁא֣וּל חָשַׁ֔ב לְהַפִּ֥יל אֶת־דָּוִ֖ד בְּיַד־פְּלִשְׁתִּֽים
Saul dedi: 'Davut'a şöyle diyeceksiniz: Kralın çeyizde isteği yoktur, ancak kralın düşmanlarından öç almak için yüz Filistli sünnet derisinde.' Fakat Saul Davut'u Filistlilerin eline düşürmeyi düşündü.
Mezmurlar 37:14
·
Tevrat
חֶ֤רֶב פָּֽתְח֣וּ רְשָׁעִים֮ וְדָרְכ֪וּ קַ֫שְׁתָּ֥ם לְ֭הַפִּיל עָנִ֣י וְאֶבְי֑וֹן לִ֝טְב֗וֹחַ יִשְׁרֵי־דָֽרֶךְ
Kötüler kılıç çektiler ve yaylarını gerdiler; düşkünü ve yoksulu düşürmek, yolu doğru olanları boğazlamak için.
Mezmurlar 106:26
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֣א יָד֣וֹ לָהֶ֑ם לְהַפִּ֥יל א֝וֹתָ֗ם בַּמִּדְבָּֽר
Ve çölde onları düşürmek için onlara karşı elini kaldırdı.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 19:27
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם אֲדֹנֶ֜יהָ בַּבֹּ֗קֶר וַיִּפְתַּח֙ דַּלְת֣וֹת הַבַּ֔יִת וַיֵּצֵ֖א לָלֶ֣כֶת לְדַרְכּ֑וֹ וְהִנֵּ֧ה הָאִשָּׁ֣ה פִֽילַגְשׁ֗וֹ נֹפֶ֨לֶת֙ פֶּ֣תַח הַבַּ֔יִת וְיָדֶ֖יהָ עַל־הַסַּֽף
Efendisi sabah kalktı, evin kapılarını açtı ve yoluna gitmek için çıktı; ve işte, cariyesi olan kadın evin kapısına düşmüştü ve elleri eşiğin üzerindeydi.
2. Samuel 3:34
·
Tevrat
יָדֶ֣ךָ לֹֽא־אֲסֻר֗וֹת וְרַגְלֶ֨יךָ֙ לֹא־לִנְחֻשְׁתַּ֣יִם הֻגָּ֔שׁוּ כִּנְפ֛וֹל לִפְנֵ֥י בְנֵֽי־עַוְלָ֖ה נָפָ֑לְתָּ וַיֹּסִ֥פוּ כָל־הָעָ֖ם לִבְכּ֥וֹת עָלָֽיו
Ellerin bağlı değildi ve ayakların tunç prangalara yaklaştırılmamıştı; haksızlık oğullarının önünde düşer gibi düştün.' Ve bütün halk onun üzerine tekrar ağladı.
Yeşaya 14:12
·
Tevrat
אֵ֛יךְ נָפַ֥לְתָּ מִשָּׁמַ֖יִם הֵילֵ֣ל בֶּן־שָׁ֑חַר נִגְדַּ֣עְתָּ לָאָ֔רֶץ חוֹלֵ֖שׁ עַל־גּוֹיִֽם
Göklerden nasıl düştün, ey parlayan, şafağın oğlu! Ulusları zayıflatan sen, yere nasıl kesildin!
Yaratılış 15:12
·
Tevrat
וַיְהִ֤י הַשֶּׁ֨מֶשׁ֙ לָב֔וֹא וְתַרְדֵּמָ֖ה נָפְלָ֣ה עַל־אַבְרָ֑ם וְהִנֵּ֥ה אֵימָ֛ה חֲשֵׁכָ֥ה גְדֹלָ֖ה נֹפֶ֥לֶת עָלָֽיו
Güneş batarken İbrahim'in üzerine derin bir uyku düştü; ve işte, onun üzerine büyük, karanlık bir dehşet düşüyordu.
Çölde Sayım 5:21
·
Tevrat
וְהִשְׁבִּ֨יעַ הַכֹּהֵ֥ן אֶֽת־הָֽאִשָּׁה֮ בִּשְׁבֻעַ֣ת הָאָלָה֒ וְאָמַ֤ר הַכֹּהֵן֙ לָֽאִשָּׁ֔ה יִתֵּ֨ן יְהוָ֥ה אוֹתָ֛ךְ לְאָלָ֥ה וְלִשְׁבֻעָ֖ה בְּת֣וֹךְ עַמֵּ֑ךְ בְּתֵ֨ת יְהוָ֤ה אֶת־יְרֵכֵךְ֙ נֹפֶ֔לֶת וְאֶת־בִּטְנֵ֖ךְ צָבָֽה
Ve kâhin kadına lanet yeminiyle yemin ettirecek ve kâhin kadına diyecek: 'Yahve uyluğunu düşen ve karnını şişen kıldığında, Yahve seni halkının ortasında lanete ve yemine versin.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 51:49
·
Tevrat
גַּם־בָּבֶ֕ל לִנְפֹּ֖ל חַֽלְלֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל גַּם־לְבָבֶ֥ל נָפְל֖וּ חַֽלְלֵ֥י כָל־הָאָֽרֶץ
Ayrıca Babil İsrail'in öldürülmüşlerini düşürmelidir; ayrıca Babil için bütün yerin öldürülmüşleri düştü.
Mezmurlar 118:13
·
Tevrat
דַּחֹ֣ה דְחִיתַ֣נִי לִנְפֹּ֑ל וַ֖יהוָ֣ה עֲזָרָֽנִי
Düşmem için beni şiddetle ittin, ama Yahweh bana yardım etti.
Ester 6:13
·
Tevrat
וַיְסַפֵּ֨ר הָמָ֜ן לְזֶ֤רֶשׁ אִשְׁתּוֹ֙ וּלְכָל־אֹ֣הֲבָ֔יו אֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר קָרָ֑הוּ וַיֹּ֩אמְרוּ֩ ל֨וֹ חֲכָמָ֜יו וְזֶ֣רֶשׁ אִשְׁתּ֗וֹ אִ֣ם מִזֶּ֣רַע הַיְּהוּדִ֡ים מָרְדֳּכַ֞י אֲשֶׁר֩ הַחִלּ֨וֹתָ לִנְפֹּ֤ל לְפָנָיו֙ לֹא־תוּכַ֣ל ל֔וֹ כִּֽי־נָפ֥וֹל תִּפּ֖וֹל לְפָנָֽיו
Haman karısı Zereş'e ve tüm sevenlerine başına gelen her şeyi anlattı. Bilgeleri ve karısı Zereş ona dediler: 'Eğer önünde düşmeye başladığın Mordekay Yahudilerin soyundansa, ona karşı gücün yetmeyecek, çünkü onun önünde kesinlikle düşeceksin.'
Çölde Sayım 14:3
·
Tevrat
וְלָמָ֣ה יְ֠הוָה מֵבִ֨יא אֹתָ֜נוּ אֶל־הָאָ֤רֶץ הַזֹּאת֙ לִנְפֹּ֣ל בַּחֶ֔רֶב נָשֵׁ֥ינוּ וְטַפֵּ֖נוּ יִהְי֣וּ לָבַ֑ז הֲל֧וֹא ט֦וֹב לָ֖נוּ שׁ֥וּב מִצְרָֽיְמָה
Ve neden Yahve kılıçla düşmemiz için bizi bu yere getiriyor? Kadınlarımız ve çocuklarımız ganimet olacaklar; Mısır'a dönmek bizim için iyi değil mi?