146
Kullanım
1
Lemma
21
Türev
29
Anlam
1 lemma, 21 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיִּסָּעוּ Lemma | vayyissa'u | ve göçtüler, çadır sökmek, yola çıkmak, göçmek | Fiil | 64 | ||
יִסְעוּ | yis'u | çadır sökecekler, çadır sökmek, yola çıkmak, göç etmek | Fiil | 14 | ||
וַיִּסַּע | va-yyissa' | ve çadır söktü, çadır sökmek, yola çıkmak, göç etmek | Fiil | 14 | ||
Örnek Ayetler (5 / 14) Hakimler 16:14 · Tevrat וַתִּתְקַע֙ בַּיָּתֵ֔ד וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּיקַץ֙ מִשְּׁנָת֔וֹ וַיִּסַּ֛ע אֶת־הַיְתַ֥ד הָאֶ֖רֶג וְאֶת־הַמַּסָּֽכֶת Kazıkla çaktı ve ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Uykusundan uyandı ve dokuma kazığını ve tezgâhı söktü. 2. Krallar 19:36 · Tevrat וַיִּסַּ֣ע וַיֵּ֔לֶךְ וַיָּ֖שָׁב סַנְחֵרִ֣יב מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֑וּר וַיֵּ֖שֶׁב בְּנִֽינְוֵֽה Bunun üzerine Asur kralı Sanherib göç etti ve gitti ve döndü; ve Ninova'da oturdu. Yeşaya 37:37 · Tevrat וַיִּסַּ֣ע וַיֵּ֔לֶךְ וַיָּ֖שָׁב סַנְחֵרִ֣יב מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֑וּר וַיֵּ֖שֶׁב בְּנִֽינְוֵֽה Asur kralı Sanheriv göçtü, gitti ve döndü; Ninova'da oturdu. Mezmurlar 78:52 · Tevrat וַיַּסַּ֣ע כַּצֹּ֣אן עַמּ֑וֹ וַֽיְנַהֲגֵ֥ם כַּ֝עֵ֗דֶר בַּמִּדְבָּֽר Ve halkını koyun gibi yola çıkardı ve onları çölde sürü gibi güttü. Eyüp 19:10 · Tevrat יִתְּצֵ֣נִי סָ֭בִיב וָאֵלַ֑ךְ וַיַּסַּ֥ע כָּ֝עֵ֗ץ תִּקְוָתִֽי Çepeçevre beni yıktı ve gittim ve umudumu ağaç gibi söktü. | ||||||
נָסַע | nasa | çadır söktü, çadır sökmek, yola çıkmak, göçmek | Fiil | 10 | ||
נָסְעוּ | nas'u | çadır söktüler, çadır sökmek, yola çıkmak, göçmek | Fiil | 9 | ||
וְנָסָעוּ | ve-nasa'u | ve göçtüler, çadır sökmek, göçmek, yola çıkmak | Fiil | 7 | ||
וְנָסַע | ve-nasa | ve çadır söktü, çadır sökmek, yola çıkmak, göç etmek | Fiil | 6 | ||
בִּנְסֹעַ | binsoa' | çadır söktüğünde, çadır sökmek, yola çıkmak, göçmek | Fiil | 4 | ||
וּסְעוּ | u-se'u | ve çadır sökün, çadır sökmek, yola çıkmak, göçmek | Fiil | 3 | ||
בְּנָסְעָם | benos'am | onlar göçerken, çadır sökmek, yola çıkmak, göçmek | Zamir | 2 | ||
יַסַּע | yassa | sökecek, çadır sökmek, yola çıkmak, göç etmek | Fiil | 2 | ||
תַּסִּֽיעִי | tassi'i | sökeceksin, sökmek, yola çıkarmak, taşımak | Fiil | 1 | ||
מַסִּיעַ | massi'a | çadır söken, çadır sökmek, yola çıkmak, hareket ettirmek | Fiil | 1 | ||
נִסְעָה | nis'a | çadır sökelim, çadır sökmek, yola çıkmak, göçmek | Fiil | 1 | ||
וְנָסוֹעַ | ve-nasoa | ve göçmek, çadır sökmek, göçmek, yola çıkmak | Fiil | 1 | ||
סְּעוּ | se'u | çadır sökün, çadır sökmek, yola çıkmak, göç etmek | Fiil | 1 | ||
וַֽנִּסְעָה | va-nnis'a | ve çadır söktük, çadır sökmek, yola çıkmak, göç etmek | Zamir | 1 | ||
וַיִּסָּעֵם | va-yyissa'em | ve onlara çadır söktürdü, çadır sökmek, göç etmek, yola çıkmak | Zamir | 1 | ||
תִּסְעוּ | tis'u | sökeceksiniz, sökmek, çadır kazığını çıkarmak, yola çıkmak | Fiil | 1 | ||
תַּסִּיעַ | tassi'a | sökeceksin, çadır sökmek, yola çıkmak, hareket etmek, taşımak | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 64)
Hakimler 18:11
·
Tevrat
וַיִּסְע֤וּ מִשָּׁם֙ מִמִּשְׁפַּ֣חַת הַדָּנִ֔י מִצָּרְעָ֖ה וּמֵאֶשְׁתָּאֹ֑ל שֵֽׁשׁ־מֵא֣וֹת אִ֔ישׁ חָג֖וּר כְּלֵ֥י מִלְחָמָֽה
Oradan, Danlı ailesinden, Tsor'a'dan ve Eştaol'dan savaş aletleri kuşanmış altı yüz adam göç etti.
2. Krallar 3:27
·
Tevrat
וַיִּקַּח֩ אֶת־בְּנ֨וֹ הַבְּכ֜וֹר אֲשֶׁר־יִמְלֹ֣ךְ תַּחְתָּ֗יו וַיַּעֲלֵ֤הוּ עֹלָה֙ עַל־הַ֣חֹמָ֔ה וַיְהִ֥י קֶצֶף־גָּד֖וֹל עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּסְעוּ֙ מֵֽעָלָ֔יו וַיָּשֻׁ֖בוּ לָאָֽרֶץ
Bunun üzerine kendi yerine kral olacak ilk doğan oğlunu aldı ve onu duvarın üzerinde yakmalık sunu olarak sundu. İsrail üzerinde büyük bir öfke oldu; onun yanından ayrıldılar ve yere döndüler.
1. Krallar 5:31
·
Tevrat
וַיְצַ֣ו הַמֶּ֡לֶךְ וַיַּסִּעוּ֩ אֲבָנִ֨ים גְּדֹל֜וֹת אֲבָנִ֧ים יְקָר֛וֹת לְיַסֵּ֥ד הַבָּ֖יִת אַבְנֵ֥י גָזִֽית
Kral buyurdu ve evin temelini atmak için büyük taşlar, değerli taşlar, yontma taşlar çıkardılar.
Yeşu 3:1
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּם֩ יְהוֹשֻׁ֨עַ בַּבֹּ֜קֶר וַיִּסְע֣וּ מֵֽהַשִּׁטִּ֗ים וַיָּבֹ֨אוּ֙ עַד־הַיַּרְדֵּ֔ן ה֖וּא וְכָל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיָּלִ֥נוּ שָׁ֖ם טֶ֥רֶם יַעֲבֹֽרוּ
Yeşu sabah erken kalktı; o ve bütün İsrail oğulları Şittim'den göç ettiler ve Şeria'ya kadar geldiler; henüz geçmeden önce orada gecelediler.
Yeşu 9:17
·
Tevrat
וַיִּסְע֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיָּבֹ֛אוּ אֶל־עָרֵיהֶ֖ם בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֑י וְעָרֵיהֶם֙ גִּבְע֣וֹן וְהַכְּפִירָ֔ה וּבְאֵר֖וֹת וְקִרְיַ֥ת יְעָרִֽים
İsrail oğulları göç ettiler ve üçüncü günde onların şehirlerine geldiler; ve onların şehirleri Gibeon, Kefira, Beerot ve Kiryat-Yearim'di.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Çölde Sayım 2:9
·
Tevrat
כָּֽל־הַפְּקֻדִ֞ים לְמַחֲנֵ֣ה יְהוּדָ֗ה מְאַ֨ת אֶ֜לֶף וּשְׁמֹנִ֥ים אֶ֛לֶף וְשֵֽׁשֶׁת־אֲלָפִ֥ים וְאַרְבַּע־מֵא֖וֹת לְצִבְאֹתָ֑ם רִאשֹׁנָ֖ה יִסָּֽעוּ
Yahuda ordugahı için sayılanların hepsi, ordularına göre yüz seksen altı bin dört yüzdür; ilk olarak onlar göç edecekler.
Çölde Sayım 2:16
·
Tevrat
כָּֽל־הַפְּקֻדִ֞ים לְמַחֲנֵ֣ה רְאוּבֵ֗ן מְאַ֨ת אֶ֜לֶף וְאֶחָ֨ד וַחֲמִשִּׁ֥ים אֶ֛לֶף וְאַרְבַּע־מֵא֥וֹת וַחֲמִשִּׁ֖ים לְצִבְאֹתָ֑ם וּשְׁנִיִּ֖ם יִסָּֽעוּ
Ruben ordugahı için sayılanların hepsi, ordularına göre yüz elli bir bin dört yüz ellidir; ve ikinci olarak onlar göç edecekler.
Çölde Sayım 2:17
·
Tevrat
וְנָסַ֧ע אֹֽהֶל־מוֹעֵ֛ד מַחֲנֵ֥ה הַלְוִיִּ֖ם בְּת֣וֹךְ הַֽמַּחֲנֹ֑ת כַּאֲשֶׁ֤ר יַחֲנוּ֙ כֵּ֣ן יִסָּ֔עוּ אִ֥ישׁ עַל־יָד֖וֹ לְדִגְלֵיהֶֽם
Sonra Buluşma Çadırı, ordugahların ortasında Levililerin ordugahı göç edecektir; nasıl konaklıyorlarsa öyle göç edecekler, her adam kendi yerinde, sancaklarına göre.
Çölde Sayım 2:24
·
Tevrat
כָּֽל־הַפְּקֻדִ֞ים לְמַחֲנֵ֣ה אֶפְרַ֗יִם מְאַ֥ת אֶ֛לֶף וּשְׁמֹֽנַת־אֲלָפִ֥ים וּמֵאָ֖ה לְצִבְאֹתָ֑ם וּשְׁלִשִׁ֖ים יִסָּֽעוּ
Efrayim ordugahı için sayılanların hepsi, ordularına göre yüz sekiz bin yüzdür; ve üçüncü olarak onlar göç edecekler.
Çölde Sayım 2:31
·
Tevrat
כָּל־הַפְּקֻדִים֙ לְמַ֣חֲנֵה דָ֔ן מְאַ֣ת אֶ֗לֶף וְשִׁבְעָ֧ה וַחֲמִשִּׁ֛ים אֶ֖לֶף וְשֵׁ֣שׁ מֵא֑וֹת לָאַחֲרֹנָ֥ה יִסְע֖וּ לְדִגְלֵיהֶֽם
Dan ordugahı için sayılanların hepsi, yüz elli yedi bin altı yüzdür; sancaklarına göre sonuncu olarak göç edecekler.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hakimler 16:14
·
Tevrat
וַתִּתְקַע֙ בַּיָּתֵ֔ד וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּיקַץ֙ מִשְּׁנָת֔וֹ וַיִּסַּ֛ע אֶת־הַיְתַ֥ד הָאֶ֖רֶג וְאֶת־הַמַּסָּֽכֶת
Kazıkla çaktı ve ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Uykusundan uyandı ve dokuma kazığını ve tezgâhı söktü.
2. Krallar 19:36
·
Tevrat
וַיִּסַּ֣ע וַיֵּ֔לֶךְ וַיָּ֖שָׁב סַנְחֵרִ֣יב מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֑וּר וַיֵּ֖שֶׁב בְּנִֽינְוֵֽה
Bunun üzerine Asur kralı Sanherib göç etti ve gitti ve döndü; ve Ninova'da oturdu.
Yeşaya 37:37
·
Tevrat
וַיִּסַּ֣ע וַיֵּ֔לֶךְ וַיָּ֖שָׁב סַנְחֵרִ֣יב מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֑וּר וַיֵּ֖שֶׁב בְּנִֽינְוֵֽה
Asur kralı Sanheriv göçtü, gitti ve döndü; Ninova'da oturdu.
Mezmurlar 78:52
·
Tevrat
וַיַּסַּ֣ע כַּצֹּ֣אן עַמּ֑וֹ וַֽיְנַהֲגֵ֥ם כַּ֝עֵ֗דֶר בַּמִּדְבָּֽר
Ve halkını koyun gibi yola çıkardı ve onları çölde sürü gibi güttü.
Eyüp 19:10
·
Tevrat
יִתְּצֵ֣נִי סָ֭בִיב וָאֵלַ֑ךְ וַיַּסַּ֥ע כָּ֝עֵ֗ץ תִּקְוָתִֽי
Çepeçevre beni yıktı ve gittim ve umudumu ağaç gibi söktü.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeremya 4:7
·
Tevrat
עָלָ֤ה אַרְיֵה֙ מִֽסֻּבְּכ֔וֹ וּמַשְׁחִ֣ית גּוֹיִ֔ם נָסַ֖ע יָצָ֣א מִמְּקֹמ֑וֹ לָשׂ֤וּם אַרְצֵךְ֙ לְשַׁמָּ֔ה עָרַ֥יִךְ תִּצֶּ֖ינָה מֵאֵ֥ין יוֹשֵֽׁב
Aslan çalılığından çıktı ve ulusları yok eden yola koyuldu, yerini viraneye çevirmek için yerinden çıktı; şehirlerin yıkılacak, oturan kalmayacak.
2. Krallar 19:8
·
Tevrat
וַיָּ֨שָׁב֙ רַב־שָׁקֵ֔ה וַיִּמְצָא֙ אֶת־מֶ֣לֶךְ אַשּׁ֔וּר נִלְחָ֖ם עַל־לִבְנָ֑ה כִּ֣י שָׁמַ֔ע כִּ֥י נָסַ֖ע מִלָּכִֽישׁ
Ravşake döndü ve Asur kralını Livna'ya karşı savaşırken buldu; çünkü onun Lakiş'ten göçtüğünü işitmişti.
Yeşaya 37:8
·
Tevrat
וַיָּ֨שָׁב֙ רַב־שָׁקֵ֔ה וַיִּמְצָא֙ אֶת־מֶ֣לֶךְ אַשּׁ֔וּר נִלְחָ֖ם עַל־לִבְנָ֑ה כִּ֣י שָׁמַ֔ע כִּ֥י נָסַ֖ע מִלָּכִֽישׁ
Rabşake döndü ve Asur kralını Livna'ya karşı savaşırken buldu; çünkü onun Lakiş'ten göçtüğünü duymuştu.
Yeşaya 38:12
·
Tevrat
דּוֹרִ֗י נִסַּ֧ע וְנִגְלָ֛ה מִנִּ֖י כְּאֹ֣הֶל רֹעִ֑י קִפַּ֨דְתִּי כָאֹרֵ֤ג חַיַּי֙ מִדַּלָּ֣ה יְבַצְּעֵ֔נִי מִיּ֥וֹם עַד־לַ֖יְלָה תַּשְׁלִימֵֽנִי
Meskenim söküldü ve bir çobanın çadırı gibi benden sürüldü; bir dokumacı gibi yaşamımı sardım, o beni tezgahtan kesecek; günden geceye kadar beni bitireceksin.'
Eyüp 4:21
·
Tevrat
הֲלֹא־נִסַּ֣ע יִתְרָ֣ם בָּ֑ם יָ֝מ֗וּתוּ וְלֹ֣א בְחָכְמָֽה
Onlardaki çadır ipleri sökülmedi mi? Ölürler ve bilgelikle değil.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Zekeriya 10:2
·
Tevrat
כִּ֧י הַתְּרָפִ֣ים דִּבְּרוּ־אָ֗וֶן וְהַקּֽוֹסְמִים֙ חָ֣זוּ שֶׁ֔קֶר וַֽחֲלֹמוֹת֙ הַשָּׁ֣וא יְדַבֵּ֔רוּ הֶ֖בֶל יְנַֽחֵמ֑וּן עַל־כֵּן֙ נָסְע֣וּ כְמוֹ־צֹ֔אן יַעֲנ֖וּ כִּֽי־אֵ֥ין רֹעֶֽה
Çünkü terafimler kötülük konuştu ve falcılar yalan gördü ve boş düşler konuşuyorlar, boşuna teselli ediyorlar; bu yüzden sürü gibi göçtüler, çoban olmadığı için sıkıntı çekiyorlar.
Yaratılış 37:17
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הָאִישׁ֙ נָסְע֣וּ מִזֶּ֔ה כִּ֤י שָׁמַ֨עְתִּי֙ אֹֽמְרִ֔ים נֵלְכָ֖ה דֹּתָ֑יְנָה וַיֵּ֤לֶךְ יוֹסֵף֙ אַחַ֣ר אֶחָ֔יו וַיִּמְצָאֵ֖ם בְּדֹתָֽן
Adam dedi: 'Buradan göçtüler, çünkü onların 'Dotan'a gidelim' dediklerini duydum.' Bunun üzerine Yusuf kardeşlerinin ardından gitti ve onları Dotan'da buldu.
Yasa'nın Tekrarı 10:6
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל נָֽסְע֛וּ מִבְּאֵרֹ֥ת בְּנֵי־יַעֲקָ֖ן מוֹסֵרָ֑ה שָׁ֣ם מֵ֤ת אַהֲרֹן֙ וַיִּקָּבֵ֣ר שָׁ֔ם וַיְכַהֵ֛ן אֶלְעָזָ֥ר בְּנ֖וֹ תַּחְתָּֽיו
Ve İsrailoğulları Bene-Yaakan kuyularından Mosera'ya göç ettiler; Harun orada öldü ve orada gömüldü, ve oğlu Elazar onun yerine kâhinlik yaptı.
Yasa'nın Tekrarı 10:7
·
Tevrat
מִשָּׁ֥ם נָסְע֖וּ הַגֻּדְגֹּ֑דָה וּמִן־הַגֻּדְגֹּ֣דָה יָטְבָ֔תָה אֶ֖רֶץ נַ֥חֲלֵי מָֽיִם
Oradan Gudgoda'ya, ve Gudgoda'dan su dereleri yeri olan Yotvata'ya göç ettiler.
Çölde Sayım 2:34
·
Tevrat
וַֽיַּעֲשׂ֖וּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כְּ֠כֹל אֲשֶׁר־צִוָּ֨ה יְהוָ֜ה אֶת־מֹשֶׁ֗ה כֵּֽן־חָנ֤וּ לְדִגְלֵיהֶם֙ וְכֵ֣ן נָסָ֔עוּ אִ֥ישׁ לְמִשְׁפְּחֹתָ֖יו עַל־בֵּ֥ית אֲבֹתָֽיו
Böylece İsrail oğulları yaptılar; Yahve'nin Musa'ya buyurduğu her şeye göre, sancaklarına göre öyle konakladılar ve her adam kendi ailelerine göre, babalarının evine göre öyle göç ettiler.
Örnek Ayetler (4 / 7)
Yeremya 31:24
·
Tevrat
וְיָ֥שְׁבוּ בָ֛הּ יְהוּדָ֥ה וְכָל־עָרָ֖יו יַחְדָּ֑ו אִכָּרִ֕ים וְנָסְע֖וּ בַּעֵֽדֶר
Yahuda ve bütün şehirleri, çiftçiler ve sürüyle yola çıkanlar birlikte orada yaşayacaklar.
Çölde Sayım 9:21
·
Tevrat
וְיֵ֞שׁ אֲשֶׁר־יִהְיֶ֤ה הֶֽעָנָן֙ מֵעֶ֣רֶב עַד־בֹּ֔קֶר וְנַעֲלָ֧ה הֶֽעָנָ֛ן בַּבֹּ֖קֶר וְנָסָ֑עוּ א֚וֹ יוֹמָ֣ם וָלַ֔יְלָה וְנַעֲלָ֥ה הֶעָנָ֖ן וְנָסָֽעוּ
Ve bazen bulut akşamdan sabaha kadar olurdu, sabahleyin bulut kalkardı ve yola çıkarlardı; veya gündüz ve gece, bulut kalkardı ve yola çıkarlardı.
Çölde Sayım 10:5
·
Tevrat
וּתְקַעְתֶּ֖ם תְּרוּעָ֑ה וְנָֽסְעוּ֙ הַֽמַּחֲנ֔וֹת הַחֹנִ֖ים קֵֽדְמָה
Ve uyarı sesi çalacaksınız ve doğuda konaklayan ordugahlar yola çıkacaklar.
Çölde Sayım 10:6
·
Tevrat
וּתְקַעְתֶּ֤ם תְּרוּעָה֙ שֵׁנִ֔ית וְנָֽסְעוּ֙ הַֽמַּחֲנ֔וֹת הַחֹנִ֖ים תֵּימָ֑נָה תְּרוּעָ֥ה יִתְקְע֖וּ לְמַסְעֵיהֶֽם
Ve ikinci kez uyarı sesi çalacaksınız ve güneyde konaklayan ordugahlar yola çıkacaklar; yolculukları için uyarı sesi çalacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yasa'nın Tekrarı 1:19
·
Tevrat
וַנִּסַּ֣ע מֵחֹרֵ֗ב וַנֵּ֡לֶךְ אֵ֣ת כָּל־הַמִּדְבָּ֣ר הַגָּדוֹל֩ וְהַנּוֹרָ֨א הַה֜וּא אֲשֶׁ֣ר רְאִיתֶ֗ם דֶּ֚רֶךְ הַ֣ר הָֽאֱמֹרִ֔י כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּ֛ה יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ אֹתָ֑נוּ וַנָּבֹ֕א עַ֖ד קָדֵ֥שׁ בַּרְנֵֽעַ
Horev'den göç ettik ve Tanrımız Yahve'nin bize buyurduğu gibi Amorluların dağı yoluyla gördüğünüz o büyük ve korkunç bütün çölü yürüdük ve Kadeş Barnea'ya kadar geldik.
Yasa'nın Tekrarı 2:1
·
Tevrat
וַנֵּ֜פֶן וַנִּסַּ֤ע הַמִּדְבָּ֨רָה֙ דֶּ֣רֶךְ יַם־ס֔וּף כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה אֵלָ֑י וַנָּ֥סָב אֶת־הַר־שֵׂעִ֖יר יָמִ֥ים רַבִּֽים
Sonra döndük ve Yahve'nin bana konuştuğu gibi Kamış Denizi yoluyla çöle göç ettik; Seir dağını çok günler dolaştık.
Çölde Sayım 2:17
·
Tevrat
וְנָסַ֧ע אֹֽהֶל־מוֹעֵ֛ד מַחֲנֵ֥ה הַלְוִיִּ֖ם בְּת֣וֹךְ הַֽמַּחֲנֹ֑ת כַּאֲשֶׁ֤ר יַחֲנוּ֙ כֵּ֣ן יִסָּ֔עוּ אִ֥ישׁ עַל־יָד֖וֹ לְדִגְלֵיהֶֽם
Sonra Buluşma Çadırı, ordugahların ortasında Levililerin ordugahı göç edecektir; nasıl konaklıyorlarsa öyle göç edecekler, her adam kendi yerinde, sancaklarına göre.
Çölde Sayım 10:18
·
Tevrat
וְנָסַ֗ע דֶּ֛גֶל מַחֲנֵ֥ה רְאוּבֵ֖ן לְצִבְאֹתָ֑ם וְעַל־צְבָא֔וֹ אֱלִיצ֖וּר בֶּן־שְׁדֵיאֽוּר
Ve Ruben ordugahının sancağı ordularına göre yola çıktı; ve ordusunun üzerinde Şedeyur oğlu Elitsur vardı.
Çölde Sayım 10:22
·
Tevrat
וְנָסַ֗ע דֶּ֛גֶל מַחֲנֵ֥ה בְנֵֽי־אֶפְרַ֖יִם לְצִבְאֹתָ֑ם וְעַל־צְבָא֔וֹ אֱלִישָׁמָ֖ע בֶּן־עַמִּיהֽוּד
Ve Efrayim oğulları ordugahının sancağı ordularına göre yola çıktı; ve ordusunun üzerinde Ammihud oğlu Elişama vardı.
Örnek Ayetler (4)
Yeşu 3:14
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בִּנְסֹ֤עַ הָעָם֙ מֵאָ֣הֳלֵיהֶ֔ם לַעֲבֹ֖ר אֶת־הַיַּרְדֵּ֑ן וְהַכֹּהֲנִ֗ים נֹֽשְׂאֵ֛י הָאָר֥וֹן הַבְּרִ֖ית לִפְנֵ֥י הָעָֽם
Halk Şeria'yı geçmek için çadırlarından göç ettiğinde, antlaşma sandığını taşıyan kâhinler halkın önündeydi.
Çölde Sayım 4:5
·
Tevrat
וּבָ֨א אַהֲרֹ֤ן וּבָנָיו֙ בִּנְסֹ֣עַ הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהוֹרִ֕דוּ אֵ֖ת פָּרֹ֣כֶת הַמָּסָ֑ךְ וְכִ֨סּוּ־בָ֔הּ אֵ֖ת אֲרֹ֥ן הָעֵדֻֽת
Ordugah göç edeceği zaman Harun ve oğulları gelecekler, örtü perdesini indirecekler ve onunla Tanıklık Sandığı'nı örtecekler.
Çölde Sayım 4:15
·
Tevrat
וְכִלָּ֣ה אַֽהֲרֹן־וּ֠בָנָיו לְכַסֹּ֨ת אֶת־הַקֹּ֜דֶשׁ וְאֶת־כָּל־כְּלֵ֣י הַקֹּדֶשׁ֮ בִּנְסֹ֣עַ הַֽמַּחֲנֶה֒ וְאַחֲרֵי־כֵ֗ן יָבֹ֤אוּ בְנֵי־קְהָת֙ לָשֵׂ֔את וְלֹֽא־יִגְּע֥וּ אֶל־הַקֹּ֖דֶשׁ וָמֵ֑תוּ אֵ֛לֶּה מַשָּׂ֥א בְנֵֽי־קְהָ֖ת בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד
Ordugah göç edeceği zaman Harun ve oğulları kutsal yeri ve kutsal yerin bütün takımlarını örtmeyi bitirecekler; ondan sonra Kehat oğulları taşımak için gelecekler, ama kutsal yere dokunmayacaklar, yoksa ölürler. Buluşma Çadırı'nda Kehat oğullarının yükü bunlardır.
Çölde Sayım 10:35
·
Tevrat
וַיְהִ֛י בִּנְסֹ֥עַ הָאָרֹ֖ן וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֑ה קוּמָ֣ה יְהוָ֗ה וְיָפֻ֨צוּ֙ אֹֽיְבֶ֔יךָ וְיָנֻ֥סוּ מְשַׂנְאֶ֖יךָ מִפָּנֶֽיךָ
Sandık yola çıktığında Musa dedi: 'Kalk Yahve ve düşmanların dağılsın ve senden nefret edenler senin yüzünden kaçsın.'
Örnek Ayetler (3)
Yasa'nın Tekrarı 1:7
·
Tevrat
פְּנ֣וּ וּסְע֣וּ לָכֶ֗ם וּבֹ֨אוּ הַ֥ר הָֽאֱמֹרִי֮ וְאֶל־כָּל־שְׁכֵנָיו֒ בָּעֲרָבָ֥ה בָהָ֛ר וּבַשְּׁפֵלָ֥ה וּבַנֶּ֖גֶב וּבְח֣וֹף הַיָּ֑ם אֶ֤רֶץ הַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַלְּבָנ֔וֹן עַד־הַנָּהָ֥ר הַגָּדֹ֖ל נְהַר־פְּרָֽת
Dönün ve göç edin; Amorluların dağına ve Arava'da, dağda, Şefela'da, Necef'te ve deniz kıyısında olan bütün komşularına, Kenanlıların diyarına ve Lübnan'a, büyük ırmağa, Fırat Irmağı'na kadar gidin.
Yasa'nın Tekrarı 1:40
·
Tevrat
וְאַתֶּ֖ם פְּנ֣וּ לָכֶ֑ם וּסְע֥וּ הַמִּדְבָּ֖רָה דֶּ֥רֶךְ יַם־סֽוּף
Ama siz dönün ve Kamış Denizi yoluyla çöle göç edin.
Çölde Sayım 14:25
·
Tevrat
וְהָֽעֲמָלֵקִ֥י וְהַֽכְּנַעֲנִ֖י יוֹשֵׁ֣ב בָּעֵ֑מֶק מָחָ֗ר פְּנ֨וּ וּסְע֥וּ לָכֶ֛ם הַמִּדְבָּ֖ר דֶּ֥רֶךְ יַם־סֽוּף
Amalekli ve Kenanlı vadide oturuyor; yarın dönün ve Kamış Denizi yoluyla çöle göç edin.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 11:2
·
Tevrat
וַֽיְהִ֖י בְּנָסְעָ֣ם מִקֶּ֑דֶם וַֽיִּמְצְא֥וּ בִקְעָ֛ה בְּאֶ֥רֶץ שִׁנְעָ֖ר וַיֵּ֥שְׁבוּ שָֽׁם
Doğudan göçtüklerinde Şinar diyarında bir ova buldular ve oraya yerleştiler.
Çölde Sayım 10:34
·
Tevrat
וַעֲנַ֧ן יְהוָ֛ה עֲלֵיהֶ֖ם יוֹמָ֑ם בְּנָסְעָ֖ם מִן־הַֽמַּחֲנֶֽה
Ve ordugahtan yola çıktıklarında gündüz Yahve'nin bulutu onların üzerindeydi.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 33:20
·
Tevrat
חֲזֵ֣ה צִיּ֔וֹן קִרְיַ֖ת מֽוֹעֲדֵ֑נוּ עֵינֶיךָ֩ תִרְאֶ֨ינָה יְרוּשָׁלִַ֜ם נָוֶ֣ה שַׁאֲנָ֗ן אֹ֤הֶל בַּל־יִצְעָן֙ בַּל־יִסַּ֤ע יְתֵֽדֹתָיו֙ לָנֶ֔צַח וְכָל־חֲבָלָ֖יו בַּל־יִנָּתֵֽקוּ
Buluşmalarımızın şehri Siyon'a bak; gözlerin Yeruşalim'i, rahat yurdu, sökülmeyecek çadırı görecek; kazıkları sonsuza dek çıkarılmayacak ve hiçbir ipi koparılmayacak.
Mezmurlar 78:26
·
Tevrat
יַסַּ֣ע קָ֭דִים בַּשָּׁמָ֑יִם וַיְנַהֵ֖ג בְּעֻזּ֣וֹ תֵימָֽן
Göklerde doğu rüzgarını estirdi; ve gücüyle güney rüzgarını yönlendirdi.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 4:4
·
Tevrat
וּבָ֗את וְסָגַ֤רְתְּ הַדֶּ֨לֶת֙ בַּעֲדֵ֣ךְ וּבְעַד־בָּנַ֔יִךְ וְיָצַ֕קְתְּ עַ֥ל כָּל־הַכֵּלִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וְהַמָּלֵ֖א תַּסִּֽיעִי
Ve girip kapıyı kendi arkandan ve oğullarının arkasından kapatacaksın ve bütün bu kaplara dökeceksin ve dolanı kenara çekeceksin.
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 10:9
·
Tevrat
מַסִּ֣יעַ אֲבָנִ֔ים יֵעָצֵ֖ב בָּהֶ֑ם בּוֹקֵ֥עַ עֵצִ֖ים יִסָּ֥כֶן בָּֽם
Taşları çıkaran onlarla incinir; odunları yaran onlarla tehlikeye girer.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 33:12
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר נִסְעָ֣ה וְנֵלֵ֑כָה וְאֵלְכָ֖ה לְנֶגְדֶּֽךָ
Dedi: 'Göçelim ve gidelim, senin önünde gideceğim.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 12:9
·
Tevrat
וַיִּסַּ֣ע אַבְרָ֔ם הָל֥וֹךְ וְנָס֖וֹעַ הַנֶּֽגְבָּה
İbrahim giderek ve göç ederek Necef'e doğru göç etti.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 2:24
·
Tevrat
ק֣וּמוּ סְּע֗וּ וְעִבְרוּ֮ אֶת־נַ֣חַל אַרְנֹן֒ רְאֵ֣ה נָתַ֣תִּי בְ֠יָדְךָ אֶת־סִיחֹ֨ן מֶֽלֶךְ־חֶשְׁבּ֧וֹן הָֽאֱמֹרִ֛י וְאֶת־אַרְצ֖וֹ הָחֵ֣ל רָ֑שׁ וְהִתְגָּ֥ר בּ֖וֹ מִלְחָמָֽה
Kalkın, göç edin ve Arnon vadisini geçin; bak, Amorlu Heşvon kralı Sihon'u ve onun yerini eline verdim; mülk edinmeye başla ve onu savaşa kışkırt.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 8:31
·
Tevrat
וַֽנִּסְעָ֞ה מִנְּהַ֣ר אַֽהֲוָ֗א בִּשְׁנֵ֤ים עָשָׂר֙ לַחֹ֣דֶשׁ הָרִאשׁ֔וֹן לָלֶ֖כֶת יְרוּשָׁלִָ֑ם וְיַד־אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ הָיְתָ֣ה עָלֵ֔ינוּ וַיַּ֨צִּילֵ֔נוּ מִכַּ֥ף אוֹיֵ֛ב וְאוֹרֵ֖ב עַל־הַדָּֽרֶךְ
Sonra birinci ayın on ikisinde Yeruşalim'e gitmek için Ahava ırmağından yola çıktık; ve Tanrımızın eli üzerimizdeydi ve bizi yoldaki düşmanın ve pusu kuranın elinden kurtardı.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 16:3
·
Tevrat
וַיִּשְׁכַּ֣ב שִׁמְשׁוֹן֮ עַד־חֲצִ֣י הַלַּיְלָה֒ וַיָּ֣קָם בַּחֲצִ֣י הַלַּ֗יְלָה וַיֶּאֱחֹ֞ז בְּדַלְת֤וֹת שַֽׁעַר־הָעִיר֙ וּבִשְׁתֵּ֣י הַמְּזוּז֔וֹת וַיִּסָּעֵם֙ עִֽם־הַבְּרִ֔יחַ וַיָּ֖שֶׂם עַל־כְּתֵפָ֑יו וַֽיַּעֲלֵם֙ אֶל־רֹ֣אשׁ הָהָ֔ר אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֥י חֶבְרֽוֹן
Şimşon gece yarısına kadar yattı. Gece yarısında kalktı, şehir kapısının kapılarını ve iki söveyi tuttu, onları sürgüyle birlikte söktü. Omuzlarına koydu ve onları Hevron'un yüzündeki dağın tepesine çıkardı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 3:3
·
Tevrat
וַיְצַוּוּ֮ אֶת־הָעָ֣ם לֵאמֹר֒ כִּרְאֽוֹתְכֶ֗ם אֵ֣ת אֲר֤וֹן בְּרִית־יְהוָה֙ אֱלֹ֣הֵיכֶ֔ם וְהַכֹּֽהֲנִים֙ הַלְוִיִּ֔ם נֹשְׂאִ֖ים אֹת֑וֹ וְאַתֶּ֗ם תִּסְעוּ֙ מִמְּק֣וֹמְכֶ֔ם וַהֲלַכְתֶּ֖ם אַחֲרָֽיו
Halka buyurup dediler: 'Tanrınız Yahve'nin antlaşma sandığını ve onu taşıyan Levili kahinleri gördüğünüzde, siz de yerinizden göç edeceksiniz ve onun arkasından gideceksiniz.