517
Kullanım
3
Lemma
101
Türev
102
Anlam
3 lemma, 101 türev form
Örnek Ayetler (3 / 6)
1. Samuel 17:25
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֗ל הַרְּאִיתֶם֙ הָאִ֤ישׁ הָֽעֹלֶה֙ הַזֶּ֔ה כִּ֛י לְחָרֵ֥ף אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל עֹלֶ֑ה וְֽ֠הָיָה הָאִ֨ישׁ אֲשֶׁר־יַכֶּ֜נּוּ יַעְשְׁרֶ֥נּוּ הַמֶּ֣לֶךְ עֹ֣שֶׁר גָּד֗וֹל וְאֶת־בִּתּוֹ֙ יִתֶּן־ל֔וֹ וְאֵת֙ בֵּ֣ית אָבִ֔יו יַעֲשֶׂ֥ה חָפְשִׁ֖י בְּיִשְׂרָאֵֽל
İsrail adamları dediler: 'Çıkan bu adamı gördünüz mü? Çünkü İsrail'i aşağılamak için çıkıyor; onu vuran adamı kral büyük zenginlikle zenginleştirecek, kızını ona verecek ve babasının evini İsrail'de özgür kılacak.'
1. Samuel 17:27
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ הָעָ֔ם כַּדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה לֵאמֹ֑ר כֹּ֣ה יֵעָשֶׂ֔ה לָאִ֖ישׁ אֲשֶׁ֥ר יַכֶּֽנּוּ
Halk ona bu söz gibi diyerek dedi: 'Onu vuran adama böyle yapılacak.'
Yasa'nın Tekrarı 25:3
·
Tevrat
אַרְבָּעִ֥ים יַכֶּ֖נּוּ לֹ֣א יֹסִ֑יף פֶּן־יֹסִ֨יף לְהַכֹּת֤וֹ עַל־אֵ֨לֶּה֙ מַכָּ֣ה רַבָּ֔ה וְנִקְלָ֥ה אָחִ֖יךָ לְעֵינֶֽיךָ
Kırk onu vuracak, eklemeyecek; yoksa bunların üzerine çok vuruşla onu vurmaya ekler ve kardeşin gözlerinde aşağılanır.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 21:22
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִ֗י אַכֶּ֤ה כַפִּי֙ אֶל־כַּפִּ֔י וַהֲנִחֹתִ֖י חֲמָתִ֑י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Ve ben de avucumu avucuma vuracağım ve öfkemi yatıştıracağım; ben Yahve konuştum.
1. Samuel 18:11
·
Tevrat
וַיָּ֤טֶל שָׁאוּל֙ אֶֽת־הַחֲנִ֔ית וַיֹּ֕אמֶר אַכֶּ֥ה בְדָוִ֖ד וּבַקִּ֑יר וַיִּסֹּ֥ב דָּוִ֛ד מִפָּנָ֖יו פַּעֲמָֽיִם
Şaul mızrağı fırlattı ve dedi: 'Davut'u duvara vuracağım.' Ancak Davut onun önünden iki kez kaçındı.
2. Krallar 6:21
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵל֙ אֶל־אֱלִישָׁ֔ע כִּרְאֹת֖וֹ אוֹתָ֑ם הַאַכֶּ֥ה אַכֶּ֖ה אָבִֽי
İsrail kralı onları gördüğünde Elişa'ya dedi: 'Vurayım mı, vurayım mı babam?'
Zekeriya 12:4
·
Tevrat
בַּיּ֨וֹם הַה֜וּא נְאֻם־יְהוָ֗ה אַכֶּ֤ה כָל־סוּס֙ בַּתִּמָּה֔וֹן וְרֹכְב֖וֹ בַּשִּׁגָּע֑וֹן וְעַל־בֵּ֤ית יְהוּדָה֙ אֶפְקַ֣ח אֶת־עֵינַ֔י וְכֹל֙ ס֣וּס הָֽעַמִּ֔ים אַכֶּ֖ה בַּֽעִוָּרֽוֹן
O günde, Yahve'nin bildirisidir, her atı şaşkınlıkla ve binicisini delilikle vuracağım. Yahuda evi üzerine gözlerimi açacağım ve halkların her atını körlükle vuracağım.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 9:32
·
Tevrat
וְהַחִטָּ֥ה וְהַכֻּסֶּ֖מֶת לֹ֣א נֻכּ֑וּ כִּ֥י אֲפִילֹ֖ת הֵֽנָּה
Buğday ve kızıl buğday vurulmadı; çünkü onlar geç olgunlaşandı.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 11:15
·
Tevrat
וְהֶחֱרִ֣ים יְהוָ֗ה אֵ֚ת לְשׁ֣וֹן יָם־מִצְרַ֔יִם וְהֵנִ֥יף יָד֛וֹ עַל־הַנָּהָ֖ר בַּעְיָ֣ם רוּח֑וֹ וְהִכָּ֨הוּ֙ לְשִׁבְעָ֣ה נְחָלִ֔ים וְהִדְרִ֖יךְ בַּנְּעָלִֽים
Yahve Mısır denizinin dilini yok edecek ve kavurucu rüzgarıyla elini ırmağın üzerinde sallayacak; onu yedi dereye bölecek ve çarıklarla geçirtecek.
Yaratılış 32:9
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר אִם־יָב֥וֹא עֵשָׂ֛ו אֶל־הַמַּחֲנֶ֥ה הָאַחַ֖ת וְהִכָּ֑הוּ וְהָיָ֛ה הַמַּחֲנֶ֥ה הַנִּשְׁאָ֖ר לִפְלֵיטָֽה
Ve dedi: "Eğer Esav bir ordugaha gelip onu vurursa, kalan ordugah kurtulur."
Yasa'nın Tekrarı 19:6
·
Tevrat
פֶּן־יִרְדֹּף֩ גֹּאֵ֨ל הַדָּ֜ם אַחֲרֵ֣י הָרֹצֵ֗חַ כִּי־יֵחַם֮ לְבָבוֹ֒ וְהִשִּׂיג֛וֹ כִּֽי־יִרְבֶּ֥ה הַדֶּ֖רֶךְ וְהִכָּ֣הוּ נָ֑פֶשׁ וְלוֹ֙ אֵ֣ין מִשְׁפַּט־מָ֔וֶת כִּ֠י לֹ֣א שֹׂנֵ֥א ה֛וּא ל֖וֹ מִתְּמ֥וֹל שִׁלְשֽׁוֹם
Yoksa kan fidyecisi, kalbi ısındığı için katilin ardına düşer, ve yol uzun olduğu için ona yetişir, ve onu canından vurur; ancak onun için ölüm yargısı yoktur, çünkü o dünden, önceki günden ondan nefret etmiyordu.
Yasa'nın Tekrarı 19:11
·
Tevrat
וְכִֽי־יִהְיֶ֥ה אִישׁ֙ שֹׂנֵ֣א לְרֵעֵ֔הוּ וְאָ֤רַב לוֹ֙ וְקָ֣ם עָלָ֔יו וְהִכָּ֥הוּ נֶ֖פֶשׁ וָמֵ֑ת וְנָ֕ס אֶל־אַחַ֖ת הֶעָרִ֥ים הָאֵֽל
Fakat eğer bir adam komşusundan nefret ederse, ve ona pusu kurarsa, ve ona karşı kalkarsa, ve onu canından vurursa ve o ölürse; ve bu şehirlerden birine kaçarsa;
Yasa'nın Tekrarı 25:2
·
Tevrat
וְהָיָ֛ה אִם־בִּ֥ן הַכּ֖וֹת הָרָשָׁ֑ע וְהִפִּיל֤וֹ הַשֹּׁפֵט֙ וְהִכָּ֣הוּ לְפָנָ֔יו כְּדֵ֥י רִשְׁעָת֖וֹ בְּמִסְפָּֽר
Ve olacak ki, eğer kötü vurulmanın oğluysa, hakim onu düşürecek ve kötülüğüne göre sayıyla kendi yüzü önünde onu vuracak.
Örnek Ayetler (5)
1. Samuel 4:8
·
Tevrat
א֣וֹי לָ֔נוּ מִ֣י יַצִּילֵ֔נוּ מִיַּ֛ד הָאֱלֹהִ֥ים הָאַדִּירִ֖ים הָאֵ֑לֶּה אֵ֧לֶּה הֵ֣ם הָאֱלֹהִ֗ים הַמַּכִּ֧ים אֶת־מִצְרַ֛יִם בְּכָל־מַכָּ֖ה בַּמִּדְבָּֽר
'Vay halimize! Bizi bu ulu tanrıların elinden kim kurtaracak? Mısır'ı çölde her türlü vuruşla vuran tanrılar bunlardır.'
2. Krallar 14:5
·
Tevrat
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁ֛ר חָזְקָ֥ה הַמַּמְלָכָ֖ה בְּיָד֑וֹ וַיַּךְ֙ אֶת־עֲבָדָ֔יו הַמַּכִּ֖ים אֶת־הַמֶּ֥לֶךְ אָבִֽיו
Krallık elinde güçlendiği zaman, babası kralı vuran kullarını vurdu.
2. Krallar 14:6
·
Tevrat
וְאֶת־בְּנֵ֥י הַמַּכִּ֖ים לֹ֣א הֵמִ֑ית כַּכָּת֣וּב בְּסֵ֣פֶר תּֽוֹרַת־מֹ֠שֶׁה אֲשֶׁר־צִוָּ֨ה יְהוָ֜ה לֵאמֹ֗ר לֹא־יוּמְת֨וּ אָב֤וֹת עַל־בָּנִים֙ וּבָנִים֙ לֹא־יוּמְת֣וּ עַל־אָב֔וֹת כִּ֛י אִם־אִ֥ישׁ בְּחֶטְא֖וֹ יוּמָֽת
Ama vuranların oğullarını öldürmedi; Yahve'nin buyurduğu Musa'nın yasası kitabında yazıldığı gibi, diyerek: 'Babalar oğullar için öldürülmeyecek ve oğullar babalar için öldürülmeyecek; ancak adam günahıyla öldürülecek.'
2. Tarihler 25:3
·
Tevrat
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁ֛ר חָזְקָ֥ה הַמַּמְלָכָ֖ה עָלָ֑יו וַֽיַּהֲרֹג֙ אֶת־עֲבָדָ֔יו הַמַּכִּ֖ים אֶת־הַמֶּ֥לֶךְ אָבִֽיו
Krallık onun üzerinde güçlendiğinde, kral babasını vuran kullarını öldürdü.
2. Tarihler 28:23
·
Tevrat
וַיִּזְבַּ֗ח לֵֽאלֹהֵ֣י דַרְמֶשֶׂק֮ הַמַּכִּ֣ים בּוֹ֒ וַיֹּ֗אמֶר כִּ֠י אֱלֹהֵ֤י מַלְכֵֽי־אֲרָם֙ הֵ֚ם מַעְזְרִ֣ים אוֹתָ֔ם לָהֶ֥ם אֲזַבֵּ֖חַ וְיַעְזְר֑וּנִי וְהֵ֛ם הָֽיוּ־ל֥וֹ לְהַכְשִׁיל֖וֹ וּלְכָל־יִשְׂרָאֵֽל
Kendisini vuran Şam ilahlarına kurban kesti ve dedi: 'Çünkü Aram krallarının ilahları onlara yardım ediyorlar; onlara kurban keseceğim ve bana yardım etsinler.' Ama onlar onu ve bütün İsrail'i tökezletmek için oldular.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 6:16
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה כִּ֥י אֶהְיֶ֖ה עִמָּ֑ךְ וְהִכִּיתָ֥ אֶת־מִדְיָ֖ן כְּאִ֥ישׁ אֶחָֽד
Yahve ona dedi ki: 'Çünkü seninle olacağım ve Midyan'ı tek bir adam gibi vuracaksın.'
1. Samuel 23:2
·
Tevrat
וַיִּשְׁאַ֨ל דָּוִ֤ד בַּֽיהוָה֙ לֵאמֹ֔ר הַאֵלֵ֣ךְ וְהִכֵּ֔יתִי בַּפְּלִשְׁתִּ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־דָּוִ֗ד לֵ֚ךְ וְהִכִּ֣יתָ בַפְּלִשְׁתִּ֔ים וְהוֹשַׁעְתָּ֖ אֶת־קְעִילָֽה
Davut Yahve'ye sorarak dedi: 'Gidip bu Filistlileri vurayım mı?' Yahve Davut'a dedi: 'Git, Filistlileri vur ve Keila'yı kurtar.'
2. Krallar 13:17
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר פְּתַ֧ח הַחַלּ֛וֹן קֵ֖דְמָה וַיִּפְתָּ֑ח וַיֹּ֤אמֶר אֱלִישָׁ֤ע יְרֵה֙ וַיּ֔וֹר וַיֹּ֗אמֶר חֵץ־תְּשׁוּעָ֤ה לַֽיהוָה֙ וְחֵ֣ץ תְּשׁוּעָ֣ה בַֽאֲרָ֔ם וְהִכִּיתָ֧ אֶת־אֲרָ֛ם בַּאֲפֵ֖ק עַד־כַּלֵּֽה
Ve dedi: 'Doğuya doğru pencereyi aç.' Ve o açtı; ve Elişa dedi: 'At.' Ve o attı; ve dedi: 'Yahve için kurtuluş oku ve Aram'a karşı kurtuluş oku; ve Aram'ı bitirene kadar Afek'te vuracaksın.'
Yasa'nın Tekrarı 20:13
·
Tevrat
וּנְתָנָ֛הּ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בְּיָדֶ֑ךָ וְהִכִּיתָ֥ אֶת־כָּל־זְכוּרָ֖הּ לְפִי־חָֽרֶב
Ve Yahve Tanrın onu eline verecektir; ve onun bütün erkeklerini kılıcın ağzıyla vuracaksın.
Mısır'dan Çıkış 17:6
·
Tevrat
הִנְנִ֣י עֹמֵד֩ לְפָנֶ֨יךָ שָּׁ֥ם עַֽל־הַצּוּר֮ בְּחֹרֵב֒ וְהִכִּ֣יתָ בַצּ֗וּר וְיָצְא֥וּ מִמֶּ֛נּוּ מַ֖יִם וְשָׁתָ֣ה הָעָ֑ם וַיַּ֤עַשׂ כֵּן֙ מֹשֶׁ֔ה לְעֵינֵ֖י זִקְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
'İşte ben orada, Horev'de kayanın üzerinde senin önünde duruyorum; ve kayaya vuracaksın ve ondan sular çıkacak ve halk içecek.' Ve Musa İsrail'in yaşlılarının gözleri önünde böyle yaptı.
Örnek Ayetler (3)
Levililer 24:18
·
Tevrat
וּמַכֵּ֥ה נֶֽפֶשׁ־בְּהֵמָ֖ה יְשַׁלְּמֶ֑נָּה נֶ֖פֶשׁ תַּ֥חַת נָֽפֶשׁ
Ve hayvan canına vuran onu ödeyecektir; can yerine can.
Levililer 24:21
·
Tevrat
וּמַכֵּ֥ה בְהֵמָ֖ה יְשַׁלְּמֶ֑נָּה וּמַכֵּ֥ה אָדָ֖ם יוּמָֽת
Ve hayvana vuran onu ödeyecektir; ve insana vuran öldürülecektir.
Mısır'dan Çıkış 21:15
·
Tevrat
וּמַכֵּ֥ה אָבִ֛יו וְאִמּ֖וֹ מ֥וֹת יוּמָֽת
Ve babasını ve annesini vuran kesinlikle öldürülecektir.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 1:8
·
Tevrat
וַיִּלָּחֲמ֤וּ בְנֵֽי־יְהוּדָה֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם וַיִּלְכְּד֣וּ אוֹתָ֔הּ וַיַּכּ֖וּהָ לְפִי־חָ֑רֶב וְאֶת־הָעִ֖יר שִׁלְּח֥וּ בָאֵֽשׁ
Yahuda oğulları Yeruşalim'de savaştılar ve onu ele geçirdiler; onu kılıç ağzıyla vurdular ve şehri ateşe gönderdiler.
2. Krallar 3:25
·
Tevrat
וְהֶעָרִ֣ים יַהֲרֹ֡סוּ וְכָל־חֶלְקָ֣ה ט֠וֹבָה יַשְׁלִ֨יכוּ אִישׁ־אַבְנ֜וֹ וּמִלְא֗וּהָ וְכָל־מַעְיַן־מַ֤יִם יִסְתֹּ֨מוּ֙ וְכָל־עֵֽץ־ט֣וֹב יַפִּ֔ילוּ עַד־הִשְׁאִ֧יר אֲבָנֶ֛יהָ בַּקִּ֖יר חֲרָ֑שֶׂת וַיָּסֹ֥בּוּ הַקַּלָּעִ֖ים וַיַּכּֽוּהָ
Şehirleri yıktılar ve her iyi tarlaya her adam kendi taşını attı ve onu doldurdular; bütün su pınarlarını tıkadılar ve her iyi ağacı devirdiler; ta ki Kir-Hareset'te taşları kalana kadar; sapancılar etrafını sarıp onu vurdular.
Yeşu 10:35
·
Tevrat
וַֽיִּלְכְּד֜וּהָ בַּיּ֤וֹם הַהוּא֙ וַיַּכּ֣וּהָ לְפִי־חֶ֔רֶב וְאֵת֙ כָּל־הַנֶּ֣פֶשׁ אֲשֶׁר־בָּ֔הּ בַּיּ֥וֹם הַה֖וּא הֶחֱרִ֑ים כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־עָשָׂ֖ה לְלָכִֽישׁ
Onu o gün ele geçirdiler ve onu kılıç ağzıyla vurdular; ve içindeki her canı o gün tamamen yok etti, Lakiş'e yaptığı her şey gibi.
Yeşu 10:37
·
Tevrat
וַיִּלְכְּד֣וּהָ וַיַּכּֽוּהָ־לְפִי־חֶ֠רֶב וְאֶת־מַלְכָּ֨הּ וְאֶת־כָּל־עָרֶ֜יהָ וְאֶת־כָּל־הַנֶּ֤פֶשׁ אֲשֶׁר־בָּהּ֙ לֹֽא־הִשְׁאִ֣יר שָׂרִ֔יד כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־עָשָׂ֖ה לְעֶגְל֑וֹן וַיַּחֲרֵ֣ם אוֹתָ֔הּ וְאֶת־כָּל־הַנֶּ֖פֶשׁ אֲשֶׁר־בָּֽהּ
Onu ele geçirdiler ve onu, kralını, bütün şehirlerini ve içindeki her canı kılıç ağzıyla vurdular; sağ kalan bırakmadı, Eglon'a yaptığı her şey gibi; ve onu ve içindeki her canı tamamen yok etti.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 21:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁלְחוּ־שָׁ֣ם הָעֵדָ֗ה שְׁנֵים־עָשָׂ֥ר אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ מִבְּנֵ֣י הֶחָ֑יִל וַיְצַוּ֨וּ אוֹתָ֜ם לֵאמֹ֗ר לְ֠כוּ וְהִכִּיתֶ֞ם אֶת־יוֹשְׁבֵ֨י יָבֵ֤שׁ גִּלְעָד֙ לְפִי־חֶ֔רֶב וְהַנָּשִׁ֖ים וְהַטָּֽף
Topluluk oraya yiğit oğullarından on iki bin adam gönderdi ve onlara buyurdu, diyerek: 'Gidin ve Gilead Yaveş oturanlarını, kadınları ve çocukları kılıç ağzıyla vurun.'
2. Krallar 3:19
·
Tevrat
וְהִכִּיתֶ֞ם כָּל־עִ֤יר מִבְצָר֙ וְכָל־עִ֣יר מִבְח֔וֹר וְכָל־עֵ֥ץ טוֹב֙ תַּפִּ֔ילוּ וְכָל־מַעְיְנֵי־מַ֖יִם תִּסְתֹּ֑מוּ וְכֹל֙ הַחֶלְקָ֣ה הַטּוֹבָ֔ה תַּכְאִ֖בוּ בָּאֲבָנִֽים
Ve her surlu şehri ve her seçkin şehri vuracaksınız, her iyi ağacı devireceksiniz, bütün su pınarlarını tıkayacaksınız ve her iyi tarlayı taşlarla bozacaksınız.
Yasa'nın Tekrarı 7:2
·
Tevrat
וּנְתָנָ֞ם יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ לְפָנֶ֖יךָ וְהִכִּיתָ֑ם הַחֲרֵ֤ם תַּחֲרִים֙ אֹתָ֔ם לֹא־תִכְרֹ֥ת לָהֶ֛ם בְּרִ֖ית וְלֹ֥א תְחָנֵּֽם
ve Tanrın Yahve onları senin önüne verdiğinde ve onları vurduğunda; onları kesinlikle yok edeceksin, onlarla antlaşma yapmayacaksın ve onlara lütfetmeyeceksin.
Çölde Sayım 25:17
·
Tevrat
צָר֖וֹר אֶת־הַמִּדְיָנִ֑ים וְהִכִּיתֶ֖ם אוֹתָֽם
Midyanlılara düşmanlık edin ve onları vurun.
Örnek Ayetler (4)
Amos 9:1
·
Tevrat
רָאִ֨יתִי אֶת־אֲדֹנָ֜י נִצָּ֣ב עַֽל־הַמִּזְבֵּ֗חַ וַיֹּאמֶר֩ הַ֨ךְ הַכַּפְתּ֜וֹר וְיִרְעֲשׁ֣וּ הַסִּפִּ֗ים וּבְצַ֨עַם֙ בְּרֹ֣אשׁ כֻּלָּ֔ם וְאַחֲרִיתָ֖ם בַּחֶ֣רֶב אֶהֱרֹ֑ג לֹֽא־יָנ֤וּס לָהֶם֙ נָ֔ס וְלֹֽא־יִמָּלֵ֥ט לָהֶ֖ם פָּלִֽיט
Efendi'yi sunağın üzerinde dururken gördüm ve dedi: 'Sütun başlığına vur ve eşikler sarsılsın; ve onları hepsinin başı üzerinde kır; ve onların sonunu kılıçla öldüreceğim; onlardan kaçan kaçamayacak ve onlardan kurtulan kurtulamayacak.'
2. Krallar 6:18
·
Tevrat
וַיֵּרְדוּ֮ אֵלָיו֒ וַיִּתְפַּלֵּ֨ל אֱלִישָׁ֤ע אֶל־יְהוָה֙ וַיֹּאמַ֔ר הַךְ־נָ֥א אֶת־הַגּוֹי־הַזֶּ֖ה בַּסַּנְוֵרִ֑ים וַיַּכֵּ֥ם בַּסַּנְוֵרִ֖ים כִּדְבַ֥ר אֱלִישָֽׁע
Ona indiler; Elişa Yahve'ye dua etti ve dedi: 'Lütfen bu ulusu körlükle vur.' Elişa'nın sözüne göre onları körlükle vurdu.
2. Krallar 13:18
·
Tevrat
וַיֹּ֛אמֶר קַ֥ח הַחִצִּ֖ים וַיִּקָּ֑ח וַיֹּ֤אמֶר לְמֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵל֙ הַךְ־אַ֔רְצָה וַיַּ֥ךְ שָֽׁלֹשׁ־פְּעָמִ֖ים וַֽיַּעֲמֹֽד
Sonra dedi: 'Okları al.' Ve o aldı; ve İsrail kralına dedi: 'Yere vur.' Ve o üç kez vurdu ve durdu.
Zekeriya 13:7
·
Tevrat
חֶ֗רֶב עוּרִ֤י עַל־רֹעִי֙ וְעַל־גֶּ֣בֶר עֲמִיתִ֔י נְאֻ֖ם יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת הַ֤ךְ אֶת־הָֽרֹעֶה֙ וּתְפוּצֶ֣יןָ הַצֹּ֔אן וַהֲשִׁבֹתִ֥י יָדִ֖י עַל־הַצֹּעֲרִֽים
Ey kılıç, çobanıma karşı ve yoldaşım olan adama karşı uyan, Ordular Yahve'nin bildirisidir: Çobanı vur ve sürü dağılsın; ve elimi küçükler üzerine döndüreceğim.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 6:22
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א תַכֶּ֔ה הַאֲשֶׁ֥ר שָׁבִ֛יתָ בְּחַרְבְּךָ֥ וּֽבְקַשְׁתְּךָ֖ אַתָּ֣ה מַכֶּ֑ה שִׂים֩ לֶ֨חֶם וָמַ֜יִם לִפְנֵיהֶ֗ם וְיֹֽאכְלוּ֙ וְיִשְׁתּ֔וּ וְיֵלְכ֖וּ אֶל־אֲדֹנֵיהֶֽם
Dedi ki: 'Vurma; kılıcınla ve yayınla tutsak aldıklarını mı vuruyorsun? Önlerine ekmek ve su koy, yesinler ve içsinler ve efendilerine gitsinler.'
Yeşaya 14:6
·
Tevrat
מַכֶּ֤ה עַמִּים֙ בְּעֶבְרָ֔ה מַכַּ֖ת בִּלְתִּ֣י סָרָ֑ה רֹדֶ֤ה בָאַף֙ גּוֹיִ֔ם מֻרְדָּ֖ף בְּלִ֥י חָשָֽׂךְ
Halkları taşkınlıkla, durmayan bir vuruşla vuranı; uluslara öfkeyle egemen olanı, esirgenmeden zulmedileni.
Mısır'dan Çıkış 2:11
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֗ם וַיִּגְדַּ֤ל מֹשֶׁה֙ וַיֵּצֵ֣א אֶל־אֶחָ֔יו וַיַּ֖רְא בְּסִבְלֹתָ֑ם וַיַּרְא֙ אִ֣ישׁ מִצְרִ֔י מַכֶּ֥ה אִישׁ־עִבְרִ֖י מֵאֶחָֽיו
O günlerde Musa büyüdü ve kardeşlerine çıktı ve onların yüklerini gördü; ve Mısırlı bir adamın kardeşlerinden İbrani bir adama vurduğunu gördü.
Mısır'dan Çıkış 7:17
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה בְּזֹ֣את תֵּדַ֔ע כִּ֖י אֲנִ֣י יְהוָ֑ה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י מַכֶּ֣ה בַּמַּטֶּ֣ה אֲשֶׁר־בְּיָדִ֗י עַל־הַמַּ֛יִם אֲשֶׁ֥ר בַּיְאֹ֖ר וְנֶהֶפְכ֥וּ לְדָֽם
Yahve şöyle dedi: 'Benim Yahve olduğumu bununla bileceksin; işte, ben elimdeki değnekle Nil'deki sulara vuruyorum ve onlar kana dönüşecekler.'
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 21:12
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ דָּוִ֗ד וַיִּקַּ֞ח אֶת־עַצְמ֤וֹת שָׁאוּל֙ וְאֶת־עַצְמוֹת֙ יְהוֹנָתָ֣ן בְּנ֔וֹ מֵאֵ֕ת בַּעֲלֵ֖י יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֑ד אֲשֶׁר֩ גָּנְב֨וּ אֹתָ֜ם מֵרְחֹ֣ב בֵּֽית־שַׁ֗ן אֲשֶׁ֨ר תְּלָא֥וּם שָׁ֨מָּה֙ פְּלִשְׁתִּ֔ים בְּי֨וֹם הַכּ֧וֹת פְּלִשְׁתִּ֛ים אֶת־שָׁא֖וּל בַּגִּלְבֹּֽעַ
Davut gitti ve Şaul'un kemiklerini ve oğlu Yonatan'ın kemiklerini Yaveş-Gilat adamlarından aldı; onlar, Filistlilerin Gilboa'da Şaul'u vurduğu gün Filistlilerin onları oraya astığı Beyt-Şan meydanından onları çalmışlardı.
Yaratılış 4:15
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר ל֣וֹ יְהוָ֗ה לָכֵן֙ כָּל־הֹרֵ֣ג קַ֔יִן שִׁבְעָתַ֖יִם יֻקָּ֑ם וַיָּ֨שֶׂם יְהוָ֤ה לְקַ֨יִן֙ א֔וֹת לְבִלְתִּ֥י הַכּוֹת־אֹת֖וֹ כָּל־מֹצְאֽוֹ
Yahve ona dedi: 'Bu nedenle Kayin'i her öldürenden yedi kat öç alınacaktır.' Ve Yahve, onu her bulanın onu vurmaması için Kayin'e bir işaret koydu.
Yasa'nın Tekrarı 25:2
·
Tevrat
וְהָיָ֛ה אִם־בִּ֥ן הַכּ֖וֹת הָרָשָׁ֑ע וְהִפִּיל֤וֹ הַשֹּׁפֵט֙ וְהִכָּ֣הוּ לְפָנָ֔יו כְּדֵ֥י רִשְׁעָת֖וֹ בְּמִסְפָּֽר
Ve olacak ki, eğer kötü vurulmanın oğluysa, hakim onu düşürecek ve kötülüğüne göre sayıyla kendi yüzü önünde onu vuracak.
Mısır'dan Çıkış 7:25
·
Tevrat
וַיִּמָּלֵ֖א שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים אַחֲרֵ֥י הַכּוֹת־יְהוָ֖ה אֶת־הַיְאֹֽר
Yahve'nin ırmağa vurmasından sonra yedi gün tamamlandı.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 9:5
·
Tevrat
וּלְאֵ֨לֶּה֙ אָמַ֣ר בְּאָזְנַ֔י עִבְר֥וּ בָעִ֛יר אַחֲרָ֖יו וְהַכּ֑וּ אַל־תָּחֹ֥ס עֵינְכֶ֖ם וְאַל־תַּחְמֹֽלוּ
Ve bunlara kulaklarıma dedi: 'Onun ardından şehirden geçin ve vurun; gözünüz acımasın ve esirgemeyin.'
Hezekiel 9:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵיהֶ֜ם טַמְּא֣וּ אֶת־הַבַּ֗יִת וּמַלְא֧וּ אֶת־הַחֲצֵר֛וֹת חֲלָלִ֖ים צֵ֑אוּ וְיָצְא֖וּ וְהִכּ֥וּ בָעִֽיר
Ve onlara dedi: 'Evi kirletin ve avluları öldürülmüşlerle doldurun; çıkın.' Ve çıktılar ve şehirde vurdular.
Yeremya 37:15
·
Tevrat
וַיִּקְצְפ֧וּ הַשָּׂרִ֛ים עַֽל־יִרְמְיָ֖הוּ וְהִכּ֣וּ אֹת֑וֹ וְנָתְנ֨וּ אוֹת֜וֹ בֵּ֣ית הָאֵס֗וּר בֵּ֚ית יְהוֹנָתָ֣ן הַסֹּפֵ֔ר כִּֽי־אֹת֥וֹ עָשׂ֖וּ לְבֵ֥ית הַכֶּֽלֶא
Önderler Yeremya'ya öfkelendiler, ona vurdular ve onu yazman Yonatan'ın evine, hapis evine koydular; çünkü orayı hapis evi yapmışlardı.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 20:4
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֡ה הִנְנִי֩ נֹתֶנְךָ֨ לְמָג֜וֹר לְךָ֣ וּלְכָל־אֹהֲבֶ֗יךָ וְנָֽפְל֛וּ בְּחֶ֥רֶב אֹיְבֵיהֶ֖ם וְעֵינֶ֣יךָ רֹא֑וֹת וְאֶת־כָּל־יְהוּדָ֗ה אֶתֵּן֙ בְּיַ֣ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְהִגְלָ֥ם בָּבֶ֖לָה וְהִכָּ֥ם בֶּחָֽרֶב
Çünkü Yahve şöyle dedi: 'İşte ben seni kendine ve bütün sevenlerine bir dehşet olarak veriyorum; ve onlar düşmanlarının kılıcıyla düşecekler ve senin gözlerin görecek; ve bütün Yahuda'yı Babil kralının eline vereceğim ve onları Babil'e sürecek ve onları kılıçla vuracak.'
Yeremya 21:7
·
Tevrat
וְאַחֲרֵי־כֵ֣ן נְאֻם־יְהוָ֡ה אֶתֵּ֣ן אֶת־צִדְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֣ה וְאֶת־עֲבָדָ֣יו וְאֶת־הָעָ֡ם וְאֶת־הַנִּשְׁאָרִים֩ בָּעִ֨יר הַזֹּ֜את מִן־הַדֶּ֣בֶר מִן־הַחֶ֣רֶב וּמִן־הָרָעָ֗ב בְּיַד֙ נְבוּכַדְרֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וּבְיַד֙ אֹֽיְבֵיהֶ֔ם וּבְיַ֖ד מְבַקְשֵׁ֣י נַפְשָׁ֑ם וְהִכָּ֣ם לְפִי־חֶ֔רֶב לֹֽא־יָח֣וּס עֲלֵיהֶ֔ם וְלֹ֥א יַחְמֹ֖ל וְלֹ֥א יְרַחֵֽם
Ve ondan sonra, Yahve'nin bildirisidir, Yahuda kralı Tsidkiya'yı, kullarını, halkı ve bu şehirde salgından, kılıçtan ve kıtlıktan kalanları Babil kralı Nebukadnessar'ın eline, düşmanlarının eline ve canlarını arayanların eline vereceğim; ve onları kılıcın ağzıyla vuracak, onları esirgemeyecek, acımayacak ve merhamet etmeyecek.
Yeremya 29:21
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַר֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אֶל־אַחְאָ֤ב בֶּן־קֽוֹלָיָה֙ וְאֶל־צִדְקִיָּ֣הוּ בֶן־מַֽעֲשֵׂיָ֔ה הַֽנִּבְּאִ֥ים לָכֶ֛ם בִּשְׁמִ֖י שָׁ֑קֶר הִנְנִ֣י נֹתֵ֣ן אֹתָ֗ם בְּיַד֙ נְבֽוּכַדְרֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְהִכָּ֖ם לְעֵינֵיכֶֽם
İsrail'in Tanrısı Ordular Yahve, benim adımla size yalanla peygamberlik eden Kolaya oğlu Ahav'a ve Maaseya oğlu Tsedekiya'ya şöyle dedi: İşte ben onları Babil kralı Nebukadnessar'ın eline veriyorum ve gözlerinizin önünde onları vuracak.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 10:20
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא לֹֽא־יוֹסִ֨יף ע֜וֹד שְׁאָ֤ר יִשְׂרָאֵל֙ וּפְלֵיטַ֣ת בֵּֽית־יַעֲקֹ֔ב לְהִשָּׁעֵ֖ן עַל־מַכֵּ֑הוּ וְנִשְׁעַ֗ן עַל־יְהוָ֛ה קְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל בֶּאֱמֶֽת
O gün İsrail'in kalıntısı ve Yakup evinin kurtulanları, kendilerini vuranın üzerine bir daha dayanmayacaklar; İsrail'in Kutsalı Yahve'ye sadakatle dayanacaklar.
Yeşaya 27:7
·
Tevrat
הַכְּמַכַּ֥ת מַכֵּ֖הוּ הִכָּ֑הוּ אִם־כְּהֶ֥רֶג הֲרֻגָ֖יו הֹרָֽג
Onu vuranın vuruşu gibi mi onu vurdu; yoksa onun öldürdüklerinin öldürülmesi gibi mi öldürüldü?
Yasa'nın Tekrarı 25:11
·
Tevrat
כִּֽי־יִנָּצ֨וּ אֲנָשִׁ֤ים יַחְדָּו֙ אִ֣ישׁ וְאָחִ֔יו וְקָֽרְבָה֙ אֵ֣שֶׁת הָֽאֶחָ֔ד לְהַצִּ֥יל אֶת־אִישָׁ֖הּ מִיַּ֣ד מַכֵּ֑הוּ וְשָׁלְחָ֣ה יָדָ֔הּ וְהֶחֱזִ֖יקָה בִּמְבֻשָֽׁיו
Adamlar, adam ve kardeşi birlikte çekiştiklerinde ve birinin eşi kocasını vuranın elinden kurtarmak için yaklaştığında ve elini gönderdiğinde ve onun utanç yerlerinden tuttuğunda;
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 10:25
·
Tevrat
וַיְהִ֞י כְּכַלֹּת֣וֹ לַעֲשׂ֣וֹת הָעֹלָ֗ה וַיֹּ֣אמֶר יֵ֠הוּא לָרָצִ֨ים וְלַשָּׁלִשִׁ֜ים בֹּ֤אוּ הַכּוּם֙ אִ֣ישׁ אַל־יֵצֵ֔א וַיַּכּ֖וּם לְפִי־חָ֑רֶב וַיַּשְׁלִ֗כוּ הָֽרָצִים֙ וְהַשָּׁ֣לִשִׁ֔ים וַיֵּלְכ֖וּ עַד־עִ֥יר בֵּית־הַבָּֽעַל
Yakmalık sunuyu yapmayı bitirdiğinde, Yehu muhafızlara ve komutanlara dedi: 'Girin, onları vurun, bir adam çıkmasın.' Onları kılıç ağzıyla vurdular. Muhafızlar ve komutanlar onları attılar ve Baal'ın evinin şehrine kadar gittiler.
Yeşu 9:18
·
Tevrat
וְלֹ֤א הִכּוּם֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כִּֽי־נִשְׁבְּע֤וּ לָהֶם֙ נְשִׂיאֵ֣י הָֽעֵדָ֔ה בַּֽיהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּלֹּ֥נוּ כָל־הָעֵדָ֖ה עַל־הַנְּשִׂיאִֽים
İsrail oğulları onları vurmadılar, çünkü topluluğun önderleri İsrail'in Tanrısı Yahve üzerine onlara yemin etmişlerdi; ve tüm topluluk önderlere karşı söylendiler.
Yeşu 12:6
·
Tevrat
מֹשֶׁ֧ה עֶֽבֶד־יְהוָ֛ה וּבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל הִכּ֑וּם וַֽ֠יִּתְּנָהּ מֹשֶׁ֨ה עֶֽבֶד־יְהוָ֜ה יְרֻשָּׁ֗ה לָרֻֽאוּבֵנִי֙ וְלַגָּדִ֔י וְלַחֲצִ֖י שֵׁ֥בֶט הַֽמְנַשֶּֽׁה
Yahve'nin kulu Musa ve İsrail oğulları onları vurdular; ve Yahve'nin kulu Musa onu Rubenlilere, Gadlılara ve Manaşe oymağının yarısına mülk olarak verdi.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 11:15
·
Tevrat
וַיִּכְתֹּ֥ב בַּסֵּ֖פֶר לֵאמֹ֑ר הָב֣וּ אֶת־אֽוּרִיָּ֗ה אֶל־מוּל֙ פְּנֵ֤י הַמִּלְחָמָה֙ הַֽחֲזָקָ֔ה וְשַׁבְתֶּ֥ם מֵאַחֲרָ֖יו וְנִכָּ֥ה וָמֵֽת
Kitapta diyerek yazdı: 'Uriya'yı güçlü savaşın yüzünün karşısına verin; arkasından dönün ki vurulsun ve ölsün.'
Yeşu 10:4
·
Tevrat
עֲלֽוּ־אֵלַ֣י וְעִזְרֻ֔נִי וְנַכֶּ֖ה אֶת־גִּבְע֑וֹן כִּֽי־הִשְׁלִ֥ימָה אֶת־יְהוֹשֻׁ֖עַ וְאֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
'Bana çıkın ve bana yardım edin ve Givon'u vuralım; çünkü o, Yeşu ile ve İsrail oğulları ile barış yaptı.'
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 20:33
·
Tevrat
וַיָּ֨טֶל שָׁא֧וּל אֶֽת־הַחֲנִ֛ית עָלָ֖יו לְהַכֹּת֑וֹ וַיֵּ֨דַע֙ יְה֣וֹנָתָ֔ן כִּֽי־כָ֥לָה הִ֛יא מֵעִ֥ם אָבִ֖יו לְהָמִ֥ית אֶת־דָּוִֽד
Şaul onu vurmak için mızrağı ona fırlattı; böylece Yonatan babası tarafından Davut'u öldürmenin kararlaştırıldığını bildi.
1. Krallar 20:35
·
Tevrat
וְאִ֨ישׁ אֶחָ֜ד מִבְּנֵ֣י הַנְּבִיאִ֗ים אָמַ֧ר אֶל־רֵעֵ֛הוּ בִּדְבַ֥ר יְהוָ֖ה הַכֵּ֣ינִי נָ֑א וַיְמָאֵ֥ן הָאִ֖ישׁ לְהַכֹּתֽוֹ
Ve peygamberlerin oğullarından bir adam Yahve'nin sözüyle arkadaşına dedi: 'Lütfen bana vur.' Ama adam ona vurmayı reddetti.
Yasa'nın Tekrarı 25:3
·
Tevrat
אַרְבָּעִ֥ים יַכֶּ֖נּוּ לֹ֣א יֹסִ֑יף פֶּן־יֹסִ֨יף לְהַכֹּת֤וֹ עַל־אֵ֨לֶּה֙ מַכָּ֣ה רַבָּ֔ה וְנִקְלָ֥ה אָחִ֖יךָ לְעֵינֶֽיךָ
Kırk onu vuracak, eklemeyecek; yoksa bunların üzerine çok vuruşla onu vurmaya ekler ve kardeşin gözlerinde aşağılanır.
Örnek Ayetler (2)
Ezgiler Ezgisi 5:7
·
Tevrat
מְצָאֻ֧נִי הַשֹּׁמְרִ֛ים הַסֹּבְבִ֥ים בָּעִ֖יר הִכּ֣וּנִי פְצָע֑וּנִי נָשְׂא֤וּ אֶת־רְדִידִי֙ מֵֽעָלַ֔י שֹׁמְרֵ֖י הַחֹמֽוֹת
Şehirde dolaşan bekçiler beni buldu; bana vurdular, beni yaraladılar, surların bekçileri şalımı üzerimden aldılar.
Süleyman'ın Özdeyişleri 23:35
·
Tevrat
הִכּ֥וּנִי בַל־חָלִיתִי֮ הֲלָמ֗וּנִי בַּל־יָ֫דָ֥עְתִּי מָתַ֥י אָקִ֑יץ א֝וֹסִ֗יף אֲבַקְשֶׁ֥נּוּ עֽוֹד
Beni vurdular, hastalanmadım; beni dövdüler, bilmedim. Ne zaman uyanacağım? Onu tekrar arayacağım.
Örnek Ayetler (2)
Yunus 4:7
·
Tevrat
וַיְמַ֤ן הָֽאֱלֹהִים֙ תּוֹלַ֔עַת בַּעֲל֥וֹת הַשַּׁ֖חַר לַֽמָּחֳרָ֑ת וַתַּ֥ךְ אֶת־הַקִּֽיקָי֖וֹן וַיִּיבָֽשׁ
Ertesi gün şafak sökerken Tanrı bir solucan atadı, o da bitkiye vurdu ve bitki kurudu.
Yunus 4:8
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כִּזְרֹ֣חַ הַשֶּׁ֗מֶשׁ וַיְמַ֨ן אֱלֹהִ֜ים ר֤וּחַ קָדִים֙ חֲרִישִׁ֔ית וַתַּ֥ךְ הַשֶּׁ֛מֶשׁ עַל־רֹ֥אשׁ יוֹנָ֖ה וַיִּתְעַלָּ֑ף וַיִּשְׁאַ֤ל אֶת־נַפְשׁוֹ֙ לָמ֔וּת וַיֹּ֕אמֶר ט֥וֹב מוֹתִ֖י מֵחַיָּֽי
Güneş doğduğunda Tanrı kavurucu bir doğu rüzgarı atadı, güneş Yunus'un başına vurdu ve o bayıldı; ölmek için canını diledi ve dedi: 'Ölümüm yaşamımdan iyidir.'