43
Kullanım
2
Lemma
25
Türev
40
Anlam
2 lemma, 25 türev form
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 7:29
·
Tevrat
גָּזִּ֤י נִזְרֵךְ֙ וְֽהַשְׁלִ֔יכִי וּשְׂאִ֥י עַל־שְׁפָיִ֖ם קִינָ֑ה כִּ֚י מָאַ֣ס יְהוָ֔ה וַיִּטֹּ֖שׁ אֶת־דּ֥וֹר עֶבְרָתֽוֹ
Saçını kes ve at ve çıplak tepeler üzerinde bir ağıt yükselt; çünkü Yahve gazabının neslini reddetti ve terk etti.
1. Samuel 17:20
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֨ם דָּוִ֜ד בַּבֹּ֗קֶר וַיִּטֹּ֤שׁ אֶת־הַצֹּאן֙ עַל־שֹׁמֵ֔ר וַיִּשָּׂ֣א וַיֵּ֔לֶךְ כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖הוּ יִשָׁ֑י וַיָּבֹא֙ הַמַּעְגָּ֔לָה וְהַחַ֗יִל הַיֹּצֵא֙ אֶל־הַמַּ֣עֲרָכָ֔ה וְהֵרֵ֖עוּ בַּמִּלְחָמָֽה
Davut sabah erkenden kalktı, sürüyü bir bekçiye bıraktı, İşay'ın ona buyurduğu gibi yüklenip gitti; ordugaha geldiğinde ordu dizilişe çıkıyor ve savaş için bağırıyordu.
1. Samuel 17:22
·
Tevrat
וַיִּטֹּשׁ֩ דָּוִ֨ד אֶת־הַכֵּלִ֜ים מֵעָלָ֗יו עַל־יַד֙ שׁוֹמֵ֣ר הַכֵּלִ֔ים וַיָּ֖רָץ הַמַּעֲרָכָ֑ה וַיָּבֹ֕א וַיִּשְׁאַ֥ל לְאֶחָ֖יו לְשָׁלֽוֹם
Davut üzerindeki eşyaları eşya bekçisinin eline bıraktı, dizilişe koştu, geldi ve kardeşlerinin esenliğini sordu.
Mezmurlar 78:60
·
Tevrat
וַ֭יִּטֹּשׁ מִשְׁכַּ֣ן שִׁל֑וֹ אֹ֝֗הֶל שִׁכֵּ֥ן בָּאָדָֽם
Ve Şilo konutunu, insanlar arasında kurduğu çadırı terk etti.
Yasa'nın Tekrarı 32:15
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֤ן יְשֻׁרוּן֙ וַיִּבְעָ֔ט שָׁמַ֖נְתָּ עָבִ֣יתָ כָּשִׂ֑יתָ וַיִּטֹּשׁ֙ אֱל֣וֹהַ עָשָׂ֔הוּ וַיְנַבֵּ֖ל צ֥וּר יְשֻׁעָתֽוֹ
Ve Yeşurun semirdi ve tepti; semirdin, kalınlaştın, yağ bağladın; ve onu yapan Tanrı'yı bıraktı ve kurtuluşunun kayasını hor gördü.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 15:9
·
Tevrat
וַיַּעֲל֣וּ פְלִשְׁתִּ֔ים וַֽיַּחֲנ֖וּ בִּיהוּדָ֑ה וַיִּנָּטְשׁ֖וּ בַּלֶּֽחִי
Filistliler çıktılar ve Yahuda'da ordugâh kurdular; ve Lehi'de yayıldılar.
2. Samuel 5:18
·
Tevrat
וּפְלִשְׁתִּ֖ים בָּ֑אוּ וַיִּנָּטְשׁ֖וּ בְּעֵ֥מֶק רְפָאִֽים
Filistliler geldiler ve Refaim vadisinde yayıldılar.
2. Samuel 5:22
·
Tevrat
וַיֹּסִ֥פוּ ע֛וֹד פְּלִשְׁתִּ֖ים לַֽעֲל֑וֹת וַיִּנָּֽטְשׁ֖וּ בְּעֵ֥מֶק רְפָאִֽים
Filistliler tekrar çıktılar ve Refaim vadisinde yayıldılar.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 23:33
·
Tevrat
וְכִי־יִשְׁאָלְךָ֩ הָעָ֨ם הַזֶּ֜ה אֽוֹ־הַנָּבִ֤יא אֽוֹ־כֹהֵן֙ לֵאמֹ֔ר מַה־מַשָּׂ֖א יְהוָ֑ה וְאָמַרְתָּ֤ אֲלֵיהֶם֙ אֶת־מַה־מַשָּׂ֔א וְנָטַשְׁתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Ve bu halk veya peygamber veya kâhin sana, 'Yahve'nin yükü nedir?' diyerek sorarsa, onlara diyeceksin: 'Ne yükü? Ve sizi terk edeceğim, Yahve'nin bildirisidir.'
Yeremya 23:39
·
Tevrat
לָכֵ֣ן הִנְנִ֔י וְנָשִׁ֥יתִי אֶתְכֶ֖ם נָשֹׁ֑א וְנָטַשְׁתִּ֣י אֶתְכֶ֗ם וְאֶת־הָעִיר֙ אֲשֶׁ֨ר נָתַ֧תִּי לָכֶ֛ם וְלַאֲבוֹתֵיכֶ֖ם מֵעַ֥ל פָּנָֽי
Bu yüzden işte ben sizi kesinlikle unutacağım; ve sizi ve size ve babalarınıza verdiğim şehri yüzümün üzerinden terk edeceğim.
2. Krallar 21:14
·
Tevrat
וְנָטַשְׁתִּ֗י אֵ֚ת שְׁאֵרִ֣ית נַחֲלָתִ֔י וּנְתַתִּ֖ים בְּיַ֣ד אֹֽיְבֵיהֶ֑ם וְהָי֥וּ לְבַ֛ז וְלִמְשִׁסָּ֖ה לְכָל־אֹיְבֵיהֶֽם
Mirasımın geri kalanını terk edeceğim ve onları düşmanlarının eline vereceğim; bütün düşmanları için bir ganimet ve bir yağma olacaklar.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 10:2
·
Tevrat
בְּלֶכְתְּךָ֤ הַיּוֹם֙ מֵעִמָּדִ֔י וּמָצָאתָ֩ שְׁנֵ֨י אֲנָשִׁ֜ים עִם־קְבֻרַ֥ת רָחֵ֛ל בִּגְב֥וּל בִּנְיָמִ֖ן בְּצֶלְצַ֑ח וְאָמְר֣וּ אֵלֶ֗יךָ נִמְצְא֤וּ הָאֲתֹנוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר הָלַ֣כְתָּ לְבַקֵּ֔שׁ וְהִנֵּ֨ה נָטַ֤שׁ אָבִ֨יךָ֙ אֶת־דִּבְרֵ֣י הָאֲתֹנ֔וֹת וְדָאַ֤ג לָכֶם֙ לֵאמֹ֔ר מָ֥ה אֶעֱשֶׂ֖ה לִבְנִֽי
Bugün yanımdan gittiğinde, Bünyamin sınırında, Tseltsah'ta Rahel'in mezarı yanında iki adam bulacaksın. Sana diyecekler: 'Aramaya gittiğin eşekler bulundu ve işte baban eşeklerin işini bıraktı ve sizin için kaygılandı, diyerek: Oğlum için ne yapayım?'
Yeşaya 32:14
·
Tevrat
כִּֽי־אַרְמ֣וֹן נֻטָּ֔שׁ הֲמ֥וֹן עִ֖יר עֻזָּ֑ב עֹ֣פֶל וָבַ֜חַן הָיָ֨ה בְעַ֤ד מְעָרוֹת֙ עַד־עוֹלָ֔ם מְשׂ֥וֹשׂ פְּרָאִ֖ים מִרְעֵ֥ה עֲדָרִֽים
Çünkü saray terk edildi, şehrin kalabalığı bırakıldı; hisar ve gözetleme kulesi sonsuza dek mağaralar, yaban eşeklerinin sevinci, sürülerin otlağı oldu.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 16:8
·
Tevrat
כִּ֣י שַׁדְמוֹת֩ חֶשְׁבּ֨וֹן אֻמְלָ֜ל גֶּ֣פֶן שִׂבְמָ֗ה בַּעֲלֵ֤י גוֹיִם֙ הָלְמ֣וּ שְׂרוּקֶּ֔יהָ עַד־יַעְזֵ֥ר נָגָ֖עוּ תָּ֣עוּ מִדְבָּ֑ר שְׁלֻ֣חוֹתֶ֔יהָ נִטְּשׁ֖וּ עָ֥בְרוּ יָֽם
Çünkü Heşbon'un tarlaları soldu, Sivma'nın asması; ulusların efendileri onun seçkin dallarına vurdular, Yazer'e kadar ulaştılar, çölde dolaştılar; onun sürgünleri yayıldılar, denizi geçtiler.
Yeşaya 33:23
·
Tevrat
נִטְּשׁ֖וּ חֲבָלָ֑יִךְ בַּל־יְחַזְּק֤וּ כֵן־תָּרְנָם֙ בַּל־פָּ֣רְשׂוּ נֵ֔ס אָ֣ז חֻלַּ֤ק עַֽד־שָׁלָל֙ מַרְבֶּ֔ה פִּסְחִ֖ים בָּ֥זְזוּ בַֽז
İplerin gevşedi; direklerinin tabanını sağlamlaştıramadılar, yelken açamadılar; o zaman bol ganimet payı bölüşüldü, topallar bile yağma yağmaladı.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 15:6
·
Tevrat
אַ֣תְּ נָטַ֥שְׁתְּ אֹתִ֛י נְאֻם־יְהוָ֖ה אָח֣וֹר תֵּלֵ֑כִי וָאַ֨ט אֶת־יָדִ֤י עָלַ֨יִךְ֙ וָֽאַשְׁחִיתֵ֔ךְ נִלְאֵ֖יתִי הִנָּחֵֽם
Sen beni bıraktın, Yahve'nin bildirisidir, geriye gidiyorsun; ve elimi senin üzerine uzattım ve seni yok ettim; teselli bulmaktan yoruldum.
1. Samuel 17:28
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֤ע אֱלִיאָב֙ אָחִ֣יו הַגָּד֔וֹל בְּדַבְּר֖וֹ אֶל־הָאֲנָשִׁ֑ים וַיִּֽחַר־אַף֩ אֱלִיאָ֨ב בְּדָוִ֜ד וַיֹּ֣אמֶר לָמָּה־זֶּ֣ה יָרַ֗דְתָּ וְעַל־מִ֨י נָטַ֜שְׁתָּ מְעַ֨ט הַצֹּ֤אן הָהֵ֨נָּה֙ בַּמִּדְבָּ֔ר אֲנִ֧י יָדַ֣עְתִּי אֶת־זְדֹנְךָ֗ וְאֵת֙ רֹ֣עַ לְבָבֶ֔ךָ כִּ֗י לְמַ֛עַן רְא֥וֹת הַמִּלְחָמָ֖ה יָרָֽדְתָּ
Büyük kardeşi Eliyav onun adamlarla konuştuğunu duydu; Eliyav'ın öfkesi Davut'a alevlendi ve dedi: 'Neden indin ve çöldeki o az sürüyü kime bıraktın? Ben senin küstahlığını ve kalbinin kötülüğünü biliyorum; çünkü savaşı görmek için indin.'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 31:12
·
Tevrat
וַיִּכְרְתֻ֧הוּ זָרִ֛ים עָרִיצֵ֥י גוֹיִ֖ם וַֽיִּטְּשֻׁ֑הוּ אֶל־הֶ֠הָרִים וּבְכָל־גֵּ֨אָי֜וֹת נָפְל֣וּ דָלִיּוֹתָ֗יו וַתִּשָּׁבַ֤רְנָה פֹֽארֹתָיו֙ בְּכֹל֙ אֲפִיקֵ֣י הָאָ֔רֶץ וַיֵּרְד֧וּ מִצִּלּ֛וֹ כָּל־עַמֵּ֥י הָאָ֖רֶץ וַֽיִּטְּשֻֽׁהוּ
Ulusların zalimleri olan yabancılar onu kestiler ve onu bıraktılar; dalları dağlara ve bütün vadilere düştü, sürgünleri yerin bütün derelerinde kırıldı; yerin bütün halkları onun gölgesinden indiler ve onu bıraktılar.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 1:8
·
Tevrat
שְׁמַ֣ע בְּ֭נִי מוּסַ֣ר אָבִ֑יךָ וְאַל־תִּ֝טֹּ֗שׁ תּוֹרַ֥ת אִמֶּֽךָ
Oğlum, babanın terbiyesini işit ve annenin yasasını bırakma.
Süleyman'ın Özdeyişleri 6:20
·
Tevrat
נְצֹ֣ר בְּ֭נִי מִצְוַ֣ת אָבִ֑יךָ וְאַל־תִּ֝טֹּ֗שׁ תּוֹרַ֥ת אִמֶּֽךָ
Oğlum, babanın buyruğunu koru ve annenin öğretişini bırakma.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 12:22
·
Tevrat
כִּ֠י לֹֽא־יִטֹּ֤שׁ יְהוָה֙ אֶת־עַמּ֔וֹ בַּעֲב֖וּר שְׁמ֣וֹ הַגָּד֑וֹל כִּ֚י הוֹאִ֣יל יְהוָ֔ה לַעֲשׂ֥וֹת אֶתְכֶ֛ם ל֖וֹ לְעָֽם
Çünkü Yahve kendi büyük adı uğruna halkını terk etmeyecektir; çünkü Yahve sizi kendisine halk yapmaya razı oldu.
Mezmurlar 94:14
·
Tevrat
כִּ֤י לֹא־יִטֹּ֣שׁ יְהוָ֣ה עַמּ֑וֹ וְ֝נַחֲלָת֗וֹ לֹ֣א יַעֲזֹֽב
Çünkü Yahve halkını bırakmayacak ve mirasını terk etmeyecek.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 29:5
·
Tevrat
וּנְטַשְׁתִּ֣יךָ הַמִּדְבָּ֗רָה אוֹתְךָ֙ וְאֵת֙ כָּל־דְּגַ֣ת יְאֹרֶ֔יךָ עַל־פְּנֵ֤י הַשָּׂדֶה֙ תִּפּ֔וֹל לֹ֥א תֵאָסֵ֖ף וְלֹ֣א תִקָּבֵ֑ץ לְחַיַּ֥ת הָאָ֛רֶץ וּלְע֥וֹף הַשָּׁמַ֖יִם נְתַתִּ֥יךָ לְאָכְלָֽה
Seni ve ırmaklarının bütün balığını çöle bırakacağım; kırın yüzüne düşeceksin, toplanmayacaksın ve bir araya getirilmeyeceksin; yerin hayvanlarına ve göklerin kuşlarına seni yiyecek olarak verdim.
Hezekiel 32:4
·
Tevrat
וּנְטַשְׁתִּ֣יךָ בָאָ֔רֶץ עַל־פְּנֵ֥י הַשָּׂדֶ֖ה אֲטִילֶ֑ךָ וְהִשְׁכַּנְתִּ֤י עָלֶ֨יךָ֙ כָּל־ע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וְהִשְׂבַּעְתִּ֥י מִמְּךָ֖ חַיַּ֥ת כָּל־הָאָֽרֶץ
Seni yere bırakacağım, kırın yüzüne seni fırlatacağım; senin üzerine göklerin bütün kuşlarını konduracağım ve bütün yerin hayvanlarını senden doyuracağım.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 12:15
·
Tevrat
הִכְעִ֥יס אֶפְרַ֖יִם תַּמְרוּרִ֑ים וְדָמָיו֙ עָלָ֣יו יִטּ֔וֹשׁ וְחֶ֨רְפָּת֔וֹ יָשִׁ֥יב ל֖וֹ אֲדֹנָֽיו
Efrayim acılıklarla öfkelendirdi; ve onun kanlarını onun üzerinde bırakacak ve onun Efendisi onun utancını ona döndürecek.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 2:6
·
Tevrat
כִּ֣י נָטַ֗שְׁתָּה עַמְּךָ֙ בֵּ֣ית יַעֲקֹ֔ב כִּ֤י מָלְאוּ֙ מִקֶּ֔דֶם וְעֹֽנְנִ֖ים כַּפְּלִשְׁתִּ֑ים וּבְיַלְדֵ֥י נָכְרִ֖ים יַשְׂפִּֽיקוּ
Çünkü halkını, Yakup evini terk ettin; çünkü doğudan ve Filistliler gibi falcılarla doldular ve yabancıların çocuklarıyla el sıkışıyorlar.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 4:2
·
Tevrat
וַיַּעַרְכ֨וּ פְלִשְׁתִּ֜ים לִקְרַ֣את יִשְׂרָאֵ֗ל וַתִּטֹּשׁ֙ הַמִּלְחָמָ֔ה וַיִּנָּ֥גֶף יִשְׂרָאֵ֖ל לִפְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֑ים וַיַּכּ֤וּ בַמַּֽעֲרָכָה֙ בַּשָּׂדֶ֔ה כְּאַרְבַּ֥עַת אֲלָפִ֖ים אִֽישׁ
Filistliler İsrail'i karşılamak için dizildiler; savaş yayıldı ve İsrail Filistlilerin yüzünün önünde yenildi. Kırda savaş dizilişinde dört bin kadar adam vurdular.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 30:16
·
Tevrat
וַיֹּ֣רִדֵ֔הוּ וְהִנֵּ֥ה נְטֻשִׁ֖ים עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֑רֶץ אֹכְלִ֤ים וְשֹׁתִים֙ וְחֹ֣גְגִ֔ים בְּכֹל֙ הַשָּׁלָ֣ל הַגָּד֔וֹל אֲשֶׁ֥ר לָקְח֛וּ מֵאֶ֥רֶץ פְּלִשְׁתִּ֖ים וּמֵאֶ֥רֶץ יְהוּדָֽה
Onu indirdi ve işte onlar bütün yerin yüzüne yayılmışlardı; Filistliler diyarından ve Yahuda diyarından aldıkları bütün büyük ganimetle yiyorlar, içiyorlar ve kutluyorlardı.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 31:28
·
Tevrat
וְלֹ֣א נְטַשְׁתַּ֔נִי לְנַשֵּׁ֥ק לְבָנַ֖י וְלִבְנֹתָ֑י עַתָּ֖ה הִסְכַּ֥לְתָּֽ עֲשֽׂוֹ
Oğullarımı ve kızlarımı öpmem için beni bırakmadın. Şimdi bunu yapmakla akılsızca davrandın.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 17:14
·
Tevrat
פּ֣וֹטֵֽר מַ֭יִם רֵאשִׁ֣ית מָד֑וֹן וְלִפְנֵ֥י הִ֝תְגַּלַּ֗ע הָרִ֥יב נְטֽוֹשׁ
Çekişmenin başlangıcı suları salıvermektir ve kavga patlak vermeden önce onu bırak.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 6:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֤יו גִּדְעוֹן֙ בִּ֣י אֲדֹנִ֔י וְיֵ֤שׁ יְהוָה֙ עִמָּ֔נוּ וְלָ֥מָּה מְצָאַ֖תְנוּ כָּל־זֹ֑את וְאַיֵּ֣ה כָֽל־נִפְלְאֹתָ֡יו אֲשֶׁר֩ סִפְּרוּ־לָ֨נוּ אֲבוֹתֵ֜ינוּ לֵאמֹ֗ר הֲלֹ֤א מִמִּצְרַ֨יִם֙ הֶעֱלָ֣נוּ יְהוָ֔ה וְעַתָּה֙ נְטָשָׁ֣נוּ יְהוָ֔ה וַֽיִּתְּנֵ֖נוּ בְּכַף־מִדְיָֽן
Gideon ona dedi ki: 'Lütfen efendim, eğer Yahve bizimleyse, bütün bunlar neden bizi buldu? Babalarımızın, 'Yahve bizi Mısır'dan çıkarmadı mı?' diyerek bize anlattıkları bütün harikaları nerede? Fakat şimdi Yahve bizi terk etti ve bizi Midyan'ın avucuna verdi.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 21:15
·
Tevrat
כִּֽי־מִפְּנֵ֥י חֲרָב֖וֹת נָדָ֑דוּ מִפְּנֵ֣י חֶ֣רֶב נְטוּשָׁ֗ה וּמִפְּנֵי֙ קֶ֣שֶׁת דְּרוּכָ֔ה וּמִפְּנֵ֖י כֹּ֥בֶד מִלְחָמָֽה
Çünkü kılıçların yüzünden kaçtılar; çekilmiş kılıcın yüzünden, gerilmiş yayın yüzünden ve savaşın ağırlığının yüzünden.
Örnek Ayetler (1)
Amos 5:2
·
Tevrat
נָֽפְלָה֙ לֹֽא־תוֹסִ֣יף ק֔וּם בְּתוּלַ֖ת יִשְׂרָאֵ֑ל נִטְּשָׁ֥ה עַל־אַדְמָתָ֖הּ אֵ֥ין מְקִימָֽהּ
İsrail bakiresi düştü, bir daha kalkmayacak; toprağı üzerinde bırakıldı, onu kaldıran yok.