84
Kullanım
8
Lemma
20
Türev
33
Anlam
8 lemma, 20 türev form
Örnek Ayetler (4 / 13)
2. Krallar 18:4
·
Tevrat
ה֣וּא הֵסִ֣יר אֶת־הַבָּמ֗וֹת וְשִׁבַּר֙ אֶת־הַמַּצֵּבֹ֔ת וְכָרַ֖ת אֶת־הָֽאֲשֵׁרָ֑ה וְכִתַּת֩ נְחַ֨שׁ הַנְּחֹ֜שֶׁת אֲשֶׁר־עָשָׂ֣ה מֹשֶׁ֗ה כִּ֣י עַד־הַיָּמִ֤ים הָהֵ֨מָּה֙ הָי֤וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מְקַטְּרִ֣ים ל֔וֹ וַיִּקְרָא־ל֖וֹ נְחֻשְׁתָּֽן
O yüksek yerleri kaldırdı, dikili taşları parçaladı ve Aşera'yı kesti; ve Musa'nın yaptığı tunç yılanını ezdi, çünkü o günlere kadar İsrail oğulları ona buhur yakıyorlardı ve ona Nehuştan adını koydu.
Yeşaya 14:29
·
Tevrat
אַֽל־תִּשְׂמְחִ֤י פְלֶ֨שֶׁת֙ כֻּלֵּ֔ךְ כִּ֥י נִשְׁבַּ֖ר שֵׁ֣בֶט מַכֵּ֑ךְ כִּֽי־מִשֹּׁ֤רֶשׁ נָחָשׁ֙ יֵ֣צֵא צֶ֔פַע וּפִרְי֖וֹ שָׂרָ֥ף מְעוֹפֵֽף
Bütünüyle sevinme Filist, çünkü sana vuranın değneği kırıldı; çünkü yılanın kökünden engerek çıkacak, ve onun meyvesi uçan yılandır.
Yeşaya 27:1
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֡וּא יִפְקֹ֣ד יְהוָה֩ בְּחַרְב֨וֹ הַקָּשָׁ֜ה וְהַגְּדוֹלָ֣ה וְהַֽחֲזָקָ֗ה עַ֤ל לִוְיָתָן֙ נָחָ֣שׁ בָּרִ֔חַ וְעַל֙ לִוְיָתָ֔ן נָחָ֖שׁ עֲקַלָּת֑וֹן וְהָרַ֥ג אֶת־הַתַּנִּ֖ין אֲשֶׁ֥ר בַּיָּֽם
O günde Yahve sert, büyük ve güçlü kılıcıyla kaçan yılan Livyatan'ı ve kıvrılan yılan Livyatan'ı yoklayacak; ve denizde olan canavarı öldürecek.
Mezmurlar 58:5
·
Tevrat
חֲמַת־לָ֗מוֹ כִּדְמ֥וּת חֲמַת־נָחָ֑שׁ כְּמוֹ־פֶ֥תֶן חֵ֝רֵ֗שׁ יַאְטֵ֥ם אָזְנֽוֹ
Onların zehri yılanın zehrine benzer; kulağını tıkayan sağır kobra gibidir.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Amos 5:19
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁ֨ר יָנ֥וּס אִישׁ֙ מִפְּנֵ֣י הָאֲרִ֔י וּפְגָע֖וֹ הַדֹּ֑ב וּבָ֣א הַבַּ֔יִת וְסָמַ֤ךְ יָדוֹ֙ עַל־הַקִּ֔יר וּנְשָׁכ֖וֹ הַנָּחָֽשׁ
Bir adamın aslanın önünden kaçıp da ayıya rastlaması ve eve girip elini duvara dayadığında onu yılanın ısırması gibidir.
Amos 9:3
·
Tevrat
וְאִם־יֵחָֽבְאוּ֙ בְּרֹ֣אשׁ הַכַּרְמֶ֔ל מִשָּׁ֥ם אֲחַפֵּ֖שׂ וּלְקַחְתִּ֑ים וְאִם־יִסָּ֨תְר֜וּ מִנֶּ֤גֶד עֵינַי֙ בְּקַרְקַ֣ע הַיָּ֔ם מִשָּׁ֛ם אֲצַוֶּ֥ה אֶת־הַנָּחָ֖שׁ וּנְשָׁכָֽם
Ve eğer Karmel'in tepesinde saklanırlarsa, oradan arayıp onları alacağım; ve eğer gözlerimin önünden denizin dibinde gizlenirlerse, oradan yılana buyuracağım ve onları ısıracak.
Vaiz 10:11
·
Tevrat
אִם־יִשֹּׁ֥ךְ הַנָּחָ֖שׁ בְּלוֹא־לָ֑חַשׁ וְאֵ֣ין יִתְר֔וֹן לְבַ֖עַל הַלָּשֽׁוֹן
Eğer yılan efsun olmadan ısırırsa, dilin sahibine avantaj yoktur.
Yaratılış 3:2
·
Tevrat
וַתֹּ֥אמֶר הָֽאִשָּׁ֖ה אֶל־הַנָּחָ֑שׁ מִפְּרִ֥י עֵֽץ־הַגָּ֖ן נֹאכֵֽל
Kadın yılana dedi: 'Bahçenin ağacının meyvesinden yiyebiliriz;'
Yaratılış 3:4
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר הַנָּחָ֖שׁ אֶל־הָֽאִשָּׁ֑ה לֹֽא־מ֖וֹת תְּמֻתֽוּן
Yılan kadına dedi: 'Kesinlikle ölmeyeceksiniz;'
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 46:22
·
Tevrat
קוֹלָ֖הּ כַּנָּחָ֣שׁ יֵלֵ֑ךְ כִּֽי־בְחַ֣יִל יֵלֵ֔כוּ וּבְקַרְדֻּמּוֹת֙ בָּ֣אוּ לָ֔הּ כְּחֹטְבֵ֖י עֵצִֽים
Onun sesi yılan gibi gidecek; çünkü orduyla gidecekler ve odun kesenler gibi baltalarla ona geldiler.
Mika 7:17
·
Tevrat
יְלַחֲכ֤וּ עָפָר֙ כַּנָּחָ֔שׁ כְּזֹחֲלֵ֣י אֶ֔רֶץ יִרְגְּז֖וּ מִמִּסְגְּרֹֽתֵיהֶ֑ם אֶל־יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ יִפְחָ֔דוּ וְיִֽרְא֖וּ מִמֶּֽךָּ
Yılan gibi, yerin sürünenleri gibi tozu yalayacaklar; deliklerinden titreyerek çıkacaklar; Tanrımız Yahve'ye korkuyla gelecekler ve senden korkacaklar.
Süleyman'ın Özdeyişleri 23:32
·
Tevrat
אַ֭חֲרִיתוֹ כְּנָחָ֣שׁ יִשָּׁ֑ךְ וּֽכְצִפְעֹנִ֥י יַפְרִֽשׁ
Onun sonu bir yılan gibi ısırır ve bir engerek gibi sokar.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 4:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ הַשְׁלִיכֵ֣הוּ אַ֔רְצָה וַיַּשְׁלִיכֵ֥הוּ אַ֖רְצָה וַיְהִ֣י לְנָחָ֑שׁ וַיָּ֥נָס מֹשֶׁ֖ה מִפָּנָֽיו
Dedi ki: 'Onu yere at.' Ve onu yere attı, o da yılan oldu; Musa onun önünden kaçtı.
Mısır'dan Çıkış 7:15
·
Tevrat
לֵ֣ךְ אֶל־פַּרְעֹ֞ה בַּבֹּ֗קֶר הִנֵּה֙ יֹצֵ֣א הַמַּ֔יְמָה וְנִצַּבְתָּ֥ לִקְרָאת֖וֹ עַל־שְׂפַ֣ת הַיְאֹ֑ר וְהַמַּטֶּ֛ה אֲשֶׁר־נֶהְפַּ֥ךְ לְנָחָ֖שׁ תִּקַּ֥ח בְּיָדֶֽךָ
Sabahleyin Firavun'a git; işte, o suya çıkıyor; ve onu karşılamak için Nil'in kıyısında duracaksın; ve yılana dönüşen değneği eline alacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 21:6
·
Tevrat
וַיְשַׁלַּ֨ח יְהוָ֜ה בָּעָ֗ם אֵ֚ת הַנְּחָשִׁ֣ים הַשְּׂרָפִ֔ים וַֽיְנַשְּׁכ֖וּ אֶת־הָעָ֑ם וַיָּ֥מָת עַם־רָ֖ב מִיִּשְׂרָאֵֽל
Yahve halkın arasına yakıcı yılanları gönderdi; halkı ısırdılar ve İsrail'den çok halk öldü.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 8:17
·
Tevrat
כִּי֩ הִנְנִ֨י מְשַׁלֵּ֜חַ בָּכֶ֗ם נְחָשִׁים֙ צִפְעֹנִ֔ים אֲשֶׁ֥ר אֵין־לָהֶ֖ם לָ֑חַשׁ וְנִשְּׁכ֥וּ אֶתְכֶ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Çünkü işte, aranıza kendileri için efsun olmayan yılanlar, engerekler gönderiyorum ve sizi ısıracaklar, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 3:1
·
Tevrat
וְהַנָּחָשׁ֙ הָיָ֣ה עָר֔וּם מִכֹּל֙ חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־הָ֣אִשָּׁ֔ה אַ֚ף כִּֽי־אָמַ֣ר אֱלֹהִ֔ים לֹ֣א תֹֽאכְל֔וּ מִכֹּ֖ל עֵ֥ץ הַגָּֽן
Yılan, Yahve Tanrı'nın yaptığı kırın her hayvanından kurnazdı; ve kadına dedi: 'Tanrı gerçekten, bahçenin her ağacından yemeyeceksiniz mi dedi?'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 65:25
·
Tevrat
זְאֵ֨ב וְטָלֶ֜ה יִרְע֣וּ כְאֶחָ֗ד וְאַרְיֵה֙ כַּבָּקָ֣ר יֹֽאכַל־תֶּ֔בֶן וְנָחָ֖שׁ עָפָ֣ר לַחְמ֑וֹ לֹֽא־יָרֵ֧עוּ וְלֹֽא־יַשְׁחִ֛יתוּ בְּכָל־הַ֥ר קָדְשִׁ֖י אָמַ֥ר יְהוָֽה
Kurt ve kuzu birlikte otlayacaklar, aslan sığır gibi saman yiyecek ve yılanın ekmeği toprak olacak; bütün kutsal dağımda kötülük yapmayacaklar ve yok etmeyecekler, dedi Yahve.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 22:35
·
Tevrat
מְלַמֵּ֥ד יָדַ֖י לַמִּלְחָמָ֑ה וְנִחַ֥ת קֶֽשֶׁת־נְחוּשָׁ֖ה זְרֹעֹתָֽי
Ellerimi savaşa eğitir ve kollarım tunç bir yayı gerebilir.
Yeşaya 45:2
·
Tevrat
אֲנִי֙ לְפָנֶ֣יךָ אֵלֵ֔ךְ וַהֲדוּרִ֖ים אֲיַשֵּׁ֑ר דַּלְת֤וֹת נְחוּשָׁה֙ אֲשַׁבֵּ֔ר וּבְרִיחֵ֥י בַרְזֶ֖ל אֲגַדֵּֽעַ
Ben senin önünden gideceğim ve engebeli yerleri düzelteceğim; tunç kapıları kıracağım ve demir sürgüleri keseceğim.
Yeşaya 48:4
·
Tevrat
מִדַּעְתִּ֕י כִּ֥י קָשֶׁ֖ה אָ֑תָּה וְגִ֤יד בַּרְזֶל֙ עָרְפֶּ֔ךָ וּמִצְחֲךָ֖ נְחוּשָֽׁה
Senin sert olduğunu ve ensenin demir siniri ve alnının tunç olduğunu bildiğimden;
Mika 4:13
·
Tevrat
ק֧וּמִי וָד֣וֹשִׁי בַת־צִיּ֗וֹן כִּֽי־קַרְנֵ֞ךְ אָשִׂ֤ים בַּרְזֶל֙ וּפַרְסֹתַ֨יִךְ֙ אָשִׂ֣ים נְחוּשָׁ֔ה וַהֲדִקּ֖וֹת עַמִּ֣ים רַבִּ֑ים וְהַחֲרַמְתִּ֤י לַֽיהוָה֙ בִּצְעָ֔ם וְחֵילָ֖ם לַאֲד֥וֹן כָּל־הָאָֽרֶץ
Kalk ve harman döv, Siyon kızı, çünkü boynuzunu demir yapacağım ve tırnaklarını tunç yapacağım; ve birçok halkı ezeceksin ve onların kazancını Yahve'ye ve onların servetini bütün yerin Efendisi'ne adayacağım.
Mezmurlar 18:35
·
Tevrat
מְלַמֵּ֣ד יָ֭דַי לַמִּלְחָמָ֑ה וְֽנִחֲתָ֥ה קֶֽשֶׁת־נְ֝חוּשָׁ֗ה זְרוֹעֹתָֽי
Ellerime savaşı öğretir ve kollarım tunç yayı gerer.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 26:19
·
Tevrat
וְשָׁבַרְתִּ֖י אֶת־גְּא֣וֹן עֻזְּכֶ֑ם וְנָתַתִּ֤י אֶת־שְׁמֵיכֶם֙ כַּבַּרְזֶ֔ל וְאֶֽת־אַרְצְכֶ֖ם כַּנְּחֻשָֽׁה
Gücünüzün gururunu kıracağım; göklerinizi demir gibi ve yerinizi tunç gibi yapacağım.
Örnek Ayetler (4 / 9)
2. Samuel 10:2
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶעֱשֶׂה־חֶ֣סֶד עִם־חָנ֣וּן בֶּן־נָחָ֗שׁ כַּאֲשֶׁר֩ עָשָׂ֨ה אָבִ֤יו עִמָּדִי֙ חֶ֔סֶד וַיִּשְׁלַ֨ח דָּוִ֧ד לְנַחֲמ֛וֹ בְּיַד־עֲבָדָ֖יו אֶל־אָבִ֑יו וַיָּבֹ֨אוּ֙ עַבְדֵ֣י דָוִ֔ד אֶ֖רֶץ בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Davut dedi: 'Babası benimle sadakat yaptığı gibi, Nahaş oğlu Hanun'la sadakat yapacağım.' Ve Davut babası için onu teselli etmek üzere kullarının eliyle gönderdi. Davut'un kulları Ammon oğullarının diyarına geldiler.
2. Samuel 17:25
·
Tevrat
וְאֶת־עֲמָשָׂ֗א שָׂ֧ם אַבְשָׁלֹ֛ם תַּ֥חַת יוֹאָ֖ב עַל־הַצָּבָ֑א וַעֲמָשָׂ֣א בֶן־אִ֗ישׁ וּשְׁמוֹ֙ יִתְרָ֣א הַיִּשְׂרְאֵלִ֔י אֲשֶׁר־בָּא֙ אֶל־אֲבִיגַ֣ל בַּת־נָחָ֔שׁ אֲח֥וֹת צְרוּיָ֖ה אֵ֥ם יוֹאָֽב
Avşalom ordunun üzerine Yoav'ın yerine Amasa'yı koydu. Amasa, Yoav'ın annesi Tseruya'nın kız kardeşi Nahaş'ın kızı Avigal'in yanına giren, adı İsrailli Yitra olan bir adamın oğluydu.
2. Samuel 17:27
·
Tevrat
וַיְהִ֕י כְּב֥וֹא דָוִ֖ד מַחֲנָ֑יְמָה וְשֹׁבִ֨י בֶן־נָחָ֜שׁ מֵרַבַּ֣ת בְּנֵֽי־עַמּ֗וֹן וּמָכִ֤יר בֶּן־עַמִּיאֵל֙ מִלֹּ֣א דְבָ֔ר וּבַרְזִלַּ֥י הַגִּלְעָדִ֖י מֵרֹגְלִֽים
Davut Mahanaim'e geldiğinde, Ammon oğullarının Rabba'sından Nahaş oğlu Şovi, Lo-Devar'dan Ammiel oğlu Makir ve Rogelim'den Gilatlı Barzillay,
1. Samuel 11:1
·
Tevrat
וַיַּ֗עַל נָחָשׁ֙ הָֽעַמּוֹנִ֔י וַיִּ֖חַן עַל־יָבֵ֣שׁ גִּלְעָ֑ד וַיֹּ֨אמְר֜וּ כָּל־אַנְשֵׁ֤י יָבֵישׁ֙ אֶל־נָחָ֔שׁ כְּרָת־לָ֥נוּ בְרִ֖ית וְנַעַבְדֶֽךָּ
Ammonlu Nahaş çıktı ve Yaveş Gilead karşısında ordugah kurdu. Yaveş'in bütün adamları Nahaş'a dediler: 'Bizimle antlaşma yap ve sana kulluk edelim.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
1. Tarihler 2:10
·
Tevrat
וְרָ֖ם הוֹלִ֣יד אֶת־עַמִּינָדָ֑ב וְעַמִּינָדָב֙ הוֹלִ֣יד אֶת־נַחְשׁ֔וֹן נְשִׂ֖יא בְּנֵ֥י יְהוּדָֽה
Ve Ram, Amminadav'ın babasıydı; ve Amminadav, Yahuda oğullarının önderi Nahşon'un babasıydı.
Rut 4:20
·
Tevrat
וְעַמִּֽינָדָב֙ הוֹלִ֣יד אֶת־נַחְשׁ֔וֹן וְנַחְשׁ֖וֹן הוֹלִ֥יד אֶת־שַׂלְמָֽה
Ve Amminadav Nahşon'un babasıydı ve Nahşon Salma'nın babasıydı.
Çölde Sayım 1:7
·
Tevrat
לִֽיהוּדָ֕ה נַחְשׁ֖וֹן בֶּן־עַמִּינָדָֽב
Yahuda için Amminadav oğlu Nahşon;
Çölde Sayım 2:3
·
Tevrat
וְהַחֹנִים֙ קֵ֣דְמָה מִזְרָ֔חָה דֶּ֛גֶל מַחֲנֵ֥ה יְהוּדָ֖ה לְצִבְאֹתָ֑ם וְנָשִׂיא֙ לִבְנֵ֣י יְהוּדָ֔ה נַחְשׁ֖וֹן בֶּן־עַמִּינָדָֽב
Ve doğuya, gündoğusuna doğru konaklayanlar, ordularına göre Yahuda ordugahının sancağı olacak; ve Yahuda oğullarının önderi Amminadav oğlu Nahşon'dur.
Çölde Sayım 7:12
·
Tevrat
וַיְהִ֗י הַמַּקְרִ֛יב בַּיּ֥וֹם הָרִאשׁ֖וֹן אֶת־קָרְבָּנ֑וֹ נַחְשׁ֥וֹן בֶּן־עַמִּינָדָ֖ב לְמַטֵּ֥ה יְהוּדָֽה
Ve birinci günde sunusunu sunan, Yahuda oymağı için Amminadav'ın oğlu Nahşon oldu.
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 2:11
·
Tevrat
וְנַחְשׁוֹן֙ הוֹלִ֣יד אֶת־שַׂלְמָ֔א וְשַׂלְמָ֖א הוֹלִ֥יד אֶת־בֹּֽעַז
Ve Nahşon, Salma'nın babasıydı; ve Salma, Boaz'ın babasıydı.
Rut 4:20
·
Tevrat
וְעַמִּֽינָדָב֙ הוֹלִ֣יד אֶת־נַחְשׁ֔וֹן וְנַחְשׁ֖וֹן הוֹלִ֥יד אֶת־שַׂלְמָֽה
Ve Amminadav Nahşon'un babasıydı ve Nahşon Salma'nın babasıydı.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 30:27
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ לָבָ֔ן אִם־נָ֛א מָצָ֥אתִי חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ נִחַ֕שְׁתִּי וַיְבָרֲכֵ֥נִי יְהוָ֖ה בִּגְלָלֶֽךָ
Lavan ona dedi: 'Eğer gözlerinde lütuf bulduysam, anladım ki Yahve senin yüzünden beni bereketledi.'
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 21:6
·
Tevrat
וְהֶעֱבִ֤יר אֶת־בְּנוֹ֙ בָּאֵ֔שׁ וְעוֹנֵ֣ן וְנִחֵ֔שׁ וְעָ֥שָׂה א֖וֹב וְיִדְּעֹנִ֑ים הִרְבָּ֗ה לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֛ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָ֖ה לְהַכְעִֽיס
Ve oğlunu ateşten geçirdi, ve falcılık yaptı ve büyücülük yaptı, ve cinciler ve ruh çağıranlar kullandı; öfkelendirmek için Yahve'nin gözlerinde kötüyü yapmayı çoğalttı.
2. Tarihler 33:6
·
Tevrat
וְהוּא֩ הֶעֱבִ֨יר אֶת־בָּנָ֤יו בָּאֵשׁ֙ בְּגֵ֣י בֶן־הִנֹּ֔ם וְעוֹנֵ֤ן וְנִחֵשׁ֙ וְֽכִשֵּׁ֔ף וְעָ֥שָׂה א֖וֹב וְיִדְּעוֹנִ֑י הִרְבָּ֗ה לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֛ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָ֖ה לְהַכְעִיסֽוֹ
Ve o Hinnom oğlu vadisinde oğullarını ateşten geçirdi ve bulut falı baktı ve kehanette bulundu ve büyücülük yaptı ve cin çağıran ve bilici yaptı; onu öfkelendirmek için Yahve'nin gözlerinde kötüyü yapmayı çoğalttı.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 44:5
·
Tevrat
הֲל֣וֹא זֶ֗ה אֲשֶׁ֨ר יִשְׁתֶּ֤ה אֲדֹנִי֙ בּ֔וֹ וְה֕וּא נַחֵ֥שׁ יְנַחֵ֖שׁ בּ֑וֹ הֲרֵעֹתֶ֖ם אֲשֶׁ֥ר עֲשִׂיתֶֽם
Efendimin onunla içtiği ve onunla kesinlikle kehanette bulunduğu bu değil mi? Yaptığınız bu şeyle kötülük ettiniz.'"
Yaratılış 44:15
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ יוֹסֵ֔ף מָֽה־הַמַּעֲשֶׂ֥ה הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר עֲשִׂיתֶ֑ם הֲל֣וֹא יְדַעְתֶּ֔ם כִּֽי־נַחֵ֧שׁ יְנַחֵ֛שׁ אִ֖ישׁ אֲשֶׁ֥ר כָּמֹֽנִי
Ve Yusuf onlara dedi: "Yaptığınız bu iş nedir? Benim gibi bir adamın kesinlikle kehanette bulunduğunu bilmiyor musunuz?"
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 44:5
·
Tevrat
הֲל֣וֹא זֶ֗ה אֲשֶׁ֨ר יִשְׁתֶּ֤ה אֲדֹנִי֙ בּ֔וֹ וְה֕וּא נַחֵ֥שׁ יְנַחֵ֖שׁ בּ֑וֹ הֲרֵעֹתֶ֖ם אֲשֶׁ֥ר עֲשִׂיתֶֽם
Efendimin onunla içtiği ve onunla kesinlikle kehanette bulunduğu bu değil mi? Yaptığınız bu şeyle kötülük ettiniz.'"
Yaratılış 44:15
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ יוֹסֵ֔ף מָֽה־הַמַּעֲשֶׂ֥ה הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר עֲשִׂיתֶ֑ם הֲל֣וֹא יְדַעְתֶּ֔ם כִּֽי־נַחֵ֧שׁ יְנַחֵ֛שׁ אִ֖ישׁ אֲשֶׁ֥ר כָּמֹֽנִי
Ve Yusuf onlara dedi: "Yaptığınız bu iş nedir? Benim gibi bir adamın kesinlikle kehanette bulunduğunu bilmiyor musunuz?"
Örnek Ayetler (1)
Levililer 19:26
·
Tevrat
לֹ֥א תֹאכְל֖וּ עַל־הַדָּ֑ם לֹ֥א תְנַחֲשׁ֖וּ וְלֹ֥א תְעוֹנֵֽנוּ
Kanla yemeyeceksiniz; kehanette bulunmayacaksınız ve büyücülük yapmayacaksınız.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 20:33
·
Tevrat
וְהָאֲנָשִׁים֩ יְנַחֲשׁ֨וּ וַֽיְמַהֲר֜וּ וַיַּחְלְט֣וּ הֲמִמֶּ֗נּוּ וַיֹּֽאמְרוּ֙ אָחִ֣יךָ בֶן־הֲדַ֔ד וַיֹּ֖אמֶר בֹּ֣אוּ קָחֻ֑הוּ וַיֵּצֵ֤א אֵלָיו֙ בֶּן־הֲדַ֔ד וַֽיַּעֲלֵ֖הוּ עַל־הַמֶּרְכָּבָֽה
Adamlar işaret aradılar, acele ettiler ve ondan mı diye yakaladılar ve dediler: 'Kardeşin Ben-Hadad.' Ve dedi: 'Gelin, onu alın.' Ben-Hadad ona çıktı ve onu arabaya çıkardı.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 18:10
·
Tevrat
לֹֽא־יִמָּצֵ֣א בְךָ֔ מַעֲבִ֥יר בְּנֽוֹ־וּבִתּ֖וֹ בָּאֵ֑שׁ קֹסֵ֣ם קְסָמִ֔ים מְעוֹנֵ֥ן וּמְנַחֵ֖שׁ וּמְכַשֵּֽׁף
Aranızda oğlunu ve kızını ateşten geçiren, fal bakan falcı, işaret yorumlayıcısı, kehanette bulunan ve büyücü bulunmayacaktır;