43
Kullanım
3
Lemma
24
Türev
37
Anlam
3 lemma, 24 türev form
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 29:9
·
Tevrat
הִתְמַהְמְה֣וּ וּתְמָ֔הוּ הִשְׁתַּֽעַשְׁע֖וּ וָשֹׁ֑עוּ שָֽׁכְר֣וּ וְלֹא־יַ֔יִן נָע֖וּ וְלֹ֥א שֵׁכָֽר
Gecikin ve şaşırın, körleşin ve kör olun; şaraptan değil ama sarhoş oldular, içkiden değil ama sendelediler.
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:6
·
Tevrat
אֹ֣רַח חַ֭יִּים פֶּן־תְּפַלֵּ֑ס נָע֥וּ מַ֝עְגְּלֹתֶ֗יהָ לֹ֣א תֵדָֽע
Yaşam yolunu düzlemesin diye, yolları dolaşır, o bilmez.
Eyüp 28:4
·
Tevrat
פָּ֤רַץ נַ֨חַל מֵֽעִם־גָּ֗ר הַֽנִּשְׁכָּחִ֥ים מִנִּי־רָ֑גֶל דַּ֖לּוּ מֵאֱנ֣וֹשׁ נָֽעוּ
Oturanın yanından vadiyi yarıp açtı; ayak tarafından unutulanlar, insandan uzakta sarktılar, sallandılar.
Ağıtlar 4:14
·
Tevrat
נָע֤וּ עִוְרִים֙ בַּֽחוּצ֔וֹת נְגֹֽאֲל֖וּ בַּדָּ֑ם בְּלֹ֣א יֽוּכְל֔וּ יִגְּע֖וּ בִּלְבֻשֵׁיהֶֽם
Körler sokaklarda dolaştılar, kanla kirlendiler; giysilerine dokunamazlar.
Ağıtlar 4:15
·
Tevrat
ס֣וּרוּ טָמֵ֞א קָ֣רְאוּ לָ֗מוֹ ס֤וּרוּ ס֨וּרוּ֙ אַל־תִּגָּ֔עוּ כִּ֥י נָצ֖וּ גַּם־נָ֑עוּ אָֽמְרוּ֙ בַּגּוֹיִ֔ם לֹ֥א יוֹסִ֖יפוּ לָגֽוּר
Onlara, 'Çekilin, kirli! Çekilin, çekilin, dokunmayın!' diye bağırdılar. Çünkü kaçtılar, dolaştılar da; uluslar arasında, 'Artık konaklamayacaklar' dediler.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 9:9
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ הַזַּ֔יִת הֶחֳדַ֨לְתִּי֙ אֶת־דִּשְׁנִ֔י אֲשֶׁר־בִּ֛י יְכַבְּד֥וּ אֱלֹהִ֖ים וַאֲנָשִׁ֑ים וְהָ֣לַכְתִּ֔י לָנ֖וּעַ עַל־הָעֵצִֽים
Zeytin ağacı onlara dedi: 'Tanrı'nın ve insanların benimle yüceltildiği yağımı bırakayım da, ağaçların üzerinde sallanmaya mı gideyim?'
Hakimler 9:11
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ הַתְּאֵנָ֔ה הֶחֳדַ֨לְתִּי֙ אֶת־מָתְקִ֔י וְאֶת־תְּנוּבָתִ֖י הַטּוֹבָ֑ה וְהָ֣לַכְתִּ֔י לָנ֖וּעַ עַל־הָעֵצִֽים
İncir ağacı onlara dedi: 'Tatlılığımı ve iyi ürünümü bırakayım da, ağaçların üzerinde sallanmaya mı gideyim?'
Hakimler 9:13
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ הַגֶּ֔פֶן הֶחֳדַ֨לְתִּי֙ אֶת־תִּ֣ירוֹשִׁ֔י הַֽמְשַׂמֵּ֥חַ אֱלֹהִ֖ים וַאֲנָשִׁ֑ים וְהָ֣לַכְתִּ֔י לָנ֖וּעַ עַל־הָעֵצִֽים
Asma onlara dedi: 'Tanrı'yı ve insanları sevindiren yeni şarabımı bırakayım da, ağaçların üzerinde sallanmaya mı gideyim?'
Yeremya 14:10
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה לָעָ֣ם הַזֶּ֗ה כֵּ֤ן אָֽהֲבוּ֙ לָנ֔וּעַ רַגְלֵיהֶ֖ם לֹ֣א חָשָׂ֑כוּ וַיהוָה֙ לֹ֣א רָצָ֔ם עַתָּה֙ יִזְכֹּ֣ר עֲוֺנָ֔ם וְיִפְקֹ֖ד חַטֹּאתָֽם
Yahve bu halka şöyle dedi: Dolaşmayı böyle sevdiler, ayaklarını esirgemediler; ve Yahve onlardan razı olmadı, şimdi suçlarını hatırlayacak ve günahlarını cezalandıracak.
Örnek Ayetler (3)
Amos 4:8
·
Tevrat
וְנָע֡וּ שְׁתַּיִם֩ שָׁלֹ֨שׁ עָרִ֜ים אֶל־עִ֥יר אַחַ֛ת לִשְׁתּ֥וֹת מַ֖יִם וְלֹ֣א יִשְׂבָּ֑עוּ וְלֹֽא־שַׁבְתֶּ֥ם עָדַ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
'Ve iki üç şehir su içmek için bir şehre dolaştılar ve doymadılar; ama bana dönmediniz,' Yahve'nin bildirisidir.
Amos 8:12
·
Tevrat
וְנָעוּ֙ מִיָּ֣ם עַד־יָ֔ם וּמִצָּפ֖וֹן וְעַד־מִזְרָ֑ח יְשֽׁוֹטְט֛וּ לְבַקֵּ֥שׁ אֶת־דְּבַר־יְהוָ֖ה וְלֹ֥א יִמְצָֽאוּ
Denizden denize ve kuzeyden doğuya kadar dolaşacaklar; Yahve'nin sözünü aramak için oradan oraya koşacaklar ve bulamayacaklar.
Yeşaya 19:1
·
Tevrat
מַשָּׂ֖א מִצְרָ֑יִם הִנֵּ֨ה יְהוָ֜ה רֹכֵ֨ב עַל־עָ֥ב קַל֙ וּבָ֣א מִצְרַ֔יִם וְנָע֞וּ אֱלִילֵ֤י מִצְרַ֨יִם֙ מִפָּנָ֔יו וּלְבַ֥ב מִצְרַ֖יִם יִמַּ֥ס בְּקִרְבּֽוֹ
Mısır bildirisi: İşte Yahve hızlı bulut üzerine biniyor ve Mısır'a geliyor; Mısır'ın ilahları onun önünden sarsılacak ve Mısır'ın kalbi onun içinde eriyip gidecek.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 6:4
·
Tevrat
וַיָּנֻ֨עוּ֙ אַמּ֣וֹת הַסִּפִּ֔ים מִקּ֖וֹל הַקּוֹרֵ֑א וְהַבַּ֖יִת יִמָּלֵ֥א עָשָֽׁן
Ve çağıranın sesinden eşiklerin temelleri sarsıldı ve ev dumanla doluyordu.
Ağıtlar 2:15
·
Tevrat
סָֽפְק֨וּ עָלַ֤יִךְ כַּפַּ֨יִם֙ כָּל־עֹ֣בְרֵי דֶ֔רֶךְ שָֽׁרְקוּ֙ וַיָּנִ֣עוּ רֹאשָׁ֔ם עַל־בַּ֖ת יְרוּשָׁלִָ֑ם הֲזֹ֣את הָעִ֗יר שֶׁיֹּֽאמְרוּ֙ כְּלִ֣ילַת יֹ֔פִי מָשׂ֖וֹשׂ לְכָל־הָאָֽרֶץ
Yoldan tüm geçenler sana ellerini çarptılar; Yeruşalim kızına ıslık çaldılar ve başlarını salladılar: 'Güzelliğin kusursuzluğu, tüm yerin sevinci dedikleri şehir bu mu?'
Mısır'dan Çıkış 20:18
·
Tevrat
וְכָל־הָעָם֩ רֹאִ֨ים אֶת־הַקּוֹלֹ֜ת וְאֶת־הַלַּפִּידִ֗ם וְאֵת֙ ק֣וֹל הַשֹּׁפָ֔ר וְאֶת־הָהָ֖ר עָשֵׁ֑ן וַיַּ֤רְא הָעָם֙ וַיָּנֻ֔עוּ וַיַּֽעַמְד֖וּ מֵֽרָחֹֽק
Bütün halk sesleri, meşaleleri, şofarın sesini ve tüten dağı görüyordu; halk gördü ve titrediler ve uzaktan durdular.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 59:16
·
Tevrat
הֵ֭מָּה יְנִיע֣וּן לֶאֱכֹ֑ל אִם־לֹ֥א יִ֝שְׂבְּע֗וּ וַיָּלִֽינוּ
Onlar yemek için dolaşırlar; eğer doymazlarsa gecelerler.
Mezmurlar 109:25
·
Tevrat
וַאֲנִ֤י הָיִ֣יתִי חֶרְפָּ֣ה לָהֶ֑ם יִ֝רְא֗וּנִי יְנִיע֥וּן רֹאשָֽׁם
Ve ben onlara bir utanç oldum; beni görürler, başlarını sallarlar.
Örnek Ayetler (2)
Nahum 3:12
·
Tevrat
כָּ֨ל־מִבְצָרַ֔יִךְ תְּאֵנִ֖ים עִם־בִּכּוּרִ֑ים אִם־יִנּ֕וֹעוּ וְנָפְל֖וּ עַל־פִּ֥י אוֹכֵֽל
Senin bütün kalelerin ilk ürünlerle incir ağaçlarıdır; eğer sallanırlarsa yiyenin ağzına düşerler.
Mezmurlar 109:10
·
Tevrat
וְנ֤וֹעַ יָנ֣וּעוּ בָנָ֣יו וְשִׁאֵ֑לוּ וְ֝דָרְשׁ֗וּ מֵחָרְבוֹתֵיהֶֽם
Ve oğulları sürekli dolaşsınlar ve dilensinler, ve yıkıntılarından arasınlar.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 4:12
·
Tevrat
כִּ֤י תַֽעֲבֹד֙ אֶת־הָ֣אֲדָמָ֔ה לֹֽא־תֹסֵ֥ף תֵּת־כֹּחָ֖הּ לָ֑ךְ נָ֥ע וָנָ֖ד תִּֽהְיֶ֥ה בָאָֽרֶץ
Çünkü toprağı işlediğinde, artık gücünü sana vermeyecek; yerde kaçak ve göçebe olacaksın.
Yaratılış 4:14
·
Tevrat
הֵן֩ גֵּרַ֨שְׁתָּ אֹתִ֜י הַיּ֗וֹם מֵעַל֙ פְּנֵ֣י הָֽאֲדָמָ֔ה וּמִפָּנֶ֖יךָ אֶסָּתֵ֑ר וְהָיִ֜יתִי נָ֤ע וָנָד֙ בָּאָ֔רֶץ וְהָיָ֥ה כָל־מֹצְאִ֖י יַֽהַרְגֵֽנִי
İşte, bugün beni toprağın yüzü üzerinden kovdun ve senin yüzünden gizleneceğim; ve yerde kaçak ve göçebe olacağım ve beni her bulan beni öldürecek.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 19:21
·
Tevrat
זֶ֣ה הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה עָלָ֑יו בָּזָ֨ה לְךָ֜ לָעֲגָ֣ה לְךָ֗ בְּתוּלַת֙ בַּת־צִיּ֔וֹן אַחֲרֶ֨יךָ֙ רֹ֣אשׁ הֵנִ֔יעָה בַּ֖ת יְרוּשָׁלִָֽם
Yahve'nin onun hakkında konuştuğu söz budur: 'Siyon kızı bakiresi seni hor gördü, seninle alay etti; Yeruşalim kızı senin arkandan başını salladı.'
Yeşaya 37:22
·
Tevrat
זֶ֣ה הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה עָלָ֑יו בָּזָ֨ה לְךָ֜ לָעֲגָ֣ה לְךָ֗ בְּתוּלַת֙ בַּת־צִיּ֔וֹן אַחֲרֶ֨יךָ֙ רֹ֣אשׁ הֵנִ֔יעָה בַּ֖ת יְרוּשָׁלִָֽם
Yahve'nin onun hakkında söylediği söz şudur: Erden Siyon kızı seni hor gördü, seninle alay etti; Yeruşalim kızı senin arkandan baş salladı.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 1:13
·
Tevrat
וְחַנָּ֗ה הִ֚יא מְדַבֶּ֣רֶת עַל־לִבָּ֔הּ רַ֚ק שְׂפָתֶ֣יהָ נָּע֔וֹת וְקוֹלָ֖הּ לֹ֣א יִשָּׁמֵ֑עַ וַיַּחְשְׁבֶ֥הָ עֵלִ֖י לְשִׁכֹּרָֽה
Hanna kalbinden konuşuyordu, sadece dudakları hareket ediyordu ve sesi duyulmuyordu; bu yüzden Eli onu sarhoş sandı.
Örnek Ayetler (1)
Sefanya 2:15
·
Tevrat
זֹ֞֠את הָעִ֤יר הָעַלִּיזָה֙ הַיּוֹשֶׁ֣בֶת לָבֶ֔טַח הָאֹֽמְרָה֙ בִּלְבָבָ֔הּ אֲנִ֖י וְאַפְסִ֣י ע֑וֹד אֵ֣יךְ הָיְתָ֣ה לְשַׁמָּ֗ה מַרְבֵּץ֙ לַֽחַיָּ֔ה כֹּ֚ל עוֹבֵ֣ר עָלֶ֔יהָ יִשְׁרֹ֖ק יָנִ֥יעַ יָדֽוֹ
Güven içinde oturan, kalbinde 'Benim ve benden başkası yoktur' diyen neşeli şehir budur. Nasıl da viraneye, yabanıl hayvanlar için yatma yerine dönüştü! Onun yanından geçen herkes ıslık çalacak, elini sallayacak.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 32:13
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַיְנִעֵם֙ בַּמִּדְבָּ֔ר אַרְבָּעִ֖ים שָׁנָ֑ה עַד־תֹּם֙ כָּל־הַדּ֔וֹר הָעֹשֶׂ֥ה הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה
Böylece Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve Yahve'nin gözünde kötülük yapan bütün nesil tükenene kadar onları çölde kırk yıl dolaştırdı.
Örnek Ayetler (1)
Amos 9:9
·
Tevrat
כִּֽי־הִנֵּ֤ה אָֽנֹכִי֙ מְצַוֶּ֔ה וַהֲנִע֥וֹתִי בְכָֽל־הַגּוֹיִ֖ם אֶת־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֤ר יִנּ֨וֹעַ֙ בַּכְּבָרָ֔ה וְלֹֽא־יִפּ֥וֹל צְר֖וֹר אָֽרֶץ
Çünkü işte ben buyuruyorum ve İsrail evini bütün uluslar arasında sarsacağım, elekte sarsıldığı gibi; ve yere bir çakıl taşı düşmeyecek.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 7:2
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֗ד לְבֵ֤ית דָּוִד֙ לֵאמֹ֔ר נָ֥חָֽה אֲרָ֖ם עַל־אֶפְרָ֑יִם וַיָּ֤נַע לְבָבוֹ֙ וּלְבַ֣ב עַמּ֔וֹ כְּנ֥וֹעַ עֲצֵי־יַ֖עַר מִפְּנֵי־רֽוּחַ
Ve Davut evine, 'Aram Efrayim'in üzerine yerleşti' diyerek bildirildi; ve orman ağaçlarının rüzgarın önünde sarsıldığı gibi onun kalbi ve halkının kalbi sarsıldı.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 16:4
·
Tevrat
גַּ֤ם אָנֹכִי֮ כָּכֶ֪ם אֲדַ֫בֵּ֥רָה ל֤וּ־יֵ֪שׁ נַפְשְׁכֶ֡ם תַּ֤חַת נַפְשִׁ֗י אַחְבִּ֣ירָה עֲלֵיכֶ֣ם בְּמִלִּ֑ים וְאָנִ֥יעָה עֲ֝לֵיכֶ֗ם בְּמ֣וֹ רֹאשִֽׁי
Eğer canınız canımın yerinde olsaydı, ben de sizin gibi konuşabilirdim; size karşı sözler birleştirebilirdim ve size karşı başımı sallayabilirdim.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 7:2
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֗ד לְבֵ֤ית דָּוִד֙ לֵאמֹ֔ר נָ֥חָֽה אֲרָ֖ם עַל־אֶפְרָ֑יִם וַיָּ֤נַע לְבָבוֹ֙ וּלְבַ֣ב עַמּ֔וֹ כְּנ֥וֹעַ עֲצֵי־יַ֖עַר מִפְּנֵי־רֽוּחַ
Ve Davut evine, 'Aram Efrayim'in üzerine yerleşti' diyerek bildirildi; ve orman ağaçlarının rüzgarın önünde sarsıldığı gibi onun kalbi ve halkının kalbi sarsıldı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 24:20
·
Tevrat
נ֣וֹעַ תָּנ֤וּעַ אֶ֨רֶץ֙ כַּשִּׁכּ֔וֹר וְהִֽתְנוֹדְדָ֖ה כַּמְּלוּנָ֑ה וְכָבַ֤ד עָלֶ֨יהָ֙ פִּשְׁעָ֔הּ וְנָפְלָ֖ה וְלֹא־תֹסִ֥יף קֽוּם
Yer bir sarhoş gibi sendeleyerek sendeleyecek ve bir kulübe gibi sallanacak; ve isyanı onun üzerinde ağırlaştı ve düşecek ve bir daha kalkmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 109:10
·
Tevrat
וְנ֤וֹעַ יָנ֣וּעוּ בָנָ֣יו וְשִׁאֵ֑לוּ וְ֝דָרְשׁ֗וּ מֵחָרְבוֹתֵיהֶֽם
Ve oğulları sürekli dolaşsınlar ve dilensinler, ve yıkıntılarından arasınlar.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 23:18
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ הַנִּ֣יחוּ ל֔וֹ אִ֖ישׁ אַל־יָנַ֣ע עַצְמֹתָ֑יו וַֽיְמַלְּטוּ֙ עַצְמֹתָ֔יו אֵ֚ת עַצְמ֣וֹת הַנָּבִ֔יא אֲשֶׁר־בָּ֖א מִשֹּׁמְרֽוֹן
Ve dedi: 'Onu bırakın, kimse onun kemiklerini kımıldatmasın.' Böylece onun kemiklerini, Samiriye'den gelen peygamberin kemikleriyle kurtardılar.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 15:20
·
Tevrat
תְּמ֣וֹל בּוֹאֶ֗ךָ וְהַיּ֞וֹם אֲנִֽיעֲךָ֤ עִמָּ֨נוּ֙ לָלֶ֔כֶת וַאֲנִ֣י הוֹלֵ֔ךְ עַ֥ל אֲשֶׁר־אֲנִ֖י הוֹלֵ֑ךְ שׁ֣וּב וְהָשֵׁ֧ב אֶת־אַחֶ֛יךָ עִמָּ֖ךְ חֶ֥סֶד וֶאֱמֶֽת
Gelişin dündü ve bugün gitmek için seni bizimle dolaştırayım mı? Ve ben gittiğim yere gidiyorum; dön ve kardeşlerini seninle döndür, sadakat ve hakikat.