146
Kullanım
8
Lemma
31
Türev
46
Anlam
8 lemma, 31 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הַנָּהָר Lemma | ha-nnahar | nehir, nehir, akarsu | İsim | 32 | ||
נְהַר | nehar | akarsuyu, akarsu, nehir, ışık saçmak | İsim | 26 | ||
נְהָרוֹת | neharot | nehirler, nehir, akarsu, akıntı | İsim | 18 | ||
Örnek Ayetler (5 / 18) 2. Krallar 5:12 · Tevrat הֲלֹ֡א טוֹב֩ אֲמָנָ֨ה וּפַרְפַּ֜ר נַהֲר֣וֹת דַּמֶּ֗שֶׂק מִכֹּל֙ מֵימֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הֲלֹֽא־אֶרְחַ֥ץ בָּהֶ֖ם וְטָהָ֑רְתִּי וַיִּ֖פֶן וַיֵּ֥לֶךְ בְּחֵמָֽה 'Şam'ın ırmakları Amana ve Farfar, İsrail'in tüm sularından daha iyi değil mi? Onlarda yıkanıp temizlenemez miyim?' Böylece döndü ve öfkeyle gitti. Yeşaya 19:6 · Tevrat וְהֶאֶזְנִ֣יחוּ נְהָר֔וֹת דָּלֲל֥וּ וְחָרְב֖וּ יְאֹרֵ֣י מָצ֑וֹר קָנֶ֥ה וָס֖וּף קָמֵֽלוּ Ve nehirler kokacak, Mısır'ın ırmakları azalacak ve kuruyacak; kamış ve saz solacak. Yeşaya 41:18 · Tevrat אֶפְתַּ֤ח עַל־שְׁפָיִים֙ נְהָר֔וֹת וּבְת֥וֹךְ בְּקָע֖וֹת מַעְיָנ֑וֹת אָשִׂ֤ים מִדְבָּר֙ לַאֲגַם־מַ֔יִם וְאֶ֥רֶץ צִיָּ֖ה לְמוֹצָ֥אֵי מָֽיִם Çıplak tepeler üzerinde ırmaklar ve vadilerin ortasında pınarlar açacağım; çölü su gölüne ve kurak yeri suların çıkışlarına yapacağım. Yeşaya 42:15 · Tevrat אַחֲרִ֤יב הָרִים֙ וּגְבָע֔וֹת וְכָל־עֶשְׂבָּ֖ם אוֹבִ֑ישׁ וְשַׂמְתִּ֤י נְהָרוֹת֙ לָֽאִיִּ֔ים וַאֲגַמִּ֖ים אוֹבִֽישׁ Dağları ve tepeleri viran edeceğim ve onların bütün otunu kurutacağım; ve ırmakları adalara yapacağım ve göletleri kurutacağım. Yeşaya 43:19 · Tevrat הִנְנִ֨י עֹשֶׂ֤ה חֲדָשָׁה֙ עַתָּ֣ה תִצְמָ֔ח הֲל֖וֹא תֵֽדָע֑וּהָ אַ֣ף אָשִׂ֤ים בַּמִּדְבָּר֙ דֶּ֔רֶךְ בִּֽישִׁמ֖וֹן נְהָרֽוֹת İşte ben yeni bir şey yapıyorum; şimdi filizleniyor, onu bilmeyecek misiniz? Ayrıca çölde yol, ıssız yerde ırmaklar koyacağım. | ||||||
בִּֽנְהַר | bi-nehar | nehrinde, nehir, akarsu, ırmak | İsim | 5 | ||
וְנָהָרּ | ve-nahar | ve nehir, nehir, akarsu, akıntı | İsim | 5 | ||
נַֽהֲרַיִם | naharayim | iki nehir, iki nehir, nehirler | İsim | 3 | ||
כַנָּהָר | ka-nnahar | nehir gibi, nehir, akarsu | İsim | 3 | ||
כַּנְּהָרוֹת | ka-nneharot | gibi nehirler, nehir, akarsu, akıntı | İsim | 2 | ||
הַנְּהָרוֹת | ha-nneharot | nehirlerin, nehir, akarsu, ırmak | İsim | 2 | ||
וּמִנָּהָר | u-minnahar | ve nehirden, nehir, akarsu, ırmak | İsim | 2 | ||
לְנַֽהֲרֵי | lenaharey | nehirlerine, nehir, akarsu, akıntı | İsim | 2 | ||
מִנְּהַר | minnehar | nehirden, nehir, akarsu, akıntı | İsim | 2 | ||
וּֽבַנְּהָרוֹת | u-vannaharot | ve nehirlerde, nehir, akarsu, ırmak | İsim | 2 | ||
וְהַנָּהָר | ve-ha-nnahar | ve nehir, nehir, akarsu, akıntı | İsim | 1 | ||
וְנַהֲרֹתַיִךְ | ve-naharotayikh | ve nehirlerin, nehir, akarsu | Zamir | 1 | ||
נַהֲרֵי | naharey | nehirleri, nehir, akarsu | İsim | 1 | ||
וְנַהֲרוֹתָם | ve-naharotam | ve nehirleri, nehir, akarsu, akmak | Zamir | 1 | ||
נַהֲרֹתֶיהָ | naharoteyha | nehirleri, nehir, akarsu, akıntı | Zamir | 1 | ||
וְכַנְּהָרוֹת | ve-kha-nneharot | ve nehirler gibi, nehir, akarsu, akıntı | İsim | 1 | ||
בְּנַהֲרוֹתֶיךָ | be-naharoteykha | senin nehirlerinde, nehir, akarsu, ırmak | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 32)
2. Samuel 10:16
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח הֲדַדְעֶ֗זֶר וַיֹּצֵ֤א אֶת־אֲרָם֙ אֲשֶׁר֙ מֵעֵ֣בֶר הַנָּהָ֔ר וַיָּבֹ֖אוּ חֵילָ֑ם וְשׁוֹבַ֛ךְ שַׂר־צְבָ֥א הֲדַדְעֶ֖זֶר לִפְנֵיהֶֽם
Hadadezer gönderdi ve Irmağın ötesindeki Aram'ı çıkardı; Helam'a geldiler. Hadadezer'in ordu komutanı Şovak onların önündeydi.
Yeşaya 8:7
·
Tevrat
וְלָכֵ֡ן הִנֵּ֣ה אֲדֹנָי֩ מַעֲלֶ֨ה עֲלֵיהֶ֜ם אֶת־מֵ֣י הַנָּהָ֗ר הָעֲצוּמִים֙ וְהָ֣רַבִּ֔ים אֶת־מֶ֥לֶךְ אַשּׁ֖וּר וְאֶת־כָּל־כְּבוֹד֑וֹ וְעָלָה֙ עַל־כָּל־אֲפִיקָ֔יו וְהָלַ֖ךְ עַל־כָּל־גְּדוֹתָֽיו
Ve bu yüzden işte Efendi onların üzerine Irmağın güçlü ve çok sularını, Asur kralını ve bütün yüceliğini çıkarıyor; ve bütün yataklarının üzerine çıkacak ve bütün kıyılarının üzerine gidecek.
Yeşaya 11:15
·
Tevrat
וְהֶחֱרִ֣ים יְהוָ֗ה אֵ֚ת לְשׁ֣וֹן יָם־מִצְרַ֔יִם וְהֵנִ֥יף יָד֛וֹ עַל־הַנָּהָ֖ר בַּעְיָ֣ם רוּח֑וֹ וְהִכָּ֨הוּ֙ לְשִׁבְעָ֣ה נְחָלִ֔ים וְהִדְרִ֖יךְ בַּנְּעָלִֽים
Yahve Mısır denizinin dilini yok edecek ve kavurucu rüzgarıyla elini ırmağın üzerinde sallayacak; onu yedi dereye bölecek ve çarıklarla geçirtecek.
Yeşaya 27:12
·
Tevrat
וְהָיָה֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא יַחְבֹּ֧ט יְהוָ֛ה מִשִּׁבֹּ֥לֶת הַנָּהָ֖ר עַד־נַ֣חַל מִצְרָ֑יִם וְאַתֶּ֧ם תְּלֻקְּט֛וּ לְאַחַ֥ד אֶחָ֖ד בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve o günde Yahve Irmağın akıntısından Mısır vadisine kadar dövecek; ve siz birer birer toplanacaksınız, İsrail oğulları.
1. Krallar 5:1
·
Tevrat
וּשְׁלֹמֹ֗ה הָיָ֤ה מוֹשֵׁל֙ בְּכָל־הַמַּמְלָכ֔וֹת מִן־הַנָּהָר֙ אֶ֣רֶץ פְּלִשְׁתִּ֔ים וְעַ֖ד גְּב֣וּל מִצְרָ֑יִם מַגִּשִׁ֥ים מִנְחָ֛ה וְעֹבְדִ֥ים אֶת־שְׁלֹמֹ֖ה כָּל־יְמֵ֥י חַיָּֽיו
Süleyman Irmak'tan Filistlilerin diyarına ve Mısır sınırına kadar bütün krallıklara egemendi; Süleyman'ın yaşamının bütün günleri boyunca hediye getiriyorlar ve ona hizmet ediyorlardı.
Örnek Ayetler (5 / 26)
Hezekiel 1:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בִּשְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֗ה בָּֽרְבִיעִי֙ בַּחֲמִשָּׁ֣ה לַחֹ֔דֶשׁ וַאֲנִ֥י בְתֽוֹךְ־הַגּוֹלָ֖ה עַל־נְהַר־כְּבָ֑ר נִפְתְּחוּ֙ הַשָּׁמַ֔יִם וָאֶרְאֶ֖ה מַרְא֥וֹת אֱלֹהִֽים
Otuzuncu yılda, dördüncü ayda, ayın beşinde, ben Kevar ırmağı kıyısında sürgünün içindeyken, gökler açıldı ve Tanrı'nın görümlerini gördüm.
Hezekiel 1:3
·
Tevrat
הָיֹ֣ה הָיָ֣ה דְבַר־יְ֠הוָה אֶל־יְחֶזְקֵ֨אל בֶּן־בּוּזִ֧י הַכֹּהֵ֛ן בְּאֶ֥רֶץ כַּשְׂדִּ֖ים עַל־נְהַר־כְּבָ֑ר וַתְּהִ֥י עָלָ֛יו שָׁ֖ם יַד־יְהוָֽה
Kildaniler diyarında Kevar ırmağı üzerinde kâhin Buzi oğlu Hezekiel'e Yahve'nin sözü kesinlikle oldu; ve orada Yahve'nin eli onun üzerinde oldu.
Hezekiel 3:15
·
Tevrat
וָאָב֨וֹא אֶל־הַגּוֹלָ֜ה תֵּ֣ל אָ֠בִיב הַיֹּשְׁבִ֤ים אֶֽל־נְהַר־כְּבָר֙ וָֽאֵשֵׁ֔ב הֵ֖מָּה יוֹשְׁבִ֣ים שָׁ֑ם וָאֵשֵׁ֥ב שָׁ֛ם שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים מַשְׁמִ֥ים בְּתוֹכָֽם
Ve Tel-Aviv'de, Kevar ırmağı yanında oturan sürgünlere geldim ve onların oturduğu yere oturdum; ve orada onların arasında yedi gün dehşet içinde oturdum.
Hezekiel 3:23
·
Tevrat
וָאָקוּם֮ וָאֵצֵ֣א אֶל־הַבִּקְעָה֒ וְהִנֵּה־שָׁ֤ם כְּבוֹד־יְהוָה֙ עֹמֵ֔ד כַּכָּב֕וֹד אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי עַל־נְהַר־כְּבָ֑ר וָאֶפֹּ֖ל עַל־פָּנָֽי
Ve kalktım ve vadiye çıktım; ve işte orada Yahve'nin yüceliği, Kevar ırmağında gördüğüm yücelik gibi duruyordu; ve yüzümün üzerine düştüm.
Hezekiel 10:22
·
Tevrat
וּדְמ֣וּת פְּנֵיהֶ֔ם הֵ֣מָּה הַפָּנִ֗ים אֲשֶׁ֤ר רָאִ֨יתִי֙ עַל־נְהַר־כְּבָ֔ר מַרְאֵיהֶ֖ם וְאוֹתָ֑ם אִ֛ישׁ אֶל־עֵ֥בֶר פָּנָ֖יו יֵלֵֽכוּ
Yüzlerinin biçimine gelince, onlar Kevar ırmağında gördüğüm yüzlerdi, görünüşleri ve kendileri; her biri yüzüne doğru giderlerdi.
Örnek Ayetler (5 / 18)
2. Krallar 5:12
·
Tevrat
הֲלֹ֡א טוֹב֩ אֲמָנָ֨ה וּפַרְפַּ֜ר נַהֲר֣וֹת דַּמֶּ֗שֶׂק מִכֹּל֙ מֵימֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הֲלֹֽא־אֶרְחַ֥ץ בָּהֶ֖ם וְטָהָ֑רְתִּי וַיִּ֖פֶן וַיֵּ֥לֶךְ בְּחֵמָֽה
'Şam'ın ırmakları Amana ve Farfar, İsrail'in tüm sularından daha iyi değil mi? Onlarda yıkanıp temizlenemez miyim?' Böylece döndü ve öfkeyle gitti.
Yeşaya 19:6
·
Tevrat
וְהֶאֶזְנִ֣יחוּ נְהָר֔וֹת דָּלֲל֥וּ וְחָרְב֖וּ יְאֹרֵ֣י מָצ֑וֹר קָנֶ֥ה וָס֖וּף קָמֵֽלוּ
Ve nehirler kokacak, Mısır'ın ırmakları azalacak ve kuruyacak; kamış ve saz solacak.
Yeşaya 41:18
·
Tevrat
אֶפְתַּ֤ח עַל־שְׁפָיִים֙ נְהָר֔וֹת וּבְת֥וֹךְ בְּקָע֖וֹת מַעְיָנ֑וֹת אָשִׂ֤ים מִדְבָּר֙ לַאֲגַם־מַ֔יִם וְאֶ֥רֶץ צִיָּ֖ה לְמוֹצָ֥אֵי מָֽיִם
Çıplak tepeler üzerinde ırmaklar ve vadilerin ortasında pınarlar açacağım; çölü su gölüne ve kurak yeri suların çıkışlarına yapacağım.
Yeşaya 42:15
·
Tevrat
אַחֲרִ֤יב הָרִים֙ וּגְבָע֔וֹת וְכָל־עֶשְׂבָּ֖ם אוֹבִ֑ישׁ וְשַׂמְתִּ֤י נְהָרוֹת֙ לָֽאִיִּ֔ים וַאֲגַמִּ֖ים אוֹבִֽישׁ
Dağları ve tepeleri viran edeceğim ve onların bütün otunu kurutacağım; ve ırmakları adalara yapacağım ve göletleri kurutacağım.
Yeşaya 43:19
·
Tevrat
הִנְנִ֨י עֹשֶׂ֤ה חֲדָשָׁה֙ עַתָּ֣ה תִצְמָ֔ח הֲל֖וֹא תֵֽדָע֑וּהָ אַ֣ף אָשִׂ֤ים בַּמִּדְבָּר֙ דֶּ֔רֶךְ בִּֽישִׁמ֖וֹן נְהָרֽוֹת
İşte ben yeni bir şey yapıyorum; şimdi filizleniyor, onu bilmeyecek misiniz? Ayrıca çölde yol, ıssız yerde ırmaklar koyacağım.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 10:15
·
Tevrat
וַיֵּרֹ֖מּוּ הַכְּרוּבִ֑ים הִ֣יא הַחַיָּ֔ה אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי בִּֽנְהַר־כְּבָֽר
Sonra keruvlar yükseldiler; bu, Kevar ırmağında gördüğüm canlı varlıktı.
Hezekiel 10:20
·
Tevrat
הִ֣יא הַחַיָּ֗ה אֲשֶׁ֥ר רָאִ֛יתִי תַּ֥חַת אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בִּֽנְהַר־כְּבָ֑ר וָאֵדַ֕ע כִּ֥י כְרוּבִ֖ים הֵֽמָּה
Bu, Kevar ırmağında İsrail'in Tanrısı'nın altında gördüğüm canlı varlıktı; ve onların keruvlar olduğunu bildim.
2. Samuel 8:3
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ דָּוִ֔ד אֶת־הֲדַדְעֶ֥זֶר בֶּן־רְחֹ֖ב מֶ֣לֶךְ צוֹבָ֑ה בְּלֶכְתּ֕וֹ לְהָשִׁ֥יב יָד֖וֹ בִּֽנְהַר־פְּרָֽת
Davut, Fırat Irmağı'nda elini geri getirmek için giderken Tsova kralı Rehov oğlu Hadadezer'i vurdu.
1. Tarihler 18:3
·
Tevrat
וַיַּ֥ךְ דָּוִ֛יד אֶת־הֲדַדְעֶ֥זֶר מֶֽלֶךְ־צוֹבָ֖ה חֲמָ֑תָה בְּלֶכְתּ֕וֹ לְהַצִּ֥יב יָד֖וֹ בִּֽנְהַר־פְּרָֽת
Ve Davut, o Fırat ırmağında elini dikmek için giderken, Hama'ya doğru Tsova kralı Hadadezer'i vurdu.
Mezmurlar 66:6
·
Tevrat
הָ֤פַךְ יָ֨ם לְֽיַבָּשָׁ֗ה בַּ֭נָּהָר יַֽעַבְר֣וּ בְרָ֑גֶל שָׁ֝֗ם נִשְׂמְחָה־בּֽוֹ
Denizi kuru toprağa çevirdi; ırmaktan ayakla geçtiler, orada O'nda sevindik.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 19:5
·
Tevrat
וְנִשְּׁתוּ־מַ֖יִם מֵֽהַיָּ֑ם וְנָהָ֖ר יֶחֱרַ֥ב וְיָבֵֽשׁ
Ve denizden sular kuruyacak, nehir harab olacak ve kuruyacak.
Yunus 2:4
·
Tevrat
וַתַּשְׁלִיכֵ֤נִי מְצוּלָה֙ בִּלְבַ֣ב יַמִּ֔ים וְנָהָ֖ר יְסֹבְבֵ֑נִי כָּל־מִשְׁבָּרֶ֥יךָ וְגַלֶּ֖יךָ עָלַ֥י עָבָֽרוּ
Beni derinliğe, denizlerin kalbine attın ve ırmak beni çevreledi; bütün kırılan dalgaların ve dalgaların üzerimden geçti.
1. Tarihler 5:26
·
Tevrat
וַיָּעַר֩ אֱלֹהֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־ר֣וּחַ פּ֣וּל מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֗וּר וְאֶת־ר֨וּחַ֙ תִּלְּגַ֤ת פִּלְנֶ֨סֶר֙ מֶ֣לֶךְ אַשּׁ֔וּר וַיַּגְלֵם֙ לָראוּבֵנִ֣י וְלַגָּדִ֔י וְלַחֲצִ֖י שֵׁ֣בֶט מְנַשֶּׁ֑ה וַ֠יְבִיאֵם לַחְלַ֨ח וְחָב֤וֹר וְהָרָא֙ וּנְהַ֣ר גּוֹזָ֔ן עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve İsrail'in Tanrısı Asur kralı Pul'un ruhunu ve Asur kralı Tiglat-Pileser'in ruhunu uyandırdı; ve Reubenlileri ve Gadlıları ve Manaşe yarım oymağını sürgüne götürdü ve bu güne kadar onları Halah'a ve Havor'a ve Hara'ya ve Gozan ırmağına getirdi.
Eyüp 14:11
·
Tevrat
אָֽזְלוּ־מַ֭יִם מִנִּי־יָ֑ם וְ֝נָהָ֗ר יֶחֱרַ֥ב וְיָבֵֽשׁ
Sular denizden tükenir ve ırmak kurur ve kuraklaşır.
Yaratılış 2:10
·
Tevrat
וְנָהָרּ֙ יֹצֵ֣א מֵעֵ֔דֶן לְהַשְׁק֖וֹת אֶת־הַגָּ֑ן וּמִשָּׁם֙ יִפָּרֵ֔ד וְהָיָ֖ה לְאַרְבָּעָ֥ה רָאשִֽׁים
Bahçeyi sulamak için Aden'den bir ırmak çıkıyordu; oradan ayrılıyor ve dört baş oluyordu.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 18:2
·
Tevrat
הַשֹּׁלֵ֨חַ בַּיָּ֜ם צִירִ֗ים וּבִכְלֵי־גֹמֶא֮ עַל־פְּנֵי־מַיִם֒ לְכ֣וּ מַלְאָכִ֣ים קַלִּ֗ים אֶל־גּוֹי֙ מְמֻשָּׁ֣ךְ וּמוֹרָ֔ט אֶל־עַ֥ם נוֹרָ֖א מִן־ה֣וּא וָהָ֑לְאָה גּ֚וֹי קַו־קָ֣ו וּמְבוּסָ֔ה אֲשֶׁר־בָּזְא֥וּ נְהָרִ֖ים אַרְצֽוֹ
Denizde elçiler ve suların yüzü üzerinde papirüs tekneleri gönderen! Gidin hızlı elçiler, uzun boylu ve pürüzsüz ulusa, ondan ve öteye korkunç halka, nehirlerin yerini böldüğü güçlü ve çiğneyen ulusa.
Yeşaya 18:7
·
Tevrat
בָּעֵת֩ הַהִ֨יא יֽוּבַל־שַׁ֜י לַיהוָ֣ה צְבָא֗וֹת עַ֚ם מְמֻשָּׁ֣ךְ וּמוֹרָ֔ט וּמֵעַ֥ם נוֹרָ֖א מִן־ה֣וּא וָהָ֑לְאָה גּ֣וֹי קַו־קָ֣ו וּמְבוּסָ֗ה אֲשֶׁ֨ר בָּזְא֤וּ נְהָרִים֙ אַרְצ֔וֹ אֶל־מְק֛וֹם שֵׁם־יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת הַר־צִיּֽוֹן
O vakitte, uzun boylu ve pürüzsüz halktan, ondan ve öteye korkunç halktan, nehirlerin yerini böldüğü güçlü ve çiğneyen ulustan Ordular Yahvesi'ne, Ordular Yahvesi'nin adının yerine, Siyon Dağı'na hediye getirilecek.
Yeşaya 33:21
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־שָׁ֞ם אַדִּ֤יר יְהוָה֙ לָ֔נוּ מְקוֹם־נְהָרִ֥ים יְאֹרִ֖ים רַחֲבֵ֣י יָדָ֑יִם בַּל־תֵּ֤לֶךְ בּוֹ֙ אֳנִי־שַׁ֔יִט וְצִ֥י אַדִּ֖יר לֹ֥א יַעַבְרֶֽנּוּ
Çünkü orada görkemli Yahve bizim için geniş alanlı ırmakların, nehirlerin yeri olacak; orada kürekli gemi gitmeyecek ve görkemli gemi oradan geçmeyecek.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 48:18
·
Tevrat
ל֥וּא הִקְשַׁ֖בְתָּ לְמִצְוֺתָ֑י וַיְהִ֤י כַנָּהָר֙ שְׁלוֹמֶ֔ךָ וְצִדְקָתְךָ֖ כְּגַלֵּ֥י הַיָּֽם
Keşke buyruklarıma dikkat etseydin; ve esenliğin ırmak gibi, doğruluğun denizin dalgaları gibi olurdu.
Yeşaya 59:19
·
Tevrat
וְיִֽירְא֤וּ מִֽמַּעֲרָב֙ אֶת־שֵׁ֣ם יְהוָ֔ה וּמִמִּזְרַח־שֶׁ֖מֶשׁ אֶת־כְּבוֹד֑וֹ כִּֽי־יָב֤וֹא כַנָּהָר֙ צָ֔ר ר֥וּחַ יְהוָ֖ה נֹ֥סְסָה בֽוֹ
Ve batıdan Yahve'nin adından ve güneşin doğuşundan onun yüceliğinden korkacaklar; çünkü sıkıştıran ırmak gibi gelecek, Yahve'nin ruhu onu sürüyor.
Yeşaya 66:12
·
Tevrat
כִּֽי־כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה הִנְנִ֣י נֹטֶֽה־אֵ֠לֶיהָ כְּנָהָ֨ר שָׁל֜וֹם וּכְנַ֧חַל שׁוֹטֵ֛ף כְּב֥וֹד גּוֹיִ֖ם וִֽינַקְתֶּ֑ם עַל־צַד֙ תִּנָּשֵׂ֔אוּ וְעַל־בִּרְכַּ֖יִם תְּשָׁעֳשָֽׁעוּ
Çünkü Yahve şöyle dedi: İşte ben ona ırmak gibi barış ve taşan vadi gibi ulusların yüceliğini uzatıyorum ve emeceksiniz; yan üzerinde taşınacaksınız ve dizler üzerinde okşanacaksınız.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 46:7
·
Tevrat
מִי־זֶ֖ה כַּיְאֹ֣ר יַֽעֲלֶ֑ה כַּנְּהָר֕וֹת יִֽתְגָּעֲשׁ֖וּ מֵימָֽיו
Nil gibi yükselen, suları nehirler gibi çalkalanan bu kimdir?
Mezmurlar 78:16
·
Tevrat
וַיּוֹצִ֣א נוֹזְלִ֣ים מִסָּ֑לַע וַיּ֖וֹרֶד כַּנְּהָר֣וֹת מָֽיִם
Ve kayadan akarsular çıkardı; ve suları ırmaklar gibi indirdi.
Örnek Ayetler (2)
Nahum 1:4
·
Tevrat
גּוֹעֵ֤ר בַּיָּם֙ וַֽיַּבְּשֵׁ֔הוּ וְכָל־הַנְּהָר֖וֹת הֶֽחֱרִ֑יב אֻמְלַ֤ל בָּשָׁן֙ וְכַרְמֶ֔ל וּפֶ֥רַח לְבָנ֖וֹן אֻמְלָֽל
Denizi azarlar ve onu kurutur ve bütün ırmakları kurutur; Başan ve Karmel solar ve Lübnan'ın çiçeği solar.
Nahum 2:7
·
Tevrat
שַׁעֲרֵ֥י הַנְּהָר֖וֹת נִפְתָּ֑חוּ וְהַֽהֵיכָ֖ל נָמֽוֹג
Irmakların kapıları açılır ve saray eriyip gider.
Örnek Ayetler (2)
Zekeriya 9:10
·
Tevrat
וְהִכְרַתִּי־רֶ֣כֶב מֵאֶפְרַ֗יִם וְסוּס֙ מִיר֣וּשָׁלִַ֔ם וְנִכְרְתָה֙ קֶ֣שֶׁת מִלְחָמָ֔ה וְדִבֶּ֥ר שָׁל֖וֹם לַגּוֹיִ֑ם וּמָשְׁלוֹ֙ מִיָּ֣ם עַד־יָ֔ם וּמִנָּהָ֖ר עַד־אַפְסֵי־אָֽרֶץ
Ve Efrayim'den arabayı ve Yeruşalim'den atı kesip atacağım; ve savaş yayı kesilip atılacak; ve uluslara barış konuşacak; ve onun egemenliği denizden denize ve Irmak'tan yerin uçlarına kadar olacak.
Mezmurlar 72:8
·
Tevrat
וְ֭יֵרְדְּ מִיָּ֣ם עַד־יָ֑ם וּ֝מִנָּהָ֗ר עַד־אַפְסֵי־אָֽרֶץ
Ve denizden denize kadar ve nehirden yerin uçlarına kadar egemen olacak.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 18:1
·
Tevrat
ה֥וֹי אֶ֖רֶץ צִלְצַ֣ל כְּנָפָ֑יִם אֲשֶׁ֥ר מֵעֵ֖בֶר לְנַֽהֲרֵי־כֽוּשׁ
Vay Kuş nehirlerinin ötesindeki vızıldayan kanatların diyarına!
Sefanya 3:10
·
Tevrat
מֵעֵ֖בֶר לְנַֽהֲרֵי־כ֑וּשׁ עֲתָרַי֙ בַּת־פוּצַ֔י יוֹבִל֖וּן מִנְחָתִֽי
Kuş ırmaklarının ötesinden bana yakaranlar, dağılmışlarımın kızı, sunumu getirecekler.
Örnek Ayetler (2)
Ezra 8:31
·
Tevrat
וַֽנִּסְעָ֞ה מִנְּהַ֣ר אַֽהֲוָ֗א בִּשְׁנֵ֤ים עָשָׂר֙ לַחֹ֣דֶשׁ הָרִאשׁ֔וֹן לָלֶ֖כֶת יְרוּשָׁלִָ֑ם וְיַד־אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ הָיְתָ֣ה עָלֵ֔ינוּ וַיַּ֨צִּילֵ֔נוּ מִכַּ֥ף אוֹיֵ֛ב וְאוֹרֵ֖ב עַל־הַדָּֽרֶךְ
Sonra birinci ayın on ikisinde Yeruşalim'e gitmek için Ahava ırmağından yola çıktık; ve Tanrımızın eli üzerimizdeydi ve bizi yoldaki düşmanın ve pusu kuranın elinden kurtardı.
Yaratılış 15:18
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא כָּרַ֧ת יְהוָ֛ה אֶת־אַבְרָ֖ם בְּרִ֣ית לֵאמֹ֑ר לְזַרְעֲךָ֗ נָתַ֨תִּי֙ אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את מִנְּהַ֣ר מִצְרַ֔יִם עַד־הַנָּהָ֥ר הַגָּדֹ֖ל נְהַר־פְּרָֽת
O gün Yahve İbrahim ile antlaşma yaptı ve dedi: 'Mısır ırmağından büyük ırmağa, Fırat ırmağına kadar bu yeri soyuna verdim:
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 43:2
·
Tevrat
כִּֽי־תַעֲבֹ֤ר בַּמַּ֨יִם֙ אִתְּךָ־אָ֔נִי וּבַנְּהָר֖וֹת לֹ֣א יִשְׁטְפ֑וּךָ כִּֽי־תֵלֵ֤ךְ בְּמוֹ־אֵשׁ֙ לֹ֣א תִכָּוֶ֔ה וְלֶהָבָ֖ה לֹ֥א תִבְעַר־בָּֽךְ
Sulardan geçersen ben seninleyim, ve ırmaklardan, seni süpürmeyecekler; ateşin içinde yürürsen kavrulmayacaksın ve alev sende yanmayacak.
Mezmurlar 89:26
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּ֣י בַיָּ֣ם יָד֑וֹ וּֽבַנְּהָר֥וֹת יְמִינֽוֹ
Ve onun elini denize ve onun sağ elini ırmaklara koyacağım.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 2:14
·
Tevrat
וְשֵׁ֨ם הַנָּהָ֤ר הַשְּׁלִישִׁי֙ חִדֶּ֔קֶל ה֥וּא הַֽהֹלֵ֖ךְ קִדְמַ֣ת אַשּׁ֑וּר וְהַנָּהָ֥ר הָֽרְבִיעִ֖י ה֥וּא פְרָֽת
Üçüncü ırmağın adı Dicle'dir; Asur'un doğusuna giden odur. Dördüncü ırmak ise Fırat'tır.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 44:27
·
Tevrat
הָאֹמֵ֥ר לַצּוּלָ֖ה חֳרָ֑בִי וְנַהֲרֹתַ֖יִךְ אוֹבִֽישׁ
Derinliğe, 'Kuru ol ve senin nehirlerini kurutacağım' diyen;
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 20:17
·
Tevrat
אַל־יֵ֥רֶא בִפְלַגּ֑וֹת נַהֲרֵ֥י נַ֝חֲלֵ֗י דְּבַ֣שׁ וְחֶמְאָֽה
Bal ve tereyağı vadilerini, ırmakları, akarsuları görmesin.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 32:14
·
Tevrat
אָ֚ז אַשְׁקִ֣יעַ מֵֽימֵיהֶ֔ם וְנַהֲרוֹתָ֖ם כַּשֶּׁ֣מֶן אוֹלִ֑יךְ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
O zaman onların sularını durultacağım ve onların ırmaklarını yağ gibi akıtacağım, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 31:4
·
Tevrat
מַ֣יִם גִּדְּל֔וּהוּ תְּה֖וֹם רֹֽמְמָ֑תְהוּ אֶת־נַהֲרֹתֶ֗יהָ הֹלֵךְ֙ סְבִיב֣וֹת מַטָּעָ֔הּ וְאֶת־תְּעָלֹתֶ֣יהָ שִׁלְחָ֔ה אֶ֖ל כָּל־עֲצֵ֥י הַשָּׂדֶֽה
Sular onu büyüttü, engin onu yükseltti; onun ırmakları dikildiği yerin etrafında akıyordu ve onun kanallarını kırın bütün ağaçlarına gönderdi.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 46:8
·
Tevrat
מִצְרַ֨יִם֙ כַּיְאֹ֣ר יַֽעֲלֶ֔ה וְכַנְּהָר֖וֹת יִתְגֹּ֣עֲשׁוּ מָ֑יִם וַיֹּ֗אמֶר אַֽעֲלֶה֙ אֲכַסֶּה־אֶ֔רֶץ אֹבִ֥ידָה עִ֖יר וְיֹ֥שְׁבֵי בָֽהּ
Mısır Nil gibi yükseliyor ve sular nehirler gibi çalkalanıyor; ve dedi: Yükseleceğim, yeri örteceğim, şehri ve onda oturanları yok edeceğim.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 32:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם שָׂ֤א קִינָה֙ עַל־פַּרְעֹ֣ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֔יִם וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֔יו כְּפִ֥יר גּוֹיִ֖ם נִדְמֵ֑יתָ וְאַתָּה֙ כַּתַּנִּ֣ים בַּיַּמִּ֔ים וַתָּ֣גַח בְּנַהֲרוֹתֶ֗יךָ וַתִּדְלַח־מַ֨יִם֙ בְּרַגְלֶ֔יךָ וַתִּרְפֹּ֖ס נַהֲרוֹתָֽם
İnsan oğlu, Mısır kralı Firavun için ağıt yak ve ona de: Ulusların genç aslanına benzedin; sen denizlerdeki canavar gibisin, ırmaklarında çıktın, ayaklarınla suları bulandırdın ve onların ırmaklarını çamurlattın.