134
Kullanım
1
Lemma
44
Türev
51
Anlam
1 lemma, 44 türev form
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 3:34
·
Tevrat
יָדֶ֣ךָ לֹֽא־אֲסֻר֗וֹת וְרַגְלֶ֨יךָ֙ לֹא־לִנְחֻשְׁתַּ֣יִם הֻגָּ֔שׁוּ כִּנְפ֛וֹל לִפְנֵ֥י בְנֵֽי־עַוְלָ֖ה נָפָ֑לְתָּ וַיֹּסִ֥פוּ כָל־הָעָ֖ם לִבְכּ֥וֹת עָלָֽיו
Ellerin bağlı değildi ve ayakların tunç prangalara yaklaştırılmamıştı; haksızlık oğullarının önünde düşer gibi düştün.' Ve bütün halk onun üzerine tekrar ağladı.
1. Samuel 13:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שָׁא֔וּל הַגִּ֣שׁוּ אֵלַ֔י הָעֹלָ֖ה וְהַשְּׁלָמִ֑ים וַיַּ֖עַל הָעֹלָֽה
Şaul dedi ki: 'Yakmalık sunuyu ve esenlik kurbanlarını bana getirin.' Ve yakmalık sunuyu sundu.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 25:9
·
Tevrat
וְנִגְּשָׁ֨ה יְבִמְתּ֣וֹ אֵלָיו֮ לְעֵינֵ֣י הַזְּקֵנִים֒ וְחָלְצָ֤ה נַעֲלוֹ֙ מֵעַ֣ל רַגְל֔וֹ וְיָרְקָ֖ה בְּפָנָ֑יו וְעָֽנְתָה֙ וְאָ֣מְרָ֔ה כָּ֚כָה יֵעָשֶׂ֣ה לָאִ֔ישׁ אֲשֶׁ֥ר לֹא־יִבְנֶ֖ה אֶת־בֵּ֥ית אָחִֽיו
Ve yengesi yaşlıların gözlerinde ona yaklaşacak ve onun çarığını ayağının üzerinden çıkaracak ve onun yüzüne tükürecek; ve yanıtlayacak ve diyecek: 'Kardeşinin evini inşa etmeyen adama böyle yapılacak.'
Örnek Ayetler (1)
Amos 6:3
·
Tevrat
הַֽמְנַדִּ֖ים לְי֣וֹם רָ֑ע וַתַּגִּישׁ֖וּן שֶׁ֥בֶת חָמָֽס
Kötü günü uzaklaştıranlar ve şiddet oturağını yaklaştıranlar!
Örnek Ayetler (1)
Malaki 1:11
·
Tevrat
כִּ֣י מִמִּזְרַח־שֶׁ֜מֶשׁ וְעַד־מְבוֹא֗וֹ גָּד֤וֹל שְׁמִי֙ בַּגּוֹיִ֔ם וּבְכָל־מָק֗וֹם מֻקְטָ֥ר מֻגָּ֛שׁ לִשְׁמִ֖י וּמִנְחָ֣ה טְהוֹרָ֑ה כִּֽי־גָד֤וֹל שְׁמִי֙ בַּגּוֹיִ֔ם אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Çünkü güneşin doğuşundan ve onun batışına kadar adım uluslarda büyüktür; ve her yerde adıma buhur yakılır, temiz sunu yaklaştırılır. Çünkü adım uluslarda büyüktür, Ordular Yahve dedi.
Örnek Ayetler (1)
Malaki 3:3
·
Tevrat
וְיָשַׁ֨ב מְצָרֵ֤ף וּמְטַהֵר֙ כֶּ֔סֶף וְטִהַ֤ר אֶת־בְּנֵֽי־לֵוִי֙ וְזִקַּ֣ק אֹתָ֔ם כַּזָּהָ֖ב וְכַכָּ֑סֶף וְהָיוּ֙ לַֽיהוָ֔ה מַגִּישֵׁ֥י מִנְחָ֖ה בִּצְדָקָֽה
Ve gümüşü arıtan ve temizleyen olarak oturacak ve Levi oğullarını temizleyecek ve onları altın gibi ve gümüş gibi saflaştıracak; ve Yahve'ye doğrulukla sunu yaklaştıranlar olacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 33:3
·
Tevrat
וְה֖וּא עָבַ֣ר לִפְנֵיהֶ֑ם וַיִּשְׁתַּ֤חוּ אַ֨רְצָה֙ שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֔ים עַד־גִּשְׁתּ֖וֹ עַד־אָחִֽיו
Kendisi onların önünden geçti ve kardeşine yaklaşana kadar yedi kez yere kapandı.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 27:25
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר הַגִּ֤שָׁה לִּי֙ וְאֹֽכְלָה֙ מִצֵּ֣יד בְּנִ֔י לְמַ֥עַן תְּבָֽרֶכְךָ֖ נַפְשִׁ֑י וַיַּגֶּשׁ־לוֹ֙ וַיֹּאכַ֔ל וַיָּ֧בֵא ל֦וֹ יַ֖יִן וַיֵּֽשְׁתְּ
Dedi ki: 'Bana yaklaştır da oğlumun avından yiyeyim; öyle ki canım seni bereketlesin.' Ona yaklaştırdı ve yedi; ona şarap getirdi ve içti.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 29:23
·
Tevrat
וַיַּגִּ֨ישׁוּ֙ אֶת־שְׂעִירֵ֣י הַֽחַטָּ֔את לִפְנֵ֥י הַמֶּ֖לֶךְ וְהַקָּהָ֑ל וַיִּסְמְכ֥וּ יְדֵיהֶ֖ם עֲלֵיהֶֽם
Günah sunusu tekelerini kralın ve topluluğun önüne yaklaştırdılar ve ellerini onların üzerine dayadılar.
Örnek Ayetler (1)
Amos 5:25
·
Tevrat
הַזְּבָחִ֨ים וּמִנְחָ֜ה הִֽגַּשְׁתֶּם־לִ֧י בַמִּדְבָּ֛ר אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָ֖ה בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ey İsrail evi, çölde kırk yıl bana kurbanlar ve tahıl sunusu mu sundunuz?
Örnek Ayetler (1)
Malaki 1:8
·
Tevrat
וְכִֽי־תַגִּשׁ֨וּן עִוֵּ֤ר לִזְבֹּ֨חַ֙ אֵ֣ין רָ֔ע וְכִ֥י תַגִּ֛ישׁוּ פִּסֵּ֥חַ וְחֹלֶ֖ה אֵ֣ין רָ֑ע הַקְרִיבֵ֨הוּ נָ֜א לְפֶחָתֶ֗ךָ הֲיִּרְצְךָ֙ א֚וֹ הֲיִשָּׂ֣א פָנֶ֔יךָ אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve kurban etmek için körü yaklaştırdığınızda kötülük yok mu? Ve topalı ve hastayı yaklaştırdığınızda kötülük yok mu? Lütfen onu valine yaklaştır; senden razı olur mu veya yüzünü kaldırır mı? Ordular Yahve dedi.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 33:6
·
Tevrat
וַתִּגַּ֧שְׁןָ הַשְּׁפָח֛וֹת הֵ֥נָּה וְיַלְדֵיהֶ֖ן וַתִּֽשְׁתַּחֲוֶֽיןָ
Cariyeler, onlar ve çocukları yaklaştılar ve eğildiler.
Örnek Ayetler (1)
Malaki 1:8
·
Tevrat
וְכִֽי־תַגִּשׁ֨וּן עִוֵּ֤ר לִזְבֹּ֨חַ֙ אֵ֣ין רָ֔ע וְכִ֥י תַגִּ֛ישׁוּ פִּסֵּ֥חַ וְחֹלֶ֖ה אֵ֣ין רָ֑ע הַקְרִיבֵ֨הוּ נָ֜א לְפֶחָתֶ֗ךָ הֲיִּרְצְךָ֙ א֚וֹ הֲיִשָּׂ֣א פָנֶ֔יךָ אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve kurban etmek için körü yaklaştırdığınızda kötülük yok mu? Ve topalı ve hastayı yaklaştırdığınızda kötülük yok mu? Lütfen onu valine yaklaştır; senden razı olur mu veya yüzünü kaldırır mı? Ordular Yahve dedi.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 2:8
·
Tevrat
וְהֵבֵאתָ֣ אֶת־הַמִּנְחָ֗ה אֲשֶׁ֧ר יֵעָשֶׂ֛ה מֵאֵ֖לֶּה לַיהוָ֑ה וְהִקְרִיבָהּ֙ אֶל־הַכֹּהֵ֔ן וְהִגִּישָׁ֖הּ אֶל־הַמִּזְבֵּֽחַ
Ve bunlardan yapılan tahıl sunusunu Yahve'ye getireceksin; ve onu kâhine sunacak ve o da onu sunağa yaklaştıracak.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 44:13
·
Tevrat
וְלֹֽא־יִגְּשׁ֤וּ אֵלַי֙ לְכַהֵ֣ן לִ֔י וְלָגֶ֨שֶׁת֙ עַל־כָּל־קָ֣דָשַׁ֔י אֶל־קָדְשֵׁ֖י הַקְּדָשִׁ֑ים וְנָֽשְׂאוּ֙ כְּלִמָּתָ֔ם וְתוֹעֲבוֹתָ֖ם אֲשֶׁ֥ר עָשֽׂוּ
Ve bana kâhinlik yapmak için bana yaklaşmayacaklar ve bütün kutsallarıma, kutsalların kutsalına yaklaşmayacaklar; ve utançlarını ve yaptıkları iğrençliklerini taşıyacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 65:5
·
Tevrat
הָאֹֽמְרִים֙ קְרַ֣ב אֵלֶ֔יךָ אַל־תִּגַּשׁ־בִּ֖י כִּ֣י קְדַשְׁתִּ֑יךָ אֵ֚לֶּה עָשָׁ֣ן בְּאַפִּ֔י אֵ֥שׁ יֹקֶ֖דֶת כָּל־הַיּֽוֹם
'Kendine yaklaş, bana yaklaşma, çünkü senden kutsalım' diyen; bunlar burnumda dumandır, bütün gün yanan ateş.
Örnek Ayetler (1)
Malaki 1:7
·
Tevrat
מַגִּישִׁ֤ים עַֽל־מִזְבְּחִי֙ לֶ֣חֶם מְגֹאָ֔ל וַאֲמַרְתֶּ֖ם בַּמֶּ֣ה גֵֽאַלְנ֑וּךָ בֶּאֱמָרְכֶ֕ם שֻׁלְחַ֥ן יְהוָ֖ה נִבְזֶ֥ה הֽוּא
Sunağımın üzerine kirlenmiş ekmek yaklaştırıyorsunuz. Ve dediniz: 'Seni neyle kirlettik?' 'Yahve'nin sofrası, o hor görülmüştür' demenizle.
Örnek Ayetler (1)
Amos 9:10
·
Tevrat
בַּחֶ֣רֶב יָמ֔וּתוּ כֹּ֖ל חַטָּאֵ֣י עַמִּ֑י הָאֹמְרִ֗ים לֹֽא־תַגִּ֧ישׁ וְתַקְדִּ֛ים בַּעֲדֵ֖ינוּ הָרָעָֽה
Halkımın bütün günahkârları kılıçla ölecekler; 'Kötülük bize yetişmeyecek ve bizi karşılamayacak' diyenler.
Örnek Ayetler (1)
Rut 2:14
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ לָ֨ה בֹ֜עַז לְעֵ֣ת הָאֹ֗כֶל גֹּ֤שִֽׁי הֲלֹם֙ וְאָכַ֣לְתְּ מִן־הַלֶּ֔חֶם וְטָבַ֥לְתְּ פִּתֵּ֖ךְ בַּחֹ֑מֶץ וַתֵּ֨שֶׁב֙ מִצַּ֣ד הַקּֽוֹצְרִ֔ים וַיִּצְבָּט־לָ֣הּ קָלִ֔י וַתֹּ֥אכַל וַתִּשְׂבַּ֖ע וַתֹּתַֽר
Ve Boaz yemek vaktinde ona dedi: 'Buraya yaklaş ve ekmekten ye ve lokmanı sirkeye batır.' Böylece orakçıların yanında oturdu ve o ona kavrulmuş tahıl uzattı; ve yedi ve doydu ve arttırdı.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 8:19
·
Tevrat
וָאֶתְּנָ֨ה אֶת־הַלְוִיִּ֜ם נְתֻנִ֣ים לְאַהֲרֹ֣ן וּלְבָנָ֗יו מִתּוֹךְ֮ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ לַעֲבֹ֞ד אֶת־עֲבֹדַ֤ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וּלְכַפֵּ֖ר עַל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְלֹ֨א יִהְיֶ֜ה בִּבְנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ נֶ֔גֶף בְּגֶ֥שֶׁת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־הַקֹּֽדֶשׁ
Ve İsrail oğullarının ortasından Levilileri Harun'a ve oğullarına verilmişler olarak verdim; Buluşma Çadırı'nda İsrail oğullarının hizmetini yapmak ve İsrail oğulları için kefaret etmek üzere; öyle ki İsrail oğulları kutsal yere yaklaştığında İsrail oğullarında bir felaket olmasın.