568
Kullanım
5
Lemma
72
Türev
77
Anlam
5 lemma, 72 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיַּגֵּד Lemma | vayyagged | ve bildirdi, bildirmek, açıklamak, anlatmak | Fiil | 73 | ||
לְהַגִּיד | lehaggid | bildirmek için, bildirmek, açıklamak, ilan etmek | Fiil | 25 | ||
הִגִּיד | higgid | bildirdi, bildirmek, açıklamak, anlatmak | Fiil | 24 | ||
הֻגֵּד | hugged | öne konuldu, öne koymak, göstermek, bildirmek | Fiil | 24 | ||
וַיַּגִּידוּ | vayyaggidu | ve öne koydular, öne koymak, bildirmek, açıklamak | Fiil | 23 | ||
וַיַּגִּדוּ | va-yyaggidu | ve öne koydular, öne koymak, bildirmek, açıklamak | Fiil | 21 | ||
יַגִּיד | yaggid | bildirecek, bildirmek, açıklamak, anlatmak | Fiil | 20 | ||
הַגִּידָה | haggida | öne çıkar, öne çıkarmak, bildirmek, anlatmak | Zamir | 18 | ||
הַגִּידוּ | haggidu | öne koyun, öne koymak, bildirmek, açıklamak | Fiil | 17 | ||
אַגִּֽיד | aggid | bildireceğim, bildirmek, anlatmak, açıklamak | Fiil | 13 | ||
Örnek Ayetler (5 / 13) Hakimler 14:16 · Tevrat וַתֵּבְךְּ֩ אֵ֨שֶׁת שִׁמְשׁ֜וֹן עָלָ֗יו וַתֹּ֨אמֶר֙ רַק־שְׂנֵאתַ֨נִי֙ וְלֹ֣א אֲהַבְתָּ֔נִי הַֽחִידָ֥ה חַ֨דְתָּ֙ לִבְנֵ֣י עַמִּ֔י וְלִ֖י לֹ֣א הִגַּ֑דְתָּה וַיֹּ֣אמֶר לָ֗הּ הִנֵּ֨ה לְאָבִ֧י וּלְאִמִּ֛י לֹ֥א הִגַּ֖דְתִּי וְלָ֥ךְ אַגִּֽיד Sonra Şimşon'un karısı onun üzerinde ağladı ve dedi: 'Sadece benden nefret ettin ve beni sevmedin; halkımın oğullarına bilmeceyi sordun ve bana bildirmedin.' Ve ona dedi: 'İşte babama ve anneme bildirmedim ve sana mı bildireceğim?' Yeremya 38:15 · Tevrat וַיֹּ֤אמֶר יִרְמְיָ֨הוּ֙ אֶל־צִדְקִיָּ֔הוּ כִּ֚י אַגִּ֣יד לְךָ֔ הֲל֖וֹא הָמֵ֣ת תְּמִיתֵ֑נִי וְכִי֙ אִיעָ֣צְךָ֔ לֹ֥א תִשְׁמַ֖ע אֵלָֽי Yeremya Tsedekiya'ya dedi: 'Eğer sana bildirirsem, beni kesinlikle öldürmeyecek misin? Ve eğer sana öğüt verirsem, beni dinlemeyeceksin.' Yeremya 42:4 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵיהֶ֜ם יִרְמְיָ֤הוּ הַנָּבִיא֙ שָׁמַ֔עְתִּי הִנְנִ֧י מִתְפַּלֵּ֛ל אֶל־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם כְּדִבְרֵיכֶ֑ם וְֽהָיָ֡ה כָּֽל־הַדָּבָר֩ אֲשֶׁר־יַעֲנֶ֨ה יְהוָ֤ה אֶתְכֶם֙ אַגִּ֣יד לָכֶ֔ם לֹֽא־אֶמְנַ֥ע מִכֶּ֖ם דָּבָֽר Peygamber Yeremya onlara dedi: 'Duydum; işte ben sözlerinize göre Tanrınıza, Yahve'ye dua ediyorum; ve Yahve'nin size cevaplayacağı bütün sözü size bildireceğim, sizden bir söz esirgemeyeceğim.' 1. Samuel 9:19 · Tevrat וַיַּ֨עַן שְׁמוּאֵ֜ל אֶת־שָׁא֗וּל וַיֹּ֨אמֶר֙ אָנֹכִ֣י הָרֹאֶ֔ה עֲלֵ֤ה לְפָנַי֙ הַבָּמָ֔ה וַאֲכַלְתֶּ֥ם עִמִּ֖י הַיּ֑וֹם וְשִׁלַּחְתִּ֣יךָ בַבֹּ֔קֶר וְכֹ֛ל אֲשֶׁ֥ר בִּֽלְבָבְךָ֖ אַגִּ֥יד לָֽךְ Ve Samuel Şaul'a cevap verdi ve dedi: 'Gören benim. Önümden yüksek yere çık ve bugün benimle yiyeceksiniz. Ve sabah seni göndereceğim ve kalbinde olan her şeyi sana bildireceğim.' 1. Samuel 20:9 · Tevrat וַיֹּ֥אמֶר יְהוֹנָתָ֖ן חָלִ֣ילָה לָּ֑ךְ כִּ֣י אִם־יָדֹ֣עַ אֵדַ֗ע כִּֽי־כָלְתָ֨ה הָרָעָ֜ה מֵעִ֤ם אָבִי֙ לָב֣וֹא עָלֶ֔יךָ וְלֹ֥א אֹתָ֖הּ אַגִּ֥יד לָֽךְ Yonatan dedi: 'Sana uzak olsun! Çünkü babamın yanından sana gelmek için kötülüğün tamamlandığını eğer kesinlikle bilirsem, onu sana bildirmeyecek miyim?' | ||||||
מַגִּיד | maggid | öne koyan, öne koymak, bildirmek, açıklamak | Fiil | 10 | ||
וַתַּגֵּד | va-ttagged | ve bildirdi, bildirmek, açıklamak, öne koymak | Fiil | 10 | ||
הִגַּדְתִּי | higgadeti | öne koydum, öne koymak, bildirmek, açıklamak | Fiil | 9 | ||
הִגַּדְתָּ | higgadta | bildirdin, öne koymak, açıklamak, bildirmek | Fiil | 7 | ||
תַגִּידוּ | taggidu | bildireceksiniz, bildirmek, anlatmak, açıklamak | Fiil | 7 | ||
הַמַּגִּיד | ha-mmaggid | bildiren, bildirmek, açıklamak, anlatmak | Fiil | 6 | ||
תַּגִּיד | taggid | bildireceksin, bildirmek, açıklamak, anlatmak | Fiil | 6 | ||
יַגִּידֽוּ | yaggidu | bildirecekler, bildirmek, açıklamak, anlatmak | Fiil | 6 | ||
וְהִגִּידוּ | vehiggidu | ve bildirdiler, bildirmek, açıklamak, anlatmak | Fiil | 5 | ||
וְהִגַּדְתִּי | ve-higgadeti | ve bildirdim, bildirmek, açıklamak, anlatmak | Fiil | 4 | ||
Örnek Ayetler (5 / 73)
Hakimler 9:25
·
Tevrat
וַיָּשִׂ֣ימוּ לוֹ֩ בַעֲלֵ֨י שְׁכֶ֜ם מְאָרְבִ֗ים עַ֚ל רָאשֵׁ֣י הֶהָרִ֔ים וַיִּגְזְל֗וּ אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־יַעֲבֹ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם בַּדָּ֑רֶךְ וַיֻּגַּ֖ד לַאֲבִימֶֽלֶךְ
Şekem'in sahipleri dağların tepelerinde ona karşı pusular kurdular; ve yolda yanlarından geçen herkesi soydular; ve bu Abimelek'e bildirildi.
Hakimler 9:47
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֖ד לַאֲבִימֶ֑לֶךְ כִּ֣י הִֽתְקַבְּצ֔וּ כָּֽל־בַּעֲלֵ֖י מִֽגְדַּל־שְׁכֶֽם
Şekem Kulesi'nin bütün efendilerinin toplandığı Abimelek'e bildirildi.
Hakimler 14:2
·
Tevrat
וַיַּ֗עַל וַיַּגֵּד֙ לְאָבִ֣יו וּלְאִמּ֔וֹ וַיֹּ֗אמֶר אִשָּׁ֛ה רָאִ֥יתִי בְתִמְנָ֖תָה מִבְּנ֣וֹת פְּלִשְׁתִּ֑ים וְעַתָּ֕ה קְחוּ־אוֹתָ֥הּ לִּ֖י לְאִשָּֽׁה
Bunun üzerine çıktı ve babasına ve annesine bildirdi ve dedi: 'Timna'da Filistlilerin kızlarından bir kadın gördüm; ve şimdi onu bana kadın olarak alın.'
Hakimler 14:15
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י וַיֹּאמְר֤וּ לְאֵֽשֶׁת־שִׁמְשׁוֹן֙ פַּתִּ֣י אֶת־אִישֵׁ֗ךְ וְיַגֶּד־לָ֨נוּ֙ אֶת־הַ֣חִידָ֔ה פֶּן־נִשְׂרֹ֥ף אוֹתָ֛ךְ וְאֶת־בֵּ֥ית אָבִ֖יךְ בָּאֵ֑שׁ הַלְיָרְשֵׁ֕נוּ קְרָאתֶ֥ם לָ֖נוּ הֲלֹֽא
Yedinci günde Şimşon'un karısına dediler: 'Kocanı kandır ve bize bilmeceyi bildirsin, yoksa seni ve babanın evini ateşte yakarız; bizi mülksüzleştirmek için mi bizi çağırdınız, değil mi?'
Hakimler 14:17
·
Tevrat
וַתֵּ֤בְךְּ עָלָיו֙ שִׁבְעַ֣ת הַיָּמִ֔ים אֲשֶׁר־הָיָ֥ה לָהֶ֖ם הַמִּשְׁתֶּ֑ה וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י וַיַּגֶּד־לָהּ֙ כִּ֣י הֱצִיקַ֔תְהוּ וַתַּגֵּ֥ד הַחִידָ֖ה לִבְנֵ֥י עַמָּֽהּ
Böylece onlara ziyafet olan yedi gün onun üzerinde ağladı; ve yedinci günde ona bildirdi, çünkü onu sıkıştırdı ve o da bilmeceyi halkının oğullarına bildirdi.
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hakimler 14:13
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֣א תוּכְלוּ֮ לְהַגִּ֣יד לִי֒ וּנְתַתֶּ֨ם אַתֶּ֥ם לִי֙ שְׁלֹשִׁ֣ים סְדִינִ֔ים וּשְׁלֹשִׁ֖ים חֲלִיפ֣וֹת בְּגָדִ֑ים וַיֹּ֣אמְרוּ ל֔וֹ ח֥וּדָה חִידָתְךָ֖ וְנִשְׁמָעֶֽנָּה
Ve eğer bana bildirmeyi yapamazsanız, siz bana otuz keten giysi ve otuz değişimlik giysi vereceksiniz.' Ve ona dediler: 'Bilmeceni sor ve onu işitelim.'
Hakimler 14:14
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם מֵהָֽאֹכֵל֙ יָצָ֣א מַאֲכָ֔ל וּמֵעַ֖ז יָצָ֣א מָת֑וֹק וְלֹ֥א יָכְל֛וּ לְהַגִּ֥יד הַחִידָ֖ה שְׁלֹ֥שֶׁת יָמִֽים
Bunun üzerine onlara dedi: 'Yiyenden yiyecek çıktı ve güçlüden tatlı çıktı.' Ve üç gün bilmeceyi bildirmeyi yapamadılar.
2. Samuel 12:18
·
Tevrat
וַיְהִ֛י בַּיּ֥וֹם הַשְּׁבִיעִ֖י וַיָּ֣מָת הַיָּ֑לֶד וַיִּֽרְאוּ֩ עַבְדֵ֨י דָוִ֜ד לְהַגִּ֥יד ל֣וֹ כִּי־מֵ֣ת הַיֶּ֗לֶד כִּ֤י אָֽמְרוּ֙ הִנֵּה֩ בִהְי֨וֹת הַיֶּ֜לֶד חַ֗י דִּבַּ֤רְנוּ אֵלָיו֙ וְלֹא־שָׁמַ֣ע בְּקוֹלֵ֔נוּ וְאֵ֨יךְ נֹאמַ֥ר אֵלָ֛יו מֵ֥ת הַיֶּ֖לֶד וְעָשָׂ֥ה רָעָֽה
Yedinci günde çocuk öldü. Davut'un kulları çocuğun öldüğünü ona bildirmekten korktular; çünkü dediler ki: 'İşte çocuk canlıyken onunla konuştuk ve sesimizi dinlemedi; ona nasıl Çocuk öldü deriz? Kötülük yapar.'
2. Samuel 15:28
·
Tevrat
רְאוּ֙ אָנֹכִ֣י מִתְמַהְמֵ֔הַּ בְּעַֽרְב֖וֹת הַמִּדְבָּ֑ר עַ֣ד בּ֥וֹא דָבָ֛ר מֵעִמָּכֶ֖ם לְהַגִּ֥יד לִֽי
Görün, bana bildirmek için sizden söz gelene kadar çölün düzlüklerinde oyalanıyorum.
Yeremya 50:28
·
Tevrat
ק֥וֹל נָסִ֛ים וּפְלֵטִ֖ים מֵאֶ֣רֶץ בָּבֶ֑ל לְהַגִּ֣יד בְּצִיּ֗וֹן אֶת־נִקְמַת֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ נִקְמַ֖ת הֵיכָלֽוֹ
Tanrımız Yahve'nin öcünü, tapınağının öcünü Siyon'da bildirmek için Babil diyarından kaçanların ve kurtulanların sesi var.
Örnek Ayetler (4 / 24)
Hakimler 13:6
·
Tevrat
וַתָּבֹ֣א הָאִשָּׁ֗ה וַתֹּ֣אמֶר לְאִישָׁהּ֮ לֵאמֹר֒ אִ֤ישׁ הָאֱלֹהִים֙ בָּ֣א אֵלַ֔י וּמַרְאֵ֕הוּ כְּמַרְאֵ֛ה מַלְאַ֥ךְ הָאֱלֹהִ֖ים נוֹרָ֣א מְאֹ֑ד וְלֹ֤א שְׁאִלְתִּ֨יהוּ֙ אֵֽי־מִזֶּ֣ה ה֔וּא וְאֶת־שְׁמ֖וֹ לֹֽא־הִגִּ֥יד לִֽי
Bunun üzerine kadın geldi ve kocasına diyerek dedi: 'Tanrı'nın adamı bana geldi ve onun görünüşü Tanrı'nın elçisinin görünüşü gibi çok korkunçtu; ve ona nereden olduğunu sormadım ve bana adını bildirmedi.'
Hakimler 14:6
·
Tevrat
וַתִּצְלַ֨ח עָלָ֜יו ר֣וּחַ יְהוָ֗ה וַֽיְשַׁסְּעֵ֨הוּ֙ כְּשַׁסַּ֣ע הַגְּדִ֔י וּמְא֖וּמָה אֵ֣ין בְּיָד֑וֹ וְלֹ֤א הִגִּיד֙ לְאָבִ֣יו וּלְאִמּ֔וֹ אֵ֖ת אֲשֶׁ֥ר עָשָֽׂה
Sonra Yahve'nin Ruhu onun üzerine güçlü bir şekilde geldi ve onu oğlağı parçalar gibi parçaladı ve onun elinde hiçbir şey yoktu; ve yaptığı şeyi babasına ve annesine bildirmedi.
Hakimler 14:9
·
Tevrat
וַיִּרְדֵּ֣הוּ אֶל־כַּפָּ֗יו וַיֵּ֤לֶךְ הָלוֹךְ֙ וְאָכֹ֔ל וַיֵּ֨לֶךְ֙ אֶל־אָבִ֣יו וְאֶל־אִמּ֔וֹ וַיִּתֵּ֥ן לָהֶ֖ם וַיֹּאכֵ֑לוּ וְלֹֽא־הִגִּ֣יד לָהֶ֔ם כִּ֛י מִגְּוִיַּ֥ת הָאַרְיֵ֖ה רָדָ֥ה הַדְּבָֽשׁ
Sonra onu avuçlarına kazıdı ve giderek ve yiyerek gitti ve babasına ve annesine gitti ve onlara verdi ve yediler; ve balı aslanın cesedinden kazıdığını onlara bildirmedi.
Hakimler 16:18
·
Tevrat
וַתֵּ֣רֶא דְלִילָ֗ה כִּֽי־הִגִּ֣יד לָהּ֮ אֶת־כָּל־לִבּוֹ֒ וַתִּשְׁלַ֡ח וַתִּקְרָא֩ לְסַרְנֵ֨י פְלִשְׁתִּ֤ים לֵאמֹר֙ עֲל֣וּ הַפַּ֔עַם כִּֽי־הִגִּ֥יד לִ֖י אֶת־כָּל־לִבּ֑וֹ וְעָל֤וּ אֵלֶ֨יהָ֙ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֔ים וַיַּעֲל֥וּ הַכֶּ֖סֶף בְּיָדָֽם
Delila onun kendisine bütün kalbini bildirdiğini gördü; gönderdi ve Filistlilerin beylerini çağırarak dedi: 'Bu kez çıkın, çünkü bana bütün kalbini bildirdi.' Bunun üzerine Filistlilerin beyleri ona çıktılar ve gümüşü ellerinde çıkardılar.
Örnek Ayetler (5 / 24)
Hakimler 14:12
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ שִׁמְשׁ֔וֹן אָחֽוּדָה־נָּ֥א לָכֶ֖ם חִידָ֑ה אִם־הַגֵּ֣ד תַּגִּידוּ֩ אוֹתָ֨הּ לִ֜י שִׁבְעַ֨ת יְמֵ֤י הַמִּשְׁתֶּה֙ וּמְצָאתֶ֔ם וְנָתַתִּ֤י לָכֶם֙ שְׁלֹשִׁ֣ים סְדִינִ֔ים וּשְׁלֹשִׁ֖ים חֲלִפֹ֥ת בְּגָדִֽים
Sonra Şimşon onlara dedi: 'Lütfen size bir bilmece sorayım; eğer ziyafetin yedi gününde onu bana kesinlikle bildirirseniz ve bulursanız, size otuz keten giysi ve otuz değişimlik giysi vereceğim.'
Hezekiel 40:4
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֨ר אֵלַ֜י הָאִ֗ישׁ בֶּן־אָדָ֡ם רְאֵ֣ה בְעֵינֶיךָ֩ וּבְאָזְנֶ֨יךָ שְּׁמָ֜ע וְשִׂ֣ים לִבְּךָ֗ לְכֹ֤ל אֲשֶׁר־אֲנִי֙ מַרְאֶ֣ה אוֹתָ֔ךְ כִּ֛י לְמַ֥עַן הַרְאוֹתְכָ֖ה הֻבָ֣אתָה הֵ֑נָּה הַגֵּ֛ד אֶת־כָּל־אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה לְבֵ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Adam bana konuştu: 'İnsanoğlu, gözlerinle gör ve kulaklarınla işit ve sana gösterdiğim her şeye kalbini koy; çünkü sana göstermek için buraya getirildin. Gördüğün her şeyi İsrail evine bildir.'
Hezekiel 43:10
·
Tevrat
אַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם הַגֵּ֤ד אֶת־בֵּֽית־יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־הַבַּ֔יִת וְיִכָּלְמ֖וּ מֵעֲוֺנֽוֹתֵיהֶ֑ם וּמָדְד֖וּ אֶת־תָּכְנִֽית
Sen, insanoğlu, evi İsrail evine bildir, ve suçlarından utansınlar; ve planı ölçsünler.
2. Samuel 1:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֥יו דָּוִ֛ד מֶה־הָיָ֥ה הַדָּבָ֖ר הַגֶּד־נָ֣א לִ֑י וַ֠יֹּאמֶר אֲשֶׁר־נָ֨ס הָעָ֜ם מִן־הַמִּלְחָמָ֗ה וְגַם־הַרְבֵּ֞ה נָפַ֤ל מִן־הָעָם֙ וַיָּמֻ֔תוּ וְגַ֗ם שָׁא֛וּל וִיהוֹנָתָ֥ן בְּנ֖וֹ מֵֽתוּ
Davut ona dedi: 'Olay ne oldu? Lütfen bana bildir.' O da dedi: 'Halk savaştan kaçtı, ayrıca halktan birçoğu düştü ve öldüler; Şaul ve oğlu Yonatan da öldüler.'
2. Samuel 18:21
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יוֹאָב֙ לַכּוּשִׁ֔י לֵ֛ךְ הַגֵּ֥ד לַמֶּ֖לֶךְ אֲשֶׁ֣ר רָאִ֑יתָה וַיִּשְׁתַּ֧חוּ כוּשִׁ֛י לְיוֹאָ֖ב וַיָּרֹֽץ
Yoav Kuşlu'ya dedi: 'Git, gördüğünü krala bildir.' Kuşlu Yoav'a secde etti ve koştu.
Örnek Ayetler (5 / 23)
Yeremya 36:20
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤אוּ אֶל־הַמֶּ֨לֶךְ֙ חָצֵ֔רָה וְאֶת־הַמְּגִלָּ֣ה הִפְקִ֔דוּ בְּלִשְׁכַּ֖ת אֱלִישָׁמָ֣ע הַסֹּפֵ֑ר וַיַּגִּ֨ידוּ֙ בְּאָזְנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ אֵ֖ת כָּל־הַדְּבָרִֽים
Ve kralın yanına, avluya geldiler ve tomarı yazman Elişama'nın odasına emanet ettiler; ve bütün sözleri kralın kulaklarına bildirdiler.
1. Samuel 11:9
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֞וּ לַמַּלְאָכִ֣ים הַבָּאִ֗ים כֹּ֤ה תֹֽאמְרוּן֙ לְאִישׁ֙ יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֔ד מָחָ֛ר תִּהְיֶֽה־לָכֶ֥ם תְּשׁוּעָ֖ה כְּחֹ֣ם הַשָּׁ֑מֶשׁ וַיָּבֹ֣אוּ הַמַּלְאָכִ֗ים וַיַּגִּ֛ידוּ לְאַנְשֵׁ֥י יָבֵ֖ישׁ וַיִּשְׂמָֽחוּ
Gelen habercilere dediler: 'Yaveş Gilead adamlarına şöyle diyeceksiniz: Yarın güneş ısındığında size kurtuluş olacak.' Haberciler geldiler ve Yaveş adamlarına bildirdiler ve sevindiler.
1. Samuel 14:33
·
Tevrat
וַיַּגִּ֤ידוּ לְשָׁאוּל֙ לֵאמֹ֔ר הִנֵּ֥ה הָעָ֛ם חֹטִ֥אים לַֽיהוָ֖ה לֶאֱכֹ֣ל עַל־הַדָּ֑ם וַיֹּ֣אמֶר בְּגַדְתֶּ֔ם גֹּֽלּוּ־אֵלַ֥י הַיּ֖וֹם אֶ֥בֶן גְּדוֹלָֽה
Şaul'a bildirerek dediler: 'İşte halk kan üzerinde yiyerek Yahve'ye günah işliyor.' O dedi: 'Hainlik ettiniz; bugün bana büyük taş yuvarlayın.'
1. Samuel 25:8
·
Tevrat
שְׁאַ֨ל אֶת־נְעָרֶ֜יךָ וְיַגִּ֣ידוּ לָ֗ךְ וְיִמְצְא֨וּ הַנְּעָרִ֥ים חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ כִּֽי־עַל־י֥וֹם ט֖וֹב בָּ֑נוּ תְּנָה־נָּ֗א אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר תִּמְצָ֤א יָֽדְךָ֙ לַעֲבָדֶ֔יךָ וּלְבִנְךָ֖ לְדָוִֽד
Gençlerine sor ve sana bildirsinler; gençler gözlerinde lütuf bulsunlar, çünkü iyi bir günde geldik. Lütfen elinin bulduğunu kullarına ve oğlun Davut'a ver.
2. Krallar 7:10
·
Tevrat
וַיָּבֹ֗אוּ וַֽיִּקְרְאוּ֮ אֶל־שֹׁעֵ֣ר הָעִיר֒ וַיַּגִּ֤ידוּ לָהֶם֙ לֵאמֹ֔ר בָּ֚אנוּ אֶל־מַחֲנֵ֣ה אֲרָ֔ם וְהִנֵּ֥ה אֵֽין־שָׁ֛ם אִ֖ישׁ וְק֣וֹל אָדָ֑ם כִּ֣י אִם־הַסּ֤וּס אָסוּר֙ וְהַחֲמ֣וֹר אָס֔וּר וְאֹהָלִ֖ים כַּאֲשֶׁר־הֵֽמָּה
Geldiler ve şehrin kapı bekçisine seslendiler; onlara bildirerek dediler: 'Aram ordugahına geldik; ve işte, orada kimse ve insan sesi yoktu, ancak atlar bağlı, eşekler bağlı ve çadırlar oldukları gibiydi.'
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hakimler 4:12
·
Tevrat
וַיַּגִּ֖דוּ לְסִֽיסְרָ֑א כִּ֥י עָלָ֛ה בָּרָ֥ק בֶּן־אֲבִינֹ֖עַם הַר־תָּבֽוֹר
Ve Avinoam oğlu Barak'ın Tavor dağına çıktığını Sisera'ya bildirdiler.
Hakimler 9:7
·
Tevrat
וַיַּגִּ֣דוּ לְיוֹתָ֗ם וַיֵּ֨לֶךְ֙ וַֽיַּעֲמֹד֙ בְּרֹ֣אשׁ הַר־גְּרִזִ֔ים וַיִּשָּׂ֥א קוֹל֖וֹ וַיִּקְרָ֑א וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם שִׁמְע֤וּ אֵלַי֙ בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם וְיִשְׁמַ֥ע אֲלֵיכֶ֖ם אֱלֹהִֽים
Yotam'a bildirdiler; ve o gidip Gerizim Dağı'nın tepesinde durdu, ve sesini yükseltip bağırdı; ve onlara dedi: 'Beni dinleyin, ey Şekem'in sahipleri, Tanrı da sizi dinlesin.'
Hakimler 9:42
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיֵּצֵ֥א הָעָ֖ם הַשָּׂדֶ֑ה וַיַּגִּ֖דוּ לַאֲבִימֶֽלֶךְ
Ertesi gün halk tarlaya çıktı ve Abimelek'e bildirdiler.
2. Samuel 2:4
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨אוּ֙ אַנְשֵׁ֣י יְהוּדָ֔ה וַיִּמְשְׁחוּ־שָׁ֧ם אֶת־דָּוִ֛ד לְמֶ֖לֶךְ עַל־בֵּ֣ית יְהוּדָ֑ה וַיַּגִּ֤דוּ לְדָוִד֙ לֵאמֹ֔ר אַנְשֵׁי֙ יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֔ד אֲשֶׁ֥ר קָבְר֖וּ אֶת־שָׁאֽוּל
Sonra Yahuda adamları geldiler ve orada Davut'u Yahuda evi üzerine kral olarak meshettiler. Davut'a diyerek bildirdiler: 'Şaul'u gömenler Yaveş Gilat adamlarıdır.'
2. Samuel 3:23
·
Tevrat
וְיוֹאָ֛ב וְכָל־הַצָּבָ֥א אֲשֶׁר־אִתּ֖וֹ בָּ֑אוּ וַיַּגִּ֤דוּ לְיוֹאָב֙ לֵאמֹ֔ר בָּֽא־אַבְנֵ֤ר בֶּן־נֵר֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וַֽיְשַׁלְּחֵ֖הוּ וַיֵּ֥לֶךְ בְּשָׁלֽוֹם
Yoav ve onunla birlikte olan bütün ordu geldiler. Yoav'a bildirip dediler: 'Ner oğlu Avner krala geldi, o da onu gönderdi ve o esenlikle gitti.'
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hoşea 4:12
·
Tevrat
עַמִּי֙ בְּעֵצ֣וֹ יִשְׁאָ֔ל וּמַקְל֖וֹ יַגִּ֣יד ל֑וֹ כִּ֣י ר֤וּחַ זְנוּנִים֙ הִתְעָ֔ה וַיִּזְנ֖וּ מִתַּ֥חַת אֱלֹהֵיהֶֽם
Halkım ağacına sorar ve değneği ona bildirir; çünkü fahişelik ruhu saptırdı ve Tanrılarının altından fahişelik ettiler.
1. Samuel 9:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הִנֵּה־נָ֤א אִישׁ־אֱלֹהִים֙ בָּעִ֣יר הַזֹּ֔את וְהָאִ֣ישׁ נִכְבָּ֔ד כֹּ֥ל אֲשֶׁר־יְדַבֵּ֖ר בּ֣וֹא יָב֑וֹא עַתָּה֙ נֵ֣לֲכָה שָּׁ֔ם אוּלַי֙ יַגִּ֣יד לָ֔נוּ אֶת־דַּרְכֵּ֖נוּ אֲשֶׁר־הָלַ֥כְנוּ עָלֶֽיהָ
Ve ona dedi: 'İşte bu şehirde bir Tanrı adamı var ve adam saygındır; her ne söylerse kesinlikle gelir. Şimdi oraya gidelim, belki üzerinde gittiğimiz yolumuzu bize bildirir.'
1. Samuel 20:10
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר דָּוִד֙ אֶל־יְה֣וֹנָתָ֔ן מִ֖י יַגִּ֣יד לִ֑י א֛וֹ מַה־יַּעַנְךָ֥ אָבִ֖יךָ קָשָֽׁה
Davut Yonatan'a dedi: 'Bana kim bildirecek? Ya da baban sana ne sert cevap verecek?'
1. Samuel 22:22
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד לְאֶבְיָתָ֗ר יָדַ֜עְתִּי בַּיּ֤וֹם הַהוּא֙ כִּֽי־שָׁם֙ דּוֹאֵ֣ג הָאֲדֹמִ֔י כִּֽי־הַגֵּ֥ד יַגִּ֖יד לְשָׁא֑וּל אָנֹכִ֣י סַבֹּ֔תִי בְּכָל־נֶ֖פֶשׁ בֵּ֥ית אָבִֽיךָ
Davut Evyatar'a dedi: 'O gün Edomlu Doeg orada olduğunda, onun Saul'a kesinlikle bildireceğini biliyordum. Babanın evinin bütün canlarına ben sebep oldum.'
2. Krallar 6:12
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ אַחַ֣ד מֵֽעֲבָדָ֔יו ל֖וֹא אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֑לֶךְ כִּֽי־אֱלִישָׁ֤ע הַנָּבִיא֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיִשְׂרָאֵ֔ל יַגִּיד֙ לְמֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל אֶת־הַ֨דְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר תְּדַבֵּ֖ר בַּחֲדַ֥ר מִשְׁכָּבֶֽךָ
Kullarından biri dedi ki: 'Hayır efendim kral; çünkü İsrail'de olan peygamber Elişa, yatak odanda konuştuğun sözleri İsrail kralına bildirir.'
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hakimler 16:6
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר דְּלִילָה֙ אֶל־שִׁמְשׁ֔וֹן הַגִּֽידָה־נָּ֣א לִ֔י בַּמֶּ֖ה כֹּחֲךָ֣ גָד֑וֹל וּבַמֶּ֥ה תֵאָסֵ֖ר לְעַנּוֹתֶֽךָ
Delila Şimşon'a dedi: 'Lütfen bana bildir, senin gücün neyle büyüktür ve sana eziyet edilmesi için neyle bağlanırsın?'
Hakimler 16:10
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר דְּלִילָה֙ אֶל־שִׁמְשׁ֔וֹן הִנֵּה֙ הֵתַ֣לְתָּ בִּ֔י וַתְּדַבֵּ֥ר אֵלַ֖י כְּזָבִ֑ים עַתָּה֙ הַגִּֽידָה־נָּ֣א לִ֔י בַּמֶּ֖ה תֵּאָסֵֽר
Delila Şimşon'a dedi: 'İşte benimle alay ettin ve bana yalanlar konuştun. Şimdi lütfen bana bildir, neyle bağlanırsın?'
Hakimler 16:13
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר דְּלִילָ֜ה אֶל־שִׁמְשׁ֗וֹן עַד־הֵ֜נָּה הֵתַ֤לְתָּ בִּי֙ וַתְּדַבֵּ֤ר אֵלַי֙ כְּזָבִ֔ים הַגִּ֣ידָה לִּ֔י בַּמֶּ֖ה תֵּאָסֵ֑ר וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ אִם־תַּאַרְגִ֗י אֶת־שֶׁ֛בַע מַחְלְפ֥וֹת רֹאשִׁ֖י עִם־הַמַּסָּֽכֶת
Delila Şimşon'a dedi: 'Şimdiye kadar benimle alay ettin ve bana yalanlar konuştun. Bana bildir, neyle bağlanırsın?' O da ona dedi: 'Eğer başımın yedi örgüsünü tezgâhla birlikte dokursan.'
Yeremya 38:25
·
Tevrat
וְכִֽי־יִשְׁמְע֣וּ הַשָּׂרִים֮ כִּֽי־דִבַּ֣רְתִּי אִתָּךְ֒ וּבָ֣אוּ אֵלֶ֣יךָ וְֽאָמְר֪וּ אֵלֶ֟יךָ הַגִּֽידָה־נָּ֨א לָ֜נוּ מַה־דִּבַּ֧רְתָּ אֶל־הַמֶּ֛לֶךְ אַל־תְּכַחֵ֥ד מִמֶּ֖נּוּ וְלֹ֣א נְמִיתֶ֑ךָ וּמַה־דִּבֶּ֥ר אֵלֶ֖יךָ הַמֶּֽלֶךְ
Ve eğer komutanlar seninle konuştuğumu duyarlarsa ve sana gelip sana derlerse: 'Krala ne konuştuğunu lütfen bize bildir, bizden gizleme ve seni öldürmeyeceğiz; ve kral sana ne konuştu?'
1. Samuel 9:18
·
Tevrat
וַיִּגַּ֥שׁ שָׁא֛וּל אֶת־שְׁמוּאֵ֖ל בְּת֣וֹךְ הַשָּׁ֑עַר וַיֹּ֨אמֶר֙ הַגִּֽידָה־נָּ֣א לִ֔י אֵי־זֶ֖ה בֵּ֥ית הָרֹאֶֽה
Ve Şaul kapının içinde Samuel'e yaklaştı ve dedi: 'Lütfen bana bildir, görenin evi nerede?'
Örnek Ayetler (5 / 17)
2. Samuel 19:9
·
Tevrat
וַיָּ֥קָם הַמֶּ֖לֶךְ וַיֵּ֣שֶׁב בַּשָּׁ֑עַר וּֽלְכָל־הָעָ֞ם הִגִּ֣ידוּ לֵאמֹ֗ר הִנֵּ֤ה הַמֶּ֨לֶךְ֙ יוֹשֵׁ֣ב בַּשַּׁ֔עַר וַיָּבֹ֤א כָל־הָעָם֙ לִפְנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וְיִשְׂרָאֵ֔ל נָ֖ס אִ֥ישׁ לְאֹהָלָֽיו
Kral kalktı ve kapıda oturdu; ve bütün halka bildirip dediler: 'İşte, kral kapıda oturuyor.' Bütün halk kralın önüne geldi; İsrail ise her adam kendi çadırlarına kaçmıştı.
Yeremya 4:5
·
Tevrat
הַגִּ֣ידוּ בִֽיהוּדָ֗ה וּבִירוּשָׁלִַ֨ם֙ הַשְׁמִ֔יעוּ וְאִמְר֕וּ תִּקְע֥וּ שׁוֹפָ֖ר בָּאָ֑רֶץ קִרְא֤וּ מַלְאוּ֙ וְאִמְר֔וּ הֵאָסְפ֥וּ וְנָב֖וֹאָה אֶל־עָרֵ֥י הַמִּבְצָֽר
Yahuda'da bildirin ve Yeruşalim'de işittirin ve deyin: 'Yerde şofar çalın!' Yüksek sesle çağırın ve deyin: 'Toplanın ve surlu şehirlere girelim!'
Yeremya 5:20
·
Tevrat
הַגִּ֥ידוּ זֹ֖את בְּבֵ֣ית יַעֲקֹ֑ב וְהַשְׁמִיע֥וּהָ בִיהוּדָ֖ה לֵאמֹֽר
Bunu Yakup evinde bildirin ve Yahuda'da işittirin, diyerek:
Yeremya 20:10
·
Tevrat
כִּ֣י שָׁמַ֜עְתִּי דִּבַּ֣ת רַבִּים֮ מָג֣וֹר מִסָּבִיב֒ הַגִּ֨ידוּ֙ וְנַגִּידֶ֔נּוּ כֹּ֚ל אֱנ֣וֹשׁ שְׁלוֹמִ֔י שֹׁמְרֵ֖י צַלְעִ֑י אוּלַ֤י יְפֻתֶּה֙ וְנ֣וּכְלָה ל֔וֹ וְנִקְחָ֥ה נִקְמָתֵ֖נוּ מִמֶּֽנּוּ
Çünkü birçoğunun iftirasını işittim, çevredeki dehşet: 'Bildirin ve onu bildirelim!' Bütün barış adamlarım, tökezlememi gözleyenler: 'Belki kandırılır ve ona üstün geliriz ve ondan öcümüzü alırız.'
Yeremya 46:14
·
Tevrat
הַגִּ֤ידוּ בְמִצְרַ֨יִם֙ וְהַשְׁמִ֣יעוּ בְמִגְדּ֔וֹל וְהַשְׁמִ֥יעוּ בְנֹ֖ף וּבְתַחְפַּנְחֵ֑ס אִמְר֗וּ הִתְיַצֵּב֙ וְהָכֵ֣ן לָ֔ךְ כִּֽי־אָכְלָ֥ה חֶ֖רֶב סְבִיבֶֽיךָ
Mısır'da bildirin ve Migdol'da duyurun ve Nof'ta ve Tahpanhes'te duyurun; deyin ki: Dikil ve kendin için hazırlan, çünkü kılıç senin etrafındakileri yedi.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 14:16
·
Tevrat
וַתֵּבְךְּ֩ אֵ֨שֶׁת שִׁמְשׁ֜וֹן עָלָ֗יו וַתֹּ֨אמֶר֙ רַק־שְׂנֵאתַ֨נִי֙ וְלֹ֣א אֲהַבְתָּ֔נִי הַֽחִידָ֥ה חַ֨דְתָּ֙ לִבְנֵ֣י עַמִּ֔י וְלִ֖י לֹ֣א הִגַּ֑דְתָּה וַיֹּ֣אמֶר לָ֗הּ הִנֵּ֨ה לְאָבִ֧י וּלְאִמִּ֛י לֹ֥א הִגַּ֖דְתִּי וְלָ֥ךְ אַגִּֽיד
Sonra Şimşon'un karısı onun üzerinde ağladı ve dedi: 'Sadece benden nefret ettin ve beni sevmedin; halkımın oğullarına bilmeceyi sordun ve bana bildirmedin.' Ve ona dedi: 'İşte babama ve anneme bildirmedim ve sana mı bildireceğim?'
Yeremya 38:15
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יִרְמְיָ֨הוּ֙ אֶל־צִדְקִיָּ֔הוּ כִּ֚י אַגִּ֣יד לְךָ֔ הֲל֖וֹא הָמֵ֣ת תְּמִיתֵ֑נִי וְכִי֙ אִיעָ֣צְךָ֔ לֹ֥א תִשְׁמַ֖ע אֵלָֽי
Yeremya Tsedekiya'ya dedi: 'Eğer sana bildirirsem, beni kesinlikle öldürmeyecek misin? Ve eğer sana öğüt verirsem, beni dinlemeyeceksin.'
Yeremya 42:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵיהֶ֜ם יִרְמְיָ֤הוּ הַנָּבִיא֙ שָׁמַ֔עְתִּי הִנְנִ֧י מִתְפַּלֵּ֛ל אֶל־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם כְּדִבְרֵיכֶ֑ם וְֽהָיָ֡ה כָּֽל־הַדָּבָר֩ אֲשֶׁר־יַעֲנֶ֨ה יְהוָ֤ה אֶתְכֶם֙ אַגִּ֣יד לָכֶ֔ם לֹֽא־אֶמְנַ֥ע מִכֶּ֖ם דָּבָֽר
Peygamber Yeremya onlara dedi: 'Duydum; işte ben sözlerinize göre Tanrınıza, Yahve'ye dua ediyorum; ve Yahve'nin size cevaplayacağı bütün sözü size bildireceğim, sizden bir söz esirgemeyeceğim.'
1. Samuel 9:19
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן שְׁמוּאֵ֜ל אֶת־שָׁא֗וּל וַיֹּ֨אמֶר֙ אָנֹכִ֣י הָרֹאֶ֔ה עֲלֵ֤ה לְפָנַי֙ הַבָּמָ֔ה וַאֲכַלְתֶּ֥ם עִמִּ֖י הַיּ֑וֹם וְשִׁלַּחְתִּ֣יךָ בַבֹּ֔קֶר וְכֹ֛ל אֲשֶׁ֥ר בִּֽלְבָבְךָ֖ אַגִּ֥יד לָֽךְ
Ve Samuel Şaul'a cevap verdi ve dedi: 'Gören benim. Önümden yüksek yere çık ve bugün benimle yiyeceksiniz. Ve sabah seni göndereceğim ve kalbinde olan her şeyi sana bildireceğim.'
1. Samuel 20:9
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר יְהוֹנָתָ֖ן חָלִ֣ילָה לָּ֑ךְ כִּ֣י אִם־יָדֹ֣עַ אֵדַ֗ע כִּֽי־כָלְתָ֨ה הָרָעָ֜ה מֵעִ֤ם אָבִי֙ לָב֣וֹא עָלֶ֔יךָ וְלֹ֥א אֹתָ֖הּ אַגִּ֥יד לָֽךְ
Yonatan dedi: 'Sana uzak olsun! Çünkü babamın yanından sana gelmek için kötülüğün tamamlandığını eğer kesinlikle bilirsem, onu sana bildirmeyecek miyim?'
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeremya 4:15
·
Tevrat
כִּ֛י ק֥וֹל מַגִּ֖יד מִדָּ֑ן וּמַשְׁמִ֥יעַ אָ֖וֶן מֵהַ֥ר אֶפְרָֽיִם
Çünkü bir ses Dan'dan bildiriyor ve Efrayim dağından yıkımı duyuruyor.
Yeremya 51:31
·
Tevrat
רָ֤ץ לִקְרַאת־רָץ֙ יָר֔וּץ וּמַגִּ֖יד לִקְרַ֣את מַגִּ֑יד לְהַגִּיד֙ לְמֶ֣לֶךְ בָּבֶ֔ל כִּֽי־נִלְכְּדָ֥ה עִיר֖וֹ מִקָּצֶֽה
Koşucu koşucuyu karşılamaya koşar ve bildiren bildireni karşılamaya, Babil kralına onun şehrinin uçtan ele geçirildiğini bildirmek için.
Yeşaya 41:26
·
Tevrat
מִֽי־הִגִּ֤יד מֵרֹאשׁ֙ וְנֵדָ֔עָה וּמִלְּפָנִ֖ים וְנֹאמַ֣ר צַדִּ֑יק אַ֣ף אֵין־מַגִּ֗יד אַ֚ף אֵ֣ין מַשְׁמִ֔יעַ אַ֥ף אֵין־שֹׁמֵ֖עַ אִמְרֵיכֶֽם
Baştan kim bildirdi ve bilelim, ve önceden, ve "Doğru" diyelim? Gerçekten bildiren yok, gerçekten işittiren yok, gerçekten sözlerinizi işiten yok.
Yeşaya 42:9
·
Tevrat
הָרִֽאשֹׁנ֖וֹת הִנֵּה־בָ֑אוּ וַֽחֲדָשׁוֹת֙ אֲנִ֣י מַגִּ֔יד בְּטֶ֥רֶם תִּצְמַ֖חְנָה אַשְׁמִ֥יע אֶתְכֶֽם
Öncekiler, işte geldiler; ve yenileri ben bildiriyorum, onlar filizlenmeden önce size işittiriyorum.
Yeşaya 45:19
·
Tevrat
לֹ֧א בַסֵּ֣תֶר דִּבַּ֗רְתִּי בִּמְקוֹם֙ אֶ֣רֶץ חֹ֔שֶׁךְ לֹ֥א אָמַ֛רְתִּי לְזֶ֥רַע יַעֲקֹ֖ב תֹּ֣הוּ בַקְּשׁ֑וּנִי אֲנִ֤י יְהוָה֙ דֹּבֵ֣ר צֶ֔דֶק מַגִּ֖יד מֵישָׁרִֽים
Gizlilikte, karanlık yerin bir mekânında konuşmadım; Yakup soyuna, 'Beni boşlukta arayın' demedim; ben Yahve'yim, doğruluğu konuşan, doğru olanları bildiren.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 13:10
·
Tevrat
וַתְּמַהֵר֙ הָֽאִשָּׁ֔ה וַתָּ֖רָץ וַתַּגֵּ֣ד לְאִישָׁ֑הּ וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו הִנֵּ֨ה נִרְאָ֤ה אֵלַי֙ הָאִ֔ישׁ אֲשֶׁר־בָּ֥א בַיּ֖וֹם אֵלָֽי
Bunun üzerine kadın acele etti ve koştu ve kocasına bildirdi ve ona dedi: 'İşte o gün bana gelen adam bana göründü.'
Hakimler 14:17
·
Tevrat
וַתֵּ֤בְךְּ עָלָיו֙ שִׁבְעַ֣ת הַיָּמִ֔ים אֲשֶׁר־הָיָ֥ה לָהֶ֖ם הַמִּשְׁתֶּ֑ה וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י וַיַּגֶּד־לָהּ֙ כִּ֣י הֱצִיקַ֔תְהוּ וַתַּגֵּ֥ד הַחִידָ֖ה לִבְנֵ֥י עַמָּֽהּ
Böylece onlara ziyafet olan yedi gün onun üzerinde ağladı; ve yedinci günde ona bildirdi, çünkü onu sıkıştırdı ve o da bilmeceyi halkının oğullarına bildirdi.
2. Samuel 11:5
·
Tevrat
וַתַּ֖הַר הָֽאִשָּׁ֑ה וַתִּשְׁלַח֙ וַתַּגֵּ֣ד לְדָוִ֔ד וַתֹּ֖אמֶר הָרָ֥ה אָנֹֽכִי
Kadın gebe kaldı; gönderdi ve Davut'a bildirdi ve dedi ki: 'Ben gebeyim.'
1. Samuel 19:11
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ שָׁא֨וּל מַלְאָכִ֜ים אֶל־בֵּ֤ית דָּוִד֙ לְשָׁמְר֔וֹ וְלַהֲמִית֖וֹ בַּבֹּ֑קֶר וַתַּגֵּ֣ד לְדָוִ֗ד מִיכַ֤ל אִשְׁתּוֹ֙ לֵאמֹ֔ר אִם־אֵ֨ינְךָ֜ מְמַלֵּ֤ט אֶֽת־נַפְשְׁךָ֙ הַלַּ֔יְלָה מָחָ֖ר אַתָּ֥ה מוּמָֽת
Saul Davut'un evine onu beklemek ve sabahta onu öldürmek için haberciler gönderdi. Karısı Mikal Davut'a diyerek bildirdi: 'Eğer gecede canını kurtaran değilsen, yarın sen öldürüleceksin.'
1. Samuel 25:37
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַבֹּ֗קֶר בְּצֵ֤את הַיַּ֨יִן֙ מִנָּבָ֔ל וַתַּגֶּד־ל֣וֹ אִשְׁתּ֔וֹ אֶת־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיָּ֤מָת לִבּוֹ֙ בְּקִרְבּ֔וֹ וְה֖וּא הָיָ֥ה לְאָֽבֶן
Sabah Nabal'dan şarap çıkınca karısı ona bu sözleri bildirdi; içinde kalbi öldü ve o taş oldu.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 14:16
·
Tevrat
וַתֵּבְךְּ֩ אֵ֨שֶׁת שִׁמְשׁ֜וֹן עָלָ֗יו וַתֹּ֨אמֶר֙ רַק־שְׂנֵאתַ֨נִי֙ וְלֹ֣א אֲהַבְתָּ֔נִי הַֽחִידָ֥ה חַ֨דְתָּ֙ לִבְנֵ֣י עַמִּ֔י וְלִ֖י לֹ֣א הִגַּ֑דְתָּה וַיֹּ֣אמֶר לָ֗הּ הִנֵּ֨ה לְאָבִ֧י וּלְאִמִּ֛י לֹ֥א הִגַּ֖דְתִּי וְלָ֥ךְ אַגִּֽיד
Sonra Şimşon'un karısı onun üzerinde ağladı ve dedi: 'Sadece benden nefret ettin ve beni sevmedin; halkımın oğullarına bilmeceyi sordun ve bana bildirmedin.' Ve ona dedi: 'İşte babama ve anneme bildirmedim ve sana mı bildireceğim?'
Yeşaya 21:10
·
Tevrat
מְדֻשָׁתִ֖י וּבֶן־גָּרְנִ֑י אֲשֶׁ֣ר שָׁמַ֗עְתִּי מֵאֵ֨ת יְהוָ֧ה צְבָא֛וֹת אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל הִגַּ֥דְתִּי לָכֶֽם
Ey dövülmüşüm ve harman yerimin oğlu! İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi'nden işittiğimi size bildirdim.
Yeşaya 43:12
·
Tevrat
אָנֹכִ֞י הִגַּ֤דְתִּי וְהוֹשַׁ֨עְתִּי֙ וְהִשְׁמַ֔עְתִּי וְאֵ֥ין בָּכֶ֖ם זָ֑ר וְאַתֶּ֥ם עֵדַ֛י נְאֻם־יְהוָ֖ה וַֽאֲנִי־אֵֽל
Ben bildirdim ve kurtardım ve işittirdim, ve aranızda yabancı yoktu; ve siz tanıklarımsınız, Yahve'nin bildirisidir, ve ben Tanrı'yım.
Yeşaya 48:3
·
Tevrat
הָרִֽאשֹׁנוֹת֙ מֵאָ֣ז הִגַּ֔דְתִּי וּמִפִּ֥י יָצְא֖וּ וְאַשְׁמִיעֵ֑ם פִּתְאֹ֥ם עָשִׂ֖יתִי וַתָּבֹֽאנָה
Öncekileri o zamandan bildirdim ve ağzımdan çıktılar ve onları işittirdim; aniden yaptım ve geldiler.
Nehemya 2:12
·
Tevrat
וָאָק֣וּם לַ֗יְלָה אֲנִי֮ וַאֲנָשִׁ֣ים מְעַט֮ עִמִּי֒ וְלֹא־הִגַּ֣דְתִּי לְאָדָ֔ם מָ֗ה אֱלֹהַי֙ נֹתֵ֣ן אֶל־לִבִּ֔י לַעֲשׂ֖וֹת לִירוּשָׁלִָ֑ם וּבְהֵמָה֙ אֵ֣ין עִמִּ֔י כִּ֚י אִם־הַבְּהֵמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י רֹכֵ֥ב בָּֽהּ
Gece kalktım, ben ve benimle az adam; Tanrımın Yeruşalim'e yapmak için kalbime ne verdiğini hiçbir adama bildirmedim ve bindiğim hayvan hariç benimle hayvan yoktu.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 16:15
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אֵ֚יךְ תֹּאמַ֣ר אֲהַבְתִּ֔יךְ וְלִבְּךָ֖ אֵ֣ין אִתִּ֑י זֶ֣ה שָׁלֹ֤שׁ פְּעָמִים֙ הֵתַ֣לְתָּ בִּ֔י וְלֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֔י בַּמֶּ֖ה כֹּחֲךָ֥ גָדֽוֹל
Ona dedi: 'Kalbin benimle değilken nasıl 'Seni seviyorum' dersin? Bu üç kez benimle alay ettin ve gücünün neyle büyük olduğunu bana bildirmedin.'
2. Samuel 19:7
·
Tevrat
לְאַֽהֲבָה֙ אֶת־שֹׂ֣נְאֶ֔יךָ וְלִשְׂנֹ֖א אֶת־אֹהֲבֶ֑יךָ כִּ֣י הִגַּ֣דְתָּ הַיּ֗וֹם כִּ֣י אֵ֤ין לְךָ֙ שָׂרִ֣ים וַעֲבָדִ֔ים כִּ֣י יָדַ֣עְתִּי הַיּ֗וֹם כִּ֠י ל֣וּ אַבְשָׁל֥וֹם חַי֙ וְכֻלָּ֤נוּ הַיּוֹם֙ מֵתִ֔ים כִּי־אָ֖ז יָשָׁ֥ר בְּעֵינֶֽיךָ
Senden nefret edenleri severek ve seni sevenlerden nefret ederek; çünkü bugün bildirdin ki, senin için komutanlar ve kullar yoktur; çünkü bugün bildim ki, eğer Avşalom yaşasaydı ve bugün hepimiz ölseydik, o zaman senin gözünde doğru olurdu.
1. Samuel 24:19
·
Tevrat
וְאַתָּה֙ הִגַּ֣דְתָּ הַיּ֔וֹם אֵ֛ת אֲשֶׁר־עָשִׂ֥יתָה אִתִּ֖י טוֹבָ֑ה אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר סִגְּרַ֧נִי יְהוָ֛ה בְּיָדְךָ֖ וְלֹ֥א הֲרַגְתָּֽנִי
Ve sen bugün bana yaptığın iyiliği bildirdin; Yahve beni senin eline teslim etti ve sen beni öldürmedin.
Eyüp 26:4
·
Tevrat
אֶת־מִ֭י הִגַּ֣דְתָּ מִלִּ֑ין וְנִשְׁמַת־מִ֝י יָצְאָ֥ה מִמֶּֽךָּ
Sözleri kime bildirdin? Ve kimin nefesi senden çıktı?
Yaratılış 12:18
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֤א פַרְעֹה֙ לְאַבְרָ֔ם וַיֹּ֕אמֶר מַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לִּ֑י לָ֚מָּה לֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֔י כִּ֥י אִשְׁתְּךָ֖ הִֽוא
Firavun İbrahim'i çağırdı ve dedi: 'Bana yaptığın bu nedir? Neden onun kadının olduğunu bana bildirmedin?'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 14:12
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ שִׁמְשׁ֔וֹן אָחֽוּדָה־נָּ֥א לָכֶ֖ם חִידָ֑ה אִם־הַגֵּ֣ד תַּגִּידוּ֩ אוֹתָ֨הּ לִ֜י שִׁבְעַ֨ת יְמֵ֤י הַמִּשְׁתֶּה֙ וּמְצָאתֶ֔ם וְנָתַתִּ֤י לָכֶם֙ שְׁלֹשִׁ֣ים סְדִינִ֔ים וּשְׁלֹשִׁ֖ים חֲלִפֹ֥ת בְּגָדִֽים
Sonra Şimşon onlara dedi: 'Lütfen size bir bilmece sorayım; eğer ziyafetin yedi gününde onu bana kesinlikle bildirirseniz ve bulursanız, size otuz keten giysi ve otuz değişimlik giysi vereceğim.'
2. Samuel 1:20
·
Tevrat
אַל־תַּגִּ֣ידוּ בְגַ֔ת אַֽל־תְּבַשְּׂר֖וּ בְּחוּצֹ֣ת אַשְׁקְל֑וֹן פֶּן־תִּשְׂמַ֨חְנָה֙ בְּנ֣וֹת פְּלִשְׁתִּ֔ים פֶּֽן־תַּעֲלֹ֖זְנָה בְּנ֥וֹת הָעֲרֵלִֽים
Gat'ta bildirmeyin, Aşkelon sokaklarında iyi haber vermeyin; yoksa Filistlilerin kızları sevinir, sünnetsizlerin kızları coşar.
2. Krallar 6:11
·
Tevrat
וַיִּסָּעֵר֙ לֵ֣ב מֶֽלֶךְ־אֲרָ֔ם עַל־הַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה וַיִּקְרָ֤א אֶל־עֲבָדָיו֙ וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם הֲלוֹא֙ תַּגִּ֣ידוּ לִ֔י מִ֥י מִשֶּׁלָּ֖נוּ אֶל־מֶ֥לֶךְ יִשְׂרָאֵֽל
Aram kralının kalbi bu şeye öfkelendi; kullarını çağırıp onlara dedi ki: 'Bizden kimin İsrail kralına ait olduğunu bana bildirmeyecek misiniz?'
Yeşaya 48:6
·
Tevrat
שָׁמַ֤עְתָּֽ חֲזֵה֙ כֻּלָּ֔הּ וְאַתֶּ֖ם הֲל֣וֹא תַגִּ֑ידוּ הִשְׁמַעְתִּ֤יךָ חֲדָשׁוֹת֙ מֵעַ֔תָּה וּנְצֻר֖וֹת וְלֹ֥א יְדַעְתָּֽם
İşittin, hepsine bak; ve siz bildirmeyecek misiniz? Şimdiden sana yenileri ve onları bilmediğin gizli olanları işittirdim.
Mika 1:10
·
Tevrat
בְּגַת֙ אַל־תַּגִּ֔ידוּ בָּכ֖וֹ אַל־תִּבְכּ֑וּ בְּבֵ֣ית לְעַפְרָ֔ה עָפָ֖ר הִתְפַּלָּֽשִׁי
Gat'ta bildirmeyin, kesinlikle ağlamayın; Beyt-Leafra'da toprakta yuvarlan.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 1:5
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֔ד אֶל־הַנַּ֖עַר הַמַּגִּ֣יד ל֑וֹ אֵ֣יךְ יָדַ֔עְתָּ כִּי־מֵ֥ת שָׁא֖וּל וִיהֽוֹנָתָ֥ן בְּנֽוֹ
Davut kendisine bildiren gence dedi: 'Şaul'un ve oğlu Yonatan'ın öldüğünü nasıl biliyorsun?'
2. Samuel 1:6
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר הַנַּ֣עַר הַמַּגִּ֣יד ל֗וֹ נִקְרֹ֤א נִקְרֵ֨יתִי֙ בְּהַ֣ר הַגִּלְבֹּ֔עַ וְהִנֵּ֥ה שָׁא֖וּל נִשְׁעָ֣ן עַל־חֲנִית֑וֹ וְהִנֵּ֥ה הָרֶ֛כֶב וּבַעֲלֵ֥י הַפָּרָשִׁ֖ים הִדְבִּקֻֽהוּ
Kendisine bildiren genç dedi: 'Gilboa Dağı'nda tesadüfen bulundum; işte Şaul mızrağına yaslanmıştı ve işte savaş arabaları ve atlılar ona yetişmişlerdi.'
2. Samuel 1:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֗ד אֶל־הַנַּ֨עַר֙ הַמַּגִּ֣יד ל֔וֹ אֵ֥י מִזֶּ֖ה אָ֑תָּה וַיֹּ֕אמֶר בֶּן־אִ֛ישׁ גֵּ֥ר עֲמָלֵקִ֖י אָנֹֽכִי
Davut kendisine bildiren gence dedi: 'Sen nerelisin?' O da dedi: 'Ben Amalekli yabancı bir adamın oğluyum.'
2. Samuel 4:10
·
Tevrat
כִּ֣י הַמַּגִּיד֩ לִ֨י לֵאמֹ֜ר הִנֵּה־מֵ֣ת שָׁא֗וּל וְהֽוּא־הָיָ֤ה כִמְבַשֵּׂר֙ בְּעֵינָ֔יו וָאֹחֲזָ֣ה ב֔וֹ וָאֶהְרְגֵ֖הוּ בְּצִֽקְלָ֑ג אֲשֶׁ֥ר לְתִתִּי־ל֖וֹ בְּשֹׂרָֽה
Çünkü bana, 'İşte Şaul öldü' diyerek bildiren kişi kendi gözlerinde iyi haber getiren gibiydi; ona iyi haber ödülü vermem gerekirken onu tutup Tsiklag'da öldürdüm.
2. Samuel 15:13
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ הַמַּגִּ֔יד אֶל־דָּוִ֖ד לֵאמֹ֑ר הָיָ֛ה לֶב־אִ֥ישׁ יִשְׂרָאֵ֖ל אַחֲרֵ֥י אַבְשָׁלֽוֹם
Bildiren Davut'a geldi diyerek: 'İsrail adamlarının kalbi Avşalom'un arkasında oldu.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 24:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ אֵלַ֖י הָעָ֑ם הֲלֹֽא־תַגִּ֥יד לָ֨נוּ֙ מָה־אֵ֣לֶּה לָּ֔נוּ כִּ֥י אַתָּ֖ה עֹשֶֽׂה
Ve halk bana dedi: Bize bildirmeyecek misin, bunlar bizim için nedir ki sen yapıyorsun?
Hezekiel 37:18
·
Tevrat
וְכַֽאֲשֶׁר֙ יֹאמְר֣וּ אֵלֶ֔יךָ בְּנֵ֥י עַמְּךָ֖ לֵאמֹ֑ר הֲלֽוֹא־תַגִּ֥יד לָ֖נוּ מָה־אֵ֥לֶּה לָּֽךְ
Ve halkının oğulları sana, 'Bunlar senin için nedir, bize bildirmeyecek misin?' diyerek söylediklerinde,
2. Samuel 13:4
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ מַדּ֣וּעַ אַ֠תָּה כָּ֣כָה דַּ֤ל בֶּן־הַמֶּ֨לֶךְ֙ בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֔קֶר הֲל֖וֹא תַּגִּ֣יד לִ֑י וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אַמְנ֔וֹן אֶת־תָּמָ֗ר אֲח֛וֹת אַבְשָׁלֹ֥ם אָחִ֖י אֲנִ֥י אֹהֵֽב
Ona dedi ki: 'Ey kral oğlu, neden her sabah böyle bitkinsin? Bana bildirmeyecek misin?' Amnon ona dedi ki: 'Kardeşim Avşalom'un kız kardeşi Tamar'ı seviyorum.'
2. Samuel 15:35
·
Tevrat
וַהֲל֤וֹא עִמְּךָ֙ שָׁ֔ם צָד֥וֹק וְאֶבְיָתָ֖ר הַכֹּהֲנִ֑ים וְהָיָ֗ה כָּל־הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֤ר תִּשְׁמַע֙ מִבֵּ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ תַּגִּ֕יד לְצָד֥וֹק וּלְאֶבְיָתָ֖ר הַכֹּהֲנִֽים
Kâhinler Sadok ve Ebyatar orada seninle değil mi? Kralın evinden işiteceğin her sözü kâhinler Sadok'a ve Ebyatar'a bildireceksin.
Yeremya 16:10
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה כִּ֤י תַגִּיד֙ לָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וְאָמְר֣וּ אֵלֶ֗יךָ עַל־מֶה֩ דִבֶּ֨ר יְהוָ֤ה עָלֵ֨ינוּ֙ אֵ֣ת כָּל־הָרָעָ֤ה הַגְּדוֹלָה֙ הַזֹּ֔את וּמֶ֤ה עֲוֺנֵ֨נוּ֙ וּמֶ֣ה חַטָּאתֵ֔נוּ אֲשֶׁ֥ר חָטָ֖אנוּ לַֽיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ
Ve bu halka bütün bu sözleri bildirdiğinde, ve sana, 'Yahve neden üzerimize bütün bu büyük kötülüğü söyledi? Ve suçumuz nedir ve Tanrımız Yahve'ye karşı işlediğimiz günahımız nedir?' dediklerinde,
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşaya 42:12
·
Tevrat
יָשִׂ֥ימוּ לַֽיהוָ֖ה כָּב֑וֹד וּתְהִלָּת֖וֹ בָּאִיִּ֥ים יַגִּֽידוּ
Yahve'ye yücelik versinler ve adalarda onun övgüsünü bildirsinler.
Yeşaya 44:7
·
Tevrat
וּמִֽי־כָמ֣וֹנִי יִקְרָ֗א וְיַגִּידֶ֤הָ וְיַעְרְכֶ֨הָ֙ לִ֔י מִשּׂוּמִ֖י עַם־עוֹלָ֑ם וְאֹתִיּ֛וֹת וַאֲשֶׁ֥ר תָּבֹ֖אנָה יַגִּ֥ידוּ לָֽמוֹ
Ve eski halkı koyduğumdan beri benim gibi kim çağıracak ve onu bildirecek ve benim için onu düzenleyecek? Ve gelecek şeyleri ve gelecek olanları onlara bildirsinler.
Mezmurlar 145:4
·
Tevrat
דּ֣וֹר לְ֭דוֹר יְשַׁבַּ֣ח מַעֲשֶׂ֑יךָ וּגְב֖וּרֹתֶ֣יךָ יַגִּֽידוּ
Nesil nesle işlerini övecek ve kudretli işlerini bildirecekler.
Eyüp 15:18
·
Tevrat
אֲשֶׁר־חֲכָמִ֥ים יַגִּ֑ידוּ וְלֹ֥א כִֽ֝חֲד֗וּ מֵאֲבוֹתָֽם
Ki bilgeler bildirirler ve babalarından gizlemediler.
Yasa'nın Tekrarı 17:10
·
Tevrat
וְעָשִׂ֗יתָ עַל־פִּ֤י הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר יַגִּ֣ידֽוּ לְךָ֔ מִן־הַמָּק֣וֹם הַה֔וּא אֲשֶׁ֖ר יִבְחַ֣ר יְהוָ֑ה וְשָׁמַרְתָּ֣ לַעֲשׂ֔וֹת כְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר יוֹרֽוּךָ
Yahve'nin seçeceği o yerden sana bildirecekleri söze göre yapacaksın; sana öğretecekleri her şeye göre yapmaya dikkat edeceksin.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 17:16
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה שִׁלְח֣וּ מְהֵרָה֩ וְהַגִּ֨ידוּ לְדָוִ֜ד לֵאמֹ֗ר אַל־תָּ֤לֶן הַלַּ֨יְלָה֙ בְּעַֽרְב֣וֹת הַמִּדְבָּ֔ר וְגַ֖ם עָב֣וֹר תַּעֲב֑וֹר פֶּ֚ן יְבֻלַּ֣ע לַמֶּ֔לֶךְ וּלְכָל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ
Şimdi hızla gönderin ve Davut'a diyerek bildirin: 'Bu gece çölün düzlüklerinde geceleme ve kesinlikle karşıya geç; yoksa kral ve onunla olan bütün halk yutulur.'
2. Samuel 17:17
·
Tevrat
וִיהוֹנָתָ֨ן וַאֲחִימַ֜עַץ עֹמְדִ֣ים בְּעֵין־רֹגֵ֗ל וְהָלְכָ֤ה הַשִּׁפְחָה֙ וְהִגִּ֣ידָה לָהֶ֔ם וְהֵם֙ יֵֽלְכ֔וּ וְהִגִּ֖ידוּ לַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֑ד כִּ֣י לֹ֥א יוּכְל֛וּ לְהֵרָא֖וֹת לָב֥וֹא הָעִֽירָה
Yehonatan ve Ahimaats Eyn-Rogel'de duruyorlardı; hizmetçi kadın gidip onlara bildiriyordu, onlar da gidip Kral Davut'a bildiriyorlardı; çünkü şehre girerken görünemezlerdi.
Yeremya 31:10
·
Tevrat
שִׁמְע֤וּ דְבַר־יְהוָה֙ גּוֹיִ֔ם וְהַגִּ֥ידוּ בָאִיִּ֖ים מִמֶּרְחָ֑ק וְאִמְר֗וּ מְזָרֵ֤ה יִשְׂרָאֵל֙ יְקַבְּצֶ֔נּוּ וּשְׁמָר֖וֹ כְּרֹעֶ֥ה עֶדְרֽוֹ
Yahve'nin sözünü işitin uluslar ve uzaktan adalarda bildirin ve deyin: İsrail'i dağıtan onu toplayacak ve çoban kendi sürüsünü koruduğu gibi onu koruyacak.
Yeşaya 66:19
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּ֨י בָהֶ֜ם א֗וֹת וְשִׁלַּחְתִּ֣י מֵהֶ֣ם פְּ֠לֵיטִים אֶֽל־הַגּוֹיִ֞ם תַּרְשִׁ֨ישׁ פּ֥וּל וְל֛וּד מֹ֥שְׁכֵי קֶ֖שֶׁת תֻּבַ֣ל וְיָוָ֑ן הָאִיִּ֣ים הָרְחֹקִ֗ים אֲשֶׁ֨ר לֹא־שָׁמְע֤וּ אֶת־שִׁמְעִי֙ וְלֹא־רָא֣וּ אֶת־כְּבוֹדִ֔י וְהִגִּ֥ידוּ אֶת־כְּבוֹדִ֖י בַּגּוֹיִֽם
Ve onların arasına belirti koyacağım ve onlardan kurtulanları uluslara, Tarşiş'e, Pul'a ve yay çeken Lud'a, Tuval'a ve Yavan'a, haberimi işitmeyen ve yüceliğimi görmeyen uzak adalara göndereceğim; ve yüceliğimi uluslar arasında bildirecekler.
Yasa'nın Tekrarı 17:9
·
Tevrat
וּבָאתָ֗ אֶל־הַכֹּהֲנִים֙ הַלְוִיִּ֔ם וְאֶל־הַשֹּׁפֵ֔ט אֲשֶׁ֥ר יִהְיֶ֖ה בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֑ם וְדָרַשְׁתָּ֙ וְהִגִּ֣ידוּ לְךָ֔ אֵ֖ת דְּבַ֥ר הַמִּשְׁפָּֽט
Levili kâhinlere ve o günlerde olacak hakime geleceksin; soracaksın ve sana yargı sözünü bildirecekler.
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 3:13
·
Tevrat
וְהִגַּ֣דְתִּי ל֔וֹ כִּֽי־שֹׁפֵ֥ט אֲנִ֛י אֶת־בֵּית֖וֹ עַד־עוֹלָ֑ם בַּעֲוֺ֣ן אֲשֶׁר־יָדַ֗ע כִּֽי־מְקַֽלְלִ֤ים לָהֶם֙ בָּנָ֔יו וְלֹ֥א כִהָ֖ה בָּֽם
Oğullarının kendilerine lanet getirdiklerini bildiği ve onları azarlamadığı suçtan dolayı evini sonsuza dek yargılayacağımı ona bildirdim.
1. Samuel 19:3
·
Tevrat
וַאֲנִ֨י אֵצֵ֜א וְעָמַדְתִּ֣י לְיַד־אָבִ֗י בַּשָּׂדֶה֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה שָׁ֔ם וַאֲנִ֕י אֲדַבֵּ֥ר בְּךָ֖ אֶל־אָבִ֑י וְרָאִ֥יתִי מָ֖ה וְהִגַּ֥דְתִּי לָֽךְ
Ben çıkacağım ve senin orada olduğun tarlada babamın yanında duracağım, ve ben babama senin hakkında konuşacağım; ne göreceğimi sana bildireceğim.
Yeşaya 44:8
·
Tevrat
אַֽל־תִּפְחֲדוּ֙ וְאַל־תִּרְה֔וּ הֲלֹ֥א מֵאָ֛ז הִשְׁמַעְתִּ֥יךָ וְהִגַּ֖דְתִּי וְאַתֶּ֣ם עֵדָ֑י הֲיֵ֤שׁ אֱל֨וֹהַּ֙ מִבַּלְעָדַ֔י וְאֵ֥ין צ֖וּר בַּל־יָדָֽעְתִּי
Korkmayın ve dehşete düşmeyin; o zamandan beri sana işittirmedim mi ve bildirmedim mi? Ve siz tanıklarımsınız; benden başka Tanrı var mı? Ve kaya yoktur, bilmiyorum.
Çölde Sayım 23:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם לְבָלָ֗ק הִתְיַצֵּב֮ עַל־עֹלָתֶךָ֒ וְאֵֽלְכָ֗ה אוּלַ֞י יִקָּרֵ֤ה יְהוָה֙ לִקְרָאתִ֔י וּדְבַ֥ר מַה־יַּרְאֵ֖נִי וְהִגַּ֣דְתִּי לָ֑ךְ וַיֵּ֖לֶךְ שֶֽׁפִי
Balam Balak'a dedi: 'Yakmalık sununun yanında dikil ve gideyim; belki Yahve beni karşılamak için karşılaşır ve bana ne söz gösterirse sana bildireceğim.' Ve çıplak tepeye gitti.