465
Kullanım
7
Lemma
78
Türev
96
Anlam
7 lemma, 78 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
נִבְּאִים | nibbe'im | haber verenler, haber vermek, peygamberlik etmek | Fiil | 10 | ||
וְהִנָּבֵא | vehinnave | ve haber ver, haber vermek, peygamberlik etmek, çağırmak | Fiil | 9 | ||
נָבֹא | navo | gireceğiz, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 8 | ||
וַיִּֽתְנַבְּאוּ | vayyitnabbe'u | ve haber verdiler, haber vermek, peygamberlik etmek, cezbeyle konuşmak | Fiil | 6 | ||
Örnek Ayetler (4 / 6) 1. Samuel 19:20 · Tevrat וַיִּשְׁלַ֨ח שָׁא֣וּל מַלְאָכִים֮ לָקַ֣חַת אֶת־דָּוִד֒ וַיַּ֗רְא אֶֽת־לַהֲקַ֤ת הַנְּבִיאִים֙ נִבְּאִ֔ים וּשְׁמוּאֵ֕ל עֹמֵ֥ד נִצָּ֖ב עֲלֵיהֶ֑ם וַתְּהִ֞י עַֽל־מַלְאֲכֵ֤י שָׁאוּל֙ ר֣וּחַ אֱלֹהִ֔ים וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ גַּם־הֵֽמָּה Saul Davut'u almak için haberciler gönderdi. Peygamberlik eden peygamberlerin topluluğunu ve onların üzerinde dikilmiş duran Samuel'i gördü; Tanrı'nın ruhu Saul'un habercileri üzerinde oldu ve onlar da peygamberlik ettiler. 1. Samuel 19:21 · Tevrat וַיַּגִּ֣דוּ לְשָׁא֗וּל וַיִּשְׁלַח֙ מַלְאָכִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ גַּם־הֵ֑מָּה וַיֹּ֣סֶף שָׁא֗וּל וַיִּשְׁלַח֙ מַלְאָכִ֣ים שְׁלִשִׁ֔ים וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ גַּם־הֵֽמָּה Saul'a bildirdiler, o da başka haberciler gönderdi ve onlar da peygamberlik ettiler. Saul tekrar üçüncü haberciler gönderdi ve onlar da peygamberlik ettiler. 1. Krallar 18:29 · Tevrat וַֽיְהִי֙ כַּעֲבֹ֣ר הַֽצָּהֳרַ֔יִם וַיִּֽתְנַבְּא֔וּ עַ֖ד לַעֲל֣וֹת הַמִּנְחָ֑ה וְאֵֽין־ק֥וֹל וְאֵין־עֹנֶ֖ה וְאֵ֥ין קָֽשֶׁב Öğlen geçince, sunu sunulana kadar peygamberlik ettiler; ama ne bir ses vardı, ne cevap veren, ne de dikkat eden. Çölde Sayım 11:25 · Tevrat וַיֵּ֨רֶד יְהוָ֥ה בֶּעָנָן֮ וַיְדַבֵּ֣ר אֵלָיו֒ וַיָּ֗אצֶל מִן־הָר֨וּחַ֙ אֲשֶׁ֣ר עָלָ֔יו וַיִּתֵּ֕ן עַל־שִׁבְעִ֥ים אִ֖ישׁ הַזְּקֵנִ֑ים וַיְהִ֗י כְּנ֤וֹחַ עֲלֵיהֶם֙ הָר֔וּחַ וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ וְלֹ֥א יָסָֽפוּ Yahve bulutta inip onunla konuştu; onun üzerindeki ruhtan ayırıp yetmiş ihtiyar adamın üzerine verdi; ruh onların üzerine konduğunda peygamberlik ettiler ve bir daha yapmadılar. | ||||||
מִֽתְנַבְּאִים | mitnabbe'im | haber verenler, haber vermek, peygamberlik etmek, vecd halinde konuşmak | Fiil | 5 | ||
הַֽנִּבְּאִים | ha-nnibbe'im | haber verenler, haber vermek, çağrılmak, peygamberlik etmek | Fiil | 5 | ||
וַיִּתְנַבֵּא | vayyitnabbe | ve peygamberlik etti, haber vermek, peygamberlik etmek, coşkuyla konuşmak | Fiil | 5 | ||
תִנָּבֵא | tinnave | haber vereceksin, haber vermek, peygamberlik etmek, coşkuyla konuşmak | Fiil | 4 | ||
נִבְּאוּ | nibbe'u | haber verdiler, haber vermek, peygamberlik etmek | Fiil | 4 | ||
לְהִנָּבֵא | lehinnave | peygamberlik etmek, haber vermek, peygamberlik etmek, ilhamla konuşmak | Fiil | 3 | ||
יִנָּבֵא | yinnave | haber verecek, haber vermek, peygamberlik etmek, bildirmek | Fiil | 3 | ||
יִתְנַבֵּא | yitnabbe | peygamberlik edecek, haber vermek, peygamberlik etmek, bildirmek | Fiil | 3 | ||
הַנִּבְּאִים | ha-nnibbe'im | peygamberlik edenler, peygamberlik etmek, haber vermek, vecd halinde konuşmak | Fiil | 2 | ||
מִתְנַבֵּא | mitnabbe | peygamberlik eden, peygamberlik etmek, haber vermek, vecd halinde konuşmak | Fiil | 2 | ||
נִבֵּאתָ | nibbeta | haber verdin, haber vermek, peygamberlik etmek, vecd halinde konuşmak | Fiil | 2 | ||
כְּהִנָּבְאִי | ke-hinnave'i | haber verdiğimde, haber vermek, peygamberlik etmek, bildirmek | Zamir | 2 | ||
נִבְּאֵי | nibbe'ey | haber verenleri, haber vermek, peygamberlik etmek, coşkuyla konuşmak | Fiil | 2 | ||
וַיִּנָּבֵא | vayyinnave | ve haber verdi, haber vermek, peygamberlik etmek | Fiil | 1 | ||
וְהִנַּבֵּאתִי | vehinnabbeti | ve haber verdim, haber vermek, peygamberlik etmek, bildirmek | Fiil | 1 | ||
תִּנָּבְאֽוּ | tinnave'u | haber verirsiniz, haber vermek, peygamberlik etmek, bildirmek | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeremya 14:14
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י שֶׁ֚קֶר הַנְּבִאִים֙ נִבְּאִ֣ים בִּשְׁמִ֔י לֹ֤א שְׁלַחְתִּים֙ וְלֹ֣א צִוִּיתִ֔ים וְלֹ֥א דִבַּ֖רְתִּי אֲלֵיהֶ֑ם חֲז֨וֹן שֶׁ֜קֶר וְקֶ֤סֶם וֶֽאֱלִיל֙ וְתַרְמִ֣ית לִבָּ֔ם הֵ֖מָּה מִֽתְנַבְּאִ֥ים לָכֶֽם
Ve Yahve bana dedi: Peygamberler ismimle yalan peygamberlik ediyorlar; onları göndermedim, onlara buyurmadım ve onlara konuşmadım. Onlar size yalan görüm, fal, değersiz şey ve kalplerinin hilesini peygamberlik ediyorlar.
Yeremya 14:16
·
Tevrat
וְהָעָ֣ם אֲשֶׁר־הֵ֣מָּה נִבְּאִ֣ים לָהֶ֡ם יִֽהְי֣וּ מֻשְׁלָכִים֩ בְּחֻצ֨וֹת יְרוּשָׁלִַ֜ם מִפְּנֵ֣י הָרָעָ֣ב וְהַחֶ֗רֶב וְאֵ֤ין מְקַבֵּר֙ לָהֵ֔מָּה הֵ֣מָּה נְשֵׁיהֶ֔ם וּבְנֵיהֶ֖ם וּבְנֹֽתֵיהֶ֑ם וְשָׁפַכְתִּ֥י עֲלֵיהֶ֖ם אֶת־רָעָתָֽם
Ve onlara peygamberlik ettikleri halk, kıtlık ve kılıç yüzünden Yeruşalim'in sokaklarına atılmış olacaklar ve onları gömen yok; onlar, karıları, oğulları ve kızları; ve kötülüklerini üzerlerine dökeceğim.
Yeremya 27:10
·
Tevrat
כִּ֣י שֶׁ֔קֶר הֵ֖ם נִבְּאִ֣ים לָכֶ֑ם לְמַ֨עַן הַרְחִ֤יק אֶתְכֶם֙ מֵעַ֣ל אַדְמַתְכֶ֔ם וְהִדַּחְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם וַאֲבַדְתֶּֽם
Çünkü onlar sizi toprağınızın üzerinden uzaklaştırmak için size yalan peygamberlik ediyorlar; ve sizi süreceğim ve yok olacaksınız.
Yeremya 27:14
·
Tevrat
וְאַֽל־תִּשְׁמְע֞וּ אֶל־דִּבְרֵ֣י הַנְּבִאִ֗ים הָאֹמְרִ֤ים אֲלֵיכֶם֙ לֵאמֹ֔ר לֹ֥א תַעַבְד֖וּ אֶת־מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל כִּ֣י שֶׁ֔קֶר הֵ֖ם נִבְּאִ֥ים לָכֶֽם
Ve size 'Babil kralına hizmet etmeyeceksiniz' diyerek söyleyen peygamberlerin sözlerini dinlemeyin; çünkü onlar size yalan peygamberlik ediyorlar.
Yeremya 27:15
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֤א שְׁלַחְתִּים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְהֵ֛ם נִבְּאִ֥ים בִּשְׁמִ֖י לַשָּׁ֑קֶר לְמַ֨עַן הַדִּיחִ֤י אֶתְכֶם֙ וַאֲבַדְתֶּ֔ם אַתֶּ֕ם וְהַנְּבִאִ֖ים הַֽנִּבְּאִ֥ים לָכֶֽם
Çünkü onları ben göndermedim, Yahve'nin bildirisidir; ve onlar sizi sürmem için benim adımla yalan yere peygamberlik ediyorlar ve siz ve size peygamberlik eden peygamberler yok olacaksınız.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 6:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם שִׂ֥ים פָּנֶ֖יךָ אֶל־הָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְהִנָּבֵ֖א אֲלֵיהֶֽם
İnsan oğlu, yüzünü İsrail dağlarına çevir ve onlara peygamberlik et.
Hezekiel 13:17
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם שִׂ֤ים פָּנֶ֨יךָ֙ אֶל־בְּנ֣וֹת עַמְּךָ֔ הַמִּֽתְנַבְּא֖וֹת מִֽלִּבְּהֶ֑ן וְהִנָּבֵ֖א עֲלֵיהֶֽן
Ve sen, insan oğlu, yüzünü kendi kalplerinden peygamberlik eden halkının kızlarına koy; ve onlara karşı peygamberlik et.
Hezekiel 21:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם שִׂ֤ים פָּנֶ֨יךָ֙ דֶּ֣רֶךְ תֵּימָ֔נָה וְהַטֵּ֖ף אֶל־דָּר֑וֹם וְהִנָּבֵ֛א אֶל־יַ֥עַר הַשָּׂדֶ֖ה נֶֽגֶב
İnsanoğlu, yüzünü güney yoluna koy ve güneye söz damlat ve Negev kırının ormanına peygamberlik et.
Hezekiel 21:7
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם שִׂ֤ים פָּנֶ֨יךָ֙ אֶל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וְהַטֵּ֖ף אֶל־מִקְדָּשִׁ֑ים וְהִנָּבֵ֖א אֶל־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵֽל
İnsanoğlu, yüzünü Yeruşalim'e koy ve kutsal yerlere söz damlat ve İsrail toprağına peygamberlik et.
Hezekiel 25:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם שִׂ֥ים פָּנֶ֖יךָ אֶל־בְּנֵ֣י עַמּ֑וֹן וְהִנָּבֵ֖א עֲלֵיהֶֽם
İnsan oğlu, yüzünü Ammon oğullarına çevir ve onlara karşı peygamberlik et.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 12:27
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם הִנֵּ֤ה בֵֽית־יִשְׂרָאֵל֙ אֹֽמְרִ֔ים הֶחָז֛וֹן אֲשֶׁר־ה֥וּא חֹזֶ֖ה לְיָמִ֣ים רַבִּ֑ים וּלְעִתִּ֥ים רְחוֹק֖וֹת ה֥וּא נִבָּֽא
İnsanoğlu, işte İsrail evi diyor: 'Onun gördüğü görüm çok günler içindir ve o uzak zamanlar için peygamberlik ediyor.'
Yeremya 20:1
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֤ע פַּשְׁחוּר֙ בֶּן־אִמֵּ֣ר הַכֹּהֵ֔ן וְהֽוּא־פָקִ֥יד נָגִ֖יד בְּבֵ֣ית יְהוָ֑ה אֶֽת־יִרְמְיָ֔הוּ נִבָּ֖א אֶת־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵֽלֶּה
Ve kâhin İmmer oğlu Paşhur, ki o Yahve'nin evinde baş gözetmendi, Yeremya'nın bu sözleri peygamberlik ettiğini işitti.
Yeremya 25:13
·
Tevrat
וְהֵֽבֵאתִי֙ עַל־הָאָ֣רֶץ הַהִ֔יא אֶת־כָּל־דְּבָרַ֖י אֲשֶׁר־דִּבַּ֣רְתִּי עָלֶ֑יהָ אֵ֤ת כָּל־הַכָּתוּב֙ בַּסֵּ֣פֶר הַזֶּ֔ה אֲשֶׁר־נִבָּ֥א יִרְמְיָ֖הוּ עַל־כָּל־הַגּוֹיִֽם
Ve o diyarın üzerine onun hakkında konuştuğum bütün sözlerimi, Yeremya'nın bütün uluslar hakkında peygamberlik ettiği bu kitapta yazılanların bütününü getireceğim.
Yeremya 26:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמְר֜וּ הַכֹּהֲנִ֤ים וְהַנְּבִאִים֙ אֶל־הַשָּׂרִ֔ים וְאֶל־כָּל־הָעָ֖ם לֵאמֹ֑ר מִשְׁפַּט־מָ֨וֶת֙ לָאִ֣ישׁ הַזֶּ֔ה כִּ֤י נִבָּא֙ אֶל־הָעִ֣יר הַזֹּ֔את כַּאֲשֶׁ֥ר שְׁמַעְתֶּ֖ם בְּאָזְנֵיכֶֽם
Kâhinler ve peygamberler önderlere ve bütün halka dediler: Bu adam için ölüm hükmü vardır, çünkü kulaklarınızla duyduğunuz gibi bu şehre karşı peygamberlik etti.
Yeremya 26:18
·
Tevrat
מִיכָה֙ הַמּ֣וֹרַשְׁתִּ֔י הָיָ֣ה נִבָּ֔א בִּימֵ֖י חִזְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֶל־כָּל־עַם֩ יְהוּדָ֨ה לֵאמֹ֜ר כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת צִיּ֞וֹן שָׂדֶ֤ה תֵֽחָרֵשׁ֙ וִירוּשָׁלַ֨יִם֙ עִיִּ֣ים תִּֽהְיֶ֔ה וְהַ֥ר הַבַּ֖יִת לְבָמ֥וֹת יָֽעַר
Yahuda kralı Hizkiya'nın günlerinde Moreşetli Mika peygamberlik ediyordu; ve bütün Yahuda halkına dedi: Ordular Yahvesi şöyle diyor: Siyon tarla gibi sürülecek, Yeruşalim harabeler olacak ve evin dağı orman tepeleri olacak.
Örnek Ayetler (4 / 6)
1. Samuel 19:20
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֨ח שָׁא֣וּל מַלְאָכִים֮ לָקַ֣חַת אֶת־דָּוִד֒ וַיַּ֗רְא אֶֽת־לַהֲקַ֤ת הַנְּבִיאִים֙ נִבְּאִ֔ים וּשְׁמוּאֵ֕ל עֹמֵ֥ד נִצָּ֖ב עֲלֵיהֶ֑ם וַתְּהִ֞י עַֽל־מַלְאֲכֵ֤י שָׁאוּל֙ ר֣וּחַ אֱלֹהִ֔ים וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ גַּם־הֵֽמָּה
Saul Davut'u almak için haberciler gönderdi. Peygamberlik eden peygamberlerin topluluğunu ve onların üzerinde dikilmiş duran Samuel'i gördü; Tanrı'nın ruhu Saul'un habercileri üzerinde oldu ve onlar da peygamberlik ettiler.
1. Samuel 19:21
·
Tevrat
וַיַּגִּ֣דוּ לְשָׁא֗וּל וַיִּשְׁלַח֙ מַלְאָכִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ גַּם־הֵ֑מָּה וַיֹּ֣סֶף שָׁא֗וּל וַיִּשְׁלַח֙ מַלְאָכִ֣ים שְׁלִשִׁ֔ים וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ גַּם־הֵֽמָּה
Saul'a bildirdiler, o da başka haberciler gönderdi ve onlar da peygamberlik ettiler. Saul tekrar üçüncü haberciler gönderdi ve onlar da peygamberlik ettiler.
1. Krallar 18:29
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כַּעֲבֹ֣ר הַֽצָּהֳרַ֔יִם וַיִּֽתְנַבְּא֔וּ עַ֖ד לַעֲל֣וֹת הַמִּנְחָ֑ה וְאֵֽין־ק֥וֹל וְאֵין־עֹנֶ֖ה וְאֵ֥ין קָֽשֶׁב
Öğlen geçince, sunu sunulana kadar peygamberlik ettiler; ama ne bir ses vardı, ne cevap veren, ne de dikkat eden.
Çölde Sayım 11:25
·
Tevrat
וַיֵּ֨רֶד יְהוָ֥ה בֶּעָנָן֮ וַיְדַבֵּ֣ר אֵלָיו֒ וַיָּ֗אצֶל מִן־הָר֨וּחַ֙ אֲשֶׁ֣ר עָלָ֔יו וַיִּתֵּ֕ן עַל־שִׁבְעִ֥ים אִ֖ישׁ הַזְּקֵנִ֑ים וַיְהִ֗י כְּנ֤וֹחַ עֲלֵיהֶם֙ הָר֔וּחַ וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ וְלֹ֥א יָסָֽפוּ
Yahve bulutta inip onunla konuştu; onun üzerindeki ruhtan ayırıp yetmiş ihtiyar adamın üzerine verdi; ruh onların üzerine konduğunda peygamberlik ettiler ve bir daha yapmadılar.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 14:14
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י שֶׁ֚קֶר הַנְּבִאִים֙ נִבְּאִ֣ים בִּשְׁמִ֔י לֹ֤א שְׁלַחְתִּים֙ וְלֹ֣א צִוִּיתִ֔ים וְלֹ֥א דִבַּ֖רְתִּי אֲלֵיהֶ֑ם חֲז֨וֹן שֶׁ֜קֶר וְקֶ֤סֶם וֶֽאֱלִיל֙ וְתַרְמִ֣ית לִבָּ֔ם הֵ֖מָּה מִֽתְנַבְּאִ֥ים לָכֶֽם
Ve Yahve bana dedi: Peygamberler ismimle yalan peygamberlik ediyorlar; onları göndermedim, onlara buyurmadım ve onlara konuşmadım. Onlar size yalan görüm, fal, değersiz şey ve kalplerinin hilesini peygamberlik ediyorlar.
1. Samuel 10:5
·
Tevrat
אַ֣חַר כֵּ֗ן תָּבוֹא֙ גִּבְעַ֣ת הָאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁר־שָׁ֖ם נְצִבֵ֣י פְלִשְׁתִּ֑ים וִיהִי֩ כְבֹאֲךָ֨ שָׁ֜ם הָעִ֗יר וּפָגַעְתָּ֞ חֶ֤בֶל נְבִיאִים֙ יֹרְדִ֣ים מֵֽהַבָּמָ֔ה וְלִפְנֵיהֶ֞ם נֵ֤בֶל וְתֹף֙ וְחָלִ֣יל וְכִנּ֔וֹר וְהֵ֖מָּה מִֽתְנַבְּאִֽים
Bundan sonra Filistlilerin garnizonlarının bulunduğu Tanrı'nın tepesine geleceksin. Oraya, şehre geldiğinde, yüksek yerden inen bir grup peygamberle karşılaşacaksın; önlerinde lir, tef, flüt ve arp, ve onlar peygamberlik ediyorlar.
1. Krallar 22:10
·
Tevrat
וּמֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֡ל וִֽיהוֹשָׁפָ֣ט מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֡ה יֹשְׁבִים֩ אִ֨ישׁ עַל־כִּסְא֜וֹ מְלֻבָּשִׁ֤ים בְּגָדִים֙ בְּגֹ֔רֶן פֶּ֖תַח שַׁ֣עַר שֹׁמְר֑וֹן וְכָ֨ל־הַנְּבִיאִ֔ים מִֽתְנַבְּאִ֖ים לִפְנֵיהֶֽם
İsrail kralı ve Yahuda kralı Yehoşafat, Şomron kapısının girişindeki harmanda giysiler giyinmiş olarak her biri kendi tahtında oturuyordu ve bütün peygamberler onların önünde peygamberlik ediyordu.
2. Tarihler 18:9
·
Tevrat
וּמֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֡ל וִֽיהוֹשָׁפָ֣ט מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֡ה יוֹשְׁבִים֩ אִ֨ישׁ עַל־כִּסְא֜וֹ מְלֻבָּשִׁ֤ים בְּגָדִים֙ וְיֹשְׁבִ֣ים בְּגֹ֔רֶן פֶּ֖תַח שַׁ֣עַר שֹׁמְר֑וֹן וְכָל־הַ֨נְּבִיאִ֔ים מִֽתְנַבְּאִ֖ים לִפְנֵיהֶֽם
İsrail kralı ve Yahuda kralı Yehoşafat giysiler giyinmiş olarak her biri tahtının üzerinde oturuyorlardı; Samiriye kapısının girişinde harmanda oturuyorlardı ve bütün peygamberler onların önünde peygamberlik ediyorlardı.
Çölde Sayım 11:27
·
Tevrat
וַיָּ֣רָץ הַנַּ֔עַר וַיַּגֵּ֥ד לְמֹשֶׁ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אֶלְדָּ֣ד וּמֵידָ֔ד מִֽתְנַבְּאִ֖ים בַּֽמַּחֲנֶֽה
Genç adam koşup Musa'ya bildirdi ve dedi: 'Eldad ve Medad ordugahta peygamberlik ediyorlar.'
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 38:17
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הַֽאַתָּה־ה֨וּא אֲשֶׁר־דִּבַּ֜רְתִּי בְּיָמִ֣ים קַדְמוֹנִ֗ים בְּיַד֙ עֲבָדַי֙ נְבִיאֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הַֽנִּבְּאִ֛ים בַּיָּמִ֥ים הָהֵ֖ם שָׁנִ֑ים לְהָבִ֥יא אֹתְךָ֖ עֲלֵיהֶֽם
Efendi Yahve şöyle dedi: Seni onların üzerine getireceğime dair o günlerde yıllarca peygamberlik eden kullarım İsrail'in peygamberleri eliyle eski günlerde hakkında konuştuğum kişi sen misin?
Yeremya 23:25
·
Tevrat
שָׁמַ֗עְתִּי אֵ֤ת אֲשֶׁר־אָֽמְרוּ֙ הַנְּבִאִ֔ים הַֽנִּבְּאִ֥ים בִּשְׁמִ֛י שֶׁ֖קֶר לֵאמֹ֑ר חָלַ֖מְתִּי חָלָֽמְתִּי
Benim adımla yalan peygamberlik eden peygamberlerin 'Rüya gördüm, rüya gördüm' diyerek dediklerini işittim.
Yeremya 27:16
·
Tevrat
וְאֶל־הַכֹּהֲנִים֩ וְאֶל־כָּל־הָעָ֨ם הַזֶּ֜ה דִּבַּ֣רְתִּי לֵאמֹ֗ר כֹּה֮ אָמַ֣ר יְהוָה֒ אַֽל־תִּשְׁמְע֞וּ אֶל־דִּבְרֵ֣י נְבִֽיאֵיכֶ֗ם הַֽנִּבְּאִ֤ים לָכֶם֙ לֵאמֹ֔ר הִנֵּ֨ה כְלֵ֧י בֵית־יְהוָ֛ה מוּשָׁבִ֥ים מִבָּבֶ֖לָה עַתָּ֣ה מְהֵרָ֑ה כִּ֣י שֶׁ֔קֶר הֵ֖מָּה נִבְּאִ֥ים לָכֶֽם
Ve kâhinlere ve bütün bu halka diyerek konuştum: Yahve şöyle dedi: Size 'İşte Yahve'nin evinin eşyaları şimdi hızla Babil'den geri getiriliyor' diyerek peygamberlik eden peygamberlerinizin sözlerini dinlemeyin; çünkü onlar size yalan peygamberlik ediyorlar.
Yeremya 29:21
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַר֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אֶל־אַחְאָ֤ב בֶּן־קֽוֹלָיָה֙ וְאֶל־צִדְקִיָּ֣הוּ בֶן־מַֽעֲשֵׂיָ֔ה הַֽנִּבְּאִ֥ים לָכֶ֛ם בִּשְׁמִ֖י שָׁ֑קֶר הִנְנִ֣י נֹתֵ֣ן אֹתָ֗ם בְּיַד֙ נְבֽוּכַדְרֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְהִכָּ֖ם לְעֵינֵיכֶֽם
İsrail'in Tanrısı Ordular Yahve, benim adımla size yalanla peygamberlik eden Kolaya oğlu Ahav'a ve Maaseya oğlu Tsedekiya'ya şöyle dedi: İşte ben onları Babil kralı Nebukadnessar'ın eline veriyorum ve gözlerinizin önünde onları vuracak.
1. Tarihler 25:1
·
Tevrat
וַיַּבְדֵּ֣ל דָּוִיד֩ וְשָׂרֵ֨י הַצָּבָ֜א לַעֲבֹדָ֗ה לִבְנֵ֤י אָסָף֙ וְהֵימָ֣ן וִֽידוּת֔וּן הַֽנִּבְּאִ֛ים בְּכִנֹּר֥וֹת בִּנְבָלִ֖ים וּבִמְצִלְתָּ֑יִם וַֽיְהִי֙ מִסְפָּרָ֔ם אַנְשֵׁ֥י מְלָאכָ֖ה לַעֲבֹדָתָֽם
Davut ve ordunun komutanları, lirlerle, çenklerle ve zillerle peygamberlik eden Asaf'ın, Heman'ın ve Yedutun'un oğullarını hizmet için ayırdı; ve hizmetleri için iş adamlarının sayısı şuydu:
Örnek Ayetler (5)
1. Samuel 10:10
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤אוּ שָׁם֙ הַגִּבְעָ֔תָה וְהִנֵּ֥ה חֶֽבֶל־נְבִאִ֖ים לִקְרָאת֑וֹ וַתִּצְלַ֤ח עָלָיו֙ ר֣וּחַ אֱלֹהִ֔ים וַיִּתְנַבֵּ֖א בְּתוֹכָֽם
Oraya, tepeye geldiler ve işte bir grup peygamber onu karşıladı; Tanrı'nın Ruhu üzerine güçlü bir şekilde geldi ve aralarında peygamberlik etti.
1. Samuel 18:10
·
Tevrat
וַיְהִ֣י מִֽמָּחֳרָ֗ת וַתִּצְלַ֣ח רוּחַ֩ אֱלֹהִ֨ים רָעָ֤ה אֶל־שָׁאוּל֙ וַיִּתְנַבֵּ֣א בְתוֹךְ־הַבַּ֔יִת וְדָוִ֛ד מְנַגֵּ֥ן בְּיָד֖וֹ כְּי֣וֹם בְּי֑וֹם וְהַחֲנִ֖ית בְּיַד־שָׁאֽוּל
Ertesi gün Tanrı'nın kötü ruhu Şaul'un üzerine güçlü bir şekilde geldi ve evin içinde peygamberlik etti; Davut her günkü gibi eliyle çalıyordu ve mızrak Şaul'un elindeydi.
1. Samuel 19:23
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ שָׁ֔ם אֶל־נָי֖וֹת בָּרָמָ֑ה וַתְּהִי֩ עָלָ֨יו גַּם־ה֜וּא ר֣וּחַ אֱלֹהִ֗ים וַיֵּ֤לֶךְ הָלוֹךְ֙ וַיִּתְנַבֵּ֔א עַד־בֹּא֖וֹ בְּנָי֥וֹת בָּרָמָֽה
Oraya, Rama'daki Nayot'a gitti; Tanrı'nın ruhu onun da üzerinde oldu, ve Rama'daki Nayot'a gelene kadar giderek peygamberlik etti.
1. Samuel 19:24
·
Tevrat
וַיִּפְשַׁ֨ט גַּם־ה֜וּא בְּגָדָ֗יו וַיִּתְנַבֵּ֤א גַם־הוּא֙ לִפְנֵ֣י שְׁמוּאֵ֔ל וַיִּפֹּ֣ל עָרֹ֔ם כָּל־הַיּ֥וֹם הַה֖וּא וְכָל־הַלָּ֑יְלָה עַל־כֵּן֙ יֹֽאמְר֔וּ הֲגַ֥ם שָׁא֖וּל בַּנְּבִיאִֽם
O da giysilerini çıkardı, o da Samuel'in yüzünde peygamberlik etti, ve o bütün gün ve bütün gece çıplak düştü. Bu yüzden derler: 'Saul da mı peygamberlerdedir?'
2. Tarihler 20:37
·
Tevrat
וַיִּתְנַבֵּ֞א אֱלִיעֶ֤זֶר בֶּן־דֹּדָוָ֨הוּ֙ מִמָּ֣רֵשָׁ֔ה עַל־יְהוֹשָׁפָ֖ט לֵאמֹ֑ר כְּהִֽתְחַבֶּרְךָ֣ עִם־אֲחַזְיָ֗הוּ פָּרַ֤ץ יְהוָה֙ אֶֽת־מַעֲשֶׂ֔יךָ וַיִּשָּׁבְר֣וּ אֳנִיּ֔וֹת וְלֹ֥א עָצְר֖וּ לָלֶ֥כֶת אֶל־תַּרְשִֽׁישׁ
Ve Mareşa'dan Dodavahu oğlu Eliezer Yehoşafat'a karşı peygamberlik etti ve dedi: 'Ahazya ile birleştiğin için Yahve senin işlerini yıktı.' Ve gemiler parçalandı ve Tarşiş'e gitmeye güçleri yetmedi.
Örnek Ayetler (4)
Amos 7:12
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲמַצְיָה֙ אֶל־עָמ֔וֹס חֹזֶ֕ה לֵ֥ךְ בְּרַח־לְךָ֖ אֶל־אֶ֣רֶץ יְהוּדָ֑ה וֶאֱכָל־שָׁ֣ם לֶ֔חֶם וְשָׁ֖ם תִּנָּבֵֽא
Ve Amatsya Amos'a dedi: 'Ey gören, git, Yahuda diyarına kaç; ve orada ekmek ye, ve orada peygamberlik et.'
Amos 7:16
·
Tevrat
וְעַתָּ֖ה שְׁמַ֣ע דְּבַר־יְהוָ֑ה אַתָּ֣ה אֹמֵ֗ר לֹ֤א תִנָּבֵא֙ עַל־יִשְׂרָאֵ֔ל וְלֹ֥א תַטִּ֖יף עַל־בֵּ֥ית יִשְׂחָֽק
Ve şimdi Yahve'nin sözünü dinle: Sen diyorsun: 'İsrail'e karşı peygamberlik etme, ve İshak'ın evine karşı vaaz etme.'
Yeremya 11:21
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ עַל־אַנְשֵׁ֣י עֲנָת֔וֹת הַֽמְבַקְשִׁ֥ים אֶֽת־נַפְשְׁךָ֖ לֵאמֹ֑ר לֹ֤א תִנָּבֵא֙ בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֔ה וְלֹ֥א תָמ֖וּת בְּיָדֵֽנוּ
Bu yüzden Yahve, 'Yahve'nin adıyla peygamberlik etmeyeceksin, yoksa elimizle ölürsün' diyerek senin canını arayan Anatot adamları hakkında şöyle dedi:
Yeremya 25:30
·
Tevrat
וְאַתָּה֙ תִּנָּבֵ֣א אֲלֵיהֶ֔ם אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֗ם יְהוָ֞ה מִמָּר֤וֹם יִשְׁאָג֙ וּמִמְּע֤וֹן קָדְשׁוֹ֙ יִתֵּ֣ן קוֹל֔וֹ שָׁאֹ֤ג יִשְׁאַג֙ עַל־נָוֵ֔הוּ הֵידָד֙ כְּדֹרְכִ֣ים יַֽעֲנֶ֔ה אֶ֥ל כָּל־יֹשְׁבֵ֖י הָאָֽרֶץ
Ve sen onlara bütün bu sözleri peygamberlik edeceksin ve onlara diyeceksin: Yahve yüksekten kükreyecek ve kutsal meskeninden sesini verecek; otlağı üzerine şiddetle kükreyecek, üzüm çiğneyenler gibi yerin bütün oturanlarına bağıracak.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 2:8
·
Tevrat
הַכֹּהֲנִ֗ים לֹ֤א אָֽמְרוּ֙ אַיֵּ֣ה יְהוָ֔ה וְתֹפְשֵׂ֤י הַתּוֹרָה֙ לֹ֣א יְדָע֔וּנִי וְהָרֹעִ֖ים פָּ֣שְׁעוּ בִ֑י וְהַנְּבִיאִים֙ נִבְּא֣וּ בַבַּ֔עַל וְאַחֲרֵ֥י לֹֽא־יוֹעִ֖לוּ הָלָֽכוּ
Kâhinler 'Yahve nerede?' demediler, yasayı tutanlar beni bilmediler, çobanlar bana isyan ettiler, peygamberler Baal ile peygamberlik ettiler ve yarar sağlamayanların ardınca gittiler.
Yeremya 5:31
·
Tevrat
הַנְּבִיאִ֞ים נִבְּא֣וּ־בַשֶּׁ֗קֶר וְהַכֹּהֲנִים֙ יִרְדּ֣וּ עַל־יְדֵיהֶ֔ם וְעַמִּ֖י אָ֣הֲבוּ כֵ֑ן וּמַֽה־תַּעֲשׂ֖וּ לְאַחֲרִיתָֽהּ
Peygamberler yalanla peygamberlik ettiler ve kâhinler onların elleriyle yönetirler ve halkım böyle sevdi; ve onun sonuna ne yapacaksınız?
Yeremya 23:21
·
Tevrat
לֹא־שָׁלַ֥חְתִּי אֶת־הַנְּבִאִ֖ים וְהֵ֣ם רָ֑צוּ לֹא־דִבַּ֥רְתִּי אֲלֵיהֶ֖ם וְהֵ֥ם נִבָּֽאוּ
Peygamberleri göndermedim ama onlar koştular; onlara konuşmadım ama onlar peygamberlik ettiler.
Yeremya 37:19
·
Tevrat
וְאַיֵּה֙ נְבִ֣יאֵיכֶ֔ם אֲשֶׁר־נִבְּא֥וּ לָכֶ֖ם לֵאמֹ֑ר לֹֽא־יָבֹ֤א מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֙ עֲלֵיכֶ֔ם וְעַ֖ל הָאָ֥רֶץ הַזֹּֽאת
Babil kralı sizin üzerinize ve bu yerin üzerine gelmeyecek diyerek size peygamberlik eden peygamberleriniz nerede?
Örnek Ayetler (3)
Amos 7:13
·
Tevrat
וּבֵֽית־אֵ֔ל לֹֽא־תוֹסִ֥יף ע֖וֹד לְהִנָּבֵ֑א כִּ֤י מִקְדַּשׁ־מֶ֨לֶךְ֙ ה֔וּא וּבֵ֥ית מַמְלָכָ֖ה הֽוּא
Ama Beytel'de bir daha peygamberlik etme; çünkü o kralın tapınağıdır, ve o krallığın evidir.
Yeremya 19:14
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א יִרְמְיָ֨הוּ֙ מֵֽהַתֹּ֔פֶת אֲשֶׁ֨ר שְׁלָח֧וֹ יְהוָ֛ה שָׁ֖ם לְהִנָּבֵ֑א וַֽיַּעֲמֹד֙ בַּחֲצַ֣ר בֵּית־יְהוָ֔ה וַיֹּ֖אמֶר אֶל־כָּל־הָעָֽם
Ve Yeremya, Yahve'nin peygamberlik etmesi için kendisini oraya gönderdiği Tofet'ten geldi; ve Yahve'nin evinin avlusunda durdu ve bütün halka dedi:
Yeremya 26:12
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יִרְמְיָ֨הוּ֙ אֶל־כָּל־הַשָּׂרִ֔ים וְאֶל־כָּל־הָעָ֖ם לֵאמֹ֑ר יְהוָ֣ה שְׁלָחַ֗נִי לְהִנָּבֵ֞א אֶל־הַבַּ֤יִת הַזֶּה֙ וְאֶל־הָעִ֣יר הַזֹּ֔את אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר שְׁמַעְתֶּֽם
Yeremya bütün önderlere ve bütün halka dedi: Duyduğunuz bütün bu sözleri bu eve ve bu şehre karşı peygamberlik etmem için beni Yahve gönderdi.
Örnek Ayetler (3)
Amos 3:8
·
Tevrat
אַרְיֵ֥ה שָׁאָ֖ג מִ֣י לֹ֣א יִירָ֑א אֲדֹנָ֤י יְהוִה֙ דִּבֶּ֔ר מִ֖י לֹ֥א יִנָּבֵֽא
Aslan kükredi, kim korkmaz? Efendi Yahve konuştu, kim peygamberlik etmez?
Yeremya 28:9
·
Tevrat
הַנָּבִ֕יא אֲשֶׁ֥ר יִנָּבֵ֖א לְשָׁל֑וֹם בְּבֹא֙ דְּבַ֣ר הַנָּבִ֗יא יִוָּדַע֙ הַנָּבִ֔יא אֲשֶׁר־שְׁלָח֥וֹ יְהוָ֖ה בֶּאֱמֶֽת
Barış için peygamberlik eden peygamber, peygamberin sözü geldiğinde, Yahve'nin onu gerçekten gönderdiği peygamber bilinecektir.
Zekeriya 13:3
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה כִּֽי־יִנָּבֵ֣א אִישׁ֮ עוֹד֒ וְאָמְר֣וּ אֵ֠לָיו אָבִ֨יו וְאִמּ֤וֹ יֹֽלְדָיו֙ לֹ֣א תִֽחְיֶ֔ה כִּ֛י שֶׁ֥קֶר דִּבַּ֖רְתָּ בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֑ה וּדְקָרֻ֜הוּ אָבִ֧יהוּ וְאִמּ֛וֹ יֹלְדָ֖יו בְּהִנָּבְאֽוֹ
Ve olacak ki bir adam tekrar peygamberlik ederse, onu doğuranlar babası ve annesi ona diyecekler: 'Yaşamayacaksın, çünkü Yahve'nin adıyla yalan konuştun.' Ve o peygamberlik ederken onu doğuranlar babası ve annesi onu deşecekler.
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 22:8
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֣ל אֶֽל־יְהוֹשָׁפָ֡ט ע֣וֹד אִישׁ־אֶחָ֡ד לִדְרֹשׁ֩ אֶת־יְהוָ֨ה מֵאֹת֜וֹ וַאֲנִ֣י שְׂנֵאתִ֗יו כִּ֠י לֹֽא־יִתְנַבֵּ֨א עָלַ֥י טוֹב֙ כִּ֣י אִם־רָ֔ע מִיכָ֖יְהוּ בֶּן־יִמְלָ֑ה וַיֹּ֨אמֶר֙ יְה֣וֹשָׁפָ֔ט אַל־יֹאמַ֥ר הַמֶּ֖לֶךְ כֵּֽן
İsrail kralı Yehoşafat'a dedi: 'Ondan Yahve'yi aramak için hala bir adam var, ama ben ondan nefret ediyorum; çünkü benim hakkımda iyi peygamberlik etmez, ancak kötü eder: Yimla oğlu Mihayhu.' Yehoşafat dedi: 'Kral böyle demesin.'
1. Krallar 22:18
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְהוֹשָׁפָ֑ט הֲלוֹא֙ אָמַ֣רְתִּי אֵלֶ֔יךָ לֽוֹא־יִתְנַבֵּ֥א עָלַ֛י ט֖וֹב כִּ֥י אִם־רָֽע
İsrail kralı Yehoşafat'a dedi: 'Sana, benim hakkımda iyi değil, ancak kötü peygamberlik edeceğini söylemedim mi?'
2. Tarihler 18:17
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְהוֹשָׁפָ֑ט הֲלֹא֙ אָמַ֣רְתִּי אֵלֶ֔יךָ לֹא־יִתְנַבֵּ֥א עָלַ֛י ט֖וֹב כִּ֥י אִם־לְרָֽע
İsrail kralı Yehoşafat'a dedi: 'Sana, benim hakkımda iyi değil, ancak kötü peygamberlik edecek demedim mi?'
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 14:15
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה עַֽל־הַנְּבִאִ֞ים הַנִּבְּאִ֣ים בִּשְׁמִי֮ וַאֲנִ֣י לֹֽא־שְׁלַחְתִּים֒ וְהֵ֨מָּה֙ אֹֽמְרִ֔ים חֶ֣רֶב וְרָעָ֔ב לֹ֥א יִהְיֶ֖ה בָּאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את בַּחֶ֤רֶב וּבָֽרָעָב֙ יִתַּ֔מּוּ הַנְּבִאִ֖ים הָהֵֽמָּה
Bu nedenle ismimle peygamberlik eden, onları göndermediğim halde, 'Bu yerde kılıç ve kıtlık olmayacak' diyen peygamberler hakkında Yahve şöyle dedi: O peygamberler kılıçla ve kıtlıkla tükenecekler.
Yeremya 23:16
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת אַֽל־תִּשְׁמְע֞וּ עַל־דִּבְרֵ֤י הַנְּבִאִים֙ הַנִּבְּאִ֣ים לָכֶ֔ם מַהְבִּלִ֥ים הֵ֖מָּה אֶתְכֶ֑ם חֲז֤וֹן לִבָּם֙ יְדַבֵּ֔רוּ לֹ֖א מִפִּ֥י יְהוָֽה
Ordular Yahvesi şöyle dedi: Size peygamberlik eden peygamberlerin sözlerini dinlemeyin; onlar size boş umut veriyorlar, Yahve'nin ağzından değil, kalplerinin görümünü konuşuyorlar.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 26:20
·
Tevrat
וְגַם־אִ֗ישׁ הָיָ֤ה מִתְנַבֵּא֙ בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֔ה אֽוּרִיָּ֨הוּ֙ בֶּֽן־שְׁמַעְיָ֔הוּ מִקִּרְיַ֖ת הַיְּעָרִ֑ים וַיִּנָּבֵ֞א עַל־הָעִ֤יר הַזֹּאת֙ וְעַל־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את כְּכֹ֖ל דִּבְרֵ֥י יִרְמְיָֽהוּ
Ve Yahve'nin adıyla peygamberlik eden bir adam daha vardı, Kiryat-Yearimli Şemaya oğlu Uriya; ve Yeremya'nın bütün sözleri gibi bu şehre ve bu yere karşı peygamberlik etti.
2. Tarihler 18:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֣ל אֶֽל־יְהוֹשָׁפָ֡ט ע֣וֹד אִישׁ־אֶחָ֡ד לִדְרוֹשׁ֩ אֶת־יְהוָ֨ה מֵֽאֹת֜וֹ וַאֲנִ֣י שְׂנֵאתִ֗יהוּ כִּֽי־אֵ֠ינֶנּוּ מִתְנַבֵּ֨א עָלַ֤י לְטוֹבָה֙ כִּ֣י כָל־יָמָ֣יו לְרָעָ֔ה ה֖וּא מִיכָ֣יְהוּ בֶן־יִמְלָ֑א וַיֹּ֨אמֶר֙ יְה֣וֹשָׁפָ֔ט אַל־יֹאמַ֥ר הַמֶּ֖לֶךְ כֵּֽן
İsrail kralı Yehoşafat'a dedi: 'Ondan Yahve'yi aramak için bir adam daha var; ama ben ondan nefret ediyorum, çünkü benim hakkımda iyilik için peygamberlik etmez, ancak bütün günleri kötülük içindir; o Yimla oğlu Mikayahu'dur.' Yehoşafat dedi: 'Kral böyle söylemesin.'
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 20:6
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה פַשְׁח֗וּר וְכֹל֙ יֹשְׁבֵ֣י בֵיתֶ֔ךָ תֵּלְכ֖וּ בַּשֶּׁ֑בִי וּבָבֶ֣ל תָּב֗וֹא וְשָׁ֤ם תָּמוּת֙ וְשָׁ֣ם תִּקָּבֵ֔ר אַתָּה֙ וְכָל־אֹ֣הֲבֶ֔יךָ אֲשֶׁר־נִבֵּ֥אתָ לָהֶ֖ם בַּשָּֽׁקֶר
Ve sen, Paşhur, ve evinde oturanların hepsi tutsaklığa gideceksiniz; ve Babil'e geleceksin ve orada öleceksin ve orada gömüleceksin, sen ve yalanla kendilerine peygamberlik ettiğin bütün sevenlerin.
Yeremya 28:6
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ יִרְמְיָ֣ה הַנָּבִ֔יא אָמֵ֕ן כֵּ֖ן יַעֲשֶׂ֣ה יְהוָ֑ה יָקֵ֤ם יְהוָה֙ אֶת־דְּבָרֶ֔יךָ אֲשֶׁ֣ר נִבֵּ֗אתָ לְהָשִׁ֞יב כְּלֵ֤י בֵית־יְהוָה֙ וְכָל־הַגּוֹלָ֔ה מִבָּבֶ֖ל אֶל־הַמָּק֥וֹם הַזֶּֽה
Ve peygamber Yeremya dedi: Amin, Yahve böyle yapsın; Yahve'nin evinin eşyalarını ve bütün sürgünleri Babil'den bu yere geri getirmek için peygamberlik ettiğin sözlerini Yahve yerine getirsin.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 11:13
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּהִנָּ֣בְאִ֔י וּפְלַטְיָ֥הוּ בֶן־בְּנָיָ֖ה מֵ֑ת וָאֶפֹּ֨ל עַל־פָּנַ֜י וָאֶזְעַ֣ק קוֹל־גָּד֗וֹל וָאֹמַר֙ אֲהָהּ֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה כָּלָה֙ אַתָּ֣ה עֹשֶׂ֔ה אֵ֖ת שְׁאֵרִ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ben peygamberlik ederken Benaya oğlu Pelatyahu öldü; bunun üzerine yüzümün üzerine düştüm ve büyük bir sesle feryat ettim ve dedim: 'Ah Efendi Yahve, sen İsrail'in kalıntısına tam bir son mu yapıyorsun?'
Hezekiel 37:7
·
Tevrat
וְנִבֵּ֖אתִי כַּאֲשֶׁ֣ר צֻוֵּ֑יתִי וַֽיְהִי־ק֤וֹל כְּהִנָּֽבְאִי֙ וְהִנֵּה־רַ֔עַשׁ וַתִּקְרְב֣וּ עֲצָמ֔וֹת עֶ֖צֶם אֶל־עַצְמֽוֹ
Bana buyrulduğu gibi peygamberlik ettim; ben peygamberlik ederken bir ses oldu ve işte bir sarsıntı, ve kemikler yaklaştılar, kemik kemiğine.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 23:26
·
Tevrat
עַד־מָתַ֗י הֲיֵ֛שׁ בְּלֵ֥ב הַנְּבִאִ֖ים נִבְּאֵ֣י הַשָּׁ֑קֶר וּנְבִיאֵ֖י תַּרְמִ֥ת לִבָּֽם
Ne zamana kadar yalan peygamberlik eden peygamberlerin ve kalplerinin aldatmacasının peygamberlerinin kalbinde var olacak?
Yeremya 23:32
·
Tevrat
הִ֠נְנִי עַֽל־נִבְּאֵ֞י חֲלֹמ֥וֹת שֶׁ֨קֶר֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וַֽיְסַפְּרוּם֙ וַיַּתְע֣וּ אֶת־עַמִּ֔י בְּשִׁקְרֵיהֶ֖ם וּבְפַחֲזוּתָ֑ם וְאָנֹכִ֨י לֹֽא־שְׁלַחְתִּ֜ים וְלֹ֣א צִוִּיתִ֗ים וְהוֹעֵ֛יל לֹֽא־יוֹעִ֥ילוּ לָֽעָם־הַזֶּ֖ה נְאֻם־יְהוָֽה
İşte ben yalan rüyalar peygamberlik edenlere karşıyım, Yahve'nin bildirisidir; ve onları anlatırlar ve yalanlarıyla ve pervasızlıklarıyla halkımı saptırırlar. Ve ben onları göndermedim ve onlara buyurmadım; ve bu halka kesinlikle yarar sağlamazlar, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 26:20
·
Tevrat
וְגַם־אִ֗ישׁ הָיָ֤ה מִתְנַבֵּא֙ בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֔ה אֽוּרִיָּ֨הוּ֙ בֶּֽן־שְׁמַעְיָ֔הוּ מִקִּרְיַ֖ת הַיְּעָרִ֑ים וַיִּנָּבֵ֞א עַל־הָעִ֤יר הַזֹּאת֙ וְעַל־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את כְּכֹ֖ל דִּבְרֵ֥י יִרְמְיָֽהוּ
Ve Yahve'nin adıyla peygamberlik eden bir adam daha vardı, Kiryat-Yearimli Şemaya oğlu Uriya; ve Yeremya'nın bütün sözleri gibi bu şehre ve bu yere karşı peygamberlik etti.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 37:10
·
Tevrat
וְהִנַּבֵּ֖אתִי כַּאֲשֶׁ֣ר צִוָּ֑נִי וַתָּבוֹא֩ בָהֶ֨ם הָר֜וּחַ וַיִּֽחְי֗וּ וַיַּֽעַמְדוּ֙ עַל־רַגְלֵיהֶ֔ם חַ֖יִל גָּד֥וֹל מְאֹד־מְאֹֽד
Bana buyurduğu gibi peygamberlik ettim; ve ruh onlara girdi, ve yaşadılar, ve ayakları üzerinde durdular, çok çok büyük bir ordu.