103
Kullanım
5
Lemma
17
Türev
31
Anlam
5 lemma, 17 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מִרְמָה Lemma | mirma | hile, hile, aldatma, yalan | İsim | 26 | ||
Örnek Ayetler (5 / 26) Amos 8:5 · Tevrat לֵאמֹ֗ר מָתַ֞י יַעֲבֹ֤ר הַחֹ֨דֶשׁ֙ וְנַשְׁבִּ֣ירָה שֶּׁ֔בֶר וְהַשַּׁבָּ֖ת וְנִפְתְּחָה־בָּ֑ר לְהַקְטִ֤ין אֵיפָה֙ וּלְהַגְדִּ֣יל שֶׁ֔קֶל וּלְעַוֵּ֖ת מֹאזְנֵ֥י מִרְמָֽה Diyerek: 'Yeni ay ne zaman geçecek de tahıl satacağız? Ve Şabat ne zaman geçecek de buğdayı açacağız? Efa'yı (~22 litre) küçültmek, şekeli (~11 gram) büyütmek ve hile terazilerini bükmek için.' Yeremya 5:27 · Tevrat כִּכְלוּב֙ מָ֣לֵא ע֔וֹף כֵּ֥ן בָּתֵּיהֶ֖ם מְלֵאִ֣ים מִרְמָ֑ה עַל־כֵּ֥ן גָּדְל֖וּ וַֽיַּעֲשִֽׁירוּ Kuş dolu bir kafes gibi, böylece onların evleri hileyle doludur; bu yüzden büyüdüler ve zenginleştiler. Yeremya 9:5 · Tevrat שִׁבְתְּךָ֖ בְּת֣וֹךְ מִרְמָ֑ה בְּמִרְמָ֛ה מֵאֲנ֥וּ דַֽעַת־אוֹתִ֖י נְאֻם־יְהוָֽה Oturduğun yer aldatmanın ortasındadır; aldatma yüzünden beni bilmeyi reddettiler, Yahve'nin bildirisidir. Yeremya 9:7 · Tevrat חֵ֥ץ שָׁח֛וּט לְשׁוֹנָ֖ם מִרְמָ֣ה דִבֵּ֑ר בְּפִ֗יו שָׁל֤וֹם אֶת־רֵעֵ֨הוּ֙ יְדַבֵּ֔ר וּבְקִרְבּ֖וֹ יָשִׂ֥ים אָרְבּֽוֹ Dilleri keskin bir oktur, aldatma konuşur; ağzıyla komşusuyla barış konuşur, ama içinde pususunu kurar. Hoşea 12:8 · Tevrat כְּנַ֗עַן בְּיָד֛וֹ מֹאזְנֵ֥י מִרְמָ֖ה לַעֲשֹׁ֥ק אָהֵֽב Kenan, elinde hile terazileri, baskı yapmayı sever. | ||||||
וּמִרְמָה | u-mirma | ve hile, hile, aldatma, yalan | İsim | 5 | ||
בְּמִרְמָה | be-mirma | hileyle, hile, aldatmaca, kandırmaca | İsim | 3 | ||
וּמִרְמוֹת | u-mirmot | ve hileleri, hile, aldatmaca, yalan | İsim | 2 | ||
מִרְמוֹת | mirmot | hileler, hile, aldatma, kandırmaca | İsim | 1 | ||
לְמִרְמָֽה | le-mirma | hile için, hile, aldatmaca, ihanet | İsim | 1 | ||
וּבְמִרְמָה | uvemirma | ve hileyle, hile, aldatma, kandırmaca | İsim | 1 | ||
מֵרוֹם Lemma | merom | yükseklikten, yükseklik, yücelik, gurur | İsim | 23 | ||
מִמָּרוֹם | mimmarom | yüksekten, yükseklik, yücelik, gurur | İsim | 9 | ||
בַּמָּרוֹם | bammarom | yükseklikte, yükseklik, yücelik, gök | İsim | 6 | ||
לְמָרוֹם | lemarom | yüksekliğe, yükseklik, yücelik, gök | İsim | 5 | ||
בַּמְּרוֹמִֽים | ba-mmeromim | yüksekliklerde, yükseklik, tepe, yücelik | İsim | 3 | ||
מְרוֹמִים | meromim | yükseklikler, yükseklik, yüksek yer, yücelik | İsim | 2 | ||
מְרֹמֵי | meromey | yükseklikleri, yükseklik, tepe, yücelik | İsim | 2 | ||
בִּמְרוֹמָֽיו | bi-mromav | onun yüksekliklerinde, yükseklik, gökler | Zamir | 1 | ||
הַמָּרוֹם | ha-mmarom | yükseklik, yükseklik, yücelik, gökler | İsim | 1 | ||
מְרוֹמֵי | meromey | yükseklikleri, yükseklik, yücelik, gökler | İsim | 1 | ||
מִמְּרֹמִֽים | mi-mmeromim | yüksekliklerden, yükseklik, yüce yer, gökler | İsim | 1 | ||
מְרֵמוֹת Lemma | meremot | Meremot, Meremot, yükseklikler, yücelikler | İsim | 6 | ||
מְרֵמֹֽת | meremot | Meremot, Meremot, yükseklikler | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 26)
Amos 8:5
·
Tevrat
לֵאמֹ֗ר מָתַ֞י יַעֲבֹ֤ר הַחֹ֨דֶשׁ֙ וְנַשְׁבִּ֣ירָה שֶּׁ֔בֶר וְהַשַּׁבָּ֖ת וְנִפְתְּחָה־בָּ֑ר לְהַקְטִ֤ין אֵיפָה֙ וּלְהַגְדִּ֣יל שֶׁ֔קֶל וּלְעַוֵּ֖ת מֹאזְנֵ֥י מִרְמָֽה
Diyerek: 'Yeni ay ne zaman geçecek de tahıl satacağız? Ve Şabat ne zaman geçecek de buğdayı açacağız? Efa'yı (~22 litre) küçültmek, şekeli (~11 gram) büyütmek ve hile terazilerini bükmek için.'
Yeremya 5:27
·
Tevrat
כִּכְלוּב֙ מָ֣לֵא ע֔וֹף כֵּ֥ן בָּתֵּיהֶ֖ם מְלֵאִ֣ים מִרְמָ֑ה עַל־כֵּ֥ן גָּדְל֖וּ וַֽיַּעֲשִֽׁירוּ
Kuş dolu bir kafes gibi, böylece onların evleri hileyle doludur; bu yüzden büyüdüler ve zenginleştiler.
Yeremya 9:5
·
Tevrat
שִׁבְתְּךָ֖ בְּת֣וֹךְ מִרְמָ֑ה בְּמִרְמָ֛ה מֵאֲנ֥וּ דַֽעַת־אוֹתִ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
Oturduğun yer aldatmanın ortasındadır; aldatma yüzünden beni bilmeyi reddettiler, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 9:7
·
Tevrat
חֵ֥ץ שָׁח֛וּט לְשׁוֹנָ֖ם מִרְמָ֣ה דִבֵּ֑ר בְּפִ֗יו שָׁל֤וֹם אֶת־רֵעֵ֨הוּ֙ יְדַבֵּ֔ר וּבְקִרְבּ֖וֹ יָשִׂ֥ים אָרְבּֽוֹ
Dilleri keskin bir oktur, aldatma konuşur; ağzıyla komşusuyla barış konuşur, ama içinde pususunu kurar.
Hoşea 12:8
·
Tevrat
כְּנַ֗עַן בְּיָד֛וֹ מֹאזְנֵ֥י מִרְמָ֖ה לַעֲשֹׁ֥ק אָהֵֽב
Kenan, elinde hile terazileri, baskı yapmayı sever.
Örnek Ayetler (5)
Sefanya 1:9
·
Tevrat
וּפָקַדְתִּ֗י עַ֧ל כָּל־הַדּוֹלֵ֛ג עַל־הַמִּפְתָּ֖ן בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא הַֽמְמַלְאִ֛ים בֵּ֥ית אֲדֹנֵיהֶ֖ם חָמָ֥ס וּמִרְמָֽה
O gün eşiğin üzerinden atlayan herkesi, efendilerinin evini şiddet ve hileyle dolduranları cezalandıracağım.
Mezmurlar 5:7
·
Tevrat
תְּאַבֵּד֮ דֹּבְרֵ֪י כָ֫זָ֥ב אִישׁ־דָּמִ֥ים וּמִרְמָ֗ה יְתָ֘עֵ֥ב יְהוָֽה
Yalan konuşanları yok edersin; Yahve kanlar ve hile adamından iğrenir.
Mezmurlar 36:4
·
Tevrat
דִּבְרֵי־פִ֭יו אָ֣וֶן וּמִרְמָ֑ה חָדַ֖ל לְהַשְׂכִּ֣יל לְהֵיטִֽיב
Ağzının sözleri kötülük ve hiledir; akıllı davranmayı ve iyilik yapmayı bıraktı.
Mezmurlar 55:12
·
Tevrat
הַוּ֥וֹת בְּקִרְבָּ֑הּ וְֽלֹא־יָמִ֥ישׁ מֵ֝רְחֹבָ֗הּ תֹּ֣ךְ וּמִרְמָֽה
Yıkımlar onun içindedir; meydanından baskı ve hile ayrılmaz.
Mezmurlar 55:24
·
Tevrat
וְאַתָּ֤ה אֱלֹהִ֨ים תּוֹרִדֵ֬ם לִבְאֵ֬ר שַׁ֗חַת אַנְשֵׁ֤י דָמִ֣ים וּ֭מִרְמָה לֹא־יֶחֱצ֣וּ יְמֵיהֶ֑ם וַ֝אֲנִ֗י אֶבְטַח־בָּֽךְ
Ve sen ey Tanrı, onları yıkımın çukuruna indireceksin; kan ve hile adamları günlerini yarılamayacaklar. Ama ben sana güveneceğim.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 9:5
·
Tevrat
שִׁבְתְּךָ֖ בְּת֣וֹךְ מִרְמָ֑ה בְּמִרְמָ֛ה מֵאֲנ֥וּ דַֽעַת־אוֹתִ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
Oturduğun yer aldatmanın ortasındadır; aldatma yüzünden beni bilmeyi reddettiler, Yahve'nin bildirisidir.
Yaratılış 27:35
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר בָּ֥א אָחִ֖יךָ בְּמִרְמָ֑ה וַיִּקַּ֖ח בִּרְכָתֶֽךָ
Dedi ki: 'Kardeşin hileyle geldi ve senin bereketini aldı.'
Yaratılış 34:13
·
Tevrat
וַיַּעֲנ֨וּ בְנֵֽי־יַעֲקֹ֜ב אֶת־שְׁכֶ֨ם וְאֶת־חֲמ֥וֹר אָבִ֛יו בְּמִרְמָ֖ה וַיְדַבֵּ֑רוּ אֲשֶׁ֣ר טִמֵּ֔א אֵ֖ת דִּינָ֥ה אֲחֹתָֽם
Yakup'un oğulları Şekem'e ve babası Hamor'a hileyle cevap verdiler ve konuştular, çünkü kız kardeşleri Dina'yı kirletmişti.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 10:7
·
Tevrat
אָלָ֤ה פִּ֣יהוּ מָ֭לֵא וּמִרְמ֣וֹת וָתֹ֑ךְ תַּ֥חַת לְ֝שׁוֹנ֗וֹ עָמָ֥ל וָאָֽוֶן
Ağzı lanet, hileler ve baskı doludur; dilinin altında zahmet ve fesat vardır.
Mezmurlar 38:13
·
Tevrat
וַיְנַקְשׁ֤וּ מְבַקְשֵׁ֬י נַפְשִׁ֗י וְדֹרְשֵׁ֣י רָ֭עָתִי דִּבְּר֣וּ הַוּ֑וֹת וּ֝מִרְמ֗וֹת כָּל־הַיּ֥וֹם יֶהְגּֽוּ
Canımı arayanlar tuzak kurdular ve kötülüğümü isteyenler yıkımlar konuştular ve bütün gün hileler mırıldanıyorlar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 35:20
·
Tevrat
כִּ֤י לֹ֥א שָׁל֗וֹם יְדַ֫בֵּ֥רוּ וְעַ֥ל רִגְעֵי־אֶ֑רֶץ דִּבְרֵ֥י מִ֝רְמוֹת יַחֲשֹׁבֽוּן
Çünkü barış konuşmazlar ve yerin sakinlerine karşı hile sözleri düşünürler.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 24:4
·
Tevrat
נְקִ֥י כַפַּ֗יִם וּֽבַר־לֵ֫בָ֥ב אֲשֶׁ֤ר לֹא־נָשָׂ֣א לַשָּׁ֣וְא נַפְשִׁ֑י וְלֹ֖א נִשְׁבַּ֣ע לְמִרְמָֽה
Elleri temiz ve kalbi pak olan, canımı boşluğa kaldırmayan ve hileyle yemin etmeyen.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 12:1
·
Tevrat
סְבָבֻ֤נִי בְכַ֨חַשׁ֙ אֶפְרַ֔יִם וּבְמִרְמָ֖ה בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל וִֽיהוּדָ֗ה עֹ֥ד רָד֙ עִם־אֵ֔ל וְעִם־קְדוֹשִׁ֖ים נֶאֱמָֽן
Efrayim yalanla ve İsrail evi hileyle beni kuşattı; ve Yahuda hâlâ Tanrı ile dolaşıyor ve kutsallarla sadıktır.
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hezekiel 17:23
·
Tevrat
בְּהַ֨ר מְר֤וֹם יִשְׂרָאֵל֙ אֶשְׁתֳּלֶ֔נּוּ וְנָשָׂ֤א עָנָף֙ וְעָ֣שָׂה פֶ֔רִי וְהָיָ֖ה לְאֶ֣רֶז אַדִּ֑יר וְשָׁכְנ֣וּ תַחְתָּ֗יו כֹּ֚ל צִפּ֣וֹר כָּל־כָּנָ֔ף בְּצֵ֥ל דָּלִיּוֹתָ֖יו תִּשְׁכֹּֽנָּה
İsrail'in yüksek dağında onu dikeceğim; ve dal verecek ve meyve yapacak ve görkemli bir sedir ağacı olacak; ve onun altında bütün kuşlar, her kanatlı barınacak, onun dallarının gölgesinde barınacaklar.
Hezekiel 20:40
·
Tevrat
כִּ֣י בְהַר־קָדְשִׁ֞י בְּהַ֣ר מְר֣וֹם יִשְׂרָאֵ֗ל נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה שָׁ֣ם יַעַבְדֻ֜נִי כָּל־בֵּ֧ית יִשְׂרָאֵ֛ל כֻּלֹּ֖ה בָּאָ֑רֶץ שָׁ֣ם אֶרְצֵ֔ם וְשָׁ֞ם אֶדְר֣וֹשׁ אֶת־תְּרוּמֹֽתֵיכֶ֗ם וְאֶת־רֵאשִׁ֛ית מַשְׂאוֹתֵיכֶ֖ם בְּכָל־קָדְשֵׁיכֶֽם
Çünkü kutsal dağımda, İsrail'in yüksek dağında, Efendi Yahve'nin bildirisidir, orada bütün İsrail evi, yerdeki tamamı bana hizmet edecek; orada onlardan razı olacağım ve orada sunularınızı ve armağanlarınızın ilkini bütün kutsallarınızda isteyeceğim.
Hezekiel 34:14
·
Tevrat
בְּמִרְעֶה־טּוֹב֙ אֶרְעֶ֣ה אֹתָ֔ם וּבְהָרֵ֥י מְרֽוֹם־יִשְׂרָאֵ֖ל יִהְיֶ֣ה נְוֵהֶ֑ם שָׁ֤ם תִּרְבַּ֨צְנָה֙ בְּנָ֣וֶה טּ֔וֹב וּמִרְעֶ֥ה שָׁמֵ֛ן תִּרְעֶ֖ינָה אֶל־הָרֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Onları iyi bir otlakta güdeceğim ve onların ağılı İsrail'in yüksek dağlarında olacak; orada iyi bir ağılda yatacaklar ve İsrail dağlarında semiz bir otlakta otlayacaklar.
Yeremya 17:12
·
Tevrat
כִּסֵּ֣א כָב֔וֹד מָר֖וֹם מֵֽרִאשׁ֑וֹן מְק֖וֹם מִקְדָּשֵֽׁנוּ
Başlangıçtan beri yüksekte olan yücelik tahtı, kutsal yerimizin mekanıdır.
Yeremya 49:16
·
Tevrat
תִּֽפְלַצְתְּךָ֞ הִשִּׁ֤יא אֹתָךְ֙ זְד֣וֹן לִבֶּ֔ךָ שֹֽׁכְנִי֙ בְּחַגְוֵ֣י הַסֶּ֔לַע תֹּפְשִׂ֖י מְר֣וֹם גִּבְעָ֑ה כִּֽי־תַגְבִּ֤יהַ כַּנֶּ֨שֶׁר֙ קִנֶּ֔ךָ מִשָּׁ֥ם אֽוֹרִידְךָ֖ נְאֻם־יְהוָֽה
Senin dehşetin, kalbinin kibri seni aldattı, ey kayanın yarıklarında oturan, tepenin yüksekliğini tutan! Yuvanı kartal gibi yükseltsen de, oradan seni indireceğim, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 22:17
·
Tevrat
יִשְׁלַ֥ח מִמָּר֖וֹם יִקָּחֵ֑נִי יַֽמְשֵׁ֖נִי מִמַּ֥יִם רַבִּֽים
Yüksekten gönderdi, beni aldı; beni çok sulardan çıkardı.
Yeremya 25:30
·
Tevrat
וְאַתָּה֙ תִּנָּבֵ֣א אֲלֵיהֶ֔ם אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֗ם יְהוָ֞ה מִמָּר֤וֹם יִשְׁאָג֙ וּמִמְּע֤וֹן קָדְשׁוֹ֙ יִתֵּ֣ן קוֹל֔וֹ שָׁאֹ֤ג יִשְׁאַג֙ עַל־נָוֵ֔הוּ הֵידָד֙ כְּדֹרְכִ֣ים יַֽעֲנֶ֔ה אֶ֥ל כָּל־יֹשְׁבֵ֖י הָאָֽרֶץ
Ve sen onlara bütün bu sözleri peygamberlik edeceksin ve onlara diyeceksin: Yahve yüksekten kükreyecek ve kutsal meskeninden sesini verecek; otlağı üzerine şiddetle kükreyecek, üzüm çiğneyenler gibi yerin bütün oturanlarına bağıracak.
Yeşaya 24:18
·
Tevrat
וְֽ֠הָיָה הַנָּ֞ס מִקּ֤וֹל הַפַּ֨חַד֙ יִפֹּ֣ל אֶל־הַפַּ֔חַת וְהָֽעוֹלֶה֙ מִתּ֣וֹךְ הַפַּ֔חַת יִלָּכֵ֖ד בַּפָּ֑ח כִּֽי־אֲרֻבּ֤וֹת מִמָּרוֹם֙ נִפְתָּ֔חוּ וַֽיִּרְעֲשׁ֖וּ מ֥וֹסְדֵי אָֽרֶץ
Ve dehşetin sesinden kaçan çukura düşecek ve çukurun içinden çıkan tuzakta yakalanacak; çünkü yüksekten pencereler açıldı ve yerin temelleri sarsıldı.
Yeşaya 32:15
·
Tevrat
עַד־יֵ֨עָרֶ֥ה עָלֵ֛ינוּ ר֖וּחַ מִמָּר֑וֹם וְהָיָ֤ה מִדְבָּר֙ לַכַּרְמֶ֔ל וְהַכַּרְמֶ֖ל לַיַּ֥עַר יֵחָשֵֽׁב
Yüksekten üzerimize ruh dökülene dek; ve çöl verimli tarlaya dönecek ve verimli tarla orman sayılacak.
Mezmurlar 18:17
·
Tevrat
יִשְׁלַ֣ח מִ֭מָּרוֹם יִקָּחֵ֑נִי יַֽ֝מְשֵׁ֗נִי מִמַּ֥יִם רַבִּֽים
Yüksekten gönderdi, beni aldı; beni çok sulardan çekti.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 31:12
·
Tevrat
וּבָאוּ֮ וְרִנְּנ֣וּ בִמְרוֹם־צִיּוֹן֒ וְנָהֲר֞וּ אֶל־ט֣וּב יְהוָ֗ה עַל־דָּגָן֙ וְעַל־תִּירֹ֣שׁ וְעַל־יִצְהָ֔ר וְעַל־בְּנֵי־צֹ֖אן וּבָקָ֑ר וְהָיְתָ֤ה נַפְשָׁם֙ כְּגַ֣ן רָוֶ֔ה וְלֹא־יוֹסִ֥יפוּ לְדַאֲבָ֖ה עֽוֹד
Siyon'un yüksekliğinde gelecekler ve sevinçle bağıracaklar; Yahve'nin iyiliğine, tahıl, yeni şarap, taze yağ, sürü ve sığır yavruları için akacaklar; onların canı sulanmış bahçe gibi olacak ve artık üzülmeyi tekrar etmeyecekler.
Yeşaya 24:21
·
Tevrat
וְהָיָה֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא יִפְקֹ֧ד יְהוָ֛ה עַל־צְבָ֥א הַמָּר֖וֹם בַּמָּר֑וֹם וְעַל־מַלְכֵ֥י הָאֲדָמָ֖ה עַל־הָאֲדָמָֽה
Ve o gün Yahve yüksekte yükseklerin ordusunu ve toprak üzerinde toprağın krallarını yoklayacak.
Yeşaya 58:4
·
Tevrat
הֵ֣ן לְרִ֤יב וּמַצָּה֙ תָּצ֔וּמוּ וּלְהַכּ֖וֹת בְּאֶגְרֹ֣ף רֶ֑שַׁע לֹא־תָצ֣וּמוּ כַיּ֔וֹם לְהַשְׁמִ֥יעַ בַּמָּר֖וֹם קוֹלְכֶֽם
İşte çekişme ve kavga için oruç tutuyorsunuz ve kötülük yumruğuyla vurmak için; sesinizi yüksekte işittirmek için bugün gibi oruç tutmuyorsunuz.
Habakkuk 2:9
·
Tevrat
ה֗וֹי בֹּצֵ֛עַ בֶּ֥צַע רָ֖ע לְבֵית֑וֹ לָשׂ֤וּם בַּמָּרוֹם֙ קִנּ֔וֹ לְהִנָּצֵ֖ל מִכַּף־רָֽע
Vay evine kötü kazanç sağlayana, kötülüğün elinden kurtulmak için yuvasını yükseğe koyana!
Mezmurlar 93:4
·
Tevrat
מִקֹּל֨וֹת מַ֤יִם רַבִּ֗ים אַדִּירִ֣ים מִשְׁבְּרֵי־יָ֑ם אַדִּ֖יר בַּמָּר֣וֹם יְהוָֽה
Çok suların seslerinden, denizin güçlü dalgalarından, yükseklerde Yahve güçlüdür.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 38:14
·
Tevrat
כְּס֤וּס עָגוּר֙ כֵּ֣ן אֲצַפְצֵ֔ף אֶהְגֶּ֖ה כַּיּוֹנָ֑ה דַּלּ֤וּ עֵינַי֙ לַמָּר֔וֹם אֲדֹנָ֖י עָֽשְׁקָה־לִּ֥י עָרְבֵֽנִי
Bir kırlangıç, bir turna gibi, öyle cıvıldarım; bir güvercin gibi inlerim. Gözlerim yükseğe bakmaktan zayıfladı: 'Efendi, bana baskı var, bana kefil ol.'
Mezmurlar 7:8
·
Tevrat
וַעֲדַ֣ת לְ֭אֻמִּים תְּסוֹבְבֶ֑ךָּ וְ֝עָלֶ֗יהָ לַמָּר֥וֹם שֽׁוּבָה
Ve halkların topluluğu seni kuşatsın ve onun üzerinde yükseğe dön.
Mezmurlar 68:19
·
Tevrat
עָ֘לִ֤יתָ לַמָּר֨וֹם שָׁ֘בִ֤יתָ שֶּׁ֗בִי לָקַ֣חְתָּ מַ֭תָּנוֹת בָּאָדָ֑ם וְאַ֥ף ס֝וֹרְרִ֗ים לִשְׁכֹּ֤ן יָ֬הּ אֱלֹהִֽים
Yükseğe çıktın, tutsakları esir aldın, insanlar arasında armağanlar aldın; isyankarlar arasında bile, Tanrı Yah'ın oturması için.
Mezmurlar 75:6
·
Tevrat
אַל־תָּרִ֣ימוּ לַמָּר֣וֹם קַרְנְכֶ֑ם תְּדַבְּר֖וּ בְצַוָּ֣אר עָתָֽק
Boynuzunuzu yükseğe kaldırmayın; küstahça bir boyunla konuşmayın.
Eyüp 5:11
·
Tevrat
לָשׂ֣וּם שְׁפָלִ֣ים לְמָר֑וֹם וְ֝קֹדְרִ֗ים שָׂ֣גְבוּ יֶֽשַׁע
Alçakları yükseğe koyar ve yas tutanlar kurtuluşla yükselir.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 148:1
·
Tevrat
הַ֥לְלוּ יָ֨הּ הַֽלְל֣וּ אֶת־יְ֭הוָה מִן־הַשָּׁמַ֑יִם הַֽ֝לְל֗וּהוּ בַּמְּרוֹמִֽים
Yah'ı yüceltin! Yahve'yi göklerden yüceltin; onu yücelerde yüceltin!
Eyüp 16:19
·
Tevrat
גַּם־עַ֭תָּה הִנֵּה־בַשָּׁמַ֣יִם עֵדִ֑י וְ֝שָׂהֲדִ֗י בַּמְּרוֹמִֽים
Şimdi bile, işte tanığım göklerdedir; ve şahidim yükseklerdedir.
Vaiz 10:6
·
Tevrat
נִתַּ֣ן הַסֶּ֔כֶל בַּמְּרוֹמִ֖ים רַבִּ֑ים וַעֲשִׁירִ֖ים בַּשֵּׁ֥פֶל יֵשֵֽׁבוּ
Ahmaklık çok yükseklerde konuldu, ve zenginler alçakta otururlar.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 33:16
·
Tevrat
ה֚וּא מְרוֹמִ֣ים יִשְׁכֹּ֔ן מְצָד֥וֹת סְלָעִ֖ים מִשְׂגַּבּ֑וֹ לַחְמ֣וֹ נִתָּ֔ן מֵימָ֖יו נֶאֱמָנִֽים
O yükseklerde oturacak, kayaların hisarları onun sığınağı olacak; ekmeği verilecek, suları güvenilir olacak.
Süleyman'ın Özdeyişleri 8:2
·
Tevrat
בְּרֹאשׁ־מְרוֹמִ֥ים עֲלֵי־דָ֑רֶךְ בֵּ֖ית נְתִיב֣וֹת נִצָּֽבָה
Yol üzerindeki yüksek yerlerin başında, patikaların yerinde duruyor.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 9:3
·
Tevrat
שָֽׁלְחָ֣ה נַעֲרֹתֶ֣יהָ תִקְרָ֑א עַל־גַּ֝פֵּ֗י מְרֹ֣מֵי קָֽרֶת
Hizmetçi kızlarını gönderdi, şehrin yüksek yerlerinin tepelerinde çağırıyor:
Süleyman'ın Özdeyişleri 9:14
·
Tevrat
וְֽ֭יָשְׁבָה לְפֶ֣תַח בֵּיתָ֑הּ עַל־כִּ֝סֵּ֗א מְרֹ֣מֵי קָֽרֶת
Ve evinin kapısında, şehrin yüksek yerlerinde bir taht üzerinde oturur,
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 25:2
·
Tevrat
הַמְשֵׁ֣ל וָפַ֣חַד עִמּ֑וֹ עֹשֶׂ֥ה שָׁ֝ל֗וֹם בִּמְרוֹמָֽיו
Egemenlik ve korku onunladır; o kendi yüksek yerlerinde barış yapar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 24:21
·
Tevrat
וְהָיָה֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא יִפְקֹ֧ד יְהוָ֛ה עַל־צְבָ֥א הַמָּר֖וֹם בַּמָּר֑וֹם וְעַל־מַלְכֵ֥י הָאֲדָמָ֖ה עַל־הָאֲדָמָֽה
Ve o gün Yahve yüksekte yükseklerin ordusunu ve toprak üzerinde toprağın krallarını yoklayacak.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 5:18
·
Tevrat
זְבֻל֗וּן עַ֣ם חֵרֵ֥ף נַפְשׁ֛וֹ לָמ֖וּת וְנַפְתָּלִ֑י עַ֖ל מְרוֹמֵ֥י שָׂדֶֽה
Zevulun canını ölüme tehlikeye atan bir halktır, ve Naftali kırın yükseklerinde.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 31:2
·
Tevrat
וּמֶ֤ה חֵ֣לֶק אֱל֣וֹהַּ מִמָּ֑עַל וְֽנַחֲלַ֥ת שַׁ֝דַּ֗י מִמְּרֹמִֽים
Ve yukarıdan Tanrı'nın payı ve yükseklerden Şaddai'nin mirası nedir?
Örnek Ayetler (5 / 6)
Ezra 8:33
·
Tevrat
וּבַיּ֣וֹם הָרְבִיעִ֡י נִשְׁקַ֣ל הַכֶּסֶף֩ וְהַזָּהָ֨ב וְהַכֵּלִ֜ים בְּבֵ֣ית אֱלֹהֵ֗ינוּ עַ֠ל יַד־מְרֵמ֤וֹת בֶּן־אֽוּרִיָּה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְעִמּ֖וֹ אֶלְעָזָ֣ר בֶּן־פִּֽינְחָ֑ס וְעִמָּהֶ֞ם יוֹזָבָ֧ד בֶּן־יֵשׁ֛וּעַ וְנֽוֹעַדְיָ֥ה בֶן־בִּנּ֖וּי הַלְוִיִּֽם
Ve dördüncü günde gümüş ve altın ve kaplar Tanrımızın evinde kâhin Uriya oğlu Meremot'un eliyle tartıldı; ve onunla Pinehas oğlu Elazar ve onlarla Levililer Yeşua oğlu Yozavad ve Binnuy oğlu Noadya vardı;
Ezra 10:36
·
Tevrat
וַנְיָ֥ה מְרֵמ֖וֹת אֶלְיָשִֽׁיב
Vanya, Meremot, Elyaşiv,
Nehemya 3:4
·
Tevrat
וְעַל־יָדָ֣ם הֶחֱזִ֗יק מְרֵמ֤וֹת בֶּן־אוּרִיָּה֙ בֶּן־הַקּ֔וֹץ וְעַל־יָדָ֣ם הֶחֱזִ֔יק מְשֻׁלָּ֥ם בֶּן־בֶּרֶכְיָ֖ה בֶּן־מְשֵׁיזַבְאֵ֑ל וְעַל־יָדָ֣ם הֶֽחֱזִ֔יק צָד֖וֹק בֶּֽן־בַּעֲנָֽא
Onların yanında Hakkots oğlu Uriya oğlu Meremot onardı; onların yanında Meşezavel oğlu Berekya oğlu Meşullam onardı; onların yanında Baana oğlu Tsadok onardı.
Nehemya 3:21
·
Tevrat
אַחֲרָ֣יו הֶחֱזִ֗יק מְרֵמ֧וֹת בֶּן־אוּרִיָּ֛ה בֶּן־הַקּ֖וֹץ מִדָּ֣ה שֵׁנִ֑ית מִפֶּ֨תַח֙ בֵּ֣ית אֶלְיָשִׁ֔יב וְעַד־תַּכְלִ֖ית בֵּ֥ית אֶלְיָשִֽׁיב
Ondan sonra Hakots oğlu Uriya oğlu Meremot, Elyaşiv'in evinin girişinden Elyaşiv'in evinin sonuna kadar ikinci bölümü onardı.
Nehemya 10:6
·
Tevrat
חָרִ֥ם מְרֵמ֖וֹת עֹֽבַדְיָֽה
Harim, Meremot, Ovadya,