400
Kullanım
1
Lemma
39
Türev
37
Anlam
1 lemma, 39 türev form
Örnek Ayetler (5 / 120)
Hakimler 2:5
·
Tevrat
וַֽיִּקְרְא֛וּ שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא בֹּכִ֑ים וַיִּזְבְּחוּ־שָׁ֖ם לַֽיהוָֽה
O yerin adını Bokim koydular ve orada Yahve'ye kurban kestiler.
Hakimler 19:16
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה אִ֣ישׁ זָקֵ֗ן בָּ֣א מִֽן־מַעֲשֵׂ֤הוּ מִן־הַשָּׂדֶה֙ בָּעֶ֔רֶב וְהָאִישׁ֙ מֵהַ֣ר אֶפְרַ֔יִם וְהוּא־גָ֖ר בַּגִּבְעָ֑ה וְאַנְשֵׁ֥י הַמָּק֖וֹם בְּנֵ֥י יְמִינִֽי
Ve işte, akşamleyin tarladan, işinden gelen yaşlı bir adam vardı; ve adam Efrayim dağındandı ve o Giva'da garipti; ve yerin adamları Bünyamin oğullarıydı.
Hezekiel 10:11
·
Tevrat
בְּלֶכְתָּ֗ם אֶל־אַרְבַּ֤עַת רִבְעֵיהֶם֙ יֵלֵ֔כוּ לֹ֥א יִסַּ֖בּוּ בְּלֶכְתָּ֑ם כִּ֣י הַמָּק֞וֹם אֲשֶׁר־יִפְנֶ֤ה הָרֹאשׁ֙ אַחֲרָ֣יו יֵלֵ֔כוּ לֹ֥א יִסַּ֖בּוּ בְּלֶכְתָּֽם
Gittiklerinde dört yönlerine giderlerdi, gittiklerinde dönmezlerdi; çünkü başın döneceği yerin arkasından giderlerdi, gittiklerinde dönmezlerdi.
Hezekiel 42:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י לִֽשְׁכ֨וֹת הַצָּפ֜וֹן לִֽשְׁכ֣וֹת הַדָּרוֹם֮ אֲשֶׁ֣ר אֶל־פְּנֵ֣י הַגִּזְרָה֒ הֵ֣נָּה לִֽשְׁכ֣וֹת הַקֹּ֗דֶשׁ אֲשֶׁ֨ר יֹאכְלוּ־שָׁ֧ם הַכֹּהֲנִ֛ים אֲשֶׁר־קְרוֹבִ֥ים לַֽיהוָ֖ה קָדְשֵׁ֣י הַקֳּדָשִׁ֑ים שָׁ֞ם יַנִּ֣יחוּ קָדְשֵׁ֣י הַקֳּדָשִׁ֗ים וְהַמִּנְחָה֙ וְהַחַטָּ֣את וְהָאָשָׁ֔ם כִּ֥י הַמָּק֖וֹם קָדֹֽשׁ
Ve bana dedi: 'Ayrılmış yerin yüzüne doğru olan kuzey odaları ve güney odaları, onlar kutsallık odalarıdır; Yahve'ye yakın olan kâhinler kutsalların kutsallarını orada yiyecekler. Kutsalların kutsallarını, tahıl sunusunu, günah sunusunu ve suç sunusunu oraya koyacaklar; çünkü yer kutsaldır.'
Hezekiel 46:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י זֶ֣ה הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁ֤ר יְבַשְּׁלוּ־שָׁם֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים אֶת־הָאָשָׁ֖ם וְאֶת־הַחַטָּ֑את אֲשֶׁ֤ר יֹאפוּ֙ אֶת־הַמִּנְחָ֔ה לְבִלְתִּ֥י הוֹצִ֛יא אֶל־הֶחָצֵ֥ר הַחִֽיצוֹנָ֖ה לְקַדֵּ֥שׁ אֶת־הָעָֽם
Ve bana dedi: Kâhinlerin suç sunusunu ve günah sunusunu orada haşlayacakları, sunuyu pişirecekleri yer budur; halkı kutsal kılmamak için dış avluya çıkarmamak için.
Örnek Ayetler (5 / 84)
Hakimler 18:10
·
Tevrat
כְּבֹאֲכֶ֞ם תָּבֹ֣אוּ אֶל־עַ֣ם בֹּטֵ֗חַ וְהָאָ֨רֶץ֙ רַחֲבַ֣ת יָדַ֔יִם כִּֽי־נְתָנָ֥הּ אֱלֹהִ֖ים בְּיֶדְכֶ֑ם מָקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אֵֽין־שָׁ֣ם מַחְס֔וֹר כָּל־דָּבָ֖ר אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
Vardığınızda güvende olan bir halka varacaksınız ve yer geniştir; çünkü Tanrı onu elinize verdi. Orada yerde olan hiçbir şeyin eksiği olmayan bir yerdir.
Hakimler 20:36
·
Tevrat
וַיִּרְא֥וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִ֖ן כִּ֣י נִגָּ֑פוּ וַיִּתְּנ֨וּ אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֤ל מָקוֹם֙ לְבִנְיָמִ֔ן כִּ֤י בָֽטְחוּ֙ אֶל־הָ֣אֹרֵ֔ב אֲשֶׁר שָׂ֖מוּ אֶל־הַגִּבְעָֽה
Bünyamin oğulları bozguna uğradıklarını gördüler; ve İsrail adamları Bünyamin'e yer verdiler, çünkü Giva'ya koydukları pusuya güvendiler.
Amos 8:3
·
Tevrat
וְהֵילִ֜ילוּ שִׁיר֤וֹת הֵיכָל֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה רַ֣ב הַפֶּ֔גֶר בְּכָל־מָק֖וֹם הִשְׁלִ֥יךְ הָֽס
O gün tapınağın şarkıları feryat edecek, Efendi Yahve'nin bildirisidir; her yerde ceset çoktur, fırlattı, sus!
Hezekiel 6:13
·
Tevrat
וִֽידַעְתֶּם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בִּֽהְי֣וֹת חַלְלֵיהֶ֗ם בְּתוֹךְ֙ גִּלּ֣וּלֵיהֶ֔ם סְבִיב֖וֹת מִזְבְּחֽוֹתֵיהֶ֑ם אֶל֩ כָּל־גִּבְעָ֨ה רָמָ֜ה בְּכֹ֣ל רָאשֵׁ֣י הֶהָרִ֗ים וְתַ֨חַת כָּל־עֵ֤ץ רַֽעֲנָן֙ וְתַ֨חַת֙ כָּל־אֵלָ֣ה עֲבֻתָּ֔ה מְק֗וֹם אֲשֶׁ֤ר נָֽתְנוּ־שָׁם֙ רֵ֣יחַ נִיחֹ֔חַ לְכֹ֖ל גִּלּוּלֵיהֶֽם
Öldürülmüşleri putlarının içinde, sunaklarının etrafında, her yüksek tepenin üzerinde, dağların bütün başlarında, her yeşil ağacın altında ve her gür meşenin altında, bütün putlarına hoş koku verdikleri yerde olduğunda, benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 12:3
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם עֲשֵׂ֤ה לְךָ֙ כְּלֵ֣י גוֹלָ֔ה וּגְלֵ֥ה יוֹמָ֖ם לְעֵֽינֵיהֶ֑ם וְגָלִ֨יתָ מִמְּקוֹמְךָ֜ אֶל־מָק֤וֹם אַחֵר֙ לְעֵ֣ינֵיהֶ֔ם אוּלַ֣י יִרְא֔וּ כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve sen, insanoğlu, kendine sürgün eşyaları yap ve gündüzün onların gözleri önünde sürgüne git; ve yerinden başka yere onların gözleri önünde sürgüne git, belki görürler, çünkü onlar isyan evidir.
Örnek Ayetler (5 / 72)
Hakimler 20:22
·
Tevrat
וַיִּתְחַזֵּ֥ק הָעָ֖ם אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּסִ֨פוּ֙ לַעֲרֹ֣ךְ מִלְחָמָ֔ה בַּמָּק֕וֹם אֲשֶׁר־עָ֥רְכוּ שָׁ֖ם בַּיּ֥וֹם הָרִאשֽׁוֹן
İsrail adamları olan halk güçlendi ve ilk gün orada düzen aldıkları yerde tekrar savaş düzeni aldılar.
Hezekiel 17:16
·
Tevrat
חַי־אָ֗נִי נְאֻם֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ אִם־לֹ֗א בִּמְקוֹם֙ הַמֶּ֨לֶךְ֙ הַמַּמְלִ֣יךְ אֹת֔וֹ אֲשֶׁ֤ר בָּזָה֙ אֶת־אָ֣לָת֔וֹ וַאֲשֶׁ֥ר הֵפֵ֖ר אֶת־בְּרִית֑וֹ אִתּ֥וֹ בְתוֹךְ־בָּבֶ֖ל יָמֽוּת
Ben yaşıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; kesinlikle onu kral yapan kralın yerinde, yeminini küçümsediği ve antlaşmasını bozduğu kişiyle birlikte Babil'in içinde ölecektir.
Hezekiel 21:35
·
Tevrat
הָשַׁ֖ב אֶל־תַּעְרָ֑הּ בִּמְק֧וֹם אֲשֶׁר־נִבְרֵ֛את בְּאֶ֥רֶץ מְכֻרוֹתַ֖יִךְ אֶשְׁפֹּ֥ט אֹתָֽךְ
Kınına döndür; yaratıldığın yerde, kökeninin diyarında seni yargılayacağım.
2. Samuel 15:21
·
Tevrat
וַיַּ֧עַן אִתַּ֛י אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ וַיֹּאמַ֑ר חַי־יְהוָ֗ה וְחֵי֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ כִּ֠י אִם־בִּמְק֞וֹם אֲשֶׁ֥ר יִֽהְיֶה־שָּׁ֣ם אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֗לֶךְ אִם־לְמָ֨וֶת֙ אִם־לְחַיִּ֔ים כִּי־שָׁ֖ם יִהְיֶ֥ה עַבְדֶּֽךָ
İttay kralı yanıtladı ve dedi: 'Yahve yaşıyor ve efendim kral yaşıyor ki, efendim kralın orada olacağı yerde, eğer ölüm için, eğer yaşam için, kulun kesinlikle orada olacaktır.'
Yeremya 7:3
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הֵיטִ֥יבוּ דַרְכֵיכֶ֖ם וּמַֽעַלְלֵיכֶ֑ם וַאֲשַׁכְּנָ֣ה אֶתְכֶ֔ם בַּמָּק֥וֹם הַזֶּֽה
İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi şöyle dedi: Yollarınızı ve işlerinizi iyileştirin; ve sizi bu yerde oturtacağım.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 15:17
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּכַלֹּת֣וֹ לְדַבֵּ֔ר וַיַּשְׁלֵ֥ךְ הַלְּחִ֖י מִיָּד֑וֹ וַיִּקְרָ֛א לַמָּק֥וֹם הַה֖וּא רָ֥מַת לֶֽחִי
Konuşmayı bitirince çeneyi elinden attı ve o yeri Ramat Lehi diye adlandırdı.
Hakimler 18:12
·
Tevrat
וַֽיַּעֲל֗וּ וַֽיַּחֲנ֛וּ בְּקִרְיַ֥ת יְעָרִ֖ים בִּֽיהוּדָ֑ה עַל־כֵּ֡ן קָרְאוּ֩ לַמָּק֨וֹם הַה֜וּא מַחֲנֵה־דָ֗ן עַ֚ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה הִנֵּ֕ה אַחֲרֵ֖י קִרְיַ֥ת יְעָרִֽים
Çıktılar ve Yahuda'da Kiryat-Yearim'de ordugâh kurdular. Bu yüzden o yere bu güne kadar Mahane-Dan adını verdiler; işte Kiryat-Yearim'in arkasındadır.
2. Samuel 2:16
·
Tevrat
וַֽיַּחֲזִ֜קוּ אִ֣ישׁ בְּרֹ֣אשׁ רֵעֵ֗הוּ וְחַרְבּוֹ֙ בְּצַ֣ד רֵעֵ֔הוּ וַֽיִּפְּל֖וּ יַחְדָּ֑ו וַיִּקְרָא֙ לַמָּק֣וֹם הַה֔וּא חֶלְקַ֥ת הַצֻּרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בְּגִבְעֽוֹן
Her adam arkadaşının başından tuttu ve kılıcı arkadaşının böğründeydi ve birlikte düştüler; ve Givon'da olan o yere Helkat-Hatsurim çağrıldı.
2. Samuel 6:8
·
Tevrat
וַיִּ֣חַר לְדָוִ֔ד עַל֩ אֲשֶׁ֨ר פָּרַ֧ץ יְהוָ֛ה פֶּ֖רֶץ בְּעֻזָּ֑ה וַיִּקְרָ֞א לַמָּק֤וֹם הַהוּא֙ פֶּ֣רֶץ עֻזָּ֔ה עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Yahve Uzza'da yarık yardığı için Davut öfkelendi; o yeri bu güne kadar Perets-Uzza çağırdı.
Yeremya 19:6
·
Tevrat
לָכֵ֞ן הִנֵּֽה־יָמִ֤ים בָּאִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְלֹא־יִקָּרֵא֩ לַמָּק֨וֹם הַזֶּ֥ה ע֛וֹד הַתֹּ֖פֶת וְגֵ֣יא בֶן־הִנֹּ֑ם כִּ֖י אִם־גֵּ֥יא הַהֲרֵגָֽה
Bu yüzden, işte günler geliyor, Yahve'nin bildirisidir; ve bu yere artık Tofet ve Hinnom oğlunun vadisi diye çağrılmayacak, ancak Katliam vadisi diye çağrılacak.
Örnek Ayetler (5 / 11)
1. Samuel 23:22
·
Tevrat
לְכוּ־נָ֞א הָכִ֣ינוּ ע֗וֹד וּדְע֤וּ וּרְאוּ֙ אֶת־מְקוֹמוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּֽהְיֶ֣ה רַגְל֔וֹ מִ֥י רָאָ֖הוּ שָׁ֑ם כִּ֚י אָמַ֣ר אֵלַ֔י עָר֥וֹם יַעְרִ֖ם הֽוּא
Lütfen gidin, daha fazla hazırlanın ve onun ayağının olacağı yerini bilin ve görün, onu orada kim gördü; çünkü bana dendi ki o çok kurnazca davranıyor.
1. Samuel 29:4
·
Tevrat
וַיִּקְצְפ֨וּ עָלָ֜יו שָׂרֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וַיֹּ֣אמְרוּ לוֹ֩ שָׂרֵ֨י פְלִשְׁתִּ֜ים הָשֵׁ֣ב אֶת־הָאִ֗ישׁ וְיָשֹׁב֙ אֶל־מְקוֹמוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר הִפְקַדְתּ֣וֹ שָׁ֔ם וְלֹֽא־יֵרֵ֤ד עִמָּ֨נוּ֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְלֹא־יִֽהְיֶה־לָּ֥נוּ לְשָׂטָ֖ן בַּמִּלְחָמָ֑ה וּבַמֶּ֗ה יִתְרַצֶּ֥ה זֶה֙ אֶל־אֲדֹנָ֔יו הֲל֕וֹא בְּרָאשֵׁ֖י הָאֲנָשִׁ֥ים הָהֵֽם
Filistlilerin komutanları ona öfkelendiler ve Filistlilerin komutanları ona dediler: 'Adamı geri döndür, onu atadığın yerine dönsün; bizimle savaşa inmesin ve savaşta bize düşman olmasın. Bu adam efendisiyle neyle barışacak? O adamların başlarıyla değil mi?'
Nahum 3:17
·
Tevrat
מִנְּזָרַ֨יִךְ֙ כָּֽאַרְבֶּ֔ה וְטַפְסְרַ֖יִךְ כְּג֣וֹב גֹּבָ֑י הַֽחוֹנִ֤ים בַּגְּדֵרוֹת֙ בְּי֣וֹם קָרָ֔ה שֶׁ֤מֶשׁ זָֽרְחָה֙ וְנוֹדַ֔ד וְלֹֽא־נוֹדַ֥ע מְקוֹמ֖וֹ אַיָּֽם
Senin muhafızların çekirge gibidir ve senin memurların soğuk gününde duvarlarda konaklayan çekirge sürüsü gibi; güneş doğdu ve kaçtı ve onun yeri bilinmez, nerededirler?
1. Krallar 8:6
·
Tevrat
וַיָּבִ֣אוּ הַ֠כֹּהֲנִים אֶת־אֲר֨וֹן בְּרִית־יְהוָ֧ה אֶל־מְקוֹמ֛וֹ אֶל־דְּבִ֥יר הַבַּ֖יִת אֶל־קֹ֣דֶשׁ הַקֳּדָשִׁ֑ים אֶל־תַּ֖חַת כַּנְפֵ֥י הַכְּרוּבִֽים
Ve kâhinler Yahve'nin antlaşma sandığını onun yerine, evin iç odasına, kutsalların kutsalına, keruvların kanatlarının altına getirdiler.
1. Tarihler 15:3
·
Tevrat
וַיַּקְהֵ֥ל דָּוִ֛יד אֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְרֽוּשָׁלִָ֑ם לְהַעֲלוֹת֙ אֶת־אֲר֣וֹן יְהוָ֔ה אֶל־מְקוֹמ֖וֹ אֲשֶׁר־הֵכִ֥ין לֽוֹ
Davut Yahve'nin sandığını ona hazırladığı yerine çıkarmak için bütün İsrail'i Yeruşalim'e topladı.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 20:33
·
Tevrat
וְכֹ֣ל אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֗ל קָ֚מוּ מִמְּקוֹמ֔וֹ וַיַּעַרְכ֖וּ בְּבַ֣עַל תָּמָ֑ר וְאֹרֵ֧ב יִשְׂרָאֵ֛ל מֵגִ֥יחַ מִמְּקֹמ֖וֹ מִמַּֽעֲרֵה־גָֽבַע
Ve bütün İsrail adamları yerinden kalktı ve Baal-Tamar'da dizildi; İsrail'in pususu da yerinden, Geva'nın açıklığından fırladı.
Hezekiel 3:12
·
Tevrat
וַתִּשָּׂאֵ֣נִי ר֔וּחַ וָאֶשְׁמַ֣ע אַחֲרַ֔י ק֖וֹל רַ֣עַשׁ גָּד֑וֹל בָּר֥וּךְ כְּבוֹד־יְהוָ֖ה מִמְּקוֹמֽוֹ
Ve ruh beni kaldırdı ve arkamda büyük bir gürültü sesi işittim: 'Yahve'nin yüceliği kendi yerinden bereketli olsun.'
Yeşaya 26:21
·
Tevrat
כִּֽי־הִנֵּ֤ה יְהוָה֙ יֹצֵ֣א מִמְּקוֹמ֔וֹ לִפְקֹ֛ד עֲוֺ֥ן יֹֽשֵׁב־הָאָ֖רֶץ עָלָ֑יו וְגִלְּתָ֤ה הָאָ֨רֶץ֙ אֶת־דָּמֶ֔יהָ וְלֹֽא־תְכַסֶּ֥ה ע֖וֹד עַל־הֲרוּגֶֽיהָ
Çünkü işte Yahve, yerde oturanın suçunu onun üzerinde yoklamak için yerinden çıkıyor; yer kanlarını açığa çıkaracak ve artık öldürülmüşlerinin üzerini örtmeyecek.
Yeşaya 46:7
·
Tevrat
יִ֠שָּׂאֻהוּ עַל־כָּתֵ֨ף יִסְבְּלֻ֜הוּ וְיַנִּיחֻ֤הוּ תַחְתָּיו֙ וְיַֽעֲמֹ֔ד מִמְּקוֹמ֖וֹ לֹ֣א יָמִ֑ישׁ אַף־יִצְעַ֤ק אֵלָיו֙ וְלֹ֣א יַעֲנֶ֔ה מִצָּרָת֖וֹ לֹ֥א יוֹשִׁיעֶֽנּוּ
Onu omuz üzerinde taşırlar, onu yüklenirler ve onu yerine koyarlar ve durur; yerinden ayrılmaz; hatta ona feryat eder ve cevap vermez, sıkıntısından onu kurtarmaz.
Mika 1:3
·
Tevrat
כִּֽי־הִנֵּ֥ה יְהוָ֖ה יֹצֵ֣א מִמְּקוֹמ֑וֹ וְיָרַ֥ד וְדָרַ֖ךְ עַל־בָּ֥מֳתֵי אָֽרֶץ
Çünkü işte Yahve yerinden çıkıyor; inecek ve yerin yüksek yerlerine basacak.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 7:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן בִּשְׁלֹשׁ֩ מֵא֨וֹת הָאִ֤ישׁ הַֽמֲלַקְקִים֙ אוֹשִׁ֣יעַ אֶתְכֶ֔ם וְנָתַתִּ֥י אֶת־מִדְיָ֖ן בְּיָדֶ֑ךָ וְכָל־הָעָ֔ם יֵלְכ֖וּ אִ֥ישׁ לִמְקֹמֽוֹ
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Sizi yalayan üç yüz adamla kurtaracağım ve Midyan'ı senin eline vereceğim. Bütün halk, her adam kendi yerine gitsin.'
Hakimler 9:55
·
Tevrat
וַיִּרְא֥וּ אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֖ל כִּ֣י מֵ֣ת אֲבִימֶ֑לֶךְ וַיֵּלְכ֖וּ אִ֥ישׁ לִמְקֹמֽוֹ
İsrail adamları Abimelek'in öldüğünü gördüler ve her adam kendi yerine gitti.
Hakimler 19:28
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר אֵלֶ֛יהָ ק֥וּמִי וְנֵלֵ֖כָה וְאֵ֣ין עֹנֶ֑ה וַיִּקָּחֶ֨הָ֙ עַֽל־הַחֲמ֔וֹר וַיָּ֣קָם הָאִ֔ישׁ וַיֵּ֖לֶךְ לִמְקֹמֽוֹ
Ona dedi: 'Kalk ve gidelim'; ama cevap veren yoktu. Bunun üzerine onu eşeğin üzerine aldı, adam kalktı ve yerine gitti.
2. Samuel 19:40
·
Tevrat
וַיַּעֲבֹ֧ר כָּל־הָעָ֛ם אֶת־הַיַּרְדֵּ֖ן וְהַמֶּ֣לֶךְ עָבָ֑ר וַיִּשַּׁ֨ק הַמֶּ֤לֶךְ לְבַרְזִלַּי֙ וַיְבָ֣רֲכֵ֔הוּ וַיָּ֖שָׁב לִמְקֹמֽוֹ
Bütün halk Şeria'yı geçti ve kral geçti; kral Barzillay'ı öptü ve onu bereketledi, ve o kendi yerine döndü.
1. Samuel 2:20
·
Tevrat
וּבֵרַ֨ךְ עֵלִ֜י אֶת־אֶלְקָנָ֣ה וְאֶת־אִשְׁתּ֗וֹ וְאָמַר֙ יָשֵׂם֩ יְהוָ֨ה לְךָ֥ זֶ֨רַע֙ מִן־הָאִשָּׁ֣ה הַזֹּ֔את תַּ֚חַת הַשְּׁאֵלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר שָׁאַ֖ל לַֽיהוָ֑ה וְהָלְכ֖וּ לִמְקֹמֽוֹ
Eli, Elkana'yı ve karısını bereketledi ve dedi: 'Yahve'den dilediği dileğin yerine Yahve sana bu kadından soy versin.' Ve kendi yerine gittiler.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 20:33
·
Tevrat
וְכֹ֣ל אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֗ל קָ֚מוּ מִמְּקוֹמ֔וֹ וַיַּעַרְכ֖וּ בְּבַ֣עַל תָּמָ֑ר וְאֹרֵ֧ב יִשְׂרָאֵ֛ל מֵגִ֥יחַ מִמְּקֹמ֖וֹ מִמַּֽעֲרֵה־גָֽבַע
Ve bütün İsrail adamları yerinden kalktı ve Baal-Tamar'da dizildi; İsrail'in pususu da yerinden, Geva'nın açıklığından fırladı.
Yeremya 4:7
·
Tevrat
עָלָ֤ה אַרְיֵה֙ מִֽסֻּבְּכ֔וֹ וּמַשְׁחִ֣ית גּוֹיִ֔ם נָסַ֖ע יָצָ֣א מִמְּקֹמ֑וֹ לָשׂ֤וּם אַרְצֵךְ֙ לְשַׁמָּ֔ה עָרַ֥יִךְ תִּצֶּ֖ינָה מֵאֵ֥ין יוֹשֵֽׁב
Aslan çalılığından çıktı ve ulusları yok eden yola koyuldu, yerini viraneye çevirmek için yerinden çıktı; şehirlerin yıkılacak, oturan kalmayacak.
1. Krallar 20:24
·
Tevrat
וְאֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה עֲשֵׂ֑ה הָסֵ֤ר הַמְּלָכִים֙ אִ֣ישׁ מִמְּקֹמ֔וֹ וְשִׂ֥ים פַּח֖וֹת תַּחְתֵּיהֶֽם
Ve bu sözü yap: Kralları, her adamı yerinden kaldır ve yerlerine valiler koy.
Eyüp 2:11
·
Tevrat
וַֽיִּשְׁמְע֞וּ שְׁלֹ֣שֶׁת רֵעֵ֣י אִיּ֗וֹב אֵ֣ת כָּל־הָרָעָ֣ה הַזֹּאת֮ הַבָּ֣אָה עָלָיו֒ וַיָּבֹ֨אוּ֙ אִ֣ישׁ מִמְּקֹמ֔וֹ אֱלִיפַ֤ז הַתֵּימָנִי֙ וּבִלְדַּ֣ד הַשּׁוּחִ֔י וְצוֹפַ֖ר הַנַּֽעֲמָתִ֑י וַיִּוָּעֲד֣וּ יַחְדָּ֔ו לָב֥וֹא לָנֽוּד־ל֖וֹ וּֽלְנַחֲמֽוֹ
Ve Eyyup'un üç dostu onun üzerine gelen bütün bu kötülüğü duydular, ve her adam kendi yerinden geldiler: Temanlı Elifaz ve Şuhalı Bildad ve Naamalı Tsofar. Ve ona acımak ve onu teselli etmek için gelmek üzere birlikte buluştular.
Eyüp 14:18
·
Tevrat
וְ֭אוּלָם הַר־נוֹפֵ֣ל יִבּ֑וֹל וְ֝צ֗וּר יֶעְתַּ֥ק מִמְּקֹמֽוֹ
Ancak düşen dağ ufalanır ve kaya yerinden taşınır.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 19:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לְנַעֲר֔וֹ לְךָ֥ וְנִקְרְבָ֖ה בְּאַחַ֣ד הַמְּקֹמ֑וֹת וְלַ֥נּוּ בַגִּבְעָ֖ה א֥וֹ בָרָמָֽה
Ve uşağına dedi ki: 'Gel ve yerlerden birine yaklaşalım; ve Giva'da veya Rama'da geceleyelim.'
Yeremya 8:3
·
Tevrat
וְנִבְחַ֥ר מָ֨וֶת֙ מֵֽחַיִּ֔ים לְכֹ֗ל הַשְּׁאֵרִית֙ הַנִּשְׁאָרִ֔ים מִן־הַמִּשְׁפָּחָ֥ה הָֽרָעָ֖ה הַזֹּ֑את בְּכָל־הַמְּקֹמ֤וֹת הַנִּשְׁאָרִים֙ אֲשֶׁ֣ר הִדַּחְתִּ֣ים שָׁ֔ם נְאֻ֖ם יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Bu kötü aileden kalan tüm kalıntı için, onları oraya sürdüğüm kalan tüm yerlerde yaşamdan çok ölüm seçilecek, Ordular Yahvesi'nin bildirisidir.
Yeremya 24:9
·
Tevrat
וּנְתַתִּים֙ לְזַעֲוָ֣ה לְרָעָ֔ה לְכֹ֖ל מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֑רֶץ לְחֶרְפָּ֤ה וּלְמָשָׁל֙ לִשְׁנִינָ֣ה וְלִקְלָלָ֔ה בְּכָל־הַמְּקֹמ֖וֹת אֲשֶֽׁר־אַדִּיחֵ֥ם שָֽׁם
Ve onları yerin bütün krallıklarına dehşet ve kötülük için, onları süreceğim bütün yerlerde utanç ve mesel, alay ve lanet için vereceğim.
Yeremya 40:12
·
Tevrat
וַיָּשֻׁ֣בוּ כָל־הַיְּהוּדִ֗ים מִכָּל־הַמְּקֹמוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר נִדְּחוּ־שָׁ֔ם וַיָּבֹ֧אוּ אֶֽרֶץ־יְהוּדָ֛ה אֶל־גְּדַלְיָ֖הוּ הַמִּצְפָּ֑תָה וַיַּאַסְפ֛וּ יַ֥יִן וָקַ֖יִץ הַרְבֵּ֥ה מְאֹֽד
Bütün Yahudiler sürüldükleri bütün yerlerden döndüler ve Yahuda diyarına, Mispa'ya, Gedalya'ya geldiler; ve çok fazla şarap ve yaz meyvesi topladılar.
Yeremya 45:5
·
Tevrat
וְאַתָּ֛ה תְּבַקֶּשׁ־לְךָ֥ גְדֹל֖וֹת אַל־תְּבַקֵּ֑שׁ כִּ֡י הִנְנִי֩ מֵבִ֨יא רָעָ֤ה עַל־כָּל־בָּשָׂר֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְנָתַתִּ֨י לְךָ֤ אֶֽת־נַפְשְׁךָ֙ לְשָׁלָ֔ל עַ֥ל כָּל־הַמְּקֹמ֖וֹת אֲשֶׁ֥ר תֵּֽלֶךְ־שָֽׁם
Ve sen kendin için büyük şeyler mi arıyorsun? Arama; çünkü işte ben bütün beşerin üzerine kötülük getiriyorum, Yahve'nin bildirisidir, ve gideceğin bütün yerlerde canını sana ganimet olarak vereceğim.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Ezra 1:4
·
Tevrat
וְכָל־הַנִּשְׁאָ֗ר מִֽכָּל־הַמְּקֹמוֹת֮ אֲשֶׁ֣ר ה֣וּא גָֽר־שָׁם֒ יְנַשְּׂא֨וּהוּ֙ אַנְשֵׁ֣י מְקֹמ֔וֹ בְּכֶ֥סֶף וּבְזָהָ֖ב וּבִרְכ֣וּשׁ וּבִבְהֵמָ֑ה עִם־הַ֨נְּדָבָ֔ה לְבֵ֥ית הָאֱלֹהִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בִּירוּשָׁלִָֽם
Ve orada garip kaldığı bütün yerlerde geriye kalan herkesi, Yeruşalim'de olan Tanrı'nın evi için gönüllü sunuyla birlikte, kendi yerinin adamları gümüşle, altınla, malla ve hayvanla desteklesin.'
2. Tarihler 24:11
·
Tevrat
וַיְהִ֡י בְּעֵת֩ יָבִ֨יא אֶת־הָֽאָר֜וֹן אֶל־פְּקֻדַּ֣ת הַמֶּלֶךְ֮ בְּיַ֣ד הַלְוִיִּם֒ וְכִרְאוֹתָ֞ם כִּי־רַ֣ב הַכֶּ֗סֶף וּבָ֨א סוֹפֵ֤ר הַמֶּ֨לֶךְ֙ וּפְקִיד֙ כֹּהֵ֣ן הָרֹ֔אשׁ וִיעָ֨רוּ֙ אֶת־הָ֣אָר֔וֹן וְיִשָּׂאֻ֖הוּ וִֽישִׁיבֻ֣הוּ אֶל־מְקֹמ֑וֹ כֹּ֤ה עָשׂוּ֙ לְי֣וֹם בְּי֔וֹם וַיַּֽאַסְפוּ־כֶ֖סֶף לָרֹֽב
Sandığı Levililerin eliyle kralın gözetimine getirdikleri zaman, gümüşün çok olduğunu gördüklerinde, kralın yazmanı ve başkâhinin görevlisi gelip sandığı boşaltırlardı; onu alıp yerine geri götürürlerdi. Günden güne böyle yaptılar ve bolca gümüş topladılar.
Eyüp 7:10
·
Tevrat
לֹא־יָשׁ֣וּב ע֣וֹד לְבֵית֑וֹ וְלֹא־יַכִּירֶ֖נּוּ ע֣וֹד מְקֹמֽוֹ
Artık evine dönmeyecek ve onun yeri artık onu tanımayacak.
Eyüp 38:12
·
Tevrat
הְֽ֭מִיָּמֶיךָ צִוִּ֣יתָ בֹּ֑קֶר יִדַּ֖עְתָּה הַשַּׁ֣חַר מְקֹמֽוֹ
Günlerinden beri sabaha emrettin mi, şafağa yerini bildirdin mi?
Eyüp 38:19
·
Tevrat
אֵי־זֶ֣ה הַ֭דֶּרֶךְ יִשְׁכָּן־א֑וֹר וְ֝חֹ֗שֶׁךְ אֵי־זֶ֥ה מְקֹמֽוֹ
Işığın oturduğu yol neresidir ve karanlığın yeri neresidir?
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 60:13
·
Tevrat
כְּב֤וֹד הַלְּבָנוֹן֙ אֵלַ֣יִךְ יָב֔וֹא בְּר֛וֹשׁ תִּדְהָ֥ר וּתְאַשּׁ֖וּר יַחְדָּ֑ו לְפָאֵר֙ מְק֣וֹם מִקְדָּשִׁ֔י וּמְק֥וֹם רַגְלַ֖י אֲכַבֵּֽד
Lübnan'ın yüceliği sana gelecek; selvi, çınar ve şimşir birlikte, kutsal alanımın yerini güzelleştirmek için; ve ayaklarımın yerini yücelteceğim.
Mezmurlar 26:8
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה אָ֭הַבְתִּי מְע֣וֹן בֵּיתֶ֑ךָ וּ֝מְק֗וֹם מִשְׁכַּ֥ן כְּבוֹדֶֽךָ
Yahve, evinin barınağını ve yüceliğinin konutunun yerini sevdim.
Eyüp 28:1
·
Tevrat
כִּ֤י יֵ֣שׁ לַכֶּ֣סֶף מוֹצָ֑א וּ֝מָק֗וֹם לַזָּהָ֥ב יָזֹֽקּוּ
Çünkü gümüş için çıkış yeri ve arıttıkları altın için yer vardır.
Vaiz 3:16
·
Tevrat
וְע֥וֹד רָאִ֖יתִי תַּ֣חַת הַשָּׁ֑מֶשׁ מְק֤וֹם הַמִּשְׁפָּט֙ שָׁ֣מָּה הָרֶ֔שַׁע וּמְק֥וֹם הַצֶּ֖דֶק שָׁ֥מָּה הָרָֽשַׁע
Ve güneşin altında daha gördüm: Yargının yerinde, orada kötülük; ve doğruluğun yerinde, orada kötülük.
Yaratılış 24:31
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר בּ֖וֹא בְּר֣וּךְ יְהוָ֑ה לָ֤מָּה תַעֲמֹד֙ בַּח֔וּץ וְאָנֹכִי֙ פִּנִּ֣יתִי הַבַּ֔יִת וּמָק֖וֹם לַגְּמַלִּֽים
Ve dedi: 'İçeri gel, Yahve'nin bereketlisi; neden dışarıda duruyorsun? Ben evi ve develer için bir yeri temizledim.'
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 11:19
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח יִשְׂרָאֵל֙ מַלְאָכִ֔ים אֶל־סִיח֥וֹן מֶֽלֶךְ־הָאֱמֹרִ֖י מֶ֣לֶךְ חֶשְׁבּ֑וֹן וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל נַעְבְּרָה־נָּ֥א בְאַרְצְךָ֖ עַד־מְקוֹמִֽי
Sonra İsrail, Amorlu kralı, Heşbon kralı Sihon'a elçiler gönderdi ve İsrail ona dedi: 'Lütfen yerime kadar senin diyarından geçelim.'
Yeremya 7:12
·
Tevrat
כִּ֣י לְכוּ־נָ֗א אֶל־מְקוֹמִי֙ אֲשֶׁ֣ר בְּשִׁיל֔וֹ אֲשֶׁ֨ר שִׁכַּ֧נְתִּֽי שְׁמִ֛י שָׁ֖ם בָּרִֽאשׁוֹנָ֑ה וּרְאוּ֙ אֵ֣ת אֲשֶׁר־עָשִׂ֣יתִי ל֔וֹ מִפְּנֵ֕י רָעַ֖ת עַמִּ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Çünkü lütfen Şilo'daki yerime, başlangıçta adımı orada oturttuğum yere gidin; ve halkım İsrail'in kötülüğü yüzünden ona ne yaptığımı görün.
Hoşea 5:15
·
Tevrat
אֵלֵ֤ךְ אָשׁ֨וּבָה֙ אֶל־מְקוֹמִ֔י עַ֥ד אֲשֶֽׁר־יֶאְשְׁמ֖וּ וּבִקְשׁ֣וּ פָנָ֑י בַּצַּ֥ר לָהֶ֖ם יְשַׁחֲרֻֽנְנִי
Gideceğim, yerime döneceğim, suçlarını kabul edene ve yüzümü arayana kadar; onlara sıkıntıda beni gayretle arayacaklar.
Yaratılış 30:25
·
Tevrat
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁ֛ר יָלְדָ֥ה רָחֵ֖ל אֶת־יוֹסֵ֑ף וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־לָבָ֔ן שַׁלְּחֵ֨נִי֙ וְאֵ֣לְכָ֔ה אֶל־מְקוֹמִ֖י וּלְאַרְצִֽי
Rahel Yusuf'u doğurduğunda, Yakup Lavan'a dedi: 'Beni gönder, yerime ve diyarıma gideyim.'
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 14:46
·
Tevrat
וַיַּ֣עַל שָׁא֔וּל מֵאַחֲרֵ֖י פְּלִשְׁתִּ֑ים וּפְלִשְׁתִּ֖ים הָלְכ֥וּ לִמְקוֹמָֽם
Şaul Filistlilerin arkasından çıktı; Filistliler yerlerine gittiler.
Yeşu 4:18
·
Tevrat
וַ֠יְהִי כַּעֲל֨וֹת הַכֹּהֲנִ֜ים נֹשְׂאֵ֨י אֲר֤וֹן בְּרִית־יְהוָה֙ מִתּ֣וֹךְ הַיַּרְדֵּ֔ן נִתְּק֗וּ כַּפּוֹת֙ רַגְלֵ֣י הַכֹּהֲנִ֔ים אֶ֖ל הֶחָרָבָ֑ה וַיָּשֻׁ֤בוּ מֵֽי־הַיַּרְדֵּן֙ לִמְקוֹמָ֔ם וַיֵּלְכ֥וּ כִתְמוֹל־שִׁלְשׁ֖וֹם עַל־כָּל־גְּדוֹתָֽיו
Yahve'nin antlaşma sandığını taşıyan kâhinler Şeria'nın ortasından çıktığında, kâhinlerin ayak tabanları kuru toprağa çekildi; ve Şeria'nın suları yerlerine döndü ve dün ve önceki gün olduğu gibi bütün kıyıları üzerine gitti.
2. Tarihler 25:10
·
Tevrat
וַיַּבְדִּילֵ֣ם אֲמַצְיָ֗הוּ לְהַגְּדוּד֙ אֲשֶׁר־בָּ֤א אֵלָיו֙ מֵֽאֶפְרַ֔יִם לָלֶ֖כֶת לִמְקוֹמָ֑ם וַיִּ֨חַר אַפָּ֤ם מְאֹד֙ בִּֽיהוּדָ֔ה וַיָּשׁ֥וּבוּ לִמְקוֹמָ֖ם בָּחֳרִי־אָֽף
Amatsya onları, Efrayim'den kendisine gelen birliği, yerlerine gitmeleri için ayırdı; onların Yahuda'ya karşı öfkesi çok alevlendi ve öfke aleviyle yerlerine döndüler.
Örnek Ayetler (3)
Hagay 2:9
·
Tevrat
גָּד֣וֹל יִֽהְיֶ֡ה כְּבוֹד֩ הַבַּ֨יִת הַזֶּ֤ה הָאַֽחֲרוֹן֙ מִן־הָ֣רִאשׁ֔וֹן אָמַ֖ר יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת וּבַמָּק֤וֹם הַזֶּה֙ אֶתֵּ֣ן שָׁל֔וֹם נְאֻ֖ם יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Bu son evin yüceliği ilkinden büyük olacak, dedi Ordular Yahve; ve bu yerde barış vereceğim, Ordular Yahve'nin bildirisidir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 25:6
·
Tevrat
אַל־תִּתְהַדַּ֥ר לִפְנֵי־מֶ֑לֶךְ וּבִמְק֥וֹם גְּ֝דֹלִ֗ים אַֽל־תַּעֲמֹֽד
Kralın önünde kendini yüceltme ve büyüklerin yerinde durma.
Çölde Sayım 9:17
·
Tevrat
וּלְפִ֞י הֵעָלֹ֤ת הֶֽעָנָן֙ מֵעַ֣ל הָאֹ֔הֶל וְאַ֣חֲרֵי־כֵ֔ן יִסְע֖וּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּבִמְק֗וֹם אֲשֶׁ֤ר יִשְׁכָּן־שָׁם֙ הֶֽעָנָ֔ן שָׁ֥ם יַחֲנ֖וּ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve bulut çadırın üzerinden kalktığına göre, ondan sonra İsrail oğulları göçerlerdi; ve bulutun konakladığı yerde, orada İsrail oğulları konaklarlardı.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 34:12
·
Tevrat
כְּבַקָּרַת֩ רֹעֶ֨ה עֶדְר֜וֹ בְּיוֹם־הֱיוֹת֤וֹ בְתוֹךְ־צֹאנוֹ֙ נִפְרָשׁ֔וֹת כֵּ֖ן אֲבַקֵּ֣ר אֶת־צֹאנִ֑י וְהִצַּלְתִּ֣י אֶתְהֶ֗ם מִכָּל־הַמְּקוֹמֹת֙ אֲשֶׁ֣ר נָפֹ֣צוּ שָׁ֔ם בְּי֥וֹם עָנָ֖ן וַעֲרָפֶֽל
Bir çobanın dağılmış sürüsünün içinde olduğu gün sürüsünü yokladığı gibi, sürümü öyle yoklayacağım; bulut ve koyu karanlık gününde dağıldıkları bütün yerlerden onları kurtaracağım.
2. Samuel 17:9
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה עַתָּ֤ה הֽוּא־נֶחְבָּא֙ בְּאַחַ֣ת הַפְּחָתִ֔ים א֖וֹ בְּאַחַ֣ד הַמְּקוֹמֹ֑ת וְהָיָ֗ה כִּנְפֹ֤ל בָּהֶם֙ בַּתְּחִלָּ֔ה וְשָׁמַ֤ע הַשֹּׁמֵ֨עַ֙ וְאָמַ֔ר הָֽיְתָה֙ מַגֵּפָ֔ה בָּעָ֕ם אֲשֶׁ֖ר אַחֲרֵ֥י אַבְשָׁלֹֽם
İşte, şimdi o çukurların birinde veya yerlerin birinde saklanıyordur; ve başlangıçta onlardan düşenler olduğunda, duyan kişi duyacak ve diyecek: 'Avşalom'un ardındaki halkta bir yıkım oldu.'
2. Samuel 17:12
·
Tevrat
וּבָ֣אנוּ אֵלָ֗יו בְּאַחַ֤ד הַמְּקוֹמֹת֙ אֲשֶׁ֣ר נִמְצָ֣א שָׁ֔ם וְנַ֣חְנוּ עָלָ֔יו כַּאֲשֶׁ֛ר יִפֹּ֥ל הַטַּ֖ל עַל־הָאֲדָמָ֑ה וְלֹֽא־נ֥וֹתַר בּ֛וֹ וּבְכָל־הָאֲנָשִׁ֥ים אֲשֶׁר־אִתּ֖וֹ גַּם־אֶחָֽד
Onun bulunduğu yerlerin birinde onun üzerine varacağız ve çiyin toprağın üzerine düştüğü gibi onun üzerine ineceğiz; onda ve onunla olan bütün adamlarda bir kişi bile kalmayacak.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 23:14
·
Tevrat
וְשִׁבַּר֙ אֶת־הַמַּצֵּב֔וֹת וַיִּכְרֹ֖ת אֶת־הָאֲשֵׁרִ֑ים וַיְמַלֵּ֥א אֶת־מְקוֹמָ֖ם עַצְמ֥וֹת אָדָֽם
Dikili taşları kırdı ve Aşeraları kesti; onların yerini insan kemikleriyle doldurdu.
Yeşaya 14:2
·
Tevrat
וּלְקָח֣וּם עַמִּים֮ וֶהֱבִיא֣וּם אֶל־מְקוֹמָם֒ וְהִֽתְנַחֲל֣וּם בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֗ל עַ֚ל אַדְמַ֣ת יְהוָ֔ה לַעֲבָדִ֖ים וְלִשְׁפָח֑וֹת וְהָיוּ֙ שֹׁבִ֣ים לְשֹֽׁבֵיהֶ֔ם וְרָד֖וּ בְּנֹגְשֵׂיהֶֽם
Ve halklar onları alacak ve onları kendi yerlerine getirecekler; ve İsrail evi Yahve'nin toprağında onları kullar ve hizmetçiler olarak miras edinecek; ve onları tutsak edenleri tutsak edecekler, ve onları ezenlere egemen olacaklar.
Çölde Sayım 32:17
·
Tevrat
וַאֲנַ֜חְנוּ נֵחָלֵ֣ץ חֻשִׁ֗ים לִפְנֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל עַ֛ד אֲשֶׁ֥ר אִם־הֲבִֽיאֹנֻ֖ם אֶל־מְקוֹמָ֑ם וְיָשַׁ֤ב טַפֵּ֨נוּ֙ בְּעָרֵ֣י הַמִּבְצָ֔ר מִפְּנֵ֖י יֹשְׁבֵ֥י הָאָֽרֶץ
Fakat biz kendimiz, İsrailoğulları'nı yerlerine getirene kadar onların önünde aceleyle silahlanacağız; ve çocuklarımız diyarın sakinleri yüzünden surlu şehirlerde oturacaklar.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 5:3
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֤מוּ אַשְׁדּוֹדִים֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וְהִנֵּ֣ה דָג֗וֹן נֹפֵ֤ל לְפָנָיו֙ אַ֔רְצָה לִפְנֵ֖י אֲר֣וֹן יְהוָ֑ה וַיִּקְחוּ֙ אֶת־דָּג֔וֹן וַיָּשִׁ֥בוּ אֹת֖וֹ לִמְקוֹמֽוֹ
Aşdodlular ertesi gün erkenden kalktılar ve işte Dagon, Yahve'nin sandığının önünde yüzünün üzerine yere düşmüştü. Dagon'u aldılar ve onu yerine geri koydular.
1. Samuel 6:2
·
Tevrat
וַיִּקְרְא֣וּ פְלִשְׁתִּ֗ים לַכֹּהֲנִ֤ים וְלַקֹּֽסְמִים֙ לֵאמֹ֔ר מַֽה־נַּעֲשֶׂ֖ה לַאֲר֣וֹן יְהוָ֑ה הוֹדִעֻ֕נוּ בַּמֶּ֖ה נְשַׁלְּחֶ֥נּוּ לִמְקוֹמֽוֹ
Filistliler kâhinleri ve falcıları çağırıp dediler: 'Yahve'nin sandığına ne yapalım? Onu yerine neyle göndereceğimizi bize bildirin.'
1. Samuel 26:25
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל אֶל־דָּוִ֗ד בָּר֤וּךְ אַתָּה֙ בְּנִ֣י דָוִ֔ד גַּ֚ם עָשֹׂ֣ה תַעֲשֶׂ֔ה וְגַ֖ם יָכֹ֣ל תּוּכָ֑ל וַיֵּ֤לֶךְ דָּוִד֙ לְדַרְכּ֔וֹ וְשָׁא֖וּל שָׁ֥ב לִמְקוֹמֽוֹ
Şaul Davut'a dedi: 'Sen bereketlisin oğlum Davut; hem kesinlikle yapacaksın ve hem kesinlikle başaracaksın.' Ve Davut yoluna gitti ve Şaul yerine döndü.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 6:17
·
Tevrat
וַיָּבִ֜אוּ אֶת־אֲר֣וֹן יְהוָ֗ה וַיַּצִּ֤גוּ אֹתוֹ֙ בִּמְקוֹמ֔וֹ בְּת֣וֹךְ הָאֹ֔הֶל אֲשֶׁ֥ר נָטָה־ל֖וֹ דָּוִ֑ד וַיַּ֨עַל דָּוִ֥ד עֹל֛וֹת לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה וּשְׁלָמִֽים
Yahve'nin sandığını getirdiler ve onu Davut'un onun için kurduğu çadırın içinde, yerine koydular; Davut Yahve'nin önünde yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundu.
1. Samuel 3:9
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר עֵלִ֣י לִשְׁמוּאֵל֮ לֵ֣ךְ שְׁכָב֒ וְהָיָה֙ אִם־יִקְרָ֣א אֵלֶ֔יךָ וְאָֽמַרְתָּ֙ דַּבֵּ֣ר יְהוָ֔ה כִּ֥י שֹׁמֵ֖עַ עַבְדֶּ֑ךָ וַיֵּ֣לֶךְ שְׁמוּאֵ֔ל וַיִּשְׁכַּ֖ב בִּמְקוֹמֽוֹ
Eli Samuel'e dedi: 'Git yat; eğer sana çağırırsa diyeceksin: Konuş Yahve, çünkü kulun dinliyor.' Samuel gitti ve yerinde yattı.
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 6:21
·
Tevrat
וְשָׁ֨מַעְתָּ֜ אֶל־תַּחֲנוּנֵ֤י עַבְדְּךָ֙ וְעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר יִֽתְפַּֽלְל֖וּ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וְ֠אַתָּה תִּשְׁמַ֞ע מִמְּק֤וֹם שִׁבְתְּךָ֙ מִן־הַשָּׁמַ֔יִם וְשָׁמַעְתָּ֖ וְסָלָֽחְתָּ
Ve kulunun ve halkın İsrail'in bu yere edecekleri yakarışlarını işit; ve sen oturduğun yerinden, göklerden işit; ve işit ve bağışla.
Ester 4:14
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־הַחֲרֵ֣שׁ תַּחֲרִישִׁי֮ בָּעֵ֣ת הַזֹּאת֒ רֶ֣וַח וְהַצָּלָ֞ה יַעֲמ֤וֹד לַיְּהוּדִים֙ מִמָּק֣וֹם אַחֵ֔ר וְאַ֥תְּ וּבֵית־אָבִ֖יךְ תֹּאבֵ֑דוּ וּמִ֣י יוֹדֵ֔עַ אִם־לְעֵ֣ת כָּזֹ֔את הִגַּ֖עַתְּ לַמַּלְכֽוּת
Çünkü eğer bu zamanda sessiz kalırsan, Yahudiler için başka bir yerden ferahlık ve kurtuluş kalkacaktır; ama sen ve babanın evi yok olacaksınız. Kim bilir, belki de böyle bir zaman için krallığa ulaştın?
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 29:14
·
Tevrat
וְנִמְצֵ֣אתִי לָכֶם֮ נְאֻם־יְהוָה֒ וְשַׁבְתִּ֣י אֶת־שְׁבוּתְכֶ֗ם וְקִבַּצְתִּ֣י אֶ֠תְכֶם מִֽכָּל־הַגּוֹיִ֞ם וּמִכָּל־הַמְּקוֹמ֗וֹת אֲשֶׁ֨ר הִדַּ֧חְתִּי אֶתְכֶ֛ם שָׁ֖ם נְאֻם־יְהוָ֑ה וַהֲשִׁבֹתִ֣י אֶתְכֶ֔ם אֶל־הַ֨מָּק֔וֹם אֲשֶׁר־הִגְלֵ֥יתִי אֶתְכֶ֖ם מִשָּֽׁם
Size bulunacağım, Yahve'nin bildirisidir; sürgününüzü döndüreceğim ve sizi sürdüğüm bütün uluslardan ve bütün yerlerden toplayacağım, Yahve'nin bildirisidir; sizi oradan sürdüğüm yere geri getireceğim.
1. Samuel 7:16
·
Tevrat
וְהָלַ֗ךְ מִדֵּ֤י שָׁנָה֙ בְּשָׁנָ֔ה וְסָבַב֙ בֵּֽית־אֵ֔ל וְהַגִּלְגָּ֖ל וְהַמִּצְפָּ֑ה וְשָׁפַט֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל אֵ֥ת כָּל־הַמְּקוֹמ֖וֹת הָאֵֽלֶּה
Yıldan yıla gider, Beyt-El'i, Gilgal'ı ve Mitspa'yı dolaşırdı; bütün bu yerlerde İsrail'i yargılardı.