746
Kullanım
5
Lemma
27
Türev
42
Anlam
5 lemma, 27 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מִצְרַיִם Lemma | mitsrayim | Mısır, Mısır, sınır, kuşatma | İsim | 439 | ||
מִמִּצְרַיִם | mi-mmitsrayim | Mısır'dan, Mısır, sınırlar, kuşatma | İsim | 91 | ||
בְּמִצְרָיִם | be-mitsrayim | Mısır'da, Mısır, sınırlar, kuşatılmış yer | İsim | 55 | ||
Örnek Ayetler (4 / 55) Hezekiel 23:3 · Tevrat וַתִּזְנֶ֣ינָה בְמִצְרַ֔יִם בִּנְעוּרֵיהֶ֖ן זָנ֑וּ שָׁ֚מָּה מֹעֲכ֣וּ שְׁדֵיהֶ֔ן וְשָׁ֣ם עִשּׂ֔וּ דַּדֵּ֖י בְּתוּלֵיהֶֽן Ve Mısır'da fahişelik yaptılar, gençliklerinde fahişelik yaptılar; orada onların memeleri ezildi ve orada onların bekaretinin göğüsleri sıkıldı. Hezekiel 30:4 · Tevrat וּבָאָ֥ה חֶ֨רֶב֙ בְּמִצְרַ֔יִם וְהָיְתָ֤ה חַלְחָלָה֙ בְּכ֔וּשׁ בִּנְפֹ֥ל חָלָ֖ל בְּמִצְרָ֑יִם וְלָקְח֣וּ הֲמוֹנָ֔הּ וְנֶהֶרְס֖וּ יְסוֹדֹתֶֽיהָ Ve Mısır'a kılıç gelecek ve Mısır'da yaralı düştüğünde Kuş'ta titreme olacak; ve onun kalabalığını alacaklar ve onun temelleri yıkılacak. Hezekiel 30:8 · Tevrat וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה בְּתִתִּי־אֵ֣שׁ בְּמִצְרַ֔יִם וְנִשְׁבְּר֖וּ כָּל־עֹזְרֶֽיהָ Ve Mısır'da ateş verdiğimde ve bütün yardımcıları kırıldığında bilecekler ki ben Yahve'yim. Hezekiel 30:16 · Tevrat וְנָתַ֤תִּי אֵשׁ֙ בְּמִצְרַ֔יִם ח֤וּל תָּחוּל֙ סִ֔ין וְנֹ֖א תִּהְיֶ֣ה לְהִבָּקֵ֑עַ וְנֹ֖ף צָרֵ֥י יוֹמָֽם Ve Mısır'da ateş vereceğim; Sin kıvranarak kıvranacak ve No yarılacak ve Nof gündüzün sıkıntıları olacak. | ||||||
מִצְרַיְמָה | mitsrayma | Mısır'a, Mısır, sınır, kuşatma | Zamir | 28 | ||
וּמִצְרַיִם | u-mitsrayim | ve Mısır, Mısır, sınırlar, kuşatmalar | İsim | 10 | ||
לְמִצְרַיִם | le-mitsrayim | Mısır'a, Mısır, sınır, kuşatma | İsim | 8 | ||
וּמִמִּצְרַיִם | u-mi-mmitsrayim | ve Mısır'dan, Mısır, sınırlar, kuşatmalar | İsim | 2 | ||
וּבְמִצְרַיִם | u-ve-mitsrayim | ve Mısır'da, Mısır, sınırlar, kuşatmalar | İsim | 1 | ||
וְלַמִּצְרִים | ve-la-mmitsrim | ve Mısırlılara, Mısır, Mısırlı, sınır, kuşatma | İsim | 1 | ||
מִצְרַיִם Lemma | mitsrayim | Mısır, Mısır, sınırlar, kuşatılmış yer | İsim | 34 | ||
הַמִּצְרִֽי | ha-mmitsri | Mısırlı, Mısırlı, Mısır'a ait | İsim | 10 | ||
מִצְרִי | mitsri | Mısırlı, Mısırlı, Mısır'a ait | İsim | 10 | ||
הַמִּצְרִים | ha-mmitsrim | Mısırlı, Mısırlı, sınır halkı, kuşatılmış | İsim | 6 | ||
מִצְרָֽיִם | mitsrayim | Mısır, Mısır, sınırlar, kuşatmalar | İsim | 4 | ||
הַמִּצְרִית | ha-mmitsrit | Mısırlı kadının, Mısır diyarına ait, Mısırlı kadın | İsim | 4 | ||
מִצְרָיִם | mitsrayim | Mısır, Mısır, sınırlar, kuşatılmış yer | İsim | 4 | ||
מִצְרִית | mitsrit | Mısırlı kadın, Mısırlı kadın, Mısır'a ait | İsim | 1 | ||
וְלַמִּצְרִים | ve-lammitsrim | ve Mısırlılara, Mısırlılar, Mısır halkı | İsim | 1 | ||
לְמִצְרָיִם | lemitsrayim | Mısır'a, Mısır | İsim | 1 | ||
לְמִצְרַיִם | le-mitsrayim | Mısır'a, Mısır, sınırlar, dar yerler | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 439)
Hakimler 2:12
·
Tevrat
וַיַּעַזְב֞וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י אֲבוֹתָ֗ם הַמּוֹצִ֣יא אוֹתָם֮ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ וַיֵּלְכ֞וּ אַחֲרֵ֣י אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֗ים מֵאֱלֹהֵ֤י הָֽעַמִּים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיב֣וֹתֵיהֶ֔ם וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם וַיַּכְעִ֖סוּ אֶת־יְהוָֽה
Onları Mısır diyarından çıkaran babalarının Tanrısı Yahve'yi bıraktılar ve çevrelerindeki halkların ilahlarından başka ilahların ardınca gittiler ve onlara secde ettiler; böylece Yahve'yi öfkelendirdiler.
Hakimler 19:30
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה כָל־הָרֹאֶ֗ה וְאָמַר֙ לֹֽא־נִהְיְתָ֤ה וְלֹֽא־נִרְאֲתָה֙ כָּזֹ֔את לְמִיּ֞וֹם עֲל֤וֹת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה שִֽׂימוּ־לָכֶ֥ם עָלֶ֖יהָ עֻ֥צוּ וְדַבֵּֽרוּ
Her gören dedi: 'İsrailoğulları'nın Mısır diyarından çıktığı günden bu güne kadar böyle bir şey olmadı ve görülmedi; bunun üzerine düşünün, öğütleşin ve konuşun.'
Amos 2:10
·
Tevrat
וְאָנֹכִ֛י הֶעֱלֵ֥יתִי אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וָאוֹלֵ֨ךְ אֶתְכֶ֤ם בַּמִּדְבָּר֙ אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה לָרֶ֖שֶׁת אֶת־אֶ֥רֶץ הָאֱמֹרִֽי
Ve ben sizi Mısır diyarından çıkardım ve Amorlunun diyarını miras almanız için çölde kırk yıl sizi yürüttüm.
Amos 3:1
·
Tevrat
שִׁמְע֞וּ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עַ֚ל כָּל־הַמִּשְׁפָּחָ֔ה אֲשֶׁ֧ר הֶעֱלֵ֛יתִי מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לֵאמֹֽר
Ey İsrailoğulları, Yahve'nin sizin hakkınızda, Mısır diyarından çıkardığım bütün aile hakkında söylediği bu sözü işitin, diyerek:
Amos 3:9
·
Tevrat
הַשְׁמִ֨יעוּ֙ עַל־אַרְמְנ֣וֹת בְּאַשְׁדּ֔וֹד וְעַֽל־אַרְמְנ֖וֹת בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְאִמְר֗וּ הֵאָֽסְפוּ֙ עַל־הָרֵ֣י שֹׁמְר֔וֹן וּרְא֞וּ מְהוּמֹ֤ת רַבּוֹת֙ בְּתוֹכָ֔הּ וַעֲשׁוּקִ֖ים בְּקִרְבָּֽהּ
Aşdod'daki saraylarda ve Mısır diyarındaki saraylarda duyurun ve deyin: 'Samiriye dağlarına toplanın ve içindeki büyük kargaşaları ve ortasındaki ezilenleri görün.'
Örnek Ayetler (5 / 91)
Hakimler 2:1
·
Tevrat
וַיַּ֧עַל מַלְאַךְ־יְהוָ֛ה מִן־הַגִּלְגָּ֖ל אֶל־הַבֹּכִ֑ים וַיֹּאמֶר֩ אַעֲלֶ֨ה אֶתְכֶ֜ם מִמִּצְרַ֗יִם וָאָבִ֤יא אֶתְכֶם֙ אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר נִשְׁבַּ֨עְתִּי֙ לַאֲבֹ֣תֵיכֶ֔ם וָאֹמַ֕ר לֹֽא־אָפֵ֧ר בְּרִיתִ֛י אִתְּכֶ֖ם לְעוֹלָֽם
Yahve'nin elçisi Gilgal'dan Bokim'e çıktı ve dedi: 'Sizi Mısır'dan çıkardım ve babalarınıza yemin ettiğim yere getirdim ve dedim: Sizinle antlaşmamı sonsuza dek bozmayacağım.'
Hakimler 6:8
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֧ח יְהוָ֛ה אִ֥ישׁ נָבִ֖יא אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֨אמֶר לָהֶ֜ם כֹּה־אָמַ֥ר יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אָנֹכִ֞י הֶעֱלֵ֤יתִי אֶתְכֶם֙ מִמִּצְרַ֔יִם וָאֹצִ֥יא אֶתְכֶ֖ם מִבֵּ֥ית עֲבָדִֽים
Yahve İsrail oğullarına peygamber bir adam gönderdi; ve onlara dedi ki: 'İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle dedi: Sizi Mısır'dan ben çıkardım ve sizi kullar evinden çıkardım.
Hakimler 6:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֤יו גִּדְעוֹן֙ בִּ֣י אֲדֹנִ֔י וְיֵ֤שׁ יְהוָה֙ עִמָּ֔נוּ וְלָ֥מָּה מְצָאַ֖תְנוּ כָּל־זֹ֑את וְאַיֵּ֣ה כָֽל־נִפְלְאֹתָ֡יו אֲשֶׁר֩ סִפְּרוּ־לָ֨נוּ אֲבוֹתֵ֜ינוּ לֵאמֹ֗ר הֲלֹ֤א מִמִּצְרַ֨יִם֙ הֶעֱלָ֣נוּ יְהוָ֔ה וְעַתָּה֙ נְטָשָׁ֣נוּ יְהוָ֔ה וַֽיִּתְּנֵ֖נוּ בְּכַף־מִדְיָֽן
Gideon ona dedi ki: 'Lütfen efendim, eğer Yahve bizimleyse, bütün bunlar neden bizi buldu? Babalarımızın, 'Yahve bizi Mısır'dan çıkarmadı mı?' diyerek bize anlattıkları bütün harikaları nerede? Fakat şimdi Yahve bizi terk etti ve bizi Midyan'ın avucuna verdi.'
Hakimler 10:11
·
Tevrat
וַ֥יֹּאמֶר יְהוָ֖ה אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל הֲלֹ֤א מִמִּצְרַ֨יִם֙ וּמִן־הָ֣אֱמֹרִ֔י וּמִן־בְּנֵ֥י עַמּ֖וֹן וּמִן־פְּלִשְׁתִּֽים
Yahve İsrail oğullarına dedi: 'Mısır'dan, Amorlulardan, Ammon oğullarından ve Filistlilerden değil mi?'
Hakimler 11:13
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ מֶ֨לֶךְ בְּנֵי־עַמּ֜וֹן אֶל־מַלְאֲכֵ֣י יִפְתָּ֗ח כִּֽי־לָקַ֨ח יִשְׂרָאֵ֤ל אֶת־אַרְצִי֙ בַּעֲלוֹת֣וֹ מִמִּצְרַ֔יִם מֵאַרְנ֥וֹן וְעַד־הַיַּבֹּ֖ק וְעַד־הַיַּרְדֵּ֑ן וְעַתָּ֕ה הָשִׁ֥יבָה אֶתְהֶ֖ן בְּשָׁלֽוֹם
Ammon oğullarının kralı Yiftah'ın habercilerine dedi: 'Çünkü İsrail Mısır'dan çıktığında Arnon'dan Yabbok'a ve Yarden'e kadar yerimi aldı. Ve şimdi onları barışla geri ver.'
Örnek Ayetler (4 / 55)
Hezekiel 23:3
·
Tevrat
וַתִּזְנֶ֣ינָה בְמִצְרַ֔יִם בִּנְעוּרֵיהֶ֖ן זָנ֑וּ שָׁ֚מָּה מֹעֲכ֣וּ שְׁדֵיהֶ֔ן וְשָׁ֣ם עִשּׂ֔וּ דַּדֵּ֖י בְּתוּלֵיהֶֽן
Ve Mısır'da fahişelik yaptılar, gençliklerinde fahişelik yaptılar; orada onların memeleri ezildi ve orada onların bekaretinin göğüsleri sıkıldı.
Hezekiel 30:4
·
Tevrat
וּבָאָ֥ה חֶ֨רֶב֙ בְּמִצְרַ֔יִם וְהָיְתָ֤ה חַלְחָלָה֙ בְּכ֔וּשׁ בִּנְפֹ֥ל חָלָ֖ל בְּמִצְרָ֑יִם וְלָקְח֣וּ הֲמוֹנָ֔הּ וְנֶהֶרְס֖וּ יְסוֹדֹתֶֽיהָ
Ve Mısır'a kılıç gelecek ve Mısır'da yaralı düştüğünde Kuş'ta titreme olacak; ve onun kalabalığını alacaklar ve onun temelleri yıkılacak.
Hezekiel 30:8
·
Tevrat
וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה בְּתִתִּי־אֵ֣שׁ בְּמִצְרַ֔יִם וְנִשְׁבְּר֖וּ כָּל־עֹזְרֶֽיהָ
Ve Mısır'da ateş verdiğimde ve bütün yardımcıları kırıldığında bilecekler ki ben Yahve'yim.
Hezekiel 30:16
·
Tevrat
וְנָתַ֤תִּי אֵשׁ֙ בְּמִצְרַ֔יִם ח֤וּל תָּחוּל֙ סִ֔ין וְנֹ֖א תִּהְיֶ֣ה לְהִבָּקֵ֑עַ וְנֹ֖ף צָרֵ֥י יוֹמָֽם
Ve Mısır'da ateş vereceğim; Sin kıvranarak kıvranacak ve No yarılacak ve Nof gündüzün sıkıntıları olacak.
Örnek Ayetler (5 / 28)
2. Tarihler 36:4
·
Tevrat
וַיַּמְלֵ֨ךְ מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֜יִם אֶת־אֶלְיָקִ֣ים אָחִ֗יו עַל־יְהוּדָה֙ וִיר֣וּשָׁלִַ֔ם וַיַּסֵּ֥ב אֶת־שְׁמ֖וֹ יְהוֹיָקִ֑ים וְאֶת־יוֹאָחָ֤ז אָחִיו֙ לָקַ֣ח נְכ֔וֹ וַיְבִיאֵ֖הוּ מִצְרָֽיְמָה
Mısır kralı onun kardeşi Elyakim'i Yahuda ve Yeruşalim üzerine kral yaptı ve adını Yehoyakim olarak değiştirdi; Neko onun kardeşi Yoahaz'ı aldı ve onu Mısır'a götürdü.
Yaratılış 12:10
·
Tevrat
וַיְהִ֥י רָעָ֖ב בָּאָ֑רֶץ וַיֵּ֨רֶד אַבְרָ֤ם מִצְרַ֨יְמָה֙ לָג֣וּר שָׁ֔ם כִּֽי־כָבֵ֥ד הָרָעָ֖ב בָּאָֽרֶץ
Diyarda kıtlık oldu; ve İbrahim orada misafir olmak için Mısır'a indi, çünkü diyarda kıtlık ağırdı.
Yaratılış 12:11
·
Tevrat
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁ֥ר הִקְרִ֖יב לָב֣וֹא מִצְרָ֑יְמָה וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־שָׂרַ֣י אִשְׁתּ֔וֹ הִנֵּה־נָ֣א יָדַ֔עְתִּי כִּ֛י אִשָּׁ֥ה יְפַת־מַרְאֶ֖ה אָֽתְּ
Mısır'a girmeye yaklaştığında, kadını Sara'ya dedi: 'İşte, biliyorum ki sen görünüşü güzel bir kadınsın.'
Yaratılış 12:14
·
Tevrat
וַיְהִ֕י כְּב֥וֹא אַבְרָ֖ם מִצְרָ֑יְמָה וַיִּרְא֤וּ הַמִּצְרִים֙ אֶת־הָ֣אִשָּׁ֔ה כִּֽי־יָפָ֥ה הִ֖וא מְאֹֽד
İbrahim Mısır'a geldiğinde, Mısırlılar kadını gördüler, ki o çok güzeldi.
Yaratılış 26:2
·
Tevrat
וַיֵּרָ֤א אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה וַיֹּ֖אמֶר אַל־תֵּרֵ֣ד מִצְרָ֑יְמָה שְׁכֹ֣ן בָּאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֖ר אֹמַ֥ר אֵלֶֽיךָ
Ve Yahve ona göründü ve dedi: 'Mısır'a inme; sana söyleyeceğim yerde otur.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hezekiel 23:27
·
Tevrat
וְהִשְׁבַּתִּ֤י זִמָּתֵךְ֙ מִמֵּ֔ךְ וְאֶת־זְנוּתֵ֖ךְ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְלֹֽא־תִשְׂאִ֤י עֵינַ֨יִךְ֙ אֲלֵיהֶ֔ם וּמִצְרַ֖יִם לֹ֥א תִזְכְּרִי־עֽוֹד
Ve senin kötülüğünü senden ve Mısır diyarından olan fahişeliğini durduracağım; ve senin gözlerini onlara kaldırmayacaksın ve Mısır'ı artık hatırlamayacaksın.
Nahum 3:9
·
Tevrat
כּ֥וּשׁ עָצְמָ֛ה וּמִצְרַ֖יִם וְאֵ֣ין קֵ֑צֶה פּ֣וּט וְלוּבִ֔ים הָי֖וּ בְּעֶזְרָתֵֽךְ
Kuş ve Mısır güçtü ve sonu yoktu; Put ve Luvlular senin yardımında oldular.
Yeşaya 19:23
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא תִּהְיֶ֨ה מְסִלָּ֤ה מִמִּצְרַ֨יִם֙ אַשּׁ֔וּרָה וּבָֽא־אַשּׁ֥וּר בְּמִצְרַ֖יִם וּמִצְרַ֣יִם בְּאַשּׁ֑וּר וְעָבְד֥וּ מִצְרַ֖יִם אֶת־אַשּֽׁוּר
O gün Mısır'dan Aşur'a yol olacak; Aşur Mısır'a ve Mısır Aşur'a gelecek ve Mısır Aşur'la kulluk edecek.
Yeşaya 30:7
·
Tevrat
וּמִצְרַ֕יִם הֶ֥בֶל וָרִ֖יק יַעְזֹ֑רוּ לָכֵן֙ קָרָ֣אתִי לָזֹ֔את רַ֥הַב הֵ֖ם שָֽׁבֶת
Ve Mısır boş ve hiçlik yardım ederler; bu yüzden bunu çağırdım: Onlar duran Rahav'dır.
Yeşaya 31:3
·
Tevrat
וּמִצְרַ֤יִם אָדָם֙ וְֽלֹא־אֵ֔ל וְסוּסֵיהֶ֥ם בָּשָׂ֖ר וְלֹא־ר֑וּחַ וַֽיהוָ֞ה יַטֶּ֣ה יָד֗וֹ וְכָשַׁ֤ל עוֹזֵר֙ וְנָפַ֣ל עָזֻ֔ר וְיַחְדָּ֖ו כֻּלָּ֥ם יִכְלָיֽוּן
Ve Mısır insandır ve Tanrı değil, ve atları ettir ve ruh değil; ve Yahve elini uzatacak ve yardım eden tökezleyecek ve yardım edilen düşecek ve hepsi birlikte tükenecekler.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 46:2
·
Tevrat
לְמִצְרַ֗יִם עַל־חֵ֨יל פַּרְעֹ֤ה נְכוֹ֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁר־הָיָ֥ה עַל־נְהַר־פְּרָ֖ת בְּכַרְכְּמִ֑שׁ אֲשֶׁ֣ר הִכָּ֗ה נְבֽוּכַדְרֶאצַּר֙ מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֔ל בִּשְׁנַת֙ הָֽרְבִיעִ֔ית לִיהוֹיָקִ֥ים בֶּן־יֹאשִׁיָּ֖הוּ מֶ֥לֶךְ יְהוּדָֽה
Mısır için, Yahuda kralı Yoşiya oğlu Yehoyakim'in dördüncü yılında Babil kralı Nebukadretsar'ın vurduğu, Karkamış'ta Fırat nehrinin üzerinde olan Mısır kralı Firavun Neko'nun ordusu hakkında:
Hoşea 12:2
·
Tevrat
אֶפְרַ֜יִם רֹעֶ֥ה ר֨וּחַ֙ וְרֹדֵ֣ף קָדִ֔ים כָּל־הַיּ֕וֹם כָּזָ֥ב וָשֹׁ֖ד יַרְבֶּ֑ה וּבְרִית֙ עִם־אַשּׁ֣וּר יִכְרֹ֔תוּ וְשֶׁ֖מֶן לְמִצְרַ֥יִם יוּבָֽל
Efrayim rüzgarı güdüyor ve doğu rüzgarını kovalıyor; bütün gün yalanı ve yıkımı çoğaltıyor; ve Asur ile antlaşma yapıyorlar ve Mısır'a yağ götürülüyor.
Yeşaya 19:15
·
Tevrat
וְלֹֽא־יִהְיֶ֥ה לְמִצְרַ֖יִם מַֽעֲשֶׂ֑ה אֲשֶׁ֧ר יַעֲשֶׂ֛ה רֹ֥אשׁ וְזָנָ֖ב כִּפָּ֥ה וְאַגְמֽוֹן
Ve Mısır için başın ve kuyruğun, palmiye dalının ve sazın yapacağı bir iş olmayacak.
Yeşaya 19:17
·
Tevrat
וְ֠הָיְתָה אַדְמַ֨ת יְהוּדָ֤ה לְמִצְרַ֨יִם֙ לְחָגָּ֔א כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר יַזְכִּ֥יר אֹתָ֛הּ אֵלָ֖יו יִפְחָ֑ד מִפְּנֵ֗י עֲצַת֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת אֲשֶׁר־ה֖וּא יוֹעֵ֥ץ עָלָֽיו
Ve Yahuda toprağı Mısır'a dehşet olacak; onu kendisine anan herkes, Ordular Yahvesi'nin onun üzerine öğütlediği öğüdünün önünden korkacak.
Yeşaya 19:21
·
Tevrat
וְנוֹדַ֤ע יְהוָה֙ לְמִצְרַ֔יִם וְיָדְע֥וּ מִצְרַ֛יִם אֶת־יְהוָ֖ה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וְעָֽבְדוּ֙ זֶ֣בַח וּמִנְחָ֔ה וְנָדְרוּ־נֵ֥דֶר לַֽיהוָ֖ה וְשִׁלֵּֽמוּ
Ve Yahve Mısır'a bilinecek ve Mısır o gün Yahve'yi bilecek; kurbanla ve sunuyla kulluk edecekler, Yahve'ye adak adayacaklar ve ödeyecekler.
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 11:1
·
Tevrat
כִּ֛י נַ֥עַר יִשְׂרָאֵ֖ל וָאֹהֲבֵ֑הוּ וּמִמִּצְרַ֖יִם קָרָ֥אתִי לִבְנִֽי
Çünkü İsrail çocuktu ve onu sevdim; ve Mısır'dan oğlumu çağırdım.
Yeşaya 11:11
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא יוֹסִ֨יף אֲדֹנָ֤י שֵׁנִית֙ יָד֔וֹ לִקְנ֖וֹת אֶת־שְׁאָ֣ר עַמּ֑וֹ אֲשֶׁ֣ר יִשָּׁאֵר֩ מֵאַשּׁ֨וּר וּמִמִּצְרַ֜יִם וּמִפַּתְר֣וֹס וּמִכּ֗וּשׁ וּמֵעֵילָ֤ם וּמִשִּׁנְעָר֙ וּמֵ֣חֲמָ֔ת וּמֵאִיֵּ֖י הַיָּֽם
O gün Efendi, Asur'dan, Mısır'dan, Patros'tan, Kuş'tan, Elam'dan, Şinar'dan, Hama'dan ve denizin adalarından arta kalan halkının kalıntısını kurtarmak için elini ikinci kez uzatacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 24:14
·
Tevrat
וְעַתָּ֞ה יְר֧אוּ אֶת־יְהוָ֛ה וְעִבְד֥וּ אֹת֖וֹ בְּתָמִ֣ים וּבֶֽאֱמֶ֑ת וְהָסִ֣ירוּ אֶת־אֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁר֩ עָבְד֨וּ אֲבוֹתֵיכֶ֜ם בְּעֵ֤בֶר הַנָּהָר֙ וּבְמִצְרַ֔יִם וְעִבְד֖וּ אֶת־יְהוָֽה
Ve şimdi Yahve'den korkun ve O'na kusursuzlukla ve gerçekle kulluk edin; ve atalarınızın ırmağın ötesinde ve Mısır'da kulluk ettikleri ilahları kaldırıp atın ve Yahve'ye kulluk edin.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 18:8
·
Tevrat
וַיְסַפֵּ֤ר מֹשֶׁה֙ לְחֹ֣תְנ֔וֹ אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ לְפַרְעֹ֣ה וּלְמִצְרַ֔יִם עַ֖ל אוֹדֹ֣ת יִשְׂרָאֵ֑ל אֵ֤ת כָּל־הַתְּלָאָה֙ אֲשֶׁ֣ר מְצָאָ֣תַם בַּדֶּ֔רֶךְ וַיַּצִּלֵ֖ם יְהוָֽה
Ve Musa kayınbabasına, Yahve'nin İsrail uğruna Firavun'a ve Mısır'a yaptığı her şeyi, yolda onları bulan bütün sıkıntıyı ve Yahve'nin onları kurtardığını anlattı.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hakimler 6:9
·
Tevrat
וָאַצִּ֤ל אֶתְכֶם֙ מִיַּ֣ד מִצְרַ֔יִם וּמִיַּ֖ד כָּל־לֹחֲצֵיכֶ֑ם וָאֲגָרֵ֤שׁ אוֹתָם֙ מִפְּנֵיכֶ֔ם וָאֶתְּנָ֥ה לָכֶ֖ם אֶת־אַרְצָֽם
Sizi Mısır'ın elinden ve bütün sizi ezenlerin elinden kurtardım; onları önünüzden kovdum ve onların yerini size verdim.
1. Samuel 6:6
·
Tevrat
וְלָ֤מָּה תְכַבְּדוּ֙ אֶת־לְבַבְכֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֧ר כִּבְּד֛וּ מִצְרַ֥יִם וּפַרְעֹ֖ה אֶת־לִבָּ֑ם הֲלוֹא֙ כַּאֲשֶׁ֣ר הִתְעַלֵּ֣ל בָּהֶ֔ם וַֽיְשַׁלְּח֖וּם וַיֵּלֵֽכוּ
'Mısır ve Firavun kalplerini ağırlaştırdığı gibi, neden kalplerinizi ağırlaştırıyorsunuz? O onlarla alay ettiğinde, onları göndermediler mi ve onlar gitmediler mi?'
Yeşu 24:6
·
Tevrat
וָֽאוֹצִ֤יא אֶת־אֲבֽוֹתֵיכֶם֙ מִמִּצְרַ֔יִם וַתָּבֹ֖אוּ הַיָּ֑מָּה וַיִּרְדְּפ֨וּ מִצְרַ֜יִם אַחֲרֵ֧י אֲבוֹתֵיכֶ֛ם בְּרֶ֥כֶב וּבְפָרָשִׁ֖ים יַם־סֽוּף
Ve atalarınızı Mısır'dan çıkardım ve denize geldiniz; ve Mısırlılar atalarınızın ardınca savaş arabalarıyla ve atlılarla Sazlık Denizi'ne kadar kovaladılar.
Yaratılış 41:55
·
Tevrat
וַתִּרְעַב֙ כָּל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיִּצְעַ֥ק הָעָ֛ם אֶל־פַּרְעֹ֖ה לַלָּ֑חֶם וַיֹּ֨אמֶר פַּרְעֹ֤ה לְכָל־מִצְרַ֨יִם֙ לְכ֣וּ אֶל־יוֹסֵ֔ף אֲשֶׁר־יֹאמַ֥ר לָכֶ֖ם תַּעֲשֽׂוּ
Bütün Mısır diyarı acıktı ve halk ekmek için Firavun'a feryat etti. Firavun bütün Mısır'a dedi: 'Yusuf'a gidin, size ne derse yapın.'
Yaratılış 45:2
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֥ן אֶת־קֹל֖וֹ בִּבְכִ֑י וַיִּשְׁמְע֣וּ מִצְרַ֔יִם וַיִּשְׁמַ֖ע בֵּ֥ית פַּרְעֹֽה
Ve ağlamayla sesini verdi; ve Mısır duydu ve Firavun'un evi duydu.
Örnek Ayetler (2 / 10)
2. Samuel 23:21
·
Tevrat
וְהוּא־הִכָּה֩ אֶת־אִ֨ישׁ מִצְרִ֜י אִ֣ישׁ מַרְאֶ֗ה וּבְיַ֤ד הַמִּצְרִי֙ חֲנִ֔ית וַיֵּ֥רֶד אֵלָ֖יו בַּשָּׁ֑בֶט וַיִּגְזֹ֤ל אֶֽת־הַחֲנִית֙ מִיַּ֣ד הַמִּצְרִ֔י וַיַּהַרְגֵ֖הוּ בַּחֲנִיתֽוֹ
Ve o görünüşlü adam Mısırlı adamı vurdu; ve Mısırlının elinde mızrak vardı, ve ona sopayla indi ve Mısırlının elinden mızrağı kopardı ve onu kendi mızrağıyla öldürdü.
1. Tarihler 11:23
·
Tevrat
וְהֽוּא־הִכָּה֩ אֶת־הָאִ֨ישׁ הַמִּצְרִ֜י אִ֥ישׁ מִדָּ֣ה חָמֵ֣שׁ בָּאַמָּ֗ה וּבְיַ֨ד הַמִּצְרִ֤י חֲנִית֙ כִּמְנ֣וֹר אֹרְגִ֔ים וַיֵּ֥רֶד אֵלָ֖יו בַּשָּׁ֑בֶט וַיִּגְזֹ֤ל אֶֽת־הַחֲנִית֙ מִיַּ֣ד הַמִּצְרִ֔י וַיַּהַרְגֵ֖הוּ בַּחֲנִיתֽוֹ
Ve o, beş kubit (~225 cm) ölçüsünde bir adam olan Mısırlı adamı vurdu; ve Mısırlının elinde dokumacıların tezgahı gibi bir mızrak vardı, ve o ona bir sopayla indi ve Mısırlının elinden mızrağı kapıp onu onun mızrağıyla öldürdü.
Örnek Ayetler (5 / 10)
2. Samuel 23:21
·
Tevrat
וְהוּא־הִכָּה֩ אֶת־אִ֨ישׁ מִצְרִ֜י אִ֣ישׁ מַרְאֶ֗ה וּבְיַ֤ד הַמִּצְרִי֙ חֲנִ֔ית וַיֵּ֥רֶד אֵלָ֖יו בַּשָּׁ֑בֶט וַיִּגְזֹ֤ל אֶֽת־הַחֲנִית֙ מִיַּ֣ד הַמִּצְרִ֔י וַיַּהַרְגֵ֖הוּ בַּחֲנִיתֽוֹ
Ve o görünüşlü adam Mısırlı adamı vurdu; ve Mısırlının elinde mızrak vardı, ve ona sopayla indi ve Mısırlının elinden mızrağı kopardı ve onu kendi mızrağıyla öldürdü.
1. Samuel 30:11
·
Tevrat
וַֽיִּמְצְא֤וּ אִישׁ־מִצְרִי֙ בַּשָּׂדֶ֔ה וַיִּקְח֥וּ אֹת֖וֹ אֶל־דָּוִ֑ד וַיִּתְּנוּ־ל֥וֹ לֶ֨חֶם֙ וַיֹּ֔אכַל וַיַּשְׁקֻ֖הוּ מָֽיִם
Kırda Mısırlı bir adam buldular ve onu Davut'a getirdiler; ona ekmek verdiler ve o yedi, ona su içirdiler.
1. Samuel 30:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר ל֤וֹ דָוִד֙ לְֽמִי־אַ֔תָּה וְאֵ֥י מִזֶּ֖ה אָ֑תָּה וַיֹּ֜אמֶר נַ֧עַר מִצְרִ֣י אָנֹ֗כִי עֶ֚בֶד לְאִ֣ישׁ עֲמָֽלֵקִ֔י וַיַּעַזְבֵ֧נִי אֲדֹנִ֛י כִּ֥י חָלִ֖יתִי הַיּ֥וֹם שְׁלֹשָֽׁה
Davut ona dedi: 'Sen kiminsin ve neredensin?' O dedi: 'Ben Mısırlı bir gencim, Amalekli bir adamın kuluyum; efendim beni bıraktı, çünkü üç gün önce hastalandım.'
1. Tarihler 2:34
·
Tevrat
וְלֹֽא־הָיָ֧ה לְשֵׁשָׁ֛ן בָּנִ֖ים כִּ֣י אִם־בָּנ֑וֹת וּלְשֵׁשָׁ֛ן עֶ֥בֶד מִצְרִ֖י וּשְׁמ֥וֹ יַרְחָֽע
Şeşan'ın oğulları yoktu, ancak kızları vardı; Şeşan'ın Mısırlı bir kulu vardı ve onun adı Yarha'ydı.
Yaratılış 39:1
·
Tevrat
וְיוֹסֵ֖ף הוּרַ֣ד מִצְרָ֑יְמָה וַיִּקְנֵ֡הוּ פּוֹטִיפַר֩ סְרִ֨יס פַּרְעֹ֜ה שַׂ֤ר הַטַּבָּחִים֙ אִ֣ישׁ מִצְרִ֔י מִיַּד֙ הַיִּשְׁמְעֵאלִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הוֹרִדֻ֖הוּ שָֽׁמָּה
Ve Yusuf Mısır'a indirildi; ve Firavun'un hadımı, muhafızların komutanı, Mısırlı bir adam olan Potifar, onu oraya indiren İsmaililerin elinden onu satın aldı.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşu 24:7
·
Tevrat
וַיִּצְעֲק֣וּ אֶל־יְהוָ֗ה וַיָּ֨שֶׂם מַֽאֲפֵ֜ל בֵּינֵיכֶ֣ם וּבֵ֣ין הַמִּצְרִ֗ים וַיָּבֵ֨א עָלָ֤יו אֶת־הַיָּם֙ וַיְכַסֵּ֔הוּ וַתִּרְאֶ֨ינָה֙ עֵינֵיכֶ֔ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־עָשִׂ֖יתִי בְּמִצְרָ֑יִם וַתֵּשְׁב֥וּ בַמִּדְבָּ֖ר יָמִ֥ים רַבִּֽים
Ve Yahve'ye feryat ettiler ve O sizinle Mısırlılar arasına karanlık koydu; ve denizi onun üzerine getirdi ve onu örttü; ve Mısır'da ne yaptığımı gözleriniz gördü; ve çölde çok günler oturdunuz.
Yaratılış 12:12
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה כִּֽי־יִרְא֤וּ אֹתָךְ֙ הַמִּצְרִ֔ים וְאָמְר֖וּ אִשְׁתּ֣וֹ זֹ֑את וְהָרְג֥וּ אֹתִ֖י וְאֹתָ֥ךְ יְחַיּֽוּ
Mısırlılar seni gördüklerinde, 'Bu onun kadınıdır' diyecekler; ve beni öldürecekler, ve seni yaşatacaklar.
Yaratılış 12:14
·
Tevrat
וַיְהִ֕י כְּב֥וֹא אַבְרָ֖ם מִצְרָ֑יְמָה וַיִּרְא֤וּ הַמִּצְרִים֙ אֶת־הָ֣אִשָּׁ֔ה כִּֽי־יָפָ֥ה הִ֖וא מְאֹֽד
İbrahim Mısır'a geldiğinde, Mısırlılar kadını gördüler, ki o çok güzeldi.
Yaratılış 43:32
·
Tevrat
וַיָּשִׂ֥ימוּ ל֛וֹ לְבַדּ֖וֹ וְלָהֶ֣ם לְבַדָּ֑ם וְלַמִּצְרִ֞ים הָאֹכְלִ֤ים אִתּוֹ֙ לְבַדָּ֔ם כִּי֩ לֹ֨א יוּכְל֜וּן הַמִּצְרִ֗ים לֶאֱכֹ֤ל אֶת־הָֽעִבְרִים֙ לֶ֔חֶם כִּי־תוֹעֵבָ֥ה הִ֖וא לְמִצְרָֽיִם
Ona ayrı, onlara ayrı ve onunla yiyen Mısırlılara ayrı koydular; çünkü Mısırlılar İbranilerle ekmek yiyemezlerdi, çünkü bu Mısırlılar için iğrençlikti.
Yasa'nın Tekrarı 26:6
·
Tevrat
וַיָּרֵ֧עוּ אֹתָ֛נוּ הַמִּצְרִ֖ים וַיְעַנּ֑וּנוּ וַיִּתְּנ֥וּ עָלֵ֖ינוּ עֲבֹדָ֥ה קָשָֽׁה
Mısırlılar bize kötülük ettiler, bize eziyet ettiler ve üzerimize ağır iş verdiler.
Örnek Ayetler (4)
Çölde Sayım 33:3
·
Tevrat
וַיִּסְע֤וּ מֵֽרַעְמְסֵס֙ בַּחֹ֣דֶשׁ הָֽרִאשׁ֔וֹן בַּחֲמִשָּׁ֥ה עָשָׂ֛ר י֖וֹם לַחֹ֣דֶשׁ הָרִאשׁ֑וֹן מִֽמָּחֳרַ֣ת הַפֶּ֗סַח יָצְא֤וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ בְּיָ֣ד רָמָ֔ה לְעֵינֵ֖י כָּל־מִצְרָֽיִם
Birinci ayda, birinci ayın on beşinci gününde Ramses'ten göç ettiler; Fısıh'ın ertesi günü İsrail oğulları bütün Mısır'ın gözleri önünde yüksek elle çıktılar.
Mısır'dan Çıkış 3:22
·
Tevrat
וְשָׁאֲלָ֨ה אִשָּׁ֤ה מִשְּׁכֶנְתָּהּ֙ וּמִגָּרַ֣ת בֵּיתָ֔הּ כְּלֵי־כֶ֛סֶף וּכְלֵ֥י זָהָ֖ב וּשְׂמָלֹ֑ת וְשַׂמְתֶּ֗ם עַל־בְּנֵיכֶם֙ וְעַל־בְּנֹ֣תֵיכֶ֔ם וְנִצַּלְתֶּ֖ם אֶת־מִצְרָֽיִם
Her kadın komşusundan ve evinin misafirinden gümüş eşyalar, altın eşyalar ve giysiler isteyecek; onları oğullarınızın ve kızlarınızın üzerine koyacaksınız ve Mısır'ı soyacaksınız.
Mısır'dan Çıkış 9:11
·
Tevrat
וְלֹֽא־יָכְל֣וּ הַֽחַרְטֻמִּ֗ים לַעֲמֹ֛ד לִפְנֵ֥י מֹשֶׁ֖ה מִפְּנֵ֣י הַשְּׁחִ֑ין כִּֽי־הָיָ֣ה הַשְּׁחִ֔ין בַּֽחֲרְטֻמִּ֖ם וּבְכָל־מִצְרָֽיִם
Büyücüler çıban yüzünden Musa'nın önünde duramadılar; çünkü çıban büyücülerde ve bütün Mısır'da oldu.
Mısır'dan Çıkış 14:24
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בְּאַשְׁמֹ֣רֶת הַבֹּ֔קֶר וַיַּשְׁקֵ֤ף יְהוָה֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה מִצְרַ֔יִם בְּעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ וְעָנָ֑ן וַיָּ֕הָם אֵ֖ת מַחֲנֵ֥ה מִצְרָֽיִם
Sabah nöbetinde Yahve ateş ve bulut sütunundan Mısır ordugahına baktı ve Mısır ordugahını karıştırdı.
Örnek Ayetler (4)
Yaratılış 16:3
·
Tevrat
וַתִּקַּ֞ח שָׂרַ֣י אֵֽשֶׁת־אַבְרָ֗ם אֶת־הָגָ֤ר הַמִּצְרִית֙ שִׁפְחָתָ֔הּ מִקֵּץ֙ עֶ֣שֶׂר שָׁנִ֔ים לְשֶׁ֥בֶת אַבְרָ֖ם בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַתִּתֵּ֥ן אֹתָ֛הּ לְאַבְרָ֥ם אִישָׁ֖הּ ל֥וֹ לְאִשָּֽׁה
İbrahim Kenan diyarında on yıl oturduktan sonra, İbrahim'in karısı Sara Mısırlı hizmetçisi Hacer'i aldı ve onu kocası İbrahim'e karı olarak verdi.
Yaratılış 21:9
·
Tevrat
וַתֵּ֨רֶא שָׂרָ֜ה אֶֽת־בֶּן־הָגָ֧ר הַמִּצְרִ֛ית אֲשֶׁר־יָלְדָ֥ה לְאַבְרָהָ֖ם מְצַחֵֽק
Sara, Mısırlı Hacer'in İbrahim'e doğurduğu oğlunun alay ettiğini gördü.
Yaratılış 25:12
·
Tevrat
וְאֵ֛לֶּה תֹּלְדֹ֥ת יִשְׁמָעֵ֖אל בֶּן־אַבְרָהָ֑ם אֲשֶׁ֨ר יָלְדָ֜ה הָגָ֧ר הַמִּצְרִ֛ית שִׁפְחַ֥ת שָׂרָ֖ה לְאַבְרָהָֽם
Sara'nın hizmetçisi Mısırlı Hacer'in İbrahim'e doğurduğu İbrahim oğlu İsmail'in soyları bunlardır.
Mısır'dan Çıkış 1:19
·
Tevrat
וַתֹּאמַ֤רְןָ הַֽמְיַלְּדֹת֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה כִּ֣י לֹ֧א כַנָּשִׁ֛ים הַמִּצְרִיֹּ֖ת הָֽעִבְרִיֹּ֑ת כִּֽי־חָי֣וֹת הֵ֔נָּה בְּטֶ֨רֶם תָּב֧וֹא אֲלֵהֶ֛ן הַמְיַלֶּ֖דֶת וְיָלָֽדוּ
Ebeler Firavun'a dediler: 'Çünkü İbrani kadınlar Mısırlı kadınlar gibi değildir; çünkü onlar güçlüdürler, ebe onlara gelmeden önce doğururlar.'
Örnek Ayetler (4)
Mısır'dan Çıkış 3:21
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֛י אֶת־חֵ֥ן הָֽעָם־הַזֶּ֖ה בְּעֵינֵ֣י מִצְרָ֑יִם וְהָיָה֙ כִּ֣י תֵֽלֵכ֔וּן לֹ֥א תֵלְכ֖וּ רֵיקָֽם
Ve bu halka Mısır'ın gözlerinde lütuf vereceğim; ve gittiğinizde boş gitmeyeceksiniz.
Mısır'dan Çıkış 9:6
·
Tevrat
וַיַּ֨עַשׂ יְהוָ֜ה אֶת־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיָּ֕מָת כֹּ֖ל מִקְנֵ֣ה מִצְרָ֑יִם וּמִמִּקְנֵ֥ה בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לֹא־מֵ֥ת אֶחָֽד
Ertesi gün Yahve bu şeyi yaptı; Mısır'ın bütün sürüsü öldü ve İsrail oğullarının sürüsünden bir tane ölmedi.
Mısır'dan Çıkış 11:3
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־חֵ֥ן הָעָ֖ם בְּעֵינֵ֣י מִצְרָ֑יִם גַּ֣ם הָאִ֣ישׁ מֹשֶׁ֗ה גָּד֤וֹל מְאֹד֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּעֵינֵ֥י עַבְדֵֽי־פַרְעֹ֖ה וּבְעֵינֵ֥י הָעָֽם
Yahve Mısır'ın gözlerinde halka lütuf verdi; ayrıca Musa adlı adam Mısır diyarında, Firavun'un kullarının gözlerinde ve halkın gözlerinde çok büyüktü.
Mısır'dan Çıkış 14:12
·
Tevrat
הֲלֹא־זֶ֣ה הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁר֩ דִּבַּ֨רְנוּ אֵלֶ֤יךָ בְמִצְרַ֨יִם֙ לֵאמֹ֔ר חֲדַ֥ל מִמֶּ֖נּוּ וְנַֽעַבְדָ֣ה אֶת־מִצְרָ֑יִם כִּ֣י ט֥וֹב לָ֨נוּ֙ עֲבֹ֣ד אֶת־מִצְרַ֔יִם מִמֻּתֵ֖נוּ בַּמִּדְבָּֽר
Mısır'da sana konuştuğumuz söz bu değil mi: 'Bizden vazgeç ve Mısır'a hizmet edelim; çünkü Mısır'a hizmet etmek bizim için çölde ölmemizden daha iyidir.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 16:1
·
Tevrat
וְשָׂרַי֙ אֵ֣שֶׁת אַבְרָ֔ם לֹ֥א יָלְדָ֖ה ל֑וֹ וְלָ֛הּ שִׁפְחָ֥ה מִצְרִ֖ית וּשְׁמָ֥הּ הָגָֽר
İbrahim'in karısı Sara ona doğurmamıştı; ve onun Mısırlı bir hizmetçisi vardı, adı Hacer'di.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 43:32
·
Tevrat
וַיָּשִׂ֥ימוּ ל֛וֹ לְבַדּ֖וֹ וְלָהֶ֣ם לְבַדָּ֑ם וְלַמִּצְרִ֞ים הָאֹכְלִ֤ים אִתּוֹ֙ לְבַדָּ֔ם כִּי֩ לֹ֨א יוּכְל֜וּן הַמִּצְרִ֗ים לֶאֱכֹ֤ל אֶת־הָֽעִבְרִים֙ לֶ֔חֶם כִּי־תוֹעֵבָ֥ה הִ֖וא לְמִצְרָֽיִם
Ona ayrı, onlara ayrı ve onunla yiyen Mısırlılara ayrı koydular; çünkü Mısırlılar İbranilerle ekmek yiyemezlerdi, çünkü bu Mısırlılar için iğrençlikti.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 50:11
·
Tevrat
וַיַּ֡רְא יוֹשֵׁב֩ הָאָ֨רֶץ הַֽכְּנַעֲנִ֜י אֶת־הָאֵ֗בֶל בְּגֹ֨רֶן֙ הָֽאָטָ֔ד וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵֽבֶל־כָּבֵ֥ד זֶ֖ה לְמִצְרָ֑יִם עַל־כֵּ֞ן קָרָ֤א שְׁמָהּ֙ אָבֵ֣ל מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁ֖ר בְּעֵ֥בֶר הַיַּרְדֵּֽן
Ve yerin oturanı Kenanlı, Atad harman yerinde yası gördü, ve dediler: 'Bu Mısır için ağır yastır.' Bu yüzden Şeria'nın ötesinde olan onun adını Avel-Mitsrayim çağırdı.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 41:56
·
Tevrat
וְהָרָעָ֣ב הָיָ֔ה עַ֖ל כָּל־פְּנֵ֣י הָאָ֑רֶץ וַיִּפְתַּ֨ח יוֹסֵ֜ף אֶֽת־כָּל־אֲשֶׁ֤ר בָּהֶם֙ וַיִּשְׁבֹּ֣ר לְמִצְרַ֔יִם וַיֶּחֱזַ֥ק הָֽרָעָ֖ב בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Kıtlık bütün yerin yüzü üzerindeydi. Yusuf içlerinde olan her şeyi açtı ve Mısır'a sattı; Mısır diyarında kıtlık şiddetlendi.