Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

מצא

m-ts-' — Kök Analizi

מצא

459

Kullanım

2

Lemma

94

Türev

99

Anlam

2 lemma, 94 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

תִּמְצָאוּ

timtsau

bulacaksınız, bulmak, elde etmek, karşılaşmak

Fiil
4

יִמָּצְאוּן

yimmatse'un

bulunacaklar, bulunmak, rastlanmak, elde edilmek

Zamir
4

Örnek Ayetler (4)

Yaratılış 18:29

·

Tevrat

וַיֹּ֨סֶף ע֜וֹד לְדַבֵּ֤ר אֵלָיו֙ וַיֹּאמַ֔ר אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם אַרְבָּעִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אֶֽעֱשֶׂ֔ה בַּעֲב֖וּר הָאַרְבָּעִֽים

Ona tekrar konuştu ve dedi: 'Belki orada kırk kişi bulunur.' Dedi ki: 'Kırk kişi uğruna yapmayacağım.'

Yaratılış 18:30

·

Tevrat

וַ֠יֹּאמֶר אַל־נָ֞א יִ֤חַר לַֽאדֹנָי֙ וַאֲדַבֵּ֔רָה אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם שְׁלֹשִׁ֑ים וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אֶֽעֱשֶׂ֔ה אִם־אֶמְצָ֥א שָׁ֖ם שְׁלֹשִֽׁים

Dedi ki: 'Lütfen Efendi öfkelenmesin ve konuşayım; belki orada otuz kişi bulunur.' Dedi ki: 'Eğer orada otuz kişi bulursam yapmayacağım.'

Yaratılış 18:31

·

Tevrat

וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּֽה־נָ֤א הוֹאַ֨לְתִּי֙ לְדַבֵּ֣ר אֶל־אֲדֹנָ֔י אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם עֶשְׂרִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אַשְׁחִ֔ית בַּעֲב֖וּר הָֽעֶשְׂרִֽים

Dedi ki: 'İşte, Efendi'ye konuşmaya kalkıştım; belki orada yirmi kişi bulunur.' Dedi ki: 'Yirmi kişi uğruna yok etmeyeceğim.'

Yaratılış 18:32

·

Tevrat

וַ֠יֹּאמֶר אַל־נָ֞א יִ֤חַר לַֽאדֹנָי֙ וַאֲדַבְּרָ֣ה אַךְ־הַפַּ֔עַם אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם עֲשָׂרָ֑ה וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אַשְׁחִ֔ית בַּעֲב֖וּר הָעֲשָׂרָֽה

Dedi ki: 'Lütfen Efendi öfkelenmesin ve sadece bu kez konuşayım; belki orada on kişi bulunur.' Dedi ki: 'On kişi uğruna yok etmeyeceğim.'

וּמָצְאָה

u-matsea

ve buldu, bulmak, ulaşmak, rastlamak

Fiil
3

וּמָצָאתָ

u-matsata

ve buldun, bulmak, ulaşmak, karşılaşmak

Fiil
3

וּמְצָאתֶם

umtsatem

ve buldunuz, bulmak, karşılaşmak, elde etmek

Fiil
3

וַיִּמְצָאֵם

va-yyimtsa'em

ve onları buldu, bulmak, karşılaşmak, elde etmek

Zamir
3

יַמְצִאֶֽנּוּ

yamtsi'ennu

onu bulduracak, buldurmak, sunmak, teslim etmek

Zamir
3

וְנִמְצָא

ve-nimtsa

ve bulundu, bulmak, ulaşmak, elde etmek

Fiil
3

מְצָאָֽתְנוּ

metsa'atnu

bizi buldu, bulmak, ulaşmak, karşılaşmak

Zamir
3

מְצָאָתַם

metsa'atam

onları buldu, bulmak, ulaşmak, karşılaşmak

Zamir
3

הַנִּמְצָאָֽה

ha-nnimtsa'a

bulunan, bulmak, karşılaşmak, elde etmek

Fiil
2

וַֽיִּמְצָאָהּ

va-yyimtsa'ah

ve onu buldu, bulmak, karşılaşmak, elde etmek

Zamir
2

מְצָאתִֽיו

metsativ

onu buldum, bulmak, rastlamak, elde etmek

Zamir
2

וָֽאֶמְצָא

va-emtsa

ve buldum, bulmak, karşılaşmak, elde etmek

Fiil
2

יִמְצָאֻֽנְנִי

yimtsa'uneni

beni bulacaklar, bulmak, karşılaşmak, elde etmek

Zamir
2

וַתִּמָּצֵא

vattimmatse

ve bulundu, bulunmak, rastlanmak, elde edilmek

Fiil
2

מֹצְאִי

motse'i

beni bulan, bulmak, rastlamak, elde etmek

Zamir
2

תִּמְצְאוּן

timtse'un

bulacaksınız, bulmak, ulaşmak, karşılaşmak

Zamir
2

וְהַנִּמְצָא

ve-hannimtsa

ve bulunan, bulunmak, mevcut olmak, yakalanmak

Fiil
2

וּמְצָאוּךָ

umetsa'ukha

ve seni buldular, bulmak, karşılaşmak, elde etmek

Zamir
2

תִּמְצָאוּ

timtsaubulacaksınız

4

יִמָּצְאוּן

yimmatse'unbulunacaklar

4

Örnek Ayetler (4)

Yaratılış 18:29

·

Tevrat

וַיֹּ֨סֶף ע֜וֹד לְדַבֵּ֤ר אֵלָיו֙ וַיֹּאמַ֔ר אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם אַרְבָּעִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אֶֽעֱשֶׂ֔ה בַּעֲב֖וּר הָאַרְבָּעִֽים

Ona tekrar konuştu ve dedi: 'Belki orada kırk kişi bulunur.' Dedi ki: 'Kırk kişi uğruna yapmayacağım.'

Yaratılış 18:30

·

Tevrat

וַ֠יֹּאמֶר אַל־נָ֞א יִ֤חַר לַֽאדֹנָי֙ וַאֲדַבֵּ֔רָה אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם שְׁלֹשִׁ֑ים וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אֶֽעֱשֶׂ֔ה אִם־אֶמְצָ֥א שָׁ֖ם שְׁלֹשִֽׁים

Dedi ki: 'Lütfen Efendi öfkelenmesin ve konuşayım; belki orada otuz kişi bulunur.' Dedi ki: 'Eğer orada otuz kişi bulursam yapmayacağım.'

Yaratılış 18:31

·

Tevrat

וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּֽה־נָ֤א הוֹאַ֨לְתִּי֙ לְדַבֵּ֣ר אֶל־אֲדֹנָ֔י אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם עֶשְׂרִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אַשְׁחִ֔ית בַּעֲב֖וּר הָֽעֶשְׂרִֽים

Dedi ki: 'İşte, Efendi'ye konuşmaya kalkıştım; belki orada yirmi kişi bulunur.' Dedi ki: 'Yirmi kişi uğruna yok etmeyeceğim.'

Yaratılış 18:32

·

Tevrat

וַ֠יֹּאמֶר אַל־נָ֞א יִ֤חַר לַֽאדֹנָי֙ וַאֲדַבְּרָ֣ה אַךְ־הַפַּ֔עַם אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם עֲשָׂרָ֑ה וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אַשְׁחִ֔ית בַּעֲב֖וּר הָעֲשָׂרָֽה

Dedi ki: 'Lütfen Efendi öfkelenmesin ve sadece bu kez konuşayım; belki orada on kişi bulunur.' Dedi ki: 'On kişi uğruna yok etmeyeceğim.'

וּמָצְאָה

u-matseave buldu

3

וּמָצָאתָ

u-matsatave buldun

3

וּמְצָאתֶם

umtsatemve buldunuz

3

וַיִּמְצָאֵם

va-yyimtsa'emve onları buldu

3

יַמְצִאֶֽנּוּ

yamtsi'ennuonu bulduracak

3

וְנִמְצָא

ve-nimtsave bulundu

3

מְצָאָֽתְנוּ

metsa'atnubizi buldu

3

מְצָאָתַם

metsa'atamonları buldu

3

הַנִּמְצָאָֽה

ha-nnimtsa'abulunan

2

וַֽיִּמְצָאָהּ

va-yyimtsa'ahve onu buldu

2

מְצָאתִֽיו

metsativonu buldum

2

וָֽאֶמְצָא

va-emtsave buldum

2

יִמְצָאֻֽנְנִי

yimtsa'unenibeni bulacaklar

2

וַתִּמָּצֵא

vattimmatseve bulundu

2

מֹצְאִי

motse'ibeni bulan

2

תִּמְצְאוּן

timtse'unbulacaksınız

2

וְהַנִּמְצָא

ve-hannimtsave bulunan

2

וּמְצָאוּךָ

umetsa'ukhave seni buldular

2