459
Kullanım
2
Lemma
94
Türev
99
Anlam
2 lemma, 94 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
יִמָּצֵא Lemma | yimmatse | bulunacak, bulmak, karşılaşmak, elde etmek | Fiil | 42 | ||
מָצָאתִי | matsati | ulaştım, ulaşmak, bulmak, karşılaşmak | Fiil | 39 | ||
מָצָא | matsa | buldu, bulmak, ulaşmak, karşılaşmak | Fiil | 30 | ||
תִּמְצָא | timtsa | bulacaksın, bulmak, ulaşmak, karşılaşmak, elde etmek | Fiil | 28 | ||
Örnek Ayetler (5 / 28) Hakimler 9:33 · Tevrat וְהָיָ֤ה בַבֹּ֨קֶר֙ כִּזְרֹ֣חַ הַשֶּׁ֔מֶשׁ תַּשְׁכִּ֖ים וּפָשַׁטְתָּ֣ עַל־הָעִ֑יר וְהִנֵּה־ה֞וּא וְהָעָ֤ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֙ יֹצְאִ֣ים אֵלֶ֔יךָ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר תִּמְצָ֥א יָדֶֽךָ Ve sabahleyin güneş doğarken erkenden kalkıp şehre saldıracaksın; ve işte, o ve onunla olan halk sana doğru çıkacaklar, ve elinin bulduğuna göre ona yapacaksın. Hezekiel 3:1 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֶּן־אָדָ֕ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־תִּמְצָ֖א אֱכ֑וֹל אֱכוֹל֙ אֶת־הַמְּגִלָּ֣ה הַזֹּ֔את וְלֵ֥ךְ דַּבֵּ֖ר אֶל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, bulduğunu ye; bu tomarı ye ve git İsrail evine konuş.' Hoşea 2:8 · Tevrat לָכֵ֛ן הִנְנִי־שָׂ֥ךְ אֶת־דַּרְכֵּ֖ךְ בַּסִּירִ֑ים וְגָֽדַרְתִּי֙ אֶת־גְּדֵרָ֔הּ וּנְתִיבוֹתֶ֖יהָ לֹ֥א תִמְצָֽא Bu yüzden işte ben senin yolunu dikenlerle çitle çeviriyorum ve onun duvarını öreceğim, yollarını bulamayacak. Hoşea 2:9 · Tevrat וְרִדְּפָ֤ה אֶת־מְאַהֲבֶ֨יהָ֙ וְלֹֽא־תַשִּׂ֣יג אֹתָ֔ם וּבִקְשָׁ֖תַם וְלֹ֣א תִמְצָ֑א וְאָמְרָ֗ה אֵלְכָ֤ה וְאָשׁ֨וּבָה֙ אֶל־אִישִׁ֣י הָֽרִאשׁ֔וֹן כִּ֣י ט֥וֹב לִ֛י אָ֖ז מֵעָֽתָּה Ve aşıklarını kovalayacak ama onlara yetişemeyecek, onları arayacak ama bulamayacak; ve diyecek: 'Gideyim ve ilk kocama döneyim, çünkü o zaman benim için şimdikinden iyiydi.' 1. Samuel 1:18 · Tevrat וַתֹּ֕אמֶר תִּמְצָ֧א שִׁפְחָתְךָ֛ חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ וַתֵּ֨לֶךְ הָאִשָּׁ֤ה לְדַרְכָּהּ֙ וַתֹּאכַ֔ל וּפָנֶ֥יהָ לֹא־הָיוּ־לָ֖הּ עֽוֹד Ve dedi: 'Hizmetçin gözlerinde lütuf bulsun.' Kadın yoluna gitti ve yedi; ve yüzü artık ona öyle olmadı. | ||||||
נִמְצָא | nimtsa | bulundu, bulmak, rastlamak, elde etmek | Fiil | 27 | ||
וַיִּמְצָא | vayyimtsa | ve buldu, bulmak, rastlamak, elde etmek | Fiil | 23 | ||
הֲנִמְצָא | ha-nimtsa | bulundu mu, bulmak, rastlamak, elde etmek | Fiil | 22 | ||
מֹצְאֽוֹ | motse'o | onu bulan, bulmak, ulaşmak, karşılaşmak | Zamir | 20 | ||
וַֽיִּמְצְאוּ | va-yyimtse'u | ve buldular, bulmak, ulaşmak, karşılaşmak | Fiil | 18 | ||
נִמְצְאוּ | nimtse'u | bulundular, bulmak, karşılaşmak, elde etmek | Fiil | 16 | ||
אֶמְצָא | emtsa | bulacağım, bulmak, ulaşmak, karşılaşmak | Fiil | 15 | ||
הַנִּמְצְאִים | ha-nnimtseim | bulunanlar, bulunanlar, mevcut olanlar, rastlananlar | Fiil | 13 | ||
לִמְצֹא | limtso | bulmak, bulmak, ulaşmak, karşılaşmak | Fiil | 9 | ||
מָצְאָה | matsa | buldu, bulmak, rastlamak, elde etmek | Fiil | 8 | ||
מָּצָאתָ | matsata | buldun, bulmak, rastlamak, elde etmek | Fiil | 8 | ||
וַיִּמְצָאֵהוּ | vayyimtse'ehu | ve onu buldu, bulmak, rastlamak, elde etmek | Zamir | 7 | ||
וּמָצָא | u-matsa | ve ulaştı, ulaşmak, bulmak, karşılaşmak | Fiil | 7 | ||
מָצָאנוּ | matsanu | bulduk, bulmak, ulaşmak, karşılaşmak | Fiil | 7 | ||
יִמְצְאוּ | yimtse'u | bulacaklar, bulmak, karşılaşmak, elde etmek | Fiil | 6 | ||
מְצָאוּנִי | metsa'uni | beni buldular, bulmak, karşılaşmak, elde etmek | Zamir | 4 | ||
Örnek Ayetler (5 / 42)
Hakimler 17:8
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ הָאִ֜ישׁ מֵהָעִ֗יר מִבֵּ֥ית לֶ֨חֶם֙ יְהוּדָ֔ה לָג֖וּר בַּאֲשֶׁ֣ר יִמְצָ֑א וַיָּבֹ֧א הַר־אֶפְרַ֛יִם עַד־בֵּ֥ית מִיכָ֖ה לַעֲשׂ֥וֹת דַּרְכּֽוֹ
Adam bulacağı yerde garip olmak için şehirden, Yahuda'nın Beytlehem'inden gitti. Ve yolunu yaparken Efrayim dağına, Mika'nın evine kadar geldi.
Yeremya 2:26
·
Tevrat
כְּבֹ֤שֶׁת גַּנָּב֙ כִּ֣י יִמָּצֵ֔א כֵּ֥ן הֹבִ֖ישׁוּ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל הֵ֤מָּה מַלְכֵיהֶם֙ שָֽׂרֵיהֶ֔ם וְכֹהֲנֵיהֶ֖ם וּנְבִיאֵיהֶֽם
Hırsızın bulunduğunda utancı gibi, İsrail evi öyle utandılar; onlar, kralları, önderleri, kâhinleri ve peygamberleri.
1. Samuel 13:19
·
Tevrat
וְחָרָשׁ֙ לֹ֣א יִמָּצֵ֔א בְּכֹ֖ל אֶ֣רֶץ יִשְׂרָאֵ֑ל כִּֽי־אָמְר֣וּ פְלִשְׁתִּ֔ים פֶּ֚ן יַעֲשׂ֣וּ הָעִבְרִ֔ים חֶ֖רֶב א֥וֹ חֲנִֽית
Bütün İsrail diyarında bir demirci bulunmuyordu; çünkü Filistliler, 'İbraniler kılıç veya mızrak yapmasın' demişlerdi.
1. Samuel 24:20
·
Tevrat
וְכִֽי־יִמְצָ֥א אִישׁ֙ אֶת־אֹ֣יְב֔וֹ וְשִׁלְּח֖וֹ בְּדֶ֣רֶךְ טוֹבָ֑ה וַֽיהוָה֙ יְשַׁלֶּמְךָ֣ טוֹבָ֔ה תַּ֚חַת הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתָה לִֽי
Çünkü bir adam düşmanını bulduğunda, onu iyi bir yola gönderir mi? Ve bugün bana yaptığın şeye karşılık Yahve sana iyilikle ödesin.
2. Krallar 12:6
·
Tevrat
יִקְח֤וּ לָהֶם֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים אִ֖ישׁ מֵאֵ֣ת מַכָּר֑וֹ וְהֵ֗ם יְחַזְּקוּ֙ אֶת־בֶּ֣דֶק הַבַּ֔יִת לְכֹ֛ל אֲשֶׁר־יִמָּצֵ֥א שָׁ֖ם בָּֽדֶק
kâhinler kendilerine alsınlar, her adam kendi tanıdığından; ve onlar evin onarımını yapsınlar, orada onarım bulunacak her yer için.'
Örnek Ayetler (5 / 39)
Hakimler 6:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו אִם־נָ֛א מָצָ֥אתִי חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ וְעָשִׂ֤יתָ לִּי֙ א֔וֹת שָׁאַתָּ֖ה מְדַבֵּ֥ר עִמִּֽי
O da ona dedi ki: 'Eğer gözlerinde lütuf bulduysam, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir işaret yap.
Hezekiel 22:30
·
Tevrat
וָאֲבַקֵּ֣שׁ מֵהֶ֡ם אִ֣ישׁ גֹּֽדֵר־גָּדֵר֩ וְעֹמֵ֨ד בַּפֶּ֧רֶץ לְפָנַ֛י בְּעַ֥ד הָאָ֖רֶץ לְבִלְתִּ֣י שַׁחֲתָ֑הּ וְלֹ֖א מָצָֽאתִי
Ve onlardan duvar ören ve onu yok etmemem için yer uğruna önümde gedikte duran bir adam aradım, ama bulmadım.
2. Samuel 14:22
·
Tevrat
וַיִּפֹּל֩ יוֹאָ֨ב אֶל־פָּנָ֥יו אַ֛רְצָה וַיִּשְׁתַּ֖חוּ וַיְבָ֣רֶךְ אֶת־הַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֡ב הַיּוֹם֩ יָדַ֨ע עַבְדְּךָ֜ כִּי־מָצָ֨אתִי חֵ֤ן בְּעֵינֶ֨יךָ֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה הַמֶּ֖לֶךְ אֶת־דְּבַ֥ר עַבְדֶּֽךָ
Yoav yüzü üzerine yere düştü, eğildi ve kralı bereketledi. Yoav dedi: 'Bugün kulun bildi ki gözlerinde lütuf buldum, efendim kral; çünkü kral kulunun sözünü yaptı.'
Yeremya 23:11
·
Tevrat
כִּֽי־גַם־נָבִ֥יא גַם־כֹּהֵ֖ן חָנֵ֑פוּ גַּם־בְּבֵיתִ֛י מָצָ֥אתִי רָעָתָ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Çünkü hem peygamber hem kâhin kirlendiler; evimde bile kötülüklerini buldum, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 45:3
·
Tevrat
אָמַ֨רְתָּ֙ אֽוֹי־נָ֣א לִ֔י כִּֽי־יָסַ֧ף יְהוָ֛ה יָג֖וֹן עַל־מַכְאֹבִ֑י יָגַ֨עְתִּי֙ בְּאַנְחָתִ֔י וּמְנוּחָ֖ה לֹ֥א מָצָֽאתִי
Dedin ki: 'Vay bana! Çünkü Yahve acımın üzerine keder ekledi; iniltimle yoruldum ve dinlenme bulmadım.'
Örnek Ayetler (5 / 30)
2. Samuel 7:27
·
Tevrat
כִּֽי־אַתָּה֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל גָּלִ֜יתָה אֶת־אֹ֤זֶן עַבְדְּךָ֙ לֵאמֹ֔ר בַּ֖יִת אֶבְנֶה־לָּ֑ךְ עַל־כֵּ֗ן מָצָ֤א עַבְדְּךָ֙ אֶת־לִבּ֔וֹ לְהִתְפַּלֵּ֣ל אֵלֶ֔יךָ אֶת־הַתְּפִלָּ֖ה הַזֹּֽאת
Çünkü sen, İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi, 'Sana ev inşa edeceğim' diyerek kulunun kulağını açtın; bu yüzden kulun sana bu duayı dua etmek için kalbini buldu.
2. Samuel 20:6
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר דָּוִד֙ אֶל־אֲבִישַׁ֔י עַתָּ֗ה יֵ֧רַֽע לָ֛נוּ שֶׁ֥בַע בֶּן־בִּכְרִ֖י מִן־אַבְשָׁל֑וֹם אַ֠תָּה קַ֞ח אֶת־עַבְדֵ֤י אֲדֹנֶ֨יךָ֙ וּרְדֹ֣ף אַחֲרָ֔יו פֶּן־מָ֥צָא ל֛וֹ עָרִ֥ים בְּצֻר֖וֹת וְהִצִּ֥יל עֵינֵֽנוּ
Davut Avişay'a dedi: 'Şimdi Bikri oğlu Şeva bize Avşalom'dan daha çok kötülük yapacak; sen efendinin kullarını al ve onun arkasından kovala, yoksa kendine surlu şehirler bulur ve gözümüzden kurtulur.'
Yeremya 31:2
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה מָצָ֥א חֵן֙ בַּמִּדְבָּ֔ר עַ֖ם שְׂרִ֣ידֵי חָ֑רֶב הָל֥וֹךְ לְהַרְגִּיע֖וֹ יִשְׂרָאֵֽל
Yahve şöyle dedi: Kılıçtan kurtulan halk çölde lütuf buldu; İsrail'i rahata kavuşturmaya giderken.
1. Samuel 14:30
·
Tevrat
אַ֗ף כִּ֡י לוּא֩ אָכֹ֨ל אָכַ֤ל הַיּוֹם֙ הָעָ֔ם מִשְּׁלַ֥ל אֹיְבָ֖יו אֲשֶׁ֣ר מָצָ֑א כִּ֥י עַתָּ֛ה לֹֽא־רָבְתָ֥ה מַכָּ֖ה בַּפְּלִשְׁתִּֽים
Kaldı ki halk bugün bulduğu düşmanlarının ganimetinden kesinlikle yemiş olsaydı; çünkü şimdi Filistlilerdeki vuruş çoğalmadı.
1. Samuel 16:22
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח שָׁא֔וּל אֶל־יִשַׁ֖י לֵאמֹ֑ר יַעֲמָד־נָ֤א דָוִד֙ לְפָנַ֔י כִּֽי־מָ֥צָא חֵ֖ן בְּעֵינָֽי
Şaul İşay'a gönderdi ve dedi: 'Lütfen Davut önümde dursun; çünkü gözlerimde lütuf buldu.'
Örnek Ayetler (5 / 28)
Hakimler 9:33
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה בַבֹּ֨קֶר֙ כִּזְרֹ֣חַ הַשֶּׁ֔מֶשׁ תַּשְׁכִּ֖ים וּפָשַׁטְתָּ֣ עַל־הָעִ֑יר וְהִנֵּה־ה֞וּא וְהָעָ֤ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֙ יֹצְאִ֣ים אֵלֶ֔יךָ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר תִּמְצָ֥א יָדֶֽךָ
Ve sabahleyin güneş doğarken erkenden kalkıp şehre saldıracaksın; ve işte, o ve onunla olan halk sana doğru çıkacaklar, ve elinin bulduğuna göre ona yapacaksın.
Hezekiel 3:1
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֶּן־אָדָ֕ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־תִּמְצָ֖א אֱכ֑וֹל אֱכוֹל֙ אֶת־הַמְּגִלָּ֣ה הַזֹּ֔את וְלֵ֥ךְ דַּבֵּ֖ר אֶל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, bulduğunu ye; bu tomarı ye ve git İsrail evine konuş.'
Hoşea 2:8
·
Tevrat
לָכֵ֛ן הִנְנִי־שָׂ֥ךְ אֶת־דַּרְכֵּ֖ךְ בַּסִּירִ֑ים וְגָֽדַרְתִּי֙ אֶת־גְּדֵרָ֔הּ וּנְתִיבוֹתֶ֖יהָ לֹ֥א תִמְצָֽא
Bu yüzden işte ben senin yolunu dikenlerle çitle çeviriyorum ve onun duvarını öreceğim, yollarını bulamayacak.
Hoşea 2:9
·
Tevrat
וְרִדְּפָ֤ה אֶת־מְאַהֲבֶ֨יהָ֙ וְלֹֽא־תַשִּׂ֣יג אֹתָ֔ם וּבִקְשָׁ֖תַם וְלֹ֣א תִמְצָ֑א וְאָמְרָ֗ה אֵלְכָ֤ה וְאָשׁ֨וּבָה֙ אֶל־אִישִׁ֣י הָֽרִאשׁ֔וֹן כִּ֣י ט֥וֹב לִ֛י אָ֖ז מֵעָֽתָּה
Ve aşıklarını kovalayacak ama onlara yetişemeyecek, onları arayacak ama bulamayacak; ve diyecek: 'Gideyim ve ilk kocama döneyim, çünkü o zaman benim için şimdikinden iyiydi.'
1. Samuel 1:18
·
Tevrat
וַתֹּ֕אמֶר תִּמְצָ֧א שִׁפְחָתְךָ֛ חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ וַתֵּ֨לֶךְ הָאִשָּׁ֤ה לְדַרְכָּהּ֙ וַתֹּאכַ֔ל וּפָנֶ֥יהָ לֹא־הָיוּ־לָ֖הּ עֽוֹד
Ve dedi: 'Hizmetçin gözlerinde lütuf bulsun.' Kadın yoluna gitti ve yedi; ve yüzü artık ona öyle olmadı.
Örnek Ayetler (5 / 27)
Hezekiel 28:15
·
Tevrat
תָּמִ֤ים אַתָּה֙ בִּדְרָכֶ֔יךָ מִיּ֖וֹם הִבָּֽרְאָ֑ךְ עַד־נִמְצָ֥א עַוְלָ֖תָה בָּֽךְ
Yaratıldığın günden beri, sende adaletsizlik bulunana kadar yollarında kusursuzdun.
2. Samuel 17:12
·
Tevrat
וּבָ֣אנוּ אֵלָ֗יו בְּאַחַ֤ד הַמְּקוֹמֹת֙ אֲשֶׁ֣ר נִמְצָ֣א שָׁ֔ם וְנַ֣חְנוּ עָלָ֔יו כַּאֲשֶׁ֛ר יִפֹּ֥ל הַטַּ֖ל עַל־הָאֲדָמָ֑ה וְלֹֽא־נ֥וֹתַר בּ֛וֹ וּבְכָל־הָאֲנָשִׁ֥ים אֲשֶׁר־אִתּ֖וֹ גַּם־אֶחָֽד
Onun bulunduğu yerlerin birinde onun üzerine varacağız ve çiyin toprağın üzerine düştüğü gibi onun üzerine ineceğiz; onda ve onunla olan bütün adamlarda bir kişi bile kalmayacak.
2. Samuel 17:13
·
Tevrat
וְאִם־אֶל־עִיר֙ יֵֽאָסֵ֔ף וְהִשִּׂ֧יאוּ כָֽל־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־הָעִ֥יר הַהִ֖יא חֲבָלִ֑ים וְסָחַ֤בְנוּ אֹתוֹ֙ עַד־הַנַּ֔חַל עַ֛ד אֲשֶֽׁר־לֹא־נִמְצָ֥א שָׁ֖ם גַּם־צְרֽוֹר
Eğer bir şehre toplanırsa, bütün İsrail o şehre ipler getirecek; ve orada bir çakıl taşı bile bulunmayana kadar onu vadiye çekeceğiz.
Yeremya 11:9
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה אֵלָ֑י נִֽמְצָא־קֶ֨שֶׁר֙ בְּאִ֣ישׁ יְהוּדָ֔ה וּבְיֹשְׁבֵ֖י יְרוּשָׁלִָֽם
Yahve bana dedi: 'Yahuda adamında ve Yeruşalim'de oturanlarda komplo bulundu.'
Yeremya 48:27
·
Tevrat
וְאִ֣ם ל֣וֹא הַשְּׂחֹ֗ק הָיָ֤ה לְךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אִם־בְּגַנָּבִ֖ים נִמְצָ֑א כִּֽי־מִדֵּ֧י דְבָרֶ֥יךָ בּ֖וֹ תִּתְנוֹדָֽד
Ve İsrail sana gülünç olmadı mı? Hırsızlar arasında mı bulundu, çünkü ondan her söz edişinde başını sallıyorsun?
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hakimler 15:15
·
Tevrat
וַיִּמְצָ֥א לְחִֽי־חֲמ֖וֹר טְרִיָּ֑ה וַיִּשְׁלַ֤ח יָדוֹ֙ וַיִּקָּחֶ֔הָ וַיַּךְ־בָּ֖הּ אֶ֥לֶף אִֽישׁ
Taze bir eşek çenesi buldu, elini uzattı ve onu aldı; ve onunla bin adam vurdu.
2. Krallar 4:39
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֨א אֶחָ֣ד אֶל־הַשָּׂדֶה֮ לְלַקֵּ֣ט אֹרֹת֒ וַיִּמְצָא֙ גֶּ֣פֶן שָׂדֶ֔ה וַיְלַקֵּ֥ט מִמֶּ֛נּוּ פַּקֻּעֹ֥ת שָׂדֶ֖ה מְלֹ֣א בִגְד֑וֹ וַיָּבֹ֗א וַיְפַלַּ֛ח אֶל־סִ֥יר הַנָּזִ֖יד כִּֽי־לֹ֥א יָדָֽעוּ
Biri ot toplamak için tarlaya çıktı ve yaban asması buldu; ondan giysisi dolusu yaban kabakları topladı. Geldi ve onları yahni tenceresine doğradı, çünkü bilmiyorlardı.
2. Krallar 10:15
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֡ם וַיִּמְצָ֣א אֶת־יְהוֹנָדָב֩ בֶּן־רֵכָ֨ב לִקְרָאת֜וֹ וַֽיְבָרְכֵ֗הוּ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲיֵ֧שׁ אֶת־לְבָבְךָ֣ יָשָׁ֗ר כַּאֲשֶׁ֤ר לְבָבִי֙ עִם־לְבָבֶ֔ךָ וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹנָדָ֥ב יֵ֛שׁ וָיֵ֖שׁ תְּנָ֣ה אֶת־יָדֶ֑ךָ וַיִּתֵּ֣ן יָד֔וֹ וַיַּעֲלֵ֥הוּ אֵלָ֖יו אֶל־הַמֶּרְכָּבָֽה
Oradan gitti ve onu karşılamaya gelen Rekhav oğlu Yehonadav'ı buldu. Onu bereketledi ve ona dedi: 'Kalbimin senin kalbinle olduğu gibi, kalbin doğru mu?' Yehonadav dedi: 'Var.' 'Ve varsa elini ver.' Elini verdi ve onu yanına arabaya çıkardı.
2. Krallar 17:4
·
Tevrat
וַיִּמְצָא֩ מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֨וּר בְּהוֹשֵׁ֜עַ קֶ֗שֶׁר אֲשֶׁ֨ר שָׁלַ֤ח מַלְאָכִים֙ אֶל־ס֣וֹא מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֔יִם וְלֹא־הֶעֱלָ֥ה מִנְחָ֛ה לְמֶ֥לֶךְ אַשּׁ֖וּר כְּשָׁנָ֣ה בְשָׁנָ֑ה וַֽיַּעַצְרֵ֨הוּ֙ מֶ֣לֶךְ אַשּׁ֔וּר וַיַּאַסְרֵ֖הוּ בֵּ֥ית כֶּֽלֶא
Asur kralı Hoşea'da komplo buldu; çünkü Mısır kralı So'ya haberciler göndermişti ve Asur kralına yıldan yıla olduğu gibi sunu çıkarmamıştı; bunun üzerine Asur kralı onu alıkoydu ve onu hapishane evinde bağladı.
2. Krallar 19:8
·
Tevrat
וַיָּ֨שָׁב֙ רַב־שָׁקֵ֔ה וַיִּמְצָא֙ אֶת־מֶ֣לֶךְ אַשּׁ֔וּר נִלְחָ֖ם עַל־לִבְנָ֑ה כִּ֣י שָׁמַ֔ע כִּ֥י נָסַ֖ע מִלָּכִֽישׁ
Ravşake döndü ve Asur kralını Livna'ya karşı savaşırken buldu; çünkü onun Lakiş'ten göçtüğünü işitmişti.
Örnek Ayetler (5 / 22)
Hakimler 20:48
·
Tevrat
וְאִ֨ישׁ יִשְׂרָאֵ֜ל שָׁ֣בוּ אֶל־בְּנֵ֤י בִנְיָמִן֙ וַיַּכּ֣וּם לְפִי־חֶ֔רֶב מֵעִ֤יר מְתֹם֙ עַד־בְּהֵמָ֔ה עַ֖ד כָּל־הַנִּמְצָ֑א גַּ֛ם כָּל־הֶעָרִ֥ים הַנִּמְצָא֖וֹת שִׁלְּח֥וּ בָאֵֽשׁ
İsrail adamları Bünyamin oğullarına döndüler ve onları, insanların şehrinden hayvanlara ve bütün bulunanlara kadar kılıç ağzıyla vurdular; ayrıca bulunan bütün şehirleri ateşe gönderdiler.
1. Samuel 13:16
·
Tevrat
וְשָׁא֞וּל וְיוֹנָתָ֣ן בְּנ֗וֹ וְהָעָם֙ הַנִּמְצָ֣א עִמָּ֔ם יֹשְׁבִ֖ים בְּגֶ֣בַע בִּנְיָמִ֑ן וּפְלִשְׁתִּ֖ים חָנ֥וּ בְמִכְמָֽשׂ
Saul, oğlu Yonatan ve yanlarında bulunan halk Benyamin'in Geva'sında oturuyorlardı; Filistliler ise Mikmaş'ta ordugah kurdular.
1. Samuel 21:4
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה מַה־יֵּ֧שׁ תַּֽחַת־יָדְךָ֛ חֲמִשָּׁה־לֶ֖חֶם תְּנָ֣ה בְיָדִ֑י א֖וֹ הַנִּמְצָֽא
Ve şimdi, elinin altında ne var? Elime beş ekmek veya ne bulunursa ver.
2. Krallar 12:11
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כִּרְאוֹתָ֔ם כִּֽי־רַ֥ב הַכֶּ֖סֶף בָּֽאָר֑וֹן וַיַּ֨עַל סֹפֵ֤ר הַמֶּ֨לֶךְ֙ וְהַכֹּהֵ֣ן הַגָּד֔וֹל וַיָּצֻ֨רוּ֙ וַיִּמְנ֔וּ אֶת־הַכֶּ֖סֶף הַנִּמְצָ֥א בֵית־יְהוָֽה
Sandıkta gümüşün çok olduğunu gördüklerinde, kralın yazmanı ve başkâhin çıktı; ve Yahve'nin evinde bulunan gümüşü bağlayıp saydılar.
2. Krallar 12:19
·
Tevrat
וַיִּקַּ֞ח יְהוֹאָ֣שׁ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֗ה אֵ֣ת כָּל־הַקֳּדָשִׁ֡ים אֲשֶׁר־הִקְדִּ֣ישׁוּ יְהוֹשָׁפָ֣ט וִיהוֹרָם֩ וַאֲחַזְיָ֨הוּ אֲבֹתָ֜יו מַלְכֵ֤י יְהוּדָה֙ וְאֶת־קֳדָשָׁ֔יו וְאֵ֣ת כָּל־הַזָּהָ֗ב הַנִּמְצָ֛א בְּאֹצְר֥וֹת בֵּית־יְהוָ֖ה וּבֵ֣ית הַמֶּ֑לֶךְ וַיִּשְׁלַ֗ח לַֽחֲזָאֵל֙ מֶ֣לֶךְ אֲרָ֔ם וַיַּ֖עַל מֵעַ֥ל יְרוּשָׁלִָֽם
Bunun üzerine Yahuda kralı Yehoaş, ataları Yahuda kralları Yehoşafat, Yehoram ve Ahazya'nın ayırdığı bütün kutsal şeyleri, kendi kutsal şeylerini ve Yahve'nin evinin ve kralın evinin hazinelerinde bulunan bütün altını aldı; ve Aram kralı Hazael'e gönderdi, ve o Yeruşalim'in üzerinden çekildi.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hakimler 21:14
·
Tevrat
וַיָּ֤שָׁב בִּנְיָמִן֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔יא וַיִּתְּנ֤וּ לָהֶם֙ הַנָּשִׁ֔ים אֲשֶׁ֣ר חִיּ֔וּ מִנְּשֵׁ֖י יָבֵ֣שׁ גִּלְעָ֑ד וְלֹֽא־מָצְא֥וּ לָהֶ֖ם כֵּֽן
O zamanda Bünyamin döndü ve Gilead Yaveş kadınlarından yaşattıkları kadınları onlara verdiler; ancak onlara yeterli bulmadılar.
2. Samuel 17:20
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣אוּ עַבְדֵי֩ אַבְשָׁל֨וֹם אֶֽל־הָאִשָּׁ֜ה הַבַּ֗יְתָה וַיֹּֽאמְרוּ֙ אַיֵּ֗ה אֲחִימַ֨עַץ֙ וִיה֣וֹנָתָ֔ן וַתֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ הָֽאִשָּׁ֔ה עָבְר֖וּ מִיכַ֣ל הַמָּ֑יִם וַיְבַקְשׁוּ֙ וְלֹ֣א מָצָ֔אוּ וַיָּשֻׁ֖בוּ יְרוּשָׁלִָֽם
Avşalom'un kulları eve kadının yanına geldiler ve dediler: 'Ahimaats ve Yehonatan nerede?' Kadın onlara dedi: 'Su deresinden geçtiler.' Aradılar ve bulamadılar, bunun üzerine Yeruşalim'e döndüler.
Yeremya 2:5
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה מַה־מָּצְא֨וּ אֲבוֹתֵיכֶ֥ם בִּי֙ עָ֔וֶל כִּ֥י רָחֲק֖וּ מֵעָלָ֑י וַיֵּֽלְכ֛וּ אַחֲרֵ֥י הַהֶ֖בֶל וַיֶּהְבָּֽלוּ
Yahve şöyle dedi: Babalarınız bende ne haksızlık buldular ki benden uzaklaştılar, boşluğun ardınca gittiler ve boş oldular?
Yeremya 14:3
·
Tevrat
וְאַדִּ֣רֵיהֶ֔ם שָׁלְח֥וּ צְעִירֵיהֶ֖ם לַמָּ֑יִם בָּ֣אוּ עַל־גֵּבִ֞ים לֹא־מָ֣צְאוּ מַ֗יִם שָׁ֤בוּ כְלֵיהֶם֙ רֵיקָ֔ם בֹּ֥שׁוּ וְהָכְלְמ֖וּ וְחָפ֥וּ רֹאשָֽׁם
Ve soyluları küçüklerini suya gönderdiler; sarnıçlara geldiler, su bulmadılar, kapları boş döndüler; utandılar ve rezil oldular ve başlarını örttüler.
1. Samuel 9:4
·
Tevrat
וַיַּעֲבֹ֧ר בְּהַר־אֶפְרַ֛יִם וַיַּעֲבֹ֥ר בְּאֶֽרֶץ־שָׁלִ֖שָׁה וְלֹ֣א מָצָ֑אוּ וַיַּעַבְר֤וּ בְאֶֽרֶץ־שַׁעֲלִים֙ וָאַ֔יִן וַיַּעֲבֹ֥ר בְּאֶֽרֶץ־יְמִינִ֖י וְלֹ֥א מָצָֽאוּ
Ve Efrayim dağlığından geçti ve Şalişa diyarından geçti ve bulmadılar. Ve Şaalim diyarından geçtiler ve yoktu. Ve Bünyamin diyarından geçti ve bulmadılar.
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hakimler 1:5
·
Tevrat
וַֽ֠יִּמְצְאוּ אֶת־אֲדֹנִ֥י בֶ֨זֶק֙ בְּבֶ֔זֶק וַיִּֽלָּחֲמ֖וּ בּ֑וֹ וַיַּכּ֕וּ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י וְאֶת־הַפְּרִזִּֽי
Bezek'te Adoni-Bezek'i buldular ve onunla savaştılar; Kenanlılar'ı ve Perizliler'i vurdular.
Hakimler 21:12
·
Tevrat
וַֽיִּמְצְא֞וּ מִיּוֹשְׁבֵ֣י יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֗ד אַרְבַּ֤ע מֵאוֹת֙ נַעֲרָ֣ה בְתוּלָ֔ה אֲשֶׁ֧ר לֹֽא־יָדְעָ֛ה אִ֖ישׁ לְמִשְׁכַּ֣ב זָכָ֑ר וַיָּבִ֨יאוּ אוֹתָ֤ם אֶל־הַֽמַּחֲנֶה֙ שִׁלֹ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּאֶ֥רֶץ כְּנָֽעַן
Gilead Yaveş oturanlarından erkek yatmasıyla adam bilmeyen dört yüz bakire genç kız buldular; ve onları Kenan diyarında olan Şilo ordugahına getirdiler.
Yeremya 41:12
·
Tevrat
וַיִּקְחוּ֙ אֶת־כָּל־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים וַיֵּ֣לְכ֔וּ לְהִלָּחֵ֖ם עִם־יִשְׁמָעֵ֣אל בֶּן־נְתַנְיָ֑ה וַיִּמְצְא֣וּ אֹת֔וֹ אֶל־מַ֥יִם רַבִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר בְּגִבְעֽוֹן
Bütün adamları aldılar ve Netanya oğlu İsmail ile savaşmak için gittiler; ve onu Gibeon'daki çok suların yanında buldular.
1. Samuel 25:8
·
Tevrat
שְׁאַ֨ל אֶת־נְעָרֶ֜יךָ וְיַגִּ֣ידוּ לָ֗ךְ וְיִמְצְא֨וּ הַנְּעָרִ֥ים חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ כִּֽי־עַל־י֥וֹם ט֖וֹב בָּ֑נוּ תְּנָה־נָּ֗א אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר תִּמְצָ֤א יָֽדְךָ֙ לַעֲבָדֶ֔יךָ וּלְבִנְךָ֖ לְדָוִֽד
Gençlerine sor ve sana bildirsinler; gençler gözlerinde lütuf bulsunlar, çünkü iyi bir günde geldik. Lütfen elinin bulduğunu kullarına ve oğlun Davut'a ver.
1. Samuel 30:11
·
Tevrat
וַֽיִּמְצְא֤וּ אִישׁ־מִצְרִי֙ בַּשָּׂדֶ֔ה וַיִּקְח֥וּ אֹת֖וֹ אֶל־דָּוִ֑ד וַיִּתְּנוּ־ל֥וֹ לֶ֨חֶם֙ וַיֹּ֔אכַל וַיַּשְׁקֻ֖הוּ מָֽיִם
Kırda Mısırlı bir adam buldular ve onu Davut'a getirdiler; ona ekmek verdiler ve o yedi, ona su içirdiler.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Yeremya 2:34
·
Tevrat
גַּ֤ם בִּכְנָפַ֨יִךְ֙ נִמְצְא֔וּ דַּ֛ם נַפְשׁ֥וֹת אֶבְיוֹנִ֖ים נְקִיִּ֑ים לֹֽא־בַמַּחְתֶּ֥רֶת מְצָאתִ֖ים כִּ֥י עַל־כָּל־אֵֽלֶּה
Ayrıca eteklerinde suçsuz yoksulların canlarının kanı bulundu; onları hırsızlıkta bulmadın, fakat bütün bunlar üzerine...
Yeremya 5:26
·
Tevrat
כִּי־נִמְצְא֥וּ בְעַמִּ֖י רְשָׁעִ֑ים יָשׁוּר֙ כְּשַׁ֣ךְ יְקוּשִׁ֔ים הִצִּ֥יבוּ מַשְׁחִ֖ית אֲנָשִׁ֥ים יִלְכֹּֽדוּ
Çünkü halkımda kötüler bulundu; kuş avcılarının pusuya yatması gibi gözetler, tuzak kurdular, insanları yakalarlar.
Yeremya 15:16
·
Tevrat
נִמְצְא֤וּ דְבָרֶ֨יךָ֙ וָאֹ֣כְלֵ֔ם וַיְהִ֤י דְבָֽרְךָ֙ לִ֔י לְשָׂשׂ֖וֹן וּלְשִׂמְחַ֣ת לְבָבִ֑י כִּֽי־נִקְרָ֤א שִׁמְךָ֙ עָלַ֔י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י צְבָאֽוֹת
Sözlerin bulundu ve onları yedim; ve sözün benim için bir coşku ve kalbimin sevinci oldu; çünkü senin adın benim üzerime çağrıldı, ey Yahve, Orduların Tanrısı.
Yeremya 41:3
·
Tevrat
וְאֵ֣ת כָּל־הַיְּהוּדִ֗ים אֲשֶׁר־הָי֨וּ אִתּ֤וֹ אֶת־גְּדַלְיָ֨הוּ֙ בַּמִּצְפָּ֔ה וְאֶת־הַכַּשְׂדִּ֖ים אֲשֶׁ֣ר נִמְצְאוּ־שָׁ֑ם אֵ֚ת אַנְשֵׁ֣י הַמִּלְחָמָ֔ה הִכָּ֖ה יִשְׁמָעֵֽאל
İsmail, Mitspa'da onunla, Gedalya ile olan bütün Yahudileri ve orada bulunan Kildanileri, savaş adamlarını da vurdu.
Yeremya 41:8
·
Tevrat
וַעֲשָׂרָ֨ה אֲנָשִׁ֜ים נִמְצְאוּ־בָ֗ם וַיֹּאמְר֤וּ אֶל־יִשְׁמָעֵאל֙ אַל־תְּמִתֵ֔נוּ כִּֽי־יֶשׁ־לָ֤נוּ מַטְמֹנִים֙ בַּשָּׂדֶ֔ה חִטִּ֥ים וּשְׂעֹרִ֖ים וְשֶׁ֣מֶן וּדְבָ֑שׁ וַיֶּחְדַּ֕ל וְלֹ֥א הֱמִיתָ֖ם בְּת֥וֹךְ אֲחֵיהֶֽם
Ama aralarında on adam bulundu ve İsmail'e dediler: 'Bizi öldürme; çünkü tarlada gizli hazinelerimiz, buğday, arpa, yağ ve bal var.' Bunun üzerine o durdu ve onları kardeşlerinin içinde öldürmedi.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hakimler 17:9
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר־ל֥וֹ מִיכָ֖ה מֵאַ֣יִן תָּב֑וֹא וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו לֵוִ֣י אָנֹ֗כִי מִבֵּ֥ית לֶ֨חֶם֙ יְהוּדָ֔ה וְאָנֹכִ֣י הֹלֵ֔ךְ לָג֖וּר בַּאֲשֶׁ֥ר אֶמְצָֽא
Mika ona dedi: 'Nereden geliyorsun?' Ve ona dedi: 'Ben Yahuda'nın Beytlehem'inden bir Leviliyim ve bulacağım yerde garip olmak için gidiyorum.'
2. Samuel 15:25
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ לְצָד֔וֹק הָשֵׁ֛ב אֶת־אֲר֥וֹן הָאֱלֹהִ֖ים הָעִ֑יר אִם־אֶמְצָ֥א חֵן֙ בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֔ה וֶהֱשִׁבַ֕נִי וְהִרְאַ֥נִי אֹת֖וֹ וְאֶת־נָוֵֽהוּ
Kral Sadok'a dedi: 'Tanrı'nın sandığını şehre döndür; eğer Yahve'nin gözlerinde lütuf bulursam, beni döndürecek ve onu ve onun meskenini bana gösterecektir.'
2. Samuel 16:4
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ לְצִבָ֔א הִנֵּ֣ה לְךָ֔ כֹּ֖ל אֲשֶׁ֣ר לִמְפִי־בֹ֑שֶׁת וַיֹּ֤אמֶר צִיבָא֙ הִֽשְׁתַּחֲוֵ֔יתִי אֶמְצָא־חֵ֥ן בְּעֵינֶ֖יךָ אֲדֹנִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Kral Tsiba'ya dedi: 'İşte, Mefiboşet'e ait olan her şey senindir.' Tsiba dedi: 'Secde ediyorum; gözlerinde lütuf bulayım, efendim kral.'
Mezmurlar 116:3
·
Tevrat
אֲפָפ֤וּנִי חֶבְלֵי־מָ֗וֶת וּמְצָרֵ֣י שְׁא֣וֹל מְצָא֑וּנִי צָרָ֖ה וְיָג֣וֹן אֶמְצָֽא
Ölüm ipleri beni sardı, ve ölüler diyarının sıkıntıları beni buldu; sıkıntı ve keder buldum.
Mezmurlar 132:5
·
Tevrat
עַד־אֶמְצָ֣א מָ֭קוֹם לַיהוָ֑ה מִ֝שְׁכָּנ֗וֹת לַאֲבִ֥יר יַעֲקֹֽב
Yahve için bir yer, Yakup'un Güçlüsü için konutlar bulana dek.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Yeremya 52:25
·
Tevrat
וּמִן־הָעִ֡יר לָקַח֩ סָרִ֨יס אֶחָ֜ד אֲֽשֶׁר־הָיָ֥ה פָקִ֣יד עַל־אַנְשֵׁ֣י הַמִּלְחָמָ֗ה וְשִׁבְעָ֨ה אֲנָשִׁ֜ים מֵרֹאֵ֤י פְנֵי־הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר נִמְצְא֣וּ בָעִ֔יר וְאֵ֗ת סֹפֵר֙ שַׂ֣ר הַצָּבָ֔א הַמַּצְבִּ֖א אֶת־עַ֣ם הָאָ֑רֶץ וְשִׁשִּׁ֥ים אִישׁ֙ מֵעַ֣ם הָאָ֔רֶץ הַֽנִּמְצְאִ֖ים בְּת֥וֹךְ הָעִֽיר
Ve şehirden savaş adamları üzerinde gözetmen olan bir hadım ve şehirde bulunan, kralın yüzünü görenlerden yedi adam ve yerin halkını orduya toplayan ordu komutanının yazmanını ve şehrin içinde bulunan yerin halkından altmış adam aldı.
1. Samuel 13:15
·
Tevrat
וַיָּ֣קָם שְׁמוּאֵ֗ל וַיַּ֛עַל מִן־הַגִּלְגָּ֖ל גִּבְעַ֣ת בִּנְיָמִ֑ן וַיִּפְקֹ֣ד שָׁא֗וּל אֶת־הָעָם֙ הַנִּמְצְאִ֣ים עִמּ֔וֹ כְּשֵׁ֥שׁ מֵא֖וֹת אִֽישׁ
Samuel kalktı ve Gilgal'dan Benyamin'in Giva'sına çıktı. Saul, yanında bulunan halkı saydı, yaklaşık altı yüz adamdı.
2. Krallar 14:14
·
Tevrat
וְלָקַ֣ח אֶת־כָּל־הַזָּהָב־וְ֠הַכֶּסֶף וְאֵ֨ת כָּל־הַכֵּלִ֜ים הַנִּמְצְאִ֣ים בֵּית־יְהוָ֗ה וּבְאֹֽצְרוֹת֙ בֵּ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ וְאֵ֖ת בְּנֵ֣י הַתַּֽעֲרֻב֑וֹת וַיָּ֖שָׁב שֹׁמְרֽוֹנָה
Yahve'nin evinde ve kralın evinin hazinelerinde bulunan bütün altını, gümüşü ve bütün eşyaları ve rehinelerin oğullarını aldı ve Samiriye'ye döndü.
2. Krallar 25:19
·
Tevrat
וּמִן־הָעִ֡יר לָקַח֩ סָרִ֨יס אֶחָ֜ד אֲֽשֶׁר־ה֥וּא פָקִ֣יד עַל־אַנְשֵׁ֣י הַמִּלְחָמָ֗ה וַחֲמִשָּׁ֨ה אֲנָשִׁ֜ים מֵרֹאֵ֤י פְנֵֽי־הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר נִמְצְא֣וּ בָעִ֔יר וְאֵ֗ת הַסֹּפֵר֙ שַׂ֣ר הַצָּבָ֔א הַמַּצְבִּ֖א אֶת־עַ֣ם הָאָ֑רֶץ וְשִׁשִּׁ֥ים אִישׁ֙ מֵעַ֣ם הָאָ֔רֶץ הַֽנִּמְצְאִ֖ים בָּעִֽיר
Ve şehirden savaş adamlarının üzerine görevli olan bir hadımı, şehirde bulunan kralın yüzünü görenlerden beş adamı, yerin halkını askere alan ordu komutanının yazmanını ve şehirde bulunan yerin halkından altmış adamı aldı.
Ezra 8:25
·
Tevrat
וָאֶשְׁקֳלָ֣ה לָהֶ֔ם אֶת־הַכֶּ֥סֶף וְאֶת־הַזָּהָ֖ב וְאֶת־הַכֵּלִ֑ים תְּרוּמַ֣ת בֵּית־אֱלֹהֵ֗ינוּ הַהֵרִ֨ימוּ֙ הַמֶּ֨לֶךְ֙ וְיֹעֲצָ֣יו וְשָׂרָ֔יו וְכָל־יִשְׂרָאֵ֖ל הַנִּמְצָאִֽים
Ve kralın, danışmanlarının, önderlerinin ve orada bulunan bütün İsrail'in Tanrımızın evi için sundukları sunu olan gümüşü, altını ve kapları onlara tarttım.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Mezmurlar 36:3
·
Tevrat
כִּֽי־הֶחֱלִ֣יק אֵלָ֣יו בְּעֵינָ֑יו לִמְצֹ֖א עֲוֺנ֣וֹ לִשְׂנֹֽא
Çünkü suçunu bulmak ve nefret etmek için kendi gözlerinde kendine dalkavukluk etti.
Süleyman'ın Özdeyişleri 19:8
·
Tevrat
קֹֽנֶה־לֵּ֭ב אֹהֵ֣ב נַפְשׁ֑וֹ שֹׁמֵ֥ר תְּ֝בוּנָ֗ה לִמְצֹא־טֽוֹב
Kalp edinen canını sever; anlayışı koruyan iyilik bulur.
Vaiz 7:27
·
Tevrat
רְאֵה֙ זֶ֣ה מָצָ֔אתִי אָמְרָ֖ה קֹהֶ֑לֶת אַחַ֥ת לְאַחַ֖ת לִמְצֹ֥א חֶשְׁבּֽוֹן
Kohelet dedi: Hesap bulmak için birini diğerine katarak bulduğum şuna bak:
Vaiz 8:17
·
Tevrat
וְרָאִיתִי֮ אֶת־כָּל־מַעֲשֵׂ֣ה הָאֱלֹהִים֒ כִּי֩ לֹ֨א יוּכַ֜ל הָאָדָ֗ם לִמְצוֹא֙ אֶת־הַֽמַּעֲשֶׂה֙ אֲשֶׁ֣ר נַעֲשָׂ֣ה תַֽחַת־הַשֶּׁ֔מֶשׁ בְּ֠שֶׁל אֲשֶׁ֨ר יַעֲמֹ֧ל הָאָדָ֛ם לְבַקֵּ֖שׁ וְלֹ֣א יִמְצָ֑א וְגַ֨ם אִם־יֹאמַ֤ר הֶֽחָכָם֙ לָדַ֔עַת לֹ֥א יוּכַ֖ל לִמְצֹֽא
Ve Tanrı'nın bütün işini gördüm, ki insan güneşin altında yapılan işi bulamaz; insan aramak için emek verse de bulamayacaktır; ve ayrıca bilge bilmek için derse, bulamaz.
Vaiz 12:10
·
Tevrat
בִּקֵּ֣שׁ קֹהֶ֔לֶת לִמְצֹ֖א דִּבְרֵי־חֵ֑פֶץ וְכָת֥וּב יֹ֖שֶׁר דִּבְרֵ֥י אֱמֶֽת
Kohelet zevk sözlerini bulmayı aradı; ve gerçeğin sözleri doğrulukla yazılıdır.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeşaya 10:10
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁר֙ מָצְאָ֣ה יָדִ֔י לְמַמְלְכֹ֖ת הָאֱלִ֑יל וּפְסִ֣ילֵיהֶ֔ם מִירֽוּשָׁלִַ֖ם וּמִשֹּׁמְרֽוֹן
'Elim ilahın krallıklarını bulduğu gibi, ve onların oyma putları Yeruşalim'den ve Şomron'dan;'
Mezmurlar 84:4
·
Tevrat
גַּם־צִפּ֨וֹר מָ֪צְאָה בַ֡יִת וּדְר֤וֹר קֵ֥ן לָהּ֮ אֲשֶׁר־שָׁ֪תָה אֶפְרֹ֫חֶ֥יהָ אֶֽת־מִ֭זְבְּחוֹתֶיךָ יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת מַ֝לְכִּ֗י וֵאלֹהָֽי
Kuş bile bir ev buldu ve kırlangıç yavrularını koyduğu kendine bir yuva buldu; senin sunaklarını, Ordular Yahvesi, Kralım ve Tanrım.
Eyüp 31:25
·
Tevrat
אִם־אֶ֭שְׂמַח כִּי־רַ֣ב חֵילִ֑י וְכִֽי־כַ֝בִּ֗יר מָצְאָ֥ה יָדִֽי
Eğer servetim çoktur diye ve elim büyük şey buldu diye sevindiysem,
Ağıtlar 1:3
·
Tevrat
גָּֽלְתָ֨ה יְהוּדָ֤ה מֵעֹ֨נִי֙ וּמֵרֹ֣ב עֲבֹדָ֔ה הִ֚יא יָשְׁבָ֣ה בַגּוֹיִ֔ם לֹ֥א מָצְאָ֖ה מָנ֑וֹחַ כָּל־רֹדְפֶ֥יהָ הִשִּׂיג֖וּהָ בֵּ֥ין הַמְּצָרִֽים
Yahuda acıdan ve hizmetin çokluğundan sürgüne gitti; o uluslar arasında oturdu, dinlenme yeri bulmadı; tüm onu kovalayanlar darlıkların arasında ona yetiştiler.
Yaratılış 8:9
·
Tevrat
וְלֹֽא־מָצְאָה֩ הַיּוֹנָ֨ה מָנ֜וֹחַ לְכַף־רַגְלָ֗הּ וַתָּ֤שָׁב אֵלָיו֙ אֶל־הַתֵּבָ֔ה כִּי־מַ֖יִם עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֑רֶץ וַיִּשְׁלַ֤ח יָדוֹ֙ וַיִּקָּחֶ֔הָ וַיָּבֵ֥א אֹתָ֛הּ אֵלָ֖יו אֶל־הַתֵּבָֽה
Fakat güvercin ayağının tabanı için dinlenecek yer bulamadı ve gemiye, ona döndü; çünkü sular bütün yerin yüzü üzerindeydi. Bunun üzerine elini uzattı, onu aldı ve gemiye, yanına getirdi.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Samuel 18:22
·
Tevrat
וַיֹּ֨סֶף ע֜וֹד אֲחִימַ֤עַץ בֶּן־צָדוֹק֙ וַיֹּ֣אמֶר אֶל־יוֹאָ֔ב וִ֣יהִי מָ֔ה אָרֻֽצָה־נָּ֥א גַם־אָ֖נִי אַחֲרֵ֣י הַכּוּשִׁ֑י וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֗ב לָֽמָּה־זֶּ֞ה אַתָּ֥ה רָץ֙ בְּנִ֔י וּלְכָ֖ה אֵין־בְּשׂוֹרָ֥ה מֹצֵֽאת
Sadok oğlu Ahimaats tekrar ekledi ve Yoav'a dedi: 'Ne olursa olsun, lütfen ben de Kuşlu'nun ardından koşayım.' Yoav dedi: 'Oğlum, sen neden koşuyorsun? Senin için bulunacak iyi haber yoktur.'
1. Samuel 29:8
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶל־אָכִ֗ישׁ כִּ֣י מֶ֤ה עָשִׂ֨יתִי֙ וּמַה־מָּצָ֣אתָ בְעַבְדְּךָ֔ מִיּוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר הָיִ֣יתִי לְפָנֶ֔יךָ עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּ֣י לֹ֤א אָבוֹא֙ וְנִלְחַ֔מְתִּי בְּאֹיְבֵ֖י אֲדֹנִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Davut Akiş'e dedi: 'Ama ne yaptım ve önünde olduğum günden bu güne kadar kulunda ne buldun ki, efendim kralın düşmanlarıyla savaşmaya gelmeyeyim?'
Yeşaya 57:10
·
Tevrat
בְּרֹ֤ב דַּרְכֵּךְ֙ יָגַ֔עַתְּ לֹ֥א אָמַ֖רְתְּ נוֹאָ֑שׁ חַיַּ֤ת יָדֵךְ֙ מָצָ֔את עַל־כֵּ֖ן לֹ֥א חָלִֽית
Yolunun çokluğunda yoruldun, 'Umutsuz' demedin; elinin canlılığını buldun, bu yüzden hastalanmadın.
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:14
·
Tevrat
כֵּ֤ן דְּעֶ֥ה חָכְמָ֗ה לְנַ֫פְשֶׁ֥ךָ אִם־מָ֭צָאתָ וְיֵ֣שׁ אַחֲרִ֑ית וְ֝תִקְוָתְךָ֗ לֹ֣א תִכָּרֵֽת
Canın için bilgeliği böyle bil; eğer bulursan, bir son vardır ve umudun kesilmeyecektir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 25:16
·
Tevrat
דְּבַ֣שׁ מָ֭צָאתָ אֱכֹ֣ל דַּיֶּ֑ךָּ פֶּן־תִּ֝שְׂבָּעֶ֗נּוּ וַהֲקֵֽאתֽוֹ
Bal buldun, yeteri kadar ye; yoksa ona doyar ve onu kusarsın.
Örnek Ayetler (5 / 7)
1. Samuel 31:3
·
Tevrat
וַתִּכְבַּ֤ד הַמִּלְחָמָה֙ אֶל־שָׁא֔וּל וַיִּמְצָאֻ֥הוּ הַמּוֹרִ֖ים אֲנָשִׁ֣ים בַּקָּ֑שֶׁת וַיָּ֥חֶל מְאֹ֖ד מֵהַמּוֹרִֽים
Savaş Şaul'a karşı ağırlaştı, yaylı adamlar olan okçular onu buldular ve okçulardan dolayı çok kıvrandı.
2. Krallar 9:21
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוֹרָם֙ אֱסֹ֔ר וַיֶּאְסֹ֖ר רִכְבּ֑וֹ וַיֵּצֵ֣א יְהוֹרָ֣ם מֶֽלֶךְ־יִ֠שְׂרָאֵל וַאֲחַזְיָ֨הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֜ה אִ֣ישׁ בְּרִכְבּ֗וֹ וַיֵּֽצְאוּ֙ לִקְרַ֣את יֵה֔וּא וַיִּמְצָאֻ֔הוּ בְּחֶלְקַ֖ת נָב֥וֹת הַיִּזְרְעֵאלִֽי
Yehoram dedi: 'Bağla.' Arabasını bağladı. İsrail kralı Yehoram ve Yahuda kralı Ahazyahu, her biri kendi arabasında çıktı. Yehu'yu karşılamaya çıktılar ve onu Yizreelli Navot'un tarlasında buldular.
1. Krallar 13:14
·
Tevrat
וַיֵּ֗לֶךְ אַֽחֲרֵי֙ אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֔ים וַיִּ֨מְצָאֵ֔הוּ יֹשֵׁ֖ב תַּ֣חַת הָאֵלָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו הַאַתָּ֧ה אִישׁ־הָאֱלֹהִ֛ים אֲשֶׁר־בָּ֥אתָ מִֽיהוּדָ֖ה וַיֹּ֥אמֶר אָֽנִי
Tanrı adamının ardınca gitti ve onu meşe ağacının altında otururken buldu; ona dedi: 'Yahuda'dan gelen Tanrı adamı sen misin?' O da dedi: 'Benim.'
1. Krallar 13:24
·
Tevrat
וַיֵּ֕לֶךְ וַיִּמְצָאֵ֧הוּ אַרְיֵ֛ה בַּדֶּ֖רֶךְ וַיְמִיתֵ֑הוּ וַתְּהִ֤י נִבְלָתוֹ֙ מֻשְׁלֶ֣כֶת בַּדֶּ֔רֶךְ וְהַחֲמוֹר֙ עֹמֵ֣ד אֶצְלָ֔הּ וְהָ֣אַרְיֵ֔ה עֹמֵ֖ד אֵ֥צֶל הַנְּבֵלָֽה
Gitti ve yolda onu bir aslan buldu ve onu öldürdü; cesedi yola atılmıştı, eşek onun yanında duruyordu ve aslan da cesedin yanında duruyordu.
1. Krallar 20:36
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ יַ֚עַן אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־שָׁמַ֨עְתָּ֙ בְּק֣וֹל יְהוָ֔ה הִנְּךָ֤ הוֹלֵךְ֙ מֵֽאִתִּ֔י וְהִכְּךָ֖ הָאַרְיֵ֑ה וַיֵּ֨לֶךְ֙ מֵֽאֶצְל֔וֹ וַיִּמְצָאֵ֥הוּ הָאַרְיֵ֖ה וַיַּכֵּֽהוּ
Bunun üzerine ona dedi: 'Yahve'nin sesini dinlemediğin için, işte sen yanımdan gidiyorsun ve aslan seni vuracak.' Ve yanından gitti, aslan onu buldu ve onu vurdu.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Süleyman'ın Özdeyişleri 3:4
·
Tevrat
וּמְצָא־חֵ֖ן וְשֵֽׂכֶל־ט֑וֹב בְּעֵינֵ֖י אֱלֹהִ֣ים וְאָדָֽם
Ve Tanrı'nın ve insanın gözlerinde lütuf ve iyi anlayış bul.
Vaiz 9:15
·
Tevrat
וּמָ֣צָא בָ֗הּ אִ֤ישׁ מִסְכֵּן֙ חָכָ֔ם וּמִלַּט־ה֥וּא אֶת־הָעִ֖יר בְּחָכְמָת֑וֹ וְאָדָם֙ לֹ֣א זָכַ֔ר אֶת־הָאִ֥ישׁ הַמִּסְכֵּ֖ן הַהּֽוּא
Ve içinde yoksul bilge bir adam bulundu ve o bilgeliğiyle şehri kurtardı; ve insan o yoksul adamı hatırlamadı.
Yasa'nın Tekrarı 19:5
·
Tevrat
וַאֲשֶׁר֩ יָבֹ֨א אֶת־רֵעֵ֥הוּ בַיַּעַר֮ לַחְטֹ֣ב עֵצִים֒ וְנִדְּחָ֨ה יָד֤וֹ בַגַּרְזֶן֙ לִכְרֹ֣ת הָעֵ֔ץ וְנָשַׁ֤ל הַבַּרְזֶל֙ מִן־הָעֵ֔ץ וּמָצָ֥א אֶת־רֵעֵ֖הוּ וָמֵ֑ת ה֗וּא יָנ֛וּס אֶל־אַחַ֥ת הֶעָרִים־הָאֵ֖לֶּה וָחָֽי
Ve komşusuyla ağaç kesmek için ormana giren, ve ağacı kesmek için eli baltayla savrulan, ve demir ağaçtan fırlayan, ve komşusunu bulan ve o ölen kişi; o, bu şehirlerden birine kaçacak ve yaşayacaktır.
Levililer 25:26
·
Tevrat
וְאִ֕ישׁ כִּ֛י לֹ֥א יִֽהְיֶה־לּ֖וֹ גֹּאֵ֑ל וְהִשִּׂ֣יגָה יָד֔וֹ וּמָצָ֖א כְּדֵ֥י גְאֻלָּתֽוֹ
Ve adam, eğer ona kurtaran olmazsa ve eli ulaşırsa ve onun kurtuluşuna yetecek kadar bulursa.
Çölde Sayım 11:22
·
Tevrat
הֲצֹ֧אן וּבָקָ֛ר יִשָּׁחֵ֥ט לָהֶ֖ם וּמָצָ֣א לָהֶ֑ם אִ֣ם אֶֽת־כָּל־דְּגֵ֥י הַיָּ֛ם יֵאָסֵ֥ף לָהֶ֖ם וּמָצָ֥א לָהֶֽם
Onlar için sürüler ve sığırlar kesilse onlara yeter mi? Eğer denizin bütün balıkları onlar için toplansa onlara yeter mi?
Örnek Ayetler (5 / 7)
Eyüp 32:13
·
Tevrat
פֶּן־תֹּ֣֭אמְרוּ מָצָ֣אנוּ חָכְמָ֑ה אֵ֖ל יִדְּפֶ֣נּוּ לֹא־אִֽישׁ
Belki dersiniz: 'Bilgelik bulduk; onu insan değil, Tanrı yener.'
Ağıtlar 2:16
·
Tevrat
פָּצ֨וּ עָלַ֤יִךְ פִּיהֶם֙ כָּל־א֣וֹיְבַ֔יִךְ שָֽׁרְקוּ֙ וַיַּֽחַרְקוּ־שֵׁ֔ן אָמְר֖וּ בִּלָּ֑עְנוּ אַ֣ךְ זֶ֥ה הַיּ֛וֹם שֶׁקִּוִּינֻ֖הוּ מָצָ֥אנוּ רָאִֽינוּ
Tüm düşmanların sana ağızlarını açtılar; ıslık çaldılar ve diş gıcırdattılar, dediler: 'Yuttuk; kesinlikle beklediğimiz gün budur, bulduk, gördük.'
Yaratılış 26:32
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא וַיָּבֹ֨אוּ֙ עַבְדֵ֣י יִצְחָ֔ק וַיַּגִּ֣דוּ ל֔וֹ עַל־אֹד֥וֹת הַבְּאֵ֖ר אֲשֶׁ֣ר חָפָ֑רוּ וַיֹּ֥אמְרוּ ל֖וֹ מָצָ֥אנוּ מָֽיִם
Ve o gün İshak'ın kulları geldiler ve kazdıkları kuyu hakkında ona bildirdiler ve ona dediler: 'Su bulduk.'
Yaratılış 37:32
·
Tevrat
וַֽיְשַׁלְּח֞וּ אֶת־כְּתֹ֣נֶת הַפַּסִּ֗ים וַיָּבִ֨יאוּ֙ אֶל־אֲבִיהֶ֔ם וַיֹּאמְר֖וּ זֹ֣את מָצָ֑אנוּ הַכֶּר־נָ֗א הַכְּתֹ֧נֶת בִּנְךָ֛ הִ֖וא אִם־לֹֽא
Çizgili giysiyi gönderdiler ve babalarına getirdiler ve dediler: 'Bunu bulduk; lütfen tanı, bu oğlunun giysisi mi, yoksa değil mi?'
Yaratılış 44:8
·
Tevrat
הֵ֣ן כֶּ֗סֶף אֲשֶׁ֤ר מָצָ֨אנוּ֙ בְּפִ֣י אַמְתְּחֹתֵ֔ינוּ הֱשִׁיבֹ֥נוּ אֵלֶ֖יךָ מֵאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְאֵ֗יךְ נִגְנֹב֙ מִבֵּ֣ית אֲדֹנֶ֔יךָ כֶּ֖סֶף א֥וֹ זָהָֽב
İşte çuvallarımızın ağzında bulduğumuz gümüşü Kenan diyarından sana geri getirdik; ve efendinin evinden gümüş veya altın nasıl çalarız?
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 5:30
·
Tevrat
הֲלֹ֨א יִמְצְא֜וּ יְחַלְּק֣וּ שָׁלָ֗ל רַ֤חַם רַחֲמָתַ֨יִם֙ לְרֹ֣אשׁ גֶּ֔בֶר שְׁלַ֤ל צְבָעִים֙ לְסִ֣יסְרָ֔א שְׁלַ֥ל צְבָעִ֖ים רִקְמָ֑ה צֶ֥בַע רִקְמָתַ֖יִם לְצַוְּארֵ֥י שָׁלָֽל
Ganimet bulup paylaşıyorlar değil mi? Adam başına bir kız, iki kız; Sisera'ya renkli giysiler ganimeti, işlemeli renkli giysiler ganimeti, ganimet boyunlarına iki işlemeli renkli giysi.
Amos 8:12
·
Tevrat
וְנָעוּ֙ מִיָּ֣ם עַד־יָ֔ם וּמִצָּפ֖וֹן וְעַד־מִזְרָ֑ח יְשֽׁוֹטְט֛וּ לְבַקֵּ֥שׁ אֶת־דְּבַר־יְהוָ֖ה וְלֹ֥א יִמְצָֽאוּ
Denizden denize ve kuzeyden doğuya kadar dolaşacaklar; Yahve'nin sözünü aramak için oradan oraya koşacaklar ve bulamayacaklar.
Yeremya 10:18
·
Tevrat
כִּֽי־כֹה֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הִנְנִ֥י קוֹלֵ֛עַ אֶת־יוֹשְׁבֵ֥י הָאָ֖רֶץ בַּפַּ֣עַם הַזֹּ֑את וַהֲצֵר֥וֹתִי לָהֶ֖ם לְמַ֥עַן יִמְצָֽאוּ
Çünkü Yahve şöyle dedi: İşte ben bu kez yerin oturanlarını sapanla fırlatacağım ve bulsunlar diye onlara sıkıntı vereceğim.
Hoşea 5:6
·
Tevrat
בְּצֹאנָ֣ם וּבִבְקָרָ֗ם יֵֽלְכ֛וּ לְבַקֵּ֥שׁ אֶת־יְהוָ֖ה וְלֹ֣א יִמְצָ֑אוּ חָלַ֖ץ מֵהֶֽם
Sürüleriyle ve sığırlarıyla Yahve'yi aramaya gidecekler ve bulamayacaklar; onlardan çekildi.
Hoşea 12:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֶפְרַ֔יִם אַ֣ךְ עָשַׁ֔רְתִּי מָצָ֥אתִי א֖וֹן לִ֑י כָּל־יְגִיעַ֕י לֹ֥א יִמְצְאוּ־לִ֖י עָוֺ֥ן אֲשֶׁר־חֵֽטְא
Ve Efrayim dedi: 'Kesinlikle zenginleştim, kendime güç buldum; bütün emeklerim bende günah olan suç bulmayacaklar.'
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 116:3
·
Tevrat
אֲפָפ֤וּנִי חֶבְלֵי־מָ֗וֶת וּמְצָרֵ֣י שְׁא֣וֹל מְצָא֑וּנִי צָרָ֖ה וְיָג֣וֹן אֶמְצָֽא
Ölüm ipleri beni sardı, ve ölüler diyarının sıkıntıları beni buldu; sıkıntı ve keder buldum.
Mezmurlar 119:143
·
Tevrat
צַר־וּמָצ֥וֹק מְצָא֑וּנִי מִ֝צְוֺתֶ֗יךָ שַׁעֲשֻׁעָֽי
Sıkıntı ve darlık beni buldu; senin buyrukların benim zevklerimdir.
Ezgiler Ezgisi 3:3
·
Tevrat
מְצָא֨וּנִי֙ הַשֹּׁ֣מְרִ֔ים הַסֹּבְבִ֖ים בָּעִ֑יר אֵ֛ת שֶׁאָהֲבָ֥ה נַפְשִׁ֖י רְאִיתֶֽם
Şehirde dolaşan bekçiler beni buldular: 'Canımın sevdiğini gördünüz mü?'
Yasa'nın Tekrarı 31:17
·
Tevrat
וְחָרָ֣ה אַפִּ֣י ב֣וֹ בַיּוֹם־הַ֠הוּא וַעֲזַבְתִּ֞ים וְהִסְתַּרְתִּ֨י פָנַ֤י מֵהֶם֙ וְהָיָ֣ה לֶֽאֱכֹ֔ל וּמְצָאֻ֛הוּ רָע֥וֹת רַבּ֖וֹת וְצָר֑וֹת וְאָמַר֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא הֲלֹ֗א עַ֣ל כִּֽי־אֵ֤ין אֱלֹהַי֙ בְּקִרְבִּ֔י מְצָא֖וּנִי הָרָע֥וֹת הָאֵֽלֶּה
Ve o günde ona öfkem alevlenecek, onları terk edeceğim ve yüzümü onlardan gizleyeceğim; ve yenmek için olacak, birçok kötülükler ve sıkıntılar onu bulacak. Ve o günde diyecek: Tanrım ortamda olmadığı için bu kötülükler beni bulmadı mı?'