44
Kullanım
5
Lemma
12
Türev
22
Anlam
5 lemma, 12 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הַמְּעָרָה Lemma | ha-mme'ara | mağara, mağara, oyuk, çıplaklık | İsim | 10 | ||
בַּמְּעָרָה | ba-mme'ara | mağarada, mağara, oyuk | İsim | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9) 1. Samuel 24:11 · Tevrat הִנֵּה֩ הַיּ֨וֹם הַזֶּ֜ה רָא֣וּ עֵינֶ֗יךָ אֵ֣ת אֲשֶׁר־נְתָנְךָ֩ יְהוָ֨ה הַיּ֤וֹם בְּיָדִי֙ בַּמְּעָרָ֔ה וְאָמַ֥ר לַהֲרָגֲךָ֖ וַתָּ֣חָס עָלֶ֑יךָ וָאֹמַ֗ר לֹא־אֶשְׁלַ֤ח יָדִי֙ בַּֽאדֹנִ֔י כִּי־מְשִׁ֥יחַ יְהוָ֖ה הֽוּא İşte bu gün gözlerin gördü ki Yahve bugün mağarada seni benim elime verdi ve biri seni öldürmeyi söyledi ama gözüm sana acıdı ve dedim: 'Elimi efendime uzatmayacağım, çünkü o Yahve'nin meshedilmişidir.' 1. Krallar 18:4 · Tevrat וַיְהִי֙ בְּהַכְרִ֣ית אִיזֶ֔בֶל אֵ֖ת נְבִיאֵ֣י יְהוָ֑ה וַיִּקַּ֨ח עֹבַדְיָ֜הוּ מֵאָ֣ה נְבִאִ֗ים וַֽיַּחְבִּיאֵ֞ם חֲמִשִּׁ֥ים אִישׁ֙ בַּמְּעָרָ֔ה וְכִלְכְּלָ֖ם לֶ֥חֶם וָמָֽיִם İzebel Yahve'nin peygamberlerini kesip attığında, Ovadya yüz peygamber aldı ve onları mağarada elli adam olarak sakladı ve onları ekmek ve suyla besledi. 1. Krallar 18:13 · Tevrat הֲלֹֽא־הֻגַּ֤ד לַֽאדֹנִי֙ אֵ֣ת אֲשֶׁר־עָשִׂ֔יתִי בַּהֲרֹ֣ג אִיזֶ֔בֶל אֵ֖ת נְבִיאֵ֣י יְהוָ֑ה וָאַחְבִּא֩ מִנְּבִיאֵ֨י יְהוָ֜ה מֵ֣אָה אִ֗ישׁ חֲמִשִּׁ֨ים חֲמִשִּׁ֥ים אִישׁ֙ בַּמְּעָרָ֔ה וָאֲכַלְכְּלֵ֖ם לֶ֥חֶם וָמָֽיִם İzebel Yahve'nin peygamberlerini öldürdüğünde yaptığım şey, Yahve'nin peygamberlerinden yüz adamı mağarada ellişer adam olarak sakladığım ve onları ekmek ve suyla beslediğim efendime bildirilmedi mi? Yeşu 10:16 · Tevrat וַיָּנֻ֕סוּ חֲמֵ֖שֶׁת הַמְּלָכִ֣ים הָאֵ֑לֶּה וַיֵּחָבְא֥וּ בַמְּעָרָ֖ה בְּמַקֵּדָֽה Bu beş kral kaçtılar ve Makkeda'daki mağarada saklandılar. Yeşu 10:17 · Tevrat וַיֻּגַּ֖ד לִיהוֹשֻׁ֣עַ לֵאמֹ֑ר נִמְצְאוּ֙ חֲמֵ֣שֶׁת הַמְּלָכִ֔ים נֶחְבְּאִ֥ים בַּמְּעָרָ֖ה בְּמַקֵּדָֽה Yeşu'ya bildirildi ve dendi: 'Beş kral Makkeda'daki mağarada saklanmış olarak bulundular.' | ||||||
מְעָרַת | me'arat | mağarasının, mağara, oyuk, açıklık | İsim | 6 | ||
וְהַמְּעָרָה | ve-hamme'ara | ve mağara, oyuk, mağara, çıplak yer | İsim | 4 | ||
מֵהַמְּעָרָה | me-hamme'ara | açıklıktan, açıklık, oyuk, mağara | İsim | 2 | ||
בַּמְּעָרוֹת | ba-mme'arot | mağaralarda, mağara, oyuk | İsim | 2 | ||
הַמְּעָרוֹת | ha-mme'arot | mağaralar, mağara, oyuk, açıklık | İsim | 1 | ||
בִּמְעָרַת | bi-m'arat | mağarasında, mağara, oyuk, in | İsim | 1 | ||
וּבַמְּעָרוֹת | u-va-mme'arot | ve mağaralarda, oyuk, mağara, çıplak yer | İsim | 1 | ||
הַמְעָרַת | ha-mme'arat | mağarasının, mağara, oyuk | İsim | 1 | ||
מְעָרוֹת | me'arot | mağaralar, mağara, oyuk, açıklık | İsim | 1 | ||
מְעָרָה | me'ara | mağara, mağara, oyuk, açıklık | İsim | 1 | ||
כְּמַֽעַר Lemma | kema'ar | gibi çıplaklık, çıplaklık, açıklık, boş alan | İsim | 1 | ||
מַעְרֵךְ | ma'rekh | senin çıplaklığın, çıplaklık, açık alan, boşluk | Zamir | 1 | ||
מְעוֹרֵיהֶֽם Lemma | me'oreyhem | çıplaklıkları, çıplaklık, açıklık, ayıp yer | Zamir | 1 | ||
וּמְעָרָה Lemma | u-me'ara | ve mağara, mağara, oyuk, in | İsim | 1 | ||
מִמַּֽעֲרֵה Lemma | mi-mma'are | açık alanından, açık alan, çıplaklık, boşluk | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10)
1. Samuel 24:4
·
Tevrat
וַ֠יָּבֹא אֶל־גִּדְר֨וֹת הַצֹּ֤אן עַל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ וְשָׁ֣ם מְעָרָ֔ה וַיָּבֹ֥א שָׁא֖וּל לְהָסֵ֣ךְ אֶת־רַגְלָ֑יו וְדָוִד֙ וַאֲנָשָׁ֔יו בְּיַרְכְּתֵ֥י הַמְּעָרָ֖ה יֹשְׁבִֽים
Yol üzerindeki koyun ağıllarına geldi ve orada bir mağara vardı; ve Saul ayaklarını örtmek için girdi ve Davut ve adamları mağaranın diplerinde oturuyorlardı.
1. Krallar 19:9
·
Tevrat
וַיָּבֹא־שָׁ֥ם אֶל־הַמְּעָרָ֖ה וַיָּ֣לֶן שָׁ֑ם וְהִנֵּ֤ה דְבַר־יְהוָה֙ אֵלָ֔יו וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ מַה־לְּךָ֥ פֹ֖ה אֵלִיָּֽהוּ
Orada mağaraya girdi ve orada geceledi; ve işte, Yahve'nin sözü ona geldi, ve ona dedi: 'Burada ne işin var, İlyas?'
1. Krallar 19:13
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כִּשְׁמֹ֣עַ אֵלִיָּ֗הוּ וַיָּ֤לֶט פָּנָיו֙ בְּאַדַּרְתּ֔וֹ וַיֵּצֵ֕א וַֽיַּעֲמֹ֖ד פֶּ֣תַח הַמְּעָרָ֑ה וְהִנֵּ֤ה אֵלָיו֙ ק֔וֹל וַיֹּ֕אמֶר מַה־לְּךָ֥ פֹ֖ה אֵלִיָּֽהוּ
İlyas işitince, yüzünü cübbesiyle örttü, ve çıktı, ve mağaranın girişinde durdu; ve işte, ona bir ses geldi, ve dedi: 'Burada ne işin var, İlyas?'
Yeşu 10:18
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוֹשֻׁ֔עַ גֹּ֛לּוּ אֲבָנִ֥ים גְּדֹל֖וֹת אֶל־פִּ֣י הַמְּעָרָ֑ה וְהַפְקִ֧ידוּ עָלֶ֛יהָ אֲנָשִׁ֖ים לְשָׁמְרָֽם
Yeşu dedi: 'Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın ve onları korumak için üzerine adamlar atayın.'
Yeşu 10:22
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוֹשֻׁ֔עַ פִּתְח֖וּ אֶת־פִּ֣י הַמְּעָרָ֑ה וְהוֹצִ֣יאוּ אֵלַ֗י אֶת־חֲמֵ֛שֶׁת הַמְּלָכִ֥ים הָאֵ֖לֶּה מִן־הַמְּעָרָֽה
Sonra Yeşu dedi: 'Mağaranın ağzını açın ve bu beş kralı mağaradan bana çıkarın.'
Örnek Ayetler (5 / 9)
1. Samuel 24:11
·
Tevrat
הִנֵּה֩ הַיּ֨וֹם הַזֶּ֜ה רָא֣וּ עֵינֶ֗יךָ אֵ֣ת אֲשֶׁר־נְתָנְךָ֩ יְהוָ֨ה הַיּ֤וֹם בְּיָדִי֙ בַּמְּעָרָ֔ה וְאָמַ֥ר לַהֲרָגֲךָ֖ וַתָּ֣חָס עָלֶ֑יךָ וָאֹמַ֗ר לֹא־אֶשְׁלַ֤ח יָדִי֙ בַּֽאדֹנִ֔י כִּי־מְשִׁ֥יחַ יְהוָ֖ה הֽוּא
İşte bu gün gözlerin gördü ki Yahve bugün mağarada seni benim elime verdi ve biri seni öldürmeyi söyledi ama gözüm sana acıdı ve dedim: 'Elimi efendime uzatmayacağım, çünkü o Yahve'nin meshedilmişidir.'
1. Krallar 18:4
·
Tevrat
וַיְהִי֙ בְּהַכְרִ֣ית אִיזֶ֔בֶל אֵ֖ת נְבִיאֵ֣י יְהוָ֑ה וַיִּקַּ֨ח עֹבַדְיָ֜הוּ מֵאָ֣ה נְבִאִ֗ים וַֽיַּחְבִּיאֵ֞ם חֲמִשִּׁ֥ים אִישׁ֙ בַּמְּעָרָ֔ה וְכִלְכְּלָ֖ם לֶ֥חֶם וָמָֽיִם
İzebel Yahve'nin peygamberlerini kesip attığında, Ovadya yüz peygamber aldı ve onları mağarada elli adam olarak sakladı ve onları ekmek ve suyla besledi.
1. Krallar 18:13
·
Tevrat
הֲלֹֽא־הֻגַּ֤ד לַֽאדֹנִי֙ אֵ֣ת אֲשֶׁר־עָשִׂ֔יתִי בַּהֲרֹ֣ג אִיזֶ֔בֶל אֵ֖ת נְבִיאֵ֣י יְהוָ֑ה וָאַחְבִּא֩ מִנְּבִיאֵ֨י יְהוָ֜ה מֵ֣אָה אִ֗ישׁ חֲמִשִּׁ֨ים חֲמִשִּׁ֥ים אִישׁ֙ בַּמְּעָרָ֔ה וָאֲכַלְכְּלֵ֖ם לֶ֥חֶם וָמָֽיִם
İzebel Yahve'nin peygamberlerini öldürdüğünde yaptığım şey, Yahve'nin peygamberlerinden yüz adamı mağarada ellişer adam olarak sakladığım ve onları ekmek ve suyla beslediğim efendime bildirilmedi mi?
Yeşu 10:16
·
Tevrat
וַיָּנֻ֕סוּ חֲמֵ֖שֶׁת הַמְּלָכִ֣ים הָאֵ֑לֶּה וַיֵּחָבְא֥וּ בַמְּעָרָ֖ה בְּמַקֵּדָֽה
Bu beş kral kaçtılar ve Makkeda'daki mağarada saklandılar.
Yeşu 10:17
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֖ד לִיהוֹשֻׁ֣עַ לֵאמֹ֑ר נִמְצְאוּ֙ חֲמֵ֣שֶׁת הַמְּלָכִ֔ים נֶחְבְּאִ֥ים בַּמְּעָרָ֖ה בְּמַקֵּדָֽה
Yeşu'ya bildirildi ve dendi: 'Beş kral Makkeda'daki mağarada saklanmış olarak bulundular.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 23:13
·
Tevrat
וַיֵּרְד֨וּ שְׁלֹשָׁ֜ה מֵהַשְּׁלֹשִׁ֣ים רֹ֗אשׁ וַיָּבֹ֤אוּ אֶל־קָצִיר֙ אֶל־דָּוִ֔ד אֶל־מְעָרַ֖ת עֲדֻלָּ֑ם וְחַיַּ֣ת פְּלִשְׁתִּ֔ים חֹנָ֖ה בְּעֵ֥מֶק רְפָאִֽים
Ve otuzlardan üç baş indiler ve hasada Davut'a, Adullam mağarasına geldiler; ve Filistlilerin birliği Refaim vadisinde konaklıyordu.
1. Samuel 22:1
·
Tevrat
וַיֵּ֤לֶךְ דָּוִד֙ מִשָּׁ֔ם וַיִּמָּלֵ֖ט אֶל־מְעָרַ֣ת עֲדֻלָּ֑ם וַיִּשְׁמְע֤וּ אֶחָיו֙ וְכָל־בֵּ֣ית אָבִ֔יו וַיֵּרְד֥וּ אֵלָ֖יו שָֽׁמָּה
Davut oradan gitti ve Adullam mağarasına kaçıp kurtuldu; kardeşleri ve babasının bütün evi duydular ve oraya ona indiler.
1. Tarihler 11:15
·
Tevrat
וַיֵּרְד֡וּ שְֽׁלוֹשָׁה֩ מִן־הַשְּׁלוֹשִׁ֨ים רֹ֤אשׁ עַל־הַצֻּר֙ אֶל־דָּוִ֔יד אֶל־מְעָרַ֖ת עֲדֻלָּ֑ם וּמַחֲנֵ֣ה פְלִשְׁתִּ֔ים חֹנָ֖ה בְּעֵ֥מֶק רְפָאִֽים
Ve otuz baştan üçü kayaya, Adullam mağarasına, Davut'a indiler; ve Filistlilerin ordugahı Refaim vadisinde konaklamıştı.
Yaratılış 23:9
·
Tevrat
וְיִתֶּן־לִ֗י אֶת־מְעָרַ֤ת הַמַּכְפֵּלָה֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ אֲשֶׁ֖ר בִּקְצֵ֣ה שָׂדֵ֑הוּ בְּכֶ֨סֶף מָלֵ֜א יִתְּנֶ֥נָּה לִ֛י בְּתוֹכְכֶ֖ם לַאֲחֻזַּת־קָֽבֶר
'Tarlasının ucunda olan, kendisine ait Makpela mağarasını bana versin; aranızda mezar mülkü olarak onu bana tam gümüşle versin.'
Yaratılış 23:19
·
Tevrat
וְאַחֲרֵי־כֵן֩ קָבַ֨ר אַבְרָהָ֜ם אֶת־שָׂרָ֣ה אִשְׁתּ֗וֹ אֶל־מְעָרַ֞ת שְׂדֵ֧ה הַמַּכְפֵּלָ֛ה עַל־פְּנֵ֥י מַמְרֵ֖א הִ֣וא חֶבְר֑וֹן בְּאֶ֖רֶץ כְּנָֽעַן
Ve bundan sonra İbrahim karısı Sara'yı Kenan diyarında, Hevron olan Mamre'nin önündeki Makpela tarlasının mağarasına gömdü.
Örnek Ayetler (4)
Yaratılış 23:11
·
Tevrat
לֹֽא־אֲדֹנִ֣י שְׁמָעֵ֔נִי הַשָּׂדֶה֙ נָתַ֣תִּי לָ֔ךְ וְהַמְּעָרָ֥ה אֲשֶׁר־בּ֖וֹ לְךָ֣ נְתַתִּ֑יהָ לְעֵינֵ֧י בְנֵי־עַמִּ֛י נְתַתִּ֥יהָ לָּ֖ךְ קְבֹ֥ר מֵתֶֽךָ
'Hayır efendim, beni dinle; tarlayı sana verdim ve içindeki mağarayı sana verdim; halkımın oğullarının gözleri önünde onu sana verdim, ölünü göm.'
Yaratılış 23:17
·
Tevrat
וַיָּ֣קָם שְׂדֵ֣ה עֶפְר֗וֹן אֲשֶׁר֙ בַּמַּכְפֵּלָ֔ה אֲשֶׁ֖ר לִפְנֵ֣י מַמְרֵ֑א הַשָּׂדֶה֙ וְהַמְּעָרָ֣ה אֲשֶׁר־בּ֔וֹ וְכָל־הָעֵץ֙ אֲשֶׁ֣ר בַּשָּׂדֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר בְּכָל־גְּבֻל֖וֹ סָבִֽיב
Böylece Efron'un Makpela'daki, Mamre'nin önündeki tarlası, tarla ve içindeki mağara ve tarladaki, çevresindeki bütün sınırında olan her ağaç,
Yaratılış 23:20
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם הַשָּׂדֶ֜ה וְהַמְּעָרָ֧ה אֲשֶׁר־בּ֛וֹ לְאַבְרָהָ֖ם לַאֲחֻזַּת־קָ֑בֶר מֵאֵ֖ת בְּנֵי־חֵֽת
Tarla ve içindeki mağara Het oğullarından İbrahim'e mezar mülkü olarak geçti.
Yaratılış 49:32
·
Tevrat
מִקְנֵ֧ה הַשָּׂדֶ֛ה וְהַמְּעָרָ֥ה אֲשֶׁר־בּ֖וֹ מֵאֵ֥ת בְּנֵי־חֵֽת
Tarlanın ve onda olan mağaranın satın alınması Het oğullarındandır.'
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 24:8
·
Tevrat
וַיְשַׁסַּ֨ע דָּוִ֤ד אֶת־אֲנָשָׁיו֙ בַּדְּבָרִ֔ים וְלֹ֥א נְתָנָ֖ם לָק֣וּם אֶל־שָׁא֑וּל וְשָׁא֛וּל קָ֥ם מֵהַמְּעָרָ֖ה וַיֵּ֥לֶךְ בַּדָּֽרֶךְ
Davut adamlarını sözlerle parçaladı ve Saul'a karşı kalkmalarına izin vermedi; ve Saul mağaradan kalktı ve yola gitti.
1. Samuel 24:9
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם דָּוִ֜ד אַחֲרֵי־כֵ֗ן וַיֵּצֵא֙־מֵֽהַמְּעָרָ֔ה וַיִּקְרָ֧א אַֽחֲרֵי־שָׁא֛וּל לֵאמֹ֖ר אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֑לֶךְ וַיַּבֵּ֤ט שָׁאוּל֙ אַֽחֲרָ֔יו וַיִּקֹּ֨ד דָּוִ֥ד אַפַּ֛יִם אַ֖רְצָה וַיִּשְׁתָּֽחוּ
Bundan sonra Davut kalktı ve mağaradan çıktı ve Saul'un ardından seslendi ve dedi: 'Efendim kral!' Ve Saul ardına baktı ve Davut yüzüstü yere eğildi ve secde etti.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 13:6
·
Tevrat
וְאִ֨ישׁ יִשְׂרָאֵ֤ל רָאוּ֙ כִּ֣י צַר־ל֔וֹ כִּ֥י נִגַּ֖שׂ הָעָ֑ם וַיִּֽתְחַבְּא֣וּ הָעָ֗ם בַּמְּעָר֤וֹת וּבַֽחֲוָחִים֙ וּבַסְּלָעִ֔ים וּבַצְּרִחִ֖ים וּבַבֹּרֽוֹת
İsrail adamları sıkıntıda olduklarını, halkın sıkıştırıldığını gördüler; halk mağaralarda, çalılıklarda, kayalıklarda, mahzenlerde ve çukurlarda saklandı.
Yeşaya 2:19
·
Tevrat
וּבָ֨אוּ֙ בִּמְעָר֣וֹת צֻרִ֔ים וּבִמְחִלּ֖וֹת עָפָ֑ר מִפְּנֵ֞י פַּ֤חַד יְהוָה֙ וּמֵהֲדַ֣ר גְּאוֹנ֔וֹ בְּקוּמ֖וֹ לַעֲרֹ֥ץ הָאָֽרֶץ
Ve yeri sarsmak için kalktığında, Yahve'nin dehşeti yüzünden ve yüceliğinin görkeminden kayaların mağaralarına ve toprağın deliklerine girecekler.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 6:2
·
Tevrat
וַתָּ֥עָז יַד־מִדְיָ֖ן עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל מִפְּנֵ֨י מִדְיָ֜ן עָשֽׂוּ לָהֶ֣ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אֶת־הַמִּנְהָרוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר בֶּֽהָרִ֔ים וְאֶת־הַמְּעָר֖וֹת וְאֶת־הַמְּצָדֽוֹת
Midyan'ın eli İsrail üzerinde güçlendi; Midyan'ın yüzünden İsrail oğulları kendilerine dağlarda olan sığınakları, mağaraları ve kaleleri yaptılar.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 50:13
·
Tevrat
וַיִּשְׂא֨וּ אֹת֤וֹ בָנָיו֙ אַ֣רְצָה כְּנַ֔עַן וַיִּקְבְּר֣וּ אֹת֔וֹ בִּמְעָרַ֖ת שְׂדֵ֣ה הַמַּכְפֵּלָ֑ה אֲשֶׁ֣ר קָנָה֩ אַבְרָהָ֨ם אֶת־הַשָּׂדֶ֜ה לַאֲחֻזַּת־קֶ֗בֶר מֵאֵ֛ת עֶפְרֹ֥ן הַחִתִּ֖י עַל־פְּנֵ֥י מַמְרֵֽא
Ve onun oğulları onu Kenan diyarına taşıdılar, ve onu Makpela tarlasının mağarasına gömdüler; ki İbrahim tarlayı mezar mülkü için Mamre'nin önünde Hititli Efron'dan satın aldı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 33:27
·
Tevrat
כֹּֽה־תֹאמַ֨ר אֲלֵהֶ֜ם כֹּה־אָמַ֨ר אֲדֹנָ֣י יְהוִה֮ חַי־אָנִי֒ אִם־לֹ֞א אֲשֶׁ֤ר בֶּֽחֳרָבוֹת֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וַֽאֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֔ה לַחַיָּ֥ה נְתַתִּ֖יו לְאָכְל֑וֹ וַאֲשֶׁ֛ר בַּמְּצָד֥וֹת וּבַמְּעָר֖וֹת בַּדֶּ֥בֶר יָמֽוּתוּ
Onlara şöyle söyleyeceksin, Efendi Yahve şöyle dedi: Ben yaşıyorum, yıkıntılarda olanlar kesinlikle kılıçla düşecekler; kırın yüzünde olanı yemesi için hayvanlara verdim; kalelerde ve mağaralarda olanlar salgın hastalıkla ölecekler.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 7:11
·
Tevrat
הַמְעָרַ֣ת פָּרִצִ֗ים הָיָ֨ה הַבַּ֧יִת הַזֶּ֛ה אֲשֶׁר־נִקְרָֽא־שְׁמִ֥י עָלָ֖יו בְּעֵינֵיכֶ֑ם גַּ֧ם אָנֹכִ֛י הִנֵּ֥ה רָאִ֖יתִי נְאֻם־יְהוָֽה
Üzerine adımın çağrıldığı bu ev, sizin gözlerinizde soyguncular mağarası mı oldu? İşte ben de gördüm, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 32:14
·
Tevrat
כִּֽי־אַרְמ֣וֹן נֻטָּ֔שׁ הֲמ֥וֹן עִ֖יר עֻזָּ֑ב עֹ֣פֶל וָבַ֜חַן הָיָ֨ה בְעַ֤ד מְעָרוֹת֙ עַד־עוֹלָ֔ם מְשׂ֥וֹשׂ פְּרָאִ֖ים מִרְעֵ֥ה עֲדָרִֽים
Çünkü saray terk edildi, şehrin kalabalığı bırakıldı; hisar ve gözetleme kulesi sonsuza dek mağaralar, yaban eşeklerinin sevinci, sürülerin otlağı oldu.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 24:4
·
Tevrat
וַ֠יָּבֹא אֶל־גִּדְר֨וֹת הַצֹּ֤אן עַל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ וְשָׁ֣ם מְעָרָ֔ה וַיָּבֹ֥א שָׁא֖וּל לְהָסֵ֣ךְ אֶת־רַגְלָ֑יו וְדָוִד֙ וַאֲנָשָׁ֔יו בְּיַרְכְּתֵ֥י הַמְּעָרָ֖ה יֹשְׁבִֽים
Yol üzerindeki koyun ağıllarına geldi ve orada bir mağara vardı; ve Saul ayaklarını örtmek için girdi ve Davut ve adamları mağaranın diplerinde oturuyorlardı.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 7:36
·
Tevrat
וַיְפַתַּ֤ח עַל־הַלֻּחֹת֙ יְדֹתֶ֔יהָ וְעַל֙ מִסְגְּרֹתֶ֔יהָ כְּרוּבִ֖ים אֲרָי֣וֹת וְתִמֹרֹ֑ת כְּמַֽעַר־אִ֥ישׁ וְלֹי֖וֹת סָבִֽיב
Ve onun kollarının levhaları üzerine ve onun çerçeveleri üzerine, her birinin boşluğuna göre keruvlar, aslanlar ve palmiyeler, ve çevresine çelenkler oydu.
Örnek Ayetler (1)
Nahum 3:5
·
Tevrat
הִנְנִ֣י אֵלַ֗יִךְ נְאֻם֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וְגִלֵּיתִ֥י שׁוּלַ֖יִךְ עַל־פָּנָ֑יִךְ וְהַרְאֵיתִ֤י גוֹיִם֙ מַעְרֵ֔ךְ וּמַמְלָכ֖וֹת קְלוֹנֵֽךְ
İşte ben sana karşıyım, Ordular Yahve'nin bildirisidir; ve senin eteklerini senin yüzünün üzerine açacağım ve uluslara senin çıplaklığını ve krallıklara senin utancını göstereceğim.
Örnek Ayetler (1)
Habakkuk 2:15
·
Tevrat
ה֚וֹי מַשְׁקֵ֣ה רֵעֵ֔הוּ מְסַפֵּ֥חַ חֲמָתְךָ֖ וְאַ֣ף שַׁכֵּ֑ר לְמַ֥עַן הַבִּ֖יט עַל־מְעוֹרֵיהֶֽם
Vay komşusuna içirene, öfkeni katarak ve ayrıca sarhoş edene, onların çıplaklıklarına bakmak için!
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 13:4
·
Tevrat
מִתֵּימָ֞ן כָּל־אֶ֣רֶץ הַֽכְּנַעֲנִ֗י וּמְעָרָ֛ה אֲשֶׁ֥ר לַצִּידֹנִ֖ים עַד־אֲפֵ֑קָה עַ֖ד גְּב֥וּל הָאֱמֹרִֽי
güneyden bütün Kenanlıların yeri ve Saydalıların olan Meara'dan Afeka'ya kadar, Amorluların sınırına kadar,
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 20:33
·
Tevrat
וְכֹ֣ל אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֗ל קָ֚מוּ מִמְּקוֹמ֔וֹ וַיַּעַרְכ֖וּ בְּבַ֣עַל תָּמָ֑ר וְאֹרֵ֧ב יִשְׂרָאֵ֛ל מֵגִ֥יחַ מִמְּקֹמ֖וֹ מִמַּֽעֲרֵה־גָֽבַע
Ve bütün İsrail adamları yerinden kalktı ve Baal-Tamar'da dizildi; İsrail'in pususu da yerinden, Geva'nın açıklığından fırladı.