420
Kullanım
10
Lemma
98
Türev
99
Anlam
10 lemma, 98 türev form
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 51:34
·
Tevrat
אֲכָלַ֣נִי הֲמָמַ֗נִי נְבוּכַדְרֶאצַּר֮ מֶ֣לֶךְ בָּבֶל֒ הִצִּיגַ֨נִי֙ כְּלִ֣י רִ֔יק בְּלָעַ֨נִי֙ כַּתַּנִּ֔ין מִלָּ֥א כְרֵשׂ֖וֹ מֵֽעֲדָנָ֑י הֱדִיחָֽנִי
Babil kralı Nebukadnessar beni yedi, beni ezdi, beni boş kap gibi koydu, deniz canavarı gibi beni yuttu, karnını benim lezzetlerimden doldurdu, beni sürdü.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 26:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם יַ֠עַן אֲשֶׁר־אָ֨מְרָה צֹּ֤ר עַל־יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ הֶאָ֔ח נִשְׁבְּרָ֛ה דַּלְת֥וֹת הָעַמִּ֖ים נָסֵ֣בָּה אֵלָ֑י אִמָּלְאָ֖ה הָחֳרָֽבָה
İnsan oğlu, Sur Yeruşalim hakkında, 'Aha! Halkların kapıları kırıldı, bana döndü; o viraneye döndüğü için ben dolacağım' dediğinden,
Örnek Ayetler (5 / 12)
1. Samuel 28:20
·
Tevrat
וַיְמַהֵ֣ר שָׁא֗וּל וַיִּפֹּ֤ל מְלֹא־קֽוֹמָתוֹ֙ אַ֔רְצָה וַיִּרָ֥א מְאֹ֖ד מִדִּבְרֵ֣י שְׁמוּאֵ֑ל גַּם־כֹּ֨חַ֙ לֹא־הָ֣יָה ב֔וֹ כִּ֣י לֹ֤א אָכַל֙ לֶ֔חֶם כָּל־הַיּ֖וֹם וְכָל־הַלָּֽיְלָה
Saul acele etti, tam boyuyla yere düştü ve Samuel'in sözlerinden çok korktu; onda güç de yoktu, çünkü bütün gün ve bütün gece ekmek yememişti.
2. Krallar 4:39
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֨א אֶחָ֣ד אֶל־הַשָּׂדֶה֮ לְלַקֵּ֣ט אֹרֹת֒ וַיִּמְצָא֙ גֶּ֣פֶן שָׂדֶ֔ה וַיְלַקֵּ֥ט מִמֶּ֛נּוּ פַּקֻּעֹ֥ת שָׂדֶ֖ה מְלֹ֣א בִגְד֑וֹ וַיָּבֹ֗א וַיְפַלַּ֛ח אֶל־סִ֥יר הַנָּזִ֖יד כִּֽי־לֹ֥א יָדָֽעוּ
Biri ot toplamak için tarlaya çıktı ve yaban asması buldu; ondan giysisi dolusu yaban kabakları topladı. Geldi ve onları yahni tenceresine doğradı, çünkü bilmiyorlardı.
Yeşaya 6:3
·
Tevrat
וְקָרָ֨א זֶ֤ה אֶל־זֶה֙ וְאָמַ֔ר קָד֧וֹשׁ קָד֛וֹשׁ קָד֖וֹשׁ יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת מְלֹ֥א כָל־הָאָ֖רֶץ כְּבוֹדֽוֹ
Ve biri diğerine çağırıyordu ve diyordu: 'Kutsal, kutsal, kutsaldır Ordular Yahvesi; bütün yer O'nun yüceliğiyle doludur.'
Yeşaya 8:8
·
Tevrat
וְחָלַ֤ף בִּֽיהוּדָה֙ שָׁטַ֣ף וְעָבַ֔ר עַד־צַוָּ֖אר יַגִּ֑יעַ וְהָיָה֙ מֻטּ֣וֹת כְּנָפָ֔יו מְלֹ֥א רֹֽחַב־אַרְצְךָ֖ עִמָּ֥נוּ אֵֽל
Ve Yahuda'dan geçecek, taşıp ve geçerek boyna kadar ulaşacak; ve kanatlarının yayılması senin yerinin genişliği dolusu olacaktır, ey İmmanuel.
Yeşaya 31:4
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֣ה אָֽמַר־יְהוָ֣ה אֵלַ֡י כַּאֲשֶׁ֣ר יֶהְגֶּה֩ הָאַרְיֵ֨ה וְהַכְּפִ֜יר עַל־טַרְפּ֗וֹ אֲשֶׁ֨ר יִקָּרֵ֤א עָלָיו֙ מְלֹ֣א רֹעִ֔ים מִקּוֹלָם֙ לֹ֣א יֵחָ֔ת וּמֵֽהֲמוֹנָ֖ם לֹ֣א יַֽעֲנֶ֑ה כֵּ֗ן יֵרֵד֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת לִצְבֹּ֥א עַל־הַר־צִיּ֖וֹן וְעַל־גִּבְעָתָֽהּ
Çünkü Yahve bana şöyle dedi: Aslanın ve genç aslanın avı üzerinde hırladığı gibi, ki ona karşı çobanlar dolusu çağrılır, onların sesinden dehşete düşmez ve onların gürültüsünden sinmez; böylece Ordular Yahve, Siyon dağı üzerinde ve onun tepesi üzerinde savaşmak için inecek.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Amos 6:8
·
Tevrat
נִשְׁבַּע֩ אֲדֹנָ֨י יְהוִ֜ה בְּנַפְשׁ֗וֹ נְאֻם־יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י צְבָא֔וֹת מְתָאֵ֤ב אָֽנֹכִי֙ אֶת־גְּא֣וֹן יַֽעֲקֹ֔ב וְאַרְמְנֹתָ֖יו שָׂנֵ֑אתִי וְהִסְגַּרְתִּ֖י עִ֥יר וּמְלֹאָֽהּ
Efendi Yahve kendi canı üzerine yemin etti, Ordular Tanrısı Yahve'nin bildirisidir: Yakup'un gururundan iğreniyorum ve onun saraylarından nefret ediyorum; ve şehri ve onun doluluğunu teslim edeceğim.
Hezekiel 19:7
·
Tevrat
וַיֵּ֨דַע֙ אַלְמְנוֹתָ֔יו וְעָרֵיהֶ֖ם הֶחֱרִ֑יב וַתֵּ֤שַׁם אֶ֨רֶץ֙ וּמְלֹאָ֔הּ מִקּ֖וֹל שַׁאֲגָתֽוֹ
Ve onların dullarını bildi ve onların şehirlerini viran etti; ve yer ve onun doluluğu onun kükremesinin sesinden ıssızlaştı.
Hezekiel 30:12
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֤י יְאֹרִים֙ חָֽרָבָ֔ה וּמָכַרְתִּ֥י אֶת־הָאָ֖רֶץ בְּיַד־רָעִ֑ים וַהֲשִׁמֹּתִ֞י אֶ֤רֶץ וּמְלֹאָהּ֙ בְּיַד־זָרִ֔ים אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Ve ırmakları kurutacağım ve diyarı kötülerin eline satacağım; ve diyarı ve onun doluluğunu yabancıların eliyle ıssız bırakacağım, ben Yahve konuştum.
Yeşaya 34:1
·
Tevrat
קִרְב֤וּ גוֹיִם֙ לִשְׁמֹ֔עַ וּלְאֻמִּ֖ים הַקְשִׁ֑יבוּ תִּשְׁמַ֤ע הָאָ֨רֶץ֙ וּמְלֹאָ֔הּ תֵּבֵ֖ל וְכָל־צֶאֱצָאֶֽיהָ
İşitmek için yaklaşın uluslar; ve kulak verin halklar; yer ve onun doluluğu, dünya ve ondan çıkan her şey işitsin.
Mika 1:2
·
Tevrat
שִׁמְעוּ֙ עַמִּ֣ים כֻּלָּ֔ם הַקְשִׁ֖יבִי אֶ֣רֶץ וּמְלֹאָ֑הּ וִיהִי֩ אֲדֹנָ֨י יְהוִ֤ה בָּכֶם֙ לְעֵ֔ד אֲדֹנָ֖י מֵהֵיכַ֥ל קָדְשֽׁוֹ
Dinleyin, bütün halklar; kulak ver, yer ve onun doluluğu; Efendi Yahve size karşı tanık olsun, Efendi kutsal tapınağından.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 6:38
·
Tevrat
וַיְהִי־כֵ֕ן וַיַּשְׁכֵּם֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיָּ֖זַר אֶת־הַגִּזָּ֑ה וַיִּ֤מֶץ טַל֙ מִן־הַגִּזָּ֔ה מְל֥וֹא הַסֵּ֖פֶל מָֽיִם
Ve böyle oldu. Ertesi gün erken kalktı, yapağıyı sıktı ve yapağıdan tas dolu su çiyi süzdü.
Levililer 5:12
·
Tevrat
וֶהֱבִיאָהּ֮ אֶל־הַכֹּהֵן֒ וְקָמַ֣ץ הַכֹּהֵ֣ן מִ֠מֶּנָּה מְל֨וֹא קֻמְצ֜וֹ אֶת־אַזְכָּרָתָה֙ וְהִקְטִ֣יר הַמִּזְבֵּ֔חָה עַ֖ל אִשֵּׁ֣י יְהוָ֑ה חַטָּ֖את הִֽוא
Onu kâhine getirecektir; ve kâhin ondan avucu dolusu onun anma payını avuçlayacak ve sunakta Yahve'nin ateşte sunulan sunularının üzerinde yakacaktır; o günah sunusudur.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 8:16
·
Tevrat
מִדָּ֤ן נִשְׁמַע֙ נַחְרַ֣ת סוּסָ֗יו מִקּוֹל֙ מִצְהֲל֣וֹת אַבִּירָ֔יו רָעֲשָׁ֖ה כָּל־הָאָ֑רֶץ וַיָּב֗וֹאוּ וַיֹּֽאכְלוּ֙ אֶ֣רֶץ וּמְלוֹאָ֔הּ עִ֖יר וְיֹ֥שְׁבֵי בָֽהּ
Dan'dan atlarının hırıltısı duyuldu; aygırlarının kişnemelerinin sesinden bütün yer sarsıldı; ve geldiler ve yeri ve onun doluluğunu, şehri ve onda oturanları yediler.
Yeremya 47:2
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה הִנֵּה־מַ֜יִם עֹלִ֤ים מִצָּפוֹן֙ וְהָיוּ֙ לְנַ֣חַל שׁוֹטֵ֔ף וְיִשְׁטְפוּ֙ אֶ֣רֶץ וּמְלוֹאָ֔הּ עִ֖יר וְיֹ֣שְׁבֵי בָ֑הּ וְזָֽעֲקוּ֙ הָֽאָדָ֔ם וְהֵילִ֕ל כֹּ֖ל יוֹשֵׁ֥ב הָאָֽרֶץ
Yahve şöyle dedi: 'İşte kuzeyden sular çıkıyor ve taşan bir ırmak olacaklar; yeri ve onun doluluğunu, şehri ve onda oturanları kaplayacaklar; insan feryat edecek ve yerde oturan herkes uluyacak.'
Mezmurlar 24:1
·
Tevrat
לְדָוִ֗ד מִ֫זְמ֥וֹר לַֽ֭יהוָה הָאָ֣רֶץ וּמְלוֹאָ֑הּ תֵּ֝בֵ֗ל וְיֹ֣שְׁבֵי בָֽהּ
Davut'un mezmuru. Yer ve onun doluluğu, dünya ve onda oturanlar Yahve'nindir.
Örnek Ayetler (3)
Yaratılış 48:19
·
Tevrat
וַיְמָאֵ֣ן אָבִ֗יו וַיֹּ֨אמֶר֙ יָדַ֤עְתִּֽי בְנִי֙ יָדַ֔עְתִּי גַּם־ה֥וּא יִֽהְיֶה־לְּעָ֖ם וְגַם־ה֣וּא יִגְדָּ֑ל וְאוּלָ֗ם אָחִ֤יו הַקָּטֹן֙ יִגְדַּ֣ל מִמֶּ֔נּוּ וְזַרְע֖וֹ יִהְיֶ֥ה מְלֹֽא־הַגּוֹיִֽם
Babası reddetti ve dedi: 'Biliyorum oğlum, biliyorum; o da halk olacak ve o da büyüyecek; ancak küçük kardeşi ondan büyüyecek ve soyu uluslar dolusu olacak.'
Levililer 16:12
·
Tevrat
וְלָקַ֣ח מְלֹֽא־הַ֠מַּחְתָּה גַּֽחֲלֵי־אֵ֞שׁ מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וּמְלֹ֣א חָפְנָ֔יו קְטֹ֥רֶת סַמִּ֖ים דַּקָּ֑ה וְהֵבִ֖יא מִבֵּ֥ית לַפָּרֹֽכֶת
Yahve'nin önündeki sunağın üzerinden buhurdan dolusu ateş korları ve avuçları dolusu ince baharatlı buhur da alacak ve perdenin içine getirecek.
Mısır'dan Çıkış 16:33
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֚ח צִנְצֶ֣נֶת אַחַ֔ת וְתֶן־שָׁ֥מָּה מְלֹֽא־הָעֹ֖מֶר מָ֑ן וְהַנַּ֤ח אֹתוֹ֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה לְמִשְׁמֶ֖רֶת לְדֹרֹתֵיכֶֽם
Sonra Musa Harun'a dedi: 'Bir kavanoz al ve oraya omer (~2 litre) dolusu man koy ve kuşaklarınız boyunca koruma için onu Yahve'nin önüne bırak.'
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 42:10
·
Tevrat
שִׁ֤ירוּ לַֽיהוָה֙ שִׁ֣יר חָדָ֔שׁ תְּהִלָּת֖וֹ מִקְצֵ֣ה הָאָ֑רֶץ יוֹרְדֵ֤י הַיָּם֙ וּמְלֹא֔וֹ אִיִּ֖ים וְיֹשְׁבֵיהֶֽם
Yahve'ye yeni şarkı söyleyin, yerin ucundan onun övgüsünü; denize inenler ve onun doluluğu, adalar ve onların oturanları.
Mezmurlar 98:7
·
Tevrat
יִרְעַ֣ם הַ֭יָּם וּמְלֹא֑וֹ תֵּ֝בֵ֗ל וְיֹ֣שְׁבֵי בָֽהּ
Deniz ve onun doluluğu, dünya ve onda oturanlar gürlesin.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 12:19
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֶל־עַ֣ם הָאָ֡רֶץ כֹּֽה־אָמַר֩ אֲדֹנָ֨י יְהוִ֜ה לְיוֹשְׁבֵ֤י יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ אֶל־אַדְמַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל לַחְמָם֙ בִּדְאָגָ֣ה יֹאכֵ֔לוּ וּמֵֽימֵיהֶ֖ם בְּשִׁמָּמ֣וֹן יִשְׁתּ֑וּ לְמַ֜עַן תֵּשַׁ֤ם אַרְצָהּ֙ מִמְּלֹאָ֔הּ מֵחֲמַ֖ס כָּֽל־הַיֹּשְׁבִ֥ים בָּֽהּ
Ve yerin halkına de: Efendi Yahve Yeruşalim'de oturanlara, İsrail toprağına şöyle dedi: Ekmeklerini kaygıyla yiyecekler ve sularını dehşetle içecekler; öyle ki, onda oturanların hepsinin zorbalığından dolayı onun toprağı doluluğundan ıssız kalsın.
Hezekiel 32:15
·
Tevrat
בְּתִתִּי֩ אֶת־אֶ֨רֶץ מִצְרַ֜יִם שְׁמָמָ֣ה וּנְשַׁמָּ֗ה אֶ֚רֶץ מִמְּלֹאָ֔הּ בְּהַכּוֹתִ֖י אֶת־כָּל־י֣וֹשְׁבֵי בָ֑הּ וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Mısır diyarını ıssız ve yeri doluluğundan viran yaptığımda, onda oturanların hepsini vurduğumda, benim Yahve olduğumu bilecekler.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 8:2
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ אֶת־מוֹאָ֗ב וַֽיְמַדְּדֵ֤ם בַּחֶ֨בֶל֙ הַשְׁכֵּ֣ב אוֹתָ֣ם אַ֔רְצָה וַיְמַדֵּ֤ד שְׁנֵֽי־חֲבָלִים֙ לְהָמִ֔ית וּמְלֹ֥א הַחֶ֖בֶל לְהַחֲי֑וֹת וַתְּהִ֤י מוֹאָב֙ לְדָוִ֔ד לַעֲבָדִ֖ים נֹשְׂאֵ֥י מִנְחָֽה
Moav'ı da vurdu ve onları yere yatırarak iple ölçtü; öldürmek için iki ip ve yaşatmak için ip dolusu ölçtü. Böylece Moav Davut'a sunu taşıyan kullar oldu.
Levililer 16:12
·
Tevrat
וְלָקַ֣ח מְלֹֽא־הַ֠מַּחְתָּה גַּֽחֲלֵי־אֵ֞שׁ מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וּמְלֹ֣א חָפְנָ֔יו קְטֹ֥רֶת סַמִּ֖ים דַּקָּ֑ה וְהֵבִ֖יא מִבֵּ֥ית לַפָּרֹֽכֶת
Yahve'nin önündeki sunağın üzerinden buhurdan dolusu ateş korları ve avuçları dolusu ince baharatlı buhur da alacak ve perdenin içine getirecek.
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 4:6
·
Tevrat
ט֕וֹב מְלֹ֥א כַ֖ף נָ֑חַת מִמְּלֹ֥א חָפְנַ֛יִם עָמָ֖ל וּרְע֥וּת רֽוּחַ
Bir avuç dolusu rahatlık, iki avuç dolusu emekten ve rüzgarı gütmekten iyidir.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 16:32
·
Tevrat
יִרְעַ֤ם הַיָּם֙ וּמְלוֹא֔וֹ יַעֲלֹ֥ץ הַשָּׂדֶ֖ה וְכָל־אֲשֶׁר־בּֽוֹ
Deniz ve onun doluluğu gürlesin; kır ve ondaki her şey sevinsin.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 96:11
·
Tevrat
יִשְׂמְח֣וּ הַ֭שָּׁמַיִם וְתָגֵ֣ל הָאָ֑רֶץ יִֽרְעַ֥ם הַ֝יָּ֗ם וּמְלֹאֽוֹ
Gökler sevinsin ve yer coşsun; deniz ve onun doluluğu gürlesin.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 41:8
·
Tevrat
וְרָאִ֧יתִי לַבַּ֛יִת גֹּ֖בַהּ סָבִ֣יב סָבִ֑יב מוּסְד֤וֹת הַצְּלָעוֹת֙ מְל֣וֹ הַקָּנֶ֔ה שֵׁ֥שׁ אַמּ֖וֹת אַצִּֽילָה
Sonra evin yüksekliğini çepeçevre gördüm; yan odaların temelleri tam bir kamış, eklemine kadar altı kubitti (~270 cm).
Örnek Ayetler (5 / 9)
Levililer 8:22
·
Tevrat
וַיַּקְרֵב֙ אֶת־הָאַ֣יִל הַשֵּׁנִ֔י אֵ֖יל הַמִּלֻּאִ֑ים וַֽיִּסְמְכ֞וּ אַהֲרֹ֧ן וּבָנָ֛יו אֶת־יְדֵיהֶ֖ם עַל־רֹ֥אשׁ הָאָֽיִל
Sonra ikinci koçu, atanma koçunu yaklaştırdı; Harun ve oğulları ellerini koçun başına dayadılar.
Levililer 8:29
·
Tevrat
וַיִּקַּ֤ח מֹשֶׁה֙ אֶת־הֶ֣חָזֶ֔ה וַיְנִיפֵ֥הוּ תְנוּפָ֖ה לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה מֵאֵ֣יל הַמִּלֻּאִ֗ים לְמֹשֶׁ֤ה הָיָה֙ לְמָנָ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה
Musa döşü aldı ve onu Yahve'nin önünde sallamalık sunu olarak salladı; atanma koçundan Musa'nın payı oldu, Yahve'nin Musa'ya buyurduğu gibi.
Levililer 8:31
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־אַהֲרֹ֣ן וְאֶל־בָּנָ֗יו בַּשְּׁל֣וּ אֶת־הַבָּשָׂר֮ פֶּ֣תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵד֒ וְשָׁם֙ תֹּאכְל֣וּ אֹת֔וֹ וְאֶ֨ת־הַלֶּ֔חֶם אֲשֶׁ֖ר בְּסַ֣ל הַמִּלֻּאִ֑ים כַּאֲשֶׁ֤ר צִוֵּ֨יתִי֙ לֵאמֹ֔ר אַהֲרֹ֥ן וּבָנָ֖יו יֹאכְלֻֽהוּ
Musa Harun'a ve oğullarına dedi: 'Eti Buluşma Çadırı'nın girişinde haşlayın; onu ve atanma sepetindeki ekmeği orada yiyeceksiniz, buyurduğum gibi diyerek: Harun ve oğulları onu yiyecekler.'
Mısır'dan Çıkış 29:26
·
Tevrat
וְלָקַחְתָּ֣ אֶת־הֶֽחָזֶ֗ה מֵאֵ֤יל הַמִּלֻּאִים֙ אֲשֶׁ֣ר לְאַהֲרֹ֔ן וְהֵנַפְתָּ֥ אֹת֛וֹ תְּנוּפָ֖ה לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְהָיָ֥ה לְךָ֖ לְמָנָֽה
Harun'un atanma koçundan döşü alacaksın ve onu Yahve'nin önünde sallamalık sunu olarak sallayacaksın; o senin payın olacaktır.
Mısır'dan Çıkış 29:27
·
Tevrat
וְקִדַּשְׁתָּ֞ אֵ֣ת חֲזֵ֣ה הַתְּנוּפָ֗ה וְאֵת֙ שׁ֣וֹק הַתְּרוּמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר הוּנַ֖ף וַאֲשֶׁ֣ר הוּרָ֑ם מֵאֵיל֙ הַמִּלֻּאִ֔ים מֵאֲשֶׁ֥ר לְאַהֲרֹ֖ן וּמֵאֲשֶׁ֥ר לְבָנָֽיו
Sallanan sallamalık sunu döşünü ve kaldırılan bağış sunusu uyluğunu, Harun'un ve oğullarının atanma koçundan kutsal kılacaksın.
Örnek Ayetler (4)
Levililer 8:28
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֤ה אֹתָם֙ מֵעַ֣ל כַּפֵּיהֶ֔ם וַיַּקְטֵ֥ר הַמִּזְבֵּ֖חָה עַל־הָעֹלָ֑ה מִלֻּאִ֥ים הֵם֙ לְרֵ֣יחַ נִיחֹ֔חַ אִשֶּׁ֥ה ה֖וּא לַיהוָֽה
Musa onları avuçlarından aldı ve sunakta yakmalık sununun üzerinde yaktı; onlar hoş koku için atanmadır, Yahve'ye yakılan sunudur.
Mısır'dan Çıkış 25:7
·
Tevrat
אַבְנֵי־שֹׁ֕הַם וְאַבְנֵ֖י מִלֻּאִ֑ים לָאֵפֹ֖ד וְלַחֹֽשֶׁן
efod ve göğüslük için oniks taşları ve kakma taşları
Mısır'dan Çıkış 29:22
·
Tevrat
וְלָקַחְתָּ֣ מִן־הָ֠אַיִל הַחֵ֨לֶב וְהָֽאַלְיָ֜ה וְאֶת־הַחֵ֣לֶב הַֽמְכַסֶּ֣ה אֶת־הַקֶּ֗רֶב וְאֵ֨ת יֹתֶ֤רֶת הַכָּבֵד֙ וְאֵ֣ת שְׁתֵּ֣י הַכְּלָיֹ֗ת וְאֶת־הַחֵ֨לֶב֙ אֲשֶׁ֣ר עֲלֵהֶ֔ן וְאֵ֖ת שׁ֣וֹק הַיָּמִ֑ין כִּ֛י אֵ֥יל מִלֻּאִ֖ים הֽוּא
Koçtan yağı, kuyruk yağını, iç organları örten yağı, karaciğerin uzantısını, iki böbreği, onların üzerindeki yağı ve sağ uyluğu alacaksın; çünkü o atanma koçudur.
Mısır'dan Çıkış 35:9
·
Tevrat
וְאַ֨בְנֵי־שֹׁ֔הַם וְאַבְנֵ֖י מִלֻּאִ֑ים לָאֵפ֖וֹד וְלַחֹֽשֶׁן
ve efod için ve göğüslük için oniks taşları ve yerleştirme taşları.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 7:37
·
Tevrat
זֹ֣את הַתּוֹרָ֗ה לָֽעֹלָה֙ לַמִּנְחָ֔ה וְלַֽחַטָּ֖את וְלָאָשָׁ֑ם וְלַ֨מִּלּוּאִ֔ים וּלְזֶ֖בַח הַשְּׁלָמִֽים
Yakmalık sunu için, tahıl sunusu için, günah sunusu için, suç sunusu için, atanma sunusu için ve esenlik kurbanı için yasa budur.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 8:33
·
Tevrat
וּמִפֶּתַח֩ אֹ֨הֶל מוֹעֵ֜ד לֹ֤א תֵֽצְאוּ֙ שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים עַ֚ד י֣וֹם מְלֹ֔את יְמֵ֖י מִלֻּאֵיכֶ֑ם כִּ֚י שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים יְמַלֵּ֖א אֶת־יֶדְכֶֽם
Buluşma Çadırı'nın girişinden yedi gün çıkmayacaksınız, atanma günlerinizin dolacağı güne kadar; çünkü yedi gün elinizi dolduracak.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 29:2
·
Tevrat
וּֽכְכָל־כֹּחִ֞י הֲכִינ֣וֹתִי לְבֵית־אֱלֹהַ֗י הַזָּהָ֣ב לַ֠זָּהָב וְהַכֶּ֨סֶף לַכֶּ֜סֶף וְהַנְּחֹ֣שֶׁת לַנְּחֹ֗שֶׁת הַבַּרְזֶל֙ לַבַּרְזֶ֔ל וְהָעֵצִ֖ים לָעֵצִ֑ים אַבְנֵי־שֹׁ֨הַם וּמִלּוּאִ֜ים אַבְנֵי־פ֣וּךְ וְרִקְמָ֗ה וְכֹ֨ל אֶ֧בֶן יְקָרָ֛ה וְאַבְנֵי־שַׁ֖יִשׁ לָרֹֽב
Ve bütün gücümle Tanrımın evi için hazırlık yaptım: Altın eşyalar için altını, gümüş için gümüşü, tunç için tuncu, demir için demiri ve ağaç için ağaçları; oniks taşları ve kakma taşları, süs taşları ve renkli taşlar ve her türlü değerli taş ve bolca mermer taşları.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 5:9
·
Tevrat
וַיֵּ֤שֶׁב דָּוִד֙ בַּמְּצֻדָ֔ה וַיִּקְרָא־לָ֖הּ עִ֣יר דָּוִ֑ד וַיִּ֤בֶן דָּוִד֙ סָבִ֔יב מִן־הַמִּלּ֖וֹא וָבָֽיְתָה
Davut hisarda oturdu ve ona Davut'un şehri adını koydu; Davut Millo'dan içeriye doğru çevresini inşa etti.
1. Krallar 9:15
·
Tevrat
וְזֶ֨ה דְבַר־הַמַּ֜ס אֲשֶֽׁר־הֶעֱלָ֣ה הַמֶּ֣לֶךְ שְׁלֹמֹ֗ה לִבְנוֹת֩ אֶת־בֵּ֨ית יְהוָ֤ה וְאֶת־בֵּיתוֹ֙ וְאֶת־הַמִּלּ֔וֹא וְאֵ֖ת חוֹמַ֣ת יְרוּשָׁלִָ֑ם וְאֶת־חָצֹ֥ר וְאֶת־מְגִדּ֖וֹ וְאֶת־גָּֽזֶר
Ve kral Süleyman'ın Yahve'nin evini, kendi evini, Millo'yu, Yeruşalim'in duvarını, Hasor'u, Megiddo'yu ve Gezer'i inşa etmek için çıkardığı angaryanın işi budur:
1. Krallar 9:24
·
Tevrat
אַ֣ךְ בַּת־פַּרְעֹ֗ה עָֽלְתָה֙ מֵעִ֣יר דָּוִ֔ד אֶל־בֵּיתָ֖הּ אֲשֶׁ֣ר בָּֽנָה־לָ֑הּ אָ֖ז בָּנָ֥ה אֶת־הַמִּלּֽוֹא
Ancak Firavun'un kızı Davut şehrinden onun için inşa ettiği evine çıktı; o zaman Millo'yu inşa etti.
1. Krallar 11:27
·
Tevrat
וְזֶ֣ה הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁר־הֵרִ֥ים יָ֖ד בַּמֶּ֑לֶךְ שְׁלֹמֹה֙ בָּנָ֣ה אֶת־הַמִּלּ֔וֹא סָגַ֕ר אֶת־פֶּ֕רֶץ עִ֖יר דָּוִ֥ד אָבִֽיו
Krala el kaldırmasının olayı budur: Süleyman Millo'yu inşa etti, babası Davut şehrinin gediğini kapattı.
1. Tarihler 11:8
·
Tevrat
וַיִּ֤בֶן הָעִיר֙ מִסָּבִ֔יב מִן־הַמִּלּ֖וֹא וְעַד־הַסָּבִ֑יב וְיוֹאָ֕ב יְחַיֶּ֖ה אֶת־שְׁאָ֥ר הָעִֽיר
Ve şehri çepeçevre, Millo'dan çevreye kadar inşa etti; ve Yoav şehrin geri kalanını onardı.