600
Kullanım
6
Lemma
33
Türev
37
Anlam
6 lemma, 33 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מַיִם Lemma | mayim | sular, su, sular, tehlike | İsim | 244 | ||
הַמָּֽיִם | ha-mmayim | su, su, sular | İsim | 96 | ||
בַּמָּיִם | ba-mmayim | suda, su, sular | İsim | 64 | ||
מֵי | mey | suları, su, sıvı, tehlike | İsim | 50 | ||
Örnek Ayetler (5 / 50) Hakimler 5:19 · Tevrat בָּ֤אוּ מְלָכִים֙ נִלְחָ֔מוּ אָ֤ז נִלְחֲמוּ֙ מַלְכֵ֣י כְנַ֔עַן בְּתַעְנַ֖ךְ עַל־מֵ֣י מְגִדּ֑וֹ בֶּ֥צַע כֶּ֖סֶף לֹ֥א לָקָֽחוּ Krallar geldiler, savaştılar; o zaman Kenan'ın kralları Megiddo suları üzerinde Taanak'ta savaştılar; gümüş kazanç almadılar. Hezekiel 47:3 · Tevrat בְּצֵאת־הָאִ֥ישׁ קָדִ֖ים וְקָ֣ו בְּיָד֑וֹ וַיָּ֤מָד אֶ֨לֶף֙ בָּֽאַמָּ֔ה וַיַּעֲבִרֵ֥נִי בַמַּ֖יִם מֵ֥י אָפְסָֽיִם Adam elinde bir iple doğuya çıkarken bin kubit (~450 m) ölçtü ve beni sulardan geçirdi, sular topuklara kadardı. Hezekiel 47:4 · Tevrat וַיָּ֣מָד אֶ֔לֶף וַיַּעֲבִרֵ֥נִי בַמַּ֖יִם מַ֣יִם בִּרְכָּ֑יִם וַיָּ֣מָד אֶ֔לֶף וַיַּעֲבִרֵ֖נִי מֵ֥י מָתְנָֽיִם Bin ölçtü ve beni sulardan geçirdi, sular dizlere kadardı; bin ölçtü ve beni geçirdi, sular bellere kadardı. Hezekiel 47:5 · Tevrat וַיָּ֣מָד אֶ֔לֶף נַ֕חַל אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־אוּכַ֖ל לַעֲבֹ֑ר כִּֽי־גָא֤וּ הַמַּ֨יִם֙ מֵ֣י שָׂ֔חוּ נַ֖חַל אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יֵעָבֵֽר Bin ölçtü, geçemeyeceğim bir vadiydi; çünkü sular yükselmişti, yüzülecek sulardı, geçilemeyecek bir vadiydi. Hezekiel 47:19 · Tevrat וּפְאַת֙ נֶ֣גֶב תֵּימָ֔נָה מִתָּמָ֗ר עַד־מֵי֙ מְרִיב֣וֹת קָדֵ֔שׁ נַחֲלָ֖ה אֶל־הַיָּ֣ם הַגָּד֑וֹל וְאֵ֥ת פְּאַת־תֵּימָ֖נָה נֶֽגְבָּה Ve güney tarafı güneye doğru, Tamar'dan Meribot-Kadeş sularına, vadiye, Büyük Deniz'e kadar olacak; ve güney tarafı güneye doğru budur. | ||||||
וּמַיִם | u-mayim | ve su, su, sular | İsim | 25 | ||
כַּמַּיִם | ka-mmayim | sular gibi, su, sıvı, tehlike | İsim | 21 | ||
וּבַמַּיִם | u-va-mmayim | ve sularda, su, tehlike, yaşam kaynağı | İsim | 9 | ||
מֵימָיו | meymav | suları, su, sular | Zamir | 8 | ||
וְהַמַּיִם | ve-ha-mmayim | ve sular, su, sular | İsim | 7 | ||
לָמָֽיִם | la-mayim | suya, su | İsim | 7 | ||
מֵימֵי | meme | suları, su, sıvı | İsim | 7 | ||
בְּמֵי | be-mey | sularında, su, pınar, tehlike | İsim | 6 | ||
מִמֵּי | mimmey | sularından, su, sıvı, tehlike | İsim | 5 | ||
מִמַּיִם | mi-mmayim | sudan, su, sıvı | İsim | 5 | ||
מֵֽי | mey | suları, su, sular | İsim | 4 | ||
לְמֵי | lemey | sularına, su, sular, tehlike | İsim | 4 | ||
מֵימֵיהֶם | meymeyhem | onların suları, su, sular, sıvı | Zamir | 3 | ||
לְמֵֽי | le-mey | sularına, su, sıvı | İsim | 2 | ||
מֵימֶיךָ | meymeykha | suların, su, sıvı, tehlike | Zamir | 2 | ||
לְמִימֵי | le-mimey | sularına, su, sıvı | İsim | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 244)
Hakimler 1:15
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר ל֜וֹ הָֽבָה־לִּ֣י בְרָכָ֗ה כִּ֣י אֶ֤רֶץ הַנֶּ֨גֶב֙ נְתַתָּ֔נִי וְנָתַתָּ֥ה לִ֖י גֻּלֹּ֣ת מָ֑יִם וַיִּתֶּן־לָ֣הּ כָּלֵ֗ב אֵ֚ת גֻּלֹּ֣ת עִלִּ֔ית וְאֵ֖ת גֻּלֹּ֥ת תַּחְתִּֽית
Ona dedi: 'Bana bereket ver; çünkü bana Necef yerini verdin, bana su pınarları da ver.' Bunun üzerine Kalev ona yukarı pınarları ve aşağı pınarları verdi.
Hakimler 4:19
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר אֵלֶ֛יהָ הַשְׁקִינִי־נָ֥א מְעַט־מַ֖יִם כִּ֣י צָמֵ֑אתִי וַתִּפְתַּ֞ח אֶת־נֹ֧אוד הֶחָלָ֛ב וַתַּשְׁקֵ֖הוּ וַתְּכַסֵּֽהוּ
Ona dedi: 'Lütfen bana biraz su içir, çünkü susadım.' O da süt tulumunu açtı, ona içirdi ve onu örttü.
Hakimler 5:4
·
Tevrat
יְהוָ֗ה בְּצֵאתְךָ֤ מִשֵּׂעִיר֙ בְּצַעְדְּךָ֙ מִשְּׂדֵ֣ה אֱד֔וֹם אֶ֣רֶץ רָעָ֔שָׁה גַּם־שָׁמַ֖יִם נָטָ֑פוּ גַּם־עָבִ֖ים נָ֥טְפוּ מָֽיִם
Yahve, Seir'den çıktığında, Edom kırından yürüdüğünde, yer sarsıldı, gökler de damladı, bulutlar da su damlattı.
Hakimler 5:25
·
Tevrat
מַ֥יִם שָׁאַ֖ל חָלָ֣ב נָתָ֑נָה בְּסֵ֥פֶל אַדִּירִ֖ים הִקְרִ֥יבָה חֶמְאָֽה
Su istedi, süt verdi; soylulara yaraşır kasede kaymak sundu.
Hakimler 6:38
·
Tevrat
וַיְהִי־כֵ֕ן וַיַּשְׁכֵּם֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיָּ֖זַר אֶת־הַגִּזָּ֑ה וַיִּ֤מֶץ טַל֙ מִן־הַגִּזָּ֔ה מְל֥וֹא הַסֵּ֖פֶל מָֽיִם
Ve böyle oldu. Ertesi gün erken kalktı, yapağıyı sıktı ve yapağıdan tas dolu su çiyi süzdü.
Örnek Ayetler (3 / 96)
Hakimler 7:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן עוֹד֮ הָעָ֣ם רָב֒ הוֹרֵ֤ד אוֹתָם֙ אֶל־הַמַּ֔יִם וְאֶצְרְפֶ֥נּוּ לְךָ֖ שָׁ֑ם וְהָיָ֡ה אֲשֶׁר֩ אֹמַ֨ר אֵלֶ֜יךָ זֶ֣ה יֵלֵ֣ךְ אִתָּ֗ךְ ה֚וּא יֵלֵ֣ךְ אִתָּ֔ךְ וְכֹ֨ל אֲשֶׁר־אֹמַ֜ר אֵלֶ֗יךָ זֶ֚ה לֹא־יֵלֵ֣ךְ עִמָּ֔ךְ ה֖וּא לֹ֥א יֵלֵֽךְ
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Halk hâlâ çoktur. Onları suya indir ve orada senin için onları sınayacağım. Sana kimin için, 'Bu seninle gidecek' dersem, o seninle gidecek. Ve sana kimin için, 'Bu seninle gitmeyecek' dersem, o gitmeyecek.'
Hakimler 7:5
·
Tevrat
וַיּ֥וֹרֶד אֶת־הָעָ֖ם אֶל־הַמָּ֑יִם וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן כֹּ֣ל אֲשֶׁר־יָלֹק֩ בִּלְשׁוֹנ֨וֹ מִן־הַמַּ֜יִם כַּאֲשֶׁ֧ר יָלֹ֣ק הַכֶּ֗לֶב תַּצִּ֤יג אוֹתוֹ֙ לְבָ֔ד וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־יִכְרַ֥ע עַל־בִּרְכָּ֖יו לִשְׁתּֽוֹת
Böylece halkı suya indirdi. Yahve Gideon'a dedi ki: 'Köpeğin yaladığı gibi diliyle sudan yalayan herkesi ayrı koyacaksın; içmek için dizleri üzerine çöken herkesi de.'
Hakimler 7:24
·
Tevrat
וּמַלְאָכִ֡ים שָׁלַ֣ח גִּדְעוֹן֩ בְּכָל־הַ֨ר אֶפְרַ֜יִם לֵאמֹ֗ר רְד֞וּ לִקְרַ֤את מִדְיָן֙ וְלִכְד֤וּ לָהֶם֙ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּ֑ן וַיִּצָּעֵ֞ק כָּל־אִ֤ישׁ אֶפְרַ֨יִם֙ וַיִּלְכְּד֣וּ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּֽן
Gideon bütün Efrayim dağlığına haberciler gönderdi ve dedi: "Midyan'ı karşılamaya inin ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i onlardan önce ele geçirin." Bütün Efrayim adamları toplandı ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i ele geçirdiler.
Örnek Ayetler (5 / 64)
Hezekiel 16:9
·
Tevrat
וָאֶרְחָצֵ֣ךְ בַּמַּ֔יִם וָאֶשְׁטֹ֥ף דָּמַ֖יִךְ מֵֽעָלָ֑יִךְ וָאֲסֻכֵ֖ךְ בַּשָּֽׁמֶן
Ve seni suyla yıkadım ve kanlarını üzerinden duruladım ve seni yağla yağladım.
Hezekiel 27:26
·
Tevrat
בְּמַ֤יִם רַבִּים֙ הֱבִיא֔וּךְ הַשָּׁטִ֖ים אֹתָ֑ךְ ר֚וּחַ הַקָּדִ֔ים שְׁבָרֵ֖ךְ בְּלֵ֥ב יַמִּֽים
Kürekçilerin seni çok sulara getirdiler; doğu rüzgarı denizlerin kalbinde seni kırdı.
Hezekiel 47:3
·
Tevrat
בְּצֵאת־הָאִ֥ישׁ קָדִ֖ים וְקָ֣ו בְּיָד֑וֹ וַיָּ֤מָד אֶ֨לֶף֙ בָּֽאַמָּ֔ה וַיַּעֲבִרֵ֥נִי בַמַּ֖יִם מֵ֥י אָפְסָֽיִם
Adam elinde bir iple doğuya çıkarken bin kubit (~450 m) ölçtü ve beni sulardan geçirdi, sular topuklara kadardı.
Hezekiel 47:4
·
Tevrat
וַיָּ֣מָד אֶ֔לֶף וַיַּעֲבִרֵ֥נִי בַמַּ֖יִם מַ֣יִם בִּרְכָּ֑יִם וַיָּ֣מָד אֶ֔לֶף וַיַּעֲבִרֵ֖נִי מֵ֥י מָתְנָֽיִם
Bin ölçtü ve beni sulardan geçirdi, sular dizlere kadardı; bin ölçtü ve beni geçirdi, sular bellere kadardı.
2. Krallar 8:15
·
Tevrat
וַיְהִ֣י מִֽמָּחֳרָ֗ת וַיִּקַּ֤ח הַמַּכְבֵּר֙ וַיִּטְבֹּ֣ל בַּמַּ֔יִם וַיִּפְרֹ֥שׂ עַל־פָּנָ֖יו וַיָּמֹ֑ת וַיִּמְלֹ֥ךְ חֲזָהאֵ֖ל תַּחְתָּֽיו
Ertesi gün örtüyü aldı, suya batırdı ve onun yüzü üzerine serdi; böylece öldü. Ve onun yerine Hazael kral oldu.
Örnek Ayetler (5 / 50)
Hakimler 5:19
·
Tevrat
בָּ֤אוּ מְלָכִים֙ נִלְחָ֔מוּ אָ֤ז נִלְחֲמוּ֙ מַלְכֵ֣י כְנַ֔עַן בְּתַעְנַ֖ךְ עַל־מֵ֣י מְגִדּ֑וֹ בֶּ֥צַע כֶּ֖סֶף לֹ֥א לָקָֽחוּ
Krallar geldiler, savaştılar; o zaman Kenan'ın kralları Megiddo suları üzerinde Taanak'ta savaştılar; gümüş kazanç almadılar.
Hezekiel 47:3
·
Tevrat
בְּצֵאת־הָאִ֥ישׁ קָדִ֖ים וְקָ֣ו בְּיָד֑וֹ וַיָּ֤מָד אֶ֨לֶף֙ בָּֽאַמָּ֔ה וַיַּעֲבִרֵ֥נִי בַמַּ֖יִם מֵ֥י אָפְסָֽיִם
Adam elinde bir iple doğuya çıkarken bin kubit (~450 m) ölçtü ve beni sulardan geçirdi, sular topuklara kadardı.
Hezekiel 47:4
·
Tevrat
וַיָּ֣מָד אֶ֔לֶף וַיַּעֲבִרֵ֥נִי בַמַּ֖יִם מַ֣יִם בִּרְכָּ֑יִם וַיָּ֣מָד אֶ֔לֶף וַיַּעֲבִרֵ֖נִי מֵ֥י מָתְנָֽיִם
Bin ölçtü ve beni sulardan geçirdi, sular dizlere kadardı; bin ölçtü ve beni geçirdi, sular bellere kadardı.
Hezekiel 47:5
·
Tevrat
וַיָּ֣מָד אֶ֔לֶף נַ֕חַל אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־אוּכַ֖ל לַעֲבֹ֑ר כִּֽי־גָא֤וּ הַמַּ֨יִם֙ מֵ֣י שָׂ֔חוּ נַ֖חַל אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יֵעָבֵֽר
Bin ölçtü, geçemeyeceğim bir vadiydi; çünkü sular yükselmişti, yüzülecek sulardı, geçilemeyecek bir vadiydi.
Hezekiel 47:19
·
Tevrat
וּפְאַת֙ נֶ֣גֶב תֵּימָ֔נָה מִתָּמָ֗ר עַד־מֵי֙ מְרִיב֣וֹת קָדֵ֔שׁ נַחֲלָ֖ה אֶל־הַיָּ֣ם הַגָּד֑וֹל וְאֵ֥ת פְּאַת־תֵּימָ֖נָה נֶֽגְבָּה
Ve güney tarafı güneye doğru, Tamar'dan Meribot-Kadeş sularına, vadiye, Büyük Deniz'e kadar olacak; ve güney tarafı güneye doğru budur.
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hezekiel 4:11
·
Tevrat
וּמַ֛יִם בִּמְשׂוּרָ֥ה תִשְׁתֶּ֖ה שִׁשִּׁ֣ית הַהִ֑ין מֵעֵ֥ת עַד־עֵ֖ת תִּשְׁתֶּֽה
Ve suyu ölçüyle, hinin altıda biri (~1 litre) kadar içeceksin; vakitten vakte kadar içeceksin.
Hezekiel 4:16
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י בֶּן־אָדָם֙ הִנְנִ֨י שֹׁבֵ֤ר מַטֵּה־לֶ֨חֶם֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם וְאָכְלוּ־לֶ֥חֶם בְּמִשְׁקָ֖ל וּבִדְאָגָ֑ה וּמַ֕יִם בִּמְשׂוּרָ֥ה וּבְשִׁמָּמ֖וֹן יִשְׁתּֽוּ
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, işte ben Yeruşalim'de ekmek değneğini kırıyorum; ve ekmeği ağırlıkla ve kaygıyla yiyecekler ve suyu ölçüyle ve dehşetle içecekler.'
Hezekiel 4:17
·
Tevrat
לְמַ֥עַן יַחְסְר֖וּ לֶ֣חֶם וָמָ֑יִם וְנָשַׁ֨מּוּ֙ אִ֣ישׁ וְאָחִ֔יו וְנָמַ֖קּוּ בַּעֲוֺנָֽם
Böylece ekmekten ve sudan yoksun kalacaklar ve adam ve kardeşi dehşete düşecekler ve suçlarında çürüyecekler.
2. Krallar 6:22
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א תַכֶּ֔ה הַאֲשֶׁ֥ר שָׁבִ֛יתָ בְּחַרְבְּךָ֥ וּֽבְקַשְׁתְּךָ֖ אַתָּ֣ה מַכֶּ֑ה שִׂים֩ לֶ֨חֶם וָמַ֜יִם לִפְנֵיהֶ֗ם וְיֹֽאכְלוּ֙ וְיִשְׁתּ֔וּ וְיֵלְכ֖וּ אֶל־אֲדֹנֵיהֶֽם
Dedi ki: 'Vurma; kılıcınla ve yayınla tutsak aldıklarını mı vuruyorsun? Önlerine ekmek ve su koy, yesinler ve içsinler ve efendilerine gitsinler.'
Yeşaya 30:20
·
Tevrat
וְנָתַ֨ן לָכֶ֧ם אֲדֹנָ֛י לֶ֥חֶם צָ֖ר וּמַ֣יִם לָ֑חַץ וְלֹֽא־יִכָּנֵ֥ף עוֹד֙ מוֹרֶ֔יךָ וְהָי֥וּ עֵינֶ֖יךָ רֹא֥וֹת אֶת־מוֹרֶֽיךָ
Ve Efendi size sıkıntı ekmeğini ve baskı suyunu verecek; ve öğretmenlerin artık gizlenmeyecek ve gözlerin öğretmenlerini görecek.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Amos 5:24
·
Tevrat
וְיִגַּ֥ל כַּמַּ֖יִם מִשְׁפָּ֑ט וּצְדָקָ֖ה כְּנַ֥חַל אֵיתָֽן
Ve adalet sular gibi, ve doğruluk sürekli akan bir ırmak gibi aksın.
Yeremya 51:55
·
Tevrat
כִּֽי־שֹׁדֵ֤ד יְהוָה֙ אֶת־בָּבֶ֔ל וְאִבַּ֥ד מִמֶּ֖נָּה ק֣וֹל גָּד֑וֹל וְהָמ֤וּ גַלֵּיהֶם֙ כְּמַ֣יִם רַבִּ֔ים נִתַּ֥ן שְׁא֖וֹן קוֹלָֽם
Çünkü Yahve Babil'i yok ediyor ve ondan büyük sesi yok etti; ve onların dalgaları çok sular gibi gürledi, onların sesinin gürültüsü verildi.
Hoşea 5:10
·
Tevrat
הָיוּ֙ שָׂרֵ֣י יְהוּדָ֔ה כְּמַסִּיגֵ֖י גְּב֑וּל עֲלֵיהֶ֕ם אֶשְׁפּ֥וֹךְ כַּמַּ֖יִם עֶבְרָתִֽי
Yahuda'nın önderleri sınırı değiştirenler gibi oldular; onların üzerine öfkemi su gibi dökeceğim.
Yeşaya 11:9
·
Tevrat
לֹֽא־יָרֵ֥עוּ וְלֹֽא־יַשְׁחִ֖יתוּ בְּכָל־הַ֣ר קָדְשִׁ֑י כִּֽי־מָלְאָ֣ה הָאָ֗רֶץ דֵּעָה֙ אֶת־יְהוָ֔ה כַּמַּ֖יִם לַיָּ֥ם מְכַסִּֽים
Bütün kutsal dağımda kötülük yapmayacaklar ve yıkım getirmeyecekler; çünkü sular denizi nasıl örtüyorsa, yer de Yahve bilgisiyle dolacak.
Mika 1:4
·
Tevrat
וְנָמַ֤סּוּ הֶֽהָרִים֙ תַּחְתָּ֔יו וְהָעֲמָקִ֖ים יִתְבַּקָּ֑עוּ כַּדּוֹנַג֙ מִפְּנֵ֣י הָאֵ֔שׁ כְּמַ֖יִם מֻגָּרִ֥ים בְּמוֹרָֽד
Dağlar onun altında eriyecek ve vadiler yarılacak; ateşin önündeki balmumu gibi, yokuş aşağı dökülen sular gibi.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 16:4
·
Tevrat
וּמוֹלְדוֹתַ֗יִךְ בְּי֨וֹם הוּלֶּ֤דֶת אֹתָךְ֙ לֹֽא־כָרַּ֣ת שָׁרֵּ֔ךְ וּבְמַ֥יִם לֹֽא־רֻחַ֖צְתְּ לְמִשְׁעִ֑י וְהָמְלֵ֨חַ֙ לֹ֣א הֻמְלַ֔חַתְּ וְהָחְתֵּ֖ל לֹ֥א חֻתָּֽלְתְּ
Ve doğuşun, doğduğun gün göbek bağın kesilmedi, temizlenmek için suyla yıkanmadın, kesinlikle tuzlanmadın ve kesinlikle sarılmadın.
Yeremya 13:1
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י הָל֞וֹךְ וְקָנִ֤יתָ לְּךָ֙ אֵז֣וֹר פִּשְׁתִּ֔ים וְשַׂמְתּ֖וֹ עַל־מָתְנֶ֑יךָ וּבַמַּ֖יִם לֹ֥א תְבִאֵֽהוּ
Yahve bana şöyle dedi: Git ve kendine keten kuşak satın al ve onu bellerine koy; ve onu suya getirmeyeceksin.
Yeşaya 23:3
·
Tevrat
וּבְמַ֤יִם רַבִּים֙ זֶ֣רַע שִׁחֹ֔ר קְצִ֥יר יְא֖וֹר תְּבֽוּאָתָ֑הּ וַתְּהִ֖י סְחַ֥ר גּוֹיִֽם
Ve çok sularda Şihor'un tohumu, Nil'in hasadı onun ürünüydü; ve ulusların ticareti oldu.
Yeşaya 43:16
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הַנּוֹתֵ֥ן בַּיָּ֖ם דָּ֑רֶךְ וּבְמַ֥יִם עַזִּ֖ים נְתִיבָֽה
Denizde yol ve güçlü sularda patika veren Yahve şöyle dedi:
Mezmurlar 66:12
·
Tevrat
הִרְכַּ֥בְתָּ אֱנ֗וֹשׁ לְרֹ֫אשֵׁ֥נוּ בָּֽאנוּ־בָאֵ֥שׁ וּבַמַּ֑יִם וַ֝תּוֹצִיאֵ֗נוּ לָֽרְוָיָֽה
İnsanı başımızın üzerine bindirdin; ateşe ve suya girdik ve bizi bolluğa çıkardın.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 47:12
·
Tevrat
וְעַל־הַנַּ֣חַל יַעֲלֶ֣ה עַל־שְׂפָת֣וֹ מִזֶּ֣ה וּמִזֶּ֣ה כָּל־עֵֽץ־מַ֠אֲכָל לֹא־יִבּ֨וֹל עָלֵ֜הוּ וְלֹֽא־יִתֹּ֣ם פִּרְי֗וֹ לָֽחֳדָשָׁיו֙ יְבַכֵּ֔ר כִּ֣י מֵימָ֔יו מִן־הַמִּקְדָּ֖שׁ הֵ֣מָּה יֽוֹצְאִ֑ים וְהָיָ֤ה פִרְיוֹ֙ לְמַֽאֲכָ֔ל וְעָלֵ֖הוּ לִתְרוּפָֽה
Ve vadinin üzerinde, kıyısında, bu tarafta ve şu tarafta her yiyecek ağacı yükselecek; yaprağı solmayacak ve meyvesi tükenmeyecek; aylarına göre ilk meyvesini verecek, çünkü suları tapınaktan çıkıyor; ve meyvesi yiyecek için ve yaprağı şifa için olacak.
Yeremya 46:7
·
Tevrat
מִי־זֶ֖ה כַּיְאֹ֣ר יַֽעֲלֶ֑ה כַּנְּהָר֕וֹת יִֽתְגָּעֲשׁ֖וּ מֵימָֽיו
Nil gibi yükselen, suları nehirler gibi çalkalanan bu kimdir?
Yeşaya 33:16
·
Tevrat
ה֚וּא מְרוֹמִ֣ים יִשְׁכֹּ֔ן מְצָד֥וֹת סְלָעִ֖ים מִשְׂגַּבּ֑וֹ לַחְמ֣וֹ נִתָּ֔ן מֵימָ֖יו נֶאֱמָנִֽים
O yükseklerde oturacak, kayaların hisarları onun sığınağı olacak; ekmeği verilecek, suları güvenilir olacak.
Yeşaya 57:20
·
Tevrat
וְהָרְשָׁעִ֖ים כַּיָּ֣ם נִגְרָ֑שׁ כִּ֤י הַשְׁקֵט֙ לֹ֣א יוּכָ֔ל וַיִּגְרְשׁ֥וּ מֵימָ֖יו רֶ֥פֶשׁ וָטִֽיט
Ve kötüler çalkalanan deniz gibidir; çünkü sakinleşemez, ve suları çamur ve balçık çalkalar.
Yeşaya 58:11
·
Tevrat
וְנָחֲךָ֣ יְהוָה֮ תָּמִיד֒ וְהִשְׂבִּ֤יעַ בְּצַחְצָחוֹת֙ נַפְשֶׁ֔ךָ וְעַצְמֹתֶ֖יךָ יַחֲלִ֑יץ וְהָיִ֨יתָ֙ כְּגַ֣ן רָוֶ֔ה וּכְמוֹצָ֣א מַ֔יִם אֲשֶׁ֥ר לֹא־יְכַזְּב֖וּ מֵימָֽיו
Ve Yahve sana daima rehberlik edecek ve kuraklıklarda canını doyuracak ve kemiklerini güçlendirecek; ve sulanmış bahçe gibi ve suları yalan söylemeyen su pınarı gibi olacaksın.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 47:1
·
Tevrat
וַיְשִׁבֵנִי֮ אֶל־פֶּ֣תַח הַבַּיִת֒ וְהִנֵּה־מַ֣יִם יֹצְאִ֗ים מִתַּ֨חַת מִפְתַּ֤ן הַבַּ֨יִת֙ קָדִ֔ימָה כִּֽי־פְנֵ֥י הַבַּ֖יִת קָדִ֑ים וְהַמַּ֣יִם יֹרְדִ֗ים מִתַּ֜חַת מִכֶּ֤תֶף הַבַּ֨יִת֙ הַיְמָנִ֔ית מִנֶּ֖גֶב לַמִּזְבֵּֽחַ
Ve beni evin girişine döndürdü, ve işte evin eşiğinin altından doğuya doğru sular çıkıyordu, çünkü evin yüzü doğuydu; ve sular evin sağ omzunun altından, sunağın güneyinden iniyordu.
2. Krallar 2:19
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמְר֜וּ אַנְשֵׁ֤י הָעִיר֙ אֶל־אֱלִישָׁ֔ע הִנֵּה־נָ֞א מוֹשַׁ֤ב הָעִיר֙ ט֔וֹב כַּאֲשֶׁ֥ר אֲדֹנִ֖י רֹאֶ֑ה וְהַמַּ֥יִם רָעִ֖ים וְהָאָ֥רֶץ מְשַׁכָּֽלֶת
Şehrin adamları Elişa'ya dediler: 'İşte, efendimin gördüğü gibi şehrin konumu iyidir; ama sular kötüdür ve yer kısırdır.'
Mezmurlar 148:4
·
Tevrat
הַֽ֭לְלוּהוּ שְׁמֵ֣י הַשָּׁמָ֑יִם וְ֝הַמַּ֗יִם אֲשֶׁ֤ר מֵעַ֬ל הַשָּׁמָֽיִם
Onu yüceltin göklerin gökleri ve göklerin üzerinde olan sular!
Yaratılış 7:19
·
Tevrat
וְהַמַּ֗יִם גָּֽבְר֛וּ מְאֹ֥ד מְאֹ֖ד עַל־הָאָ֑רֶץ וַיְכֻסּ֗וּ כָּל־הֶֽהָרִים֙ הַגְּבֹהִ֔ים אֲשֶׁר־תַּ֖חַת כָּל־הַשָּׁמָֽיִם
Sular yerin üzerinde çok çok kabardı; bütün göklerin altındaki bütün yüksek dağlar örtüldü.
Yaratılış 8:5
·
Tevrat
וְהַמַּ֗יִם הָיוּ֙ הָל֣וֹךְ וְחָס֔וֹר עַ֖ד הַחֹ֣דֶשׁ הָֽעֲשִׂירִ֑י בָּֽעֲשִׂירִי֙ בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֔דֶשׁ נִרְא֖וּ רָאשֵׁ֥י הֶֽהָרִֽים
Sular onuncu aya kadar giderek azaldı; onuncu ayda, ayın birinde dağların başları göründü.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Amos 8:11
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה יָמִ֣ים בָּאִ֗ים נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהִשְׁלַחְתִּ֥י רָעָ֖ב בָּאָ֑רֶץ לֹֽא־רָעָ֤ב לַלֶּ֨חֶם֙ וְלֹֽא־צָמָ֣א לַמַּ֔יִם כִּ֣י אִם־לִשְׁמֹ֔עַ אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י יְהוָֽה
İşte günler geliyor, Efendi Yahve'nin bildirisidir; yere kıtlık göndereceğim; ekmek kıtlığı değil ve su susuzluğu değil, ancak Yahve'nin sözlerini işitmek için.
Yeremya 14:3
·
Tevrat
וְאַדִּ֣רֵיהֶ֔ם שָׁלְח֥וּ צְעִירֵיהֶ֖ם לַמָּ֑יִם בָּ֣אוּ עַל־גֵּבִ֞ים לֹא־מָ֣צְאוּ מַ֗יִם שָׁ֤בוּ כְלֵיהֶם֙ רֵיקָ֔ם בֹּ֥שׁוּ וְהָכְלְמ֖וּ וְחָפ֥וּ רֹאשָֽׁם
Ve soyluları küçüklerini suya gönderdiler; sarnıçlara geldiler, su bulmadılar, kapları boş döndüler; utandılar ve rezil oldular ve başlarını örttüler.
2. Krallar 2:21
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֙ אֶל־מוֹצָ֣א הַמַּ֔יִם וַיַּשְׁלֶךְ־שָׁ֖ם מֶ֑לַח וַיֹּ֜אמֶר כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה רִפִּ֨אתִי֙ לַמַּ֣יִם הָאֵ֔לֶּה לֹֽא־יִהְיֶ֥ה מִשָּׁ֛ם ע֖וֹד מָ֥וֶת וּמְשַׁכָּֽלֶת
Sonra suların kaynağına çıktı ve oraya tuz atıp dedi: 'Yahve şöyle dedi: Bu sulara şifa verdim; artık oradan ölüm ve kısırlık olmayacak.'
Yeşaya 55:1
·
Tevrat
ה֤וֹי כָּל־צָמֵא֙ לְכ֣וּ לַמַּ֔יִם וַאֲשֶׁ֥ר אֵֽין־ל֖וֹ כָּ֑סֶף לְכ֤וּ שִׁבְרוּ֙ וֶֽאֱכֹ֔לוּ וּלְכ֣וּ שִׁבְר֗וּ בְּלוֹא־כֶ֛סֶף וּבְל֥וֹא מְחִ֖יר יַ֥יִן וְחָלָֽב
Vay, her susayan, sulara gelin; ve parası olmayan, gelin, satın alın ve yiyin; ve gelin, parasız ve bedelsiz şarap ve süt satın alın.
Yeşu 7:5
·
Tevrat
וַיַּכּ֨וּ מֵהֶ֜ם אַנְשֵׁ֣י הָעַ֗י כִּשְׁלֹשִׁ֤ים וְשִׁשָּׁה֙ אִ֔ישׁ וַֽיִּרְדְּפ֞וּם לִפְנֵ֤י הַשַּׁ֨עַר֙ עַד־הַשְּׁבָרִ֔ים וַיַּכּ֖וּם בַּמּוֹרָ֑ד וַיִּמַּ֥ס לְבַב־הָעָ֖ם וַיְהִ֥י לְמָֽיִם
Ay adamları onlardan yaklaşık otuz altı adam vurdular ve onları kapının önünden Şevarim'e kadar kovaladılar ve onları yokuşta vurdular; ve halkın kalbi eridi ve su gibi oldu.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Krallar 5:12
·
Tevrat
הֲלֹ֡א טוֹב֩ אֲמָנָ֨ה וּפַרְפַּ֜ר נַהֲר֣וֹת דַּמֶּ֗שֶׂק מִכֹּל֙ מֵימֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הֲלֹֽא־אֶרְחַ֥ץ בָּהֶ֖ם וְטָהָ֑רְתִּי וַיִּ֖פֶן וַיֵּ֥לֶךְ בְּחֵמָֽה
'Şam'ın ırmakları Amana ve Farfar, İsrail'in tüm sularından daha iyi değil mi? Onlarda yıkanıp temizlenemez miyim?' Böylece döndü ve öfkeyle gitti.
Yeşaya 36:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר רַב־שָׁקֵ֗ה הַאֶ֨ל אֲדֹנֶ֤יךָ וְאֵלֶ֨יךָ֙ שְׁלָחַ֣נִי אֲדֹנִ֔י לְדַבֵּ֖ר אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה הֲלֹ֣א עַל־הָאֲנָשִׁ֗ים הַיֹּֽשְׁבִים֙ עַל־הַ֣חוֹמָ֔ה לֶאֱכֹ֣ל אֶת־צוֹאָתָ֗ם וְלִשְׁתּ֛וֹת אֶת־מֵימֵ֥י רַגְלֵיהֶ֖ם עִמָּכֶֽם
Rabşake dedi: 'Efendim beni bu sözleri konuşmak için senin efendine ve sana mı gönderdi? Sizinle birlikte kendi dışkılarını yemek ve kendi ayaklarının sularını içmek için duvarın üzerinde oturan adamlara değil mi?'
Yeşu 4:7
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֣ם לָהֶ֗ם אֲשֶׁ֨ר נִכְרְת֜וּ מֵימֵ֤י הַיַּרְדֵּן֙ מִפְּנֵי֙ אֲר֣וֹן בְּרִית־יְהוָ֔ה בְּעָבְרוֹ֙ בַּיַּרְדֵּ֔ן נִכְרְת֖וּ מֵ֣י הַיַּרְדֵּ֑ן וְ֠הָיוּ הָאֲבָנִ֨ים הָאֵ֧לֶּה לְזִכָּר֛וֹן לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל עַד־עוֹלָֽם
Ve onlara diyeceksiniz ki: 'Yahve'nin antlaşma sandığının önünden Şeria'nın suları kesildi; o Şeria'dan geçerken Şeria'nın suları kesildi. Ve bu taşlar sonsuza kadar İsrail oğulları için bir anı olacak.'
2. Tarihler 32:3
·
Tevrat
וַיִּוָּעַ֗ץ עִם־שָׂרָיו֙ וְגִבֹּרָ֔יו לִסְתּוֹם֙ אֶת־מֵימֵ֣י הָעֲיָנ֔וֹת אֲשֶׁ֖ר מִח֣וּץ לָעִ֑יר וַֽיַּעְזְרֽוּהוּ
Ve şehrin dışında olan pınarların sularını tıkamak için yöneticileriyle ve yiğitleriyle danıştı; ve ona yardım ettiler.
2. Tarihler 32:30
·
Tevrat
וְה֣וּא יְחִזְקִיָּ֗הוּ סָתַם֙ אֶת־מוֹצָ֞א מֵימֵ֤י גִיחוֹן֙ הָֽעֶלְי֔וֹן וַֽיַּישְּׁרֵ֥ם לְמַֽטָּה־מַּעְרָ֖בָה לְעִ֣יר דָּוִ֑יד וַיַּצְלַ֥ח יְחִזְקִיָּ֖הוּ בְּכָֽל־מַעֲשֵֽׂהוּ
Ve o Hizkiya yukarı Gihon sularının çıkışını tıkadı ve onları Davut şehrine aşağıya batıya doğru yönlendirdi; ve Hizkiya bütün işinde başarılı oldu.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşu 3:13
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה כְּנ֣וֹחַ כַּפּ֣וֹת רַגְלֵ֣י הַכֹּהֲנִ֡ים נֹשְׂאֵי֩ אֲר֨וֹן יְהוָ֜ה אֲד֤וֹן כָּל־הָאָ֨רֶץ֙ בְּמֵ֣י הַיַּרְדֵּ֔ן מֵ֤י הַיַּרְדֵּן֙ יִכָּ֣רֵת֔וּן הַמַּ֥יִם הַיֹּרְדִ֖ים מִלְמָ֑עְלָה וְיַעַמְד֖וּ נֵ֥ד אֶחָֽד
Bütün yerin Efendisi Yahve'nin sandığını taşıyan kâhinlerin ayak tabanları Şeria'nın sularında durduğunda, Şeria'nın suları, yukarıdan inen sular kesilecek ve tek bir yığın halinde duracaklar.
Eyüp 9:30
·
Tevrat
אִם־הִתְרָחַ֥צְתִּי בְמֵי־שָׁ֑לֶג וַ֝הֲזִכּ֗וֹתִי בְּבֹ֣ר כַּפָּֽי
Eğer kar sularında yıkansam ve ellerimi küllü suyla temizlesem,
Yasa'nın Tekrarı 32:51
·
Tevrat
עַל֩ אֲשֶׁ֨ר מְעַלְתֶּ֜ם בִּ֗י בְּתוֹךְ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בְּמֵֽי־מְרִיבַ֥ת קָדֵ֖שׁ מִדְבַּר־צִ֑ן עַ֣ל אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־קִדַּשְׁתֶּם֙ אוֹתִ֔י בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Çünkü Tsin çölünde, Meriva Kadeş sularında İsrail oğulları arasında bana karşı sadakatsizlik ettiniz; çünkü İsrail oğulları arasında beni kutsal saymadınız.
Çölde Sayım 19:21
·
Tevrat
וְהָיְתָ֥ה לָּהֶ֖ם לְחֻקַּ֣ת עוֹלָ֑ם וּמַזֵּ֤ה מֵֽי־הַנִּדָּה֙ יְכַבֵּ֣ס בְּגָדָ֔יו וְהַנֹּגֵ֨עַ֙ בְּמֵ֣י הַנִּדָּ֔ה יִטְמָ֖א עַד־הָעָֽרֶב
Ve bu onlar için sonsuz bir kural olacaktır; kirlilik suyunu serpen giysilerini yıkayacaktır ve kirlilik suyuna dokunan akşama kadar kirlenecektir.
Çölde Sayım 31:23
·
Tevrat
כָּל־דָּבָ֞ר אֲשֶׁר־יָבֹ֣א בָאֵ֗שׁ תַּעֲבִ֤ירוּ בָאֵשׁ֙ וְטָהֵ֔ר אַ֕ךְ בְּמֵ֥י נִדָּ֖ה יִתְחַטָּ֑א וְכֹ֨ל אֲשֶׁ֧ר לֹֽא־יָבֹ֛א בָּאֵ֖שׁ תַּעֲבִ֥ירוּ בַמָּֽיִם
Ateşe giren her şeyi ateşten geçireceksiniz ve temizlenecek; ancak kirlilik suyuyla arındırılacak; ve ateşe girmeyen her şeyi sudan geçireceksiniz.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 9:11
·
Tevrat
וַהֲקִמֹתִ֤י אֶת־בְּרִיתִי֙ אִתְּכֶ֔ם וְלֹֽא־יִכָּרֵ֧ת כָּל־בָּשָׂ֛ר ע֖וֹד מִמֵּ֣י הַמַּבּ֑וּל וְלֹֽא־יִהְיֶ֥ה ע֛וֹד מַבּ֖וּל לְשַׁחֵ֥ת הָאָֽרֶץ
Ve antlaşmamı sizinle kuracağım ve bir daha hiçbir beşer tufanın sularıyla kesilmeyecek; ve yeri yok etmek için bir daha tufan olmayacak.
Çölde Sayım 5:19
·
Tevrat
וְהִשְׁבִּ֨יעַ אֹתָ֜הּ הַכֹּהֵ֗ן וְאָמַ֤ר אֶל־הָֽאִשָּׁה֙ אִם־לֹ֨א שָׁכַ֥ב אִישׁ֙ אֹתָ֔ךְ וְאִם־לֹ֥א שָׂטִ֛ית טֻמְאָ֖ה תַּ֣חַת אִישֵׁ֑ךְ הִנָּקִ֕י מִמֵּ֛י הַמָּרִ֥ים הַֽמְאָרֲרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Ve kâhin ona yemin ettirecek ve kadına diyecek: 'Eğer bir adam seninle yatmadıysa ve kocanın altında kirliliğe sapmadıysan, bu lanet getiren acı sudan temiz ol.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 19:10
·
Tevrat
אִמְּךָ֥ כַגֶּ֛פֶן בְּדָמְךָ֖ עַל־מַ֣יִם שְׁתוּלָ֑ה פֹּֽרִיָּה֙ וַֽעֲנֵפָ֔ה הָיְתָ֖ה מִמַּ֥יִם רַבִּֽים
Annen senin kanında sular üzerine dikilmiş asma gibidir; çok sulardan meyveli ve dallı oldu.
Hezekiel 31:5
·
Tevrat
עַל־כֵּן֙ גָּבְהָ֣א קֹמָת֔וֹ מִכֹּ֖ל עֲצֵ֣י הַשָּׂדֶ֑ה וַתִּרְבֶּ֨ינָה סַֽרְעַפֹּתָ֜יו וַתֶּאֱרַ֧כְנָה פֹארֹתָ֛יו מִמַּ֥יִם רַבִּ֖ים בְּשַׁלְּחֽוֹ
Bu nedenle onun boyu kırın bütün ağaçlarından yüksek oldu; ve o uzandığında çok sulardan onun dalları çoğaldı ve onun sürgünleri uzadı.
2. Samuel 22:17
·
Tevrat
יִשְׁלַ֥ח מִמָּר֖וֹם יִקָּחֵ֑נִי יַֽמְשֵׁ֖נִי מִמַּ֥יִם רַבִּֽים
Yüksekten gönderdi, beni aldı; beni çok sulardan çıkardı.
Mezmurlar 18:17
·
Tevrat
יִשְׁלַ֣ח מִ֭מָּרוֹם יִקָּחֵ֑נִי יַֽ֝מְשֵׁ֗נִי מִמַּ֥יִם רַבִּֽים
Yüksekten gönderdi, beni aldı; beni çok sulardan çekti.
Mezmurlar 144:7
·
Tevrat
שְׁלַ֥ח יָדֶ֗יךָ מִמָּ֫ר֥וֹם פְּצֵ֣נִי וְ֭הַצִּילֵנִי מִמַּ֣יִם רַבִּ֑ים מִ֝יַּ֗ד בְּנֵ֣י נֵכָֽר
Ellerini yüksekten gönder; beni kurtar ve beni çok sulardan, yabancı oğullarının elinden çekip al.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 18:31
·
Tevrat
אַֽל־תִּשְׁמְע֖וּ אֶל־חִזְקִיָּ֑הוּ כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר מֶ֣לֶךְ אַשּׁ֗וּר עֲשֽׂוּ־אִתִּ֤י בְרָכָה֙ וּצְא֣וּ אֵלַ֔י וְאִכְל֤וּ אִישׁ־גַּפְנוֹ֙ וְאִ֣ישׁ תְּאֵֽנָת֔וֹ וּשְׁת֖וּ אִ֥ישׁ מֵֽי־בוֹרֽוֹ
Hizkiya'yı dinlemeyin; çünkü Asur kralı şöyle dedi: 'Benimle bereket yapın ve bana çıkın; her adam kendi asmasından ve her adam kendi incirinden yesin ve her adam kendi sarnıcının sularını içsin.'
Yeşu 4:18
·
Tevrat
וַ֠יְהִי כַּעֲל֨וֹת הַכֹּהֲנִ֜ים נֹשְׂאֵ֨י אֲר֤וֹן בְּרִית־יְהוָה֙ מִתּ֣וֹךְ הַיַּרְדֵּ֔ן נִתְּק֗וּ כַּפּוֹת֙ רַגְלֵ֣י הַכֹּהֲנִ֔ים אֶ֖ל הֶחָרָבָ֑ה וַיָּשֻׁ֤בוּ מֵֽי־הַיַּרְדֵּן֙ לִמְקוֹמָ֔ם וַיֵּלְכ֥וּ כִתְמוֹל־שִׁלְשׁ֖וֹם עַל־כָּל־גְּדוֹתָֽיו
Yahve'nin antlaşma sandığını taşıyan kâhinler Şeria'nın ortasından çıktığında, kâhinlerin ayak tabanları kuru toprağa çekildi; ve Şeria'nın suları yerlerine döndü ve dün ve önceki gün olduğu gibi bütün kıyıları üzerine gitti.
Çölde Sayım 19:21
·
Tevrat
וְהָיְתָ֥ה לָּהֶ֖ם לְחֻקַּ֣ת עוֹלָ֑ם וּמַזֵּ֤ה מֵֽי־הַנִּדָּה֙ יְכַבֵּ֣ס בְּגָדָ֔יו וְהַנֹּגֵ֨עַ֙ בְּמֵ֣י הַנִּדָּ֔ה יִטְמָ֖א עַד־הָעָֽרֶב
Ve bu onlar için sonsuz bir kural olacaktır; kirlilik suyunu serpen giysilerini yıkayacaktır ve kirlilik suyuna dokunan akşama kadar kirlenecektir.
Çölde Sayım 27:14
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁר֩ מְרִיתֶ֨ם פִּ֜י בְּמִדְבַּר־צִ֗ן בִּמְרִיבַת֙ הָֽעֵדָ֔ה לְהַקְדִּישֵׁ֥נִי בַמַּ֖יִם לְעֵינֵיהֶ֑ם הֵ֛ם מֵֽי־מְרִיבַ֥ת קָדֵ֖שׁ מִדְבַּר־צִֽן
Çünkü Tsin çölünde topluluğun çekişmesinde, onların gözleri önünde sularda beni kutsal kılmak için ağzıma karşı direttiniz.' Bunlar Tsin çölündeki Kadeş'in Meriva sularıdır.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 22:11
·
Tevrat
וּמִקְוָ֣ה עֲשִׂיתֶ֗ם בֵּ֚ין הַחֹ֣מֹתַ֔יִם לְמֵ֖י הַבְּרֵכָ֣ה הַיְשָׁנָ֑ה וְלֹ֤א הִבַּטְתֶּם֙ אֶל־עֹשֶׂ֔יהָ וְיֹצְרָ֥הּ מֵֽרָח֖וֹק לֹ֥א רְאִיתֶֽם
Ve eski havuzun suları için iki duvar arasında bir depo yaptınız; ama onu yapana bakmadınız ve onu uzaktan şekillendireni görmediniz.
Yeşu 16:1
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֨א הַגּוֹרָ֜ל לִבְנֵ֤י יוֹסֵף֙ מִיַּרְדֵּ֣ן יְרִיח֔וֹ לְמֵ֥י יְרִיח֖וֹ מִזְרָ֑חָה הַמִּדְבָּ֗ר עֹלֶ֧ה מִירִיח֛וֹ בָּהָ֖ר בֵּֽית־אֵֽל
Yusuf oğulları için kura Eriha Şeria'sından, doğuya Eriha sularına, Eriha'dan Beytel dağına çıkan çöle çıktı.
Çölde Sayım 19:9
·
Tevrat
וְאָסַ֣ף אִ֣ישׁ טָה֗וֹר אֵ֚ת אֵ֣פֶר הַפָּרָ֔ה וְהִנִּ֛יחַ מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶ֖ה בְּמָק֣וֹם טָה֑וֹר וְ֠הָיְתָה לַעֲדַ֨ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֧ל לְמִשְׁמֶ֛רֶת לְמֵ֥י נִדָּ֖ה חַטָּ֥את הִֽוא
Ve temiz bir adam ineğin külünü toplayacak ve ordugâhın dışında temiz bir yere koyacak; ve İsrail oğullarının topluluğu için kirlilik suyu için korunmak üzere olacak, o günah sunusudur.
Çölde Sayım 20:24
·
Tevrat
יֵאָסֵ֤ף אַהֲרֹן֙ אֶל־עַמָּ֔יו כִּ֣י לֹ֤א יָבֹא֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עַ֛ל אֲשֶׁר־מְרִיתֶ֥ם אֶת־פִּ֖י לְמֵ֥י מְרִיבָֽה
'Harun halkına toplanacak; çünkü Meriba sularında sözüme isyan ettiğinizden dolayı, İsrail oğullarına verdiğim diyara girmeyecek.'
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 32:14
·
Tevrat
אָ֚ז אַשְׁקִ֣יעַ מֵֽימֵיהֶ֔ם וְנַהֲרוֹתָ֖ם כַּשֶּׁ֣מֶן אוֹלִ֑יךְ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
O zaman onların sularını durultacağım ve onların ırmaklarını yağ gibi akıtacağım, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Mezmurlar 105:29
·
Tevrat
הָפַ֣ךְ אֶת־מֵימֵיהֶ֣ם לְדָ֑ם וַ֝יָּ֗מֶת אֶת־דְּגָתָֽם
Onların sularını kana döndürdü ve onların balıklarını öldürdü.
Mısır'dan Çıkış 7:19
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה אֱמֹ֣ר אֶֽל־אַהֲרֹ֡ן קַ֣ח מַטְּךָ֣ וּנְטֵֽה־יָדְךָ֩ עַל־מֵימֵ֨י מִצְרַ֜יִם עַֽל־נַהֲרֹתָ֣ם עַל־יְאֹרֵיהֶ֣ם וְעַל־אַגְמֵיהֶ֗ם וְעַ֛ל כָּל־מִקְוֵ֥ה מֵימֵיהֶ֖ם וְיִֽהְיוּ־דָ֑ם וְהָ֤יָה דָם֙ בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וּבָעֵצִ֖ים וּבָאֲבָנִֽים
Yahve Musa'ya dedi: 'Harun'a söyle: Değneğini al ve elini Mısır suları üzerine, nehirleri üzerine, ırmakları üzerine, göletleri üzerine ve bütün su birikintileri üzerine uzat ki kan olsunlar; bütün Mısır diyarında, ağaçlarda ve taşlarda kan olacak.'
Örnek Ayetler (2)
Amos 5:8
·
Tevrat
עֹשֵׂ֨ה כִימָ֜ה וּכְסִ֗יל וְהֹפֵ֤ךְ לַבֹּ֨קֶר֙ צַלְמָ֔וֶת וְי֖וֹם לַ֣יְלָה הֶחְשִׁ֑יךְ הַקּוֹרֵ֣א לְמֵֽי־הַיָּ֗ם וַֽיִּשְׁפְּכֵ֛ם עַל־פְּנֵ֥י הָאָ֖רֶץ יְהוָ֥ה שְׁמֽוֹ
Ülker'i ve Oryon'u yapan, ölüm gölgesini sabaha çeviren ve günü geceye karartan, denizin sularını çağıran ve onları yerin yüzüne döken; onun adı Yahve'dir.
Amos 9:6
·
Tevrat
הַבּוֹנֶ֤ה בַשָּׁמַ֨יִם֙ מַעֲלוֹתָ֔יו וַאֲגֻדָּת֖וֹ עַל־אֶ֣רֶץ יְסָדָ֑הּ הַקֹּרֵ֣א לְמֵֽי־הַיָּ֗ם וַֽיִּשְׁפְּכֵ֛ם עַל־פְּנֵ֥י הָאָ֖רֶץ יְהוָ֥ה שְׁמֽוֹ
Göklere üst odalarını inşa eden ve kubbesini yerin üzerine kuran, denizin sularını çağıran ve onları yerin yüzüne döken, O'nun adı Yahve'dir.
Örnek Ayetler (2)
Çölde Sayım 20:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֥יו בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל בַּֽמְסִלָּ֣ה נַעֲלֶה֒ וְאִם־מֵימֶ֤יךָ נִשְׁתֶּה֙ אֲנִ֣י וּמִקְנַ֔י וְנָתַתִּ֖י מִכְרָ֑ם רַ֥ק אֵין־דָּבָ֖ר בְּרַגְלַ֥י אֶֽעֱבֹֽרָה
Bunun üzerine İsrail oğulları ona dediler: 'Ana yoldan çıkacağız ve eğer ben ve sürülerim sularını içersek bedelini vereceğim; başka bir şey yok, sadece ayaklarımla geçeceğim.'
Mısır'dan Çıkış 23:25
·
Tevrat
וַעֲבַדְתֶּ֗ם אֵ֚ת יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם וּבֵרַ֥ךְ אֶֽת־לַחְמְךָ֖ וְאֶת־מֵימֶ֑יךָ וַהֲסִרֹתִ֥י מַחֲלָ֖ה מִקִּרְבֶּֽךָ
Ve Tanrınız Yahve'ye kulluk edeceksiniz ve o senin ekmeğini ve senin suyunu bereketleyecek; ve senin içinden hastalığı uzaklaştıracağım.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 12:6
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר לָאִישׁ֙ לְב֣וּשׁ הַבַּדִּ֔ים אֲשֶׁ֥ר מִמַּ֖עַל לְמֵימֵ֣י הַיְאֹ֑ר עַד־מָתַ֖י קֵ֥ץ הַפְּלָאֽוֹת
Irmağın suları üzerinde olan keten giyinmiş adama dedi: 'Harikaların sonu ne zamana kadar?'
Daniel 12:7
·
Tevrat
וָאֶשְׁמַ֞ע אֶת־הָאִ֣ישׁ לְב֣וּשׁ הַבַּדִּ֗ים אֲשֶׁ֣ר מִמַּעַל֮ לְמֵימֵ֣י הַיְאֹר֒ וַיָּ֨רֶם יְמִינ֤וֹ וּשְׂמֹאלוֹ֙ אֶל־הַשָּׁמַ֔יִם וַיִּשָּׁבַ֖ע בְּחֵ֣י הָעוֹלָ֑ם כִּי֩ לְמוֹעֵ֨ד מֽוֹעֲדִ֜ים וָחֵ֗צִי וּכְכַלּ֛וֹת נַפֵּ֥ץ יַד־עַם־קֹ֖דֶשׁ תִּכְלֶ֥ינָה כָל־אֵֽלֶּה
Irmağın suları üzerinde olan keten giyinmiş adamı işittim; sağını ve solunu göklere kaldırdı ve sonsuz yaşayanı üzerine yemin etti ki: 'Bir vakit, vakitler ve yarım vakit içindir; kutsal halkın elinin kırılması bitince bütün bunlar bitecek.'