1028
Kullanım
6
Lemma
155
Türev
143
Anlam
6 lemma, 155 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מֵתִֽים | metim | ölüler, ölü, ölmekte olan, ceset | Fiil | 9 | ||
וְהַמֵּת | ve-hammet | ve ölü, ölü, ceset | Fiil | 8 | ||
יָמִית | yamit | öldürecek, öldürmek, ölüme teslim etmek | Fiil | 8 | ||
וַיָּמֻתוּ | vayyamutu | ve öldüler, ölmek, can vermek | Fiil | 7 | ||
הֲמִיתֽוֹ | hamito | öldürmek, öldürmek, yok etmek, ölüme terk etmek | Zamir | 7 | ||
אָמוּת | amut | öleceğim, ölmek, can vermek, yok olmak | Fiil | 7 | ||
וַיְמִתֵהוּ | vayemitehu | ve onu öldürdü, öldürmek, ölüme teslim etmek | Zamir | 7 | ||
תָמוּתוּ | tamutu | öleceksiniz, ölmek, yok olmak, cansızlaşmak | Fiil | 7 | ||
אָמֽוּת | amut | öleceğim, ölmek, can vermek, yok olmak | Fiil | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) 1. Samuel 14:43 · Tevrat וַיֹּ֤אמֶר שָׁאוּל֙ אֶל־י֣וֹנָתָ֔ן הַגִּ֥ידָה לִּ֖י מֶ֣ה עָשִׂ֑יתָה וַיַּגֶּד־ל֣וֹ יוֹנָתָ֗ן וַיֹּאמֶר֩ טָעֹ֨ם טָעַ֜מְתִּי בִּקְצֵ֨ה הַמַּטֶּ֧ה אֲשֶׁר־בְּיָדִ֛י מְעַ֥ט דְּבַ֖שׁ הִנְנִ֥י אָמֽוּת Şaul Yonatan'a dedi: 'Ne yaptın bana bildir.' Yonatan ona bildirdi ve dedi: 'Elimde olan değneğin ucunda biraz bal kesinlikle tattım; işte ben öleceğim.' 1. Samuel 20:14 · Tevrat וְלֹ֖א אִם־עוֹדֶ֣נִּי חָ֑י וְלֹֽא־תַעֲשֶׂ֧ה עִמָּדִ֛י חֶ֥סֶד יְהוָ֖ה וְלֹ֥א אָמֽוּת Ve ben daha yaşarken, ölmeyeyim diye bana Yahve'nin sadakatini yapmayacak mısın? Süleyman'ın Özdeyişleri 30:7 · Tevrat שְׁ֭תַּיִם שָׁאַ֣לְתִּי מֵאִתָּ֑ךְ אַל־תִּמְנַ֥ע מִ֝מֶּ֗נִּי בְּטֶ֣רֶם אָמֽוּת Senden iki şey istedim; ölmeden önce benden esirgeme: Yaratılış 27:4 · Tevrat וַעֲשֵׂה־לִ֨י מַטְעַמִּ֜ים כַּאֲשֶׁ֥ר אָהַ֛בְתִּי וְהָבִ֥יאָה לִּ֖י וְאֹכֵ֑לָה בַּעֲב֛וּר תְּבָרֶכְךָ֥ נַפְשִׁ֖י בְּטֶ֥רֶם אָמֽוּת 'Sevdiğim gibi bana lezzetli yiyecekler yap ve bana getir, yiyeyim; öyle ki ölmeden önce canım seni bereketlesin.' Yaratılış 45:28 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר֙ יִשְׂרָאֵ֔ל רַ֛ב עוֹד־יוֹסֵ֥ף בְּנִ֖י חָ֑י אֵֽלְכָ֥ה וְאֶרְאֶ֖נּוּ בְּטֶ֥רֶם אָמֽוּת Ve İsrail dedi: 'Yeter; oğlum Yusuf daha yaşıyor; ölmeden önce gideyim ve onu göreyim.' | ||||||
לַהֲמִיתֽוֹ | lahamito | onu öldürmek için, öldürmek, ölüme terk etmek, canını almak | Zamir | 6 | ||
תָמֻתוּ | tamutu | öleceksiniz, ölmek, yok olmak | Fiil | 6 | ||
וָמָֽתְנוּ | vamatnu | ve öldük, ölmek, can vermek, yok olmak | Fiil | 5 | ||
מֵתָה | meta | öldü, ölmek, yok olmak, cansız olmak | Fiil | 4 | ||
אֲמִיתֵֽךְ | amitekh | seni öldüreceğim, öldürmek, ölüme teslim etmek | Zamir | 4 | ||
בְּמֵת | be-met | -de ölü, ölü, ceset | Fiil | 4 | ||
מֵתֶךָ | metekha | ölünün, ölü, ceset | Zamir | 4 | ||
מְמִתִים | memitim | öldürenler, öldürmek, ölüme teslim etmek, idam etmek | Fiil | 3 | ||
מֽוֹת | mot | ölmek, ölmek, can vermek, yok olmak | Fiil | 3 | ||
לָמֵֽת | la-met | ölüye, ölü, ölmek, cansız | Fiil | 3 | ||
מַתְנוּ | matnu | öldük, ölmek, can vermek | Fiil | 3 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 24:17
·
Tevrat
הֵאָנֵ֣ק דֹּ֗ם מֵתִים֙ אֵ֣בֶל לֹֽא־תַֽעֲשֶׂ֔ה פְאֵֽרְךָ֙ חֲב֣וֹשׁ עָלֶ֔יךָ וּנְעָלֶ֖יךָ תָּשִׂ֣ים בְּרַגְלֶ֑יךָ וְלֹ֤א תַעְטֶה֙ עַל־שָׂפָ֔ם וְלֶ֥חֶם אֲנָשִׁ֖ים לֹ֥א תֹאכֵֽל
Sessizce inle, ölüler yası yapmayacaksın; sarığını üzerine sar ve çarıklarını ayaklarına koy, ve bıyık üzerine örtmeyeceksin ve adamların ekmeğini yemeyeceksin.
2. Samuel 19:7
·
Tevrat
לְאַֽהֲבָה֙ אֶת־שֹׂ֣נְאֶ֔יךָ וְלִשְׂנֹ֖א אֶת־אֹהֲבֶ֑יךָ כִּ֣י הִגַּ֣דְתָּ הַיּ֗וֹם כִּ֣י אֵ֤ין לְךָ֙ שָׂרִ֣ים וַעֲבָדִ֔ים כִּ֣י יָדַ֣עְתִּי הַיּ֗וֹם כִּ֠י ל֣וּ אַבְשָׁל֥וֹם חַי֙ וְכֻלָּ֤נוּ הַיּוֹם֙ מֵתִ֔ים כִּי־אָ֖ז יָשָׁ֥ר בְּעֵינֶֽיךָ
Senden nefret edenleri severek ve seni sevenlerden nefret ederek; çünkü bugün bildirdin ki, senin için komutanlar ve kullar yoktur; çünkü bugün bildim ki, eğer Avşalom yaşasaydı ve bugün hepimiz ölseydik, o zaman senin gözünde doğru olurdu.
2. Krallar 19:35
·
Tevrat
וַיְהִי֮ בַּלַּ֣יְלָה הַהוּא֒ וַיֵּצֵ֣א מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה וַיַּךְ֙ בְּמַחֲנֵ֣ה אַשּׁ֔וּר מֵאָ֛ה שְׁמוֹנִ֥ים וַחֲמִשָּׁ֖ה אָ֑לֶף וַיַּשְׁכִּ֣ימוּ בַבֹּ֔קֶר וְהִנֵּ֥ה כֻלָּ֖ם פְּגָרִ֥ים מֵתִֽים
O gece Yahve'nin elçisi çıktı ve Asur ordugahında yüz seksen beş bin kişiyi vurdu; ve sabah erkenden kalktılar, ve işte hepsi ölü cesetlerdi.
Yeşaya 26:14
·
Tevrat
מֵתִים֙ בַּל־יִחְי֔וּ רְפָאִ֖ים בַּל־יָקֻ֑מוּ לָכֵ֤ן פָּקַ֨דְתָּ֙ וַתַּשְׁמִידֵ֔ם וַתְּאַבֵּ֥ד כָּל־זֵ֖כֶר לָֽמוֹ
Ölüler yaşamayacak, ölülerin ruhları kalkmayacak; bu yüzden onları yokladın ve onları yok ettin ve onların bütün anısını sildin.
Yeşaya 37:36
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֣א מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה וַיַּכֶּה֙ בְּמַחֲנֵ֣ה אַשּׁ֔וּר מֵאָ֛ה וּשְׁמֹנִ֥ים וַחֲמִשָּׁ֖ה אָ֑לֶף וַיַּשְׁכִּ֣ימוּ בַבֹּ֔קֶר וְהִנֵּ֥ה כֻלָּ֖ם פְּגָרִ֥ים מֵתִֽים
Yahve'nin elçisi çıktı ve Asur ordugahında yüz seksen beş bin kişiyi vurdu; sabah erkenden kalktıklarında, işte hepsi ölü cesetlerdi.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 15:13
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמְרוּ ל֣וֹ לֵאמֹ֗ר לֹ֚א כִּֽי־אָסֹ֤ר נֶֽאֱסָרְךָ֙ וּנְתַנּ֣וּךָ בְיָדָ֔ם וְהָמֵ֖ת לֹ֣א נְמִיתֶ֑ךָ וַיַּאַסְרֻ֗הוּ בִּשְׁנַ֨יִם֙ עֲבֹתִ֣ים חֲדָשִׁ֔ים וַֽיַּעֲל֖וּהוּ מִן־הַסָּֽלַע
Ona diyerek dediler: 'Hayır, ancak seni kesinlikle bağlayacağız ve seni onların eline vereceğiz; ama seni kesinlikle öldürmeyeceğiz.' Onu iki yeni iple bağladılar ve onu kayadan çıkardılar.
1. Krallar 3:26
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר הָאִשָּׁה֩ אֲשֶׁר־בְּנָ֨הּ הַחַ֜י אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ כִּֽי־נִכְמְר֣וּ רַחֲמֶיהָ֮ עַל־בְּנָהּ֒ וַתֹּ֣אמֶר בִּ֣י אֲדֹנִ֗י תְּנוּ־לָהּ֙ אֶת־הַיָּל֣וּד הַחַ֔י וְהָמֵ֖ת אַל־תְּמִיתֻ֑הוּ וְזֹ֣את אֹמֶ֗רֶת גַּם־לִ֥י גַם־לָ֛ךְ לֹ֥א יִהְיֶ֖ה גְּזֹֽרוּ
Oğlu canlı olan kadın krala dedi, çünkü oğluna merhameti alevlenmişti, ve dedi: 'Lütfen efendim, canlı çocuğu ona verin ve onu kesinlikle öldürmeyin.' Ve bu diyordu: 'Ne benim ne senin olacak, kesin.'
1. Krallar 3:27
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן הַמֶּ֜לֶךְ וַיֹּ֗אמֶר תְּנוּ־לָהּ֙ אֶת־הַיָּל֣וּד הַחַ֔י וְהָמֵ֖ת לֹ֣א תְמִיתֻ֑הוּ הִ֖יא אִמּֽוֹ
Kral cevap verdi ve dedi: 'Canlı çocuğu ona verin ve onu kesinlikle öldürmeyin; onun annesi odur.'
1. Krallar 14:11
·
Tevrat
הַמֵּ֨ת לְיָֽרָבְעָ֤ם בָּעִיר֙ יֹאכְל֣וּ הַכְּלָבִ֔ים וְהַמֵּת֙ בַּשָּׂדֶ֔ה יֹאכְל֖וּ ע֣וֹף הַשָּׁמָ֑יִם כִּ֥י יְהוָ֖ה דִּבֵּֽר
Yarovam'dan şehirde öleni köpekler yiyecek ve kırda öleni göklerin kuşları yiyecek; çünkü Yahve konuştu.'
1. Krallar 16:4
·
Tevrat
הַמֵּ֤ת לְבַעְשָׁא֙ בָּעִ֔יר יֹֽאכְל֖וּ הַכְּלָבִ֑ים וְהַמֵּ֥ת לוֹ֙ בַּשָּׂדֶ֔ה יֹאכְל֖וּ ע֥וֹף הַשָּׁמָֽיִם
Baaşa'ya ait olup şehirde öleni köpekler yiyecek; ve ona ait olup kırda öleni göklerin kuşları yiyecek.
Örnek Ayetler (4 / 8)
1. Samuel 5:11
·
Tevrat
וַיִּשְׁלְח֨וּ וַיַּאַסְפ֜וּ אֶת־כָּל־סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וַיֹּֽאמְרוּ֙ שַׁלְּח֞וּ אֶת־אֲר֨וֹן אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ וְיָשֹׁ֣ב לִמְקֹמ֔וֹ וְלֹֽא־יָמִ֥ית אֹתִ֖י וְאֶת־עַמִּ֑י כִּֽי־הָיְתָ֤ה מְהֽוּמַת־מָ֨וֶת֙ בְּכָל־הָעִ֔יר כָּבְדָ֥ה מְאֹ֛ד יַ֥ד הָאֱלֹהִ֖ים שָֽׁם
Haber gönderip Filistlilerin bütün beylerini topladılar ve dediler: 'İsrail'in Tanrısı'nın sandığını gönderin, yerine dönsün; beni ve halkımı öldürmesin.' Çünkü bütün şehirde ölüm kargaşası vardı; Tanrı'nın eli orada çok ağırlaşmıştı.
Yeşaya 11:4
·
Tevrat
וְשָׁפַ֤ט בְּצֶ֨דֶק֙ דַּלִּ֔ים וְהוֹכִ֥יחַ בְּמִישׁ֖וֹר לְעַנְוֵי־אָ֑רֶץ וְהִֽכָּה־אֶ֨רֶץ֙ בְּשֵׁ֣בֶט פִּ֔יו וּבְר֥וּחַ שְׂפָתָ֖יו יָמִ֥ית רָשָֽׁע
Yoksulları doğrulukla yargılayacak ve yerin mazlumları için adaletle karar verecek; yeri ağzının değneğiyle vuracak ve dudaklarının ruhuyla kötüyü öldürecek.
1. Krallar 1:51
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֤ד לִשְׁלֹמֹה֙ לֵאמֹ֔ר הִנֵּה֙ אֲדֹ֣נִיָּ֔הוּ יָרֵ֖א אֶת־הַמֶּ֣לֶךְ שְׁלֹמֹ֑ה וְ֠הִנֵּה אָחַ֞ז בְּקַרְנ֤וֹת הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ לֵאמֹ֔ר יִשָּֽׁבַֽע־לִ֤י כַיּוֹם֙ הַמֶּ֣לֶךְ שְׁלֹמֹ֔ה אִם־יָמִ֥ית אֶת־עַבְדּ֖וֹ בֶּחָֽרֶב
Süleyman'a bildirildi ve dendi: 'İşte Adoniya kral Süleyman'dan korkuyor ve işte sunağın boynuzlarını tuttu ve diyor: Kral Süleyman kulunu kılıçla öldürmeyeceğine bugün bana yemin etsin.'
1. Krallar 19:17
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה הַנִּמְלָ֛ט מֵחֶ֥רֶב חֲזָאֵ֖ל יָמִ֣ית יֵה֑וּא וְהַנִּמְלָ֛ט מֵחֶ֥רֶב יֵה֖וּא יָמִ֥ית אֱלִישָֽׁע
Ve Hazael'in kılıcından kaçanı Yehu öldürecek; ve Yehu'nun kılıcından kaçanı Elişa öldürecek.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 9:49
·
Tevrat
וַיִּכְרְת֨וּ גַם־כָּל־הָעָ֜ם אִ֣ישׁ שׂוֹכֹ֗ה וַיֵּ֨לְכ֜וּ אַחֲרֵ֤י אֲבִימֶ֨לֶךְ֙ וַיָּשִׂ֣ימוּ עַֽל־הַצְּרִ֔יחַ וַיַּצִּ֧יתוּ עֲלֵיהֶ֛ם אֶֽת־הַצְּרִ֖יחַ בָּאֵ֑שׁ וַיָּמֻ֜תוּ גַּ֣ם כָּל־אַנְשֵׁ֧י מִֽגְדַּל־שְׁכֶ֛ם כְּאֶ֖לֶף אִ֥ישׁ וְאִשָּֽׁה
Bütün halk da, her adam kendi dalını kesti ve Abimelek'in arkasından gittiler, kalenin üzerine koydular ve kaleyi onların üzerine ateşle tutuşturdular; Şekem Kulesi'nin bütün adamları da, yaklaşık bin erkek ve kadın öldü.
2. Samuel 1:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֥יו דָּוִ֛ד מֶה־הָיָ֥ה הַדָּבָ֖ר הַגֶּד־נָ֣א לִ֑י וַ֠יֹּאמֶר אֲשֶׁר־נָ֨ס הָעָ֜ם מִן־הַמִּלְחָמָ֗ה וְגַם־הַרְבֵּ֞ה נָפַ֤ל מִן־הָעָם֙ וַיָּמֻ֔תוּ וְגַ֗ם שָׁא֛וּל וִיהוֹנָתָ֥ן בְּנ֖וֹ מֵֽתוּ
Davut ona dedi: 'Olay ne oldu? Lütfen bana bildir.' O da dedi: 'Halk savaştan kaçtı, ayrıca halktan birçoğu düştü ve öldüler; Şaul ve oğlu Yonatan da öldüler.'
Yeşu 10:11
·
Tevrat
וַיְהִ֞י בְּנֻסָ֣ם מִפְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הֵ֞ם בְּמוֹרַ֤ד בֵּית־חוֹרֹן֙ וַֽיהוָ֡ה הִשְׁלִ֣יךְ עֲלֵיהֶם֩ אֲבָנִ֨ים גְּדֹל֧וֹת מִן־הַשָּׁמַ֛יִם עַד־עֲזֵקָ֖ה וַיָּמֻ֑תוּ רַבִּ֗ים אֲשֶׁר־מֵ֨תוּ֙ בְּאַבְנֵ֣י הַבָּרָ֔ד מֵאֲשֶׁ֥ר הָרְג֛וּ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל בֶּחָֽרֶב
Onlar İsrail'in önünden kaçarken, onlar Beyt-Horon inişindeyken, Yahve göklerden onların üzerine Azeka'ya kadar büyük taşlar attı ve öldüler; dolu taşlarıyla ölenler, İsrail oğullarının kılıçla öldürdüklerinden daha çoktu.
Levililer 10:2
·
Tevrat
וַתֵּ֥צֵא אֵ֛שׁ מִלִּפְנֵ֥י יְהוָ֖ה וַתֹּ֣אכַל אוֹתָ֑ם וַיָּמֻ֖תוּ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Yahve'nin önünden ateş çıktı ve onları yedi; Yahve'nin önünde öldüler.
Levililer 16:1
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֤ר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה אַחֲרֵ֣י מ֔וֹת שְׁנֵ֖י בְּנֵ֣י אַהֲרֹ֑ן בְּקָרְבָתָ֥ם לִפְנֵי־יְהוָ֖ה וַיָּמֻֽתוּ
Ve Harun'un iki oğlunun ölümünden sonra, Yahve'nin önünde yaklaştıklarında ve öldüklerinde, Yahve Musa'ya konuştu.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 13:32
·
Tevrat
וַיַּ֡עַן יוֹנָדָ֣ב בֶּן־שִׁמְעָ֨ה אֲחִֽי־דָוִ֜ד וַיֹּ֗אמֶר אַל־יֹאמַ֤ר אֲדֹנִי֙ אֵ֣ת כָּל־הַנְּעָרִ֤ים בְּנֵֽי־הַמֶּ֨לֶךְ֙ הֵמִ֔יתוּ כִּֽי־אַמְנ֥וֹן לְבַדּ֖וֹ מֵ֑ת כִּֽי־עַל־פִּ֤י אַבְשָׁלוֹם֙ הָיְתָ֣ה שׂוּמָ֔ה מִיּוֹם֙ עַנֹּת֔וֹ אֵ֖ת תָּמָ֥ר אֲחֹתֽוֹ
Davut'un kardeşi Şima'nın oğlu Yonadav yanıtladı ve dedi: 'Efendim, kralın oğulları olan bütün gençleri öldürdüler demesin; çünkü yalnız Amnon öldü. Çünkü kız kardeşi Tamar'ı alçalttığı günden beri Avşalom'un ağzı üzerine konulmuştu.'
Yeremya 26:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע הַמֶּֽלֶךְ־יְ֠הוֹיָקִים וְכָל־גִּבּוֹרָ֤יו וְכָל־הַשָּׂרִים֙ אֶת־דְּבָרָ֔יו וַיְבַקֵּ֥שׁ הַמֶּ֖לֶךְ הֲמִית֑וֹ וַיִּשְׁמַ֤ע אוּרִיָּ֨הוּ֙ וַיִּרָ֔א וַיִּבְרַ֖ח וַיָּבֹ֥א מִצְרָֽיִם
Kral Yehoyakim, bütün yiğitleri ve bütün önderler onun sözlerini duydular ve kral onu öldürmek istedi; Uriya bunu duydu, korktu, kaçtı ve Mısır'a gitti.
1. Samuel 30:2
·
Tevrat
וַיִּשְׁבּ֨וּ אֶת־הַנָּשִׁ֤ים אֲשֶׁר־בָּהּ֙ מִקָּטֹ֣ן וְעַד־גָּד֔וֹל לֹ֥א הֵמִ֖יתוּ אִ֑ישׁ וַיִּֽנְהֲג֔וּ וַיֵּלְכ֖וּ לְדַרְכָּֽם
İçindeki kadınları, küçükten büyüğe kadar esir almışlardı; kimseyi öldürmediler, onları sürüp yollarına gittiler.
2. Krallar 11:20
·
Tevrat
וַיִּשְׂמַ֥ח כָּל־עַם־הָאָ֖רֶץ וְהָעִ֣יר שָׁקָ֑טָה וְאֶת־עֲתַלְיָ֛הוּ הֵמִ֥יתוּ בַחֶ֖רֶב בֵּ֥ית הַמֶּֽלֶךְ
Yerin bütün halkı sevindi ve şehir sakinleşti; Atalya'yı kralın evinde kılıçla öldürdüler.
Süleyman'ın Özdeyişleri 19:18
·
Tevrat
יַסֵּ֣ר בִּ֭נְךָ כִּי־יֵ֣שׁ תִּקְוָ֑ה וְאֶל־הֲ֝מִית֗וֹ אַל־תִּשָּׂ֥א נַפְשֶֽׁךָ
Umut varken oğlunu terbiye et, ve onu öldürmeye canını kaldırma.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 15:18
·
Tevrat
וַיִּצְמָא֮ מְאֹד֒ וַיִּקְרָ֤א אֶל־יְהוָה֙ וַיֹּאמַ֔ר אַתָּה֙ נָתַ֣תָּ בְיַֽד־עַבְדְּךָ֔ אֶת־הַתְּשׁוּעָ֥ה הַגְּדֹלָ֖ה הַזֹּ֑את וְעַתָּה֙ אָמ֣וּת בַּצָּמָ֔א וְנָפַלְתִּ֖י בְּיַ֥ד הָעֲרֵלִֽים
Çok susadı ve Yahve'ye seslenip dedi: 'Sen kulunun eliyle bu büyük kurtuluşu verdin; ve şimdi susuzluktan öleceğim ve sünnetsizlerin eline düşeceğim.'
Yeremya 37:20
·
Tevrat
וְעַתָּ֕ה שְֽׁמַֽע־נָ֖א אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֑לֶךְ תִּפָּל־נָ֤א תְחִנָּתִי֙ לְפָנֶ֔יךָ וְאַל־תְּשִׁבֵ֗נִי בֵּ֚ית יְהוֹנָתָ֣ן הַסֹּפֵ֔ר וְלֹ֥א אָמ֖וּת שָֽׁם
Ve şimdi lütfen dinle efendim kral; lütfen yakarışım yüzünün önüne düşsün ve beni yazman Yonatan'ın evine döndürme ve orada ölmeyeyim.'
1. Krallar 2:30
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א בְנָיָ֜הוּ אֶל־אֹ֣הֶל יְהוָ֗ה וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו כֹּֽה־אָמַ֤ר הַמֶּ֨לֶךְ֙ צֵ֔א וַיֹּ֥אמֶר לֹ֖א כִּ֣י פֹ֣ה אָמ֑וּת וַיָּ֨שֶׁב בְּנָיָ֤הוּ אֶת־הַמֶּ֨לֶךְ֙ דָּבָ֣ר לֵאמֹ֔ר כֹּֽה־דִבֶּ֥ר יוֹאָ֖ב וְכֹ֥ה עָנָֽנִי
Benayahu Yahve'nin çadırına geldi ve ona dedi: 'Kral böyle dedi: Çık.' O dedi: 'Hayır, çünkü burada öleceğim.' Benayahu krala söz getirdi, diyerek: 'Yoav böyle söyledi ve beni böyle yanıtladı.'
Mezmurlar 118:17
·
Tevrat
לֹֽא אָמ֥וּת כִּי־אֶֽחְיֶ֑ה וַ֝אֲסַפֵּ֗ר מַֽעֲשֵׂ֥י יָֽהּ
Ölmeyeceğim, ama yaşayacağım ve Yah'ın işlerini anlatacağım.
Rut 1:17
·
Tevrat
בַּאֲשֶׁ֤ר תָּמ֨וּתִי֙ אָמ֔וּת וְשָׁ֖ם אֶקָּבֵ֑ר כֹּה֩ יַעֲשֶׂ֨ה יְהוָ֥ה לִי֙ וְכֹ֣ה יֹסִ֔יף כִּ֣י הַמָּ֔וֶת יַפְרִ֖יד בֵּינִ֥י וּבֵינֵֽךְ
Öleceğin yerde öleceğim ve oraya gömüleceğim. Yahve bana böyle yapsın ve böyle eklesin; çünkü ölüm benimle senin aranı ayıracaktır.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 4:7
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣אוּ הַבַּ֗יִת וְהֽוּא־שֹׁכֵ֤ב עַל־מִטָּתוֹ֙ בַּחֲדַ֣ר מִשְׁכָּב֔וֹ וַיַּכֻּ֨הוּ֙ וַיְמִתֻ֔הוּ וַיָּסִ֖ירוּ אֶת־רֹאשׁ֑וֹ וַיִּקְחוּ֙ אֶת־רֹאשׁ֔וֹ וַיֵּֽלְכ֛וּ דֶּ֥רֶךְ הָעֲרָבָ֖ה כָּל־הַלָּֽיְלָה
Eve geldiler ve o yatak odasında yatağının üzerinde yatıyordu; onu vurdular ve öldürdüler, başını kestiler, başını aldılar ve bütün gece Arava yolundan gittiler.
2. Krallar 14:19
·
Tevrat
וַיִּקְשְׁר֨וּ עָלָ֥יו קֶ֛שֶׁר בִּירוּשָׁלִַ֖ם וַיָּ֣נָס לָכִ֑ישָׁה וַיִּשְׁלְח֤וּ אַֽחֲרָיו֙ לָכִ֔ישָׁה וַיְמִתֻ֖הוּ שָֽׁם
Yeruşalim'de ona karşı bağ bağladılar ve Lakiş'e kaçtı; arkasından Lakiş'e gönderdiler ve onu orada öldürdüler.
1. Krallar 2:34
·
Tevrat
וַיַּ֗עַל בְּנָיָ֨הוּ֙ בֶּן־יְה֣וֹיָדָ֔ע וַיִּפְגַּע־בּ֖וֹ וַיְמִתֵ֑הוּ וַיִּקָּבֵ֥ר בְּבֵית֖וֹ בַּמִּדְבָּֽר
Bunun üzerine Yehoyada oğlu Benayahu çıktı, ona saldırdı ve onu öldürdü; ve o, çölde kendi evine gömüldü.
1. Krallar 13:26
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע הַנָּבִיא֮ אֲשֶׁ֣ר הֱשִׁיב֣וֹ מִן־הַדֶּרֶךְ֒ וַיֹּ֨אמֶר֙ אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֣ים ה֔וּא אֲשֶׁ֥ר מָרָ֖ה אֶת־פִּ֣י יְהוָ֑ה וַיִּתְּנֵ֨הוּ יְהוָ֜ה לָאַרְיֵ֗ה וַֽיִּשְׁבְּרֵ֨הוּ֙ וַיְמִתֵ֔הוּ כִּדְבַ֥ר יְהוָ֖ה אֲשֶׁ֥ר דִּבֶּר־לֽוֹ
Onu yoldan geri getiren peygamber bunu duyunca dedi: 'O, Yahve'nin ağzına karşı gelen Tanrı adamıdır; Yahve onu aslana verdi, aslan onu parçaladı ve öldürdü, Yahve'nin ona söylediği sözüne göre.'
1. Krallar 15:28
·
Tevrat
וַיְמִתֵ֣הוּ בַעְשָׁ֔א בִּשְׁנַ֣ת שָׁלֹ֔שׁ לְאָסָ֖א מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֑ה וַיִּמְלֹ֖ךְ תַּחְתָּֽיו
Yahuda kralı Asa'nın üçüncü yılında Başa onu öldürdü ve onun yerine kral oldu.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 33:11
·
Tevrat
אֱמֹ֨ר אֲלֵיהֶ֜ם חַי־אָ֣נִי נְאֻ֣ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אִם־אֶחְפֹּץ֙ בְּמ֣וֹת הָרָשָׁ֔ע כִּ֣י אִם־בְּשׁ֥וּב רָשָׁ֛ע מִדַּרְכּ֖וֹ וְחָיָ֑ה שׁ֣וּבוּ שׁ֜וּבוּ מִדַּרְכֵיכֶ֧ם הָרָעִ֛ים וְלָ֥מָּה תָמ֖וּתוּ בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Onlara söyle: Ben yaşıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; kötü kişinin ölümünü istemem, ancak kötü kişinin kendi yolundan dönmesini ve yaşamasını isterim. Dönün, kötü yollarınızdan dönün; neden ölesiniz, ey İsrail evi?
Yeremya 22:26
·
Tevrat
וְהֵֽטַלְתִּ֣י אֹתְךָ֗ וְאֶֽת־אִמְּךָ֙ אֲשֶׁ֣ר יְלָדַ֔תְךָ עַ֚ל הָאָ֣רֶץ אַחֶ֔רֶת אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יֻלַּדְתֶּ֖ם שָׁ֑ם וְשָׁ֖ם תָּמֽוּתוּ
Ve seni ve seni doğuran anneni, orada doğmadığınız başka bir diyara fırlatacağım ve orada öleceksiniz.
Yeremya 27:13
·
Tevrat
לָ֤מָּה תָמ֨וּתוּ֙ אַתָּ֣ה וְעַמֶּ֔ךָ בַּחֶ֖רֶב בָּרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר֙ כַּֽאֲשֶׁר֙ דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה אֶל־הַגּ֕וֹי אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יַעֲבֹ֖ד אֶת־מֶ֥לֶךְ בָּבֶֽל
Yahve'nin Babil kralına hizmet etmeyecek ulusa konuştuğu gibi, sen ve halkın neden kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla ölesiniz?
Yeremya 42:22
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ יָדֹ֣עַ תֵּֽדְע֔וּ כִּ֗י בַּחֶ֛רֶב בָּרָעָ֥ב וּבַדֶּ֖בֶר תָּמ֑וּתוּ בַּמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר חֲפַצְתֶּ֔ם לָב֖וֹא לָג֥וּר שָֽׁם
Ve şimdi kesinlikle bilin ki, oraya gitmek ve orada konaklamak istediğiniz yerde kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla öleceksiniz.
Yaratılış 42:20
·
Tevrat
וְאֶת־אֲחִיכֶ֤ם הַקָּטֹן֙ תָּבִ֣יאוּ אֵלַ֔י וְיֵאָמְנ֥וּ דִבְרֵיכֶ֖ם וְלֹ֣א תָמ֑וּתוּ וַיַּעֲשׂוּ־כֵֽן
Ve en küçük kardeşinizi bana getirin, böylece sözleriniz doğrulansın ve ölmeyin.' Ve böyle yaptılar.
Örnek Ayetler (5 / 6)
1. Samuel 14:43
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שָׁאוּל֙ אֶל־י֣וֹנָתָ֔ן הַגִּ֥ידָה לִּ֖י מֶ֣ה עָשִׂ֑יתָה וַיַּגֶּד־ל֣וֹ יוֹנָתָ֗ן וַיֹּאמֶר֩ טָעֹ֨ם טָעַ֜מְתִּי בִּקְצֵ֨ה הַמַּטֶּ֧ה אֲשֶׁר־בְּיָדִ֛י מְעַ֥ט דְּבַ֖שׁ הִנְנִ֥י אָמֽוּת
Şaul Yonatan'a dedi: 'Ne yaptın bana bildir.' Yonatan ona bildirdi ve dedi: 'Elimde olan değneğin ucunda biraz bal kesinlikle tattım; işte ben öleceğim.'
1. Samuel 20:14
·
Tevrat
וְלֹ֖א אִם־עוֹדֶ֣נִּי חָ֑י וְלֹֽא־תַעֲשֶׂ֧ה עִמָּדִ֛י חֶ֥סֶד יְהוָ֖ה וְלֹ֥א אָמֽוּת
Ve ben daha yaşarken, ölmeyeyim diye bana Yahve'nin sadakatini yapmayacak mısın?
Süleyman'ın Özdeyişleri 30:7
·
Tevrat
שְׁ֭תַּיִם שָׁאַ֣לְתִּי מֵאִתָּ֑ךְ אַל־תִּמְנַ֥ע מִ֝מֶּ֗נִּי בְּטֶ֣רֶם אָמֽוּת
Senden iki şey istedim; ölmeden önce benden esirgeme:
Yaratılış 27:4
·
Tevrat
וַעֲשֵׂה־לִ֨י מַטְעַמִּ֜ים כַּאֲשֶׁ֥ר אָהַ֛בְתִּי וְהָבִ֥יאָה לִּ֖י וְאֹכֵ֑לָה בַּעֲב֛וּר תְּבָרֶכְךָ֥ נַפְשִׁ֖י בְּטֶ֥רֶם אָמֽוּת
'Sevdiğim gibi bana lezzetli yiyecekler yap ve bana getir, yiyeyim; öyle ki ölmeden önce canım seni bereketlesin.'
Yaratılış 45:28
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ יִשְׂרָאֵ֔ל רַ֛ב עוֹד־יוֹסֵ֥ף בְּנִ֖י חָ֑י אֵֽלְכָ֥ה וְאֶרְאֶ֖נּוּ בְּטֶ֥רֶם אָמֽוּת
Ve İsrail dedi: 'Yeter; oğlum Yusuf daha yaşıyor; ölmeden önce gideyim ve onu göreyim.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 26:24
·
Tevrat
אַ֗ךְ יַ֚ד אֲחִיקָ֣ם בֶּן־שָׁפָ֔ן הָיְתָ֖ה אֶֽת־יִרְמְיָ֑הוּ לְבִלְתִּ֛י תֵּת־אֹת֥וֹ בְיַד־הָעָ֖ם לַהֲמִיתֽוֹ
Ancak onu öldürmeleri için halkın eline vermemek üzere Şafan oğlu Ahikam'ın eli Yeremya ileydi.
Mezmurlar 37:32
·
Tevrat
צוֹפֶ֣ה רָ֭שָׁע לַצַּדִּ֑יק וּ֝מְבַקֵּ֗שׁ לַהֲמִיתוֹ
Kötü kişi doğru kişiyi gözetler ve onu öldürmeyi arar.
Mezmurlar 59:1
·
Tevrat
לַמְנַצֵּ֣חַ אַל־תַּשְׁחֵת֮ לְדָוִ֪ד מִ֫כְתָּ֥ם בִּשְׁלֹ֥חַ שָׁא֑וּל וַֽיִּשְׁמְר֥וּ אֶת־הַ֝בַּ֗יִת לַהֲמִיתֽוֹ
Müzik şefine, 'Yok etme' makamında, Davut'un miktamı; Şaul gönderdiğinde ve onu öldürmek için evi gözettiklerinde.
Yaratılış 37:18
·
Tevrat
וַיִּרְא֥וּ אֹת֖וֹ מֵרָחֹ֑ק וּבְטֶ֨רֶם֙ יִקְרַ֣ב אֲלֵיהֶ֔ם וַיִּֽתְנַכְּל֥וּ אֹת֖וֹ לַהֲמִיתֽוֹ
Onu uzaktan gördüler; ve onlara yaklaşmadan önce, onu öldürmek için ona karşı komplo kurdular.
Yasa'nın Tekrarı 13:10
·
Tevrat
כִּ֤י הָרֹג֙ תַּֽהַרְגֶ֔נּוּ יָֽדְךָ֛ תִּֽהְיֶה־בּ֥וֹ בָרִֽאשׁוֹנָ֖ה לַהֲמִית֑וֹ וְיַ֥ד כָּל־הָעָ֖ם בָּאַחֲרֹנָֽה
Çünkü onu kesinlikle öldüreceksin; onu öldürmek için ilk olarak senin elin onda olacak ve son olarak bütün halkın eli.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 18:31
·
Tevrat
הַשְׁלִ֣יכוּ מֵעֲלֵיכֶ֗ם אֶת־כָּל־פִּשְׁעֵיכֶם֙ אֲשֶׁ֣ר פְּשַׁעְתֶּ֣ם בָּ֔ם וַעֲשׂ֥וּ לָכֶ֛ם לֵ֥ב חָדָ֖שׁ וְר֣וּחַ חֲדָשָׁ֑ה וְלָ֥מָּה תָמֻ֖תוּ בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Onlarla isyan ettiğiniz bütün isyanlarınızı üzerinizden atın ve kendinize yeni bir kalp ve yeni bir ruh yapın; ve neden ölesiniz, ey İsrail evi?
Yeremya 42:16
·
Tevrat
וְהָיְתָ֣ה הַחֶ֗רֶב אֲשֶׁ֤ר אַתֶּם֙ יְרֵאִ֣ים מִמֶּ֔נָּה שָׁ֛ם תַּשִּׂ֥יג אֶתְכֶ֖ם בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְהָרָעָ֞ב אֲשֶׁר־אַתֶּ֣ם דֹּאֲגִ֣ים מִמֶּ֗נּוּ שָׁ֣ם יִדְבַּ֧ק אַחֲרֵיכֶ֛ם מִצְרַ֖יִם וְשָׁ֥ם תָּמֻֽתוּ
Ve olacak ki, ondan korktuğunuz kılıç orada, Mısır diyarında size yetişecek; ve ondan kaygılandığınız kıtlık orada, Mısır'da arkanızdan yapışacak ve orada öleceksiniz.
2. Krallar 18:32
·
Tevrat
עַד־בֹּאִי֩ וְלָקַחְתִּ֨י אֶתְכֶ֜ם אֶל־אֶ֣רֶץ כְּאַרְצְכֶ֗ם אֶרֶץ֩ דָּגָ֨ן וְתִיר֜וֹשׁ אֶ֧רֶץ לֶ֣חֶם וּכְרָמִ֗ים אֶ֣רֶץ זֵ֤ית יִצְהָר֙ וּדְבַ֔שׁ וִֽחְי֖וּ וְלֹ֣א תָמֻ֑תוּ וְאַֽל־תִּשְׁמְעוּ֙ אֶל־חִזְקִיָּ֔הוּ כִּֽי־יַסִּ֤ית אֶתְכֶם֙ לֵאמֹ֔ר יְהוָ֖ה יַצִּילֵֽנוּ
Ben gelip sizi kendi diyarınız gibi bir diyara, tahıl ve yeni şarap diyarına, ekmek ve bağlar diyarına, zeytinyağı ve bal diyarına alana kadar; yaşayın ve ölmeyin. Ve 'Yahve bizi kurtaracak' diyerek sizi kışkırtan Hizkiya'yı dinlemeyin.
Levililer 10:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶֽל־אַהֲרֹ֡ן וּלְאֶלְעָזָר֩ וּלְאִֽיתָמָ֨ר בָּנָ֜יו רָֽאשֵׁיכֶ֥ם אַל־תִּפְרָ֣עוּ וּבִגְדֵיכֶ֤ם לֹֽא־תִפְרֹ֨מוּ֙ וְלֹ֣א תָמֻ֔תוּ וְעַ֥ל כָּל־הָעֵדָ֖ה יִקְצֹ֑ף וַאֲחֵיכֶם֙ כָּל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל יִבְכּוּ֙ אֶת־הַשְּׂרֵפָ֔ה אֲשֶׁ֖ר שָׂרַ֥ף יְהוָֽה
Musa, Harun'a ve oğulları Elazar ile İtamar'a dedi: 'Başlarınızı açmayın ve giysilerinizi yırtmayın ki ölmeyesiniz ve bütün topluluğa öfkelenmesin; ve kardeşleriniz, bütün İsrail evi, Yahve'nin yaktığı yangına ağlasınlar.'
Levililer 10:7
·
Tevrat
וּמִפֶּתַח֩ אֹ֨הֶל מוֹעֵ֜ד לֹ֤א תֵֽצְאוּ֙ פֶּן־תָּמֻ֔תוּ כִּי־שֶׁ֛מֶן מִשְׁחַ֥ת יְהוָ֖ה עֲלֵיכֶ֑ם וַֽיַּעֲשׂ֖וּ כִּדְבַ֥ר מֹשֶֽׁה
Buluşma Çadırı'nın kapısından çıkmayın, yoksa ölürsünüz; çünkü Yahve'nin meshetme yağı üzerinizdedir.' Ve Musa'nın sözüne göre yaptılar.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 7:4
·
Tevrat
אִם־אָמַרְנוּ֩ נָב֨וֹא הָעִ֜יר וְהָרָעָ֤ב בָּעִיר֙ וָמַ֣תְנוּ שָׁ֔ם וְאִם־יָשַׁ֥בְנוּ פֹ֖ה וָמָ֑תְנוּ וְעַתָּ֗ה לְכוּ֙ וְנִפְּלָה֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה אֲרָ֔ם אִם־יְחַיֻּ֣נוּ נִֽחְיֶ֔ה וְאִם־יְמִיתֻ֖נוּ וָמָֽתְנוּ
Eğer 'Şehre girelim' dersek, şehirde kıtlık var ve orada ölürüz; ve eğer burada oturursak, yine ölürüz. Şimdi gelin, Aram ordugahına düşelim; eğer bizi yaşatırlarsa yaşarız, ve eğer bizi öldürürlerse ölürüz.
1. Krallar 17:12
·
Tevrat
וַתֹּ֗אמֶר חַי־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ אִם־יֶשׁ־לִ֣י מָע֔וֹג כִּ֣י אִם־מְלֹ֤א כַף־קֶ֨מַח֙ בַּכַּ֔ד וּמְעַט־שֶׁ֖מֶן בַּצַּפָּ֑חַת וְהִנְנִ֨י מְקֹשֶׁ֜שֶׁת שְׁנַ֣יִם עֵצִ֗ים וּבָ֨אתִי֙ וַעֲשִׂיתִ֨יהוּ֙ לִ֣י וְלִבְנִ֔י וַאֲכַלְנֻ֖הוּ וָמָֽתְנוּ
Dedi ki: 'Tanrın Yahve'nin yaşamı hakkı için, bende çörek yoktur; ancak küpte bir avuç dolusu un ve testide biraz yağ vardır. İşte ben iki odun topluyorum; geleceğim ve onu kendim için ve oğlum için yapacağım, onu yiyeceğiz ve öleceğiz.'
Yasa'nın Tekrarı 5:25
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ לָ֣מָּה נָמ֔וּת כִּ֣י תֹֽאכְלֵ֔נוּ הָאֵ֥שׁ הַגְּדֹלָ֖ה הַזֹּ֑את אִם־יֹסְפִ֣ים אֲנַ֗חְנוּ לִ֠שְׁמֹעַ אֶת־ק֨וֹל יְהוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ ע֖וֹד וָמָֽתְנוּ
Ve şimdi neden ölelim? Çünkü bu büyük ateş bizi yiyecek; eğer Tanrımız Yahve'nin sesini tekrar işitirsek, ölürüz.
Örnek Ayetler (4)
Yaratılış 30:1
·
Tevrat
וַתֵּ֣רֶא רָחֵ֗ל כִּ֣י לֹ֤א יָֽלְדָה֙ לְיַעֲקֹ֔ב וַתְּקַנֵּ֥א רָחֵ֖ל בַּאֲחֹתָ֑הּ וַתֹּ֤אמֶר אֶֽל־יַעֲקֹב֙ הָֽבָה־לִּ֣י בָנִ֔ים וְאִם־אַ֖יִן מֵתָ֥ה אָנֹֽכִי
Rahel Yakup'a doğurmadığını görünce, Rahel kız kardeşini kıskandı ve Yakup'a dedi: 'Bana oğullar ver, yoksa ben ölürüm.'
Yaratılış 35:18
·
Tevrat
וַיְהִ֞י בְּצֵ֤את נַפְשָׁהּ֙ כִּ֣י מֵ֔תָה וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ בֶּן־אוֹנִ֑י וְאָבִ֖יו קָֽרָא־ל֥וֹ בִנְיָמִֽין
Canını verirken, çünkü ölüyordu, onun adını Ben-Oni koydu; ama babası ona Binyamin adını verdi.
Yaratılış 48:7
·
Tevrat
וַאֲנִ֣י בְּבֹאִ֣י מִפַּדָּ֗ן מֵ֩תָה֩ עָלַ֨י רָחֵ֜ל בְּאֶ֤רֶץ כְּנַ֨עַן֙ בַּדֶּ֔רֶךְ בְּע֥וֹד כִּבְרַת־אֶ֖רֶץ לָבֹ֣א אֶפְרָ֑תָה וָאֶקְבְּרֶ֤הָ שָּׁם֙ בְּדֶ֣רֶךְ אֶפְרָ֔ת הִ֖וא בֵּ֥ית לָֽחֶם
Ben Paddan'dan gelirken, Kenan diyarında yolda, Efrat'a gelmeye daha yer mesafesi varken Rahel yanımda öldü; onu orada Efrat yolunda gömdüm, o Beytlehem'dir.'
Mısır'dan Çıkış 7:21
·
Tevrat
וְהַדָּגָ֨ה אֲשֶׁר־בַּיְאֹ֥ר מֵ֨תָה֙ וַיִּבְאַ֣שׁ הַיְאֹ֔ר וְלֹא־יָכְל֣וּ מִצְרַ֔יִם לִשְׁתּ֥וֹת מַ֖יִם מִן־הַיְאֹ֑ר וַיְהִ֥י הַדָּ֖ם בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Irmaktaki balıklar öldü ve ırmak koktu; Mısırlılar ırmaktan su içemediler. Bütün Mısır diyarında kan vardı.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 38:16
·
Tevrat
וַיִּשָּׁבַ֞ע הַמֶּ֧לֶךְ צִדְקִיָּ֛הוּ אֶֽל־יִרְמְיָ֖הוּ בַּסֵּ֣תֶר לֵאמֹ֑ר חַי־יְהוָ֞ה אֲשֶׁר֩ עָשָׂה־לָ֨נוּ אֶת־הַנֶּ֤פֶשׁ הַזֹּאת֙ אִם־אֲמִיתֶ֔ךָ וְאִם־אֶתֶּנְךָ֗ בְּיַד֙ הָאֲנָשִׁ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֥ר מְבַקְשִׁ֖ים אֶת־נַפְשֶֽׁךָ
Bunun üzerine Kral Tsedekiya gizlice Yeremya'ya yemin etti ve dedi: 'Bize bu canı yapan Yahve yaşıyor ki, seni öldürmeyeceğim ve seni canını arayan bu adamların eline vermeyeceğim.'
1. Samuel 19:17
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל אֶל־מִיכַ֗ל לָ֤מָּה כָּ֨כָה֙ רִמִּיתִ֔נִי וַתְּשַׁלְּחִ֥י אֶת־אֹיְבִ֖י וַיִּמָּלֵ֑ט וַתֹּ֤אמֶר מִיכַל֙ אֶל־שָׁא֔וּל הוּא־אָמַ֥ר אֵלַ֛י שַׁלְּחִ֖נִי לָמָ֥ה אֲמִיתֵֽךְ
Saul Mikal'e dedi: 'Neden beni böyle aldattın, düşmanımı gönderdin ve kurtuldu?' Mikal Saul'a dedi: 'O bana dedi: Beni gönder, neden seni öldüreyim?'
1. Krallar 2:8
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה עִ֠מְּךָ שִֽׁמְעִ֨י בֶן־גֵּרָ֥א בֶן־הַיְמִינִי֮ מִבַּחֻרִים֒ וְה֤וּא קִֽלְלַ֨נִי֙ קְלָלָ֣ה נִמְרֶ֔צֶת בְּי֖וֹם לֶכְתִּ֣י מַחֲנָ֑יִם וְהֽוּא־יָרַ֤ד לִקְרָאתִי֙ הַיַּרְדֵּ֔ן וָאֶשָּׁ֨בַֽע ל֤וֹ בַֽיהוָה֙ לֵאמֹ֔ר אִם־אֲמִֽיתְךָ֖ בֶּחָֽרֶב
Ve işte seninle Bahurim'den Benyaminli Gera oğlu Şimi var. Mahanayim'e gittiğim gün o beni şiddetli bir lanetle lanetledi. Şeria'ya beni karşılamaya indi ve ona Yahve üzerine yemin ettim, diyerek: Seni kılıçla öldürmeyeceğim.
1. Krallar 2:26
·
Tevrat
וּלְאֶבְיָתָ֨ר הַכֹּהֵ֜ן אָמַ֣ר הַמֶּ֗לֶךְ עֲנָתֹת֙ לֵ֣ךְ עַל־שָׂדֶ֔יךָ כִּ֛י אִ֥ישׁ מָ֖וֶת אָ֑תָּה וּבַיּ֨וֹם הַזֶּ֜ה לֹ֣א אֲמִיתֶ֗ךָ כִּֽי־נָשָׂ֜אתָ אֶת־אֲר֨וֹן אֲדֹנָ֤י יְהֹוִה֙ לִפְנֵי֙ דָּוִ֣ד אָבִ֔י וְכִ֣י הִתְעַנִּ֔יתָ בְּכֹ֥ל אֲשֶֽׁר־הִתְעַנָּ֖ה אָבִֽי
Kral kâhin Evyatar'a dedi: 'Anatot'a, tarlalarına git; çünkü sen ölüm adamısın, ama bu gün seni öldürmeyeceğim. Çünkü babam Davut'un önünde Efendi Yahve'nin sandığını taşıdın ve babamın sıkıntı çektiği her şeyde sıkıntı çektin.'
Örnek Ayetler (4)
Çölde Sayım 19:11
·
Tevrat
הַנֹּגֵ֥עַ בְּמֵ֖ת לְכָל־נֶ֣פֶשׁ אָדָ֑ם וְטָמֵ֖א שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים
Herhangi bir insan canının ölüsüne dokunan yedi gün kirli olacak.
Çölde Sayım 19:13
·
Tevrat
כָּֽל־הַנֹּגֵ֡עַ בְּמֵ֣ת בְּנֶפֶשׁ֩ הָאָדָ֨ם אֲשֶׁר־יָמ֜וּת וְלֹ֣א יִתְחַטָּ֗א אֶת־מִשְׁכַּ֤ן יְהוָה֙ טִמֵּ֔א וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מִיִּשְׂרָאֵ֑ל כִּי֩ מֵ֨י נִדָּ֜ה לֹא־זֹרַ֤ק עָלָיו֙ טָמֵ֣א יִהְיֶ֔ה ע֖וֹד טֻמְאָת֥וֹ בֽוֹ
Ölmüş olan insan canının ölüsüne dokunan ve arınmayan herkes Yahve'nin konutunu kirletmiştir ve o can İsrail'den kesilip atılacaktır; çünkü kirlilik suyu onun üzerine serpilmemiştir, kirli olacak, onun kirliliği hâlâ ondadır.
Çölde Sayım 19:16
·
Tevrat
וְכֹ֨ל אֲשֶׁר־יִגַּ֜ע עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֗ה בַּֽחֲלַל־חֶ֨רֶב֙ א֣וֹ בְמֵ֔ת אֽוֹ־בְעֶ֥צֶם אָדָ֖ם א֣וֹ בְקָ֑בֶר יִטְמָ֖א שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים
Ayrıca kırın yüzü üzerinde kılıçla öldürülmüş birine veya bir ölüye veya bir insan kemiğine veya bir mezara dokunan herkes yedi gün kirlenecektir.
Çölde Sayım 19:18
·
Tevrat
וְלָקַ֨ח אֵז֜וֹב וְטָבַ֣ל בַּמַּיִם֮ אִ֣ישׁ טָהוֹר֒ וְהִזָּ֤ה עַל־הָאֹ֨הֶל֙ וְעַל־כָּל־הַכֵּלִ֔ים וְעַל־הַנְּפָשׁ֖וֹת אֲשֶׁ֣ר הָֽיוּ־שָׁ֑ם וְעַל־הַנֹּגֵ֗עַ בַּעֶ֨צֶם֙ א֣וֹ בֶֽחָלָ֔ל א֥וֹ בַמֵּ֖ת א֥וֹ בַקָּֽבֶר
Ardından temiz bir adam mercanköşk alacak ve suya batıracak; çadırın üzerine, bütün kapların üzerine ve orada olan canların üzerine ve kemiğe veya öldürülmüşe veya ölüye veya mezara dokunanın üzerine serpecek.
Örnek Ayetler (3)
Yaratılış 23:6
·
Tevrat
שְׁמָעֵ֣נוּ אֲדֹנִ֗י נְשִׂ֨יא אֱלֹהִ֤ים אַתָּה֙ בְּתוֹכֵ֔נוּ בְּמִבְחַ֣ר קְבָרֵ֔ינוּ קְבֹ֖ר אֶת־מֵתֶ֑ךָ אִ֣ישׁ מִמֶּ֔נּוּ אֶת־קִבְר֛וֹ לֹֽא־יִכְלֶ֥ה מִמְּךָ֖ מִקְּבֹ֥ר מֵתֶֽךָ
'Bizi dinle efendim, sen aramızda Tanrı'nın beyisin; ölünü mezarlarımızın en seçkininde göm; bizden hiç kimse ölünü gömmekten mezarını senden esirgemez.'
Yaratılış 23:11
·
Tevrat
לֹֽא־אֲדֹנִ֣י שְׁמָעֵ֔נִי הַשָּׂדֶה֙ נָתַ֣תִּי לָ֔ךְ וְהַמְּעָרָ֥ה אֲשֶׁר־בּ֖וֹ לְךָ֣ נְתַתִּ֑יהָ לְעֵינֵ֧י בְנֵי־עַמִּ֛י נְתַתִּ֥יהָ לָּ֖ךְ קְבֹ֥ר מֵתֶֽךָ
'Hayır efendim, beni dinle; tarlayı sana verdim ve içindeki mağarayı sana verdim; halkımın oğullarının gözleri önünde onu sana verdim, ölünü göm.'
Yaratılış 23:15
·
Tevrat
אֲדֹנִ֣י שְׁמָעֵ֔נִי אֶרֶץ֩ אַרְבַּ֨ע מֵאֹ֧ת שֶֽׁקֶל־כֶּ֛סֶף בֵּינִ֥י וּבֵֽינְךָ֖ מַה־הִ֑וא וְאֶת־מֵתְךָ֖ קְבֹֽר
'Efendim, beni dinle; dört yüz gümüş şekel (~4400 gram) değerinde toprak benimle senin aranda nedir ki? Ölünü göm.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 26:15
·
Tevrat
אַ֣ךְ יָדֹ֣עַ תֵּדְע֗וּ כִּ֣י אִם־מְמִתִ֣ים אַתֶּם֮ אֹתִי֒ כִּי־דָ֣ם נָקִ֗י אַתֶּם֙ נֹתְנִ֣ים עֲלֵיכֶ֔ם וְאֶל־הָעִ֥יר הַזֹּ֖את וְאֶל־יֹשְׁבֶ֑יהָ כִּ֣י בֶאֱמֶ֗ת שְׁלָחַ֤נִי יְהוָה֙ עֲלֵיכֶ֔ם לְדַבֵּר֙ בְּאָזְנֵיכֶ֔ם אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Ancak kesinlikle bilin ki, eğer beni öldürürseniz, kendi üzerinize, bu şehre ve onun oturanlarına suçsuz kan getireceksiniz; çünkü bütün bu sözleri kulaklarınıza söylemem için Yahve beni gerçekten size gönderdi.
Örnek Ayetler (3)
Levililer 20:10
·
Tevrat
וְאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר יִנְאַף֙ אֶת־אֵ֣שֶׁת אִ֔ישׁ אֲשֶׁ֥ר יִנְאַ֖ף אֶת־אֵ֣שֶׁת רֵעֵ֑הוּ מֽוֹת־יוּמַ֥ת הַנֹּאֵ֖ף וְהַנֹּאָֽפֶת
Ve bir adamın karısıyla zina eden adam, komşusunun karısıyla zina eden adam, zina eden erkek ve zina eden kadın kesinlikle öldürülecektir.
Levililer 20:11
·
Tevrat
וְאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר יִשְׁכַּב֙ אֶת־אֵ֣שֶׁת אָבִ֔יו עֶרְוַ֥ת אָבִ֖יו גִּלָּ֑ה מֽוֹת־יוּמְת֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם דְּמֵיהֶ֥ם בָּֽם
Ve babasının karısıyla yatan adam, babasının çıplaklığını açmıştır; ikisi de kesinlikle öldürülecektir, onların kanı kendi üzerlerindedir.
Çölde Sayım 35:21
·
Tevrat
א֣וֹ בְאֵיבָ֞ה הִכָּ֤הוּ בְיָדוֹ֙ וַיָּמֹ֔ת מֽוֹת־יוּמַ֥ת הַמַּכֶּ֖ה רֹצֵ֣חַֽ ה֑וּא גֹּאֵ֣ל הַדָּ֗ם יָמִ֛ית אֶת־הָרֹצֵ֖חַ בְּפִגְעוֹ־בֽוֹ
Veya düşmanlıkla eliyle ona vurduysa ve o öldüyse, vuran kesinlikle öldürülecektir; o katildir. Kan fidyecisi onunla karşılaştığında katili öldürecektir.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 22:10
·
Tevrat
אַל־תִּבְכּ֣וּ לְמֵ֔ת וְאַל־תָּנֻ֖דוּ ל֑וֹ בְּכ֤וּ בָכוֹ֙ לַֽהֹלֵ֔ךְ כִּ֣י לֹ֤א יָשׁוּב֙ ע֔וֹד וְרָאָ֖ה אֶת־אֶ֥רֶץ מוֹלַדְתּֽוֹ
Ölü için ağlamayın ve ona yas tutmayın; giden için kesinlikle ağlayın, çünkü artık dönmeyecek ve doğduğu yeri görmeyecek.
Yasa'nın Tekrarı 14:1
·
Tevrat
בָּנִ֣ים אַתֶּ֔ם לַֽיהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם לֹ֣א תִתְגֹּֽדְד֗וּ וְלֹֽא־תָשִׂ֧ימוּ קָרְחָ֛ה בֵּ֥ין עֵינֵיכֶ֖ם לָמֵֽת
Siz Tanrınız Yahve'ye oğullarsınız; ölü için kendinizi kesmeyeceksiniz ve gözlerinizin arasına kellik koymayacaksınız.
Yasa'nın Tekrarı 26:14
·
Tevrat
לֹא־אָכַ֨לְתִּי בְאֹנִ֜י מִמֶּ֗נּוּ וְלֹא־בִעַ֤רְתִּי מִמֶּ֨נּוּ֙ בְּטָמֵ֔א וְלֹא־נָתַ֥תִּי מִמֶּ֖נּוּ לְמֵ֑ת שָׁמַ֗עְתִּי בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י עָשִׂ֕יתִי כְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר צִוִּיתָֽנִי
Yasımda ondan yemedim, kirli olarak ondan çıkarmadım ve ondan ölü için vermedim; Tanrım Yahve'nin sesini işittim, bana buyurduğun her şeye göre yaptım.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 7:3
·
Tevrat
וְאַרְבָּעָ֧ה אֲנָשִׁ֛ים הָי֥וּ מְצֹרָעִ֖ים פֶּ֣תַח הַשָּׁ֑עַר וַיֹּֽאמְרוּ֙ אִ֣ישׁ אֶל־רֵעֵ֔הוּ מָ֗ה אֲנַ֛חְנוּ יֹשְׁבִ֥ים פֹּ֖ה עַד־מָֽתְנוּ
Kapının girişinde dört cüzzamlı adam vardı. Birbirlerine dediler: 'Neden ölene kadar burada oturuyoruz?'
Çölde Sayım 14:2
·
Tevrat
וַיִּלֹּ֨נוּ֙ עַל־מֹשֶׁ֣ה וְעַֽל־אַהֲרֹ֔ן כֹּ֖ל בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַֽיֹּאמְר֨וּ אֲלֵהֶ֜ם כָּל־הָעֵדָ֗ה לוּ־מַ֨תְנוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם א֛וֹ בַּמִּדְבָּ֥ר הַזֶּ֖ה לוּ־מָֽתְנוּ
Bütün İsrail oğulları Musa'ya ve Harun'a karşı söylendiler; ve bütün topluluk onlara dedi: 'Keşke Mısır diyarında ölseydik veya bu çölde keşke ölseydik!'