1028
Kullanım
6
Lemma
155
Türev
143
Anlam
6 lemma, 155 türev form
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 11:2
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח יְהוֹשֶׁ֣בַע בַּת־הַמֶּֽלֶךְ־י֠וֹרָם אֲח֨וֹת אֲחַזְיָ֜הוּ אֶת־יוֹאָ֣שׁ בֶּן־אֲחַזְיָ֗ה וַתִּגְנֹ֤ב אֹתוֹ֙ מִתּ֤וֹךְ בְּנֵֽי־הַמֶּ֨לֶךְ֙ הַמּ֣וּמָתִ֔ים אֹת֥וֹ וְאֶת־מֵינִקְתּ֖וֹ בַּחֲדַ֣ר הַמִּטּ֑וֹת וַיַּסְתִּ֧רוּ אֹת֛וֹ מִפְּנֵ֥י עֲתַלְיָ֖הוּ וְלֹ֥א הוּמָֽת
Kral Yoram'ın kızı, Ahazya'nın kız kardeşi Yehoşeva, Ahazya'nın oğlu Yoaş'ı aldı ve onu öldürülen kral oğullarının arasından çaldı; onu ve sütannesini yatak odasına koydu. Onu Atalya'nın yüzünden sakladılar ve o öldürülmedi.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 21:22
·
Tevrat
וְכִֽי־יִהְיֶ֣ה בְאִ֗ישׁ חֵ֛טְא מִשְׁפַּט־מָ֖וֶת וְהוּמָ֑ת וְתָלִ֥יתָ אֹת֖וֹ עַל־עֵֽץ
Ve bir adamda ölüm hakkı olan bir günah olduğunda ve öldürüldüğünde ve onu ağaç üzerine astığında,
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 11:15
·
Tevrat
וַיְצַו֩ יְהוֹיָדָ֨ע הַכֹּהֵ֜ן אֶת־שָׂרֵ֥י הַמֵּא֣וֹת פְּקֻדֵ֣י הַחַ֗יִל וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ הוֹצִ֤יאוּ אֹתָהּ֙ אֶל־מִבֵּ֣ית לַשְּׂדֵרֹ֔ת וְהַבָּ֥א אַחֲרֶ֖יהָ הָמֵ֣ת בֶּחָ֑רֶב כִּ֚י אָמַ֣ר הַכֹּהֵ֔ן אַל־תּוּמַ֖ת בֵּ֥ית יְהוָֽה
Kâhin Yehoyada ordunun görevlileri olan yüzbaşılara buyurdu ve onlara dedi: 'Onu safların arasından dışarı çıkarın ve onun ardından geleni kılıçla öldürün.' Çünkü kâhin demişti: 'Yahve'nin evinde öldürülmesin.'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 88:11
·
Tevrat
הֲלַמֵּתִ֥ים תַּעֲשֶׂה־פֶּ֑לֶא אִם־רְ֝פָאִ֗ים יָק֤וּמוּ יוֹד֬וּךָ סֶּֽלָה
Ölülere mi harika yapacaksın? Yoksa gölgeler kalkacaklar, sana şükredecekler mi? Sela.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 11:16
·
Tevrat
וַיָּשִׂ֤מוּ לָהּ֙ יָדַ֔יִם וַתָּב֛וֹא דֶּֽרֶךְ־מְב֥וֹא הַסּוּסִ֖ים בֵּ֣ית הַמֶּ֑לֶךְ וַתּוּמַ֖ת שָֽׁם
Ona eller koydular ve kralın evinin atlar girişi yolundan geldi ve orada öldürüldü.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 17:35
·
Tevrat
וְיָצָ֧אתִי אַחֲרָ֛יו וְהִכִּתִ֖יו וְהִצַּ֣לְתִּי מִפִּ֑יו וַיָּ֣קָם עָלַ֔י וְהֶחֱזַ֨קְתִּי֙ בִּזְקָנ֔וֹ וְהִכִּתִ֖יו וַהֲמִיתִּֽיו
Onun ardınca çıkardım, onu vururdum ve ağzından kurtarırdım; üzerime kalktığında sakalından tutardım, onu vururdum ve onu öldürürdüm.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 109:16
·
Tevrat
יַ֗עַן אֲשֶׁ֤ר לֹ֥א זָכַר֮ עֲשׂ֪וֹת חָ֥סֶד וַיִּרְדֹּ֡ף אִישׁ־עָנִ֣י וְ֭אֶבְיוֹן וְנִכְאֵ֨ה לֵבָ֬ב לְמוֹתֵֽת
Çünkü merhamet yapmayı hatırlamadı ve düşkün, yoksul ve kırık kalpli adamı öldürmek için kovaladı.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 9:28
·
Tevrat
פֶּן־יֹאמְר֗וּ הָאָרֶץ֮ אֲשֶׁ֣ר הוֹצֵאתָ֣נוּ מִשָּׁם֒ מִבְּלִי֙ יְכֹ֣לֶת יְהוָ֔ה לַהֲבִיאָ֕ם אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־דִּבֶּ֣ר לָהֶ֑ם וּמִשִּׂנְאָת֣וֹ אוֹתָ֔ם הוֹצִיאָ֖ם לַהֲמִתָ֥ם בַּמִּדְבָּֽר
Yoksa bizi oradan çıkardığın yer der ki: 'Yahve'nin onları kendilerine söylediği yere getirmeye gücü olmadığından ve onlardan nefret ettiğinden, onları çölde öldürmek için çıkardı.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 20:17
·
Tevrat
אֲשֶׁ֥ר לֹא־מוֹתְתַ֖נִי מֵרָ֑חֶם וַתְּהִי־לִ֤י אִמִּי֙ קִבְרִ֔י וְרַחְמָ֖הֿ הֲרַ֥ת עוֹלָֽם
Çünkü beni rahimden öldürmedi; annem bana mezarım olurdu ve onun rahmi sonsuza dek gebe kalırdı.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 14:32
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אַבְשָׁל֣וֹם אֶל־יוֹאָ֡ב הִנֵּ֣ה שָׁלַ֣חְתִּי אֵלֶ֣יךָ לֵאמֹ֡ר בֹּ֣א הֵ֠נָּה וְאֶשְׁלְחָה֩ אֹתְךָ֨ אֶל־הַמֶּ֜לֶךְ לֵאמֹ֗ר לָ֤מָּה בָּ֨אתִי֙ מִגְּשׁ֔וּר ט֥וֹב לִ֖י עֹ֣ד אֲנִי־שָׁ֑ם וְעַתָּ֗ה אֶרְאֶה֙ פְּנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וְאִם־יֶשׁ־בִּ֥י עָוֺ֖ן וֶהֱמִתָֽנִי
Avşalom Yoav'a dedi: 'İşte sana gönderdim diyerek: Buraya gel ve seni krala göndereyim diyerek: Neden Geşur'dan geldim? Ben hala oradayken bana iyiydi. Ve şimdi kralın yüzünü göreyim; ve eğer bende suç varsa, beni öldürsün.'
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 2:19
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בְּמ֣וֹת הַשּׁוֹפֵ֗ט יָשֻׁ֨בוּ֙ וְהִשְׁחִ֣יתוּ מֵֽאֲבוֹתָ֔ם לָלֶ֗כֶת אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים לְעָבְדָ֖ם וּלְהִשְׁתַּחֲוֺ֣ת לָהֶ֑ם לֹ֤א הִפִּ֨ילוּ֙ מִמַּ֣עַלְלֵיהֶ֔ם וּמִדַּרְכָּ֖ם הַקָּשָֽׁה
Hakim öldüğünde dönerlerdi ve başka ilahların ardınca gitmek, onlara kulluk etmek ve onlara secde etmek için babalarından daha çok bozarlardı; işlerinden ve inatçı yollarından vazgeçmediler.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 17:6
·
Tevrat
וַיִּלֹּ֜נוּ כָּל־עֲדַ֤ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת עַל־מֹשֶׁ֥ה וְעַֽל־אַהֲרֹ֖ן לֵאמֹ֑ר אַתֶּ֥ם הֲמִתֶּ֖ם אֶת־עַ֥ם יְהוָֽה
Ertesi gün İsrail oğullarının bütün topluluğu Musa'ya ve Harun'a karşı söylenerek dediler: 'Siz Yahve'nin halkını öldürdünüz.'
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 16:3
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ אֲלֵהֶ֜ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל מִֽי־יִתֵּ֨ן מוּתֵ֤נוּ בְיַד־יְהוָה֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּשִׁבְתֵּ֨נוּ֙ עַל־סִ֣יר הַבָּשָׂ֔ר בְּאָכְלֵ֥נוּ לֶ֖חֶם לָשֹׂ֑בַע כִּֽי־הוֹצֵאתֶ֤ם אֹתָ֨נוּ֙ אֶל־הַמִּדְבָּ֣ר הַזֶּ֔ה לְהָמִ֛ית אֶת־כָּל־הַקָּהָ֥ל הַזֶּ֖ה בָּרָעָֽב
Ve İsrail oğulları onlara dedi: 'Keşke Mısır diyarında, et tenceresinin yanında oturduğumuzda, doyasıya ekmek yediğimizde Yahve'nin elinde ölseydik; çünkü bu bütün topluluğu açlıkla öldürmek için bizi bu çöle çıkardınız.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 41:8
·
Tevrat
וַעֲשָׂרָ֨ה אֲנָשִׁ֜ים נִמְצְאוּ־בָ֗ם וַיֹּאמְר֤וּ אֶל־יִשְׁמָעֵאל֙ אַל־תְּמִתֵ֔נוּ כִּֽי־יֶשׁ־לָ֤נוּ מַטְמֹנִים֙ בַּשָּׂדֶ֔ה חִטִּ֥ים וּשְׂעֹרִ֖ים וְשֶׁ֣מֶן וּדְבָ֑שׁ וַיֶּחְדַּ֕ל וְלֹ֥א הֱמִיתָ֖ם בְּת֥וֹךְ אֲחֵיהֶֽם
Ama aralarında on adam bulundu ve İsmail'e dediler: 'Bizi öldürme; çünkü tarlada gizli hazinelerimiz, buğday, arpa, yağ ve bal var.' Bunun üzerine o durdu ve onları kardeşlerinin içinde öldürmedi.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 52:27
·
Tevrat
וַיַּכֶּ֣ה אוֹתָם֩ מֶ֨לֶךְ בָּבֶ֧ל וַיְמִתֵ֛ם בְּרִבְלָ֖ה בְּאֶ֣רֶץ חֲמָ֑ת וַיִּ֥גֶל יְהוּדָ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ
Bunun üzerine Babil kralı onları vurdu ve Hama diyarındaki Rivla'da onları öldürdü; ve Yahuda toprağının üzerinden sürgüne gitti.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 41:8
·
Tevrat
וַעֲשָׂרָ֨ה אֲנָשִׁ֜ים נִמְצְאוּ־בָ֗ם וַיֹּאמְר֤וּ אֶל־יִשְׁמָעֵאל֙ אַל־תְּמִתֵ֔נוּ כִּֽי־יֶשׁ־לָ֤נוּ מַטְמֹנִים֙ בַּשָּׂדֶ֔ה חִטִּ֥ים וּשְׂעֹרִ֖ים וְשֶׁ֣מֶן וּדְבָ֑שׁ וַיֶּחְדַּ֕ל וְלֹ֥א הֱמִיתָ֖ם בְּת֥וֹךְ אֲחֵיהֶֽם
Ama aralarında on adam bulundu ve İsmail'e dediler: 'Bizi öldürme; çünkü tarlada gizli hazinelerimiz, buğday, arpa, yağ ve bal var.' Bunun üzerine o durdu ve onları kardeşlerinin içinde öldürmedi.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 22:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֡לֶךְ לָרָצִים֩ הַנִּצָּבִ֨ים עָלָ֜יו סֹ֥בּוּ וְהָמִ֣יתוּ כֹּהֲנֵ֣י יְהוָ֗ה כִּ֤י גַם־יָדָם֙ עִם־דָּוִ֔ד וְכִ֤י יָֽדְעוּ֙ כִּֽי־בֹרֵ֣חַ ה֔וּא וְלֹ֥א גָל֖וּ אֶת־אָזְנִ֑י וְלֹֽא־אָב֞וּ עַבְדֵ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ לִשְׁלֹ֣חַ אֶת־יָדָ֔ם לִפְגֹ֖עַ בְּכֹהֲנֵ֥י יְהוָֽה
Kral yanında duran muhafızlara dedi: 'Dönün ve Yahve'nin kâhinlerini öldürün; çünkü onların da eli Davut'ladır ve onun kaçtığını biliyorlardı ama kulağımı açmadılar.' Fakat kralın kulları Yahve'nin kâhinlerini vurmak için ellerini uzatmak istemediler.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 88:6
·
Tevrat
בַּמֵּתִ֗ים חָ֫פְשִׁ֥י כְּמ֤וֹ חֲלָלִ֨ים שֹׁ֥כְבֵי קֶ֗בֶר אֲשֶׁ֤ר לֹ֣א זְכַרְתָּ֣ם ע֑וֹד וְ֝הֵ֗מָּה מִיָּדְךָ֥ נִגְזָֽרוּ
Ölüler arasında özgürüm, mezarda yatan öldürülmüşler gibi; ki onları artık hatırlamadın ve onlar senin elinden kesildiler.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 33:6
·
Tevrat
יְחִ֥י רְאוּבֵ֖ן וְאַל־יָמֹ֑ת וִיהִ֥י מְתָ֖יו מִסְפָּֽר
Reuben yaşasın ve ölmesin; ve adamları sayılı olsun.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 16:29
·
Tevrat
אִם־כְּמ֤וֹת כָּל־הָֽאָדָם֙ יְמֻת֣וּן אֵ֔לֶּה וּפְקֻדַּת֙ כָּל־הָ֣אָדָ֔ם יִפָּקֵ֖ד עֲלֵיהֶ֑ם לֹ֥א יְהוָ֖ה שְׁלָחָֽנִי
Eğer bunlar bütün insanların ölümü gibi ölürlerse ve bütün insanların yoklaması onların üzerine yoklanırsa, beni Yahve göndermemiştir.