126
Kullanım
3
Lemma
34
Türev
39
Anlam
3 lemma, 34 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
לָשׁוֹן Lemma | laşon | dil, dil, lisan, kama | İsim | 37 | ||
לְשׁוֹנָם | leşonam | onların dili, dil, lisan, konuşma | Zamir | 12 | ||
לְשׁוּנִי | leşuni | dilim, dil, lisan, konuşma | Zamir | 8 | ||
לְשֹׁנוֹ | leşono | dili, dil, lisan, konuşma | Zamir | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) Yeremya 5:15 · Tevrat הִנְנִ֣י מֵבִיא֩ עֲלֵיכֶ֨ם גּ֧וֹי מִמֶּרְחָ֛ק בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל נְאֻם־יְהֹוָ֑ה גּ֣וֹי אֵיתָ֣ן ה֗וּא גּ֤וֹי מֵעוֹלָם֙ ה֔וּא גּ֚וֹי לֹא־תֵדַ֣ע לְשֹׁנ֔וֹ וְלֹ֥א תִשְׁמַ֖ע מַה־יְדַבֵּֽר İşte ben uzaktan üzerinize bir ulus getiriyorum, İsrail evi, Yahve'nin bildirisidir; o güçlü bir ulustur, o eskiden beri olan bir ulustur, onun dilini bilmeyeceksin ve ne konuştuğunu işitmeyeceksin. Yeşu 10:21 · Tevrat וַיָּשֻׁבוּ֩ כָל־הָעָ֨ם אֶל־הַמַּחֲנֶ֧ה אֶל־יְהוֹשֻׁ֛עַ מַקֵּדָ֖ה בְּשָׁל֑וֹם לֹֽא־חָרַ֞ץ לִבְנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל לְאִ֖ישׁ אֶת־לְשֹׁנֽוֹ Bütün halk Makkeda'daki ordugaha, Yeşu'ya esenlikle döndü; İsrail oğullarından hiçbir adama karşı kimse dilini oynatmadı. Mezmurlar 15:3 · Tevrat לֹֽא־רָגַ֨ל עַל־לְשֹׁנ֗וֹ לֹא־עָשָׂ֣ה לְרֵעֵ֣הוּ רָעָ֑ה וְ֝חֶרְפָּ֗ה לֹא־נָשָׂ֥א עַל־קְרֹֽבוֹ Dilinde iftira etmeyen, komşusuna kötülük yapmayan ve yakınına karşı kınama taşımayan; Eyüp 40:25 · Tevrat תִּמְשֹׁ֣ךְ לִוְיָתָ֣ן בְּחַכָּ֑ה וּ֝בְחֶ֗בֶל תַּשְׁקִ֥יעַ לְשֹׁנֽוֹ Livyatan'ı oltayla çekebilir misin ve iple onun dilini bastırabilir misin? Yasa'nın Tekrarı 28:49 · Tevrat יִשָּׂ֣א יְהוָה֩ עָלֶ֨יךָ גּ֤וֹי מֵרָחוֹק֙ מִקְצֵ֣ה הָאָ֔רֶץ כַּאֲשֶׁ֥ר יִדְאֶ֖ה הַנָּ֑שֶׁר גּ֕וֹי אֲשֶׁ֥ר לֹא־תִשְׁמַ֖ע לְשֹׁנֽוֹ Yahve senin üzerine uzaktan, yerin ucundan, kartalın uçtuğu gibi bir ulus kaldıracak; dilini anlamayacağın bir ulus. | ||||||
וּלְשׁוֹן | uleşon | ve dili, dil, konuşma, lisan | İsim | 6 | ||
וּלְשׁוֹנוֹ | uleşono | ve onun dili, dil, lisan, konuşma | Zamir | 4 | ||
וּלְשׁוֹנָם | u-leşonam | ve dilleri, dil, lisan, konuşma | Zamir | 4 | ||
בִּלְשׁוֹנִי | bi-lşoni | dilimle, dil, lisan, konuşma | Zamir | 4 | ||
וּלְשׁוֹנִי | u-leşoni | ve dilim, dil, lisan, konuşma | Zamir | 3 | ||
לְשׁוֹנְךָ | leşonekha | dilin, dil, lisan, konuşma | Zamir | 3 | ||
וּלְשׁוֹנְךָ | u-leşoneha | ve senin dilin, dil, lisan, konuşma | Zamir | 2 | ||
מִלְּשׁוֹן | mi-lleşon | dilinden, dil, lisan, konuşma | İsim | 2 | ||
בִּלְשׁוֹן | bi-lşon | dilinde, dil, dil (organ), dil (lisan), konuşma | İsim | 2 | ||
לִלְשֹֽׁנֹתָם | li-lşonotam | dillerine göre, dil, lisan, konuşma | Zamir | 2 | ||
בִּלְשׁוֹנוֹ | bi-lşono | diliyle, dil, lisan, konuşma | Zamir | 2 | ||
לְשׁוֹנֽוֹ | leşono | onun dili, dil, lisan, konuşma | Zamir | 2 | ||
כִּלְשׁוֹנוֹ | ki-lşono | onun dili gibi, dil, lisan, konuşma | Zamir | 2 | ||
וְכִלְשׁוֹנָֽם | ve-khilşonam | ve dilleri gibi, dil, lisan | Zamir | 1 | ||
וּלְשׁוֹנֵנוּ | u-lşonenu | ve dilimiz, dil, lisan | Zamir | 1 | ||
כִּלְשׁוֹן | ki-lşon | dili gibi, dil, lisan, konuşma | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 37)
Hezekiel 3:5
·
Tevrat
כִּ֡י לֹא֩ אֶל־עַ֨ם עִמְקֵ֥י שָׂפָ֛ה וְכִבְדֵ֥י לָשׁ֖וֹן אַתָּ֣ה שָׁל֑וּחַ אֶל־בֵּ֖ית יִשְׂרָאֵֽל
Çünkü sen dili derin ve dili ağır bir halka gönderilmiyorsun, İsrail evine gönderiliyorsun;
Hezekiel 3:6
·
Tevrat
לֹ֣א אֶל־עַמִּ֣ים רַבִּ֗ים עִמְקֵ֤י שָׂפָה֙ וְכִבְדֵ֣י לָשׁ֔וֹן אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־תִשְׁמַ֖ע דִּבְרֵיהֶ֑ם אִם־לֹ֤א אֲלֵיהֶם֙ שְׁלַחְתִּ֔יךָ הֵ֖מָּה יִשְׁמְע֥וּ אֵלֶֽיךָ
sözlerini anlamayacağın, dili derin ve dili ağır birçok halklara değil; eğer seni onlara gönderseydim, onlar seni dinlerlerdi.
Hezekiel 36:3
·
Tevrat
לָכֵן֙ הִנָּבֵ֣א וְאָמַרְתָּ֔ כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה יַ֣עַן בְּיַ֡עַן שַׁמּוֹת֩ וְשָׁאֹ֨ף אֶתְכֶ֜ם מִסָּבִ֗יב לִֽהְיוֹתְכֶ֤ם מֽוֹרָשָׁה֙ לִשְׁאֵרִ֣ית הַגּוֹיִ֔ם וַתֵּֽעֲל֛וּ עַל־שְׂפַ֥ת לָשׁ֖וֹן וְדִבַּת־עָֽם
bu yüzden peygamberlik et ve de: Efendi Yahve şöyle dedi: Ulusların geri kalanına miras olmanız için sizi viran ettikleri ve her yandan sizi yuttukları için, dilin dudağına ve halkın iftirasına çıktığınız için,
Yeşaya 5:24
·
Tevrat
לָכֵן֩ כֶּאֱכֹ֨ל קַ֜שׁ לְשׁ֣וֹן אֵ֗שׁ וַחֲשַׁ֤שׁ לֶֽהָבָה֙ יִרְפֶּ֔ה שָׁרְשָׁם֙ כַּמָּ֣ק יִֽהְיֶ֔ה וּפִרְחָ֖ם כָּאָבָ֣ק יַעֲלֶ֑ה כִּ֣י מָאֲס֗וּ אֵ֚ת תּוֹרַת֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וְאֵ֛ת אִמְרַ֥ת קְדֽוֹשׁ־יִשְׂרָאֵ֖ל נִאֵֽצוּ
Bu yüzden ateş dili samanı yediği gibi ve kuru ot alevin içinde çöktüğü gibi, onların kökü çürük gibi olacak ve onların çiçeği toz gibi yükselecek; çünkü Ordular Yahvesi'nin yasasını reddettiler ve İsrail'in Kutsalının sözünü hor gördüler.
Yeşaya 11:15
·
Tevrat
וְהֶחֱרִ֣ים יְהוָ֗ה אֵ֚ת לְשׁ֣וֹן יָם־מִצְרַ֔יִם וְהֵנִ֥יף יָד֛וֹ עַל־הַנָּהָ֖ר בַּעְיָ֣ם רוּח֑וֹ וְהִכָּ֨הוּ֙ לְשִׁבְעָ֣ה נְחָלִ֔ים וְהִדְרִ֖יךְ בַּנְּעָלִֽים
Yahve Mısır denizinin dilini yok edecek ve kavurucu rüzgarıyla elini ırmağın üzerinde sallayacak; onu yedi dereye bölecek ve çarıklarla geçirtecek.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Yeremya 9:2
·
Tevrat
וַֽיַּדְרְכ֤וּ אֶת־לְשׁוֹנָם֙ קַשְׁתָּ֣ם שֶׁ֔קֶר וְלֹ֥א לֶאֱמוּנָ֖ה גָּבְר֣וּ בָאָ֑רֶץ כִּי֩ מֵרָעָ֨ה אֶל־רָעָ֧ה יָצָ֛אוּ וְאֹתִ֥י לֹֽא־יָדָ֖עוּ נְאֻם־יְהוָֽה
Ve dillerini yayları gibi yalan için gerdiler ve yerde sadakat için güçlenmediler; çünkü kötülükten kötülüğe çıktılar ve beni bilmediler, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 9:4
·
Tevrat
וְאִ֤ישׁ בְּרֵעֵ֨הוּ֙ יְהָתֵ֔לּוּ וֶאֱמֶ֖ת לֹ֣א יְדַבֵּ֑רוּ לִמְּד֧וּ לְשׁוֹנָ֛ם דַּבֶּר־שֶׁ֖קֶר הַעֲוֵ֥ה נִלְאֽוּ
Ve herkes komşusunu aldatacak ve gerçeği konuşmayacaklar; dillerine yalan konuşmayı öğrettiler, kötülük yapmak için kendilerini yordular.
Yeremya 9:7
·
Tevrat
חֵ֥ץ שָׁח֛וּט לְשׁוֹנָ֖ם מִרְמָ֣ה דִבֵּ֑ר בְּפִ֗יו שָׁל֤וֹם אֶת־רֵעֵ֨הוּ֙ יְדַבֵּ֔ר וּבְקִרְבּ֖וֹ יָשִׂ֥ים אָרְבּֽוֹ
Dilleri keskin bir oktur, aldatma konuşur; ağzıyla komşusuyla barış konuşur, ama içinde pususunu kurar.
Yeremya 23:31
·
Tevrat
הִנְנִ֥י עַל־הַנְּבִיאִ֖ם נְאֻם־יְהוָ֑ה הַלֹּקְחִ֣ים לְשׁוֹנָ֔ם וַֽיִּנְאֲמ֖וּ נְאֻֽם
İşte ben dillerini alıp bildiri bildiren peygamberlere karşıyım, Yahve'nin bildirisidir.
Hoşea 7:16
·
Tevrat
יָשׁ֣וּבוּ לֹ֣א עָ֗ל הָיוּ֙ כְּקֶ֣שֶׁת רְמִיָּ֔ה יִפְּל֥וּ בַחֶ֛רֶב שָׂרֵיהֶ֖ם מִזַּ֣עַם לְשׁוֹנָ֑ם ז֥וֹ לַעְגָּ֖ם בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Yukarıya dönmezler, aldatıcı yay gibi oldular; dillerinin öfkesinden önderleri kılıçla düşecekler; Mısır diyarında alayları bu olacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Samuel 23:2
·
Tevrat
ר֥וּחַ יְהוָ֖ה דִּבֶּר־בִּ֑י וּמִלָּת֖וֹ עַל־לְשׁוֹנִֽי
Yahve'nin Ruhu bende konuştu ve sözü dilimin üzerindedir.
Mezmurlar 45:2
·
Tevrat
רָ֘חַ֤שׁ לִבִּ֨י דָּ֘בָ֤ר ט֗וֹב אֹמֵ֣ר אָ֭נִי מַעֲשַׂ֣י לְמֶ֑לֶךְ לְ֝שׁוֹנִ֗י עֵ֤ט סוֹפֵ֬ר מָהִֽיר
Kalbim iyi bir sözle taştı; ben eserlerimi krala söylüyorum; dilim yetenekli bir yazıcının kalemidir.
Mezmurlar 51:16
·
Tevrat
הַצִּ֘ילֵ֤נִי מִדָּמִ֨ים אֱֽלֹהִ֗ים אֱלֹהֵ֥י תְּשׁוּעָתִ֑י תְּרַנֵּ֥ן לְ֝שׁוֹנִ֗י צִדְקָתֶֽךָ
Beni kanlardan kurtar, ey Tanrı, kurtuluşumun Tanrısı; dilim doğruluğunu sevinçle söylesin.
Mezmurlar 66:17
·
Tevrat
אֵלָ֥יו פִּֽי־קָרָ֑אתִי וְ֝רוֹמַ֗ם תַּ֣חַת לְשׁוֹנִֽי
Ağzımla O'na seslendim ve dilimin altında yüceltildi.
Mezmurlar 71:24
·
Tevrat
גַּם־לְשׁוֹנִ֗י כָּל־הַ֭יּוֹם תֶּהְגֶּ֣ה צִדְקָתֶ֑ךָ כִּי־בֹ֥שׁוּ כִֽי־חָ֝פְר֗וּ מְבַקְשֵׁ֥י רָעָתִֽי
Ayrıca dilim bütün gün doğruluğunu mırıldanacak; çünkü kötülüğümü arayanlar utandılar, çünkü rezil oldular.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 5:15
·
Tevrat
הִנְנִ֣י מֵבִיא֩ עֲלֵיכֶ֨ם גּ֧וֹי מִמֶּרְחָ֛ק בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל נְאֻם־יְהֹוָ֑ה גּ֣וֹי אֵיתָ֣ן ה֗וּא גּ֤וֹי מֵעוֹלָם֙ ה֔וּא גּ֚וֹי לֹא־תֵדַ֣ע לְשֹׁנ֔וֹ וְלֹ֥א תִשְׁמַ֖ע מַה־יְדַבֵּֽר
İşte ben uzaktan üzerinize bir ulus getiriyorum, İsrail evi, Yahve'nin bildirisidir; o güçlü bir ulustur, o eskiden beri olan bir ulustur, onun dilini bilmeyeceksin ve ne konuştuğunu işitmeyeceksin.
Yeşu 10:21
·
Tevrat
וַיָּשֻׁבוּ֩ כָל־הָעָ֨ם אֶל־הַמַּחֲנֶ֧ה אֶל־יְהוֹשֻׁ֛עַ מַקֵּדָ֖ה בְּשָׁל֑וֹם לֹֽא־חָרַ֞ץ לִבְנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל לְאִ֖ישׁ אֶת־לְשֹׁנֽוֹ
Bütün halk Makkeda'daki ordugaha, Yeşu'ya esenlikle döndü; İsrail oğullarından hiçbir adama karşı kimse dilini oynatmadı.
Mezmurlar 15:3
·
Tevrat
לֹֽא־רָגַ֨ל עַל־לְשֹׁנ֗וֹ לֹא־עָשָׂ֣ה לְרֵעֵ֣הוּ רָעָ֑ה וְ֝חֶרְפָּ֗ה לֹא־נָשָׂ֥א עַל־קְרֹֽבוֹ
Dilinde iftira etmeyen, komşusuna kötülük yapmayan ve yakınına karşı kınama taşımayan;
Eyüp 40:25
·
Tevrat
תִּמְשֹׁ֣ךְ לִוְיָתָ֣ן בְּחַכָּ֑ה וּ֝בְחֶ֗בֶל תַּשְׁקִ֥יעַ לְשֹׁנֽוֹ
Livyatan'ı oltayla çekebilir misin ve iple onun dilini bastırabilir misin?
Yasa'nın Tekrarı 28:49
·
Tevrat
יִשָּׂ֣א יְהוָה֩ עָלֶ֨יךָ גּ֤וֹי מֵרָחוֹק֙ מִקְצֵ֣ה הָאָ֔רֶץ כַּאֲשֶׁ֥ר יִדְאֶ֖ה הַנָּ֑שֶׁר גּ֕וֹי אֲשֶׁ֥ר לֹא־תִשְׁמַ֖ע לְשֹׁנֽוֹ
Yahve senin üzerine uzaktan, yerin ucundan, kartalın uçtuğu gibi bir ulus kaldıracak; dilini anlamayacağın bir ulus.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşaya 32:4
·
Tevrat
וּלְבַ֥ב נִמְהָרִ֖ים יָבִ֣ין לָדָ֑עַת וּלְשׁ֣וֹן עִלְּגִ֔ים תְּמַהֵ֖ר לְדַבֵּ֥ר צָחֽוֹת
Ve acelecilerin kalbi bilmek için anlayacak ve kekemelerin dili açıkça konuşmak için acele edecek.
Yeşu 7:21
·
Tevrat
וָאֵ֣רֶא בַשָּׁלָ֡ל אַדֶּ֣רֶת שִׁנְעָר֩ אַחַ֨ת טוֹבָ֜ה וּמָאתַ֧יִם שְׁקָלִ֣ים כֶּ֗סֶף וּלְשׁ֨וֹן זָהָ֤ב אֶחָד֙ חֲמִשִּׁ֤ים שְׁקָלִים֙ מִשְׁקָל֔וֹ וָֽאֶחְמְדֵ֖ם וָֽאֶקָּחֵ֑ם וְהִנָּ֨ם טְמוּנִ֥ים בָּאָ֛רֶץ בְּת֥וֹךְ הָאָֽהֳלִ֖י וְהַכֶּ֥סֶף תַּחְתֶּֽיהָ
Ganimetin içinde iyi bir Şinar cüppesi, iki yüz şekel (~2.2 kg) gümüş ve elli şekel (~550 gram) ağırlığında bir altın dil gördüm; onları arzuladım ve onları aldım. Ve işte onlar çadırımın içinde yere gizlenmiştir ve gümüş onun altındadır.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 10:31
·
Tevrat
פִּֽי־צַ֭דִּיק יָנ֣וּב חָכְמָ֑ה וּלְשׁ֥וֹן תַּ֝הְפֻּכ֗וֹת תִּכָּרֵֽת
Doğru kişinin ağzı bilgelik meyvesi verir, sapkınlık dili ise kesilecektir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 12:18
·
Tevrat
יֵ֣שׁ בּ֭וֹטֶה כְּמַדְקְר֣וֹת חָ֑רֶב וּלְשׁ֖וֹן חֲכָמִ֣ים מַרְפֵּֽא
Kılıç saplamaları gibi düşüncesizce konuşan vardır; bilgelerin dili ise şifadır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 25:15
·
Tevrat
בְּאֹ֣רֶךְ אַ֭פַּיִם יְפֻתֶּ֣ה קָצִ֑ין וְלָשׁ֥וֹן רַ֝כָּ֗ה תִּשְׁבָּר־גָּֽרֶם
Sabırla bir yönetici ikna edilir ve yumuşak dil kemiği kırar.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 30:27
·
Tevrat
הִנֵּ֤ה שֵׁם־יְהוָה֙ בָּ֣א מִמֶּרְחָ֔ק בֹּעֵ֣ר אַפּ֔וֹ וְכֹ֖בֶד מַשָּׂאָ֑ה שְׂפָתָיו֙ מָ֣לְאוּ זַ֔עַם וּלְשׁוֹנ֖וֹ כְּאֵ֥שׁ אֹכָֽלֶת
İşte Yahve'nin adı uzaktan geliyor; öfkesi yanıyor ve yükünün ağırlığı; dudakları gazapla doludur ve dili yiyip bitiren ateş gibidir.
Zekeriya 14:12
·
Tevrat
וְזֹ֣את תִּֽהְיֶ֣ה הַמַּגֵּפָ֗ה אֲשֶׁ֨ר יִגֹּ֤ף יְהוָה֙ אֶת־כָּל־הָ֣עַמִּ֔ים אֲשֶׁ֥ר צָבְא֖וּ עַל־יְרוּשָׁלִָ֑ם הָמֵ֣ק בְּשָׂר֗וֹ וְהוּא֙ עֹמֵ֣ד עַל־רַגְלָ֔יו וְעֵינָיו֙ תִּמַּ֣קְנָה בְחֹֽרֵיהֶ֔ן וּלְשׁוֹנ֖וֹ תִּמַּ֥ק בְּפִיהֶֽם
Ve Yahve'nin Yeruşalim üzerine ordu kuran bütün halkları vuracağı salgın bu olacak: O ayakları üzerinde dururken onun etini çürütecek, gözleri onların çukurlarında çürüyecek ve dili onların ağzında çürüyecek.
Mezmurlar 37:30
·
Tevrat
פִּֽי־צַ֭דִּיק יֶהְגֶּ֣ה חָכְמָ֑ה וּ֝לְשׁוֹנ֗וֹ תְּדַבֵּ֥ר מִשְׁפָּֽט
Doğru kişinin ağzı bilgeliği mırıldanır ve dili adaleti konuşur.
Süleyman'ın Özdeyişleri 21:23
·
Tevrat
שֹׁמֵ֣ר פִּ֭יו וּלְשׁוֹנ֑וֹ שֹׁמֵ֖ר מִצָּר֣וֹת נַפְשֽׁוֹ
Ağzını ve dilini koruyan, canını sıkıntılardan korur.
Örnek Ayetler (4)
Mika 6:12
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר עֲשִׁירֶ֨יהָ֙ מָלְא֣וּ חָמָ֔ס וְיֹשְׁבֶ֖יהָ דִּבְּרוּ־שָׁ֑קֶר וּלְשׁוֹנָ֖ם רְמִיָּ֥ה בְּפִיהֶֽם
Onun zenginleri şiddetle doludur ve sakinleri yalan konuşurlar; ve ağızlarında dilleri hilelidir.
Mezmurlar 57:5
·
Tevrat
נַפְשִׁ֤י בְּת֥וֹךְ לְבָאִם֮ אֶשְׁכְּבָ֪ה לֹ֫הֲטִ֥ים בְּֽנֵי־אָדָ֗ם שִׁ֭נֵּיהֶם חֲנִ֣ית וְחִצִּ֑ים וּ֝לְשׁוֹנָ֗ם חֶ֣רֶב חַדָּֽה
Canım aslanların ortasındadır; alev püsküren insanoğullarının arasında yatıyorum; onların dişleri mızrak ve oklardır ve dilleri keskin kılıçtır.
Mezmurlar 73:9
·
Tevrat
שַׁתּ֣וּ בַשָּׁמַ֣יִם פִּיהֶ֑ם וּ֝לְשׁוֹנָ֗ם תִּֽהֲלַ֥ךְ בָּאָֽרֶץ
Ağızlarını göklere koydular ve dilleri yerde dolaşır.
Eyüp 29:10
·
Tevrat
קוֹל־נְגִידִ֥ים נֶחְבָּ֑אוּ וּ֝לְשׁוֹנָ֗ם לְחִכָּ֥ם דָּבֵֽקָה
Önderlerin sesi saklandı ve dilleri damaklarına yapıştı.
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 39:2
·
Tevrat
אָמַ֗רְתִּי אֶֽשְׁמְרָ֣ה דְרָכַי֮ מֵחֲט֪וֹא בִלְשׁ֫וֹנִ֥י אֶשְׁמְרָ֥ה לְפִ֥י מַחְס֑וֹם בְּעֹ֖ד רָשָׁ֣ע לְנֶגְדִּֽי
Dedim: 'Dilimle günah işlemekten yollarımı koruyacağım; kötü kişi karşımda oldukça ağzımı gem ile koruyacağım.'
Mezmurlar 39:4
·
Tevrat
חַם־לִבִּ֨י בְּקִרְבִּ֗י בַּהֲגִיגִ֥י תִבְעַר־אֵ֑שׁ דִּ֝בַּ֗רְתִּי בִּלְשֽׁוֹנִי
İçimde kalbim ısındı, düşüncemde ateş yanar; dilimle konuştum:
Mezmurlar 139:4
·
Tevrat
כִּ֤י אֵ֣ין מִ֭לָּה בִּלְשׁוֹנִ֑י הֵ֥ן יְ֝הוָ֗ה יָדַ֥עְתָּ כֻלָּֽהּ
Çünkü dilimde bir söz yokken, işte, ey Yahve, sen onun tümünü bildin.
Eyüp 6:30
·
Tevrat
הֲיֵשׁ־בִּלְשׁוֹנִ֥י עַוְלָ֑ה אִם־חִ֝כִּ֗י לֹא־יָבִ֥ין הַוּֽוֹת
Dilimde haksızlık var mıdır? Yoksa damağım yıkımları anlamaz mı?
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 22:16
·
Tevrat
יָ֘בֵ֤שׁ כַּחֶ֨רֶשׂ כֹּחִ֗י וּ֭לְשׁוֹנִי מֻדְבָּ֣ק מַלְקוֹחָ֑י וְֽלַעֲפַר־מָ֥וֶת תִּשְׁפְּתֵֽנִי
Gücüm çömlek gibi kurudu ve dilim damaklarıma yapıştı; ve beni ölüm toprağına koyarsın.
Mezmurlar 35:28
·
Tevrat
וּ֭לְשׁוֹנִי תֶּהְגֶּ֣ה צִדְקֶ֑ךָ כָּל־הַ֝יּוֹם תְּהִלָּתֶֽךָ
Ve dilim doğruluğunu, bütün gün övgünü mırıldanacak.
Eyüp 27:4
·
Tevrat
אִם־תְּדַבֵּ֣רְנָה שְׂפָתַ֣י עַוְלָ֑ה וּ֝לְשׁוֹנִ֗י אִם־יֶהְגֶּ֥ה רְמִיָּֽה
Eğer dudaklarım haksızlık konuşursa ve eğer dilim hile mırıldanırsa.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 34:14
·
Tevrat
נְצֹ֣ר לְשׁוֹנְךָ֣ מֵרָ֑ע וּ֝שְׂפָתֶ֗יךָ מִדַּבֵּ֥ר מִרְמָֽה
Dilini kötülükten ve dudaklarını hile konuşmaktan koru.
Mezmurlar 52:4
·
Tevrat
הַ֭וּוֹת תַּחְשֹׁ֣ב לְשׁוֹנֶ֑ךָ כְּתַ֥עַר מְ֝לֻטָּ֗שׁ עֹשֵׂ֥ה רְמִיָּֽה
Dilin yıkımlar tasarlar; bilenmiş ustura gibi hile yapan.
Ezgiler Ezgisi 4:11
·
Tevrat
נֹ֛פֶת תִּטֹּ֥פְנָה שִׂפְתוֹתַ֖יִךְ כַּלָּ֑ה דְּבַ֤שׁ וְחָלָב֙ תַּ֣חַת לְשׁוֹנֵ֔ךְ וְרֵ֥יחַ שַׂלְמֹתַ֖יִךְ כְּרֵ֥יחַ לְבָנֽוֹן
Dudakların petek balı damlatır gelin; dilinin altında bal ve süt vardır ve giysilerinin kokusu Lübnan'ın kokusu gibidir.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 3:26
·
Tevrat
וּלְשֽׁוֹנְךָ֙ אַדְבִּ֣יק אֶל־חִכֶּ֔ךָ וְנֶֽאֱלַ֔מְתָּ וְלֹא־תִֽהְיֶ֥ה לָהֶ֖ם לְאִ֣ישׁ מוֹכִ֑יחַ כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve dilini damağına yapıştıracağım ve dilsiz olacaksın ve onlara azarlayan bir adam olmayacaksın; çünkü onlar isyan evidir.
Mezmurlar 50:19
·
Tevrat
פִּ֭יךָ שָׁלַ֣חְתָּ בְרָעָ֑ה וּ֝לְשׁוֹנְךָ֗ תַּצְמִ֥יד מִרְמָֽה
Ağzını kötülüğe saldın; ve dilin hile bağlar.
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 15:5
·
Tevrat
וּגְב֥וּל קֵ֨דְמָה֙ יָ֣ם הַמֶּ֔לַח עַד־קְצֵ֖ה הַיַּרְדֵּ֑ן וּגְב֞וּל לִפְאַ֤ת צָפ֨וֹנָה֙ מִלְּשׁ֣וֹן הַיָּ֔ם מִקְצֵ֖ה הַיַּרְדֵּֽן
Doğu sınırı Yarden'in ucuna kadar Tuz Denizi'dir; kuzey tarafı sınırı Yarden'in ucundaki denizin dilindendir.
Mezmurlar 120:2
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה הַצִּ֣ילָה נַ֭פְשִׁי מִשְּׂפַת־שֶׁ֑קֶר מִלָּשׁ֥וֹן רְמִיָּֽה
Yahve, canımı yalan dudağından, aldatıcı dilden kurtar.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 18:18
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ לְכ֨וּ וְנַחְשְׁבָ֣ה עַֽל־יִרְמְיָהוּ֮ מַחֲשָׁבוֹת֒ כִּי֩ לֹא־תֹאבַ֨ד תּוֹרָ֜ה מִכֹּהֵ֗ן וְעֵצָה֙ מֵֽחָכָ֔ם וְדָבָ֖ר מִנָּבִ֑יא לְכוּ֙ וְנַכֵּ֣הוּ בַלָּשׁ֔וֹן וְאַל־נַקְשִׁ֖יבָה אֶל־כָּל־דְּבָרָֽיו
Ve dediler: 'Gelin ve Yeremya'ya karşı düşünceler düşünelim; çünkü kâhidden yasa, bilgeden öğüt ve peygamberden söz yok olmayacak. Gelin ve onu dille vuralım ve onun hiçbir sözüne kulak vermeyelim.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 21:6
·
Tevrat
פֹּ֣עַל א֭וֹצָרוֹת בִּלְשׁ֣וֹן שָׁ֑קֶר הֶ֥בֶל נִ֝דָּ֗ף מְבַקְשֵׁי־מָֽוֶת
Yalan diliyle hazinelerin kazanılması, ölümü arayanların savrulan buharıdır.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 10:20
·
Tevrat
אֵ֣לֶּה בְנֵי־חָ֔ם לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם לִלְשֹֽׁנֹתָ֑ם בְּאַרְצֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶֽם
Bunlar ailelerine göre, dillerine göre, ülkelerinde, uluslarında Ham'ın oğullarıdır.
Yaratılış 10:31
·
Tevrat
אֵ֣לֶּה בְנֵי־שֵׁ֔ם לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם לִלְשֹׁנֹתָ֑ם בְּאַרְצֹתָ֖ם לְגוֹיֵהֶֽם
Bunlar ailelerine göre, dillerine göre, ülkelerinde, uluslarına göre Sem'in oğullarıdır.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 7:5
·
Tevrat
וַיּ֥וֹרֶד אֶת־הָעָ֖ם אֶל־הַמָּ֑יִם וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן כֹּ֣ל אֲשֶׁר־יָלֹק֩ בִּלְשׁוֹנ֨וֹ מִן־הַמַּ֜יִם כַּאֲשֶׁ֧ר יָלֹ֣ק הַכֶּ֗לֶב תַּצִּ֤יג אוֹתוֹ֙ לְבָ֔ד וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־יִכְרַ֥ע עַל־בִּרְכָּ֖יו לִשְׁתּֽוֹת
Böylece halkı suya indirdi. Yahve Gideon'a dedi ki: 'Köpeğin yaladığı gibi diliyle sudan yalayan herkesi ayrı koyacaksın; içmek için dizleri üzerine çöken herkesi de.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 17:20
·
Tevrat
עִקֶּשׁ־לֵ֭ב לֹ֣א יִמְצָא־ט֑וֹב וְנֶהְפָּ֥ךְ בִּ֝לְשׁוֹנ֗וֹ יִפּ֥וֹל בְּרָעָֽה
Çarpık kalpli iyilik bulmayacaktır ve dilinde sapkın olan kötülüğe düşecektir.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 10:7
·
Tevrat
אָלָ֤ה פִּ֣יהוּ מָ֭לֵא וּמִרְמ֣וֹת וָתֹ֑ךְ תַּ֥חַת לְ֝שׁוֹנ֗וֹ עָמָ֥ל וָאָֽוֶן
Ağzı lanet, hileler ve baskı doludur; dilinin altında zahmet ve fesat vardır.
Eyüp 20:12
·
Tevrat
אִם־תַּמְתִּ֣יק בְּפִ֣יו רָעָ֑ה יַ֝כְחִידֶ֗נָּה תַּ֣חַת לְשׁוֹנֽוֹ
Kötülük ağzında tatlı olsa da, onu dilinin altında gizlese de,
Örnek Ayetler (2)
Ester 1:22
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח סְפָרִים֙ אֶל־כָּל־מְדִינ֣וֹת הַמֶּ֔לֶךְ אֶל־מְדִינָ֤ה וּמְדִינָה֙ כִּכְתָבָ֔הּ וְאֶל־עַ֥ם וָעָ֖ם כִּלְשׁוֹנ֑וֹ לִהְי֤וֹת כָּל־אִישׁ֙ שֹׂרֵ֣ר בְּבֵית֔וֹ וּמְדַבֵּ֖ר כִּלְשׁ֥וֹן עַמּֽוֹ
Ve kralın bütün eyaletlerine, her eyalete kendi yazısına göre ve her halka kendi diline göre mektuplar gönderdi ki, her adam kendi evinde yönetici olsun ve kendi halkının diline göre konuşsun.
Ester 3:12
·
Tevrat
וַיִּקָּרְאוּ֩ סֹפְרֵ֨י הַמֶּ֜לֶךְ בַּחֹ֣דֶשׁ הָרִאשׁ֗וֹן בִּשְׁלוֹשָׁ֨ה עָשָׂ֣ר יוֹם֮ בּוֹ֒ וַיִּכָּתֵ֣ב כְּֽכָל־אֲשֶׁר־צִוָּ֣ה הָמָ֡ן אֶ֣ל אֲחַשְׁדַּרְפְּנֵֽי־הַ֠מֶּלֶךְ וְֽאֶל־הַפַּח֞וֹת אֲשֶׁ֣ר עַל־מְדִינָ֣ה וּמְדִינָ֗ה וְאֶל־שָׂ֤רֵי עַם֙ וָעָ֔ם מְדִינָ֤ה וּמְדִינָה֙ כִּכְתָבָ֔הּ וְעַ֥ם וָעָ֖ם כִּלְשׁוֹנ֑וֹ בְּשֵׁ֨ם הַמֶּ֤לֶךְ אֲחַשְׁוֵרֹשׁ֙ נִכְתָּ֔ב וְנֶחְתָּ֖ם בְּטַבַּ֥עַת הַמֶּֽלֶךְ
Birinci ayda, ayın on üçüncü gününde kralın yazıcıları çağrıldı ve Haman'ın emrettiği her şeye göre kralın satraplarına, her eyaletin üzerindeki valilere ve her halkın yöneticilerine, her eyalete kendi yazısıyla ve her halka kendi diliyle yazıldı; Kral Ahaşveroş'un adıyla yazıldı ve kralın yüzüğüyle mühürlendi.
Örnek Ayetler (1)
Ester 8:9
·
Tevrat
וַיִּקָּרְא֣וּ סֹפְרֵֽי־הַמֶּ֣לֶךְ בָּֽעֵת־הַ֠הִיא בַּחֹ֨דֶשׁ הַשְּׁלִישִׁ֜י הוּא־חֹ֣דֶשׁ סִיוָ֗ן בִּשְׁלוֹשָׁ֣ה וְעֶשְׂרִים֮ בּוֹ֒ וַיִּכָּתֵ֣ב כְּֽכָל־אֲשֶׁר־צִוָּ֣ה מָרְדֳּכַ֣י אֶל־הַיְּהוּדִ֡ים וְאֶ֣ל הָאֲחַשְׁדַּרְפְּנִֽים־וְהַפַּחוֹת֩ וְשָׂרֵ֨י הַמְּדִינ֜וֹת אֲשֶׁ֣ר מֵהֹ֣דּוּ וְעַד־כּ֗וּשׁ שֶׁ֣בַע וְעֶשְׂרִ֤ים וּמֵאָה֙ מְדִינָ֔ה מְדִינָ֤ה וּמְדִינָה֙ כִּכְתָבָ֔הּ וְעַ֥ם וָעָ֖ם כִּלְשֹׁנ֑וֹ וְאֶ֨ל־הַיְּהוּדִ֔ים כִּכְתָבָ֖ם וְכִלְשׁוֹנָֽם
O vakitte, üçüncü ay olan Sivan ayının yirmi üçüncü gününde kralın yazıcıları çağrıldı; Mordekay'ın emrettiği her şeye göre Yahudilere, satraplara, valilere ve Hindistan'dan Kuş'a kadar yüz yirmi yedi eyaletin komutanlarına, her eyalete kendi yazısıyla, her halka kendi diliyle, ve Yahudilere kendi yazılarıyla ve kendi dilleriyle yazıldı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 126:2
·
Tevrat
אָ֤ז יִמָּלֵ֪א שְׂח֡וֹק פִּינוּ֮ וּלְשׁוֹנֵ֪נוּ רִ֫נָּ֥ה אָ֭ז יֹאמְר֣וּ בַגּוֹיִ֑ם הִגְדִּ֥יל יְ֝הוָ֗ה לַעֲשׂ֥וֹת עִם־אֵֽלֶּה
O zaman ağzımız gülüşle ve dilimiz sevinç çığlığıyla doldu; o zaman uluslar arasında dediler: 'Yahve bunlarla büyük işler yaptı.'
Örnek Ayetler (1)
Ester 1:22
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח סְפָרִים֙ אֶל־כָּל־מְדִינ֣וֹת הַמֶּ֔לֶךְ אֶל־מְדִינָ֤ה וּמְדִינָה֙ כִּכְתָבָ֔הּ וְאֶל־עַ֥ם וָעָ֖ם כִּלְשׁוֹנ֑וֹ לִהְי֤וֹת כָּל־אִישׁ֙ שֹׂרֵ֣ר בְּבֵית֔וֹ וּמְדַבֵּ֖ר כִּלְשׁ֥וֹן עַמּֽוֹ
Ve kralın bütün eyaletlerine, her eyalete kendi yazısına göre ve her halka kendi diline göre mektuplar gönderdi ki, her adam kendi evinde yönetici olsun ve kendi halkının diline göre konuşsun.