126
Kullanım
3
Lemma
34
Türev
39
Anlam
3 lemma, 34 türev form
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 10:11
·
Tevrat
אִם־יִשֹּׁ֥ךְ הַנָּחָ֖שׁ בְּלוֹא־לָ֑חַשׁ וְאֵ֣ין יִתְר֔וֹן לְבַ֖עַל הַלָּשֽׁוֹן
Eğer yılan efsun olmadan ısırırsa, dilin sahibine avantaj yoktur.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 28:11
·
Tevrat
כִּ֚י בְּלַעֲגֵ֣י שָׂפָ֔ה וּבְלָשׁ֖וֹן אַחֶ֑רֶת יְדַבֵּ֖ר אֶל־הָעָ֥ם הַזֶּֽה
Çünkü alaycı dudakla ve başka dille bu halk ile konuşacak.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 12:5
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר אָֽמְר֨וּ לִלְשֹׁנֵ֣נוּ נַ֭גְבִּיר שְׂפָתֵ֣ינוּ אִתָּ֑נוּ מִ֖י אָד֣וֹן לָֽנוּ
Ki onlar dediler: 'Dilimizle üstün geliriz, dudaklarımız bizimledir; bize kim efendidir?'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 66:18
·
Tevrat
וְאָנֹכִ֗י מַעֲשֵׂיהֶם֙ וּמַחְשְׁבֹ֣תֵיהֶ֔ם בָּאָ֕ה לְקַבֵּ֥ץ אֶת־כָּל־הַגּוֹיִ֖ם וְהַלְּשֹׁנ֑וֹת וּבָ֖אוּ וְרָא֥וּ אֶת־כְּבוֹדִֽי
Ve ben, onların işleri ve düşünceleri; bütün ulusları ve dilleri toplamak için geliyor ve gelecekler ve yüceliğimi görecekler.
Örnek Ayetler (1)
Zekeriya 8:23
·
Tevrat
כֹּ֥ה אָמַר֮ יְהוָ֣ה צְבָאוֹת֒ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔מָּה אֲשֶׁ֤ר יַחֲזִ֨יקוּ֙ עֲשָׂרָ֣ה אֲנָשִׁ֔ים מִכֹּ֖ל לְשֹׁנ֣וֹת הַגּוֹיִ֑ם וְֽהֶחֱזִ֡יקוּ בִּכְנַף֩ אִ֨ישׁ יְהוּדִ֜י לֵאמֹ֗ר נֵֽלְכָה֙ עִמָּכֶ֔ם כִּ֥י שָׁמַ֖עְנוּ אֱלֹהִ֥ים עִמָּכֶֽם
Ordular Yahve şöyle dedi: 'O günlerde ulusların bütün dillerinden on adam tutacaklar, ve Yahudi adamın eteğinden tutarak diyecekler: Sizinle gidelim, çünkü işittik ki Tanrı sizinledir.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 15:2
·
Tevrat
וַיְהִ֤י לָהֶם֙ גְּב֣וּל נֶ֔גֶב מִקְצֵ֖ה יָ֣ם הַמֶּ֑לַח מִן־הַלָּשֹׁ֖ן הַפֹּנֶ֥ה נֶֽגְבָּה
Onların güney sınırı Tuz Denizi'nin ucundan, güneye dönen dilden idi.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:26
·
Tevrat
פִּ֭יהָ פָּתְחָ֣ה בְחָכְמָ֑ה וְתֽוֹרַת־חֶ֝֗סֶד עַל־לְשׁוֹנָֽהּ
Ağzını bilgelikle açar; ve sadakat yasası dilinin üzerindedir.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 59:3
·
Tevrat
כִּ֤י כַפֵּיכֶם֙ נְגֹאֲל֣וּ בַדָּ֔ם וְאֶצְבְּעוֹתֵיכֶ֖ם בֶּֽעָוֺ֑ן שִׂפְתֽוֹתֵיכֶם֙ דִּבְּרוּ־שֶׁ֔קֶר לְשׁוֹנְכֶ֖ם עַוְלָ֥ה תֶהְגֶּֽה
Çünkü avuçlarınız kanla ve parmaklarınız suçla kirlendi; dudaklarınız yalan konuştu, diliniz haksızlık mırıldanıyor.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 31:21
·
Tevrat
תַּסְתִּירֵ֤ם בְּסֵ֥תֶר פָּנֶיךָ֮ מֵֽרֻכְסֵ֫י אִ֥ישׁ תִּצְפְּנֵ֥ם בְּסֻכָּ֗ה מֵרִ֥יב לְשֹׁנֽוֹת
Onları adamın komplolarından yüzünün gizliliğinde gizlersin; onları dillerin çekişmesinden barınakta saklarsın.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 10:5
·
Tevrat
מֵ֠אֵלֶּה נִפְרְד֞וּ אִיֵּ֤י הַגּוֹיִם֙ בְּאַרְצֹתָ֔ם אִ֖ישׁ לִלְשֹׁנ֑וֹ לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶֽם
Ulusların adaları topraklarında bunlardan ayrıldı; her adam diline göre, uluslarında ailelerine göre.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 78:36
·
Tevrat
וַיְפַתּ֥וּהוּ בְּפִיהֶ֑ם וּ֝בִלְשׁוֹנָ֗ם יְכַזְּבוּ־לֽוֹ
Ağızlarıyla O'nu kandırdılar ve dilleriyle O'na yalan söylediler.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 13:24
·
Tevrat
וּבְנֵיהֶ֗ם חֲצִי֙ מְדַבֵּ֣ר אַשְׁדּוֹדִ֔ית וְאֵינָ֥ם מַכִּירִ֖ים לְדַבֵּ֣ר יְהוּדִ֑ית וְכִלְשׁ֖וֹן עַ֥ם וָעָֽם
Ve oğullarının yarısı Aşdotça konuşuyordu ve Yahudice konuşmayı bilmiyorlardı; ve her halkın diline göre.
Örnek Ayetler (1)
Ester 8:9
·
Tevrat
וַיִּקָּרְא֣וּ סֹפְרֵֽי־הַמֶּ֣לֶךְ בָּֽעֵת־הַ֠הִיא בַּחֹ֨דֶשׁ הַשְּׁלִישִׁ֜י הוּא־חֹ֣דֶשׁ סִיוָ֗ן בִּשְׁלוֹשָׁ֣ה וְעֶשְׂרִים֮ בּוֹ֒ וַיִּכָּתֵ֣ב כְּֽכָל־אֲשֶׁר־צִוָּ֣ה מָרְדֳּכַ֣י אֶל־הַיְּהוּדִ֡ים וְאֶ֣ל הָאֲחַשְׁדַּרְפְּנִֽים־וְהַפַּחוֹת֩ וְשָׂרֵ֨י הַמְּדִינ֜וֹת אֲשֶׁ֣ר מֵהֹ֣דּוּ וְעַד־כּ֗וּשׁ שֶׁ֣בַע וְעֶשְׂרִ֤ים וּמֵאָה֙ מְדִינָ֔ה מְדִינָ֤ה וּמְדִינָה֙ כִּכְתָבָ֔הּ וְעַ֥ם וָעָ֖ם כִּלְשֹׁנ֑וֹ וְאֶ֨ל־הַיְּהוּדִ֔ים כִּכְתָבָ֖ם וְכִלְשׁוֹנָֽם
O vakitte, üçüncü ay olan Sivan ayının yirmi üçüncü gününde kralın yazıcıları çağrıldı; Mordekay'ın emrettiği her şeye göre Yahudilere, satraplara, valilere ve Hindistan'dan Kuş'a kadar yüz yirmi yedi eyaletin komutanlarına, her eyalete kendi yazısıyla, her halka kendi diliyle, ve Yahudilere kendi yazılarıyla ve kendi dilleriyle yazıldı.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 3:29
·
Tevrat
וּמִנִּי֮ שִׂ֣ים טְעֵם֒ דִּי֩ כָל־עַ֨ם אֻמָּ֜ה וְלִשָּׁ֗ן דִּֽי־יֵאמַ֤ר שָׁלוּ֙ עַ֣ל אֱלָהֲה֗וֹן דִּֽי־שַׁדְרַ֤ךְ מֵישַׁךְ֙ וַעֲבֵ֣ד נְג֔וֹא הַדָּמִ֣ין יִתְעֲבֵ֔ד וּבַיְתֵ֖הּ נְוָלִ֣י יִשְׁתַּוֵּ֑ה כָּל־קֳבֵ֗ל דִּ֣י לָ֤א אִיתַי֙ אֱלָ֣ה אָחֳרָ֔ן דִּֽי־יִכֻּ֥ל לְהַצָּלָ֖ה כִּדְנָֽה
Ve benden bir buyruk konuluyor ki Şadrak'ın, Meşak'ın ve Aved-Nego'nun Tanrısına karşı yanlış söyleyecek her halk, ulus ve dil parçalar yapılacaktır, ve onun evi çöplük yapılacaktır; çünkü bunun gibi kurtarabilen başka bir ilah yoktur.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Daniel 3:4
·
Tevrat
וְכָרוֹזָ֖א קָרֵ֣א בְחָ֑יִל לְכ֤וֹן אָֽמְרִין֙ עַֽמְמַיָּ֔א אֻמַּיָּ֖א וְלִשָּׁנַיָּֽא
Ve haberci güçle bağırdı: 'Size söyleniyor, ey halklar, uluslar ve diller:'
Daniel 3:7
·
Tevrat
כָּל־קֳבֵ֣ל דְּנָ֡ה בֵּהּ־זִמְנָ֡א כְּדִ֣י שָֽׁמְעִ֣ין כָּֽל־עַמְמַיָּ֡א קָ֣ל קַרְנָא֩ מַשְׁר֨וֹקִיתָ֜א קַתְר֤וֹס שַׂבְּכָא֙ פְּסַנְטֵרִ֔ין וְכֹ֖ל זְנֵ֣י זְמָרָ֑א נָֽפְלִ֨ין כָּֽל־עַֽמְמַיָּ֜א אֻמַיָּ֣א וְלִשָּׁנַיָּ֗א סָֽגְדִין֙ לְצֶ֣לֶם דַּהֲבָ֔א דִּ֥י הֲקֵ֖ים נְבוּכַדְנֶצַּ֥ר מַלְכָּֽא
Bundan dolayı, o zamanda bütün halklar boynuz, flüt, lir, arp, santur ve her tür müzik sesini işitince, bütün halklar, uluslar ve diller düştüler, kral Nebukadnessar'ın diktiği altın heykele secde ettiler.
Daniel 3:31
·
Tevrat
נְבוּכַדְנֶצַּ֣ר מַלְכָּ֗א לְֽכָל־עַֽמְמַיָּ֞א אֻמַיָּ֧א וְלִשָּׁנַיָּ֛א דִּֽי־דָיְרִ֥ין בְּכָל־אַרְעָ֖א שְׁלָמְכ֥וֹן יִשְׂגֵּֽא
Kral Nebukadnessar'dan bütün yerde oturan bütün halklara, uluslara ve dillere: Barışınız çoğalsın.
Daniel 5:19
·
Tevrat
וּמִן־רְבוּתָא֙ דִּ֣י יְהַב־לֵ֔הּ כֹּ֣ל עַֽמְמַיָּ֗א אֻמַיָּא֙ וְלִשָּׁ֣נַיָּ֔א הֲו֛וֹ זָיְעִ֥ין וְדָחֲלִ֖ין מִן־קֳדָמ֑וֹהִי דִּֽי־הֲוָ֨ה צָבֵ֜א הֲוָ֣א קָטֵ֗ל וְדִֽי־הֲוָ֤ה צָבֵא֙ הֲוָ֣ה מַחֵ֔א וְדִֽי־הֲוָ֤ה צָבֵא֙ הֲוָ֣ה מָרִ֔ים וְדִֽי־הֲוָ֥ה צָבֵ֖א הֲוָ֥ה מַשְׁפִּֽיל
Ve ona verdiği büyüklükten dolayı bütün halklar, uluslar ve diller onun önünde titriyor ve korkuyorlardı; kimi istediyse öldürdü ve kimi istediyse yaşattı ve kimi istediyse yükseltti ve kimi istediyse alçalttı.
Daniel 6:26
·
Tevrat
בֵּאדַ֜יִן דָּרְיָ֣וֶשׁ מַלְכָּ֗א כְּ֠תַב לְֽכָל־עַֽמְמַיָּ֞א אֻמַיָּ֧א וְלִשָּׁנַיָּ֛א דִּֽי־דָיְרִ֥ין בְּכָל־אַרְעָ֖א שְׁלָמְכ֥וֹן יִשְׂגֵּֽא
O zaman kral Darius bütün yerde oturan bütün halklara, uluslara ve dillere yazdı: 'Barışınız çoğalsın.'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 101:5
·
Tevrat
מְלָשְׁנִ֬י בַסֵּ֨תֶר רֵעֵהוּ֮ אוֹת֪וֹ אַ֫צְמִ֥ית גְּֽבַהּ־עֵ֭ינַיִם וּרְחַ֣ב לֵבָ֑ב אֹ֝ת֗וֹ לֹ֣א אוּכָֽל
Komşusuna gizlice iftira edeni, onu yok edeceğim; gözleri yüksek ve kalbi geniş olanı, ona katlanamam.