998
Kullanım
7
Lemma
102
Türev
107
Anlam
7 lemma, 102 türev form
Örnek Ayetler (5 / 205)
Hakimler 3:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח אֵהוּד֙ אֶת־יַ֣ד שְׂמֹאל֔וֹ וַיִּקַּח֙ אֶת־הַחֶ֔רֶב מֵעַ֖ל יֶ֣רֶךְ יְמִינ֑וֹ וַיִּתְקָעֶ֖הָ בְּבִטְנֽוֹ
Ve Ehud sol elini uzattı ve kılıcı sağ uyluğunun üzerinden aldı; ve onu onun karnına sapladı.
Hakimler 6:27
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח גִּדְע֜וֹן עֲשָׂרָ֤ה אֲנָשִׁים֙ מֵֽעֲבָדָ֔יו וַיַּ֕עַשׂ כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר אֵלָ֖יו יְהוָ֑ה וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁ֣ר יָרֵא֩ אֶת־בֵּ֨ית אָבִ֜יו וְאֶת־אַנְשֵׁ֥י הָעִ֛יר מֵעֲשׂ֥וֹת יוֹמָ֖ם וַיַּ֥עַשׂ לָֽיְלָה
Bunun üzerine Gideon kullarından on adam aldı ve Yahve'nin ona söylediği gibi yaptı; babasının evinden ve şehrin adamlarından korktuğu için gündüz yapamadı, gece yaptı.
Hakimler 8:16
·
Tevrat
וַיִּקַּח֙ אֶת־זִקְנֵ֣י הָעִ֔יר וְאֶת־קוֹצֵ֥י הַמִּדְבָּ֖ר וְאֶת־הַֽבַּרְקֳנִ֑ים וַיֹּ֣דַע בָּהֶ֔ם אֵ֖ת אַנְשֵׁ֥י סֻכּֽוֹת
Şehrin yaşlılarını, çölün dikenlerini ve çalılarını aldı ve onlarla Sukkot adamlarına bildirdi.
Hakimler 8:21
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר זֶ֣בַח וְצַלְמֻנָּ֗ע ק֤וּם אַתָּה֙ וּפְגַע־בָּ֔נוּ כִּ֥י כָאִ֖ישׁ גְּבוּרָת֑וֹ וַיָּ֣קָם גִּדְע֗וֹן וַֽיַּהֲרֹג֙ אֶת־זֶ֣בַח וְאֶת־צַלְמֻנָּ֔ע וַיִּקַּח֙ אֶת־הַשַּׂ֣הֲרֹנִ֔ים אֲשֶׁ֖ר בְּצַוְּארֵ֥י גְמַלֵּיהֶֽם
Zevah ve Tsalmunna dedi: "Sen kalk ve bize vur, çünkü adamın gücü kendisi gibidir." Gideon kalktı, Zevah'ı ve Tsalmunna'yı öldürdü ve develerinin boyunlarında olan hilalleri aldı.
Hakimler 9:43
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח אֶת־הָעָ֗ם וַֽיֶּחֱצֵם֙ לִשְׁלֹשָׁ֣ה רָאשִׁ֔ים וַיֶּאֱרֹ֖ב בַּשָּׂדֶ֑ה וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֤ה הָעָם֙ יֹצֵ֣א מִן־הָעִ֔יר וַיָּ֥קָם עֲלֵיהֶ֖ם וַיַּכֵּֽם
Halkı aldı ve onları üç bölüğe böldü ve kırda pusu kurdu; ve gördü, ve işte halk şehirden çıkıyor, onların üzerine kalktı ve onları vurdu.
Örnek Ayetler (5 / 77)
Hakimler 11:13
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ מֶ֨לֶךְ בְּנֵי־עַמּ֜וֹן אֶל־מַלְאֲכֵ֣י יִפְתָּ֗ח כִּֽי־לָקַ֨ח יִשְׂרָאֵ֤ל אֶת־אַרְצִי֙ בַּעֲלוֹת֣וֹ מִמִּצְרַ֔יִם מֵאַרְנ֥וֹן וְעַד־הַיַּבֹּ֖ק וְעַד־הַיַּרְדֵּ֑ן וְעַתָּ֕ה הָשִׁ֥יבָה אֶתְהֶ֖ן בְּשָׁלֽוֹם
Ammon oğullarının kralı Yiftah'ın habercilerine dedi: 'Çünkü İsrail Mısır'dan çıktığında Arnon'dan Yabbok'a ve Yarden'e kadar yerimi aldı. Ve şimdi onları barışla geri ver.'
Hakimler 11:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ כֹּ֖ה אָמַ֣ר יִפְתָּ֑ח לֹֽא־לָקַ֤ח יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־אֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב וְאֶת־אֶ֖רֶץ בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Ve ona dedi: 'Yiftah şöyle dedi: İsrail Moav diyarını ve Ammon oğulları diyarını almadı.'
Hakimler 13:23
·
Tevrat
וַתֹּ֧אמֶר ל֣וֹ אִשְׁתּ֗וֹ לוּ֩ חָפֵ֨ץ יְהוָ֤ה לַהֲמִיתֵ֨נוּ֙ לֹֽא־לָקַ֤ח מִיָּדֵ֨נוּ֙ עֹלָ֣ה וּמִנְחָ֔ה וְלֹ֥א הֶרְאָ֖נוּ אֶת־כָּל־אֵ֑לֶּה וְכָעֵ֕ת לֹ֥א הִשְׁמִיעָ֖נוּ כָּזֹֽאת
Bunun üzerine karısı ona dedi: 'Eğer Yahve bizi öldürmeyi isteseydi elimizden yakmalık sunu ve sunu almazdı ve bütün bunları bize göstermezdi ve bu zamanda bunun gibi bize işittirmezdi.'
Hakimler 15:6
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ פְלִשְׁתִּים֮ מִ֣י עָ֣שָׂה זֹאת֒ וַיֹּאמְר֗וּ שִׁמְשׁוֹן֙ חֲתַ֣ן הַתִּמְנִ֔י כִּ֚י לָקַ֣ח אֶת־אִשְׁתּ֔וֹ וַֽיִּתְּנָ֖הּ לְמֵרֵעֵ֑הוּ וַיַּעֲל֣וּ פְלִשְׁתִּ֔ים וַיִּשְׂרְפ֥וּ אוֹתָ֛הּ וְאֶת־אָבִ֖יהָ בָּאֵֽשׁ
Filistliler dediler: 'Bunu kim yaptı?' Ve dediler: 'Timnalının damadı Şimşon; çünkü onun karısını aldı ve onu arkadaşına verdi.' Bunun üzerine Filistliler çıktılar ve onu ve babasını ateşte yaktılar.
Hakimler 17:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לְאִמּ֡וֹ אֶלֶף֩ וּמֵאָ֨ה הַכֶּ֜סֶף אֲשֶׁ֣ר לֻֽקַּֽח־לָ֗ךְ וְאַ֤תְּ אָלִית֙ וְגַם֙ אָמַ֣רְתְּ בְּאָזְנַ֔י הִנֵּֽה־הַכֶּ֥סֶף אִתִּ֖י אֲנִ֣י לְקַחְתִּ֑יו וַתֹּ֣אמֶר אִמּ֔וֹ בָּר֥וּךְ בְּנִ֖י לַיהוָֽה
Annesine dedi: 'Senden alınan bin yüz gümüş, ki sen lanet ettin ve ayrıca kulaklarıma dedin: İşte gümüş benimledir, onu ben aldım.' Annesi dedi: 'Oğlum Yahve'ye bereketli olsun.'
Örnek Ayetler (5 / 66)
Hakimler 6:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו מַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֗ים קַ֣ח אֶת־הַבָּשָׂ֤ר וְאֶת־הַמַּצּוֹת֙ וְהַנַּח֙ אֶל־הַסֶּ֣לַע הַלָּ֔ז וְאֶת־הַמָּרַ֖ק שְׁפ֑וֹךְ וַיַּ֖עַשׂ כֵּֽן
Tanrı'nın elçisi ona dedi: 'Eti ve mayasız ekmekleri al, bu kayanın üzerine koy ve suyu dök.' O da böyle yaptı.
Hakimler 6:25
·
Tevrat
וַיְהִי֮ בַּלַּ֣יְלָה הַהוּא֒ וַיֹּ֧אמֶר ל֣וֹ יְהוָ֗ה קַ֤ח אֶת־פַּר־הַשּׁוֹר֙ אֲשֶׁ֣ר לְאָבִ֔יךָ וּפַ֥ר הַשֵּׁנִ֖י שֶׁ֣בַע שָׁנִ֑ים וְהָרַסְתָּ֗ אֶת־מִזְבַּ֤ח הַבַּ֨עַל֙ אֲשֶׁ֣ר לְאָבִ֔יךָ וְאֶת־הָאֲשֵׁרָ֥ה אֲשֶׁר־עָלָ֖יו תִּכְרֹֽת
O gece Yahve ona dedi: 'Babanın boğasını ve yedi yaşındaki ikinci boğayı al; babanın Baal sunağını yık ve üzerindeki Aşera'yı kes.'
Hakimler 14:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ אָבִ֣יו וְאִמּ֗וֹ הַאֵין֩ בִּבְנ֨וֹת אַחֶ֤יךָ וּבְכָל־עַמִּי֙ אִשָּׁ֔ה כִּֽי־אַתָּ֤ה הוֹלֵךְ֙ לָקַ֣חַת אִשָּׁ֔ה מִפְּלִשְׁתִּ֖ים הָעֲרֵלִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר שִׁמְשׁ֤וֹן אֶל־אָבִיו֙ אוֹתָ֣הּ קַֽח־לִ֔י כִּֽי־הִ֖יא יָשְׁרָ֥ה בְעֵינָֽי
Sonra babası ve annesi ona dedi: 'Kardeşlerinin kızları arasında ve bütün halkımın arasında bir kadın yok mu ki sen sünnetsiz Filistlilerden bir kadın almaya gidiyorsun?' Ve Şimşon babasına dedi: 'Onu bana al, çünkü o gözlerimde doğrudur.'
Hezekiel 3:10
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֶּן־אָדָ֕ם אֶת־כָּל־דְּבָרַי֙ אֲשֶׁ֣ר אֲדַבֵּ֣ר אֵלֶ֔יךָ קַ֥ח בִּֽלְבָבְךָ֖ וּבְאָזְנֶ֥יךָ שְׁמָֽע
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, sana söyleyeceğim bütün sözlerimi kalbine al ve kulaklarınla dinle.
Hezekiel 4:1
·
Tevrat
וְאַתָּ֤ה בֶן־אָדָם֙ קַח־לְךָ֣ לְבֵנָ֔ה וְנָתַתָּ֥ה אוֹתָ֖הּ לְפָנֶ֑יךָ וְחַקּוֹתָ֥ עָלֶ֛יהָ עִ֖יר אֶת־יְרוּשָׁלִָֽם
Ve sen, insanoğlu, kendine bir tuğla al ve onu önüne koy ve üzerine bir şehir, Yeruşalim'i kazı.
Örnek Ayetler (5 / 60)
Hakimler 3:6
·
Tevrat
וַיִּקְח֨וּ אֶת־בְּנוֹתֵיהֶ֤ם לָהֶם֙ לְנָשִׁ֔ים וְאֶת־בְּנוֹתֵיהֶ֖ם נָתְנ֣וּ לִבְנֵיהֶ֑ם וַיַּעַבְד֖וּ אֶת־אֱלֹהֵיהֶֽם
Ve onların kızlarını kendilerine eşler olarak aldılar ve kendi kızlarını onların oğullarına verdiler; ve onların ilahlarına hizmet ettiler.
Hakimler 3:25
·
Tevrat
וַיָּחִ֣ילוּ עַד־בּ֔וֹשׁ וְהְנֵּ֛ה אֵינֶ֥נּוּ פֹתֵ֖חַ דַּלְת֣וֹת הָֽעֲלִיָּ֑ה וַיִּקְח֤וּ אֶת־הַמַּפְתֵּ֨חַ֙ וַיִּפְתָּ֔חוּ וְהִנֵּה֙ אֲדֹ֣נֵיהֶ֔ם נֹפֵ֥ל אַ֖רְצָה מֵֽת
Utanıncaya kadar beklediler; ve işte, üst odanın kapılarını açmıyordu. Anahtarı alıp açtılar; ve işte, efendileri yere ölü düşmüştü.
Hakimler 7:8
·
Tevrat
וַיִּקְח֣וּ אֶת־צֵדָה֩ הָעָ֨ם בְּיָדָ֜ם וְאֵ֣ת שׁוֹפְרֹֽתֵיהֶ֗ם וְאֵ֨ת כָּל־אִ֤ישׁ יִשְׂרָאֵל֙ שִׁלַּח֙ אִ֣ישׁ לְאֹֽהָלָ֔יו וּבִשְׁלֹשׁ־מֵא֥וֹת הָאִ֖ישׁ הֶֽחֱזִ֑יק וּמַחֲנֵ֣ה מִדְיָ֔ן הָ֥יָה ל֖וֹ מִתַּ֥חַת בָּעֵֽמֶק
Böylece halkın erzağını ve borularını ellerine aldılar; ve İsrail'in bütün adamlarını, her adamı kendi çadırlarına gönderdi ve üç yüz adamı tuttu. Midyan ordusu ise vadide onun altındaydı.
Hakimler 14:11
·
Tevrat
וַיְהִ֖י כִּרְאוֹתָ֣ם אוֹת֑וֹ וַיִּקְחוּ֙ שְׁלֹשִׁ֣ים מֵֽרֵעִ֔ים וַיִּהְי֖וּ אִתּֽוֹ
Ve onu görünce otuz arkadaş aldılar ve onunla oldular.
Hakimler 18:18
·
Tevrat
וְאֵ֗לֶּה בָּ֚אוּ בֵּ֣ית מִיכָ֔ה וַיִּקְחוּ֙ אֶת־פֶּ֣סֶל הָאֵפ֔וֹד וְאֶת־הַתְּרָפִ֖ים וְאֶת־הַמַּסֵּכָ֑ה וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ הַכֹּהֵ֔ן מָ֥ה אַתֶּ֖ם עֹשִֽׂים
Ve bunlar Mika'nın evine geldiler ve efodun oyma putunu, terafimi ve dökme putu aldılar; ve kâhin onlara dedi ki: 'Siz ne yapıyorsunuz?'
Örnek Ayetler (5 / 47)
Hezekiel 18:8
·
Tevrat
בַּנֶּ֣שֶׁךְ לֹֽא־יִתֵּ֗ן וְתַרְבִּית֙ לֹ֣א יִקָּ֔ח מֵעָ֖וֶל יָשִׁ֣יב יָד֑וֹ מִשְׁפַּ֤ט אֱמֶת֙ יַֽעֲשֶׂ֔ה בֵּ֥ין אִ֖ישׁ לְאִֽישׁ
Faizle vermez ve artış almaz, elini haksızlıktan geri çeker, adamla adam arasında gerçek hüküm yapar;
Hezekiel 46:18
·
Tevrat
וְלֹא־יִקַּ֨ח הַנָּשִׂ֜יא מִנַּחֲלַ֣ת הָעָ֗ם לְהֽוֹנֹתָם֙ מֵאֲחֻזָּתָ֔ם מֵאֲחֻזָּת֖וֹ יַנְחִ֣ל אֶת־בָּנָ֑יו לְמַ֨עַן֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יָפֻ֣צוּ עַמִּ֔י אִ֖ישׁ מֵאֲחֻזָּתֽוֹ
Ve önder onları mülklerinden baskı altına almak için halkın mirasından almayacak; kendi mülkünden oğullarına miras bırakacak, halkımın her adamının mülkünden dağılmaması amacıyla.
2. Samuel 19:31
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר מְפִיבֹ֨שֶׁת֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ גַּ֥ם אֶת־הַכֹּ֖ל יִקָּ֑ח אַ֠חֲרֵי אֲשֶׁר־בָּ֞א אֲדֹנִ֥י הַמֶּ֛לֶך בְּשָׁל֖וֹם אֶל־בֵּיתֽוֹ
Mefiboşet krala dedi: 'Efendim kral evine esenlikle geldikten sonra, o hepsini de alsın.'
2. Samuel 24:22
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲרַ֨וְנָה֙ אֶל־דָּוִ֔ד יִקַּ֥ח וְיַ֛עַל אֲדֹנִ֥י הַמֶּ֖לֶךְ הַטּ֣וֹב בְּעֵינָ֑יו רְאֵה֙ הַבָּקָ֣ר לָעֹלָ֔ה וְהַמֹּרִגִּ֛ים וּכְלֵ֥י הַבָּקָ֖ר לָעֵצִֽים
Bunun üzerine Aravna Davut'a dedi: 'Efendim kral alsın ve gözünde iyi olanı sunsun; bak, yakmalık sunu için sığırlar ve odunlar için dövenler ve sığırların aletleri.'
Hoşea 4:11
·
Tevrat
זְנ֛וּת וְיַ֥יִן וְתִיר֖וֹשׁ יִֽקַּֽח־לֵֽב
Fahişelik, şarap ve yeni şarap kalbi alır.
Örnek Ayetler (5 / 45)
Hakimler 4:6
·
Tevrat
וַתִּשְׁלַ֗ח וַתִּקְרָא֙ לְבָרָ֣ק בֶּן־אֲבִינֹ֔עַם מִקֶּ֖דֶשׁ נַפְתָּלִ֑י וַתֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲלֹ֥א צִוָּ֣ה יְהוָ֣ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל לֵ֤ךְ וּמָֽשַׁכְתָּ֙ בְּהַ֣ר תָּב֔וֹר וְלָקַחְתָּ֣ עִמְּךָ֗ עֲשֶׂ֤רֶת אֲלָפִים֙ אִ֔ישׁ מִבְּנֵ֥י נַפְתָּלִ֖י וּמִבְּנֵ֥י זְבֻלֽוּן
Ve o haber gönderip Naftali Kedeşi'nden Avinoam oğlu Barak'ı çağırdı; ve ona dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve buyurmadı mı? Git ve Tavor dağına çekil; ve yanına Naftali oğullarından ve Zevulun oğullarından on bin adam al.
Hakimler 6:26
·
Tevrat
וּבָנִ֨יתָ מִזְבֵּ֜חַ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ עַ֣ל רֹ֧אשׁ הַמָּע֛וֹז הַזֶּ֖ה בַּמַּֽעֲרָכָ֑ה וְלָֽקַחְתָּ֙ אֶת־הַפָּ֣ר הַשֵּׁנִ֔י וְהַעֲלִ֣יתָ עוֹלָ֔ה בַּעֲצֵ֥י הָאֲשֵׁרָ֖ה אֲשֶׁ֥ר תִּכְרֹֽת
Ve bu kalenin tepesinde düzenli bir şekilde Yahve Tanrın için bir sunak inşa et; ikinci boğayı al ve keseceğin Aşera'nın odunlarıyla yakmalık sunu sun.
Hezekiel 5:1
·
Tevrat
וְאַתָּ֨ה בֶן־אָדָ֜ם קַח־לְךָ֣ חֶ֣רֶב חַדָּ֗ה תַּ֤עַר הַגַּלָּבִים֙ תִּקָּחֶ֣נָּה לָּ֔ךְ וְהַעֲבַרְתָּ֥ עַל־רֹאשְׁךָ֖ וְעַל־זְקָנֶ֑ךָ וְלָקַחְתָּ֥ לְךָ֛ מֹאזְנֵ֥י מִשְׁקָ֖ל וְחִלַּקְתָּֽם
Ve sen, insanoğlu, kendine keskin bir kılıç al; onu kendine berberlerin usturası olarak alacaksın ve başının üzerinden ve sakalının üzerinden geçireceksin; ve kendine ağırlık terazileri alacaksın ve onları böleceksin.
Hezekiel 5:2
·
Tevrat
שְׁלִשִׁ֗ית בָּא֤וּר תַּבְעִיר֙ בְּת֣וֹךְ הָעִ֔יר כִּמְלֹ֖את יְמֵ֣י הַמָּצ֑וֹר וְלָֽקַחְתָּ֣ אֶת־הַשְּׁלִשִׁ֗ית תַּכֶּ֤ה בַחֶ֨רֶב֙ סְבִ֣יבוֹתֶ֔יהָ וְהַשְּׁלִשִׁית֙ תִּזְרֶ֣ה לָר֔וּחַ וְחֶ֖רֶב אָרִ֥יק אַחֲרֵיהֶֽם
Kuşatmanın günleri dolduğunda, üçte birini şehrin içinde ateşte yakacaksın; ve üçte birini alacaksın, onun etrafında kılıçla vuracaksın; ve üçte birini rüzgara savuracaksın ve arkalarından kılıç çekeceğim.
Hezekiel 5:3
·
Tevrat
וְלָקַחְתָּ֥ מִשָּׁ֖ם מְעַ֣ט בְּמִסְפָּ֑ר וְצַרְתָּ֥ אוֹתָ֖ם בִּכְנָפֶֽיךָ
Ve oradan sayıda az alacaksın ve onları eteklerine bağlayacaksın.
Örnek Ayetler (5 / 36)
Hezekiel 37:16
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם קַח־לְךָ֙ עֵ֣ץ אֶחָ֔ד וּכְתֹ֤ב עָלָיו֙ לִֽיהוּדָ֔ה וְלִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל חֲבֵרָ֑יו וּלְקַח֙ עֵ֣ץ אֶחָ֔ד וּכְת֣וֹב עָלָ֗יו לְיוֹסֵף֙ עֵ֣ץ אֶפְרַ֔יִם וְכָל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל חֲבֵרָֽיו
Ve sen, adam oğlu, kendine bir ağaç al ve üzerine yaz: Yahuda için ve onun arkadaşları İsrail oğulları için; ve bir ağaç al ve üzerine yaz: Yusuf için, Efrayim'in ağacı, ve onun arkadaşları bütün İsrail evi için.
Hezekiel 45:19
·
Tevrat
וְלָקַ֨ח הַכֹּהֵ֜ן מִדַּ֣ם הַחַטָּ֗את וְנָתַן֙ אֶל־מְזוּזַ֣ת הַבַּ֔יִת וְאֶל־אַרְבַּ֛ע פִּנּ֥וֹת הָעֲזָרָ֖ה לַמִּזְבֵּ֑חַ וְעַ֨ל־מְזוּזַ֔ת שַׁ֖עַר הֶחָצֵ֥ר הַפְּנִימִֽית
Ve kâhin günah sunusunun kanından alacak ve evin sövesine, sunağın avlusunun dört köşesine ve iç avlunun kapısının sövesine koyacak.
Yeremya 29:22
·
Tevrat
וְלֻקַּ֤ח מֵהֶם֙ קְלָלָ֔ה לְכֹל֙ גָּל֣וּת יְהוּדָ֔ה אֲשֶׁ֥ר בְּבָבֶ֖ל לֵאמֹ֑ר יְשִֽׂמְךָ֤ יְהוָה֙ כְּצִדְקִיָּ֣הוּ וּכְאֶחָ֔ב אֲשֶׁר־קָלָ֥ם מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל בָּאֵֽשׁ
Babil'deki bütün Yahuda sürgünü için onlardan bir lanet alınacak, diyerek: Yahve seni Babil kralının ateşte kızarttığı Tsedekiya gibi ve Ahav gibi yapsın.
1. Samuel 16:23
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה בִּֽהְי֤וֹת רֽוּחַ־אֱלֹהִים֙ אֶל־שָׁא֔וּל וְלָקַ֥ח דָּוִ֛ד אֶת־הַכִּנּ֖וֹר וְנִגֵּ֣ן בְּיָד֑וֹ וְרָוַ֤ח לְשָׁאוּל֙ וְט֣וֹב ל֔וֹ וְסָ֥רָה מֵעָלָ֖יו ר֥וּחַ הָרָעָֽה
Tanrı'nın ruhu Şaul'un üzerinde olduğunda, Davut liri alırdı ve eliyle çalardı; Şaul ferahlardı ve ona iyi olurdu ve kötü ruh onun üzerinden ayrılırdı.
1. Samuel 27:9
·
Tevrat
וְהִכָּ֤ה דָוִד֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְלֹ֥א יְחַיֶּ֖ה אִ֣ישׁ וְאִשָּׁ֑ה וְלָקַח֩ צֹ֨אן וּבָקָ֜ר וַחֲמֹרִ֤ים וּגְמַלִּים֙ וּבְגָדִ֔ים וַיָּ֖שָׁב וַיָּבֹ֥א אֶל־אָכִֽישׁ
Davut yeri vurdu, erkek ve kadın yaşatmadı; koyun, sığır, eşekler, develer ve giysiler aldı, döndü ve Akiş'e geldi.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hezekiel 5:4
·
Tevrat
וּמֵהֶם֙ ע֣וֹד תִּקָּ֔ח וְהִשְׁלַכְתָּ֤ אוֹתָם֙ אֶל־תּ֣וֹךְ הָאֵ֔שׁ וְשָׂרַפְתָּ֥ אֹתָ֖ם בָּאֵ֑שׁ מִמֶּ֥נּוּ תֵצֵא־אֵ֖שׁ אֶל־כָּל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve onlardan daha alacaksın ve onları ateşin içine atacaksın ve onları ateşte yakacaksın; ondan bütün İsrail evine ateş çıkacak.
Hezekiel 16:32
·
Tevrat
הָאִשָּׁ֖ה הַמְּנָאָ֑פֶת תַּ֣חַת אִישָׁ֔הּ תִּקַּ֖ח אֶת־זָרִֽים
Zina eden kadın, kocasının yerine yabancıları alır.
Hezekiel 45:18
·
Tevrat
כֹּה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ בָּֽרִאשׁוֹן֙ בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֔דֶשׁ תִּקַּ֥ח פַּר־בֶּן־בָּקָ֖ר תָּמִ֑ים וְחִטֵּאתָ֖ אֶת־הַמִּקְדָּֽשׁ
Efendi Yahve şöyle dedi: Birinci ayın birinde sığırlardan kusursuz bir boğa alacaksın; ve tapınağın günahını arındıracaksın.
Yeremya 16:2
·
Tevrat
לֹֽא־תִקַּ֥ח לְךָ֖ אִשָּׁ֑ה וְלֹֽא־יִהְי֤וּ לְךָ֙ בָּנִ֣ים וּבָנ֔וֹת בַּמָּק֖וֹם הַזֶּֽה
Kendine bir kadın almayacaksın ve bu yerde senin oğulların ve kızların olmayacak.
1. Samuel 16:2
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ אֵ֣יךְ אֵלֵ֔ךְ וְשָׁמַ֥ע שָׁא֖וּל וַהֲרָגָ֑נִי וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֗ה עֶגְלַ֤ת בָּקָר֙ תִּקַּ֣ח בְּיָדֶ֔ךָ וְאָ֣מַרְתָּ֔ לִזְבֹּ֥חַ לַֽיהוָ֖ה בָּֽאתִי
Samuel dedi: 'Nasıl gideyim? Şaul duyarsa beni öldürür.' Yahve dedi: 'Eline bir sığır düvesi al ve de ki: Yahve'ye kurban etmek için geldim.'
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hakimler 4:21
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח יָעֵ֣ל אֵֽשֶׁת־חֶ֠בֶר אֶת־יְתַ֨ד הָאֹ֜הֶל וַתָּ֧שֶׂם אֶת־הַמַּקֶּ֣בֶת בְּיָדָ֗הּ וַתָּב֤וֹא אֵלָיו֙ בַּלָּ֔אט וַתִּתְקַ֤ע אֶת־הַיָּתֵד֙ בְּרַקָּת֔וֹ וַתִּצְנַ֖ח בָּאָ֑רֶץ וְהֽוּא־נִרְדָּ֥ם וַיָּ֖עַף וַיָּמֹֽת
Hever'in karısı Yael çadırın kazığını aldı, çekici eline koydu, gizlice ona geldi ve kazığı şakağına çaktı, yere battı; o derin uykudaydı ve bitkindi, böylece öldü.
Hakimler 16:12
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח דְּלִילָה֩ עֲבֹתִ֨ים חֲדָשִׁ֜ים וַתַּאַסְרֵ֣הוּ בָהֶ֗ם וַתֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ פְּלִשְׁתִּ֤ים עָלֶ֨יךָ֙ שִׁמְשׁ֔וֹן וְהָאֹרֵ֖ב יֹשֵׁ֣ב בֶּחָ֑דֶר וַֽיְנַתְּקֵ֛ם מֵעַ֥ל זְרֹעֹתָ֖יו כַּחֽוּט
Delila yeni ipler aldı ve onu onlarla bağladı. Ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Ve pusu odada oturuyordu. Onları kollarının üzerinden iplik gibi kopardı.
Hakimler 17:4
·
Tevrat
וַיָּ֥שֶׁב אֶת־הַכֶּ֖סֶף לְאִמּ֑וֹ וַתִּקַּ֣ח אִמּוֹ֩ מָאתַ֨יִם כֶּ֜סֶף וַתִּתְּנֵ֣הוּ לַצּוֹרֵ֗ף וַֽיַּעֲשֵׂ֨הוּ֙ פֶּ֣סֶל וּמַסֵּכָ֔ה וַיְהִ֖י בְּבֵ֥ית מִיכָֽיְהוּ
Gümüşü annesine geri verdi. Annesi iki yüz gümüş aldı ve onu gümüşçüye verdi; o da onu oyma put ve dökme put yaptı ve Mikayhu'nun evindeydi.
Hezekiel 19:5
·
Tevrat
וַתֵּ֨רֶא֙ כִּ֣י נֽוֹחֲלָ֔ה אָבְדָ֖ה תִּקְוָתָ֑הּ וַתִּקַּ֛ח אֶחָ֥ד מִגֻּרֶ֖יהָ כְּפִ֥יר שָׂמָֽתְהוּ
Ve beklediğini, umudunun kaybolduğunu gördü; ve yavrularından birini aldı, onu genç aslan yaptı.
Hezekiel 33:6
·
Tevrat
וְ֠הַצֹּפֶה כִּֽי־יִרְאֶ֨ה אֶת־הַחֶ֜רֶב בָּאָ֗ה וְלֹֽא־תָקַ֤ע בַּשּׁוֹפָר֙ וְהָעָ֣ם לֹֽא־נִזְהָ֔ר וַתָּב֣וֹא חֶ֔רֶב וַתִּקַּ֥ח מֵהֶ֖ם נָ֑פֶשׁ ה֚וּא בַּעֲוֺנ֣וֹ נִלְקָ֔ח וְדָמ֖וֹ מִיַּֽד־הַצֹּפֶ֥ה אֶדְרֹֽשׁ
Ama gözcü kılıcın geldiğini görür de boruyu çalmazsa ve halk uyarılmazsa, kılıç gelip onlardan bir can alırsa; o kişi kendi suçuyla alınmıştır, ama onun kanını gözcünün elinden soracağım.
Örnek Ayetler (5 / 31)
Hakimler 11:5
·
Tevrat
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁר־נִלְחֲמ֥וּ בְנֵֽי־עַמּ֖וֹן עִם־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֵּֽלְכוּ֙ זִקְנֵ֣י גִלְעָ֔ד לָקַ֥חַת אֶת־יִפְתָּ֖ח מֵאֶ֥רֶץ טֽוֹב
Ammon oğulları İsrail ile savaştıklarında, Gileat'ın ihtiyarları Yiftah'ı Tov diyarından almak için gittiler.
Hakimler 14:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ אָבִ֣יו וְאִמּ֗וֹ הַאֵין֩ בִּבְנ֨וֹת אַחֶ֤יךָ וּבְכָל־עַמִּי֙ אִשָּׁ֔ה כִּֽי־אַתָּ֤ה הוֹלֵךְ֙ לָקַ֣חַת אִשָּׁ֔ה מִפְּלִשְׁתִּ֖ים הָעֲרֵלִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר שִׁמְשׁ֤וֹן אֶל־אָבִיו֙ אוֹתָ֣הּ קַֽח־לִ֔י כִּֽי־הִ֖יא יָשְׁרָ֥ה בְעֵינָֽי
Sonra babası ve annesi ona dedi: 'Kardeşlerinin kızları arasında ve bütün halkımın arasında bir kadın yok mu ki sen sünnetsiz Filistlilerden bir kadın almaya gidiyorsun?' Ve Şimşon babasına dedi: 'Onu bana al, çünkü o gözlerimde doğrudur.'
Hakimler 20:10
·
Tevrat
וְלָקַ֣חְנוּ עֲשָׂרָה֩ אֲנָשִׁ֨ים לַמֵּאָ֜ה לְכֹ֣ל שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וּמֵאָ֤ה לָאֶ֨לֶף֙ וְאֶ֣לֶף לָרְבָבָ֔ה לָקַ֥חַת צֵדָ֖ה לָעָ֑ם לַעֲשׂ֗וֹת לְבוֹאָם֙ לְגֶ֣בַע בִּנְיָמִ֔ן כְּכָל־הַ֨נְּבָלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
İsrail'in bütün oymakları için yüz kişiden on adam, bin kişiden yüz ve on bin kişiden bin alacağız; halk için erzak almak üzere, Bünyamin'in Geva'sına geldiklerinde, İsrail'de yaptığı bütün alçaklığa göre yapmak için.
Hezekiel 22:12
·
Tevrat
שֹׁ֥חַד לָֽקְחוּ־בָ֖ךְ לְמַ֣עַן שְׁפָךְ־דָּ֑ם נֶ֧שֶׁךְ וְתַרְבִּ֣ית לָקַ֗חַתְּ וַתְּבַצְּעִ֤י רֵעַ֨יִךְ֙ בַּעֹ֔שֶׁק וְאֹתִ֣י שָׁכַ֔חַתְּ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Kan dökmek uğruna sende rüşvet aldılar; faiz ve kâr aldın ve baskıyla komşularından kazanç sağladın ve beni unuttun, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 38:13
·
Tevrat
שְׁבָ֡א וּ֠דְדָן וְסֹחֲרֵ֨י תַרְשִׁ֤ישׁ וְכָל־כְּפִרֶ֨יהָ֙ יֹאמְר֣וּ לְךָ֔ הֲלִשְׁלֹ֤ל שָׁלָל֙ אַתָּ֣ה בָ֔א הֲלָבֹ֥ז בַּ֖ז הִקְהַ֣לְתָּ קְהָלֶ֑ךָ לָשֵׂ֣את כֶּ֣סֶף וְזָהָ֗ב לָקַ֨חַת֙ מִקְנֶ֣ה וְקִנְיָ֔ן לִשְׁלֹ֖ל שָׁלָ֥ל גָּדֽוֹל
Şeva ve Dedan ve Tarşiş'in tüccarları ve bütün genç aslanları sana diyecekler: Yağma yağmalamak için mi sen geliyorsun? Çapul çapul etmek için mi topluluğunu topladın? Gümüş ve altın taşımak, sürü ve mal almak, büyük yağma yağmalamak için mi?
Örnek Ayetler (5 / 29)
Hakimler 14:2
·
Tevrat
וַיַּ֗עַל וַיַּגֵּד֙ לְאָבִ֣יו וּלְאִמּ֔וֹ וַיֹּ֗אמֶר אִשָּׁ֛ה רָאִ֥יתִי בְתִמְנָ֖תָה מִבְּנ֣וֹת פְּלִשְׁתִּ֑ים וְעַתָּ֕ה קְחוּ־אוֹתָ֥הּ לִּ֖י לְאִשָּֽׁה
Bunun üzerine çıktı ve babasına ve annesine bildirdi ve dedi: 'Timna'da Filistlilerin kızlarından bir kadın gördüm; ve şimdi onu bana kadın olarak alın.'
Yeremya 29:6
·
Tevrat
קְח֣וּ נָשִׁ֗ים וְהוֹלִידוּ֮ בָּנִ֣ים וּבָנוֹת֒ וּקְח֨וּ לִבְנֵיכֶ֜ם נָשִׁ֗ים וְאֶת־בְּנֽוֹתֵיכֶם֙ תְּנ֣וּ לַֽאֲנָשִׁ֔ים וְתֵלַ֖דְנָה בָּנִ֣ים וּבָנ֑וֹת וּרְבוּ־שָׁ֖ם וְאַל־תִּמְעָֽטוּ
Kadınlar alın ve oğullar ve kızlar meydana getirin; oğullarınız için kadınlar alın ve kızlarınızı adamlara verin ve oğullar ve kızlar doğursunlar; orada çoğalın ve azalmayın.
Yeremya 51:8
·
Tevrat
פִּתְאֹ֛ם נָפְלָ֥ה בָבֶ֖ל וַתִּשָּׁבֵ֑ר הֵילִ֣ילוּ עָלֶ֗יהָ קְח֤וּ צֳרִי֙ לְמַכְאוֹבָ֔הּ אוּלַ֖י תֵּרָפֵֽא
Babil aniden düştü ve kırıldı; onun üzerine feryat edin, onun acısı için pelesenk alın, belki şifa bulur.
Hoşea 14:3
·
Tevrat
קְח֤וּ עִמָּכֶם֙ דְּבָרִ֔ים וְשׁ֖וּבוּ אֶל־יְהוָ֑ה אִמְר֣וּ אֵלָ֗יו כָּל־תִּשָּׂ֤א עָוֺן֙ וְקַח־ט֔וֹב וּֽנְשַׁלְּמָ֥ה פָרִ֖ים שְׂפָתֵֽינוּ
Sizinle sözler alın ve Yahve'ye dönün; ona deyin: 'Bütün suçu kaldır ve iyiyi al ve dudaklarımızın boğalarını ödeyelim.'
1. Samuel 6:7
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה קְח֨וּ וַעֲשׂ֜וּ עֲגָלָ֤ה חֲדָשָׁה֙ אֶחָ֔ת וּשְׁתֵּ֤י פָרוֹת֙ עָל֔וֹת אֲשֶׁ֛ר לֹא־עָלָ֥ה עֲלֵיהֶ֖ם עֹ֑ל וַאֲסַרְתֶּ֤ם אֶת־הַפָּרוֹת֙ בָּעֲגָלָ֔ה וַהֲשֵׁיבֹתֶ֧ם בְּנֵיהֶ֛ם מֵאַחֲרֵיהֶ֖ם הַבָּֽיְתָה
'Şimdi alın ve yeni bir araba ile üzerlerine boyunduruk çıkmamış iki emzikli inek hazırlayın. İnekleri arabaya bağlayın ve yavrularını arkalarından eve geri götürün.'
Örnek Ayetler (5 / 27)
Hakimler 5:19
·
Tevrat
בָּ֤אוּ מְלָכִים֙ נִלְחָ֔מוּ אָ֤ז נִלְחֲמוּ֙ מַלְכֵ֣י כְנַ֔עַן בְּתַעְנַ֖ךְ עַל־מֵ֣י מְגִדּ֑וֹ בֶּ֥צַע כֶּ֖סֶף לֹ֥א לָקָֽחוּ
Krallar geldiler, savaştılar; o zaman Kenan'ın kralları Megiddo suları üzerinde Taanak'ta savaştılar; gümüş kazanç almadılar.
Hakimler 18:17
·
Tevrat
וַֽיַּעֲל֞וּ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֗ים הַהֹלְכִים֮ לְרַגֵּ֣ל אֶת־הָאָרֶץ֒ בָּ֣אוּ שָׁ֔מָּה לָקְח֗וּ אֶת־הַפֶּ֨סֶל֙ וְאֶת־הָ֣אֵפ֔וֹד וְאֶת־הַתְּרָפִ֖ים וְאֶת־הַמַּסֵּכָ֑ה וְהַכֹּהֵ֗ן נִצָּב֙ פֶּ֣תַח הַשַּׁ֔עַר וְשֵׁשׁ־מֵא֣וֹת הָאִ֔ישׁ הֶחָג֖וּר כְּלֵ֥י הַמִּלְחָמָֽה
Yeri casusluk yapmaya giden beş adam çıktılar, oraya geldiler, oyma putu, efodu, terafimi ve dökme putu aldılar; ve kâhin ile savaş silahlarını kuşanmış altı yüz adam kapının girişinde duruyordu.
Hakimler 18:27
·
Tevrat
וְהֵ֨מָּה לָקְח֜וּ אֵ֧ת אֲשֶׁר־עָשָׂ֣ה מִיכָ֗ה וְֽאֶת־הַכֹּהֵן֮ אֲשֶׁ֣ר הָיָה־לוֹ֒ וַיָּבֹ֣אוּ עַל־לַ֗יִשׁ עַל־עַם֙ שֹׁקֵ֣ט וּבֹטֵ֔חַ וַיַּכּ֥וּ אוֹתָ֖ם לְפִי־חָ֑רֶב וְאֶת־הָעִ֖יר שָׂרְפ֥וּ בָאֵֽשׁ
Ve onlar Mika'nın yaptığını ve onun olan kâhini aldılar, ve Layiş'in üzerine, sakin ve güvenli bir halkın üzerine geldiler, ve onları kılıcın ağzıyla vurdular; ve şehri ateşte yaktılar.
Hezekiel 22:12
·
Tevrat
שֹׁ֥חַד לָֽקְחוּ־בָ֖ךְ לְמַ֣עַן שְׁפָךְ־דָּ֑ם נֶ֧שֶׁךְ וְתַרְבִּ֣ית לָקַ֗חַתְּ וַתְּבַצְּעִ֤י רֵעַ֨יִךְ֙ בַּעֹ֔שֶׁק וְאֹתִ֣י שָׁכַ֔חַתְּ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Kan dökmek uğruna sende rüşvet aldılar; faiz ve kâr aldın ve baskıyla komşularından kazanç sağladın ve beni unuttun, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 23:10
·
Tevrat
הֵמָּה֮ גִּלּ֣וּ עֶרְוָתָהּ֒ בָּנֶ֤יהָ וּבְנוֹתֶ֨יהָ֙ לָקָ֔חוּ וְאוֹתָ֖הּ בַּחֶ֣רֶב הָרָ֑גוּ וַתְּהִי־שֵׁם֙ לַנָּשִׁ֔ים וּשְׁפוּטִ֖ים עָ֥שׂוּ בָֽהּ
Onlar onun çıplaklığını açtılar, onun oğullarını ve onun kızlarını aldılar ve onu kılıçla öldürdüler; ve kadınlara bir isim oldu ve onda yargılar yaptılar.
Örnek Ayetler (4 / 18)
Hezekiel 15:3
·
Tevrat
הֲיֻקַּ֤ח מִמֶּ֨נּוּ֙ עֵ֔ץ לַעֲשׂ֖וֹת לִמְלָאכָ֑ה אִם־יִקְח֤וּ מִמֶּ֨נּוּ֙ יָתֵ֔ד לִתְל֥וֹת עָלָ֖יו כָּל־כֶּֽלִי
İş yapmak için ondan odun alınır mı? Veya herhangi bir kap asmak için ondan kazık alırlar mı?
Hezekiel 22:25
·
Tevrat
קֶ֤שֶׁר נְבִיאֶ֨יהָ֙ בְּתוֹכָ֔הּ כַּאֲרִ֥י שׁוֹאֵ֖ג טֹ֣רֵֽף טָ֑רֶף נֶ֣פֶשׁ אָכָ֗לוּ חֹ֤סֶן וִיקָר֙ יִקָּ֔חוּ אַלְמְנוֹתֶ֖יהָ הִרְבּ֥וּ בְתוֹכָֽהּ
Onun içinde peygamberlerinin komplosu, av parçalayan kükreyen aslan gibidir; can yediler, servet ve değerli şeyleri alırlar, onun içinde dullarını çoğalttılar.
Hezekiel 23:25
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֨י קִנְאָתִ֜י בָּ֗ךְ וְעָשׂ֤וּ אוֹתָךְ֙ בְּחֵמָ֔ה אַפֵּ֤ךְ וְאָזְנַ֨יִךְ֙ יָסִ֔ירוּ וְאַחֲרִיתֵ֖ךְ בַּחֶ֣רֶב תִּפּ֑וֹל הֵ֗מָּה בָּנַ֤יִךְ וּבְנוֹתַ֨יִךְ֙ יִקָּ֔חוּ וְאַחֲרִיתֵ֖ךְ תֵּאָכֵ֥ל בָּאֵֽשׁ
Ve sana kıskançlığımı vereceğim ve sana öfkeyle yapacaklar; senin burnunu ve senin kulaklarını kesecekler ve senin sonun kılıçla düşecek; onlar senin oğullarını ve senin kızlarını alacaklar ve senin sonun ateşle yenecek.
Hezekiel 44:22
·
Tevrat
וְאַלְמָנָה֙ וּגְרוּשָׁ֔ה לֹֽא־יִקְח֥וּ לָהֶ֖ם לְנָשִׁ֑ים כִּ֣י אִם־בְּתוּלֹ֗ת מִזֶּ֨רַע֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל וְהָֽאַלְמָנָה֙ אֲשֶׁ֣ר תִּֽהְיֶ֣ה אַלְמָנָ֔ה מִכֹּהֵ֖ן יִקָּֽחוּ
Ve kendilerine kadınlar olarak dul ve boşanmış almayacaklar; ancak İsrail evinin soyundan bakireler ve bir kâhindan dul kalmış olan dulu alacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Amos 5:11
·
Tevrat
לָ֠כֵן יַ֣עַן בּוֹשַׁסְכֶ֞ם עַל־דָּ֗ל וּמַשְׂאַת־בַּר֙ תִּקְח֣וּ מִמֶּ֔נּוּ בָּתֵּ֥י גָזִ֛ית בְּנִיתֶ֖ם וְלֹא־תֵ֣שְׁבוּ בָ֑ם כַּרְמֵי־חֶ֣מֶד נְטַעְתֶּ֔ם וְלֹ֥א תִשְׁתּ֖וּ אֶת־יֵינָֽם
Bu yüzden zayıfı çiğnediğiniz ve ondan buğday vergisi aldığınız için, yontma taştan evler yaptınız ama onlarda oturmayacaksınız; güzel bağlar diktiniz ama onların şarabını içmeyeceksiniz.
Hezekiel 36:30
·
Tevrat
וְהִרְבֵּיתִי֙ אֶת־פְּרִ֣י הָעֵ֔ץ וּתְנוּבַ֖ת הַשָּׂדֶ֑ה לְמַ֗עַן אֲ֠שֶׁר לֹ֣א תִקְח֥וּ ע֛וֹד חֶרְפַּ֥ת רָעָ֖ב בַּגּוֹיִֽם
Ve ağacın meyvesini ve tarlanın ürününü çoğaltacağım; öyle ki ulusların arasında artık kıtlık ayıbını almayasınız.
Yeremya 35:13
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הָלֹ֤ךְ וְאָֽמַרְתָּ֙ לְאִ֣ישׁ יְהוּדָ֔ה וּלְיֽוֹשְׁבֵ֖י יְרֽוּשָׁלִָ֑ם הֲל֨וֹא תִקְח֥וּ מוּסָ֛ר לִשְׁמֹ֥עַ אֶל־דְּבָרַ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi şöyle diyor: Git ve Yahuda adamlarına ve Yeruşalim'de oturanlara de: Sözlerimi dinlemek için terbiye almayacak mısınız? Yahve'nin bildirisidir.
2. Krallar 12:8
·
Tevrat
וַיִּקְרָא֩ הַמֶּ֨לֶךְ יְהוֹאָ֜שׁ לִיהוֹיָדָ֤ע הַכֹּהֵן֙ וְלַכֹּ֣הֲנִ֔ים וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֔ם מַדּ֛וּעַ אֵינְכֶ֥ם מְחַזְּקִ֖ים אֶת־בֶּ֣דֶק הַבָּ֑יִת וְעַתָּ֗ה אַל־תִּקְחוּ־כֶ֨סֶף֙ מֵאֵ֣ת מַכָּֽרֵיכֶ֔ם כִּֽי־לְבֶ֥דֶק הַבַּ֖יִת תִּתְּנֻֽהוּ
Bunun üzerine Kral Yehoaş kâhin Yehoyada'yı ve kâhinleri çağırdı ve onlara dedi: 'Neden evin onarımını yapmıyorsunuz? Ve şimdi tanıdıklarınızdan gümüş almayın, çünkü onu evin onarımı için vereceksiniz.'
Mika 2:9
·
Tevrat
נְשֵׁ֤י עַמִּי֙ תְּגָ֣רְשׁ֔וּן מִבֵּ֖ית תַּֽעֲנֻגֶ֑יהָ מֵעַל֙ עֹֽלָלֶ֔יהָ תִּקְח֥וּ הֲדָרִ֖י לְעוֹלָֽם
Halkımın kadınlarını zevklerinin evinden kovuyorsunuz; onun yavrularının üzerinden görkemimi sonsuza dek alıyorsunuz.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hezekiel 16:39
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֨י אוֹתָ֜ךְ בְּיָדָ֗ם וְהָרְס֤וּ גַבֵּךְ֙ וְנִתְּצ֣וּ רָמֹתַ֔יִךְ וְהִפְשִׁ֤יטוּ אוֹתָךְ֙ בְּגָדַ֔יִךְ וְלָקְח֖וּ כְּלֵ֣י תִפְאַרְתֵּ֑ךְ וְהִנִּיח֖וּךְ עֵירֹ֥ם וְעֶרְיָֽה
Seni onların eline vereceğim; tümseğini yıkacaklar ve yüksek yerlerini parçalayacaklar, seni giysilerinden soyacaklar ve görkeminin eşyalarını alacaklar, seni çıplak ve üryan bırakacaklar.
Hezekiel 23:26
·
Tevrat
וְהִפְשִׁיט֖וּךְ אֶת־בְּגָדָ֑יִךְ וְלָקְח֖וּ כְּלֵ֥י תִפְאַרְתֵּֽךְ
Ve senin giysilerini soyacaklar ve senin güzelliğinin eşyalarını alacaklar.
Hezekiel 23:29
·
Tevrat
וְעָשׂ֨וּ אוֹתָ֜ךְ בְּשִׂנְאָ֗ה וְלָקְחוּ֙ כָּל־יְגִיעֵ֔ךְ וַעֲזָב֖וּךְ עֵירֹ֣ם וְעֶרְיָ֑ה וְנִגְלָה֙ עֶרְוַ֣ת זְנוּנַ֔יִךְ וְזִמָּתֵ֖ךְ וְתַזְנוּתָֽיִךְ
Ve sana nefretle yapacaklar ve bütün emeğini alacaklar ve seni çıplak ve çıplaklık içinde bırakacaklar; ve senin fahişeliklerinin çıplaklığı ve senin kötülüğün ve senin fahişeliklerin açılacak.
Hezekiel 30:4
·
Tevrat
וּבָאָ֥ה חֶ֨רֶב֙ בְּמִצְרַ֔יִם וְהָיְתָ֤ה חַלְחָלָה֙ בְּכ֔וּשׁ בִּנְפֹ֥ל חָלָ֖ל בְּמִצְרָ֑יִם וְלָקְח֣וּ הֲמוֹנָ֔הּ וְנֶהֶרְס֖וּ יְסוֹדֹתֶֽיהָ
Ve Mısır'a kılıç gelecek ve Mısır'da yaralı düştüğünde Kuş'ta titreme olacak; ve onun kalabalığını alacaklar ve onun temelleri yıkılacak.
Hezekiel 33:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם דַּבֵּ֤ר אֶל־בְּנֵֽי־עַמְּךָ֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם אֶ֕רֶץ כִּֽי־אָבִ֥יא עָלֶ֖יהָ חָ֑רֶב וְלָקְח֨וּ עַם־הָאָ֜רֶץ אִ֤ישׁ אֶחָד֙ מִקְצֵיהֶ֔ם וְנָתְנ֥וּ אֹת֛וֹ לָהֶ֖ם לְצֹפֶֽה
İnsanoğlu, halkının oğullarıyla konuş ve onlara de: Bir yerin üzerine kılıç getirdiğimde, yerin halkı kendi aralarından bir adam alıp onu kendilerine gözcü olarak koyduğunda;
Örnek Ayetler (3 / 15)
1. Samuel 2:16
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הָאִ֗ישׁ קַטֵּ֨ר יַקְטִיר֤וּן כַּיּוֹם֙ הַחֵ֔לֶב וְקַ֨ח־לְךָ֔ כַּאֲשֶׁ֥ר תְּאַוֶּ֖ה נַפְשֶׁ֑ךָ וְאָמַ֥ר לֹא֙ כִּ֚י עַתָּ֣ה תִתֵּ֔ן וְאִם־לֹ֖א לָקַ֥חְתִּי בְחָזְקָֽה
Adam ona derse: 'Bugün yağı kesinlikle yaksınlar ve canının arzuladığı gibi kendine al'; o derdi: 'Hayır, çünkü şimdi vereceksin; ve eğer değilse zorla alacağım.'
1. Samuel 12:3
·
Tevrat
הִנְנִ֣י עֲנ֣וּ בִי֩ נֶ֨גֶד יְהוָ֜ה וְנֶ֣גֶד מְשִׁיח֗וֹ אֶת־שׁוֹר֩ מִ֨י לָקַ֜חְתִּי וַחֲמ֧וֹר מִ֣י לָקַ֗חְתִּי וְאֶת־מִ֤י עָשַׁ֨קְתִּי֙ אֶת־מִ֣י רַצּ֔וֹתִי וּמִיַּד־מִי֙ לָקַ֣חְתִּי כֹ֔פֶר וְאַעְלִ֥ים עֵינַ֖י בּ֑וֹ וְאָשִׁ֖יב לָכֶֽם
İşte buradayım; Yahve'nin karşısında ve O'nun meshedilmişinin karşısında bana karşı tanıklık edin: Kimin öküzünü aldım? Kimin eşeğini aldım? Kimi ezdim? Kimi baskı altına aldım? Gözlerimi onunla gizlemek için kimin elinden fidye aldım? Size geri vereyim.
1. Samuel 21:9
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר דָּוִד֙ לַאֲחִימֶ֔לֶךְ וְאִ֛ין יֶשׁ־פֹּ֥ה תַֽחַת־יָדְךָ֖ חֲנִ֣ית אוֹ־חָ֑רֶב כִּ֣י גַם־חַרְבִּ֤י וְגַם־כֵּלַי֙ לֹֽא־לָקַ֣חְתִּי בְיָדִ֔י כִּֽי־הָיָ֥ה דְבַר־הַמֶּ֖לֶךְ נָחֽוּץ
Davut Ahimelek'e dedi: 'Burada elinin altında mızrak veya kılıç yok mu? Çünkü kralın işi acele olduğundan elime kılıcımı da silahlarımı da almadım.'
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 17:22
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְלָקַ֣חְתִּי אָ֗נִי מִצַּמֶּ֧רֶת הָאֶ֛רֶז הָרָמָ֖ה וְנָתָ֑תִּי מֵרֹ֤אשׁ יֹֽנְקוֹתָיו֙ רַ֣ךְ אֶקְטֹ֔ף וְשָׁתַ֣לְתִּי אָ֔נִי עַ֥ל הַר־גָּבֹ֖הַ וְתָלֽוּל
Şöyle dedi Efendi Yahve: Ve ben yüksek sedir ağacının tepesinden alacağım ve koyacağım; onun sürgünlerinin başından körpe olanı koparacağım ve ben yüksek ve yüce bir dağın üzerine dikeceğim.
Hezekiel 36:24
·
Tevrat
וְלָקַחְתִּ֤י אֶתְכֶם֙ מִן־הַגּוֹיִ֔ם וְקִבַּצְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם מִכָּל־הָאֲרָצ֑וֹת וְהֵבֵאתִ֥י אֶתְכֶ֖ם אֶל־אַדְמַתְכֶֽם
Ve sizi ulusların arasından alacağım ve sizi bütün diyarlardan toplayacağım ve sizi toprağınıza getireceğim.
2. Samuel 12:11
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה הִנְנִי֩ מֵקִ֨ים עָלֶ֤יךָ רָעָה֙ מִבֵּיתֶ֔ךָ וְלָקַחְתִּ֤י אֶת־נָשֶׁ֨יךָ֙ לְעֵינֶ֔יךָ וְנָתַתִּ֖י לְרֵעֶ֑יךָ וְשָׁכַב֙ עִם־נָשֶׁ֔יךָ לְעֵינֵ֖י הַשֶּׁ֥מֶשׁ הַזֹּֽאת
Yahve şöyle dedi: İşte ben senin üzerine kendi evinden kötülük çıkarıyorum; karılarını gözlerinin önünde alacağım ve yakınına vereceğim; o da bu güneşin gözleri önünde karılarınla yatacak.
Yeremya 3:14
·
Tevrat
שׁ֣וּבוּ בָנִ֤ים שׁוֹבָבִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה כִּ֥י אָנֹכִ֖י בָּעַ֣לְתִּי בָכֶ֑ם וְלָקַחְתִּ֨י אֶתְכֶ֜ם אֶחָ֣ד מֵעִ֗יר וּשְׁנַ֨יִם֙ מִמִּשְׁפָּחָ֔ה וְהֵבֵאתִ֥י אֶתְכֶ֖ם צִיּֽוֹן
Dönün, ey dönek oğullar, Yahve'nin bildirisidir; çünkü ben size efendi oldum; ve sizi bir şehirden bir kişi ve bir aileden iki kişi alacağım ve sizi Siyon'a getireceğim.
Yeremya 25:9
·
Tevrat
הִנְנִ֣י שֹׁלֵ֡חַ וְלָקַחְתִּי֩ אֶת־כָּל־מִשְׁפְּח֨וֹת צָפ֜וֹן נְאֻם־יְהוָ֗ה וְאֶל־נְבֽוּכַדְרֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֮ עַבְדִּי֒ וַהֲבִ֨אֹתִ֜ים עַל־הָאָ֤רֶץ הַזֹּאת֙ וְעַל־יֹ֣שְׁבֶ֔יהָ וְעַ֛ל כָּל־הַגּוֹיִ֥ם הָאֵ֖לֶּה סָבִ֑יב וְהַ֣חֲרַמְתִּ֔ים וְשַׂמְתִּים֙ לְשַׁמָּ֣ה וְלִשְׁרֵקָ֔ה וּלְחָרְב֖וֹת עוֹלָֽם
İşte ben gönderiyorum ve kuzeyin bütün ailelerini alacağım, Yahve'nin bildirisidir; ve kulum Babil kralı Nebukadretsar'ı alacağım ve onları bu diyarın üzerine ve oturanlarının üzerine ve çevredeki bütün bu ulusların üzerine getireceğim; ve onları yok edeceğim ve onları dehşet ve ıslık ve sonsuz harabeler için koyacağım.
Örnek Ayetler (5 / 14)
2. Samuel 1:10
·
Tevrat
וָאֶעֱמֹ֤ד עָלָיו֙ וַאֲמֹ֣תְתֵ֔הוּ כִּ֣י יָדַ֔עְתִּי כִּ֛י לֹ֥א יִֽחְיֶ֖ה אַחֲרֵ֣י נִפְל֑וֹ וָאֶקַּ֞ח הַנֵּ֣זֶר אֲשֶׁ֣ר עַל־רֹאשׁ֗וֹ וְאֶצְעָדָה֙ אֲשֶׁ֣ר עַל־זְרֹע֔וֹ וָאֲבִיאֵ֥ם אֶל־אֲדֹנִ֖י הֵֽנָּה
Üzerinde durdum ve onu öldürdüm; çünkü düştükten sonra yaşamayacağını biliyordum. Başının üzerindeki tacı ve kolunun üzerindeki bileziği aldım ve onları buraya, efendime getirdim.
Yeremya 13:7
·
Tevrat
וָאֵלֵ֣ךְ פְּרָ֔תָה וָאֶחְפֹּ֗ר וָֽאֶקַּח֙ אֶת־הָ֣אֵז֔וֹר מִן־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־טְמַנְתִּ֣יו שָׁ֑מָּה וְהִנֵּה֙ נִשְׁחַ֣ת הָאֵז֔וֹר לֹ֥א יִצְלַ֖ח לַכֹּֽל
Ve Fırat'a gittim ve kazdım ve kuşağı oraya gizlediğim yerden aldım; ve işte kuşak bozulmuştu, hiçbir şeye yaramıyordu.
Yeremya 25:17
·
Tevrat
וָאֶקַּ֥ח אֶת־הַכּ֖וֹס מִיַּ֣ד יְהוָ֑ה וָֽאַשְׁקֶה֙ אֶת־כָּל־הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁר־שְׁלָחַ֥נִי יְהוָ֖ה אֲלֵיהֶֽם
Ve Yahve'nin elinden kâseyi aldım; ve Yahve'nin beni onlara gönderdiği bütün uluslara içirdim:
Yeremya 32:11
·
Tevrat
וָאֶקַּ֖ח אֶת־סֵ֣פֶר הַמִּקְנָ֑ה אֶת־הֶֽחָת֛וּם הַמִּצְוָ֥ה וְהַחֻקִּ֖ים וְאֶת־הַגָּלֽוּי
Ve satın alma belgesini, buyruğa ve kurallara göre mühürlenmiş olanı ve açık olanı aldım.
Yeremya 35:3
·
Tevrat
וָאֶקַּ֞ח אֶת־יַאֲזַנְיָ֤ה בֶֽן־יִרְמְיָ֨הוּ֙ בֶּן־חֲבַצִּנְיָ֔ה וְאֶת־אֶחָ֖יו וְאֶת־כָּל־בָּנָ֑יו וְאֵ֖ת כָּל־בֵּ֥ית הָרֵכָבִֽים
Bunun üzerine Havatsinya oğlu Yeremya oğlu Yaazanya'yı, kardeşlerini, bütün oğullarını ve bütün Rekavliler evini aldım;
Örnek Ayetler (5 / 13)
2. Samuel 2:21
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר ל֣וֹ אַבְנֵ֗ר נְטֵ֤ה לְךָ֙ עַל־יְמִֽינְךָ֙ א֣וֹ עַל־שְׂמֹאלֶ֔ךָ וֶאֱחֹ֣ז לְךָ֗ אֶחָד֙ מֵֽהַנְּעָרִ֔ים וְקַח־לְךָ֖ אֶת־חֲלִצָת֑וֹ וְלֹֽא־אָבָ֣ה עֲשָׂהאֵ֔ל לָס֖וּר מֵאַחֲרָֽיו
Avner ona dedi: 'Sağına veya soluna sap ve gençlerden birini kendine tut ve onun zırhını kendine al.' Fakat Asahel onun ardından ayrılmak istemedi.
Yeremya 13:6
·
Tevrat
וַיְהִ֕י מִקֵּ֖ץ יָמִ֣ים רַבִּ֑ים וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י ק֚וּם לֵ֣ךְ פְּרָ֔תָה וְקַ֤ח מִשָּׁם֙ אֶת־הָ֣אֵז֔וֹר אֲשֶׁ֥ר צִוִּיתִ֖יךָ לְטָמְנוֹ־שָֽׁם
Çok günlerin sonunda Yahve bana dedi: Kalk, Fırat'a git ve orada gizlemeni sana buyurduğum kuşağı oradan al.
Hoşea 14:3
·
Tevrat
קְח֤וּ עִמָּכֶם֙ דְּבָרִ֔ים וְשׁ֖וּבוּ אֶל־יְהוָ֑ה אִמְר֣וּ אֵלָ֗יו כָּל־תִּשָּׂ֤א עָוֺן֙ וְקַח־ט֔וֹב וּֽנְשַׁלְּמָ֥ה פָרִ֖ים שְׂפָתֵֽינוּ
Sizinle sözler alın ve Yahve'ye dönün; ona deyin: 'Bütün suçu kaldır ve iyiyi al ve dudaklarımızın boğalarını ödeyelim.'
1. Samuel 2:16
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הָאִ֗ישׁ קַטֵּ֨ר יַקְטִיר֤וּן כַּיּוֹם֙ הַחֵ֔לֶב וְקַ֨ח־לְךָ֔ כַּאֲשֶׁ֥ר תְּאַוֶּ֖ה נַפְשֶׁ֑ךָ וְאָמַ֥ר לֹא֙ כִּ֚י עַתָּ֣ה תִתֵּ֔ן וְאִם־לֹ֖א לָקַ֥חְתִּי בְחָזְקָֽה
Adam ona derse: 'Bugün yağı kesinlikle yaksınlar ve canının arzuladığı gibi kendine al'; o derdi: 'Hayır, çünkü şimdi vereceksin; ve eğer değilse zorla alacağım.'
1. Samuel 20:31
·
Tevrat
כִּ֣י כָל־הַיָּמִ֗ים אֲשֶׁ֤ר בֶּן־יִשַׁי֙ חַ֣י עַל־הָאֲדָמָ֔ה לֹ֥א תִכּ֖וֹן אַתָּ֣ה וּמַלְכוּתֶ֑ךָ וְעַתָּ֗ה שְׁלַ֨ח וְקַ֤ח אֹתוֹ֙ אֵלַ֔י כִּ֥י בֶן־מָ֖וֶת הֽוּא
Çünkü İşay'ın oğlu toprak üzerinde yaşadığı bütün günler boyunca, sen ve krallığın kurulamayacaksınız; ve şimdi, gönder ve onu bana al, çünkü o ölüm oğludur.
Örnek Ayetler (5 / 10)
2. Samuel 9:5
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֖ח הַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֑ד וַיִּקָּחֵ֗הוּ מִבֵּ֛ית מָכִ֥יר בֶּן־עַמִּיאֵ֖ל מִלּ֥וֹ דְבָֽר
Kral Davut gönderdi ve onu Lo-Devar'dan, Ammiel oğlu Mahir'in evinden aldı.
Yeremya 37:17
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ הַמֶּ֨לֶךְ צִדְקִיָּ֜הוּ וַיִּקָּחֵ֗הוּ וַיִּשְׁאָלֵ֨הוּ הַמֶּ֤לֶךְ בְּבֵיתוֹ֙ בַּסֵּ֔תֶר וַיֹּ֕אמֶר הֲיֵ֥שׁ דָּבָ֖ר מֵאֵ֣ת יְהוָ֑ה וַיֹּ֤אמֶר יִרְמְיָ֨הוּ֙ יֵ֔שׁ וַיֹּ֕אמֶר בְּיַ֥ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל תִּנָּתֵֽן
Sonra Kral Tsedekiya gönderdi ve onu aldı; kral evinde gizlice ona sordu ve dedi: 'Yahve'den bir söz var mı?' Yeremya dedi: 'Var.' Ve dedi: 'Babil kralının eline verileceksin.'
1. Samuel 10:23
·
Tevrat
וַיָּרֻ֨צוּ֙ וַיִּקָּחֻ֣הוּ מִשָּׁ֔ם וַיִּתְיַצֵּ֖ב בְּת֣וֹךְ הָעָ֑ם וַיִּגְבַּהּ֙ מִכָּל־הָעָ֔ם מִשִּׁכְמ֖וֹ וָמָֽעְלָה
Koştular ve onu oradan aldılar; halkın ortasında durdu ve omzundan yukarı bütün halktan uzundu.
1. Samuel 17:31
·
Tevrat
וַיְּשָּֽׁמְעוּ֙ הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֣ר דָּוִ֑ד וַיַּגִּ֥דוּ לִפְנֵֽי־שָׁא֖וּל וַיִּקָּחֵֽהוּ
Davut'un konuştuğu sözler duyuldu, Saul'un önünde bildirdiler ve onu aldı.
1. Samuel 18:2
·
Tevrat
וַיִּקָּחֵ֥הוּ שָׁא֖וּל בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וְלֹ֣א נְתָנ֔וֹ לָשׁ֖וּב בֵּ֥ית אָבִֽיו
Şaul o gün onu aldı ve babasının evine dönmesine izin vermedi.