45
Kullanım
2
Lemma
7
Türev
13
Anlam
2 lemma, 7 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
לֻחֹת Lemma | luhot | levhalar, levha, tahta, yazı tahtası | İsim | 15 | ||
הַלֻּחֹֽת | ha-lluhot | levhalar, levha, tahta, plaka | İsim | 12 | ||
Örnek Ayetler (4 / 12) 1. Krallar 7:36 · Tevrat וַיְפַתַּ֤ח עַל־הַלֻּחֹת֙ יְדֹתֶ֔יהָ וְעַל֙ מִסְגְּרֹתֶ֔יהָ כְּרוּבִ֖ים אֲרָי֣וֹת וְתִמֹרֹ֑ת כְּמַֽעַר־אִ֥ישׁ וְלֹי֖וֹת סָבִֽיב Ve onun kollarının levhaları üzerine ve onun çerçeveleri üzerine, her birinin boşluğuna göre keruvlar, aslanlar ve palmiyeler, ve çevresine çelenkler oydu. Yasa'nın Tekrarı 9:17 · Tevrat וָאֶתְפֹּשׂ֙ בִּשְׁנֵ֣י הַלֻּחֹ֔ת וָֽאַשְׁלִכֵ֔ם מֵעַ֖ל שְׁתֵּ֣י יָדָ֑י וָאֲשַׁבְּרֵ֖ם לְעֵינֵיכֶֽם Sonra iki levhayı tuttum ve onları iki elimin üzerinden fırlattım; ve onları gözlerinizin önünde kırdım. Yasa'nın Tekrarı 10:2 · Tevrat וְאֶכְתֹּב֙ עַל־הַלֻּחֹ֔ת אֶת־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הָי֛וּ עַל־הַלֻּחֹ֥ת הָרִאשֹׁנִ֖ים אֲשֶׁ֣ר שִׁבַּ֑רְתָּ וְשַׂמְתָּ֖ם בָּאָרֽוֹן Ve kırdığın ilk levhaların üzerinde olan sözleri levhaların üzerine yazacağım; ve onları sandığa koyacaksın.' Yasa'nın Tekrarı 10:3 · Tevrat וָאַ֤עַשׂ אֲרוֹן֙ עֲצֵ֣י שִׁטִּ֔ים וָאֶפְסֹ֛ל שְׁנֵי־לֻחֹ֥ת אֲבָנִ֖ים כָּרִאשֹׁנִ֑ים וָאַ֣עַל הָהָ֔רָה וּשְׁנֵ֥י הַלֻּחֹ֖ת בְּיָדִֽי Böylece akasya ağaçlarından bir sandık yaptım ve ilkleri gibi iki taş levha yonttum; ve iki levha elimde olarak dağa çıktım. | ||||||
לוּחַ | luah | levha, levha, tahta, yüzey | İsim | 5 | ||
לוּחֹת | luhot | levhalar, levha, tahta, yüzey | İsim | 4 | ||
לֻחוֹת | luhot | yüzeyler, yüzey, levha, tahta | İsim | 3 | ||
הַלֻּחוֹת | ha-lluhot | levhalar, levha, yazı tahtası, kalas | İsim | 2 | ||
לֻֽחֹתָיִם | luhotayim | iki levha, levha, tablet, tahta | İsim | 1 | ||
וְהַלֻּחֹת | ve-ha-lluhot | ve levhalar, levha, yüzey, tahta | İsim | 1 | ||
הַלּוּחִית Lemma | ha-lluhit | Luhit'in, Luhit, levha, yüzey | İsim | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 15)
Yasa'nın Tekrarı 5:22
·
Tevrat
אֶֽת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֡לֶּה דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה אֶל־כָּל־קְהַלְכֶ֜ם בָּהָ֗ר מִתּ֤וֹךְ הָאֵשׁ֙ הֶֽעָנָ֣ן וְהָֽעֲרָפֶ֔ל ק֥וֹל גָּד֖וֹל וְלֹ֣א יָסָ֑ף וַֽיִּכְתְּבֵ֗ם עַל־שְׁנֵי֙ לֻחֹ֣ת אֲבָנִ֔ים וַֽיִּתְּנֵ֖ם אֵלָֽי
Yahve bu sözleri dağda ateşin, bulutun ve koyu karanlığın içinden büyük sesle bütün topluluğunuza konuştu ve eklemedi; ve onları iki taş levhası üzerine yazdı ve onları bana verdi.
Yasa'nın Tekrarı 9:11
·
Tevrat
וַיְהִ֗י מִקֵּץ֙ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָ֑יְלָה נָתַ֨ן יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֶת־שְׁנֵ֛י לֻחֹ֥ת הָאֲבָנִ֖ים לֻח֥וֹת הַבְּרִֽית
Kırk gün ve kırk gecenin sonunda Yahve bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.
Yasa'nın Tekrarı 9:15
·
Tevrat
וָאֵ֗פֶן וָֽאֵרֵד֙ מִן־הָהָ֔ר וְהָהָ֖ר בֹּעֵ֣ר בָּאֵ֑שׁ וּשְׁנֵי֙ לֻחֹ֣ת הַבְּרִ֔ית עַ֖ל שְׁתֵּ֥י יָדָֽי
Bunun üzerine döndüm ve dağdan indim, ve dağ ateşle yanıyordu; ve antlaşmanın iki levhası iki elimin üzerindeydi.
Yasa'nın Tekrarı 10:3
·
Tevrat
וָאַ֤עַשׂ אֲרוֹן֙ עֲצֵ֣י שִׁטִּ֔ים וָאֶפְסֹ֛ל שְׁנֵי־לֻחֹ֥ת אֲבָנִ֖ים כָּרִאשֹׁנִ֑ים וָאַ֣עַל הָהָ֔רָה וּשְׁנֵ֥י הַלֻּחֹ֖ת בְּיָדִֽי
Böylece akasya ağaçlarından bir sandık yaptım ve ilkleri gibi iki taş levha yonttum; ve iki levha elimde olarak dağa çıktım.
Mısır'dan Çıkış 24:12
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה עֲלֵ֥ה אֵלַ֛י הָהָ֖רָה וֶהְיֵה־שָׁ֑ם וְאֶתְּנָ֨ה לְךָ֜ אֶת־לֻחֹ֣ת הָאֶ֗בֶן וְהַתּוֹרָה֙ וְהַמִּצְוָ֔ה אֲשֶׁ֥ר כָּתַ֖בְתִּי לְהוֹרֹתָֽם
Yahve Musa'ya dedi: 'Dağa bana çık ve orada ol; onlara öğretmek için yazdığım taş levhaları, yasayı ve buyruğu sana vereceğim.'
Örnek Ayetler (4 / 12)
1. Krallar 7:36
·
Tevrat
וַיְפַתַּ֤ח עַל־הַלֻּחֹת֙ יְדֹתֶ֔יהָ וְעַל֙ מִסְגְּרֹתֶ֔יהָ כְּרוּבִ֖ים אֲרָי֣וֹת וְתִמֹרֹ֑ת כְּמַֽעַר־אִ֥ישׁ וְלֹי֖וֹת סָבִֽיב
Ve onun kollarının levhaları üzerine ve onun çerçeveleri üzerine, her birinin boşluğuna göre keruvlar, aslanlar ve palmiyeler, ve çevresine çelenkler oydu.
Yasa'nın Tekrarı 9:17
·
Tevrat
וָאֶתְפֹּשׂ֙ בִּשְׁנֵ֣י הַלֻּחֹ֔ת וָֽאַשְׁלִכֵ֔ם מֵעַ֖ל שְׁתֵּ֣י יָדָ֑י וָאֲשַׁבְּרֵ֖ם לְעֵינֵיכֶֽם
Sonra iki levhayı tuttum ve onları iki elimin üzerinden fırlattım; ve onları gözlerinizin önünde kırdım.
Yasa'nın Tekrarı 10:2
·
Tevrat
וְאֶכְתֹּב֙ עַל־הַלֻּחֹ֔ת אֶת־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הָי֛וּ עַל־הַלֻּחֹ֥ת הָרִאשֹׁנִ֖ים אֲשֶׁ֣ר שִׁבַּ֑רְתָּ וְשַׂמְתָּ֖ם בָּאָרֽוֹן
Ve kırdığın ilk levhaların üzerinde olan sözleri levhaların üzerine yazacağım; ve onları sandığa koyacaksın.'
Yasa'nın Tekrarı 10:3
·
Tevrat
וָאַ֤עַשׂ אֲרוֹן֙ עֲצֵ֣י שִׁטִּ֔ים וָאֶפְסֹ֛ל שְׁנֵי־לֻחֹ֥ת אֲבָנִ֖ים כָּרִאשֹׁנִ֑ים וָאַ֣עַל הָהָ֔רָה וּשְׁנֵ֥י הַלֻּחֹ֖ת בְּיָדִֽי
Böylece akasya ağaçlarından bir sandık yaptım ve ilkleri gibi iki taş levha yonttum; ve iki levha elimde olarak dağa çıktım.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 17:1
·
Tevrat
חַטַּ֣את יְהוּדָ֗ה כְּתוּבָ֛ה בְּעֵ֥ט בַּרְזֶ֖ל בְּצִפֹּ֣רֶן שָׁמִ֑יר חֲרוּשָׁה֙ עַל־ל֣וּחַ לִבָּ֔ם וּלְקַרְנ֖וֹת מִזְבְּחוֹתֵיכֶֽם
Yahuda'nın günahı demir kalemle, elmas ucuyla yazılmıştır; kalplerinin levhası üzerine ve sunaklarınızın boynuzlarına kazınmıştır.
Yeşaya 30:8
·
Tevrat
עַתָּ֗ה בּ֣וֹא כָתְבָ֥הּ עַל־ל֛וּחַ אִתָּ֖ם וְעַל־סֵ֣פֶר חֻקָּ֑הּ וּתְהִי֙ לְי֣וֹם אַחֲר֔וֹן לָעַ֖ד עַד־עוֹלָֽם
Şimdi gel, onlarla levha üzerine onu yaz ve kitap üzerine onu kazı; ve sonraki gün için, sonsuza kadar tanık olarak olsun.
Ezgiler Ezgisi 8:9
·
Tevrat
אִם־חוֹמָ֣ה הִ֔יא נִבְנֶ֥ה עָלֶ֖יהָ טִ֣ירַת כָּ֑סֶף וְאִם־דֶּ֣לֶת הִ֔יא נָצ֥וּר עָלֶ֖יהָ ל֥וּחַ אָֽרֶז
Eğer o bir duvarsa, onun üzerine gümüş bir siper inşa edeceğiz; ve eğer o bir kapıysa, onu sedir bir tahtayla çevreleyeceğiz.
Süleyman'ın Özdeyişleri 3:3
·
Tevrat
חֶ֥סֶד וֶאֱמֶ֗ת אַֽל־יַעַ֫זְבֻ֥ךָ קָשְׁרֵ֥ם עַל־גַּרְגְּרוֹתֶ֑יךָ כָּ֝תְבֵ֗ם עַל־ל֥וּחַ לִבֶּֽךָ
Sadakat ve hakikat seni terk etmesin; onları boynunun üzerine bağla, onları kalbinin levhası üzerine yaz.
Süleyman'ın Özdeyişleri 7:3
·
Tevrat
קָשְׁרֵ֥ם עַל־אֶצְבְּעֹתֶ֑יךָ כָּ֝תְבֵ֗ם עַל־ל֥וּחַ לִבֶּֽךָ
Onları parmaklarının üzerine bağla, kalbinin levhası üzerine yaz.
Örnek Ayetler (3)
Yasa'nın Tekrarı 9:9
·
Tevrat
בַּעֲלֹתִ֣י הָהָ֗רָה לָקַ֜חַת לוּחֹ֤ת הָֽאֲבָנִים֙ לוּחֹ֣ת הַבְּרִ֔ית אֲשֶׁר־כָּרַ֥ת יְהוָ֖ה עִמָּכֶ֑ם וָאֵשֵׁ֣ב בָּהָ֗ר אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔לְתִּי וּמַ֖יִם לֹ֥א שָׁתִֽיתִי
Yahve'nin sizinle yaptığı antlaşmanın levhalarını, taş levhaları almak için dağa çıktığımda, dağda kırk gün ve kırk gece kaldım; ekmek yemedim ve su içmedim.
Yasa'nın Tekrarı 9:10
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֨ן יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֶת־שְׁנֵי֙ לוּחֹ֣ת הָֽאֲבָנִ֔ים כְּתֻבִ֖ים בְּאֶצְבַּ֣ע אֱלֹהִ֑ים וַעֲלֵיהֶ֗ם כְּֽכָל־הַדְּבָרִ֡ים אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה עִמָּכֶ֥ם בָּהָ֛ר מִתּ֥וֹךְ הָאֵ֖שׁ בְּי֥וֹם הַקָּהָֽל
Ve Yahve bana Tanrı'nın parmağıyla yazılmış iki taş levhayı verdi; ve onların üzerinde Yahve'nin toplanma gününde dağda ateşin içinden sizinle konuştuğu bütün sözlere göre vardı.
Yasa'nın Tekrarı 10:1
·
Tevrat
בָּעֵ֨ת הַהִ֜וא אָמַ֧ר יְהוָ֣ה אֵלַ֗י פְּסָל־לְךָ֞ שְׁנֵֽי־לֻוחֹ֤ת אֲבָנִים֙ כָּרִ֣אשֹׁנִ֔ים וַעֲלֵ֥ה אֵלַ֖י הָהָ֑רָה וְעָשִׂ֥יתָ לְּךָ֖ אֲר֥וֹן עֵֽץ
O zaman Yahve bana dedi: 'Kendine ilkleri gibi iki taş levha yont ve dağa, yanıma çık; ve kendine ağaç bir sandık yap.
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 8:9
·
Tevrat
אֵ֚ין בָּֽאָר֔וֹן רַ֗ק שְׁנֵי֙ לֻח֣וֹת הָאֲבָנִ֔ים אֲשֶׁ֨ר הִנִּ֥חַ שָׁ֛ם מֹשֶׁ֖ה בְּחֹרֵ֑ב אֲשֶׁ֨ר כָּרַ֤ת יְהוָה֙ עִם־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בְּצֵאתָ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Sandıkta, İsrail oğulları Mısır diyarından çıktıklarında Yahve'nin onlarla antlaşma yaptığı Horev'de Musa'nın oraya koyduğu iki taş levhadan başka bir şey yoktu.
Yasa'nın Tekrarı 4:13
·
Tevrat
וַיַּגֵּ֨ד לָכֶ֜ם אֶת־בְּרִית֗וֹ אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֤ה אֶתְכֶם֙ לַעֲשׂ֔וֹת עֲשֶׂ֖רֶת הַדְּבָרִ֑ים וַֽיִּכְתְּבֵ֔ם עַל־שְׁנֵ֖י לֻח֥וֹת אֲבָנִֽים
Ve size yapmanızı buyurduğu antlaşmasını, on sözü bildirdi; ve onları iki taş levha üzerine yazdı.
Yasa'nın Tekrarı 9:11
·
Tevrat
וַיְהִ֗י מִקֵּץ֙ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָ֑יְלָה נָתַ֨ן יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֶת־שְׁנֵ֛י לֻחֹ֥ת הָאֲבָנִ֖ים לֻח֥וֹת הַבְּרִֽית
Kırk gün ve kırk gecenin sonunda Yahve bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.
Örnek Ayetler (2)
Habakkuk 2:2
·
Tevrat
וַיַּעֲנֵ֤נִי יְהוָה֙ וַיֹּ֔אמֶר כְּת֣וֹב חָז֔וֹן וּבָאֵ֖ר עַל־הַלֻּח֑וֹת לְמַ֥עַן יָר֖וּץ ק֥וֹרֵא בֽוֹ
Yahve bana cevap verdi ve dedi: 'Görümü yaz ve levhaların üzerine açıkla ki, onu okuyan koşsun.'
2. Tarihler 5:10
·
Tevrat
אֵ֚ין בָּֽאָר֔וֹן רַ֚ק שְׁנֵ֣י הַלֻּח֔וֹת אֲשֶׁר־נָתַ֥ן מֹשֶׁ֖ה בְּחֹרֵ֑ב אֲשֶׁ֨ר כָּרַ֤ת יְהוָה֙ עִם־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בְּצֵאתָ֖ם מִמִּצְרָֽיִם
Sandıkta, İsrail oğulları Mısır'dan çıkarken Yahve'nin onlarla yaptığı, Musa'nın Horev'de verdiği iki levhadan başka bir şey yoktu.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 27:5
·
Tevrat
בְּרוֹשִׁ֤ים מִשְּׂנִיר֙ בָּ֣נוּ לָ֔ךְ אֵ֖ת כָּל־לֻֽחֹתָ֑יִם אֶ֤רֶז מִלְּבָנוֹן֙ לָקָ֔חוּ לַעֲשׂ֥וֹת תֹּ֖רֶן עָלָֽיִךְ
Senin bütün çift tahtalarını Senir'den selvi ağaçlarından inşa ettiler; senin üzerine direk yapmak için Lübnan'dan sedir ağacı aldılar.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 32:16
·
Tevrat
וְהַ֨לֻּחֹ֔ת מַעֲשֵׂ֥ה אֱלֹהִ֖ים הֵ֑מָּה וְהַמִּכְתָּ֗ב מִכְתַּ֤ב אֱלֹהִים֙ ה֔וּא חָר֖וּת עַל־הַלֻּחֹֽת
Ve levhalar Tanrı'nın işiydi; yazı da Tanrı'nın yazısıydı, levhaların üzerine kazınmıştı.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 48:5
·
Tevrat
כִּ֚י מַעֲלֵ֣ה הַלּוּחִ֔ית בִּבְכִ֖י יַֽעֲלֶה־בֶּ֑כִי כִּ֚י בְּמוֹרַ֣ד חוֹרֹנַ֔יִם צָרֵ֥י צַֽעֲקַת־שֶׁ֖בֶר שָׁמֵֽעוּ
Çünkü Luhit yokuşunda ağlayışla ağlayış çıkacak; çünkü Horonayim inişinde kırılma feryadının sıkıntısını işittiler.
Yeşaya 15:5
·
Tevrat
לִבִּי֙ לְמוֹאָ֣ב יִזְעָ֔ק בְּרִיחֶ֕הָ עַד־צֹ֖עַר עֶגְלַ֣ת שְׁלִשִׁיָּ֑ה כִּ֣י מַעֲלֵ֣ה הַלּוּחִ֗ית בִּבְכִי֙ יַֽעֲלֶה־בּ֔וֹ כִּ֚י דֶּ֣רֶךְ חוֹרֹנַ֔יִם זַעֲקַת־שֶׁ֖בֶר יְעֹעֵֽרוּ
Kalbim Moav için çığlık atıyor, onun kaçakları Tsoar'a, üç yıllık düveye kadar; çünkü Luhit yokuşunda ağlayışla onda çıkıyor, çünkü Horonayim yolunda kırılma çığlığını uyandırıyorlar.