5279
Kullanım
8
Lemma
25
Türev
36
Anlam
8 lemma, 25 türev form
Örnek Ayetler (5 / 3233)
Hakimler 1:19
·
Tevrat
וַיְהִ֤י יְהוָה֙ אֶתּ־יְהוּדָ֔ה וַיֹּ֖רֶשׁ אֶת־הָהָ֑ר כִּ֣י לֹ֤א לְהוֹרִישׁ֙ אֶת־יֹשְׁבֵ֣י הָעֵ֔מֶק כִּי־רֶ֥כֶב בַּרְזֶ֖ל לָהֶֽם
Yahve Yahuda'yla birlikteydi ve dağı mülk edindi; ancak vadide oturanları mülklerinden edemedi, çünkü onların demir arabaları vardı.
Hakimler 1:21
·
Tevrat
וְאֶת־הַיְבוּסִי֙ יֹשֵׁ֣ב יְרֽוּשָׁלִַ֔ם לֹ֥א הוֹרִ֖ישׁוּ בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֑ן וַיֵּ֨שֶׁב הַיְבוּסִ֜י אֶת־בְּנֵ֤י בִנְיָמִן֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Binyamin oğulları Yeruşalim'de oturan Yebusluyu kovmadılar; böylece Yebuslu bu güne kadar Yeruşalim'de Binyamin oğullarıyla oturdu.
Hakimler 1:28
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כִּֽי־חָזַ֣ק יִשְׂרָאֵ֔ל וַיָּ֥שֶׂם אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י לָמַ֑ס וְהוֹרֵ֖ישׁ לֹ֥א הוֹרִישֽׁוֹ
İsrail güçlendiğinde Kenanlıyı angaryaya koydu, ama onu tamamen kovmadı.
Hakimler 1:29
·
Tevrat
וְאֶפְרַ֨יִם֙ לֹ֣א הוֹרִ֔ישׁ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י הַיּוֹשֵׁ֣ב בְּגָ֑זֶר וַיֵּ֧שֶׁב הַֽכְּנַעֲנִ֛י בְּקִרְבּ֖וֹ בְּגָֽזֶר
Efrayim Gezer'de oturan Kenanlıyı kovmadı; böylece Kenanlı onun arasında Gezer'de oturdu.
Hakimler 1:30
·
Tevrat
זְבוּלֻ֗ן לֹ֤א הוֹרִישׁ֙ אֶת־יוֹשְׁבֵ֣י קִטְר֔וֹן וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֖י נַהֲלֹ֑ל וַיֵּ֤שֶׁב הַֽכְּנַעֲנִי֙ בְּקִרְבּ֔וֹ וַיִּֽהְי֖וּ לָמַֽס
Zevulun Kitron'da oturanları ve Nahalol'da oturanları kovmadı; Kenanlı onun arasında oturdu ve angaryaya tabi oldular.
Örnek Ayetler (5 / 1591)
Hakimler 1:27
·
Tevrat
וְלֹא־הוֹרִ֣ישׁ מְנַשֶּׁ֗ה אֶת־בֵּית־שְׁאָ֣ן וְאֶת־בְּנוֹתֶיהָ֮ וְאֶת־תַּעְנַ֣ךְ וְאֶת־בְּנֹתֶיהָ֒ וְאֶת־יֹשְׁבֵ֨י ד֜וֹר וְאֶת־בְּנוֹתֶ֗יהָ וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֤י יִבְלְעָם֙ וְאֶת־בְּנֹתֶ֔יהָ וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֥י מְגִדּ֖וֹ וְאֶת־בְּנוֹתֶ֑יהָ וַיּ֨וֹאֶל֙ הַֽכְּנַעֲנִ֔י לָשֶׁ֖בֶת בָּאָ֥רֶץ הַזֹּֽאת
Manaşe Beyt-Şean'ı ve köylerini, Taanak'ı ve köylerini, Dor'da oturanları ve köylerini, Yivleam'da oturanları ve köylerini, Megiddo'da oturanları ve köylerini kovmadı; Kenanlı bu yerde oturmaya diretti.
Hakimler 2:2
·
Tevrat
וְאַתֶּ֗ם לֹֽא־תִכְרְת֤וּ בְרִית֙ לְיֽוֹשְׁבֵי֙ הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את מִזְבְּחוֹתֵיהֶ֖ם תִּתֹּצ֑וּן וְלֹֽא־שְׁמַעְתֶּ֥ם בְּקֹלִ֖י מַה־זֹּ֥את עֲשִׂיתֶֽם
'Ve siz bu yerin oturanlarıyla antlaşma yapmayacaksınız, onların sunaklarını yıkacaksınız; ama sesimi dinlemediniz. Nedir bu yaptığınız?'
Hakimler 2:14
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַֽיִּתְּנֵם֙ בְּיַד־שֹׁסִ֔ים וַיָּשֹׁ֖סּוּ אוֹתָ֑ם וַֽיִּמְכְּרֵ֞ם בְּיַ֤ד אֽוֹיְבֵיהֶם֙ מִסָּבִ֔יב וְלֹֽא־יָכְל֣וּ ע֔וֹד לַעֲמֹ֖ד לִפְנֵ֥י אוֹיְבֵיהֶֽם
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve onları yağmacıların eline verdi, onlar da onları yağmaladılar; onları çevredeki düşmanlarının eline sattı ve artık düşmanlarının önünde duramadılar.
Hakimler 2:20
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יְהוָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֗אמֶר יַעַן֩ אֲשֶׁ֨ר עָבְר֜וּ הַגּ֣וֹי הַזֶּ֗ה אֶת־בְּרִיתִי֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּ֣יתִי אֶת־אֲבוֹתָ֔ם וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ לְקוֹלִֽי
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve dedi: 'Mademki bu ulus babalarına buyurduğum antlaşmamı bozdu ve sesimi dinlemedi;'
Hakimler 2:23
·
Tevrat
וַיַּנַּ֤ח יְהוָה֙ אֶת־הַגּוֹיִ֣ם הָאֵ֔לֶּה לְבִלְתִּ֥י הוֹרִישָׁ֖ם מַהֵ֑ר וְלֹ֥א נְתָנָ֖ם בְּיַד־יְהוֹשֻֽׁעַ
Böylece Yahve onları çabucak kovmamak için bu ulusları bıraktı ve onları Yeşu'nun eline vermedi.
Örnek Ayetler (4 / 147)
Hakimler 8:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם מֶה־עָשִׂ֥יתִי עַתָּ֖ה כָּכֶ֑ם הֲל֗וֹא ט֛וֹב עֹלְל֥וֹת אֶפְרַ֖יִם מִבְצִ֥יר אֲבִיעֶֽזֶר
Onlara dedi: "Şimdi sizin gibi ne yaptım? Efrayim'in bağ bozumu döküntüleri Aviezer'in bağ bozumundan daha iyi değil mi?"
Amos 6:13
·
Tevrat
הַשְּׂמֵחִ֖ים לְלֹ֣א דָבָ֑ר הָאֹ֣מְרִ֔ים הֲל֣וֹא בְחָזְקֵ֔נוּ לָקַ֥חְנוּ לָ֖נוּ קַרְנָֽיִם
Hiçbir şey olmayan şeye sevinenler, 'Kendi gücümüzle kendimize boynuzlar almadık mı?' diyenler!
Amos 9:7
·
Tevrat
הֲל֣וֹא כִבְנֵי֩ כֻשִׁיִּ֨ים אַתֶּ֥ם לִ֛י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל נְאֻם־יְהוָ֑ה הֲל֣וֹא אֶת־יִשְׂרָאֵ֗ל הֶעֱלֵ֨יתִי֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וּפְלִשְׁתִּיִּ֥ים מִכַּפְתּ֖וֹר וַאֲרָ֥ם מִקִּֽיר
Benim için Kuşluların oğulları gibi değil misiniz, ey İsrail oğulları? Yahve'nin bildirisidir; İsrail'i Mısır diyarından, Filistlileri Kaftor'dan ve Aram'ı Kir'den çıkarmadım mı?
Hagay 2:3
·
Tevrat
מִ֤י בָכֶם֙ הַנִּשְׁאָ֔ר אֲשֶׁ֤ר רָאָה֙ אֶת־הַבַּ֣יִת הַזֶּ֔ה בִּכְבוֹד֖וֹ הָרִאשׁ֑וֹן וּמָ֨ה אַתֶּ֜ם רֹאִ֤ים אֹתוֹ֙ עַ֔תָּה הֲל֥וֹא כָמֹ֛הוּ כְּאַ֖יִן בְּעֵינֵיכֶֽם
Aranızda kalan kimdir ki bu evi ilk yüceliğiyle gördü? Ve şimdi onu ne görüyorsunuz? Gözlerinizde onun gibi hiçlik gibi değil mi?
Örnek Ayetler (5 / 127)
Hakimler 4:6
·
Tevrat
וַתִּשְׁלַ֗ח וַתִּקְרָא֙ לְבָרָ֣ק בֶּן־אֲבִינֹ֔עַם מִקֶּ֖דֶשׁ נַפְתָּלִ֑י וַתֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲלֹ֥א צִוָּ֣ה יְהוָ֣ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל לֵ֤ךְ וּמָֽשַׁכְתָּ֙ בְּהַ֣ר תָּב֔וֹר וְלָקַחְתָּ֣ עִמְּךָ֗ עֲשֶׂ֤רֶת אֲלָפִים֙ אִ֔ישׁ מִבְּנֵ֥י נַפְתָּלִ֖י וּמִבְּנֵ֥י זְבֻלֽוּן
Ve o haber gönderip Naftali Kedeşi'nden Avinoam oğlu Barak'ı çağırdı; ve ona dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve buyurmadı mı? Git ve Tavor dağına çekil; ve yanına Naftali oğullarından ve Zevulun oğullarından on bin adam al.
Hakimler 4:14
·
Tevrat
וַתֹּאמֶר֩ דְּבֹרָ֨ה אֶל־בָּרָ֜ק ק֗וּם כִּ֣י זֶ֤ה הַיּוֹם֙ אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן יְהוָ֤ה אֶת־סִֽיסְרָא֙ בְּיָדֶ֔ךָ הֲלֹ֥א יְהוָ֖ה יָצָ֣א לְפָנֶ֑יךָ וַיֵּ֤רֶד בָּרָק֙ מֵהַ֣ר תָּב֔וֹר וַעֲשֶׂ֧רֶת אֲלָפִ֛ים אִ֖ישׁ אַחֲרָֽיו
Ve Debora Barak'a dedi: 'Kalk, çünkü Yahve'nin Sisera'yı senin eline verdiği gün bugündür. Yahve senin önünden çıkmadı mı?' Ve Barak Tavor dağından indi ve on bin adam onun ardındaydı.
Hakimler 5:30
·
Tevrat
הֲלֹ֨א יִמְצְא֜וּ יְחַלְּק֣וּ שָׁלָ֗ל רַ֤חַם רַחֲמָתַ֨יִם֙ לְרֹ֣אשׁ גֶּ֔בֶר שְׁלַ֤ל צְבָעִים֙ לְסִ֣יסְרָ֔א שְׁלַ֥ל צְבָעִ֖ים רִקְמָ֑ה צֶ֥בַע רִקְמָתַ֖יִם לְצַוְּארֵ֥י שָׁלָֽל
Ganimet bulup paylaşıyorlar değil mi? Adam başına bir kız, iki kız; Sisera'ya renkli giysiler ganimeti, işlemeli renkli giysiler ganimeti, ganimet boyunlarına iki işlemeli renkli giysi.
Hakimler 6:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֤יו גִּדְעוֹן֙ בִּ֣י אֲדֹנִ֔י וְיֵ֤שׁ יְהוָה֙ עִמָּ֔נוּ וְלָ֥מָּה מְצָאַ֖תְנוּ כָּל־זֹ֑את וְאַיֵּ֣ה כָֽל־נִפְלְאֹתָ֡יו אֲשֶׁר֩ סִפְּרוּ־לָ֨נוּ אֲבוֹתֵ֜ינוּ לֵאמֹ֗ר הֲלֹ֤א מִמִּצְרַ֨יִם֙ הֶעֱלָ֣נוּ יְהוָ֔ה וְעַתָּה֙ נְטָשָׁ֣נוּ יְהוָ֔ה וַֽיִּתְּנֵ֖נוּ בְּכַף־מִדְיָֽן
Gideon ona dedi ki: 'Lütfen efendim, eğer Yahve bizimleyse, bütün bunlar neden bizi buldu? Babalarımızın, 'Yahve bizi Mısır'dan çıkarmadı mı?' diyerek bize anlattıkları bütün harikaları nerede? Fakat şimdi Yahve bizi terk etti ve bizi Midyan'ın avucuna verdi.'
Hakimler 6:14
·
Tevrat
וַיִּ֤פֶן אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה וַיֹּ֗אמֶר לֵ֚ךְ בְּכֹחֲךָ֣ זֶ֔ה וְהוֹשַׁעְתָּ֥ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מִכַּ֣ף מִדְיָ֑ן הֲלֹ֖א שְׁלַחְתִּֽיךָ
Bunun üzerine Yahve ona döndü ve dedi ki: 'Bu gücünle git ve İsrail'i Midyan'ın avucundan kurtar. Seni ben göndermedim mi?'
Örnek Ayetler (5 / 28)
Yeremya 2:25
·
Tevrat
מִנְעִ֤י רַגְלֵךְ֙ מִיָּחֵ֔ף וּגְרוֹנֵ֖ךְ מִצִּמְאָ֑ה וַתֹּאמְרִ֣י נוֹאָ֔שׁ ל֕וֹא כִּֽי־אָהַ֥בְתִּי זָרִ֖ים וְאַחֲרֵיהֶ֥ם אֵלֵֽךְ
Ayağını çıplaklıktan ve boğazını susuzluktan alıkoy; ama sen dedin: 'Umutsuz, hayır; çünkü yabancıları sevdim ve onların ardınca gideceğim.'
Yeremya 2:31
·
Tevrat
הַדּ֗וֹר אַתֶּם֙ רְא֣וּ דְבַר־יְהוָ֔ה הֲמִדְבָּ֤ר הָיִ֨יתִי֙ לְיִשְׂרָאֵ֔ל אִ֛ם אֶ֥רֶץ מַאְפֵּ֖לְיָ֑ה מַדּ֜וּעַ אָמְר֤וּ עַמִּי֙ רַ֔דְנוּ לֽוֹא־נָב֥וֹא ע֖וֹד אֵלֶֽיךָ
Ey nesil, siz Yahve'nin sözünü görün: İsrail'e çöl mü oldum, yoksa karanlık bir yer mi? Neden halkım, 'Koptuk, artık sana gelmeyeceğiz' dedi?
Yeremya 3:3
·
Tevrat
וַיִּמָּנְע֣וּ רְבִבִ֔ים וּמַלְק֖וֹשׁ ל֣וֹא הָיָ֑ה וּמֵ֨צַח אִשָּׁ֤ה זוֹנָה֙ הָ֣יָה לָ֔ךְ מֵאַ֖נְתְּ הִכָּלֵֽם
Böylece sağanaklar engellendi ve son yağmur olmadı; fakat sende fahişe bir kadının alnı vardı, utanmayı reddettin.
Yeremya 3:12
·
Tevrat
הָלֹ֡ךְ וְקָֽרָאתָ֩ אֶת־הַדְּבָרִ֨ים הָאֵ֜לֶּה צָפ֗וֹנָה וְ֠אָמַרְתָּ שׁ֣וּבָה מְשֻׁבָ֤ה יִשְׂרָאֵל֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה לֽוֹא־אַפִּ֥יל פָּנַ֖י בָּכֶ֑ם כִּֽי־חָסִ֤יד אֲנִי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה לֹ֥א אֶטּ֖וֹר לְעוֹלָֽם
Git ve bu sözleri kuzeye doğru çağır ve de: 'Dön, ey dönek İsrail, Yahve'nin bildirisidir; yüzümü size düşürmeyeceğim, çünkü ben sadığım, Yahve'nin bildirisidir, sonsuza dek öfke tutmayacağım.'
Yeremya 4:11
·
Tevrat
בָּעֵ֣ת הַהִ֗יא יֵאָמֵ֤ר לָֽעָם־הַזֶּה֙ וְלִיר֣וּשָׁלִַ֔ם ר֣וּחַ צַ֤ח שְׁפָיִים֙ בַּמִּדְבָּ֔ר דֶּ֖רֶךְ בַּת־עַמִּ֑י ל֥וֹא לִזְר֖וֹת וְל֥וֹא לְהָבַֽר
O vakitte bu halka ve Yeruşalim'e denilecek: 'Çöldeki çıplak tepelerin kavurucu rüzgarı halkımın kızının yoluna doğru; savurmak için değil ve temizlemek için değil.'
Örnek Ayetler (4 / 25)
Hezekiel 22:29
·
Tevrat
עַ֤ם הָאָ֨רֶץ֙ עָ֣שְׁקוּ עֹ֔שֶׁק וְגָזְל֖וּ גָּזֵ֑ל וְעָנִ֤י וְאֶבְיוֹן֙ הוֹנ֔וּ וְאֶת־הַגֵּ֥ר עָשְׁק֖וּ בְּלֹ֥א מִשְׁפָּֽט
Yerin halkı baskı yaptı ve gasp etti; düşkünü ve yoksulu ezdiler ve yabancıya adalet olmadan baskı yaptılar.
Yeremya 5:7
·
Tevrat
אֵ֤י לָזֹאת֙ אֶֽסְלַֽח־לָ֔ךְ בָּנַ֣יִךְ עֲזָב֔וּנִי וַיִּשָּׁבְע֖וּ בְּלֹ֣א אֱלֹהִ֑ים וָאַשְׂבִּ֤עַ אוֹתָם֙ וַיִּנְאָ֔פוּ וּבֵ֥ית זוֹנָ֖ה יִתְגֹּדָֽדוּ
Bunun için seni nasıl bağışlayayım? Senin oğulların beni terk ettiler ve ilah olmayanlar üzerine yemin ettiler; onları doyurdum ve zina ettiler ve fahişe evine akın ettiler.
Yeremya 22:13
·
Tevrat
ה֣וֹי בֹּנֶ֤ה בֵיתוֹ֙ בְּֽלֹא־צֶ֔דֶק וַעֲלִיּוֹתָ֖יו בְּלֹ֣א מִשְׁפָּ֑ט בְּרֵעֵ֨הוּ֙ יַעֲבֹ֣ד חִנָּ֔ם וּפֹעֲל֖וֹ לֹ֥א יִתֶּן־לֽוֹ
Evini doğruluk olmadan ve üst odalarını yargı olmadan yapana, komşusunu bedavaya çalıştıran ve ona ücretini vermeyene vay!
1. Tarihler 12:18
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֣א דָוִיד֮ לִפְנֵיהֶם֒ וַיַּ֨עַן֙ וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם אִם־לְשָׁל֞וֹם בָּאתֶ֤ם אֵלַי֙ לְעָזְרֵ֔נִי יִֽהְיֶה־לִּ֧י עֲלֵיכֶ֛ם לֵבָ֖ב לְיָ֑חַד וְאִֽם־לְרַמּוֹתַ֣נִי לְצָרַ֗י בְּלֹ֤א חָמָס֙ בְּכַפַּ֔י יֵ֛רֶא אֱלֹהֵ֥י אֲבוֹתֵ֖ינוּ וְיוֹכַֽח
Davut onların önüne çıktı, yanıtladı ve onlara dedi: 'Eğer bana yardım etmeye, barış için bana geldinizse, benim size birlikte bir kalbim olacak; ama avuçlarımda şiddet olmadan beni düşmanlarıma aldatmak için geldinizse, babalarımızın Tanrısı görsün ve yargılasın.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Amos 6:13
·
Tevrat
הַשְּׂמֵחִ֖ים לְלֹ֣א דָבָ֑ר הָאֹ֣מְרִ֔ים הֲל֣וֹא בְחָזְקֵ֔נוּ לָקַ֥חְנוּ לָ֖נוּ קַרְנָֽיִם
Hiçbir şey olmayan şeye sevinenler, 'Kendi gücümüzle kendimize boynuzlar almadık mı?' diyenler!
Hoşea 2:25
·
Tevrat
וּזְרַעְתִּ֤יהָ לִּי֙ בָּאָ֔רֶץ וְרִֽחַמְתִּ֖י אֶת־לֹ֣א רֻחָ֑מָה וְאָמַרְתִּ֤י לְלֹֽא־עַמִּי֙ עַמִּי־אַ֔תָּה וְה֖וּא יֹאמַ֥ר אֱלֹהָֽי
Ve onu kendim için yerde ekeceğim, Lo-Ruhama'ya merhamet edeceğim; ve Lo-Ammi'ye 'Sen halkımsın' diyeceğim, ve o 'Tanrım' diyecek.
Yeşaya 65:1
·
Tevrat
נִדְרַ֨שְׁתִּי֙ לְל֣וֹא שָׁאָ֔לוּ נִמְצֵ֖אתִי לְלֹ֣א בִקְשֻׁ֑נִי אָמַ֨רְתִּי֙ הִנֵּ֣נִי הִנֵּ֔נִי אֶל־גּ֖וֹי לֹֽא־קֹרָ֥א בִשְׁמִֽי
Sormayanlar tarafından arandım, beni aramayanlar tarafından bulundum; adımla çağrılmayan ulusa 'İşte buradayım, işte buradayım' dedim.
2. Tarihler 13:9
·
Tevrat
הֲלֹ֤א הִדַּחְתֶּם֙ אֶת־כֹּהֲנֵ֣י יְהוָ֔ה אֶת־בְּנֵ֥י אַהֲרֹ֖ן וְהַלְוִיִּ֑ם וַתַּעֲשׂ֨וּ לָכֶ֤ם כֹּהֲנִים֙ כְּעַמֵּ֣י הָאֲרָצ֔וֹת כָּל־הַבָּ֗א לְמַלֵּ֨א יָד֜וֹ בְּפַ֤ר בֶּן־בָּקָר֙ וְאֵילִ֣ם שִׁבְעָ֔ה וְהָיָ֥ה כֹהֵ֖ן לְלֹ֥א אֱלֹהִֽים
Yahve'nin kâhinlerini, Harun oğullarını ve Levilileri kovmadınız mı? Yerlerin halkları gibi kendinize kâhinler yaptınız; elini doldurmak için bir boğa ve yedi koçla gelen herkes, ilah olmayanlara kâhin oluyor.
2. Tarihler 15:3
·
Tevrat
וְיָמִ֥ים רַבִּ֖ים לְיִשְׂרָאֵ֑ל לְלֹ֣א אֱלֹהֵ֣י אֱמֶ֗ת וּלְלֹ֛א כֹּהֵ֥ן מוֹרֶ֖ה וּלְלֹ֥א תוֹרָֽה
İsrail için uzun günler gerçek Tanrı olmadan, öğreten kâhin olmadan ve yasa olmadan geçti.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 16:56
·
Tevrat
וְל֤וֹא הָֽיְתָה֙ סְדֹ֣ם אֲחוֹתֵ֔ךְ לִשְׁמוּעָ֖ה בְּפִ֑יךְ בְּי֖וֹם גְּאוֹנָֽיִךְ
Gururunun gününde kız kardeşin Sodom ağzında bir söylenti olmadı.
Hezekiel 24:16
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם הִנְנִ֨י לֹקֵ֧חַ מִמְּךָ֛ אֶת־מַחְמַ֥ד עֵינֶ֖יךָ בְּמַגֵּפָ֑ה וְלֹ֤א תִסְפֹּד֙ וְלֹ֣א תִבְכֶּ֔ה וְל֥וֹא תָב֖וֹא דִּמְעָתֶֽךָ
Adem oğlu, işte ben gözlerinin arzusunu bir vuruşla senden alıyorum; ve dövünmeyeceksin ve ağlamayacaksın ve gözyaşın gelmeyecek.
Yeremya 4:11
·
Tevrat
בָּעֵ֣ת הַהִ֗יא יֵאָמֵ֤ר לָֽעָם־הַזֶּה֙ וְלִיר֣וּשָׁלִַ֔ם ר֣וּחַ צַ֤ח שְׁפָיִים֙ בַּמִּדְבָּ֔ר דֶּ֖רֶךְ בַּת־עַמִּ֑י ל֥וֹא לִזְר֖וֹת וְל֥וֹא לְהָבַֽר
O vakitte bu halka ve Yeruşalim'e denilecek: 'Çöldeki çıplak tepelerin kavurucu rüzgarı halkımın kızının yoluna doğru; savurmak için değil ve temizlemek için değil.'
Yeremya 7:26
·
Tevrat
וְל֤וֹא שָׁמְעוּ֙ אֵלַ֔י וְלֹ֥א הִטּ֖וּ אֶת־אָזְנָ֑ם וַיַּקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם הֵרֵ֖עוּ מֵאֲבוֹתָֽם
Ve beni dinlemediler ve kulaklarını eğmediler ve enselerini sertleştirdiler; atalarından daha çok kötülük yaptılar.
Yeremya 10:4
·
Tevrat
בְּכֶ֥סֶף וּבְזָהָ֖ב יְיַפֵּ֑הוּ בְּמַסְמְר֧וֹת וּבְמַקָּב֛וֹת יְחַזְּק֖וּם וְל֥וֹא יָפִֽיק
Gümüşle ve altınla onu güzelleştirir; sallanmasın diye çivilerle ve çekiçlerle onları sağlamlaştırırlar.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 2:11
·
Tevrat
הַהֵימִ֥יר גּוֹי֙ אֱלֹהִ֔ים וְהֵ֖מָּה לֹ֣א אֱלֹהִ֑ים וְעַמִּ֛י הֵמִ֥יר כְּבוֹד֖וֹ בְּל֥וֹא יוֹעִֽיל
Bir ulus ilahlarını değiştirdi mi? Ve onlar ilahlar değilken; ama halkım yüceliğini yarar sağlamayanla değiştirdi.
Yeşaya 55:1
·
Tevrat
ה֤וֹי כָּל־צָמֵא֙ לְכ֣וּ לַמַּ֔יִם וַאֲשֶׁ֥ר אֵֽין־ל֖וֹ כָּ֑סֶף לְכ֤וּ שִׁבְרוּ֙ וֶֽאֱכֹ֔לוּ וּלְכ֣וּ שִׁבְר֗וּ בְּלוֹא־כֶ֛סֶף וּבְל֥וֹא מְחִ֖יר יַ֥יִן וְחָלָֽב
Vay, her susayan, sulara gelin; ve parası olmayan, gelin, satın alın ve yiyin; ve gelin, parasız ve bedelsiz şarap ve süt satın alın.
Yeşaya 55:2
·
Tevrat
לָ֤מָּה תִשְׁקְלוּ־כֶ֨סֶף֙ בְּֽלוֹא־לֶ֔חֶם וִיגִיעֲכֶ֖ם בְּל֣וֹא לְשָׂבְעָ֑ה שִׁמְע֨וּ שָׁמ֤וֹעַ אֵלַי֙ וְאִכְלוּ־ט֔וֹב וְתִתְעַנַּ֥ג בַּדֶּ֖שֶׁן נַפְשְׁכֶֽם
Neden ekmek olmayan şey için para ve doyurmayan şey için emeğinizi tartıyorsunuz? Beni dikkatle dinleyin ve iyi olanı yiyin, ve canınız bolluk içinde zevk alsın.
Vaiz 10:11
·
Tevrat
אִם־יִשֹּׁ֥ךְ הַנָּחָ֖שׁ בְּלוֹא־לָ֑חַשׁ וְאֵ֣ין יִתְר֔וֹן לְבַ֖עַל הַלָּשֽׁוֹן
Eğer yılan efsun olmadan ısırırsa, dilin sahibine avantaj yoktur.
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 124:6
·
Tevrat
בָּר֥וּךְ יְהוָ֑ה שֶׁלֹּ֥א נְתָנָ֥נוּ טֶ֝֗רֶף לְשִׁנֵּיהֶֽם
Bizi onların dişlerine av olarak vermeyen Yahve bereketli olsun.
Mezmurlar 129:7
·
Tevrat
שֶׁלֹּ֤א מִלֵּ֖א כַפּ֥וֹ קוֹצֵ֗ר וְחִצְנ֥וֹ מְעַמֵּֽר
Ki biçen avucunu ve demet yapan kucağını doldurmadı.
Vaiz 2:21
·
Tevrat
כִּי־יֵ֣שׁ אָדָ֗ם שֶׁעֲמָל֛וֹ בְּחָכְמָ֥ה וּבְדַ֖עַת וּבְכִשְׁר֑וֹן וּלְאָדָ֞ם שֶׁלֹּ֤א עָֽמַל־בּוֹ֙ יִתְּנֶ֣נּוּ חֶלְק֔וֹ גַּם־זֶ֥ה הֶ֖בֶל וְרָעָ֥ה רַבָּֽה
Çünkü emeği bilgelikle, bilgiyle ve beceriyle olan insan vardır; ve ona emek vermemiş insana onu payı olarak verecektir. Bu da boşluk ve büyük kötülüktür.
Vaiz 7:14
·
Tevrat
בְּי֤וֹם טוֹבָה֙ הֱיֵ֣ה בְט֔וֹב וּבְי֥וֹם רָעָ֖ה רְאֵ֑ה גַּ֣ם אֶת־זֶ֤ה לְעֻמַּת־זֶה֙ עָשָׂ֣ה הָֽאֱלֹהִ֔ים עַל־דִּבְרַ֗ת שֶׁלֹּ֨א יִמְצָ֧א הָֽאָדָ֛ם אַחֲרָ֖יו מְאֽוּמָה
İyilik gününde iyilikte ol ve kötülük gününde gör; Tanrı insanın kendisinden sonra hiçbir şey bulmaması için bunu da şuna karşılık yaptı.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 15:3
·
Tevrat
וְיָמִ֥ים רַבִּ֖ים לְיִשְׂרָאֵ֑ל לְלֹ֣א אֱלֹהֵ֣י אֱמֶ֗ת וּלְלֹ֛א כֹּהֵ֥ן מוֹרֶ֖ה וּלְלֹ֥א תוֹרָֽה
İsrail için uzun günler gerçek Tanrı olmadan, öğreten kâhin olmadan ve yasa olmadan geçti.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 3:11
·
Tevrat
כִּ֣י רַק־ע֞וֹג מֶ֣לֶךְ הַבָּשָׁ֗ן נִשְׁאַר֮ מִיֶּ֣תֶר הָרְפָאִים֒ הִנֵּ֤ה עַרְשׂוֹ֙ עֶ֣רֶשׂ בַּרְזֶ֔ל הֲלֹ֣ה הִ֔וא בְּרַבַּ֖ת בְּנֵ֣י עַמּ֑וֹן תֵּ֧שַׁע אַמּ֣וֹת אָרְכָּ֗הּ וְאַרְבַּ֥ע אַמּ֛וֹת רָחְבָּ֖הּ בְּאַמַּת־אִֽישׁ
Çünkü Refaimlerin kalanından sadece Başan kralı Og kalmıştı; işte onun yatağı demir yataktır, o Ammon oğullarının Rabba'sında değil mi? Adam kubitiyle onun uzunluğu dokuz kubit (~405 cm) ve onun genişliği dört kubittir (~180 cm).
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 2:3
·
Tevrat
אַל־תַּרְבּ֤וּ תְדַבְּרוּ֙ גְּבֹהָ֣ה גְבֹהָ֔ה יֵצֵ֥א עָתָ֖ק מִפִּיכֶ֑ם כִּ֣י אֵ֤ל דֵּעוֹת֙ יְהוָ֔ה וְל֥וֹ נִתְכְּנ֖וּ עֲלִלֽוֹת
Yüksek yüksek konuşmayı çoğaltmayın, ağzınızdan küstahlık çıkmasın; çünkü Yahve bilgilerin Tanrısı'dır ve eylemler O'nun tarafından tartılır.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 65:1
·
Tevrat
נִדְרַ֨שְׁתִּי֙ לְל֣וֹא שָׁאָ֔לוּ נִמְצֵ֖אתִי לְלֹ֣א בִקְשֻׁ֑נִי אָמַ֨רְתִּי֙ הִנֵּ֣נִי הִנֵּ֔נִי אֶל־גּ֖וֹי לֹֽא־קֹרָ֥א בִשְׁמִֽי
Sormayanlar tarafından arandım, beni aramayanlar tarafından bulundum; adımla çağrılmayan ulusa 'İşte buradayım, işte buradayım' dedim.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 55:1
·
Tevrat
ה֤וֹי כָּל־צָמֵא֙ לְכ֣וּ לַמַּ֔יִם וַאֲשֶׁ֥ר אֵֽין־ל֖וֹ כָּ֑סֶף לְכ֤וּ שִׁבְרוּ֙ וֶֽאֱכֹ֔לוּ וּלְכ֣וּ שִׁבְר֗וּ בְּלוֹא־כֶ֛סֶף וּבְל֥וֹא מְחִ֖יר יַ֥יִן וְחָלָֽב
Vay, her susayan, sulara gelin; ve parası olmayan, gelin, satın alın ve yiyin; ve gelin, parasız ve bedelsiz şarap ve süt satın alın.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 37:22
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֣ם רְאוּבֵן֮ אַל־תִּשְׁפְּכוּ־דָם֒ הַשְׁלִ֣יכוּ אֹת֗וֹ אֶל־הַבּ֤וֹר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר וְיָ֖ד אַל־תִּשְׁלְחוּ־ב֑וֹ לְמַ֗עַן הַצִּ֤יל אֹתוֹ֙ מִיָּדָ֔ם לַהֲשִׁיב֖וֹ אֶל־אָבִֽיו
Reuven onlara dedi: 'Kan dökmeyin; onu çöldeki bu çukura atın ve ona el uzatmayın.' Amacı onu ellerinden kurtarmak ve babasına geri getirmekti.
Örnek Ayetler (1)
Ovadya 1:16
·
Tevrat
כִּ֗י כַּֽאֲשֶׁ֤ר שְׁתִיתֶם֙ עַל־הַ֣ר קָדְשִׁ֔י יִשְׁתּ֥וּ כָֽל־הַגּוֹיִ֖ם תָּמִ֑יד וְשָׁת֣וּ וְלָע֔וּ וְהָי֖וּ כְּל֥וֹא הָיֽוּ
Çünkü kutsal dağımda içtiğiniz gibi, bütün uluslar sürekli içecekler; ve içecekler ve yutacaklar ve hiç yokmuş gibi olacaklar.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 15:35
·
Tevrat
וַהֲל֤וֹא עִמְּךָ֙ שָׁ֔ם צָד֥וֹק וְאֶבְיָתָ֖ר הַכֹּהֲנִ֑ים וְהָיָ֗ה כָּל־הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֤ר תִּשְׁמַע֙ מִבֵּ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ תַּגִּ֕יד לְצָד֥וֹק וּלְאֶבְיָתָ֖ר הַכֹּהֲנִֽים
Kâhinler Sadok ve Ebyatar orada seninle değil mi? Kralın evinden işiteceğin her sözü kâhinler Sadok'a ve Ebyatar'a bildireceksin.
Örnek Ayetler (5 / 60)
Yeremya 10:11
·
Tevrat
כִּדְנָה֙ תֵּאמְר֣וּן לְה֔וֹם אֱלָ֣הַיָּ֔א דִּֽי־שְׁמַיָּ֥א וְאַרְקָ֖א לָ֣א עֲבַ֑דוּ יֵאבַ֧דוּ מֵֽאַרְעָ֛א וּמִן־תְּח֥וֹת שְׁמַיָּ֖א אֵֽלֶּה
Onlara şöyle diyeceksiniz: Gökleri ve yeri yapmayan ilahlar, yerden ve bu göklerin altından yok olacaklar.
Ezra 4:13
·
Tevrat
כְּעַ֗ן יְדִ֨יעַ֙ לֶהֱוֵ֣א לְמַלְכָּ֔א דִּ֠י הֵ֣ן קִרְיְתָ֥א דָךְ֙ תִּתְבְּנֵ֔א וְשׁוּרַיָּ֖ה יִֽשְׁתַּכְלְל֑וּן מִנְדָּֽה־בְל֤וֹ וַהֲלָךְ֙ לָ֣א יִנְתְּנ֔וּן וְאַפְּתֹ֥ם מַלְכִ֖ים תְּהַנְזִֽק
Şimdi kral tarafından bilinsin ki, eğer bu şehir inşa edilir ve surları tamamlanırsa, vergi, haraç ve gümrük vermeyecekler ve kralların geliri zarar görecektir.
Ezra 4:14
·
Tevrat
כְּעַ֗ן כָּל־קֳבֵל֙ דִּֽי־מְלַ֤ח הֵֽיכְלָא֙ מְלַ֔חְנָא וְעַרְוַ֣ת מַלְכָּ֔א לָ֥א אֲֽרִֽיךְ לַ֖נָא לְמֶֽחֱזֵ֑א עַ֨ל־דְּנָ֔ה שְׁלַ֖חְנָא וְהוֹדַ֥עְנָא לְמַלְכָּֽא
Şimdi, sarayın tuzunu yediğimiz için ve kralın ayıbını görmemiz bize uygun olmadığı için, bunun üzerine gönderdik ve krala bildirdik;
Ezra 4:16
·
Tevrat
מְהוֹדְעִ֤ין אֲנַ֨חְנָה֙ לְמַלְכָּ֔א דִּ֠י הֵ֣ן קִרְיְתָ֥א דָךְ֙ תִּתְבְּנֵ֔א וְשׁוּרַיָּ֖ה יִֽשְׁתַּכְלְל֑וּן לָקֳבֵ֣ל דְּנָ֔ה חֲלָק֙ בַּעֲבַ֣ר נַהֲרָ֔א לָ֥א אִיתַ֖י לָֽךְ
Krala bildiriyoruz ki, eğer bu şehir inşa edilir ve surları tamamlanırsa, bundan dolayı Irmağın ötesinde senin bir payın olmayacaktır.
Ezra 4:21
·
Tevrat
כְּעַן֙ שִׂ֣ימוּ טְּעֵ֔ם לְבַטָּלָ֖א גֻּבְרַיָּ֣א אִלֵּ֑ךְ וְקִרְיְתָ֥א דָךְ֙ לָ֣א תִתְבְּנֵ֔א עַד־מִנִּ֖י טַעְמָ֥א יִתְּשָֽׂם
Şimdi bu adamları durdurmak için bir buyruk verin; ve benden bir buyruk verilene kadar bu şehir inşa edilmeyecektir.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Daniel 2:10
·
Tevrat
עֲנ֨וֹ כַשְׂדָּאֵ֤י קֳדָם־מַלְכָּא֙ וְאָ֣מְרִ֔ין לָֽא־אִיתַ֤י אֲנָשׁ֙ עַל־יַבֶּשְׁתָּ֔א דִּ֚י מִלַּ֣ת מַלְכָּ֔א יוּכַ֖ל לְהַחֲוָיָ֑ה כָּל־קֳבֵ֗ל דִּ֚י כָּל־מֶ֨לֶךְ֙ רַ֣ב וְשַׁלִּ֔יט מִלָּ֤ה כִדְנָה֙ לָ֣א שְׁאֵ֔ל לְכָל־חַרְטֹּ֖ם וְאָשַׁ֥ף וְכַשְׂדָּֽי
Kildaniler kralın önünde cevap verip dediler: 'Kuru toprak üzerinde kralın sözünü bildirebilecek bir insan yoktur; çünkü hiçbir büyük ve güçlü kral, herhangi bir sihirbaza, falcıya ve Kildaniye böyle bir söz sormamıştır.'
Daniel 3:16
·
Tevrat
עֲנ֗וֹ שַׁדְרַ֤ךְ מֵישַׁךְ֙ וַעֲבֵ֣ד נְג֔וֹ וְאָמְרִ֖ין לְמַלְכָּ֑א נְבֽוּכַדְנֶצַּ֔ר לָֽא־חַשְׁחִ֨ין אֲנַ֧חְנָה עַל־דְּנָ֛ה פִּתְגָ֖ם לַהֲתָבוּתָֽךְ
Şadrak, Meşak ve Aved-Nego yanıt verdiler ve kral Nebukadnessar'a dediler: 'Bu söz üzerine sana yanıt vermeye ihtiyacımız yoktur.'
Daniel 3:27
·
Tevrat
וּ֠מִֽתְכַּנְּשִׁין אֲחַשְׁדַּרְפְּנַיָּ֞א סִגְנַיָּ֣א וּפַחֲוָתָא֮ וְהַדָּבְרֵ֣י מַלְכָּא֒ חָזַ֣יִן לְגֻבְרַיָּ֣א אִלֵּ֡ךְ דִּי֩ לָֽא־שְׁלֵ֨ט נוּרָ֜א בְּגֶשְׁמְה֗וֹן וּשְׂעַ֤ר רֵֽאשְׁהוֹן֙ לָ֣א הִתְחָרַ֔ךְ וְסָרְבָּלֵיה֖וֹן לָ֣א שְׁנ֑וֹ וְרֵ֣יחַ נ֔וּר לָ֥א עֲדָ֖ת בְּהֽוֹן
Ve satraplar, yöneticiler ve valiler ve kralın danışmanları toplandılar, bu adamları gördüler ki ateş onların bedenleri üzerinde egemen olmamıştı, ve başlarının saçı yanmamıştı, ve mantoları değişmemişti, ve onlara ateş kokusu geçmemişti.
Daniel 3:28
·
Tevrat
עָנֵ֨ה נְבֽוּכַדְנֶצַּ֜ר וְאָמַ֗ר בְּרִ֤יךְ אֱלָהֲהוֹן֙ דִּֽי־שַׁדְרַ֤ךְ מֵישַׁךְ֙ וַעֲבֵ֣ד נְג֔וֹ דִּֽי־שְׁלַ֤ח מַלְאֲכֵהּ֙ וְשֵׁיזִ֣ב לְעַבְד֔וֹהִי דִּ֥י הִתְרְחִ֖צוּ עֲל֑וֹהִי וּמִלַּ֤ת מַלְכָּא֙ שַׁנִּ֔יו וִיהַ֣בוּ גֶשְׁמְה֗וֹן דִּ֠י לָֽא־יִפְלְח֤וּן וְלָֽא־יִסְגְּדוּן֙ לְכָל־אֱלָ֔הּ לָהֵ֖ן לֵאלָֽהֲהֽוֹן
Nebukadnessar yanıt verdi ve dedi: 'Şadrak'ın, Meşak'ın ve Aved-Nego'nun Tanrısı bereketli olsun, O ki elçisini gönderdi ve kendisine güvenen kullarını kurtardı; ve kralın sözünü değiştirdiler ve bedenlerini verdiler ki kendi Tanrılarından başka hiçbir ilaha kulluk etmesinler ve secde etmesinler.'
Daniel 4:15
·
Tevrat
דְּנָה֙ חֶלְמָ֣א חֲזֵ֔ית אֲנָ֖ה מַלְכָּ֣א נְבוּכַדְנֶצַּ֑ר וְאַ֨נְתְּ בֵּלְטְשַׁאצַּ֜ר פִּשְׁרֵ֣א אֱמַ֗ר כָּל־קֳבֵל֙ דִּ֣י כָּל־חַכִּימֵ֣י מַלְכוּתִ֗י לָֽא־יָכְלִ֤ין פִּשְׁרָא֙ לְהוֹדָ֣עֻתַ֔נִי וְאַ֣נְתְּ כָּהֵ֔ל דִּ֛י רֽוּחַ־אֱלָהִ֥ין קַדִּישִׁ֖ין בָּֽךְ
Ben kral Nebukadnessar bu rüyayı gördüm; ve sen Belteşassar, onun yorumunu söyle, çünkü egemenliğimin bütün bilgeleri yorumunu bana bildirmeye güç yetiremiyorlar; ama sen güç yetirirsin, çünkü kutsal ilahların ruhu sendedir.