93
Kullanım
2
Lemma
11
Türev
15
Anlam
2 lemma, 11 türev form
Örnek Ayetler (4 / 21)
Hezekiel 10:5
·
Tevrat
וְקוֹל֙ כַּנְפֵ֣י הַכְּרוּבִ֔ים נִשְׁמַ֕ע עַד־הֶחָצֵ֖ר הַחִיצֹנָ֑ה כְּק֥וֹל אֵל־שַׁדַּ֖י בְּדַבְּרֽוֹ
Ve keruvların kanatlarının sesi dış avluya kadar işitildi, Tanrı Şaddai'nin konuştuğunda sesi gibi.
Hezekiel 10:9
·
Tevrat
וָאֶרְאֶ֗ה וְהִנֵּ֨ה אַרְבָּעָ֣ה אוֹפַנִּים֮ אֵ֣צֶל הַכְּרוּבִים֒ אוֹפַ֣ן אֶחָ֗ד אֵ֚צֶל הַכְּר֣וּב אֶחָ֔ד וְאוֹפַ֣ן אֶחָ֔ד אֵ֖צֶל הַכְּר֣וּב אֶחָ֑ד וּמַרְאֵה֙ הָא֣וֹפַנִּ֔ים כְּעֵ֖ין אֶ֥בֶן תַּרְשִֽׁישׁ
Baktım ve işte keruvların yanında dört tekerlek vardı; bir keruvun yanında bir tekerlek ve bir keruvun yanında bir tekerlek vardı; ve tekerleklerin görünüşü Tarşiş taşı görünüşü gibiydi.
Hezekiel 10:15
·
Tevrat
וַיֵּרֹ֖מּוּ הַכְּרוּבִ֑ים הִ֣יא הַחַיָּ֔ה אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי בִּֽנְהַר־כְּבָֽר
Sonra keruvlar yükseldiler; bu, Kevar ırmağında gördüğüm canlı varlıktı.
Hezekiel 10:16
·
Tevrat
וּבְלֶ֨כֶת֙ הַכְּרוּבִ֔ים יֵלְכ֥וּ הָאוֹפַנִּ֖ים אֶצְלָ֑ם וּבִשְׂאֵ֨ת הַכְּרוּבִ֜ים אֶת־כַּנְפֵיהֶ֗ם לָרוּם֙ מֵעַ֣ל הָאָ֔רֶץ לֹא־יִסַּ֧בּוּ הָאוֹפַנִּ֛ים גַּם־הֵ֖ם מֵאֶצְלָֽם
Ve keruvlar gittiklerinde tekerlekler yanlarında giderlerdi; ve keruvlar yerin üzerinden yükselmek için kanatlarını kaldırdıklarında, tekerlekler de onların yanından dönmezlerdi.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hezekiel 10:1
·
Tevrat
וָאֶרְאֶ֗ה וְהִנֵּ֤ה אֶל־הָרָקִ֨יעַ֙ אֲשֶׁר֙ עַל־רֹ֣אשׁ הַכְּרֻבִ֔ים כְּאֶ֣בֶן סַפִּ֔יר כְּמַרְאֵ֖ה דְּמ֣וּת כִּסֵּ֑א נִרְאָ֖ה עֲלֵיהֶֽם
Ve gördüm ve işte keruvların başının üzerinde olan kubbenin üzerinde, safir taşı gibi, taht benzerliği görünüşü gibi bir şey onların üzerinde göründü.
Hezekiel 10:7
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ הַכְּר֨וּב אֶת־יָד֜וֹ מִבֵּינ֣וֹת לַכְּרוּבִ֗ים אֶל־הָאֵשׁ֙ אֲשֶׁר֙ בֵּינ֣וֹת הַכְּרֻבִ֔ים וַיִּשָּׂא֙ וַיִּתֵּ֔ן אֶל־חָפְנֵ֖י לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֑ים וַיִּקַּ֖ח וַיֵּצֵֽא
Ve keruv, keruvların arasından elini keruvların arasında olan ateşe uzattı ve aldı ve keten giyinmiş adamın avuçlarına verdi; ve o aldı ve çıktı.
2. Samuel 6:2
·
Tevrat
וַיָּ֣קָם וַיֵּ֣לֶךְ דָּוִ֗ד וְכָל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אִתּ֔וֹ מִֽבַּעֲלֵ֖י יְהוּדָ֑ה לְהַעֲל֣וֹת מִשָּׁ֗ם אֵ֚ת אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁר־נִקְרָ֣א שֵׁ֗ם שֵׁ֣ם יְהוָ֧ה צְבָא֛וֹת יֹשֵׁ֥ב הַכְּרֻבִ֖ים עָלָֽיו
Davut ve onunla olan bütün halk kalktı ve keruvların üzerinde oturan Ordular Yahve'nin adıyla çağrılan Tanrı'nın sandığını oradan çıkarmak için Yahuda'nın Baale'sinden gittiler.
1. Samuel 4:4
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח הָעָם֙ שִׁלֹ֔ה וַיִּשְׂא֣וּ מִשָּׁ֗ם אֵ֣ת אֲר֧וֹן בְּרִית־יְהוָ֛ה צְבָא֖וֹת יֹשֵׁ֣ב הַכְּרֻבִ֑ים וְשָׁ֞ם שְׁנֵ֣י בְנֵֽי־עֵלִ֗י עִם־אֲרוֹן֙ בְּרִ֣ית הָאֱלֹהִ֔ים חָפְנִ֖י וּפִֽינְחָֽס
Böylece halk Şilo'ya gönderdi ve oradan keruvlar üzerinde oturan Ordular Yahvesi'nin antlaşma sandığını taşıdılar. Eli'nin iki oğlu, Hofni ve Finehas da orada Tanrı'nın antlaşma sandığıyla birlikteydi.
2. Krallar 19:15
·
Tevrat
וַיִּתְפַּלֵּ֨ל חִזְקִיָּ֜הוּ לִפְנֵ֣י יְהוָה֮ וַיֹּאמַר֒ יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ יֹשֵׁ֣ב הַכְּרֻבִ֔ים אַתָּה־ה֤וּא הָֽאֱלֹהִים֙ לְבַדְּךָ֔ לְכֹ֖ל מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֑רֶץ אַתָּ֣ה עָשִׂ֔יתָ אֶת־הַשָּׁמַ֖יִם וְאֶת־הָאָֽרֶץ
Hizkiya Yahve'nin önünde dua etti ve dedi: 'Ey Keruvlar üzerinde oturan İsrail'in Tanrısı Yahve, yerin bütün krallıkları için yalnızca sen Tanrısın; gökleri ve yeri sen yaptın.'
Örnek Ayetler (4 / 15)
Hezekiel 9:3
·
Tevrat
וּכְב֣וֹד אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל נַעֲלָה֙ מֵעַ֤ל הַכְּרוּב֙ אֲשֶׁ֣ר הָיָ֣ה עָלָ֔יו אֶ֖ל מִפְתַּ֣ן הַבָּ֑יִת וַיִּקְרָ֗א אֶל־הָאִישׁ֙ הַלָּבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֔ים אֲשֶׁ֛ר קֶ֥סֶת הַסֹּפֵ֖ר בְּמָתְנָֽיו
Ve İsrail Tanrısı'nın yüceliği, üzerinde olduğu keruvun üzerinden evin eşiğine yükseldi; ve yazıcının hokkası belinde olan keten giyinmiş adama çağırdı.
Hezekiel 10:4
·
Tevrat
וַיָּ֤רָם כְּבוֹד־יְהוָה֙ מֵעַ֣ל הַכְּר֔וּב עַ֖ל מִפְתַּ֣ן הַבָּ֑יִת וַיִּמָּלֵ֤א הַבַּ֨יִת֙ אֶת־הֶ֣עָנָ֔ן וְהֶֽחָצֵר֙ מָֽלְאָ֔ה אֶת־נֹ֖גַהּ כְּב֥וֹד יְהוָֽה
Ve Yahve'nin yüceliği keruvun üzerinden evin eşiğinin üzerine yükseldi; ve ev bulutla doldu ve avlu Yahve'nin yüceliğinin parıltısıyla doldu.
Hezekiel 10:7
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ הַכְּר֨וּב אֶת־יָד֜וֹ מִבֵּינ֣וֹת לַכְּרוּבִ֗ים אֶל־הָאֵשׁ֙ אֲשֶׁר֙ בֵּינ֣וֹת הַכְּרֻבִ֔ים וַיִּשָּׂא֙ וַיִּתֵּ֔ן אֶל־חָפְנֵ֖י לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֑ים וַיִּקַּ֖ח וַיֵּצֵֽא
Ve keruv, keruvların arasından elini keruvların arasında olan ateşe uzattı ve aldı ve keten giyinmiş adamın avuçlarına verdi; ve o aldı ve çıktı.
Hezekiel 10:9
·
Tevrat
וָאֶרְאֶ֗ה וְהִנֵּ֨ה אַרְבָּעָ֣ה אוֹפַנִּים֮ אֵ֣צֶל הַכְּרוּבִים֒ אוֹפַ֣ן אֶחָ֗ד אֵ֚צֶל הַכְּר֣וּב אֶחָ֔ד וְאוֹפַ֣ן אֶחָ֔ד אֵ֖צֶל הַכְּר֣וּב אֶחָ֑ד וּמַרְאֵה֙ הָא֣וֹפַנִּ֔ים כְּעֵ֖ין אֶ֥בֶן תַּרְשִֽׁישׁ
Baktım ve işte keruvların yanında dört tekerlek vardı; bir keruvun yanında bir tekerlek ve bir keruvun yanında bir tekerlek vardı; ve tekerleklerin görünüşü Tarşiş taşı görünüşü gibiydi.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 10:20
·
Tevrat
הִ֣יא הַחַיָּ֗ה אֲשֶׁ֥ר רָאִ֛יתִי תַּ֥חַת אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בִּֽנְהַר־כְּבָ֑ר וָאֵדַ֕ע כִּ֥י כְרוּבִ֖ים הֵֽמָּה
Bu, Kevar ırmağında İsrail'in Tanrısı'nın altında gördüğüm canlı varlıktı; ve onların keruvlar olduğunu bildim.
Hezekiel 41:18
·
Tevrat
וְעָשׂ֥וּי כְּרוּבִ֖ים וְתִֽמֹרִ֑ים וְתִֽמֹרָה֙ בֵּין־כְּר֣וּב לִכְר֔וּב וּשְׁנַ֥יִם פָּנִ֖ים לַכְּרֽוּב
Keruvlar ve palmiyeler de yapılmıştı; ve keruv ile keruv arasında palmiye vardı ve keruvun iki yüzü vardı.
Hezekiel 41:25
·
Tevrat
וַעֲשׂוּיָ֨ה אֲלֵיהֶ֜ן אֶל־דַּלְת֤וֹת הַֽהֵיכָל֙ כְּרוּבִ֣ים וְתִֽמֹרִ֔ים כַּאֲשֶׁ֥ר עֲשׂוּיִ֖ם לַקִּיר֑וֹת וְעָ֥ב עֵ֛ץ אֶל־פְּנֵ֥י הָאוּלָ֖ם מֵהַחֽוּץ
Duvarlara yapılmış olduğu gibi, onlara, tapınağın kapılarına da keruvlar ve palmiyeler yapılmıştı; ve dışarıdan eyvanın önüne kalın ağaç vardı.
1. Krallar 6:23
·
Tevrat
וַיַּ֣עַשׂ בַּדְּבִ֔יר שְׁנֵ֥י כְרוּבִ֖ים עֲצֵי־שָׁ֑מֶן עֶ֥שֶׂר אַמּ֖וֹת קוֹמָתֽוֹ
İç odada zeytin ağacından iki keruv yaptı; yüksekliği on kubitti (~4.5 metre).
1. Krallar 6:29
·
Tevrat
וְאֵת֩ כָּל־קִיר֨וֹת הַבַּ֜יִת מֵסַ֣ב קָלַ֗ע פִּתּוּחֵי֙ מִקְלְעוֹת֙ כְּרוּבִ֣ים וְתִֽמֹרֹ֔ת וּפְטוּרֵ֖י צִצִּ֑ים מִלִּפְנִ֖ים וְלַחִיצֽוֹן
Ve evin bütün duvarlarına çepeçevre, içten ve dıştan, keruvların, palmiyelerin ve açmış çiçeklerin oyma işlemelerini oydu.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 28:14
·
Tevrat
אַ֨תְּ־כְּר֔וּב מִמְשַׁ֖ח הַסּוֹכֵ֑ךְ וּנְתַתִּ֗יךָ בְּהַ֨ר קֹ֤דֶשׁ אֱלֹהִים֙ הָיִ֔יתָ בְּת֥וֹךְ אַבְנֵי־אֵ֖שׁ הִתְהַלָּֽכְתָּ
Sen meshedilmiş, koruyan keruvsun ve seni koydum; Tanrı'nın kutsal dağındaydın, ateş taşlarının ortasında yürüdün.
Hezekiel 28:16
·
Tevrat
בְּרֹ֣ב רְכֻלָּתְךָ֗ מָל֧וּ תוֹכְךָ֛ חָמָ֖ס וַֽתֶּחֱטָ֑א וָאֶחַלֶּלְךָ֩ מֵהַ֨ר אֱלֹהִ֤ים וָֽאַבֶּדְךָ֙ כְּר֣וּב הַסֹּכֵ֔ךְ מִתּ֖וֹךְ אַבְנֵי־אֵֽשׁ
Ticaretinin çokluğuyla içini şiddetle doldurdular ve günah işledin; bunun üzerine seni Tanrı'nın dağından kirlettim ve ey koruyan keruv, seni ateş taşlarının ortasından yok ettim.
Hezekiel 41:18
·
Tevrat
וְעָשׂ֥וּי כְּרוּבִ֖ים וְתִֽמֹרִ֑ים וְתִֽמֹרָה֙ בֵּין־כְּר֣וּב לִכְר֔וּב וּשְׁנַ֥יִם פָּנִ֖ים לַכְּרֽוּב
Keruvlar ve palmiyeler de yapılmıştı; ve keruv ile keruv arasında palmiye vardı ve keruvun iki yüzü vardı.
2. Samuel 22:11
·
Tevrat
וַיִּרְכַּ֥ב עַל־כְּר֖וּב וַיָּעֹ֑ף וַיֵּרָ֖א עַל־כַּנְפֵי־רֽוּחַ
Bir keruvun üzerine bindi ve uçtu ve rüzgarın kanatları üzerinde göründü.
Mezmurlar 18:11
·
Tevrat
וַיִּרְכַּ֣ב עַל־כְּ֭רוּב וַיָּעֹ֑ף וַ֝יֵּ֗דֶא עַל־כַּנְפֵי־רֽוּחַ
Ve keruvun üzerine bindi ve uçtu; rüzgarın kanatları üzerinde süzüldü.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Mısır'dan Çıkış 25:18
·
Tevrat
וְעָשִׂ֛יתָ שְׁנַ֥יִם כְּרֻבִ֖ים זָהָ֑ב מִקְשָׁה֙ תַּעֲשֶׂ֣ה אֹתָ֔ם מִשְּׁנֵ֖י קְצ֥וֹת הַכַּפֹּֽרֶת
Ve altından iki keruv yapacaksın; onları kefaret örtüsünün iki ucundan dövme işi yapacaksın.
Mısır'dan Çıkış 26:1
·
Tevrat
וְאֶת־הַמִּשְׁכָּ֥ן תַּעֲשֶׂ֖ה עֶ֣שֶׂר יְרִיעֹ֑ת שֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֗ר וּתְכֵ֤לֶת וְאַרְגָּמָן֙ וְתֹלַ֣עַת שָׁנִ֔י כְּרֻבִ֛ים מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵׁ֖ב תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָֽם
Ve konutu bükülmüş ince keten, lacivert, erguvan ve kırmızı iplikten on perdeden yapacaksın; onları usta işi keruvlarla yapacaksın.
Mısır'dan Çıkış 26:31
·
Tevrat
וְעָשִׂ֣יתָ פָרֹ֗כֶת תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֑ר מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵׁ֛ב יַעֲשֶׂ֥ה אֹתָ֖הּ כְּרֻבִֽים
Ve lacivert, mor, kırmızı ve bükülmüş ince ketenden perde yapacaksın; onu usta işi keruvlarla yapacak.
Mısır'dan Çıkış 36:8
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂ֨וּ כָל־חֲכַם־לֵ֜ב בְּעֹשֵׂ֧י הַמְּלָאכָ֛ה אֶת־הַמִּשְׁכָּ֖ן עֶ֣שֶׂר יְרִיעֹ֑ת שֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֗ר וּתְכֵ֤לֶת וְאַרְגָּמָן֙ וְתוֹלַ֣עַת שָׁנִ֔י כְּרֻבִ֛ים מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵׁ֖ב עָשָׂ֥ה אֹתָֽם
Ve işi yapanlar arasında kalbi bilge olanların hepsi, konutu on perdeden yaptılar; onları bükülmüş ince ketenden, lacivert, mor ve kırmızı iplikten usta işi keruvlarla yaptı.
Mısır'dan Çıkış 36:35
·
Tevrat
וַיַּ֨עַשׂ֙ אֶת־הַפָּרֹ֔כֶת תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֑ר מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵׁ֛ב עָשָׂ֥ה אֹתָ֖הּ כְּרֻבִֽים
Ve perdeyi lacivert ve erguvan ve kızıl iplikten ve bükülmüş ince ketenden yaptı; onu usta işi keruvlarla yaptı.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 10:2
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר אֶל־הָאִ֣ישׁ לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֗ים וַיֹּ֡אמֶר בֹּא֩ אֶל־בֵּינ֨וֹת לַגַּלְגַּ֜ל אֶל־תַּ֣חַת לַכְּר֗וּב וּמַלֵּ֨א חָפְנֶ֤יךָ גַֽחֲלֵי־אֵשׁ֙ מִבֵּינ֣וֹת לַכְּרֻבִ֔ים וּזְרֹ֖ק עַל־הָעִ֑יר וַיָּבֹ֖א לְעֵינָֽי
Ve keten giyinmiş adama dedi ve dedi: 'Tekerleğin arasına, keruvun altına gir ve avuçlarını keruvların arasından ateş közleriyle doldur ve şehrin üzerine serp.' Ve gözlerimin önünde girdi.
Hezekiel 41:18
·
Tevrat
וְעָשׂ֥וּי כְּרוּבִ֖ים וְתִֽמֹרִ֑ים וְתִֽמֹרָה֙ בֵּין־כְּר֣וּב לִכְר֔וּב וּשְׁנַ֥יִם פָּנִ֖ים לַכְּרֽוּב
Keruvlar ve palmiyeler de yapılmıştı; ve keruv ile keruv arasında palmiye vardı ve keruvun iki yüzü vardı.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 25:19
·
Tevrat
וַ֠עֲשֵׂה כְּר֨וּב אֶחָ֤ד מִקָּצָה֙ מִזֶּ֔ה וּכְרוּב־אֶחָ֥ד מִקָּצָ֖ה מִזֶּ֑ה מִן־הַכַּפֹּ֛רֶת תַּעֲשׂ֥וּ אֶת־הַכְּרֻבִ֖ים עַל־שְׁנֵ֥י קְצוֹתָֽיו
Bir kerubu bu uçta, bir kerubu şu uçta yap; kerubileri onun iki ucunda, kapaktan yapacaksınız.
Mısır'dan Çıkış 37:8
·
Tevrat
כְּרוּב־אֶחָ֤ד מִקָּצָה֙ מִזֶּ֔ה וּכְרוּב־אֶחָ֥ד מִקָּצָ֖ה מִזֶּ֑ה מִן־הַכַּפֹּ֛רֶת עָשָׂ֥ה אֶת־הַכְּרֻבִ֖ים מִשְּׁנֵ֥י קְצוֹתָֽיו
Bir keruv bu uçtan ve bir keruv şu uçtan; keruvları onun iki ucundan kefaret örtüsünden yaptı.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 10:2
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר אֶל־הָאִ֣ישׁ לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֗ים וַיֹּ֡אמֶר בֹּא֩ אֶל־בֵּינ֨וֹת לַגַּלְגַּ֜ל אֶל־תַּ֣חַת לַכְּר֗וּב וּמַלֵּ֨א חָפְנֶ֤יךָ גַֽחֲלֵי־אֵשׁ֙ מִבֵּינ֣וֹת לַכְּרֻבִ֔ים וּזְרֹ֖ק עַל־הָעִ֑יר וַיָּבֹ֖א לְעֵינָֽי
Ve keten giyinmiş adama dedi ve dedi: 'Tekerleğin arasına, keruvun altına gir ve avuçlarını keruvların arasından ateş közleriyle doldur ve şehrin üzerine serp.' Ve gözlerimin önünde girdi.
Hezekiel 10:8
·
Tevrat
וַיֵּרָ֖א לַכְּרֻבִ֑ים תַּבְנִית֙ יַד־אָדָ֔ם תַּ֖חַת כַּנְפֵיהֶֽם
Keruvlarda, kanatlarının altında insan eli biçimi göründü.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 10:6
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בְּצַוֺּתוֹ֙ אֶת־הָאִ֤ישׁ לְבֻֽשׁ־הַבַּדִּים֙ לֵאמֹ֔ר קַ֥ח אֵשׁ֙ מִבֵּינ֣וֹת לַגַּלְגַּ֔ל מִבֵּינ֖וֹת לַכְּרוּבִ֑ים וַיָּבֹא֙ וַֽיַּעֲמֹ֔ד אֵ֖צֶל הָאוֹפָֽן
O, keten giyinmiş adama: 'Tekerleğin arasından, keruvların arasından ateş al' diyerek buyurduğunda, girdi ve tekerleğin yanında durdu.
Hezekiel 10:7
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ הַכְּר֨וּב אֶת־יָד֜וֹ מִבֵּינ֣וֹת לַכְּרוּבִ֗ים אֶל־הָאֵשׁ֙ אֲשֶׁר֙ בֵּינ֣וֹת הַכְּרֻבִ֔ים וַיִּשָּׂא֙ וַיִּתֵּ֔ן אֶל־חָפְנֵ֖י לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֑ים וַיִּקַּ֖ח וַיֵּצֵֽא
Ve keruv, keruvların arasından elini keruvların arasında olan ateşe uzattı ve aldı ve keten giyinmiş adamın avuçlarına verdi; ve o aldı ve çıktı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 10:3
·
Tevrat
וְהַכְּרֻבִ֗ים עֹֽמְדִ֛ים מִימִ֥ין לַבַּ֖יִת בְּבֹא֣וֹ הָאִ֑ישׁ וְהֶעָנָ֣ן מָלֵ֔א אֶת־הֶחָצֵ֖ר הַפְּנִימִֽית
Ve adam girdiğinde keruvlar evin sağında duruyorlardı; ve bulut iç avluyu doldurdu.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 7:29
·
Tevrat
וְעַֽל־הַמִּסְגְּר֞וֹת אֲשֶׁ֣ר בֵּ֣ין הַשְׁלַבִּ֗ים אֲרָי֤וֹת בָּקָר֙ וּכְרוּבִ֔ים וְעַל־הַשְׁלַבִּ֖ים כֵּ֣ן מִמָּ֑עַל וּמִתַּ֨חַת֙ לַאֲרָי֣וֹת וְלַבָּקָ֔ר לֹי֖וֹת מַעֲשֵׂ֥ה מוֹרָֽד
Ve pervazların arasındaki çerçevelerin üzerinde aslanlar, sığırlar ve keruvlar vardı; ve pervazların üzerinde yukarıdan bir kaide vardı; ve aslanların ve sığırların altında sarkan çelenk işçiliği vardı.
Örnek Ayetler (2)
Ezra 2:59
·
Tevrat
וְאֵ֗לֶּה הָֽעֹלִים֙ מִתֵּ֥ל מֶ֨לַח֙ תֵּ֣ל חַרְשָׁ֔א כְּר֥וּב אַדָּ֖ן אִמֵּ֑ר וְלֹ֣א יָֽכְל֗וּ לְהַגִּ֤יד בֵּית־אֲבוֹתָם֙ וְזַרְעָ֔ם אִ֥ם מִיִּשְׂרָאֵ֖ל הֵֽם
Ve Tel-Melah, Tel-Harşa, Keruv, Addan ve İmmer'den çıkanlar bunlardı; ama babalarının evini ve soylarını, İsrail'den olup olmadıklarını bildiremediler:
Nehemya 7:61
·
Tevrat
וְאֵ֗לֶּה הָֽעוֹלִים֙ מִתֵּ֥ל מֶ֨לַח֙ תֵּ֣ל חַרְשָׁ֔א כְּר֥וּב אַדּ֖וֹן וְאִמֵּ֑ר וְלֹ֣א יָכְל֗וּ לְהַגִּ֤יד בֵּית־אֲבוֹתָם֙ וְזַרְעָ֔ם אִ֥ם מִיִּשְׂרָאֵ֖ל הֵֽם
Ve Tel-Melah, Tel-Harşa, Keruv, Addon ve İmmer'den çıkanlar bunlardır; ve atalarının evini ve soylarını, İsrail'den olup olmadıklarını bildiremediler: