196
Kullanım
2
Lemma
43
Türev
44
Anlam
2 lemma, 43 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
כַּף Lemma | kaf | avuç, avuç, ayak tabanı, tava | İsim | 37 | ||
מִכַּף | mi-kkaf | avucundan, avuç, el ayası, taban | İsim | 19 | ||
כַּפָּיו | kappayv | avuçları, avuç, el ayası, ayak tabanı, kepçe | Zamir | 14 | ||
בְּכַף | be-khaf | avuçta, avuç, el ayası, pençe, taban | İsim | 11 | ||
כַּפּוֹת | kappot | avuçlar, avuç, el ayası, ayak tabanı | İsim | 10 | ||
כַּפַּיִם | kappayim | avuçlar, avuç, el, taban | İsim | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) Hagay 1:11 · Tevrat וָאֶקְרָ֨א חֹ֜רֶב עַל־הָאָ֣רֶץ וְעַל־הֶהָרִ֗ים וְעַל־הַדָּגָן֙ וְעַל־הַתִּיר֣וֹשׁ וְעַל־הַיִּצְהָ֔ר וְעַ֛ל אֲשֶׁ֥ר תּוֹצִ֖יא הָאֲדָמָ֑ה וְעַל־הָֽאָדָם֙ וְעַל־הַבְּהֵמָ֔ה וְעַ֖ל כָּל־יְגִ֥יעַ כַּפָּֽיִם Ve yerin üzerine, dağların üzerine, tahılın üzerine, yeni şarabın üzerine, yağın üzerine, toprağın çıkardığı şeylerin üzerine, insanın üzerine, hayvanın üzerine ve ellerin bütün emeği üzerine kuraklık çağırdım. Yeşaya 49:16 · Tevrat הֵ֥ן עַל־כַּפַּ֖יִם חַקֹּתִ֑יךְ חוֹמֹתַ֥יִךְ נֶגְדִּ֖י תָּמִֽיד İşte avuçların üzerine seni kazıdım; senin surların sürekli önümdedir. Mika 7:3 · Tevrat עַל־הָרַ֤ע כַּפַּ֨יִם֙ לְהֵיטִ֔יב הַשַּׂ֣ר שֹׁאֵ֔ל וְהַשֹּׁפֵ֖ט בַּשִׁלּ֑וּם וְהַגָּד֗וֹל דֹּבֵ֨ר הַוַּ֥ת נַפְשׁ֛וֹ ה֖וּא וַֽיְעַבְּתֽוּהָ Kötülük üzerine iki elleri iyilik yapmak içindir; önder istiyor ve hakim ödül içindir ve büyük adam canının arzusunu konuşuyor; ve onu birlikte örüyorlar. Mezmurlar 24:4 · Tevrat נְקִ֥י כַפַּ֗יִם וּֽבַר־לֵ֫בָ֥ב אֲשֶׁ֤ר לֹא־נָשָׂ֣א לַשָּׁ֣וְא נַפְשִׁ֑י וְלֹ֖א נִשְׁבַּ֣ע לְמִרְמָֽה Elleri temiz ve kalbi pak olan, canımı boşluğa kaldırmayan ve hileyle yemin etmeyen. Mezmurlar 91:12 · Tevrat עַל־כַּפַּ֥יִם יִשָּׂא֑וּנְךָ פֶּן־תִּגֹּ֖ף בָּאֶ֣בֶן רַגְלֶֽךָ Ayağını taşa çarpmayasın diye avuçlar üzerinde seni taşırlar. | ||||||
בְכַפִּי | be-khappi | avucumda, avuç, el, pençe | Zamir | 7 | ||
בְּכַפּֽוֹ | be-kappo | ve avucunda, avuç, el, pençe, ayak tabanı | Zamir | 6 | ||
כַּפֶּיךָ | kappeykha | senin avuçların, avuç, el ayası, ayak tabanı | Zamir | 6 | ||
כַפּוֹ | kappo | onun avucu, avuç, el, taban | Zamir | 6 | ||
כַּפַּי | kappay | avuçlarım, avuç, el, ayak tabanı | Zamir | 5 | ||
כַּפֵּי | kappey | avuçlarının, avuç, el ayası, pençe, tava | İsim | 5 | ||
כַּפֶּיהָ | kappeyha | onun avuçları, avuç, el ayası, taban | Zamir | 4 | ||
הַכַּפּוֹת | ha-kkappot | avuçlar, avuç, tava, kepçe | İsim | 4 | ||
וּמִכַּף | u-mikkaf | ve avucundan, avuç, el ayası, pençe | İsim | 4 | ||
כַפִּי | kappi | avucum, avuç, el, ayak tabanı | Zamir | 3 | ||
וְכַפּוֹת | ve-kappot | ve avuçlar, avuç, el ayası, kaşık, tava | İsim | 3 | ||
הַכַּף | ha-kkaf | avuç, avuç, el ayası, tava | İsim | 3 | ||
כַּפֶּֽךָ | kappekha | senin avucun, avuç, el ayası, pençe | Zamir | 3 | ||
לְכַף | lehaf | avuca, avuç, el ayası, taban | İsim | 2 | ||
Örnek Ayetler (4 / 37)
Hezekiel 21:19
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֔ם הִנָּבֵ֕א וְהַ֖ךְ כַּ֣ף אֶל־כָּ֑ף וְתִכָּפֵ֞ל חֶ֤רֶב שְׁלִישִׁ֨תָה֙ חֶ֣רֶב חֲלָלִ֔ים הִ֗יא חֶ֚רֶב חָלָ֣ל הַגָּד֔וֹל הַחֹדֶ֖רֶת לָהֶֽם
Ve sen, insanoğlu, peygamberlik et ve avucu avuca vur; ve kılıç üçüncü kez katlansın, vurulmuşların kılıcı, o onlara giren büyük vurulmuşun kılıcıdır.
1. Samuel 25:29
·
Tevrat
וַיָּ֤קָם אָדָם֙ לִרְדָפְךָ֔ וּלְבַקֵּ֖שׁ אֶת־נַפְשֶׁ֑ךָ וְֽהָיְתָה֩ נֶ֨פֶשׁ אֲדֹנִ֜י צְרוּרָ֣ה בִּצְר֣וֹר הַחַיִּ֗ים אֵ֚ת יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וְאֵ֨ת נֶ֤פֶשׁ אֹיְבֶ֨יךָ֙ יְקַלְּעֶ֔נָּה בְּת֖וֹךְ כַּ֥ף הַקָּֽלַע
Bir adam seni kovalamak ve canını aramak için kalktı; efendimin canı Tanrın Yahve ile yaşam bağına sarılmış olacak ve düşmanlarının canını sapanın ayasının içinden fırlatacak.
2. Krallar 11:12
·
Tevrat
וַיּוֹצִ֣א אֶת־בֶּן־הַמֶּ֗לֶךְ וַיִּתֵּ֤ן עָלָיו֙ אֶת־הַנֵּ֨זֶר֙ וְאֶת־הָ֣עֵד֔וּת וַיַּמְלִ֥כוּ אֹת֖וֹ וַיִּמְשָׁחֻ֑הוּ וַיַּכּוּ־כָ֔ף וַיֹּאמְר֖וּ יְחִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Kralın oğlunu çıkardı, onun üzerine tacı ve tanıklığı verdi; onu kral yaptılar ve onu meshettiler. El çırptılar ve dediler: 'Kral yaşasın!'
Nahum 3:19
·
Tevrat
אֵין־כֵּהָ֣ה לְשִׁבְרֶ֔ךָ נַחְלָ֖ה מַכָּתֶ֑ךָ כֹּ֣ל שֹׁמְעֵ֣י שִׁמְעֲךָ֗ תָּ֤קְעוּ כַף֙ עָלֶ֔יךָ כִּ֗י עַל־מִ֛י לֹֽא־עָבְרָ֥ה רָעָתְךָ֖ תָּמִֽיד
Senin kırığına hafifleme yoktur, senin yaran hastalıklıdır; senin haberini işitenlerin bütünü senin üzerine el çırptılar, çünkü senin kötülüğün sürekli kimin üzerine geçmedi?
Örnek Ayetler (4 / 19)
Hakimler 6:14
·
Tevrat
וַיִּ֤פֶן אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה וַיֹּ֗אמֶר לֵ֚ךְ בְּכֹחֲךָ֣ זֶ֔ה וְהוֹשַׁעְתָּ֥ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מִכַּ֣ף מִדְיָ֑ן הֲלֹ֖א שְׁלַחְתִּֽיךָ
Bunun üzerine Yahve ona döndü ve dedi ki: 'Bu gücünle git ve İsrail'i Midyan'ın avucundan kurtar. Seni ben göndermedim mi?'
2. Samuel 14:16
·
Tevrat
כִּ֚י יִשְׁמַ֣ע הַמֶּ֔לֶךְ לְהַצִּ֥יל אֶת־אֲמָת֖וֹ מִכַּ֣ף הָאִ֑ישׁ לְהַשְׁמִ֨יד אֹתִ֤י וְאֶת־בְּנִי֙ יַ֔חַד מִֽנַּחֲלַ֖ת אֱלֹהִֽים
Çünkü kral, cariyesini adamın avucundan kurtarmak için işitecektir; beni ve oğlumu birlikte Tanrı'nın mirasından yok etmekten.
2. Samuel 14:25
·
Tevrat
וּכְאַבְשָׁל֗וֹם לֹא־הָיָ֧ה אִישׁ־יָפֶ֛ה בְּכָל־יִשְׂרָאֵ֖ל לְהַלֵּ֣ל מְאֹ֑ד מִכַּ֤ף רַגְלוֹ֙ וְעַ֣ד קָדְקֳד֔וֹ לֹא־הָ֥יָה ב֖וֹ מֽוּם
Ve bütün İsrail'de çok övülecek Avşalom gibi güzel adam yoktu; ayağının tabanından tepesine kadar onda kusur yoktu.
2. Samuel 19:10
·
Tevrat
וַיְהִ֤י כָל־הָעָם֙ נָד֔וֹן בְּכָל־שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר הַמֶּ֜לֶךְ הִצִּילָ֣נוּ מִכַּ֣ף אֹיְבֵ֗ינוּ וְה֤וּא מִלְּטָ֨נוּ֙ מִכַּ֣ף פְּלִשְׁתִּ֔ים וְעַתָּ֛ה בָּרַ֥ח מִן־הָאָ֖רֶץ מֵעַ֥ל אַבְשָׁלֽוֹם
Bütün halk İsrail'in bütün oymaklarında tartışıyordu ve diyordu: 'Kral bizi düşmanlarımızın avucundan kurtardı ve o bizi Filistlilerin avucundan kurtardı; ve şimdi Avşalom yüzünden diyardan kaçtı.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hakimler 14:9
·
Tevrat
וַיִּרְדֵּ֣הוּ אֶל־כַּפָּ֗יו וַיֵּ֤לֶךְ הָלוֹךְ֙ וְאָכֹ֔ל וַיֵּ֨לֶךְ֙ אֶל־אָבִ֣יו וְאֶל־אִמּ֔וֹ וַיִּתֵּ֥ן לָהֶ֖ם וַיֹּאכֵ֑לוּ וְלֹֽא־הִגִּ֣יד לָהֶ֔ם כִּ֛י מִגְּוִיַּ֥ת הָאַרְיֵ֖ה רָדָ֥ה הַדְּבָֽשׁ
Sonra onu avuçlarına kazıdı ve giderek ve yiyerek gitti ve babasına ve annesine gitti ve onlara verdi ve yediler; ve balı aslanın cesedinden kazıdığını onlara bildirmedi.
2. Krallar 4:34
·
Tevrat
וַיַּ֜עַל וַיִּשְׁכַּ֣ב עַל־הַיֶּ֗לֶד וַיָּשֶׂם֩ פִּ֨יו עַל־פִּ֜יו וְעֵינָ֤יו עַל־עֵינָיו֙ וְכַפָּ֣יו עַל־כַּפָּ֔יו וַיִּגְהַ֖ר עָלָ֑יו וַיָּ֖חָם בְּשַׂ֥ר הַיָּֽלֶד
Çıktı ve çocuğun üzerine yattı; ağzını onun ağzının üzerine, gözlerini onun gözlerinin üzerine ve avuçlarını onun avuçlarının üzerine koydu ve onun üzerine eğildi; ve çocuğun bedeni ısındı.
Yeşaya 33:15
·
Tevrat
הֹלֵ֣ךְ צְדָק֔וֹת וְדֹבֵ֖ר מֵֽישָׁרִ֑ים מֹאֵ֞ס בְּבֶ֣צַע מַעֲשַׁקּ֗וֹת נֹעֵ֤ר כַּפָּיו֙ מִתְּמֹ֣ךְ בַּשֹּׁ֔חַד אֹטֵ֤ם אָזְנוֹ֙ מִשְּׁמֹ֣עַ דָּמִ֔ים וְעֹצֵ֥ם עֵינָ֖יו מֵרְא֥וֹת בְּרָֽע
Doğrulukla yürüyen ve dürüstlükle konuşan, baskı kazancını reddeden, rüşvet tutmaktan ellerini silkeleyen, kan duymaktan kulağını tıkayan ve kötülük görmekten gözlerini yuman;
1. Krallar 8:22
·
Tevrat
וַיַּעֲמֹ֣ד שְׁלֹמֹ֗ה לִפְנֵי֙ מִזְבַּ֣ח יְהוָ֔ה נֶ֖גֶד כָּל־קְהַ֣ל יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּפְרֹ֥שׂ כַּפָּ֖יו הַשָּׁמָֽיִם
Sonra Süleyman, bütün İsrail topluluğunun karşısında Yahve'nin sunağının önünde durdu ve avuçlarını göklere açtı.
1. Krallar 8:38
·
Tevrat
כָּל־תְּפִלָּ֣ה כָל־תְּחִנָּ֗ה אֲשֶׁ֤ר תִֽהְיֶה֙ לְכָל־הָ֣אָדָ֔ם לְכֹ֖ל עַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֑ל אֲשֶׁ֣ר יֵדְע֗וּן אִ֚ישׁ נֶ֣גַע לְבָב֔וֹ וּפָרַ֥שׂ כַּפָּ֖יו אֶל־הַבַּ֥יִת הַזֶּֽה
Bütün insanlardan, bütün halkın İsrail'den olacak her dua, her yakarış; ki her adam kalbinin yarasını bilecek ve avuçlarını bu eve açacak;
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 6:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֤יו גִּדְעוֹן֙ בִּ֣י אֲדֹנִ֔י וְיֵ֤שׁ יְהוָה֙ עִמָּ֔נוּ וְלָ֥מָּה מְצָאַ֖תְנוּ כָּל־זֹ֑את וְאַיֵּ֣ה כָֽל־נִפְלְאֹתָ֡יו אֲשֶׁר֩ סִפְּרוּ־לָ֨נוּ אֲבוֹתֵ֜ינוּ לֵאמֹ֗ר הֲלֹ֤א מִמִּצְרַ֨יִם֙ הֶעֱלָ֣נוּ יְהוָ֔ה וְעַתָּה֙ נְטָשָׁ֣נוּ יְהוָ֔ה וַֽיִּתְּנֵ֖נוּ בְּכַף־מִדְיָֽן
Gideon ona dedi ki: 'Lütfen efendim, eğer Yahve bizimleyse, bütün bunlar neden bizi buldu? Babalarımızın, 'Yahve bizi Mısır'dan çıkarmadı mı?' diyerek bize anlattıkları bütün harikaları nerede? Fakat şimdi Yahve bizi terk etti ve bizi Midyan'ın avucuna verdi.'
Hezekiel 21:16
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֛הּ לְמָרְטָ֖ה לִתְפֹּ֣שׂ בַּכָּ֑ף הִֽיא־הוּחַ֤דָּה חֶ֨רֶב֙ וְהִ֣יא מֹרָ֔טָּה לָתֵ֥ת אוֹתָ֖הּ בְּיַד־הוֹרֵֽג
Ve avuçta tutulması için onu parlatılmasına verdi; o kılıç keskinleştirildi ve o parlatıldı, onu öldürenin eline vermek için.
Hezekiel 21:29
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ יַ֗עַן הַזְכַּרְכֶם֙ עֲוֺ֣נְכֶ֔ם בְּהִגָּל֣וֹת פִּשְׁעֵיכֶ֗ם לְהֵֽרָאוֹת֙ חַטֹּ֣אותֵיכֶ֔ם בְּכֹ֖ל עֲלִילֽוֹתֵיכֶ֑ם יַ֚עַן הִזָּ֣כֶרְכֶ֔ם בַּכַּ֖ף תִּתָּפֵֽשׂוּ
Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: Bütün işlerinizde günahlarınızın görünmesi için isyanlarınızın açığa çıkmasıyla suçunuzu hatırlattığınız için, mademki hatırlandınız, elde yakalanacaksınız.
Hezekiel 29:7
·
Tevrat
בְּתָפְשָׂ֨ם בְּךָ֤ בַכַּף֙ תֵּר֔וֹץ וּבָקַעְתָּ֥ לָהֶ֖ם כָּל־כָּתֵ֑ף וּבְהִֽשָּׁעֲנָ֤ם עָלֶ֨יךָ֙ תִּשָּׁבֵ֔ר וְהַעֲמַדְתָּ֥ לָהֶ֖ם כָּל־מָתְנָֽיִם
Seni elle tuttuklarında kırılırsın ve onların bütün omuzunu yararsın; sana dayandıklarında kırılırsın ve onların bütün bellerini durdurursun.
Yeremya 12:7
·
Tevrat
עָזַ֨בְתִּי֙ אֶת־בֵּיתִ֔י נָטַ֖שְׁתִּי אֶת־נַחֲלָתִ֑י נָתַ֛תִּי אֶת־יְדִד֥וּת נַפְשִׁ֖י בְּכַ֥ף אֹיְבֶֽיהָ
Evimi bıraktım, mirasımı terk ettim; canımın sevgilisini düşmanlarının avucuna verdim.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hezekiel 43:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י בֶּן־אָדָם֙ אֶת־מְק֣וֹם כִּסְאִ֗י וְאֶת־מְקוֹם֙ כַּפּ֣וֹת רַגְלַ֔י אֲשֶׁ֧ר אֶשְׁכָּן־שָׁ֛ם בְּת֥וֹךְ בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לְעוֹלָ֑ם וְלֹ֣א יְטַמְּא֣וּ ע֣וֹד בֵּֽית־יִ֠שְׂרָאֵל שֵׁ֣ם קָדְשִׁ֞י הֵ֤מָּה וּמַלְכֵיהֶם֙ בִּזְנוּתָ֔ם וּבְפִגְרֵ֥י מַלְכֵיהֶ֖ם בָּמוֹתָֽם
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, tahtımın yeri ve ayak tabanlarımın yeri, İsrailoğulları'nın ortasında sonsuza dek orada mesken kuracağım yerdir; ve İsrail evi, onlar ve kralları, fahişelikleriyle ve yüksek yerlerindeki krallarının cesetleriyle kutsal adımı bir daha kirletmeyecekler.
1. Samuel 5:4
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֣מוּ בַבֹּקֶר֮ מִֽמָּחֳרָת֒ וְהִנֵּ֣ה דָג֗וֹן נֹפֵ֤ל לְפָנָיו֙ אַ֔רְצָה לִפְנֵ֖י אֲר֣וֹן יְהוָ֑ה וְרֹ֨אשׁ דָּג֜וֹן וּשְׁתֵּ֣י כַּפּ֣וֹת יָדָ֗יו כְּרֻתוֹת֙ אֶל־הַמִּפְתָּ֔ן רַ֥ק דָּג֖וֹן נִשְׁאַ֥ר עָלָֽיו
Ertesi sabah erkenden kalktılar ve işte Dagon, Yahve'nin sandığının önünde yüzünün üzerine yere düşmüştü; Dagon'un başı ve iki elinin avuçları eşiğe kesilmişti, sadece Dagon üzerinde kalmıştı.
Malaki 3:21
·
Tevrat
וְעַסּוֹתֶ֣ם רְשָׁעִ֔ים כִּֽי־יִהְי֣וּ אֵ֔פֶר תַּ֖חַת כַּפּ֣וֹת רַגְלֵיכֶ֑ם בַּיּוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אֲנִ֣י עֹשֶׂ֔ה אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve kötüleri çiğneyeceksiniz, çünkü benim yaptığım günde ayaklarınızın tabanları altında kül olacaklar, dedi Ordular Yahvesi.
Yeşaya 60:14
·
Tevrat
וְהָלְכ֨וּ אֵלַ֤יִךְ שְׁח֨וֹחַ֙ בְּנֵ֣י מְעַנַּ֔יִךְ וְהִֽשְׁתַּחֲו֛וּ עַל־כַּפּ֥וֹת רַגְלַ֖יִךְ כָּל־מְנַֽאֲצָ֑יִךְ וְקָ֤רְאוּ לָךְ֙ עִ֣יר יְהוָ֔ה צִיּ֖וֹן קְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵֽל
Ve sana eziyet edenlerin oğulları sana eğilerek gidecekler ve seni hor görenlerin tümü ayaklarının tabanlarına secde edecekler; ve sana Yahve'nin şehri, İsrail'in Kutsalının Siyon'u diye çağıracaklar.
1. Krallar 5:17
·
Tevrat
אַתָּ֨ה יָדַ֜עְתָּ אֶת־דָּוִ֣ד אָבִ֗י כִּ֣י לֹ֤א יָכֹל֙ לִבְנ֣וֹת בַּ֗יִת לְשֵׁם֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔יו מִפְּנֵ֥י הַמִּלְחָמָ֖ה אֲשֶׁ֣ר סְבָבֻ֑הוּ עַ֤ד תֵּת־יְהוָה֙ אֹתָ֔ם תַּ֖חַת כַּפּ֥וֹת רַגְלָֽי
Sen babam Davut'u bildin, onu çevreleyen savaş yüzünden Tanrısı Yahve'nin adına bir ev inşa edemediğini; ta ki Yahve onları ayaklarımın tabanları altına verene kadar.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hagay 1:11
·
Tevrat
וָאֶקְרָ֨א חֹ֜רֶב עַל־הָאָ֣רֶץ וְעַל־הֶהָרִ֗ים וְעַל־הַדָּגָן֙ וְעַל־הַתִּיר֣וֹשׁ וְעַל־הַיִּצְהָ֔ר וְעַ֛ל אֲשֶׁ֥ר תּוֹצִ֖יא הָאֲדָמָ֑ה וְעַל־הָֽאָדָם֙ וְעַל־הַבְּהֵמָ֔ה וְעַ֖ל כָּל־יְגִ֥יעַ כַּפָּֽיִם
Ve yerin üzerine, dağların üzerine, tahılın üzerine, yeni şarabın üzerine, yağın üzerine, toprağın çıkardığı şeylerin üzerine, insanın üzerine, hayvanın üzerine ve ellerin bütün emeği üzerine kuraklık çağırdım.
Yeşaya 49:16
·
Tevrat
הֵ֥ן עַל־כַּפַּ֖יִם חַקֹּתִ֑יךְ חוֹמֹתַ֥יִךְ נֶגְדִּ֖י תָּמִֽיד
İşte avuçların üzerine seni kazıdım; senin surların sürekli önümdedir.
Mika 7:3
·
Tevrat
עַל־הָרַ֤ע כַּפַּ֨יִם֙ לְהֵיטִ֔יב הַשַּׂ֣ר שֹׁאֵ֔ל וְהַשֹּׁפֵ֖ט בַּשִׁלּ֑וּם וְהַגָּד֗וֹל דֹּבֵ֨ר הַוַּ֥ת נַפְשׁ֛וֹ ה֖וּא וַֽיְעַבְּתֽוּהָ
Kötülük üzerine iki elleri iyilik yapmak içindir; önder istiyor ve hakim ödül içindir ve büyük adam canının arzusunu konuşuyor; ve onu birlikte örüyorlar.
Mezmurlar 24:4
·
Tevrat
נְקִ֥י כַפַּ֗יִם וּֽבַר־לֵ֫בָ֥ב אֲשֶׁ֤ר לֹא־נָשָׂ֣א לַשָּׁ֣וְא נַפְשִׁ֑י וְלֹ֖א נִשְׁבַּ֣ע לְמִרְמָֽה
Elleri temiz ve kalbi pak olan, canımı boşluğa kaldırmayan ve hileyle yemin etmeyen.
Mezmurlar 91:12
·
Tevrat
עַל־כַּפַּ֥יִם יִשָּׂא֑וּנְךָ פֶּן־תִּגֹּ֖ף בָּאֶ֣בֶן רַגְלֶֽךָ
Ayağını taşa çarpmayasın diye avuçlar üzerinde seni taşırlar.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 12:3
·
Tevrat
וָֽאֶרְאֶ֞ה כִּֽי־אֵינְךָ֣ מוֹשִׁ֗יע וָאָשִׂ֨ימָה נַפְשִׁ֤י בְכַפִּי֙ וָֽאֶעְבְּרָה֙ אֶל־בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן וַיִּתְּנֵ֥ם יְהוָ֖ה בְּיָדִ֑י וְלָמָ֞ה עֲלִיתֶ֥ם אֵלַ֛י הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה לְהִלָּ֥חֶם בִּֽי
Ve kurtarıcı olmadığını gördüm ve canımı avucuma koydum ve Ammon oğullarına geçtim ve Yahve onları elime verdi. Ve bugün benimle savaşmak için neden bana çıktınız?'
1. Samuel 28:21
·
Tevrat
וַתָּב֤וֹא הָֽאִשָּׁה֙ אֶל־שָׁא֔וּל וַתֵּ֖רֶא כִּי־נִבְהַ֣ל מְאֹ֑ד וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו הִנֵּ֨ה שָׁמְעָ֤ה שִׁפְחָֽתְךָ֙ בְּקוֹלֶ֔ךָ וָאָשִׂ֤ים נַפְשִׁי֙ בְּכַפִּ֔י וָֽאֶשְׁמַע֙ אֶת־דְּבָרֶ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתָּ אֵלָֽי
Kadın Saul'a geldi, onun çok dehşete düştüğünü gördü ve ona dedi: 'İşte, cariyen senin sesini dinledi, canımı avucuma koydum ve bana söylediğin sözlerini dinledim.
1. Tarihler 12:18
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֣א דָוִיד֮ לִפְנֵיהֶם֒ וַיַּ֨עַן֙ וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם אִם־לְשָׁל֞וֹם בָּאתֶ֤ם אֵלַי֙ לְעָזְרֵ֔נִי יִֽהְיֶה־לִּ֧י עֲלֵיכֶ֛ם לֵבָ֖ב לְיָ֑חַד וְאִֽם־לְרַמּוֹתַ֣נִי לְצָרַ֗י בְּלֹ֤א חָמָס֙ בְּכַפַּ֔י יֵ֛רֶא אֱלֹהֵ֥י אֲבוֹתֵ֖ינוּ וְיוֹכַֽח
Davut onların önüne çıktı, yanıtladı ve onlara dedi: 'Eğer bana yardım etmeye, barış için bana geldinizse, benim size birlikte bir kalbim olacak; ama avuçlarımda şiddet olmadan beni düşmanlarıma aldatmak için geldinizse, babalarımızın Tanrısı görsün ve yargılasın.'
Mezmurlar 7:4
·
Tevrat
יְהוָ֣ה אֱ֭לֹהַי אִם־עָשִׂ֣יתִי זֹ֑את אִֽם־יֶשׁ־עָ֥וֶל בְּכַפָּֽי
Ey Yahve Tanrım, eğer bunu yaptıysam, eğer ellerimde haksızlık varsa,
Mezmurlar 119:109
·
Tevrat
נַפְשִׁ֣י בְכַפִּ֣י תָמִ֑יד וְ֝תֽוֹרָתְךָ֗ לֹ֣א שָׁכָֽחְתִּי
Canım sürekli avucumdadır ve yasanı unutmadım.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 18:14
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֔ב לֹא־כֵ֖ן אֹחִ֣ילָה לְפָנֶ֑יךָ וַיִּקַּח֩ שְׁלֹשָׁ֨ה שְׁבָטִ֜ים בְּכַפּ֗וֹ וַיִּתְקָעֵם֙ בְּלֵ֣ב אַבְשָׁל֔וֹם עוֹדֶ֥נּוּ חַ֖י בְּלֵ֥ב הָאֵלָֽה
Yoav dedi: 'Senin önünde böyle beklemeyeceğim.' Avucunda üç mızrak aldı ve o meşenin kalbinde henüz canlıyken onları Avşalom'un kalbine sapladı.
1. Samuel 19:5
·
Tevrat
וַיָּשֶׂם֩ אֶת־נַפְשׁ֨וֹ בְכַפּ֜וֹ וַיַּ֣ךְ אֶת־הַפְּלִשְׁתִּ֗י וַיַּ֨עַשׂ יְהוָ֜ה תְּשׁוּעָ֤ה גְדוֹלָה֙ לְכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל רָאִ֖יתָ וַתִּשְׂמָ֑ח וְלָ֤מָּה תֶֽחֱטָא֙ בְּדָ֣ם נָקִ֔י לְהָמִ֥ית אֶת־דָּוִ֖ד חִנָּֽם
Canını avucuna koydu ve Filistliyi vurdu, ve Yahve bütün İsrail için büyük kurtuluş yaptı; gördün ve sevindin. Ve neden Davut'u boş yere öldürmek için suçsuz kana günah işleyeceksin?
2. Krallar 18:21
·
Tevrat
עַתָּ֡ה הִנֵּ֣ה בָטַ֣חְתָּ לְּךָ֡ עַל־מִשְׁעֶנֶת֩ הַקָּנֶ֨ה הָרָצ֤וּץ הַזֶּה֙ עַל־מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁ֨ר יִסָּמֵ֥ךְ אִישׁ֙ עָלָ֔יו וּבָ֥א בְכַפּ֖וֹ וּנְקָבָ֑הּ כֵּ֚ן פַּרְעֹ֣ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֔יִם לְכָֽל־הַבֹּטְחִ֖ים עָלָֽיו
Şimdi işte kendin için bu ezilmiş kamış dayanağına, Mısır'a güvendin; ki adam ona dayanırsa onun avucuna girer ve onu deler; Mısır kralı Firavun ona güvenen bütün herkese böyledir.
Yeşaya 28:4
·
Tevrat
וְֽהָ֨יְתָ֜ה צִיצַ֤ת נֹבֵל֙ צְבִ֣י תִפְאַרְתּ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר עַל־רֹ֖אשׁ גֵּ֣יא שְׁמָנִ֑ים כְּבִכּוּרָהּ֙ בְּטֶ֣רֶם קַ֔יִץ אֲשֶׁ֨ר יִרְאֶ֤ה הָֽרֹאֶה֙ אוֹתָ֔הּ בְּעוֹדָ֥הּ בְּכַפּ֖וֹ יִבְלָעֶֽנָּה
Ve verimli vadisinin başı üzerinde olan onun görkeminin güzelliği solan çiçeği, yazdan önceki ilk inciri gibi olacak; ki gören onu görür, henüz onun avucundayken onu yutar.
Yeşaya 36:6
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה בָטַ֡חְתָּ עַל־מִשְׁעֶנֶת֩ הַקָּנֶ֨ה הָרָצ֤וּץ הַזֶּה֙ עַל־מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁ֨ר יִסָּמֵ֥ךְ אִישׁ֙ עָלָ֔יו וּבָ֥א בְכַפּ֖וֹ וּנְקָבָ֑הּ כֵּ֚ן פַּרְעֹ֣ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֔יִם לְכָֽל־הַבֹּטְחִ֖ים עָלָֽיו
İşte, bu ezilmiş kamış değneğine, Mısır'a güvendin; ki bir adam ona dayanırsa, onun avucuna girer ve onu deler; Mısır kralı Firavun, ona güvenen herkes için böyledir.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Mezmurlar 128:2
·
Tevrat
יְגִ֣יעַ כַּ֭פֶּיךָ כִּ֣י תֹאכֵ֑ל אַ֝שְׁרֶ֗יךָ וְט֣וֹב לָֽךְ
Ellerinin emeğini yediğinde, sana ne mutlu ve senin için iyidir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 6:1
·
Tevrat
בְּ֭נִי אִם־עָרַ֣בְתָּ לְרֵעֶ֑ךָ תָּקַ֖עְתָּ לַזָּ֣ר כַּפֶּֽיךָ
Oğlum, eğer komşun için kefil olduysan, yabancı için el sıkıştıysan,
Eyüp 10:3
·
Tevrat
הֲט֤וֹב לְךָ֨ כִּֽי־תַעֲשֹׁ֗ק כִּֽי־תִ֭מְאַס יְגִ֣יעַ כַּפֶּ֑יךָ וְעַל־עֲצַ֖ת רְשָׁעִ֣ים הוֹפָֽעְתָּ
Baskı yapman, ellerinin emeğini reddetmen ve kötülerin tasarısı üzerine parlaman sana iyi mi?
Eyüp 22:30
·
Tevrat
יְֽמַלֵּ֥ט אִֽי־נָקִ֑י וְ֝נִמְלַ֗ט בְּבֹ֣ר כַּפֶּֽיךָ
Suçsuz olmayanı kurtarır; ve ellerinin temizliğiyle kurtulur.
Ağıtlar 2:19
·
Tevrat
ק֣וּמִי רֹ֣נִּי בַלַּ֗יְלָה לְרֹאשׁ֙ אַשְׁמֻר֔וֹת שִׁפְכִ֤י כַמַּ֨יִם֙ לִבֵּ֔ךְ נֹ֖כַח פְּנֵ֣י אֲדֹנָ֑י שְׂאִ֧י אֵלָ֣יו כַּפַּ֗יִךְ עַל־נֶ֨פֶשׁ֙ עֽוֹלָלַ֔יִךְ הָעֲטוּפִ֥ים בְּרָעָ֖ב בְּרֹ֥אשׁ כָּל־חוּצֽוֹת
Kalk, geceleyin nöbetlerin başında haykır, Efendi'nin yüzünün karşısında kalbini sular gibi dök; bütün sokakların başında açlıktan bayılan yavrularının canı için O'na avuçlarını kaldır.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Mezmurlar 129:7
·
Tevrat
שֶׁלֹּ֤א מִלֵּ֖א כַפּ֥וֹ קוֹצֵ֗ר וְחִצְנ֥וֹ מְעַמֵּֽר
Ki biçen avucunu ve demet yapan kucağını doldurmadı.
Levililer 9:17
·
Tevrat
וַיַּקְרֵב֮ אֶת־הַמִּנְחָה֒ וַיְמַלֵּ֤א כַפּוֹ֙ מִמֶּ֔נָּה וַיַּקְטֵ֖ר עַל־הַמִּזְבֵּ֑חַ מִלְּבַ֖ד עֹלַ֥ת הַבֹּֽקֶר
Tahıl sunusunu sundu ve ondan avucunu doldurdu ve sabahın yakmalık sunusu dışında sunakta yaktı.
Levililer 14:16
·
Tevrat
וְטָבַ֤ל הַכֹּהֵן֙ אֶת־אֶצְבָּע֣וֹ הַיְמָנִ֔ית מִן־הַשֶּׁ֕מֶן אֲשֶׁ֥ר עַל־כַּפּ֖וֹ הַשְּׂמָאלִ֑ית וְהִזָּ֨ה מִן־הַשֶּׁ֧מֶן בְּאֶצְבָּע֛וֹ שֶׁ֥בַע פְּעָמִ֖ים לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Kâhin sağ parmağını sol avucundaki yağa batıracak ve parmağıyla yağdan Yahve'nin önünde yedi kez serpecektir.
Levililer 14:17
·
Tevrat
וּמִיֶּ֨תֶר הַשֶּׁ֜מֶן אֲשֶׁ֣ר עַל־כַּפּ֗וֹ יִתֵּ֤ן הַכֹּהֵן֙ עַל־תְּנ֞וּךְ אֹ֤זֶן הַמִּטַּהֵר֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֤הֶן יָדוֹ֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֥הֶן רַגְל֖וֹ הַיְמָנִ֑ית עַ֖ל דַּ֥ם הָאָשָֽׁם
Avucundaki yağın kalanından kâhin, temizlenecek kişinin sağ kulağının memesine ve sağ elinin başparmağına ve sağ ayağının başparmağına, suç sunusunun kanının üzerine sürecektir.
Levililer 14:27
·
Tevrat
וְהִזָּ֤ה הַכֹּהֵן֙ בְּאֶצְבָּע֣וֹ הַיְמָנִ֔ית מִן־הַשֶּׁ֕מֶן אֲשֶׁ֥ר עַל־כַּפּ֖וֹ הַשְּׂמָאלִ֑ית שֶׁ֥בַע פְּעָמִ֖ים לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Kâhin sağ parmağıyla sol avucundaki yağdan Yahve'nin önünde yedi kez serpecektir.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 18:12
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הָאִישׁ֙ אֶל־יוֹאָ֔ב וְל֨וּא אָנֹכִ֜י שֹׁקֵ֤ל עַל־כַּפַּי֙ אֶ֣לֶף כֶּ֔סֶף לֹֽא־אֶשְׁלַ֥ח יָדִ֖י אֶל־בֶּן־הַמֶּ֑לֶךְ כִּ֣י בְאָזְנֵ֜ינוּ צִוָּ֣ה הַמֶּ֗לֶךְ אֹ֠תְךָ וְאֶת־אֲבִישַׁ֤י וְאֶת־אִתַּי֙ לֵאמֹ֔ר שִׁמְרוּ־מִ֕י בַּנַּ֖עַר בְּאַבְשָׁלֽוֹם
Adam Yoav'a dedi: 'Avuçlarımda bin gümüş tartsaydım bile, elimi kralın oğluna uzatmazdım; çünkü kral kulaklarımızda sana, Avişay'a ve İttay'a buyurdu ve dedi: Kim olursa olsun genç Avşalom'u koruyun.'
Mezmurlar 141:2
·
Tevrat
תִּכּ֤וֹן תְּפִלָּתִ֣י קְטֹ֣רֶת לְפָנֶ֑יךָ מַֽשְׂאַ֥ת כַּ֝פַּ֗י מִנְחַת־עָֽרֶב
Duam senin yüzünün önünde buhur olarak, ellerimin kalkması akşam sunusu olarak pekişsin.
Yaratılış 20:5
·
Tevrat
הֲלֹ֨א ה֤וּא אָֽמַר־לִי֙ אֲחֹ֣תִי הִ֔וא וְהִֽיא־גַם־הִ֥וא אָֽמְרָ֖ה אָחִ֣י ה֑וּא בְּתָם־לְבָבִ֛י וּבְנִקְיֹ֥ן כַּפַּ֖י עָשִׂ֥יתִי זֹֽאת
'O bana, "O benim kız kardeşimdir" demedi mi? O da kendisi, "O benim erkek kardeşimdir" dedi. Ben bunu kalbimin bütünlüğüyle ve ellerimin temizliğiyle yaptım.'
Yaratılış 31:42
·
Tevrat
לוּלֵ֡י אֱלֹהֵ֣י אָבִי֩ אֱלֹהֵ֨י אַבְרָהָ֜ם וּפַ֤חַד יִצְחָק֙ הָ֣יָה לִ֔י כִּ֥י עַתָּ֖ה רֵיקָ֣ם שִׁלַּחְתָּ֑נִי אֶת־עָנְיִ֞י וְאֶת־יְגִ֧יעַ כַּפַּ֛י רָאָ֥ה אֱלֹהִ֖ים וַיּ֥וֹכַח אָֽמֶשׁ
Eğer babamın Tanrısı, İbrahim'in Tanrısı ve İshak'ın Korkusu benimle olmasaydı, şimdi beni kesinlikle boş gönderirdin. Tanrı düşkünlüğümü ve ellerimin emeğini gördü ve dün gece seni azarladı.
Mısır'dan Çıkış 9:29
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ מֹשֶׁ֔ה כְּצֵאתִי֙ אֶת־הָעִ֔יר אֶפְרֹ֥שׂ אֶת־כַּפַּ֖י אֶל־יְהוָ֑ה הַקֹּל֣וֹת יֶחְדָּל֗וּן וְהַבָּרָד֙ לֹ֣א יִֽהְיֶה־ע֔וֹד לְמַ֣עַן תֵּדַ֔ע כִּ֥י לַיהוָ֖ה הָאָֽרֶץ
Musa ona dedi: 'Şehirden çıktığımda avuçlarımı Yahve'ye açacağım; sesler kesilecek ve dolu artık olmayacak, yerin Yahve'nin olduğunu bilesin diye.'
Örnek Ayetler (3)
Levililer 8:27
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֣ן אֶת־הַכֹּ֔ל עַ֚ל כַּפֵּ֣י אַהֲרֹ֔ן וְעַ֖ל כַּפֵּ֣י בָנָ֑יו וַיָּ֧נֶף אֹתָ֛ם תְּנוּפָ֖ה לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Hepsini Harun'un avuçlarına ve oğullarının avuçlarına verdi; onları Yahve'nin önünde sallamalık sunu olarak salladı.
Çölde Sayım 6:19
·
Tevrat
וְלָקַ֨ח הַכֹּהֵ֜ן אֶת־הַזְּרֹ֣עַ בְּשֵׁלָה֮ מִן־הָאַיִל֒ וְֽחַלַּ֨ת מַצָּ֤ה אַחַת֙ מִן־הַסַּ֔ל וּרְקִ֥יק מַצָּ֖ה אֶחָ֑ד וְנָתַן֙ עַל־כַּפֵּ֣י הַנָּזִ֔יר אַחַ֖ר הִֽתְגַּלְּח֥וֹ אֶת־נִזְרֽוֹ
Ve kâhin koçtan haşlanmış kolu, ve sepetten bir mayasız pideyi, ve bir mayasız yufkayı alacak; ve adanmışlığını tıraş etmesinden sonra adanmışın avuçlarına koyacak.
Mısır'dan Çıkış 29:24
·
Tevrat
וְשַׂמְתָּ֣ הַכֹּ֔ל עַ֚ל כַּפֵּ֣י אַהֲרֹ֔ן וְעַ֖ל כַּפֵּ֣י בָנָ֑יו וְהֵנַפְתָּ֥ אֹתָ֛ם תְּנוּפָ֖ה לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Hepsini Harun'un avuçlarına ve oğullarının avuçlarına koyacaksın; onları Yahve'nin önünde sallamalık sunu olarak sallayacaksın.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 4:31
·
Tevrat
כִּי֩ ק֨וֹל כְּחוֹלָ֜ה שָׁמַ֗עְתִּי צָרָה֙ כְּמַבְכִּירָ֔ה ק֧וֹל בַּת־צִיּ֛וֹן תִּתְיַפֵּ֖חַ תְּפָרֵ֣שׂ כַּפֶּ֑יהָ אֽוֹי־נָ֣א לִ֔י כִּֽי־עָיְפָ֥ה נַפְשִׁ֖י לְהֹרְגִֽים
Çünkü kıvranan kadın gibi bir ses işittim, ilk çocuğunu doğuran kadın gibi sıkıntı; Siyon kızının sesini, soluk soluğa kalıyor, avuçlarını açıyor: 'Vay bana, çünkü canım öldürenler yüzünden yoruldu.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:13
·
Tevrat
דָּ֭רְשָׁה צֶ֣מֶר וּפִשְׁתִּ֑ים וַ֝תַּ֗עַשׂ בְּחֵ֣פֶץ כַּפֶּֽיהָ
Yün ve keten arar; ve ellerinin isteğiyle yapar.
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:16
·
Tevrat
זָמְמָ֣ה שָׂ֭דֶה וַתִּקָּחֵ֑הוּ מִפְּרִ֥י כַ֝פֶּ֗יהָ נָ֣טְעָה כָּֽרֶם
Tarlayı düşünür ve onu alır; ellerinin meyvesinden bağ diker.
Çölde Sayım 5:18
·
Tevrat
וְהֶעֱמִ֨יד הַכֹּהֵ֥ן אֶֽת־הָאִשָּׁה֮ לִפְנֵ֣י יְהוָה֒ וּפָרַע֙ אֶת־רֹ֣אשׁ הָֽאִשָּׁ֔ה וְנָתַ֣ן עַל־כַּפֶּ֗יהָ אֵ֚ת מִנְחַ֣ת הַזִּכָּר֔וֹן מִנְחַ֥ת קְנָאֹ֖ת הִ֑וא וּבְיַ֤ד הַכֹּהֵן֙ יִהְי֔וּ מֵ֥י הַמָּרִ֖ים הַמְאָֽרֲרִֽים
Ve kâhin kadını Yahve'nin önüne durduracak ve kadının başını açacak ve anma sunusunu, o kıskançlık sunusudur, avuçlarının üzerine koyacak; ve lanet getiren acı su kâhinin elinde olacak.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 52:18
·
Tevrat
וְאֶת־הַ֠סִּרוֹת וְאֶת־הַיָּעִ֨ים וְאֶת־הַֽמְזַמְּר֜וֹת וְאֶת־הַמִּזְרָקֹ֣ת וְאֶת־הַכַּפּ֗וֹת וְאֵ֨ת כָּל־כְּלֵ֧י הַנְּחֹ֛שֶׁת אֲשֶׁר־יְשָׁרְת֥וּ בָהֶ֖ם לָקָֽחוּ
Ve tencereleri ve kürekleri ve fitil makaslarını ve çanakları ve tavaları ve onlarla hizmet ettikleri bütün tunç kapları aldılar.
Yeremya 52:19
·
Tevrat
וְאֶת־הַ֠סִּפִּים וְאֶת־הַמַּחְתּ֨וֹת וְאֶת־הַמִּזְרָק֜וֹת וְאֶת־הַסִּיר֣וֹת וְאֶת־הַמְּנֹר֗וֹת וְאֶת־הַכַּפּוֹת֙ וְאֶת־הַמְּנַקִי֔וֹת אֲשֶׁ֤ר זָהָב֙ זָהָ֔ב וַאֲשֶׁר־כֶּ֖סֶף כָּ֑סֶף לָקַ֖ח רַב־טַבָּחִֽים
Ve muhafız komutanı tasları ve buhurdanları ve çanakları ve tencereleri ve kandillikleri ve tavaları ve kâseleri, altın olanı altın olarak ve gümüş olanı gümüş olarak aldı.
2. Krallar 25:14
·
Tevrat
וְאֶת־הַסִּירֹ֨ת וְאֶת־הַיָּעִ֜ים וְאֶת־הַֽמְזַמְּר֣וֹת וְאֶת־הַכַּפּ֗וֹת וְאֵ֨ת כָּל־כְּלֵ֧י הַנְּחֹ֛שֶׁת אֲשֶׁ֥ר יְשָֽׁרְתוּ־בָ֖ם לָקָֽחוּ
Tencereleri, kürekleri, fitil makaslarını, kaşıkları ve onlarla hizmet ettikleri bütün tunç kapları aldılar.
Çölde Sayım 7:86
·
Tevrat
כַּפּ֨וֹת זָהָ֤ב שְׁתֵּים־עֶשְׂרֵה֙ מְלֵאֹ֣ת קְטֹ֔רֶת עֲשָׂרָ֧ה עֲשָׂרָ֛ה הַכַּ֖ף בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ כָּל־זְהַ֥ב הַכַּפּ֖וֹת עֶשְׂרִ֥ים וּמֵאָֽה
buhur dolu on iki altın kap, kutsal yerin şekeline göre her bir kap on şekel (~110 gram); kapların bütün altını yüz yirmi şekeldi (~1320 gram);
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 22:1
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֤ר דָּוִד֙ לַֽיהוָ֔ה אֶת־דִּבְרֵ֖י הַשִּׁירָ֣ה הַזֹּ֑את בְּיוֹם֩ הִצִּ֨יל יְהוָ֥ה אֹת֛וֹ מִכַּ֥ף כָּל־אֹיְבָ֖יו וּמִכַּ֥ף שָׁאֽוּל
Yahve onu bütün düşmanlarının elinden ve Şaul'un elinden kurtardığı gün Davut bu ilahinin sözlerini Yahve'ye söyledi.
2. Krallar 16:7
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֨ח אָחָ֜ז מַלְאָכִ֗ים אֶל־תִּ֠גְלַת פְּלֶ֤סֶר מֶֽלֶךְ־אַשּׁוּר֙ לֵאמֹ֔ר עַבְדְּךָ֥ וּבִנְךָ֖ אָ֑נִי עֲלֵ֨ה וְהוֹשִׁעֵ֜נִי מִכַּ֣ף מֶֽלֶךְ־אֲרָ֗ם וּמִכַּף֙ מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל הַקּוֹמִ֖ים עָלָֽי
Ahaz, Asur kralı Tiglat-Pileser'e haberciler gönderdi ve dedi: 'Ben senin kulun ve oğlunum; çık ve beni üzerime kalkan Aram kralının elinden ve İsrail kralının elinden kurtar.'
2. Krallar 20:6
·
Tevrat
וְהֹסַפְתִּ֣י עַל־יָמֶ֗יךָ חֲמֵ֤שׁ עֶשְׂרֵה֙ שָׁנָ֔ה וּמִכַּ֤ף מֶֽלֶךְ־אַשּׁוּר֙ אַצִּ֣ילְךָ֔ וְאֵ֖ת הָעִ֣יר הַזֹּ֑את וְגַנּוֹתִי֙ עַל־הָעִ֣יר הַזֹּ֔את לְמַֽעֲנִ֔י וּלְמַ֖עַן דָּוִ֥ד עַבְדִּֽי
Ve günlerinin üzerine on beş yıl ekleyeceğim; ve seni ve bu şehri Asur kralının avucundan kurtaracağım, ve kendim uğruna ve kulum Davut uğruna bu şehri koruyacağım.'
Yeşaya 38:6
·
Tevrat
וּמִכַּ֤ף מֶֽלֶךְ־אַשּׁוּר֙ אַצִּ֣ילְךָ֔ וְאֵ֖ת הָעִ֣יר הַזֹּ֑את וְגַנּוֹתִ֖י עַל־הָעִ֥יר הַזֹּֽאת
Ve seni ve bu şehri Asur kralının avucundan kurtaracağım; ve bu şehri savunacağım.'
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 21:22
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִ֗י אַכֶּ֤ה כַפִּי֙ אֶל־כַּפִּ֔י וַהֲנִחֹתִ֖י חֲמָתִ֑י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Ve ben de avucumu avucuma vuracağım ve öfkemi yatıştıracağım; ben Yahve konuştum.
Hezekiel 22:13
·
Tevrat
וְהִנֵּה֙ הִכֵּ֣יתִי כַפִּ֔י אֶל־בִּצְעֵ֖ךְ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֑ית וְעַ֨ל־דָּמֵ֔ךְ אֲשֶׁ֥ר הָי֖וּ בְּתוֹכֵֽךְ
Ve işte, yaptığın kazancına ve ortanda olan kanına avucumu vurdum.
Mısır'dan Çıkış 33:22
·
Tevrat
וְהָיָה֙ בַּעֲבֹ֣ר כְּבֹדִ֔י וְשַׂמְתִּ֖יךָ בְּנִקְרַ֣ת הַצּ֑וּר וְשַׂכֹּתִ֥י כַפִּ֛י עָלֶ֖יךָ עַד־עָבְרִֽי
Ve olacak ki yüceliğim geçerken seni kayanın yarığına koyacağım ve ben geçene kadar avucumla üzerini örteceğim.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 9:35
·
Tevrat
וַיֵּלְכ֖וּ לְקָבְרָ֑הּ וְלֹא־מָ֣צְאוּ בָ֗הּ כִּ֧י אִם־הַגֻּלְגֹּ֛לֶת וְהָרַגְלַ֖יִם וְכַפּ֥וֹת הַיָּדָֽיִם
Onu gömmeye gittiler, ama ondan kafatası, ayaklar ve ellerin avuçları hariç bir şey bulamadılar.
2. Tarihler 24:14
·
Tevrat
וּֽכְכַלּוֹתָ֡ם הֵבִ֣יאוּ לִפְנֵי֩ הַמֶּ֨לֶךְ וִֽיהוֹיָדָ֜ע אֶת־שְׁאָ֣ר הַכֶּ֗סֶף וַיַּעֲשֵׂ֨הוּ כֵלִ֤ים לְבֵית־יְהוָה֙ כְּלֵ֣י שָׁרֵ֔ת וְהַעֲל֣וֹת וְכַפּ֔וֹת וּכְלֵ֥י זָהָ֖ב וָכָ֑סֶף וַ֠יִּֽהְיוּ מַעֲלִ֨ים עֹל֤וֹת בְּבֵית־יְהוָה֙ תָּמִ֔יד כֹּ֖ל יְמֵ֥י יְהוֹיָדָֽע
Bitirdiklerinde, gümüşün kalanını kralın ve Yehoyada'nın önüne getirdiler; ondan Yahve'nin evi için kaplar, hizmet ve sunu kapları, tavalar, altın ve gümüş kaplar yapıldı. Yehoyada'nın bütün günleri boyunca Yahve'nin evinde sürekli yakmalık sunular sundular.
Daniel 10:10
·
Tevrat
וְהִנֵּה־יָ֖ד נָ֣גְעָה בִּ֑י וַתְּנִיעֵ֥נִי עַל־בִּרְכַּ֖י וְכַפּ֥וֹת יָדָֽי
Ve işte bir el bana dokundu ve beni dizlerimin ve ellerimin avuçları üzerine kaldırdı.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 8:6
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ שָׂרֵ֣י סֻכּ֔וֹת הֲ֠כַף זֶ֧בַח וְצַלְמֻנָּ֛ע עַתָּ֖ה בְּיָדֶ֑ךָ כִּֽי־נִתֵּ֥ן לִֽצְבָאֲךָ֖ לָֽחֶם
Sukkot önderleri dedi: "Zevah'ın ve Tsalmunna'nın avucu şimdi elinde midir ki orduna ekmek verelim?"
Hakimler 8:15
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ אֶל־אַנְשֵׁ֣י סֻכּ֔וֹת וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּ֖ה זֶ֣בַח וְצַלְמֻנָּ֑ע אֲשֶׁר֩ חֵרַפְתֶּ֨ם אוֹתִ֜י לֵאמֹ֗ר הֲ֠כַף זֶ֣בַח וְצַלְמֻנָּ֤ע עַתָּה֙ בְּיָדֶ֔ךָ כִּ֥י נִתֵּ֛ן לַאֲנָשֶׁ֥יךָ הַיְּעֵפִ֖ים לָֽחֶם
Sukkot adamlarına geldi ve dedi: "İşte Zevah ve Tsalmunna; ki 'Zevah'ın ve Tsalmunna'nın avucu şimdi elinde midir ki yorgun adamlarına ekmek verelim?' diyerek beni onlarla aşağıladınız."
Çölde Sayım 7:86
·
Tevrat
כַּפּ֨וֹת זָהָ֤ב שְׁתֵּים־עֶשְׂרֵה֙ מְלֵאֹ֣ת קְטֹ֔רֶת עֲשָׂרָ֧ה עֲשָׂרָ֛ה הַכַּ֖ף בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ כָּל־זְהַ֥ב הַכַּפּ֖וֹת עֶשְׂרִ֥ים וּמֵאָֽה
buhur dolu on iki altın kap, kutsal yerin şekeline göre her bir kap on şekel (~110 gram); kapların bütün altını yüz yirmi şekeldi (~1320 gram);
Örnek Ayetler (3)
Eyüp 11:13
·
Tevrat
אִם־אַ֭תָּ֗ה הֲכִינ֣וֹתָ לִבֶּ֑ךָ וּפָרַשְׂתָּ֖ אֵלָ֣יו כַּפֶּֽךָ
Eğer sen kalbini hazırlarsan ve avuçlarını ona açarsan,
Eyüp 13:21
·
Tevrat
כַּ֭פְּךָ מֵעָלַ֣י הַרְחַ֑ק וְ֝אֵ֥מָתְךָ֗ אַֽל־תְּבַעֲתַֽנִּי
Avucunu üzerimden uzaklaştır ve senin dehşetin beni dehşete düşürmesin.
Eyüp 40:32
·
Tevrat
שִׂים־עָלָ֥יו כַּפֶּ֑ךָ זְכֹ֥ר מִ֝לְחָמָ֗ה אַל־תּוֹסַֽף
Onun üzerine elini koy; savaşı hatırla, bir daha yapma.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 8:9
·
Tevrat
וְלֹֽא־מָצְאָה֩ הַיּוֹנָ֨ה מָנ֜וֹחַ לְכַף־רַגְלָ֗הּ וַתָּ֤שָׁב אֵלָיו֙ אֶל־הַתֵּבָ֔ה כִּי־מַ֖יִם עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֑רֶץ וַיִּשְׁלַ֤ח יָדוֹ֙ וַיִּקָּחֶ֔הָ וַיָּבֵ֥א אֹתָ֛הּ אֵלָ֖יו אֶל־הַתֵּבָֽה
Fakat güvercin ayağının tabanı için dinlenecek yer bulamadı ve gemiye, ona döndü; çünkü sular bütün yerin yüzü üzerindeydi. Bunun üzerine elini uzattı, onu aldı ve gemiye, yanına getirdi.
Yasa'nın Tekrarı 28:65
·
Tevrat
וּבַגּוֹיִ֤ם הָהֵם֙ לֹ֣א תַרְגִּ֔יעַ וְלֹא־יִהְיֶ֥ה מָנ֖וֹחַ לְכַף־רַגְלֶ֑ךָ וְנָתַן֩ יְהוָ֨ה לְךָ֥ שָׁם֙ לֵ֣ב רַגָּ֔ז וְכִלְי֥וֹן עֵינַ֖יִם וְדַֽאֲב֥וֹן נָֽפֶשׁ
Ve o uluslarda rahat bulmayacaksın ve ayağının tabanı için dinlenme yeri olmayacak; ve Yahve orada sana titreyen kalp, gözlerin tükenişi ve canın kederini verecek.