156
Kullanım
2
Lemma
63
Türev
63
Anlam
2 lemma, 63 türev form
Örnek Ayetler (2)
Çölde Sayım 9:16
·
Tevrat
כֵּ֚ן יִהְיֶ֣ה תָמִ֔יד הֶעָנָ֖ן יְכַסֶּ֑נּוּ וּמַרְאֵה־אֵ֖שׁ לָֽיְלָה
Sürekli böyle olurdu: bulut onu kaplardı ve geceleyin ateş görünümü olurdu.
Mısır'dan Çıkış 21:33
·
Tevrat
וְכִֽי־יִפְתַּ֨ח אִ֜ישׁ בּ֗וֹר א֠וֹ כִּֽי־יִכְרֶ֥ה אִ֛ישׁ בֹּ֖ר וְלֹ֣א יְכַסֶּ֑נּוּ וְנָֽפַל־שָׁ֥מָּה שּׁ֖וֹר א֥וֹ חֲמֽוֹר
Ve eğer adam çukur açarsa veya eğer adam çukur kazarsa ve onu örtmezse ve oraya öküz veya eşek düşerse;
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 19:1
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כִּשְׁמֹ֨עַ֙ הַמֶּ֣לֶךְ חִזְקִיָּ֔הוּ וַיִּקְרַ֖ע אֶת־בְּגָדָ֑יו וַיִּתְכַּ֣ס בַּשָּׂ֔ק וַיָּבֹ֖א בֵּ֥ית יְהוָֽה
Kral Hizkiya işitince giysilerini yırttı, çulla örtündü ve Yahve'nin evine geldi.
Yeşaya 37:1
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כִּשְׁמֹ֨עַ֙ הַמֶּ֣לֶךְ חִזְקִיָּ֔הוּ וַיִּקְרַ֖ע אֶת־בְּגָדָ֑יו וַיִּתְכַּ֣ס בַּשָּׂ֔ק וַיָּבֹ֖א בֵּ֥ית יְהוָֽה
Kral Hizkiya duyduğunda giysilerini yırttı, çulla örtündü ve Yahve'nin evine girdi.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 80:11
·
Tevrat
כָּסּ֣וּ הָרִ֣ים צִלָּ֑הּ וַ֝עֲנָפֶ֗יהָ אַֽרְזֵי־אֵֽל
Dağlar onun gölgesiyle, Tanrı'nın sedirleri onun dallarıyla örtüldü.
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:31
·
Tevrat
וְהִנֵּ֨ה עָ֘לָ֤ה כֻלּ֨וֹ קִמְּשֹׂנִ֗ים כָּסּ֣וּ פָנָ֣יו חֲרֻלִּ֑ים וְגֶ֖דֶר אֲבָנָ֣יו נֶהֱרָֽסָה
Ve işte, tamamında dikenler çıktı; yüzünü ısırganlar örttü ve taş duvarı yıkıldı.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 7:18
·
Tevrat
וְחָגְר֣וּ שַׂקִּ֔ים וְכִסְּתָ֥ה אוֹתָ֖ם פַּלָּצ֑וּת וְאֶ֤ל כָּל־פָּנִים֙ בּוּשָׁ֔ה וּבְכָל־רָאשֵׁיהֶ֖ם קָרְחָֽה
Çullar kuşanacaklar ve titreme onları örtecek; bütün yüzlerin üzerinde utanç ve bütün başlarında kellik olacak.
Levililer 13:12
·
Tevrat
וְאִם־פָּר֨וֹחַ תִּפְרַ֤ח הַצָּרַ֨עַת֙ בָּע֔וֹר וְכִסְּתָ֣ה הַצָּרַ֗עַת אֵ֚ת כָּל־ע֣וֹר הַנֶּ֔גַע מֵרֹאשׁ֖וֹ וְעַד־רַגְלָ֑יו לְכָל־מַרְאֵ֖ה עֵינֵ֥י הַכֹּהֵֽן
Ve eğer cüzzam deride iyice yayılırsa ve cüzzam, kâhinin gözlerinin bütün görünüşüne göre, başından ayaklarına kadar yaranın bütün derisini örterse;
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 11:9
·
Tevrat
לֹֽא־יָרֵ֥עוּ וְלֹֽא־יַשְׁחִ֖יתוּ בְּכָל־הַ֣ר קָדְשִׁ֑י כִּֽי־מָלְאָ֣ה הָאָ֗רֶץ דֵּעָה֙ אֶת־יְהוָ֔ה כַּמַּ֖יִם לַיָּ֥ם מְכַסִּֽים
Bütün kutsal dağımda kötülük yapmayacaklar ve yıkım getirmeyecekler; çünkü sular denizi nasıl örtüyorsa, yer de Yahve bilgisiyle dolacak.
1. Tarihler 21:16
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֨א דָוִ֜יד אֶת־עֵינָ֗יו וַיַּ֞רְא אֶת־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ עֹמֵ֗ד בֵּ֤ין הָאָ֨רֶץ֙ וּבֵ֣ין הַשָּׁמַ֔יִם וְחַרְבּ֤וֹ שְׁלוּפָה֙ בְּיָד֔וֹ נְטוּיָ֖ה עַל־יְרוּשָׁלִָ֑ם וַיִּפֹּ֨ל דָּוִ֧יד וְהַזְּקֵנִ֛ים מְכֻסִּ֥ים בַּשַּׂקִּ֖ים עַל־פְּנֵיהֶֽם
Davut gözlerini kaldırdı ve Yahve'nin habercisinin yer ile gökler arasında durduğunu gördü; elinde çekilmiş kılıcı Yeruşalim'in üzerine uzatılmıştı. Davut ve çullarla örtünmüş ihtiyarlar yüzlerinin üzerine düştüler.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 32:1
·
Tevrat
לְדָוִ֗ד מַ֫שְׂכִּ֥יל אַשְׁרֵ֥י נְֽשׂוּי־פֶּ֗שַׁע כְּס֣וּי חֲטָאָֽה
Davut'un maskili. İsyanı bağışlanmış, günahı örtülmüş olana ne mutludur!
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 17:7
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בְּהִקָּהֵ֤ל הָֽעֵדָה֙ עַל־מֹשֶׁ֣ה וְעַֽל־אַהֲרֹ֔ן וַיִּפְנוּ֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וְהִנֵּ֥ה כִסָּ֖הוּ הֶעָנָ֑ן וַיֵּרָ֖א כְּב֥וֹד יְהוָֽה
Topluluk Musa'ya ve Harun'a karşı toplandığında, Buluşma Çadırı'na doğru döndüler; ve işte, bulut onu örttü ve Yahve'nin yüceliği göründü.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 11:29
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔יא וְיָֽרָבְעָ֖ם יָצָ֣א מִירוּשָׁלִָ֑ם וַיִּמְצָ֣א אֹת֡וֹ אֲחִיָּה֩ הַשִּׁילֹנִ֨י הַנָּבִ֜יא בַּדֶּ֗רֶךְ וְה֤וּא מִתְכַּסֶּה֙ בְּשַׂלְמָ֣ה חֲדָשָׁ֔ה וּשְׁנֵיהֶ֥ם לְבַדָּ֖ם בַּשָּׂדֶֽה
O zamanda Yarovam Yeruşalim'den çıktı; Şilolu peygamber Ahiya onu yolda buldu, o yeni bir giysiyle örtünmüştü ve tarlada ikisi yalnızdılar.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 32:7
·
Tevrat
וְכִסֵּיתִ֤י בְכַבּֽוֹתְךָ֙ שָׁמַ֔יִם וְהִקְדַּרְתִּ֖י אֶת־כֹּֽכְבֵיהֶ֑ם שֶׁ֚מֶשׁ בֶּעָנָ֣ן אֲכַסֶּ֔נּוּ וְיָרֵ֖חַ לֹא־יָאִ֥יר אוֹרֽוֹ
Sen söndüğünde gökleri örteceğim ve onların yıldızlarını karartacağım; güneşi bulutla örteceğim ve ay ışığını aydınlatmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 15:10
·
Tevrat
נָשַׁ֥פְתָּ בְרוּחֲךָ֖ כִּסָּ֣מוֹ יָ֑ם צָֽלֲלוּ֙ כַּֽעוֹפֶ֔רֶת בְּמַ֖יִם אַדִּירִֽים
Rüzgarınla üfledin, deniz onları örttü; görkemli sularda kurşun gibi battılar.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 16:18
·
Tevrat
וַתִּקְחִ֛י אֶת־בִּגְדֵ֥י רִקְמָתֵ֖ךְ וַתְּכַסִּ֑ים וְשַׁמְנִי֙ וּקְטָרְתִּ֔י נָתַ֖תְּ לִפְנֵיהֶֽם
Ve işlemeli giysilerini aldın ve onları örttün, ve benim yağımı ve benim buhurumu onların önüne koydun.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 104:6
·
Tevrat
תְּ֭הוֹם כַּלְּב֣וּשׁ כִּסִּית֑וֹ עַל־הָ֝רִ֗ים יַֽעַמְדוּ־מָֽיִם
Enginle onu giysi gibi örttün; sular dağların üzerinde durur.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 15:5
·
Tevrat
תְּהֹמֹ֖ת יְכַסְיֻ֑מוּ יָרְד֥וּ בִמְצוֹלֹ֖ת כְּמוֹ־אָֽבֶן
Enginler onları örtüyor; taş gibi derinliklere indiler.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 4:15
·
Tevrat
וְכִלָּ֣ה אַֽהֲרֹן־וּ֠בָנָיו לְכַסֹּ֨ת אֶת־הַקֹּ֜דֶשׁ וְאֶת־כָּל־כְּלֵ֣י הַקֹּדֶשׁ֮ בִּנְסֹ֣עַ הַֽמַּחֲנֶה֒ וְאַחֲרֵי־כֵ֗ן יָבֹ֤אוּ בְנֵי־קְהָת֙ לָשֵׂ֔את וְלֹֽא־יִגְּע֥וּ אֶל־הַקֹּ֖דֶשׁ וָמֵ֑תוּ אֵ֛לֶּה מַשָּׂ֥א בְנֵֽי־קְהָ֖ת בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד
Ordugah göç edeceği zaman Harun ve oğulları kutsal yeri ve kutsal yerin bütün takımlarını örtmeyi bitirecekler; ondan sonra Kehat oğulları taşımak için gelecekler, ama kutsal yere dokunmayacaklar, yoksa ölürler. Buluşma Çadırı'nda Kehat oğullarının yükü bunlardır.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 24:65
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֶל־הָעֶ֗בֶד מִֽי־הָאִ֤ישׁ הַלָּזֶה֙ הַהֹלֵ֤ךְ בַּשָּׂדֶה֙ לִקְרָאתֵ֔נוּ וַיֹּ֥אמֶר הָעֶ֖בֶד ה֣וּא אֲדֹנִ֑י וַתִּקַּ֥ח הַצָּעִ֖יף וַתִּתְכָּֽס
Kula dedi: 'Tarlada bizi karşılamaya yürüyen bu adam kimdir?' Kul dedi: 'O efendimdir.' O da peçeyi aldı ve örtündü.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 3:25
·
Tevrat
נִשְׁכְּבָ֣ה בְּבָשְׁתֵּ֗נוּ וּֽתְכַסֵּנוּ֮ כְּלִמָּתֵנוּ֒ כִּי֩ לַיהוָ֨ה אֱלֹהֵ֜ינוּ חָטָ֗אנוּ אֲנַ֨חְנוּ֙ וַאֲבוֹתֵ֔ינוּ מִנְּעוּרֵ֖ינוּ וְעַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וְלֹ֣א שָׁמַ֔עְנוּ בְּק֖וֹל יְהֹוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ
Utancımız içinde yatalım ve rezilliğimiz bizi örtsün; çünkü biz ve atalarımız gençliğimizden bu güne kadar Tanrımız Yahve'ye karşı günah işledik ve Tanrımız Yahve'nin sesini işitmedik.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 58:7
·
Tevrat
הֲל֨וֹא פָרֹ֤ס לָֽרָעֵב֙ לַחְמֶ֔ךָ וַעֲנִיִּ֥ים מְרוּדִ֖ים תָּ֣בִיא בָ֑יִת כִּֽי־תִרְאֶ֤ה עָרֹם֙ וְכִסִּית֔וֹ וּמִבְּשָׂרְךָ֖ לֹ֥א תִתְעַלָּֽם
Ekmeğini aca bölmen ve sürgün düşkünleri eve getirmen değil mi? Çıplak gördüğünde onu örtmen ve kendi etinden gizlenmemen?
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 24:8
·
Tevrat
לְהַעֲל֤וֹת חֵמָה֙ לִנְקֹ֣ם נָקָ֔ם נָתַ֥תִּי אֶת־דָּמָ֖הּ עַל־צְחִ֣יחַ סָ֑לַע לְבִלְתִּ֖י הִכָּסֽוֹת
Öfke çıkarmak için, öç almak için, örtülmüş olmaması için onun kanını çıplak kayanın üzerine koydum.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 10:8
·
Tevrat
וְנִשְׁמְד֞וּ בָּמ֣וֹת אָ֗וֶן חַטַּאת֙ יִשְׂרָאֵ֔ל ק֣וֹץ וְדַרְדַּ֔ר יַעֲלֶ֖ה עַל־מִזְבְּחוֹתָ֑ם וְאָמְר֤וּ לֶֽהָרִים֙ כַּסּ֔וּנוּ וְלַגְּבָע֖וֹת נִפְל֥וּ עָלֵֽינוּ
İsrail'in günahı olan Aven'in yüksek yerleri yok edilecek; onların sunakları üzerine diken ve çalı çıkacak; ve dağlara: 'Bizi örtün' ve tepelere: 'Üzerimize düşün' diyecekler.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 16:8
·
Tevrat
וָאֶעֱבֹ֨ר עָלַ֜יִךְ וָאֶרְאֵ֗ךְ וְהִנֵּ֤ה עִתֵּךְ֙ עֵ֣ת דֹּדִ֔ים וָאֶפְרֹ֤שׂ כְּנָפִי֙ עָלַ֔יִךְ וָאֲכַסֶּ֖ה עֶרְוָתֵ֑ךְ וָאֶשָּׁ֣בַֽע לָ֠ךְ וָאָב֨וֹא בִבְרִ֜ית אֹתָ֗ךְ נְאֻ֛ם אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה וַתִּ֥הְיִי לִֽי
Ve yanından geçtim ve seni gördüm, ve işte zamanın aşk zamanıydı; ve kanadımı üzerine serdim ve çıplaklığını örttüm; ve sana yemin ettim ve seninle antlaşmaya girdim, Efendi Yahve'nin bildirisidir, ve benim oldun.