110
Kullanım
2
Lemma
24
Türev
26
Anlam
2 lemma, 24 türev form
Örnek Ayetler (5 / 24)
Hezekiel 17:23
·
Tevrat
בְּהַ֨ר מְר֤וֹם יִשְׂרָאֵל֙ אֶשְׁתֳּלֶ֔נּוּ וְנָשָׂ֤א עָנָף֙ וְעָ֣שָׂה פֶ֔רִי וְהָיָ֖ה לְאֶ֣רֶז אַדִּ֑יר וְשָׁכְנ֣וּ תַחְתָּ֗יו כֹּ֚ל צִפּ֣וֹר כָּל־כָּנָ֔ף בְּצֵ֥ל דָּלִיּוֹתָ֖יו תִּשְׁכֹּֽנָּה
İsrail'in yüksek dağında onu dikeceğim; ve dal verecek ve meyve yapacak ve görkemli bir sedir ağacı olacak; ve onun altında bütün kuşlar, her kanatlı barınacak, onun dallarının gölgesinde barınacaklar.
Hezekiel 39:4
·
Tevrat
עַל־הָרֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל תִּפּ֗וֹל אַתָּה֙ וְכָל־אֲגַפֶּ֔יךָ וְעַמִּ֖ים אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֑ךְ לְעֵ֨יט צִפּ֧וֹר כָּל־כָּנָ֛ף וְחַיַּ֥ת הַשָּׂדֶ֖ה נְתַתִּ֥יךָ לְאָכְלָֽה
İsrail dağlarının üzerinde düşeceksin; sen, bütün birliklerin ve seninle olan halklar. Seni her kanatlı yırtıcı kuşa ve kırın canlılarına yiyecek olarak verdim.
Hezekiel 39:17
·
Tevrat
וְאַתָּ֨ה בֶן־אָדָ֜ם כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה אֱמֹר֩ לְצִפּ֨וֹר כָּל־כָּנָ֜ף וּלְכֹ֣ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֗ה הִקָּבְצ֤וּ וָבֹ֨אוּ֙ הֵאָסְפ֣וּ מִסָּבִ֔יב עַל־זִבְחִ֗י אֲשֶׁ֨ר אֲנִ֜י זֹבֵ֤חַ לָכֶם֙ זֶ֣בַח גָּד֔וֹל עַ֖ל הָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַאֲכַלְתֶּ֥ם בָּשָׂ֖ר וּשְׁתִ֥יתֶם דָּֽם
Ve sen insanoğlu, Efendi Yahve şöyle dedi: Her kanatlı kuşa ve kırın her canlısına söyle: Toplanın ve gelin, İsrail dağlarının üzerinde size kurban ettiğim büyük kurban, kurbanımın üzerine çevreden bir araya gelin; ve et yiyeceksiniz ve kan içeceksiniz.
1. Samuel 24:5
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ אַנְשֵׁ֨י דָוִ֜ד אֵלָ֗יו הִנֵּ֨ה הַיּ֜וֹם אֲֽשֶׁר־אָמַ֧ר יְהוָ֣ה אֵלֶ֗יךָ הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י נֹתֵ֤ן אֶת־אֹֽיִבְךָ֙ בְּיָדֶ֔ךָ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר יִטַ֣ב בְּעֵינֶ֑יךָ וַיָּ֣קָם דָּוִ֗ד וַיִּכְרֹ֛ת אֶת־כְּנַֽף־הַמְּעִ֥יל אֲשֶׁר־לְשָׁא֖וּל בַּלָּֽט
Davut'un adamları ona dediler: 'İşte Yahve'nin sana dediği gün: İşte ben düşmanını senin eline veriyorum ve gözünde iyi olduğu gibi ona yapacaksın.' Ve Davut kalktı ve Saul'un cübbesinin eteğini gizlice kesti.
1. Samuel 24:6
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ אַֽחֲרֵי־כֵ֔ן וַיַּ֥ךְ לֵב־דָּוִ֖ד אֹת֑וֹ עַ֚ל אֲשֶׁ֣ר כָּרַ֔ת אֶת־כָּנָ֖ף אֲשֶׁ֥ר לְשָׁאֽוּל
Bundan sonra Davut'un kalbi Saul'un eteğini kestiği için onu vurdu.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 3:13
·
Tevrat
וְק֣וֹל כַּנְפֵ֣י הַחַיּ֗וֹת מַשִּׁיקוֹת֙ אִשָּׁ֣ה אֶל־אֲחוֹתָ֔הּ וְק֥וֹל הָאוֹפַנִּ֖ים לְעֻמָּתָ֑ם וְק֖וֹל רַ֥עַשׁ גָּדֽוֹל
Ve birbirine dokunan canlıların kanatlarının sesi ve onlarla birlikte tekerleklerin sesi ve büyük bir gürültü sesi vardı.
Hezekiel 10:5
·
Tevrat
וְקוֹל֙ כַּנְפֵ֣י הַכְּרוּבִ֔ים נִשְׁמַ֕ע עַד־הֶחָצֵ֖ר הַחִיצֹנָ֑ה כְּק֥וֹל אֵל־שַׁדַּ֖י בְּדַבְּרֽוֹ
Ve keruvların kanatlarının sesi dış avluya kadar işitildi, Tanrı Şaddai'nin konuştuğunda sesi gibi.
Hezekiel 16:8
·
Tevrat
וָאֶעֱבֹ֨ר עָלַ֜יִךְ וָאֶרְאֵ֗ךְ וְהִנֵּ֤ה עִתֵּךְ֙ עֵ֣ת דֹּדִ֔ים וָאֶפְרֹ֤שׂ כְּנָפִי֙ עָלַ֔יִךְ וָאֲכַסֶּ֖ה עֶרְוָתֵ֑ךְ וָאֶשָּׁ֣בַֽע לָ֠ךְ וָאָב֨וֹא בִבְרִ֜ית אֹתָ֗ךְ נְאֻ֛ם אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה וַתִּ֥הְיִי לִֽי
Ve yanından geçtim ve seni gördüm, ve işte zamanın aşk zamanıydı; ve kanadımı üzerine serdim ve çıplaklığını örttüm; ve sana yemin ettim ve seninle antlaşmaya girdim, Efendi Yahve'nin bildirisidir, ve benim oldun.
2. Samuel 22:11
·
Tevrat
וַיִּרְכַּ֥ב עַל־כְּר֖וּב וַיָּעֹ֑ף וַיֵּרָ֖א עַל־כַּנְפֵי־רֽוּחַ
Bir keruvun üzerine bindi ve uçtu ve rüzgarın kanatları üzerinde göründü.
1. Krallar 6:27
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֨ן אֶת־הַכְּרוּבִ֜ים בְּת֣וֹךְ הַבַּ֣יִת הַפְּנִימִ֗י וַֽיִּפְרְשׂוּ֮ אֶת־כַּנְפֵ֣י הַכְּרֻבִים֒ וַתִּגַּ֤ע כְּנַף־הָֽאֶחָד֙ בַּקִּ֔יר וּכְנַף֙ הַכְּר֣וּב הַשֵּׁנִ֔י נֹגַ֖עַת בַּקִּ֣יר הַשֵּׁנִ֑י וְכַנְפֵיהֶם֙ אֶל־תּ֣וֹךְ הַבַּ֔יִת נֹגְעֹ֖ת כָּנָ֥ף אֶל־כָּנָֽף
Keruvları iç evin ortasına koydu; keruvlar kanatlarını gerdiler, birinin kanadı duvara dokunuyordu ve ikinci keruvun kanadı ikinci duvara dokunuyordu; ve evin ortasında kanatları kanat kanada dokunuyordu.
Örnek Ayetler (4 / 13)
Hezekiel 1:6
·
Tevrat
וְאַרְבָּעָ֥ה פָנִ֖ים לְאֶחָ֑ת וְאַרְבַּ֥ע כְּנָפַ֖יִם לְאַחַ֥ת לָהֶֽם
Ve birine dört yüz ve onlara birine dört kanat vardı.
Hezekiel 10:21
·
Tevrat
אַרְבָּעָ֨ה אַרְבָּעָ֤ה פָנִים֙ לְאֶחָ֔ד וְאַרְבַּ֥ע כְּנָפַ֖יִם לְאֶחָ֑ד וּדְמוּת֙ יְדֵ֣י אָדָ֔ם תַּ֖חַת כַּנְפֵיהֶֽם
Her birinin dörder yüzü ve her birinin dört kanadı vardı; ve kanatlarının altında insan ellerinin biçimi vardı.
Hezekiel 17:7
·
Tevrat
וַיְהִ֤י נֶֽשֶׁר־אֶחָד֙ גָּד֔וֹל גְּד֥וֹל כְּנָפַ֖יִם וְרַב־נוֹצָ֑ה וְהִנֵּה֩ הַגֶּ֨פֶן הַזֹּ֜את כָּֽפְנָ֧ה שָׁרֳשֶׁ֣יהָ עָלָ֗יו וְדָֽלִיּוֹתָיו֙ שִׁלְחָה־לּ֔וֹ לְהַשְׁק֣וֹת אוֹתָ֔הּ מֵעֲרֻג֖וֹת מַטָּעָֽהּ
Büyük kanatlı ve çok tüylü büyük bir kartal vardı; ve işte bu asma, dikildiği yerin tarhlarından onu sulaması için köklerini ona yöneltti ve dallarını ona gönderdi.
Yeşaya 6:2
·
Tevrat
שְׂרָפִ֨ים עֹמְדִ֤ים מִמַּ֨עַל֙ ל֔וֹ שֵׁ֧שׁ כְּנָפַ֛יִם שֵׁ֥שׁ כְּנָפַ֖יִם לְאֶחָ֑ד בִּשְׁתַּ֣יִם יְכַסֶּ֣ה פָנָ֗יו וּבִשְׁתַּ֛יִם יְכַסֶּ֥ה רַגְלָ֖יו וּבִשְׁתַּ֥יִם יְעוֹפֵֽף
O'nun yukarısında Seraflar duruyorlardı; her birinin altı kanadı, altı kanadı vardı; ikiyle yüzünü örtüyordu ve ikiyle ayaklarını örtüyordu ve ikiyle uçuyordu.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 1:8
·
Tevrat
וִידֵ֣י אָדָ֗ם מִתַּ֨חַת֙ כַּנְפֵיהֶ֔ם עַ֖ל אַרְבַּ֣עַת רִבְעֵיהֶ֑ם וּפְנֵיהֶ֥ם וְכַנְפֵיהֶ֖ם לְאַרְבַּעְתָּֽם
Ve dört yanlarının üzerinde kanatlarının altından insan elleri vardı; ve dördüne yüzleri ve kanatları vardı.
Hezekiel 1:9
·
Tevrat
חֹֽבְרֹ֛ת אִשָּׁ֥ה אֶל־אֲחוֹתָ֖הּ כַּנְפֵיהֶ֑ם לֹא־יִסַּ֣בּוּ בְלֶכְתָּ֔ן אִ֛ישׁ אֶל־עֵ֥בֶר פָּנָ֖יו יֵלֵֽכוּ
Kanatları biri diğerine birleşikti; gittiklerinde dönmüyorlardı, her biri yüzünün yönüne gidiyorlardı.
Hezekiel 1:23
·
Tevrat
וְתַ֨חַת֙ הָרָקִ֔יעַ כַּנְפֵיהֶ֣ם יְשָׁר֔וֹת אִשָּׁ֖ה אֶל־אֲחוֹתָ֑הּ לְאִ֗ישׁ שְׁתַּ֤יִם מְכַסּוֹת֙ לָהֵ֔נָּה וּלְאִ֗ישׁ שְׁתַּ֤יִם מְכַסּוֹת֙ לָהֵ֔נָּה אֵ֖ת גְּוִיֹּתֵיהֶֽם
Ve kubbenin altında kanatları birbirine doğru düzdü; her birinin bedenlerini örten iki kanadı vardı ve her birinin bedenlerini örten iki kanadı vardı.
Hezekiel 1:24
·
Tevrat
וָאֶשְׁמַ֣ע אֶת־ק֣וֹל כַּנְפֵיהֶ֡ם כְּקוֹל֩ מַ֨יִם רַבִּ֤ים כְּקוֹל־שַׁדַּי֙ בְּלֶכְתָּ֔ם ק֥וֹל הֲמֻלָּ֖ה כְּק֣וֹל מַחֲנֶ֑ה בְּעָמְדָ֖ם תְּרַפֶּ֥ינָה כַנְפֵיהֶֽן
Ve gittiklerinde kanatlarının sesini işittim, engin suların sesi gibi, Şaddai'nin sesi gibi, bir ordugahın sesi gibi bir gürültü sesiydi; durduklarında kanatlarını indirirlerdi.
Hezekiel 10:8
·
Tevrat
וַיֵּרָ֖א לַכְּרֻבִ֑ים תַּבְנִית֙ יַד־אָדָ֔ם תַּ֖חַת כַּנְפֵיהֶֽם
Keruvlarda, kanatlarının altında insan eli biçimi göründü.
Örnek Ayetler (4 / 9)
Yeremya 48:40
·
Tevrat
כִּי־כֹה֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הִנֵּ֥ה כַנֶּ֖שֶׁר יִדְאֶ֑ה וּפָרַ֥שׂ כְּנָפָ֖יו אֶל־מוֹאָֽב
Çünkü Yahve şöyle dedi: İşte kartal gibi uçacak ve kanatlarını Moab'a yayacak.
Yeremya 49:22
·
Tevrat
הִנֵּ֤ה כַנֶּ֨שֶׁר֙ יַעֲלֶ֣ה וְיִדְאֶ֔ה וְיִפְרֹ֥שׂ כְּנָפָ֖יו עַל־בָּצְרָ֑ה וְֽ֠הָיָה לֵ֞ב גִּבּוֹרֵ֤י אֱדוֹם֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא כְּלֵ֖ב אִשָּׁ֥ה מְצֵרָֽה
İşte kartal gibi çıkacak, uçacak ve kanatlarını Botsra üzerine yayacak; o günde Edom'un yiğitlerinin kalbi doğum sancısı çeken bir kadının kalbi gibi olacak.
Yeşaya 8:8
·
Tevrat
וְחָלַ֤ף בִּֽיהוּדָה֙ שָׁטַ֣ף וְעָבַ֔ר עַד־צַוָּ֖אר יַגִּ֑יעַ וְהָיָה֙ מֻטּ֣וֹת כְּנָפָ֔יו מְלֹ֥א רֹֽחַב־אַרְצְךָ֖ עִמָּ֥נוּ אֵֽל
Ve Yahuda'dan geçecek, taşıp ve geçerek boyna kadar ulaşacak; ve kanatlarının yayılması senin yerinin genişliği dolusu olacaktır, ey İmmanuel.
1. Krallar 6:24
·
Tevrat
וְחָמֵ֣שׁ אַמּ֗וֹת כְּנַ֤ף הַכְּרוּב֙ הָֽאֶחָ֔ת וְחָמֵ֣שׁ אַמּ֔וֹת כְּנַ֥ף הַכְּר֖וּב הַשֵּׁנִ֑ית עֶ֣שֶׂר אַמּ֔וֹת מִקְצ֥וֹת כְּנָפָ֖יו וְעַד־קְצ֥וֹת כְּנָפָֽיו
Bir keruvun kanadı beş kubitti (~2.25 metre) ve ikinci keruvun kanadı beş kubitti (~2.25 metre); kanatlarının uçlarından kanatlarının uçlarına kadar on kubitti (~4.5 metre).
Örnek Ayetler (5)
Mezmurlar 17:8
·
Tevrat
שָׁ֭מְרֵנִי כְּאִישׁ֣וֹן בַּת־עָ֑יִן בְּצֵ֥ל כְּ֝נָפֶ֗יךָ תַּסְתִּירֵֽנִי
Beni gözbebeği gibi koru; kanatlarının gölgesinde beni gizle.
Mezmurlar 36:8
·
Tevrat
מַה־יָּקָ֥ר חַסְדְּךָ֗ אֱלֹ֫הִ֥ים וּבְנֵ֥י אָדָ֑ם בְּצֵ֥ל כְּ֝נָפֶ֗יךָ יֶחֱסָיֽוּן
Sadakatin ne değerlidir, Tanrı! Ve insanın oğulları kanatlarının gölgesine sığınırlar.
Mezmurlar 57:2
·
Tevrat
חָנֵּ֤נִי אֱלֹהִ֨ים חָנֵּ֗נִי כִּ֥י בְךָ֮ חָסָ֪יָה נַ֫פְשִׁ֥י וּבְצֵֽל־כְּנָפֶ֥יךָ אֶחְסֶ֑ה עַ֝֗ד יַעֲבֹ֥ר הַוּֽוֹת
Bana lütfet ey Tanrı, bana lütfet; çünkü canım sana sığındı ve yıkımlar geçene kadar kanatlarının gölgesine sığınacağım.
Mezmurlar 61:5
·
Tevrat
אָג֣וּרָה בְ֭אָהָלְךָ עוֹלָמִ֑ים אֶֽחֱסֶ֨ה בְסֵ֖תֶר כְּנָפֶ֣יךָ סֶּֽלָה
Sonsuza dek çadırında konaklayacağım; kanatlarının örtüsüne sığınacağım. Sela.
Mezmurlar 63:8
·
Tevrat
כִּֽי־הָיִ֣יתָ עֶזְרָ֣תָה לִּ֑י וּבְצֵ֖ל כְּנָפֶ֣יךָ אֲרַנֵּֽן
Çünkü bana yardım oldun ve kanatlarının gölgesinde sevinçle haykırırım.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 1:8
·
Tevrat
וִידֵ֣י אָדָ֗ם מִתַּ֨חַת֙ כַּנְפֵיהֶ֔ם עַ֖ל אַרְבַּ֣עַת רִבְעֵיהֶ֑ם וּפְנֵיהֶ֥ם וְכַנְפֵיהֶ֖ם לְאַרְבַּעְתָּֽם
Ve dört yanlarının üzerinde kanatlarının altından insan elleri vardı; ve dördüne yüzleri ve kanatları vardı.
Hezekiel 1:11
·
Tevrat
וּפְנֵיהֶ֕ם וְכַנְפֵיהֶ֥ם פְּרֻד֖וֹת מִלְמָ֑עְלָה לְאִ֗ישׁ שְׁ֚תַּיִם חֹבְר֣וֹת אִ֔ישׁ וּשְׁתַּ֣יִם מְכַסּ֔וֹת אֵ֖ת גְּוִיֹתֵיהֶֽנָה
Ve yüzleri ve kanatları yukarıdan ayrılmıştı; her birine iki birine birleşikti ve iki bedenlerini örtüyordu.
Hezekiel 10:12
·
Tevrat
וְכָל־בְּשָׂרָם֙ וְגַבֵּהֶ֔ם וִֽידֵיהֶ֖ם וְכַנְפֵיהֶ֑ם וְהָאֽוֹפַנִּ֗ים מְלֵאִ֤ים עֵינַ֨יִם֙ סָבִ֔יב לְאַרְבַּעְתָּ֖ם אוֹפַנֵּיהֶֽם
Ve bütün bedenleri, sırtları, elleri, kanatları ve tekerlekler çevresinde gözlerle doluydu; dördünün tekerlekleri.
1. Krallar 6:27
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֨ן אֶת־הַכְּרוּבִ֜ים בְּת֣וֹךְ הַבַּ֣יִת הַפְּנִימִ֗י וַֽיִּפְרְשׂוּ֮ אֶת־כַּנְפֵ֣י הַכְּרֻבִים֒ וַתִּגַּ֤ע כְּנַף־הָֽאֶחָד֙ בַּקִּ֔יר וּכְנַף֙ הַכְּר֣וּב הַשֵּׁנִ֔י נֹגַ֖עַת בַּקִּ֣יר הַשֵּׁנִ֑י וְכַנְפֵיהֶם֙ אֶל־תּ֣וֹךְ הַבַּ֔יִת נֹגְעֹ֖ת כָּנָ֥ף אֶל־כָּנָֽף
Keruvları iç evin ortasına koydu; keruvlar kanatlarını gerdiler, birinin kanadı duvara dokunuyordu ve ikinci keruvun kanadı ikinci duvara dokunuyordu; ve evin ortasında kanatları kanat kanada dokunuyordu.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 7:2
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם כֹּה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֧י יְהוִ֛ה לְאַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵ֖ל קֵ֑ץ בָּ֣א הַקֵּ֔ץ עַל־אַרְבַּ֖ע כַּנְפ֥וֹת הָאָֽרֶץ
Ve sen insan oğlu, Efendi Yahve İsrail toprağına şöyle dedi: Son! Yerin dört köşesine son geldi.
Yeşaya 11:12
·
Tevrat
וְנָשָׂ֥א נֵס֙ לַגּוֹיִ֔ם וְאָסַ֖ף נִדְחֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּנְפֻצ֤וֹת יְהוּדָה֙ יְקַבֵּ֔ץ מֵאַרְבַּ֖ע כַּנְפ֥וֹת הָאָֽרֶץ
Uluslar için bir sancak kaldıracak, İsrail'in sürgünlerini toplayacak ve Yahuda'nın dağılmışlarını yerin dört köşesinden bir araya getirecek.
Eyüp 37:3
·
Tevrat
תַּֽחַת־כָּל־הַשָּׁמַ֥יִם יִשְׁרֵ֑הוּ וְ֝אוֹר֗וֹ עַל־כַּנְפ֥וֹת הָאָֽרֶץ
Onu bütün göklerin altına ve ışığını yerin köşelerine salıverir.
Yasa'nın Tekrarı 22:12
·
Tevrat
גְּדִלִ֖ים תַּעֲשֶׂה־לָּ֑ךְ עַל־אַרְבַּ֛ע כַּנְפ֥וֹת כְּסוּתְךָ֖ אֲשֶׁ֥ר תְּכַסֶּה־בָּֽהּ
Onunla örtündüğün örtünün dört köşesi üzerine kendine püsküller yapacaksın.
Örnek Ayetler (3)
Zekeriya 5:9
·
Tevrat
וָאֶשָּׂ֨א עֵינַ֜י וָאֵ֗רֶא וְהִנֵּה֩ שְׁתַּ֨יִם נָשִׁ֤ים יֽוֹצְאוֹת֙ וְר֣וּחַ בְּכַנְפֵיהֶ֔ם וְלָהֵ֥נָּה כְנָפַ֖יִם כְּכַנְפֵ֣י הַחֲסִידָ֑ה וַתִּשֶּׂ֨אנָה֙ אֶת־הָ֣אֵיפָ֔ה בֵּ֥ין הָאָ֖רֶץ וּבֵ֥ין הַשָּׁמָֽיִם
Gözlerimi kaldırdım ve gördüm, ve işte iki kadın çıkıyorlar ve onların kanatlarında rüzgar vardı, ve onların leyleğin kanatları gibi kanatları vardı; ve efayı (~22 litre) yerin ve göklerin arasına kaldırdılar.
Mısır'dan Çıkış 25:20
·
Tevrat
וְהָי֣וּ הַכְּרֻבִים֩ פֹּרְשֵׂ֨י כְנָפַ֜יִם לְמַ֗עְלָה סֹכְכִ֤ים בְּכַנְפֵיהֶם֙ עַל־הַכַּפֹּ֔רֶת וּפְנֵיהֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו אֶל־הַכַּפֹּ֔רֶת יִהְי֖וּ פְּנֵ֥י הַכְּרֻבִֽים
Ve keruvlar kanatlarını yukarıya doğru açacak, kanatlarıyla kapağın üzerini örtecekler ve yüzleri adam kardeşine doğru olacak; keruvların yüzleri kapağa doğru olacak.
Mısır'dan Çıkış 37:9
·
Tevrat
וַיִּהְי֣וּ הַכְּרֻבִים֩ פֹּרְשֵׂ֨י כְנָפַ֜יִם לְמַ֗עְלָה סֹֽכְכִ֤ים בְּכַנְפֵיהֶם֙ עַל־הַכַּפֹּ֔רֶת וּפְנֵיהֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו אֶל־הַכַּפֹּ֔רֶת הָי֖וּ פְּנֵ֥י הַכְּרֻבִֽים
Ve keruvlar kanatlarını yukarıya açanlar, kanatlarıyla kefaret örtüsünün üzerini örtenlerdi ve onların yüzleri biri diğerine doğruydu; keruvların yüzleri kefaret örtüsüne doğruydu.
Örnek Ayetler (3)
Hagay 2:12
·
Tevrat
הֵ֣ן יִשָּׂא־אִ֨ישׁ בְּשַׂר־קֹ֜דֶשׁ בִּכְנַ֣ף בִּגְד֗וֹ וְנָגַ֣ע בִּ֠כְנָפוֹ אֶל־הַלֶּ֨חֶם וְאֶל־הַנָּזִ֜יד וְאֶל־הַיַּ֧יִן וְאֶל־שֶׁ֛מֶן וְאֶל־כָּל־מַאֲכָ֖ל הֲיִקְדָּ֑שׁ וַיַּעֲנ֧וּ הַכֹּהֲנִ֛ים וַיֹּאמְר֖וּ לֹֽא
İşte bir adam giysisinin eteğinde kutsal et taşırsa ve eteğiyle ekmeğe ve yemeğe ve şaraba ve yağa ve bütün yiyeceklere dokunursa, kutsal olur mu? Ve kâhinler cevap verdiler ve dediler: 'Hayır.'
1. Samuel 15:27
·
Tevrat
וַיִּסֹּ֥ב שְׁמוּאֵ֖ל לָלֶ֑כֶת וַיַּחֲזֵ֥ק בִּכְנַף־מְעִיל֖וֹ וַיִּקָּרַֽע
Samuel gitmek için döndü, o da cüppesinin eteğinden tuttu ve yırtıldı.
Zekeriya 8:23
·
Tevrat
כֹּ֥ה אָמַר֮ יְהוָ֣ה צְבָאוֹת֒ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔מָּה אֲשֶׁ֤ר יַחֲזִ֨יקוּ֙ עֲשָׂרָ֣ה אֲנָשִׁ֔ים מִכֹּ֖ל לְשֹׁנ֣וֹת הַגּוֹיִ֑ם וְֽהֶחֱזִ֡יקוּ בִּכְנַף֩ אִ֨ישׁ יְהוּדִ֜י לֵאמֹ֗ר נֵֽלְכָה֙ עִמָּכֶ֔ם כִּ֥י שָׁמַ֖עְנוּ אֱלֹהִ֥ים עִמָּכֶֽם
Ordular Yahve şöyle dedi: 'O günlerde ulusların bütün dillerinden on adam tutacaklar, ve Yahudi adamın eteğinden tutarak diyecekler: Sizinle gidelim, çünkü işittik ki Tanrı sizinledir.'
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 5:3
·
Tevrat
וְלָקַחְתָּ֥ מִשָּׁ֖ם מְעַ֣ט בְּמִסְפָּ֑ר וְצַרְתָּ֥ אוֹתָ֖ם בִּכְנָפֶֽיךָ
Ve oradan sayıda az alacaksın ve onları eteklerine bağlayacaksın.
Yeremya 2:34
·
Tevrat
גַּ֤ם בִּכְנָפַ֨יִךְ֙ נִמְצְא֔וּ דַּ֛ם נַפְשׁ֥וֹת אֶבְיוֹנִ֖ים נְקִיִּ֑ים לֹֽא־בַמַּחְתֶּ֥רֶת מְצָאתִ֖ים כִּ֥י עַל־כָּל־אֵֽלֶּה
Ayrıca eteklerinde suçsuz yoksulların canlarının kanı bulundu; onları hırsızlıkta bulmadın, fakat bütün bunlar üzerine...
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 4:19
·
Tevrat
צָרַ֥ר ר֛וּחַ אוֹתָ֖הּ בִּכְנָפֶ֑יהָ וְיֵבֹ֖שׁוּ מִזִּבְחוֹתָֽם
Rüzgar onu kanatlarında sardı ve kurbanlarından utanacaklar.
Malaki 3:20
·
Tevrat
וְזָרְחָ֨ה לָכֶ֜ם יִרְאֵ֤י שְׁמִי֙ שֶׁ֣מֶשׁ צְדָקָ֔ה וּמַרְפֵּ֖א בִּכְנָפֶ֑יהָ וִֽיצָאתֶ֥ם וּפִשְׁתֶּ֖ם כְּעֶגְלֵ֥י מַרְבֵּֽק
Ve benim adımdan korkan sizler için kanatlarında şifa olan doğruluk güneşi doğacak; ve çıkacaksınız ve ahır buzağıları gibi sıçrayacaksınız.
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 3:11
·
Tevrat
וְכַנְפֵי֙ הַכְּרוּבִ֔ים אָרְכָּ֖ם אַמּ֣וֹת עֶשְׂרִ֑ים כְּנַ֨ף הָאֶחָ֜ד לְאַמּ֣וֹת חָמֵ֗שׁ מַגַּ֨עַת֙ לְקִ֣יר הַבַּ֔יִת וְהַכָּנָ֤ף הָאַחֶ֨רֶת֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ מַגִּ֕יעַ לִכְנַ֖ף הַכְּר֥וּב הָאַחֵֽר
Keruvların kanatlarının uzunluğu ise yirmi kubitti (~9 metre); birinin beş kubit (~225 cm) olan kanadı evin duvarına dokunuyordu ve beş kubit (~225 cm) olan diğer kanadı diğer keruvun kanadına dokunuyordu.
2. Tarihler 3:12
·
Tevrat
וּכְנַ֨ף הַכְּר֤וּב הָאֶחָד֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ מַגִּ֖יעַ לְקִ֣יר הַבָּ֑יִת וְהַכָּנָ֤ף הָאַחֶ֨רֶת֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ דְּבֵקָ֕ה לִכְנַ֖ף הַכְּר֥וּב הָאַחֵֽר
Ve diğer keruvun beş kubit (~225 cm) olan kanadı evin duvarına dokunuyordu ve beş kubit (~225 cm) olan diğer kanadı diğer keruvun kanadına bitişikti.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 6:27
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֨ן אֶת־הַכְּרוּבִ֜ים בְּת֣וֹךְ הַבַּ֣יִת הַפְּנִימִ֗י וַֽיִּפְרְשׂוּ֮ אֶת־כַּנְפֵ֣י הַכְּרֻבִים֒ וַתִּגַּ֤ע כְּנַף־הָֽאֶחָד֙ בַּקִּ֔יר וּכְנַף֙ הַכְּר֣וּב הַשֵּׁנִ֔י נֹגַ֖עַת בַּקִּ֣יר הַשֵּׁנִ֑י וְכַנְפֵיהֶם֙ אֶל־תּ֣וֹךְ הַבַּ֔יִת נֹגְעֹ֖ת כָּנָ֥ף אֶל־כָּנָֽף
Keruvları iç evin ortasına koydu; keruvlar kanatlarını gerdiler, birinin kanadı duvara dokunuyordu ve ikinci keruvun kanadı ikinci duvara dokunuyordu; ve evin ortasında kanatları kanat kanada dokunuyordu.
2. Tarihler 3:12
·
Tevrat
וּכְנַ֨ף הַכְּר֤וּב הָאֶחָד֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ מַגִּ֖יעַ לְקִ֣יר הַבָּ֑יִת וְהַכָּנָ֤ף הָאַחֶ֨רֶת֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ דְּבֵקָ֕ה לִכְנַ֖ף הַכְּר֥וּב הָאַחֵֽר
Ve diğer keruvun beş kubit (~225 cm) olan kanadı evin duvarına dokunuyordu ve beş kubit (~225 cm) olan diğer kanadı diğer keruvun kanadına bitişikti.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 1:24
·
Tevrat
וָאֶשְׁמַ֣ע אֶת־ק֣וֹל כַּנְפֵיהֶ֡ם כְּקוֹל֩ מַ֨יִם רַבִּ֤ים כְּקוֹל־שַׁדַּי֙ בְּלֶכְתָּ֔ם ק֥וֹל הֲמֻלָּ֖ה כְּק֣וֹל מַחֲנֶ֑ה בְּעָמְדָ֖ם תְּרַפֶּ֥ינָה כַנְפֵיהֶֽן
Ve gittiklerinde kanatlarının sesini işittim, engin suların sesi gibi, Şaddai'nin sesi gibi, bir ordugahın sesi gibi bir gürültü sesiydi; durduklarında kanatlarını indirirlerdi.
Hezekiel 1:25
·
Tevrat
וַיְהִי־ק֕וֹל מֵעַ֕ל לָרָקִ֖יעַ אֲשֶׁ֣ר עַל־רֹאשָׁ֑ם בְּעָמְדָ֖ם תְּרַפֶּ֥ינָה כַנְפֵיהֶֽן
Ve başları üzerindeki kubbenin üzerinden bir ses geldi; durduklarında kanatlarını indirirlerdi.
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 3:11
·
Tevrat
וְכַנְפֵי֙ הַכְּרוּבִ֔ים אָרְכָּ֖ם אַמּ֣וֹת עֶשְׂרִ֑ים כְּנַ֨ף הָאֶחָ֜ד לְאַמּ֣וֹת חָמֵ֗שׁ מַגַּ֨עַת֙ לְקִ֣יר הַבַּ֔יִת וְהַכָּנָ֤ף הָאַחֶ֨רֶת֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ מַגִּ֕יעַ לִכְנַ֖ף הַכְּר֥וּב הָאַחֵֽר
Keruvların kanatlarının uzunluğu ise yirmi kubitti (~9 metre); birinin beş kubit (~225 cm) olan kanadı evin duvarına dokunuyordu ve beş kubit (~225 cm) olan diğer kanadı diğer keruvun kanadına dokunuyordu.
2. Tarihler 3:12
·
Tevrat
וּכְנַ֨ף הַכְּר֤וּב הָאֶחָד֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ מַגִּ֖יעַ לְקִ֣יר הַבָּ֑יִת וְהַכָּנָ֤ף הָאַחֶ֨רֶת֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ דְּבֵקָ֕ה לִכְנַ֖ף הַכְּר֥וּב הָאַחֵֽר
Ve diğer keruvun beş kubit (~225 cm) olan kanadı evin duvarına dokunuyordu ve beş kubit (~225 cm) olan diğer kanadı diğer keruvun kanadına bitişikti.
Örnek Ayetler (1)
Zekeriya 5:9
·
Tevrat
וָאֶשָּׂ֨א עֵינַ֜י וָאֵ֗רֶא וְהִנֵּה֩ שְׁתַּ֨יִם נָשִׁ֤ים יֽוֹצְאוֹת֙ וְר֣וּחַ בְּכַנְפֵיהֶ֔ם וְלָהֵ֥נָּה כְנָפַ֖יִם כְּכַנְפֵ֣י הַחֲסִידָ֑ה וַתִּשֶּׂ֨אנָה֙ אֶת־הָ֣אֵיפָ֔ה בֵּ֥ין הָאָ֖רֶץ וּבֵ֥ין הַשָּׁמָֽיִם
Gözlerimi kaldırdım ve gördüm, ve işte iki kadın çıkıyorlar ve onların kanatlarında rüzgar vardı, ve onların leyleğin kanatları gibi kanatları vardı; ve efayı (~22 litre) yerin ve göklerin arasına kaldırdılar.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 3:11
·
Tevrat
וְכַנְפֵי֙ הַכְּרוּבִ֔ים אָרְכָּ֖ם אַמּ֣וֹת עֶשְׂרִ֑ים כְּנַ֨ף הָאֶחָ֜ד לְאַמּ֣וֹת חָמֵ֗שׁ מַגַּ֨עַת֙ לְקִ֣יר הַבַּ֔יִת וְהַכָּנָ֤ף הָאַחֶ֨רֶת֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ מַגִּ֕יעַ לִכְנַ֖ף הַכְּר֥וּב הָאַחֵֽר
Keruvların kanatlarının uzunluğu ise yirmi kubitti (~9 metre); birinin beş kubit (~225 cm) olan kanadı evin duvarına dokunuyordu ve beş kubit (~225 cm) olan diğer kanadı diğer keruvun kanadına dokunuyordu.
Örnek Ayetler (1)
Hagay 2:12
·
Tevrat
הֵ֣ן יִשָּׂא־אִ֨ישׁ בְּשַׂר־קֹ֜דֶשׁ בִּכְנַ֣ף בִּגְד֗וֹ וְנָגַ֣ע בִּ֠כְנָפוֹ אֶל־הַלֶּ֨חֶם וְאֶל־הַנָּזִ֜יד וְאֶל־הַיַּ֧יִן וְאֶל־שֶׁ֛מֶן וְאֶל־כָּל־מַאֲכָ֖ל הֲיִקְדָּ֑שׁ וַיַּעֲנ֧וּ הַכֹּהֲנִ֛ים וַיֹּאמְר֖וּ לֹֽא
İşte bir adam giysisinin eteğinde kutsal et taşırsa ve eteğiyle ekmeğe ve yemeğe ve şaraba ve yağa ve bütün yiyeceklere dokunursa, kutsal olur mu? Ve kâhinler cevap verdiler ve dediler: 'Hayır.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 24:16
·
Tevrat
מִכְּנַ֨ף הָאָ֜רֶץ זְמִרֹ֤ת שָׁמַ֨עְנוּ֙ צְבִ֣י לַצַּדִּ֔יק וָאֹמַ֛ר רָזִי־לִ֥י רָֽזִי־לִ֖י א֣וֹי לִ֑י בֹּגְדִ֣ים בָּגָ֔דוּ וּבֶ֥גֶד בּוֹגְדִ֖ים בָּגָֽדוּ
Yerin ucundan şarkılar duyduk: 'Doğru kişiye yücelik.' Ve dedim: 'Zayıflığım bana, zayıflığım bana, vay bana! Hainler hainlik ettiler ve hainlerin hainliğiyle hainlik ettiler.'