809
Kullanım
5
Lemma
16
Türev
32
Anlam
5 lemma, 16 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
כֵֽן Lemma | ken | böyle, böyle, doğru, evet | Zarf | 535 | ||
Örnek Ayetler (5 / 535) Hakimler 1:7 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹֽנִי־בֶ֗זֶק שִׁבְעִ֣ים מְלָכִ֡ים בְּֽהֹנוֹת֩ יְדֵיהֶ֨ם וְרַגְלֵיהֶ֜ם מְקֻצָּצִ֗ים הָי֤וּ מְלַקְּטִים֙ תַּ֣חַת שֻׁלְחָנִ֔י כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי כֵּ֥ן שִׁלַּם־לִ֖י אֱלֹהִ֑ים וַיְבִיאֻ֥הוּ יְרוּשָׁלִַ֖ם וַיָּ֥מָת שָֽׁם Adoni-Bezek dedi: 'Ellerinin ve ayaklarının başparmakları kesilmiş yetmiş kral masamın altında topluyorlardı; nasıl yaptıysam, Tanrı bana öyle ödedi.' Onu Yeruşalim'e getirdiler ve orada öldü. Hakimler 2:17 · Tevrat וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar. Hakimler 5:15 · Tevrat וְשָׂרַ֤י בְּיִשָּׂשכָר֙ עִם־דְּבֹרָ֔ה וְיִשָּׂשכָר֙ כֵּ֣ן בָּרָ֔ק בָּעֵ֖מֶק שֻׁלַּ֣ח בְּרַגְלָ֑יו בִּפְלַגּ֣וֹת רְאוּבֵ֔ן גְּדֹלִ֖ים חִקְקֵי־לֵֽב İssakar'ın yöneticileri Debora ileydi; ve İssakar böylece Barak, vadide ayaklarıyla gönderildi. Ruben'in bölüklerinde kalp kararları büyüktü. Hakimler 5:31 · Tevrat כֵּ֠ן יֹאבְד֤וּ כָל־אוֹיְבֶ֨יךָ֙ יְהוָ֔ה וְאֹ֣הֲבָ֔יו כְּצֵ֥את הַשֶּׁ֖מֶשׁ בִּגְבֻרָת֑וֹ וַתִּשְׁקֹ֥ט הָאָ֖רֶץ אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָֽה Bütün düşmanların böylece yok olsun Yahve; ve onu sevenler güneşin gücüyle çıkışı gibi olsun. Ve yer kırk yıl sakinleşti. Hakimler 6:20 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו מַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֗ים קַ֣ח אֶת־הַבָּשָׂ֤ר וְאֶת־הַמַּצּוֹת֙ וְהַנַּח֙ אֶל־הַסֶּ֣לַע הַלָּ֔ז וְאֶת־הַמָּרַ֖ק שְׁפ֑וֹךְ וַיַּ֖עַשׂ כֵּֽן Tanrı'nın elçisi ona dedi: 'Eti ve mayasız ekmekleri al, bu kayanın üzerine koy ve suyu dök.' O da böyle yaptı. | ||||||
לָכֵן | lakhen | bu yüzden, bu yüzden, böylece, dolayısıyla | Zarf | 196 | ||
וְכֵן | ve-khen | ve böyle, böyle, şöyle, doğru, bunun gibi | İlgeç/Harf | 34 | ||
וְלָכֵן | ve-lahen | ve böyle, böyle, bu yüzden, dolayısıyla | Zarf | 5 | ||
וּבְכֵן | u-vekhen | ve böylece, böyle, şöyle, doğru | Zarf | 2 | ||
כֵּנִים Lemma | kenim | doğrular, sağlam, dürüst, doğru | Sıfat | 3 | ||
כֵנִים | kenim | sağlamlar, sağlam, dürüst, doğru | Sıfat | 2 | ||
כֵן Lemma | ken | böyle, böyle, şöyle, doğru, evet | İsim | 2 | ||
כַּנּֽוֹ | kanno | kaidesi, kaide, dayanak, yer | Zamir | 11 | ||
כֵּן | ken | böyle, böyle, şöyle, doğru | İlgeç/Harf | 1 | ||
כַּנֶּךָ | kannekha | kökün, bitki kökü, kök, filiz, dayanak | Zamir | 1 | ||
וְכַנּוֹ | ve-hanno | ve onun kaidesi, kaide, ayaklık, temel | Zamir | 1 | ||
כַּנִּי | kanni | benim köküm, kök, temel, fidan | Zamir | 1 | ||
הַכִּנָּם Lemma | ha-kkinam | tatarcıklar, tatarcık, bit, sivrisinek | İsim | 2 | ||
כִּנִּים | kinnim | tatarcıklar, tatarcık, sivrisinek, bit | İsim | 1 | ||
כִנִּים | kinnim | tatarcıklar, tatarcık, sivrisinek, bit | İsim | 1 | ||
הַכִּנִּים | ha-kkinim | tatarcıklar, tatarcık, bit, sivrisinek | İsim | 1 | ||
כֵן | ken | böyle, böyle, şöyle, doğru, sağlam | Zarf | 1 | ||
לְכִנִּם | lekhinnim | tatarcıklara, tatarcık, bit, sivrisinek | İsim | 1 | ||
כֵּן Lemma | ken | böyle, böyle, doğru, sağlam | Sıfat | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 535)
Hakimler 1:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹֽנִי־בֶ֗זֶק שִׁבְעִ֣ים מְלָכִ֡ים בְּֽהֹנוֹת֩ יְדֵיהֶ֨ם וְרַגְלֵיהֶ֜ם מְקֻצָּצִ֗ים הָי֤וּ מְלַקְּטִים֙ תַּ֣חַת שֻׁלְחָנִ֔י כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי כֵּ֥ן שִׁלַּם־לִ֖י אֱלֹהִ֑ים וַיְבִיאֻ֥הוּ יְרוּשָׁלִַ֖ם וַיָּ֥מָת שָֽׁם
Adoni-Bezek dedi: 'Ellerinin ve ayaklarının başparmakları kesilmiş yetmiş kral masamın altında topluyorlardı; nasıl yaptıysam, Tanrı bana öyle ödedi.' Onu Yeruşalim'e getirdiler ve orada öldü.
Hakimler 2:17
·
Tevrat
וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן
Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar.
Hakimler 5:15
·
Tevrat
וְשָׂרַ֤י בְּיִשָּׂשכָר֙ עִם־דְּבֹרָ֔ה וְיִשָּׂשכָר֙ כֵּ֣ן בָּרָ֔ק בָּעֵ֖מֶק שֻׁלַּ֣ח בְּרַגְלָ֑יו בִּפְלַגּ֣וֹת רְאוּבֵ֔ן גְּדֹלִ֖ים חִקְקֵי־לֵֽב
İssakar'ın yöneticileri Debora ileydi; ve İssakar böylece Barak, vadide ayaklarıyla gönderildi. Ruben'in bölüklerinde kalp kararları büyüktü.
Hakimler 5:31
·
Tevrat
כֵּ֠ן יֹאבְד֤וּ כָל־אוֹיְבֶ֨יךָ֙ יְהוָ֔ה וְאֹ֣הֲבָ֔יו כְּצֵ֥את הַשֶּׁ֖מֶשׁ בִּגְבֻרָת֑וֹ וַתִּשְׁקֹ֥ט הָאָ֖רֶץ אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָֽה
Bütün düşmanların böylece yok olsun Yahve; ve onu sevenler güneşin gücüyle çıkışı gibi olsun. Ve yer kırk yıl sakinleşti.
Hakimler 6:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו מַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֗ים קַ֣ח אֶת־הַבָּשָׂ֤ר וְאֶת־הַמַּצּוֹת֙ וְהַנַּח֙ אֶל־הַסֶּ֣לַע הַלָּ֔ז וְאֶת־הַמָּרַ֖ק שְׁפ֑וֹךְ וַיַּ֖עַשׂ כֵּֽן
Tanrı'nın elçisi ona dedi: 'Eti ve mayasız ekmekleri al, bu kayanın üzerine koy ve suyu dök.' O da böyle yaptı.
Örnek Ayetler (5 / 196)
Hakimler 8:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר גִּדְע֔וֹן לָכֵ֗ן בְּתֵ֧ת יְהוָ֛ה אֶת־זֶ֥בַח וְאֶת־צַלְמֻנָּ֖ע בְּיָדִ֑י וְדַשְׁתִּי֙ אֶת־בְּשַׂרְכֶ֔ם אֶת־קוֹצֵ֥י הַמִּדְבָּ֖ר וְאֶת־הַֽבַּרְקֳנִֽים
Gideon dedi: "Bu yüzden Yahve Zevah'ı ve Tsalmunna'yı elime verdiğinde, etinizi çölün dikenleriyle ve çalılarıyla döveceğim."
Hakimler 10:13
·
Tevrat
וְאַתֶּם֙ עֲזַבְתֶּ֣ם אוֹתִ֔י וַתַּעַבְד֖וּ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֑ים לָכֵ֥ן לֹֽא־אוֹסִ֖יף לְהוֹשִׁ֥יעַ אֶתְכֶֽם
Siz ise beni bıraktınız ve başka ilahlara kulluk ettiniz; bu yüzden sizi bir daha kurtarmayacağım.
Hakimler 11:8
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ זִקְנֵ֨י גִלְעָ֜ד אֶל־יִפְתָּ֗ח לָכֵן֙ עַתָּה֙ שַׁ֣בְנוּ אֵלֶ֔יךָ וְהָלַכְתָּ֣ עִמָּ֔נוּ וְנִלְחַמְתָּ֖ בִּבְנֵ֣י עַמּ֑וֹן וְהָיִ֤יתָ לָּ֨נוּ֙ לְרֹ֔אשׁ לְכֹ֖ל יֹשְׁבֵ֥י גִלְעָֽד
Gilad ihtiyarları Yiftah'a dediler: 'Bu yüzden şimdi sana döndük; bizimle gideceksin ve Ammon oğullarıyla savaşacaksın ve bize, Gilad'da oturanların hepsine baş olacaksın.'
Amos 3:11
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה צַ֖ר וּסְבִ֣יב הָאָ֑רֶץ וְהוֹרִ֤ד מִמֵּךְ֙ עֻזֵּ֔ךְ וְנָבֹ֖זּוּ אַרְמְנוֹתָֽיִךְ
Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: 'Düşman yerin etrafındadır ve senden gücünü indirecek ve sarayların yağmalanacak.'
Amos 4:12
·
Tevrat
לָכֵ֕ן כֹּ֥ה אֶעֱשֶׂה־לְּךָ֖ יִשְׂרָאֵ֑ל עֵ֚קֶב כִּֽי־זֹ֣את אֶֽעֱשֶׂה־לָּ֔ךְ הִכּ֥וֹן לִקְרַאת־אֱלֹהֶ֖יךָ יִשְׂרָאֵֽל
Bu yüzden sana böyle yapacağım ey İsrail; madem sana bunu yapacağım, Tanrını karşılamaya hazırlan ey İsrail.
Örnek Ayetler (4 / 34)
Hakimler 7:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם מִמֶּ֥נִּי תִרְא֖וּ וְכֵ֣ן תַּעֲשׂ֑וּ וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֥י בָא֙ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהָיָ֥ה כַאֲשֶׁר־אֶעֱשֶׂ֖ה כֵּ֥ן תַּעֲשֽׂוּן
Onlara dedi: 'Bana bakın ve öyle yapın; ve işte, ben ordugahın ucuna geliyorum ve ben nasıl yaparsam öyle yapacaksınız.'
Hagay 2:14
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן חַגַּ֜י וַיֹּ֗אמֶר כֵּ֣ן הָֽעָם־הַ֠זֶּה וְכֵן־הַגּ֨וֹי הַזֶּ֤ה לְפָנַי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְכֵ֖ן כָּל־מַעֲשֵׂ֣ה יְדֵיהֶ֑ם וַאֲשֶׁ֥ר יַקְרִ֛יבוּ שָׁ֖ם טָמֵ֥א הֽוּא
Ve Hagay cevap verdi ve dedi: 'Bu halk böyledir ve bu ulus yüzümde böyledir, Yahve'nin bildirisidir; ve ellerinin bütün işi böyledir; ve orada yaklaştırdıkları kirlidir.'
Hezekiel 40:16
·
Tevrat
וְחַלֹּנ֣וֹת אֲטֻמ֣וֹת אֶֽל־הַתָּאִ֡ים וְאֶל֩ אֵלֵיהֵ֨מָה לִפְנִ֤ימָה לַשַּׁ֨עַר֙ סָבִ֣יב סָבִ֔יב וְכֵ֖ן לָאֵֽלַמּ֑וֹת וְחַלּוֹנ֞וֹת סָבִ֤יב סָבִיב֙ לִפְנִ֔ימָה וְאֶל־אַ֖יִל תִּמֹרִֽים
Ve odalara ve onların sövelerine kapıya içe doğru çepeçevre kapalı pencereler vardı ve eyvanlara da böyleydi; ve içe doğru çepeçevre pencereler vardı ve söveye palmiyeler vardı.
Hezekiel 41:7
·
Tevrat
וְֽרָחֲבָ֡ה וְֽנָסְבָה֩ לְמַ֨עְלָה לְמַ֜עְלָה לַצְּלָע֗וֹת כִּ֣י מֽוּסַב־הַ֠בַּיִת לְמַ֨עְלָה לְמַ֜עְלָה סָבִ֤יב סָבִיב֙ לַבַּ֔יִת עַל־כֵּ֥ן רֹֽחַב־לַבַּ֖יִת לְמָ֑עְלָה וְכֵ֧ן הַתַּחְתּוֹנָ֛ה יַעֲלֶ֥ה עַל־הָעֶלְיוֹנָ֖ה לַתִּיכוֹנָֽה
Ve yan odalara yukarıya yukarıya genişledi ve döndü, çünkü evin dönüşü eve çepeçevre yukarıya yukarıyaydı; bu yüzden evin genişliği yukarıyaydı; ve böylece en alt, orta aracılığıyla en üste çıkıyordu.
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 3:14
·
Tevrat
וְלָכֵ֥ן נִשְׁבַּ֖עְתִּי לְבֵ֣ית עֵלִ֑י אִֽם־יִתְכַּפֵּ֞ר עֲוֺ֧ן בֵּית־עֵלִ֛י בְּזֶ֥בַח וּבְמִנְחָ֖ה עַד־עוֹלָֽם
Ve bu yüzden Eli'nin evine yemin ettim: Eli'nin evinin suçu kurbanla ve sunuyla sonsuza dek kefaret edilmeyecek.
2. Krallar 1:4
·
Tevrat
וְלָכֵן֙ כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הַמִּטָּ֞ה אֲשֶׁר־עָלִ֥יתָ שָּׁ֛ם לֹֽא־תֵרֵ֥ד מִמֶּ֖נָּה כִּ֣י מ֣וֹת תָּמ֑וּת וַיֵּ֖לֶךְ אֵלִיָּֽה
Bu nedenle Yahve şöyle dedi: 'Üzerine çıktığın yataktan inmeyeceksin, çünkü kesinlikle öleceksin.' Bunun üzerine İlyas gitti.
Yeşaya 8:7
·
Tevrat
וְלָכֵ֡ן הִנֵּ֣ה אֲדֹנָי֩ מַעֲלֶ֨ה עֲלֵיהֶ֜ם אֶת־מֵ֣י הַנָּהָ֗ר הָעֲצוּמִים֙ וְהָ֣רַבִּ֔ים אֶת־מֶ֥לֶךְ אַשּׁ֖וּר וְאֶת־כָּל־כְּבוֹד֑וֹ וְעָלָה֙ עַל־כָּל־אֲפִיקָ֔יו וְהָלַ֖ךְ עַל־כָּל־גְּדוֹתָֽיו
Ve bu yüzden işte Efendi onların üzerine Irmağın güçlü ve çok sularını, Asur kralını ve bütün yüceliğini çıkarıyor; ve bütün yataklarının üzerine çıkacak ve bütün kıyılarının üzerine gidecek.
Yeşaya 30:18
·
Tevrat
וְלָכֵ֞ן יְחַכֶּ֤ה יְהוָה֙ לַֽחֲנַנְכֶ֔ם וְלָכֵ֥ן יָר֖וּם לְרַֽחֶמְכֶ֑ם כִּֽי־אֱלֹהֵ֤י מִשְׁפָּט֙ יְהוָ֔ה אַשְׁרֵ֖י כָּל־ח֥וֹכֵי לֽוֹ
Ve bu nedenle Yahve size lütfetmek için bekleyecek ve bu nedenle size merhamet etmek için yükselecek; çünkü Yahve adalet Tanrısıdır, onu bekleyenlerin tümüne ne mutlu.
Örnek Ayetler (2)
Ester 4:16
·
Tevrat
לֵךְ֩ כְּנ֨וֹס אֶת־כָּל־הַיְּהוּדִ֜ים הַֽנִּמְצְאִ֣ים בְּשׁוּשָׁ֗ן וְצ֣וּמוּ עָ֠לַי וְאַל־תֹּאכְל֨וּ וְאַל־תִּשְׁתּ֜וּ שְׁלֹ֤שֶׁת יָמִים֙ לַ֣יְלָה וָי֔וֹם גַּם־אֲנִ֥י וְנַעֲרֹתַ֖י אָצ֣וּם כֵּ֑ן וּבְכֵ֞ן אָב֤וֹא אֶל־הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־כַדָּ֔ת וְכַאֲשֶׁ֥ר אָבַ֖דְתִּי אָבָֽדְתִּי
'Git, Şuşan'da bulunan bütün Yahudileri topla ve benim için oruç tutun; üç gün, gece ve gündüz yemeyin ve içmeyin. Ben de hizmetçilerimle birlikte böyle oruç tutacağım; ve sonra yasaya uygun olmadığı halde kralın yanına gideceğim; ve eğer yok olursam, yok olurum.'
Vaiz 8:10
·
Tevrat
וּבְכֵ֡ן רָאִיתִי֩ רְשָׁעִ֨ים קְבֻרִ֜ים וָבָ֗אוּ וּמִמְּק֤וֹם קָדוֹשׁ֙ יְהַלֵּ֔כוּ וְיִֽשְׁתַּכְּח֥וּ בָעִ֖יר אֲשֶׁ֣ר כֵּן־עָשׂ֑וּ גַּם־זֶ֖ה הָֽבֶל
Ve böylece kötüleri gömülmüş gördüm ve geldiler, ve kutsal yerinden gittiler ve böyle yaptıkları şehirde unutuldular; bu da boşluktur.
Örnek Ayetler (3)
Yaratılış 42:11
·
Tevrat
כֻּלָּ֕נוּ בְּנֵ֥י אִישׁ־אֶחָ֖ד נָ֑חְנוּ כֵּנִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ לֹא־הָי֥וּ עֲבָדֶ֖יךָ מְרַגְּלִֽים
Hepimiz bir adamın oğullarıyız; biz dürüstüz, kulların casus değildir.
Yaratılış 42:19
·
Tevrat
אִם־כֵּנִ֣ים אַתֶּ֔ם אֲחִיכֶ֣ם אֶחָ֔ד יֵאָסֵ֖ר בְּבֵ֣ית מִשְׁמַרְכֶ֑ם וְאַתֶּם֙ לְכ֣וּ הָבִ֔יאוּ שֶׁ֖בֶר רַעֲב֥וֹן בָּתֵּיכֶֽם
Eğer dürüstseniz, kardeşlerinizden biri muhafaza evinizde bağlansın; ve siz gidin, evlerinizin kıtlığı için tahıl götürün.
Yaratılış 42:31
·
Tevrat
וַנֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו כֵּנִ֣ים אֲנָ֑חְנוּ לֹ֥א הָיִ֖ינוּ מְרַגְּלִֽים
'Ona dedik: Biz dürüstüz; biz casus değiliz.'
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 42:33
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֵ֗ינוּ הָאִישׁ֙ אֲדֹנֵ֣י הָאָ֔רֶץ בְּזֹ֣את אֵדַ֔ע כִּ֥י כֵנִ֖ים אַתֶּ֑ם אֲחִיכֶ֤ם הָֽאֶחָד֙ הַנִּ֣יחוּ אִתִּ֔י וְאֶת־רַעֲב֥וֹן בָּתֵּיכֶ֖ם קְח֥וּ וָלֵֽכוּ
'Yerin efendisi olan adam bize dedi: Dürüst olduğunuzu bununla bileceğim: Kardeşlerinizden birini yanımda bırakın, evlerinizin kıtlığı için alın ve gidin.'
Yaratılış 42:34
·
Tevrat
וְ֠הָבִיאוּ אֶת־אֲחִיכֶ֣ם הַקָּטֹן֮ אֵלַי֒ וְאֵֽדְעָ֗ה כִּ֣י לֹ֤א מְרַגְּלִים֙ אַתֶּ֔ם כִּ֥י כֵנִ֖ים אַתֶּ֑ם אֶת־אֲחִיכֶם֙ אֶתֵּ֣ן לָכֶ֔ם וְאֶת־הָאָ֖רֶץ תִּסְחָֽרוּ
Ve küçük kardeşinizi bana getirin; böylece sizin casuslar olmadığınızı, dürüstler olduğunuzu bileyim. Kardeşinizi size vereceğim ve yerde ticaret yapacaksınız.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 33:23
·
Tevrat
נִטְּשׁ֖וּ חֲבָלָ֑יִךְ בַּל־יְחַזְּק֤וּ כֵן־תָּרְנָם֙ בַּל־פָּ֣רְשׂוּ נֵ֔ס אָ֣ז חֻלַּ֤ק עַֽד־שָׁלָל֙ מַרְבֶּ֔ה פִּסְחִ֖ים בָּ֥זְזוּ בַֽז
İplerin gevşedi; direklerinin tabanını sağlamlaştıramadılar, yelken açamadılar; o zaman bol ganimet payı bölüşüldü, topallar bile yağma yağmaladı.
1. Krallar 7:31
·
Tevrat
וּ֠פִיהוּ מִבֵּ֨ית לַכֹּתֶ֤רֶת וָמַ֨עְלָה֙ בָּֽאַמָּ֔ה וּפִ֨יהָ֙ עָגֹ֣ל מַעֲשֵׂה־כֵ֔ן אַמָּ֖ה וַחֲצִ֣י הָֽאַמָּ֑ה וְגַם־עַל־פִּ֨יהָ֙ מִקְלָע֔וֹת וּמִסְגְּרֹתֵיהֶ֥ם מְרֻבָּע֖וֹת לֹ֥א עֲגֻלּֽוֹת
Ve onun ağzı başlığın içinden ve yukarıya doğru bir kubit (~45 cm) idi; ve onun ağzı kaide işçiliği gibi yuvarlaktı, bir buçuk kubit (~68 cm) idi; ve ayrıca onun ağzının üzerinde oymalar vardı ve onların çerçeveleri kareydi, yuvarlak değildi.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Daniel 11:7
·
Tevrat
וְעָמַ֛ד מִנֵּ֥צֶר שָׁרָשֶׁ֖יהָ כַּנּ֑וֹ וְיָבֹ֣א אֶל־הַחַ֗יִל וְיָבֹא֙ בְּמָעוֹז֙ מֶ֣לֶךְ הַצָּפ֔וֹן וְעָשָׂ֥ה בָהֶ֖ם וְהֶחֱזִֽיק
Bunun üzerine onun köklerinin filizinden biri onun yerinde duracak; ve orduya gelecek, Kuzey kralının kalesine gelecek, onlara karşı yapacak ve güçlenecek.
Daniel 11:20
·
Tevrat
וְעָמַ֧ד עַל־כַּנּ֛וֹ מַעֲבִ֥יר נוֹגֵ֖שׂ הֶ֣דֶר מַלְכ֑וּת וּבְיָמִ֤ים אֲחָדִים֙ יִשָּׁבֵ֔ר וְלֹ֥א בְאַפַּ֖יִם וְלֹ֥א בְמִלְחָמָֽה
Onun yerinde de krallığın görkeminden bir baskıcı geçiren biri duracak; ve birkaç gün içinde kırılacak, ama öfkeyle değil ve savaşla değil.
Daniel 11:21
·
Tevrat
וְעָמַ֤ד עַל־כַּנּוֹ֙ נִבְזֶ֔ה וְלֹא־נָתְנ֥וּ עָלָ֖יו ה֣וֹד מַלְכ֑וּת וּבָ֣א בְשַׁלְוָ֔ה וְהֶחֱזִ֥יק מַלְכ֖וּת בַּחֲלַקְלַקּֽוֹת
Ardından onun yerinde hor görülen biri duracak, ve krallığın yüceliğini ona vermediler; ve huzurla gelecek ve krallığı entrikalarla ele geçirecek.
Daniel 11:38
·
Tevrat
וְלֶאֱלֹ֨הַּ֙ מָֽעֻזִּ֔ים עַל־כַּנּ֖וֹ יְכַבֵּ֑ד וְלֶאֱל֜וֹהַּ אֲשֶׁ֧ר לֹא־יְדָעֻ֣הוּ אֲבֹתָ֗יו יְכַבֵּ֛ד בְּזָהָ֥ב וּבְכֶ֛סֶף וּבְאֶ֥בֶן יְקָרָ֖ה וּבַחֲמֻדֽוֹת
Onun yerinde ise kalelerin ilahını yüceltecek; ve babalarının bilmediği bir ilahı altınla, gümüşle, değerli taşla ve değerli şeylerle yüceltecek.
Levililer 8:11
·
Tevrat
וַיַּ֥ז מִמֶּ֛נּוּ עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֑ים וַיִּמְשַׁ֨ח אֶת־הַמִּזְבֵּ֜חַ וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֗יו וְאֶת־הַכִּיֹּ֛ר וְאֶת־כַּנּ֖וֹ לְקַדְּשָֽׁם
Ondan sunağın üzerine yedi kez serpti; onları kutsal kılmak için sunağı ve bütün eşyalarını, kazanı ve onun ayaklığını meshetti.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 7:29
·
Tevrat
וְעַֽל־הַמִּסְגְּר֞וֹת אֲשֶׁ֣ר בֵּ֣ין הַשְׁלַבִּ֗ים אֲרָי֤וֹת בָּקָר֙ וּכְרוּבִ֔ים וְעַל־הַשְׁלַבִּ֖ים כֵּ֣ן מִמָּ֑עַל וּמִתַּ֨חַת֙ לַאֲרָי֣וֹת וְלַבָּקָ֔ר לֹי֖וֹת מַעֲשֵׂ֥ה מוֹרָֽד
Ve pervazların arasındaki çerçevelerin üzerinde aslanlar, sığırlar ve keruvlar vardı; ve pervazların üzerinde yukarıdan bir kaide vardı; ve aslanların ve sığırların altında sarkan çelenk işçiliği vardı.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 40:13
·
Tevrat
בְּע֣וֹד שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֗ים יִשָּׂ֤א פַרְעֹה֙ אֶת־רֹאשֶׁ֔ךָ וַהֲשִֽׁיבְךָ֖ עַל־כַּנֶּ֑ךָ וְנָתַתָּ֤ כוֹס־פַּרְעֹה֙ בְּיָד֔וֹ כַּמִּשְׁפָּט֙ הָֽרִאשׁ֔וֹן אֲשֶׁ֥ר הָיִ֖יתָ מַשְׁקֵֽהוּ
Üç gün içinde Firavun başını kaldıracak ve seni makamına döndürecek; ve onun içki sunanı olduğun ilk adete göre Firavun'un kâsesini onun eline vereceksin.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 30:18
·
Tevrat
וְעָשִׂ֜יתָ כִּיּ֥וֹר נְחֹ֛שֶׁת וְכַנּ֥וֹ נְחֹ֖שֶׁת לְרָחְצָ֑ה וְנָתַתָּ֣ אֹת֗וֹ בֵּֽין־אֹ֤הֶל מוֹעֵד֙ וּבֵ֣ין הַמִּזְבֵּ֔חַ וְנָתַתָּ֥ שָׁ֖מָּה מָֽיִם
Ve yıkamak için tunç bir kazan ve onun tunç ayaklığını yapacaksın; ve onu buluşma çadırı ile sunağın arasına koyacaksın ve oraya su koyacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 41:13
·
Tevrat
וַיְהִ֛י כַּאֲשֶׁ֥ר פָּֽתַר־לָ֖נוּ כֵּ֣ן הָיָ֑ה אֹתִ֛י הֵשִׁ֥יב עַל־כַּנִּ֖י וְאֹת֥וֹ תָלָֽה
Bize yorumladığı gibi oldu; beni makamıma geri döndürdü ve onu astı.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 8:13
·
Tevrat
וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵ֗ן וַיֵּט֩ אַהֲרֹ֨ן אֶת־יָד֤וֹ בְמַטֵּ֨הוּ֙ וַיַּךְ֙ אֶת־עֲפַ֣ר הָאָ֔רֶץ וַתְּהִי֙ הַכִּנָּ֔ם בָּאָדָ֖ם וּבַבְּהֵמָ֑ה כָּל־עֲפַ֥ר הָאָ֛רֶץ הָיָ֥ה כִנִּ֖ים בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Böyle yaptılar; Harun değneğiyle elini uzattı ve yerin tozuna vurdu; insanda ve hayvanda bitler oldu; bütün Mısır diyarında yerin bütün tozu bitler oldu.
Mısır'dan Çıkış 8:14
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂוּ־כֵ֨ן הַחַרְטֻמִּ֧ים בְּלָטֵיהֶ֛ם לְהוֹצִ֥יא אֶת־הַכִּנִּ֖ים וְלֹ֣א יָכֹ֑לוּ וַתְּהִי֙ הַכִּנָּ֔ם בָּאָדָ֖ם וּבַבְּהֵמָֽה
Büyücüler de bitleri çıkarmak için gizli sanatlarıyla böyle yaptılar ama yapamadılar; insanda ve hayvanda bitler oldu.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 105:31
·
Tevrat
אָ֭מַר וַיָּבֹ֣א עָרֹ֑ב כִּ֝נִּ֗ים בְּכָל־גְּבוּלָֽם
Dedi ve sinek sürüleri, onların tüm sınırında tatarcıklar geldi.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 8:13
·
Tevrat
וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵ֗ן וַיֵּט֩ אַהֲרֹ֨ן אֶת־יָד֤וֹ בְמַטֵּ֨הוּ֙ וַיַּךְ֙ אֶת־עֲפַ֣ר הָאָ֔רֶץ וַתְּהִי֙ הַכִּנָּ֔ם בָּאָדָ֖ם וּבַבְּהֵמָ֑ה כָּל־עֲפַ֥ר הָאָ֛רֶץ הָיָ֥ה כִנִּ֖ים בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Böyle yaptılar; Harun değneğiyle elini uzattı ve yerin tozuna vurdu; insanda ve hayvanda bitler oldu; bütün Mısır diyarında yerin bütün tozu bitler oldu.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 8:14
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂוּ־כֵ֨ן הַחַרְטֻמִּ֧ים בְּלָטֵיהֶ֛ם לְהוֹצִ֥יא אֶת־הַכִּנִּ֖ים וְלֹ֣א יָכֹ֑לוּ וַתְּהִי֙ הַכִּנָּ֔ם בָּאָדָ֖ם וּבַבְּהֵמָֽה
Büyücüler de bitleri çıkarmak için gizli sanatlarıyla böyle yaptılar ama yapamadılar; insanda ve hayvanda bitler oldu.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 51:6
·
Tevrat
שְׂאוּ֩ לַשָּׁמַ֨יִם עֵֽינֵיכֶ֜ם וְֽהַבִּ֧יטוּ אֶל־הָאָ֣רֶץ מִתַּ֗חַת כִּֽי־שָׁמַ֜יִם כֶּעָשָׁ֤ן נִמְלָ֨חוּ֙ וְהָאָ֨רֶץ֙ כַּבֶּ֣גֶד תִּבְלֶ֔ה וְיֹשְׁבֶ֖יהָ כְּמוֹ־כֵ֣ן יְמוּת֑וּן וִישֽׁוּעָתִי֙ לְעוֹלָ֣ם תִּֽהְיֶ֔ה וְצִדְקָתִ֖י לֹ֥א תֵחָֽת
Gözlerinizi göklere kaldırın ve aşağıda yere bakın; çünkü gökler duman gibi dağılacak ve yer giysi gibi eskiyecek, onun oturanları aynı şekilde ölecekler. Ama kurtuluşum sonsuza dek olacak ve doğruluğum kırılmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 8:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ אֱמֹר֙ אֶֽל־אַהֲרֹ֔ן נְטֵ֣ה אֶֽת־מַטְּךָ֔ וְהַ֖ךְ אֶת־עֲפַ֣ר הָאָ֑רֶץ וְהָיָ֥ה לְכִנִּ֖ם בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Yahve Musa'ya dedi: 'Harun'a söyle: Değneğini uzat ve yerin tozuna vur ki bütün Mısır diyarında bitler olsun.'
Örnek Ayetler (1)
Daniel 7:23
·
Tevrat
כֵּן֮ אֲמַר֒ חֵֽיוְתָא֙ רְבִיעָ֣יְתָ֔א מַלְכ֤וּ רְבִיעָאָה֙ תֶּהֱוֵ֣א בְאַרְעָ֔א דִּ֥י תִשְׁנֵ֖א מִן־כָּל־מַלְכְוָתָ֑א וְתֵאכֻל֙ כָּל־אַרְעָ֔א וּתְדוּשִׁנַּ֖הּ וְתַדְּקִנַּֽהּ
Böyle dedi: 'Dördüncü canlı yerde dördüncü krallık olacak ki bütün krallıklardan farklı olacak ve bütün yeri yiyecek ve onu çiğneyecek ve onu ezecek.'