5517
Kullanım
2
Lemma
58
Türev
46
Anlam
2 lemma, 58 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
כָּל Lemma | kol | bütün, bütün, tüm, her | İsim | 3079 | ||
וְכָל | ve-hol | ve bütün, bütün, tüm, her | İsim | 741 | ||
בְּכֹל | be-khol | bütününde, bütün, tüm, her | İsim | 450 | ||
לְכָל | le-khol | bütüne, bütün, tüm, her | İsim | 317 | ||
מִכָּל | mi-kkol | bütünden, bütün, tüm, her | İsim | 229 | ||
כְּכֹל | kekhol | gibi bütünü, bütün, tüm, her | İsim | 124 | ||
כֻּלָּם | kullam | bütünü, bütün, tümü, her | Zamir | 101 | ||
וּבְכָל | u-ve-khol | ve bütün, bütün, her, tümü | İsim | 100 | ||
וּֽלְכָל | u-lehol | ve bütününe, bütün, tüm, her | İsim | 69 | ||
הַכֹּל | ha-kkol | hepsi, bütün, tüm, her şey | İsim | 60 | ||
וּמִכֹּל | u-mikkol | ve bütünden, bütün, her | İsim | 21 | ||
כֻּלֹּה | kullo | onun bütünü, bütün, tüm, her | Zamir | 17 | ||
כֻּלְּכֶם | kullekhem | hepiniz, bütün, tüm, her | Zamir | 15 | ||
כֻּלָּנוּ | kullanu | bütünümüz, bütün, tam, hepsi | Zamir | 15 | ||
כֻּלָּהּ | kullah | onun bütünü, bütün, tüm, her | Zamir | 11 | ||
כֻּלּוֹ | kullo | onun bütünü, bütün, tüm, her | Zamir | 10 | ||
לְכֻלָּם | le-khullam | hepsine, bütün, tüm, her | Zamir | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9) Hezekiel 37:22 · Tevrat וְעָשִׂ֣יתִי אֹ֠תָם לְג֨וֹי אֶחָ֤ד בָּאָ֨רֶץ֙ בְּהָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וּמֶ֧לֶךְ אֶחָ֛ד יִֽהְיֶ֥ה לְכֻלָּ֖ם לְמֶ֑לֶךְ וְלֹ֤א יִֽהְיוּ־עוֹד֙ לִשְׁנֵ֣י גוֹיִ֔ם וְלֹ֨א יֵחָ֥צוּ ע֛וֹד לִשְׁתֵּ֥י מַמְלָכ֖וֹת עֽוֹד Ve onları yerde, İsrail dağlarında bir ulus yapacağım, ve hepsine kral olarak bir kral olacak; ve artık iki ulus olmayacaklar, ve artık iki krallığa bölünmeyecekler. Hezekiel 37:24 · Tevrat וְעַבְדִּ֤י דָוִד֙ מֶ֣לֶךְ עֲלֵיהֶ֔ם וְרוֹעֶ֥ה אֶחָ֖ד יִהְיֶ֣ה לְכֻלָּ֑ם וּבְמִשְׁפָּטַ֣י יֵלֵ֔כוּ וְחֻקֹּתַ֥י יִשְׁמְר֖וּ וְעָשׂ֥וּ אוֹתָֽם Ve kulum Davut onların üzerinde kral olacak, ve hepsine bir çoban olacak; ve hükümlerimde yürüyecekler, ve kurallarımı tutup onları yapacaklar. Hoşea 5:2 · Tevrat וְשַׁחֲטָ֥ה שֵׂטִ֖ים הֶעְמִ֑יקוּ וַאֲנִ֖י מוּסָ֥ר לְכֻלָּֽם Ve sapanlar kesmeyi derinleştirdiler ve ben onların hepsine terbiyeyim. 1. Samuel 6:4 · Tevrat וַיֹּאמְר֗וּ מָ֣ה הָאָשָׁם֮ אֲשֶׁ֣ר נָשִׁ֣יב לוֹ֒ וַיֹּאמְר֗וּ מִסְפַּר֙ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֔ים חֲמִשָּׁה֙ טְחֹרֵ֣י זָהָ֔ב וַחֲמִשָּׁ֖ה עַכְבְּרֵ֣י זָהָ֑ב כִּֽי־מַגֵּפָ֥ה אַחַ֛ת לְכֻלָּ֖ם וּלְסַרְנֵיכֶֽם Dediler: 'O'na geri ödeyeceğimiz suç sunusu nedir?' Dediler: 'Filistlilerin beylerinin sayısınca, beş altın ur ve beş altın fare; çünkü hepinizin ve beylerinizin üzerindeki bozgun aynıdır.' Yeşaya 40:26 · Tevrat שְׂאוּ־מָר֨וֹם עֵינֵיכֶ֤ם וּרְאוּ֙ מִי־בָרָ֣א אֵ֔לֶּה הַמּוֹצִ֥יא בְמִסְפָּ֖ר צְבָאָ֑ם לְכֻלָּם֙ בְּשֵׁ֣ם יִקְרָ֔א מֵרֹ֤ב אוֹנִים֙ וְאַמִּ֣יץ כֹּ֔חַ אִ֖ישׁ לֹ֥א נֶעְדָּֽר Gözlerinizi yükseğe kaldırın ve görün, bunları kim yarattı? Onların ordusunu sayıyla çıkaran odur, onların hepsini isimle çağırır; güçlerin çokluğundan ve kuvvetli güçten dolayı hiçbiri eksik değildir. | ||||||
וּכְכָל | u-khe-khol | ve bütünü gibi, bütün, tüm, her | İsim | 5 | ||
כֻּלָּךְ | kullakh | bütünün, bütün, tüm, her | Zamir | 5 | ||
כֻּלּֽוֹ | kullo | bütünü, bütün, tüm, tamam | Zamir | 3 | ||
Örnek Ayetler (4 / 3079)
Hakimler 1:25
·
Tevrat
וַיַּרְאֵם֙ אֶת־מְב֣וֹא הָעִ֔יר וַיַּכּ֥וּ אֶת־הָעִ֖יר לְפִי־חָ֑רֶב וְאֶת־הָאִ֥ישׁ וְאֶת־כָּל־מִשְׁפַּחְתּ֖וֹ שִׁלֵּֽחוּ
O da onlara şehrin girişini gösterdi; şehri kılıcın ağzıyla vurdular, ama adamı ve bütün ailesini salıverdiler.
Hakimler 2:4
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּדַבֵּ֞ר מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּשְׂא֥וּ הָעָ֛ם אֶת־קוֹלָ֖ם וַיִּבְכּֽוּ
Yahve'nin elçisi bu sözleri bütün İsrail oğullarına konuştuğunda, halk sesini kaldırdı ve ağladı.
Hakimler 2:7
·
Tevrat
וַיַּעַבְד֤וּ הָעָם֙ אֶת־יְהוָ֔ה כֹּ֖ל יְמֵ֣י יְהוֹשֻׁ֑עַ וְכֹ֣ל יְמֵ֣י הַזְּקֵנִ֗ים אֲשֶׁ֨ר הֶאֱרִ֤יכוּ יָמִים֙ אַחֲרֵ֣י יְהוֹשׁ֔וּעַ אֲשֶׁ֣ר רָא֗וּ אֵ֣ת כָּל־מַעֲשֵׂ֤ה יְהוָה֙ הַגָּד֔וֹל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
Halk Yeşu'nun bütün günleri boyunca ve Yeşu'dan sonra günleri uzayan, Yahve'nin İsrail için yaptığı bütün büyük işini gören ihtiyarların bütün günleri boyunca Yahve'ye kulluk etti.
Hakimler 2:10
·
Tevrat
וְגַם֙ כָּל־הַדּ֣וֹר הַה֔וּא נֶאֶסְפ֖וּ אֶל־אֲבוֹתָ֑יו וַיָּקָם֩ דּ֨וֹר אַחֵ֜ר אַחֲרֵיהֶ֗ם אֲשֶׁ֤ר לֹא־יָֽדְעוּ֙ אֶת־יְהוָ֔ה וְגַם֙ אֶת־הַֽמַּעֲשֶׂ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
O neslin hepsi de babalarına toplandı; onlardan sonra Yahve'yi ve İsrail için yaptığı işi bilmeyen başka bir nesil kalktı.
Örnek Ayetler (5 / 741)
Hakimler 2:7
·
Tevrat
וַיַּעַבְד֤וּ הָעָם֙ אֶת־יְהוָ֔ה כֹּ֖ל יְמֵ֣י יְהוֹשֻׁ֑עַ וְכֹ֣ל יְמֵ֣י הַזְּקֵנִ֗ים אֲשֶׁ֨ר הֶאֱרִ֤יכוּ יָמִים֙ אַחֲרֵ֣י יְהוֹשׁ֔וּעַ אֲשֶׁ֣ר רָא֗וּ אֵ֣ת כָּל־מַעֲשֵׂ֤ה יְהוָה֙ הַגָּד֔וֹל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
Halk Yeşu'nun bütün günleri boyunca ve Yeşu'dan sonra günleri uzayan, Yahve'nin İsrail için yaptığı bütün büyük işini gören ihtiyarların bütün günleri boyunca Yahve'ye kulluk etti.
Hakimler 3:3
·
Tevrat
חֲמֵ֣שֶׁת סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וְכָל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַצִּ֣ידֹנִ֔י וְהַ֣חִוִּ֔י יֹשֵׁ֖ב הַ֣ר הַלְּבָנ֑וֹן מֵהַר֙ בַּ֣עַל חֶרְמ֔וֹן עַ֖ד לְב֥וֹא חֲמָֽת
Filistlilerin beş beyi, bütün Kenanlı, Tsidonlu ve Baal-Hermon dağından Hamat'ın girişine kadar Lübnan dağında oturan Hivli.
Hakimler 3:29
·
Tevrat
וַיַּכּ֨וּ אֶת־מוֹאָ֜ב בָּעֵ֣ת הַהִ֗יא כַּעֲשֶׂ֤רֶת אֲלָפִים֙ אִ֔ישׁ כָּל־שָׁמֵ֖ן וְכָל־אִ֣ישׁ חָ֑יִל וְלֹ֥א נִמְלַ֖ט אִֽישׁ
Ve o vakit Moab'dan on bin kadar adam vurdular; hepsi iri yarı ve hepsi yiğit adamdı; ve kimse kaçamadı.
Hakimler 6:33
·
Tevrat
וְכָל־מִדְיָ֧ן וַעֲמָלֵ֛ק וּבְנֵי־קֶ֖דֶם נֶאֶסְפ֣וּ יַחְדָּ֑ו וַיַּעַבְר֥וּ וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּעֵ֥מֶק יִזְרְעֶֽאל
Bütün Midyan, Amalek ve doğu oğulları birlikte toplandılar; geçtiler ve Yizreel vadisinde ordu kurdular.
Hakimler 7:1
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֨ם יְרֻבַּ֜עַל ה֣וּא גִדְע֗וֹן וְכָל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אִתּ֔וֹ וַֽיַּחֲנ֖וּ עַל־עֵ֣ין חֲרֹ֑ד וּמַחֲנֵ֤ה מִדְיָן֙ הָיָה־ל֣וֹ מִצָּפ֔וֹן מִגִּבְעַ֥ת הַמּוֹרֶ֖ה בָּעֵֽמֶק
Yerubbaal, o Gideon'dur, ve onunla olan bütün halk erken kalktı ve Harot pınarında ordu kurdular; Midyan ordusu ise vadide, More tepesinden onun kuzeyindeydi.
Örnek Ayetler (5 / 450)
Hakimler 2:15
·
Tevrat
בְּכֹ֣ל אֲשֶׁ֣ר יָצְא֗וּ יַד־יְהוָה֙ הָיְתָה־בָּ֣ם לְרָעָ֔ה כַּֽאֲשֶׁר֙ דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה וְכַאֲשֶׁ֛ר נִשְׁבַּ֥ע יְהוָ֖ה לָהֶ֑ם וַיֵּ֥צֶר לָהֶ֖ם מְאֹֽד
Yahve'nin konuştuğu gibi ve Yahve'nin onlara yemin ettiği gibi, her çıktıkları yerde Yahve'nin eli kötülük için onlara karşıydı; böylece onlara çok sıkıntı oldu.
Hakimler 6:35
·
Tevrat
וּמַלְאָכִים֙ שָׁלַ֣ח בְּכָל־מְנַשֶּׁ֔ה וַיִזָּעֵ֥ק גַּם־ה֖וּא אַחֲרָ֑יו וּמַלְאָכִ֣ים שָׁלַ֗ח בְּאָשֵׁ֤ר וּבִזְבֻלוּן֙ וּבְנַפְתָּלִ֔י וַֽיַּעֲל֖וּ לִקְרָאתָֽם
Bütün Manaşe'ye haberciler gönderdi ve o da onun ardına çağrıldı. Aşer'e, Zevulun'a ve Naftali'ye haberciler gönderdi ve onları karşılamaya çıktılar.
Hakimler 7:24
·
Tevrat
וּמַלְאָכִ֡ים שָׁלַ֣ח גִּדְעוֹן֩ בְּכָל־הַ֨ר אֶפְרַ֜יִם לֵאמֹ֗ר רְד֞וּ לִקְרַ֤את מִדְיָן֙ וְלִכְד֤וּ לָהֶם֙ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּ֑ן וַיִּצָּעֵ֞ק כָּל־אִ֤ישׁ אֶפְרַ֨יִם֙ וַיִּלְכְּד֣וּ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּֽן
Gideon bütün Efrayim dağlığına haberciler gönderdi ve dedi: "Midyan'ı karşılamaya inin ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i onlardan önce ele geçirin." Bütün Efrayim adamları toplandı ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i ele geçirdiler.
Hakimler 19:29
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א אֶל־בֵּית֗וֹ וַיִּקַּ֤ח אֶת־הַֽמַּאֲכֶ֨לֶת֙ וַיַּחֲזֵ֣ק בְּפִֽילַגְשׁ֔וֹ וַֽיְנַתְּחֶ֨הָ֙ לַעֲצָמֶ֔יהָ לִשְׁנֵ֥ים עָשָׂ֖ר נְתָחִ֑ים וַֽיְשַׁלְּחֶ֔הָ בְּכֹ֖ל גְּב֥וּל יִשְׂרָאֵֽל
Evine geldi, bıçağı aldı, cariyesini tuttu ve onu kemiklerine göre on iki parçaya böldü ve onu İsrail'in bütün sınırlarına gönderdi.
Hakimler 20:6
·
Tevrat
וָֽאֹחֵ֤ז בְּפִֽילַגְשִׁי֙ וָֽאֲנַתְּחֶ֔הָ וָֽאֲשַׁלְּחֶ֔הָ בְּכָל־שְׂדֵ֖ה נַחֲלַ֣ת יִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֥י עָשׂ֛וּ זִמָּ֥ה וּנְבָלָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
Cariyemi tuttum, onu böldüm ve onu İsrail mirasının bütün kırlarına gönderdim; çünkü İsrail'de ahlaksızlık ve alçaklık yaptılar.
Örnek Ayetler (5 / 317)
Hakimler 6:31
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֡שׁ לְכֹל֩ אֲשֶׁר־עָמְד֨וּ עָלָ֜יו הַאַתֶּ֣ם תְּרִיב֣וּן לַבַּ֗עַל אִם־אַתֶּם֙ תּוֹשִׁיע֣וּן אוֹת֔וֹ אֲשֶׁ֨ר יָרִ֥יב ל֛וֹ יוּמַ֖ת עַד־הַבֹּ֑קֶר אִם־אֱלֹהִ֥ים הוּא֙ יָ֣רֶב ל֔וֹ כִּ֥י נָתַ֖ץ אֶֽת־מִזְבְּחֽוֹ
Yoaş ona karşı duran herkese dedi ki: 'Baal'i siz mi savunacaksınız? Yoksa onu siz mi kurtaracaksınız? Onu savunan sabaha kadar öldürülecek. Eğer o ilahsa, sunağı yıkıldığı için kendini savunsun.'
Hakimler 10:18
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ הָעָ֜ם שָׂרֵ֤י גִלְעָד֙ אִ֣ישׁ אֶל־רֵעֵ֔הוּ מִ֣י הָאִ֔ישׁ אֲשֶׁ֣ר יָחֵ֔ל לְהִלָּחֵ֖ם בִּבְנֵ֣י עַמּ֑וֹן יִֽהְיֶ֣ה לְרֹ֔אשׁ לְכֹ֖ל יֹשְׁבֵ֥י גִלְעָֽד
Halk, Gileat'ın önderleri, her adam arkadaşına dedi: 'Ammon oğullarıyla savaşmaya başlayacak o adam kimdir? Gileat'ta oturan bütün herkese baş olacak.'
Hakimler 11:8
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ זִקְנֵ֨י גִלְעָ֜ד אֶל־יִפְתָּ֗ח לָכֵן֙ עַתָּה֙ שַׁ֣בְנוּ אֵלֶ֔יךָ וְהָלַכְתָּ֣ עִמָּ֔נוּ וְנִלְחַמְתָּ֖ בִּבְנֵ֣י עַמּ֑וֹן וְהָיִ֤יתָ לָּ֨נוּ֙ לְרֹ֔אשׁ לְכֹ֖ל יֹשְׁבֵ֥י גִלְעָֽד
Gilad ihtiyarları Yiftah'a dediler: 'Bu yüzden şimdi sana döndük; bizimle gideceksin ve Ammon oğullarıyla savaşacaksın ve bize, Gilad'da oturanların hepsine baş olacaksın.'
Hakimler 20:10
·
Tevrat
וְלָקַ֣חְנוּ עֲשָׂרָה֩ אֲנָשִׁ֨ים לַמֵּאָ֜ה לְכֹ֣ל שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וּמֵאָ֤ה לָאֶ֨לֶף֙ וְאֶ֣לֶף לָרְבָבָ֔ה לָקַ֥חַת צֵדָ֖ה לָעָ֑ם לַעֲשׂ֗וֹת לְבוֹאָם֙ לְגֶ֣בַע בִּנְיָמִ֔ן כְּכָל־הַ֨נְּבָלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
İsrail'in bütün oymakları için yüz kişiden on adam, bin kişiden yüz ve on bin kişiden bin alacağız; halk için erzak almak üzere, Bünyamin'in Geva'sına geldiklerinde, İsrail'de yaptığı bütün alçaklığa göre yapmak için.
Hezekiel 5:10
·
Tevrat
לָכֵ֗ן אָב֞וֹת יֹאכְל֤וּ בָנִים֙ בְּתוֹכֵ֔ךְ וּבָנִ֖ים יֹאכְל֣וּ אֲבוֹתָ֑ם וְעָשִׂ֤יתִי בָךְ֙ שְׁפָטִ֔ים וְזֵרִיתִ֥י אֶת־כָּל־שְׁאֵרִיתֵ֖ךְ לְכָל־רֽוּחַ
Bu yüzden senin içinde babalar oğulları yiyecekler ve oğullar babalarını yiyecekler; ve sende hükümler yapacağım ve bütün sağ kalanlarını her rüzgara savuracağım.
Örnek Ayetler (5 / 229)
Hakimler 8:10
·
Tevrat
וְזֶ֨בַח וְצַלְמֻנָּ֜ע בַּקַּרְקֹ֗ר וּמַחֲנֵיהֶ֤ם עִמָּם֙ כַּחֲמֵ֤שֶׁת עָשָׂר֙ אֶ֔לֶף כֹּ֚ל הַנּ֣וֹתָרִ֔ים מִכֹּ֖ל מַחֲנֵ֣ה בְנֵי־קֶ֑דֶם וְהַנֹּ֣פְלִ֔ים מֵאָ֨ה וְעֶשְׂרִ֥ים אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ שֹׁ֥לֵֽף חָֽרֶב
Zevah ve Tsalmunna Karkor'daydı ve ordugahları onlarla birlikteydi, doğu oğullarının bütün ordugahından bütün kalanlar on beş bin kadardı; ve düşenler kılıç çeken yüz yirmi bin adamdı.
Hakimler 13:13
·
Tevrat
וַיֹּ֛אמֶר מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה אֶל־מָנ֑וֹחַ מִכֹּ֛ל אֲשֶׁר־אָמַ֥רְתִּי אֶל־הָאִשָּׁ֖ה תִּשָּׁמֵֽר
Bunun üzerine Yahve'nin elçisi Manoah'a dedi: 'Kadına dediğim her şeyden sakınsın.'
Hakimler 13:14
·
Tevrat
מִכֹּ֣ל אֲשֶׁר־יֵצֵא֩ מִגֶּ֨פֶן הַיַּ֜יִן לֹ֣א תֹאכַ֗ל וְיַ֤יִן וְשֵׁכָר֙ אַל־תֵּ֔שְׁתְּ וְכָל־טֻמְאָ֖ה אַל־תֹּאכַ֑ל כֹּ֥ל אֲשֶׁר־צִוִּיתִ֖יהָ תִּשְׁמֹֽר
Şarap asmasından çıkan hiçbir şeyden yemesin ve şarap ve içki içmesin ve hiçbir kirlilik yemesin; ona buyurduğum her şeyi tutsun.
Hakimler 20:16
·
Tevrat
מִכֹּ֣ל הָעָ֣ם הַזֶּ֗ה שְׁבַ֤ע מֵאוֹת֙ אִ֣ישׁ בָּח֔וּר אִטֵּ֖ר יַד־יְמִינ֑וֹ כָּל־זֶ֗ה קֹלֵ֧עַ בָּאֶ֛בֶן אֶל־הַֽשַּׂעֲרָ֖ה וְלֹ֥א יַחֲטִֽא
Bütün bu halkın içinden sağ elini kullanamayan yedi yüz seçme adam vardı; bunların hepsi sapanla taşı saça atar ve ıskalamazdı.
Hakimler 20:34
·
Tevrat
וַיָּבֹאוּ֩ מִנֶּ֨גֶד לַגִּבְעָ֜ה עֲשֶׂרֶת֩ אֲלָפִ֨ים אִ֤ישׁ בָּחוּר֙ מִכָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל וְהַמִּלְחָמָ֖ה כָּבֵ֑דָה וְהֵם֙ לֹ֣א יָדְע֔וּ כִּֽי־נֹגַ֥עַת עֲלֵיהֶ֖ם הָרָעָֽה
Bütün İsrail'den seçilmiş on bin adam Giva'nın karşısına geldi ve savaş ağırdı; ancak onlar kötülüğün kendilerine yaklaştığını bilmiyorlardı.
Örnek Ayetler (5 / 124)
Hakimler 8:35
·
Tevrat
וְלֹֽא־עָשׂ֣וּ חֶ֔סֶד עִם־בֵּ֥ית יְרֻבַּ֖עַל גִּדְע֑וֹן כְּכָל־הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה עִם־יִשְׂרָאֵֽל
Ve İsrail'e yaptığı bütün iyiliğe karşılık Yerubbaal Gideon'un evine sadakat göstermediler.
Hakimler 10:15
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֤ל אֶל־יְהוָה֙ חָטָ֔אנוּ עֲשֵׂה־אַתָּ֣ה לָ֔נוּ כְּכָל־הַטּ֖וֹב בְּעֵינֶ֑יךָ אַ֛ךְ הַצִּילֵ֥נוּ נָ֖א הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
İsrail oğulları Yahve'ye dediler: 'Günah işledik; sen gözünde bütün iyi olanı bize yap, ancak lütfen bu gün bizi kurtar.'
Hakimler 16:17
·
Tevrat
וַיַּגֶּד־לָ֣הּ אֶת־כָּל־לִבּ֗וֹ וַיֹּ֤אמֶר לָהּ֙ מוֹרָה֙ לֹֽא־עָלָ֣ה עַל־רֹאשִׁ֔י כִּֽי־נְזִ֧יר אֱלֹהִ֛ים אֲנִ֖י מִבֶּ֣טֶן אִמִּ֑י אִם־גֻּלַּ֨חְתִּי֙ וְסָ֣ר מִמֶּ֣נִּי כֹחִ֔י וְחָלִ֥יתִי וְהָיִ֖יתִי כְּכָל־הָאָדָֽם
Ona bütün kalbini bildirdi ve ona dedi: 'Başıma ustura çıkmadı; çünkü ben annemin rahminden beri Tanrı'nın adanmışıyım. Eğer tıraş edilirsem, gücüm benden ayrılır, zayıflarım ve bütün insanlar gibi olurum.'
Hakimler 20:10
·
Tevrat
וְלָקַ֣חְנוּ עֲשָׂרָה֩ אֲנָשִׁ֨ים לַמֵּאָ֜ה לְכֹ֣ל שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וּמֵאָ֤ה לָאֶ֨לֶף֙ וְאֶ֣לֶף לָרְבָבָ֔ה לָקַ֥חַת צֵדָ֖ה לָעָ֑ם לַעֲשׂ֗וֹת לְבוֹאָם֙ לְגֶ֣בַע בִּנְיָמִ֔ן כְּכָל־הַ֨נְּבָלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
İsrail'in bütün oymakları için yüz kişiden on adam, bin kişiden yüz ve on bin kişiden bin alacağız; halk için erzak almak üzere, Bünyamin'in Geva'sına geldiklerinde, İsrail'de yaptığı bütün alçaklığa göre yapmak için.
Hezekiel 9:11
·
Tevrat
וְהִנֵּ֞ה הָאִ֣ישׁ לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֗ים אֲשֶׁ֤ר הַקֶּ֨סֶת֙ בְּמָתְנָ֔יו מֵשִׁ֥יב דָּבָ֖ר לֵאמֹ֑ר עָשִׂ֕יתִי כְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר צִוִּיתָֽנִי
Ve işte hokkası belinde olan keten giyinmiş adam söz döndürdü ve dedi: 'Bana buyurduğun her şeye göre yaptım.'
Örnek Ayetler (5 / 101)
Hakimler 7:16
·
Tevrat
וַיַּ֛חַץ אֶת־שְׁלֹשׁ־מֵא֥וֹת הָאִ֖ישׁ שְׁלֹשָׁ֣ה רָאשִׁ֑ים וַיִּתֵּ֨ן שׁוֹפָר֤וֹת בְּיַד־כֻּלָּם֙ וְכַדִּ֣ים רֵקִ֔ים וְלַפִּדִ֖ים בְּת֥וֹךְ הַכַּדִּֽים
Üç yüz adamı üç bölüğe böldü; hepsinin eline şofarlar, boş testiler ve testilerin içine meşaleler verdi.
Amos 9:1
·
Tevrat
רָאִ֨יתִי אֶת־אֲדֹנָ֜י נִצָּ֣ב עַֽל־הַמִּזְבֵּ֗חַ וַיֹּאמֶר֩ הַ֨ךְ הַכַּפְתּ֜וֹר וְיִרְעֲשׁ֣וּ הַסִּפִּ֗ים וּבְצַ֨עַם֙ בְּרֹ֣אשׁ כֻּלָּ֔ם וְאַחֲרִיתָ֖ם בַּחֶ֣רֶב אֶהֱרֹ֑ג לֹֽא־יָנ֤וּס לָהֶם֙ נָ֔ס וְלֹֽא־יִמָּלֵ֥ט לָהֶ֖ם פָּלִֽיט
Efendi'yi sunağın üzerinde dururken gördüm ve dedi: 'Sütun başlığına vur ve eşikler sarsılsın; ve onları hepsinin başı üzerinde kır; ve onların sonunu kılıçla öldüreceğim; onlardan kaçan kaçamayacak ve onlardan kurtulan kurtulamayacak.'
Hezekiel 7:16
·
Tevrat
וּפָֽלְטוּ֙ פְּלִ֣יטֵיהֶ֔ם וְהָי֣וּ אֶל־הֶהָרִ֗ים כְּיוֹנֵ֧י הַגֵּאָי֛וֹת כֻּלָּ֖ם הֹמ֑וֹת אִ֖ישׁ בַּעֲוֺנֽוֹ
Kaçıp kurtulanları kaçıp kurtulacaklar ve vadilerin güvercinleri gibi dağlarda olacaklar; hepsi, her biri suçuyla inleyecek.
Hezekiel 14:5
·
Tevrat
לְמַ֛עַן תְּפֹ֥שׂ אֶת־בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּלִבָּ֑ם אֲשֶׁ֤ר נָזֹ֨רוּ֙ מֵֽעָלַ֔י בְּגִלּֽוּלֵיהֶ֖ם כֻּלָּֽם
Hepsi putlarıyla benden ayrılan İsrail evini kalplerinden tutmak amacıyla.
Hezekiel 22:18
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם הָיוּ־לִ֥י בֵֽית־יִשְׂרָאֵ֖ל לְסִ֑יג כֻּלָּ֡ם נְ֠חֹשֶׁת וּבְדִ֨יל וּבַרְזֶ֤ל וְעוֹפֶ֨רֶת֙ בְּת֣וֹךְ כּ֔וּר סִגִ֥ים כֶּ֖סֶף הָיֽוּ
İnsanoğlu, İsrail evi bana cüruf oldular; hepsi fırının ortasında tunç ve kalay ve demir ve kurşun, gümüşün cürufları oldular.
Örnek Ayetler (5 / 100)
Hakimler 7:22
·
Tevrat
וַֽיִּתְקְעוּ֮ שְׁלֹשׁ־מֵא֣וֹת הַשּׁוֹפָרוֹת֒ וַיָּ֣שֶׂם יְהוָ֗ה אֵ֣ת חֶ֥רֶב אִ֛ישׁ בְּרֵעֵ֖הוּ וּבְכָל־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וַיָּ֨נָס הַֽמַּחֲנֶ֜ה עַד־בֵּ֤ית הַשִּׁטָּה֙ צְֽרֵרָ֔תָה עַ֛ד שְׂפַת־אָבֵ֥ל מְחוֹלָ֖ה עַל־טַבָּֽת
Üç yüz şofarı çaldılar, Yahve bütün ordugahta her adamın kılıcını arkadaşına çevirdi; ordugah Tserera'ya doğru Bet-Şitta'ya kadar, Tabbat yanındaki Avel-Mehola kıyısına kadar kaçtı.
Hakimler 11:26
·
Tevrat
בְּשֶׁ֣בֶת יִ֠שְׂרָאֵל בְּחֶשְׁבּ֨וֹן וּבִבְנוֹתֶ֜יהָ וּבְעַרְע֣וֹר וּבִבְנוֹתֶ֗יהָ וּבְכָל־הֶֽעָרִים֙ אֲשֶׁר֙ עַל־יְדֵ֣י אַרְנ֔וֹן שְׁלֹ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וּמַדּ֥וּעַ לֹֽא־הִצַּלְתֶּ֖ם בָּעֵ֥ת הַהִֽיא
İsrail üç yüz yıl Heşbon'da ve köylerinde, Aroer'de ve köylerinde ve Arnon kıyısındaki bütün şehirlerde otururken, o zamanda neden kurtarmadınız?
Hakimler 14:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ אָבִ֣יו וְאִמּ֗וֹ הַאֵין֩ בִּבְנ֨וֹת אַחֶ֤יךָ וּבְכָל־עַמִּי֙ אִשָּׁ֔ה כִּֽי־אַתָּ֤ה הוֹלֵךְ֙ לָקַ֣חַת אִשָּׁ֔ה מִפְּלִשְׁתִּ֖ים הָעֲרֵלִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר שִׁמְשׁ֤וֹן אֶל־אָבִיו֙ אוֹתָ֣הּ קַֽח־לִ֔י כִּֽי־הִ֖יא יָשְׁרָ֥ה בְעֵינָֽי
Sonra babası ve annesi ona dedi: 'Kardeşlerinin kızları arasında ve bütün halkımın arasında bir kadın yok mu ki sen sünnetsiz Filistlilerden bir kadın almaya gidiyorsun?' Ve Şimşon babasına dedi: 'Onu bana al, çünkü o gözlerimde doğrudur.'
Amos 5:16
·
Tevrat
לָ֠כֵן כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֤י צְבָאוֹת֙ אֲדֹנָ֔י בְּכָל־רְחֹב֣וֹת מִסְפֵּ֔ד וּבְכָל־חוּצ֖וֹת יֹאמְר֣וּ הוֹ־ה֑וֹ וְקָרְא֤וּ אִכָּר֙ אֶל־אֵ֔בֶל וּמִסְפֵּ֖ד אֶל־י֥וֹדְעֵי נֶֽהִי
Bu yüzden Ordular Tanrısı Efendi Yahve şöyle dedi: 'Bütün meydanlarda ağıt olacak ve bütün sokaklarda Vay vay diyecekler; çiftçiyi yasa ve feryat bilenleri ağıda çağıracaklar.'
Amos 5:17
·
Tevrat
וּבְכָל־כְּרָמִ֖ים מִסְפֵּ֑ד כִּֽי־אֶעֱבֹ֥ר בְּקִרְבְּךָ֖ אָמַ֥ר יְהוָֽה
'Ve bütün bağlarda ağıt olacak; çünkü ortandan geçeceğim,' dedi Yahve.
Örnek Ayetler (5 / 69)
Hezekiel 39:17
·
Tevrat
וְאַתָּ֨ה בֶן־אָדָ֜ם כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה אֱמֹר֩ לְצִפּ֨וֹר כָּל־כָּנָ֜ף וּלְכֹ֣ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֗ה הִקָּבְצ֤וּ וָבֹ֨אוּ֙ הֵאָסְפ֣וּ מִסָּבִ֔יב עַל־זִבְחִ֗י אֲשֶׁ֨ר אֲנִ֜י זֹבֵ֤חַ לָכֶם֙ זֶ֣בַח גָּד֔וֹל עַ֖ל הָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַאֲכַלְתֶּ֥ם בָּשָׂ֖ר וּשְׁתִ֥יתֶם דָּֽם
Ve sen insanoğlu, Efendi Yahve şöyle dedi: Her kanatlı kuşa ve kırın her canlısına söyle: Toplanın ve gelin, İsrail dağlarının üzerinde size kurban ettiğim büyük kurban, kurbanımın üzerine çevreden bir araya gelin; ve et yiyeceksiniz ve kan içeceksiniz.
Hezekiel 44:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלַ֜י יְהֹוָ֗ה בֶּן־אָדָ֡ם שִׂ֣ים לִבְּךָ֩ וּרְאֵ֨ה בְעֵינֶ֜יךָ וּבְאָזְנֶ֣יךָ שְּׁמָ֗ע אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ מְדַבֵּ֣ר אֹתָ֔ךְ לְכָל־חֻקּ֥וֹת בֵּית־יְהוָ֖ה וּלְכָל־תּֽוֹרֹתָ֑יו וְשַׂמְתָּ֤ לִבְּךָ֙ לִמְב֣וֹא הַבַּ֔יִת בְּכֹ֖ל מוֹצָאֵ֥י הַמִּקְדָּֽשׁ
Yahve bana dedi ki: 'Adem oğlu, kalbini koy ve gözlerinle gör ve kulaklarınla işit, Yahve'nin evinin bütün kuralları ve bütün yasaları hakkında seninle konuştuğum her şeyi; ve evin girişine, kutsal yerin bütün çıkışlarıyla birlikte kalbini koy.'
Hezekiel 44:14
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֣י אוֹתָ֔ם שֹׁמְרֵ֖י מִשְׁמֶ֣רֶת הַבָּ֑יִת לְכֹל֙ עֲבֹ֣דָת֔וֹ וּלְכֹ֛ל אֲשֶׁ֥ר יֵעָשֶׂ֖ה בּֽוֹ
Ve onları evin nöbetinin koruyucuları olarak, bütün hizmeti için ve onda yapılacak her şey için koyacağım.
2. Samuel 9:9
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א הַמֶּ֗לֶךְ אֶל־צִיבָ֛א נַ֥עַר שָׁא֖וּל וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֑יו כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר הָיָ֤ה לְשָׁאוּל֙ וּלְכָל־בֵּית֔וֹ נָתַ֖תִּי לְבֶן־אֲדֹנֶֽיךָ
Kral Şaul'un hizmetkârı Tsiva'yı çağırdı ve ona dedi: 'Şaul'un ve bütün evinin olan her şeyi efendinin oğluna verdim.'
2. Samuel 17:16
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה שִׁלְח֣וּ מְהֵרָה֩ וְהַגִּ֨ידוּ לְדָוִ֜ד לֵאמֹ֗ר אַל־תָּ֤לֶן הַלַּ֨יְלָה֙ בְּעַֽרְב֣וֹת הַמִּדְבָּ֔ר וְגַ֖ם עָב֣וֹר תַּעֲב֑וֹר פֶּ֚ן יְבֻלַּ֣ע לַמֶּ֔לֶךְ וּלְכָל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ
Şimdi hızla gönderin ve Davut'a diyerek bildirin: 'Bu gece çölün düzlüklerinde geceleme ve kesinlikle karşıya geç; yoksa kral ve onunla olan bütün halk yutulur.'
Örnek Ayetler (5 / 60)
Hezekiel 7:14
·
Tevrat
תָּקְע֤וּ בַתָּק֨וֹעַ֙ וְהָכִ֣ין הַכֹּ֔ל וְאֵ֥ין הֹלֵ֖ךְ לַמִּלְחָמָ֑ה כִּ֥י חֲרוֹנִ֖י אֶל־כָּל־הֲמוֹנָֽהּ
Borazanı çaldılar ve her şeyi hazırladılar, ama savaşa giden yok; çünkü öfkem onun bütün kalabalığınadır.
2. Samuel 17:3
·
Tevrat
וְאָשִׁ֥יבָה כָל־הָעָ֖ם אֵלֶ֑יךָ כְּשׁ֣וּב הַכֹּ֔ל הָאִישׁ֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה מְבַקֵּ֔שׁ כָּל־הָעָ֖ם יִהְיֶ֥ה שָׁלֽוֹם
Bütün halkı sana geri getireceğim; aradığın adamın dönüşü herkesin dönüşü gibidir, bütün halk barış içinde olacak.
2. Samuel 19:31
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר מְפִיבֹ֨שֶׁת֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ גַּ֥ם אֶת־הַכֹּ֖ל יִקָּ֑ח אַ֠חֲרֵי אֲשֶׁר־בָּ֞א אֲדֹנִ֥י הַמֶּ֛לֶך בְּשָׁל֖וֹם אֶל־בֵּיתֽוֹ
Mefiboşet krala dedi: 'Efendim kral evine esenlikle geldikten sonra, o hepsini de alsın.'
2. Samuel 24:23
·
Tevrat
הַכֹּ֗ל נָתַ֛ן אֲרַ֥וְנָה הַמֶּ֖לֶךְ לַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֤אמֶר אֲרַ֨וְנָה֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ יִרְצֶֽךָ
Kral Aravna hepsini krala verdi; ve Aravna krala dedi: 'Tanrın Yahve senden razı olsun.'
Yeremya 10:16
·
Tevrat
לֹֽא־כְאֵ֜לֶּה חֵ֣לֶק יַעֲקֹ֗ב כִּֽי־יוֹצֵ֤ר הַכֹּל֙ ה֔וּא וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל שֵׁ֖בֶט נַֽחֲלָת֑וֹ יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ
Yakup'un payı bunlar gibi değildir; çünkü her şeye biçim veren O'dur ve İsrail O'nun mirasının oymağıdır; O'nun adı Ordular Yahvesi'dir.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hezekiel 36:25
·
Tevrat
וְזָרַקְתִּ֧י עֲלֵיכֶ֛ם מַ֥יִם טְהוֹרִ֖ים וּטְהַרְתֶּ֑ם מִכֹּ֧ל טֻמְאוֹתֵיכֶ֛ם וּמִכָּל־גִּלּ֥וּלֵיכֶ֖ם אֲטַהֵ֥ר אֶתְכֶֽם
Ve üzerinize temiz sular serpeceğim ve temizleneceksiniz; bütün kirliliklerinizden ve bütün putlarınızdan sizi temizleyeceğim.
2. Samuel 6:21
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר דָּוִד֮ אֶל־מִיכַל֒ לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה אֲשֶׁ֨ר בָּֽחַר־בִּ֤י מֵֽאָבִיךְ֙ וּמִכָּל־בֵּית֔וֹ לְצַוֺּ֨ת אֹתִ֥י נָגִ֛יד עַל־עַ֥ם יְהוָ֖ה עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל וְשִׂחַקְתִּ֖י לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Davut Mikal'a dedi: 'Beni Yahve'nin halkı İsrail üzerine önder atamak için babandan ve bütün evinden daha çok seçen Yahve'nin önünde, Yahve'nin önünde oynadım.'
Yeremya 16:15
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־חַי־יְהוָ֗ה אֲשֶׁ֨ר הֶעֱלָ֜ה אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ צָפ֔וֹן וּמִכֹּל֙ הָֽאֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר הִדִּיחָ֖ם שָׁ֑מָּה וַהֲשִֽׁבֹתִים֙ עַל־אַדְמָתָ֔ם אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לַאֲבוֹתָֽם
ancak, 'İsrail oğullarını kuzey diyarından ve onları oraya sürdüğü bütün diyarlardan çıkaran Yahve yaşıyor' denecek. Ve onları babalarına verdiğim kendi topraklarına geri döndüreceğim.
Yeremya 23:8
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־חַי־יְהוָ֗ה אֲשֶׁ֣ר הֶעֱלָה֩ וַאֲשֶׁ֨ר הֵבִ֜יא אֶת־זֶ֨רַע בֵּ֤ית יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ צָפ֔וֹנָה וּמִכֹּל֙ הָֽאֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר הִדַּחְתִּ֖ים שָׁ֑ם וְיָשְׁב֖וּ עַל־אַדְמָתָֽם
Ancak İsrail evinin soyunu kuzey diyarından ve onları sürdüğüm bütün diyarlardan çıkaran ve getiren Yahve yaşıyor; ve topraklarında oturacaklar.
Yeremya 29:14
·
Tevrat
וְנִמְצֵ֣אתִי לָכֶם֮ נְאֻם־יְהוָה֒ וְשַׁבְתִּ֣י אֶת־שְׁבוּתְכֶ֗ם וְקִבַּצְתִּ֣י אֶ֠תְכֶם מִֽכָּל־הַגּוֹיִ֞ם וּמִכָּל־הַמְּקוֹמ֗וֹת אֲשֶׁ֨ר הִדַּ֧חְתִּי אֶתְכֶ֛ם שָׁ֖ם נְאֻם־יְהוָ֑ה וַהֲשִׁבֹתִ֣י אֶתְכֶ֔ם אֶל־הַ֨מָּק֔וֹם אֲשֶׁר־הִגְלֵ֥יתִי אֶתְכֶ֖ם מִשָּֽׁם
Size bulunacağım, Yahve'nin bildirisidir; sürgününüzü döndüreceğim ve sizi sürdüğüm bütün uluslardan ve bütün yerlerden toplayacağım, Yahve'nin bildirisidir; sizi oradan sürdüğüm yere geri getireceğim.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hezekiel 11:15
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם אַחֶ֤יךָ אַחֶ֨יךָ֙ אַנְשֵׁ֣י גְאֻלָּתֶ֔ךָ וְכָל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל כֻּלֹּ֑ה אֲשֶׁר֩ אָמְר֨וּ לָהֶ֜ם יֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִַ֗ם רַֽחֲקוּ֙ מֵעַ֣ל יְהוָ֔ה לָ֥נוּ הִ֛יא נִתְּנָ֥ה הָאָ֖רֶץ לְמוֹרָשָֽׁה
İnsan oğlu, kardeşlerin, kardeşlerin, akrabalığının adamları ve İsrail'in bütün evi, tamamı, ki Yeruşalim'de oturanlar onlara dediler: 'Yahve'den uzaklaşın; yer miras olarak bize verildi.'
Hezekiel 20:40
·
Tevrat
כִּ֣י בְהַר־קָדְשִׁ֞י בְּהַ֣ר מְר֣וֹם יִשְׂרָאֵ֗ל נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה שָׁ֣ם יַעַבְדֻ֜נִי כָּל־בֵּ֧ית יִשְׂרָאֵ֛ל כֻּלֹּ֖ה בָּאָ֑רֶץ שָׁ֣ם אֶרְצֵ֔ם וְשָׁ֞ם אֶדְר֣וֹשׁ אֶת־תְּרוּמֹֽתֵיכֶ֗ם וְאֶת־רֵאשִׁ֛ית מַשְׂאוֹתֵיכֶ֖ם בְּכָל־קָדְשֵׁיכֶֽם
Çünkü kutsal dağımda, İsrail'in yüksek dağında, Efendi Yahve'nin bildirisidir, orada bütün İsrail evi, yerdeki tamamı bana hizmet edecek; orada onlardan razı olacağım ve orada sunularınızı ve armağanlarınızın ilkini bütün kutsallarınızda isteyeceğim.
Hezekiel 36:10
·
Tevrat
וְהִרְבֵּיתִ֤י עֲלֵיכֶם֙ אָדָ֔ם כָּל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל כֻּלֹּ֑ה וְנֹֽשְׁבוּ֙ הֶֽעָרִ֔ים וְהֶחֳרָב֖וֹת תִּבָּנֶֽינָה
Ve üzerinizde insanı, bütün İsrail evini, onun tamamını çoğaltacağım; ve şehirlerde oturulacak ve harabeler inşa edilecek.
Yeremya 2:21
·
Tevrat
וְאָֽנֹכִי֙ נְטַעְתִּ֣יךְ שֹׂרֵ֔ק כֻּלֹּ֖ה זֶ֣רַע אֱמֶ֑ת וְאֵיךְ֙ נֶהְפַּ֣כְתְּ לִ֔י סוּרֵ֖י הַגֶּ֥פֶן נָכְרִיָּֽה
Ve ben seni tümüyle gerçek tohum olan seçkin asma olarak diktim; bana nasıl yabancı asmanın yozlaşmış dallarına dönüştün?
Yeremya 8:6
·
Tevrat
הִקְשַׁ֤בְתִּי וָֽאֶשְׁמָע֙ לוֹא־כֵ֣ן יְדַבֵּ֔רוּ אֵ֣ין אִ֗ישׁ נִחָם֙ עַל־רָ֣עָת֔וֹ לֵאמֹ֖ר מֶ֣ה עָשִׂ֑יתִי כֻּלֹּ֗ה שָׁ֚ב בִּמְר֣וּצָתָ֔ם כְּס֥וּס שׁוֹטֵ֖ף בַּמִּלְחָמָֽה
Dikkat ettim ve dinledim, doğru konuşmuyorlar; 'Ne yaptım?' diyerek kötülüğü üzerine pişman olan hiçbir adam yoktur. Savaşta koşan bir at gibi herkes kendi koşusuna döndü.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hakimler 20:7
·
Tevrat
הִנֵּ֥ה כֻלְּכֶ֖ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל הָב֥וּ לָכֶ֛ם דָּבָ֥ר וְעֵצָ֖ה הֲלֹֽם
İşte hepiniz İsrailoğullarısınız; burada kendinize söz ve öğüt verin.
Hezekiel 22:19
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֛עַן הֱי֥וֹת כֻּלְּכֶ֖ם לְסִגִ֑ים לָכֵן֙ הִנְנִ֣י קֹבֵ֣ץ אֶתְכֶ֔ם אֶל־תּ֖וֹךְ יְרוּשָׁלִָֽם
Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: Mademki hepiniz cüruflar oldunuz, bu yüzden işte ben sizi Yeruşalim'in ortasına topluyorum.
Yeremya 2:29
·
Tevrat
לָ֥מָּה תָרִ֖יבוּ אֵלָ֑י כֻּלְּכֶ֛ם פְּשַׁעְתֶּ֥ם בִּ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
Neden benimle çekişiyorsunuz? Hepiniz bana isyan ettiniz, Yahve'nin bildirisidir.
1. Samuel 22:8
·
Tevrat
כִּי֩ קְשַׁרְתֶּ֨ם כֻּלְּכֶ֜ם עָלַ֗י וְאֵין־גֹּלֶ֤ה אֶת־אָזְנִי֙ בִּכְרָת־בְּנִ֣י עִם־בֶּן־יִשַׁ֔י וְאֵין־חֹלֶ֥ה מִכֶּ֛ם עָלַ֖י וְגֹלֶ֣ה אֶת־אָזְנִ֑י כִּ֣י הֵקִים֩ בְּנִ֨י אֶת־עַבְדִּ֥י עָלַ֛י לְאֹרֵ֖ב כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
'Çünkü hepiniz bana karşı komplo kurdunuz; oğlum İşay oğluyla antlaşma yaptığında kulağımı açan yok, sizden bana acıyan ve kulağımı açan yok; ki oğlum bugün olduğu gibi bana karşı pusu kurması için kulumu kaldırdı.'
Yeşaya 48:14
·
Tevrat
הִקָּבְצ֤וּ כֻלְּכֶם֙ וּֽשֲׁמָ֔עוּ מִ֥י בָהֶ֖ם הִגִּ֣יד אֶת־אֵ֑לֶּה יְהוָ֣ה אֲהֵב֔וֹ יַעֲשֶׂ֤ה חֶפְצוֹ֙ בְּבָבֶ֔ל וּזְרֹע֖וֹ כַּשְׂדִּֽים
Hepiniz toplanın ve dinleyin; onlardan kim bunları bildirdi? Yahve onu sevdi; Babil'de arzusunu yapacak ve kolu Kildaniler'de.
Örnek Ayetler (4 / 15)
2. Samuel 13:25
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֜לֶךְ אֶל־אַבְשָׁל֗וֹם אַל־בְּנִי֙ אַל־נָ֤א נֵלֵךְ֙ כֻּלָּ֔נוּ וְלֹ֥א נִכְבַּ֖ד עָלֶ֑יךָ וַיִּפְרָץ־בּ֛וֹ וְלֹֽא־אָבָ֥ה לָלֶ֖כֶת וַֽיְבָרֲכֵֽהוּ
Kral Avşalom'a dedi: 'Hayır oğlum, lütfen hepimiz gitmeyelim ve sana ağır olmayalım.' Ve o diretti, ama gitmek istemedi ve onu bereketledi.
Yeşaya 53:6
·
Tevrat
כֻּלָּ֨נוּ֙ כַּצֹּ֣אן תָּעִ֔ינוּ אִ֥ישׁ לְדַרְכּ֖וֹ פָּנִ֑ינוּ וַֽיהוָה֙ הִפְגִּ֣יעַ בּ֔וֹ אֵ֖ת עֲוֺ֥ן כֻּלָּֽנוּ
Hepimiz koyunlar gibi saptık, her adam kendi yoluna döndü; ve Yahve hepimizin suçunu onun üzerine düşürdü.
Yeşaya 59:11
·
Tevrat
נֶהֱמֶ֤ה כַדֻּבִּים֙ כֻּלָּ֔נוּ וְכַיּוֹנִ֖ים הָגֹ֣ה נֶהְגֶּ֑ה נְקַוֶּ֤ה לַמִּשְׁפָּט֙ וָאַ֔יִן לִֽישׁוּעָ֖ה רָחֲקָ֥ה מִמֶּֽנּוּ
Hepimiz ayılar gibi inliyoruz ve güvercinler gibi mırıldanarak mırıldanıyoruz; hüküm bekliyoruz ve yok, kurtuluş bizden uzaklaştı.
Yeşaya 64:5
·
Tevrat
וַנְּהִ֤י כַטָּמֵא֙ כֻּלָּ֔נוּ וּכְבֶ֥גֶד עִדִּ֖ים כָּל־צִדְקֹתֵ֑ינוּ וַנָּ֤בֶל כֶּֽעָלֶה֙ כֻּלָּ֔נוּ וַעֲוֺנֵ֖נוּ כָּר֥וּחַ יִשָּׂאֻֽנוּ
Ve hepimiz kirli gibi olduk ve bütün doğruluklarımız kirli giysi gibi oldu; ve hepimiz yaprak gibi solduk ve suçlarımız rüzgar gibi bizi taşıyor.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Amos 8:8
·
Tevrat
הַ֤עַל זֹאת֙ לֹֽא־תִרְגַּ֣ז הָאָ֔רֶץ וְאָבַ֖ל כָּל־יוֹשֵׁ֣ב בָּ֑הּ וְעָלְתָ֤ה כָאֹר֙ כֻּלָּ֔הּ וְנִגְרְשָׁ֥ה וְנִשְׁקְעָ֖ה כִּיא֥וֹר מִצְרָֽיִם
Bunun üzerine yer titremeyecek mi ve onda oturan herkes yas tutmayacak mı? Ve tamamı Nil gibi yükselecek, çalkalanacak ve Mısır'ın Nil'i gibi çökecek.
Amos 9:5
·
Tevrat
וַאדֹנָ֨י יְהוִ֜ה הַצְּבָא֗וֹת הַנּוֹגֵ֤עַ בָּאָ֨רֶץ֙ וַתָּמ֔וֹג וְאָבְל֖וּ כָּל־י֣וֹשְׁבֵי בָ֑הּ וְעָלְתָ֤ה כַיְאֹר֙ כֻּלָּ֔הּ וְשָׁקְעָ֖ה כִּיאֹ֥ר מִצְרָֽיִם
Ve Ordular Efendisi Yahve yere dokunur ve o erir, ve onda oturan herkes yas tutar; ve tamamı Nil gibi yükselir ve Mısır'ın Nil'i gibi çöker.
Hezekiel 35:15
·
Tevrat
כְּשִׂמְחָ֨תְךָ֜ לְנַחְלַ֧ת בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֛ל עַ֥ל אֲשֶׁר־שָׁמֵ֖מָה כֵּ֣ן אֶעֱשֶׂה־לָּ֑ךְ שְׁמָמָ֨ה תִֽהְיֶ֤ה הַר־שֵׂעִיר֙ וְכָל־אֱד֣וֹם כֻּלָּ֔הּ וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
İsrail evinin mirası ıssız kaldığı için ona sevindiğin gibi, sana öyle yapacağım; sen ıssız olacaksın, ey Seir dağı ve bütün Edom, onun tamamı; ve benim Yahve olduğumu bilecekler.
Yeremya 6:6
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת כִּרְת֣וּ עֵצָ֔ה וְשִׁפְכ֥וּ עַל־יְרוּשָׁלִַ֖ם סֹלְלָ֑ה הִ֚יא הָעִ֣יר הָפְקַ֔ד כֻּלָּ֖הּ עֹ֥שֶׁק בְּקִרְבָּֽהּ
Çünkü Ordular Yahvesi böyle dedi: Ağaç kesin ve Yeruşalim'e karşı kuşatma rampası yığın; o yoklanacak şehirdir, onun içinde tamamı baskıdır.
Yeremya 13:19
·
Tevrat
עָרֵ֥י הַנֶּ֛גֶב סֻגְּר֖וּ וְאֵ֣ין פֹּתֵ֑חַ הָגְלָ֧ת יְהוּדָ֛ה כֻּלָּ֖הּ הָגְלָ֥ת שְׁלוֹמִֽים
Negev'in şehirleri kapatıldı ve açan yok; Yahuda'nın tamamı sürgün edildi, tamamen sürgün edildi.
Örnek Ayetler (4 / 10)
Yeremya 6:13
·
Tevrat
כִּ֤י מִקְּטַנָּם֙ וְעַד־גְּדוֹלָ֔ם כֻּלּ֖וֹ בּוֹצֵ֣עַ בָּ֑צַע וּמִנָּבִיא֙ וְעַד־כֹּהֵ֔ן כֻּלּ֖וֹ עֹ֥שֶׂה שָּֽׁקֶר
Çünkü onların küçüğünden onların büyüğüne kadar, onun tamamı kazanç sağlar; ve peygamberden kâhine kadar, onun tamamı yalan yapar.
Yeşaya 1:23
·
Tevrat
שָׂרַ֣יִךְ סוֹרְרִ֗ים וְחַבְרֵי֙ גַּנָּבִ֔ים כֻּלּוֹ֙ אֹהֵ֣ב שֹׁ֔חַד וְרֹדֵ֖ף שַׁלְמֹנִ֑ים יָתוֹם֙ לֹ֣א יִשְׁפֹּ֔טוּ וְרִ֥יב אַלְמָנָ֖ה לֹֽא־יָב֥וֹא אֲלֵיהֶֽם
Önderlerin isyankardır ve hırsızların arkadaşıdır; hepsi rüşveti sever ve armağanların peşinden koşar. Öksüzü yargılamazlar ve dul kadının davası onlara gelmez.
Yeşaya 9:8
·
Tevrat
וְיָדְעוּ֙ הָעָ֣ם כֻּלּ֔וֹ אֶפְרַ֖יִם וְיוֹשֵׁ֣ב שֹׁמְר֑וֹן בְּגַאֲוָ֛ה וּבְגֹ֥דֶל לֵבָ֖ב לֵאמֹֽר
Ve halkın tümü, Efrayim ve Şomron'da oturan, kalp gururuyla ve büyüklüğüyle diyerek bilecek:
Mezmurlar 29:9
·
Tevrat
ק֤וֹל יְהוָ֨ה יְחוֹלֵ֣ל אַיָּלוֹת֮ וַֽיֶּחֱשֹׂ֪ף יְעָ֫ר֥וֹת וּבְהֵיכָל֑וֹ כֻּ֝לּ֗וֹ אֹמֵ֥ר כָּבֽוֹד
Yahve'nin sesi geyikleri kıvrandırır ve ormanları soyar; ve tapınağında herkes yücelik der.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 37:22
·
Tevrat
וְעָשִׂ֣יתִי אֹ֠תָם לְג֨וֹי אֶחָ֤ד בָּאָ֨רֶץ֙ בְּהָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וּמֶ֧לֶךְ אֶחָ֛ד יִֽהְיֶ֥ה לְכֻלָּ֖ם לְמֶ֑לֶךְ וְלֹ֤א יִֽהְיוּ־עוֹד֙ לִשְׁנֵ֣י גוֹיִ֔ם וְלֹ֨א יֵחָ֥צוּ ע֛וֹד לִשְׁתֵּ֥י מַמְלָכ֖וֹת עֽוֹד
Ve onları yerde, İsrail dağlarında bir ulus yapacağım, ve hepsine kral olarak bir kral olacak; ve artık iki ulus olmayacaklar, ve artık iki krallığa bölünmeyecekler.
Hezekiel 37:24
·
Tevrat
וְעַבְדִּ֤י דָוִד֙ מֶ֣לֶךְ עֲלֵיהֶ֔ם וְרוֹעֶ֥ה אֶחָ֖ד יִהְיֶ֣ה לְכֻלָּ֑ם וּבְמִשְׁפָּטַ֣י יֵלֵ֔כוּ וְחֻקֹּתַ֥י יִשְׁמְר֖וּ וְעָשׂ֥וּ אוֹתָֽם
Ve kulum Davut onların üzerinde kral olacak, ve hepsine bir çoban olacak; ve hükümlerimde yürüyecekler, ve kurallarımı tutup onları yapacaklar.
Hoşea 5:2
·
Tevrat
וְשַׁחֲטָ֥ה שֵׂטִ֖ים הֶעְמִ֑יקוּ וַאֲנִ֖י מוּסָ֥ר לְכֻלָּֽם
Ve sapanlar kesmeyi derinleştirdiler ve ben onların hepsine terbiyeyim.
1. Samuel 6:4
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ מָ֣ה הָאָשָׁם֮ אֲשֶׁ֣ר נָשִׁ֣יב לוֹ֒ וַיֹּאמְר֗וּ מִסְפַּר֙ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֔ים חֲמִשָּׁה֙ טְחֹרֵ֣י זָהָ֔ב וַחֲמִשָּׁ֖ה עַכְבְּרֵ֣י זָהָ֑ב כִּֽי־מַגֵּפָ֥ה אַחַ֛ת לְכֻלָּ֖ם וּלְסַרְנֵיכֶֽם
Dediler: 'O'na geri ödeyeceğimiz suç sunusu nedir?' Dediler: 'Filistlilerin beylerinin sayısınca, beş altın ur ve beş altın fare; çünkü hepinizin ve beylerinizin üzerindeki bozgun aynıdır.'
Yeşaya 40:26
·
Tevrat
שְׂאוּ־מָר֨וֹם עֵינֵיכֶ֤ם וּרְאוּ֙ מִי־בָרָ֣א אֵ֔לֶּה הַמּוֹצִ֥יא בְמִסְפָּ֖ר צְבָאָ֑ם לְכֻלָּם֙ בְּשֵׁ֣ם יִקְרָ֔א מֵרֹ֤ב אוֹנִים֙ וְאַמִּ֣יץ כֹּ֔חַ אִ֖ישׁ לֹ֥א נֶעְדָּֽר
Gözlerinizi yükseğe kaldırın ve görün, bunları kim yarattı? Onların ordusunu sayıyla çıkaran odur, onların hepsini isimle çağırır; güçlerin çokluğundan ve kuvvetli güçten dolayı hiçbiri eksik değildir.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 7:17
·
Tevrat
כְּכֹל֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וּכְכֹ֖ל הַחִזָּי֣וֹן הַזֶּ֑ה כֵּ֛ן דִּבֶּ֥ר נָתָ֖ן אֶל־דָּוִֽד
Bütün bu sözlere ve bütün bu görüme göre, Natan Davut'a böyle konuştu.
Yeremya 42:20
·
Tevrat
כִּ֣י הִתְעֵיתֶם֮ בְּנַפְשֽׁוֹתֵיכֶם֒ כִּֽי־אַתֶּ֞ם שְׁלַחְתֶּ֣ם אֹתִ֗י אֶל־יְהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ לֵאמֹ֔ר הִתְפַּלֵּ֣ל בַּעֲדֵ֔נוּ אֶל־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וּכְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר יֹאמַ֜ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ כֵּ֥ן הַגֶּד־לָ֖נוּ וְעָשִֽׂינוּ
Çünkü canlarınızı aldattınız; çünkü siz beni Tanrınız Yahve'ye gönderdiniz, diyerek: 'Bizim için Tanrımız Yahve'ye dua et; ve Tanrımız Yahve'nin diyeceği her şeye göre bize bildir, ve yapacağız.'
1. Tarihler 17:15
·
Tevrat
כְּכֹל֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וּכְכֹ֖ל הֶחָז֣וֹן הַזֶּ֑ה כֵּ֛ן דִּבֶּ֥ר נָתָ֖ן אֶל־דָּוִֽיד
Bütün bu sözlere ve bütün bu görüme göre, Natan Davut'a böylece konuştu.
1. Tarihler 29:2
·
Tevrat
וּֽכְכָל־כֹּחִ֞י הֲכִינ֣וֹתִי לְבֵית־אֱלֹהַ֗י הַזָּהָ֣ב לַ֠זָּהָב וְהַכֶּ֨סֶף לַכֶּ֜סֶף וְהַנְּחֹ֣שֶׁת לַנְּחֹ֗שֶׁת הַבַּרְזֶל֙ לַבַּרְזֶ֔ל וְהָעֵצִ֖ים לָעֵצִ֑ים אַבְנֵי־שֹׁ֨הַם וּמִלּוּאִ֜ים אַבְנֵי־פ֣וּךְ וְרִקְמָ֗ה וְכֹ֨ל אֶ֧בֶן יְקָרָ֛ה וְאַבְנֵי־שַׁ֖יִשׁ לָרֹֽב
Ve bütün gücümle Tanrımın evi için hazırlık yaptım: Altın eşyalar için altını, gümüş için gümüşü, tunç için tuncu, demir için demiri ve ağaç için ağaçları; oniks taşları ve kakma taşları, süs taşları ve renkli taşlar ve her türlü değerli taş ve bolca mermer taşları.
Çölde Sayım 9:3
·
Tevrat
בְּאַרְבָּעָ֣ה עָשָֽׂר־י֠וֹם בַּחֹ֨דֶשׁ הַזֶּ֜ה בֵּ֧ין הָֽעֲרְבַּ֛יִם תַּעֲשׂ֥וּ אֹת֖וֹ בְּמוֹעֲד֑וֹ כְּכָל־חֻקֹּתָ֥יו וּכְכָל־מִשְׁפָּטָ֖יו תַּעֲשׂ֥וּ אֹתֽוֹ
Bu ayın on dördüncü gününde, akşamüstü onu belirlenen zamanında yapacaksınız; bütün kurallarına ve bütün hükümlerine göre onu yapacaksınız.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 14:29
·
Tevrat
אַֽל־תִּשְׂמְחִ֤י פְלֶ֨שֶׁת֙ כֻּלֵּ֔ךְ כִּ֥י נִשְׁבַּ֖ר שֵׁ֣בֶט מַכֵּ֑ךְ כִּֽי־מִשֹּׁ֤רֶשׁ נָחָשׁ֙ יֵ֣צֵא צֶ֔פַע וּפִרְי֖וֹ שָׂרָ֥ף מְעוֹפֵֽף
Bütünüyle sevinme Filist, çünkü sana vuranın değneği kırıldı; çünkü yılanın kökünden engerek çıkacak, ve onun meyvesi uçan yılandır.
Yeşaya 14:31
·
Tevrat
הֵילִ֤ילִֽי שַׁ֨עַר֙ זַֽעֲקִי־עִ֔יר נָמ֖וֹג פְּלֶ֣שֶׁת כֻּלֵּ֑ךְ כִּ֤י מִצָּפוֹן֙ עָשָׁ֣ן בָּ֔א וְאֵ֥ין בּוֹדֵ֖ד בְּמוֹעָדָֽיו
Feryat et kapı, çığlık at şehir; bütünüyle eridi Filist; çünkü kuzeyden duman geliyor, ve onun saflarında yalnız kalan yoktur.
Yeşaya 22:1
·
Tevrat
מַשָּׂ֖א גֵּ֣יא חִזָּי֑וֹן מַה־לָּ֣ךְ אֵפ֔וֹא כִּֽי־עָלִ֥ית כֻּלָּ֖ךְ לַגַּגּֽוֹת
Görüm vadisinin bildirisi: Sana ne oluyor ki, hepiniz damlara çıktınız?
Mika 2:12
·
Tevrat
אָסֹ֨ף אֶאֱסֹ֜ף יַעֲקֹ֣ב כֻּלָּ֗ךְ קַבֵּ֤ץ אֲקַבֵּץ֙ שְׁאֵרִ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל יַ֥חַד אֲשִׂימֶ֖נּוּ כְּצֹ֣אן בָּצְרָ֑ה כְּעֵ֨דֶר֙ בְּת֣וֹךְ הַדָּֽבְר֔וֹ תְּהִימֶ֖נָה מֵאָדָֽם
Toplayarak senin hepsini toplayacağım, ey Yakup; biriktirerek İsrail'in kalıntısını biriktireceğim; onu Bosra sürüsü gibi, onun otlağının içinde sürü gibi birlikte koyacağım; insandan uğuldayacaklar.
Ezgiler Ezgisi 4:7
·
Tevrat
כֻּלָּ֤ךְ יָפָה֙ רַעְיָתִ֔י וּמ֖וּם אֵ֥ין בָּֽךְ
Tümüyle güzelsin sevgilim ve sende kusur yoktur.
Örnek Ayetler (3)
Malaki 3:9
·
Tevrat
בַּמְּאֵרָה֙ אַתֶּ֣ם נֵֽאָרִ֔ים וְאֹתִ֖י אַתֶּ֣ם קֹבְעִ֑ים הַגּ֖וֹי כֻּלּֽוֹ
Lanetle lanetlendiniz ve siz beni soyuyorsunuz; bütün ulus.
Süleyman'ın Özdeyişleri 30:27
·
Tevrat
מֶ֭לֶךְ אֵ֣ין לָאַרְבֶּ֑ה וַיֵּצֵ֖א חֹצֵ֣ץ כֻּלּֽוֹ
Çekirgenin kralı yoktur; ama hepsi bölükler halinde çıkar.
Mısır'dan Çıkış 14:7
·
Tevrat
וַיִּקַּ֗ח שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת רֶ֨כֶב֙ בָּח֔וּר וְכֹ֖ל רֶ֣כֶב מִצְרָ֑יִם וְשָׁלִשִׁ֖ם עַל־כֻּלּֽוֹ
Altı yüz seçme arabayı, Mısır'ın bütün arabalarını ve hepsinin üzerindeki komutanları aldı.